Genel Patoloji

328 questions

Question 81Question →

Amiloidozda dokularda biriken fibrillerin elektron mikroskobik incelemesinde saptanan karakteristik morfolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 7.5−107.5-10 nm çapında, dallanma göstermeyen düz fibriller

Answer

Amiloid fibrilleri elektron mikroskobunda 7.5−107.5-10 nm çapında, dallanma göstermeyen düz yapılar olarak görülür.
Amiloidozun tüm formlarında biriken proteinler, elektron mikroskobunda karakteristik olarak 7.57.5 ile 1010 nm çapında, dallanma göstermeyen, düz ve rastgele dizilmiş fibriller şeklinde görülür. Bu ultrastrüktürel yapı, amiloidin X-ışını kırınımı incelemelerinde görülen 'çapraz beta-kırma levha' (cross-beta-pleated sheet) konfigürasyonunun morfolojik karşılığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Amiloidin fiziksel yapısını hatırla.
Amiloid, farklı prekürsör proteinlerden oluşsa da fiziksel olarak her zaman fibriler yapıdadır.
Amiloidin tanımı ve boyanma özellikleri bu fiziksel yapıya dayanır.
2
Elektron mikroskobundaki fibril özelliklerini değerlendir.
Bu fibrillerin çapı 7.57.5 ile 1010 nm arasındadır ve dallanma yapmazlar.
Bu özellik amiloidi kollajen veya diğer fibriler proteinlerden ayırt etmeyi sağlar.
3
Doğru morfolojik tanımı seç.
Dallanmayan ve 7.5−107.5-10 nm çapındaki düz fibriller ifadesi doğrudur.
Verilen ölçüler ve 'dallanmama' özelliği amiloid için patognomonik bir ultrastrüktürel bulgudur.

Key Concept

Amiloidin Ultrastrüktürel Özellikleri

Practice More

Amiloidin bu fiziksel yapısının Kongo kırmızısı ile boyanma ve polarize mikroskopta elma yeşili refle verme özelliği ile ilişkisini gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 82Question →

Hücre ölümü üzerine yapılan deneysel bir çalışmada, gözlenen hücrelerde morfolojik olarak mitokondri boyutunda belirgin küçülme, mitokondriyal membran dansitesinde artış ve krista kaybı saptanmıştır. Biyokimyasal analizlerde intrasellüler demir birikimiyle birlikte membran lipid peroksidasyonunun arttığı, antioksidan sistemin ana bileşenlerinden glutatyon peroksidaz 4 (GPX4GPX4) aktivitesinin ise baskılandığı belirlenmiştir. Bu morfolojik ve biyokimyasal özelliklerle karakterize hücre ölümü süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ferroptozis

Answer

Tanımlanan süreç, demir bağımlı lipid peroksidasyonu ve karakteristik mitokondriyal büzülme ile seyreden Ferroptozis'tir.
Ferroptozis, hücre içi serbest demir artışıyla tetiklenen ve membran lipidlerinin yoğun peroksidasyonu sonucu oluşan bir programlı hücre ölümü tipidir. En belirgin morfolojik özelliği, apoptoziste görülen hücre büzülmesinin aksine, spesifik olarak mitokondrilerin büzülmesi, membran dansitesinin artması ve kristaların kaybolmasıdır. GPX4GPX4 enziminin inhibisyonu bu süreci başlatan en önemli biyokimyasal tetikleyicidir.

Step-by-Step Solution

1
Morfolojik bulguların analizi
Mitokondriyal küçülme ve krista kaybı
Ferroptozis'e özgü en tipik morfolojik değişiklik mitokondrilerdedir; apoptozisin aksine nükleer parçalanma (karyoreksis) ön planda değildir.
2
Biyokimyasal parametrelerin değerlendirilmesi
Demir birikimi ve GPX4GPX4 inhibisyonu
Serbest demir, Fenton reaksiyonu üzerinden lipid peroksidasyonunu tetikler; GPX4GPX4 ise bu peroksitleri temizleyerek hücreyi korur. GPX4GPX4 kaybı ölümü kaçınılmaz kılar.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Ferroptozis tanısı
Diğer programlı ölüm tipleri (nekroptozis, piroptozis) farklı sinyal yolakları ve morfolojiler kullanır.

Key Concept

Ferroptozis Mekanizması ve Morfolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 83Question →

2222 yaşında erkek hasta, bir trafik kazası sonucu sağ femur diyafiz kırığı tanısıyla ortopedi servisine yatırılıyor. Yatışının 4848. saatinde aniden gelişen nefes darlığı, çarpıntı ve konfüzyon tablosuna giriyor. Fizik muayenede üst ekstremite ve göğüs ön duvarında yaygın peteşiyal kanamalar izleniyor. Bu hastadaki klinik tablonun patogenezinden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serbest yağ asitlerinin endotel üzerinde yarattığı direkt toksik hasar

Answer

Serbest yağ asitlerinin endotel üzerinde yarattığı direkt toksik hasar
Yağ embolisi sendromu, özellikle uzun kemik kırıklarından sonra görülür. Yağ globülleri mikrosirkülasyonu mekanik olarak tıkayabilir; ancak klinik tablonun asıl sorumlusu, bu yağların lipazlar tarafından parçalanmasıyla açığa çıkan serbest yağ asitlerinin endotel hücrelerinde oluşturduğu lokal toksik hasardır. Bu hasar sonucunda vasküler sızıntı, kanamalar ve peteşiler meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin sentezlenmesi
Genç bir hastada uzun kemik (femur) kırığı sonrası 24−7224-72 saatlik latent dönemi takiben gelişen solunum sıkıntısı, nörolojik bulgular ve karakteristik peteşiyal döküntü
Yağ embolisi sendromu (Fat Embolism Syndrome) tanısını koymak için.
2
Patogenetik mekanizmanın belirlenmesi
Kemik iliğinden salınan yağ globüllerinin mekanik tıkanıklık yapmasının yanı sıra, plazma lipazları ile parçalanan yağların serbest yağ asitlerine dönüşmesi
Yağ embolisindeki hasarın sadece mekanik değil, aynı zamanda biyokimyasal olduğunu anlamak için.
3
Endotel hasarının açıklanması
Serbest yağ asitlerinin endotel hücrelerine direkt toksik etkisi sonucu vasküler permeabilite artışı, ödem ve trombosit agregasyonu
Klinikte görülen ARDS benzeri tablo ve peteşilerin kökenini açıklamak için.

Key Concept

Yağ Embolisi Sendromu Patogenezi

Hints

1
Kırık sonrası gelişen peteşiyal döküntü, yağ embolisi için oldukça spesifik bir bulgudur.
2
Bu emboli türünde sadece mekanik bir tıkanma değil, yağların kimyasal bir yıkımı da söz konusudur.

Practice More

Embolizm türlerini (hava, yağ, amniyon sıvısı) klinik senaryo ve karakteristik hücre tipi (örn. skuamöz hücreler) üzerinden karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question →

8282 yaşında bir erkeğin otopsisinde kalbinin makroskobik incelemesinde normalden belirgin derecede küçük ve kahverengi görünümde olduğu izleniyor. Mikroskobik incelemede, atrofik kardiyomiyositlerin nükleus kutuplarında perinükleer yerleşimli, granüler yapıda ve sarı-kahverengi renkte pigment birikimi saptanıyor.

Bu bulgulara yol açan pigmentin temel oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Subselüler membranların serbest radikal aracılı lipid peroksidasyonu

Answer

Lipofuskin pigmentinin temel oluşum mekanizması, subselüler membranların serbest radikal aracılı lipid peroksidasyonudur.
Vakada tanımlanan sarı-kahverengi perinükleer pigment lipofuskindir. Lipofuskin, subselüler membranlardaki poliansatüre lipidlerin serbest radikal aracılı peroksidasyonu sonucu oluşan sindirilememiş materyallerin (lipid ve protein kompleksleri) birikimidir. 'Aşınma ve yıpranma' (wear-and-tear) pigmenti olarak bilinir ve yaşlılıkta organların kahverengi atrofisinden sorumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve makroskobik bulguları değerlendir
Yaşlı hasta, küçük ve kahverengi kalp bulgusu 'kahverengi atrofi' (brown atrophy) durumunu işaret eder.
Yaşlılıkta ve kronik hastalıklarda organlarda lipofuskin birikimiyle birlikte atrofi görülmesi tipiktir.
2
Mikroskobik bulguyu tanımla
Kardiyomiyositlerde perinükleer sarı-kahverengi granüller lipofuskin (yaşlılık pigmenti) için karakteristiktir.
Lipofuskin pigmenti hücre bölünmesi olmayan veya yavaş olan hücrelerde (kalp, karaciğer) nükleus kutuplarında birikir.
3
Pigmentin biyokimyasal kökenini belirle
Lipofuskin, organellerin lipid membranlarının serbest radikal hasarına uğraması (lipid peroksidasyonu) sonucu oluşur.
Bu pigment sindirilemeyen otoliz ürünlerinin kalıntılarıdır (rezidüel cisimcikler).

Key Concept

Lipofuskin pigmenti (aşınma ve yıpranma pigmenti) lipid peroksidasyonu sonucu oluşur ve kronik atrofi/yaşlılık göstergesidir.

Practice More

Farklı pigment birikimlerini ayırt etmek için Prusya mavisi (demir) ve Masson-Fontana (melanin) boyalarının kullanım alanlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 85Question →

2828 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri devam eden tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları nedeniyle takip edilmektedir. Son zamanlarda bacaklarda şişlik şikayeti başlayan hastanın yapılan tetkiklerinde 2424 saatlik idrarda 88 gram protein saptanmış ve böbrek biyopsisinde glomerüllerde Kongo kırmızısı ile pozitif boyanan, polarize ışıkta elma yeşili refle veren amorf birikimler izlenmiştir. Bu hastadaki amiloid birikimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastada biriken amiloid fibrilleri, histolojik kesitlerin potasyum permanganat ile muamelesi sonucunda Kongo kırmızısı boyanma özelliğini kaybeder.

Answer

Sekonder (AA) tipi amiloid birikimleri, histolojik kesitlerde potasyum permanganat ile muamele edildiklerinde Kongo kırmızısı ile boyanma ve polarize ışıkta refle verme özelliklerini kaybederler (permanganat sensitif).
Doğru yanıt olan seçenek, sekonder amiloidozun (AAAA tipi) en spesifik laboratuvar ayrım özelliklerinden birini belirtmektedir. AAAA tipi amiloid fibrilleri, histolojik kesitlerde potasyum permanganat ile muamele edildiklerinde yapısal olarak bozulurlar ve bu nedenle Kongo kırmızısı ile boyanma yeteneklerini kaybederler. Bu durum 'permanganat duyarlılığı' olarak adlandırılır ve primer amiloidozda (ALAL tipi) görülen 'permanganat direnci' ile ayırıcı tanıda kritik öneme sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hastada FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) öyküsü ve nefrotik sendrom tablosu mevcuttur.
Kronik inflamatuar süreçlere (FMF gibi) ikincil gelişen amiloidoz tipi AA amiloidozdur.
2
Biriken proteinin ve prekürsörün belirlenmesi
Biriken protein AA (Amyloid Associated), öncül molekül ise karaciğerde sentezlenen SAA'dır (Serum Amyloid Associated).
İnflamasyon sırasında salınan IL-6 ve IL-1, karaciğerden SAA sentezini uyarır.
3
Ayırıcı tanı kriterlerinin değerlendirilmesi
AA amiloidi, AL amiloidinden potasyum permanganat testi ile ayırt edilir.
AA amiloidi permanganata duyarlıdır, AL amiloidi ise dirençlidir.

Key Concept

AA ve AL amiloidozun histopatolojik ayrımı (Potasyum Permanganat Testi)

Practice More

AA amiloidozda böbrek tutulumunun glomerüler (nefrotik sendrom) ve tübüler (nefrojenik diyabet insipidus) formlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 86Question →

3838 yaşında bir kadın hastaya, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle böbrek transplantasyonu uygulanıyor. Transplantasyondan 44 yıl sonra hastada proteinüri ve renal fonksiyonlarda progresif bozulma saptanıyor. Yapılan renal biyopside glomerüler kapiller bazal membranlarda çift kontur görünümü (tram-track), interstisyel fibrozis ve arterlerde belirgin intimal kalınlaşma ile düz kas hücresi proliferasyonu izleniyor. Bu hastadaki vasküler değişikliklerle karakterize kronik rejeksiyon tablosunun patogenezinde aşağıdakilerden hangisi en temel rolü oynamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: CD4+ T hücrelerinden salınan sitokinlerin vasküler düz kas hücrelerini ve fibroblastları uyarması

Answer

Kronik rejeksiyonun patogenezinde CD4+ T hücrelerinden salınan sitokinlerin vasküler düz kas hücrelerini ve fibroblastları uyarması temel mekanizmadır.
Kronik rejeksiyon, aylar veya yıllar içinde gelişen, greft fonksiyonunun sinsi kaybıyla karakterize bir süreçtir. Patogenezinde, alıcının T hücrelerinin greft antijenlerini (dolaylı yolak) tanıması sonucu gelişen kronik bir enflamatuar yanıt yer alır. CD4+ T hücrelerinden salınan sitokinler ve büyüme faktörleri, arter duvarındaki düz kas hücrelerinin proliferasyonuna, intimaya göçüne ve sonuçta lümenin daralmasına (greft vaskülopatisi) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sürenin değerlendirilmesi
Transplantasyondan 44 yıl sonra gelişmesi tablonun 'kronik rejeksiyon' olduğunu gösterir.
Zaman çizelgesi hiperakut (dakikalar), akut (günler/haftalar) ve kronik (aylar/yıllar) ayrımı için kritiktir.
2
Histopatolojik bulguların analizi
Arterlerde intimal kalınlaşma ve düz kas hücresi proliferasyonu 'greft vaskülopatisi' bulgusudur.
Vasküler lümen daralması kronik rejeksiyonun en karakteristik morfolojik özelliğidir.
3
İmmünolojik mekanizmanın belirlenmesi
Kronik gecikmiş tip hipersensitivite (DTH) benzeri bir süreç sonucu CD4+ T hücreleri ve sitokinlerin rolü saptanır.
T hücreleri tarafından üretilen sitokinler düz kas hücrelerinin intimaya göçünü ve proliferasyonunu tetikler.

Key Concept

Kronik Rejeksiyon (Greft Vaskülopatisi)

Practice More

Akut hümoral rejeksiyonun histopatolojik tanısında kullanılan 'C4d' birikiminin önemini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 87Question →

5858 yaşında erkek hastada saptanan sağ böbrekteki 77 cm’lik kitle nedeniyle radikal nefrektomi yapılıyor ve patolojik inceleme sonucunda renal hücreli karsinom tanısı konuluyor. Operasyondan 1818 ay sonra hastada nefrotik düzeyde proteinüri (5.55.5 g/gün) ve pretibiyal ödem gelişiyor. Yapılan böbrek biyopsisinde glomerüler mezanjiyumda ve vasküler duvarlarda Kongo kırmızısı ile boyanan, polarize ışık altında elma yeşili çift kırınım (birefringence) gösteren amorf birikimler izleniyor. Bu birikimlerin potasyum permanganat ile ön muamele sonrası boyanma özelliğini kaybettiği saptanıyor. Bu klinik ve histopatolojik bulgulara göre, biriken amiloid fibrillerinin öncül (prekürsör) proteini aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum amiloid-associated (SAASAA) protein

Answer

Biriken amiloid fibrillerinin öncül proteini Serum amiloid-associated (SAASAA) proteinidir.
Hastada saptanan potasyum permanganat sensitivitesi, biriken proteinin reaktif (ikincil) amiloidozda görülen AAAA tipi olduğunu kanıtlar. AAAA amiloidozun prekürsörü ise karaciğerde inflamatuar sitokinlerin (özellikle IL−1IL-1 ve IL−6IL-6) etkisiyle sentezlenen Serum amiloid-associated (SAASAA) proteinidir. Renal hücreli karsinom, paraneoplastik bir yanıt olarak bu süreci tetikleyen tipik malignitelerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Renal hücreli karsinom (RCCRCC) tanılı hastada sonradan gelişen nefrotik sendrom, neoplaziye ikincil gelişen amiloidozu düşündürür.
Maligniteler ve kronik inflamatuar süreçler sistemik amiloidoz gelişimini tetikleyebilir.
2
Biyopsi ve özel boyama bulgularını yorumla
Kongo kırmızısı ile pozitif boyanma ve elma yeşili refle, amiloid varlığını kesinleştirir.
Amiloid fibrillerinin β\beta-kıvrımlı tabaka yapısı bu spesifik optik özelliği sağlar.
3
Potasyum permanganat testini analiz et
Permanganat ile boyanma özelliğinin kaybı (permanganat sensitif), depozitlerin AAAA tipi amiloid olduğunu gösterir.
AAAA tipi amiloidozun ayırıcı tanısında permanganat sensitivitesi, ALAL tipinden (permanganat rezistan) ayrım sağlar.
4
Prekürsör proteini belirle
AAAA tipi amiloidozun prekürsörü karaciğerde sentezlenen SAASAA proteinidir.
RCCRCC ve Hodgkin lenfoma gibi maligniteler, ALAL yerine AAAA tipi amiloidoza neden olabilen istisnai durumlardır.

Key Concept

İkincil (reaktif) sistemik amiloidoz (AAAA tipi), kronik inflamasyon veya belirli maligniteler (örn. RCCRCC) sonucunda karaciğerden salınan SAASAA proteininin birikmesiyle oluşur; bu tip amiloid histolojik olarak potasyum permanganat uygulamasıyla boyanma özelliğini kaybeder.

Practice More

AAAA tipi amiloidoz ile ilişkili olan inflamatuar sitokinleri ve SAASAA proteininin karaciğerdeki sentez mekanizmasını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 88Question →

Kronik inflamasyon zemininde gelişen doku onarımı ve fibrozis süreçlerinde makrofajlar kritik bir rol oynar. Bir doku örneğinde yapılan incelemede, makrofajların fagositoz ve mikrobisidal aktivitelerinin azaldığı, buna karşın büyüme faktörleri ve anti-inflamatuar sitokin salınımının arttığı gözlenmiştir. Makrofajların 'alternatif aktivasyon' (M2M2) olarak adlandırılan bu duruma geçmesini sağlayan temel indükleyici sitokinler aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnterlökin-4 (IL−4IL-4) ve İnterlökin-13 (IL−13IL-13)

Answer

Makrofajların alternatif aktivasyonunu (M2M2) indükleyen temel sitokinler İnterlökin-4 (IL−4IL-4) ve İnterlökin-13 (IL−13IL-13)'tür.
Makrofajların alternatif (M2M2) aktivasyonu, mikrobiyal ürünlerden ziyade TT-helper 22 (Th2Th2) lenfositlerinden salınan IL−4IL-4 ve IL−13IL-13 gibi sitokinler tarafından indüklenir. Bu makrofajların temel görevi mikroorganizmaları öldürmek değil, inflamasyonu baskılamak (IL−10IL-10 ve TGF−βTGF-\beta salgılayarak) ve doku onarımını (büyüme faktörleri salgılayarak) teşvik etmektir.

Step-by-Step Solution

1
Kronik inflamasyon odağındaki makrofaj fonksiyonunu analiz etme.
Doku onarımı ve büyüme faktörü salınımı, alternatif (M2M2) aktivasyona işaret eder.
Klasik yolak (M1M1) mikrop öldürme odaklıyken, alternatif yolak (M2M2) iyileşme odaklıdır.
2
Alternatif aktivasyonu tetikleyen hücre ve mediatörleri belirleme.
Th2Th2 lenfositleri tarafından üretilen IL−4IL-4 ve IL−13IL-13 bu süreci başlatır.
İndükleyici sinyaller (sitokinler) ile bu sinyallerin sonucunda makrofajdan salınan ürünler ayırt edilmelidir.

Key Concept

Makrofaj Aktivasyon Yolakları (M1M1 vs M2M2)

Practice More

M1 ve M2 makrofajların salgıladığı spesifik sitokinler ile bu sitokinlerin doku üzerindeki etkilerini (fibrozis vs nekroz) karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 89Question →

2828 yaşında kadın hasta; yüzünde güneş maruziyeti sonrası artan kızarıklık, el eklemlerinde ağrı ve idrarda köpürme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde burun sırtı ve yanaklarda malar eritem (kelebek döküntü) izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde antinükleer antikor (ANAANA) pozitifliği ve proteinüri saptanıyor. Böbrek biyopsisinde glomerüllerde belirgin bazal membran kalınlaşmaları ("wire-loop" görünümü) ve immünofloresan incelemede granüler tarzda IgGIgG ile C3C3 birikimi izleniyor. Bu klinik tabloya ve böbrek hasarına neden olan temel hipersensitivite mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 3 (İmmün kompleks aracılı) hipersensitivite

Answer

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) hastalarında böbrek hasarı, dolaşan antijen-antikor (immün) komplekslerinin glomerül bazal membranına birikmesi, komplemanı aktive etmesi ve nötrofil infiltrasyonuna yol açmasıyla gerçekleşen Tip 3 hipersensitivite reaksiyonudur.
Vakada tanımlanan malar eritem, eklem ağrısı ve nefrit bulguları SLE için tipiktir. Böbrek biyopsisinde izlenen "wire-loop" lezyonları ve granüler tarzda immünoglobülin birikimi, dolaşımdaki antijen-antikor komplekslerinin glomerüllerde birikmesiyle oluşan Tip 3 hipersensitivite reaksiyonunun klasik göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları sentezle
Malar rash, eklem ağrısı, ANA pozitifliği ve böbrek tutulumu (proteinüri, wire-loop) Sistemik Lupus Eritematozus'u (SLE) düşündürür.
SLE, çoklu organ tutulumu ve otoantikor üretimi ile karakterize sistemik bir otoimmün hastalıktır.
2
Histopatolojik bulguyu yorumla
Glomerüllerdeki "wire-loop" görünümü ve granüler IgG/C3 birikimi, immün kompleks depolanmasını doğrular.
Dolaşan komplekslerin rastgele birikmesi immünofloresan mikroskopta karakteristik 'granüler' (noktasal/yama tarzı) bir patern oluşturur.
3
Mekanizmayı sınıflandır
Dolaşan antijen-antikor komplekslerinin dokularda (damar duvarı, glomerül, sinovya) birikmesi Tip 3 hipersensitivite (immün kompleks hastalığı) tanımına uyar.
Tip 3 reaksiyonlarda hasar, antijenin kendisinden değil, komplekslerin kompleman sistemini aktive etmesi sonucu oluşan inflamasyondan kaynaklanır.

Key Concept

SLE patogenezinde Tip 3 hipersensitivite mekanizması ve granüler immün birikim paterninin önemi.
Estimated Time:1m 30s
Question 90Question →

İnfant döneminde belirgin hipotoni ve beslenme güçlüğü öyküsü olan, 8 yaşındaki erkek çocuk; kontrolsüz iştah artışı, morbid obezite, kısa boy ve küçük el-ayak yapısı ile getirilmiştir. Hastada yapılan fizik muayenede hipogonadizm bulguları ve hafif düzeyde mental retardasyon saptanmıştır. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan temel genetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 15q11−q1315q11-q13 bölgesinde paternal kromozomda delesyon veya maternal uniparental dizomi

Answer

Prader-Willi sendromuna neden olan 15q11−q1315q11-q13 bölgesindeki paternal delesyon veya maternal uniparental dizomi
Prader-Willi sendromunda 15q11−q1315q11-q13 bölgesindeki paternal genlerin ekspresyonu yoktur. Bu durum vakaların çoğunda paternal delesyon, yaklaşık %25-30'unda ise maternal uniparental dizomi (her iki 15. kromozomun da anneden gelmesi) nedeniyle oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hipotoni, hiperfaji (aşırı iştah), obezite ve hipogonadizm birlikteliği Prader-Willi sendromunu (PWS) düşündürür.
Bu semptom kompleksi, 15. kromozomun uzun kolundaki spesifik bir bölgenin imprinting (damgalama) bozukluğu ile karakterizedir.
2
Genetik mekanizmanın belirlenmesi
PWS, 15. kromozomun paternal (babadan gelen) kopyasındaki aktif genlerin kaybı sonucu oluşur.
Normalde bu bölgedeki bazı genler sadece babadan gelen kopyada aktiftir (maternal kopya metillenmiş/susturulmuştur); bu nedenle babadan gelen kopya kaybedilirse veya her iki kopya da anneden gelirse (maternal UPD) hastalık gelişir.

Key Concept

Genomik İmprinting (Damgalama)
Estimated Time:1m 30s
Question 91Question →

42 yaşında bir erkek hastanın abdominal cerrahi sonrası yara iyileşmesi takip edilmektedir. Operasyondan sonraki 3. haftada yara bölgesinde yoğun bir ekstraselüler matriks birikimi ve skar dokusu gelişimi gözlenmektedir. Bu süreçte fibroblastların kolajen ve fibronektin sentezini en güçlü şekilde uyaran, aynı zamanda matriks metalloproteinazlarını (MMPMMP) inhibe ederek doku onarımını stabilize eden temel büyüme faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Transforming büyüme faktörü-beta (TGF-β\beta)

Answer

Doku onarımında kolajen sentezini en güçlü şekilde uyaran ve matriks yıkımını inhibe ederek skar gelişimini sağlayan faktör Transforming büyüme faktörü-beta (TGF-beta)'dır.
Onarım sürecinde skar oluşumunun en önemli mediyatörü Transforming büyüme faktörü-beta (TGF-β\beta)'dır. TGF-β\beta, fibroblastların kemotaksisini sağlar, kolajen ve fibronektin gibi bağ dokusu proteinlerinin sentezini artırır ve aynı zamanda matriks metalloproteinazlarını (MMP) inhibe edip metalloproteinaz doku inhibitörlerini (TIMP) artırarak ekstraselüler matriksin yıkımını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki evreyi belirle
Cerrahi sonrası 3. hafta, granülasyon dokusunun yerini skar dokusuna (fibrozis) bıraktığı 'remodelleme' evresidir.
Fibroblast aktivitesi ve ekstraselüler matriks birikimi bu evrenin karakteristik özelliğidir.
2
Kollajen sentezi ve MMP inhibisyonu mekanizmasını analiz et
Bu iki zıt süreci (sentez artışı ve yıkım azalışı) aynı anda yöneten 'master' sitokin TGF-β\beta'dır.
TGF-β\beta hem kolajen gen ekspresyonunu artırır hem de metalloproteinazları baskılayarak birikimi stabilize eder.
3
Diğer büyüme faktörleri ile ayırıcı tanı yap
VEGF anjiyogenez, PDGF proliferasyon, EGF ise rejenerasyon odaklıdır.
Soru kökündeki spesifik 'skar dokusu gelişimi ve MMP inhibisyonu' vurgusu TGF-β\beta'ya işaret eder.

Key Concept

TGF-beta'nın Doku Onarımı ve Fibrozisteki Rolü

Alternative Method

Skar oluşumu ve fibrozis anahtar kelimelerini gördüğünüzde ilk aklınıza gelmesi gereken sitokin TGF-β\beta olmalıdır. TUS patolojisinde 'en güçlü fibrozis stimülatörü' sorusunun klasik yanıtıdır.
Estimated Time:55s
Question 92Question →

Doğumda belirgin hipotoni ve beslenme güçlüğü nedeniyle takip edilen, ancak 22 yaşından itibaren kontrol edilemeyen iştah artışı ve morbid obezite gelişen 55 yaşındaki bir erkek çocukta; kısa boy, küçük el ve ayaklar ile hipogonadizm saptanmıştır. Yapılan genetik analizde 1515. kromozomun uzun kolunda (15q1115q11-q13q13) mikrodelesyon tespit edilmiştir. Bu hastalıktaki temel patogenetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Babanın 15q1115q11-q13q13 bölgesindeki aktif genlerin delesyonu ve anneden gelen genlerin imprinting nedeniyle inaktif olması

Answer

Temel mekanizma, babadan gelen 15q1115q11-q13q13 bölgesindeki aktif genlerin delesyonu ve anneden gelen aynı bölgenin imprinting (susturulma) nedeniyle fonksiyonel olmamasıdır.
Prader-Willi Sendromu (PWS), 15q1115q11-q13q13 bölgesindeki babadan gelen (paternal) genlerin kaybı sonucu oluşur. Normalde bu bölgedeki bazı genler annede 'imprinted' (metillenmiş/susturulmuş) haldedir ve sadece babada aktiftir. Babadaki bu bölge silindiğinde (delesyon) veya çocuk her iki 1515. kromozomu da anneden aldığında (uniparental dizomi), ilgili bölgede hiç aktif gen kalmaz ve hastalık tablosu gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hipotoni, obezite (hiperfaji), kısa boy ve hipogonadizm varlığı Prader-Willi Sendromu'nu (PWS) işaret eder.
PWS, infantil dönemde hipotoni ve ilerleyen yaşta hiperfaji ile karakterize klasik bir imprinting hastalığıdır.
2
Genetik lokasyonu doğrula.
15q1115q11-q13q13 bölgesi imprinting açısından kritiktir.
Bu bölgede anne ve babadan gelen genler farklı şekilde metillenerek susturulur.
3
Hastalık mekanizmasını belirle.
PWS için paternal (babasal) delesyon gereklidir.
Anneden gelen PWS genleri zaten normalde susturulmuş (imprinted) haldedir; bu nedenle babadan gelen aktif kopyanın kaybı hastalığa yol açar.

Key Concept

Genomik İmprinting (Genetik Damgalama)

Practice More

Uniparental dizomi kavramını ve 1515. kromozomun her iki kopyasının anneden gelmesinin neden PWS yaptığına çalışın.
Estimated Time:1m 15s
Question 93Question →

3232 yaşında bir erkek hasta, halsizlik ve sarılık şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan tetkikler sonucu akut viral hepatit tanısı alıyor. Karaciğer biyopsisinde, hepatositler arasında tek tük yerleşmiş, sitoplazması yoğun eozinofilik boyanan, nükleusu piknotik olan ve çevre dokuda belirgin inflamatuar yanıt oluşturmayan yuvarlak yapılar (Councilman cisimcikleri) izleniyor. Bu hücre ölüm yolunun moleküler mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Efektör kaspazların (Kaspaz-33, 66 veya 77) aktivasyonu ile nükleer ve sitoplazmik proteinlerin kontrollü yıkımı

Answer

Efektör kaspazların (Kaspaz-33, 66 veya 77) aktivasyonu ile nükleer ve sitoplazmik proteinlerin kontrollü yıkımı
Councilman cisimcikleri, viral hepatit gibi durumlarda görülen apoptotik hepatositlerdir. Apoptoz, kaspaz enzimlerinin ardışık aktivasyonu ile karakterize, enerji bağımlı ve inflamasyona yol açmayan programlı bir hücre ölümü şeklidir. Kaspaz-33, 66 ve 77 gibi efektör kaspazlar, hücre iskeleti ve nükleer proteinleri parçalayarak karakteristik morfolojiyi oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve morfolojik bulguları analiz etme
Viral hepatit zemininde görülen 'yoğun eozinofilik, piknotik nükleuslu ve inflamasyonsuz' yapılar Councilman cisimcikleridir.
Bu morfoloji, tek hücre ölümü olan apoptozu tanımlar.
2
Apoptozun moleküler basamaklarını değerlendirme
Apoptozda hem intrinsik hem de ekstrinsik yolak, efektör kaspazların aktivasyonu ile birleşir.
Kaspaz-33, 66 ve 77 gibi efektör kaspazlar, hücre iskeleti ve nükleer proteinleri parçalayarak karakteristik büzülme ve fragmantasyonu sağlar.
3
Diferansiyel tanı yapma
Nekrozun aksine apoptozda ATP korunur, membran sağlamdır ve inflamasyon yoktur.
Bu durum, kaspaz aracılı kontrollü yıkım sayesinde gerçekleşir.

Key Concept

Councilman cisimcikleri, apoptozun karakteristik morfolojik yansımasıdır ve kaspaz aktivasyonu ile gerçekleşir.
Estimated Time:2m 0s
Question 94Question →

7272 yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve malnütrisyon nedeniyle takip edilirken kaybedilen bir hastanın otopsisinde, kalbinin normal boyutlarından küçük olduğu ve kesit yüzeyinin koyu kahverengi göründüğü (kahverengi atrofi) izleniyor. Mikroskobik incelemede kardiyomiyositlerin nükleus çevresinde (perinükleer) ince, sarı-kahverengi granüler bir pigment saptanıyor. Bu morfolojik bulguya neden olan pigmentin oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranındaki polimerize lipitlerin proteinlerle kompleks oluşturarak peroksidasyona uğraması

Answer

Lipofuscin; hücre membranındaki polimerize lipitlerin proteinlerle kompleks oluşturarak peroksidasyona uğraması sonucu oluşur.
Kardiyomiyositlerde izlenen perinükleer sarı-kahverengi granüler pigment lipofuscindir. Lipofuscin, hücre membranlarındaki doymamış lipidlerin serbest radikaller aracılığıyla peroksidasyonu ve ardından proteinlerle çapraz bağlanarak lizozomlar içinde birikmesi sonucu oluşur. Bu durum genellikle yaşlanma veya kronik malnütrisyon durumlarında görülen atrofi (kahverengi atrofi) ile ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve makroskobik verilerini değerlendir
Yaşlı hasta, kaşeksi/malnütrisyon ve kalpte kahverengi atrofi bulguları mevcuttur.
Bu bulgular kronik süreçli bir atrofi ve pigment birikimine işaret eder.
2
Mikroskobik bulguyu tanımla
Kardiyomiyositlerde perinükleer yerleşimli, sarı-kahverengi granüler pigment 'Lipofuscin' (yaşlılık pigmenti) olarak adlandırılır.
Lipofuscin, bölünmeyen hücrelerde (kalp, beyin) yaşlanma ve atrofi ile birlikte birikir.
3
Pigmentin biyokimyasal mekanizmasını belirle
Lipofuscin, subselüler membranların çoklu doymamış yağ asitlerinin serbest radikal hasarına (lipid peroksidasyonu) uğramasıyla oluşur.
Bu süreç, sindirilemeyen lipid-protein komplekslerinin lizozomlarda kalmasıyla sonuçlanır.

Key Concept

Lipofuscin birikimi ve kahverengi atrofi mekanizması

Practice More

Lipofuscin birikiminin demir pigmentinden ayırt edilmesi için kullanılan 'Prusya Mavisi' boyama yöntemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 95Question →

Hücrenin DNA hasarı, yanlış katlanmış protein birikimi veya büyüme faktörü yoksunluğu gibi stres sinyallerine yanıt olarak başlattığı intrinsik (mitokondriyal) apoptoz yolağında, mitokondriyal dış membran geçirgenliğini artırarak sitokrom cc salınımına neden olan temel pro-apoptotik proteinler aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bak ve Bax

Answer

Bak ve Bax proteinleri, mitokondriyal dış membran geçirgenliğini artırarak intrinsik apoptoz yolağını başlatan temel pro-apoptotik moleküllerdir.
Apoptozun intrinsik (mitokondriyal) yolağında, Bak ve Bax proteinleri mitokondri dış membranında oligomerize olarak kanallar oluşturur ve sitokrom cc gibi pro-apoptotik moleküllerin sitozole sızmasını sağlarlar. Bu süreç, apoptozun hücre içi streslere yanıt olarak verdiği temel mekanizmadır.

Step-by-Step Solution

1
Hücre içi stres sinyalinin belirlenmesi
DNA hasarı veya büyüme faktörü eksikliği BH3-only proteinlerini aktive eder.
İntrinsik yolak, hücre dışı sinyallerden ziyade hücre içi hasar sinyalleriyle başlar.
2
Membran geçirgenliğinin kontrolü
Aktive olan Bak ve Bax, anti-apoptotik Bcl-2 etkisini kırarak mitokondri membranında kanallar oluşturur.
MOMP (mitokondriyal dış membran geçirgenliği) apoptozun 'geri dönüşü olmayan' noktasıdır.
3
Sitozole geçişin tespiti
Sitokrom c sitozole sızar ve kaspaz kaskadını tetikler.
Bak/Bax kanalları aracılığıyla salınan sitokrom c, apoptozom oluşumu için gereklidir.

Key Concept

İntrinsik (Mitokondriyal) Apoptoz Regülasyonu

Hints

1
Bu proteinler 'bekçi' Bcl-2'nin tam zıttı yönde çalışarak mitokondriyi 'deliklerler'.
Estimated Time:50s
Question 96Question →

On beş aylık bir erkek çocuk; tekrarlayan nekrotizan deri enfeksiyonları, ağır diş eti iltihabı ve sık tekrarlayan otitis media şikayetleriyle pediatri kliniğine getiriliyor. Hastanın anamnezinden göbek kordonunun doğumdan ancak 4040 gün sonra düştüğü ve enfeksiyon odaklarında inflamasyonun lokal bulgularına rağmen cerahat (püy) oluşmadığı öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde periferik kan lökosit sayısı 45.000/μL45.000/\mu L (%80 nötrofil) olarak saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, lökositlerin damar duvarına sıkı yapışması (firmfirm adhesionadhesion) aşamasında görev alan aşağıdaki moleküllerden hangisinin eksikliği en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: CD11/CD18 integrinleri

Answer

CD11/CD18 integrinleri
Lökosit Adezyon Defekti Tip 1 (LAD-1), integrin ailesinden olan CD11/CD18 moleküllerinin (β2\beta_2 integrinleri) fonksiyonel eksikliği sonucu gelişen otozomal resesif bir hastalıktır. Bu hastalıkta lökositler endotele sıkıca yapışamaz ve damar dışına çıkamazlar. Bu durum klinik olarak göbek kordonunun geç düşmesi, püy (cerahat) oluşmayan tekrarlayan cilt/mukoza enfeksiyonları ve kanda nötrofil sayısının aşırı artması (marjinasyonun yapılamaması) ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Göbek kordonunun geç düşmesi (>30>30 gün), tekrarlayan enfeksiyonlar ve püy (cerahat) oluşmaması Lökosit Adezyon Defekti'ni (LAD) işaret eder.
Lökositler damar dışına çıkamadığı için enfeksiyon odağında nötrofil birikimi ve dolayısıyla likefaksiyon nekrozu (püy) oluşamaz.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Belirgin nötrofili (45.000/μL45.000/\mu L), lökositlerin marjinasyon yapamadığını ve kanda hapsolduğunu gösterir.
Adezyon molekülleri eksik olduğunda lökositler endotel duvarına tutunamaz ve dolaşımda kalmaya devam eder.
3
Spesifik moleküler defekti belirle
LAD Tip 1'de temel kusur, β2\beta_2 integrin ailesinin (CD11/CD18) ortak zinciri olan CD18 eksikliğidir.
Sıkı yapışma (firmfirm adhesionadhesion) aşaması integrinler ve endoteldeki ICAM-1 etkileşimi ile gerçekleşir.

Key Concept

Lökosit Adezyon Defekti Tip 1 (LAD-1) patogenezi ve klinik bulguları.

Practice More

Lökosit ekstravazasyonunun diğer aşamalarını (yuvarlanma ve transmigrasyon) ve bu aşamalarda görev alan spesifik mediatörleri (selektinler, kemokinler, PECAM-1) gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 97Question →

Akut inflamasyonun sonlanması ve doku iyileşmesinin başlayabilmesi için pro-inflamatuar sinyallerin yerini aktif "stop sinyalleri" almalıdır. Araşidonik asit yolağından sentezlenen, nötrofil kemotaksisini ve damar duvarına adezyonunu inhibe ederek inflamasyonun rezolüsyonunda anahtar rol oynayan mediyatör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lipoksin A4A_4

Answer

İnflamasyonun rezolüsyonunda nötrofil kemotaksisini ve adezyonunu inhibe eden mediyatör Lipoksin A4A_4 molekülüdür.
Lipoksin A4A_4, araşidonik asit yolağından türeyen ve inflamasyonun rezolüsyon (iyileşme/sonlanma) fazında görev alan bir moleküldür. Nötrofillerin endotel hücrelerine yapışmasını ve hasarlı dokuya göçünü (kemotaksis) inhibe ederek inflamatuar yanıtın daha fazla hasar vermesini önler.

Step-by-Step Solution

1
Araşidonik asit metabolitlerinin enzim yolaklarının belirlenmesi
Siklooksijenaz (COX) ve Lipoksijenaz (LOX) yolaklarının ayırt edilmesi.
İnflamasyonun farklı aşamalarında görev alan mediyatörlerin kökenini anlamak için gereklidir.
2
Pro-inflamatuar ve anti-inflamatuar (rezolüsyon) sinyallerin karşılaştırılması
Lökotrienlerin genellikle pro-inflamatuar, lipoksinlerin ise anti-inflamatuar olduğunun saptanması.
Rezolüsyonun aktif bir süreç olduğu ve spesifik durdurucu moleküller gerektirdiği bilgisi testi çözer.
3
Lipoksinlerin özgül fonksiyonunun tanımlanması
Lipoksin A4A_4 ve B4B_4'ün lökosit infiltrasyonunu baskıladığının teyit edilmesi.
Soruda istenen 'stop sinyali' fonksiyonu sadece bu gruba özgüdür.

Key Concept

Lipoksinler (LXA4 ve LXB4), inflamasyonun rezolüsyon aşamasında nötrofil kemotaksisini ve adezyonunu engelleyen temel 'stop sinyalleridir'.

Alternative Method

Araşidonik asit yolaklarında 'L' ile başlayanlardan 'Lökotrienler' uyarırken, 'Lipoksinler' (L-Inhibitor gibi düşünülerek) durdurur şeklinde bir kodlama yapılabilir.
Estimated Time:50s
Question 98Question →

Klinik pratikte inflamasyonun farklı tiplerini ayırt etmek tanıda kritiktir. Akut gut atağında eklem sıvısında nötrofil infiltrasyonu ve kristallerin görülmesi tipikken; tüberküloz gibi granülomatöz süreçlerde akciğer dokusunda kazeifikasyon nekrozu ve epiteloid makrofajların varlığı patognomoniktir.

Bu iki farklı patolojik tabloda; sırasıyla interlökin-1 (IL−1IL-1) üretiminden sorumlu olan sitozolik sensör kompleksi ve makrofajları aktive ederek "epiteloid" morfolojiye dönüştüren temel mediyatör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnflamazom / İnterferon-gama (IFN−γIFN-\gamma)

Answer

Akut gut artritindeki kristallerin tanınmasını sağlayan yapı İnflamazom, tüberküloz granülomundaki epiteloid dönüşümü sağlayan mediyatör ise İnterferon-gama (IFN−γIFN-\gamma)'dır.
Akut gut artritinde monosodyum ürat kristalleri sitozolik bir protein kompleksi olan İnflamazom'u (özellikle NLRP3) aktive eder. Bu kompleks Kaspaz-1 üzerinden pro-IL-1'i aktif forma çevirerek akut inflamatuar yanıtı başlatır. Tüberkülozda ise Th1 lenfositlerden salınan İnterferon-gama (IFN−γIFN-\gamma), makrofajların kazeifiye granülomlarda görülen epiteloid morfolojiye dönüşmesini ve mikrobisidal kapasitelerinin artmasını sağlayan temel sitokindir.

Step-by-Step Solution

1
Akut gut atağındaki mekanizmayı belirleme
Ürik asit kristalleri hücre içinde fagosite edildikten sonra sitozoldeki NLRP3 sensörünü aktive eder.
İnflamazom (NLRP3) kompleksi, kristaller ve ekstraselüler ATP gibi tehlike sinyallerini algılayan ana yapıdır.
2
IL-1 matürasyon sürecini anlama
Aktifleşen İnflamazom, Kaspaz-1 enzimini aktif hale getirir; bu enzim pro-IL-1'i aktif IL-1 formuna dönüştürür.
IL-1, vazodilatasyon ve nötrofil kemotaksisi gibi akut inflamasyon bulgularından sorumlu temel sitokindir.
3
Granülomatöz inflamasyon mekanizmasını inceleme
Tüberkülozda antijen sunan hücreler IL-12 salgılayarak saf T hücrelerini Th1'e dönüştürür.
Granülom oluşumu hücresel bir (Tip 4) hipersensitivite reaksiyonudur.
4
Epiteloid dönüşümü sağlayan efektörü bulma
Aktifleşen Th1 lenfositler İnterferon-gama (IFN−γIFN-\gamma) salgılar; bu sitokin makrofajları aktive ederek epiteloid hücrelere dönüştürür.
Epiteloid hücreler, fagositoz yeteneği azalmış ancak sekretuar kapasitesi artmış modifiye makrofajlardır.

Key Concept

İnflamasyonda Hücre İçi Sensörler ve Efektör Sitokinler
Estimated Time:2m 0s
Question 99Question →

6868 yaşında bir erkek hasta, yaygın kemik ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde anemi, hiperkalsemi ve serum protein elektroforezinde monoklonal bir artış (MM-piki) saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde atipik plazma hücrelerinde belirgin artış gözleniyor. Bu hücrelerin bir kısmında sitoplazmayı dolduran, geniş, homojen, eozinofilik ve yuvarlak inklüzyonlar izleniyor.

Buna göre, bahsedilen plazma hücrelerinde saptanan bu morfolojik değişikliğin temel oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sentezlenen proteinlerin endoplazmik retikulumdan taşınma kapasitesinin aşılması

Answer

Sentezlenen proteinlerin endoplazmik retikulumdan taşınma kapasitesinin aşılması
Sentezlenen proteinlerin endoplazmik retikulumdan taşınma kapasitesinin aşılması mekanizması doğrudur. Plazma hücrelerinde aşırı miktarda üretilen immünglobulinler, granüllü endoplazmik retikulum (GER) lümeninden dışarı salınma hızını geçtiğinde GER sisternaları genişler ve homojen, eozinofilik inklüzyonlar olan Russell cisimciklerini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Kemik ağrısı, anemi, hiperkalsemi ve M-piki varlığı hastada Multiple Myeloma (plazma hücreli diskrazi) olduğunu gösterir.
Soruda tanımlanan inklüzyonların hangi hücre tipinde ve hangi hastalık bağlamında olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Morfolojik bulguyu tanımla
Plazma hücrelerindeki büyük, yuvarlak, eozinofilik inklüzyonlar 'Russell cisimcikleri' olarak adlandırılır.
Spesifik inklüzyonun adını koymak, bizi doğru oluşum mekanizmasına götürür.
3
Mekanizmayı belirle
Russell cisimcikleri, aşırı immünglobulin sentezi nedeniyle endoplazmik retikulum (ER) sisternalarının genişlemesi sonucu oluşur.
Hücre içi protein birikimlerinin farklı mekanizmaları (sentez fazlalığı, katlanma kusuru, dışarıdan alım) arasında ayırıcı tanı yapmak için gereklidir.

Key Concept

Russell cisimcikleri, plazma hücrelerinde aşırı sentezlenen immünglobulinlerin endoplazmik retikulumda (ER) birikmesiyle oluşan bir protein birikimi örneğidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 100Question →

Böbrek nakli yapılan bir hastada operasyondan dakikalar sonra greftte aniden morarma saptanmış ve idrar çıkışı durmuştur. Alıcıda daha önceden var olan antikorların (preform antikarlar) greft endoteline bağlanmasıyla tetiklenen bu tablo aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiperakut rejeksiyon

Answer

Hiperakut rejeksiyon
Hiperakut rejeksiyon, transplantasyon sonrası dakikalar içinde gelişen bir Tip 2 hipersensitivite reaksiyonudur. Alıcıda önceden var olan antikorlar (genellikle önceki kan transfüzyonları, gebelik veya nakiller nedeniyle oluşmuş) greft endoteline saldırarak kompleman aktivasyonu ve damar içi yaygın pıhtılaşmaya (tromboz) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Rejeksiyonun gelişme süresini değerlendir.
Dakikalar içinde gelişmesi, sürecin çok hızlı (hiperakut) olduğunu gösterir.
Zamanlama, rejeksiyon tiplerini ayırt etmede en kritik klinik veridir.
2
Patofizyolojik mekanizmayı analiz et.
Alıcıda önceden var olan antikorların greft endoteline saldırısı söz konusudur.
Hiperakut rejeksiyon, Tip 2 hipersensitivite reaksiyonunun bir örneğidir.
3
Histopatolojik bulguları doğrula.
Damar lümenlerinde tromboz ve fibrinoid nekroz oluşur.
Antikor-antijen kompleksi kompleman sistemini aktive ederek yaygın pıhtılaşmaya yol açar.

Key Concept

Hiperakut rejeksiyon, alıcıda daha önceden oluşmuş (preform) antikorların greft üzerindeki HLA veya kan grubu antijenlerine bağlanmasıyla dakikalar içinde gelişen bir durumdur.
Estimated Time:45s
PreviousPage 5 / 17Next
Genel Patoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 5 | Examkin