Göğüs Hastalıkları ve Alerji

218 questions

Question 81Question →

55 aylık bir kız bebek, ağır akut bronşiolit tablosuyla (SpO2SpO_2: %88\%88, solunum sayısı: 80/dakika80/\text{dakika}) yoğun bakım ünitesine yatırılmıştır. Yatışının 2424. saatinde yapılan değerlendirmede bebeğin vücut ağırlığının 200200 gram arttığı, idrar çıkışının 0,50,5 ml/kg/saat\text{ml/kg/saat}'e gerilediği ve serum sodyum düzeyinin 126126 mEq/L\text{mEq/L} olduğu saptanmıştır. İdrar sodyumu 4545 mEq/L\text{mEq/L} ve idrar dansitesi 10281028 olarak ölçülmüştür. Bu hastada gelişen elektrolit bozukluğunun en olası nedeni ve ayırıcı tanısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Akut bronşiolitte intratorasik basınç artışı ve enflamasyonla tetiklenebilen Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHS) sonucu gelişen dilüsyonel hiponatremi tablosudur.

Answer

Akut bronşiolitte gelişen kilo artışı, oligüri ve hiponatremi birlikteliği Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHS) ile uyumludur.
Doğru seçenek, hastadaki bulguların (kilo artışı, düşük serum sodyumu, yüksek idrar sodyumu ve oligüri) Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu'nu (UADHS) yansıttığını belirtmektedir. Ağır bronşiolit hastalarında, özellikle intratorasik basınç değişiklikleri ve akciğer enflamasyonu nedeniyle hipovolemi olmadığı halde ADH salınımı artabilir ve dilüsyonel hiponatremiye yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın sıvı dengesini ve kilosunu analiz et
24 saatte 200 g kilo artışı ve oligüri (0,5 ml/kg/saat) sıvı tutulumunu gösterir.
Sodyum düşüklüğünün gerçek bir kayıp mı yoksa sıvı artışına bağlı dilüsyon mu olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Elektrolit ve idrar bulgularını yorumla
Serum Na: 126 mEq/L (düşük), İdrar Na: 45 mEq/L (yüksek), İdrar dansitesi: 1028 (yüksek).
UADHS tanısı için plazma ozmolalitesinin düşük, idrar ozmolalitesinin (dansitesinin) ise görece yüksek olması ve idrar sodyumunun 20 mEq/L'nin üzerinde olması gerekir.
3
Klinik durumla ilişkilendir
Ağır bronşiolit vakalarında pozitif basınçlı solunum veya akciğer enflamasyonu ADH salınımını tetikleyebilir.
Bronşiolit hastalarında görülebilecek nadir ama önemli bir komplikasyondur.

Key Concept

Bronşiolitte Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHS)

Practice More

UADHS ve hiponatremik dehidratasyon (Kistik Fibrozis, kusma vb.) arasındaki ayırıcı tanıda vücut ağırlığı değişiminin önemini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 82Question →

18 aylık bir erkek çocuk, gece aniden başlayan havlar tarzda öksürük ve ses kısıklığı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ajite olduğunda belirginleşen inspiratuar stridor saptanıyor. Bu hastada en olası tanıyı destekleyen, ön-arka boyun grafisindeki tipik radyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çan kulesi belirtisi

Answer

Çan kulesi belirtisi
Vakada tanımlanan havlar tarzda öksürük ve inspiratuar stridor, akut laringotrakeitin (krup) klasik belirtileridir. Krup hastalarında boyun ön-arka grafisinde subglottik bölgenin ödeme bağlı daralması sonucunda trakeanın bir kule gibi inceldiği görülür ki buna 'çan kulesi belirtisi' denir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
18 aylık çocukta havlar tarzda öksürük, ses kısıklığı ve stridor varlığı saptandı.
Bu üçlü, pediatrik yaş grubunda akut laringotrakeit (krup) tanısı için en tipik prezentasyondur.
2
Ayırıcı tanıyı değerlendir
Epiglottit (yüksek ateş, toksik görünüm yok) ve yabancı cisim (ani başlangıçlı öksürük nöbeti sonrası stridor yok) dışlandı.
Hastanın klinik tablosu krupu desteklemektedir.
3
Radyolojik korelasyon yap
Krupta subglottik ödem grafide karakteristik bir görünüm verir.
Subglottik daralma nedeniyle trakeanın üst kısmının simetrik olarak incelmesi 'Çan kulesi' (Steeple sign) olarak adlandırılır.

Key Concept

Akut laringotrakeit (Krup) tanısında klinik prezentasyon ve karakteristik radyolojik bulgu (Çan kulesi belirtisi).
Estimated Time:45s
Question 83Question →

55 yaşında bir çocuk; vücudunda yaygın ödem, saçlarında dökülme ve 'bayrak işareti' olarak bilinen renk değişiklikleri, iştahsızlık ve karın şişliği şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde apati, gode bırakan ödem ve hepatomegali saptanmıştır. Babasına yeni kaviteli akciğer tüberkülozu tanısı konulan hastanın yapılan tüberkülin deri testi (TDT) sonucu 33 mm olarak ölçülmüştür. Akciğer grafisinde sağ hiler lenfadenopati ve alt lobda parankimal infiltrasyon izlenen bu hastadaki TDT sonucuyla ilgili en olası açıklama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kwashiorkor tablosunda görülen hücresel immünite bozukluğu nedeniyle TDT yalancı negatiflik (anerji) gösterebilir.

Answer

Kwashiorkor tablosuna bağlı gelişen hücresel immün yetmezlik nedeniyle tüberkülin deri testi (TDT) yalancı negatiflik (anerji) gösterebilir.
Doğru yanıt, Kwashiorkor'un T lenfosit fonksiyonlarını bozarak hücresel immüniteyi baskıladığını ve bunun sonucunda TDT'nin yalancı negatif (anerji) çıkabileceğini açıklar. Kwashiorkor'da ödem ve hepatomegaliye ek olarak bağışıklık sistemi yetersizliği en önemli komplikasyonlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularının (ödem, saç değişiklikleri, hepatomegali, apati) değerlendirilmesi.
Hastada ağır protein-enerji malnütrisyonu (Kwashiorkor) tablosu mevcuttur.
Bu klinik tablo bağışıklık sistemini, özellikle hücresel yanıtı doğrudan etkiler.
2
TDT'nin immünolojik mekanizmasının hatırlanması.
TDT, T lenfositler aracılığıyla gerçekleşen gecikmiş tip (Tip 4) aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
Testin pozitif olması için sağlam bir hücresel bağışıklık gereklidir.
3
Malnütrisyon ile TDT sonucu arasındaki ilişkinin kurulması.
Ağır malnütrisyon durumunda hücresel immünite baskılandığı için tüberküloz olsa bile deri testi yanıt vermeyebilir (anerji).
Klinik ve radyolojik bulgular tüberkülozu desteklese de malnütrisyon testi maskelemiştir.

Key Concept

Kwashiorkor gibi ağır malnütrisyon tablolarında hücresel immünite (T-hücre yanıtı) bozulduğu için tüberkülin deri testi (TDT) yalancı negatif sonuç verebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question →

Kistik fibrozis tanısı amacıyla uygulanan pilokarpin iyontoforezi (ter testi) sonucunun, kistik fibrozis varlığına rağmen yanıltıcı şekilde normal (yalancı negatif) saptanmasına yol açabilen klinik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipoproteinemi ve ödem varlığı

Answer

Hipoproteinemi ve ödem varlığı, ter testinin yalancı negatif sonuçlanmasına neden olan bir klinik durumdur.
Kistik fibrozisli hastalarda, özellikle pankreas yetmezliği ve malnütrisyon nedeniyle gelişen hipoproteinemiye bağlı ödem varlığında, terdeki klor konsantrasyonu yanıltıcı şekilde düşük (normal) saptanabilir. Bu durum klinik olarak yüksek şüphe duyulan hastalarda tanının atlanmasına yol açabileceğinden, bu tür hastalarda ödem çözüldükten sonra test tekrarlanmalı veya genetik analiz yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kistik fibrozis tanı testlerini ve bu testleri etkileyen faktörleri değerlendirmek.
Ter testi (pilokarpin iyontoforezi) tanıda altın standarttır ancak bazı durumlarda yanıltıcı sonuçlar verebilir.
Tanının doğruluğu için test sonucunu etkileyebilecek komorbid durumların bilinmesi gerekir.
2
Yalancı negatiflik ve yalancı pozitiflik nedenlerini ayırt etmek.
Ödem ve hipoproteinemi yalancı negatiflik yaparken; adrenal yetmezlik, hipotiroidi ve nefrojenik diyabetes insipidus gibi durumlar yalancı pozitiflik yapar.
Ödemli hastalarda ter hacminin ve seyreltmenin klor konsantrasyonu üzerindeki etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.

Key Concept

Ter testi (Pilokarpin İyontoforezi) yorumlanması ve kısıtlılıkları.
Estimated Time:50s
Question 85Question →

Yedi yaşında erkek çocuk, son iki yıl içinde üçüncü kez tekrarlayan sol alt lob pnömonisi tanısıyla servise yatırılıyor. Fizik muayenede sol bazalde solunum seslerinin azaldığı ve kaba ralleri olduğu saptanıyor. Çekilen kontrastlı toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT), sol akciğer alt lob posterior bazal segmentte yerleşmiş, normal trakeobronşiyal ağaçla ilişkisi olmayan ve inen torasik aortadan ayrılan aberran bir arterle beslenen kistik parankim dokusu izleniyor. Bu hastadaki en olası tanı ve bu anomalinin venöz drenaj özelliği aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İntralobar pulmoner sekestrasyon – Pulmoner venlere dökülür

Answer

İntralobar pulmoner sekestrasyon – Pulmoner venlere dökülür
Soruda verilen klinik (büyük çocuk, tekrarlayan pnömoni) ve radyolojik (sistemik arteriyel beslenme) bulgular pulmoner sekestrasyonu işaret eder. İntralobar ve Ekstralobar ayrımında; İntralobar sekestrasyonlar genellikle okul çağı veya adolesan dönemde tekrarlayan enfeksiyonlarla bulgu verir, kendi plevrası yoktur ve venöz drenajını normal akciğer dokusu gibi pulmoner venlere yapar. Ekstralobar sekestrasyon ise genellikle yaşamın ilk aylarında tanı alır, kendi plevrası vardır ve venöz drenajı sistemik venlere (azygos, hemiazygos) olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
7 yaşında çocuk, aynı lokalizasyonda (sol alt lob) tekrarlayan pnömoni. Bu durum lokal bir anatomik bozukluğu, özellikle intralobar sekestrasyonu düşündürür.
Tekrarlayan lokalize enfeksiyonlar, intralobar sekestrasyonun en sık başvuru şeklidir.
2
Radyolojik bulguları yorumla
Normal bronşiyal ağaçla ilişkisiz, sistemik arterden (aort) beslenen akciğer dokusu.
Sistemik arteriyel beslenme, pulmoner sekestrasyonun patognomonik bulgusudur. CPAM pulmoner arterden beslenir.
3
Tipleri ayırt et (İntralobar vs Ekstralobar)
Hasta yaşı (7 yaş) ve semptom (pnömoni) İntralobar lehinedir. Ekstralobar genellikle yenidoğanda ve asemptomatiktir.
İntralobar sekestrasyonların %60'ı 20 yaşından önce, sıklıkla enfeksiyonla tanı alır.
4
Venöz drenajı belirle
İntralobar sekestrasyon, normal akciğer parankimi içinde gömülü olduğundan venöz drenajı %95+ oranında pulmoner venlere (sol atriyuma) olur.
Bu özellik onu, sistemik venlere dökülen ekstralobar tipten ayırır.

Key Concept

İntralobar sekestrasyon; tekrarlayan pnömoni ile gelir, aorttan beslenir ve pulmoner venlere dökülür. Ekstralobar tip ise sistemik venlere dökülür.

Hints

1
Sorudaki 'inen torasik aortadan ayrılan arter' ifadesi, patolojinin sistemik bir beslenmeye sahip olduğunu gösterir. Bu bulgu CPAM'ı ekarte ettirir.
2
Tekrarlayan pnömoni şikayeti ve hastanın 7 yaşında olması, genellikle geç bulgu veren ve enfeksiyonlara zemin hazırlayan sekestrasyon tipini işaret eder.
3
İntralobar sekestrasyon akciğer parankimi içindedir ve normal akciğer gibi kanını temizleyip sol atriyuma (pulmoner venlere) gönderir; Ekstralobar ise dışarıdadır ve kirli kanı sistemik dolaşıma (azygos) gönderir.

Practice More

Scimitar sendromunun radyolojik bulgusu (pala belirtisi) ve venöz dönüş anomalisinin farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 86Question →

33 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 1010 gündür devam eden hafif ateş, halsizlik ve iştahsızlık şikayetlerine ek olarak son iki gündür gelişen kusma ve uykuya meyil (somnolans) nedeniyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinden babasının bir yıl önce akciğer tüberkülozu nedeniyle tedavi gördüğü öğreniliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği ve Kernig belirtisi pozitif saptanıyor. Lomber ponksiyon ile elde edilen beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; görünüm ksantokromik, lökosit sayısı 250/mm3250/mm^3 (%8080 lenfosit hakimiyeti), protein 180 mg/dL180\text{ mg/dL} ve glukoz 25 mg/dL25\text{ mg/dL} (eş zamanlı kan şekeri 100 mg/dL100\text{ mg/dL}) olarak bulunuyor. Hastanın PPD (TDT) testi 22 mm22\text{ mm} ölçülüyor. Bu klinik tablo ve BOS bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tüberküloz menenjiti

Answer

Tüberküloz menenjiti
Tüberküloz menenjiti tanısı; subakut klinik başlangıç, ailede aktif tüberküloz teması, pozitif PPD testi ve beyin omurilik sıvısında (BOS) saptanan lenfositik pleositoz, düşük glukoz düzeyi ve yüksek protein seviyesi kombinasyonu ile konulur. Ksantokromik görünüm de protein artışını destekleyen bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin ve öykünün değerlendirilmesi
1010 günlük subakut başlangıç ve babadaki tüberküloz öyküsü
Tüberküloz menenjiti tipik olarak haftalar süren bir prodromal evreyle başlar ve temas öyküsü tanısal değer taşır.
2
BOS lökosit formülünün analizi
250/mm3250/mm^3 lökosit ve %8080 lenfosit hakimiyeti
Akut bakteriyel menenjitlerin aksine tüberkülozda lenfositik pleositoz görülmesi beklenir.
3
BOS biyokimyasal parametrelerinin yorumlanması
Düşük glukoz (25 mg/dL25\text{ mg/dL}) ve yüksek protein (180 mg/dL180\text{ mg/dL})
BOS glukozunun kan şekerinin %5050'sinin altında olması ve proteinin belirgin artışı granülomatöz inflamasyonu (tüberküloz veya mantar) işaret eder.
4
Destekleyici testlerin (PPD) entegrasyonu
22 mm22\text{ mm} PPD pozitifliği
Yüksek PPD değeri, hastanın Mycobacterium tuberculosis ile enfekte olduğunu ve mevcut tablonun yaygın tüberküloz hastalığı (menenjit) olabileceğini doğrular.

Key Concept

Tüberküloz menenjitinde BOS bulguları: Lenfosit hakimiyeti, düşük glukoz ve yüksek protein.

Practice More

Tüberküloz menenjiti tedavisinde standart 4'lü tedaviye ek olarak steroid kullanımının endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.

Alternative Method

BOS örneğinde adenozin deaminaz (ADA) düzeyinin ölçülmesi veya PCR yöntemiyle etkenin gösterilmesi tanıyı hızlandırabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 87Question →

99 aylık bir erkek bebek; iki gündür devam eden burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateşi takiben başlayan öksürük ve hırıltılı solunum şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; solunum hızı 58/dk58/dk, kalp hızı 140/dk140/dk, vücut ısısı 37.8∘C37.8^\circ C ve SpO2SpO_2 (oda havasında) %91\%91 olarak saptanıyor. Dinlemekle akciğerlerde yaygın ekspiratuar wheezing ve bilateral ince ralleri mevcut olan hastanın karaciğeri kosta altında 33 cm ele geliyor. Akciğer grafisinde havalanma artışı ve diyaframda düzleşme izleniyor. Bu hastanın klinik tablosu ve ayırıcı tanısı değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: En uygun tedavi yaklaşımı; nazal aspirasyon, yeterli hidrasyonun sağlanması ve hipoksemi durumunda oksijen desteğidir.

Answer

En uygun tedavi yaklaşımı; nazal aspirasyon, yeterli hidrasyonun sağlanması ve hipoksemi durumunda oksijen desteğidir.
Akut bronşiolit yönetiminde en önemli adımlar hastanın hidrasyonunun korunması, üst solunum yollarının aspirasyonla açık tutulması ve oksijen satürasyonu düşükse oksijen desteği sağlanmasıdır. Rutin olarak kullanılan ilaçların (salbutamol, steroid vb.) hastalığın seyrine anlamlı katkısı gösterilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Viral prodrom (burun akıntısı, ateş) sonrası gelişen alt solunum yolu bulguları (wheezing, raller, takipne) akut bronşioliti işaret eder.
Hastanın yaşı (<2<2 yaş) ve semptomların ilerleyişi tipik bronşiolit tablosudur.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla
Karaciğerin aşağıda olması akciğerlerdeki hava hapsine (hiperinflasyon) bağlı psödomegalidir.
Kalp yetmezliği ile ayırıcı tanıda diğer yetmezlik bulgularının yokluğu ve radyolojik havalanma artışı önemlidir.
3
Tedavi rehberlerini uygula
Rutin bronkodilatör, steroid veya antibiyotik kullanımı önerilmez; destekleyici tedavi esastır.
Güncel kılavuzlar bronşiolitte destekleyici bakımın (oksijen, hidrasyon) yeterli olduğunu belirtmektedir.

Key Concept

Akut bronşiolitte tanı klinik bulgularla konur ve yönetim esas olarak destekleyicidir.
Question 88Question →

99 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 1010 gündür devam eden kuru öksürük, halsizlik ve hafif boğaz ağrısı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Ateşi 37.8∘C37.8^\circ C, solunum sayısı 26/dakika26/dakika olarak saptanıyor. Fizik muayenesinde akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın ince raller ve yer yer sibilanlar duyuluyor. Akciğer grafisinde her iki alt lobda belirgin yamalı interstisyel infiltrasyonlar izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken ve önerilen ilk seçenek tedavi eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mycoplasma pneumoniae — Klaritromisin

Answer

En olası etken Mycoplasma pneumoniae olup, tedavisinde makrolid grubu bir antibiyotik olan klaritromisin kullanılmalıdır.
Hastanın yaşı (99 yaş), semptomlarının 1010 gündür subakut seyretmesi, düşük dereceli ateşi ve grafideki interstisyel infiltrasyon bulguları atipik pnömoni tablosu ile tam uyumludur. Okul çağı ve adolesan döneminde atipik pnömoninin en sık nedeni Mycoplasma pneumoniae'dir. Bu etkenin tedavisinde makrolidler (klaritromisin, azitromisin vb.) ilk seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve semptom süresini analiz et.
99 yaşındaki hastada 1010 gündür süren subakut seyirli semptomlar mevcuttur.
Tipik ve atipik pnömoni ayrımı için başlangıç hızı ve süre kritiktir.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları yorumla.
Yaygın raller ve interstisyel infiltrasyon saptandı.
Atipik pnömonilerde fizik muayene bulguları genellikle radyolojiden daha siliktir veya interstisyel tutulum ön plandadır.
3
Etken ve tedavi eşleşmesini belirle.
Okul çağında en sık etken M. pneumoniae olup tedavisi makrolidlerdir.
Atipik etkenlerin hücre duvarı bulunmadığı veya hücre içi oldukları için beta-laktamlara dirençli oldukları bilinmelidir.

Key Concept

Okul çağı çocuklarında atipik pnömoni tanısı ve tedavisi.

Practice More

Atipik pnömonilerde görülebilen akciğer dışı bulguları (örneğin eritema multiforme, hemolitik anemi) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 89Question →

Dört yaşındaki kız hasta, son altı ay içinde üçüncü kez rektal prolapsus gelişmesi nedeniyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Alınan ayrıntılı öyküden hastanın dışkısının bol miktarda, yağlı ve kötü kokulu olduğu; ayrıca sık sık uzamış öksürük atakları geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde boy ve kilo gelişiminin 3−103-10. persentil aralığında olduğu, her iki nazal pasajda polipler bulunduğu saptanıyor. Ön planda kistik fibrozis düşünülen hastaya yapılan ter testinde klor düzeyi 4848 mmol/L olarak ölçülüyor.

Buna göre, hastanın tanı sürecinde atılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kapsamlı CFTR gen mutasyon analizi yapılması

Answer

Doğru yaklaşım, ter testi ara değerde geldiği için tanıyı doğrulamak amacıyla kapsamlı CFTR gen mutasyon analizi yapılmasıdır.
Kistik fibrozis (KF) tanı algoritmasına göre, ter klorür düzeyi ≥60\ge 60 mmol/L ise tanı konur; ≤29\le 29 mmol/L ise hastalık büyük ölçüde dışlanır. Ancak 30−5930-59 mmol/L arasındaki sonuçlar 'ara değer' olarak kabul edilir. Hastada rektal prolapsus, steatore ve nazal polip gibi KF'yi kuvvetle destekleyen klinik bulgular mevcuttur. Ter testi sonucunun 4848 mmol/L (ara değer) gelmesi durumunda, hastalığı dışlamak veya kesin kabul etmek yerine, tanıyı doğrulamak için en uygun ve standart yaklaşım genişletilmiş CFTR gen mutasyon analizinin yapılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını (rektal prolapsus, steatore, nazal polip, büyüme geriliği) değerlendir.
Bulgular kistik fibrozis kliniği ile birebir uyumludur. Rektal prolapsus ve çocukluk çağında nazal polip varlığı kistik fibrozis için güçlü uyarıcı işaretlerdir.
Tanı algoritmasını başlatmak için klinik şüphenin derecesi belirlenmelidir.
2
Ter testi sonucunu güncel tanı kriterlerine göre yorumla.
4848 mmol/L değeri, normal sınırın (<30< 30 mmol/L) üzerinde, kesin tanı sınırının (≥60\ge 60 mmol/L) ise altındadır. Bu değer 'ara değer / şüpheli' (intermediate) kategorisine girer.
Ter testi değerinin referans aralıklarına göre doğru sınıflandırılması bir sonraki adımı belirler.
3
Ara değer durumunda kistik fibrozis tanı algoritmasındaki bir sonraki adımı belirle.
Klinik şüphenin devam ettiği ve ter testinin ara değerde olduğu durumlarda en uygun adım CFTR gen mutasyon analizidir. Genetik testte hastalığa neden olan iki mutasyonun gösterilmesi tanıyı kesinleştirir.
Kesin tanı konulmadan yaşam boyu sürecek ağır bir hastalığın tedavisine başlanamaz veya hastalık doğrudan dışlanamaz.

Key Concept

Kistik Fibrozis Tanı Algoritması ve Ter Testi Yorumlaması

Hints

1
Hastanın ter testi değeri (4848 mmol/L) referans aralıklarına göre ne anlama gelmektedir? Normal mi, şüpheli (ara değer) mi, yoksa diagnostik mi?
2
Ter klor düzeyinin 30−5930-59 mmol/L arasında gelmesi durumunda klinik algoritma doğrulamak için başka bir araca ihtiyaç duyar.

Practice More

Kistik fibroziste ter testinin normal saptanabildiği atipik mutasyonları ve nazal potansiyel fark testinin prensiplerini gözden geçirin.

Alternative Method

Klinik bulgular ile birlikte ter testi şüpheli ise, algoritma ter testinin tekrarlanmasını veya genetik testin yapılmasını önerir. Güncel pratiğimizde, kliniği kuvvetle muhtemel vakalarda doğrudan CFTR genetiğine bakmak zaman kazandırır.
Estimated Time:1m 15s
Question 90Question →

Daha önce bilinen bir sağlık sorunu olmayan 4040 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık 1010 gündür devam eden ve uygulanan bronkodilatör tedaviye yanıt vermeyen tek taraflı hırıltı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Hikayesi derinleştirildiğinde, şikayetlerinin başlangıcında evde fındık yerken gelişen ve kendiliğinden geçen kısa süreli bir morarma ve boğulma atağı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde solunum seslerinde azalma ve ekspiryum sonunda belirginleşen lokalize vizing saptanıyor. Ekspiryumda çekilen PA akciğer grafisinde sağ akciğerde hiperlusens ve interkostal aralıklarda genişleme izleniyor. Bu klinik tablo ile başvuran hastada kesin tanı ve tedavi amacıyla izlenmesi gereken altın standart yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rijit bronkoskopi ile havayolu eksplorasyonu

Answer

Rijit bronkoskopi ile havayolu eksplorasyonu
Rijit bronkoskopi, pediatrik hastalarda havayolu yabancı cisimlerinin çıkarılmasında ventilasyonun sürdürülmesine olanak sağlaması, geniş çalışma kanalı sayesinde farklı forsepslerin kullanımına izin vermesi ve havayolunu travmalara karşı koruması nedeniyle hem kesin tanı hem de tedavi için seçilmesi gereken altın standart yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Aniden başlayan boğulma atağı (aspirasyon öyküsü), lokalize vizing ve bronkodilatöre yanıtsızlık saptandı.
Yabancı cisim aspirasyonlarında (YCA) tipik olarak 'penitrasyon sendromu' dediğimiz ani başlangıçlı öksürük krizi mevcuttur.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
Ekspiryum grafisinde sağda hiperlusens (hava hapsi) izlendi.
Yabancı cisim havayolunu kısmi tıkayarak 'check-valve' mekanizması oluşturur; hava girer ancak çıkamaz (obstrüktif amfizem).
3
Yönetim planının belirlenmesi
Kesin tanı ve yabancı cisim çıkarılması için rijit bronkoskopi planlandı.
Çocuklarda YCA şüphesi varlığında, radyoloji normal olsa bile rijit bronkoskopi yapılması önerilen standart yaklaşımdır.

Key Concept

Pediatrik YCA yönetiminde rijit bronkoskopinin hem tanısal hem de terapötik rolü.
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question →

İki aylık bir erkek bebek, bir haftadır giderek artan öksürük ve hırıltı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş saptanmıyor (36.8∘C36.8^\circ C), solunum sayısı 60/dakika60/dakika ve akciğer oskültasyonunda her iki tarafta yaygın raller duyuluyor. Bebeğin özgeçmişinden doğum sonrası 10. günde gözlerinde çapaklanma ve kızarıklık olduğu öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde beyaz küre sayısı 14.000/μL14.000/\mu L (%20 eozinofilik) saptanıyor. Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chlamydia trachomatis pnömonisi

Answer

Chlamydia trachomatis pnömonisi
İki aylık bir bebekte ateşin olmaması (afebrile seyir), kesik kesik (staccato) tarzda öksürük, akciğerde rallerin duyulması, laboratuvarda belirgin eozinofili saptanması ve özgeçmişte neonatal konjonktivit öyküsünün bulunması Chlamydia trachomatis pnömonisi tanısı için karakteristik bir klinik kümedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve ateş durumunu değerlendir
2 aylık bebek ve ateşsiz (afebrile) bir tablo saptandı
1-3 aylık bebeklerde ateşsiz pnömoni ayırıcı tanısında klamidya önceliklidir.
2
Öksürük karakterini ve fizik muayene bulgularını incele
Karakteristik 'staccato' (kesik kesik) öksürük ve akciğerde raller mevcut
Staccato öksürük Chlamydia trachomatis enfeksiyonunun en belirgin klinik bulgusudur.
3
Özgeçmiş ve laboratuvar verilerini birleştir
Neonatal konjonktivit öyküsü ve periferik eozinofili tespit edildi
Konjonktivit öyküsü dikey bulaşı, eozinofili ise bu etkene spesifik immün yanıtı destekler.

Key Concept

Süt çocuklarında (1-3 ay) afebrile pnömoninin en sık nedeni Chlamydia trachomatis'tir.

Practice More

Chlamydia trachomatis pnömonisinde seçilecek ilk basamak antibiyotik tedavisini (eritromisin/azitromisin) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 92Question →

33 yaşında bir kız çocuk, evde fındık yerken aniden başlayan şiddetli öksürük, kısa süreli morarma ve ardından gelişen hırıltılı solunum şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde sağ hemitoraksta solunum seslerinin azaldığı ve lokalize ekspiratuar wheezing olduğu saptanıyor. Ekspiryumda çekilen akciğer grafisinde sağ akciğerde hiperaerasyon ve mediastenin sola doğru yer değiştirdiği (Holzknecht bulgusu) gözleniyor. Bu hastada kesin tanı ve tedavi amacıyla yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rijit bronkoskopi

Answer

Kesin tanı ve tedavi amacıyla yapılması gereken en uygun işlem rijit bronkoskopidir.
Rijit bronkoskopi, çocuk yaş grubundaki yabancı cisim aspirasyonlarında hem kesin tanının konulmasını hem de cismin komplikasyonsuz bir şekilde çıkarılmasını sağlayan altın standart prosedürdür. Klinik öyküdeki ani başlangıç ve radyolojideki tek taraflı hava hapsi (mediastinal şift) bu müdahaleyi zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ani başlayan öksürük ve morarma öyküsü yabancı cisim aspirasyonunu (YCA) düşündürür.
YCA vakalarının %80-90'ında tipik bir 'aspirasyon anı' öyküsü mevcuttur.
2
Fizik muayene ve radyolojik verilerin analizi
Lokalize wheezing ve radyolojideki mediastinal şift (Holzknecht bulgusu) tek taraflı hava hapsini doğrular.
Yabancı cisim havayolunda 'check-valve' mekanizması oluşturarak havanın girmesine izin verirken çıkmasını engeller, bu da hiperaerasyona yol açar.
3
Yönetim planının belirlenmesi
Tanı ve tedavi için rijit bronkoskopi kararı verilir.
Rijit bronkoskopi, çocuklarda hava yolu kontrolünü en iyi sağlayan ve yabancı cisim ekstraksiyonu için uygun enstrümanların kullanılmasına izin veren altın standart yöntemdir.

Key Concept

Yabancı cisim aspirasyonlarında klinik şüphe (ani başlangıç, tek taraflı bulgu) varlığında rijit bronkoskopi altın standarttır.

Practice More

Yabancı cisim aspirasyonlarında radyolojik olarak 'check-valve' (hiperaerasyon) ve 'stop-valve' (atelektazi) farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 93Question →

44 aylık bir bebek, tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle getiriliyor. Yapılan radyolojik incelemelerde sol akciğer alt lobda trakeobronşiyal ağaçla bağlantısı bulunmayan bir kitle saptanıyor. Bu hastada düşünülen "pulmoner sekestrasyon" tanısını diğer konjenital akciğer anomalilerinden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arteriyel beslenmenin sistemik dolaşımdan sağlanması

Answer

Arteriyel beslenmenin sistemik dolaşımdan (genellikle aorta) sağlanması pulmoner sekestrasyonun en ayırıcı özelliğidir.
Doğru seçenek olan arteriyel beslenmenin sistemik dolaşımdan sağlanması, pulmoner sekestrasyonun patognomonik ve en ayırıcı özelliğidir. Bu doku normal pulmoner dolaşım yerine doğrudan abdominal veya torasik aortadan çıkan bir arter tarafından beslenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve radyolojik verileri analiz etme
Tekrarlayan enfeksiyon ve bronşiyal ağaçla bağlantısız kitle, pulmoner sekestrasyonu düşündürür.
Tanı basamaklarında ilk adım semptom ve anatomik ilişkinin saptanmasıdır.
2
Konjenital akciğer anomalilerinin ayırt edici özelliklerini hatırlama
Sekestrasyonu diğer kistik veya lober anomalilerden ayıran temel fark vasküler kaynaktır.
Pulmoner sekestrasyon embriyolojik olarak ön bağırsaktan köken alan ve sistemik arterlerden beslenen bir dokudur.

Key Concept

Pulmoner sekestrasyon, trakeobronşiyal ağaçla bağlantısı olmayan ve vasküler beslenmesini sistemik arterlerden (aorta) alan non-fonksiyonel akciğer dokusudur.
Estimated Time:45s
Question 94Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, 33 gündür devam eden ses kısıklığı ve havlar tarzda öksürük şikayetleri nedeniyle viral krup tanısı almış ve deksametazon tedavisi ile evde izlenmeye başlanmıştır. Son 88 saat içinde genel durumu hızla bozulan, ateşi 39.8∘C39.8^\circ C’ye yükselen ve solunum sıkıntısı belirginleşen hasta acil servise getirilmiştir. Hastaya uygulanan nebulize adrenalin ve intravenöz steroid tedavisine rağmen stridorunda düzelme saptanmamış, aksine interkostal çekilmeler artmıştır. Boyun grafisinde trakeal lümen boyunca düzensiz, yamalı membranöz gölgelenmeler izlenen bu hastada bir sonraki aşamada yapılması en uygun uygulama hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bronkoskopik değerlendirme ve trakeal sekresyonların temizlenmesi

Answer

Hava yolunun bronkoskopik değerlendirmesi ve tıkayıcı nitelikteki trakeal sekresyonların aspirasyonla temizlenmesi
Hastanın bifazik seyri (önce hafif krup, sonra ani ağırlaşma), yüksek ateşi, toksik görünümü ve krup tedavisine yanıtsızlığı bakteriyel trakeit tanısını koydurur. Bu tabloda trakea içinde biriken kalın, purulan sekresyonlar (psödömembranlar) hava yolunu tıkar. En uygun yaklaşım, hava yolunun kontrol altına alınması (genellikle entübasyon) ve bronkoskopi ile bu sekresyonların mekanik olarak temizlenmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik seyri analiz edilir.
Viral krup tanısıyla izlenirken gelişen yüksek ateş, toksik görünüm ve standart tedaviye (adrenalin/steroid) yanıtsızlık bakteriyel trakeit (psödömembramöz krup) lehinedir.
Bakteriyel trakeit sıklıkla bir viral üst solunum yolu enfeksiyonu zemininde sekonder olarak gelişir.
2
Radyolojik bulgular yorumlanır.
Trakeal lümende izlenen membranöz düzensizlikler, bakteriyel trakeit için tipik olan koyu, purulan sekresyonları temsil eder.
Geleneksel 'can kulesi' (steeple sign) yerine lümen içi düzensizlik ayırıcı tanıda değerlidir.
3
Acil yönetim planı belirlenir.
Hastanın hava yolu güvenliği sağlanmalı ve tıkayıcı membranlar bronkoskopi eşliğinde temizlenmelidir.
Bu hastalarda ani solunum durması riski yüksektir ve tıkayıcı materyallerin temizlenmesi hayat kurtarıcıdır.

Key Concept

Bakteriyel trakeit, viral krup sonrası ani kötüleşme, yüksek ateş ve tıkayıcı membranlarla karakterize, acil hava yolu yönetimi gerektiren bir tablodur.

Practice More

Akut epiglottit ile bakteriyel trakeitin başlangıç yaşı ve radyolojik bulgular açısından farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 95Question →

22 yaşındaki bir erkek çocuk, gece aniden başlayan havlar tarzda öksürük ve nefes darlığı şikayeti ile acil servise getiriliyor. Annesi, çocuğun yatmadan önce hiçbir şikayeti olmadığını, ateşinin bulunmadığını ve hastaneye gelirken yolda serin havada şikayetlerinin belirgin şekilde azaldığını ifade ediyor. Benzer bir tablonun 33 ay önce de yaşandığı öğreniliyor. Acil servisteki muayenesinde genel durumu iyi, ateşi 36.8∘C36.8^{\circ}\text{C} ve hafif ses kısıklığı dışında ek fizik muayene bulgusu saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spazmodik krup

Answer

Spazmodik krup
Vakada tanımlanan ateşin olmaması, tablonun gece aniden başlaması, serin havada hastaneye gelirken düzelmesi ve tekrarlayıcı özellik (benzer atak öyküsü) göstermesi tipik olarak spazmodik krup tanısını doğrular. Bu tabloda viral kruptan farklı olarak enfeksiyöz bir prodrom yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın başlangıç öyküsünü değerlendir
Geceleri aniden başlayan, ateşsiz ve prodromsuz bir krup tablosu saptandı.
Viral ve spazmodik krup arasındaki en önemli fark ateş ve öncül viral bulguların varlığıdır.
2
Çevresel faktörlere yanıtı ve geçmiş öyküyü incele
Serin havada hızlı düzelme ve daha önce benzer atakların olması saptandı.
Spazmodik krup, havayolu hiperreaktivitesi ile ilişkili olup çevresel değişimlere hızlı yanıt verir ve tekrarlama eğilimindedir.
3
Toksisite ve sistemik bulguları ekarte et
Hastanın genel durumu iyi ve ateşi normal bulundu.
Ateşin olmaması epiglottit ve bakteriyel trakeit gibi ciddi enfeksiyöz nedenleri dışlar.

Key Concept

Spazmodik krup, viral kruptan farklı olarak ateşsiz seyreden, gece aniden başlayan ve serin/nemli havada hızla düzelen tekrarlayıcı bir tablodur.

Alternative Method

Ayırıcı tanıda '3A kuralı' (Ateş, Ani başlangıç, Alerji/Atopi öyküsü) kullanılarak spazmodik krup lehine karar verilebilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 96Question →

33 yaşında, omuzda tek BCGBCG skarı bulunan bir erkek çocuk; babasına kaviteli ve yayma pozitif akciğer tüberkülozu tanısı konulması üzerine değerlendiriliyor. Çocuğun fizik muayenesi doğal, akciğer grafisi normal ve ilk yapılan Tüberkülin Deri Testi (TDTTDT) 44 mm olarak saptanıyor. Çocuğa "pencere dönemi profilaksisi" amacıyla 1010 mg/kg/gün dozunda İzoniazid başlanıyor. Profilaksinin 33. ayında yapılan kontrol muayenesinde çocuğun asemptomatik olduğu, fizik muayene ve akciğer grafisi bulgularının değişmediği görülüyor. Tekrarlanan TDTTDT sonucu ise 1010 mm olarak ölçülüyor. Bu klinik verilere göre, izlenmesi gereken en doğru yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TDT sonucunda anlamlı artış (konversiyon) saptandığı için profilaktik İzoniazid tedavisi 9 aya tamamlanmalıdır.

Answer

İzoniazid profilaksisinin 9 aya tamamlanması
Beş yaşından küçük çocuklarda aktif tüberkülozlu hasta ile temas durumunda, başlangıçta TDT negatif olsa bile (bu vakada 44 mm) İzoniazid profilaksisi başlanır. Üç ay sonra yapılan kontrolde TDT'de 66 mm ve üzeri bir artış olması veya sonucun 55 mm eşiğini aşması 'konversiyon' yani latent tüberküloz enfeksiyonu (LTE) olarak tanımlanır. Bu durumda, aktif hastalık dışlandıktan sonra (klinik ve radyolojik olarak normal), başlanan profilaktik tedavi 99 aya tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Risk değerlendirmesi ve pencere dönemi tanımı
5 yaş altı yakın temaslılarda ilk TDT negatif olsa bile (0-4 mm), latent enfeksiyonun henüz testle saptanamadığı 'pencere dönemi' olasılığı nedeniyle profilaksi başlanır.
Çocuklarda primer tüberkülozun hızlı progresyon riskini önlemek.
2
İkinci TDT sonuçlarının yorumlanması
İlk TDT 44 mm iken ikinci TDT 1010 mm bulunmuştur. Bu durum hem ≥5\geq 5 mm eşiğini aşmış hem de ≥6\geq 6 mm'lik bir artış (konversiyon) göstermiştir.
Tüberküloz rehberlerine göre yakın temaslılarda BCG durumuna bakılmaksızın 55 mm ve üzeri pozitif kabul edilir.
3
Yönetim kararının belirlenmesi
Çocuk latent tüberküloz enfeksiyonu (LTE) olarak kabul edilir. Asemptomatik olduğu ve grafisi normal kaldığı için aktif hastalık yoktur; başlanan İzoniazid tedavisi 99 aya tamamlanır.
Enfeksiyonun aktif hastalığa dönüşümünü engellemek.

Key Concept

Pediatrik Tüberküloz Temas Yönetimi ve Konversiyon Kriterleri

Practice More

İmünokompromize çocuklarda TDT yorumlama farklarını ve IGRA'nın hangi yaş grubunda daha spesifik olduğunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 97Question →

1414 aylık bir erkek çocuk, 33 gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateş şikayetlerini takiben başlayan solunum sıkıntısı nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 54/dakika54/\text{dakika}, nabız 120/dakika120/\text{dakika}, SpO2SpO_2 %93\%93 (oda havasındaoda\ havasında) olarak saptanıyor. Dinlemekle akciğerlerde yaygın ekspiratuar hışıltı (wheezingwheezing) ve ince raller duyuluyor. Hastanın özgeçmişinde daha önce benzer bir solunum sıkıntısı atağı olmadığı ve büyüme gelişmesinin normal olduğu öğreniliyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yeterli hidrasyonun sağlanması ve nazal aspirasyon ile destekleyici izlem

Answer

Yeterli hidrasyonun sağlanması ve nazal aspirasyon ile destekleyici izlem en uygun yaklaşımdır.
Akut bronşiolit tanısı alan ve klinik olarak stabil olan (SpO2≥%90−92SpO_2 \geq \%90-92) hastalarda en uygun yaklaşım; hidrasyonun korunması, nazal pasajın açık tutulması (aspirasyon) ve solunum sıkıntısı açısından yakın izlemdir. Güncel pediatri kılavuzları, bronşiolitin ilk atağında salbutamol, adrenalin, kortikosteroid veya antibiyotiklerin rutin kullanımını kanıta dayalı fayda sağlamadıkları gerekçesiyle önermemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Süt çocuğu döneminde (< 2 yaş), ÜSYE bulgularını takiben gelişen ilk hışıltı ve ince raller akut bronşiolit tanısını koydurur.
Vakadaki yaş, prodrom ve fizik muayene bulguları bronşiolit ile tam uyumludur.
2
Ağırlık düzeyini ve tedavi endikasyonlarını değerlendir
Hastanın SpO2SpO_2 değeri %93\%93 olup ciddi hipoksisi yoktur, ancak solunum sıkıntısı bulguları mevcuttur.
Bronşiolit tedavisinde rutin olarak bronkodilatör, steroid veya antibiyotik kullanımı önerilmemektedir.
3
Güncel kılavuzlara göre en uygun tedaviyi seç
Destekleyici tedavi (hidrasyon, nazal temizlik ve yakın izlem) seçilmelidir.
AAP ve NICE gibi güncel pediatri kılavuzları, kanıta dayalı olarak destekleyici tedaviyi önceliklendirmektedir.

Key Concept

Akut bronşiolit tedavisinde rutin farmakolojik ajanların (bronkodilatör, steroid, antibiyotik) yeri yoktur; temel yaklaşım destekleyici bakımdır.

Practice More

Bronşiolit tanılı bir bebekte ani gelişen apne riskinin en yüksek olduğu hasta grubunu (preterm doğum, <6-12 haftalık bebekler) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 98Question →

22 haftalık bir erkek bebek, beslenme sırasında gelişen hafif morarma ve solunum sıkıntısı nedeniyle değerlendiriliyor. Antenatal ultrasonografisinde sol göğüs boşluğunda ekojenik kitle saptandığı öğrenilen bebeğin çekilen toraks kontrastlı bilgisayarlı tomografisinde (BTBT); sol akciğer alt lob posterobazal komşuluğunda, normal akciğer parankiminden ayrı plevrası olan, ana vasküler beslenmesini abdominal aortadan alan ve venöz drenajı sistemik venlere (v.azygosv. azygos) olan bir kitle saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekstralobar pulmoner sekestrasyon

Answer

Ekstralobar pulmoner sekestrasyon
Vakada tanımlanan kitlenin abdominal aortadan beslenmesi pulmoner sekestrasyonun temel özelliğidir. Venöz drenajın v.azygosv. azygos (sistemik ven) aracılığıyla olması ve kitlenin kendine ait ayrı bir plevral kılıfının olması, vakayı ekstralobar tip olarak sınıflandırır. Ekstralobar sekestrasyonlar genellikle sol tarafta, diyafram üzerinde veya altında yerleşebilir ve antenatal dönemde saptanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Vasküler beslenme kaynağını belirleme
Kitlenin abdominal aortadan beslendiği saptanmıştır.
Sistemik arteriyel beslenme, pulmoner sekestrasyon tanısı için en önemli kriterdir.
2
Plevral ilişkiyi analiz etme
Kitlenin normal akciğerden ayrı bir plevrasının olduğu belirtilmiştir.
Ayrı plevra (viseral plevranın kitleyi ayrıca sarması) ekstralobar sekestrasyonu intralobar tipinden ayırır.
3
Venöz drenaj yolunu değerlendirme
Drenaj sistemik venlere (v.azygosv. azygos) olmaktadır.
İntralobar sekestrasyonlar genellikle pulmoner venlere drenaj yaparken, ekstralobar sekestrasyonlar sistemik venlere drenaj yapar.

Key Concept

Konjenital akciğer anomalilerinin (sekestrasyon vs. CPAM) vasküler beslenme ve venöz drenaj özelliklerine göre ayırımı.

Practice More

İntralobar sekestrasyonun en sık hangi yaş grubunda ve hangi klinik tabloyla (tekrarlayan enfeksiyonlar) başvurduğunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 99Question →

33 aylık bir erkek bebek; iki gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateş şikayetlerini takiben başlayan hızlı nefes alma ve hırıltı nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum hızı 74/dk74/dk, kalp hızı 168/dk168/dk, vücut sıcaklığı 37.7∘C37.7^\circ C ve oda havasında SaO2SaO_2 \%87 saptanıyor. Dinlemekle bilateral ekspiratuar vizing, raller ve belirgin subkostal-interkostal çekilmeler gözleniyor. Özgeçmişinde 2929 haftalık prematüre doğduğu, 4545 gün yenidoğan yoğun bakımda kaldığı ve bronkopulmoner displazi (BPD) tanısıyla izlendiği öğreniliyor. Bu vaka için güncel pediatri kılavuzları (AAP) ışığında en uygun başlangıç yönetimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nemlendirilmiş oksijen desteği sağlanması ve parenteral hidrasyon ile yakın izlem

Answer

En uygun yaklaşım, nemlendirilmiş oksijen desteği sağlanması ve parenteral hidrasyon ile yakın izlemdir.
Vakada tanımlanan klinik tablo, tipik bir akut bronşiolit olgusudur. Hastanın SaO2SaO_2 değerinin \%87 olması hipoksemiyi, solunum sayısının 74/dk74/dk olması ise ciddi takipneyi ve potansiyel beslenme güçlüğünü (aspirasyon riski) göstermektedir. Güncel AAP kılavuzları, bronşiolit yönetiminde kanıta dayalı olarak rutin bronkodilatör (salbutamol), epinefrin, sistemik kortikosteroid veya antibiyotik kullanımını önermemektedir. Tedavinin temel taşı; hipoksemiyi düzeltmek için oksijen desteği ve yeterli hidrasyonun (oral veya parenteral) sağlanmasıdır. Özellikle prematürite ve BPD gibi risk faktörleri olan bebeklerde bu destekleyici yaklaşım hayat kurtarıcıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişen takipne, vizing ve hipoksemi bulguları akut bronşiolit ile uyumludur.
Vaka sunumu bronşiolitin klasik klinik seyridir.
2
Risk faktörlerini belirle
Hastanın prematüre doğumu ve bronkopulmoner displazi (BPD) öyküsü, şiddetli hastalık seyri için yüksek risk grubunda olduğunu gösterir.
Yüksek riskli bebeklerde solunum yorgunluğu ve apne riski daha fazladır.
3
Tedavi rehberlerini uygula
Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) rehberlerine göre bronşiolit yönetimi temel olarak destekleyicidir.
Salbutamol, steroid, epinefrin ve antibiyotiklerin rutin kullanımının iyileşme süresini veya yatış oranını azaltmadığı gösterilmiştir.
4
Öncelikli müdahaleyi seç
SaO2SaO_2 \%87 olan ve BPD tanılı bir bebekte oksijen desteği ve hidrasyonun korunması önceliklidir.
Destekleyici tedavi dışındaki agresif yaklaşımlar (ilaç denemeleri vb.) bu vakanın akut yönetiminde önerilmez.

Key Concept

Akut bronşiolit yönetiminde destekleyici tedavi (oksijen ve hidrasyon) altın standarttır; rutin ilaç tedavilerinden kaçınılmalıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 100Question →

1010 aylık bir kız bebek, iki gündür süren burun tıkanıklığı ve hapşırık şikayetlerini takiben son 2424 saattir gelişen hırıltılı solunum ve beslenme güçlüğü nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 52/dk52/dk, yardımcı solunum kaslarında çekilmeler ve yaygın ekspiratuar vizing saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut bronşiolit

Answer

Akut bronşiolit tanısı, süt çocuklarında viral üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben gelişen ilk vizing atağı için en olası tanıdır.
Akut bronşiolit, küçük çocuklarda viral bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben gelişen, vizing ve taşipne ile karakterize bir tablodur. Vakadaki yaş grubu, öncül belirtiler ve muayene bulguları bu tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik öyküsünü değerlendir.
1010 aylık bebekte viral üst solunum yolu enfeksiyonu (burun tıkanıklığı, hapşırık) bulguları mevcut.
Bronşiolit genellikle 22 yaş altındaki çocuklarda viral bir prodromu takiben gelişir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Taşipne (52/dk52/dk), retraksiyonlar ve yaygın vizing saptandı.
Bu bulgular küçük havayollarındaki obstrüksiyonu (iltihaplanma ve ödem) gösterir.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Ani başlangıç yok (yabancı cisim elendi), fokal bulgu yok (pnömoni elendi), kronik öykü yok (kistik fibrozis elendi).
Klinik tablo klasik bir akut bronşiolit tablosudur.

Key Concept

İki yaş altındaki çocuklarda viral prodromu takiben gelişen ilk alt solunum yolu tıkanıklığı bulguları (vizing, raller) klinik olarak akut bronşiolit tanısı koydurur.

Hints

1
Hastanın yaşını ve şikayetlerin nasıl başladığını (burun akıntısı sonrası mı?) dikkatlice inceleyin.

Practice More

Bronşiolit yönetiminde destek tedavisinin (hidrasyon, oksijen) önemini ve gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmasını gözden geçirin.
Estimated Time:45s
PreviousPage 5 / 11Next
Göğüs Hastalıkları ve Alerji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 5 | Examkin