All practice questions
2563 questions
Sosyolog Arlie Hochschild tarafından kavramsallaştırılan "duygusal emek", bireyin ücret karşılığında, çalıştığı kurumun beklentilerine uygun olarak duygularını yönetmesi, bastırması veya yeniden şekillendirmesi sürecini ifade eder. Özellikle hizmet sektöründe belirginleşen bu emek biçimi, çalışanların yalnızca fiziksel ve zihinsel değil, aynı zamanda hissi bir performans sergilemesini de zorunlu kılar. Birey, içsel hisleri ile iş tanımının gerektirdiği dışsal ifadeler arasındaki uçurumu kapatmaya çalışırken "yüzeysel rol yapma" veya "derin rol yapma" tekniklerine başvurur. Yüzeysel rol yapmada çalışan, hissetmediği bir duyguyu sadece mimik ve davranışlarla taklit ederken; derin rol yapmada kendi iç dünyasını gerçekten o duyguya inandırmaya çalışır. Ancak bu sürekli uyum çabası, zamanla bireyin kendi gerçek hislerine yabancılaşmasına ve tükenmişlik sendromu yaşamasına yol açabilir.
Bu parçaya göre "duygusal emek" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Edebi çeviride yabancılaştırma stratejisi, kaynak metnin kültürel ve dilsel ötekiliğini koruyarak hedef okuru yazarın dünyasına çekmeyi amaçlar. Bu yöntem, çevirmenin erek dilin kalıplarına teslim olmasını engelleyerek dile yeni ifade olanaklar�� kazandırır. Ancak bu yaklaşım, okur açısından yüksek bir zihinsel çaba gerektirdiğinden metnin alımlanmasını zorlaştırabilir. Yerlileştirme ise hedef kültürün yerleşik normlarını temel alarak okura pürüzsüz ve tanıdık bir okuma deneyimi sunar. Çeviri eylemindeki bu iki kutuplu tercih, yalnızca teknik bir dil aktarımı değil; hedef dilin estetik sınırlarının ve okurun kültürel ötekiyle kurduğu ilişkinin niteliğini belirleyen temel bir parametredir.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
Bir kodlama sisteminde, boyutlarındaki bir tabloya dokuz harf yerleştirilmiştir. Bu tablonun başlangıç durumu () aşağıda verilmiştir:
| 1. Sütun | 2. Sütun | 3. Sütun | |
|---|---|---|---|
| 1. Satır | A | D | E |
| 2. Satır | I | K | L |
| 3. Satır | M | N | T |
Bu sistemde bir kelime kodlanırken şu kurallar uygulanır:
- Kelimenin ilk harfi tablosundaki konumunun (Satır numarası, Sütun numarası) yan yana yazılmasıyla kodlanır.
- Kodlanan her harften sonra tablo saat yönünde döndürül��r ve bir sonraki harf elde edilen yeni tabloda kodlanır.
- Harflerin kodları elde ediliş sırasıyla yan yana getirilerek kelimenin şifresi oluşturulur.
Örnek olarak "ELMA" kelimesinin bu sistemdeki kodu "13321331"dir.
Buna göre, bu kodlama sisteminde "ADIM" kelimesinin kodu aşağıdakilerden hangisidir?
Tabanı düzgün sekizgen olan bir dik prizmanın köşe sayısı, yüz sayısı ve ayrıt sayısının toplamı kaçtır?
Bir tüccar, kilogramını TL'den satın aldığı yaş üzümleri kurutarak ağırlığının 'unu kaybettirmiştir. Daha sonra elde ettiği bu kuru üzümlerin çürük olan 'luk kısmını ayıklayıp çöpe atmış ve geriye kalan sağlam kuru üzümlerin kilogramını TL'den satmıştır. Buna göre, tüccarın bu satıştan elde ettiği kâr oranı yüzde kaçtır?
Doğa, milyonlarca yıllık evrimsel süreç boyunca karşılaştığı sorunlara en verimli çözümleri üretmiştir. İnsanoğlu da son yıllarda mühendislik ve mimari alanlarında karşılaştığı karmaşık problemleri aşmak için doğanın bu eşsiz tasarımlarını taklit etme yoluna gitmektedir. Biyomimikri adı verilen bu yaklaşım, sadece biçimsel bir benzerlik kurmakla kalmaz; aynı zamanda doğadaki işleyiş prensiplerini de teknolojiye uyarlar. ----. Örneğin, hızlı trenlerin burun tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasından esinlenilmesi, trenin tünele girerken oluşturduğu gürültüyü azaltmış ve enerji verimliliğini artırmıştır.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyenler için fiziksel aktivite büyük önem taşır. Bu aktivitelerin en kolayı ve en yaygını ise düzenli yürüyüş yapmaktır. Her gün yapılan kısa süreli yürüyüşler, kalp sağlığını korumaya yardımcı olurken aynı zamanda stresi de azaltır. ----. Bu nedenle, günlük rutinimize küçük yürüyüşler eklemek, hem beden hem de ruh sağlığımız için atılacak en güzel adımdır.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
ve pozitif tam sayılar, ise bir asal sayıdır.
olduğuna göre,
I. çift sayıdır.
II. çift sayıdır.
III. çift sayıdır.
ifadelerinden hangileri her zaman doğrudur?
biçiminde tanımlanıyor.
Buna göre, işleminin sonucu kaçtır?
Bir okulda görev yapan Ahmet, Burak, Cemil, Derya, Ebru, Faruk ve Gizem adlı öğretmenin branşları Matematik, Türkçe ve Fizik'tir. Bu öğretmenlerin okuldaki nöbet günleri (Pazartesi, Salı, Çarşamba) ve branşlarıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* Okulda Matematik, Türkçe ve Fizik öğretmeni bulunmaktadır.
* Her öğretmen haftada yalnız bir gün nöbet tutmaktadır.
* Aynı branştan olan öğretmenler aynı gün nöbet tutmamaktadır.
* Pazartesi günü nöbet tutan öğretmen sayısı 'tür.
* Ahmet ve Burak aynı gün nöbet tutmaktadır.
* Cemil ve Derya'nın branşları aynıdır ancak bu iki öğretmen farklı günlerde nöbet tutmaktadır.
* Ebru ve Faruk farklı günlerde nöbet tutmaktadır ve bu iki öğretmenin branşları da farklıdır.
* Fizik öğretmenleri Pazartesi ve Salı günleri nöbet tutmaktadır.
* Gizem Türkçe öğretmenidir ve Çarşamba günü nöbet tutmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Hasan, İhsan ve Kemal adlı üç çiftçinin domates, biber ve patlıcan üretim miktarları (ton cinsinden) ile ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir:
| Çiftçi | Domates | Biber | Patlıcan |
|---|---|---|---|
| Hasan | |||
| İhsan | |||
| Kemal |
Bu çiftçilerin üretim miktarlarıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* Tablodaki her bir hücrede 'den 'a kadar olan rakamlar (1 ve 9 dahil) birer kez kullanılmıştır.
* Domates ve biber sütunlarındaki sayıların toplamı 'er, patlıcan sütunundaki sayıların toplamı ise 'dir.
* Hasan'ın bulunduğu satırdaki sayıların toplamı , İhsan'ın bulunduğu satırdaki sayıların toplamı ise 'dur.
* Hasan'ın domates üretimi tondur.
* Kemal'in biber üretimi tondur.
* Tablodaki en yüksek üretim miktarı İhsan'ın patlıcan üretimine aittir.
Buna göre, İhsan'ın domates üretimi kaç tondur?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Sosyal psikolojinin en temel kuramlarından biri olan bilişsel uyumsuzluk, bireyin sahip olduğu inançlar, değerler veya tutumlar ile sergilediği davranışlar arasında bir tutarsızlık meydana geldiğinde hissettiği zihinsel rahatsızlık durumunu ifade eder. Leon Festinger tarafından 1957 yılında ortaya atılan bu teoriye göre insanlar, içsel bir tutarlılık arayışı içindedirler. Zira zihinde çelişen iki bilginin veya bir düşünce ile bir eylemin eş zamanlı bulunması, kişide yoğun bir psikolojik gerilim ve huzursuzluk yaratır. Birey, bu gerilimi azaltmak veya ortadan kaldırmak için bilinçli ya da bilinçsiz bir çaba içerisine girer. Bu süreçte genellikle üç farklı stratejiye başvurulur: Mevcut inanç veya davranışı değiştirmek, çelişkiyi hafifletecek yeni bilgiler edinerek durumu rasyonalize etmek ya da mevcut inancını destekleyen kanıtları abartıp aykırı olanları görmezden gelmek. Örneğin, sigara içmenin sağlığa zararlı olduğunu bilen bir kişinin sigara içmeye devam etmesi klasik bir uyumsuzluk örneğidir. Bu kişi ya sigarayı bırakır ya da 'stresi azalttığı için aslında faydalı' diyerek zihinsel dengesini yeniden kurmaya çalışır. Kuram, bireyin kendi kararlarını savunma ve haklı çıkarma eğiliminin, nesnel gerçekleri çarpıtacak kadar güçlü olabileceğini ortaya koyar. Bu durum, insan rasyonelliğinin sınırlarını ve zihnimizin tutarlılık uğruna gerçeği nasıl bükebileceğini göstermesi açısından son derece önemlidir.
Bu parçadan hareketle 'bilişsel uyumsuzluk' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Catherine Malabou’nun felsefi düşüncesinde merkezî bir yer tutan 'plastisite' (şekillendirilebilirlik) kavramı, neoliberal sistemin dayattığı 'esneklik' (flexibility) kavramından radikal biçimde ayrışır. Esneklik; dışarıdan gelen etkilere uyum sağlama, bükülme fakat kendi özgün izini bırakamadan edilgen bir kabulleniş içinde olma durumudur. Oysa plastisite; sadece biçim almayı değil, aynı zamanda biçim vermeyi, direnmeyi ve gerekirse mevcut yapıyı yıkıp yeni bir varoluş yaratmayı içerir. Beynin hasar gördüğünde yeni bağlantılar kurarak kendini yeniden yapılandırmasını (nöroplastisite) örnek gösteren Malabou, zihinsel süreçlerin ve politik öznelliğin de bu dinamikle şekillendiğini savunur. Plastisite, değişimin hafızasını taşırken esneklik, geçmişi silip sürekli yeni bir şekil almaya zorlar. Bu bağlamda plastisite, bireyin edilgen bir uyum nesnesi olmaktan çıkıp aktif bir tarihsel özneye dönüşmesinin imkânını sunar.
Bu parçaya göre Catherine Malabou’nun "plastisite" kavramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Bir okulda düzenlenen yaz kampında Ali, Burak, Can, Deniz, Elif ve Fatih adlı 6 öğrenci Birinci Grup ve İkinci Grup olmak üzere iki gruba ayrılacaktır. Öğrencilerin gruplara dağılımıyla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:
* Her grupta üçer öğrenci yer almaktadır.
* Fatih, İkinci Grup'tadır.
* Can ve Deniz farklı gruplardadır.
* Elif, Can ile aynı gruptadır.
* Ali Birinci Grup'taysa Burak İkinci Grup'tadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Aşırı gerekçelendirme etkisi, bireyin zaten içsel olarak motive olduğu ve yapmaktan keyif aldığı bir eyleme yönelik dışsal bir ödül (para, hediye, statü vb.) sunulduğunda, eyleme yönelik içsel motivasyonunun azalması durumunu ifade eder. Klasik davranışçı psikoloji yaklaşımları ödüllerin davranışı her koşulda pekiştireceğini öngörürken, bu olgu ödüllerin motivasyonel süreçlerde her zaman yapıcı sonuçlar doğurmadığını ortaya koymaktadır. Birey, başlangıçta kendi arzusu, merakı ve öğrenme güdüsü doğrultusunda gerçekleştirdiği bir faaliyeti, dışsal ödülün devreye girmesiyle birlikte artık sadece o ödülü elde etmek için katlanılan bir yükümlülük veya 'iş' olarak algılamaya başlar. Bu bilişsel dönüşüm, bireyin özerklik ve kendi kaderini tayin etme hissini zedeler ve eylemin kendisinden aldığı doymuşluğu köreltir. Örneğin, resim yapmayı çok seven bir çocuğa çizdiği her resim için para verilmeye başlandığında, çocuk bir süre sonra sadece maddi kazanç için resim yapmaya başlayabilir ve dışsal ödül ortadan kalktığında resim yapmaya olan ilgisini tamamen kaybedebilir. Dolayısıyla dışsal teşvikler, bireyin içsel değer atfetme mekanizmalarını gölgeleyerek yaratıcılık ve uzun vadeli bağlılık üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Eğitimden iş dünyasına kadar pek çok alanda ödüllendirme stratejileri kurgulanırken bu paradoksal etkinin göz önünde bulundurulması, bireylerin eylemlerle kurduğu sahici bağın korunması açısından hayati bir öneme sahiptir.
Bu parçadan hareketle aşırı gerekçelendirme etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Bir kırtasiyeden alışveriş yapan Tarık ve Umut; defter, kalem ve silgi kategorilerinden toplam 5 farklı ürün satın almıştır. Satın alınan ürünler; kareli defter, çizgili defter, kurşun kalem, tükenmez kalem ve kokulu silgidir.
Bu kişilerin satın aldıkları ürünlerle ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:
* Her bir ürün yalnızca bir kişi tarafından satın alınmıştır.
* Tarık 2, Umut ise 3 ürün satın almıştır.
* Kur��un kalemi Tarık satın almıştır.
* Defterlerden birini Tarık, diğerini ise Umut satın almıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Arda, Burcu, Cem, Defne ve Emre adlı kişiler yaz tatilinde Antalya, Bodrum, Çeşme, Datça ve Efes şehirlerine gitmişlerdir. Kişilerin gittikleri şehirlere ilişkin bazı bilgiler şu şekildedir:
* Her bir kişi farklı bir şehre gitmiştir.
* Cem, Çeşme'ye gitmiştir.
* Arda, Antalya'ya veya Bodrum'a gitmemiştir.
* Burcu'nun gittiği şehrin ilk harfi, Defne'nin gittiği şehrin ilk harfinden Türk alfabesinde hemen sonra gelmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Akustik ekoloji; insanların, çevrelerindeki sesler ve bu seslerin kendi üzerlerindeki etkileriyle olan ilişkisini inceleyen bir disiplindir. 1970'lerde R. Murray Schafer taraf��ndan temelleri atılan bu çalışma alanı, modern dünyada sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte artan gürültü kirliliğine karşı bir duyarlılık geliştirmeyi amaçlar. Akustik ekoloji, yalnızca çevre kirliliği bağlamında ses düzeyini ölçmekle kalmaz; aynı zamanda belirli bir bölgenin kültürel ve doğal kimliğini yansıtan 'ses peyzajlarını' korumayı hedefler. Bu doğrultuda, doğanın kendi ritminde barındırdığı rüzgâr, kuş veya su seslerinin, insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çekerek bu seslerin modern şehir planlamasında aktif olarak değerlendirilmesini savunur.
Bu parçaya göre 'akustik ekoloji' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir teknoloji firmasında çalışan Ali, Banu, Cem ve Deniz; Pazartesi, Salı ve Çarşamba günlerinde Robotik, Bulut Bilişim ve Siber Güvenlik konularında birer sunum yapmışlardır. Bu kişilerin sunum yaptığı günlere ve sunum konularına ilişkin bilgiler şu şekildedir:
* Pazartesi günü yalnızca bir sunum yapılmıştır ve bu sunumun konusu Robotik'tir.
* Banu, Çarşamba günü sunum yapmamıştır.
* Cem ile Deniz aynı gün sunum yapmışlardır.
* Ali, Bulut Bilişim sunumu yapmıştır.
* Eğer Ali sunumunu Çarşamba günü yaptıysa, Deniz Siber Güvenlik sunumu yapmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Pygmalion etkisi veya beklenti etkisi, bireylerin kendilerine yönelik yüksek beklentilere uyum sağlayacak şekilde performanslarını artırması durumunu ifade eder. Sosyal psikolojide bu durum, bir kişinin başkası hakkındaki inançlarının, o başkasının davranışlarını şekillendirmesi ve inanc��n kendini doğrulayan bir kehanete dönüşmesi olarak açıklanır. Sınıf ortamlarında yapılan araştırmalar, öğretmenlerin rastgele seçilen öğrencilerin üstün zekalı olduğuna inandırıldığında, bu öğrencilerin yıl sonunda diğerlerine kıyasla çok daha yüksek başarı gösterdiklerini ortaya koymuştur. Ancak bu etkinin tersi de mümkündür: Düşük beklentiler, bireyin potansiyelini baskılayarak performans düşüşüne yol açar (Golem etkisi). Dolayısıyla insan ilişkilerinde yöneltilen beklentilerin niteliği, muhatabın gelişim seyrini doğrudan belirleyen görünmez bir güç haline gelir.
Bu parçadan hareketle "Pygmalion etkisi" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?