Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü
365 questions
Uluslararası bir tatlı su havzasının paylaşımı konusunda iki egemen devlet arasında tırmanan kriz, bölgesel istikrarı tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Bu gelişme üzerine Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi konuyu gündemine almış ve BM Antlaşması'nın (Şartı) "Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü"ne ilişkin hükümleri (VI. Bölüm) uyarınca, taraflara aralarındaki ihtilafı Uluslararası Adalet Divanı'na götürmelerini telkin eden bir karar metni kabul etmiştir. Olayın yaşandığı dönemde olağan toplantısında bulunan BM Genel Kurulu da konunun ciddiyeti nedeniyle kendi bünyesinde süreci tartışmaya açmıştır.
BM Antlaşması'nın kurumsal yetki paylaşımı ve kararların niteliği hakkındaki amir hükümleri gözetildiğinde, bu sürece dair aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken isabetlidir?
Uluslararası hukukun temel özellikleri gereği, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) uyuşmazlıkları çözme usulü, iç hukuktaki ulusal mahkemelerin işleyişinden önemli bir yönüyle ayrılır. İç hukukta kişiler aleyhlerine açılan davalarda mahkemenin yargı yetkisine tabi olmak zorundayken, UAD'nin önündeki çekişmeli davalarda devletler için böyle bir otomatik zorunluluk bulunmaz.
Buna göre, Uluslararası Adalet Divanının kendisine sunulan devletler arası bir uyuşmazlığı esastan inceleyip karara bağlayabilmesi için aranan en temel ön koşul aşağıdakilerden hangisidir?
İki devlet arasında diplomatik misyon personelinin ayrıcalıkları konusunda hukuki bir uyuşmazlık yaşanmaktadır. Taraflar, sorunun çözümü amacıyla kendi atadıkları temsilcilerden ve tarafsız üyelerden oluşan bağımsız bir heyet kurmuşlardır. Bu heyet, öncelikle uyuşmazlığa konu olan olayları derinlemesine soruşturarak bir rapor hazırlamış, ardından da sorunun esastan çözümüne yönelik somut bir taslak plan sunmuştur. Heyetin sunduğu bu çözüm planı, taraflar aksini kararlaştırmadıkça hukuken bağlayıcı nitelikte olmayıp yalnızca tavsiye niteliği taşımaktadır.
Yukarıda özellikleri verilen uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası hukukta devletler arası uyuşmazlıkların çözümünde başvurulan diplomatik ve yargısal yöntemler, müdahil olan aktörlerin niteliğine ve sürecin işleyişine göre tasnif edilmektedir. Birleşmiş Milletler Şartı'nın barışçıl çözüm yollarını düzenleyen hükümlerinde ilk sırada yer alan ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) içtihatlarında da yargısal yollara başvurulmadan evvel sıklıkla tüketilmesi gereken bir 'ön şart' olarak değerlendirilen 'müzakere (görüşme)' usulünü, diğer diplomatik çözüm vasıtalarından ayıran en temel kavramsal özellik aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Lidya ve Karya devletleri arasında uzun süredir devam eden bir kıta sahanlığı sınırlandırması uyuşmazlığı bulunmaktadır. Taraflar, diplomatik müzakerelerden sonuç alamamaları üzerine uyuşmazlığın çözümü için bir 'tahkimname' (compromis) imzalayarak konuyu uluslararası tahkime götürmeye karar vermişlerdir. Tahkimnamede, mahkemenin üç hakemden oluşacağı (tarafların birer hakem seçeceği, bu iki hakemin ise üçüncü hakemi belirleyeceği) ve heyetin uyuşmazlığı katı uluslararası hukuk kurallarına bağlı kalmadan 'hakkaniyet ve nisfet' (ex aequo et bono) temelinde çözmeye yetkili kılındığı açıkça düzenlenmiştir. Yargılama süreci tamamlanmış ve hakem heyeti nihai kararını taraflara tebliğ etmiştir.
Bu senaryoya göre, işletilen uluslararası tahkim süreci ve verilen hakem kararıyla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Alfa ve Beta egemen devletleri arasında, sınırı aşan bir nehrin sularının kullanımı nedeniyle hukuki bir ihtilaf doğmuştur. Alfa devleti, bu sorunun uluslararası hukuka uygun bir biçimde ve kesin olarak çözüme kavuşturulması amacıyla Uluslararası Adalet Divanında (Divan) Beta devletine karşı dava açmayı planlamaktadır.
Uluslararası Adalet Divanının yargı yetkisi ve işleyiş kuralları dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın Divan tarafından incelenebilmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen "İhtiyari Şart" (Optional Clause) mekanizması kapsamında, T Devleti Divan'ın zorunlu yargı yetkisini kabul eden tek taraflı bir beyanda bulunurken "deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin uyuşmazlıkları" yetki kapsamı dışında tutan bir konu çekincesi (ratione materiae) ileri sürmüştür. V Devleti ise İhtiyari Şart beyanında yargı yetkisini hiçbir konu sınırlaması olmaksızın genel ve mutlak olarak kabul etmiştir.
Bir süre sonra T Devleti, V Devleti ile arasında baş gösteren bir kıta sahanlığı sınırlandırması uyuşmazlığını Divan'a taşımış ve davacı sıfatıyla yargı sürecini başlatmıştır. Davalı konumundaki V Devleti ise Divan'ın uyuşmazlığa bakmaya yetkisi olmadığını iddia etmiştir.
Uluslararası hukuk kuralları ve Divan'ın yerleşik içtihatları dikkate alındığında, bu uyuşmazlıktaki yargı yetkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Egemen iki devlet arasında patlak veren ticari bir krizin diplomatik yollarla çözülememesi üzerine taraflar, ortak bir rıza metni ile bağımsız hukukçu ve teknik uzmanlardan oluşan resmi bir heyet görevlendirmiştir. Bu heyet, süreci arabuluculuk usulüne kıyasla çok daha şekil şartlarına bağlı ve kurumsal yürütmüştür. Sürecin sonunda heyet, hem krizin temelini oluşturan maddi vakıaları derinlemesine inceleyerek bir rapor hazırlamış hem de uyuşmazlığın esastan çözülmesi için taraflara spesifik önerilerden oluşan bir paket sunmuştur.
Buna göre, uluslararası hukukta işletilen bu uyuşmazlık çözüm usulü ve heyetin sunduğu raporun hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kuzey kıtasında yer alan Delta Devleti'nde faaliyet gösteren yabancı bir madencilik şirketi, devletin gerçekleştirdiği kamulaştırma işlemi nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir. Aynı zaman diliminde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK), uzayın barışçıl amaçlarla kullanılması konusunda yeni beliren hukuki bir meselenin aydınlatılmasına ihtiyaç duymaktadır.
Bu iki vakıanın Uluslararası Adalet Divanının (UAD) önüne getirilmesi usulleri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi uluslararası hukuk kurallarına uygundur?
Birleşmiş Milletler (BM) gündemini meşgul eden küresel bir çevre felaketi sonrasında, kirliliğin kaynağı olduğu iddia edilen R Devleti ile uluslararası toplum arasında hukuki bir uyuşmazlık doğmuştur. Bu sürecin hukuki boyutlarını netleştirmek amacıyla BM Genel Kurulu, Uluslararası Adalet Divanından (UAD) bir "danışma görüşü" (tavsiye kararı) vermesini talep etmiştir. R Devleti ise Divan'ın yargı yetkisini tanıyan hiçbir sözleşmeye taraf olmadığını ve açık rızası bulunmadığı için Divan'ın bu konuda görüş bildiremeyeceğini iddia etmiştir. Eş zamanlı olarak, felaketten doğrudan etkilenen uluslararası bir şirket de R Devleti'ne karşı maddi zararlarının tazmini talebiyle Divan'da dava açmak istemiştir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü bağlamında bu olay değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na göre uyuşmazlıkların barışçıl yollarla halledilmesi temel bir ilkedir. Şart'ın altıncı kısmında düzenlenen hükümler, Güvenlik Konseyine uluslararası barışı tehlikeye atabilecek sorunları inceleme ve taraflara çeşitli çözüm yöntemleri önerme görevini yüklemiştir.
Bu bağlamda, Güvenlik Konseyi tarafından BM Şartı'nın VI. Bölümü (Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü) uyarınca benimsenen kararların devletler açısından hukuki gücü ve niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
A ve B devletleri arasında yaşanan sınır ihlalleri krizinin tırmanması üzerine iki ülke diplomatik ilişkilerini karşılıklı olarak askıya almıştır. Çatışma riskinin artması üzerine tarafsız konumdaki C devleti, sadece tarafların bir araya gelip görüşebilmesi için başkentinde güvenli bir ortam sağlamış ve kesilmiş olan iletişim kanallarının yeniden açılmasına yardımcı olmuştur. C devleti, bu süreçte uyuşmazlığın esasına dair herhangi bir çözüm önerisinde bulunmamış ve müzakerelere doğrudan katılmamıştır.
Buna göre, C devletinin uyuşmazlığın çözümüne yönelik sergilediği bu yöntem uluslararası hukukta aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
X ve Y devletleri arasında ortak bir körfezdeki balıkçılık kotalarının belirlenmesi konusunda hukuki ve siyasi bir uyuşmazlık çıkmıştır. Giderek tırmanan bu kriz üzerine Z devleti devreye girmiş, tarafları kendi başkentinde bir araya getirmenin ötesine geçerek müzakerelere bizzat katılmış ve uyuşmazlığın esasına yönelik taslak bir çözüm önerisi sunmuştur. Buna göre, Z devletinin uyuşmazlığın çözümü için başvurduğu barışçıl yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Birleşmiş Milletler (BM) uzmanlık kuruluşlarından biri olan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ile üyesi olan V Devleti arasında, örgütün bu ülkedeki bölgesel ofisine tanınan ayrıcalık ve muafiyetlerin yorumlanması hususunda hukuki bir uyuşmazlık doğmuştur. ICAO, sorunun kesin ve bağlayıcı bir karara bağlanması amacıyla V Devleti'ne karşı Uluslararası Adalet Divanında (UAD) bir 'çekişmeli dava' (contentious case) açmıştır. V Devleti ise Divan Statüsü'nün ihtiyari yetki şartını (Madde 36/2) herhangi bir çekince koymaksızın peşinen kabul etmiş bir devlettir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü hükümleri dikkate alındığında, bu dava başvurusu neticesinde ortaya çıkacak hukuki durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
K Devleti ile L Devleti arasında, L Devleti'nde faaliyet gösteren K Devleti uyruklu 'Zeta Enerji' adlı şirketin varlıklarının millileştirilmesi (devletleştirilmesi) nedeniyle hukuki bir uyuşmazlık doğmuştur. K Devleti, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36/2. maddesinde düzenlenen 'ihtiyari yetki şartı' (seçimlik fıkra) kapsamında Divan'ın zorunlu yargı yetkisini önceden şartsız olarak kabul etmiştir. L Devleti'nin ise UAD'ye yönelik herhangi bir yetki kabul beyanı bulunmamakta ve taraflar arasında uyuşmazlığın Divan'a götürülmesini öngören özel bir tahkimname de yer almamaktadır.
Tüm diplomatik müzakerelerin sonuçsuz kalması üzerine K Devleti, Zeta Enerji şirketi adına diplomatik koruma hakkını kullanarak L Devleti'ne karşı UAD'de tek taraflı çekişmeli dava açmıştır. Ayrıca K Devleti, iddialarını desteklemek amacıyla Divan'dan L Devleti'nin millileştirme işleminin uluslararası hukuka uygun olup olmadığına dair doğrudan bir 'tavsiye görüşü' (danışma görüşü) vermesini talep etmiştir.
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü ve Divan'ın yargılama kuralları dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi hukuken doğrudur?
Sınırı aşan çevresel kirlilik nedeniyle komşu X Devleti ile Y Devleti arasında hukuki bir uyuşmazlık doğmuştur. Y Devleti, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen 'ihtiyari yetki şartını' (optional clause) kabul etmemiştir. Bu süreçte, kirlilikten doğrudan zarar gören X Devleti vatandaşları, ihlallerin durdurulması için Y Devleti'ne karşı UAD'de dava açmak istemektedir. Öte yandan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) söz konusu çevre felaketinin uluslararası hukuktaki sonuçlarına ilişkin Divan'dan danışma görüşü (tavsiye kararı) talep etmiştir. Y Devleti ise Divan'ın zorunlu yargı yetkisini tanımadığını belirterek, UAD'nin bu konuda hiçbir işlem yapamayacağını ileri sürmektedir.
Bu senaryoya göre, Uluslararası Adalet Divanının yetkisi ve işleyişi dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
İki egemen devlet arasında sınır aşan su kaynaklarının kullanımı nedeniyle silahlı çatışmaya dönüşme potansiyeli taşıyan ciddi bir gerginlik ortaya çıkmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), BM Şartı'nın 36. maddesi uyarınca duruma müdahil olmuş ve taraflara uyuşmazlığı Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) götürmelerini önermiştir. Buna rağmen taraflardan biri bu öneriyi reddetmiştir.
Bu durumun hukuki analiziyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Birleşmiş Milletler (BM) üyesi iki devlet arasında başlayan ve uluslararası barışı açıkça tehdit eden silahlı çatışmalara müdahale amacıyla toplanan Güvenlik Konseyi'nde, daimi üyelerden birinin veto hakkını kullanması nedeniyle herhangi bir karar alınamamıştır. Yaşanan bu tıkanıklık üzerine uyuşmazlık, 1950 tarihli 'Barış İçin Birleşme (Uniting for Peace)' kararı çerçevesinde Genel Kurul'un acil özel oturumuna taşınmıştır.
BM Antlaşması'nın kurumsal yapısı ve organların yetki dağılımı dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın çözümü bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
1899 ve 1907 Lahey Barış Konferanslarında kurumsallaştırılan diplomatik çözüm yöntemlerinden birinin temel amacı, uyuşmazlığın esasına veya hukuki boyutuna girmeden, yalnızca uyuşmazlığa neden olan 'maddi vakıaları' (olguları) aydınlatmaktır. Tarafların aksine bir anlaşması yoksa, kurulan uluslararası komisyonun hazırladığı rapor taraflar için hukuken bağlayıcı nitelik taşımaz.
Özellikle devletlerin bir olayın nasıl gerçekleştiği üzerinde mutabık kalamadıkları krizlerde (örneğin tarafların birbirlerini sınır ihlaliyle suçladığı sınır çatışmalarında) gerilimi düşürmek ve gerçekleri ortaya çıkarmak için başvurulan bu barışçıl çözüm yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve "Seçimlik Şart" (Optional Clause) olarak bilinen mekanizmanın işleyişine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?