Enfeksiyon Hastalıkları

346 questions

Question 201Question

24 yaşında erkek hasta, her iki bacağında simetrik olarak başlayan ve yukarı doğru ilerleyen güçsüzlük ve uyuşukluk şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde derin tendon reflekslerinin alınamadığı saptanıyor. Hastanın öyküsünden yaklaşık 22 hafta önce şiddetli karın ağrısı ve kanlı diyare ile seyreden bir barsak enfeksiyonu geçirdiği öğreniliyor. Bu hastada görülen nörolojik tablonun gelişiminden en olası sorumlu tutulan gram negatif enterik mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Campylobacter jejuni

Answer

Hastanın klinik tablosu ve geçirilmiş enterit öyküsü dikkate alındığında, Guillain-Barré sendromuna en sık neden olan etken Campylobacter jejuni'dir.
Campylobacter jejuni, dünyada akut gastroenteritlerin en sık nedenlerinden biridir. Bu bakterinin yüzeyindeki lipooligosakkaritler (LOS), insan periferik sinirlerindeki gangliyozitlerle (özellikle GM1) yapısal benzerlik gösterir. Bu durum 'moleküler taklit' (molecular mimicry) sonucu oluşan antikorların periferik sinirlere saldırarak demiyelinizasyona veya aksonal hasara yol açmasına, dolayısıyla Guillain-Barré Sendromuna neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Simetrik asendan paralizi ve arefleksi bulguları Guillain-Barré Sendromu'nu (GBS) işaret etmektedir.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı klinik sendromu belirlemektir.
2
Tetikleyici faktörün sorgulanması
Hastanın 22 hafta önce geçirdiği kanlı diyare öyküsü, post-infeksiyöz bir immün yanıtı düşündürür.
GBS genellikle bir enfeksiyonu takip eden otoimmün bir süreçtir.
3
Etiyolojik ajanın belirlenmesi
Campylobacter jejuni enfeksiyonu sonrası GBS gelişme riski diğer patojenlere göre anlamlı düzeyde yüksektir.
Bakteriyel lipooligosakkaritler ile periferik sinir gangliyozitleri (GM1) arasındaki moleküler taklit ana mekanizmadır.

Key Concept

Campylobacter jejuni enfeksiyonu sonrası moleküler taklit yoluyla gelişen Guillain-Barré Sendromu.
Estimated Time:1m 30s
Question 202Question

6868 yaşında erkek hasta, evde gelişen huzursuzluk ve nefes darlığı şikayetleriyle yakınları tarafından acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde diabetes mellitus (DMDM) öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde; ateş 38.5C38.5^\circ C, nabız 115/dak115/dak, solunum sayısı 28/dak28/dak ve kan basıncı 80/4580/45 mmHg saptanıyor. Glaskow Koma Skalası (GKSGKS) 1313 olarak değerlendirilen hastaya 3030 mL/kg intravenöz izotonik sodyum klorür resüsitasyonu uygulanıyor. Resüsitasyon sonrası kan basıncı 85/5085/50 mmHg seyreden hastada norepinefrin infüzyonu ile ortalama arter basıncı (OABOAB) 6565 mmHg düzeyine çıkarılıyor.

Sepsis-3 (20162016) kriterlerine göre bu hastada "septik şok" tanısı konulabilmesi için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin varlığı gereklidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum laktat düzeyinin 22 mmol/L'den yüksek olması

Answer

Sepsis-3 kriterlerine göre septik şok tanısı için yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını 65\geq 65 mmHg tutmak için vazopresör gereksinimi ve serum laktat düzeyinin >2> 2 mmol/L olması gereklidir.
Sepsis-3 kılavuzuna göre septik şok tanısı; sepsisi olan bir hastada yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını 65\geq 65 mmHg düzeyinde tutmak için vazopresör ihtiyacı olması VE serum laktat düzeyinin 22 mmol/L (1818 mg/dL) üzerinde olması ile konur. Vaka örneğinde hastanın sıvıya dirençli hipotansiyonu olduğu ve vazopresör başlandığı belirtilmiştir; bu tabloyu tamamlayan kriter 22 mmol/L üzerindeki laktat seviyesidir.

Step-by-Step Solution

1
qSOFA değerlendirmesi yapılması
Hastada solunum sayısı 22\geq 22 (2828), sistolik kan basıncı 100\leq 100 (8080) ve mental durum değişikliği (GKS13GKS 13) mevcuttur. qSOFA skoru 33 olup sepsis şüphesi yüksektir.
Yatak başı hızlı değerlendirme ile sepsis riski olan hastaları belirlemek için kullanılır.
2
Resüsitasyon yanıtının değerlendirilmesi
Sıvı resüsitasyonuna rağmen hipotansiyon devam etmiş ve OAB'yi korumak için vazopresör (norepinefrin) başlanmıştır.
Septik şok tanımı, sıvıya dirençli hipotansiyonun varlığını gerektirir.
3
Metabolik kriterin kontrol edilmesi
Vazopresör ihtiyacına ek olarak hücresel/metabolik bozukluğu göstermek için laktat düzeyinin >2> 2 mmol/L olması gerekir.
Septik şok, sepsisin mortalitesi en yüksek olan alt grubunu tanımlar ve hem dolaşımsal hem metabolik bozukluk gerektirir.

Key Concept

Sepsis-3 Septik Şok Tanımı

Practice More

qSOFA ve SOFA skorları arasındaki farkları ve SOFA skorunda hangi organ sistemlerinin değerlendirildiğini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 203Question

4242 yaşında erkek hasta; 66 gündür devam eden yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı ve özellikle baldır kaslarında belirgin olan yaygın kas ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın bir kamu kuruluşunda kanalizasyon işçisi olarak çalıştığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde ateş 39.4C39.4^\circ C, skleralar ikterik ve her iki gözde pürülan olmayan konjonktival süfüzyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; lökositoz (15.200/mm315.200/mm^3), trombositopeni (78.000/mm378.000/mm^3), total bilirübin 10.210.2 mg/dLmg/dL ve serum kreatinin 2.82.8 mg/dLmg/dL ölçülüyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leptospiroz

Answer

En olası tanı Leptospiroz (Weil Hastalığı) olarak değerlendirilmektedir.
Leptospiroz (Weil Hastalığı), özellikle hayvansal atıklarla kontamine su teması (kanalizasyon işçiliği, tarım) sonrası gelişen, yüksek ateş, şiddetli baldır miyaljisi, sarılık, akut böbrek hasarı ve konjonktival süfüzyon ile karakterize bir spiroket enfeksiyonudur. Sorudaki vaka tüm bu klasik bulguları ve risk faktörlerini eksiksiz taşımaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Hastada ateş, sarılık (ikter), böbrek yetmezliği ve şiddetli baldır ağrısı mevcut.
Bu bulgular spiroketal bir enfeksiyon olan leptospirozun ağır formu olan Weil Hastalığı için karakteristiktir.
2
Patognomonik bulguyu tanımla
Konjonktival süfüzyon (akıntı olmaksızın kızarıklık) saptandı.
Konjonktival süfüzyon, leptospiroz için oldukça spesifik ve önemli bir tanısal ipucudur.
3
Epidemiyolojik riski sorgula
Kanalizasyon işçisi olması ve suyla temas öyküsü.
Leptospira spiroketleri kemirgenlerin idrarıyla kontamine su ve çamurdan derideki çatlaklar yoluyla bulaşır.
4
Tanıyı netleştir
Leptospiroz.
Klinik triad (sarılık + böbrek yetmezliği + kanama/ateş) ve epidemiyoloji tanıyı doğrular.

Key Concept

Weil Hastalığı (Şiddetli Leptospiroz) Triadı: İkter, Akut Böbrek Hasarı ve Hemoraji.
Estimated Time:1m 30s
Question 204Question

3838 yaşında erkek hasta, sol bacağında 11 gün önce başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sol kruris bölgesinde yaygın ödem ve eritem saptanıyor; ancak hastanın ağrısının fizik muayene bulgularıyla orantısız derecede şiddetli olduğu (out of proportion) dikkati çekiyor. Vital bulgularında ateşi 39.6C39.6^{\circ}C, nabzı 122/dakika122/dakika, solunum sayısı 24/dakika24/dakika ve kan basıncı 75/50 mmHg75/50 \ mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit 26.000/mm326.000/mm^3 (%88 nötrofil), kreatinin 2.4 mg/dL2.4 \ mg/dL ve CPK 1200 U/L1200 \ U/L saptanıyor. Kan kültürlerinde Gram pozitif kokların tespih tanesi şeklinde zincirler oluşturduğu ve katalaz reaksiyonunun negatif olduğu görülüyor. Bu klinik tabloda en olası tanı ve tedavi yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tedaviye protein sentezini inhibe eden klindamisinin eklenmesi, toksin üretimini baskılayarak mortaliteyi azaltabilir.

Answer

Tedaviye protein sentezini inhibe eden klindamisinin eklenmesi, toksin üretimini baskılayarak mortaliteyi azaltabilir.
Doğru seçenek olan klindamisin eklenmesi, Streptococcus pyogenes enfeksiyonlarında toksin sentezini (süperantijenler) baskılaması ve bakterilerin çoğalmadığı durumlarda bile etkili olması (Eagle etkisi) nedeniyle sağkalımı artıran temel yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hipotansiyon, yüksek ateş, fizik muayene ile orantısız şiddetli ağrı ve katalaz negatif Gram (+) zincir koklar.
Bu bulgular Streptococcus pyogenes'e bağlı nekrotizan fasiit zemininde gelişen Streptokokal Toksik Şok Benzeri Sendrom (TSLS) tablosunu tanımlar.
2
Mikrobiyolojik ayırıcı tanı
Kan kültüründe üreme (%50-60 pozitiflik) ve katalaz negatifliği.
Stafilokokal TSS'de kan kültürleri genellikle negatiftir ve odak genellikle tampon gibi kolonize alanlardır; Streptokokal TSS'de ise odak genellikle yumuşak doku enfeksiyonudur ve bakteremi sıktır.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Penisilin + Klindamisin kombinasyonu ve cerrahi debridman.
Klindamisin, protein sentezini durdurarak süperantijenik toksinlerin üretimini inhibe eder ve sağkalımı anlamlı derecede artırır.

Key Concept

Streptokokal Toksik Şok Benzeri Sendrom (TSLS) ve Klindamisin Kullanımı
Estimated Time:2m 0s
Question 205Question

6262 yaşında kadın hasta, sağ üst kadran ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde skleraları ikterik ve sağ üst kadranda hassasiyeti mevcut olan hastaya akut kolanjit tanısı konuluyor. Hastaya 3030 mL/kg intravenöz kristaloid replasmanı yapılmasına rağmen ortalama arter basıncı (OAB) 6060 mmHg olarak ölçülüyor. Bunun üzerine norepinefrin infüzyonuna başlanıyor ve OAB 6868 mmHg seviyesinde tutulabiliyor. Serum laktat düzeyi 2.82.8 mmol/L saptanan bu hasta için Sepsis-3 (Üçüncü Uluslararası Sepsis ve Septik Şok Tanımları Uzlaşı Raporu) kriterlerine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastanın klinik tablosu 'Septik şok' olarak tanımlanmalıdır.

Answer

Hastanın klinik tablosu 'Septik şok' olarak tanımlanmalıdır.
Sepsis-3 tanımlamasına göre septik şok; sepsisin bir alt kümesi olup, mortalitenin belirgin şekilde arttığı dolaşımsal, hücresel ve metabolik anormalliklerin olduğu tablodur. Klinik olarak septik şok tanısı için şu iki kriterin eş zamanlı varlığı gerekir: 1) Yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını (OAB) ≥ 6565 mmHg tutmak için vazopresör ihtiyacı, 2) Serum laktat düzeyinin 22 mmol/L'den (1818 mg/dL) yüksek olması. Bu hastada her iki kriter de sağlandığı için tanı septik şoktur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın sıvı resüsitasyonuna yanıtını değerlendir.
3030 mL/kg sıvı verilmesine rağmen OAB 6060 mmHg (hipotansif) kalmış.
Sepsis-3'te şok tanımı için yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen dirençli hipotansiyon varlığı gereklidir.
2
Vazopresör ihtiyacı ve hedef OAB değerini kontrol et.
OAB ≥ 6565 mmHg değerini korumak için norepinefrin (vazopresör) başlanmış.
Septik şokun ilk kriteri vazopresör bağımlı hipotansiyondur.
3
Serum laktat düzeyini eşik değer ile karşılaştır.
2.82.8 mmol/L (>2> 2 mmol/L) laktat saptanmış.
Septik şok tanısı için vazopresör ihtiyacına ek olarak serum laktatının 22 mmol/L üzerinde olması şarttır.

Key Concept

Septik Şok Tanı Kriterleri (Sepsis-3)

Practice More

qSOFA kriterlerini ve SOFA skorundaki bazal değişimin önemini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 206Question

7272 yaşında bilinen KOAH öyküsü olan erkek hasta, son 22 gündür artan öksürük, pürülan balgam ve son 66 saattir gelişen konfüzyon nedeniyle acil servise getiriliyor. İlk değerlendirmede; ateş 38.8C38.8^\circ C, kan basıncı 85/4585/45 mmHg, nabız 118/dk118/dk ve solunum sayısı 30/dk30/dk saptanıyor. Hastaya 3030 ml/kg (21002100 ml) intravenöz kristalloid resüsitasyonu uygulanıyor. Resüsitasyon sonrası kan basıncı 92/6092/60 mmHg (ortalama arter basıncı 71\approx 71 mmHg), nabız 102/dk102/dk olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum laktat düzeyi 2.62.6 mmol/L saptanıyor ve hastanın bazal SOFA skoru 00 olarak biliniyor. Sepsis-3 (20162016) kriterleri ve güncel klinik yönetim prensipleri göz önüne alındığında, bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastanın klinik tablosu sepsis olarak tanımlanır; çünkü laktat düzeyi 22 mmol/L'den yüksek olsa da vazopresör desteği gerekmeden hedef ortalama arter basıncına ulaşılmıştır.

Answer

Hastanın klinik tablosu sepsis olarak tanımlanır; çünkü laktat düzeyi laktat düzeyi 22 mmol/L'den yüksek olsa da vazopresör desteği gerekmeden hedef ortalama arter basıncına ulaşılmıştır.
Sepsis-3 (20162016) tanımlamalarına göre septik şok; sepsise ek olarak, uygun sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını (OAB) 6565 mmHg veya üzerinde tutmak için vazopresör gereksinimi olması VE serum laktat düzeyinin 22 mmol/L'den yüksek olması durumudur. Bu vakada hastanın OAB değeri sıvı resüsitasyonu sonrası vazopresör desteği gerekmeden 7171 mmHg düzeyine çıkmıştır. Dolayısıyla, laktat düzeyi yüksek olsa dahi 'vazopresör ihtiyacı' kriteri karşılanmadığı için tablo septik şok değil, sepsis olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın başlangıç klinik ciddiyetini qSOFA ile değerlendir.
qSOFA skoru 3/33/3 (SS 22\geq 22, Konfüzyon, Sistolik KB 100\leq 100 mmHg) saptandı.
qSOFA, hastane dışı veya acil serviste kötü sonuç riski olan hastaları hızlıca belirlemek için kullanılır.
2
Sıvı resüsitasyonuna verilen yanıtı analiz et.
3030 ml/kg sıvı sonrası MAP 71\approx 71 mmHg (>65>65 mmHg) değerine yükseldi.
Septik şok tanımı için sıvı resüsitasyonuna rağmen devam eden hipotansiyon ve vazopresör ihtiyacı gereklidir.
3
Sepsis-3 septik şok kriterlerini (20162016) kontrol et.
Sepsis + (MAP 65\geq 65 mmHg için vazopresör gereksinimi) VE (Serum laktatı >2> 2 mmol/L) kriterleri karşılanmıyor.
Hastada laktat >2> 2 olmasına rağmen vazopresör ihtiyacı belirtilmemiş/sıvı ile yanıt alınmıştır.
4
Tanısal sınıflandırmayı netleştir.
Organ disfonksiyonu (SOFA artışı 2\geq 2) ve enfeksiyon varlığı nedeniyle tablo 'Sepsis'tir.
Eski 'Ağır Sepsis' terimi kaldırılmış, Sepsis tanımı organ disfonksiyonunu içerecek şekilde güncellenmiştir.

Key Concept

Sepsis-3 Septik Şok Tanımı
Estimated Time:3m 0s
Question 207Question

5454 yaşında, Ejeksiyon Fraksiyonu (EF) %30\%30 olan konjestif kalp yetersizliği ve Evre 3b Kronik Böbrek Hastalığı (bazal kreatinin düzeyi: 1.81.8 mg/dL) tanılarıyla takip edilen kadın hasta; son 4848 saattir giderek artan yüksek ateş, pürülan balgamlı öksürük ve genel durum bozukluğu şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede; ateş 39.2C39.2^\circ C, nabız 118118/dk, solunum sayısı 2828/dk, kan basıncı 82/4682/46 mmHg saptanıyor ve hastanın oryantasyon/kooperasyonunun bozulduğu (konfüzyonel tablo) gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde; kreatinin 2.92.9 mg/dL, total bilirubin 1.61.6 mg/dL, trombosit sayısı 105.000/μL105.000/\mu L, arteryel kan gazında PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranı 240240 mmHg ve serum laktat düzeyi 3.43.4 mmol/L saptanıyor. Hastaya uygun kristaloid sıvı resüsitasyonu (3030 mL/kg) uygulanmasına rağmen ortalama arteryel basınç (OAB) 6565 mmHg'nin altında seyretmeye devam ediyor ve vazopressör desteği başlanıyor. Sepsis-3 (Üçüncü Uluslararası Konsensüs Tanımları) kriterlerine göre, bu hastanın tablosu için en uygun klinik tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Septik şok

Answer

Sepsis-3 kriterlerine göre hastanın tablosu septik şoktur.
Sepsis-3 konsensüsüne göre septik şok; sepsisi olan bir hastada yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını 65\geq 65 mmHg düzeyinde tutmak için vazopressör gereksinimi olması VE serum laktat düzeyinin >2> 2 mmol/L (1818 mg/dL) olması şeklinde tanımlanır. Sorudaki vakada 3030 mL/kg sıvıya rağmen OAB düşüktür, vazopressör başlanmıştır ve laktat 3.43.4 mmol/L ölçülmüştür; bu bulgular septik şok tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Bazal SOFA skorunun hesaplanması
Bazal SOFA = 11 puan (Kreatinin 1.81.8 mg/dL nedeniyle)
Sepsis tanısı için bazal duruma göre SOFA skorunda 2\geq 2 artış gereklidir.
2
Güncel SOFA skorunun hesaplanması
Güncel SOFA 10\approx 10 puan (Renal: 22, SSS: 22, Solunum: 22, Karaciğer: 11, Koagülasyon: 11, KV: 232-3)
Belirgin organ disfonksiyonu mevcudiyetini doğrulamak.
3
Septik şok kriterlerinin kontrol edilmesi
Vazopressör gereksinimi (OAB < 6565 mmHg) + Laktat 3.43.4 mmol/L (>2> 2 mmol/L)
Sıvı resüsitasyonuna yanıtsız hipotansiyon ve hücresel disfonksiyon kanıtı septik şoku tanımlar.

Key Concept

Sepsis-3 Septik Şok Tanımı
Estimated Time:2m 30s
Question 208Question

6868 yaşında kadın hasta, bir yıl içerisinde üç kez tekrarlayan *Clostridium difficile* enfeksiyonu (CDE) atağı nedeniyle enfeksiyon hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın tıbbi kayıtlarından, her atak döneminde kolonoskopide psödomembranöz enterokolit bulgularının saptandığı ve standart dozda oral vankomisin tedavisiyle klinik iyileşme sağlandığı, ancak tedaviden kısa bir süre sonra şikayetlerinin nüksettiği öğreniliyor. Güncel kılavuzlara göre, bu hastada nüks riskini azaltmak amacıyla vankomisin tedavisine eklenmesi önerilen, toksin B'ye karşı geliştirilmiş monoklonal antikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bezlotoksumab

Answer

Doğru yanıt, Clostridium difficile toksin B'sini nötralize ederek nüks riskini azaltan monoklonal antikor olan bezlotoksumabdır.
Bezlotoksumab, Clostridium difficile tarafından üretilen toksin B'ye karşı geliştirilmiş tam insan monoklonal antikorudur. Klinik çalışmalar, özellikle 6565 yaş üstü ve tekrarlayan atakları olan yüksek riskli hastalarda, standart antibiyotik tedavisine (vankomisin veya fidaksomisin) eklenen bezlotoksumabın, sadece antibiyotik kullanımına göre nüks oranlarını anlamlı ölçüde azalttığını göstermiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonu (CDE) öyküsü ve nüks risk faktörlerini değerlendirmek.
Hastanın bir yıl içinde üç atak geçirmesi ve yaşının 6565 üzeri olması, nüks riskinin çok yüksek olduğunu gösterir.
Yüksek riskli hastalarda standart antibiyotik tedavisine ek önlemler nüksü önlemek için gereklidir.
2
CDE patogenezinde rol oynayan temel toksinleri ve bu toksinlere yönelik modern immünoterapi seçeneklerini gözden geçirmek.
Toksin B, CDE'nin klinik tablosundan sorumlu olan temel sitotoksindir.
Toksin B'nin nötralizasyonu, mukozal hasarın ve klinik nüksün önlenmesinde kritik bir stratejidir.
3
Toksin B'yi hedef alan spesifik monoklonal antikor olan bezlotoksumabın seçilmesi.
Bezlotoksumab, nüks riskini azaltmada FDA ve güncel IDSA kılavuzları tarafından önerilen ajandır.
Bezlotoksumab, doğrudan toksin B'ye bağlanarak onun hücre reseptörleri ile etkileşimini engeller.

Key Concept

Bezlotoksumab, yüksek nüks riskli Clostridium difficile enfeksiyonu vakalarında toksin B'yi nötralize ederek nüksü önleyen monoklonal antikordur.
Estimated Time:1m 30s
Question 209Question

Romatoid artrit tanısıyla uzun süredir metotreksat ve düşük doz kortikosteroid tedavisi alan 64 yaşında bir kadın hasta, üç gündür giderek artan baş ağrısı, yüksek ateş ve son 24 saatte gelişen bilinç bulanıklığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 38.8C38.8^{\circ}C ölçülüyor ve ense sertliği pozitif saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyonda beyin omurilik sıvısı (BOS) basıncı artmış, protein 145mg/dL145\,mg/dL, glikoz 32mg/dL32\,mg/dL (eş zamanlı kan şekeri 110mg/dL110\,mg/dL) ve lökosit sayısı 1200/mm31200/mm^3 (%85\%85 polimorfonükleer lökosit) olarak bulunuyor. BOS Gram boyamasında 'difteroid benzeri' görünümde Gram pozitif basiller görülüyor. Hastaya acil olarak seftriakson ve vankomisin tedavisi başlanıyor.

Bu hastada en olası etken göz önüne alındığında, antibiyotik tedavisinde yapılması gereken en uygun değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tedaviye ampisilin eklenmesi

Answer

En uygun yaklaşım tedaviye ampisilin eklenmesidir.
Olgu; immünsupresif tedavi alan, ileri yaş bir hastada gelişen ve BOS bulguları *Listeria monocytogenes* ile uyumlu olan bir menenjit tablosudur. *Listeria*, Gram boyamada difteroidlere (Corynebacterium türleri) benzeyen kısa Gram pozitif basiller şeklinde görülür. Bu bakterinin en önemli özelliği, menenjit ampirik tedavisinde standart olarak kullanılan sefalosporinlere (burada seftriakson) tamamen dirençli olmasıdır. Bu nedenle, *Listeria* risk faktörü taşıyan (yaşlı, immünsupresif, hamile) hastalarda ampirik tedaviye mutlaka ampisilin eklenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk faktörlerini ve klinik tablosunu analiz et.
64 yaş (ileri yaş) ve hücresel bağışıklığı baskılayan ilaç kullanımı (metotreksat/steroid) mevcuttur. Tablo akut bakteriyel menenjittir.
İmmünsupresif ve yaşlı hastalarda etken spektrumu değişmektedir.
2
BOS bulgularını ve Gram boyamayı yorumla.
Nötrofil hakimiyetli pleositoz bakteriyel menenjiti gösterir. 'Difteroid benzeri Gram pozitif basil' tanımı *Listeria monocytogenes* için tipiktir.
*Listeria*, Gram boyamada sıklıkla difteroidlerle (Corynebacterium) karıştırılabilir, ancak menenjit tablosunda patojendir.
3
Mevcut tedavinin (Seftriakson + Vankomisin) *Listeria* üzerindeki etkinliğini değerlendir.
*Listeria monocytogenes* tüm sefalosporinlere (Seftriakson dahil) doğal dirençlidir. Vankomisin bakteriyostatik olabilir ancak optimal tedavi değildir.
Listeria tedavisinde ilk tercih ampisilindir.
4
Eksik olan kapsayıcılığı giderecek adımı belirle.
Tedavi rejimine *Listeria*'ya etkili olan ampisilin eklenmelidir.
Ampisilin (tek başına veya gentamisin ile) Listeria menenjitinin tercih edilen tedavisidir.

Key Concept

Listeria Menenjiti Tedavisi ve Sefalosporin Direnci
Question 210Question

3838 yaşında erkek hasta, bahçe işleri sırasında bacağının toprakla yoğun kontamine olmuş bir metal parçasıyla derin şekilde yaralanması sonrası acil servise başvuruyor. Yarası temizlenip sütüre edilen hastanın 1818 saat sonra dikiş yerlerinde ani başlayan ve fizik muayene bulguları ile orantısız derecede şiddetli olan ağrısı gelişiyor. Fizik muayenede yara çevresinde bronz renkli deri değişikliği, gergin ödem, ciltte bül oluşumu ve palpasyonla krepitasyon (çatırtı sesi) saptanıyor. Yaradan kirli-kahverengi renkli ve kötü kokulu bir akıntı geldiği gözleniyor.

Bu hastada en olası tanının (gazlı gangren) yönetimi için acil cerrahi debridmana ek olarak yapılması gereken en uygun girişim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz Penisilin G ve klindamisin kombinasyon tedavisine başlanması

Answer

Gazlı gangren (klostridyal miyonekroz) vakalarında acil cerrahi debridmana ek olarak Penisilin G ve toksin üretimini baskılayan klindamisin kombinasyonu uygulanmalıdır.
Gazlı gangren vakalarında acil cerrahi debridman en önemli adımdır. Tıbbi tedavide ise etken olan Clostridium perfringens'e yönelik Penisilin G verilirken, alfa toksin (lesitinaz) üretimini ribozom düzeyinde inhibe ederek doku nekrozunun ilerlemesini durdurmak amacıyla klindamisin eklenmesi önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Toprak kontaminasyonu, kısa inkübasyon süresi, krepitasyon ve bronz deri rengi gazlı gangreni (Clostridium perfringens) işaret eder.
Tanı klinik olarak konur ve tedavi geciktirilmemelidir.
2
Acil cerrahi müdahale planlanması
Nekrotik dokuların ve kasların debride edilmesi.
Anaerob ortamın ortadan kaldırılması ve bakteri yükünün azaltılması için en kritik adımdır.
3
Ampirik antibiyotik rejiminin seçilmesi
Yüksek doz Penisilin G ve Klindamisin başlanması.
Klindamisin, hastalığın hızlı ilerlemesinden sorumlu olan alfa toksinin sentezini durdurarak mortaliteyi azaltır.

Key Concept

Gazlı gangren tedavisinde cerrahi debridman mutlak önceliktir; antibiyotik tedavisinde ise Penisilin G'ye toksin sentezini inhibe eden klindamisin eklenmesi altın standarttır.

Practice More

Clostridium septicum ile ilişkili spontan gazlı gangren vakalarının kolon kanseri ile birlikteliğini hatırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 211Question

6868 yaşında, kronik lenfositik lösemi tanısıyla takip edilen ve son 11 aydır yüksek doz steroid kullanan erkek hasta; ateş, şiddetli baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 39.2C39.2^{\circ}C, kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg ve ense sertliği saptanıyor. Lomber ponksiyon tetkikinde beyin omurilik sıvısında (BOS) 850/mm3850/mm^3 lökosit (çoğunluğu polimorfonükleer lökosit), protein 120120 mg/dLmg/dL (N: 154515-45) ve glukoz 2525 mg/dLmg/dL (eş zamanlı kan glukozu: 110110 mg/dLmg/dL) izleniyor. BOS Gram boyamasında hücre içi ve dışı Gram-pozitif basiller görülüyor. Bu hasta için en uygun ampirik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ampisilin + Seftriakson + Vankomisin

Answer

Ampisilin, Seftriakson ve Vankomisin kombinasyonu, Gram-pozitif basil olan Listeria'yı da kapsadığı için en uygun seçenektir.
Doğru yanıt olan üçlü kombinasyon, menenjitin en sık etkenleri olan Streptococcus pneumoniae ve Neisseria meningitidis'in yanı sıra, hastanın risk faktörlerine ve Gram boyama bulgusuna uygun olarak Listeria monocytogenes'i de kapsar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve risk faktörlerini değerlendir.
Hasta 5050 yaş üzerinde ve immünsüpreze (KLL ve steroid kullanımı) olduğu için Listeria monocytogenes riski yüksektir.
Yaşlılık ve hücresel bağışıklık kusuru Listeria menenjiti için ana risk faktörleridir.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et.
BOS'ta Gram-pozitif basillerin görülmesi tanıyı Listeria monocytogenes'e yönlendirir.
Menenjit tablosunda Gram-pozitif basil saptanması bu etken için karakteristiktir.
3
Tedavi protokolünü belirle.
Standart menenjit tedavisine (Vankomisin + Seftriakson) mutlaka Ampisilin eklenmelidir.
Listeria monocytogenes tüm sefalosporinlere doğal dirençlidir; altın standart tedavi ampisilindir.

Key Concept

İmmünsüpreze ve yaşlı hastalarda bakteriyel menenjit ampirik tedavisinde Listeria monocytogenes kapsamı için rejime Ampisilin eklenmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 212Question

72 yaşında diyabetik bir hasta, ayak bileğinde gelişen selülit ve sistemik inflamatuar yanıt bulguları ile hastaneye yatırılıyor. Ampirik olarak vankomisin tedavisi başlanan hastada, hem klinik etkinliği optimize etmek hem de nefrotoksisite riskini minimize etmek amacıyla serum ilaç düzeyi takibi planlanıyor. Vankomisinin klinik etkinliği ve bakteriyel eradikasyon başarısı ile en güçlü korelasyon gösteren farmakokinetik/farmakodinamik (PK/PD) parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 24 saatlik eğri altında kalan alanın (EAA) MİK değerine oranı (EAA/MİK)

Answer

Vankomisin tedavisinde klinik başarıyı belirleyen temel PK/PD parametresi, 24 saatlik eğri altında kalan alanın minimum inhibitör konsantrasyonuna oranı olan EAA/MİK (AUC24/MICAUC_{24}/MIC) değeridir.
Vankomisin, kinolonlar, tetrasiklinler ve linezolid gibi antibiyotikler için 'maruziyet-bağımlı' etkinlik söz konusudur ve bu durum en iyi EAA/MİK oranı ile temsil edilir. Vankomisin için güncel rehberler, etkinlik ve güvenliği dengelemek adına çukur (trough) düzeyi yerine EAA bazlı takibi önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Antibiyotik sınıfının belirlenmesi
Vankomisin, glikopeptid sınıfı bir antibiyotiktir.
Her antibiyotik sınıfının bakteriyel öldürme karakteristiği farklıdır.
2
Bakteriyel öldürme paterninin analizi
Vankomisin, zamana bağlı (time-dependent) ancak belirgin bir post-antibiyotik etkisi (PAE) olan bir ilaçtır.
Zamana bağlı ilaçlar genellikle T > MİK ile ilişkilidir ancak uzun PAE'si olanlar EAA/MİK paternine kayar.
3
Hedef PK/PD parametresinin seçilmesi
Vankomisin için etkinlik EAA24/MI˙K400600EAA_{24}/MİK \geq 400-600 olması durumunda optimize olur.
Bu oran hem etkinliği artırır hem de nefrotoksisite riskini azaltmak için güncel rehberlerde önerilen temel parametredir.

Key Concept

Antibiyotiklerin PK/PD Parametreleri
Question 213Question

Kırsal bölgede hayvancılıkla uğraşan 4242 yaşında bir erkek hasta; 33 gündür devam eden yüksek ateş, yaygın kas ağrısı, bulantı ve kollarında yeni gelişen peteşiyal döküntüler şikayetiyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden 55 gün önce bacağına kene yapıştığı ve kendisinin çıkardığı öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde lökopeni (2.800/mm32.800/mm^3), trombositopeni (45.000/mm345.000/mm^3) ve ASTAST, ALTALT düzeylerinde belirgin yükseklik saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi

Answer

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Hyalomma cinsi kenelerle bulaşan, yüksek ateş, kas ağrısı, lökopeni, trombositopeni ve karaciğer enzim yüksekliği ile karakterize, ağır vakalarda kanama bulgularının (peteşi, ekimoz) eşlik ettiği viral bir zoonozdur. Vakadaki kene temas öyküsü ve laboratuvar bulguları bu tanıyı doğrudan desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Risk faktörünü belirle
Kırsal alanda hayvancılık ve kene yapışma öyküsü saptandı.
KKKA için en temel epidemiyolojik veri kene temasıdır.
2
Klinik bulguları analiz et
Akut başlangıçlı ateş ve kollarındaki peteşiler (kanama diyatezi) belirlendi.
Vasküler endotel hasarı ve trombositopeni kanama bulgularına yol açar.
3
Laboratuvar verilerini yorumla
Lökopeni, trombositopeni ve transaminaz (AST/ALT) yüksekliği saptandı.
Bu laboratuvar bulguları KKKA'nın erken evresinde tanıya güçlü destek sağlar.
4
Ayırıcı tanı yap ve sonuca ulaş
Kene + Kanama + Sitopeni + KC enzim yüksekliği birlikteliği KKKA tanısını doğrular.
Diğer zoonozlarda bu klinik ve laboratuvar kombinasyonu daha az olasıdır.

Key Concept

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi'nde kene teması öyküsü, hemorajik bulgular (peteşi/ekimoz) ve sitopeni triadı.
Estimated Time:45s
Question 214Question

6262 yaşında erkek hasta, sol uyluk bölgesinde aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve ciltte yer yer morarma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede hastanın genel durumunun orta-kötü, taşikardik (115115/dakika) ve hipotansif (90/6090/60 mmHg) olduğu saptanıyor. Sol uyluk palpasyonunda krepitasyon saptanıyor ve çekilen direkt radyografide yumuşak doku planlarında yaygın gaz gölgeleri izleniyor. Hastanın tıbbi öyküsünde herhangi bir travma, cerrahi girişim veya deri bütünlüğünü bozan bir olay saptanmamıştır. Kan kültüründe anaerobik ortamda üreyen, Gram pozitif sporlu basil saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Clostridium septicum

Answer

Clostridium septicum
Clostridium septicum, spontan (non-travmatik) seyreden gazlı gangren vakalarının en önemli nedenidir. Bu bakteri, aerotoleran olması sayesinde sağlam dokularda bile enfeksiyon başlatabilir. Klinik olarak bu tablonun saptanması, hastada altta yatan bir kolon kanseri veya hematolojik malignite (nötropeni vb.) varlığı açısından çok güçlü bir uyarıcıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Şiddetli ağrı, krepitasyon ve radyografide gaz saptanması gazlı gangren (klostridiyal miyonekroz) tablosuna işaret eder.
Gazlı gangrenin karakteristik fizik muayene bulgusu krepitasyondur.
2
Travma öyküsünü sorgula
Hastada travma veya cerrahi öyküsü yoktur, bu durum 'spontan (atraumatik) gazlı gangren' olarak tanımlanır.
Gazlı gangrenin etiyolojisi travmatik ve non-travmatik olarak ikiye ayrılır.
3
Mikrobiyolojik verilerle etkeni eşleştir
Gram pozitif sporlu basil ve spontan gelişim varlığında en olası etken Clostridium septicum'dur.
C. septicum aerotoleran bir anaerobdur ve sağlıklı dokuya travma olmadan da penetre olabilir.

Key Concept

Spontan gazlı gangren ve Clostridium septicum ilişkisi

Hints

1
Gazlı gangren tablosunun travma ile ilişkili olup olmaması etken tahmini için kritiktir.
2
Bu hastada travma yoktur; spontan miyonekroz vakalarında akla gelmesi gereken en spesifik Clostridium türünü hatırlayın.
3
Özellikle kolon kanseri ile güçlü bir birlikteliği olan Clostridium türü hangisidir?

Practice More

Clostridium septicum saptanan bir hastada tedavi sonrası yapılması gereken ilk tarama testi (kolonoskopi) hakkında okuma yapınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 215Question

5858 yaşında erkek hasta, 1010 gündür devam eden yüksek ateş, üşüme ve titreme şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde herhangi bir kronik hastalık veya protez kapak öyküsü bulunmayan hastanın fizik muayenesinde aort odağında 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm saptanıyor. Kan kültürlerinde Gram pozitif koklar üreyen hastanın yapılan laboratuvar incelemelerinde etkenin katalaz pozitif, lam koagülaz (clumping factor) pozitif ancak tüp koagülaz testi negatif olduğu saptanıyor. Ekokardiyografide aort kapakta 1.5 cm1.5 \ cm boyutunda vejetasyon izleniyor. Bu hastada agresif seyirli doğal kapak endokarditine yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Staphylococcus lugdunensis

Answer

Staphylococcus lugdunensis
Doğru yanıt olan seçenek, mikrobiyolojik olarak katalaz pozitif ve tüp koagülaz negatif (KNS) olup, clumping factor (lam koagülaz) pozitifliği gösterebilen tek etkendir. Ayrıca, doğal kapaklarda Staphylococcus aureus gibi agresif ve destrüktif endokardit yapmasıyla bilinir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Doğal kapak üzerinde (native valve), büyük vejetasyon (1.5 cm1.5 \ cm) ile seyreden agresif bir endokardit tablosu mevcuttur.
Endokardit etkeninin virülans potansiyelini anlamak için klinik seyir kritiktir.
2
Mikrobiyolojik verilerin analizi
Gram pozitif kok, katalaz pozitif (Stafilokok), lam koagülaz pozitif (clumping factor +), tüp koagülaz negatif.
Stafilokoklar arasında ayrım yapmak için koagülaz testlerinin sonuçları (lam vs tüp) değerlendirilir.
3
Ayırıcı tanı ve kesin etkenin belirlenmesi
Staphylococcus lugdunensis hem clumping factor üretip lam testinde pozitif sonuç verebilmesi hem de tüp testinde negatif sonuç vermesiyle karakterize bir koagülaz negatif stafilokoktur (KNS).
Diğer KNS'lerden farklı olarak doğal kapaklarda S. aureus'a benzer şekilde çok agresif seyirli enfeksiyonlar yapar.

Key Concept

Staphylococcus lugdunensis, koagülaz negatif stafilokok (KNS) sınıfında olmasına rağmen, klinik olarak S. aureus'a benzer şekilde agresif doğal kapak endokarditi yapabilen, lam koagülaz (clumping factor) pozitifliği gösterebilen özel bir etkendir.

Practice More

Stafilokoklarda koagülaz testi ile tür ayrımı algoritmasını ve novobiyosin dirençli türleri tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 216Question

45 yaşında kadın hasta, yüzünün sağ yarısında uyuşma, göz kapağını kapatamama ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Anamnezinde bir ay önce ormanlık alanda kamp yaptığı, kamp dönüşü sol uyluk bölgesinde kenarları kırmızı, ortası soluk ve giderek genişleyen ağrısız bir lezyonun olduğu, bu lezyonun bir hafta içinde kendiliğinden kaybolduğu öğreniliyor. Fizik muayenede sağ periferik fasiyal paralizi bulguları saptanıyor. Çekilen EKG'de kalp hızı 5252/dakika, ritim düzenli ve PR mesafesi 0.280.28 saniye olarak ölçülüyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lyme hastalığı (Erken disemine evre)

Answer

Lyme hastalığı (Erken disemine evre)
Bu vaka, Spiroketlerden *Borrelia burgdorferi*'nin neden olduğu Lyme hastalığının klasik 'Erken Disemine' evresini temsil etmektedir. Tanıdaki en önemli ipucu, 1 ay önceki orman temasını takiben gelişen, kenarları kırmızı ve ortası soluk halka şeklindeki döküntüdür (Eritema Migrans). Enfeksiyonun bu evresinde (haftalar-aylar sonra) bakteriyemi ile yayılım sonucu kraniyal sinir tutulumları (özellikle bilateral olabilen fasiyal paralizi) ve kardiyak tutulumlar (değişken dereceli AV bloklar, miyoperikardit) görülmesi tipiktir. Bu üçlü kombinasyon (Eritema Migrans öyküsü + Fasiyal Paralizi + AV Blok) Lyme karditini işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın öyküsündeki risk faktörlerini ve dermatolojik bulguyu analiz et.
Ormanlık alan teması ve 'kenarları kırmızı, ortası soluk, genişleyen lezyon' (Eritema Migrans) Lyme hastalığına (Borrelia burgdorferi) özgüdür.
Eritema Migrans, Lyme hastalığının erken dönemindeki en tipik tanısal bulgusudur.
2
Mevcut sistemik bulguları evreleme açısından değerlendir.
Fasiyal paralizi (nörolojik tutulum) ve PR uzaması/AV blok (kardiyak tutulum), enfeksiyonun erken disemine (yayılım) evresinde olduğunu gösterir.
Lyme hastalığının 2. evresinde (haftalar-aylar sonra) kraniyal sinir felçleri ve atriyoventriküler bloklar sık görülür.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Sarkoidoz, Sifiliz ve ARA benzer bulgular verebilse de, Eritema Migrans öyküsü tanıyı kesinleştirir.
Klinik triad (Orman teması + Eritema Migrans + Kardiyo-Nörolojik tutulum) Lyme için patognomoniktir.

Key Concept

Lyme hastalığının (Lyme Borreliosis) erken disemine evresinde fasiyal paralizi ve atriyoventriküler (AV) blok gelişebilir.

Hints

1
Hastanın bir ay önce ormanlık alanda bulunması ve ardından gelişen tipik halka şeklindeki döküntü (Eritema Migrans) en önemli ipucudur.
2
Yüz felci ve kalp bloğunun (PR uzaması) aynı anda görüldüğü, kene ile bulaşan bir spiroket hastalığını düşünün.

Practice More

Lyme hastalığının evrelerine göre (Erken lokal, Erken disemine, Geç) değişen antibiyotik tedavilerini (Doksisiklin vs Seftriakson) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 217Question

Pnömoni tanısıyla yoğun bakım ünitesine yatırılan 68 yaşındaki kadın hastada sepsis ilişkili organ yetmezliği değerlendirilmektedir. Hastanın takibinde elde edilen klinik ve laboratuvar verileri aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
Glaskow Koma Skalası (GKS)13
Ortalama Arter Basıncı (OAB)65 mmHg
Serum Bilirubin2.5 mg/dL
Serum Laktat3.5 mmol/L
Trombosit Sayısı85.000 /µL

Sepsis-3 uzlaşı raporuna göre, bu hastadaki organ disfonksiyonunun ciddiyetini belirleyen SOFA (Sequential Organ Failure Assessment) skorunun hesaplanmasında, yukarıdaki parametrelerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Serum laktat düzeyi

Answer

SOFA skorlamasında yer almayan parametre serum laktat düzeyidir.
Sepsis-3 uzlaşı raporuna göre SOFA skoru 6 organ sistemini değerlendirir: Solunum (PaO2/FiO2), Koagülasyon (Trombosit), Karaciğer (Bilirubin), Kardiyovasküler (OAB/Vazopressör), SSS (GKS) ve Renal (Kreatinin/İdrar). Serum laktat düzeyi, hücresel hipoksiyi ve doku perfüzyonunu gösteren kritik bir belirteçtir ve 'Septik Şok' klinik kriterlerinde (Sıvı resüsitasyonuna rağmen laktat > 2 mmol/L) yer alır; ancak SOFA organ yetmezliği puanlamasının (0-4 arası) bir bileşeni değildir.

Step-by-Step Solution

1
SOFA (Sequential Organ Failure Assessment) skorunun amacını hatırla.
Sepsisli hastalarda organ yetmezliğinin ciddiyetini ve mortalite riskini belirlemek.
Sepsis-3 tanımlaması organ disfonksiyonuna dayanır.
2
SOFA skorunu oluşturan 6 sistemi ve parametrelerini listele.
1. Solunum (PaO2/FiO2)
2. Koagülasyon (Trombositler)
3. Karaciğer (Bilirubin)
4. Kardiyovasküler (OAB veya vazopressörler)
5. Santral Sinir Sistemi (GKS)
6. Renal (Kreatinin veya idrar çıkışı)
Skorlama sistemi spesifik organ fonksiyonlarına odaklanır.
3
Seçeneklerdeki serum laktat düzeyini analiz et.
Laktat doku perfüzyonunu gösterir ve 'Septik Şok' tanısında (>2 mmol/L) kullanılır, ancak organ yetmezliği (SOFA) puanlamasına (0-4 puan) doğrudan dahil edilmemiştir.
Ayırıcı tanı ve sınıflama kriterleri ile skorlama sistemleri karıştırılmamalıdır.

Key Concept

Sepsis-3 SOFA Skorlama Bileşenleri

Hints

1
SOFA skoru 6 farklı organ sisteminin fonksiyonunu (solunum, pıhtılaşma, karaciğer, dolaşım, beyin, böbrek) ölçer.
2
Sorulan parametre doku perfüzyonunu gösterir ve 'Septik Şok' tanımında yer alır, ancak doğrudan bir 'organ' fonksiyon testi değildir.
3
Oksijensiz solunum ürünü olan bu molekül, qSOFA veya şok kriterlerinde olsa da, 0-4 puanlık klasik SOFA tablosunda yer almaz.

Practice More

Septik şok tanı kriterlerinde laktat ve vazopressör ihtiyacının birlikteliğini sorgulayan bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 218Question

5252 yaşında erkek hasta, ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; vücut sıcaklığı 39C39^\circ\text{C}, nabız 112/dk112/\text{dk}, solunum sayısı 24/dk24/\text{dk} ve kan basıncı 90/5590/55 mmHg olarak ölçülüyor. Nörolojik muayenesinde ense sertliği saptanıyor ve hastanın konfüze olduğu (Glaskow Koma Skoru: 1414) gözleniyor. Sepsis-3 (Üçüncü Uluslararası Sepsis ve Septik Şok Tanımları) kılavuzuna göre bu hastanın değerlendirilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastanın qSOFA skoru 33 olup, enfeksiyona bağlı kötü klinik sonlanım ve yüksek mortalite riski taşımaktadır.

Answer

Hastanın qSOFA skoru 33 olup, enfeksiyona bağlı kötü klinik sonlanım ve yüksek mortalite riski taşımaktadır.
Sepsis-3 konsensüsüne göre, qSOFA (Hızlı SOFA) skorlaması solunum hızı (22/dk\geq 22/\text{dk}), sistolik kan basıncı (100\leq 100 mmHg) ve bilinç durumu (GKS <15< 15) olmak üzere üç parametreden oluşur. Bu hastada her üç kriter de pozitiftir (24/dk24/\text{dk} solunum, 9090 mmHg sistolik KB ve GKS 1414). qSOFA skorunun 22 ve üzerinde olması, hastanın kötü klinik sonlanım açısından yüksek riskli olduğunu ve organ disfonksiyonu yönünden ileri değerlendirme (SOFA skoru) gerektirdiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
qSOFA (Quick SOFA) kriterlerini belirle.
Parametreler: Solunum sayısı 22/dk\geq 22/\text{dk}, Sistolik kan basıncı 100\leq 100 mmHg, Bilinç değişikliği (GKS <15< 15).
qSOFA, yoğun bakım dışı alanlarda sepsise bağlı kötü gidişi öngörmek için kullanılan hızlı bir tarama aracıdır.
2
Hastanın fizik muayene bulgularını qSOFA kriterleriyle karşılaştır.
Solunum: 2424 (pozitif), Sistolik KB: 9090 (pozitif), GKS: 1414 (pozitif).
Hastanın mevcut verilerinin skorlama sistemindeki eşik değerlerle uyumunu kontrol etmek gerekir.
3
Toplam qSOFA skorunu hesapla ve yorumla.
Toplam skor 33. qSOFA 2\geq 2 olması artmış mortalite ve yoğun bakım ihtiyacı riskini gösterir.
Skorun 22 veya üzerinde olması, hastada organ disfonksiyonu olasılığını ve klinik ciddiyeti ortaya koyar.

Key Concept

Sepsis-3 tanımlarına göre qSOFA (quick Sequential Organ Failure Assessment), yoğun bakım dışı ünitelerde enfeksiyonu olan hastalarda kötü klinik gidişi (yoğun bakım ihtiyacı veya ölüm) belirlemek için kullanılan pratik bir tarama skorudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 219Question

27 yaşında erkek hasta, 2 gündür süren kramp tarzı karın ağrısı, yüksek ateş ve kanlı ishal şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Öyküsünde şikayetlerin başlamasından 3 gün önce az pişmiş tavuk eti yediği öğreniliyor. Dışkı mikroskopisinde bol polimorfonükleer lökosit ve eritrosit görülüyor. Gaita kültüründe özel besiyerinde, 42°C'de ve mikroaerofilik ortamda üreyen, oksidaz pozitif, S şeklinde (martı kanadı) gram negatif çomaklar izole ediliyor. Bu hastanın tedavisinde, etkenin artan direnç oranları nedeniyle ampirik olarak siprofloksasin yerine öncelikle tercih edilmesi gereken antibiyotik hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Azitromisin

Answer

En uygun antibiyotik seçeneği Azitromisin'dir.
Vaka tanımı, termofilik (42°C'de üreyen), mikroaerofilik ve martı kanadı (S şekilli) görünümü ile *Campylobacter jejuni* enfeksiyonuna uymaktadır. *Campylobacter* enteritlerinin çoğu kendini sınırlar; ancak yüksek ateş, kanlı ishal ve şiddetli semptomları olan hastalarda antibiyotik tedavisi endikedir. Geçmişte florokinolonlar (siprofloksasin) ilk seçenek iken, günümüzde dünya genelinde artan direnç oranları nedeniyle (gyrA mutasyonu), makrolid grubu antibiyotikler (özellikle Azitromisin) ilk tercih haline gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Ateş, kanlı ishal (dizanteriform), tavuk yeme öyküsü ve 42°C'de üreyen martı kanadı şeklindeki bakteri Campylobacter jejuni enfeksiyonunu işaret eder.
Sıcak seven (termofilik) ve mikroaerofilik özellikler C. jejuni için patognomoniktir.
2
Antibiyotik direnç profilini değerlendir.
C. jejuni suşlarında dünya genelinde florokinolon (siprofloksasin) direnci belirgin şekilde artmıştır.
Bu nedenle ampirik tedavide florokinolonlar artık ilk seçenek olarak önerilmemektedir.
3
Güncel tedavi rehberlerine göre uygun ilacı seç.
Şiddetli vakalarda (yüksek ateş, kanlı ishal) tercih edilen birincil tedavi makrolidlerdir (Azitromisin).
Makrolidler hem etkinliği yüksek hem de direnç oranları florokinolonlara göre daha düşük olan ajanlardır.

Key Concept

Campylobacter jejuni tedavisinde florokinolon direnci ve makrolid seçimi

Hints

1
Etken, tavuk kaynaklı enfeksiyonlarda sık görülen, 42°C'de üreyen bir bakteridir.
2
Bu bakteri için eskiden sık kullanılan 'kinolon' grubu ilaçlara karşı ciddi direnç gelişmiştir.
3
Siprofloksasin direnci nedeniyle, 'atipik pnomoni' tedavisinde de kullanılan makrolid grubu bir ilaç tercih edilmelidir.

Practice More

Campylobacter jejuni enfeksiyonunun en önemli geç dönem nörolojik komplikasyonu (Guillain-Barre Sendromu) ile ilgili sorulara çalışabilirsiniz.

Alternative Method

Etkeni tanımadan da, şıklardaki ilaçların spektrumundan gidilebilir: Vankomisin ve Penisilin G Gram negatiflere etkisizdir. Seftriakson Campylobacter'e dirençlidir. Geriye makrolid ve kinolon kalır; güncel direnç bilgisini hatırlamak gerekir.
Estimated Time:1m 30s
Question 220Question

3232 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında yapılan RPR (Rapid Plasma Reagin) testinin pozitif saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünde herhangi bir şikayeti bulunmamakta olup, fizik muayenesinde genital ülser, lenfadenopati veya gövdede döküntü saptanmamıştır.

Bu hastada tanısal süreci yönetmek ve biyolojik yalancı pozitifliği dışlamak için atılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TPHA (Treponema Pallidum Hemaglütinasyon) gibi treponemal bir test ile sonucun doğrulanması

Answer

Treponemal bir test (TPHA veya FTA-ABS) ile sonucun doğrulanması en uygun adımdır.
Sifiliz tanısında geleneksel algoritma, duyarlı olan nontreponemal (VDRL veya RPR) testlerle tarama yapılması ve pozitif çıkan sonuçların özgüllüğü yüksek olan treponemal testlerle (TPHA, TPPA, FTA-ABS) doğrulanmasını gerektirir. Hastada klinik bulgu olmaması, RPR pozitifliğinin biyolojik yalancı pozitiflik olma ihtimalini artırır; bu nedenle treponemal test ile doğrulama yapılması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Tarama testi sonucunu değerlendir
RPR pozitifliği saptandı.
RPR ve VDRL gibi nontreponemal testler sifiliz taramasında yüksek duyarlılığa sahiptir ancak düşük özgüllük nedeniyle yalancı pozitiflik verebilir.
2
Doğrulama testi seç
Treponemal test (TPHA, TPPA veya FTA-ABS) planlandı.
Treponemal testler, Treponema pallidum'a özgü antikorları saptar ve tanıyı kesinleştirmek, biyolojik yalancı pozitifliği (otoimmün hastalıklar, gebelik, enfeksiyonlar vb.) dışlamak için kullanılır.
3
Klinik korelasyon yap
Hastanın asemptomatik olduğu ve tanının netleşmesi gerektiği görüldü.
Sifiliz evrelemesi ve tedavi kararı kesin tanı sonrası verilir.

Key Concept

Sifiliz tanı algoritmasında tarama için nontreponemal (VDRL/RPR), doğrulama için treponemal (TPHA/FTA-ABS) testler kullanılır.
Estimated Time:45s
PreviousPage 11 / 18Next
Enfeksiyon Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin