Uluslararası Sorumluluk

277 questions

Question 21Question

AA Devleti'nin gümrük biriminde görevli bir memur, kendisine verilen kesin talimatlara ve yetki sınırlarına aykırı hareket ederek, BB Devleti'nin resmi bir heyetine ait olan ve gümrük muafiyeti bulunan hassas bilimsel ölçüm cihazlarına el koymuştur. El konulan bu cihazlar, depolama sırasında memurun ihmali sonucunda meydana gelen bir kaza nedeniyle tamamen tahrip olmuş ve tamiri mümkün olmayacak şekilde kullanılamaz hale gelmiştir. AA Devleti yönetimi, memurun kendi yetkisini aşarak (ultraultra viresvires) hareket ettiğini ve bu nedenle devletin bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca cihazlar yok olduğu için onarımın mümkün olmadığını savunmaktadır.

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 'Devletin Uluslararası Sorumluluğu' hakkındaki Taslak Maddeleri uyarınca, bu olayda AA Devleti'nin sorumluluğu ve onarım yükümlülüğü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Memurun yetki aşımı fiili devlete isnat edilir ve cihazların aynen iadesi maddi olarak imkansızlaştığı için AA Devleti tazminat ödemekle yükümlüdür.

Answer

Memurun yetki aşımı fiilinin devlete isnat edileceği ve eski hale iadenin imkansızlığı durumunda tazminat ödenmesi gerektiği yönündeki ifade doğrudur.
Uluslararası hukukta devletin sorumluluğu için fiilin devlete isnat edilmesi gerekir; görevlilerin yetkilerini aşması (ultra vires) bu isnadiyeti engellemez. Sorumluluğun sonucu olarak ortaya çıkan 'tam onarım' yükümlülüğünde, 'eski hale iade' (restitutio in integrum) ilk başvurulacak yöntemdir. Ancak sorudaki olayda olduğu gibi cihazların tahrip olması maddi bir imkansızlık (material impossibility) yarattığından, onarım 'tazminat' (compensation) yoluyla gerçekleştirilir.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin devlete isnat edilebilirliğini (attribution) değerlendir.
UHK Taslak Maddeleri Madde 7 uyarınca, bir devlet organı veya görevlisi yetkisini aşsa bile görevini ifa ederken işlediği fiiller devlete isnat edilir.
Uluslararası sorumlulukta 'isnadiyet' kuralı, devletin kendi ajanları üzerindeki kontrol yükümlülüğünü esas alır.
2
Onarım (reparation) türünü belirle.
Cihazlar tamamen tahrip olduğu için 'Eski Hale İade' (Restitution) maddi olarak imkansızdır.
Onarımda öncelik eski hale iadedir; ancak nesnenin yok olması durumunda bu yöntem uygulanamaz.
3
İkincil onarım yöntemi olan tazminatı (compensation) uygula.
Madde 36 uyarınca, eski hale iadenin zararı tam olarak karşılamadığı veya imkansız olduğu durumlarda tazminat ödenir.
Tam onarım (full reparation) ilkesi gereği, mağdur devletin maddi kaybı giderilmelidir.

Key Concept

Tam Onarım İlkesi ve İsnadiyet

Hints

1
Devlet memurlarının 'yetki aşımı' (ultra vires) durumunda devletin sorumlu olup olmayacağını hatırlayın.
2
Onarım türleri arasındaki hiyerarşiyi düşünün: Eski hale iade mümkün değilse hangi yöntem devreye girer?
3
Cihazlar tamamen yok olduğu için 'eski hale getirme' (restitution) fiziksel olarak imkansızdır; bu durumda maddi karşılık (compensation) ödenmesi gerekir.

Practice More

Maddi olmayan (manevi) zararların giderilmesinde kullanılan 'Tarziye' (Satisfaction) yönteminin hangi durumlarda tazminatın önüne geçebileceğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 22Question

Uluslararası hukukta, kural olarak özel kişilerin eylemleri devlete isnat edilemez ve bu nedenle devletin doğrudan sorumluluğunu doğurmaz. Ancak, bir grup sivil göstericinin yabancı bir devletin konsolosluk binasını işgal etmesi olayında, ev sahibi devletin resmi makamları başlangıçta eyleme müdahil olmamış; fakat daha sonra yaptıkları resmi açıklamalarla eylemi onayladıklarını, desteklediklerini ve kendi politikalarının bir parçası olarak sürdüreceklerini ilan etmişlerdir.

2001 tarihli 'Devletlerin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğu Hakkında Madde Taslağı' (ILC Metni) uyarınca, başlangıçta özel nitelikte olan bu eylemlerin devlete isnat edilmesini sağlayan hukuki dayanak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eylemin devlet tarafından kendi eylemi olarak kabul edilmesi ve benimsenmesi

Answer

Eylemin devlet tarafından kendi eylemi olarak kabul edilmesi ve benimsenmesi
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 11. maddesine göre, normal şartlarda devlete isnat edilemeyen bir davranış, devletin söz konusu davranışı kendi davranışı olarak kabul etmesi ve benimsemesi halinde ve bu ölçüde, uluslararası hukuk uyarınca o devletin bir fiili sayılır. Senaryoda devletin eylemi onaylaması ve politikalarının parçası olarak ilan etmesi bu kuralın doğrudan karşılığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Eylemi gerçekleştirenlerin statüsünü analiz et
Eylemciler sivil bir gruptur, resmi bir devlet organı veya yetkilendirilmiş kuruluş değildir.
İsnadiyet kurallarında ilk adım, eylemin bir devlet organına ait olup olmadığını saptamaktır.
2
Eylemin başlangıçtaki niteliğini değerlendir
Eylem başlangıçta devlete atfedilemez bir 'özel kişi' fiilidir.
Genel kural olarak devlet, vatandaşlarının özel haksız fiillerinden sorumlu tutulamaz.
3
Devletin eylem sonrasındaki beyanlarını incele
Devletin eylemi onayladığı ve benimsediği görülmektedir.
Devletin sonradan verdiği onay, isnadiyetin türünü belirler.
4
İlgili ILC maddesini uygula
ILC Madde 11 (Kabul ve Benimseme) uyarınca eylem devlete isnat edilir.
Devletin bir eylemi sahiplenmesi, o eylemi hukuken devlet fiili haline getirir.

Key Concept

İsnadiyet (Atıf): Kabul ve Benimseme Yoluyla Sorumluluk (ILC Madde 11)

Hints

1
Özel kişilerin eylemlerinin devlete atfedilmesinde eylemden 'önceki' kontrol ile eylemden 'sonraki' onay arasındaki farka dikkat edin.
2
UAD'nin Tahran Rehineler Davası'nda (ABD - İran) geliştirdiği iki aşamalı sorumluluk analizini hatırlayın.
3
Eğer bir devlet dışarıdan başlayan bir eylemi 'kendi eylemiymiş gibi' üstlenirse, bu durum ILC 11. maddesi kapsamına girer.

Practice More

ILC Madde 8'deki 'etkin denetim' (Nikaragua Davası) ile 'genel denetim' (Tadic Davası) arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.

Alternative Method

Olayı iki aşamaya ayırın: 1. Aşama (İşgal anı) -> Devletin ihmali (Koruma yükümlülüğü ihlali). 2. Aşama (Sahiplenme beyanı) -> Doğrudan isnadiyet (Madde 11).
Estimated Time:1m 30s
Question 23Question

Turistik amaçla Alpha isimli yabancı bir devlette bulunan Beta Devleti vatandaşı bir kişi, haksız bir idari işlem sonucu zarara uğramıştır. Beta Devleti, vatandaşının yaşadığı bu mağduriyeti devletler arası bir uyuşmazlık haline getirerek Alpha Devleti'nin uluslararası sorumluluğunu ileri sürmek istemektedir.

Bu olayda Beta Devleti'nin koruma yetkisini uluslararası alanda kullanabilmesi için, kural olarak mağdur vatandaşın öncelikle yerine getirmesi gereken hukuki şart aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alpha Devleti'nin kendi hukuk sisteminde yer alan idari ve yargısal tüm başvuru yollarını sonuna kadar kullanması

Answer

Mağdur vatandaşın, zarara sebep olan Alpha Devleti'nin mevcut idari ve yargısal tüm yerel başvuru yollarını (iç hukuk yollarını) tüketmesi gerekmektedir.
Diplomatik koruma mekanizmasının işletilebilmesi için uluslararası örf ve âdet hukukunda kabul görmüş temel bir ön şart, 'İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi' (Exhaustion of Local Remedies) kuralıdır. Bu kural uyarınca, yabancı bir devlette zarara uğrayan kişi, kendi devleti olaya müdahil olmadan önce kendisine zarar veren devletin sistemindeki tüm hukuki ve idari itiraz mekanizmalarını sonuna kadar kullanmak zorundadır. Devlete, uluslararası bir uyuşmazlık haline gelmeden önce kendi mahkemeleri aracılığıyla hatayı düzeltme fırsatı tanınmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini ve hedeflenen hukuki mekanizmayı tespit et.
Devletin, yabancı ülkede haksızlığa uğrayan vatandaşı adına uluslararası düzeyde sorumluluk talep etmesi süreci (Diplomatik Koruma) söz konusudur.
Hangi uluslararası hukuk kurallarının uygulanacağını belirlemek.
2
Diplomatik korumanın temel şartlarını hatırla.
Diplomatik koruma için iki temel şart aranır: 1) Tabiilik (Uyrukluk) bağının bulunması, 2) İç hukuk yollarının tüketilmiş olması.
Soruda vatandaşın öncelikle yerine getirmesi gereken eylem (ikinci şart) sorulmaktadır.
3
Seçenekleri diplomatik korumanın ön şartları bağlamında değerlendir.
Doğru yanıt olan iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı teşhis edilir.
Uluslararası hukukun ikincilliği (tali niteliği) gereği, zarara sebep olan devlete kendi mahkemelerinde bu hatayı düzeltme fırsatı verilmelidir.

Key Concept

Diplomatik Korumanın Ön Şartları (İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Kuralı)
Question 24Question

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) Devletin Uluslararası Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri'ne göre, bir fiilin devlete isnat edilebilmesi (atıf yapılabilmesi) için belirli kurallar öngörülmüştür.

Buna göre;
I. Devletin hiçbir ihmali (due diligence ihlali) veya yönlendirmesi olmaksızın, tamamen kendi inisiyatifiyle hareket eden sivil bir vatandaşın yabancı bir turiste saldırması
II. Bir polis memurunun, resmi üniformasıyla görev yaparken kendisine verilen yetkileri açıkça aşarak (ultra vires) ve talimatlara aykırı davranarak yabancı bir diplomata zarar vermesi
III. Devlete karşı silahlı mücadele yürüten ancak nihayetinde bastırılan başarısız bir isyancı hareketin (devrimci grubun) çatışmalar sırasında yabancı yatırımları tahrip etmesi
IV. Mevcut hükümeti devirerek yeni hükümeti kuran başarılı bir isyancı hareketin, iktidara gelmeden önceki silahlı eylemleri

yukarıdaki eylemlerden hangileri ilgili devlete isnat edilemez?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Sivil vatandaşın ve başarısız isyancı hareketin eylemlerini içeren I ve III numaralı ifadeler devlete isnat edilemez.
Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) Taslak Maddeleri'ne göre; I. öncüldeki sivil vatandaşın bireysel eylemi (devletin makul özen yükümlülüğünü ihlal etmediği için) ve III. öncüldeki başarısız isyancı hareketin eylemleri devlete isnat edilemez. Buna karşılık, II. öncüldeki polis memuru yetkisini aşmış (ultra vires) olsa dahi resmi sıfatıyla hareket ettiği için (Madde 7) ve IV. öncüldeki isyancı hareket başarılı olup yeni hükümeti kurduğu için (Madde 10) bu eylemler geriye dönük olarak devlete isnat edilir. Bu nedenle isnat edilemeyen eylemler yalnızca I ve III numaralı ifadelerdir.

Step-by-Step Solution

1
I. öncüldeki sivil vatandaşın durumunu analiz etmek.
Devletin ihmali (due diligence ihlali) olmadıkça özel kişilerin eylemleri devlete isnat edilmez.
ILC Taslak Maddeleri Madde 8 uyarınca bir fiilin isnadiyeti için devletin yönlendirmesi veya etkin kontrolü gerekir.
2
II. öncüldeki yetki aşımı (ultra vires) durumunu incelemek.
Polis memurunun eylemi yetki aşımı olsa dahi devlete isnat edilir.
Madde 7 uyarınca, resmi sıfatıyla hareket eden devlet organının yetkisini açıkça aşması devleti uluslararası sorumluluktan kurtarmaz.
3
III ve IV. öncüllerdeki isyancı hareketlerin farklarını karşılaştırmak.
Başarısız isyancı hareketin eylemleri isnat edilmezken, başarılı olanların eylemleri isnat edilir.
Madde 10 uyarınca, mevcut yönetimi devirerek yeni hükümeti kuran isyancı grubun geçmişteki eylemleri geriye dönük olarak o devletin eylemi sayılır.
4
Doğru eşleştirmeyi belirlemek.
İsnat edilemeyen eylemler sadece I ve III numaralı ifadelerdir.
Soruda açıkça 'isnat edilemez' olanlar istendiği için doğru öncüller seçilir.

Key Concept

Devletin Uluslararası Sorumluluğunda İsnadiyet (Atıf) Kuralları
Question 25Question

Uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu kural olarak uluslararası hukuka aykırı bir fiilin varlığına dayanır. Ancak günümüzde nükleer enerji santrallerinin işletilmesi, uzay faaliyetleri veya tehlikeli maddelerin taşınması gibi uluslararası hukukça yasaklanmamış (hukuka uygun) fakat yüksek risk taşıyan faaliyetler sonucunda sınır aşan zararların meydana gelmesi durumu özel sorumluluk rejimlerine konu olmaktadır.

Buna göre, uluslararası hukukta hukuka uygun fiillerden kaynaklanan (kusursuz/risk) sorumluluk rejimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sorumluluğun doğması için devletin herhangi bir kusurunun veya hukuka aykırı bir fiilinin ispatlanmasına gerek olmayıp, salt tehlikeli faaliyetten kaynaklanan sınır aşan zararın meydana gelmesi yeterlidir.

Answer

Sorumluluğun doğması için devletin herhangi bir kusurunun veya hukuka aykırı bir fiilinin ispatlanmasına gerek olmayıp, salt tehlikeli faaliyetten kaynaklanan sınır aşan zararın meydana gelmesinin yeterli olduğunu belirten ifade doğrudur.
Hukuka uygun fiillerden kaynaklanan kusursuz (risk) sorumluluk rejiminin en temel hukuki karakteristiği, mağdur tarafın zarar veren devletin herhangi bir ihmalini, kusurunu veya uluslararası hukuku ihlal ettiğini kanıtlamak zorunda olmamasıdır. Yüksek derecede tehlike içeren ancak yasaklanmayan (nükleer santral, uzay faaliyetleri gibi) faaliyetlerin yürütülmesi esnasında sınır aşan bir zarar meydana geldiğinde, faaliyet ile zarar arasındaki nedensellik (illiyet) bağının varlığı sorumluluğun ve tazminat yükümlülüğünün doğması için tek başına yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki sorumluluk türünü tespit et.
Soru, klasik devlet sorumluluğundan (hukuka aykırı fiil) farklı olan 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan kusursuz/risk sorumluluğunu' sormaktadır.
Uluslararası hukukta sorumluluk rejimleri temelde kusura/hukuka aykırılığa dayalı olanlar ve salt zarar (risk) doğmasına dayalı olanlar olarak ikiye ayrılır.
2
Kusursuz (risk) sorumluluğunun kurucu unsurlarını değerlendir.
Bu rejimde hukuka aykırı bir fiil (ihlal) ve kusur aranmaz; tehlikeli bir faaliyet (uzay, nükleer vb.), bu faaliyetten doğan bir zarar ve ikisi arasındaki illiyet bağı yeterlidir.
Tehlikeli ancak yasaklanmamış faaliyetleri yürüten devletlerin, elde ettikleri menfaatin yanı sıra bu faaliyetin yarattığı ağır zararlara da katlanması (nimet-külfet dengesi) amaçlanır.
3
Seçenekleri kurucu unsurlar ve istisnalar bağlamında ele.
Sadece zarar ve illiyet bağının yeterli olduğunu vurgulayan seçenek doğru kabul edilirken; yetki aşımı, jus cogens argümanı, iç hukuk yollarının zorunluluğu ve mücbir sebebin sorumluluğu otomatik kaldırdığına dair ifadeler elenir.
Yanlış seçenekler klasik sorumluluk rejiminin (hukuka aykırılık ve isnadiyet) kurallarını, yanlış bir şekilde kusursuz sorumluluk rejimine uyarlamaya çalışmaktadır.

Key Concept

Hukuka Uygun Fiillerden Kaynaklanan (Kusursuz/Risk) Sorumluluk
Question 26Question

Zeta Cumhuriyeti'nde meydana gelen siyasi çalkantılar sürecinde bazı uluslararası nitelikli hadiseler vuku bulmuştur:

I. Emniyet teşkilatına mensup bir komiser, resmi üniforması üzerinde ve nöbet saatinde olmasına rağmen, amirlerinin kesin yasağını çiğneyerek ve yetkilerini açıkça aşarak (ultra vires) komşu ülkenin büyükelçilik binasına ateş açmıştır.
II. Hiçbir devlet yönlendirmesi veya kontrolü altında olmayan sıradan şehir sakinleri, anlık bir provokasyonla limandaki yabancı bir ticaret gemisine hasar vermiştir. Güvenlik güçleri olaya derhal müdahale etmiş ve devletin herhangi bir önleme ihmali (due diligence eksikliği) tespit edilmemiştir.
III. Ülkenin güneyini kontrol eden bir direniş cephesi, çatışmalar sırasında yabancı yatırımcılara ait fabrikaları tahrip etmiştir. Bu direniş cephesi, aylar süren mücadelenin ardından mevcut hükümeti devirerek Zeta Cumhuriyeti'nin resmi ve meşru otoritesi statüsünü kazanmıştır.
IV. Kuzey bölgesindeki bağımsızlık yanlısı silahlı bir oluşum, sınır ötesi operasyonlar düzenlemiş, ancak nihayetinde devletin kolluk kuvvetlerince tamamen tasfiye edilmiştir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan Devletin Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler dikkate alındığında, bu vakaların Zeta Cumhuriyeti'ne atfedilmesi (isnadiyeti) konusunda aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Emniyet mensubunun yetkisini aşarak gerçekleştirdiği eylem ile nihayetinde meşru otorite haline gelen direniş cephesinin geçmiş eylemleri devlete isnat edilebilir; ancak anlık galeyana gelen sakinlerin ve tasfiye edilen oluşumun eylemleri devlete atfedilemez.

Answer

Doğru hukuki değerlendirme, emniyet mensubunun yetkisini aşarak gerçekleştirdiği eylem ile nihayetinde meşru otorite haline gelen direniş cephesinin çatışma dönemindeki eylemlerinin devlete isnat edilebilir olduğunu; ancak anlık galeyana gelen sıradan sakinlerin ve başarısız olup tasfiye edilen oluşumun eylemlerinin devlete atfedilemeyeceğini belirten seçenektir.
Devletin Sorumluluğuna İlişkin ILC Taslak Maddeleri uyarınca isnadiyet tespiti oldukça net kurallara bağlanmıştır. Madde 7 gereği, devlet organlarının ve yetkili kılınmış kişilerin resmi sıfatla hareket ederken yetkilerini aşmaları (ultra vires) eylemin devlete isnat edilebilirliğini ortadan kaldırmaz. Madde 10 gereği, meşru hükümet haline gelmeyi başaran bir ayaklanma hareketinin eylemleri geriye dönük olarak (ex tunc) yeni devlete atfedilir. Diğer taraftan, devletin koruma yükümlülüğünü ihmal etmediği özel kişi eylemleri ile başarılı olamayan isyancı grupların eylemleri devlete isnat edilemez. Doğru seçenek bu dört durumun ILC kurallarına uygun sentezini yapmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Emniyet mensubunun (I. vaka) durumunun değerlendirilmesi
Eylem devlete isnat edilir.
Bir devlet organı veya görevlisi resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece, yetkisini aşsa veya talimatlara aykırı davransa dahi (ultra vires) fiili devlete isnat edilir.
2
Sıradan şehir sakinlerinin (II. vaka) durumunun değerlendirilmesi
Eylem devlete isnat edilmez.
Özel kişilerin eylemleri, ancak devletin talimatı, yönlendirmesi veya kontrolü altında gerçekleştirilmişse devlete isnat edilir. Olayda devletin gerekli özeni gösterme (due diligence) yükümlülüğünü ihlal etmediği belirtildiğinden sorumluluk doğmaz.
3
Direniş cephesinin (III. vaka) durumunun değerlendirilmesi
Eylem devlete isnat edilir.
Yeni devlet hükümeti haline gelmeyi başaran bir isyancı hareketin veya başka bir oluşumun fiilleri, uluslararası hukukta geriye dönük olarak o devletin fiili sayılır.
4
Tasfiye edilen silahlı oluşumun (IV. vaka) durumunun değerlendirilmesi
Eylem devlete isnat edilmez.
Başarısız olan ve amacına ulaşamadan dağıtılan ayaklanma veya ayrılıkçı hareketlerin fiilleri devlete isnat edilemez.

Key Concept

Devletin uluslararası sorumluluğunda isnadiyet (atıf) ilkeleri, ultra vires organ eylemleri ve isyancı grupların statüsü.
Question 27Question

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından 2001 yılında kabul edilen 'Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler' uyarınca, bir haksız fiilin devlete isnat edilebilirliği (atıf) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bir devlet organının veya kamu gücü ayrıcalıklarını kullanmaya yetkili kılınmış bir kişinin, kendisine verilen yetki sınırlarını aşarak (ultra vires) veya talimatlara aykırı hareket ederek işlediği haksız fiiller, bu kişi resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece devlete isnat edilir.

Answer

Bir devlet organının veya kamu gücü ayrıcalıklarını kullanmaya yetkili kılınmış bir kişinin, kendisine verilen yetki sınırlarını aşarak (ultra vires) veya talimatlara aykırı hareket ederek işlediği haksız fiiller, bu kişi resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece devlete isnat edilir.
Doğru ifade, ILC Taslak Maddeleri'nin 7. maddesinde düzenlenen 'yetki aşımı veya talimatlara aykırılık' durumunu yansıtmaktadır. Bir devlet görevlisi veya organı, kendisine verilen talimatlara aykırı davransa veya yasal yetkilerini aşsa (ultra vires) dahi, eğer bu fiili resmi kapasitesiyle (yani devletin bir temsilcisi gibi görünerek) işliyorsa, bu fiil devlete isnat edilir. Bu kural, uluslararası hukukta devletin sorumluluktan kaçmasını engellemek amacıyla getirilmiş temel bir ilkedir.

Step-by-Step Solution

1
ILC Taslak Maddeleri'nin 7. maddesini (Yetki Aşımı) analiz etme
Bir organın resmi kapasiteyle hareket ettiği sürece, yetkisini aşsa (ultra vires) dahi fiillerinin devlete isnat edileceği kuralına ulaşılır.
Devletin dış dünyadaki temsilcilerinin resmi sıfatla yaptıkları eylemlerin güvenilirliğini sağlamak ve devletin sorumluluktan kaçmasını önlemek.
2
Başarılı isyan hareketlerine ilişkin 10. maddeyi değerlendirme
Başarılı isyan hareketlerinin tüm eylemleri (isyanın başlangıcından itibaren) yeni devletin/hükümetin fiili sayılır.
Devlette süreklilik ve isyan sürecindeki haksızlıkların telafisi ilkesi.
3
Özel şahıslar ve 'benimseme' kuralını (11. madde) inceleme
Özel şahıs fiilleri ancak devlet tarafından kabul edilir ve benimsenirse devlet fiili sayılır (Tahran Rehineleri davası örneği).
Özel şahısların devlet adına hareket etme yetkisi bulunmaması.

Key Concept

İsnadiyet (Atıf) Kuralları ve Ultra Vires Sorumluluğu
Question 28Question

Uluslararası hukukun işleyişinde asli (birincil) kurallar devletlerin uyması gereken yükümlülükleri belirlerken, tali (ikincil) kurallar bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi durumunda ortaya çıkacak hukuki sonuçları ve sorumluluk rejimini düzenler. Birleşmiş Milletler çatısı altında teamül kurallarının kodifikasyonu sonucu ortaya konan ve devletin uluslararası sorumluluğunun tesis edilebilmesi için belirli asgari unsurların bir araya gelmesini arayan bir çerçeve kabul edilmiştir.

X Devleti'nin resmi sahil güvenlik gemisi, açık denizlerde devriye gezerken amirlerinin kesin talimatlarının dışına çıkarak (yetki aşımı) Y Devleti bandıralı bir sivil araştırma gemisine hukuka aykırı şekilde müdahale etmiş ve gemiyi durdurmuştur. Olayda gemiye veya mürettebata hiçbir maddi zarar verilmemiş, devletin bu yönde kasıtlı bir politikası (kusuru) bulunmamış ve gemi kısa süre sonra serbest bırakılmıştır. Y Devleti, X Devleti'ne karşı uluslararası sorumluluk iddiasında bulunmuştur.

Bu olay bağlamında, devletin uluslararası sorumluluğunun 'kurucu unsurları' ve ikincil kuralların doğası dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sorumluluğun doğabilmesi için eylemin X Devleti'ne atfedilebilir olması ve uluslararası bir yükümlülüğün ihlal edilmiş olması yeterlidir; yetki aşımı isnadiyeti ortadan kaldırmaz ve somut bir maddi zarar veya kusur kurucu bir unsur olarak aranmaz.

Answer

Sorumluluğun doğabilmesi için eylemin devlete atfedilebilir olması ve uluslararası bir yükümlülüğün ihlal edilmiş olması yeterlidir; yetki aşımı isnadiyeti ortadan kaldırmaz ve somut bir maddi zarar veya kusur kurucu bir unsur olarak aranmaz.
Uluslararası teamül hukukunu kodifiye eden ikincil kurallara göre devletin uluslararası sorumluluğunun iki temel kurucu unsuru vardır: Eylemin veya ihmalin uluslararası hukuk uyarınca devlete atfedilebilir (isnat edilebilir) olması ve bu eylemin devletin uluslararası bir yükümlülüğünün ihlalini teşkil etmesi. Devlet organlarının veya yetkililerinin resmi sıfatlarıyla hareket ederken yetkilerini aşmaları (ultra vires), fiilin devlete atfedilmesini engellemez. Ayrıca sorumluluğun doğması için genel kural olarak somut bir maddi 'zarar' veya 'kusur' (kast/ihmal) aranmaz; hukuka aykırılığın (ihlalin) varlığı tek başına kurucu unsur olarak yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki devlet organı statüsünü ve yetki aşımı (ultra vires) durumunu değerlendir
Sahil güvenlik görevlileri resmi kapasiteyle hareket ettiği için yetkilerini aşsalar dahi eylemleri X Devleti'ne atfedilir (İsnadiyet unsuru tamam).
Uluslararası hukukta devletin iç yetki kurallarını veya talimatları bahane ederek sorumluluktan kaçınmasını engellemek.
2
Zarar ve kusurun durumunu analiz et
Olayda fiziki zarar veya kasıt (kusur) olmaması, uluslararası yükümlülüğün ihlal edildiği gerçeğini değiştirmez.
Teamül kurallarına göre zarar veya kusur, sorumluluğun objektif olarak doğması için aranan genel kurucu unsurlardan değildir.
3
Seçeneklerdeki yanılgıları ele
Zaruret hali, iç hukuk yollarının tüketilmesi ve mahkeme kararı şartı gibi unsurların bu olayda kurucu unsur niteliği taşımadığı belirlenir.
Bu unsurlar doğrudan kurucu unsur olmayıp usuli şartlar veya istisnai savunma mekanizmalarıdır.

Key Concept

Sorumluluğun Kurucu Unsurları (İsnadiyet ve İhlal)
Question 29Question

2001 tarihli 'Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler' (ILC) çerçevesinde, bir fiilin devlete 'isnat edilebilirliği' (attribution) hususunda aşağıda yer alan hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bir devletin mülki idaresi altında yeni bir devlet kurmayı başaran veya mevcut hükümetin yerini alan bir ihtilal hareketinin, bu amaca ulaşmadan önceki süreçte gerçekleştirdiği fiiller, uluslararası hukukta söz konusu devletin fiili sayılır.

Answer

Yeni bir hükümet kurmayı başaran veya yeni bir devlet tesis eden ihtilal hareketlerinin, bu başarıya ulaşmadan önceki dönemde gerçekleştirdikleri fiiller devlete isnat edilir.
2001 tarihli ILC Taslak Maddeleri'nin 10.maddesi10. maddesi uyarınca, bir ülkede yeni hükümeti kuran veya yeni bir devlet kurmayı başaran ihtilal hareketlerinin isyan sürecindeki eylemleri devlete isnat edilir. Bu kural, başarılı hareketin kurduğu otoritenin sürekliliğini temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
ILC 2001 Taslak Maddeler'in isnadiyet (atıf) rejimini analiz et.
İsnadiyetin temel kuralı, fiilin devlet organı veya devlet adına hareket eden bir birim tarafından işlenmiş olmasıdır.
Sorumluluğun doğması için fiilin devlete aidiyeti şarttır.
2
Ayaklanma hareketlerine ilişkin özel kuralı (Madde10Madde 10) incele.
Başarılı olan isyan hareketlerinin eylemleri geçmişe etkili olarak devlete isnat edilir.
Yeni hükümet veya devlet, isyan sürecindeki otoritenin devamı kabul edilir.
3
Yetki aşımı (ultra vires) ve ödünç verilen organ (Madde6,7Madde 6, 7) kurallarını kontrol et.
Yetki aşımı sorumluluğu kaldırmaz; ödünç verilen organ ise ödünç alan devlete atfedilir.
Görünür otorite ve fiili kontrol prensipleri esastır.
4
Özel kişilerin fiilleri ile devletin ihmali arasındaki ayrımı netleştir.
Devlet sadece kendi koruma yükümlülüğünü ihlalinden sorumludur, şahısların fiili devletin fiili haline gelmez.
Birey ve devlet tüzel kişiliği arasındaki ayrım korunur.

Key Concept

İsnadiyet (Atıf) Kuralları ve Başarılı İsyan Hareketlerinin Sorumluluğu

Practice More

Tahran Rehineleri davasını (ICJ, 1980) ve ILC Taslak Maddeler'in 11. maddesindeki 'benimseme' kuralını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 30Question

X ve Y devletleri arasında, Y devleti vatandaşlarının X devletindeki yatırımlarının karşılıklı korunmasına dair yürürlükte bir ikili antlaşma bulunmaktadır. X devletinin bir eyalet valisi, merkezi hükümetin sarih talimatlarına ve ulusal anayasal sınırlarına tamamen aykırı hareket ederek, Y devleti uyruklu bir şirketin faaliyetlerini süresiz durdurmuş ve tesislerine el koymuştur. Şirketin faaliyetleri dursa da henüz tesislere yönelik fiziksel bir hasar meydana gelmemiştir. Y devleti, uluslararası sorumluluk kuralları çerçevesinde X devletine karşı talepte bulunmuştur. X devleti ise; valinin idari yetkisini aştığını, olayda merkezi idarenin hiçbir kastı veya ihmali (kusuru) bulunmadığını ve fiili bir zararın henüz doğmadığını ileri sürerek sorumluluk iddialarını reddetmiştir.

Buna göre, devletin uluslararası sorumluluğuna ilişkin gelenekselleşmiş kodifikasyon kuralları (ikinci derece kurallar) ışığında, somut olayda sorumluluğun doğması ve kurucu unsurları hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası sorumluluğun doğması için yalnızca fiilin X devletine isnat edilebilirliği ve bir yükümlülüğün ihlali yeterlidir; 'kusur' veya 'maddi zarar' genel kurucu unsurlar olmadığı gibi, valinin yetki aşımı (ultra vires) da eylemin devlete isnadiyetini ortadan kaldırmaz.

Answer

Uluslararası sorumluluğun doğması için yalnızca eylemin devlete isnat edilebilirliği ve eylemin uluslararası bir yükümlülüğü ihlal etmesi yeterlidir. Kusur ve zarar genel kurucu unsurlar değildir ve devlet organlarının yetki aşımı isnadiyeti engellemez.
Devletin uluslararası sorumluluğuna ilişkin teamül hukukunu yansıtan kodifikasyon çalışmalarına (ikinci derece kurallar) göre, uluslararası hukuka aykırı bir fiilin varlığı için kümülatif olarak sadece iki kurucu unsur aranır: (1) Söz konusu fiilin uluslararası hukuk uyarınca devlete isnat edilebilir olması ve (2) bu fiilin devletin uluslararası bir yükümlülüğünün ihlalini oluşturması. 'Zarar' (hasar) ve 'kusur' (kasıt/ihmal) kavramları, sorumluluk hukukunun genel (ikincil) kurucu unsurları arasında yer almaz; bu unsurların aranıp aranmayacağı, ihlal edilen antlaşmanın veya kuralın kendi doğasına (birincil kurallara) bağlıdır. Ayrıca, bir devlet organının kendi iç hukukundaki yetkilerini aşarak (ultra vires) veya talimatlara aykırı hareket etmesi, eylemin o devlete isnat edilmesini engellemez.

Step-by-Step Solution

1
Sorumluluğun objektif kurucu unsurlarını tespit et
Geleneksel kurallara göre sorumluluğun yalnızca iki unsuru vardır: İsnadiyet ve İhlal.
Uluslararası hukukta kusur ve zarar, eylemi düzenleyen asıl (birincil) kuralda özel olarak aranmadıkça genel bir sorumluluk şartı (ikincil kural) değildir.
2
Valinin yetki aşımı (ultra vires) durumunu değerlendir
Devlet organlarının iç hukukta yetkilerini aşmaları uluslararası hukuktaki isnadiyet prensibini etkilemez.
Uluslararası hukuk güvenliğinin sağlanması amacıyla devlet, kendi organının resmi sıfatla işlediği ihlallerden yetki aşımı olsa dahi sorumlu tutulur.
3
Çeldiricilerdeki yanılgıları ayıkla
Diplomatik korumada iç hukuk yollarının tüketilmesi şartının ihlali ile mücbir sebep/zaruret hali kavram karmaşalarını tespit et.
Diplomatik koruma için iç hukuk yolları tüketilmelidir ve bilinçli devlet eylemi mücbir sebep değil, ancak şartları varsa zaruret hali olabilir.

Key Concept

Uluslararası Sorumluluğun Kurucu Unsurları (İsnadiyet ve İhlal)
Question 31Question

Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonunca kodifiye edilen "Devletin Uluslararası Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler" bağlamında, hukuka aykırı fiillerin devlete isnadiyeti (atıf) kuralları üzerine yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Başlangıçta devletin bir organı veya ajanı statüsü taşımayan özel kişilerin gerçekleştirdiği ve devlete isnat edilemeyen bir fiilin, sonradan devlet tarafından açıkça benimsenip kendi eylemi olarak kabul edilmesi hâlinde, bu fiil geriye dönük olarak ilgili devlete isnat edilir.

Answer

Başlangıçta devletin bir organı veya ajanı statüsü taşımayan özel kişilerin gerçekleştirdiği ve devlete isnat edilemeyen bir fiilin, sonradan devlet tarafından açıkça benimsenip kendi eylemi olarak kabul edilmesi hâlinde, bu fiil geriye dönük olarak ilgili devlete isnat edilir.
Doğru olan ifade UHK Taslak Maddeleri'nin 11. maddesinde düzenlenen 'benimseme ve kabul etme' (acknowledgment and adoption) kuralıdır. Uluslararası Adalet Divanı'nın Tahran Rehineleri Davası'nda da açıkça hükme bağlandığı üzere; başlangıçta tamamen sivil kişilerin inisiyatifiyle gerçekleşen ve devlete isnat edilemeyen bir hukuka aykırı fiil, sonradan devletin yetkili organlarınca açıkça onaylanır ve devletin kendi fiili olarak benimsenirse, bu eylem ilgili devlete isnat edilir.

Step-by-Step Solution

1
Sorunun kapsamını belirleme
Soru, Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) Devletin Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri kapsamındaki isnadiyet (atıf) kurallarının istisnai durumlarını sorgulamaktadır.
Seçeneklerdeki senaryoların UHK Taslak Maddeleri çerçevesinde tek tek analiz edilmesi gerekmektedir.
2
Özel kişilerin (sivillerin) eylemlerinin değerlendirilmesi
Madde 8 ve due diligence ilkesi gereği, devletin önleme zafiyeti yoksa sıradan sivillerin eylemleri devlete isnat edilemez. Bu nedenle sivil saldırının her halükarda devlete isnat edileceğini öne süren ifade yanlıştır.
Özel şahısların eylemleri ile devlet sorumluluğu arasına kesin bir sınır çekilmelidir.
3
İsyancı hareketlerin statüsünün incelenmesi
Madde 10 uyarınca, başarısız isyancı hareketlerin eylemleri devlete isnat edilemezken; başarılı olup yeni hükûmeti kuran hareketlerin eylemleri geriye dönük olarak isnat edilir. Bu durumu ters veya eksik yansıtan seçenekler elenir.
İsyancı hareketin nihai başarısı, geriye dönük isnadiyetin temel şartıdır.
4
Yetki aşımı (Ultra vires) kuralının uygulanması
Madde 7'ye göre resmi sıfatla hareket eden bir organın yetkisini aşması veya talimatlara uymaması isnadiyeti ortadan kaldırmaz. Yetki aşımında isnadiyet kurulamayacağını iddia eden seçenek elenir.
Devlet, resmi görevlilerinin eylemlerinden, görevliler kendi iç hukuk kurallarını ihlal etmiş olsalar dahi sorumludur.
5
Eylemin sonradan benimsenmesi kuralının analizi
Madde 11'de kodifiye edilen kurala göre (Tahran Rehineleri Davası'nda da uygulanmıştır), başlangıçta devlete isnat edilemeyen eylemler devletin açık onayı ve benimsemesiyle isnat edilebilir hâle gelir.
Devletin iradesi, eylemin hukuki aidiyetini değiştirebilir.

Key Concept

İsnadiyet (Atıf) Kuralları: Ultra Vires, İsyancı Hareketler ve Benimseme
Question 32Question

A Devleti, ülkesinde yaşanan ve önceden öngörülemeyen büyük bir çevresel felaket nedeniyle derin bir ekonomik krize girmiştir. A Devleti, halkının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak ve çökme tehlikesi altındaki altyapısını korumak amacıyla bilinçli bir tercih yaparak, B Devleti ile olan ikili ticaret antlaşmasından doğan yükümlülüklerini askıya almış ve antlaşma kapsamındaki bazı mallara el koymuştur. Ancak uluslararası bir araştırma komisyonu raporu, A Devleti'nin yıllardır sürdürdüğü ihmalkâr ve denetimsiz sanayi politikalarının bu çevresel felaketin yıkıcı boyutlara ulaşmasında doğrudan ve önemli bir katkısı olduğunu ortaya koymuştur. Öte yandan A Devleti, kriz döneminde kamu düzenini sağlama gerekçesiyle ülkesindeki mülteci gruplarına yönelik sistematik işkence uygulamalarına da girişmiştir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 'Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Devletin Sorumluluğu' taslak maddelerine göre, A Devleti'nin bu eylemleri dolayısıyla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallere başvurup başvuramayacağı konusunda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: A Devleti, felaketin oluşumuna ihmalkâr politikalarıyla katkıda bulunduğu için ticari yükümlülüklerini ihlal ederken zaruret halini ileri süremez; sistematik işkence eylemleri ise emredici kural (jus cogens) ihlali olduğundan hiçbir istisna ile hukuka uygun kılınamaz.

Answer

A Devleti'nin ihmaliyle felaketin büyümesine katkıda bulunması sebebiyle zaruret halini öne süremeyeceği, ayrıca sistematik işkencenin bir jus cogens ihlali olup hiçbir istisna ile meşrulaştırılamayacağı tespiti doğru cevaptır.
Zaruret halinin (necessity) hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir hal olarak ileri sürülebilmesi için ILC Taslak Maddeleri (Madde 25) gereği, devletin o tehlikenin ortaya çıkmasına bizzat katkıda bulunmamış olması (non-contribution) şarttır. Olayda A Devleti'nin ihmalkâr politikalarıyla felakete doğrudan katkıda bulunduğu belirtildiğinden, antlaşma yükümlülüklerini ihlal ederken zaruret halini öne süremez. İkinci kısımda ise, ILC Taslak Maddeleri Madde 26 uyarınca, hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal, emredici kurallardan (jus cogens) doğan yükümlülüklere aykırı eylemleri hukuka uygun hale getiremez. İşkence yasağı kesin bir jus cogens kuralı olduğu için, kriz veya kamu düzeni gerekçesiyle dahi meşrulaştırılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki ticari antlaşmanın ihlali gerekçesinin ILC maddeleri ışığında analiz edilmesi.
A Devleti'nin eylemi bilinçli bir tercihtir ve önceden sürdürdüğü ihmalkâr politikalarıyla felakete kendi katkısı olmuştur.
Zaruret hali şartlarından olan 'tehlikeye bizzat katkıda bulunmama' (non-contribution) kuralının ihlal edilip edilmediğini saptamak.
2
Sistematik işkence eyleminin uluslararası hukuktaki hiyerarşik niteliğinin belirlenmesi.
Sistematik işkence, uluslararası hukukta bir emredici kural (jus cogens) ihlalidir.
Olaydaki eylemin jus cogens normlarına aykırılık teşkil edip etmediğinin tespiti.
3
Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin jus cogens kurallarıyla ilişkisinin değerlendirilmesi.
ILC Taslak Maddeleri Madde 26 gereği, hiçbir istisnai hal jus cogens ihlalini hukuka uygun kılmaz.
Olayın ikinci kısmındaki ağır insan hakları ihlalinin haklı gösterilip gösterilemeyeceğinin nihai olarak karara bağlanması.

Key Concept

Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Haller, Zaruret Hali Sınırları ve Jus Cogens İstisnası
Question 33Question

Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) "Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Devletin Sorumluluğu" taslak maddelerine göre; rıza, meşru müdafaa, karşı önlemler, mücbir sebep, tehlike hali ve zaruret hali, bir eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldıran haller olarak düzenlenmiştir. Ancak bu kuralların mutlak bir istisnası bulunmaktadır.

Buna göre, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller aşağıdaki durumların hangisinde hiçbir şekilde ileri sürülemez?

Show answer & explanation

Answer: İhlal edilen yükümlülüğün, genel uluslararası hukukun emredici bir normundan (jus cogens) kaynaklanması durumunda

Answer

İhlal edilen yükümlülüğün, genel uluslararası hukukun emredici bir normundan (jus cogens) kaynaklanması durumu, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin ileri sürülemeyeceği tek mutlak durumdur.
Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) taslak maddelerinin 26. maddesine göre, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hiçbir hal, genel uluslararası hukukun emredici bir normundan (jus cogens) kaynaklanan bir yükümlülüğe aykırı olan devlet fiilinin hukuka aykırılığını ortadan kaldıramaz. Örneğin; bir devlet soykırım, kölelik veya işkence yasağını ihlal ettiğinde, zaruret hali veya mücbir sebep gibi hiçbir gerekçeye dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünün analizi
Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin (rıza, mücbir sebep, zaruret hali vb.) hangi durumda uygulanamayacağının, yani mutlak sınırının sorulduğu belirlenir.
Sorunun bizden istediği temel istisnayı tespit etmek için.
2
ILC Taslak Maddelerinin değerlendirilmesi
ILC Maddeleri Madde 26'ya göre jus cogens (emredici norm) kurallarının ihlalinin hiçbir sebeple (ne rıza ne de mücbir sebep vb.) meşru kılınamayacağı hatırlanır.
Uluslararası sorumluluk hukukundaki en temel hiyerarşik kuralı (Jus Cogens istisnası) uygulamak için.
3
Seçeneklerin incelenmesi
Emredici norm ihlaline vurgu yapan seçeneğin doğru cevap olduğu, diğer seçeneklerin ise isnadiyet kavramıyla, kaynaklar hiyerarşisiyle veya yargı yetkisiyle karıştırıldığı tespit edilir.
Doğru seçeneği diğer çeldiricilerden ayırt etmek ve emin olmak için.

Key Concept

Jus Cogens (Emredici Kurallar) ve Sorumluluk İstisnalarının Sınırı
Question 34Question

Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü operasyonları gibi durumlarda, bir devletin kendi ulusal askerî birliklerini uluslararası bir örgütün emrine tahsis etmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu birliklerin görevlerini yerine getirirken uluslararası hukuku ihlal etmeleri hâlinde, ortaya çıkan zarardan dolayı doğacak uluslararası sorumluluğun kime atfedileceği sorunu gündeme gelmektedir.

Uluslararası sorumluluk hukuku kurallarına göre, tahsis edilen bu askerî birliklerin eylemlerinin uluslararası örgüte atfedilebilmesi (isnat edilebilmesi) için aranması gereken temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası örgütün söz konusu birliklerin eylemleri üzerinde "etkin kontrol" uyguluyor olması

Answer

Askerî birliklerin eylemlerinin uluslararası örgüte atfedilebilmesi için örgütün eylemler üzerinde 'etkin kontrol' (effective control) uyguluyor olması gerekir.
Uluslararası hukukun temel isnadiyet kurallarına göre, bir devletin organı uluslararası bir örgütün emrine tahsis edildiğinde (örneğin BM Barış Gücü askerleri), bu birliğin eylemlerinin örgüte atfedilebilmesi eylem üzerinde örgütün 'etkin kontrol' (effective control) uygulayıp uygulamadığına bağlıdır. Komuta ve sevk örgütteyse sorumluluk da örgüte geçer.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki hukuki durumun analiz edilmesi
Durum, bir devletin kendi organını (askerî birliğini) bir uluslararası örgütün (örneğin BM) emrine tahsis etmesidir.
Olayın türünü belirlemek, hangi isnadiyet kuralının uygulanacağını tespit etmek için gereklidir.
2
Tahsis edilen organların eylemlerine ilişkin atfetme kuralının hatırlanması
Uluslararası sorumluluk hukukuna göre, bu durumda belirleyici kriter 'etkin kontrol' (effective control) testidir.
Çifte kurumsal bağlılık (hem devlete hem örgüte) durumlarında, ihlalin gerçekleştiği operasyonel anda komuta ve kontrolün fiilen kimde olduğu sorumluluğu belirler.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Etkin kontrol kriterini vurgulayan seçenek doğru kabul edilirken, vatandaşlık, iç hukuk yollarının tüketilmesi veya kuralın emredici niteliğine odaklanan seçenekler elenir.
Diğer kavramlar uluslararası hukukun farklı alanlarıyla (diplomatik koruma, yargı yetkisi, normlar hiyerarşisi) ilgilidir ve isnadiyet ölçütü olarak kullanılamaz.

Key Concept

Tahsis Edilen Organların İsnadiyeti ve Etkin Kontrol Ölçütü
Question 35Question

Birleşmiş Milletler üyesi A devleti, taraf olduğu ve yabancı basın mensuplarının haklarını güvence altına alan bir antlaşmaya aykırı nitelikte kısıtlayıcı bir iç hukuk normu kabul etmiştir. Bu norma dayanarak, A devletinin güvenlik güçleri yasal yetki sınırlarını açıkça aşarak (ultra vires) ve keyfî bir biçimde yabancı bir gazetecinin mesleki ekipmanlarına el koymuştur. Olay neticesinde gazetecinin henüz iç hukukta dava açmadığı ve A devletine yönelik kanıtlanmış bir maddi zarar talebinin oluşmadığı bilinmektedir.

Bu olay bağlamında, A devletinin uluslararası sorumluluğunun doğması ve sorumluluğun "kurucu unsurları" hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi uluslararası hukuk kurallarına göre doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Güvenlik güçlerinin eyleminin A devletine isnat edilebilmesi ve uluslararası yükümlülüğün ihlal edilmiş olması sorumluluğun doğması için yeterlidir; kural olarak ayrıca somut bir zarar veya devletin özel bir kusuru mutlak ön şart olarak aranmaz.

Answer

Güvenlik güçlerinin eyleminin devlete isnat edilebilir olması ve uluslararası yükümlülüğün ihlal edilmiş olmasının sorumluluğun doğması için yeterli olduğunu, zarar veya devletin kusurunun kural olarak mutlak bir ön şart olmadığını belirten ifade doğrudur.
Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) 2001 tarihli taslak maddelerinde belirtilen ikinci derece kurallar (secondary rules) uyarınca, uluslararası sorumluluğun doğabilmesi için iki kurucu unsur mutlak surette aranır: Fiilin devlet organlarına (yetki aşımı olsa dahi) isnat edilebilir olması ve mevcut uluslararası bir yükümlülüğün ihlal edilmesidir. Klasik yaklaşımların aksine, modern sorumluluk hukukunda kural olarak 'somut maddi zarar' veya 'devletin kusuru (kast/ihmal)', sorumluluğun doğması için genelgeçer ve zorunlu birer kurucu unsur olarak kabul edilmemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Uluslararası sorumluluğun kurucu unsurlarını ILC 2001 Taslak Maddeleri çerçevesinde tespit et.
İki ana unsur bulunur: 1) Fiilin devlete isnat edilebilir olması (İsnadiyet), 2) Fiilin uluslararası bir yükümlülüğün ihlali olması.
Uluslararası hukukun ikinci derece (secondary) kuralları uyarınca, devletin kusuru veya maddi bir zararın oluşması genel ve mutlak bir kurucu unsur olarak kabul edilmez.
2
Olaydaki yetki aşımı (ultra vires) durumunun isnadiyete etkisini değerlendir.
Güvenlik güçlerinin yetkilerini aşması, eylemin A devletine isnat edilmesini engellemez.
Devlet organları resmi sıfatlarıyla hareket ettikleri sürece, iç hukuk kurallarını veya talimatları aşsalar dahi fiilleri uluslararası düzeyde devlete atfedilir.
3
İç hukuk yollarının tüketilmemiş olmasının sorumluluğa etkisini analiz et.
Sorumluluk ihlalin gerçekleştiği an doğmuştur; iç hukuk yollarının tüketilmesi sadece diplomatik korumanın işletilebilmesi için ön şarttır.
İhlal ve isnadiyetin birleştiği an, sorumluluğun kurucu unsurları tamamlanmış olur.

Key Concept

Sorumluluğun Kurucu Unsurları ve İsnadiyet
Estimated Time:1m 30s
Question 36Question

Kuzey ve Güney devletleri arasında sınır güvenliği konusunda yaşanan gerilimler sırasında, Güney Devleti'ne ait sınır muhafızları tamamen kendi inisiyatifleriyle hareket ederek Kuzey Devleti'nin sınır kapısındaki resmi bayrağını alenen yakmış ve devletin onuruna ağır bir saygısızlıkta bulunmuştur. Bu eylem sonucunda Kuzey Devleti herhangi bir finansal kayba veya malvarlığı eksilmesine uğramamış, ancak ciddi bir manevi (soyut) zarara maruz kalmıştır.

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) Devletin Sorumluluğuna İlişkin Maddeleri uyarınca; ihlalin yapısı gereği fiili duruma dönülmesini ifade eden 'restitutio in integrum' (eski hale getirme) imkânının bulunmadığı ve maddi zararın oluşmadığı bu özgül vakada, Kuzey Devleti'nin zararının giderilmesi bağlamında talep edebileceği en uygun hukuki onarım biçimi ve gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Meydana gelen zarar tamamen manevi ve soyut nitelikte olduğundan, ihlalin resmi olarak tanınması, özür dilenmesi veya üzüntü bildirilmesini içeren tarziye (satisfaction)

Answer

Meydana gelen zarar tamamen manevi ve soyut nitelikte olduğundan, ihlalin resmi olarak tanınması, özür dilenmesi veya üzüntü bildirilmesini içeren tarziye (satisfaction) seçeneğidir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) Devletin Sorumluluğuna İlişkin Maddeleri'ne göre, ihlalden kaynaklanan onarım (reparation) yükümlülüğü üç şekilde yerine getirilir: Eski hale getirme (restitutio in integrum), tazminat (compensation) ve tarziye (satisfaction). Bayrağa hakaret, hava sahası ihlali gibi devletin onuruna ve haysiyetine yönelik, finansal olarak hesaplanamayan soyut/manevi zararlarda başvurulması gereken birincil ve en uygun onarım yolu 'tarziye'dir. Tarziye; ihlalin resmi olarak tanınması, üzüntü bildirilmesi veya resmi özür dilenmesi gibi eylemleri kapsar. Olayda eski hale getirme fiilen imkânsızdır ve maddi bir eksilme olmadığı için tazminat talep edilemez.

Step-by-Step Solution

1
İhlalin türünün ve doğurduğu zararın niteliğinin tespit edilmesi.
Zararın maddi bir kayıp olmadığı, doğrudan devletin onuruna (bayrağa saldırı) yönelik manevi bir zarar olduğu belirlenir.
Uluslararası hukukta onarım türünü (eski hale getirme, tazminat, tarziye) belirlemek için zararın niteliğinin saptanması şarttır.
2
Uygulanabilir onarım türlerinin ILC maddelerine göre değerlendirilmesi.
Fiili durumun geri getirilememesi (restitutio in integrum imkansızlığı) ve maddi zararın yokluğu nedeniyle tazminat (compensation) elenerek tarziyeye (satisfaction) ulaşılır.
Tazminat yalnızca finansal olarak değerlendirilebilen zararlar içindir; manevi zararlarda asli yol tarziyedir.
3
Devlete isnadiyet ve diplomatik hukukun diğer kurallarının eyleme uygulanabilirliğinin analizi.
Görevlilerin yetki aşımının isnadiyeti kaldırmadığı (ultra vires) ve olayın bir mücbir sebep olmadığı doğrulanır.
Yanlış hukuki savunmaları ve hatalı onarım yöntemlerini elemek için gereklidir.

Key Concept

Manevi Zararlarda Onarım Yükümlülüğü ve Tarziye (Satisfaction)
Question 37Question

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 'Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Devletin Sorumluluğu' taslak maddelerine göre, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller belirli şartlara ve kısıtlamalara tabidir.

Kratos Devleti, komşusu Bia Devleti ile imzaladığı ticari antlaşma kapsamındaki teslimat yükümlülüklerini, ülkesinde aniden meydana gelen ve sınır yollarını tamamen tahrip eden benzeri görülmemiş bir kasırga nedeniyle yerine getirememiştir. Aynı süreçte Kratos Devleti, kasırganın yarattığı kaostan doğan güvenlik zafiyetini gerekçe göstererek Bia Devleti'nin topraklarının bir kısmını askeri güçle işgal etmiştir. Kratos Devleti, teslimatın yapılamamasını elinde olmayan karşı konulmaz fiziki nedenlere bağlarken; işgal eylemini 'devletin temel çıkarlarını ağır ve yakın bir tehlikeye karşı korumanın tek yolu' olduğu gerekçesiyle zaruret hali (necessity) olarak savunmuştur. Kratos Devleti'nin krizin meydana gelmesinde hiçbir ihmali veya doğrudan katkısı bulunmamaktadır.

Bu olaya ilişkin ILC taslak maddeleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi uluslararası hukuk açısından kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Teslimat yükümlülüğünün ihlali fiziki imkânsızlık nedeniyle mücbir sebep teşkil eder; ancak toprak işgali emredici bir kuralı (jus cogens) ihlal ettiği için hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal öne sürülerek meşrulaştırılamaz.

Answer

Doğru seçenek, teslimat yükümlülüğünün ihlalinin maddi imkânsızlık nedeniyle mücbir sebep oluşturduğunu, ancak kuvvet kullanarak toprak işgal etmenin emredici kurallara (jus cogens) aykırı olduğu için zaruret hali veya başka bir nedene dayandırılamayacağını belirten ifadedir.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, kasırga gibi öngörülemeyen ve karşı konulamayan bir doğa olayı, devletin kontrolü dışında gerçekleştiği ve ifayı imkânsız kıldığı için 'mücbir sebep' oluşturur. Diğer yandan, devletin temel çıkarlarını korumak bahanesiyle başka bir devletin toprağını işgal etmesi, kuvvet kullanma yasağı gibi 'jus cogens' (emredici kural) niteliğindeki bir normun ihlalidir. ILC'nin Devletin Sorumluluğuna ilişkin maddelerinin 26. hükmüne göre, hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal (rıza, meşru müdafaa, karşı önlem, mücbir sebep, tehlike hali, zaruret hali), emredici bir kuralın ihlaline haklılık kazandıramaz. Kratos Devleti'nin olaya katkısı olmasa dahi, zaruret hali savunması jus cogens engeline takılır.

Step-by-Step Solution

1
Kasırga nedeniyle teslimatın yapılamaması olayını hukuki olarak nitelendirme
Devletin iradesi ve kontrolü dışında gerçekleşen, yükümlülüğün ifasını maddi olarak imkânsız kılan bu durum 'mücbir sebep' (force majeure) teşkil eder.
Mücbir sebep, devletin elinde olmayan ve yükümlülüğü yerine getirmesini imkânsız kılan karşı konulmaz güçtür.
2
Sınır ötesi işgal eylemini ve zaruret hali iddiasını değerlendirme
İşgal eylemi, uluslararası hukukun en temel prensiplerinden olan 'kuvvet kullanma yasağının' ihlalidir.
Kuvvet kullanma yasağı emredici bir kuraldır (jus cogens).
3
Jus Cogens ve hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller ilişkisini uygulama
ILC Taslak Maddeleri Madde 26 uyarınca, hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal (zaruret hali dahil), jus cogens niteliğindeki bir normun ihlaline haklılık kazandıramaz.
Emredici kurallar uluslararası normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alır ve kesinlikle istisna kabul etmez.

Key Concept

Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Hallerin Sınırları ve Jus Cogens Etkisi
Question 38Question

X ve Y devletleri arasında hava sahasının ihlaline ve izinsiz askeri uçuşlara karşı ikili bir antlaşma bulunmaktadır. X devletinin hava kuvvetlerine mensup bir askeri pilot, komutanlarının kesin talimatlarına ve önceden onaylanmış uçuş planına aykırı davranarak (ultra vires) tamamen kendi inisiyatifiyle Y devletinin hava sahasına girmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüştür. Bu ihlal neticesinde Y devletinde herhangi bir can, mal kaybı veya maddi zarar meydana gelmemiştir. Y devleti, antlaşmanın ihlal edildiğini belirterek uluslararası sorumluluk iddiasında bulunmuştur. X devleti ise pilotun yetki sınırlarını aşarak bireysel hareket ettiğini (devlet idaresinin kusuru olmadığını) ve Y devletinin somut bir zarara uğramadığını ileri sürerek sorumluluğu reddetmektedir.

Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) 2001 tarihli 'Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerden Dolayı Devletin Sorumluluğu' taslak maddeleri dikkate alındığında, sorumluluğun kurucu unsurları bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: X devletinin uluslararası sorumluluğu doğmuştur; devlet organı sıfatını taşıyan pilotun yetkisini aşsa dahi fiili devlete isnat edilebilir niteliktedir ve uluslararası yükümlülüğün ihlali sorumluluğun doğması için yeterli olup, somut bir zarar veya kusur şartı aranmaz.

Answer

X devletinin uluslararası sorumluluğu doğmuştur; devlet organı sıfatını taşıyan pilotun yetkisini aşsa dahi fiili devlete isnat edilebilir niteliktedir ve uluslararası yükümlülüğün ihlali sorumluluğun doğması için yeterli olup, zarar veya kusur şartı aranmaz.
Doğru seçenek, ILC 2001 Taslak Maddelerinin 2. ve 7. maddelerinin ruhunu tam olarak yansıtmaktadır. Sorumluluğun doğması için devletin bir organının eyleminin devlete isnat edilmesi ve bu eylemin uluslararası bir yükümlülüğü ihlal etmesi (hukuka aykırı fiil) yeterlidir. Organın yetki aşımı (ultra vires) isnadiyet bağını ortadan kaldırmaz. Ayrıca objektif sorumluluk esası benimsendiğinden, karşı devletin maddi zarara uğraması veya ihlalci devletin idaresinin kusuru (kasıt veya ağır ihmal) sorumluluğun genel ön şartları (kurucu unsurları) arasında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Pilotun yetki aşımıyla gerçekleştirdiği fiilin devlete isnadiyetinin değerlendirilmesi
Pilot, devlet organı sıfatını taşıdığı için eylemi ultra vires olsa dahi X devletine isnat edilir.
ILC 2001 Taslak Maddelerinin 7. maddesi, resmi sıfatla hareket eden devlet organının yetki aşımı veya talimatlara aykırılık hallerinde isnadiyet bağının kopmayacağını öngörür.
2
Sorumluluğun diğer kurucu unsurunun (ihlalin) olaydaki tespiti
İzinsiz askeri uçuş ile yürürlükteki ikili hava sahası antlaşması ihlal edilmiştir.
Devlet eyleminin uluslararası bir yükümlülükle çatışması (hukuka aykırı fiil) sorumluluğun temel unsurudur.
3
Zarar ve kusur iddialarının kurucu unsurlar bağlamında analizi
Maddi zarar ve devlet idaresinin kusurunun bulunmaması savunmaları hukuken sorumluluğu kaldırmaz.
ILC 2001 Taslak Maddelerinin 2. maddesi sorumluluğun kurucu unsurlarını sadece isnadiyet ve ihlal olarak tanımlamış; zarar ve kusuru bağımsız genel şartlar arasına dahil etmemiştir.

Key Concept

Uluslararası Sorumluluğun Kurucu Unsurları (İsnadiyet ve İhlal)
Question 39Question

X Devleti vatandaşı olan ve Y Devleti'nde ikamet eden gazeteci Bay M, Y Devleti güvenlik güçleri tarafından haksız yere gözaltına alınmış ve ekipmanlarına el konulmuştur. Serbest bırakıldıktan hemen sonra, Y Devleti mahkemelerine herhangi bir başvuru yapmadan doğrudan X Devleti Dışişleri Bakanlığına giderek kendisi adına Y Devleti'nden tazminat talep edilmesi için diplomatik koruma hakkının kullanılmasını istemiştir. X Devleti de bu talebi kabul ederek Y Devleti'ne resmi bir nota vermiştir.

Uluslararası hukuka göre, bu olayda diplomatik korumanın işletilmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diplomatik koruma mekanizmasının hukuken geçerli şekilde işletilebilmesi için öncelikle Bay M'nin Y Devleti'ndeki mevcut ve etkili iç hukuk yollarını tüketmiş olması şarttır.

Answer

Diplomatik korumanın işletilebilmesi için mağdurun öncelikle zarar veren devletteki iç hukuk yollarını tüketmiş olması gerektiği ifadesi doğrudur.
Uluslararası teamül hukukuna ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) Diplomatik Koruma Maddelerine (2006) göre, diplomatik korumanın geçerli bir şekilde işletilebilmesi için mağdur olan kişinin, zarar veren devletin yargısal veya idari sistemindeki mevcut ve etkili iç hukuk yollarını tüketmiş olması zorunlu bir ön şarttır. Olayda Bay M mahkemeye gitmeden Dışişleri Bakanlığına başvurmuştur, bu nedenle iç hukuk yolları tüketilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki uyuşmazlığın taraflarını ve diplomatik koruma talebinin doğasını analiz et.
Bir devletin vatandaşı (Bay M), yabancı bir devlette (Y Devleti) zarara uğramış ve kendi devleti (X Devleti) aracılığıyla diplomatik koruma talep etmiştir.
Diplomatik korumanın unsurlarını belirlemek ve hangi kuralların uygulanacağını tespit etmek için.
2
Uluslararası hukukta diplomatik korumanın ön şartlarını değerlendir.
Diplomatik korumanın iki temel şartı vardır: 1) Tabiilik (Uyrukluk) bağının kesintisizliği, 2) İç hukuk yollarının tüketilmesi.
Olayda X Devleti'nin doğrudan diplomatik nota vermesinin hukuka uygunluğunu sınamak için.
3
Bay M'nin somut olaydaki davranışını ön şartlar ışığında incele.
Bay M, serbest bırakıldıktan hemen sonra Y Devleti mahkemelerine başvurmamış, yani iç hukuk yollarını tüketmemiştir. Dolayısıyla X Devleti'nin talebi şu aşamada hukuken eksiktir.
Seçenekler arasında doğru olan hukuki tespiti bulmak için.

Key Concept

İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Ön Şartı
Question 40Question

Gama Devleti vatandaşı olan Bayan K, Delta Devleti'nde yürütmekte olduğu bilimsel araştırmalar sırasında Delta Devleti istihbarat görevlilerince hukuka aykırı şekilde alıkonulmuş ve ağır hak ihlallerine maruz kalmıştır. Olayın ardından Delta Devleti, ulusal güvenlik gerekçesiyle çıkardığı bir idari kararname ile istihbarat birimlerinin söz konusu tarihlerdeki eylemlerine karşı yapılabilecek her türlü yargısal ve idari başvuruyu kesin olarak yasaklamıştır. Bayan K'nin sınır dışı edilmesinin ardından Gama Devleti, kendi vatandaşına yapılan bu muamele nedeniyle uğranılan zararın tazmini için derhal diplomatik koruma hakkını kullanmak üzere Delta Devleti'ne başvurmuştur. Delta Devleti ise bu girişime 'iç hukuk yollarının tüketilmediği' gerekçesiyle itiraz etmiştir.

Uluslararası teamül hukuku ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) 2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri dikkate alındığında, bu olaydaki itirazın hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İtiraz hukuken dayanaksızdır; yerel mahkemelere başvuru imkânının idari veya yasal bir işlemle fiilen ortadan kaldırıldığı ve etkili bir telafi sunulmadığı durumlarda iç hukuk yollarının tüketilmesi şartı aranmaz.

Answer

İtiraz hukuken dayanaksızdır çünkü yerel yargı mercilerine erişimin kanun veya kararname ile kesin olarak kapatıldığı (etkisiz hukuk yolu) durumlarda, iç hukuk yollarının tüketilmesi şartı istisnai olarak aranmaz.
Uluslararası teamül hukukunda ve ILC'nin 2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddelerinde (Madde 15) belirtildiği üzere, diplomatik korumanın en önemli ön şartı olan 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' kuralının meşru istisnaları bulunmaktadır. Eğer ilgili devletteki yerel mahkemeler makul bir telafi imkânı sunmuyorsa veya yargı yollarına erişim idari/yasal engellerle kesin olarak kapatılmışsa (etkisiz yargı yolu), ilgili devletten bu yolları tüketmesi beklenemez. Olayda Delta Devleti'nin yargısal denetimi kararname ile yasaklaması yerel başvuru yollarını tamamen etkisiz kıldığı için Gama Devleti iç hukuk yollarının tüketilmesini beklemeden doğrudan diplomatik koruma hakkını kullanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki asıl uyuşmazlık konusunu tespit et.
Gama Devleti diplomatik koruma hakkını kullanmak istemekte, Delta Devleti ise iç hukuk yollarının tüketilmediğini öne sürerek buna engel olmaya çalışmaktadır.
Diplomatik korumanın kurucu şartlarından birinin eksik olup olmadığını değerlendirmek için itirazın temeli belirlenmelidir.
2
İç hukuk yollarının tüketilmesi kuralının istisnalarını hatırla.
ILC 2006 Taslak Maddeleri Madde 15'e göre; iç hukuk yollarının makul bir telafi imkânı sunmadığı, başvuru yolunun fiilen veya hukuken kapalı olduğu durumlarda kural istisnaya tabidir.
Delta Devleti'nin çıkardığı kararname ile yargı yolunu kapatmasının hukuki etkisini ölçmek için kuralın katılığı analiz edilmelidir.
3
Olaydaki kararnameyi bu istisnalar kapsamında değerlendir.
Yargısal denetimi kesin olarak yasaklayan idari kararname, yerel hukuk yollarını tamamen etkisiz hale getirmiştir. Bu nedenle Gama Devleti bu yolların tüketilmesini beklemek zorunda değildir.
Diplomatik koruma sürecinin başlatılabilmesi için gereken ön şartın hukuken geçersiz kılınması durumunda devletin bekleme yükümlülüğü düşer.

Key Concept

İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Kuralı ve İstisnaları
PreviousPage 2 / 14Next