Tüm alıştırma soruları

130 soru

Soru 1Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına uygun olacak şekilde 'mi' soru ekinin doğru biçimleriyle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sen de bizimle sinemaya gelecek yoksa evde kalacaksın?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümledeki boşluklardan birincisine 'misin', ikincisine ise 'mi' sözcüğü yazılmalıdır.
Türkçede soru eki olan 'mi', kendinden önceki kelimeden her zaman ayrı yazılır. Ancak bu eke gelen şahıs ekleri soru ekine bitişik yazılır. Bu doğrultuda birinci boşluğa 'gelecek' fiilinden sonra ikinci tekil şahıs ekiyle çekimlenmiş soru eki olan 'misin' getirilmeli, ikinci boşluğa ise herhangi bir ek almayan soru eki 'mi' ayrı bir kelime olarak getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin anlam akışını ve soru ekinin ekleneceği sözcükleri inceleyin.
İlk boşlukta 'gelecek' eyleminden sonra ikinci şahsa yönelik bir soru anlamı kurulduğu, ikinci boşlukta ise 'evde' sözcüğünden sonra bir soru edatının yer alacağı tespit edilir.
Söz konusu boşluklara getirilecek eklerin türünü ve alacağı şahıs eklerini belirlemek gerekir.
2
Birinci boşluğa gelecek soru ekinin yazımını belirleyin.
Kendinden önceki 'gelecek' sözcüğünden ayrı yazılan soru eki, kendinden sonra gelen ikinci tekil şahıs ekini (-sin) üzerine alarak 'misin' şeklinde yazılır.
Soru eki 'mi' kendinden önceki sözcükten ayrı yazılırken, kendinden sonra gelen ekler soru ekine bitişik yazılır.
3
İkinci boşluğa gelecek soru ekinin yazımını belirleyin.
Soru eki kendinden önceki 'evde' sözcüğünden ayrı olarak 'mi' şeklinde yazılır.
Soru eki 'mi' her zaman kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır.

Anahtar Kavram

"mi" soru eki gelenekleşmiş olarak kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır. Soru ekine getirilen şahıs ve zaman ekleri ise bu eke bitişik yazılır.
Soru 2Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerini yazınız. Eğer ilgili boşluğa herhangi bir noktalama işareti gelmemesi gerekiyorsa 'yok' yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kütüphanedeki eski tozlu kitapları tek tek inceleyip raflara özenle yerleştirdi.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa sıfatları ayırmak amacıyla virgül (,) gelmeli, ikinci boşluk ise zarf-fiil ekinden sonra virgül gelmeyeceği kuralı sebebiyle boş bırakılmalıdır (yok).
Cümlede 'eski' ve 'tozlu' sözcükleri eş görevli sıfatlar olduğu için aralarına virgül (,) konmalıdır. 'İnceleyip' sözcüğü ise zarf-fiil eki almıştır ve cümlede ardı ardına sıralanan zarf-fiiller bulunmadığından bu kelimeden sonra herhangi bir noktalama işareti kullanılmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ilk boşluğun çevresindeki kelimelerin g��revlerini inceleyin.
'Eski' ve 'tozlu' sözcükleri, 'kitaplar' ismini niteleyen eş görevli sıfatlardır.
Eş görevli sözcük gruplarının nasıl ayrılacağını belirlemek.
2
Eş görevli kelimelerin arasına uygun noktalama işaretini yerleştirin.
Birinci boşluğa virgül (,) konmalıdır.
Türkçede birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına virgül konur.
3
İkinci boşluktan önceki kelimenin aldığı eki ve işlevini inceleyin.
'İnceleyip' kelimesindeki '-ip' eki zarf-fiil ekidir ve cümlede tek başına kullanılmıştır.
Zarf-fiillerden sonra virgül gelip gelmeyeceğini kontrol etmek.
4
Zarf-fiil eklerinden sonraki noktalama kuralını uygulayın.
İkinci boşluğa herhangi bir noktalama işareti getirilmemeli, boş bırakılmalıdır.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz.

Anahtar Kavram

Eş görevli sözcüklerin arasına virgül konması ve metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül kullanılmaması.
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru

Metindeki boşlukları, cümlenin bağlamına ve dil bilgisi kurallarına uygun biçimde, isimlerin üzerine gelen çekim ekleriyle (iyelik ve durum ekleri) doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sanatçı, bu eser çocukluk anılarını anlatırken okuyucuyu hüzünlü bir serüven çıkarır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa üçüncü teklik şahıs iyelik eki ile bulunma durum ekinin birleşimi olan '-inde', ikinci boşluğa ise yönelme durum eki olan '-e' getirilmelidir.
Cümlenin dil bilgisel yapısı ve anlam bütünlüğü incelendiğinde; ilk boşlukta 'eser' sözcüğünün bulunma bildiren çekim eklerini alarak 'eserinde' (-inde), ikinci boşlukta ise 'serüven' sözcüğünün yönelme bildiren çekim ekini alarak 'serüvene' (-e) şeklinde tamamlanması gerekmektedir. Bu ekler isim çekim ekleri olan iyelik ve durum (hâl) ekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluğun bulunduğu 'eser' sözcüğünün aldığı eki belirlemek için cümlenin öge ve anlam ilişkilerini inceleyin.
'Sanatçı bu eser...' ifadesinde, eylemin gerçekleştiği yer bildirilmektedir. Eser sözcüğü önce üçüncü şahsa aitlik bildiren iyelik ekini (-i) ve kaynaştırma ünsüzünü (-n-) alıp ardından bulunma durum eki (-de) ile tamamlanarak 'eserinde' biçimine girmelidir.
Cümlenin anlam akışı, anıların anlatıldığı mekânı/eseri bulunma durumuyla belirtmeyi gerektirir.
2
İkinci boşluğun bulunduğu 'serüven' sözcüğünün alması gereken eki ve yüklemle olan ilişkisini analiz edin.
'serüven...' sözcüğü, 'çıkarmak' eyleminin yöneldiği kavramı belirtmektedir. Bu nedenle yönelme durum eki olan '-e' gelerek 'serüvene (çıkarmak)' şeklinde tamamlanmalıdır.
'Serüvene çıkarmak' kalıbı yönelme durum eki gerektiren bir birleşik ifadedir.

Anahtar Kavram

İsim çekim eklerinden iyelik ve durum (hâl) eklerinin işlevleri ve cümlede kullanımı.
Soru 4Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra 'Sanatsal yaratıcılığın özünü oluşturan bu dönüştürme gücü, sıradan bir olayı bile ölümsüz bir anlatıya dönüştürebilir.' cümlesi getirilmelidir? Cevabınızı Romen rakamıyla (örneğin; III) yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

(I) Yazar, içinde yaşadığı çağın tanıklığını yaparken farkında olmadan toplumun ruhsal haritasını da çıkarır. (II) Ancak bu tanıklık, kuru bir aktarımdan ibaret kalırsa kalıcılığı yakalayamaz. (III) İşte bu noktada estetik kaygı devreye girer ve sanatçı, gerçeği kendi düş gücüyle yeniden yoğurur. (IV) Bize sunulan yapıt, artık sadece bir dönemin belgesi değil; her dönemde yeniden keşfedilebilecek bir sanat eseridir. (V) Okur da bu eseri her okuduğunda kendi dünyasından yeni anlamlar üretir.

Cevap:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen cümle üçüncü cümleden sonra getirilmelidir.
Üçüncü cümlede sanatçının gerçeği düş gücüyle 'yeniden yoğurmasından' bahsedilmiştir. Yerleştirilmek istenen cümle ise 'bu dönüştürme gücü' ifadesiyle başladığı için doğrudan bu yoğurma eylemine gönderme yapmaktadır. Bu nedenle cümle, üçüncü cümleden sonra getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal ve yapısal ilişkilerini incelemek.
İlk üç cümlede yazarın tanıklığı, bunun kuru bir aktarımdan ibaret kalmaması gerektiği ve estetik kaygıyla gerçeğin düş gücüyle yeniden yoğrulduğu anlatılmaktadır.
Parçanın genel konusunu ve düşünce akışını belirlemek için.
2
Yerleştirilecek cümledeki anahtar kelimeleri ve bağlantı ögelerini analiz etmek.
Yerleştirilecek cümledeki 'bu dönüştürme gücü' ifadesi, kendisinden önceki cümlede geçen bir dönüştürme veya yoğurma eylemine işaret etmektedir.
Cümlenin kendisinden önceki cümleyle olan bağını kurabilmek için.
3
'Bu dönüştürme gücü' ifadesini karşılayan cümleyi bulmak ve cümlenin sonrasındaki akışı kontrol etmek.
Üçüncü cümledeki 'gerçeği kendi düş gücüyle yeniden yoğurur' ifadesi, aranan dönüştürme eylemidir. Cümlenin yerleştirilmesinden sonraki dördüncü cümlede geçen 'Bize sunulan yapıt...' ifadesi de bu dönüştürme sürecinin sonucunu bağlamaktadır.
Anlam akışını bozmayacak en uygun yeri kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan anahtar kelimeler ve gönderme ögelerinin tespiti.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Aşağıda verilen cümlelerdeki ad aktarmalarının (mecazımürsel) kurulmasını sağlayan anlam ilişkilerini belirleyerek boşlukları uygun kavramlarla tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. 'Sabahtan beri gökyüzünden süzülen bereket, kuruyan toprakları nihayet canlandırmıştı.' cümlesinde 'bereket' sözcüğüyle yağmur kastedilerek ilişkisi kurulmuştur.
II. 'Limana yanaşan iki yelken, kasaba halkına uzun süredir bekledikleri haberleri getirmişti.' cümlesinde 'yelken' sözcüğüyle gemi kastedilerek
ilişkisi kurulmuştur.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'neden-sonuç' (veya sebep-sonuç), ikinci boşluğa ise 'parça-bütün' (veya bütün-parça) kavramları yazılmalıdır.
Birinci cümlede 'bereket' sözcüğüyle onun nedeni olan 'yağmur' kastedilerek neden-sonuç ilişkisi; ikinci cümlede ise 'yelken' sözcüğüyle bütünü temsil eden 'gemi' kastedilerek parça-bütün ilişkisi kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlede ad aktarmasına yol açan 'bereket' sözcüğü ve kastedilen anlam incelenir.
Gökten süzülen ve toprağı canlandıran unsur yağmurdur. Yağmur neden, yağmurun getirdiği bolluk ve bereket ise sonuçtur. Burada sonuç söylenerek neden kastedilmiştir.
Bu durum, ad aktarmasında kullanılan neden-sonuç (sebep-sonuç) ilişkisine dayanır.
2
İkinci cümlede ad aktarmasına yol açan 'yelken' sözcüğü ve kastedilen anlam incelenir.
Limana yanaşan yelkenler değil, gemilerin kendisidir. Yelken, geminin fiziksel bir parçasıdır. Burada parça söylenerek bütün kastedilmiştir.
Bu kullanım, ad aktarmasında sıkça karşılaşılan parça-bütün ilişkisine dayanır.

Anahtar Kavram

Ad aktarması (mecazımürsel); bir sözcüğün, aralarında benzetme amacı güdülmeden, neden-sonuç, parça-bütün, iç-dış, yer-insan gibi çeşitli anlam ilgileriyle başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır.
Soru 6Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere gelmesi gereken kaynaştırma harflerini yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kütüphanei temizleyen görevli, masanın üzerie bırakılan kitapları tasnif etti. Giriş kapıı önündeki panoya, yeni gelen kitapların listesini ikierli sütunlar halinde astı.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklara sırasıyla y, n, s ve ş kaynaştırma harfleri gelmelidir.
Parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla 'y', 'n', 's' ve 'ş' kaynaştırma ünsüzleri getirilmelidir. İlk boşlukta iki ünlü arasına 'y' ünsüzü (kütüphane-y-i); ikinci boşlukta iyelik eki ile durum eki arasına 'n' ünsüzü (üzeri-n-e); üçüncü boşlukta isim tamlamasındaki iyelik eki öncesinde 's' ünsüzü (kapı-s-ı); dördüncü boşlukta ise üleştirme eki öncesinde 'ş' ünsüzü (iki-ş-er) gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kütüphane sözcüğüne getirilecek eki belirleme ve kaynaştırma sesini bulma
y
Kütüphane sözcüğü ünlüyle bittiği için, ünlüyle başlayan belirtme durumu eki (-i) geldiğinde araya 'y' kaynaştırma ünsüzü girer.
2
Üzeri sözcüğüne getirilecek eki belirleme ve kaynaştırma sesini bulma
n
Üçüncü tekil kişi iyelik ekiyle biten 'üzeri' sözcüğüne yönelme durumu eki (-e) eklenirken araya 'n' (zamir n'si) kaynaştırma ünsüzü girer.
3
Kapı sözcüğüne getirilecek eki belirleme ve kaynaştırma sesini bulma
s
'Giriş kapısı' belirtisiz isim tamlamasında, ünlüyle biten 'kapı' sözcüğüne üçüncü tekil kişi iyelik eki (-ı) eklenirken araya 's' kaynaştırma üns��zü girer.
4
İki sözcüğüne getirilecek eki belirleme ve kaynaştırma sesini bulma
ş
Ünlüyle biten sayı isimlerine üleştirme eki (-er) eklenirken araya 'ş' kaynaştırma ünsüzü girer.

Anahtar Kavram

Türkçede iki ünlü yan yana gelemediğinde veya belirli eklerin birleşmesinde y, ş, s, n kaynaştırma harfleri kullanılır.
Soru 7Soru

Edebî eserlerin üretim sürecini ele alan aşağıdaki metinde yay ayraçla belirtilen boşlukları dil bilgisi kurallarına göre tamamlayınız. İşaret konması gereken yerlere ilgili sembolü, noktalama işareti konmaması gereken yerlere ise 'yok' yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Zamanın ötesine geçmeyi başarmış sanatçılar, yapıtlarını üretirken toplumsal beklentileri göz ardı ederek yalnızca kendi iç seslerine kulak verip yollarına devam ederler. Çünkü sanat��ı, kendi kozasını örerken dış dünyanın gürültüsünden uzaklaştıkça özgürleştiğini ve ancak bu sayede kalıcılığı yakalayacağını bilir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa virgül (,) işareti getirilmeli, ikinci ve üçüncü boşluklar ise boş bırakılmalı (herhangi bir noktalama işareti getirilmemeli) yani 'yok' olarak doldurulmalıdır.
Türkçe noktalama kurallarına göre, zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır: Metin içinde ardı ardına gelen (eş görevli) zarf-fiil eki almış kelimeler varsa, bu kelimelerin arasına virgül konur. Parçada 'göz ardı ederek' ve 'kulak verip' zarf-fiilleri peş peşe sıralandığı için ilk boşluğa virgül (,) getirilmelidir. Ancak sıralamanın son unsuru olan 'kulak verip' sözcüğünden sonra başka bir zarf-fiil gelmediği için ikinci boşluk işaretsiz bırakılmalıdır. Benzer şekilde, cümledeki 'uzaklaştıkça' zarf-fiili tek başına kullanıldığından kendisinden sonra gelen üçüncü boşluğa da herhangi bir işaret konmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk boşluğun çevresini ve sözcüklerin türünü incelemek.
İlk boşluktan önce 'ederek' (-erek zarf-fiil eki) ve sonra 'verip' (-ip zarf-fiil eki) sözcükleri yer almaktadır. Bu iki zarf-fiil ardı ardına sıralanmıştır.
Türkçede metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra normalde virgül konmaz ancak ardı ardına gelen zarf-fiil eki almış kelimeler varsa aralarına virgül konur.
2
İkinci boşluğun çevresini ve sözcüklerin türünü incelemek.
İkinci boşluktan önce 'verip' zarf-fiili bulunmaktadır ve bu sözcükten sonra gelen başka bir zarf-fiil yoktur.
Ardı ardına sıralanan zarf-fiillerin sonuncusundan sonra veya tek başına kullanılan zarf-fiilden sonra virgül konulması kural dışıdır.
3
Üçüncü boşluğun çevresini ve sözcüklerin türünü incelemek.
Üçüncü boşluktan önce 'uzaklaştıkça' (-dıkça zarf-fiil eki) sözcüğü yer almaktadır ve bu sözcükten sonra gelen eş görevli başka bir zarf-fiil bulunmamaktadır.
Tek başına kullanılan zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konulamayacağı için bu boşluğa da herhangi bir noktalama işareti getirilmemelidir.

Anahtar Kavram

Metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konulmaması genel kuralı ve bu kuralın ardı ardına gelen zarf-fiillerde geçerli olan istisnası.
Soru 8Soru

Türkçede isim çekim ekleri, isim soylu sözcüklere gelerek onları diğer sözcüklerle ilişkilendiren ve cümlede görev almalarını sağlayan eklerdir. Buna göre, aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla getirilmesi gereken iyelik (sahiplik) ve bulunma hâli eklerini yazınız:

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Senin kardeş şu an okul ders çalışıyor.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa senin zamiriyle uyumlu olan ikinci tekil kişi iyelik eki olan '-in', ikinci boşluğa ise bulunma durumunu bildiren '-da' eki getirilmelidir.
Cümledeki anlam ilişkilerini doğru kurabilmek için 'Senin' zamirine uygun olarak 'kardeş' ismine ikinci tekil şahıs iyelik eki olan '-in', çalışılan yeri belirtmek için de 'okul' ismine bulunma durum eki olan '-da' getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin başındaki 'Senin' zamirine göre 'kardeş' sözcüğüne gelmesi gereken iyelik ekini belirlemek.
Sözcük 'kardeşin' biçimini alır ve buraya ikinci tekil kişi iyelik eki olan '-in' gelmelidir.
Öznenin 'senin' (ikinci tekil şahıs) olması, aitlik bildiren iyelik ekinin de ikinci tekil şahıs eki (-in) olmasını gerektirir.
2
'okul' sözcüğünün cümlede bulunma bildirecek şekilde hangi hâl ekini alması gerektiğini tespit etmek.
Sözcük 'okulda' şeklini alır ve buraya bulunma hâli eki olan '-da' gelmelidir.
Ders çalışma eyleminin gerçekleştiği yeri belirtmek için bulunma durumu eki olan '-da' ekine ihtiyaç vardır.

Anahtar Kavram

İsim Çekim Ekleri (İyelik ve Hâl Ekleri)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 9Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerini yazınız. Herhangi bir noktalama işareti gelmemesi gereken durumlar için boşluk kutucuğuna 'boş' yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Güneş dağların ardına çekildi köydeki insanlar işlerini bitirince evlerine çekildiler.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa virgül (,) işareti gelmeli, ikinci boşluk ise zarf-fiilden sonra gelmesi sebebiyle boş bırakılmalıdır.
Cümlede iki bağımsız yargı sıralı cümle oluşturacak şekilde bir araya getirilmiştir. Bu yapıların arasına virgül konulması gerekir. Öte yandan, 'bitirince' sözcüğü zarf-fiil olup cümlede tek başına bu roldedir. Tek zarf-fiillerden sonra virgül kullanılmadığı için ikinci boşluğun boş kalması doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun bağlamını değerlendirmek.
Boşluğa virgül (,) getirilmelidir.
Cümlede 'Güneş dağların ardına çekildi' ve 'köydeki insanlar evlerine çekildiler' şeklinde iki ayrı yüklemi olan sıralı cümle yapısı mevcuttur. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için virgül kullanılır.
2
İkinci boşluğun bağlamını değerlendirmek.
Boşluk doldurulmamalıdır ('boş' yazılmalıdır).
Boşluktan hemen önce yer alan 'bitirince' sözcüğü zarf-fiil eki (-ince) almıştır. Türkçede metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra (art arda gelen zarf-fiiller olmadıkça) virgül veya başka bir noktalama işareti konulmaz.

Anahtar Kavram

Virgülün sıralı cümleleri ayırma işlevi ve zarf-fiillerden sonra virgül kullanılmaması kuralı
Soru 10Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere nokta (.) veya üç nokta (...) işaretlerinden uygun olanlarını yerleştiriniz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kılavuzumuz Prof Dr Ahmet Bey, kazı alanına ulaştığında saat tam 0845’i gösteriyordu. Karşısında göz alabildiğine uzanan sütunlar, toprağın altında gün yüzüne çıkmayı bekleyen asırlık sırlar
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci, ikinci ve üçüncü boşluklara nokta (.), dördüncü boşluğa ise üç nokta (...) getirilmelidir.
Metindeki 'Prof' ve 'Dr' unvan kısaltmalarının sonuna TDK kuralları gereği nokta konur. Saat ve dakikaları ayırmak için yalnızca nokta kullanılır. Yüklemi bulunmayan, anlatım yönünden tamamlanmamış eksiltili cümlenin sonuna ise üç nokta getirilmelidir. Bu nedenle doğru sıralama nokta, nokta, nokta ve üç noktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kısaltmaların sonundaki noktalama işareti gereksinimini incelemek.
Prof. ve Dr. unvan kısaltmalarının sonuna nokta (.) konur.
Türk Dil Kurumu kuralları gereği, büyük harflerle yapılan baz�� kısaltmaların (Prof., Dr., Av., Alb. vb.) sonuna nokta konur.
2
Saat ve dakika gösteren sayıların arasındaki noktalama işareti kullanımını değerlendirmek.
Saat ve dakikayı ayıran bölüme nokta (.) getirilmelidir.
Türkçede saat ve dakikaları birbirinden ayırmak için yalnızca nokta (.) işareti kullanılır. Dijital ekranlardan etkilenerek iki nokta (:) kullanılması yaygın bir noktalama hatasıdır.
3
Metnin son cümlesinin öge yapısını ve anlam bütünlüğünü kontrol etmek.
Son cümlenin sonuna üç nokta (...) konmalıdır.
Parçanın son cümlesinin yüklemi bulunmamaktadır. Anlatım bakımından tamamlanmamış (eksiltili) cümlelerin sonuna üç nokta getirilir.

Anahtar Kavram

Nokta ve Üç Noktanın Kullanım İşlevleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

Aşağıdaki cümlelerde yer alan öznelerin türünü belirleyerek cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun terimlerle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. 'Sınıfın duvarları hafta sonu boyandı.' cümlesindeki 'Sınıfın duvarları' öznesi, işi yapan değil işten etkilenen olduğu için olarak adlandırılır. II. 'Çocuklar bahçede neşeyle koşuyordu.' cümlesindeki 'Çocuklar' öznesi ise işi doğrudan gerçekleştirdiği için olarak adlandırılır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'sözde özne', ikinci boşluğa ise 'gerçek özne' terimleri getirilmelidir.
İlk cümlede iş başkası tarafından yapılmış olup özne bu işten etkilendiği için 'sözde özne'; ikinci cümlede ise işi bizzat özne gerçekleştirdiği için 'gerçek özne' terimleri getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki yüklemi ve özneyi bulma
I. cümlede 'boyandı' yüklemdir. 'Boyanan ne?' sorusuna cevap veren 'Sınıfın duvarları' ifadesi öznedir.
Özne türünü belirlemek için öncelikle cümledeki temel ögelerin (yüklem ve özne) doğru tespit edilmesi gerekir.
2
İlk cümledeki öznenin türünü belirleme
'Boyama' eylemini gerçekleştiren 'Sınıfın duvarları' değildir. Duvarlar bu işten etkilenen durumundadır ve yüklemde edilgenlik eki (-n) bulunmaktadır. Bu nedenle özne 'sözde özne'dir.
Yüklemi edilgen çatılı olan cümlelerde işi bizzat yapmayıp işten etkilenen özneye sözde özne denir.
3
İkinci cümledeki yüklemi ve özneyi bulma
II. cümlede 'koşuyordu' yüklemdir. 'Koşan kim?' sorusuna cevap veren 'Çocuklar' ifadesi öznedir.
İkinci cümledeki öznenin türünü saptamak için özneyi belirlemeliyiz.
4
İkinci cümledeki öznenin türünü belirleme
'Koşma' eylemini bizzat gerçekleştiren 'Çocuklar'dır. Bu nedenle bu özne 'gerçek özne'dir.
Eylemi doğrudan gerçekleştiren veya yargının doğrudan muhatabı olan özneye gerçek özne denir.

Anahtar Kavram

Cümlenin ögelerinden özne; eylemi bizzat yapan (gerçek özne) veya edilgen çatılı cümlelerde eylemden etkilenen (sözde özne) ögedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

Edebî metinlerde isimler, üstlendikleri işlevlere göre çeşitli çekim ekleri alarak cümledeki görevlerini belirlerler. Buna göre, aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken uygun isim çekim eklerini yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Yazar, çocukluk günleri anılarını anlatırken okuyucuyu da o yılların sıcaklığı ortak ediyor.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa ilgi (tamlayan) durumu eki olan '-nin', ikinci boşluğa ise yönelme durumu eki olan '-na' getirilmelidir.
İlk boşluğa getirilen ilgi eki olan '-nin', 'çocukluk günleri' belirtisiz isim tamlamasını 'anıları' ismine bağlayarak bir zincirleme isim tamlaması oluşturur. İkinci boşluğa getirilen yönelme durumu eki olan '-na' ise, 'sıcaklığı' ismini cümlede yükleme bağlayarak yer tamlayıcısı görevinde kullanılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin ilk kısmındaki 'çocukluk günleri... anılarını' isim grubu incelenir.
'çocukluk günleri' ifadesinin bir belirtisiz isim tamlaması olduğu ve bu öbeğin 'anılarını' ismiyle birleşerek bir zincirleme isim tamlaması oluşturması gerektiği belirlenir. Bu bağlantıyı kurmak için ilgi (tamlayan) eki olan '-nin' gereklidir.
İsim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasındaki sahiplik ve aitlik ilişkisini kurmak için ilgi eki kullanılır.
2
Cümlenin ikinci kısmındaki 'o yılların sıcaklığı... ortak ediyor' isim grubu ve yüklem ilişkisi incelenir.
'sıcaklık' ismi iyelik eki aldıktan sonra yüklemdeki 'ortak etmek' eylemine yönelme anlamıyla bağlanmalıdır. Bu nedenle kaynaştırma ünsüzü 'n' yardımıyla yönelme durumu eki olan '-a' eklenmelidir.
'Ortak etmek' eylemi, yön yönünden bir isme bağlanmayı gerektirdiği için cümlede yönelme durumu eki (-e hâli) kullanılır.

Anahtar Kavram

İsim çekim eklerinin (ilgi ve durum eklerinin) isimler üzerindeki işlevleri ve isim tamlaması kurmadaki rolleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, cümlenin ögeleri arasındaki anlamsal ve dil bilgisel ilişkileri göz önünde bulundurarak, kelimelere eklenmesi gereken en uygun isim çekim ekleriyle (belirtme durumu ekleri ve kaynaştırma ünsüzleri) tamamlayınız. Ekleri yazarken kısa çizgi (-) veya kesme işareti (') kullanmayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bir sanat eserinin kalıcılığı, yazarın dış dünya algılayış biçimi dilin estetik imkânlarıyla ne ölçüde bütünleştirebildiğine bağlıdır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa '-yı' (kaynaştırma ünsüzü 'y' + belirtme durumu eki '-ı'), ikinci boşluğa ise '-ni' (kaynaştırma ünsüzü 'n' + belirtme durumu eki '-i') getirilmelidir.
Cümlede nesne görevinde bulunan isimlerin belirtme durumu eki (-ı / -i) ile çekimlenmesi gerekmektedir. Ünlüyle biten 'dünya' ismi, 'y' kaynaştırma harfiyle birlikte '-yı' ekini alarak 'dünyayı' şekline gelir. İyelik eki almış olan 'biçimi' ismi ise, belirtme durumu eki alırken 'n' kaynaştırma harfiyle birlikte '-ni' ekini alarak 'biçimini' hâline gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin genel yapısını ve yan cümlelerin yüklemlerini analiz edin.
Cümlenin yüklemi 'bağlıdır' sözcüğüdür. Yan cümlenin yüklemi olan 'bütünleştirebildiğine' sıfat-fiili geçişlidir ve nesneye ihtiyaç duyar.
Kelime gruplarının hangi hâl eklerini alması gerektiğini belirlemek için cümlenin öge ilişkilerini kurmak gerekir.
2
'dış dünya' ifadesinin alacağı eki saptayın.
'dış dünya' tamlamas��, 'algılayış' isim-fiilinin nesnesidir ('neyi algılayış?'). Bu nedenle belirtme durumu eki almalıdır. Ünlüyle biten 'dünya' kelimesine ek getirilirken araya kaynaştırma ünsüzü 'y' girer ve ek '-yı' olur.
'dünya' isminin geçişli bir eylemsiyle kurduğu nesne ilişkisini doğru çekimlemek için.
3
'algılayış biçimi' ifadesinin alacağı eki saptayın.
'yazarın dış dünyayı algılayış biçimi' grubu, 'bütünleştirebildiğine' eylemsisinin nesnesidir. Tamlanan durumundaki 'biçimi' kelimesi zaten iyelik eki almıştır. İyelik ekinden sonra belirtme durumu eki getirilirken araya kaynaştırma ünsüzü 'n' girer ve ek '-ni' olur.
Belirtili isim tamlamasının nesne görevinde kullanılmasıyla oluşan çekim yapısını tamamlamak için.

Anahtar Kavram

İsim Çekim Ekleri (Belirtme Durumu Eki, İyelik Eki ve Kaynaştırma Ünsüzleri)
Soru 14Soru

Edebiyat dünyasına yeni adım atan genç şairin tutumunu ele alan aşağıdaki metinde bazı sözcükler boş bırakılmıştır. Bu boşlukları, 'çekingen' ve 'çekimser' sözcüklerinden bağlama en uygun olanlarıyla, dil kusuru oluşturmayacak şekilde doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Yeni katıldığı edebiyat topluluğunda oldukça davranan şair, oylamaya sunulan yeni yayın politikası konusunda ise bir tavır sergiledi.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'çekingen', ikinci boşluğa 'çekimser' sözcükleri getirilmelidir.
İlk boşluk şairin yeni katıldığı gruptaki sosyal tutumunu ve çekingenliğini betimlerken, ikinci boşluk oylamadaki karar belirtmeme/tarafsız kalma (çekimserlik) durumunu betimlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk boşluğun bağlamını incelemek.
İlk boşlukta şairin yeni katıldığı topluluktaki sosyal davranışı betimlenmektedir. Bu durum utangaçlık, sıkılganlık ifade ettiği için buraya 'çekingen' sözcüğü getirilmelidir.
Topluluk içindeki çekingenlik sosyal bir utangaçlığı veya sıkılganlığı ifade eder.
2
Metindeki ikinci boşluğun bağlamını incelemek.
İkinci boşlukta şairin oylamaya sunulan bir karar karşısındaki tutumu ifade edilmektedir. Bir kararda taraf olmamak veya oy vermekten kaçınmak 'çekimser' sözcüğüyle karşılanır.
Seçim, oylama veya karar alma durumlarında tarafsız kalma tutumu çekimserliktir.

Anahtar Kavram

Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, parçanın anlam akışına uygun olarak doğru terimlerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebî metinlerde somutlama ve anlam kaymaları yoluyla sözcüklerin anlam değerlerinde değişimler meydana gelir. 'Sanatçı, çocukluğunun geçtiği o dar sokakların kokusunu eserlerine başarıyla taşımış.' cümlesindeki 'dar' sözcüğü fiziksel olarak ölçülebilen bir durumu bildirdiğinden anlamıyla kullanılmıştır. Diğer yandan, 'Hayata geniş bir pencereden bakabilen insanlar, sorunlar karşısında daha yapıcı olurlar.' cümlesindeki 'geniş' sözcüğü ise normalde ölçülebilen bir büyüklüğü ifade etmesine rağmen bu bağlamda zihinsel bir olgunluğu, bakış açısının zenginliğini belirttiği için anlam kaymasına uğrayarak anlam kazanmıştır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'nicel', ikinci boşluğa 'nitel' (veya bunlara karşılık gelen 'niceliksel' / 'niteliksel') sözcükleri getirilmelidir.
İlk cümlede fiziksel ve ölçülebilir bir genişliği (sokak eni) belirten 'dar' sözcüğü nicel anlam taşırken; ikinci cümlede soyut, ölçülemeyen bir zihinsel genişliği/hoşgörüyü ifade eden 'geniş' sözcüğü nitel anlam taşımaktadır. Bu nedenle boşluklar sırasıyla 'nicel' ve 'nitel' (veya 'niceliksel' ve 'niteliksel') terimleriyle tamamlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen hedef sözcüklerin (dar ve geniş) bağlam içindeki işlevlerini belirlemek.
İlk cümlede 'dar' sözcüğünün fiziksel bir genişliği, ikinci cümlede 'geniş' sözcüğünün ise zihinsel bir bakış açısını ifade ettiği saptanır.
Sözcüklerin nicel mi yoksa nitel mi olduğunu anlamak için cümledeki kullanım bağlamlarına bakılması gerekir.
2
İlk boşluk için 'dar' sözcüğünün anlam özelliğini sınıflandırmak.
'Dar sokak' ifadesindeki 'dar' sözcüğü ölçülebilir bir fiziksel niteliği gösterdiğinden nicel anlamlıdır. Bu yüzden birinci boşluğa 'nicel' yazılmalıdır.
Ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen özellikler nicel anlam kapsamına girer.
3
İkinci boşluk için 'geniş' sözcüğünün anlam özelliğini sınıflandırmak.
'Geniş bir pencereden bakmak' ifadesinde normalde nicel olan 'geniş' sözcüğü, mecazlaşarak ölçülemeyen bir nitelik (hoşgörü, zihinsel olgunluk) bildirdiği için nitel anlam kazanmıştır. Bu yüzden ikinci boşluğa 'nitel' yazılmalıdır.
Ölçülemeyen, nesnelerin nasıl olduğunu, kalitesini veya özelliğini bildiren durumlar nitel anlam kapsamına girer.

Anahtar Kavram

Nicel ve nitel anlam arasındaki farklar ve nicel anlamlı sözcüklerin bağlama göre nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Soru 16Soru

Aşağıdaki cümledeki koyu yazılmış sözcükte yapılan ad aktarmasının (mecazımürsel) hangi anlam ilişkisine dayandığını boşluğa yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Akşam yemeğinde hazırlanan o nefis çorbadan tam iki kâse içtikten sonra nihayet doyduğunu hissetti.

Bu cümledeki ad aktarmasında
ilişkisi kurulmuştur.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümledeki 'kâse' sözcüğü ile 'iç-dış' (veya 'dış-iç') anlam ilişkisi kurulmuştur.
Cümledeki 'kâse' sözcüğü bir kaptır. Ancak cümlede kastedilen kâsenin kendisi değil, içindeki çorbadır. Bu şekilde benzetme amacı gütmeden bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasına ad aktarması denir. Buradaki ilişki ise kap ile içindeki nesne arasındaki 'iç-dış' (veya 'dış-iç') ilişkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ad aktarması yapılan sözcüğü tespit etme
Cümlede geçen 'kâse' sözcüğü normal şartlarda bir kabı (dışı) ifade ederken, burada kastedilen şey kâsenin kendisi değil, içindeki çorbadır.
Ad aktarmas��nın hangi sözcük üzerinden yapıldığını belirlemek amacıyla.
2
Sözcükler arasındaki anlam ilişkisini belirleme
Dışarıdaki kap (kâse) söylenip içindeki yiyecek (çorba) kastedildiği için bu durum 'iç-dış' ya da 'dış-iç' ilişkisi olarak adlandırılır.
Ad aktarmasının türünü doğru adlandırmak amacıyla.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 17Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere, cümlede hâkim olan duygu veya durumu ifade eden en uygun kavramı yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

"İnsan her gün uğradığı dükkândaki eski dostuna bir selam vermez mi?" cümlesinde belirgin olan duygu duygusudur.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sitem
Verilen cümlede, konuşmacı dostunun kendisine selam vermemesinden duyduğu üzüntü ve kırgınlığı doğrudan dostunun kendisine yöneltmiştir. Türkçede, bir kimseye duyulan kırgınlığın doğrudan kendisine incitici olmayan bir tonla belirtilmesine sitem denir. Bu nedenle boşluğa sitem veya kırgınlık sözcüğü getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin iletmek istediği duygusal tonu belirlemek
Cümlede, dost olarak görülen birinin selam vermemesinden duyulan hafif kırgınlık sezilmektedir.
Bu durum, kişinin davranışından duyulan üzüntünün doğrudan muhatabına aktarılmak istendiğini gösterir.
2
Duygusal durumu adlandırmak
Kişinin yaptığı bir davranıştan dolayı duyulan kırgınlığın, öfke barındırmadan doğrudan o kişiye söylenmesine sitem denir.
Cümledeki duygu sitem kavramıyla tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem)
Soru 18Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, cümledeki ad aktarmalarının (mecazımürsel) kurulmasını sağlayan anlam ilişkilerini dikkate alarak uygun kavramlarla tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Anadolu'nun ücra bir kasabasında doğan yazar, gençlik yıllarında sürekli Kemal Tahir'i okumuş; onun bozkır kokan sayfalarında kendi çocukluğunu aramıştı. Bu cümledeki 'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde ilişkisi, 'sayfalarında' sözcüğünde ise ilişkisiyle kurulmuş birer ad aktarması vardır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'sanatçı-eser' (veya yazar-eser), ikinci boşluğa ise 'parça-bütün' yazılmalıdır.
Cümlede geçen 'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde yazarın kendisi değil eserleri kastedildiği için sanatçı-eser (yazar-eser); 'sayfalarında' derken kitabın tamamı kastedildiği için parça-bütün ilişkisi kurulmuştur. Bu nedenle birinci boşluğa 'sanatçı-eser', ikinci boşluğa ise 'parça-bütün' kavramları getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk ad aktarması örneğini incelemek.
'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde Kemal Tahir ismi söylenerek onun kaleme aldığı eserler (romanlar) kastedilmiştir.
Benzetme amacı güdülmeden, bir sanatçının adının onun eserleri yerine kullanılması sanatçı-eser ilişkisine dayanan bir ad aktarmasıdır.
2
Parçadaki ikinci ad aktarması örneğini incelemek.
'sayfalarında' sözcüğü ile kitabın bir parçası olan sayfa söylenerek kitabın/romanların tamamı kastedilmiştir.
Benzetme amacı güdülmeden, bir bütünün parçası olan bir kavramın bütünün kendisi yerine kullanılması parça-bütün ilişkisine dayanan bir ad aktarmasıdır.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel) anlam ilişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

Verilen cümledeki numaralanmış boşlukları, dil bilgisi kurallarına uygun kaynaştırma ünsüzleriyle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bahçedeki ahşap masaı boyamak için ikier kutu boya alan ustalar, günün sonunda kapının boyama işini de tamamladı.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'y', ikinci boşluğa 'ş', üçüncü boşluğa 'n' harfleri getirilmelidir.
Türkçede iki ünlü yan yana gelemeyeceği için ünlüyle biten bir kelimeye ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde araya 'y, ş, s, n' kaynaştırma ünsüzleri girer. Cümlede 'masa-y-ı' belirtme durumunda 'y', 'iki-ş-er' üleştirme sayı sıfatında 'ş', 'kapı-n-ın' tamlayan durumunda ise 'n' sesi kaynaştırma görevi üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluktaki 'masa-ı' birleşimini inceleme
'y' kaynaştırma ünsüzü gelerek 'masayı' kelimesi oluşur.
Ünlüyle biten 'masa' kelimesine ünlüyle başlayan belirtme durum eki (-ı) getirildiğinde araya 'y' ünsüzü girer.
2
İkinci boşluktaki 'iki-er' birleşimini inceleme
'ş' kaynaştırma ünsüzü gelerek 'ikişer' kelimesi oluşur.
Ünlüyle biten 'iki' sayısına ünlüyle başlayan üleştirme eki (-er) getirildiğinde araya 'ş' ünsüzü girer.
3
Üçüncü boşluktaki 'kapı-nın' birleşimini inceleme
'n' kaynaştırma ünsüzü gelerek 'kapının' kelimesi oluşur.
Ünlüyle biten 'kapı' kelimesine ilgi (tamlayan) eki (-ın) getirildiğinde araya 'n' ünsüzü girer.

Anahtar Kavram

Kaynaştırma Ünsüzleri (y, ş, s, n)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, cümlelerin bağlamını ve yay ayraç içinde verilen açıklamaları dikkate alarak uygun sözcüklerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Kıyıya yakın bölgelerde deniz suyu oldukça olduğundan, büyük tonajlı gemilerin bu limana yanaşması mümkün olmamaktadır. (Suyun fiziksel ve ölçülebilir derinliğini belirterek nicel anlam oluşturacak sözcük)

II. Yazarın toplumsal sorunları ele alırken sergilediği
bakış açısı, romanın edebi değerinin eleştirmenlerce sorgulanmasına yol açmıştır. (Düşünsel derinlikten yoksunluğu, ölçülemeyen bir özelliği belirterek nitel anlam oluşturacak sözcük)
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa nicel anlam taşıyan 'sığ' sözcüğü, ikinci boşluğa ise nitel anlam kazanan 'sığ' (veya 'yüzeysel') sözcüğü getirilmelidir.
Birinci cümlede 'sığ' sözcüğü suyun fiziksel derinliğini, yani ölçülebilir bir özelliğini ifade ettiği için nicel anlamlıdır. İkinci cümlede ise aynı sözcük bakış açısının düşünsel derinlikten yoksunluğunu, yani ölçülemeyen bir niteliğini ifade ettiği için nitel anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki boşluğun bağlamını analiz etme
Deniz suyunun derinliği ölçülebilir (nicel) bir özellik olduğundan, bu boşluğa fiziksel derinliğin azlığını ifade eden 'sığ' sözcüğü getirilmelidir.
Sözcüğün fiziksel olarak ölçülebilen ve derecelendirilebilen bir niteliği göstermesi nicel anlam özelliğidir.
2
İkinci cümledeki boşluğun bağlamını analiz etme
Bakış açısının derinlikten yoksun olması durumu ölçülebilir bir nitelik olmadığından, buraya 'sığ' veya bu anlamı karşılayan 'yüzeysel' sözcüğü getirilmelidir.
Nicel anlamlı 'sığ' sözcüğünün soyut bir durum için kullanılarak nitel anlam kazanması (anlam kayması) hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı bir sözcüğün, cümledeki kullanımına ve bağlamına bağlı olarak ölçülemeyen bir özelliği ifade edecek şekilde nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 7Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin