Romatoloji

547 questions

Question 461Question

26 yaşında erkek hasta, son 1 yıldır devam eden, sabahları yarım saatten fazla süren tutukluğun eşlik ettiği, egzersizle azalan ancak istirahatle artan bel ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede lomber omurga hareketlerinde kısıtlılık ve sağ Aşil tendon insersiyosunda hassasiyet (entezit) saptanıyor. Çekilen direkt grafide bilateral sakroiliit izleniyor. Bu hastada en olası tanı düşünüldüğünde, laboratuvar değerlendirmesinde aşağıdaki sonuçlardan hangisinin saptanması en çok beklenir?

Show answer & explanation

Answer: HLA-B27 pozitifliği ve Romatoid Faktör (RF) negatifliği

Answer

HLA-B27 pozitifliği ve Romatoid Faktör (RF) negatifliği, Ankilozan Spondilit tanısını destekleyen en karakteristik laboratuvar profilidir.
Hastada tarif edilen 'inflamatuar bel ağrısı', 'entezit' ve 'bilateral sakroiliit' bulguları Ankilozan Spondilit (AS) tanısı ile uyumludur. AS ve diğer Spondiloartropatiler (SpA), 'Seronegatif Spondiloartropatiler' olarak adlandırılır çünkü Romatoid Faktör (RF) ve Anti-CCP gibi otoantikorlar genellikle negatiftir. Buna karşılık, AS hastalarının %90-95 gibi çok büyük bir kısmında HLA-B27 doku grubu antijeni pozitif saptanır. Bu nedenle, HLA-B27 pozitifliği ve RF negatifliği bu klinik tablo için en beklenen laboratuvar profilidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et.
Genç erkek hasta, inflamatuar karakterde bel ağrısı (sabah tutukluğu, egzersizle düzelme), entezit (Aşil hassasiyeti) ve radyolojik sakroiliit varlığı Ankilozan Spondilit (AS) tanısını işaret etmektedir.
Bu bulgular Spondiloartropati (SpA) grubunun tipik özellikleridir.
2
Spondiloartropatilerin genel laboratuvar özelliklerini hatırla.
Spondiloartropatiler 'Seronegatif' artritler grubundadır, yani Romatoid Faktör (RF) ve Anti-CCP genellikle negatiftir.
Seropozitiflik (RF/CCP pozitifliği) Romatoid Artrit lehine bir bulgudur.
3
Genetik ilişkiyi değerlendir.
Ankilozan Spondilit hastalarının %90-95'inde HLA-B27 doku grubu antijeni pozitiftir.
HLA-B27 pozitifliği tanı kriterlerinde yer alan ve hastalığı destekleyen güçlü bir genetik belirteçtir.
4
Doğru seçeneği belirle.
Hem seronegatifliği (RF negatif) hem de genetik yatkınlığı (HLA-B27 pozitif) içeren seçenek en uyumlu cevaptır.
Diğer seçeneklerdeki antikorlar (Anti-CCP, ANA, ANCA) farklı romatolojik hastalıkları (RA, SLE, Vaskülit) işaret eder.

Key Concept

Seronegatif Spondiloartropatilerde (özellikle Ankilozan Spondilit), Romatoid Faktör (RF) ve otoantikorların yokluğu (seronegatiflik) ile HLA-B27 pozitifliği karakteristik laboratuvar bulgularıdır.

Hints

1
Bu hastalık grubu 'Seronegatif' olarak sınıflandırılır, yani klasik romatizma testleri (RF gibi) genellikle negatiftir.
2
Hastalığın patogenezinde MHC Sınıf I moleküllerinden biri ile güçlü bir genetik ilişki vardır.
3
Ankilozan Spondilit hastalarının %90'ından fazlasında pozitif olan genetik belirteç HLA-B27'dir.

Practice More

İnflamatuar bel ağrısı ile mekanik bel ağrısı ayrımını sağlayan kriterleri (başlangıç yaşı, süre, egzersiz etkisi vb.) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
Question 462Question

3636 yaşında kadın hasta; son 44 aydır her iki el bileği, metakarpofalangeal (MKFMKF) ve proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) eklemlerinde ağrı, şişlik ve yaklaşık 9090 dakika süren sabah tutukluğu şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bu eklemlerde bilateral simetrik hassasiyet ve şişlik saptanıyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması **Romatoid Artrit (RARA)** tanısından öncelikle uzaklaştırır?

Show answer & explanation

Answer: Distal interfalangeal (DI˙FDİF) eklemlerde belirgin şişlik ve Heberden düğümleri

Answer

Distal interfalangeal (DİF) eklemlerde belirgin şişlik ve Heberden düğümlerinin saptanması, hastayı Romatoid Artrit tanısından uzaklaştırıp Osteoartrit tanısına yaklaştırır.
Romatoid Artrit tipik olarak elin MKF ve PİF eklemlerini tutarken, distal interfalangeal (DİF) eklemleri korur. DİF eklem tutulumu ve buralarda görülen kemik genişlemeleri (Heberden düğümleri), Osteoartritin (kireçlenme) en karakteristik bulgularıdır. Bu nedenle DİF tutulumunun olması, hastayı RA tanısından uzaklaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik sunumunu analiz et.
Genç-orta yaşlı kadın, simetrik küçük eklem tutulumu (MKFMKF, PI˙FPİF, el bileği) ve uzun süreli sabah tutukluğu (>1>1 saat) tipik Romatoid Artrit tablosudur.
RARA tanısında eklem tutulum paternini belirlemek ilk adımdır.
2
Seçeneklerdeki bulguları RARA ile karşılaştır.
Nodüller, AntiCCPAnti-CCP pozitifliği ve interstisyel akciğer tutulumu RARA ile uyumlu iken, DI˙FDİF eklem tutulumu RARA için karakteristik değildir.
Hastalığın tipik olarak tutmadığı veya koruduğu alanları bilmek ayırıcı tanıda kritiktir.
3
DI˙FDİF eklem tutulumunun anlamını değerlendir.
Elin distal interfalangeal eklemlerinin tutulumu ve Heberden düğümleri, dejeneratif bir süreç olan Osteoartritin göstergesidir.
RARA ve Osteoartrit arasındaki en temel klinik farklardan biri eklem dağılımıdır.

Key Concept

Romatoid Artrit, elin MKF ve PİF eklemlerini simetrik tutarken DİF eklemleri tipik olarak korur; DİF tutulumu Osteoartrit veya Psöriyatik Artrit düşündürür.

Hints

1
RA'nın el eklemlerinde 'koruduğu' bir bölge olduğunu hatırlayın.

Practice More

RA ve Osteoartritin el eklemi tutulum paternlerini karşılaştıran bir tabloyu inceleyin.
Estimated Time:45s
Question 463Question

4545 yaşında kadın hasta, son 33 aydır her iki el metakarpofalangeal (MKFMKF) ve proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) eklemlerinde ağrı, şişlik ve sabahları 22 saatten fazla süren eklem tutukluğu şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede el bileklerinde ve MKFMKF eklemlerinde simetrik artrit saptanırken, distal interfalangeal (DI˙FDİF) eklemlerin korunduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde AntiCCPAnti-CCP antikoru yüksek titreli pozitif (>3>3 kat), RFRF pozitif ve eritrosit sedimentasyon hızı (ESHESH) 5555 mm/saatmm/saat saptanıyor. Hastanın takibi sırasında sağ baldırında aniden gelişen şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık gelişiyor. Fizik muayenede sağ bacakta belirgin çap artışı ve sağ medial malleolün hemen altında yarım ay şeklinde ekimotik bir alan (CrescentCrescent belirtisi) gözleniyor.

Bu hasta için en olası tanı ve gelişen klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Romatoid artrit - Baker kisti rüptürü

Answer

Romatoid artrit - Baker kisti rüptürü
Hastanın simetrik küçük eklem artriti, uzun süreli sabah tutukluğu ve yüksek titreli Anti-CCP pozitifliği Romatoid Artrit (RA) tanısını kesinleştirir. RA seyrinde diz arkasında gelişen Baker kistleri (popliteal kist) rüptüre olduğunda sinovyal sıvı gastroknemius kas planları arasına sızarak ani ağrı ve şişliğe (psödotromboflebit) yol açar. Bu durumda medial malleol altında görülen yarım ay şeklindeki ekimoz (Crescent belirtisi), sıvının en alt noktada toplanmasıyla oluşan ve tanıyı DVT'den ayıran patognomonik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını ACR/EULAR 2010 kriterlerine göre değerlendir
Simetrik küçük eklem tutulumu (3 puan), yüksek titreli Anti-CCP (3 puan), sabah tutukluğu/süre >6 hafta (1 puan) ve yüksek ESH (1 puan) ile toplamda 8 puan saptanarak Romatoid Artrit (RA) tanısı konur.
RA tanısını kesinleştirmek için 6 ve üzeri puan gereklidir.
2
Diz arkasındaki kistik yapının ve ani gelişen baldır semptomlarının ilişkisini kur
RA hastalarında diz eklemindeki inflamasyon sonucu popliteal bölgede Baker kisti (sinovyal kist) sık gelişir.
Dizdeki yüksek intraartiküler basınç sinovyal sıvının arkaya doğru fıtıklaşmasına neden olur.
3
Baldırdaki ekimotik bulguyu analiz et
Malleol altında görülen yarım ay şeklindeki ekimoz (Crescent belirtisi), rüptüre olan kist sıvısının yer çekimiyle aşağı inmesi sonucu oluşur.
Bu bulgu, tabloyu Derin Ven Trombozu'ndan (DVT) ayıran en spesifik klinik işarettir.
4
Nihai tanıyı birleştir
Tablo, RA zemininde gelişen bir psödotromboflebit (Baker kisti rüptürü) vakasıdır.
Klinik seyir ve fizik muayene bulguları bu tanıyı desteklemektedir.

Key Concept

Romatoid Artrit'te Baker Kisti Rüptürü (Psödotromboflebit) ve Crescent Belirtisi
Estimated Time:2m 0s
Question 464Question

3434 yaşında erkek hasta; ani başlayan masif hemoptizi şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinden tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve hipopiyonlu üveit nedeniyle takip edildiği, 22 yıl önce de dural sinüs trombozu nedeniyle hastanede yattığı öğreniliyor. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) sol pulmoner arterde 33 cm çapında sakküler anevrizmatik genişleme saptanıyor. Bu klinik tablo aşağıdaki vaskülitlerden hangisi için en karakteristiktir?

Show answer & explanation

Answer: Behçet hastalığı

Answer

Behçet hastalığı
Behçet hastalığı, Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre 'Değişken Damar Vasküliti' grubunda yer alır; yani hem arterleri hem de venleri, her çapta tutabilir. Pulmoner arter anevrizmaları, Behçet hastalarında (özellikle genç erkeklerde) masif hemoptizinin en karakteristik nedenidir. Hastada ayrıca oral aftlar, üveit ve dural sinüs trombozu (Nöro-Behçet) olması tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Oral aft, hipopiyonlu üveit ve dural sinüs trombozu birleşimi 'Değişken Damar Vasküliti' olan Behçet hastalığını işaret eder.
Bu bulgular Behçet hastalığının mukokutanöz, oküler ve nörolojik tutulum kriterlerini karşılar.
2
Radyolojik bulguyu değerlendir
Pulmoner arter anevrizması Behçet hastalığının en spesifik ve ölümcül vasküler komplikasyonlarından biridir.
Vaskülitler içinde pulmoner arter anevrizması denildiğinde akla ilk gelmesi gereken hastalık Behçet'tir.
3
Tanıyı netleştir
Klinik tablo ve radyoloji Behçet hastalığı tanısı ile tam uyumludur.
Genç erkek hastalarda hemoptizinin bu klinik arka planla görülmesi tanıyı doğrular.

Key Concept

Behçet hastalığında pulmoner arter anevrizması ve vasküler tutulum özellikleri
Estimated Time:1m 30s
Question 465Question

4242 yaşında kadın hasta; yaklaşık 22 yıldır devam eden soğukta ellerde morarma, parmak uçlarında ağrılı yaralar ve yutma güçlüğü şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki el parmaklarında sklerodaktili ve yüzde yaygın telanjiektaziler saptanıyor; cilt sertleşmesinin el ve yüz bölgeleri ile sınırlı olduğu, proksimal ekstremite veya gövde tutulumunun olmadığı görülüyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde Antinükleer Antikor (ANA) pozitif saptanıyor. Bu hastada saptanan ANA paterninin 'sentromer (discrete speckled)' olması durumunda, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Limitli sistemik skleroz (CREST sendromu)

Answer

Limitli sistemik skleroz (CREST sendromu)
Limitli sistemik skleroz (CREST sendromu), kalsinozis, Raynaud fenomeni, özofagus dismotilitesi, sklerodaktili ve telanjiektazi ile karakterizedir. Cilt tutulumu dirseklerin ve dizlerin distali ile yüzle sınırlıdır. Laboratuvarda Anti-sentromer antikorunun (ANA'da sentromer paterni) pozitifliği bu alt tip için oldukça özgüldür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Raynaud fenomeni, sklerodaktili, yutma güçlüğü ve telanjiektazi varlığı
Bu bulgular sistemik skleroz spektrumundaki hastalıkları düşündürür.
2
Cilt tutulumunun yaygınlığının analizi
Tutulumun sadece eller ve yüz ile sınırlı olması
Cilt tutulumunun proksimal ekstremiteleri ve gövdeyi tutmaması 'limitli' tipi işaret eder.
3
Laboratuvar bulgusunun (ANA paterni) yorumlanması
Sentromer paternli ANA pozitifliği
Sentromer paterni, limitli sistemik skleroz (CREST) için en spesifik laboratuvar belirtecidir.

Key Concept

Sistemik skleroz alt tiplerinin klinik ve laboratuvar (otoantikor) ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 466Question

6767 yaşında erkek hasta, sağ el bileğinde aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde herediter hemokromatozis tanısı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde sağ el bileği hiperemik, ısı artışı saptanıyor ve hareketleri ağrılıdır. El bileği grafisinde eklem aralığında lineer kalsifikasyonlar (kondrokalsinozis) izleniyor. Bu hastanın sinovyal sıvı incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Polarize ışık mikroskobunda zayıf pozitif çift kırılım gösteren romboid kristaller

Answer

Hastanın klinik ve radyolojik bulguları kalsiyum pirofosfat depo hastalığını (psödogut) işaret etmektedir; bu hastalıkta sinovyal sıvıda zayıf pozitif çift kırılımlı romboid kristaller görülür.
Hastada saptanan kondrokalsinozis ve altta yatan herediter hemokromatozis, tabloyu psödogut (kalsiyum pirofosfat dihidrat depo hastalığı) lehine açıklar. Bu hastalıkta sinovyal sıvı incelemesinde polarize ışık mikroskobunda romboid (eşkenar dörtgen) şeklinde ve zayıf pozitif çift kırılım (birefrinjans) gösteren kristallerin saptanması tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve risk faktörlerini analiz et.
Hemokromatozis öyküsü olan yaşlı bir hastada el bileğinde (atipik gut bölgesi) akut monoartrit saptandı.
Hemokromatozis, hiperparatiroidizm ve hipomagnezemi psödogut (CPPD) için önemli metabolik tetikleyicilerdir.
2
Radyolojik bulguları değerlendir.
Grafide kondrokalsinozis (eklem kıkırdağında lineer kalsifikasyon) saptandı.
Kondrokalsinozis, kalsiyum pirofosfat kristallerinin birikimini gösteren en önemli radyolojik kanıttır.
3
Tanısal mikroskopi bulgusunu belirle.
Psödogut tanısı için polarize ışık mikroskobunda kristal morfolojisi belirlenir.
Kalsiyum pirofosfat kristalleri romboid (eşkenar dörtgen) yapıda olup zayıf pozitif çift kırılım özelliğine sahiptir.

Key Concept

Kalsiyum pirofosfat depo hastalığı (Psödogut) tanısal özellikleri
Question 467Question

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısında aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin yüksek titrede pozitifliği, tanı için karakteristik ve zorunlu bir kriterdir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-U1 RNP

Answer

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı için karakteristik ve zorunlu olan otoantikor Anti-U1 RNP'dir.
Anti-U1 RNP antikoru, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için tanımlayıcı bir özelliktir. Sharp tanı kriterlerine göre, yüksek titrede (genellikle >1:1600) Anti-U1 RNP pozitifliği, SLE veya skleroderma gibi diğer spesifik antikorların yokluğu ile birlikte MCTD tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nın (MCTD) tanımını hatırla.
MCTD; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit özelliklerinin bir arada görüldüğü bir örtüşme (overlap) sendromudur.
Hastalığın patofizyolojik ve serolojik temelini anlamak için gereklidir.
2
Hastalığa özgü serolojik kriteri belirle.
Bu hastalığın en önemli serolojik işareti, diğer antikorlar (Anti-dsDNA, Anti-Sm vb.) negatifken yüksek titrede pozitif olan Anti-U1 RNP antikorudur.
MCTD tanısı koyabilmek için serolojik kriterin karşılanması zorunludur.

Key Concept

MCTD Tanı Kriterleri ve Anti-U1 RNP Özgüllüğü
Estimated Time:45s
Question 468Question

55 yaşında kadın hasta, son 66 ay içerisinde gövde, karın ve ekstremitelerin proksimalinde hızla ilerleyen deri sertleşmesi şikayetiyle başvuruyor. Acil servise başvurusunda şiddetli baş ağrısı ve görme bulanıklığı tarifleyen hastanın yapılan muayenesinde kan basıncı 190/115190/115 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2,32,3 mg/dL (33 ay önceki bazal değeri: 0,90,9 mg/dL) saptanırken, periferik yaymasında yaygın şistositler izleniyor. Bu klinik tabloyla başvuran bir hastada, saptanan deri tutulumu fenotipi (diffüz kutanöz) ve gelişen akut renal komplikasyon (skleroderma renal krizi) ile en güçlü ilişkisi olan otoantikor hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-RNA Polimeraz III

Answer

Skleroderma renal krizi ve diffüz deri tutulumu ile en güçlü ilişkili antikor Anti-RNA Polimeraz III'tür.
Anti-RNA Polimeraz III antikorları, diffüz kutanöz sistemik sklerozlu hastalarda görülen hızlı ilerleyen deri kalınlaşması ve en korkulan komplikasyonlardan biri olan skleroderma renal krizi (SRC) ile %9090'ın üzerinde spesifiteye sahip bir ilişkisi vardır. Bu antikorun varlığı, hastanın yakın takip edilmesi gerektiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Hızlı deri sertleşmesi, ani hipertansiyon (190/115190/115 mmHg), akut böbrek hasarı (kreatinin 0,92,30,9 → 2,3) ve mikroanjiyopatik hemolitik anemi (şistositler).
Bu tablo klasik bir Skleroderma Renal Krizi (SRC) sunumudur.
2
Sistemik skleroz alt tiplerinin ve ilişkili antikorların taranması
Hasta diffüz kutanöz sistemik skleroz (dcSSc) fenotipindedir.
Deri sertleşmesinin proksimal ekstremite ve gövdeyi tutması diffüz tutulumu işaret eder.
3
Antikor-komplikasyon eşleştirmesinin yapılması
Anti-RNA Polimeraz III pozitifliği, SRC gelişimi için en önemli serolojik risk faktörüdür.
Literatürde bu antikorun hem diffüz hızlı deri tutulumu hem de renal kriz ile özgüllüğü yüksektir.

Key Concept

Sistemik sklerozda otoantikorlar, sadece tanı koydurucu değil, aynı zamanda prognoz ve organ tutulumu (fenotip) belirleyicidir.

Practice More

Sistemik sklerozda Anti-RNA Polimeraz III pozitifliğinin deri ve böbrek dışındaki diğer önemli klinik birlikteliğini (malignite riski) araştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 469Question

58 yaşında kadın hasta; yüzde, boyunda ve sırtta kızarıklık ile birlikte kollarda ve bacaklarda güçsüzlük şikayetleriyle Romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede her iki göz kapağında morumsu döküntü (heliotrop), metakarpofalangeal eklemlerin ekstansör yüzünde eritemli papüller (Gottron papülleri) ve proksimal kas gücünde 3/5 azalma saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde CK düzeyi 4500 U/L olarak bulunuyor. Dermatomiyozit tanısı konulan bu hastada, eşlik edebilecek bir malignite riskinin en yüksek olduğunu gösteren otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-TIF1-γ (Transkripsiyonel aracı faktör 1-gama)

Answer

Anti-TIF1-γ (Transkripsiyonel aracı faktör 1-gama)
Soruda tarif edilen hasta, klasik dermatomiyozit bulguları (heliotrop döküntü, Gottron papülleri, proksimal güçsüzlük) sergilemektedir. Dermatomiyozit, özellikle ileri yaşlarda malignite (kanser) ile birliktelik gösterebilen bir hastalıktır. Bu hastalarda Anti-TIF1-γ (Transcription Intermediary Factor 1-gamma) antikorunun pozitifliği, altta yatan bir malignite varlığı açısından en yüksek riski taşır. Bu nedenle bu antikorun pozitif saptandığı hastalarda kapsamlı ve tekrarlayan malignite taramaları hayati önem taşır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Heliotrop döküntü, Gottron papülleri ve proksimal kas güçsüzlüğü Dermatomiyozit tanısını koydurur.
Tanı, risk değerlendirmesinin ilk adımıdır.
2
Dermatomiyozit alt tiplerini ve risklerini değerlendir
Dermatomiyozit, paraneoplastik bir sendrom olarak ortaya çıkabilir ve özellikle ileri yaşta malignite riski taşır.
Hastalık prognozu antikor profiline göre değişir.
3
Antikor-Klinik ilişkisini eşleştir
Anti-TIF1-γ (veya Anti-NXP2) pozitifliği, yetişkin dermatomiyozit hastalarında yüksek malignite riski ile en güçlü ilişkili antikordur.
Bu antikoru taşıyan hastalarda agresif kanser taraması yapılmalıdır.

Key Concept

Dermatomiyozit hastalarında miyozite özgü antikorlar (MSA), klinik fenotipi ve komplikasyon risklerini belirler. Anti-TIF1-γ, malignite ile en güçlü ilişkisi olan antikordur.

Hints

1
Bu antikor, özellikle ileri yaş hastalarda kanser taramasının daha sıkı yapılmasını gerektiren bir işarettir.
2
Anti-Jo-1 akciğerle, Anti-Mi-2 iyi prognozla, Anti-SRP nekrotizan tip ile ilişkilidir. Geriye malignite ile güçlü ilişkisi olan kalıyor.
3
Adı 'T' harfi ile başlayan ve faktör (factor) kelimesini içeren antikor.

Practice More

Antisentetaz sendromu bulguları ve ilişkili antikorlar üzerine bir soru çözülmesi önerilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 470Question

3232 yaşında bir kadın hasta, her iki el sırtında metakarpofalangeal eklemler üzerinde morumsu-eritemli papüller ve üst göz kapaklarında ödemli morarma şikayetiyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde omuz ve kalça kuşağı kaslarında belirgin proksimal güçsüzlük saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dermatomiyozit

Answer

Dermatomiyozit
Dermatomiyozit, proksimal kas güçsüzlüğü ile birlikte seyreden ve kendine özgü deri bulguları (heliotrop döküntü, Gottron papülleri, şal belirtisi) olan bir enflamatuar miyopatidir. Soruda tanımlanan el eklemleri üzerindeki morumsu papüller Gottron papüllerini, göz kapaklarındaki döküntü ise heliotrop raşı temsil etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Deri bulgularını analiz et
Eklemler üzerindeki papüller (Gottron papülleri) ve göz kapaklarındaki morarma (heliotrop döküntü) belirlendi.
Bu bulgular enflamatuar miyopatiler içinde dermatomiyozite özgüdür.
2
Kas tutulumunu değerlendir
Omuz ve kalça kuşağında proksimal kas güçsüzlüğü saptandı.
Proksimal güçsüzlük hem polimiyozit hem de dermatomiyozit için ortak bir özelliktir.
3
Tanıyı birleştir
Karakteristik deri bulguları + Proksimal miyopati = Dermatomiyozit.
Deri bulgularının varlığı polimiyozit tanısını dışlar ve dermatomiyoziti doğrular.

Key Concept

Dermatomiyozitin Karakteristik Deri Bulguları
Estimated Time:45s
Question 471Question

Kırk iki yaşında bir kadın hasta, her iki el el bileği ve metakarpofalangeal (MKFMKF) eklemlerinde simetrik seyirli ağrı ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın şikayetlerinin 1010 haftadır devam ettiği ve her sabah yaklaşık 1.51.5 saat süren eklem sertliği yaşadığı öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde romatoid faktör (RFRF) negatif bulunurken, anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (anti-CCPCCP) antikoru yüksek titrede pozitif saptanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anti-CCPCCP pozitifliği, romatoid artrit tanısı için yüksek özgüllüğe sahiptir ve erozif seyirle ilişkili bir prognostik faktördür.

Answer

Anti-CCP pozitifliği, romatoid artrit tanısı için yüksek özgüllüğe sahiptir ve erozif seyirle ilişkili bir prognostik faktördür.
Anti-CCPCCP antikorları, romatoid artrit tanısında romatoid faktöre kıyasla çok daha yüksek özgüllüğe sahiptir ve erken evre hastalıkta dahi saptanabilir. Ayrıca, bu antikorların varlığı eklemlerde daha hızlı radyolojik hasar ve erozyon gelişimiyle (kötü prognoz) doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Simetrik küçük eklem tutulumu (MKFMKF, el bileği) ve 11 saatten uzun süren sabah tutukluğu inflamatuar bir artriti, özellikle Romatoid Artrit'i (RARA) düşündürür.
RARA tanısında eklem tutulum paterninin belirlenmesi ilk adımdır.
2
Serolojik belirteçleri değerlendir
RFRF negatif olsa bile, Anti-CCPCCP pozitifliği RARA tanısı için son derece spesifiktir (>%95>\%95).
Seronegatif hastalarda Anti-CCPCCP varlığı tanısal doğruluğu artırır.
3
Prognostik önemi belirle
Anti-CCPCCP pozitifliği, hastalığın daha agresif ve erozif seyredeceğinin güçlü bir göstergesidir.
Tedavi planlamasında kötü prognostik faktörlerin varlığı önemlidir.

Key Concept

Anti-CCP antikorlarının Romatoid Artrit tanısındaki yüksek özgüllüğü ve prognostik değeri.
Estimated Time:1m 30s
Question 472Question

3030 yaşında erkek hasta, yaklaşık 66 aydır devam eden, sabahları uyandığında daha şiddetli olan ve hareket ettikçe azalan bel ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde lomber omurga hareketlerinin her yöne kısıtlı olduğu saptanıyor (Schober testi: 22 cm). Pelvis grafisinde bilateral evre 33 sakroiliit izlenen bu hastada, en sık beklenen eklem dışı tutulum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anterior üveit

Answer

Ankilozan Spondilit tanılı hastalarda en sık görülen eklem dışı tutulum anterior üveittir.
Vaka sunumundaki genç erkek hasta, inflamatuar bel ağrısı (hareketle azalan, istirahatle artan), Schober testi kısıtlılığı ve bilateral sakroiliit bulgularıyla klasik bir Ankilozan Spondilit (AS) tablosudur. AS hastalarında en sık görülen eklem dışı tutulum ise anterior üveittir. Genellikle tek taraflı, ani başlangıçlı ve tekrarlayıcı niteliktedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Genç erkek hasta, inflamatuar karakterde bel ağrısı, kısıtlı Schober testi ve bilateral evre 33 sakroiliit bulguları Ankilozan Spondilit (AS) tanısını doğrular.
AS tanısı için modifiye New York kriterleri temel alınmıştır.
2
Ekstra-artiküler bulguları değerlendirme
AS'de anterior üveit, aort yetmezliği, apikal pulmoner fibrozis ve sekonder amiloidoz gibi eklem dışı tutulumlar görülebilir.
Hastalığın sistemik doğası gereği farklı organ sistemleri etkilenebilir.
3
Sıklık karşılaştırması yapma
Anterior üveit, AS hastalarının yaklaşık %25%30\%25-\%30'unda görülerek en sık eklem dışı bulgu olma özelliğini taşır.
Literatür verileri ve klinik çalışmalar üveitin en yaygın komplikasyon olduğunu göstermektedir.

Key Concept

Spondiloartropatilerde (özellikle Ankilozan Spondilit) klinik özellikler ve en sık görülen eklem dışı tutulumlar.

Hints

1
Hastanın klinik özellikleri ve radyolojisi bir seronegatif spondiloartropatiyi işaret etmektedir.

Practice More

Ankilozan Spondilit'te görülen diğer daha nadir eklem dışı bulguları (Aort yetmezliği, IgA nefropatisi vb.) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 473Question

Şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve oligüri şikayetleriyle acil servise getirilen 4545 yaşında kadın hastanın fizik muayenesinde; yüz, gövde ve ekstremitelerin proksimalinde yaygın cilt sertliği, parmak uçlarında dijital pitting skarlar ve sklerodaktili saptanıyor. Kan basıncı 195/120195/120 mmHg ölçülen hastanın laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 3.53.5 mg/dL ve periferik yaymada yaygın şistositler izleniyor.

Öyküsünden son 11 aydır eklem ağrıları nedeniyle yüksek doz kortikosteroid kullandığı öğrenilen bu hastada, mevcut klinik tabloyu öngörmede en değerli olan otoantikor ve altta yatan ana patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-RNA polimeraz III — Skleroderma renal krizi

Answer

Anti-RNA polimeraz III pozitifliği ile ilişkili Skleroderma renal krizi
Hastadaki yaygın cilt tutulumu, ani başlangıçlı malign hipertansiyon, böbrek yetmezliği ve mikroanjiyopatik hemolitik anemi bulguları Skleroderma Renal Krizi (SRK) ile tam uyumludur. Bu tablo, diffüz sistemik sklerozlu hastalarda özellikle Anti-RNA polimeraz III antikoru varlığında ve yüksek doz (>15>15 mg/gün) steroid kullanımı sonrasında tetiklenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Skleroderma renal krizi (SRK)
Aniden gelişen şiddetli hipertansiyon, akut böbrek hasarı ve mikroanjiyopatik hemolitik anemi (şistositler) üçlüsü SRK tanısını koydurur.
2
Sistemik skleroz alt tipinin belirlenmesi
Yaygın (Diffüz) kutanöz sistemik skleroz
Gövde ve ekstremite proksimalindeki cilt sertliği yaygın tutulumu gösterir ve SRK bu grupta daha sıktır.
3
Otoantikor ve tetikleyici faktör ilişkisinin kurulması
Anti-RNA polimeraz III ve glukokortikoidler
Anti-RNA polimeraz III antikoru SRK gelişimi için en spesifik belirteçtir. >15>15 mg/gün dozundaki prednizolon kullanımı en önemli tetikleyici çevresel faktördür.

Key Concept

Skleroderma renal krizi, diffüz sistemik skleroz hastalarında Anti-RNA polimeraz III pozitifliği ve yüksek doz steroid kullanımı zemininde gelişen tıbbi bir acildir.

Practice More

Skleroderma renal krizi tedavisinde ACE inhibitörlerinin (özellikle kaptopril) hayat kurtarıcı rolünü ve bu hastaların tedavisinde ARB veya diğer antihipertansiflerin ACE inhibitörlerinin yerini tutmadığını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 474Question

On yıldır astım tanısıyla takip edilen 45 yaşında erkek hasta, son dönemde artan öksürük, nefes darlığı ve sağ el bileğinde düşüklük şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde sık tekrarlayan sinüzit atakları ve nazal polip operasyonu öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede akciğer oskültasyonunda yaygın ronküsler, alt ekstremitelerde palpabl purpura tarzında döküntüler ve sağ n. ulnaris trasesinde duyu kaybı saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit 16.000/mm³, eozinofil oranı %28 ve IgE düzeyi belirgin yüksek bulunuyor. Akciğer grafisinde ise yamalı ve gezici infiltrasyonlar izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (EGPA)

Answer

Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (EGPA)
Soruda tarif edilen vaka, Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (EGPA, eski adıyla Churg-Strauss Sendromu) için tipik olan 'alerjik faz' (astım, rinit), 'eozinofilik faz' (kanda ve dokuda eozinofili) ve 'vaskülitik faz' (purpura, nöropati) bulgularını sergilemektedir. Özellikle astım öyküsü, periferik eozinofili, gezici pulmoner infiltratlar ve mononöritis multipleks birlikteliği bu tanıyı koydurur. Diğer küçük damar vaskülitlerinde (GPA, MPA) astım ve bu derece belirgin eozinofili görülmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada astım, kronik sinüzit/nazal polip, periferik eozinofili (%28), gezici akciğer infiltratları, cilt vasküliti (purpura) ve nöropati (mononöritis multipleks) var.
Bu bulgular sistemik bir vasküliti, özellikle de eozinofilik tutulumlu bir formu işaret etmektedir.
2
Ayırıcı tanı yap
Astım ve eozinofili varlığı, diğer ANCA ilişkili vaskülitlerden (Wegener ve MPA) ayrımı sağlar. PAN ise akciğer parankimini tutmaz.
Astım öyküsü, EGPA'nın (eski adıyla Churg-Strauss) en ayırt edici özelliğidir ve vakaların %95'inden fazlasında görülür.
3
Tanıyı kesinleştir
Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) kriterlerine göre astım, eozinofili (>%10), nöropati, pulmoner infiltratlar, paranazal sinüs anomalileri ve biyopside eozinofilik vaskülit varlığı tanıyı koydurur.
Sunulan vakada bu kriterlerin neredeyse tamamı mevcuttur.

Key Concept

Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (Churg-Strauss) Tanı Kriterleri

Hints

1
Vaskülit tiplerini ayırırken hastanın özgeçmişindeki kronik hastalığa (astım) dikkat edin.
2
Akciğer grafisindeki 'gezici infiltrasyonlar' ve kan tablosundaki yüksek eozinofil oranı en önemli ipucudur.

Practice More

ANCA ilişkili vaskülitlerin antikor paternlerini (c-ANCA vs p-ANCA) karşılaştıran bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 475Question

6868 yaşında kadın hasta, sağ dizinde aniden başlayan şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde yaklaşık 1010 yıldır gastroözofageal reflü hastalığı nedeniyle düzenli proton pompası inhibitörü (PPİ) kullanımı öyküsü mevcuttur. Yapılan fizik muayenede sağ diz eklemi ileri derecede hassas, sıcak ve efüzyonlu saptanıyor. Eklem aspirasyonunda elde edilen sinovyal sıvının polarize ışık mikroskobundaki incelemesinde; zayıf pozitif birrefrijans gösteren, romboid (eşkenar dörtgen) yapıda kristaller izleniyor. Bu hastadaki klinik tablo ile ilişkili olması en olası laboratuvar anomalisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipomagnezemi

Answer

Hipomagnezemi
Sinovyal sıvıda izlenen zayıf pozitif birrefrijans gösteren romboid kristaller Kalsiyum Pirofosfat Dihidrat (CPPD) hastalığı için tanısaldır. CPPD; hiperparatiroidizm, hemokromatozis, hipomagnezemi ve hipofosfatazi gibi durumlarla ilişkilidir. Kronik proton pompası inhibitörü (PPİ) kullanımı, gastrointestinal magnezyum emilimini azaltarak hipomagnezemiye neden olabilir ve bu da psödogut ataklarını tetikleyebilir.

Step-by-Step Solution

1
Kristal morfolojisinin değerlendirilmesi
Romboid (eşkenar dörtgen) şekilli ve zayıf pozitif birrefrijans gösteren kristaller, Kalsiyum Pirofosfat Dihidrat (CPPD) veya psödogut tanısını koydurur.
Gut kristalleri iğne şeklinde ve kuvvetli negatiftir, bu ayrım tanı için kritiktir.
2
Hastanın özgeçmişindeki risk faktörünün analizi
Kronik PPİ kullanımı, renal veya gastrointestinal yollarla magnezyum kaybına ve hipomagnezemiye yol açar.
Elektrolit bozuklukları sekonder kristal artropatilerinin en önemli nedenlerinden biridir.
3
Klinik tablo ile laboratuvar bulgularının birleştirilmesi
Hipomagnezemi, pirofosfataz enzim aktivitesini azaltarak eklem içinde kalsiyum pirofosfat kristallerinin çökmesini tetikler.
CPPD; hiperparatiroidizm, hemokromatozis, hipomagnezemi ve hipofosfatazi ile doğrudan ilişkilidir.

Key Concept

Kalsiyum pirofosfat dihidrat (CPPD) kristal depolanma hastalığı (psödogut) ve ilişkili metabolik bozukluklar.
Estimated Time:1m 30s
Question 476Question

42 yaşında erkek hasta; son 3 aydır ellerinde kuruma ve çatlama, merdiven çıkarken zorlanma ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde el parmaklarının lateral yüzlerinde hiperkeratotik, çatlamış cilt lezyonları (mekanisyen eli), proksimal kas gruplarında 4/54/5 kas gücü ve akciğer bazallerinde bilateral inspiratuar raller saptanıyor. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla istenmesi gereken, prognozda interstisyel akciğer hastalığı ile güçlü ilişkisi olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Jo-1 (Histidil-tRNA sentetaz)

Answer

Anti-Jo-1 (Histidil-tRNA sentetaz) antikoru bu klinik tablo için en uygun tanısal ve prognostik belirteçtir.
Anti-Jo-1 (anti-histidil tRNA sentetaz) antikoru, antisentetaz sendromunun en tipik belirtecidir. Bu sendrom; inflamatuar miyozit, interstisyel akciğer hastalığı (İAH), 'mekanisyen eli' (parmak yan yüzlerinde hiperkeratoz), Raynaud fenomeni ve ateş ile karakterizedir. Vaka sunumundaki tüm klinik bulgular bu tabloyla birebir örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları sentezle
Mekanisyen eli + Proksimal miyopati + İnterstisyel akciğer hastalığı (İAH) bulguları
Hastanın hem deri hem kas hem de akciğer tutulumu gösteren sistemik bir tabloya sahip olduğu saptanır.
2
Olası sendromu belirle
Antisentetaz Sendromu
Miyozit, İAH, non-eroziv artrit, Raynaud fenomeni ve mekanisyen eli bu sendromun temel bileşenleridir.
3
Spesifik antikor eşleştirmesi yap
Anti-Jo-1 pozitifliği
Anti-Jo-1, bu sendromda en sık saptanan ve özellikle akciğer tutulumu ile güçlü korelasyon gösteren miyozite özgü antikordur.

Key Concept

Antisentetaz sendromu klinik bileşenleri ve Anti-Jo-1 antikor ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 477Question

2828 yaşında erkek hasta; son iki haftadır gelişen kişilik değişiklikleri, uykuya meyil ve sağ tarafında güçsüzlük şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın özgeçmişinde tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve her iki gözde panüveit nedeniyle takip edildiği, kolşisin ve azatioprin kullandığı öğrenilmiştir. Nörolojik muayenesinde dizartri, sağ hemiparezi ve emosyonel labilite saptanmıştır. Beyin MR görüntülemesinde mezensefalondan talamusa uzanan, T2T2 ve FLAIRFLAIR sekanslarında hiperintens sinyal özelliği gösteren parankimal lezyon izlenmiştir. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) analizinde 55/mm355/mm^3 lökosit (hakimiyet nötrofillerde) ve protein artışı saptanmıştır. Bu klinik tablo için en olası tanı ve en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Parankimal Nöro-Behçet; Nabız metilprednizolon takiben azatioprin veya siklofosfamid

Answer

Parankimal Nöro-Behçet tanısı konularak nabız metilprednizolon ve ardından azatioprin veya siklofosfamid ile tedavi başlanmalıdır.
Hastada saptanan oral aft ve üveit öyküsü Behçet hastalığına işaret eder. Akut gelişen dizartri, hemiparezi ve kişilik değişiklikleri ile MR'daki mezensefalon-talamus yerleşimli lezyonlar 'Parankimal Nöro-Behçet' için klasiktir. BOS'taki nötrofilik pleositoz bu tanıyı destekleyen çok spesifik bir bulgudur. Bu tablonun tedavisi yüksek doz (nabız) glukokortikoid sonrası azatioprin, siklofosfamid veya dirençli vakalarda anti-TNF ajanlardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Oral aft, üveit ve nörolojik bulguların (hemiparezi, dizartri) varlığı Behçet hastalığı zemininde Nöro-Behçet'i düşündürür.
Behçet hastalığı sistemik bir vaskülit olup sinir sistemini de etkileyebilir.
2
Görüntüleme ve BOS bulgularını yorumla
Beyin sapı (mezensefalon) ve talamus yerleşimli parankimal lezyonlar ile BOS'ta nötrofilik pleositoz saptanması parankimal tutulumu kesinleştirir.
Nöro-Behçet'te parankimal tutulum en sık beyin sapını etkiler ve akut dönemde nötrofilik pleositoz tipiktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Fokal defisitlerin varlığı venöz sinüs trombozundan (non-parankimal) ayrımı sağlar.
Sinüs trombozunda daha çok diffüz kafa içi basınç artışı bulguları ön plandadır.
4
Tedavi protokolünü belirle
Yaşamı veya organ fonksiyonunu tehdit eden vaskülitlerde yüksek doz glukokortikoid (nabız steroid) ve idame immünsüpresif (azatioprin/siklofosfamid) gerekir.
Parankimal Nöro-Behçet kötü prognozludur ve agresif tedavi şarttır.

Key Concept

Parankimal Nöro-Behçet, Behçet hastalığının en ciddi komplikasyonlarından biri olup en sık beyin sapını tutar ve akut dönemde BOS'ta nötrofilik pleositoz ile seyreder; tedavisi agresif immünsüpresyondur.
Estimated Time:2m 30s
Question 478Question

5555 yaşında kadın hasta, 88 yıldır primer Sjögren sendromu tanısıyla izlenmektedir. Son 66 aydır sol parotis bezinde giderek artan, sert ve ağrısız bir şişlik saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde yeni gelişen hipokomplemantemi (C4C4 düşüklüğü) ve miks kriyoglobulinemi tespit ediliyor. Bu hastada parotis bezinden yapılacak biyopsi sonucunda saptanması en olası malignite aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfoma

Answer

Sjögren sendromu hastalarında en sık izlenen malignite Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfomadır.
Primer Sjögren sendromu, B-hücre hiperaktivitesi ile karakterize bir otoimmün hastalıktır ve hastalar normal popülasyona göre lenfoma gelişimi açısından yaklaşık 4444 kat artmış bir riske sahiptir. Bu hastalarda en sık görülen lenfoma tipi, genellikle tükürük bezlerinde (parotis) yerleşen Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfomadır. Hipokomplemantemi (C4C4 düşüklüğü) ve miks kriyoglobulinemi varlığı, bu hastalarda lenfoma gelişimi için en güçlü laboratuvar prediktörleri arasındadır. Sert ve ağrısız parotis büyümesi ise en önemli klinik 'kırmızı bayrak' (red flag) bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut tanısını ve yeni gelişen semptomlarını değerlendiriniz.
Uzun süreli primer Sjögren sendromu tanısı olan hastada tek taraflı, sert parotis büyümesi ve laboratuvarda C4C4 düşüklüğü ile kriyoglobulinemi mevcuttur.
Bu bulgular Sjögren sendromu zemininde gelişebilecek lenfoma için en güçlü risk faktörleridir.
2
Sjögren sendromu ile ilişkili spesifik lenfoma tipini belirleyiniz.
Hastalık zeminindeki B-hücre hiperaktivitesi sonucu en sık Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfoma gelişir.
Mukoza ile ilişkili lenfoid doku (MALT) lenfomaları, Sjögren gibi kronik inflamatuar durumlarda ekstranodal bölgelerde (tükürük bezleri gibi) sıkça ortaya çıkar.

Key Concept

Sjögren sendromunda lenfoma gelişimi ve MALT lenfoma ilişkisi
Question 479Question

Yaklaşık bir yıldır gözlerde kumlanma hissi ve ağız kuruluğu şikayetleri olan 5252 yaşında kadın hastanın fizik muayenesinde bilateral parotis bezlerinde ağrısız büyüme saptanmıştır. Yapılan ilk laboratuvar tetkiklerinde AntiRoAnti-Ro (SSASS-A) ve AntiLaAnti-La (SSBSS-B) antikorları negatif bulunan bu hastada, 20162016 ACR/EULARACR/EULAR kriterlerine göre Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için atılması gereken en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dudak (minör tükürük bezi) biyopsisi

Answer

Dudak (minör tükürük bezi) biyopsisi
Sjögren sendromu tanısında güncel 20162016 ACR/EULARACR/EULAR kriterleri kullanılmaktadır. Bu sisteme göre AntiRoAnti-Ro pozitifliği ve dudak biyopsisinde pozitif odak skoru (1\geq 1) her biri 33 puan değerindedir. Schirmer testi, oküler boyama skoru ve uyarılmamış tükürük akış hızı ise her biri 11 puan değerindedir. Toplamda 44 puan alan hastalar tanı alır. Hastanın AntiRoAnti-Ro antikoru negatif olduğu için, biyopsi yapılmadan diğer tüm testler pozitif çıksa bile (1+1+1=31+1+1=3 puan) tanı eşiğine ulaşılamaz. Bu nedenle tanıyı kesinleştirmek için dudak biyopsisi en uygun adımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Göz ve ağız kuruluğu (sicca semptomları) ile parotis büyümesi Primer Sjögren sendromunu düşündürür.
Hastanın klinik tablosu Sjögren sendromu için tipiktir.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
AntiRoAnti-Ro ve AntiLaAnti-La antikorları negatif saptanmıştır.
Sjögren hastalarının bir kısmında antikorlar negatif olabilir (seronegatif Sjögren).
3
20162016 ACR/EULARACR/EULAR kriterlerine göre puanlama planı
Tanı için en az 44 puan toplanmalıdır. AntiRoAnti-Ro pozitifliği 33 puan, biyopsi (odak skoru 1\geq 1) 33 puan değerindedir.
AntiRoAnti-Ro negatifse, 44 puan barajını aşabilmek için biyopsi sonucuna ihtiyaç duyulur (diğer testlerin toplamı en fazla 33 puan eder).

Key Concept

Sjögren sendromu tanısında seronegatif hastalarda dudak biyopsisinin altın standart ve en yüksek puanlı kriter olması.
Estimated Time:1m 30s
Question 480Question

3434 yaşında kadın hasta, son 1212 yıldır soğukla tetiklenen ellerinde morarma ve soluklaşma şikayeti olduğunu ifade ediyor. Fizik muayenesinde cilt sertliğinin sadece parmaklar (sklerodaktili) ve yüz bölgesi ile sınırlı olduğu, göğüs ön duvarında yaygın telanjiektazilerin bulunduğu saptanıyor. Son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ile başvuran hastanın yapılan ekokardiyografisinde sistolik pulmoner arter basıncı 5555 mmHg ölçülüyor.

Hastanın solunum fonksiyon testi (SFTSFT) sonuçları aşağıdadır:

ParametreÖlçülen DeğerBeklenen Değer (Yüzde)
FEV1/FVCFEV_1/FVC%82\%82>%75>\%75
FVCFVC3.93.9 L%96\%96
DLCODLCO1111 mL/dk/mmHg%42\%42

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin pozitif saptanma olasılığı en yüksektir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-sentromer

Answer

Klinik tablo limitli sistemik skleroz ve buna eşlik eden pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) ile uyumlu olduğu için Anti-sentromer antikoru beklenir.
Hastada saptanan uzun süreli Raynaud fenomeni, parmaklarla sınırlı cilt sertleşmesi (sklerodaktili) ve telanjiektaziler, klinik olarak limitli kutanöz sistemik sklerozu (lcSSc) tanımlar. SFT'de akciğer hacimlerinin (FVCFVC) korunmuş olması ancak karbonmonoksit difüzyon kapasitesinin (DLCODLCO) belirgin düşük olması, interstisyel akciğer hastalığından ziyade pulmoner vasküler bir tutulum olan pulmoner arteriyel hipertansiyonu (PAH) düşündürür. Anti-sentromer antikoru, lcSSc hastalarında PAH gelişimi ile en güçlü korelasyon gösteren ve bu klinik tabloya en uygun antikordur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik fenotipi belirle
Limitli kutanöz sistemik skleroz (lcSSc)
Uzun süreli Raynaud fenomeni (1212 yıl) ve cilt tutulumunun dirsek distali ile yüzle sınırlı olması lcSSc (eski adıyla CREST sendromu) lehinedir.
2
Akciğer tutulum tipini analiz et
İzole Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAH)
Ekokardiyografide artmış pulmoner arter basıncı ile birlikte SFT'de normal akciğer hacimleri (FVCFVC) ancak belirgin düşük difüzyon kapasitesi (DLCODLCO), parankimal hastalık (İAH) olmaksızın vasküler tutulumu (PAH) gösterir.
3
Antikor eşleştirmesini yap
Anti-sentromer pozitifliği
Limitli tip sistemik skleroz ve PAH gelişimi için en spesifik belirteç anti-sentromer antikorudur.

Key Concept

Sistemik skleroz alt tiplerinde akciğer tutulumu ve antikor ilişkisi

Practice More

Sistemik sklerozda RNA Polimeraz III pozitifliğinde steroid kullanımının renal kriz riskini artırdığını hatırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 24 / 28Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 24 | Examkin