Romatoloji

547 questions

Question 441Question

5252 yaşında kadın hasta, 1010 yıldır Romatoid Artrit (RARA) tanısıyla takip edilmektedir. Tedavisinde haftalık 1515 mg metotreksat, günlük 55 mg prednizolon ve 200200 mg hidroksiklorokin bulunmaktadır. Son 1010 gündür giderek artan non-prodüktif öksürük, 38.2C38.2^\circ C ateş ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleri mevcuttur. Fizik muayenede her iki akciğer bazalinde inspiratuar "velcro" raller duyulmaktadır. Laboratuvar tetkiklerinde; WBC:12.400/mm3WBC: 12.400/mm^3 (nötrofil %65\%65, lenfosit %20\%20, eozinofil %12\%12), CRP:84CRP: 84 mg/L, ESR:72ESR: 72 mm/saat saptanıyor. Bilgisayarlı tomografide yama tarzında buzlu cam alanları izlenmektedir. Bu hastadaki tablonun metotreksat akciğer toksisitesine (metotreksat pnömonisi) bağlı olma olasılığını, RARA ilişkili interstisyel akciğer hastalığına göre daha fazla destekleyen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ateş ve periferik eozinofili varlığı

Answer

Ateş ve periferik eozinofili varlığı metotreksat akciğer toksisitesini, kronik romatoid artrit akciğer tutulumundan ayıran en karakteristik bulgudur.
Metotreksata bağlı akciğer toksisitesi (metotreksat pnömonisi), ilaca karşı gelişen bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Bu tabloda subakut başlangıçlı nefes darlığına sıklıkla yüksek ateş, lökositoz ve hastaların yaklaşık yarısında periferik eozinofili eşlik eder. Romatoid artritin kendi akciğer tutulumunda (RA-İAH) ise süreç genellikle daha sinsi ilerler, ateş nadirdir ve eozinofili beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve başlangıç süresini değerlendir.
Haftalık metotreksat kullanan hastada 1010 günlük (subakut) seyirli öksürük, ateş ve nefes darlığı mevcuttur.
Başlangıç hızı ve eşlik eden sistemik semptomlar ayırıcı tanı için kritiktir.
2
Laboratuvar bulgularındaki spesifik ipuçlarını analiz et.
Periferik kanda belirgin eozinofili (%12\%12) ve ateş saptanmıştır.
Metotreksat pnömonisi bir aşırı duyarlılık (hipersensitivite) reaksiyonudur; eozinofili bu durumu destekleyen en güçlü laboratuvar bulgusudur.
3
Romatoid Artrit ilişkili interstisyel akciğer hastalığı (RA-İAH) ile karşılaştır.
RA-İAH genellikle daha sinsi başlangıçlıdır ve eozinofili beklenmez; BT'de daha çok kronik fibrotik değişiklikler ön plandadır.
İlaç toksisitesi ile hastalık tutulumunu ayırt etmek tedavi planı için hayati önem taşır.

Key Concept

Metotreksat pnömonisi, periferik eozinofili ve ateşle seyreden subakut bir aşırı duyarlılık pnömonisidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 442Question

Raynaud fenomeni ve yutma güçlüğü şikayetleri olan 4848 yaşındaki Afro-Amerikan kadın hastanın fizik muayenesinde gövdeyi ve ekstremitelerin proksimalini kapsayan diffüze deri sertleşmesi ile birlikte proksimal kas gruplarında 4/54/5 kuvvet kaybı saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA pozitifliği (1:12801:1280, nükleolar patern) izlenen hastanın sağ kalp kateterizasyonunda 55mmHg55 mmHg pulmoner arter basıncı ile pre-kapiller pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) saptanıyor; ancak yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide belirgin interstisyel akciğer hastalığı izlenmiyor. Bu klinik tabloya eşlik etmesi en muhtemel otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-U3 RNP (Fibrillarin)

Answer

Vakada tanımlanan diffüze deri tutulumu, nükleolar ANA paterni, pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) ve miyozit birlikteliği için en olası antikor Anti-U3 RNP (Fibrillarin) antikordur.
Anti-U3 RNP (Fibrillarin) antikoru; diffüze sistemik sklerozlu hastalarda görülür, nükleolar ANA paterni verir ve özellikle pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH), iskelet kası tutulumu (miyozit), ciddi gastrointestinal tutulum ve kardiyak tutulum ile güçlü ilişki gösterir. Afro-Amerikan hastalarda sıklığı daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Deri tutulum paternini analiz etmek.
Gövde ve proksimal ekstremiteleri içeren tutulum 'diffüze sistemik skleroz' (dSSc) tanısını koydurur.
dSSc ve sınırlı skleroz ayrımı, beklenen organ komplikasyonlarını öngörmek için temeldir.
2
ANA paterni ve demografik verileri değerlendirmek.
Nükleolar patern ve Afro-Amerikan etnisite, nükleolar antikorlara (U3 RNP, Th/To) yönlendirir.
Etnisite, sistemik sklerozda antikor sıklığını etkileyen bir faktördür.
3
Eşlik eden organ komplikasyonlarını sentezlemek.
İnterstisyel akciğer hastalığı olmaksızın gelişen PAH ve iskelet kası güçsüzlüğü (miyozit) belirlenmiştir.
Anti-Scl-70'de İAH, Anti-RNA Pol III'te renal kriz, Anti-U3 RNP'de ise PAH ve miyozit ön plandadır.
4
Spesifik antikor tanısını koymak.
dSSc + PAH + Miyozit + Nükleolar ANA kombinasyonu Anti-U3 RNP (Fibrillarin) için karakteristiktir.
Anti-U3 RNP, diffüze grupta PAH riskini artıran ve kas tutulumu ile seyreden spesifik bir belirteçtir.

Key Concept

Sistemik Skleroz Antikorlarının Organ Spesifisitesi ve Nükleolar Patern İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 443Question

2424 yaşında erkek hasta, son 33 yıldır tekrarlayan ateş ve kas ağrısı şikayetleriyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın ataklarının genellikle 101410-14 gün sürdüğü, kas ağrısının omuz bölgesinden başlayarak birkaç gün içinde kol ve ön kola doğru "göç eden" (migratuar) bir karakter sergilediği öğreniliyor. Fizik muayenesinde sağ gözde belirgin periorbital ödem ve kol üzerinde ağrılı, eritemli bir yama saptanıyor. Hastanın yaklaşık 11 yıldır kullandığı 22 mg/gün kolşisin tedavisine rağmen atak sıklığında ve süresinde bir değişiklik olmadığı belirtiliyor. Bu hasta için en olası tanısal genetik defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TNFRSF1ATNFRSF1A gen mutasyonu

Answer

TNFRSF1ATNFRSF1A gen mutasyonu (Tümör Nekroz Faktör Reseptör İlişkili Periyodik Sendrom - TRAPS)
Vakada sunulan 101410-14 günlük uzun atak süresi, periorbital ödem ve özellikle de fasyal inflamasyona bağlı gelişen göçücü (migratuar) miyalji, TRAPS (Tümör Nekroz Faktör Reseptör İlişkili Periyodik Sendrom) tanısı için tipiktir. Bu hastalık TNFRSF1ATNFRSF1A genindeki mutasyonlar sonucu gelişir ve kolşisin tedavisine dirençlidir.

Step-by-Step Solution

1
Atak süresini değerlendir
Atakların 101410-14 gün sürmesi, kısa süreli ataklarla seyreden FMF (131-3 gün) ve HIDS (464-6 gün) tanılarından uzaklaştırır.
Otoinflamatuar hastalıklarda atak süresi en önemli ayırıcı tanı kriterlerinden biridir.
2
Karakteristik fizik muayene bulgularını tanımla
Periorbital ödem ve kas ağrısının göç etmesi (migratuar miyalji) TRAPS için patognomonik sayılabilecek kadar spesifik bulgulardır.
TRAPS'ta miyalji, üzerindeki deride eritemle birlikte fasyal bir inflamasyona bağlı olarak aşağı doğru yer değiştirir.
3
Tedavi yanıtını kontrol et
Kolşisin tedavisine yanıtsızlık, FMF dışı otoinflamatuar süreçleri destekler.
TRAPS tedavisinde kolşisin etkisizdir; genellikle steroidler ve IL1IL-1 inhibitörleri kullanılır.

Key Concept

Periyodik ateş sendromlarında atak süresi ve karakteristik fizik bulguların (periorbital ödem, migratuar miyalji) ayırıcı tanıdaki değeri.
Estimated Time:2m 30s
Question 444Question

3535 yaşında kadın hasta, her iki el eklemlerinde yaklaşık 22 aydır devam eden ağrı ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın sabahları eklemlerini hareket ettirmekte zorlandığı ve bu durumun yaklaşık 22 saat sürdüğü öğreniliyor. Fizik muayenede her iki el metakarpofalangeal (MKFMKF) ve proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) eklemlerde hassasiyet ve şişlik saptanırken, distal interfalangeal (DI˙FDİF) eklemlerin korunmuş olduğu görülüyor. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla istenebilecek en özgül (spesifik) laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (AntiCCPAnti-CCP)

Answer

Romatoid Artrit tanısı için en yüksek özgüllüğe sahip belirteç Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (AntiCCPAnti-CCP) antikorudur.
Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (AntiCCPAnti-CCP) antikorları, Romatoid Artrit tanısında %95\%95 ve üzeri özgüllüğe sahip olması nedeniyle en özgül belirteçtir. Klinik olarak şüphelenilen bir hastada bu testin pozitifliği, tanıyı büyük oranda doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç kadın hasta, simetrik küçük eklem tutulumu (MKFMKF, PI˙FPİF) ve uzun süreli sabah tutukluğu Romatoid Artrit'i (RARA) düşündürür.
RA tipik olarak DI˙FDİF eklemleri koruyan, simetrik poliartrit tablosuyla seyreder.
2
Tanısal testlerin özgüllüğünü karşılaştır.
Anti-CCP yaklaşık %95\%95 ve üzeri özgüllüğe sahipken, RF'nin özgüllüğü daha düşüktür.
ACR/EULARACR/EULAR 20102010 kriterlerinde her iki antikor da yer alsa da, Anti-CCP erken tanı ve prognoz tayininde daha değerlidir.

Key Concept

Romatoid Artrit tanısında Anti-CCP antikoru, Romatoid Faktör'e göre çok daha yüksek özgüllüğe sahiptir.
Estimated Time:45s
Question 445Question

Genetik analizinde MEFVMEFV geninde homozigot M694VM694V mutasyonu saptanan 25 yaşında erkek FMF hastası, düzenli kolşisin tedavisine rağmen gelişen ve 4 haftadır devam eden yüksek ateş, şiddetli baldır ağrısı ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 160/100160/100 mmHg, bacaklarda livedo retikülaris ve nörolojik muayenede sağ düşük ayak (peroneal sinir tutulumu) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde eritrosit sedimentasyon hızı 9090 mm/saat ve CRP yüksek bulunurken, idrar analizinde proteinüri veya hematüri izlenmiyor. ANCA paneli negatif saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poliarteritis Nodosa (PAN)

Answer

Poliarteritis Nodosa (PAN)
Soruda verilen klinik tablo (uzamış ateş, hipertansiyon, livedo retikülaris, düşük ayak/mononörit multipleks) orta çaplı damar vasküliti olan Poliarteritis Nodosa (PAN) ile uyumludur. Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) hastalarında, özellikle M694VM694V homozigot genotipine sahip olanlarda PAN gelişme riski genel popülasyona göre belirgin olarak yüksektir. FMF ilişkili PAN, klasik PAN'a göre daha iyi prognozludur ancak benzer klinik özellikler gösterir (böbrek tutulumu, hipertansiyon, nöropati, perirenal hematom). ANCA negatifliği de PAN tanısını destekler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Zemininde FMF (M694VM694V homozigot) olan hastada uzamış ateş, hipertansiyon, livedo retikülaris ve mononörit (düşük ayak) var.
Bu bulgular sistemik bir vasküliti, özellikle orta çaplı damar tutulumunu işaret eder.
2
FMF ile ilişkili komplikasyonları değerlendir
FMF hastalarında PAN riski normal popülasyona göre artmıştır (özellikle M694VM694V mutasyonu ile).
Klasik FMF atakları 1-3 gün sürer; 4 haftalık süreç ve vaskülitik bulgular (düşük ayak, HT) atak dışı bir patolojiyi gösterir.
3
Ayırıcı tanıyı yap (Amiloidoz ve PFMS)
Proteinüri olmaması Amiloidozu; nörolojik defisit (düşük ayak) ve hipertansiyon olması PFMS'yi ekarte eder.
PFMS sadece kas ağrısı ve ateşle seyreder, organ hasarı veya nöropati yapmaz.
4
Tanıyı kesinleştir
Orta çaplı nekrotizan vaskülit bulguları (HT, mononörit) ve ANCA negatifliği PAN ile uyumludur.
FMF ile ilişkili en önemli vaskülitlerden biri PAN'dır.

Key Concept

FMF hastalarında, özellikle M694VM694V homozigotlarında, Poliarteritis Nodosa (PAN) gelişme riski artmıştır ve bu durum tipik FMF ataklarından farklı olarak uzun süreli ateş, hipertansiyon ve mononörit (düşük ayak) ile presente olabilir.
Question 446Question

4545 yaşında erkek hasta, 2020 yıldır ankilozan spondilit (ASAS) tanısıyla takip edilmektedir. Son 33 aydır giderek artan halsizlik ve bacaklarda şişlik şikayetleri ile başvuran hastanın fizik muayenesinde pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin: 1.91.9 mg/dL, albümin: 2.22.2 g/dL ve 2424 saatlik idrarda 5.25.2 g proteinüri saptanıyor. Çekilen direkt grafide torakolomber omurgada bambu kamışı görünümü saptanan bu hastada, gelişen renal fonksiyon bozukluğu ve proteinürinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sekonder (AA) amiloidoz

Answer

Ankilozan spondilit gibi kronik enflamatuar hastalıkların seyrinde gelişen nefrotik düzeyde proteinüri ve böbrek yetmezliğinin en olası nedeni sekonder (AA) amiloidozdur.
Doğru seçenek olan sekonder amiloidoz, ankilozan spondilit gibi kronik enflamatuar hastalıklarda serum amiloid A proteininin dokularda (özellikle böbrek, karaciğer, dalak) birikmesiyle oluşur. Böbrek tutulumu sıklıkla nefrotik düzeyde proteinüri, ödem ve ilerleyici böbrek yetmezliği ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın temel hastalığı ve klinik tablosunu analiz et.
2020 yıllık kronik enflamatuar bir hastalık (AS) zemininde nefrotik düzeyde proteinüri (5.25.2 g/gün) ve böbrek yetmezliği saptanmıştır.
Kronik enflamasyonun sistemik komplikasyonlarını belirlemek için temel hastalıktan yola çıkılmalıdır.
2
Etiyolojideki en güçlü adayı belirle.
Ankilozan spondilitte kronik enflamasyon uyaranı ile SAA proteini artar ve AA tipi amiloid birikimine yol açar.
Sekonder amiloidoz, kontrolsüz kronik enflamatuar süreçlerin en karakteristik böbrek tutulum nedenidir.
3
Ayırıcı tanı yap.
IgA nefropatisi de AS ile ilişkilidir ancak proteinüriden ziyade hematüri ön plandadır.
Klinik bulguların şiddeti ve tipi (nefrotik sendrom vs nefritik tablo) ayırıcı tanıda kritiktir.

Key Concept

Kronik enflamatuar hastalıklarda sekonder (AA) amiloidoz gelişimi ve renal tutulum bulguları.

Hints

1
Ankilozan spondilit gibi uzun süreli enflamatuar hastalıklarda böbreklerin en korkulan kronik komplikasyonunu düşünün.

Practice More

Sekonder amiloidozun kesin tanısı için hangi biyopsi yöntemlerinin (rektal, abdominal yağ yastığı, renal) kullanıldığını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 447Question

2727 yaşında kadın hasta, bacaklarında şişlik ve idrarında belirgin köpürme şikayetiyle nefroloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın anamnezinde son bir yıldır ara ara olan eklem ağrıları ve güneşe maruziyetle artan yüz döküntüsü öyküsü mevcuttur. Yapılan tetkiklerde ANAANA 1:6401:640 pozitif, günlük idrarda 3.2g3.2 g proteinüri ve hipokomplemanemi saptanıyor. Hastaya yapılan böbrek biyopsisi "Sınıf IV Diffüz Proliferatif Lupus Nefriti" olarak raporlanıyor. 20192019 EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sınıflandırma kriterleri dikkate alındığında; bu hastada giriş kriteri (ANA pozitifliği) sağlandıktan sonra, tek başına tanısal eşik olan 1010 puana ulaşılmasını sağlayan bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek biyopsisinde Sınıf IV lupus nefriti saptanması

Answer

Böbrek biyopsisinde Sınıf IV lupus nefriti saptanması
2019 EULAR/ACR SLE kriterlerine göre, bir hastada en az bir kez 1:801:80 veya üzerinde ANAANA pozitifliği (giriş kriteri) saptandıktan sonra klinik ve laboratuvar domainleri değerlendirilir. Renal domainde Sınıf III veya Sınıf IV lupus nefriti varlığı 1010 puan olarak kabul edilir. Bu puan, sınıflandırma için gereken toplam puan eşiğine (1010 puan) tek başına ulaşılmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Giriş kriterini kontrol et
ANA >= 1:80 titrasyonda pozitif olmalıdır.
2019 EULAR/ACR kriterlerine göre bu bir ön şarttır.
2
Klinik ve immünolojik domain puanlarını değerlendir
Böbrek biyopsisi (Sınıf III/IV) = 10 puan, Anti-dsDNA = 6 puan, Artrit = 6 puan, Proteinüri = 4 puan.
Her domainden sadece en yüksek puan alan kriter seçilir.
3
Toplam puanı tanı eşiğiyle karşılaştır
Sınıf IV nefrit 10 puan vererek tek başına tanı koydurur.
SLE tanısı için gereken minimum puan 10'dur.

Key Concept

2019 EULAR/ACR SLE Sınıflandırma Kriterlerinde böbrek biyopsisinin tanısal ağırlığı.
Question 448Question

5858 yaşında erkek hasta, 1515 yıldır yüksek titrede Romatoid Faktör (RFRF) pozitifliği olan ve radyolojik olarak yaygın eklem erozyonları saptanan Romatoid Artrit (RARA) tanısıyla takip edilmektedir. Hasta son 11 aydır bacaklarda iyileşmeyen ağrılı cilt ülserleri, "livedo reticularis" ve sağ ayağında gelişen düşme (düşük ayak) şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde sedimentasyon hızı 9595 mm/saatmm/saat, C3C3 ve C4C4 düzeyleri belirgin düşük saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Romatoid vaskülit

Answer

Romatoid vaskülit
Doğru seçenek olan romatoid vaskülit, uzun süreli ve şiddetli RA seyri olan (özellikle RF pozitifliği yüksek erkek hastalarda) bireylerde görülen, cilt (ülser, livedo), periferik sinir sistemi (mononöritis mültipleks) ve iç organları tutabilen nekrotizan bir vaskülittir. Hipokomplemantemi tanısal açıdan önemli bir ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik arka planını değerlendir
1515 yıllık, yüksek titre RFRF pozitif ve erozif seyirli bir RARA tablosu mevcuttur.
Romatoid vaskülit (RV) tipik olarak uzun süreli, seropozitif ve şiddetli eklem hasarı olan hastalarda gelişir.
2
Yeni gelişen sistemik bulguları analiz et
Cilt ülserleri, livedo reticularis ve mononöritis mültipleks (düşük ayak) saptanmıştır.
Bu bulgular küçük ve orta çaplı damarları tutan bir vaskülit sürecine işaret eder.
3
Laboratuvar verileriyle tanıyı destekle
Yüksek sedimentasyon ve düşük kompleman (C3,C4C3, C4) düzeyleri mevcuttur.
RV'de immün kompleks birikimine bağlı olarak hipokomplemantemi sık görülen bir laboratuvar bulgusudur.

Key Concept

Romatoid Artrit'in şiddetli bir ekstra-artiküler komplikasyonu olan Romatoid Vaskülit; erkek cinsiyet, sigara içimi, uzun hastalık süresi ve yüksek RF titresi olan hastalarda daha sık görülür.
Estimated Time:2m 0s
Question 449Question

2424 yaşında kadın hasta, malar raş ve artralji şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan tetkikler sonucunda Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısı konulan hastanın takibi sırasında bacaklarında şişlik ve idrar miktarında azalma gelişiyor. Laboratuvar incelemesinde yeni gelişen proteinüri ve eritrosit silindirleri saptanıyor.

Bu hastada klinik tabloya eşlik eden böbrek tutulumu ve hastalık aktivitesi ile en güçlü korelasyonu gösteren laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-dsDNA antikor titresi artışı

Answer

Anti-dsDNA antikor titresi artışı
Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanılı bir hastada, anti-dsDNA antikorları hem tanı kriteri olarak kullanılır hem de titresi hastalık aktivitesi ile paralel seyreder. Özellikle yeni gelişen ödem, proteinüri ve eritrosit silindirleri gibi lupus nefriti bulguları varlığında, anti-dsDNA titresi artışı ve kompleman (C3C3, C4C4) seviyelerindeki düşüş aktiviteyi gösteren en değerli laboratuvar bulgularıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada malar raş ve artralji (SLE) üzerine yeni gelişen proteinüri, ödem ve hematüri (Lupus Nefriti) mevcuttur.
Organ tutulumunun belirlenmesi, hangi laboratuvar testinin takipte kullanılacağını belirler.
2
Antikor özelliklerini değerlendir
Anti-Sm tanısal özgüllüğü en yüksek antikordur ancak titre takibi yapılmaz; anti-dsDNA ise hem tanısal hem de aktivite ile ilişkilidir.
TUS sınavında 'özgül test' ile 'aktivite gösteren test' ayrımı sıkça sorgulanır.
3
Sonuca ulaş
Lupus nefriti aktivitesi ile en güçlü korelasyonu anti-dsDNA antikor titresindeki artış gösterir.
Bu parametreye genellikle C3C3 ve C4C4 kompleman seviyelerindeki düşüş eşlik eder.

Key Concept

SLE'de anti-dsDNA antikorları hastalık aktivitesi ve özellikle böbrek tutulumu (lupus nefriti) ile güçlü korelasyon gösterir.
Estimated Time:45s
Question 450Question

24 yaşında kadın hasta; son 3 aydır saçlarında yaygın dökülme, halsizlik ve el eklemlerinde ağrı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede non-skatrisiyel alopesi saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde ANAANA 1:1601:160 (benekli patern) pozitif bulunuyor. Diğer tetkik sonuçları: lökosit sayısı 3200/mm33200/mm^3, trombosit sayısı 145.000/mm3145.000/mm^3, C3C_3 ve C4C_4 düzeyleri normaldir. Proteinüri saptanmayan hastaya yapılan böbrek biyopsisinde "Sınıf II Mezanjiyal Proliferatif Lupus Nefriti" tanısı konuluyor.

Bu hastanın 2019 EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sınıflandırma kriterlerine göre değerlendirilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Saptanan alopesi (Kutanöz domain) ve lökopeni (Hematolojik domain) farklı domainlerde yer aldığı için her iki bulgunun puanı da toplam skora ayrı ayrı eklenir.

Answer

Saptanan alopesi ve lökopeni farklı klinik domainlerde (Kutanöz ve Hematolojik) yer aldığı için her iki kriterin puanı da toplam skora dahil edilerek hesaplama yapılır.
2019 EULAR/ACR sınıflandırma kriterlerinde sistemik tutulumlar domainlere ayrılmıştır. Hastada saptanan non-skatrisiyel alopesi 'Mukokutanöz Domain' (2 puan), lökopeni 'Hematolojik Domain' (2 puan) ve Sınıf II nefrit 'Renal Domain' (8 puan) altında yer alır. Bu bulguların tamamı farklı domainlerde olduğu için puanları toplanır (2+2+8=122+2+8=12) ve 10 puanlık eşik değer aşıldığı için hasta SLE olarak sınıflandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Giriş kriterini kontrol et.
ANAANA 1:1601:160 pozitif (Eşik 1:80\geq 1:80).
2019 EULAR/ACR kriterlerine göre puanlamaya başlayabilmek için ANA pozitifliği şarttır.
2
Klinik domainleri puanla.
Alopesi (2 puan), Lökopeni (2 puan), Sınıf II Nefrit (8 puan).
Alopesi kutanöz, lökopeni hematolojik, nefrit ise renal domaindedir. Her biri kendi domainindeki en yüksek (ve tek) bulgudur.
3
Toplam puanı hesapla ve eşik değerle karşılaştır.
Toplam Puan: 2+2+8=122 + 2 + 8 = 12 puan.
12>1012 > 10 olduğu için hasta SLE olarak sınıflandırılır. Farklı domainlerdeki puanlar toplanır.

Key Concept

2019 EULAR/ACR SLE kriterlerinde 'her domainden sadece en yüksek puanın alınması' ve 'farklı domainlerin puanlarının toplanması' kuralı.
Question 451Question

6262 yaşında erkek hasta, sağ dizinde 1212 saat önce aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve ısı artışı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve evre 33 kronik böbrek hastalığı (serum kreatinin: 1.91.9 mg/dL) bulunan hastanın hidroklorotiyazid ve enalapril kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenede sağ diz eklemi ileri derecede hassas, eritemli ve efüzyonlu saptanıyor. Yapılan eklem aspirasyonunda; lökosit sayısı 35.000/mm335.000/mm^3 (%9090 PNL) olarak bulunuyor ve polarize ışık mikroskobunda iğne şeklinde, negatif çift kırılma (birefringe) gösteren kristaller izleniyor. Gram boyamada mikroorganizma görülmüyor. Bu hastada akut atağın tedavisinde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntraartiküler kortikosteroid enjeksiyonu

Answer

İntraartiküler kortikosteroid enjeksiyonu, tek eklem tutulumu gösteren ve böbrek yetmezliği gibi komorbiditeleri olan hastalarda akut gut atağı için en uygun tedavidir.
Vakada tarif edilen 'iğne şeklinde ve negatif çift kırılma gösteren kristaller' gut hastalığı için patognomoniktir. Hastanın kronik böbrek yetmezliği olması, sistemik NSAİİ ve yüksek doz kolşisin kullanımını kısıtlar. Tek bir büyük eklem (sağ diz) tutulumu olduğu için, hem sistemik yan etkilerden kaçınmak hem de hızlı yanıt almak amacıyla intraartiküler kortikosteroid enjeksiyonu en uygun ilk basamak tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Ani başlangıçlı monoartrit, hidroklorotiyazid kullanımı (tetikleyici) ve sinovyal sıvıda iğne şeklinde negatif çift kırılan kristaller (monosodyum ürat) gut tanısını koydurur.
Tanı kesinleştirilmeden tedavi planlanamaz.
2
Hastanın komorbiditelerini analiz et
Hastada evre 33 kronik böbrek hastalığı (Cr:1.9Cr: 1.9 mg/dL) bulunmaktadır.
Tedavi seçiminde kontrendikasyonları belirlemek için kritiktir.
3
Uygun tedavi seçeneğini belirle
NSAİİ'ler böbrek yetmezliğinde kontrendikedir. Kolşisin yaşlı ve böbrek yetmezliği olanlarda toksiktir. Tek eklem (diz) tutulumu olduğu için intraartiküler steroid en güvenli ve etkili yoldur.
Sistemik yan etkilerden kaçınarak hızlı inflamasyon kontrolü sağlamak hedeflenir.

Key Concept

Gut hastalarında akut atak yönetimi, hastanın eklem sayısı ve böbrek fonksiyonu gibi komorbiditelerine göre bireyselleştirilmelidir.

Practice More

Kronik böbrek yetmezliği olan gut hastalarında uzun dönem ürik asit düşürücü tedavi (ULT) stratejilerini ve doz ayarlamalarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 452Question

54 yaşında erkek hasta, dün akşam katıldığı ağır bir yemek ve alkol alımı sonrası gece yarısı sağ ayak başparmağında aniden başlayan şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve metabolik sendrom öyküsü olan hastanın yapılan eklem aspirasyonunda, polarize ışık mikroskobunda iğne şeklinde ve kuvvetli negatif çift kırılımlı kristaller saptanıyor. Bu hastanın akut atağının tedavisinde aşağıdakilerden hangisinin kullanılması uygun değildir?

Show answer & explanation

Answer: Allopurinol

Answer

Akut gut atağının tedavisinde enflamasyonu baskılayan ilaçlar (NSAİİ, Kolşisin, Steroidler) kullanılır; ürik asit seviyesini düşüren Allopurinol gibi ilaçların akut dönemde yeri yoktur.
Doğru seçenek olan Allopurinol, bir ksantin oksidaz inhibitörü olup serum ürik asit düzeyini düşürmek amacıyla kronik dönemde kullanılır. Akut gut atağı sırasında bu ilacın başlanması önerilmez çünkü serum ürik asit seviyesindeki ani düşüşler, eklem içindeki kristallerin yer değiştirmesine (mobilizasyon) ve enflamasyonun tetiklenerek atağın şiddetlenmesine yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Podagra (sağ ayak başparmağı tutulumu), ağır yemek/alkol tetikleyicisi ve iğne şeklinde negatif kristaller Gut Artriti tanısını kesinleştirir.
Gut tanısının altın standart yöntemi eklem sıvısında monosodyum ürat kristallerinin gösterilmesidir.
2
Tedavi amacını belirle.
Akut dönemde amaç ağrıyı ve enflamasyonu hızla kontrol altına almaktır.
Akut fazda ürik asit seviyesindeki ani değişimler kristallerin mobilizasyonuna neden olarak atağı uzatabilir.
3
İlaç seçeneklerini sınıflandır.
NSAİİ (Naproksen, İndometazin), Kolşisin ve Steroidler (Metilprednizolon) akut tedavi; Allopurinol ise kronik idame tedavisidir.
Allopurinol bir ksantin oksidaz inhibitörüdür ve kronik dönemde hiperürisemi kontrolü için kullanılır.

Key Concept

Gut hastalığında akut atak tedavisi ile kronik idame (ürat düşürücü) tedavinin birbirinden keskin bir şekilde ayrılması gerekir.

Hints

1
Akut atakta amaç enflamasyonu durdurmaktır, ürik asit seviyesini değiştirmek değil.
2
Hangi ilaç grubu ürik asit üretimini azaltarak uzun dönemde etki gösterir?

Practice More

Allopurinol başlanırken atak gelişmesini önlemek için düşük doz kolşisin profilaksisinin önemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 453Question

4545 yaşında kadın hasta, yaklaşık 66 aydır devam eden her iki el küçük eklemlerinde ağrı, şişlik ve sabahları 11 saatten uzun süren eklem sertliği şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki el proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) ve metakarpofalangeal (MKFMKF) eklemlerinde simetrik artrit saptanıyor. Bu hasta için en olası tanıda spesifitesi en yüksek olan laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (AntiCCPAnti-CCP)

Answer

Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (AntiCCPAnti-CCP)
Hastanın klinik bulguları (simetrik küçük eklem artriti, uzun süren sabah sertliği) tipik bir Romatoid Artrit (RARA) tablosunu yansıtmaktadır. Romatoid artrit tanısında kullanılan testler arasında Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (AntiCCPAnti-CCP) antikorları, %95\%95'in üzerindeki özgüllüğü ile tanı koydurucu değeri en yüksek laboratuvar parametresidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Kadın hasta, simetrik küçük eklem artriti (PİF, MKF) ve sabah sertliği (>1 saat) bulguları Romatoid Artrit (RARA) tanısını düşündürür.
Tanı basamaklarının ilki klinik şüphenin oluşturulmasıdır.
2
Tanısal testlerin spesifitesini karşılaştır
RFRF duyarlı bir testtir ancak AntiCCPAnti-CCP antikorları RARA için çok daha yüksek özgüllüğe (%95\%95 üzeri) sahiptir.
Soruda en spesifik (özgül) olan test sorulmaktadır.

Key Concept

Romatoid Artrit tanısında Anti-CCP antikoru, RF'ye göre çok daha yüksek özgüllüğe sahiptir ve erken tanısal değeri yüksektir.

Practice More

Romatoid faktörün pozitif olabildiği romatolojik olmayan diğer durumları (enfeksiyonlar, yaşlılık vb.) gözden geçirmek ayırıcı tanı yeteneğini artırır.
Estimated Time:45s
Question 454Question

27 yaşında kadın hasta; güneş ışığına maruziyet sonrası yüzünde oluşan kızarıklık, el eklemlerinde sabah tutukluğu ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede malar raş (kelebek döküntüsü) ve metakarpofalangeal eklemlerde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökopeni (2800/mm32800/mm^3), düşük C3C3 ve C4C4 düzeyleri ile ANAANA pozitifliği (1:3201:320, homojen patern) belirleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla bakılması gereken ve Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) için en yüksek özgüllüğe (spesifiteye) sahip olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Smith (Anti-Sm)

Answer

Anti-Smith (Anti-Sm) antikoru, Sistemik Lupus Eritematozus tanısında en yüksek özgüllüğe sahip olan otoantikordur.
Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısında kullanılan otoantikorlar arasında Anti-Smith (Anti-Sm) antikoru, %99'un üzerindeki özgüllüğü ile 'tanı koydurucu' (patognomonik) kabul edilir. Hastaların sadece %20-30'unda pozitif olsa da, pozitifliği durumunda tanı neredeyse kesindir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Genç kadın hasta, malar raş, artrit, lökopeni, hipokomplemanemi ve pozitif ANA (1:160 üzeri).
Bu bulgular EULAR/ACR 2019 kriterlerine göre hastanın SLE tanısı aldığını (skor > 10) doğrular.
2
Tanısal özgüllüğü en yüksek olan belirteci belirle.
Anti-Smith (Anti-Sm) seçilir.
Tıbbi literatürde Anti-Sm, SLE için en spesifik (patognomonik) antikor olarak tanımlanır.
3
Diğer antikorların klinik önemini karşılaştır.
Anti-dsDNA aktivite takibinde, Anti-histon ilaçla ilişkili lupusta, Anti-U1 RNP ise MCTD'de ön plandadır.
Ayırıcı tanı ve spesifite farklarını anlamak yanlış seçenekleri elemeyi sağlar.

Key Concept

SLE tanısında Anti-Smith antikoru en yüksek özgüllüğe sahip belirteçtir.

Practice More

SLE'de hastalık aktivitesini takip etmek için kullanılan laboratuvar parametrelerini (C3, C4, anti-dsDNA) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 455Question

3838 yaşında kadın hasta; el parmaklarında şişlik (puffy hand), Raynaud fenomeni, eklem ağrıları ve merdiven çıkarken zorlanma (proksimal kas güçsüzlüğü) şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde ANA granüler patern (1/12801/1280) ve yüksek titreli Anti-U1 RNP antikor pozitifliği saptanıyor. Anti-dsDNA ve Anti-Sm antikorları negatif bulunan hasta için en olası tanı Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) olarak belirleniyor. Bu hastalık ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastada görülen özofagus dismotilitesi ve parmaklardaki cilt bulguları, hastalığın 'sistemik lupus eritematozus' bileşeni içerisinde değerlendirilir.

Answer

Özofagus dismotilitesi ve cilt bulgularının (puffy hand) sistemik lupus eritematozus bileşeni olduğunu belirten ifade yanlıştır; bu bulgular hastalığın sistemik skleroz bileşenini temsil eder.
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), tanım gereği Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Sistemik Skleroz (SSc) ve Polimiyozit (PM) klinik özelliklerinin birleşimidir. Hastada görülen özofagus dismotilitesi, Raynaud fenomeni ve 'puffy hand' (şiş el) gibi bulgular Sistemik Skleroz bileşenini temsil eder. SLE bileşeni daha çok artrit, serozit, lökopeni ve döküntü gibi bulgularla kendini gösterir. Dolayısıyla özofagus ve cilt bulgularını SLE ile ilişkilendiren ifade hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Puffy hand, Raynaud, proksimal kas güçsüzlüğü ve yüksek titreli Anti-U1 RNP varlığı saptandı.
Bu kombinasyon tipik olarak Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nı (MCTD) işaret eder.
2
MCTD'nin bileşenlerini hatırla
MCTD; SLE, Sistemik Skleroz (SSc) ve Polimiyozit (PM) özelliklerinin birleşimidir.
Hangi bulgunun hangi 'ata' hastalıktan geldiğini bilmek ayırıcı tanı ve prognoz takibi için kritiktir.
3
Bulguları bileşenlerle eşleştir
Artrit/lökopeni (SLE), Raynaud/özofagus/sklerodaktili (SSc), kas güçsüzlüğü (PM).
Özofagus ve tipik el bulgularının SSc bileşeni olduğu bilgisiyle yanlış ifade saptanır.

Key Concept

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD); SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin yüksek titreli Anti-U1 RNP antikorları eşliğinde görüldüğü bir overlap sendromudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 456Question

2828 yaşında kadın hasta; yaklaşık 44 aydır devam eden belirgin halsizlik, her iki el eklemlerinde sabah tutukluğu ile birlikte seyreden ağrı ve şişlik şikayetleriyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede her iki el bileği ve metakarpofalangeal eklemlerde sinovit, yüzde nazolabiyal olukları koruyan malar eritem (akut kutanöz lupus) ve saçlı deride belirgin seyrelme (alopesi) saptanıyor. Yapılan tetkiklerde ANA 1:640ANA\ 1:640 (benekli), AntidsDNA (+)Anti-dsDNA\ (+), C3C3 ve C4C4 düzeylerinde belirgin düşüklük ve 2424 saatlik idrar incelemesinde 0.7 g/gu¨n0.7\ g/gün proteinüri tespit ediliyor. Bu hastada 2019 EULAR/ACR2019\ EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus sınıflama kriterleri uygulandığında, aşağıdaki bulgulardan hangisi toplam puanın belirlenmesine bağımsız bir katkı sağlamaz?

Show answer & explanation

Answer: Non-skatrisyel alopesi

Answer

Non-skatrisyel alopesi bulgusu, hastada daha yüksek puanlı bir mukokutanöz kriter olan malar eritem (akut kutanöz lupus) bulunduğu için toplam skora ek bir puan katkısı sağlamaz.
2019 EULAR/ACR2019\ EULAR/ACR kriterlerinde temel kural, her bir klinik veya immünolojik alan (domain) içerisinden sadece en yüksek puanlı kriterin toplam skora dahil edilmesidir. Hastada mukokutanöz alan içinde hem 'akut kutanöz lupus' (malar eritem, 66 puan) hem de 'non-skatrisyel alopesi' (22 puan) mevcuttur. Hiyerarşi kuralı gereği bu alandan sadece 66 puan alınır; dolayısıyla alopesi toplam puana ek bir katkıda bulunmaz.

Step-by-Step Solution

1
ANAANA giriş kriterinin değerlendirilmesi
ANA1:80ANA \geq 1:80 olduğu için hasta sınıflama kriterlerine dahil edilir.
2019 EULAR/ACR2019\ EULAR/ACR kriterlerine göre ANAANA pozitifliği zorunlu giriş kriteridir.
2
Klinik alanlardaki (domain) bulguların puanlanması
Mukokutanöz: Malar eritem (66), Alopesi (22); Kas-İskelet: Artrit (66); Renal: Proteinüri (44).
Hastanın klinik semptomları ilgili alanlarda ağırlıklandırılır.
3
İmmünolojik alanlardaki bulguların puanlanması
Kompleman: Düşük C3C3 ve C4C4 (44); SLESLE Spesifik Antikorlar: AntidsDNA (+)Anti-dsDNA\ (+) (66).
Laboratuvar bulguları immünolojik alanlarda ağırlıklandırılır.
4
Alan içi hiyerarşi kuralının uygulanması
Mukokutanöz alandan sadece malar eritem (66 puan) alınır; alopesi (22 puan) devre dışı kalır.
20192019 kriterlerine göre her alandan sadece en yüksek puana sahip olan kriter skora dahil edilir.
5
Toplam puanın hesaplanması
6 (Malar)+6 (Artrit)+4 (Proteinu¨ri)+4 (Kompleman)+6 (dsDNA)=326\ (Malar) + 6\ (Artrit) + 4\ (Proteinüri) + 4\ (Kompleman) + 6\ (dsDNA) = 32 puan.
Bağımsız katkı sağlayan tüm alan puanları toplanarak hastanın SLESLE sınıflaması kesinleştirilir (Eşik: 10\geq 10).

Key Concept

2019 EULAR/ACR SLE2019\ EULAR/ACR\ SLE Sınıflama Kriterlerinde 'Alan İçi Hiyerarşi' Kuralı
Question 457Question

4545 yaşında erkek hasta, son 44 aydır ellerinde, ön kollarında ve göğüs ön duvarında belirginleşen deri sertleşmesi, soğukta parmaklarda renk değişikliği ve eforla artan nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki el metakarpofalangeal eklemlerin proksimaline (ön kol ve gövdeye) uzanan deri kalınlaşması saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda her iki bazalde ince krepitan (velcro benzeri) raller duyuluyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada tanıyı destekleyen ve interstisyel akciğer hastalığı gelişimi ile en güçlü ilişkisi olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I)

Answer

Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I) antikoru, diffüz sistemik skleroz tanısında spesifiktir ve interstisyel akciğer hastalığı riskini gösterir.
Hastadaki deri tutulumunun proksimal dağılımı (dirsek/diz üstü ve gövde) diffüz sistemik sklerozu işaret eder. Bu formda en sık görülen ve interstisyel akciğer hastalığı (pulmoner fibrozis) gelişme riskini artıran spesifik antikor Anti-Scl-70'tir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Hastada metakarpofalangeal eklemlerin proksimaline (gövdeye) uzanan deri tutulumu mevcuttur.
Bu bulgu, sistemik sklerozun diffüz kutanöz alt tipini tanımlar.
2
Organ tutulumu ve komplikasyon analizi
Bazallerdeki krepitan raller interstisyel akciğer hastalığını (akciğer fibrozisi) düşündürür.
Diffüz formda interstisyel akciğer hastalığı sık görülen ve prognozu etkileyen bir komplikasyondur.
3
Spesifik otoantikorun belirlenmesi
Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I) seçilir.
Bu antikor diffüz form için yüksek özgüllüğe sahiptir ve akciğer tutulumu ile doğrudan ilişkilidir.

Key Concept

Sistemik sklerozda deri tutulumunun dağılımı (limitli vs diffüz), prognoz ve spesifik antikor ilişkisini belirler.
Estimated Time:1m 30s
Question 458Question

Son 1010 yıldır tekrarlayan ağrılı oral aft ve genital ülser öyküsü olan 3434 yaşındaki erkek hasta; ani başlayan masif hemoptizi ve ilerleyici nefes darlığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ bacakta kronik venöz yetmezlik bulguları ve her iki bacak ön yüzünde eritema nodozum ile uyumlu lezyonlar saptanıyor. Toraks bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografisinde sağ pulmoner arterin alt lob dalında 3.53.5 cmcm çapında sakküler anevrizma ve çevresinde parankimal kanama alanları izleniyor. Bu hastanın klinik tablosu ve tanısal bulguları değerlendirildiğinde, en uygun tedavi yaklaşımı ve vasküler tutulumun özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vasküler tutulumun bu formu yüksek mortalite ile ilişkilidir; tedavide yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid kombinasyonu tercih edilmeli, anevrizma rüptür riski nedeniyle antikoagülanlardan sakınılmalıdır.

Answer

Behçet hastalığında masif hemoptiziye neden olan pulmoner arter anevrizmalarının tedavisinde yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid kombinasyonu uygulanmalı, rüptür riski nedeniyle antikoagülan tedaviden kaçınılmalıdır.
Behçet hastalığında pulmoner arter anevrizmaları (PAA), vasküler inflamasyonun bir sonucudur ve masif, ölümcül hemoptizilerin en önemli nedenidir. Bu tablo 'vasküler Behçet' fenotipinin en ağır formudur. Tedavide temel amaç, inflamasyonu hızla kontrol altına alarak anevrizmanın küçülmesini sağlamaktır; bu nedenle yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid kombinasyonu (veya dirençli vakalarda TNF-alfa antagonistleri) ilk seçenek olarak önerilir. Pulmoner arter anevrizması olan hastalarda, eşlik eden derin ven trombozu olsa dahi, rüptür ve fatal kanama riski nedeniyle antikoagülan tedavi kontrendikedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezi
Oral-genital ülser, eritema nodozum ve derin ven trombozu öyküsü hastada Behçet hastalığını doğrular.
Tanısal kriterlerin (ICBD veya klasik kriterler) karşılanması.
2
Vasküler komplikasyonun tanımlanması
Hemoptizinin nedeninin pulmoner arter anevrizması (PAA) olduğu saptandı.
PAA, Behçet vaskülitinin en mortal seyreden formudur ve sıklıkla Hughes-Stovin sendromu benzeri bir tabloyla DVT'ye eşlik eder.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Yüksek doz steroid ve siklofosfamid (gerektiğinde anti-TNF ajanlar) başlanması kararlaştırıldı.
Vasküler inflamasyonun hızla baskılanması, anevrizmanın gerilemesini sağlayan temel mekanizmadır.
4
Risk yönetimi (Kontrendikasyon analizi)
Antikoagülan tedavinin reddedilmesi.
Behçet vaskülitinde pulmoner arter anevrizmaları ince duvarlı ve frajildir; antikoagülan kullanımı ölümcül rüptür ve masif hemoptizi riskini dramatik şekilde artırır.

Key Concept

Behçet Hastalığında Pulmoner Arter Tutulumu ve Tedavi Paradoksu (PAA vs DVT)

Practice More

Behçet hastalığında vasküler tutulumun diğer bir formu olan Budd-Chiari sendromunun klinik ve prognostik özelliklerini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 459Question

5858 yaşında erkek hasta; son bir haftadır gelişen nefes darlığı, öksürük, ağızdan kan gelmesi (hemoptizi) ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede basmakla solmayan, palpabl purpurik döküntüler saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; üre 8484 mg/dL, kreatinin 3.23.2 mg/dL saptanırken, idrar tetkikinde bol eritrosit ve eritrosit silendirleri görülüyor. Serolojik incelemede p-ANCA (anti-miyeloperoksidaz) pozitifliği saptanan hastanın böbrek biyopsisinde immün birikim içermeyen (pauci-immune) nekrotizan glomerülonefrit izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikroskobik polianjitis

Answer

Mikroskobik polianjitis
Vaka sunumundaki hastada görülen akciğer-böbrek sendromu (hemoptizi ve glomerülonefrit), palpabl purpura, p-ANCA pozitifliği ve böbrek biyopsisindeki pauci-immune nekrotizan glomerülonefrit bulguları Mikroskobik Polianjitis (MPAMPA) tanısı için klasiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada akciğer tutulumu (hemoptizi), böbrek tutulumu (glomerülonefrit) ve deri tutulumu (palpabl purpura) mevcuttur.
Multiorgan tutulumu sistemik bir vasküliti düşündürür.
2
Spesifik serolojik ve histopatolojik bulguları değerlendir.
p-ANCA (anti-MPO) pozitifliği ve böbrekte immün birikim saptanmayan (pauci-immune) nekrotizan glomerülonefrit saptanmıştır.
Pauci-immune glomerülonefrit ve ANCA pozitifliği, ANCA ilişkili vaskülitlerin (MPA, GPA, EGPA) ayırt edici özelliğidir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Üst solunum yolu tutulumu ve c-ANCA olmaması nedeniyle GPA, astım ve eozinofili olmaması nedeniyle EGPA, immün birikim olmaması nedeniyle Anti-GBM ve IgA vasküliti dışlanır.
Elde edilen bulgular kombinasyonu en çok Mikroskobik Polianjitis (MPA) ile uyumludur.

Key Concept

Mikroskobik polianjitis (MPAMPA), p-ANCA pozitifliği ve böbrekte nekrotizan pauci-immune glomerülonefrit ile seyreden küçük damar vaskülitidir.
Question 460Question

6666 yaşında erkek hasta, her iki dizinde merdiven çıkarken ve uzun süre yürümekle artan, yaklaşık 1515 dakika süren sabah tutukluğunun eşlik ettiği ağrı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde hipertansiyon, tip 2 diyabet, evre 3 kronik böbrek yetmezliği (Glomerüler filtrasyon hızı: 4040 mL/dk) ve 22 yıl önce peptik ülser perforasyonu nedeniyle cerrahi öyküsü mevcuttur. Fizik muayenede her iki diz ekleminde krepitasyon ve kemik genişlemesi saptanıyor; ancak ısı artışı veya belirgin sinovit bulgusu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde akut faz reaktanları normal sınırlardadır. Hastanın diz grafisinde eklem aralığında asimetrik daralma ve subkondral skleroz izleniyor. Halen parasetamol ve topikal NSAİİ tedavisi alan ancak ağrısı kontrol edilemeyen bu hastanın yönetimi ve klinik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Fizik muayenede metakarpofalangeal (MKF) eklemlerde belirgin şişlik ve simetrik tutulum saptanması beklenir.

Answer

Metakarpofalangeal (MKF) eklemlerde belirgin şişlik ve simetrik tutulum saptanması beklendiğini ifade eden seçenek yanlıştır.
Metakarpofalangeal (MKF) eklemlerin belirgin şişliği ve simetrik tutulumu Romatoid Artrit (RA) için patognomiktir. Primer osteoartritte el tutulumu tipik olarak distal interfalangeal (DİF), proksimal interfalangeal (PİF) ve 1. karpometakarpal (CMC) eklemlerde görülür. MKF eklemlerin primer OA'da tutulması beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendirerek ön tanıyı belirle.
Mekanik karakterli ağrı, kısa süreli sabah tutukluğu (<30 dk), krepitasyon ve radyolojideki asimetrik daralma/skleroz bulguları hastanın primer Osteoartrit (OA) olduğunu kanıtlar.
Doğru yönetimi planlamak için öncelikle inflamatuar (RA gibi) ve mekanik (OA) süreçlerin ayrımı yapılmalıdır.
2
Hastanın özgeçmişindeki komorbiditeleri analiz et.
Evre 3 kronik böbrek yetmezliği (GFR:40GFR: 40) ve peptik ülser perforasyonu öyküsü, hastada oral NSAİİ kullanımının kesin kontrendike olduğunu gösterir.
NSAİİ'ler nefrotoksiktir ve GİS mukoza hasarını tetikleyebilir; bu durum OA yönetiminde ilaç seçimini doğrudan etkiler.
3
Seçeneklerdeki tutulan eklem paternlerini karşılaştır.
OA tipik olarak DİF, PİF ve 1. CMC eklemleri tutarken; MKF eklemlerin simetrik tutulumu Romatoid Artrit lehinedir.
Eklem tutulum paterni, klinik tanı ve ayırıcı tanıda en güvenilir fizik muayene verilerinden biridir.

Key Concept

Osteoartrit ve Romatoid Artrit Ayırıcı Tanısı ve Tedavi Yönetimi
PreviousPage 23 / 28Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 23 | Examkin