Rüzgar Şekilleri
79 questions
Türkiye'de rüzgârların yer şekilleri üzerindeki etkisi; bitki örtüsü, nemlilik ve zemindeki malzemenin yapısı gibi faktörlere bağlı olarak bölgesel farklılıklar göstermektedir. Bu faktörlerin rüzgâr lehine olduğu alanlarda hem aşındırma hem de biriktirme şekilleri belirginlik kazanır.
Buna göre, rüzgârların Türkiye'deki şekillendirici faaliyetleri ve oluşturduğu yer şekilleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Rüzgârlar, bitki örtüsünün cılız ve kuraklığın belirgin olduğu bölgelerde hem aşındırma hem de biriktirme faaliyetleri yaparak yer yüzünü şekillendirirler. Buna göre, rüzgârların taşıdığı ince boyutlu materyallerin (toz ve kum), rüzgâr hızının azaldığı alanlarda üst üste yığılmasıyla oluşan yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkisi incelendiğinde; bu sürecin sadece rüzgâr hızı ve bitki örtüsüyle değil, aynı zamanda litolojik yapı, mekanik ufalanma ve mineralojik özelliklerle de dinamik bir ilişki içinde olduğu görülür. Özellikle aşınım şekillerinin mikromorfolojik gelişimi, rüzgârın doğrudan etkisinden ziyade farklı dış süreçlerle olan etkileşimine dayanır.
Buna göre, Türkiye'deki rüzgâr şekilleri ve oluşum mekanizmalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, jeomorfolojik süreçler açısından ulaşılabilecek en kapsamlı ve doğru yargıdır?
Türkiye'de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde rüzgârların yer şekillendirici etkisinin diğer bölgelere göre daha belirgin olduğu görülmektedir.
Buna göre, bu bölgelerde rüzgâr aşındırma ve biriktirme faaliyetlerinin şiddetli olmasında temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkisi üzerine araştırma yapan bir yer bilimci, arazide şu bulgulara ulaşmıştır:
I. İnce unsurlu malzemenin rüzgârla taşınması sonucu yüzeyde sadece iri boyutlu çakılların kaldığı bir alan (çöl kaldırımı).
II. Rüzgârın taşıdığı kumların kaya yüzeylerine çarpmasıyla oluşan küçük çaplı, petek görünümlü kovuklar.
III. Dirençli ve dirençsiz tabakaların rüzgâr erozyonuna karşı farklı tepki vermesiyle oluşan, rüzgârın yönüne paralel uzanan keskin sırtlar ve oluklar.
Buna göre, yer bilimcinin gözlemlediği bu yer şekilleri aşağıdakilerden hangisinde doğru sırayla verilmiştir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekilleri üzerindeki etkisi kuraklık ve bitki örtüsünün cılızlığına paralel olarak İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde belirginleşir. Özellikle yatay uzanışlı ve farklı dirençteki tabakalardan oluşan sahalarda rüzgârın yumuşak kısımları daha fazla aşındırması, sert kısımların ise çevreye göre yüksekte kalmasıyla oluşan kule veya piramit benzeri yer şekilleri görülür. Bu açıklamada tarif edilen rüzgâr aşınım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkisi; iklimsel kuraklık, litolojik yapı ve rüzgârın dikey aşındırma profili gibi çoklu değişkenlerin bir sonucudur. Bu şekillenme süreci ve rüzgârın Türkiye topoğrafyasındaki rolü düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi rüzgârın yer şekillendirme mekanizmasına dair yanlış bir değerlendirmedir?
Türkiye'de dış kuvvetlerin yer şekilleri üzerindeki etkisi incelendiğinde, rüzgârların şekillendirici gücü iklim ve bitki örtüsü şartlarına bağlı olarak 'doğrudan' veya 'dolaylı' (yardımcı) olarak sınıflandırılabilir. Bazı yer şekillerinde rüzgâr ana enerji kaynağıyken, bazılarında ise suyun veya diğer kuvvetlerin açtığı yolu takip eden tamamlayıcı bir unsurdur.
Buna göre, aşağıda verilen yer şekillerinden hangisinin oluşum sürecinde rüzgârlar, diğer dış kuvvetlerin etkisinden bağımsız olarak birincil (doğrudan) bir şekillendirici rol üstlenmiştir?
Rüzgârların yer şekillerini aşındırma süreci (abrazyon), rüzgârın hızı ile taşıdığı malzemenin boyutu ve yoğunluğu arasındaki ilişkiye dayanır. Türkiye’de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kurak sahalarda yaygın olarak görülen 'Mantarkaya' oluşumlarında, kayaların alt kısımlarının üst kısımlarına göre çok daha şiddetli bir aşınmaya maruz kaldığı ve inceldiği gözlemlenir.
Mantarkayaların bu karakteristik morfolojik yapısının oluşmasındaki temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin jeomorfolojik özellikleri incelendiğinde, rüzgârların yer şekillendirici etkisinin akarsulara kıyasla daha sınırlı olduğu görülür. Ancak bazı yörelerdeki özel şartlar, rüzgârların doğrudan aşınım ve birikim şekilleri oluşturmasına olanak tanımaktadır.
Buna göre, Türkiye'de rüzgârların oluşturduğu yer şekilleri ve bu kuvvetin etkili olduğu alanların özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Rüzgârlar, aşındırma faaliyetlerini gerçekleştirirken taşıdıkları kum tanelerini genellikle yerden metre yüksekliğe kadar sıçratabilirler (saltasyon). Bu nedenle rüzgârın korazyon (aşındırma) gücü, zemine yakın seviyelerde en yüksek noktaya ulaşırken yükseklik arttıkça hızla azalır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu durumun morfolojik sonuçlarından biri olarak gösterilemez?
Türkiye'de rüzgârların yer şekillerini biçimlendirici etkisi, özellikle İç Anadolu'nun güneyi (Konya-Karapınar çevresi) ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha belirgindir. Bu durumun ortaya çıkmasında, söz konusu bölgelerin aşağıdaki özelliklerinden hangisi temel etkendir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekilleri üzerindeki etkisi, jeolojik yapı ile iklimsel koşulların çok boyutlu bir etkileşimi sonucunda şekillenmektedir. Rüzgârlar, Türkiye genelinde akarsular ve buzullara kıyasla 'ikincil dereceden' bir dış kuvvet olarak kabul edilse de belirli bölgelerde mikroklimatik ve litolojik özelliklere bağlı olarak karakteristik şekiller oluşturabilmektedir.
Türkiye'deki rüzgâr şekilleri, oluşum süreçleri ve coğrafi dağılışları dikkate alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılamaz?
Rüzgârların taşıyıp biriktirdiği ince boyutlu toz ve kum birikintilerine "lös" adı verilir. Türkiye'de löslerin ve diğer rüzgâr biriktirme şekillerinin en yaygın görüldüğü alanların ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Bir dış kuvvet olarak rüzgârın yer şekillerini doğrudan biçimlendirme gücü, zemindeki malzemenin özellikleri ile sahanın iklim ve topografya koşullarına bağlıdır. Türkiye'nin genel özellikleri dikkate alındığında, rüzgârın yer şekilleri üzerindeki doğrudan etkisinin (aşındırma ve biriktirme) azalmasında aşağıdakilerden hangisinin payı en fazladır?
Türkiye'de rüzgârların yer şekilleri üzerindeki etkisi incelendiğinde; rüzgârın doğrudan (birincil) etkili olduğu alanlar ile diğer dış kuvvetlerin oluşturduğu şekilleri 'dolaylı' (ikincil) olarak modifiye ettiği alanlar arasında belirgin farklar görülür.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi rüzgârın Türkiye'deki dolaylı (sekonder) etkisine ve bu etkinin gerçekleştiği morfolojik sürece en iyi örnektir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekillerini biçimlendirme gücü, bölgenin iklim ve bitki örtüsü özelliklerine göre değişkenlik gösterir. Özellikle İç Anadolu'da Konya-Karapınar çevresi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, rüzgârın doğrudan şekillendirici etkisinin en belirgin olduğu yerlerdir.
Buna göre, Türkiye'de rüzgâr şekilleri ve bu şekillerin oluşum şartları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Türkiye’de rüzgârlar, özellikle bitki örtüsünden yoksun, kurak ve yarı kurak bölgelerde yer şekillerini biçimlendirmede etkili bir dış kuvvettir. Rüzgârların taşıdığı materyalleri hızının azaldığı yerlerde üst üste yığmasıyla biriktirme şekilleri meydana gelir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi rüzgârların biriktirme faaliyetleri sonucunda oluşan bir yer şeklidir?
Türkiye'de rüzgârların yer şekillerini biçimlendirme gücünün özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde diğer bölgelere göre daha yüksek olması, bu bölgelerin hangi özelliğiyle en fazla ilişkilidir?
Rüzgârların taşıdığı kum tanelerinin yüzeylere çarparak yaptığı aşındırma (abrazyon) işlemi, yerden yükseldikçe rüzgâr hızı artmasına rağmen belirli bir yükseltiye kadar daha şiddetlidir. Bunun temel nedeni, rüzgârın taşıma kapasitesindeki ağır yüklerin (kum taneleri) yer çekimi etkisiyle alt seviyelerde yoğunlaşmasıdır. Türkiye'de özellikle İç Anadolu'nun kurak düzlüklerinde görülen 'mantarkaya' (pedestal rock) oluşumlarının alt kısımlarının üst kısımlarına göre daha fazla aşınmış olması bu durumun en somut kanıtıdır. Bu jeomorfometrik veriler ışığında, rüzgâr aşındırma süreçlerinin dikey yöndeki karakteristiği ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılabilir?