Cümlede Anlam

241 soru

Soru 181Soru

(I) Nörogastronomi; yemek yeme eylemini sadece fiziksel bir doyum olarak değil, beynin tüm duyusal girdileri harmanlayarak oluşturduğu bütünsel bir algı süreci olarak ele alan disiplinler arası bir alandır. (II) Son yıllarda bu alanda yapılan deneysel çalışmaların, yakın gelecekte gıda endüstrisinin ve restoran işletmeciliğinin tasarım stratejilerini tamamen değiştireceği öngörülmektedir. (III) Birçok uzman, tabakların renginden ortamdaki ışık ve müziğe kadar her detayla beynin tat algısının manipüle edilebileceğini savunuyor. (IV) Klasik sunum tarzlarının dışına çıkan sıra dışı bir menü tasarımının, geleneksel sunumlara oranla müşteride daha derin bir iz bırakacağını düşünelim. (V) Nitekim bazı modern restoranlar da misafirlerine sıradışı bir duyusal deneyim yaşatabilmek için tabak tasarımlarında bilim ve sanatı gün geçtikçe daha fazla harmanlamaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede, uzmanların görüş�� doğrudan anlatım yoluyla aktarılmıştır.

Cevap

Uzmanların görüşünün doğrudan anlatım yoluyla aktarıldığını savunan seçenek (üçüncü cümlede aslında dolayl�� anlatım yapılmıştır)
Üçüncü cümlede, uzmanların görüşü kendi ifadeleriyle doğrudan (olduğu gibi) aktarılmamış; 'seçilmesi gerektiğini belirtiyor' veya 'edilebileceğini savunuyor' şeklinde dolaylı yoldan ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu cümlede doğrudan anlatım değil, dolaylı anlatım söz konusudur. Bu sebeple seçenekteki ifade yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci cümleyi incelemek.
Nörogastronomi kavramının tanımı yapılmıştır ('Nörogastronomi nedir?' sorusunun cevabı verilmiştir).
Birinci cümleyle ilgili seçenekteki tanım iddiasının doğruluğunu belirlemek.
2
Parçadaki ikinci cümleyi incelemek.
Geleceğe yönelik bir tahmin yapılmıştır ('öngörülmektedir' ifadesi tahmini destekler).
İkinci cümleyle ilgili seçenekteki tahmin iddiasının doğruluğunu belirlemek.
3
Parçadaki üçüncü cümleyi incelemek.
Uzmanların görüşünün değiştirilerek (...edilebileceğini savunuyor şeklinde) aktarıldığı, yani dolaylı anlatım yapıldığı görülmüştür.
Üçüncü cümleyle ilgili seçenekteki doğrudan anlatım iddiasının doğruluğunu sorgulamak.
4
Parçadaki dördüncü cümleyi incelemek.
'Düşünelim' sözcüğünden hareketle varsayım anlamının bulunduğu saptanmıştır.
Dördüncü cümleyle ilgili seçenekteki varsayım iddiasının doğruluğunu belirlemek.
5
Parçadaki beşinci cümleyi incelemek.
'Deneyim yaşatabilmek için' ifadesinin bir amaç bildirdiği (amaç-sonuç ilişkisi kurduğu) tespit edilmiştir.
Beşinci cümleyle ilgili seçenekteki amaç iddiasının doğruluğunu belirlemek.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık, Doğrudan ve Dolaylı Anlatım, Amaç-Sonuç)
Soru 182Soru

"Bir eserin değeri, okuyucuya sunduğu hazır cevaplarda değil; okuyucunun zihninde uyandırdığı yeni sorularda gizlidir."

Bu cümleye anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nitelikli yapıtlar, okura doğrudan bilgi vermek ya da çözümler sunmak yerine onu düşünmeye ve sorgulamaya sevk edenlerdir.

Cevap

Nitelikli yapıtların okura doğrudan çözümler sunmak yerine onu düşünmeye ve sorgulamaya sevk ettiği yönündeki ifade doğru cevaptır.
Öncül cümlede bir eserin değerinin hazır cevaplar sunmaktan ziyade okuyucunun zihninde yeni sorular uyandırmasında olduğu ifade edilmiştir. Doğru seçenek de aynı doğrultuda nitelikli yapıtların okuru doğrudan bilgilendirmek yerine onu düşünmeye ve sorgulamaya yönlendirdiğini belirterek bu düşünceyi farklı kelimelerle yinelemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümleyi çözümleyerek ana düşünceyi belirlemek.
Cümlede, bir eserin kıymetinin okuyucuya doğrudan cevaplar sunmasında değil, okuyucuda yeni sorular uyandırmasında (düşündürmesinde) olduğu belirlenmiştir.
Yakın anlamlı cümleyi bulabilmek için öncelikle verilen cümlenin iletmek istediği temel düşünceyi doğru kavramak gerekir.
2
Seçenekleri analiz ederek öncül cümleyle çelişen veya öznel yorum ekleyen ifadeleri elemek.
Diğer seçeneklerde eserin doğrudan cevaplar vermesi gerektiği, yazarın okur sorularını tahmin etme amacı taşıdığı gibi öncülle çelişen veya öncülde bulunmayan yargılar tespit edilmiştir.
Çeldiricileri eleyerek sadece öncüldeki anlamı başka sözcüklerle ifade eden seçeneğe ulaşmak hedeflenir.
3
Doğru seçeneği belirlemek.
Nitelikli yapıtların okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya yönlendirdiğini belirten seçeneğin öncül cümleyle tam olarak örtüştüğü görülmüştür.
İki cümle arasındaki anlamsal özdeşliği tescilleyerek doğru yanıta ulaşılır.

Anahtar Kavram

Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 183Soru

Bir yazarın, anlatımda kahramanların zihninden geçenleri kendi ifadeleriyle yansıtması ---- bir anlatım oluştururken; onların duygu ve düşüncelerini kendi süzgecinden geçirip özetleyerek aktarması ise ---- bir anlatım biçiminin tercih edildiğini gösterir.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere, s��rasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: doğrudan - dolaylı

Cevap

doğrudan - dolaylı
Kahramanların zihninden geçen düşüncelerin kendi ifadeleriyle, değiştirilmeden aktarılması doğrudan anlatımı; yazarın bu düşünceleri kendi süzgecinden geçirip kendi kelimeleriyle özetleyerek aktarması ise dolaylı anlatımı oluşturur. Bu nedenle 'doğrudan - dolaylı' ikilisi cümleyi hem anlamsal hem de dil bilgisel olarak doğru bir şekilde tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
C��mledeki anahtar ifadeleri belirlemek.
İlk boşluktan önce 'kahramanların zihninden geçenleri kendi ifadeleriyle yansıtması' ve ikinci boşluktan önce 'kendi süzgecinden geçirip özetleyerek aktarması' ifadeleri tespit edilmiştir.
Cümlenin anlamsal akışını ve hangi anlatım biçimlerine işaret ettiğini belirlemek için ipuçlarını toplamak gerekir.
2
Boşluklara gelecek kavramların anlamsal karşılıklarını eşleştirmek.
Değiştirilmeden, kendi ifadeleriyle aktarma durumu 'doğrudan anlatım'; yazarın kendi süzgecinden geçirerek özetleme durumu ise 'dolaylı anlatım' ile eşleşir.
Boş bırakılan yerlerin anlatım teknikleri bakımından tanımlarını doğru yapabilmek için mantıksal eşleştirme gereklidir.
3
Seçenekleri kontrol ederek doğru ikiliyi belirlemek.
'doğrudan - dolaylı' ikilisinin yer aldığı seçeneğin doğru cevap olduğu doğrulanır.
Anlamca ve dil bilgisi yönünden en uyumlu ve çelişmeyen tek seçeneği saptamak amacıyla seçenekler karşılaştırılır.

Anahtar Kavram

Cümlede boş bırakılan yerleri anlamsal ve mantıksal ilişkilere göre uygun sözcüklerle tamamlama.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 184Soru

I. Bir sanat eserinin çağları aşan bir etkiye ulaşması, geniş halk kitlelerinin beğenisini kazanmasından ziyade, bireyin iç dünyasında derin izler bırakabilmesine bağlıdır.

II. Edebiyat dünyasında kalıcı izler bırakmak isteyen bir yazar, toplumsal sorunları dile getirirken kendi kişisel duygu ve düşüncelerini esere yansıtmaktan kaçınmalıdır.

III. Klasikleşmiş yapıtların ortak özelliği, dönemlerinin sınırlarını aşarak insanlığın evrensel değerlerini özgün bir estetik anlayışla harmanlamış olmalarıdır.

IV. Sanatçının zamana meydan okuyabilmesi, çoğunluğun takdirini kazanmayı hedeflemek yerine, tek bir okurun dahi ruhunda kalıcı ve derin sarsıntılar yaratabilmesiyle mümkündür.

V. Bir eserin değerini belirleyen yegâne ölçüt, yazarın çağdaşlarının beklentilerine cevap vermesi değil, geleceğin okurlarına yeni pencereler açabilmesidir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve IV

Cevap

Birinci ve dördüncü cümleler anlamca birbirine en yakındır.
Birinci cümledeki 'çağları aşan bir etkiye ulaşması' ifadesi dördüncü cümledeki 'zamana meydan okuyabilmesi' ile anlamca özdeştir. Her iki cümlede de kalıcılık kavramı ele alınmıştır. Ayrıca, birinci cümledeki 'geniş halk kitlelerinin beğenisini kazanmasından ziyade' (çoğunluğun takdiri yerine) ve 'bireyin iç dünyasında derin izler bırakabilmesi' (tek bir okurun ruhunda derin sarsıntılar yaratması) ifadeleri anlamca tamamen örtüşmektedir. İki cümle de kalıcılığın niceliksel bir yaygınlığa değil, niteliksel ve derin bir bireysel etkiye bağlı olduğunu savunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi analiz etme ve anahtar kavramları belirleme.
Birinci cümlede, bir eserin kalıcı olmasının ('çağları aşan bir etkiye ulaşması'), niceliksel bir beğeniye ('geniş halk kitlelerinin beğenisini kazanmasından ziyade') değil, niteliksel ve bireysel bir etkiye ('bireyin iç dünyasında derin izler bırakabilmesine') bağlı olduğu savunulmaktadır.
Cümlelerin anlam bağlamını kurabilmek için yargıların taşıdığı kavramsal bileşenlerin ayrıştırılması gerekir.
2
Dördüncü cümleyi analiz etme ve anahtar kavramları belirleme.
Dördüncü cümlede, sanatçının kalıcı olmasının ('zamana meydan okuyabilmesi'), çoğunluğun onayına ('çoğunluğun takdirini kazanmayı hedeflemek yerine') değil, tek bir kişinin iç dünyasındaki derin sarsıntıya ('tek bir okurun dahi ruhunda kalıcı ve derin sarsıntılar yaratabilmesi') dayandığı ifade edilmektedir.
Seçeneklerdeki diğer cümlelerin anlam yapılarıyla karşılaştırma yapabilmek için eşdeğer ifadeleri aramak gerekir.
3
Elde edilen analizleri karşılaştırma ve örtüşen kavramları eşleştirme.
'Çağları aşan etki' ile 'zamana meydan okumak', 'geniş halk kitleleri' ile 'çoğunluk', 'bireyin iç dünyasında derin izler bırakmak' ile 'tek bir okurun ruhunda kalıcı ve derin sarsıntılar yaratmak' ifadelerinin anlamca birebir örtüştüğü görülmektedir.
İki cümlenin de aynı temel düşünceyi farklı kelimelerle savunduğunu doğrulamak için eş anlamlı/yakın anlamlı kelime gruplarını karşılaştırmak şarttır.

Anahtar Kavram

Cümlede yakın veya özdeş anlamlılık aranırken, cümlelerdeki kavramların (özellikle mecazlı veya soyut ifadelerin) birbirini karşılayacak şekilde farklı sözcüklerle yeniden yapılandırılıp yapılandırılmadığı kontrol edilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 185Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardeşine okuma alışkanlığı kazandırmak üzere ona resimli masal kitapları aldı.

Cevap

Kardeşine okuma alışkanlığı kazandırmak üzere ona resimli masal kitapları aldı.
Kardeşine okuma alışkanlığı kazandırmak üzere ona resimli masal kitapları aldı cümlesinde, masal kitaplarının alınma eylemi henüz gerçekleşmemiş bir hedefe (kardeşe okuma alışkanlığı kazandırma) yöneliktir. Eylem amaç doğrultusunda yapıldığından amaç-sonuç ilişkisi kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin yüklemlerini ve bunlara bağlı durumları belirleme.
Seçeneklerdeki temel yargılar belirlendi.
Yargılar arasındaki anlam ilişkisinin yönünü tespit etmek için önce eylemlerin kendisi incelenmelidir.
2
Eylemin gerekçesinin mi yoksa hedeflenen amacının mı bildirildiğini analiz etme.
Kardeşe okuma alışkanlığı kazandırma eyleminin henüz gerçekleşmemiş bir hedef (amaç) olduğu, diğer seçeneklerdeki gerekçelerin ise gerçekleşmiş durumlar (neden) olduğu saptandı.
Amaç-sonuç cümlelerinde amaçlanan durum henüz gerçekleşmemiştir; neden-sonuç cümlelerinde ise neden olan olay gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir. Neden-sonuç cümlelerinde ise eylemin nedeni olan durum zaten gerçekleşmiştir.
Tahmini Süre:50s
Soru 186Soru

Aşağıda sol sütunda verilen numaralanmış cümleleri, sağ sütunda yer alan kavramsal anlam özellikleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eko-eleştiri; edebiyat ile fiziksel çevre arasındaki ilişkileri, doğa merkezli bir bakış açısıyla ele alan disiplinler arası bir çalışma alanıdır.
Bir an için, sanayi devrimi sonrasında yazılan tüm romanlarda doğanın yalnızca yıkıma uğrayan, edilgen bir dekor olarak sunulduğunu düşünelim.
Küresel ısınmanın edebiyattaki yansımaları, iklim krizi derinleştikçe distopik kurgularda daha görünür ve kaygı verici bir nitelik kazanıyor.
Bu yeni araştırma serimizde, çevre etiği ile klasik Türk edebiyatı metinlerini karşılaştırmalı bir yöntemle inceleyen makaleleri kitaplaştırmayı planlıyoruz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eko-eleştiri tanımını yapan birinci cümle 'Tanım', 'bir an için düşünelim' ifadesini içeren ikinci cümle 'Varsayım', 'derinleştikçe görünürlük kazanıyor' ifadesini içeren üçüncü cümle 'Aşamalı Durum' ve 'kitaplaştırmayı planlıyoruz' ifadesini içeren dördüncü cümle 'Tasarı' kavramıyla eşleşmelidir.
Eko-eleştiri tanımının yapıldığı cümle Tanım kavramıyla; henüz gerçekleşmemiş bir durumun geçici olarak gerçekleşmiş sayıldığını belirten cümle Varsayım kavramıyla; zamanla değişen bir durumu belirten cümle Aşamalı Durum kavramıyla; geleceğe yönelik planlanan bir işi belirten cümle ise Tasarı kavramıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki anahtar ifadeleri inceleyerek hangi anlamsal işlevi taşıdıklarını belirleyin.
Birinci cümlede 'eko-eleştiri nedir?' sorusuna yanıt olduğu için 'Tanım'; ikinci cümlede 'bir an için düşünelim' ifadesiyle henüz gerçekleşmemiş bir durumun geçici kabulü olduğu için 'Varsayım'; üçüncü cümlede 'derinleştikçe' ifadesiyle zamana bağlı değişim olduğu için 'Aşamalı Durum'; dördüncü cümlede 'planlıyoruz' ifadesiyle gelecek planı olduğu için 'Tasarı' tespit edilir.
Cümlelerin temel kavramsal anlamlarını saptamak doğru eşleştirme için gereklidir.
2
Belirlenen anlamsal işlevleri kavram isimleriyle eşleştirin.
Birinci cümle 'Tanım' ile, ikinci cümle 'Varsayım' ile, üçüncü cümle 'Aşamalı Durum' ile, dördüncü cümle ise 'Tasarı' ile eşleşir.
Bulunan anlam özelliklerini sağ sütundaki doğru terimlerle eşleştirerek çözüme ulaşılır.

Anahtar Kavram

Cümlelerdeki anlamsal kavramları (Tanım, Varsayım, Aşamalı Durum, Tasarı) ayırt etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 187Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin yapılış gayesi belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gençlerin kitaba yönelmesini sağlamak için mahallede ufak bir kütüphane açtı.

Cevap

Gençlerin kitaba yönelmesini sağlamak için mahallede ufak bir kütüphane açtı.
Doğru olan seçenekteki eylem, geleceğe yönelik bir hedefi gerçekleştirmek üzere yapılmıştır. Mahallede kütüphane açılmasının gayesi, gençlerin kitaba yönelmesini sağlamaktır. Bu hedef henüz gerçekleşmiş bir durum değildir, ulaşılmak istenen bir gayedir. Bu sebeple cümle amaç-sonuç ilişkisi taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerin anlam ilişkilerini belirlemek amacıyla yargıların gerçekleşme durumlarını analiz etmek.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yönelik yapılırken neden-sonuç cümlelerinde eylem zaten gerçekleşmiş bir gerekçeye dayanır.
Amaç-sonuç ilişkisi ile neden-sonuç ilişkisi arasındaki temel farkı ortaya koymak.
2
Doğru seçenekte yer alan anlam ilişkisini değerlendirmek.
Mahallede kütüphane açılmasının gayesi gençlerin kitaba yönelmesini sağlamaktır. Bu hedef henüz gerçekleşmemiştir ve ulaşılmak istenen bir amacı temsil eder.
Cümledeki amaç-sonuç ilişkisini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Amaç-Sonuç ve Neden-Sonuç Cümlelerinin Ayırt Edilmesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 188Soru

(I) Paleoklimatoloji; yer kürenin milyonlarca yıllık geçmişinde meydana gelen iklimsel değişimleri, tortul kayaçlar ve buzul karotları gibi doğal arşivleri kullanarak inceleyen disiplinler arası bir bilim dalıdır. (II) Tutalım ki Grönland'daki buzul karotlarından elde edilen oksijen izotopu oranları, beklenen sıcaklık dalgalanmalarıyla uyum göstermedi; bu durumda araştırmacılar atmosferik sirkülasyon modellerini yeniden kurgulamak durumunda kalacaklardır. (III) Tarih öncesi iklim verilerinin çözümlenmesinde, polen analizleri ağaç halkası yöntemine göre geçmişteki bitki örtüsü çeşitlili��ini belirlemede daha geniş bir zaman dilimine ışık tutmaktadır. (IV) Atmosferdeki karbondioksit oranının sanayi devriminden bu yana kontrolsüzce artması, kutup bölgelerindeki erime hızının her geçen y��l biraz daha ivme kazanmasına yol açmaktadır. (V) Derin deniz çökellerinden elde edilen yeni kimyasal veriler eksiksiz analiz edilebilirse önümüzdeki yüzyılda yaşanabilecek olası iklim krizlerinin yapısını anlamamız kolaylaşabilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. cümlede, kesinleşmi�� bir durumun bilimsel gerekçesi neden-sonuç ilişkisiyle açıklanmıştır.

Cevap

Beşinci cümlede kesinleşmiş bir durumun bilimsel gerekçesi neden-sonuç ilişkisiyle açıklanmıştır.
Beşinci cümlede kesinleşmiş bir yargı ya da neden-sonuç ilişkisi bulunmamaktadır. Cümledeki '-se/-sa' eki koşul anlamı taşırken, 'kolaylaşabilir' yüklemi de olasılık ve tahmin bildirmektedir. Bu nedenle bu cümleyle ilgili açıklama söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tüm cümleleri sırasıyla okuyarak içerdikleri anlam özelliklerini (kavramları) belirlemek.
Birinci cümlede tanım, ikinci cümlede varsayım, üçüncü cümlede karşılaştırma, dördüncü cümlede aşamalı durum ve beşinci cümlede koşul ile olasılık anlamlarının bulunduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki iddiaların doğruluğunu test edebilmek için metnin anlam çözümlemesinin yapılması gerekir.
2
Seçenekleri cümle çözümlemeleriyle karşılaştırarak yanlış olan yargıyı bulmak.
Beşinci cümle için seçeneklerde 'kesinleşmiş bir durumun bilimsel gerekçesi neden-sonuç ilişkisiyle açıklanmıştır' ifadesi kullanılırken, cümlenin aslında koşul ve olasılık bildirdiği görülür.
YKS Türkçe sorularında olumsuz soru köklerinde metinle uyuşmayan yanlış seçeneği belirlemek nihai hedeftir.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık, Aşamalı Durum)
Soru 189Soru

(I) Yüzyıllar boyunca olumsuz koşullarda muhafaza edilen el yazması eserlerin sayfaları, mikroskobik mantarların istilasına uğradığından zamanla yapısal direncini kaybetmiştir. (II) Kütüphane arşivcileri, bu yıpranmış sayfaları geleceğe güvenle aktarmak üzere son yıllarda dijital restorasyon teknolojilerinden yararlanma yoluna gitmişlerdir. (III) Restorasyon esnasında kâğıdın lif dokusuna zarar vermemek amacıyla geleneksel kimyasal çözücüler yerine lazerle temizleme teknolojisi tercih edilmektedir. (IV) Taramalar sırasında yoğun ışığa maruz kalan organik mürekkeplerde geri dönülemez renk değişimleri meydana geldiğinden uzmanlar her yazma için ayrı bir ışık frekansı belirlemektedir. (V) Hazırlanan bu özel frekanslı ışık filtreleri sayesinde eserler, zarar görmeden dijital ortama aktarılabilmiştir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü cümlelerde amaç-sonuç ilişkisi vardır.
İkinci cümlede yer alan 'geleceğe güvenle aktarmak üzere' ve üçüncü cümlede yer alan 'kâğıdın lif dokusuna zarar vermemek amacıyla' ifadeleri, cümlelerdeki eylemlerin gerçekleştirilme amaçlarını belirtmektedir. Bu yüzden bu cümlelerde amaç-sonuç ilişkisi mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan tüm cümlelerin yargılarını ve bu yargıların birbirleriyle olan anlam ilişkilerini tespit edin.
Tüm cümlelerdeki eylemler ve gerekçeleri/amaçları belirlendi.
Amaç-sonuç ile neden-sonuç ilişkilerini doğru ayırt edebilmek.
2
Cümlelerdeki eylemlerin gerçekleşme amacını (hedefini) inceleyin.
İkinci cümlede 'geleceğe güvenle aktarmak üzere' ve üçüncü cümlede 'zarar vermemek amacıyla' ifadelerinin birer amaç bildirdiği görüldü.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylemin yöneldiği bir hedefin/beklentinin bulunması gerekir.
3
Diğer cümlelerin neden-sonuç bildirip bildirmediğini kontrol edin.
Birinci cümlede 'istilasına uğradığından' (neden), dördüncü cümlede 'renk değişimleri meydana geldiğinden' (neden) ve beşinci cümlede 'filtreleri sayesinde' (neden) ifadelerinin gerçekleşmiş gerekçeleri bildirdiği saptandı.
Neden-sonuç cümlelerindeki gerekçeler gerçekleşmiş olaylara dayanır.

Anahtar Kavram

Cümleler Arasındaki Anlam İlişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 190Soru

Bir çevirmenin asıl başarısı, kaynak metindeki sözcükleri hedef dile ---- aktarmasında değil; yazarın satır aralarına gizlediği ---- okura hissettirebilmesindedir.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: bire bir - örtük anlamları

Cevap

bire bir - örtük anlamları
Cümlenin anlam akışına göre çevirmenin asıl başarısı, metni sözcüğü sözcüğüne, yani bire bir aktarması değil; yazarın satır aralarına gizlediği, doğrudan söylemediği örtük anlamları okura hissettirebilmesindedir. Bu doğrultuda boşluklara sırasıyla getirilmesi gereken sözcükler 'bire bir' ve 'örtük anlamları' ifadeleridir. Bu ifadeler hem anlamsal hem de mantıksal açıdan cümleyi eksiksiz tamamlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin anlamsal yapısını ve karşıtlık ilişkisini çözümlemek.
Cümledeki 'değil' edatı ve sonrasındaki karşıtlık yapısı, çevirmenin mekanik/yüzeysel bir aktarım yerine derinlemesine bir anlam aktarımı yapması gerektiğine işaret etmektedir.
Boşluklara getirilecek sözcüklerin cümle içindeki anlamsal tutarlılığını sağlamak için cümlenin ana fikrini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ilk sözcüklerin ilk boşlukla uyumunu değerlendirmek.
İlk boşluğa getirilecek ifadenin mekanik ve kelime kelime aktarımı nitelemesi gerekir. Bu bağlamda 'bire bir' ve 'aynen' ifadeleri güçlü adaylardır.
Yüzeysel veya kelime tabanlı çeviri tarzını niteleyecek doğru kelimeyi seçmek.
3
İkinci boşluğa gelecek kavramın 'satır aralarına gizlediği' ifadesiyle ilişkisini incelemek.
'Satır aralarına gizlenen' ifadeler doğrudan söylenmeyen, okur tarafından sezilmesi gereken 'örtük anlamlar'dır. 'Doğrudan iletiler' veya 'biçimsel özellikler' bu tanıma uymaz.
İkinci boşluk için sunulan seçeneklerin bağlamla anlamsal ve mantıksal uyumunu denetlemek.

Anahtar Kavram

Cümle tamamlama sorularında anlamsal karşıtlıklar, bağlaçlar ve ipucu veren yan ifadeler (satır aralarına gizlenmek vb.) doğrultusunda mantıksal bir bütünlük kurma.
Soru 191Soru

Yukarıda karışık olarak verilen söz öbeklerini anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıraya diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir toplumun kültürel birikimini gelecek nesillere taşıyan dil, yalnızca bir iletişim aracı olmakla kalmaz; aynı zamanda o toplumun düşünme biçimini de şekillendiren en önemli unsurdur.
Cümle anlamlı ve kurallı bir şekilde bir araya getirildiğinde, 'bir toplumun kültürel birikimini gelecek nesillere taşıyan dil' ifadesi cümlenin öznesini oluşturur. Ardından gelen 'yalnızca bir iletişim aracı olmakla kalmaz' yan yargısı, 'aynı zamanda... de' bağlama grubuyla bağlanarak 'şekillendiren en önemli unsurdur' yüklemiyle son bulur. Bu yapı anlamsal ve dil bilgisel olarak kusursuzdur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin yüklemi olmaya uygun son ögeyi belirleyin.
'şekillendiren en önemli unsurdur' ifadesi ek fiil alarak yüklem görevini üstlenir ve en sonda yer almalıdır.
Türkçede kurallı cümlelerde yüklem sonda bulunur.
2
Yükleme 'ne / kim' sorularını yönelterek özne grubunu tespit edin.
'bir toplumun kültürel birikimini' ve 'gelecek nesillere taşıyan dil' öbekleri birleşerek 'bir toplumun kültürel birikimini gelecek nesillere taşıyan dil' özne grubunu oluşturur.
Yüklemin bildirdiği işi yapan veya durumu karşılayan öge öznedir.
3
Kalan öbekler arasındaki bağlaç ve anlam ilişkilerini kurun.
'yalnızca bir iletişim aracı olmakla kalmaz' ile 'aynı zamanda o toplumun düşünme biçimini de' öbekleri 'yalnızca... kalmaz... aynı zamanda... de' kalıbı aracılığıyla birbirine bağlanır.
Anlamsal ve yapısal bütünlük için ikili bağlaç yapısının doğru kurulması şarttır.

Anahtar Kavram

Cümle Oluşturma
Soru 192Soru

Aşağıda sol sütunda kentsel ekoloji alanıyla ilgili numaralanmış cümleleri, sağ sütunda verilen anlam özellikleri (kavramlar) ile doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kentsel ekoloji; kentleri sadece taş ve betondan ibaret yapılar olarak değil, insan dışındaki canlı türlerinin de etkileşimde bulunduğu dinamik birer ekosistem olarak ele alan bilim dalıdır.
Kentlerdeki yeşil alanların artırılması amacıyla önümüzdeki beş yıl içinde tüm kamu binalarının çatılarını bitki örtüsüyle kaplamayı planlıyoruz.
Diyelim ki şehirlerdeki betonlaşma oranı bugünkünün iki katına çıktı ve tüm yeşil koridorlar tamamen yok oldu.
Geleneksel ekolojik çalışmalar kır yaşamına odaklanırken kentsel ekoloji, insan müdahalesinin en yoğun olduğu alanlardaki yapay dengeleri incelemesi bakımından diğer çevre disiplinlerinden ayrılır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle 'Tanım', ikinci cümle 'Tasarı', üçüncü cümle 'Varsayım' ve dördüncü cümle 'Karşılaştırma' kavramlarıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede kentsel ekolojinin işlevini tanımlayan birinci cümle 'Tanım', geleceğe yönelik plan sunan ikinci cümle 'Tasarı', gerçekleşmemiş bir durumu varsayan üçüncü cümle 'Varsayım' ve iki farklı disiplinin odak noktalarını kıyaslayan dördüncü cümle 'Karşılaştırma' ile eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki anlam özelliğini belirleme.
Birinci cümlede 'Kentsel ekoloji nedir?' sorusunun cevabı verilmiştir. Bir kavramın ayırt edici özellikleriyle açıklanması tanım cümlesidir.
İlk cümlenin 'Tanım' kavramıyla eşleştiğini doğrulamak için.
2
İkinci cümledeki anlam özelliğini belirleme.
İkinci cümlede gelecekte yapılması düşünülen, tasarlanan bir eylem ('planlıyoruz') dile getirilmiştir. Bu tür cümleler tasarı bildiren cümlelerdir.
İkinci cümlenin 'Tasarı' kavramıyla eşleştiğini doğrulamak için.
3
Üçüncü cümledeki anlam özelliğini belirleme.
Üçüncü cümlede 'diyelim ki' ifadesiyle gerçekleşmemiş bir durum geçici olarak gerçekleşmiş kabul edilmiştir. Bu, varsayım anlamı taşır.
Üçüncü cümlenin 'Varsayım' kavramıyla eşleştiğini doğrulamak için.
4
Dördüncü cümledeki anlam özelliğini belirleme.
Dördüncü cümlede geleneksel ekolojik çalışmalar ile kentsel ekoloji, odaklandıkları alanlar ve çalışma biçimleri bakımından kıyaslanmıştır (karşılaştırılmıştır).
Dördüncü cümlenin 'Karşılaştırma' kavramıyla eşleştiğini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık vb.)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 193Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde temel yargı, gerçekleştirilme amacıyla birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik müzik bestecisi, doğu ve batı ezgileri arasındaki tarihsel uçurumu kapatmak üzere geleneksel enstrümanları modern senfoni orkestrasının içine başarıyla dâhil etmiştir.

Cevap

Geleneksel enstrümanların modern senfoni orkestrasına dâhil edilmesinin gerekçesini değil, bu eylemin hangi amaca yönelik yapıldığını ('doğu ve batı ezgileri arasındaki tarihsel uçurumu kapatmak üzere') belirten seçenektir.
Klasik müzik bestecisinin eylemini gerçekleştirmesindeki hedefi ve gayesi doğrudan belirtilmiştir. Besteci, geleneksel enstrümanları orkestraya dâhil etme eylemini 'doğu ve batı ezgileri arasındaki tarihsel uçurumu kapatmak' amacıyla gerçekleştirmiştir. Eylemin amacı ve sonucu bir arada verildiği için amaç-sonuç ilişkisi kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki temel yargıların (ana yüklemlerin) belirlenmesi.
Cümlelerin ana yüklemleri sırasıyla 'fırsatı bulamadı', 'zorunda kaldı', 'dâhil etmiştir', 'hayata geçirilemedi' ve 'başladı' olarak tespit edilir.
Anlam ilişkilerinin temel yargı üzerinden kurulup kurulmadığını belirlemek için ana yüklemleri doğru tespit etmek gerekir.
2
Temel yargıların gerçekleşme gerekçelerinin (nedenlerinin) ve hedeflerinin (amaçlarının) analiz edilmesi.
Dört seçenekte de temel eylemlerin gerekçeleri (nedenleri) belirtilmiştir: izdiham yaşanması (neden), yatırımcıların olumsuz yanıt vermesi (neden), bürokratik engellere takılma (neden) ve günlüklerin yayımlanması (neden). Ancak bir seçenekte enstrümanların dâhil edilmesinin henüz gerçekleşmemiş olan amacı (uçurumu kapatmak) belirtilmiştir.
Öğrencilerin en çok düştüğü hata, sıfat-fiil grupları içindeki '-mak üzere / -mak amacıyla' ifadelerini doğrudan tüm cümlenin amaç-sonuç ilişkisi kurduğu şeklinde yorumlamalarıdır. Bunu engellemek için temel eylemin yöneldiği hedefe bakılır.
3
Doğru seçeneğin doğrulanması.
Doğu ve batı ezgileri arasındaki tarihsel uçurumu kapatmak eylemi bir amaç (hedef) bildirir ve orkestraya dâhil etme eylemi bu amaç doğrultusunda yapılmıştır.
Cevabın kesin olarak amaç-sonuç ilişkisi barındırdığından emin olunması için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç İlişkili Cümleler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 194Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, içinde bulunulan olumsuz bir duruma zamanla alışıldığı ve bu durumun artık yadırganmadığı anlamı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haftalardır süren elektrik kesintilerine mahalle sakinleri artık tepki göstermiyor, herkes kendi mumunu yakıp sessizce köşesine çekiliyor.

Cevap

Haftalardır süren elektrik kesintilerine mahalle sakinleri artık tepki göstermiyor, herkes kendi mumunu yakıp sessizce köşesine çekiliyor.
Doğru cevap olan seçenekte, haftalardır süren kesintilere artık kimsenin tepki göstermemesi ve herkesin kendi mumunu yakıp durumu kabullenmesi anlatılmaktadır. Bu durum, olumsuzlukların zamanla yadırganmaması ve alışılması olarak bilinen 'kanıksama' durumunun tam karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün analiz edilmesi
Soru kökündeki tanımın 'kanıksama' kavramına ait olduğu belirlenmiştir.
Soruda sorgulanan duygu ve durum kavramının doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerin anlamsal açıdan taranması
Seçeneklerde sırasıyla pişmanlık, yakınma, kanıksama, ön yargı ve sitem duygularını barındıran cümleler olduğu görülür.
Her seçeneğin taşıdığı anlam özelliğini bularak doğru tanıma uyan cümleyi saptamak amaçlanır.
3
Doğru cümlenin tespiti
Mahalle sakinlerinin kesintilere tepki göstermeyi bırakıp durumu kabullenmelerini anlatan ifadenin kanıksama kavramıyla tam olarak örtüştüğü sonucuna varılır.
Soru kökündeki olumsuz duruma alışma anlamını en net veren cümlenin belirlenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Kanıksama)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 195Soru

Yazarın, kahramanın zihninden geçen 'Bu şehir beni boğuyor.' düşüncesini I. ---- aktarmak yerine, onun şehir hayatından bunaldığını II. ---- aktarmayı seçmesi, romandaki anlatıma dolaylı bir nitelik kazandırmıştır.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: hiç değiştirmeden doğrudan - kendi ifadeleriyle dolaylı biçimde

Cevap

Birinci boşluğa 'hiç değiştirmeden do��rudan', ikinci boşluğa ise 'kendi ifadeleriyle dolaylı biçimde' getirilmelidir.
Cümlenin sonunda yer alan 'romandaki anlatıma dolaylı bir nitelik kazandırmıştır' ifadesi, yazarın tırnak içindeki doğrudan aktarımı tercih etmediğini, bunun yerine kahramanın düşüncesini kendi kelimeleriyle dolaylı bir biçimde aktardığını göstermektedir. Bu doğrultuda, birinci boşluğa doğrudan aktarımı ifade eden 'hiç değiştirmeden doğrudan', ikinci boşluğa ise dolaylı anlatımı sağlayan 'kendi ifadeleriyle dolaylı biçimde' söz grubu getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin sonundaki 'romandaki anlatıma dolaylı bir nitelik kazandırmıştır' ifadesini incelemek.
Cümlenin genelinde doğrudan anlatımın dolaylı anlatıma dönüştürüldüğü bir durumun anlatıldığı tespit edilir.
Ana yargı olan dolaylı nitelik kazandırma durumu, ikinci boşlukta seçilen yöntemin sonucu olmalıdır.
2
Tırnak içindeki ifadenin aktarım biçimini belirlemek.
'Bu şehir beni boğuyor.' cümlesinin doğrudan bir alıntı olduğu görülür.
İlk boşlukta bu ifadenin nasıl aktarılmadığı ('yerine' ifadesinden dolayı) sorgulanmaktadır. Bu nedenle ilk kısım doğrudan aktarımı nitelemelidir.
3
İkinci boşluğa gelen 'onun şehir hayatından bunaldığını... aktarmayı seçmesi' yapısını incelemek.
Bu yapının bir dolaylı anlatım cümlesi olduğu belirlenir.
Başkasına ait bir sözün değiştirilerek aktarılması dolaylı anlatımdır, bu yüzden ikinci boşluk dolaylılığı nitelemelidir.

Anahtar Kavram

Cümle Tamamlama ve Cümlede Doğrudan/Dolaylı Anlatım İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 196Soru

Kişinin, yakın hissettiği ya da sevdiği bir kimsenin sergilediği davranıştan veya söylediği sözden ötürü hissettiği kırgınlığı, kızgınlığa varmayan, tatlı sert bir tonla doğrudan o kişinin yüzüne dile getirmesine "sitem" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde sitem anlamı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Buralara kadar gelip de buradaki en eski dostunu görmeden döneceğini hiç tahmin etmezdim.

Cevap

Buralara kadar gelip de buradaki en eski dostunu görmeden döneceğini hiç tahmin etmezdim.
Sitem anlamı taşıyan cümlede konuşmacı, doğrudan karşısındaki kişiye (ikinci tekil şahsa) hitap ederek onun sergilediği davranıştan (kendisini ziyaret etmemesinden) duyduğu kırgınlığı dile getirmektedir. Cümledeki hitap yönü ve tatlı sert ton sitem kavramını tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Sitem kavramının tanımını ve temel ayırt edici özelliklerini netleştirmek.
Sitem, sevilen ya da yakın görülen bir kimseye karşı duyulan kırgınlığın doğrudan onun yüzüne (ikinci şahsa) ve öfkesizce söylenmesidir.
Sitem kavramı sıklıkla yakınma (başkasına dert yanma) ve hayıflanma (kendi kendine üzülme) kavramlarıyla karıştırıldığı için tanım sınırlarını net belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümlelerin kime hitap ettiğini ve hangi duygu tonuna sahip olduğunu analiz etmek.
Buralara kadar gelip de... ifadesinde doğrudan muhataba yönelik bir hitap (döneceğini) ve tatlı sert bir kırgınlık varken; Her sıkıntısında yanında olduğum... ifadesinde muhatap dışındaki birinden şikayet etme (yakınma) durumu vardır.
Doğru yanıtın sitem içerdiğini doğrulamak ve yakınma içeren güçlü çeldiriciyi elemek için hitabın yönünü incelemek gerekir.
3
Geri kalan seçeneklerin duygu/durum eşleştirmelerini yapmak.
Diğer seçeneklerde sırasıyla hayıflanma (fırsatları değerlendirememiş olmak), ön yargı (işleri yarıda bırakacağı belliydi) ve kanıksama (şikayet konusu olmaktan çıktı) anlamları tespit edilmiştir.
Tüm seçeneklerin elenme nedenlerini netleştirmek cevabın kesinliğini sağlar.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem, Yakınma, Pişmanlık, Küçümseme vb.)
Soru 197Soru

(I) Klasik Türk edebiyatı metinlerinin doğru anlaşılması adına hazırlanan şerh çalışmaları, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaktadır. (II) Dönemin zihniyet dünyasını bütünüyle kavramak amacıyla kaleme alınan bu eserlerin dili oldukça ağırdır. (III) Söz dağarcığının zengin ve soyut ögelerden oluşması sebebiyle günümüz okuru bu metinleri anlamakta zorlanmaktadır. (IV) Edebiyat araştırmacıları, kelimelerin satır aralarında gizlenen yan anlamlarını gün yüzüne çıkarmak üzere yeni yöntemler geliştirmektedir. (V) Şairlerin estetik mükemmelliğe ulaşma kaygısını derinden paylaştıkları için çalışmalarını büyük bir titizlikle yürütürler.

Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. cümlede, araştırmacıların titizlikle çalışmasının amacı ortaya konmuştur.

Cevap

Beşinci cümleyle ilgili araştırmacıların titizlikle çalışmasının amacının ortaya konduğunu savunan seçenek söylenemez. Çünkü bu cümlede amaç-sonuç ilişkisi değil, gerekçe bildiren bir neden-sonuç ilişkisi bulunmaktadır.
Doğru yanıt, beşinci cümleyle ilgili seçenektir. Bu cümlede kullanılan 'paylaştıkları için' ifadesi araştırmacıların çalışmalarını titizlikle yürütme gerekçesini (nedenini) açıklamaktadır. Cümlede araştırmacıların titizlikle çalışmasının hangi amaca yönelik olduğu belirtilmemiş, bu davranışın arkasındaki neden ortaya konmuştur. Dolayısıyla bu cümleyle ilgili yapılan tespit yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Par��ada yer alan numaralanmış cümlelerdeki amaç ve neden bildiren ek, kelime ve edat grupları belirlenir.
Birinci cümlede 'anlaşılması adına', ikinci cümlede 'kavramak amacıyla', üçüncü cümlede 'oluşması sebebiyle', dördüncü cümlede 'gün yüzüne çıkarmak üzere' ve beşinci cümlede 'payla��tıkları için' ifadeleri tespit edilir.
Anlam ilişkilerini doğru sınıflandırabilmek için anahtar ifadelerin bulunması gerekir.
2
Bulunan edat ve kelime gruplarının cümledeki anlam ilişkisi (neden-sonuç veya amaç-sonuç) çözümlenir.
Birinci, ikinci ve dördüncü cümlelerde eylemlerin yöneldiği hedefler (amaç) ifade edilirken; üçüncü cümlede eylemin ortaya çıkış gerekçesi (neden) verilmiştir. Beşinci cümlede ise araştırmacıların çalışmayı titizlikle yürütmelerinin nedeni (estetik mükemmellik kaygısını derinden paylaşmış olmaları) açıklanmıştır.
Amaç-sonuç ile neden-sonuç ilişkileri arasındaki temel farkı ortaya koymak gerekir.
3
Seçeneklerdeki iddialar ile cümlelerin gerçek anlam ilişkileri karşılaştırılır.
Beşinci cümleyle ilgili seçenekte, eylemin 'amacı' belirtildiği iddia edilmiştir. Ancak 'paylaştıkları için' ifadesi halihazırda var olan ve gerçekleşmiş bir durumu bildirdiğinden bu bir neden (gerekçe) ilişkisidir, amaç değildir.
Yanlış yargıyı içeren seçeneği saptayarak doğru cevaba ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Cümlede Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç İlişkileri
Soru 198Soru

Sanatsal yaratıcılık, sanatçının dış dünyadan edindiği izlenimleri zihninde I. ---- işlemesini gerektirir; çünkü o, gerçeği olduğu gibi kopyalayan bir fotoğrafçı değil, gerçeğe kendi duygu süzgecinden geçirerek II. ---- bir mimardır.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: özgün bir biçimde - yeniden yön veren

Cevap

özg��n bir biçimde - yeniden yön veren
Cümlede boş bırakılan yerlere getirilecek sözlerin, cümlenin anlam bütünlüğünü ve mantık akışını tamamlaması gerekir. İlk boşluktan önce gelen 'dış dünyadan edindiği izlenimleri' ifadesi ve sonrasındaki 'gerçeği olduğu gibi kopyalayan bir fotoğrafçı değil' ibaresi, sanatçının nesnel bir kopyalama yerine yaratıcı ve kendine has bir yaklaşım sergilediğini gösterir. Bu durum ilk boşluğa 'özgün bir biçimde' ifadesinin gelmesini zorunlu kılar. İkinci boşluktan önce gelen 'kendi duygu süzgecinden geçirerek' ifadesi ise sanatçının gerçeği aynen iletmediğini, ona müdahale edip yeni bir form kazandırdığını gösterir. Bu da ikinci boşluğa 'yeniden yön veren' ifadesinin getirilmesini gerektirir. Dolayısıyla anlamlı ve kurallı tamamlanmış bütün, 'özgün bir biçimde - yeniden yön veren' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin ilk kısmındaki ipuçlarını analiz etme
Fotoğrafçı benzetmesiyle karşılaştırılan sanatçının, dış dünyayı 'olduğu gibi kopyalamayan' biri olduğu anlaşılır. Dolayısıyla ilk boşluğa yaratıcılığı ve kendine haslığı vurgulayan bir ifadenin gelmesi gerekir.
Cümlenin karşılaştırma yönünü belirlemek amacıyla ilk boşluğa gelecek kavramın niteliği belirlenmelidir.
2
Cümlenin ikinci kısmındaki ipuçlarını analiz etme
Sanatçının gerçeği 'kendi duygu süzgecinden geçirerek' aktardığı belirtildiğine göre, gerçeği doğrudan değil, değiştirerek veya yeniden şekillendirerek sunduğu görülür. Bu durum 'yeniden yön veren' ifadesiyle uyuşur.
Cümlenin sonundaki 'mimar' benzetmesinin anlamsal karşılığını bulmak amacıyla ikinci boşluğun anlam alanı sınırlandırılmalıdır.
3
Seçenekleri cümledeki boşluklara koyarak deneme ve eleme yapma
Sırasıyla getirilen söz öbekleri içinde yalnızca 'özgün bir biçimde' ve 'yeniden yön veren' ifadeleri cümlede çelişki yaratmadan anlamlı bir bütün oluşturur.
Dil bilgisi ve anlamsal tutarlılık açısından doğru seçeneği teyit etmek amacıyla son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Cümle Tamamlama
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 199Soru

Yukarıda karışık olarak verilen söz öbeklerini anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: II - III - IV - V - I (Bir sanat eserinin kalıcılığı, yazarın anlattığı konunun özgünlüğünden ziyade, o konuyu ele alırken kullandığı üslubun okurda bıraktığı derin izlere bağlıdır.)
Cümlenin doğru sıralanışında, öncelikle cümlenin yüklemini barındıran 'okurda bıraktığı derin izlere bağlıdır' ifadesi cümlenin sonuna yerleştirilir. Ardından, cümlenin öznesi olan 'Bir sanat eserinin kalıcılığı' ifadesiyle başlanır. Bu ifadenin ardından, anlam akışına uygun olarak 'yazarın anlattığı konunun özgünlüğünden ziyade' ifadesi getirilir. Bu ifadedeki 'konu' kelimesine gönderme yapan 'o konuyu ele alırken' ifadesiyle bağ kurulur. Bu ifadeyi 'kullandığı üslubun' tamlayanı izler ve bu tamlayan yüklemdeki 'izlere' tamlananıyla birleşerek anlamca ve dil bilgisince kusursuz bir cümle oluşturur: 'Bir sanat eserinin kalıcılığı, yazarın anlattığı konunun özgünlüğünden ziyade, o konuyu ele alırken kullandığı üslubun okurda bıraktığı derin izlere bağlıdır.'

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemin belirlenmesi
Cümlenin yüklemi olan ve kurallı cümle yapısı gere��i sonda bulunması gereken parça 'okurda bıraktığı derin izlere bağlıdır' (I) olarak belirlenir.
Türkçede kurallı cümlelerde yüklem sonda yer alır.
2
Öznenin ve başlangıç ögesinin bulunması
Cümlenin başı ve öznesi olmaya en uygun ifade 'Bir sanat eserinin kalıcılığı' (II) olarak tespit edilir.
Cümle anlamlı bir başlangıç yapabilmek için temel bir öge olan özneyle başlamalıdır.
3
Anlamsal ve dil bilgisisel bağların kurulması
'Bir sanat eserinin kalıcılığı' (II) ifadesinden sonra karşılaştırma ilgisi kuran 'yazarın anlattığı konunun özgünlüğünden ziyade' (III) gelir. Bu parçadaki 'konu' sözcüğü, 'o konuyu ele alırken' (IV) ifadesindeki işaret sıfatıyla bağlanır. Sonrasında tamlama ilişkisini tamamlamak üzere 'kullanılan üslubun' (V) ifadesi ve son olarak yüklem (I) yerleştirilir.
Kelime grupları arasındaki anlam akışı ve dil bilgisi kuralları (isim tamlamaları, zamir/sıfat göndermeleri) bu dizilimi zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Anlamlı ve Kurallı Cümle Oluşturma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 200Soru

Başkasına ait bir sözün aktarılmasında doğrudan veya dolaylı anlatım yollarından biri tercih edilir. Bu iki anlatım biçimine ait özelliklerin aynı cümlede karıştırılması, kişi veya iyelik eki uyumsuzluğuna yol açarak bir anlatım kusuru oluşturur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen durumdan kaynaklanan bir anlatım kusuru vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmen, yeni filmimde toplumsal sorunları bireysel trajediler üzerinden aktaracağını belirtti.

Cevap

Yönetmen, yeni filmimde toplumsal sorunları bireysel trajediler üzerinden aktaracağını belirtti.
Doğru cevap olarak belirlenen cümlede doğrudan ve dolaylı anlatım kalıpları bir arada kullanılmıştır. 'Yönetmen' öznesine ait olan 'Yeni filmimde toplumsal sorunları bireysel trajediler üzerinden aktaracağım.' sözü aktarılırken, cümlenin iyelik eki birinci tekil kişide ('filmimde') bırakılmış ancak yüklemi üçüncü tekil kişiye göre dolaylı aktarım ekiyle ('aktaracağını belirtti') tamamlanmıştır. Bu iki farklı anlatım tarzının karıştırılması anlatım kusuruna neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümleleri doğrudan ve dolaylı anlatım özellikleri açısından incelemek.
Dört seçenekte doğrudan veya dolaylı anlatımın kurallarına uygun ve tutarlı biçimde kullanıldığı, bir seçenekte ise her iki anlatımın özelliklerinin karıştırıldığı görülmüştür.
Anlatım kusuruna yol açan karma yapıyı tespit etmek için her cümlenin aktarım biçimini ve kişi uyumunu kontrol etmek gerekir.
2
Kusurlu olan cümledeki kişi/iyelik eklerini analiz etmek.
Cümledeki 'filmimde' (benim filmim) ifadesi birinci tekil kişi bakış açısını yansıtırken, 'aktaracağını belirtti' (onun aktaracağı) ifadesi üçüncü tekil kişi aktarımına aittir.
Bu uyumsuzluk, doğrudan anlatılması gereken bir ifadenin tırnaksız olarak dolaylı anlatım kalıbına sokulmaya çalışılmasından kaynaklanır.
3
Cümlenin düzeltilmiş hallerini belirleyerek hatayı kesinleştirmek.
Cümle ya dolaylı anlatıma tamamen uydurularak 'Yönetmen, yeni filminde toplumsal sorunları bireysel trajediler üzerinden aktaracağını belirtti.' ya da doğrudan anlatım yapılarak 'Yönetmen: "Yeni filmimde toplumsal sorunları bireysel trajediler üzerinden aktaracağım." dedi.' şeklinde olmalıdır.
Doğru alternatif yapıları kurmak, yapılan dil bilgisel hatanın niteliğini doğrulamamızı sağlar.

Anahtar Kavram

Doğrudan ve Dolaylı Anlatımda Kişi/İyelik Uyumu
ÖncekiSayfa 10 / 13Sonraki
Cümlede Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 10 | Examkin