Gastrointestinal ve Hepatobiliyer Sistem Patolojisi

338 questions

Question 281Question

4848 yaşında kadın hasta, son aylarda giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde hemoglobin değeri 8.28.2 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 7474 fL saptanıyor. Kolonoskopik incelemede çekumda, lümene doğru ekzofitik büyüme gösteren sapsız bir kitle izleniyor. Kitleden alınan biyopsinin histopatolojik incelemesinde; "medüller" büyüme paterni, belirgin müsin üretimi ve yoğun tümör içi (intraepitelyal) lenfosit infiltrasyonu dikkat çekiyor. Soygeçmişinde kız kardeşinde 4040 yaşında endometrium karsinomu saptandığı öğrenilen bu hastada, mevcut tablodan sorumlu olan temel moleküler bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DNA yanlış eşleşme onarımı (mismatch repair) genlerinde defekt

Answer

Doğru yanıt olan DNA yanlış eşleşme onarımı (mismatch repair) genlerinde defekt, Lynch sendromunun temelindeki moleküler bozukluktur.
Hastada saptanan sağ kolon yerleşimi, derin demir eksikliği anemisi ve histopatolojik olarak izlenen medüller büyüme paterni ile intraepitelyal lenfosit infiltrasyonu, Mikrosatellit İnstabilitesi (MSI-H) gösteren tümörlerin tipik özellikleridir. Hastanın soygeçmişindeki genç yaşta endometrium kanseri öyküsü ile birleştiğinde bu tablo Lynch sendromunu (HNPCC) işaret eder. Lynch sendromu, MLH1, MSH2, MSH6 ve PMS2 gibi DNA yanlış eşleşme onarımı (mismatch repair) genlerindeki germ-line mutasyonlar sonucu gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Sağ kolon (çekum) tümörlerinde sık görülen demir eksikliği anemisi (8.28.2 g/dL Hb, düşük MCV) saptandı.
Sağ kolon tümörleri genellikle obstrüksiyondan ziyade gizli kanama ve anemi ile prezente olur.
2
Histopatolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Medüller patern, müsinöz içerik ve intraepitelyal lenfositler saptandı.
Bu bulgular mikrosatellit instabilitesi (MSI-H) gösteren tümörler için karakteristiktir.
3
Aile öyküsü ve sendromik ilişkinin kurulması
Genç yaşta endometrium kanseri öyküsü, Lynch sendromu (HNPCC) olasılığını güçlendirdi.
Lynch sendromu, kolorektal kanser dışında en sık endometrium kanseri ile ilişkilidir.
4
Moleküler mekanizmanın belirlenmesi
Lynch sendromunun temelinde DNA yanlış eşleşme onarımı (MMR) genlerinde (MLH1, MSH2 vb.) germline mutasyonlar yatar.
MMR defekti mikrosatellit instabilitesine yol açarak karsinogenezi tetikler.

Key Concept

Lynch Sendromu ve Mikrosatellit İnstabilitesi (MSI)
Estimated Time:1m 15s
Question 282Question

68 yaşındaki erkek hasta; sırtına vuran epigastrik ağrı, son üç ayda yaklaşık 1212 kgkg kaybettiren iştahsızlık ve belirgin skleral ikter şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerde pankreas başında 44 cmcm çapında, çevre dokulara infiltre kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu "duktal adenokarsinom" olarak raporlanan bu hastadaki neoplastik sürecin patogenezi incelendiğinde; PanIN (pankreatik intraepitelyal neoplazi) evrelerinden infiltratif karsinom evresine geçişin en geç basamaklarında (PanIN-3) saptanan ve bu tümör tipi için oldukça karakteristik olan moleküler değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: SMAD4SMAD4 (DPC4DPC4) gen inaktivasyonu

Answer

Pankreas duktal adenokarsinomu gelişiminde en geç evrede (PanIN-3) ortaya çıkan karakteristik değişiklik SMAD4SMAD4 (DPC4DPC4) gen inaktivasyonudur.
Pankreatik duktal adenokarsinom gelişiminde moleküler bir 'progresyon modeli' mevcuttur. SMAD4SMAD4 (diğer adıyla DPC4DPC4 - Deleted in Pancreatic Carcinoma 4) geninin kaybı, bu sürecin en geç basamaklarından biri olan PanIN-3 (yüksek dereceli displazi) aşamasında gerçekleşir ve invaziv karsinoma dönüşüm öncesindeki kritik moleküler olaylardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Yaşlı erkek hastada sırt ağrısı, kilo kaybı ve sarılık (ikter) ile beraber pankreas başında kitle saptanması, pankreas duktal adenokarsinomunu düşündürür.
Bu semptomlar pankreas başı yerleşimli tümörler için tipik klinik sunumdur.
2
PanIN (Pankreatik İntraepitelyal Neoplazi) moleküler progresyon modelini hatırla
Gelişim sırası: PanIN-1 (KRASKRAS, telomer kısalması) → PanIN-2 (CDKN2A/p16CDKN2A/p16) → PanIN-3 (SMAD4/DPC4SMAD4/DPC4, TP53TP53).
Pankreas kanseri, belirli bir genetik mutasyon birikim sırasını takip ederek gelişir.
3
Soruda istenen 'en geç basamak' bulgusunu belirle
SMAD4SMAD4 gen kaybı, karsinom aşamasına en yakın olan PanIN-3 evresinde görülür.
SMAD4 (DPC4), pankreas kanserine oldukça özgüdür ve inaktivasyonu invaziv karsinomun öncüsüdür.

Key Concept

Pankreas duktal adenokarsinomu moleküler patogenezinde genetik mutasyonların zamansal dizilimi.
Question 283Question

6464 yaşında erkek hasta; şiddetli kuşak tarzı sırt ağrısı, 1515 kg ağırlık kaybı ve sarılık şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum amilaz ve lipaz düzeylerinde hafif yükseklik, CA 19919-9 düzeyinde ise belirgin artış (>1000>1000 U/mL) saptanıyor. Bilgisayarlı tomografide (BT) pankreas başında 44 cm boyutunda, hipodens bir kitle ve safra yollarında genişleme izleniyor. Hastaya yapılan cerrahi eksplorasyonda peripankreatik yağ dokusunda çok sayıda "tebeşir beyazı" renkli, sert kıvamlı odaklar dikkati çekiyor. Bu hastada saptanan malignitenin moleküler patogenezi ve öncül lezyonları (PanIN) göz önüne alındığında; displazinin "yüksek dereceye" ilerlemesi ve invaziv karsinom evresine geçiş sürecinde en geç (terminal basamakta) sürece katılması beklenen genetik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 18q2118q21 kromozom bölgesinde yer alan SMAD4 (DPC4) tümör baskılayıcı geninin homozigot kaybı

Answer

SMAD4 (DPC4) geninin inaktivasyonu, pankreas duktal adenokarsinomu gelişiminde PanIN-3 (yüksek dereceli displazi) aşamasında sürece katılan terminal bir olaydır.
Pankreatik intraepitelyal neoplazi (PanIN) progression modelinde, SMAD4 (DPC4) geni 18q21 bölgesinde yer alır ve TGF-beta sinyal yolunda görev yapar. Bu genin homozigot kaybı vakaların yaklaşık %50'sinde görülür ve tipik olarak PanIN-3 aşamasında (yüksek dereceli displazi) ortaya çıkarak invaziv karsinoma geçişi belirleyen terminal bir olaydır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Kuşak tarzı ağrı, kilo kaybı, sarılık ve CA 19-9 yüksekliği pankreas başı yerleşimli duktal adenokarsinomu işaret eder.
Tanıyı netleştirmek ve patolojik süreci belirlemek için gereklidir.
2
Morfolojik bulgunun yorumlanması
Tebeşir beyazı odaklar, tümörün tetiklediği akut pankreatit atağı sonucu gelişen enzimatik yağ nekrozu ve saponifikasyondur.
Pankreas patolojilerinde enzimatik fat nekrozunu tanımlamak için patognomonik bir bulgudur.
3
PanIN genetik sekansının analizi
KRAS ve telomer kısalması (PanIN-1) → p16/CDKN2A (PanIN-2) → SMAD4 ve TP53 (PanIN-3/Terminal).
Soruda istenen terminal basamak değişikliğini bulmak için moleküler sıralama bilinmelidir.

Key Concept

Pankreas duktal adenokarsinomu, PanIN basamakları üzerinden ilerleyen bir genetik birikim sürecidir; SMAD4 inaktivasyonu bu sürecin geç/terminal bir aşamasıdır.
Question 284Question

2929 yaşında kadın hasta; son 11 yıldır devam eden karın ağrısı, günde 565-6 kez tekrarlayan kanlı ishal ve rektal tenesmus şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan kolonoskopik incelemede rektumdan başlayıp inen kolona kadar kesintisiz (sürekli) uzanan mukoza hiperemisi, granülarite ve ülserasyonlar saptanıyor. Alınan mukozal biyopsilerde kript mimarisinde bozulma (distorsiyon), kript apseleri, bazal plazmositoz ve sol kolon mukozasında Paneth hücreleri izleniyor. Bu klinik ve histopatolojik bulgular ışığında, hastanın tanısı ve bu hastalıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tanı Ülseratif Kolit olup, Paneth hücrelerinin sol kolonda görülmesi kronik mukozal hasarın metaplazik bir göstergesidir.

Answer

Ülseratif kolit tanısı alan bu hastada, Paneth hücrelerinin sol kolonda (distal kolonda) görülmesi kronik mukoza hasarını gösteren metaplazik bir bulgudur.
Hastada tarif edilen klinik tablo (kanlı ishal, tenesmus) ve kolonoskopik bulgular (rektumdan başlayan kesintisiz tutulum) tipik Ülseratif Kolit (ÜK) tablosudur. Histopatolojik olarak, Paneth hücreleri normalde sağ kolonda (çekum ve çıkan kolon) bulunur. Bu hücrelerin splenik fleksuranın distali olan sol kolonda (inen kolon ve rektum) saptanması, 'Paneth hücre metaplazisi' olarak adlandırılır ve ÜK gibi durumlarda kronik mukozal hasarın ve rejenerasyonun güvenilir bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları değerlendir
Kronik kanlı ishal ve tenesmus, inflamatuar bağırsak hastalıklarını (İBH) düşündürür.
Ülseratif kolit (ÜK) sıklıkla rektal tutulum ve kanlı ishal ile prezente olur.
2
Endoskopik bulguları analiz et
Rektumdan başlayan kesintisiz tutulum Ülseratif Kolit için tipiktir.
Crohn hastalığında tutulum genellikle atlamalıdır (skip lesions) ve rektum sıklıkla korunur.
3
Histopatolojik bulguları yorumla
Kript apseleri ve bazal plazmositoz kronik koliti destekler; sol kolonda Paneth hücreleri metaplaziyi gösterir.
Paneth hücreleri normalde sağ kolonda bulunur; sol kolonda görülmeleri kronik hasara ikincil metaplazidir ve ÜK'de sık rastlanır.

Key Concept

Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı Ayırıcı Tanısı ile Kronik Kolit Histolojisi

Practice More

Ülseratif kolitin ekstraintestinal bulguları (özellikle Primer Sklerozan Kolanjit ilişkisi) ve displazi-karsinom riski gözden geçirilmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 285Question

1818 aylık bir erkek çocukta karında şişlik ve kitle saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyinin belirgin olarak arttığı belirleniyor. Karaciğerdeki kitleden alınan biyopsi örneğinin mikroskobik incelemesinde, embriyonel karaciğer hücrelerine benzeyen küçük epitelyal hücre adacıkları ile birlikte osteoid odakları ve primitif mezenşimal doku elemanları izleniyor. Bu klinik ve patolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hepatoblastom

Answer

Hepatoblastom
Hepatoblastom, 3 yaş altı çocuklarda en sık görülen primer karaciğer malignitesidir. Tümör epitelyal (fetal veya embriyonel tipte küçük hücreler) ve mezenşimal (osteoid, kıkırdak, çizgili kas) bileşenlerden oluşabilir. AFP düzeyinin çok yüksek olması ve mikst histopatolojik görünüm bu tanı için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş grubunu ve klinik sunumunu değerlendir.
1818 aylık çocukta karın kitlesi bulunması, infantil dönem tümörlerini ön plana çıkarır.
Yaş, pediatrik karaciğer tümörlerinin ayırıcı tanısında en kritik parametredir.
2
Tümör belirteci olan AFP düzeyini yorumla.
Belirgin AFP yüksekliği, germ hücreli tümörler, hepatosellüler karsinom veya hepatoblastom gibi neoplazileri destekler.
Hepatoblastom olgularının büyük çoğunluğunda AFP çok yüksek seviyelerdedir.
3
Histopatolojik bulguları (mikst patern) analiz et.
Epitelyal elemanlar (embriyonel/fetal hücreler) ve mezenşimal elemanların (osteoid) bir arada bulunması 'mikst tip' hepatoblastom için patognomoniktir.
Osteoid varlığı, ayırıcı tanıda diğer pediatrik karaciğer kitlelerini dışlamaya yardımcı olur.

Key Concept

Hepatoblastomun mikst epitelyal ve mezenşimal morfolojisi
Estimated Time:1m 30s
Question 286Question

3232 yaşında bir kadın hasta, yaklaşık 1010 yıldır oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) kullanmaktadır. Karın bölgesinde aniden başlayan şiddetli bir ağrı ve baygınlık hissi ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solukluk, taşikardi ve 85/5085/50 mmHg kan basıncı saptanıyor. Bilgisayarlı tomografide karaciğer sağ lobunda, kapsül altında yerleşen 88 cm çapında, heterojen yapıda (hemoraji ile uyumlu) bir kitle ve karın içerisinde serbest sıvı saptanıyor. Bu klinik tablo ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hepatosellüler adenom

Answer

Hepatosellüler adenom, özellikle uzun süreli oral kontraseptif kullanan genç kadınlarda görülen, subkapsüler yerleşimi nedeniyle rüptüre olup hayatı tehdit eden karın içi kanamaya (hemoperitonyum) yol açabilen en olası tanıdır.
Vakadaki hastanın genç olması, uzun süreli oral kontraseptif (OKS) kullanımı ve subkapsüler yerleşimli bir kitlenin rüptürüne bağlı gelişen hemoperitonyum tablosu, hepatosellüler adenom için klasik bir klinik sunumdur. Adenomlar, kapsülsüz olmaları ve genişlemiş damarlar içermeleri nedeniyle rüptür ve kanamaya oldukça eğilimlidirler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Genç kadın hasta, uzun süreli oral kontraseptif kullanımı ve akut batın (ağrı + hipotansiyon) tablosu.
Risk faktörleri ve sunum şekli spesifik tümörleri daraltır.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Subkapsüler kitle, tümör içi kanama ve serbest sıvı (hemoperitonyum).
Kitlenin yerleşimi ve komplikasyon şekli (kanama) ayırıcı tanıda kritiktir.
3
Tanıyı doğrula
Oral kontraseptif ilişkisi ve rüptür riski en yüksek olan benign karaciğer tümörü hepatosellüler adenomdur.
Fokal nodüler hiperplazi ve hemanjiyomda bu tür dramatik rüptürler çok daha nadirdir.

Key Concept

Hepatosellüler adenomların oral kontraseptif kullanımı ile etiyolojik ilişkisi ve klinik olarak ciddi intraperitoneal kanama ile prezente olabilme riski.
Question 287Question

6262 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır devam eden dışkılama alışkanlığında değişiklik ve dışkı kalibresinde incelme şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan kolonoskopik incelemede sigmoid kolonda 1,51,5 cm çapında, pedinküllü bir polip saptanarak eksize ediliyor. Histopatolojik incelemede; villiform büyüme paterni, belirgin eozinofilik sitoplazmalı hücreler ve muskularis mukoza ile bağlantısı bulunmayan, stroma içinde yüzen "ektopik kript odakları" (ECFECF) izleniyor. Bu polip için en olası tanı ve ilişkili moleküler özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel serrat adenom - KRASKRAS veya BRAFBRAF mutasyonu

Answer

Geleneksel serrat adenom, ektopik kript odakları (ECFECF) varlığı ile tanınan ve sıklıkla KRASKRAS veya BRAFBRAF mutasyonları ile ilişkili olan distal yerleşimli bir neoplastik poliptir.
Geleneksel serrat adenom (TSATSA), serrat neoplazi spektrumunun bir parçasıdır. Histopatolojik olarak villiform büyüme, eozinofilik sitoplazma ve muskularis mukoza ile bağlantısı olmayan ektopik kript odakları (ECFECF) içermesiyle diğer poliplerden ayrılır. Distal kolon (rektosigmoid) en sık görüldüğü yerdir ve moleküler düzeyde KRASKRAS veya BRAFBRAF mutasyonları ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları ve yerleşimi analiz et.
Distal kolon (sigmoid) yerleşimi ve dışkı kalibresinde incelme, sol kolon lezyonlarını düşündürür.
Sol kolon lümeni daha dar olduğundan kitleler obstrüktif bulgularla prezante olur.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir.
Villiform yapı ve ektopik kript odakları (ECFECF), geleneksel serrat adenomun (TSATSA) patognomonik bulgusudur.
Ektopik kriptler, ana kript yapısından kopmuş ve muskularis mukoza ile teması olmayan küçük kript yapılarıdır.
3
Moleküler yolak ile eşleştir.
Serrat yolak içerisinde yer alan TSATSA, KRASKRAS veya BRAFBRAF mutasyonları üzerinden gelişir.
Bu lezyonlar, klasik adenom-karsinom yolağından farklı bir moleküler mekanizma izler.

Key Concept

Geleneksel serrat adenomun (TSATSA) histolojik belirteci ektopik kript odakları (ECFECF), en sık yerleşimi ise distal kolondur.
Estimated Time:2m 0s
Question 288Question

2222 yaşında kadın hasta; son 66 aydır devam eden, kramplı karın ağrısı, düşük dereceli ateş ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet ve palpabl kitle saptanıyor. Yapılan kolonoskopik incelemede terminal ileumda, aralarda normal mukoza alanlarının bulunduğu "atlamalı" (skip) tutulum ve derin lineer ülserler gözleniyor. Rektumun tamamen doğal olduğu izleniyor. Cerrahi rezeksiyon materyalinde bağırsak duvarının belirgin şekilde "lastik kıvamında" kalınlaştığı ve lümenin daraldığı saptanıyor.

Bu hastanın histopatolojik incelemesinde saptanması en olası morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bağırsak duvarında tüm katları tutan (transmural) inflamasyon ve serozal lenfoid agregatlar

Answer

Bağırsak duvarında tüm katları tutan (transmural) inflamasyon ve serozal lenfoid agregatlar
Vakadaki 'atlamalı tutulum' (skip lesions), 'rektal korunma' ve 'lastik kıvamında duvar kalınlaşması' bulguları tanısal olarak Crohn hastalığını işaret eder. Crohn hastalığının en karakteristik mikroskobik bulgusu, inflamasyonun bağırsak duvarının tüm katlarını tutması (transmuralite) ve serozal yüzeyde lenfoid agregatların (rozetlerin) oluşmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Genç yaş, sağ alt kadran ağrısı/kitle ve kilo kaybı Crohn hastalığını düşündürür.
Crohn hastalığı sıklıkla terminal ileumu tutar ve transmural inflamasyon nedeniyle kitle formasyonuna yol açabilir.
2
Endoskopik ve makroskobik verileri değerlendir
Atlamalı (skip) tutulum, rektal korunma ve lastik kıvamında duvar kalınlaşması Crohn lehinedir.
Ülseratif kolit rektumdan başlar ve kesintisizdir; oysa Crohn'da tutulum yama tarzındadır.
3
Mikroskobik özellikleri eşleştir
Crohn hastalığının mikroskobik belirteçleri transmural inflamasyon, fissürler, non-kazeifiye granülomlar ve serozal lenfoid agregatlardır.
İnflamasyonun tüm katları tutması (transmuralite), bu hastalığın fibrozis ve darlık yapma eğilimini açıklar.

Key Concept

Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit Ayırıcı Tanısı

Practice More

Crohn hastalığında görülen non-kazeifiye granülomların, hastalıktan etkilenmemiş bağırsak segmentlerinde veya mide gibi uzak bölgelerde de saptanabileceğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 289Question

4545 yaşında erkek hasta, uzun yıllardır devam eden yoğun alkol kullanımı öyküsü ile başvuruyor. Son bir haftadır halsizlik, ateş, sarılık ve sağ üst kadran ağrısı şikayetleri gelişen hastanın fizik muayenesinde hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde AST:380AST: 380 U/LU/L, ALT:150ALT: 150 U/LU/L, total bilirubin: 8.58.5 mg/dLmg/dL ve belirgin lökositoz izleniyor.

Bu hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisinde izlenmesi beklenen morfolojik bulgularla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Portal alanlarda yoğun plazma hücresi infiltrasyonu ve hepatositlerde 'rozet' oluşumu tanıyı destekler.

Answer

Portal alanlarda yoğun plazma hücresi infiltrasyonu ve hepatositlerde rozet oluşumu alkolik hepatit bulgusu değildir; bu bulgular otoimmün hepatit için karakteristiktir.
Bu hastanın klinik tablosu (alkol öyküsü, AST/ALTAST/ALT oranı) tipik bir alkolik hepatit vakasıdır. Alkolik hepatit biyopsisinde portal alanda plazma hücresi artışı ve hepatositlerde rozet oluşumu beklenmez. Bu bulgular Otoimmün Hepatit (AIH) için tanı koydurucudur. Alkolik hepatitte ise portal değil, lobüler (santrilobüler) hasar, Mallory-Denk cisimcikleri ve nötrofilik infiltrasyon ön plandadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Uzun süreli alkol öyküsü, AST/ALT>2AST/ALT > 2 oranı, ateş ve sarılık varlığı 'Alkolik Hepatit' tanısını düşündürür.
Alkolik hepatitte AST düzeyi genellikle ALT'den yüksektir ve nadiren 500500 U/LU/L üzerine çıkar.
2
Alkolik hepatitin temel histopatolojik özelliklerini hatırla.
Zon 3 hasarı, Mallory-Denk cisimcikleri, nötrofilik infiltrasyon (satellitozis) ve tel örgü (chicken-wire) fibrozis.
Bu bulgular alkolik karaciğer hasarının morfolojik spektrumunu oluşturur.
3
Seçenekleri ayırıcı tanı açısından incele.
Portal plazma hücreleri ve rozetlerin otoimmün hepatit ile ilişkili olduğunu saptar.
Otoimmün hepatit morfolojisinde 'interface' hepatit, plazma hücreleri, rozetleşme ve emperipolezis ön plandadır.

Key Concept

Alkolik Hepatit Morfolojisi ve Otoimmün Hepatit ile Ayırıcı Tanısı
Question 290Question

6262 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan disfaji ve yaklaşık 1212 kg kilo kaybı ile başvuruyor. Hastanın günde 22 paket sigara içtiği ve 3030 yıldır düzenli alkol tükettiği öğreniliyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde özofagusun orta 1/31/3 kesiminde lümeni %70\%70 oranında daraltan, çevresi ülsere, sert kıvamlı ve frajil bir kitle saptanıyor.

Bu hastadaki olası patolojik tanı ve tümörün yayılım özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tanı skuamöz hücreli karsinom olup; orta 1/31/3 yerleşimli bu tümörler öncelikle paratrakeal ve mediastinal lenf nodlarına metastaz yaparlar.

Answer

Tanı skuamöz hücreli karsinomdur ve orta kesim yerleşimi nedeniyle öncelikle paratrakeal ve mediastinal lenf nodlarına yayılım gösterir.
Verilen vaka; yaş, risk faktörleri (sigara, alkol) ve kitlenin özofagusun orta 1/31/3 kesiminde yerleşmesi ile tipik bir skuamöz hücreli karsinom tablosudur. Özofagusun orta bölümündeki tümörler, anatomik komşulukları ve lenfatik drenaj yolları nedeniyle öncelikle mediastinal, paratrakeal ve trakeobronşiyal lenf nodlarına metastaz yaparlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve endoskopik bulguları analiz ederek olası tümör tipini belirlemek.
Hastanın ileri yaşı, yoğun sigara ve alkol kullanımı ile kitlenin orta 1/31/3 özofagusta yerleşmesi, tanının Skuamöz Hücreli Karsinom (SHK) olduğunu gösterir.
Adenokarsinom genellikle distalde, obezite ve Barrett özofagusu zemininde gelişir.
2
Özofagusun anatomik bölgelerine göre lenfatik drenaj paternini değerlendirmek.
Orta 1/31/3 özofagus lezyonları paratrakeal, mediastinal ve trakeobronşiyal lenf nodlarına metastaz yapar.
Özofagusun lenfatik drenajı segmentaldir; üst kesim servikal, orta kesim mediastinal, alt kesim ise gastrik ve çölyak nodlara dökülür.

Key Concept

Özofagus skuamöz hücreli karsinomu ile adenokarsinomu arasındaki anatomik, etiyolojik ve metastatik farklar.

Alternative Method

Tümörün lokalizasyonu (orta kesim) ve risk faktörleri (alkol/sigara) üzerinden giderek Adenokarsinom şıklarını doğrudan eleyip, metastaz bölgesi bilgisiyle doğruya ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 291Question

Gıda saklama koşullarının yetersiz olduğu ve aflatoksin maruziyetinin yüksek olduğu coğrafi bölgelerde saptanan karaciğer tümörlerinde; p53p53 tümör baskılayıcı geninin 249.249. kodonunda karakteristik bir nokta mutasyonu izlenmektedir. Bu moleküler bulgu, aşağıdaki karaciğer lezyonlarından hangisinin tanısı için en değerlidir?

Show answer & explanation

Answer: Hepatosellüler karsinom

Answer

Aflatoksin maruziyeti ile ilişkili p53p53 geninin 249.249. kodon mutasyonu, hepatosellüler karsinom tanısı için karakteristiktir.
Aflatoksin B1B_1 maruziyeti, özellikle Uzak Doğu ve Sahra Altı Afrika'da hepatosellüler karsinom gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biridir. Bu karsinojen, p53p53 tümör baskılayıcı geninin 249.249. kodonunda meydana gelen spesifik nokta mutasyonu ile doğrudan ilişkilidir ve bu durum hepatosellüler karsinom lehine güçlü bir kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Aflatoksin ve p53p53 genetik etkileşimini değerlendir.
Aflatoksin B1B_1, karaciğerde metabolize edilerek DNA'ya bağlanır ve p53p53 geninin 249.249. kodonunda spesifik bir G:CT:AG:C \rightarrow T:A transversion mutasyonuna neden olur.
Bu mutasyon, belirli coğrafi bölgelerdeki hepatosellüler karsinom (HCC) olguları için moleküler bir belirteçtir.
2
Seçeneklerdeki diğer karaciğer tümörlerinin genetik özelliklerini karşılaştır.
Hepatosellüler adenom (HNF1αHNF1\alpha, β\beta-katenin), Fibrolamellar karsinom (DNAJB1PRKACADNAJB1-PRKACA füzyonu) ve Fokal nodüler hiperplazi (vasküler yanıt) farklı patogenezlere sahiptir.
Soruda belirtilen spesifik mutasyon sadece malign hepatosit proliferasyonu olan HCC ile ilişkilidir.

Key Concept

Hepatosellüler karsinomun moleküler patogenezinde aflatoksin B1B_1 ve p53p53 mutasyonu ilişkisi.

Practice More

Karaciğerin benign ve malign tümörlerinin ayrımında kullanılan retikülün boyası ve glutamin sentetaz immünohistokimyasal paternlerini inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 292Question

5454 yaşında, vücut kitle indeksi 3333 kg/m² olan ve Tip 2 diabetes mellitus tanısıyla izlenen erkek hastanın yapılan rutin kontrollerinde serum ALTALT ve ASTAST düzeyleri normalin 2.52.5 katı yüksek saptanıyor. Alkol kullanım öyküsü olmayan hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisinde; hepatositlerin %40\%40'ında makrovesiküler yağlanma, belirgin balonlaşma dejenerasyonu, lobüler nötrofilik infiltrasyon ve yer yer Mallory-Denk cisimcikleri izleniyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Non-alkolik steatohepatit (NASH)

Answer

Metabolik sendrom zemininde gelişen, yağlanmaya hepatoselüler hasar (balonlaşma) ve inflamasyonun eşlik ettiği tablo Non-alkolik steatohepatittir (NASH).
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki metabolik risk faktörleri (diyabet, obezite), alkol yokluğu ve biyopsideki karakteristik triad (yağlanma, balonlaşma, inflamasyon) ile tam uyumludur. Mallory-Denk cisimcikleri her ne kadar alkolik hepatit ile özdeşleşse de NASH vakalarında da görülebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Hastada obezite, diyabet (metabolik sendrom) ve alkol yokluğu saptandı.
Etiyolojik ayırıcı tanı için alkol öyküsü ve metabolik riskler kritiktir.
2
Histopatolojik bulguların değerlendirilmesi
Makrovesiküler yağlanma + Balonlaşma + Lobüler nötrofilik inflamasyon.
Sadece yağlanma (steatoz) ile hasarın eşlik ettiği tabloyu (steatohepatit) ayırmak gerekir.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleşme
Alkol öyküsü olmadığı için tanı non-alkolik kategoriye girer.
Alkolik ve non-alkolik steatohepatit histolojik olarak ayırt edilemez, ayrım anamnezle yapılır.

Key Concept

Steatohepatit tanısı için yağlanmanın (steatoz) yanı sıra mutlaka hepatoselüler hasar (balonlaşma dejenerasyonu) ve inflamasyon görülmelidir.

Practice More

NASH'ın siroz ve hepatoselüler karsinom riskini artırdığını ve fibrozis evrelemesinde perisinüzoidal 'chicken-wire' (kümes teli) paternine dikkat ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 293Question

3232 yaşında kadın hasta, başka bir nedenle yapılan abdominal ultrasonografide karaciğer sağ lobda 44 cmcm çapında, düzgün sınırlı, solid bir kitle saptanması üzerine ileri tetkik ediliyor. Hastanın serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi normal sınırlarda saptanıyor. Yapılan biyopsi incelemesinde; lezyonun portal trakt içermediği, hepatosit kordonlarının belirgin sitoplazmik mikrovezi-küler yağlanma (steatoz) gösterdiği ve sitolojik atipi izlenmediği saptanıyor. Bu klinik ve morfolojik bulgulara göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: HNF1-α\alpha inaktive hepatosellüler adenom

Answer

HNF1-α\alpha inaktive hepatosellüler adenom
Doğru seçenek olan HNF1-α\alpha inaktive hepatosellüler adenom, neredeyse tüm vakalarda görülen diffüz ve belirgin steatoz (yağlanma) ile karakterizedir. Mikroskobik incelemede portal traktların ve safra kanallarının izlenmemesi adenom tanısını desteklerken, belirgin yağlanma HNF1-α\alpha inaktivasyonuna özgü bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Lezyonun portal trakt ve safra yolu içermediğini teyit etmek
Lezyonun normal karaciğer parankiminden farklı bir kitle (adenom veya FNH) olduğu doğrulanır.
Portal trakt yokluğu adenomlar için temel tanısal kriterdir.
2
Hepatositlerdeki belirgin steatoz (yağlanma) bulgusunu değerlendirmek
HNF1-α\alpha inaktivasyonu ile karakterize spesifik adenom alt tipine yönelinir.
HNF1-α\alpha mutasyonu, hepatositlerde lipid metabolizmasını bozarak belirgin yağlanmaya neden olur.
3
Klinik verilerle (genç kadın, normal AFP) korelasyon kurmak
Benign bir karaciğer adenomu alt tipi olan HNF1-α\alpha inaktive adenom tanısı kesinleşir.
Bu alt tip genellikle genç kadınlarda insidental olarak saptanır ve malign transformasyon riski düşüktür.

Key Concept

Hepatosellüler adenomların moleküler alt tiplerine göre morfolojik ayırıcı tanısı.

Practice More

Karaciğer adenomlarının β\beta-katenin mutasyonu içeren alt tipinin neden daha tehlikeli olduğunu (malignite riski) araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 294Question

62 yaşında erkek hastaya yapılan kolonoskopide sigmoid kolonda 1.81.8 cm çapında, pedinküllü (saplı) bir polip saptanıyor. Histopatolojik incelemede; belirgin eozinofilik sitoplazmalı hücrelerden oluşan villiform çıkıntılar ve bu çıkıntıların yan duvarlarında, muskularis mukozaya temas etmeyen, yüzey epiteline dikey yerleşimli olmayan "ektopik kript merkezleri" (EKMEKM) izleniyor. Bu lezyonun moleküler profili ve patogenezi düşünüldüğünde, sesil serrat lezyonlardan (SSLSSL) ayrımında kullanılan en tipik morfolojik bulgu ve bu lezyon grubunda (TSATSA) SSLSSL'lere oranla daha sık saptanan moleküler değişiklik aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ektopik kript merkezleri — KRAS mutasyonu

Answer

Ektopik kript merkezleri ve KRAS mutasyonu birlikteliği geleneksel serrat adenomları (TSA), sesil serrat lezyonlardan (SSL) ayıran en temel özelliktir.
Geleneksel serrat adenomlar (TSATSA), kolorektal poliplerin nadir fakat önemli bir formudur. En karakteristik histopatolojik bulguları, villöz yapıların yanlarından tomurcuklanan ve muskularis mukozaya ulaşmayan 'ektopik kript merkezleri'dir. Bu lezyonlar morfolojik olarak belirgin eozinofilik sitoplazma gösterirler. Moleküler düzeyde, sesil serrat lezyonların (SSLSSL) aksine, KRASKRAS mutasyonu bu lezyonlarda çok daha sık (%4040-5050) saptanır ve ayırıcı tanıda değerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Vaka bulgularını analiz et
Sigmoid kolon (distal), saplı polip, eozinofilik sitoplazma ve ektopik kript merkezleri (EKMEKM).
Bu bulgular klasik olarak 'Geleneksel Serrat Adenom' (TSATSA) tanısını koydurur.
2
Diferansiyel tanı yap
TSATSA ile SSLSSL (Sesil Serrat Lezyon) arasındaki farkları hatırla.
SSLSSL genellikle sağ kolonda, sapsız ve BRAFBRAF mutasyonu/CIMP-H ile gider; TSATSA ise distalde, saplı ve daha sık KRASKRAS mutasyonu ile ilişkilidir.
3
Moleküler eşleşmeyi doğrula
TSATSA'larda KRASKRAS mutasyonu yaklaşık %4040-5050 oranında görülürken, SSLSSL'lerde neredeyse her zaman BRAFBRAF mutasyonu izlenir.
Serrat yolun iki ana kolu mutasyonel olarak bu şekilde ayrılır.

Key Concept

Serrat yolun moleküler ve morfolojik alt tipleri (TSATSA vs SSLSSL)

Practice More

Serrat yolak karsinomlarının mikrosatellit instabilite (MSIMSI) durumu ve BRAFBRAF mutasyonu arasındaki ilişkiyi Lynch sendromu ile karşılaştırarak çalışınız.
Estimated Time:2m 30s
Question 295Question

2626 yaşında erkek hasta, katı gıdalara karşı aralıklı yutma güçlüğü (disfajidisfaji) ve retrosternal ağrı şikayeti ile başvuruyor. Öyküsünden hastanın alerjik rinit ve atopik dermatit nedeniyle takip edildiği öğreniliyor. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus mukozasında çok sayıda halkasal darlık (trakealizasyontrakealizasyon) ve çizgisel oluklanmalar gözleniyor. Proksimal ve distal özofagustan alınan biyopsilerde çok katlı yassı epitel içinde her bir büyük büyütme alanında (HPFHPF) ortalama 3030 eozinofil ve yüzeyel yerleşimli eozinofilik mikroapseler saptanıyor. Bu klinik ve histopatolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eozinofilik özofajit

Answer

Eozinofilik özofajit
Verilen vakada hastanın genç yaşı, belirgin atopi öyküsü (astım, alerjik rinit vb.), endoskopide izlenen halkalanmalar (feline özofagus/trakealizasyon) ve biyopsilerde hem proksimal hem distalde saptanan yoğun eozinofil infiltrasyonu (>15/HPF>15/HPF) eozinofilik özofajit tanısı için altın standart bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Genç erişkin erkek hasta, disfaji ve belirgin bir atopi (alerjik rinit, dermatit) öyküsü.
Eozinofilik özofajit tipik olarak atopik bireylerde görülür.
2
Endoskopik bulguların değerlendirilmesi
Trakealizasyon (halkalanmalar) ve oluklanmalar saptandı.
Bu bulgular özofagusun lümenindeki halkasal kasılmaları ve ödemi yansıtır.
3
Histopatolojik kriterlerin kontrolü
HPFHPF başına 3030 eozinofil ve mikroapseler.
Tanı için genellikle HPFHPF başına en az 1515 eozinofil görülmesi ve bu durumun hem proksimal hem de distal özofagusta saptanması gerekir.

Key Concept

Eozinofilik özofajit tanısında atopi öyküsü, endoskopik halkalanma ve yoğun eozinofilik infiltrasyon (>15/HPF>15/HPF) temel taşlarıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 296Question

42 yaşında erkek hasta, sağ alt kadran ağrısı ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan kolonoskopide çekumda yerleşimli, lümene doğru ekzofitik büyüme gösteren bir kitle saptanıyor. Rezeksiyon materyalinin histopatolojik incelemesinde; tümörün sinsityal büyüme paterni gösteren geniş sitoplazmalı hücrelerden oluştuğu (medüller patern), belirgin tümör-infiltre eden lenfositler (TI˙LT\text{İ}L) barındırdığı ve tümör çevresinde Crohn benzeri lenfoid reaksiyon olduğu görülüyor. Bu bulgular ışığında, bu neoplazinin gelişiminden sorumlu olan en olası moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DNA uyumsuzluk onarım (mismatch repair) genlerinde defekt

Answer

DNA uyumsuzluk onarım (mismatch repair) genlerindeki defekt sonucu gelişen mikrosatellit instabilite, neoplazinin en olası patogenetik mekanizmasıdır.
Vakada tanımlanan 'medüller patern', 'tümör-infiltre eden lenfositler (TI˙LT\text{İ}L)' ve 'Crohn benzeri lenfoid reaksiyon' bulguları, Mikrosatellit İnstabilite-Yüksek (MSI-HMSI\text{-}H) kolorektal karsinomların karakteristik morfolojik özellikleridir. Bu durum, DNA uyumsuzluk onarım (MMRMMR) genlerinde (MLH1MLH1, MSH2MSH2, MSH6MSH6, PMS2PMS2) meydana gelen mutasyonlar veya sporadik epigenetik susturma (metilasyon) sonucunda gelişir. Sağ kolon (çekum) yerleşimi de bu mekanizmayı desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve lokalizasyon verilerini analiz et.
Genç-orta yaşlı hasta, sağ kolon (çekum) yerleşimi, ekzofitik kitle.
Sağ kolon kanserleri genellikle ekzofitik büyüme gösterir ve sıklıkla MSI (mikrosatellit instabilite) yolağı ile ilişkilidir.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir.
Medüller büyüme paterni, belirgin tümör-infiltre eden lenfositler (TİL), Crohn benzeri lenfoid reaksiyon.
Bu morfolojik triad (medüller patern + TİL + Crohn-like reaksiyon), DNA uyumsuzluk onarım (MMR) eksikliğinin klasik histolojik işaretidir.
3
Moleküler mekanizma ile eşleştir.
DNA uyumsuzluk onarım (MMR) gen defekti.
Bu defekt (Lynch sendromu veya sporadik MLH1 metilasyonu), neoplazide yüksek düzeyde MSI gelişmesine neden olur.

Key Concept

Mikrosatellit instabilite (MSI) gösteren kolorektal karsinomların spesifik morfolojik özellikleri (Medüller patern, TİL, Crohn benzeri reaksiyon).

Practice More

Lynch sendromu tanılı bir hastada ekstrakolonik olarak en sık hangi organ karsinomunun görüldüğünü gözden geçirin (Cevap: Endometrium).
Estimated Time:2m 0s
Question 297Question

1818 yaşında erkek hasta, son zamanlarda ortaya çıkan el titremesi, konuşma güçlüğü ve depresif ataklar nedeniyle psikiyatri kliniğine başvuruyor. Yapılan tetkiklerde serum transaminaz düzeylerinde hafif yükseklik ve Coombs-negatif hemolitik anemi saptanıyor. Karaciğer iğne biyopsisinde makroveziküler steatoz, hepatositlerde balonlaşma dejenerasyonu ve sitoplazmik Mallory-Denk cisimcikleri izleniyor. Bu hastada en olası tanıyı doğrulamak amacıyla yapılacak histokimyasal incelemede, hepatositlerde biriken maddeyi göstermek için aşağıdaki boyalardan hangisi tercih edilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Rodanin (Rhodanine)

Answer

En olası tanı olan Wilson hastalığında bakır birikimini göstermek için Rodanin boyası tercih edilmelidir.
Vakada tanımlanan genç hasta, nöropsikiyatrik semptomlar ve Coombs-negatif hemolitik anemi kliniği Wilson hastalığı (hepatolentiküler dejenerasyon) için klasiktir. Karaciğer biyopsisinde görülen steatoz ve Mallory-Denk cisimcikleri bu hastalığın histopatolojik spektrumunda yer alır. Wilson hastalığında karaciğer dokusunda biriken bakırı göstermek için Rodanin veya Orcein boyaları kullanılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Genç hasta, nöropsikiyatrik belirtiler (titreme, konuşma bozukluğu, depresyon) ve Coombs-negatif hemolitik anemi varlığı Wilson hastalığını düşündürür.
Wilson hastalığı (hepatolentiküler dejenerasyon), bakır metabolizması bozukluğu ile karakterize sistemik bir hastalıktır.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Steatoz ve Mallory-Denk cisimcikleri alkolik karaciğer hastalığını taklit etse de, genç hastada nörolojik bulgular eşliğinde Wilson hastalığı için karakteristiktir.
Wilson hastalığında karaciğer tutulumu steatozdan kronik hepatit ve siroza kadar geniş bir spektrumda olabilir.
3
Tanısal boyama yöntemini belirle
Bakır birikimi histokimyasal olarak Rodanin veya Orcein boyaları ile gösterilir.
Kesin tanı için biyopsi örneğinde kuru ağırlık başına bakır miktarının ölçülmesi altın standart olsa da, histokimyasal boyalar tanıya yardımcıdır.

Key Concept

Wilson hastalığı (ATP7B mutasyonu) sonucu karaciğerde bakır birikimi ve histopatolojik ayırıcı tanısı.
Question 298Question

2525 yaşında kadın hasta, karın sağ üst kadranda dolgunluk hissi ve ağrı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde siroz, hepatit veya oral kontraseptif kullanımı öyküsü saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi normal sınırlarda bulunuyor. Karaciğer rezeksiyon materyalinin mikroskobik incelemesinde; bol eozinofilik granüler (onkositik) sitoplazmalı, belirgin nükleollü poligonel hücrelerin oluşturduğu yuvaların, birbirine paralel uzanan yoğun kollajen lif demetleri ile birbirinden ayrıldığı gözleniyor. Bu tümör ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Klasik hepatosellüler karsinoma göre prognozu genellikle daha iyidir.

Answer

Fibrolamellar hepatosellüler karsinom, klasik tipe göre genellikle daha iyi bir prognoza sahiptir.
Fibrolamellar karsinom, genç erişkinlerde (erkek ve kadın eşit oranda) siroz öyküsü olmaksızın gelişen, karakteristik onkositik hücreler ve paralel lamellar fibrozis içeren bir HCC varyantıdır. Klasik HCC'ye göre daha yavaş seyretme eğilimindedir ve cerrahi rezeksiyona daha uygun olduğu için prognozu genellikle daha iyidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Genç yaş (2525), siroz/hepatit öyküsü yok ve AFP normal.
Bu bulgular klasik hepatosellüler karsinomdan (HCC) uzaklaştırıp fibrolamellar varyantı veya benign lezyonları düşündürür.
2
Morfolojik özellikleri yorumla
Onkositik sitoplazmalı hücreler ve paralel kollajen lamelleri saptanmıştır.
Bu morfoloji, fibrolamellar HCC için patognomonik (tanı koydurucu) bir bulgudur.
3
Tanıyı ve klinik özellikleri doğrula
Tanı Fibrolamellar HCC'dir; bu tümör siroz zemininde gelişmez ve prognozu klasik HCC'ye göre daha iyidir.
TUS sınavlarında fibrolamellar tipin en önemli ayırt edici özellikleri bunlardır.

Key Concept

Fibrolamellar Hepatosellüler Karsinom
Estimated Time:2m 0s
Question 299Question

42 yaşında bir erkek hasta, halsizlik ve dışkılama alışkanlığında değişiklik şikayetleriyle başvuruyor. Kolonoskopide çekum yerleşimli, lümene doğru ekzofitik büyüme gösteren bir kitle saptanıyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde bol müsin üretimi ve belirgin tümör içi lenfosit (TILsTILs) infiltrasyonu gözleniyor. Hastanın aile öyküsünde babasının 4848 yaşında kolon kanseri, kız kardeşinin ise endometrial karsinom tanısı aldığı öğreniliyor. Bu hastada saptanan tümörün gelişiminde rol oynayan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DNA yanlış eşleşme tamir (mismatch repair) genlerinde defekt

Answer

DNA yanlış eşleşme tamir (mismatch repair) genlerinde defekt
Doğru seçenek, DNA yanlış eşleşme tamir (mismatch repair) genlerinde defekti ifade eder. Hastadaki klinik tablo (genç yaş, sağ kolon yerleşimi) ve aile öyküsü (kolon ve endometrium kanseri) Lynch sendromuna (HNPCC) işaret etmektedir. Lynch sendromunun temel patogenezi, DNA replikasyonu sırasında oluşan hataları düzelten MMR genlerindeki mutasyonlardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve aile öyküsünü analiz et
Lynch Sendromu (HNPCC) şüphesi
42 yaş (genç yaş), sağ kolon yerleşimi ve ailede kolon/endometrium kanseri öyküsü Lynch sendromu için klasiktir.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Mikrosatellit Instabilitesi (MSI) bulguları
Müsin üretimi ve tümör içi lenfositler (TILs), MSI yolağıyla gelişen kolon kanserlerinin morfolojik ipuçlarıdır.
3
Moleküler mekanizmayı tanımla
DNA Mismatch Repair (MMR) defekti
Lynch sendromu, DNA yanlış eşleşme tamir genlerindeki (MLH1, MSH2, MSH6, PMS2) kalıtsal mutasyonlar sonucu gelişir.

Key Concept

Lynch Sendromu ve DNA Yanlış Eşleşme Tamiri (MMR)

Hints

1
Hastanın hem kendi erken yaşta kanser olması hem de kardeşinin endometrial kanser olması hangi sendromu düşündürür?

Practice More

Lynch sendromunda etkilenen en sık iki gen (MLH1 ve MSH2) ve mikrosatellit instabilitesinin saptanma yöntemlerini (İHK veya PCR) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 300Question

65 yaşında, belirgin kilo kaybı, kuşak tarzı sırt ağrısı ve ilerleyici sarılık şikayetiyle başvuran bir hastada pankreas başı yerleşimli duktal adenokarsinom saptanmıştır. Bu tümörün gelişimi, Pankreatik İntraepitelyal Neoplazi (PanIN) olarak adlandırılan prekürsör lezyonlar üzerinden basamaklı bir genetik progresyon gösterir. Bu progresyon süreci ve eşlik eden genetik değişiklikler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: CDKN2A (p16) tümör supresör geninin inaktivasyonu, duktal adenokarsinomların yaklaşık %95'inde saptanan ve tipik olarak PanIN-2 evresinden itibaren izlenen bir değişikliktir.

Answer

CDKN2A (p16) tümör supresör geninin inaktivasyonu, duktal adenokarsinomların yaklaşık %95'inde saptanan ve tipik olarak PanIN-2 evresinden itibaren izlenen bir değişikliktir.
Pankreas duktal adenokarsinomlarında CDKN2A (p16) geninin inaktivasyonu, olguların yaklaşık %95'inde saptanarak en sık görülen tümör supresör gen değişikliğini oluşturur. Histopatolojik olarak ise bu genin kaybı tipik olarak progresyonun orta evresi olan PanIN-2 lezyonlarından itibaren gözlenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve tanıyı doğrula.
Hastada kilo kaybı, sırt ağrısı ve Courvoisier bulgusunu düşündüren sarılık mevcuttur; tanı pankreas başı duktal adenokarsinomudur.
Vakadaki klinik bulgular tipik bir pankreas başı kanseri sunumudur.
2
Moleküler progresyon modelini (PanIN) analiz et.
Pankreas kanseri Normal -> PanIN-1 (KRAS) -> PanIN-2 (p16) -> PanIN-3 (TP53, SMAD4) sırasıyla ilerler.
Pankreas kanseri gelişimi, spesifik genetik mutasyonların birikimiyle karakterize basamaklı bir süreçtir.
3
Genetik değişikliklerin sıklığını ve zamanlamasını karşılaştır.
KRAS ve p16 ~%95 sıklıkla görülür. Ancak p16 PanIN-2'de, KRAS ise PanIN-1'de başlar. SMAD4 ve TP53 ise daha düşük sıklıkta (%50-70) ve geç evrede (PanIN-3) görülür.
En sık inaktive olan tümör supresör genin CDKN2A (p16) olduğu ve orta evrede (PanIN-2) başladığı bilgisini doğrular.

Key Concept

Pankreas duktal adenokarsinomunda en sık inaktive olan tümör supresör genin CDKN2A (p16) olması (%95) ve bunun PanIN-2 evresinde gerçekleşmesi.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 15 / 17Next
Gastrointestinal ve Hepatobiliyer Sistem Patolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 15 | Examkin