Kişiler Hukuku
138 questions
Ayırt etme gücüne sahip olan , akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanmış ve kendisine vasi olarak Ankara'da yerleşim yeri bulunan amcası atanmıştır. Kısıtlama kararı Eskişehir Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiştir. , vasi 'nun kararıyla tedavisi ve bakımı için İstanbul'daki bir özel rehabilitasyon merkezine yerleştirilmiş ve aydır kesintisiz olarak burada kalmaktadır. Türk Medeni Kanunu uyarınca 'nın yerleşim yeri aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kişinin adının, rızası dışında bir başkası tarafından ticari bir unvan veya takma ad olarak kullanılması (adın gaspı) durumunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde adın korunmasına yönelik açılabilecek davalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir kamu kurumunda uzman yardımcısı olarak görev yapan (U), idari işlemlerde kişilerin ehliyet durumlarını değerlendirmek amacıyla Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerini incelemektedir.
Buna göre, (U)'nun "hak ehliyeti" kavramı ve kuralları ile ilgili olarak ulaştığı aşağıdaki sonuçlardan hangisi hukuken doğrudur?
Tacir (R), yapacağı büyük ölçekli bir ticari yatırım öncesinde resmî makamlara sunmak üzere nüfus kayıt örneği talep etmiştir. Ancak kendisine verilen belgede, hakkında verilmiş herhangi bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen medeni hâlinin ve fiil ehliyetinin sehven "kısıtlı" olarak kaydedildiğini öğrenir. Bu hatalı kayıt nedeniyle yatırım sözleşmesi iptal edilen ve ciddi bir mali kayba uğrayan (R), hem kaydın düzeltilmesini hem de uğradığı zararın giderilmesini istemektedir.
Kişisel durum siciline hâkim olan ilkeler ve bu sicilin tutulmasından doğan sorumluluk kuralları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir kimya fabrikasında mühendis olarak çalışan , fabrikada meydana gelen ve tesisi tamamen yok eden büyük bir patlama sırasında reaktör odasında bulunmaktadır. Olay sonrasında yapılan tüm arama kurtarma çalışmalarında 'ye ait herhangi bir cesede veya kalıntıya ulaşılamamış, ancak patlama anında söz konusu odada bulunduğu güvenlik kameraları ile kesin olarak tespit edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, 'nin hukuki durumu ve kişiliğinin sona ermesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Bir hukuk fakültesi öğrencisi olan (K), hazırladığı dönem ödevinde gerçek kişilerin ehliyetleri ile ilgili şu ifadelere yer vermiştir: 'Hukukumuzda bir kimsenin haklara ve borçlara ehil olabilmesi, yani pasif ehliyete sahip olabilmesi için belirli bir zihinsel olgunluğa (ayırt etme gücüne) erişmiş olması ve asgari yaş sınırını geçmiş olması zorunludur. Henüz dünyaya gelmemiş olan bir varlığın hukuken hak sahibi olabilmesi mümkün değildir.'
Türk Medeni Kanunu'nun 8. (Hak ehliyeti) ve 28. (Kişiliğin başlangıcı) maddeleri dikkate alındığında, öğrenci (K)'nin bu ifadelerine yönelik aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Kişilerin bizzat kendi eylem ve işlemleriyle haklar kazanabilmesi veya borç altına girebilmesi, kanun koyucu tarafından belirli hukuki şartların varlığına bağlanmıştır.
Bu hukuki statünün koşulları ve ehliyet türlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Özel hukuk ilişkilerinde, gerçek kişilerin kendi irade açıklamalarıyla haklar kazanıp borç altına girebilmeleri (fiil ehliyeti) belirli yasal kriterlerin kümülatif olarak varlığına bağlanmıştır. Buna karşılık, salt hak süjesi olabilmeyi ifade eden hak ehliyeti evrensel ve eşitlikçi bir temele dayanır.
Medeni hukuk kuralları çerçevesinde ehliyet kavramları ve fiil ehliyetinin şartları değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?
Türk Medeni Kanunu'na göre, kişilerin fiil ehliyeti gruplarına (tam ehliyetli, sınırlı ehliyetli, tam ehliyetsiz, sınırlı ehliyetsiz) ayrılmasında yaş, ayırt etme gücü ve kısıtlılık durumu esas alınmaktadır.
Buna göre, aşağıdaki durum ve fiil ehliyeti grubu eşleştirmelerinden hangisi hukuken yanlıştır?
On altı yaşını doldurmuş olan Ayşe, ayırt etme gücüne sahiptir ve mahkeme kararıyla olağanüstü evlenmesine izin verilmesi üzerine geçerli bir evlilik yapmıştır. Hakkında alınmış herhangi bir kısıtlama kararı bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen fiil ehliyetinin şartları dikkate alındığında, Ayşe'nin hukuki durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Mimar olarak görev yapan (T), bir resmî işlem sırasında kişisel durum sicilinde (nüfus kütüğünde) sağ olmasına rağmen sehven ölü olarak kaydedildiğini ve bu hata yüzünden bankacılık işlemlerini gerçekleştiremediğini öğrenmiştir. Bu durumdan dolayı ciddi bir maddi zarara uğrayan (T), kaydın düzeltilmesi ve zararının tazmini için hukuki yollara başvuracaktır. Diğer yandan, (T)'nin ticari rakibi (V), aralarındaki ticari bir uyuşmazlık nedeniyle (T)'nin medeni hâlini ve soy bağını detaylıca araştırmak amacıyla nüfus müdürlüğüne bizzat giderek (T)'nin sicil kayıtlarını doğrudan inceleme talebinde bulunmuştur.
Türk Medeni Kanunu'nun kişisel durum siciline ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kasten işlediği bir suçtan dolayı iki yıl hapis cezasına mahkûm olan ve cezası kesinleşerek infazına başlanan ayırt etme gücüne sahip ressam (R)'ye kanun gereği vasi atanmıştır. (R), cezaevinde bulunduğu sırada eserlerinin satımı için bir sanat galerisiyle sözleşme imzalamıştır. Aynı gün, üniversite öğrencisi yeğeninin bankadan çekeceği eğitim kredisi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Buna göre (R)'nin fiil ehliyeti durumu ve yaptığı hukuki işlemlerin akıbetiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Üniversite öğrencisi (B), yurt dışı eğitim bursu başvurusu için Nüfus Müdürlüğünden aldığı nüfus kayıt örneğinde, doğum tarihinin gün ve ay olarak doğru ancak yıl olarak yanlış yazıldığını fark etmiştir. Bu yanlışlık sebebiyle burs yaş sınırına takılan (B), başvurusunu yapamamış ve maddi zarara uğramıştır.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, (B)'nin kayıtların düzeltilmesi ve uğradığı zararın tazmini talepleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Gerçek kişilerin haklara ve borçlara ehil olmaları ile bizzat kendi fiil ve işlemleriyle hak kazanıp borç altına girebilmeleri farklı hukuki kurallara ve şartlara tabidir.
Fiil ehliyetinin şartları ve bu şartların hukuki nitelikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Ünlü bir gastronomi uzmanı olan Bay (C)'nin ismi ve fotoğrafı, rızası alınmaksızın bir restoran zincirinin ülke çapındaki reklam kampanyasında 'Yeni başdanışmanımız' ibaresiyle kullanılmıştır. Restoran zinciri bu reklamlar sayesinde müşteri sayısını ve cirosunu önemli ölçüde artırarak büyük bir gelir elde etmiştir. Olayı öğrenen Bay (C), isminin izinsiz kullanılmasından rahatsızlık duymuş ancak kendi profesyonel işlerinde herhangi bir müşteri kaybı veya malvarlığı eksilmesi yaşamamıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun kişiliğin korunmasına ilişkin hükümleri dikkate alındığında, Bay (C)'nin başvurabileceği hukuki yollarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Başarılı tasarımlarıyla tanınan ödüllü mimar Cenk, kendisiyle aynı ön ada sahip olan ancak mimarlıkla hiçbir ilgisi bulunmayan başka bir şahsın, sadece bu isim benzerliğinden yararlanarak çeşitli dijital platformlarda "Mimar Cenk" adıyla sahte projeler yayımladığını tespit etmiştir. Bu durum, tasarımı yapan asıl kişinin kim olduğu konusunda kamuoyunu yanıltmakta ve gerçek Cenk'in mesleki itibarına ciddi zararlar vermektedir.
Bu olaydaki isim hakkı ihlali ve Türk Medeni Kanunu kuralları dikkate alındığında, başvurulabilecek hukuki yollara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Gebelik sürecindeki (G), tıbbi bir operasyon esnasında sağlık ekibinin ihmali neticesinde karnındaki bebeğinin zarar görmesine neden olan talihsiz bir olay yaşamıştır. Bu durum üzerine hastane idaresiyle uyuşmazlık çıkmış; idare yetkilileri, henüz anne karnında olan bir varlığın hukuken korunan bir hakkı olamayacağını, bir hakkın süjesi olabilmek için kişinin en azından ayırt etme gücüne ve belirli bir olgunluğa (erginliğe) erişmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Türk Medeni Kanunu'nun ehliyet sistemine ilişkin temel ilkeleri dikkate alındığında, ceninin durumu ve idarenin argümanları hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?
Bir mevzuat hazırlık komisyonunun taslağında; 'İdrak yeteneği bulunmayan kısıtlı bireylerin kendi adlarına herhangi bir ayni hak edinemeyeceği' ve 'Anne karnındaki ceninin henüz dünyaya gelmemesi sebebiyle miras paylaşımında hak sahibi sayılamayacağı' yönünde tespitlere yer verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun hak ehliyetine ilişkin genel ilkeleri (m.8 ve m.28) dikkate alındığında, bu taslaktaki değerlendirmelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?