İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları

55 questions

Question 1Question →

2828 yaşında erkek hasta, 44 yıldır ülseratif kolit (pankolit) tanısıyla izlenmektedir. Şiddetli atak nedeniyle hastaneye yatırılan hastaya 60 mg/gu¨n60 \text{ mg/gün} intravenöz metilprednizolon tedavisi başlanmıştır. Tedavinin 7272. saatinde yapılan değerlendirmede; hastanın günde 1010 kez kanlı dışkılamasının devam ettiği, nabzının 110/dk110/\text{dk}, ateşinin 38.2∘C38.2^\circ\text{C} ve CRP düzeyinin 75 mg/L75 \text{ mg/L} olduğu saptanmıştır. Fizik muayenede bağırsak sesleri azalmış, laboratuvar incelemesinde serum albümin 2.4 g/dL2.4 \text{ g/dL}, magnezyum 1.3 mg/dL1.3 \text{ mg/dL} ve total kolesterol 105 mg/dL105 \text{ mg/dL} bulunmuştur. Bu hastanın yönetiminde siklosporin yerine infliksimab tercih edilmesinin veya siklosporin kullanımından kaçınılmasının en öncelikli tıbbi gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Düşük magnezyum ve total kolesterol düzeylerinin siklosporine bağlı nöbet (konvülsiyon) riskini artırması

Answer

Düşük magnezyum ve total kolesterol düzeylerinin siklosporine bağlı nöbet riskini artırması nedeniyle infliksimab tercih edilmelidir.
Şiddetli ülseratif kolit atağında intravenöz steroid tedavisine 33 gün içinde yanıt alınamayan (steroid-refrakter) hastalarda 'kurtarma tedavisi' olarak siklosporin veya infliksimab tercih edilir. Ancak siklosporin kullanımı sırasında görülen nörotoksisite (özellikle grand-mal nöbetler), serum total kolesterol düzeyinin 120 mg/dL120 \text{ mg/dL}'nin altında olması ve hipomagnezemi varlığında belirgin şekilde artar. Bu hastada her iki risk faktörü de mevcut olduğu için siklosporinden kaçınılması veya infliksimabın tercih edilmesi en doğru yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik şiddeti değerlendir
Hasta günde 10 kanlı dışkılama, taşikardi (110 bpm) ve yüksek CRP (75 mg/L) ile şiddetli ülseratif kolit (ASUC) kriterlerini karşılamaktadır.
Kurtarma tedavisi (rescue therapy) ihtiyacını belirlemek için steroid yanıtı kontrol edilmelidir.
2
Steroid yanıtını analiz et
IV 60 mg60 \text{ mg} metilprednizolonun 7272. saatinde klinik düzelme yok (Oxford/Travis kriterlerine göre başarısızlık).
Steroid-refrakter hastada siklosporin veya infliksimab arasında seçim yapılmalıdır.
3
Laboratuvar bulgularını siklosporin yan etkileriyle ilişkilendir
Magnezyum (1.3 mg/dL1.3 \text{ mg/dL}) ve kolesterol (105 mg/dL105 \text{ mg/dL}) değerleri belirgin şekilde düşüktür.
Siklosporin, hipomagnezemi ve hipokolesterolemi varlığında kan-beyin bariyerini daha kolay geçer ve nörotoksisiteye (özellikle nöbetlere) neden olur.

Key Concept

Steroid-refrakter akut şiddetli ülseratif kolit yönetiminde siklosporin kontrendikasyonları ve risk faktörleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question →

2626 yaşında kadın hasta, bilinen ülseratif kolit (pankolit) tanısıyla şiddetli aktivite atağı nedeniyle hastaneye yatırılıyor. Yatışının 3.3. gününde 6060 mg/gün intravenöz metilprednizolon tedavisi altındayken; günde 55 kez kanlı dışkılama ve CRPCRP düzeyinin 6262 mg/L olduğu saptanıyor (Yatış öncesi CRPCRP değeri: 8080 mg/L). Bu hasta için Oxford (Travis) kriterlerine göre en olası klinik öngörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut bulgularla hastanın bu yatışında kurtarma tedavisine (infliksimab/siklosporin) veya cerrahiye ihtiyaç duyma olasılığı yaklaşık %85\%85'dir.

Answer

Mevcut bulgularla hastanın bu yatışında kurtarma tedavisine veya cerrahiye ihtiyaç duyma olasılığının yaklaşık %85 olduğunu belirten ifade doğrudur.
Şiddetli ülseratif kolit atağı ile yatırılan hastalarda intravenöz steroid tedavisinin 3. günündeki yanıt çok kritiktir. Oxford (Travis) kriterlerine göre; 3. günde dışkı sayısının 8'den fazla olması VEYA dışkı sayısının 3-8 arasında olup CRP'nin 45 mg/L'den yüksek olması steroid başarısızlığını öngörür. Bu durumdaki hastaların yaklaşık %85'i o yatış döneminde ya infliksimab/siklosporin gibi bir kurtarma tedavisine ya da kolektomiye ihtiyaç duyar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut klinik durumunu tanımlayın.
Şiddetli Ülseratif Kolit atağı (ASUC) tanısıyla İV steroid tedavisi almaktadır.
Yönetim planı hastanın atak şiddetine göre belirlenir.
2
Tedavi yanıtını değerlendirmek için Oxford (Travis) kriterlerini uygulayın.
Yatışın 3. günü; dışkı sayısı 5 (3-8 arası) ve CRP 62 mg/L (> 45 mg/L) olarak saptanmıştır.
Oxford kriterleri, İV steroid tedavisinin 3. gününde başarısızlığı öngörmek için kullanılır.
3
Kriterlerin klinik çıktısını yorumlayın.
Bu kriterleri karşılayan hastalarda steroid direnci ve buna bağlı olarak kurtarma tedavisi veya cerrahi gereksinimi %85'tir.
Zamanında müdahale (kurtarma tedavisi veya kolektomi) mortaliteyi azaltır.

Key Concept

Akut Şiddetli Ülseratif Kolit (ASUC) yönetiminde Oxford (Travis) kriterleri kullanılarak 3. günde steroid yanıtı değerlendirilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question →

2727 yaşında kadın hasta, 55 yıldır ileokolonik tutulumlu Crohn hastalığı tanısıyla izlenmektedir. Hastalığın klinik aktivitesinin arttığı bir dönemde (relaps) polikliniğe başvuran hastanın fizik muayenesinde; her iki tibia ön yüzünde ağrılı eritematöz nodüller (eritema nodosum) saptanıyor ve sağ diz ekleminde şişlik, hassasiyet ve efüzyon (artrit) belirleniyor. Hastanın tıbbi özgeçmişinden iki yıl önce sakroiliit tanısı aldığı ve zaman zaman inflamatuar karakterde bel ağrısı yaşadığı öğreniliyor.

Bu hastada saptanan klinik bulgulardan hangisinin seyri, altta yatan bağırsak hastalığının inflamasyon aktivitesinden bağımsızdır?

Show answer & explanation

Answer: Sakroiliit

Answer

Sakroiliit, bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreden bir ekstra-intestinal bulgudur.
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında sakroiliit ve ankilozan spondilit gibi aksiyel iskelet tutulumları, bağırsaktaki inflamasyonun derecesinden ve hastalığın aktif veya remisyonda olmasından bağımsız olarak ilerler. Bu bulgular genellikle HLA-B27 pozitifliği ile ilişkilidir ve bağırsak tedavisine yanıt vermezler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını sınıflandır.
Eritema nodosum (deri), sağ diz artriti (periferik eklem) ve sakroiliit (aksiyel iskelet) bulguları mevcut.
İBH'de ekstra-intestinal bulguların (EİB) yönetimi, bunların bağırsak aktivitesiyle olan ilişkisine göre değişir.
2
EİB'lerin bağırsak aktivitesiyle korelasyonunu analiz et.
Eritema nodosum, Tip 1 periferik artrit, episklerit ve oral aftlar aktiviteyle paraleldir; sakroiliit, ankilozan spondilit, üveit ve primer sklerozan kolanjit ise bağımsızdır.
Aksiyel tutulumlar ve bazı spesifik organ tutulumları, bağırsaktaki inflamasyonun şiddetinden bağımsız kronik bir seyir izler.
3
Soru kökündeki 'bağımsız' kriterine uyan bulguyu seç.
Sakroiliit bağımsız grupta yer almaktadır.
Bağımsız seyreden bulgular, bağırsak rezeksiyonu veya medikal tedavi ile bağırsak inflamasyonunun kontrol altına alınmasından etkilenmezler.

Key Concept

İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarında Ekstra-intestinal Bulguların Aktivite İlişkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question →

3838 yaşında kadın hasta, 55 yıl önce "pankolit" tutulumlu ülseratif kolit tanısı almıştır. Son kontrollerinde alkalen fosfataz (ALPALP) ve gama-glutamil transferaz (GGTGGT) düzeylerinde belirgin yükseklik saptanması üzerine yapılan manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi (MRCPMRCP) incelemesinde safra yollarında segmenter daralmalar ve genişlemelerle karakterize "tespih tanesi" görünümü izlenerek primer sklerozan kolanjit (PSKPSK) tanısı kesinleşmiştir. Hastanın gastrointestinal semptomları şu an için kontrol altındadır.

Bu hastada kolorektal kanser (KRKKRK) risk yönetimi ve sürveyansı için izlenmesi gereken en uygun strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Primer sklerozan kolanjit tanısı konulduğu andan itibaren yıllık kolonoskopik sürveyans programına alınmalıdır.

Answer

Primer sklerozan kolanjit tanısı konulduğu andan itibaren yıllık kolonoskopik sürveyans programına alınmalıdır.
İnflamatuar bağırsak hastalığı (özellikle ülseratif kolit) olan bir hastada primer sklerozan kolanjit (PSK) saptandığında, kolorektal kanser riski hastalığın başlangıç süresinden bağımsız olarak artar. Bu nedenle, standart hastalarda uygulanan 8-10. yılda taramaya başlama kuralı bu hasta grubunda geçerli değildir; PSK tanısı konulur konulmaz sürveyans kolonoskopisi yapılmalı ve sonrasında yıllık olarak devam edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Hastada pankolit tutulumlu ülseratif kolit (ÜK) ve yeni tanı konulmuş primer sklerozan kolanjit (PSK) mevcuttur.
İBH hastalarında karaciğer enzim yüksekliği durumunda PSK tanısı dışlanmalıdır; MRCP bulguları tanıyı kesinleştirmiştir.
2
Kanser risk faktörlerinin değerlendirilmesi
ÜK hastalarında PSK varlığı, kolorektal kanser (KRK) riskini bağımsız ve belirgin şekilde artıran bir durumdur.
PSK'lı İBH hastalarında neoplazi gelişme riski, PSK'sız hastalara göre yaklaşık 4-5 kat daha yüksektir.
3
Sürveyans kılavuzlarının hatırlanması
Standart ÜK'da tarama 8-10. yılda başlarken, PSK eşlik ettiğinde 'bekleme süresi' yoktur.
Kılavuzlar (ECCO, ACG), PSK tanısı alan tüm İBH hastalarında tanı anında sürveyans başlanmasını ve yıllık takip edilmesini önermektedir.

Key Concept

Ülseratif kolit ve primer sklerozan kolanjit (PSK) birlikteliğinde, hastalık süresine bakılmaksızın PSK tanısı anında kolonoskopik tarama başlatılmalı ve yıllık olarak tekrarlanmalıdır.
Question 5Question →

3131 yaşında erkek hasta, 88 yıldır Crohn hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Hastanın öyküsünden terminal ileum tutulumu nedeniyle 22 yıl önce 4040 cm'lik bir ince bağırsak rezeksiyonu yapıldığı öğreniliyor. Son 11 haftadır sağ yan ağrısı ve hematüri şikayetleri olan hastanın yapılan üriner sistem ultrasonografisinde sağ böbrek pelvisinde 88 mm çapında taş saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum ve parathormon düzeyleri normal sınırlarda saptanırken, idrar analizinde kalsiyum oksalat kristalleri izleniyor. Bu hastada nefrolitiazis gelişimine yol açan temel patofizyolojik düzenek aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diyetteki kalsiyumun lümendeki emilemeyen yağ asitlerine bağlanması sonucu serbest kalan oksalatın kolonik emiliminin artması

Answer

Diyetteki kalsiyumun lümendeki emilemeyen yağ asitlerine bağlanması sonucu serbest kalan oksalatın kolonik emiliminin artması
Crohn hastalarında terminal ileum rezeksiyonu veya şiddetli ileal tutulum sonucu safra asidi havuzu azalır ve yağ malabsorbsiyonu (steatore) gelişir. Lümende emilemeyen yağ asitleri, normalde oksalatı bağlayarak atılmasını sağlayan kalsiyumu kendilerine bağlar (sabunlaşma). Serbest kalan oksalat çözünür hale gelir ve kolon mukozasından aşırı miktarda emilerek idrara geçer. Bu durum 'enterik hiperoksalüri' olarak adlandırılır ve kalsiyum oksalat taşlarına yol açar. Bu komplikasyonun gelişmesi için kolonu sağlam (intakt) olması şarttır; çünkü emilim kolondan gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki anatomik ve klinik durumu değerlendir
Terminal ileum rezeksiyonu yapılmış Crohn hastasında sağ yan ağrısı ve kalsiyum oksalat taşı saptandı.
İleal rezeksiyon safra asidi ve yağ emilimini bozar, bu da metabolik komplikasyonlara zemin hazırlar.
2
Bağırsak lümenindeki biyokimyasal etkileşimi analiz et
Emilemeyen yağ asitleri, lümende bulunan kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonlarını bağlayarak kalsiyum sabunları oluşturur.
Kalsiyumun yağ asitlerine ilgisi, oksalata olan ilgisinden daha fazladır.
3
Oksalatın akıbetini belirle
Normalde kalsiyuma bağlanarak dışkıyla atılan oksalat (C2O42−C_2O_4^{2-}), kalsiyumun 'çalınması' nedeniyle serbest ve çözünür formda kalır.
Serbest oksalat formu kolon mukozasından pasif olarak emilebilir.
4
Nefrolojik sonucu tanımla
Kolondan emilen aşırı oksalat idrarla atılır (enterik hiperoksalüri) ve burada kalsiyumla birleşerek taş oluşturur.
Üriner sistemde artan oksalat konsantrasyonu kristalizasyon için temel itici güçtür.

Key Concept

Enterik Hiperoksalüri Mekanizması

Alternative Method

Hastada kolestiramin kullanımı, lümendeki oksalatı bağlayarak emilimini azaltabilir ve taş oluşum riskini düşürebilir. Ayrıca bu mekanizmanın çalışması için kolonu rezeke edilmiş (total kolektomi yapılmış) hastalarda enterik hiperoksalüri gelişmeyeceği hatırlanmalıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question →

2626 yaşında kadın hasta, yaklaşık bir aydır devam eden günde 5−65-6 kez kanlı-mukuslu dışkılama ve sol alt kadran ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde batın sol alt kadranda hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde sedimentasyon ve C-reaktif protein (CRP) yüksekliği dışında özellik saptanmıyor. Yapılan kolonoskopik incelemede rektumdan itibaren proksimale doğru transvers kolona kadar kesintisiz devam eden mukoza ödemi, vasküler patern kaybı ve mukoza frajilitesi izleniyor. Bu hastada biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Kript abseleri

Answer

Kript abseleri, ülseratif kolitin aktif döneminde mukoza tabakasında görülen karakteristik bir histopatolojik bulgudur.
Klinik senaryodaki kesintisiz (sürekli) rektal tutulum ve mukoza frajilitesi gibi endoskopik bulgular hastanın Ülseratif Kolit olduğunu göstermektedir. Histopatolojik olarak, aktif ülseratif kolitte nötrofillerin intestinal kriptler içinde toplanmasıyla oluşan 'kript abseleri' tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları değerlendir.
Genç hastada kanlı-mukuslu ishal, sol alt kadran ağrısı ve tenesmus varlığı inflamatuar bağırsak hastalığını (İBH) düşündürür.
Ülseratif kolit tipik olarak kanlı dışkılama ile karakterizedir.
2
Endoskopik bulguları analiz et.
Rektumdan başlayan proksimale doğru 'kesintisiz' (sürekli) devam eden tutulum, vasküler patern kaybı ve mukoza frajilitesi Ülseratif Kolit için tipiktir.
Crohn hastalığında tutulum genellikle atlamalı (skip lezyonlar) ve rektum korunuşu ile karakterizedir.
3
Tanıya uygun histopatolojik bulguyu seç.
Ülseratif kolitte inflamasyon mukoza/submukoza ile sınırlıdır ve kript abseleri anahtar bulgudur.
Granülomlar ve transmural tutulum Crohn hastalığını ayırt edici özelliklerdir.

Key Concept

Ülseratif kolit ve Crohn hastalığının klinik, endoskopik ve histopatolojik ayırıcı tanısı.
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question →

32 yaşında erkek hasta, son 3 haftadır günde 8-10 kez olan kanlı, mukuslu ishal ve karın alt kadranında kramp tarzı ağrı şikayetleriyle poliklinik başvuruyor. Anamnezinde, şikayetlerinin 5 yıldır içtiği sigarayı bıraktıktan yaklaşık bir ay sonra başladığı öğreniliyor. Fizik muayenede sol alt kadranda hassasiyet saptanıyor. Kolonoskopide rektumdan başlayıp splenik fleksuraya kadar sürekli yayılım gösteren, arada sağlam mukoza alanları içermeyen (diffüz), hiperemik, ödemli ve frajil mukoza izleniyor.

Bu hastadan alınan biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Mukoza ve submukozaya sınırlı, kript apseleri içeren inflamasyon

Answer

Mukoza ve submukozaya sınırlı, kript apseleri içeren inflamasyon
Hastanın kliniği (kanlı ishal), öyküsü (sigarayı bırakma sonrası başlangıç) ve endoskopik bulguları (rektumdan başlayan sürekli tutulum) Ülseratif Kolit (ÜK) tanısını koydurur. ÜK'de patolojik olarak inflamasyon yüzeyeldir (mukoza ve submukoza ile sınırlı) ve kript lümenlerinde nötrofil birikimiyle karakterize 'kript apseleri' görülür. Goblet hücre azalması da tipik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Kanlı ishal, rektal tutulum ve özellikle 'sigarayı bıraktıktan sonra başlama' öyküsü Ülseratif Kolit'i (ÜK) işaret etmektedir.
Sigara içimi Crohn hastalığı için risk faktörüyken, Ülseratif Kolit için koruyucudur; sigarayı bırakmak ÜK alevlenmesine neden olabilir.
2
Kolonoskopik bulguları değerlendir
Rektumdan başlayıp proksimale doğru 'sürekli' (skip lezyonsuz) yayılım göstermesi ÜK'nin en tipik endoskopik özelliğidir.
Crohn hastalığında arada sağlam alanlar (skip lezyonlar) ve rektal koruma sık görülürken, ÜK rektumu neredeyse her zaman tutar ve sürekli ilerler.
3
Histopatolojik ayrımı yap
ÜK'de inflamasyon mukoza ve submukoza ile sınırlıdır; kript apseleri ve goblet hücre kaybı tipiktir.
Diğer seçeneklerdeki granülom, transmural tutulum ve fissürler Crohn hastalığının özellikleridir.

Key Concept

İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH) Ayırıcı Tanısı: Ülseratif Kolit vs Crohn

Hints

1
Hastanın sigarayı bıraktıktan sonra semptomlarının başlaması çok önemli bir ipucudur. Hangi İBH türünde sigara 'koruyucu' bir faktör gibi davranır?
2
Endoskopik bulguda 'sürekli yayılım' ve 'rektal tutulum' ifadelerine dikkat edin. Bu patern Crohn hastalığındaki 'skip lezyonlar' (atlamalı tutulum) ile zıttır.
3
Tanı Ülseratif Kolit'tir. Bu hastalıkta inflamasyon bağırsak duvarının hangi katmanları ile sınırlı kalır?

Practice More

Crohn hastalığının ekstraintestinal tutulumları ve perianal komplikasyonları hakkında bir vaka sorusu çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question →

4242 yaşında erkek hasta, 88 yıldır Ülseratif Kolit ve Primer Sklerozan Kolanjit tanılarıyla takip edilmektedir. Şiddetli atak nedeniyle hastaneye yatırılan hastaya 60 mg/gu¨n60\text{ mg/gün} intravenöz metilprednizolon başlanmıştır. Tedavinin 55. gününde ateşi 38,5∘C38,5^\circ\text{C} olan, günlük dışkılama sayısı azalmayan (1212 kez, kanlı) ve karın ağrısı şiddetlenen hastaya yapılan sigmoidoskopide, mukozada yaygın enflamasyona ek olarak yer yer derin, "zımba deliği" (punched-out) şeklinde ülserler saptanıyor. Bu klinik tabloda öncelikle düşünülmesi gereken durum ve tanıyı kesinleştirmek için en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sitomegalovirüs (CMV) süperenfeksiyonu - Endoskopik biyopsi örneklerinde inklüzyon cisimciklerinin gösterilmesi

Answer

Sitomegalovirüs (CMV) süperenfeksiyonu tanısı için endoskopik biyopsi örneklerinde histopatolojik olarak inklüzyon cisimciklerinin gösterilmesi gerekmektedir.
Şiddetli Ülseratif Kolit atağı ile yatırılan ve 3−53-5 günlük intravenöz steroid tedavisine yanıt vermeyen hastalarda Sitomegalovirüs (CMV) süperenfeksiyonu en önemli direnç nedenlerinden biridir. Endoskopide görülen derin, sınırlı ve 'zımba deliği' benzeri ülserler CMV enfeksiyonu için oldukça karakteristiktir. Tanı, mukoza biyopsilerinde CMV inklüzyon cisimciklerinin (baykuş gözü görünümü) gösterilmesi veya immünhistokimyasal çalışmalarla konur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun analizi
Hastada steroid tedavisine yanıt vermeyen (steroid-refrakter) şiddetli bir ülseratif kolit atağı mevcuttur.
5 günlük yüksek doz IV steroid tedavisine rağmen ateşin devam etmesi ve dışkılama sayısının azalmaması dirençli hastalığı gösterir.
2
Endoskopik bulguların yorumlanması
'Punched-out' (zımba deliği) ülserlerin saptanması.
Bu tip ülserler, özellikle immünosüpresif tedavi alan IBH hastalarında CMV süperenfeksiyonu için yüksek özgüllüğe sahiptir.
3
Tanısal yöntemin belirlenmesi
Biyopsi ve histopatolojik inceleme (gümüşleme veya immünhistokimyasal boyama).
CMV tanısında altın standart, dokuda karakteristik 'baykuş gözü' (owl's eye) inklüzyon cisimciklerinin görülmesidir.

Key Concept

Steroid-refrakter ülseratif kolit vakalarında CMV süperenfeksiyonu taraması.
Estimated Time:2m 30s
Question 9Question →

2929 yaşında kadın hasta, 44 yıldır ülseratif kolit tanısıyla takip edilmektedir. Mezalamin tedavisi altında son 66 aydır klinik ve endoskopik remisyonda olan hasta, yakın zamanda gebelik planladığını ifade etmektedir. Bu hastanın gebelik yönetimi ve danışmanlığı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gebelik sonuçlarının optimal olması için en önemli faktör, konseptiyon anında hastalığın remisyonda olmasıdır.

Answer

Gebelik sonuçlarının optimal olması için en önemli faktör, konseptiyon anında hastalığın remisyonda olmasıdır.
İnflamatuar bağırsak hastalarında gebelik sonuçları (canlı doğum oranı, komplikasyon riskleri) büyük oranda gebe kalındığı andaki hastalık aktivitesine bağlıdır. Hastanın en az 3−63-6 aydır remisyonda olması, gebeliğin de remisyonda geçme olasılığını anlamlı şekilde artırır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut klinik durumunu ve tedavi uyumunu değerlendir.
Hasta 66 aydır remisyondadır ve mezalamin kullanmaktadır.
Gebelik planlayan hastada mevcut kontrol durumunun tespiti yönetim stratejisini belirler.
2
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında (İBH) gebelik prognozunu etkileyen temel faktörleri hatırla.
Konseptiyon anındaki hastalık aktivitesinin, gebelik sırasındaki alevlenme riski ve fetal sonuçlar (düşük, erken doğum) ile doğrudan ilişkili olduğu bilinmektedir.
Hastalara gebelik öncesi verilecek en önemli tıbbi danışmanlık budur.
3
Kullanılan ilaçların gebelik güvenliğini analiz et.
Mezalamin güvenlidir, sülfasalazin ise yüksek doz folat gerektirir.
Tedavinin devamlılığı remisyonun korunması için esastır.

Key Concept

İBH ve Gebelik Yönetimi: Konseptiyon sırasında remisyonda olmak, başarılı bir gebelik için en kritik faktördür.
Estimated Time:1m 15s
Question 10Question →

2929 yaşında kadın hasta, son 22 aydır devam eden kanlı ishal ve mukuslu dışkılama şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan kolonoskopisinde rektumdan başlayıp transvers kolona kadar devamlılık gösteren mukoza ödemi, vasküler patern kaybı ve frajilite saptanarak "ülseratif kolit" tanısı konuluyor. Remisyon sağlanan hastanın idame tedavisinde azatioprin (2.52.5 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün) başlanıyor. Tedavinin 33. haftasında hastada derin nötropeni (MutlakMutlak No¨trofilNötrofil SayısıSayısı: 450/mm3450/mm^3) ve yaygın alopesi gelişiyor. Tedavi öncesi bakılan tiyopürin metiltransferaz (TPMTTPMT) genotipi ve enzim aktivitesinin normal olduğu bilindiğine göre, bu hasta ve klinik durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gelişen nötropeni ve alopesiden sorumlu olması en muhtemel genetik faktör NUDT15NUDT15 (NudixNudix hydrolasehydrolase 1515) varyantıdır.

Answer

Gelişen nötropeni ve alopesiden sorumlu olması en muhtemel genetik faktör NUDT15 varyantıdır.
Tiyopürin (azatioprin/6-merkaptopürin) tedavisinde TPMT enzim aktivitesi normal olsa bile, NUDT15 varyantı olan hastalarda tedavinin erken evrelerinde (ilk birkaç ay) derin nötropeni ve yaygın alopesi (saç dökülmesi) gelişebilir. NUDT15, sitotoksik olan 6-thioguanine triphosphate'ı inaktif hale getiren bir enzimdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir
Rektumdan başlayan devamlı tutulum ve mukoza frajilitesi Ülseratif Kolit tanısını koydurur.
Hastalığın başlangıç yeri ve yayılım paternini belirlemek ayırıcı tanı için kritiktir.
2
Tedavi yan etkisini ve biyokimyasal verileri analiz et
Azatioprin kullanımı sonrası gelişen erken dönem nötropeni ve alopesi, TPMT düzeyi normal olmasına rağmen ciddi bir genetik defekti işaret eder.
İlaç metabolizmasındaki alternatif yolların değerlendirilmesi gerekir.
3
Genetik belirteçleri ilişkilendir
NUDT15 varyantları, aktif tiyopürin metabolitlerini (TGTP) inaktife edemeyerek DNA'ya aşırı tiyoguanin katılımına ve hücre ölümüne (toksisiteye) yol açar.
TPMT dışındaki en önemli toksisite belirteci NUDT15'tir.

Key Concept

İBH'da Tiyopürin Toksisitesi ve NUDT15 Polimorfizmi
Question 11Question →

3232 yaşında erkek hasta; son 66 aydır devam eden sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı ve günde 4−54-5 kez olan kansız ishal şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde günde 11 paket sigara içtiği öğreniliyor. Fizik muayenede perianal bölgede fistül ağzı ve her iki bacak pretibial bölgede ağrılı eritematöz nodüller saptanıyor. Kolonoskopide terminal ileumda derin ülserler ve lümende daralma görülürken, rektumun normal yapıda olduğu izleniyor. Bu hasta için en olası tanıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Baryumlu incelemelerde ileoçekal valvin daralmış (stenotik) görünümü, ülseratif kolitteki ileal tutulumdan (backwash ileitis) ayırt edicidir.

Answer

İleoçekal valvin stenotik görünümü Crohn hastalığında, patulous (açık/genişlemiş) görünümü ise ülseratif kolitte (backwash ileitis) beklenir.
Vakada tanımlanan klinik tablo (fistül varlığı, rektal korunma, sigara kullanımı, sağ alt kadran ağrısı) tipik bir Crohn hastalığı sunumudur. Crohn hastalığında transmural (tüm katları tutan) inflamasyon geliştiği için dokuda fibrozis ve nedbeleşme meydana gelir; bu durum ileoçekal valvin ve terminal ileumun daralmasına (stenoz/string sign) yol açar. Buna karşın, ülseratif kolitte görülen 'backwash ileitis' tablosunda valv genellikle tonusunu kaybederek genişler ve açık (patulous) bir görünüm alır. Bu özellik, iki hastalık arasındaki kritik radyolojik ayırıcı markerlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et
Sağ alt kadran ağrısı, perianal fistül, sigara kullanımı, rektal korunma ve atlamalı tutulum Crohn hastalığını işaret eder.
Hastalık ayrımını yapmak için spesifik klinik ve endoskopik markerları belirlemek gerekir.
2
Crohn ve Ülseratif Kolit arasındaki radyolojik farkları karşılaştır
Crohn'da transmural tutuluma bağlı darlıklar görülürken, Ülseratif Kolit'te yüzeysel inflamasyona bağlı lümen genişlemeleri veya düzleşmeler (lead pipe) görülür.
İleal tutulumun doğası iki hastalık arasında en önemli ayırıcı noktalardan biridir.
3
İleoçekal valv bulgularını değerlendir
Daralmış (stenotik) valv Crohn lehine, açık (patulous) valv ise ülseratif kolitte görülen 'backwash ileitis' lehinedir.
Bu anatomik fark, radyolojik ve endoskopik ayırıcı tanıda yüksek özgüllüğe sahiptir.

Key Concept

Crohn ve Ülseratif Kolit Ayırıcı Tanısı (Anatomik ve Radyolojik Bulgular)

Practice More

İBH'de bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreden ekstraintestinal bulguların (Ankilozan spondilit, Üveit, PSK) listesini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 12Question →

4242 yaşında erkek hasta, 1212 yıl önce "yaygın ülseratif kolit" tanısı almıştır. Şu an klinik remisyonda olan ve mesalazin ile idame tedavisi alan hastanın rutin kontrollerinde kolorektal kanser (KRK) sürveyansı planlanmaktadır. Bu hastanın kolorektal kanser sürveyansı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Eşlik eden primer sklerozan kolanjit (PSK) varlığında, sürveyans kolonoskopileri bağırsak hastalığının süresine bakılmaksızın tanı anından itibaren yıllık olarak planlanmalıdır.

Answer

Primer sklerozan kolanjit (PSK) eşliği durumunda, inflamatuar bağırsak hastalığının süresi ne olursa olsun KRK sürveyansına tanı anında başlanmalı ve her yıl tekrarlanmalıdır.
Ülseratif kolitli hastalarda, eşlik eden primer sklerozan kolanjit (PSK) varlığı kolorektal kanser riskini belirgin şekilde artıran en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle, standart sürveyans protokollerinden farklı olarak, PSK tanısı konulduğu andan itibaren hastalık süresine bakılmaksızın her yıl kolonoskopik izlem yapılması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk faktörlerini belirle.
Hasta 1212 yıllık pankolit (yaygın tutulum) öyküsüne sahip olup KRK sürveyans grubundadır.
Ülseratif kolitte 8−108-10 yıldan uzun süren yaygın hastalık KRK riskini artırır.
2
Ekstrahepatik ve diğer risk faktörlerini sorgula.
Primer sklerozan kolanjit (PSK) varlığı KRK riskini bağımsız olarak artıran en önemli faktördür.
PSK'lı İBH hastalarında neoplazi riski diğer hastalara göre çok daha yüksektir.
3
Sürveyans zamanlamasına karar ver.
PSK varsa tanı anından itibaren yıllık; yoksa pankolitte 8−108-10. yılda başlanır.
Güncel kılavuzlar yüksek riskli alt gruplar için daha agresif tarama önermektedir.

Key Concept

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında kolorektal kanser sürveyans zamanlaması ve PSK birlikteliğinin önemi.

Hints

1
Ülseratif kolitli hastalarda kanser riski tutulumun yaygınlığı ve hastalığın süresi ile doğrudan ilişkilidir.

Practice More

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında hangi ekstra-intestinal bulguların bağırsak aktivitesi ile paralel seyredip hangilerinin seyretmediğini tekrar ediniz (Örn: PSK ve Ankilozan Spondilit aktiviteden bağımsızdır).
Estimated Time:1m 30s
Question 13Question →

28 yaşında erkek hasta, yaklaşık 66 aydır devam eden karın ağrısı, kilo kaybı ve günde 33-44 kez tekrarlayan, kan içermeyen ishal şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet ve palpasyonla dolgunluk saptanıyor. Kolonoskopik incelemede terminal ileumda segmenter tutulum (atlamalı lezyonlar) ve "kaldırım taşı" (cobblestone) görünümü izleniyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi en olası klinik veya patolojik bulgudur?

Show answer & explanation

Answer: Bağırsak duvarında transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülom varlığı

Answer

Bağırsak duvarında transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülom varlığı
Vakada verilen sağ alt kadran ağrısı, kitle bulgusu ve endoskopideki kaldırım taşı görünümü Crohn hastalığı için tipiktir. Crohn hastalığı, sindirim kanalının her yerini tutabilen, segmenter tutulum gösteren ve bağırsak duvarının tüm katmanlarını (transmural) etkileyen bir inflamatuar süreçtir. Histolojik olarak olguların yaklaşık yarısında non-kazeifiye granülomlar görülmesi bu hastalık için ayırt edici bir özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Sağ alt kadran ağrısı, kitle/dolgunluk ve kansız ishal varlığı Crohn hastalığı düşündürür.
Crohn hastalığı en sık terminal ileumu tutar ve kitle/fistül/apseler nedeniyle sağ alt kadranda semptom verir.
2
Endoskopik bulguları yorumla
Atlamalı (segmenter) lezyonlar ve kaldırım taşı görünümü kesin olarak Crohn hastalığı lehinedir.
Ülseratif kolit sürekli (continuous) bir tutulum izlerken, Crohn hastalığı sağlam doku adalarıyla ayrılan atlamalı lezyonlar yapar.
3
Hastalığa özgü patolojik bulguyu belirle
Crohn hastalığı tüm bağırsak katlarını tutan (transmural) bir süreçtir ve granülom içerebilir.
Ülseratif kolitten farklı olarak Crohn'da inflamasyon sadece mukoza/submukoza ile sınırlı kalmaz.

Key Concept

Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit ayırıcı tanısı (Tutulum derinliği ve histopatoloji)

Hints

1
Hastadaki 'kaldırım taşı' görünümü hangi inflamatuar bağırsak hastalığına özgüdür?
2
Crohn hastalığında inflamasyonun bağırsak duvarındaki derinliği ile Ülseratif Kolit arasındaki farkı düşünün.

Practice More

İnflamatuar bağırsak hastalıklarının ekstraintestinal bulgularını (özellikle PSC ve ankilozan spondilit) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 14Question →

3232 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır devam eden karın ağrısı, kilo kaybı ve ishal şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede ağız içinde aftöz ülserler saptanıyor. Kolonoskopide terminal ileumda "parke taşı" görünümü ve derin lineer ülserler; biyopside ise transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülomlar görülmesi üzerine Crohn hastalığı tanısı konuyor. Steroid bağımlı seyreden hastaya "steroid koruyucu" etki sağlaması ve remisyonun sürdürülmesi amacıyla Azatioprin başlanması planlanıyor.

Bu hastada Azatioprin tedavisine bağlı gelişebilecek hayatı tehdit edici kemik iliği toksisitesi (pansitopeni) riskini öngörmek için tedavi öncesi bakılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiopürin metiltransferaz (TPMTTPMT) enzim aktivitesi

Answer

Azatioprin tedavisi öncesinde kemik iliği toksisitesi riskini değerlendirmek için Tiopürin metiltransferaz (TPMTTPMT) enzim aktivitesi veya genotiplemesi yapılmalıdır.
Azatioprin ve 66-merkaptopürin tedavisi sırasında görülen en ciddi yan etki kemik iliği süpresyonudur. Bu ilaçların inaktivasyonunda görev alan tiopürin metiltransferaz (TPMTTPMT) enziminin aktivitesi popülasyonda genetik polimorfizm gösterir. Enzim aktivitesi çok düşük veya olmayan bireylerde toksik metabolitler (66-tiyoguanin nükleotidleri) birikerek hayatı tehdit eden pansitopeniye yol açar. Bu nedenle tedavi öncesi TPMTTPMT bakılması önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada terminal ileum tutulumu, transmural inflamasyon ve granülom varlığı ile Crohn hastalığı tanısı kesinleşir.
Tedavi planını belirlemek için doğru tanı şarttır.
2
Tedavi hedefini ve ilacı belirle
Steroid bağımlı Crohn hastasında idame tedavisi için Azatioprin (tiopürin analoğu) seçilir.
Steroidler uzun dönem idame tedavisinde kullanılmaz, immünmodülatörlere geçiş gereklidir.
3
İlacın metabolizma yolunu analiz et
Azatioprin vücutta 66-Merkaptopürin'e (66-MPMP) dönüşür. 66-MPMP ise TPMTTPMT enzimi ile inaktif hale getirilir veya HGPRTHGPRT yoluyla aktif/toksik 66-TGNTGN'ye dönüşür.
TPMTTPMT enzim eksikliği durumunda metabolizma aktif 66-TGNTGN yoluna kayar.
4
Toksisite riskini belirle
TPMTTPMT aktivitesi düşük olan hastalarda aşırı 66-TGNTGN birikimi sonucu şiddetli lökopeni ve pansitopeni gelişir.
Bu yan etkiden korunmak için tedavi öncesi TPMTTPMT testi yapılması standart yaklaşımdır.

Key Concept

Tiopürin grubu ilaçların (Azatioprin, 66-MP) kullanımında TPMTTPMT enzim aktivitesi, doz ayarı ve pansitopeni riskini öngörmek için kritik bir güvenlik belirtecidir.

Alternative Method

Eğer TPMTTPMT enzim testi yapılamıyorsa, Azatioprin tedavisine düşük dozla başlanıp haftalık tam kan sayımı takibi ile doz artırımı yapılması alternatif bir klinik yaklaşımdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 15Question →

32 yaşında kadın hasta, 5 yıldır Crohn hastalığı (ileokolik tutulum) tanısıyla takip edilmektedir. Son 1 aydır diyare ve sağ alt kadran ağrısında artış olan hastanın fizik muayenesinde, her iki bacak ön yüzünde (pretibial bölge) ağrılı, eritematöz nodüler lezyonlar saptanıyor. Bu hasta ve İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH) seyrinde görülen deri bulguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Metastatik Crohn hastalığı; perianal bölge, stomalar veya fistül ağızları gibi gastrointestinal sistemle anatomik sürekliliği olan deri alanlarındaki granülomatöz inflamasyondur.

Answer

Metastatik Crohn hastalığının gastrointestinal sistemle anatomik sürekliliği olan deri alanlarındaki granülomatöz inflamasyon olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Metastatik deri Crohn hastalığı (MCH), gastrointestinal sistemle anatomik olarak devamlılığı olmayan deri bölgelerinde (örneğin alt ekstremiteler, gövde veya yüz) non-kazeifiye granülomların saptanmasıyla karakterize nadir bir tablodur. Seçenekte belirtilen perianal bölge, stoma çevresi veya fistül ağızlarındaki granülomatöz lezyonlar 'anatomik süreklilik' gösterdiği için metastatik olarak değil, doğrudan yayılım (fistülize deri Crohn) olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki deri lezyonunu tanımla.
Pretibial bölgedeki ağrılı nodüller Eritema Nodozum (EN) ile uyumludur.
Klinik sunum EN için tipiktir.
2
EN ve bağırsak aktivitesi ilişkisini değerlendir.
EN lezyonları genellikle bağırsak aktivitesiyle paralel seyreder.
Aktif inflamasyon EN gelişimini tetikler.
3
İBH tiplerine göre deri bulgularının sıklığını karşılaştır.
EN Crohn hastalığında (%15), Pyoderma Gangrenozum (PG) ise Ülseratif Kolit'te (%1-5) daha sıktır.
Resmi epidemiyolojik veriler bu dağılımı destekler.
4
İlaç yan etkilerini gözden geçir.
Anti-TNF kullanımı paradoksal olarak psoriaziform lezyonlara yol açabilir.
Sitokin dengesindeki (TNF azalırken Tip 1 interferon artışı) değişim buna neden olur.
5
Metastatik Crohn hastalığının tanımını doğrula.
MCH, GİS ile anatomik sürekliliği OLMAYAN (non-contiguous) deri bölgelerindeki tutulumdur.
Perianal veya fistül çevresi tutulumlar doğrudan yayılım kabul edilir, metastatik sayılmaz.

Key Concept

İBH'nın ekstraintestinal bulgularının ayırıcı tanısı ve 'Metastatik Crohn' tanımı.

Hints

1
'Metastatik' kelimesinin tıbbi tanımı, bir sürecin orijinal odaktan uzak, sürekliliği olmayan bir yerde görülmesidir.

Practice More

İBH'da bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreden diğer ekstraintestinal bulguları (Örn. Ankilozan spondilit, Üveit) tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 16Question →

3030 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden kanlı ishal ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Hastaya yapılan kolonoskopi ve biyopsi sonucunda ülseratif kolit tanısı konuluyor. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada saptanması beklenen özelliklerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Transmural (duvarın tüm katlarını tutan) inflamasyon

Answer

Transmural (duvarın tüm katlarını tutan) inflamasyon, ülseratif kolitte beklenen bir bulgu değildir; bu özellik Crohn hastalığına özgüdür.
Ülseratif kolit, bağırsak duvarının sadece mukoza ve submukoza tabakalarını tutan, rektumdan başlayarak kesintisiz ilerleyen bir inflamatuar hastalıktır. Transmural tutulum ise bağırsak duvarının tüm katlarını etkileyen bir durum olup Crohn hastalığına özgü temel bir patolojik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın tanısını belirle.
Hasta ülseratif kolit tanısı almıştır.
Soruda hastanın ülseratif kolit tanısı aldığı açıkça belirtilmiştir.
2
Ülseratif kolitin tipik tutulum özelliklerini hatırla.
Rektal tutulum, kontinü (kesintisiz) yayılım ve mukoza/submukoza sınırlılığı.
Bu özellikler ülseratif koliti diğer inflamatuar bağırsak hastalıklarından ayıran temel klinik ve patolojik kriterlerdir.
3
Seçeneklerdeki bulguları ayırıcı tanı açısından değerlendir.
Transmural tutulumun Crohn hastalığına ait olduğu saptanır.
Crohn hastalığı transmural (tüm katları tutan) tutulum yaparken, ülseratif kolit sadece yüzeysel tabakalarda sınırlı kalır.

Key Concept

Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı arasındaki anatomik ve histolojik farklar (tutulum derinliği ve sürekliliği).
Estimated Time:45s
Question 17Question →

2424 yaşında kadın hasta, son 22 aydır devam eden karın ağrısı ve günde 5−65-6 kez olan kanlı ishal şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sol alt kadranda hassasiyet saptanıyor. Yapılan kolonoskopide rektumdan başlayıp proksimale doğru kesintisiz (kontinu) devam eden mukoza ödemi, hiperemi ve frajilite izleniyor. Biyopside kript apseleri ve goblet hücrelerinde azalma saptanırken granüloma rastlanmıyor. Bu klinik tabloya sahip hastada aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Perinükleer antinötrofil sitoplazmik antikor (p−ANCAp-ANCA) pozitifliği

Answer

Perinükleer antinötrofil sitoplazmik antikor (p-ANCA) pozitifliği bu klinik tabloya sahip bir hastada saptanması en olası bulgudur.
Verilen vakada rektumdan başlayan kesintisiz tutulum, granülom yokluğu ve kript apseleri tipik bir ülseratif kolit tablosudur. Ülseratif kolitli hastaların çoğunda (%60-70) perinükleer antinötrofil sitoplazmik antikor (p-ANCA) pozitifliği görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları değerlendir.
Genç hastada kronik kanlı ishal ve tenesmus varlığı inflamatuar bağırsak hastalığını (İBH) düşündürür.
Kanlı ishal ve alt karın ağrısı İBH'nın temel başvuru nedenleridir.
2
Endoskopik bulguları analiz et.
Rektumdan başlayan kesintisiz (kontinu) mukoza tutulumu saptandı.
Bu bulgu, atlamalı lezyonlar gösteren Crohn hastalığından ziyade Ülseratif Kolit tanısına yönlendirir.
3
Histopatolojik verileri yorumla.
Kript apseleri ve granülom yokluğu saptandı.
Ülseratif kolitte tutulum mukoza ile sınırlıdır ve non-kazeifiye granülomlar görülmez (granülom Crohn için karakteristiktir).
4
Hastalığa özgü laboratuvar belirteçlerini hatırla.
Ülseratif kolit tanısında p-ANCA pozitifliği sık görülen bir bulgudur.
Ayırıcı tanıda p-ANCA ülseratif koliti, ASCA ise Crohn hastalığını destekler.

Key Concept

Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı Ayırıcı Tanısı
Question 18Question →

3232 yaşında kadın hasta, bilinen ülseratif kolit tanısıyla takip edilmektedir. On gündür devam eden, günde 1212-1515 kez kanlı-mukuslu dışkılama, tenesmus ve şiddetli kramp tarzı karın ağrısı şikayetleriyle yatırılıyor. Fizik muayenesinde ateş 38,5∘C38,5^{\circ}C, nabız 110/dk110/dk, batında yaygın hassasiyet saptanıyor; ancak rebound veya defans izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 8,8 g/dL8,8 \text{ g/dL}, CRP 85 mg/L85 \text{ mg/L}, Albümin 2,5 g/dL2,5 \text{ g/dL} ve Potasyum 3,2 mEq/L3,2 \text{ mEq/L} olarak saptanıyor. Ayakta direkt karın grafisinde kolon segmentlerinde dilatasyon izlenmiyor. İntravenöz 60 mg/gu¨n60 \text{ mg/gün} metilprednizolon ve sıvı-elektrolit replasmanı başlanıyor. Tedavinin 7272. saatinde yapılan değerlendirmede hastanın dışkılama sayısının günde 1010 kez (kanlı) olduğu ve CRP değerinin 50 mg/L50 \text{ mg/L} seyrettiği görülüyor. Bu aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnfliksimab veya intravenöz siklosporin ile kurtarma tedavisi planlamak

Answer

İnfliksimab veya intravenöz siklosporin ile kurtarma tedavisi (rescue therapy) planlanması en uygun yaklaşımdır.
Oxford kriterlerine göre, şiddetli ülseratif kolit atağı ile yatırılan hastalarda intravenöz steroid tedavisinin 3. gününde (72. saat) dışkılama sayısının 8'den fazla olması veya dışkılama sayısının 3-8 arasındayken CRP düzeyinin 45 mg/L45 \text{ mg/L}'den yüksek seyretmesi steroid direnci olarak tanımlanır. Bu hastalarda tıbbi tedaviye devam etmek yerine vakit kaybetmeden 'kurtarma tedavisi' (rescue therapy) olarak bilinen infliksimab veya siklosporin seçeneklerinden birine geçilmelidir. Bu hastada dışkılama sayısı 10 ve CRP 50 olduğu için kriterleri karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu Truelove-Witts kriterlerine göre değerlendir.
Günde >6 kanlı dışkılama, ateş, taşikardi ve yüksek CRP ile 'Şiddetli Atak' tanısı konulur.
Tedavi protokolünü belirlemek için atağın şiddetini derecelendirmek gerekir.
2
İntravenöz steroid tedavisi altında 3. gün (72. saat) yanıtını Oxford kriterleri ile analiz et.
Dışkılama sayısı 10 (>8) ve CRP 50 (>45 mg/L) olduğu için steroid direnci saptanır.
Steroid direnci saptanan hastalarda kolektomi riski %85'tir ve hızlı karar verilmelidir.
3
Toksik megakolon veya perforasyon gibi cerrahi endikasyonları dışla ve kurtarma tedavisi seç.
Komplikasyon yoksa İnfliksimab veya Siklosporin başlanır.
Tıbbi kurtarma tedavisi, kolektomiyi önlemek için cerrahi öncesi son adımdır.

Key Concept

Akut Şiddetli Ülseratif Kolit Yönetimi ve Oxford Kriterleri
Estimated Time:2m 30s
Question 19Question →

2626 yaşında kadın hasta, son 33 aydır devam eden sağ alt kadran ağrısı ve günde 3−43-4 kez olan, kan içermeyen ishal şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde perianal bölgede aktif akıntılı bir fistül ağzı ve ağrılı deri katlantıları (skin tags) saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Crohn hastalığı

Answer

En olası tanı Crohn hastalığıdır.
Doğru olan seçenek Crohn hastalığını ifade eder çünkü perianal fistüller ve sağ alt kadran ağrısı (ileal tutulum), bu hastalığın klasik klinik sunumudur. Crohn hastalığında inflamasyon tüm katmanları tuttuğu (transmural) için fistülleşme eğilimi yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın temel şikayetlerini ve süresini analiz et.
33 aydır süren karın ağrısı ve ishal kronik bir inflamatuar süreci düşündürür.
Süreç kronik olduğu için akut enfeksiyöz nedenler dışlanır.
2
Fizik muayenedeki spesifik bulguları değerlendir.
Perianal fistül ve deri katlantıları saptanmıştır.
İnflamatuar bağırsak hastalıkları arasında perianal tutulum Crohn hastalığı için oldukça karakteristiktir.
3
Hastalığın anatomik lokalizasyonunu ve karakterini birleştir.
Sağ alt kadran ağrısı (terminal ileum tutulumu lehine) ve perianal hastalık Crohn tanısını doğrular.
Ülseratif kolit tipik olarak sol kolonu ve rektumu tutarken, Crohn sağ tarafı ve perianal bölgeyi daha sık tutar.

Key Concept

Perianal fistül ve deri katlantıları, Crohn hastalığını ülseratif kolitten ayıran en önemli klinik ipuçlarından biridir.

Hints

1
İnflamatuar bağırsak hastalıklarından hangisi tüm bağırsak katmanlarını (transmural) tutar?
Estimated Time:45s
Question 20Question →

3434 yaşında kadın hasta, 88 yıldır kolonoskopik ve histopatolojik olarak "rektumdan başlayan, proksimale doğru devamlılık gösteren, mukoza ve submukoza ile sınırlı inflamasyon" bulgularıyla karakterize pankolit tutulumlu ülseratif kolit tanısıyla izlenmektedir. Son 11 aydır günde 66-88 kez kanlı ishal ve kramp tarzında karın ağrısı şikayetleri olan hastanın muayenesinde bilateral aktif üveit ve büyük eklemleri tutan gezici karakterde olmayan artrit saptanıyor. Hastaya hem barsak tutulumunu hem de ekstraintestinal bulguları kontrol altına almak amacıyla yeni bir biyolojik tedavi başlanıyor. Tedavinin 1212. haftasında barsak şikayetlerinin tamamen düzeldiği ve kontrol endoskopide tam mukozal iyileşme sağlandığı görülürken; hastanın üveit ataklarının sıklaştığı ve eklem ağrılarının şiddetlendiği gözleniyor. Bu hastada kullanılan ve barsak selektif etkisi nedeniyle ekstraintestinal semptomların kontrolünde yetersiz kalan ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vedolizumab

Answer

Vedolizumab, barsak selektif etki mekanizması nedeniyle gastrointestinal semptomları düzeltirken sistemik ekstraintestinal bulguların kontrolünde yetersiz kalır.
Doğru cevap olan Vedolizumab, bağırsak endotelinde bulunan MAdCAM-1 (Mucosal Addressin Cell Adhesion Molecule-1) molekülüne bağlanan α4β7\alpha_4\beta_7 integrinini selektif olarak bloke eden bir monoklonal antikordur. Bu mekanizma, inflamatuar lenfositlerin sadece gastrointestinal sisteme göçünü engeller. Bu nedenle Vedolizumab, barsak inflamasyonunda ve mukozal iyileşmede çok etkili olmasına rağmen, üveit, artrit veya ankilozan spondilit gibi bağırsak dışı (ekstraintestinal) tutulumlarda etkisiz kalır. Hatta bazen bağırsak şikayetleri düzelirken bu bulguların alevlendiği "paradoksal" bir tablo izlenebilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut klinik tablosu ve tanı kriterlerini değerlendir
Hasta rektumdan başlayan, mukoza/submukoza sınırlı tutulumla uyumlu Ülseratif Kolit tanısına sahip; ek olarak aktif üveit ve artrit gibi ekstraintestinal bulguları mevcut.
Tedavi seçiminde hem bağırsak hem de bağırsak dışı semptomların hedeflenmesi gerekir.
2
Tedavi yanıtını analiz et
Bağırsak semptomlarında tam iyileşme (endoskopik remisyon) sağlanırken, ekstraintestinal bulgular (üveit ve artrit) kötüleşmiş.
Bu durum, kullanılan ilacın bağırsak üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ancak sistemik anti-inflamatuar etkisinin olmadığını veya bağırsak-selektif olduğunu gösterir.
3
Biyolojik ajanların etki mekanizmalarını karşılaştır
Anti-TNF ajanlar (Infliximab, Adalimumab, Golimumab) ve IL-12/23 inhibitörleri (Ustekinumab) sistemik etkilidir. Vedolizumab ise α4β7\alpha_4\beta_7 integrinini hedef alarak barsak selektif etki gösterir.
Vedolizumab'ın hedeflediği MAdCAM-1 reseptörü sadece bağırsak endotelinde eksprese edilir, bu nedenle lenfosit göçünü sadece bağırsak dokusunda engeller.

Key Concept

Barsak-selektif biyolojik ajanların (Vedolizumab) ekstraintestinal tutulumlar üzerindeki etkinliği
Estimated Time:2m 30s
Page 1 / 3Next
İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin