Konjenital SSS Malformasyonları

33 questions

Question 1Question

Altı (66) aylık bir bebek, baş çevresinde hızlı artış ve motor gelişim basamaklarında gerilik şikayetleri ile getirilmiştir. Yapılan fizik muayenesinde makrosefali ve belirgin oksipital çıkıntı saptanmıştır. Kraniyal manyetik rezonans görüntülemede (MRG); posterior fossanın ileri derecede genişlediği, dördüncü ventrikülün kistik bir şekilde genişleyerek posterior fossayı doldurduğu ve serebellar vermisin hipoplazik olduğu izlenmiştir. Ayrıca tentoryumun yukarı doğru yer değiştirdiği (torcula-lambdoid inversiyonu) not edilmiştir.

Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dandy-Walker malformasyonu

Answer

Dandy-Walker malformasyonu
Dandy-Walker malformasyonu; serebellar vermisin tam veya parsiyel agenezi/hipoplazisi, dördüncü ventrikülün kistik dilatasyonu ve posterior fossanın ileri derecede genişlemesi (torcula-lambdoid inversiyonu ile birlikte) ile karakterize bir santral sinir sistemi malformasyonudur. Vakadaki makrosefali ve MRG bulguları bu tanıyla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Makrosefali ve oksipital çıkıntı, kafa içi basınç artışı ve posterior fossa genişlemesine işaret eder.
Konjenital malformasyonun lokalizasyonunu ve şiddetini belirlemek için gereklidir.
2
MRG bulgularını değerlendir.
Dördüncü ventrikülün kistik genişlemesi ve vermis hipoplazisi saptanmıştır.
Bu iki bulgu, genişlemiş posterior fossa ile birlikte Dandy-Walker malformasyonunun tanısal triadını oluşturur.
3
Torcula-lambdoid inversiyonunu yorumla.
Tentoryumun yukarı yer değiştirmesi, posterior fossadaki kistin hacim etkisini doğrular.
Bu bulgu, Dandy-Walker malformasyonunu diğer posterior fossa kistik yapılarından ayırt etmede yardımcı radyolojik bir işarettir.

Key Concept

Dandy-Walker Malformasyonu Klasik Triadı
Estimated Time:1m 30s
Question 2Question

Beş (55) yaşındaki bir çocukta, hafif kognitif gerilik ve makrosefali nedeniyle çekilen kraniyal manyetik rezonans görüntülemede (MRG); lateral ventriküllerin gövdelerinin birbirine paralel uzandığı, oksipital boynuzların frontal boynuzlara göre daha geniş olduğu (kolposefali) ve üçüncü ventrikülün normalden daha yüksek yerleşimli olduğu saptanıyor. Koronal kesitlerde lateral ventriküllerin görünümü "Viking miğferi"ne benzetiliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Korpus kallozum agenezisi

Answer

Korpus kallozum agenezisi
Korpus kallozum agenezisi, en sık görülen beyin malformasyonlarından biridir. Radyolojik olarak lateral ventriküllerin gövdelerinin birbirine paralel seyretmesi (Probst demetlerine bağlı), oksipital boynuzların frontal boynuzlara göre daha geniş olması (kolposefali), üçüncü ventrikülün interhemisferik fissür içine doğru yüksek yerleşimli olması ve koronal kesitlerde Viking miğferi görünümü tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Radyolojik bulguları analiz et.
Lateral ventriküllerin birbirine paralel uzanması, kolposefali (arka boynuz genişlemesi) ve üçüncü ventrikülün yukarı doğru yer değiştirmesi.
Bu bulgular, hemisferler arası bağlantıyı sağlayan korpus kallozumun yokluğuna işaret eder.
2
Spesifik radyolojik işaretleri değerlendir.
"Viking miğferi" görünümü.
Korpus kallozumun yokluğunda, orta hattı geçemeyen lifler "Probst demetleri"ni oluşturarak lateral ventriküllerin medial duvarlarını iter ve koronal kesitlerde Viking miğferi görünümüne yol açar.
3
Ayırıcı tanı yap.
Tanı Korpus kallozum agenezisidir.
Soruda verilen tüm bulgular (makrosefali, gelişimsel gecikme ve spesifik MR bulguları) bu tanıyı desteklemektedir.

Key Concept

Korpus Kallozum Agenezisi Radyolojisi
Estimated Time:1m 15s
Question 3Question

33 aylık bir bebek; nistagmus, büyüme geriliği ve tekrarlayan hipoglisemi atakları nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boy ve tartı persentili 33’ün altında saptanıyor; oftalmolojik bakısında bilateral optik disk hipoplazisi izleniyor. Kraniyal manyetik rezonans görüntülemesinde (MRG) lateral ventriküller arasındaki septum pellucidumun izlenmediği ve lateral ventriküllerin frontal boynuzlarının düzleşmiş (kutu benzeri) bir görünüm aldığı saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Septo-optik displazi (De Morsier sendromu)

Answer

Bilateral optik disk hipoplazisi, septum pellucidumun yokluğu ve hipotalamo-hipofizer aks bozukluğu (hipoglisemi, büyüme hormonu eksikliği) bulguları Septo-optik displazi (De Morsier sendromu) tanısını doğrular.
Hastada saptanan optik sinir hipoplazisi (nistagmus ve küçük optik diskler), kraniyal MRG'de septum pellucidumun izlenmemesi ve endokrin yetmezlik bulguları (hipoglisemi ve büyüme geriliği), Septo-optik displazi (De Morsier sendromu) için klasik tanısal triaddır. Bu sendromda hipotalamo-hipofizer disfonksiyon en sık büyüme hormonu eksikliği şeklinde görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Nistagmus (görme kusuru), büyüme geriliği ve hipoglisemi (endokrin bozukluk) saptandı.
Bu bulgular optik sinir ve hipofiz bezi etkilenimini düşündürür.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Septum pellucidumun yokluğu orta hat gelişim kusuruna işaret eder.
Septum pellucidumun yokluğu ile optik hipoplazinin birlikteliği tanısal değer taşır.
3
Ayırıcı tanı yap
Karakteristik üçlemeye uyan Septo-optik displazi tanısı konuldu.
Diğer malformasyonlar (HPE, DWM) farklı anatomik bölgeleri ve yapısal bozuklukları içerir.

Key Concept

Septo-optik displazi (De Morsier sendromu) triadının (optik hipoplazi, septum pellucidum yokluğu, hipofizer yetmezlik) tanınması.
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

On yaşındaki (1010) bir erkek çocuk, özellikle öksürme ve hapşırma gibi Valsalva manevraları ile tetiklenen şiddetli oksipital baş ağrısı ve kollarında uyuşma şikayetiyle getiriliyor. Nörolojik muayenesinde omuz ve üst ekstremitelerde "pelerin tarzı" ağrı ve ısı duyusu kaybı saptanırken, dokunma duyusunun korunduğu gözleniyor. Kraniyal manyetik rezonans görüntülemede (MRG) serebellar tonsillerin foramen magnum düzleminden 88 mm aşağıda yerleştiği ve servikal spinal kord içinde kistik bir genişleme (siringomiyeli) olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chiari Tip 1 malformasyonu

Answer

Hastadaki oksipital baş ağrısı, pelerin tarzı dissosiye duyu kaybı (siringomiyeli bulgusu) ve tonsillerin 55 mm'den fazla herniasyonu Chiari Tip 1 malformasyonu tanısını koydurur.
Hastada görülen Valsalva ile tetiklenen ağrı ve pelerin tarzı duyu kaybı, Chiari Tip 1 malformasyonu ve buna eşlik eden siringomiyelinin klasik kliniğidir. MRG'de tonsillerin 88 mm aşağıda olması tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları analiz et.
Valsalva ile artan oksipital ağrı ve üst ekstremitelerde dissosiye duyu kaybı (pelerin tarzı) saptandı.
Serebellar tonsil herniasyonu BOS akımını bozarak baş ağrısına, eşlik eden siringomiyeli ise spinotalamik liflere bası yaparak duyu kaybına yol açar.
2
Radyolojik ölçümü değerlendir.
Tonsillerin 88 mm (eşik değer olan 55 mm'nin üzerinde) aşağıda olduğu görüldü.
Chiari Tip 1 tanısı için tonsillerin foramen magnumdan aşağıya sarkma miktarı objektif bir kriterdir.
3
Eşlik eden anomalileri ve ayırıcı tanıyı kontrol et.
Miyelomeningosel olmadığı için Tip 2 dışlandı; vermis hipoplazisi ve kist olmadığı için Dandy-Walker elendi.
Chiari Tip 1, Tip 2'den farklı olarak genellikle infant döneminden sonra bulgu verir ve nöral tüp defekti eşlik etmez.

Key Concept

Chiari Tip 1 malformasyonu, serebellar tonsillerin izole herniasyonu olup sıklıkla adolesan dönemde siringomiyeli komplikasyonu ile prezante olur.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

Gelişimsel basamaklarda gerilik ve gövde ataksisi ile başvuran 22 yaşındaki bir çocuğun kraniyal MRG incelemesinde; serebellar hemisferlerin orta hatta birleştiği (füzyon), vermisin tam olarak izlenmediği ve dördüncü ventrikülün daralarak 'anahtar deliği' (keyhole) görünümü aldığı saptanmıştır. Ayrıca hastanın fizik muayenesinde istemsiz kafa sallama (head-rolling) hareketleri dikkati çekmektedir.

Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rombensefalosinapsis

Answer

Rombensefalosinapsis
Rombensefalosinapsis, serebellar hemisferlerin orta hatta birleşmesi (füzyon) ve vermis yokluğu ile giden nadir bir arka çukur anomalisidir. Bu füzyon dördüncü ventrikülün lateral genişlemesini önleyerek 'anahtar deliği' (keyhole) veya elmas şeklinde daralmasına yol açar. Ataksi ve kafa sallama hareketleri klinik tabloya eşlik eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Serebellar ataksi ve gelişimsel gerilik saptanması.
Ataksi, arka çukur (serebellum) yapılarının yapısal veya fonksiyonel bozukluğunu gösteren temel klinik bulgudur.
2
Radyolojik görüntülerin analizi
Serebellar hemisferlerin orta hatta füzyonu ve vermis yokluğu saptanması.
Serebellar hemisferlerin birleşmesi, orta hat yapısı olan vermisin yokluğuna ikincil gelişen ve bu tanıya özgü olan bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanı kriterlerinin uygulanması
Dördüncü ventrikülün daralmış 'keyhole' görünümü ile Joubert ve Dandy-Walker'dan ayrılması.
Füzyon sonucu dördüncü ventrikülün lateral genişlemesi engellenir ve daralmış bir görünüm oluşur; bu durum kistik genişleme (Dandy-Walker) veya molar diş (Joubert) bulgularından farklıdır.

Key Concept

Rombensefalosinapsis, serebellar hemisferlerin orta hatta füzyonu, vermis agenezisi/hipogenezisi ve daralmış/anahtar deliği görünümlü dördüncü ventrikül ile karakterize nadir bir arka çukur malformasyonudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

Lumbosakral bölgede miyelomeningosel saptanan bir yenidoğanda, kraniyal görüntülemede saptanması en olası eşlik eden santral sinir sistemi anomalisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chiari tip IIII malformasyonu

Answer

Miyelomeningosel vakalarında en sık eşlik eden anomali Chiari tip IIII malformasyonudur.
Miyelomeningosel saptanan yenidoğanlarda kraniyal görüntülemede neredeyse her zaman Chiari tip IIII malformasyonu (Arnold-Chiari) saptanır. Bu durumda dördüncü ventrikül, pons ve serebellar tonsiller foramen magnumdan aşağıya, spinal kanala doğru yer değiştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki primer defekti tanımla.
Lumbosakral bölgede miyelomeningosel (açık nöral tüp defekti).
Soru kökündeki klinik bulgu temel alınır.
2
Nöral tüp defektleri ile ilişkili kraniyal malformasyonları hatırla.
Miyelomeningoseli olan çocukların %9595-100100'ünde Chiari tip IIII saptanır.
Chiari tip IIII, beyin sapı ve serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağı yer değiştirmesi ile karakterize bir malformasyondur.
3
Doğru seçeneği belirle.
Chiari tip IIII malformasyonu.
En yüksek olasılıklı eşlik eden bulgu budur.

Key Concept

Chiari tip IIII malformasyonu ile miyelomeningosel arasındaki yüksek birliktelik.
Estimated Time:45s
Question 7Question

İki aylık bir erkek bebek; belirgin hipotoni, zayıf emme ve baş çevresinde hızlı artış şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede makrosefali, generalize hipotoni, arefleksi ve kaba nistagmus saptanmıştır. Oftalmolojik değerlendirmede bilateral mikroftalmi, katarakt ve retina displazisi izlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 8800 U/L8800 \text{ U/L} (Normal: 5020050-200) olarak ölçülmüştür. Kraniyal MRG'de yaygın "parke taşı" (cobblestone) görünümünde lissensefali, ciddi ventrikülomegali, serebellar hipoplazi ve ponsun belirgin hipoplazisine bağlı beyin sapında "ZZ-şekilli" (kinked) deformite izlenmiştir. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Walker-Warburg Sendromu

Answer

Sunulan vakadaki klinik ve radyolojik bulgular doğrultusunda en olası tanı Walker-Warburg Sendromu'dur.
Walker-Warburg Sendromu; konjenital müsküler distrofiler içinde en ağır fenotip olup, Tip 2 lissensefali (cobblestone), hidrosefali, serebellar hipoplazi ve ağır oküler anomaliler (mikroftalmi, katarakt) ile karakterizedir. Beyin sapındaki hipoplaziye bağlı gelişen ZZ şeklindeki kıvrılma (kinking) bu hastalık için tanısal bir ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadı değerlendir
Hipotoni + Göz anomalileri + SSS malformasyonu saptandı.
Bu üçlü bulgu kümesi konjenital müsküler distrofilerin ( α\alpha-distrogliyanopatiler) temel özelliğidir.
2
Laboratuvar verisini analiz et
Serum CKCK düzeyi normalin yaklaşık 4040 katı saptandı.
Bu derece yüksek CKCK değerleri, primer beyin malformasyonlarından ziyade kas dokusunun da etkilendiği distrofileri gösterir.
3
Radyolojik belirteçleri yorumla
Cobblestone lissensefali ve ZZ-şekilli beyin sapı deformitesi belirlendi.
Beyin sapındaki bükülme (kinking) ve ZZ görünümü, Walker-Warburg Sendromu için oldukça spesifik bir radyolojik bulgudur.
4
Ayırıcı tanı yap
Bulguların şiddeti dikkate alınarak en ağır fenotip seçildi.
Muscle-Eye-Brain ve Fukuyama daha hafif seyrederken, sunulan tablodaki ağır oküler ve SSS bulguları en ağır form olan Walker-Warburg'u işaret eder.

Key Concept

Walker-Warburg Sendromu, cobblestone (Tip 2) lissensefali, ağır göz anomalileri ve konjenital müsküler distrofi ile karakterize, α\alpha-distrogliyan glikozilasyon bozukluğudur.
Question 8Question

Beş aylık bir erkek bebek; vücudun sol tarafında belirgin motor güçsüzlük ve sağ vücut yarısında fokal nöbetler nedeniyle getirilmiştir. Hastanın kraniyal MRG incelemesinde; sağ hemisferde pial yüzeyden lateral ventriküle kadar uzanan, içi beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) ile dolu bir yarık izlenmiştir. Bu yarığın duvarlarının heterotopik gri cevher ile döşeli olduğu saptanmıştır. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şizensefali

Answer

Şizensefali, kraniyal görüntülemede korteksten ventriküle uzanan ve duvarları gri cevher ile döşeli olan karakteristik yarık görünümü ile porensefaliden ayırt edilir.
Şizensefali, beyin parankimi boyunca pial yüzeyden ventriküler epandime kadar uzanan yarıklarla karakterize bir nöronal migrasyon kusurudur. En spesifik radyolojik özelliği, bu yarığın duvarlarının heterotopik veya displastik gri cevher ile döşeli olmasıdır. Klinik olarak hemiparezi, mikrosefali, gelişimsel gerilik ve dirençli nöbetlerle seyredebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Motor güçsüzlük (hemiparezi) ve fokal nöbetler fokal bir beyin lezyonuna işaret eder.
Konjenital malformasyonların klinik sunumu genellikle nörolojik defisitler ve nöbetlerdir.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Korteksten ventriküle uzanan yarık saptanmıştır.
Bu bulgu hem şizensefali hem de porensefalide görülebilir.
3
Yarık duvarının içeriğini incele
Yarık duvarının gri cevher ile döşeli olması ayırt edicidir.
Şizensefalide duvarlar gri cevher (nöronal migrasyon kusuru) ile döşeliyken, porensefalide gliozis/beyaz cevher ile döşelidir.

Key Concept

Şizensefali ile Porensefali arasındaki en temel radyolojik fark, yarık duvarını döşeyen dokunun tipidir (gri cevher vs. beyaz cevher).

Hints

1
Görüntülemede ventrikülden kortekse uzanan yarıklar hangi malformasyonlarda görülür?
2
Yarığın duvarının hangi dokuyla döşeli olduğu (gri cevher vs. beyaz cevher) tanıyı netleştirir.

Practice More

Nöronal migrasyon kusurları arasındaki temel farkları (lizensefali, şizensefali, gri cevher heterotopileri) tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 9Question

1212 yaşında bir çocuk, son birkaç aydır özellikle fiziksel zorlanma, öksürük ve hapşırma sonrası artan ensede (oksipital bölge) ağrı şikayetiyle polikliniğe getirilmiştir. Hastanın nörolojik muayenesi tamamen normal saptanmıştır. Çekilen kraniyal MR incelemesinde serebellar tonsillerin foramen magnum düzeyinden 7 mm7\text{ mm} aşağıya yerleştiği (sarktığı) görülmüştür. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chiari Tip I malformasyonu

Answer

Serebellar tonsillerin foramen magnum düzeyinden 7 mm7\text{ mm} aşağıya yerleştiği ve Valsalva manevralarıyla artan oksipital ağrısı olan hasta için en olası tanı Chiari Tip I malformasyonudur.
Chiari Tip I malformasyonu, serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağıya doğru herniye olmasıdır. Tanı için genellikle tonsillerin foramen magnum hattının (McRae hattı) en az 5 mm5\text{ mm} altında olması kriter olarak kabul edilir. Klinik olarak adölesan veya genç erişkin dönemde, Valsalva manevraları (öksürme, hapşırma, ağırlık kaldırma) ile şiddetlenen oksipital baş ağrısı ve boyun ağrısı en sık başvuru semptomudur. Bu hastadaki 7 mm7\text{ mm}'lik herniasyon ve tipik ağrı karakteri tanıyı doğrulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını analiz et.
Valsalva manevraları (öksürük, zorlanma) ile tetiklenen oksipital baş ağrısı, Chiari Tip I için tipik bir başvuru şeklidir.
Artan intrakraniyal basıncın foramen magnum düzeyindeki tonsil basısını artırması ağrıyı tetikler.
2
Radyolojik bulguları değerlendir.
Serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağıya sarkması (>5 mm> 5\text{ mm}) Chiari Tip I tanısını doğrular.
Tip I malformasyonda sadece tonsiller etkilenirken, Tip II'de vermis ve beyin sapı da etkilenir ve genellikle miyelomeningosel eşlik eder.

Key Concept

Chiari Tip I malformasyonu tanısı için serebellar tonsillerin foramen magnumdan 5 mm5\text{ mm}'den fazla sarkması gereklidir.
Estimated Time:45s
Question 10Question

On beş (1515) günlük bir yenidoğan; epizodik hiperpne ve apne atakları ile jeneralize hipotoni nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılıyor. Yapılan fizik muayenesinde okülomotor apraksi, nistagmus ve belirgin ataksi saptanıyor. Kraniyal MRG incelemesinde serebellar vermis hipoplazisi, derinleşmiş interpedinküler fossa ve uzamış superior serebellar pedinküllerin oluşturduğu "molar diş" (molar tooth) görünümü izleniyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Joubert sendromu

Answer

Joubert sendromu
Joubert sendromu, serebellar vermis hipoplazisi/agenezisi ile birlikte superior serebellar pedinküllerin kalınlaşması ve uzaması, ayrıca interpedinküler fossanın derinleşmesi sonucu aksiyel MRG kesitlerinde 'molar diş' (molar tooth) görünümü vermesiyle karakterize bir otozomal resesif siliopatidir. Klinik olarak yenidoğan döneminde hiperpne-apne atakları, hipotoni, okülomotor apraksi ve ataksi en sık görülen bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Yenidoğan döneminde epizodik solunum düzensizlikleri (hiperpne/apne), hipotoni ve okülomotor apraksi saptandı.
Bu klinik bulgular posterior fossa malformasyonlarını, özellikle Joubert sendromu ve varyantlarını akla getirir.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
MRG'de serebellar vermis hipoplazisi, derin interpedinküler fossa ve uzamış superior serebellar pedinküller izlendi.
Bu bulguların birleşimi Joubert sendromu için patognomonik olan 'molar diş' görünümünü oluşturur.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Joubert sendromu tanısı kesinleştirildi.
Klinik triad (hipotoni, gelişim geriliği ve molar diş görünümü) Joubert sendromu tanısı için yeterlidir.

Key Concept

Joubert sendromu ve Molar Diş Görünümü
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

On dört yaşındaki kız hasta, özellikle öksürmekle ve ıkınmakla artan, başının arka kısmında yerleşen tekrarlayıcı ağrı şikayetiyle başvuruyor. Nörolojik muayenesinde omuzlarında, kollarının dış yüzünde ve üst gövdesinde ağrı ve ısı duyusunun kaybolduğu, ancak dokunma ve propriyosepsiyon duyusunun korunduğu saptanıyor. Alt ekstremite muayenesinde derin tendon refleksleri artmış olarak bulunuyor.

Bu hastanın kliniğine yol açan en olası konjenital santral sinir sistemi malformasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chiari tip I malformasyonu

Answer

Chiari tip I malformasyonu
Hastanın kliniği iki temel bileşenden oluşmaktadır: Valsalva (öksürük) ile indüklenen suboksipital baş ağrısı ve pelerin tarzı disosiye duyu kaybı. Valsalva ile artan baş ağrısı, serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağı sarkması (herniasyonu) nedeniyle BOS akımının engellenmesi sonucu gelişir. Ağrı ve ısı duyusu kaybı varken dokunma/propriyosepsiyonun korunması (disosiye duyu kaybı) ise spinal kordda kistik bir genişleme olan siringomiyelinin tipik bulgusudur. Chiari tip I malformasyonu, tonsiller herniasyon ve siringomiyelinin en sık birlikte görüldüğü, genellikle adolesan döneme kadar bulgu vermeyen konjenital anomalidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın baş ağrısı karakterini analiz et
Öksürme ve ıkınma (Valsalva manevrası) ile artan oksipital baş ağrısı, foramen magnum düzeyinde kalabalıklaşma (tonsiller herniasyon) bulgusudur.
Kafa içi basınç artışı veya foramen magnumdaki anatomik sıkışıklık Valsalva ile belirginleşir.
2
Nörolojik muayene bulgularını lokalize et
Ağrı ve ısı duyusunun kaybolup, dokunma ve pozisyon duyusunun korunduğu (disosiye duyu kaybı) pelerin tarzı dağılım, spinal kordun merkezini tutan bir lezyonu (siringomiyeli) gösterir.
Merkezi lezyonlar öncelikle spinotalamik traktusun orta hatta çapraz yapan liflerini etkilerken, arka kordon (dokunma/pozisyon) korunur.
3
Klinik tablo ile konjenital malformasyonları eşleştir
Tonsiller herniasyon ve servikal siringomiyeli birlikteliği, en sık Chiari tip I malformasyonunda görülür.
Chiari tip I genellikle adolesan veya genç erişkin döneme kadar asemptomatik kalıp bu yaşlarda bulgu vermesiyle diğer malformasyonlardan ayrılır.

Key Concept

Chiari tip I malformasyonu sıklıkla siringomiyeli ile birliktelik gösterir ve adolesan/genç erişkinlerde öksürükle artan baş ağrısı ve pelerin tarzı disosiye duyu kaybı ile prezente olur.

Hints

1
Hastadaki dokunma duyusunun korunup, ağrı-ısı duyusunun kaybolması 'disosiye duyu kaybı' olarak adlandırılır. Bu durum omuriliğin merkezini tutan lezyonlarda görülür.
2
Omuriliğin merkezinde sıvı dolu kistik kavite oluşumuna 'siringomiyeli' denir. Siringomiyeli sıklıkla serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağı sarktığı bir malformasyonla birliktedir.

Practice More

Chiari malformasyon tiplerinin (Tip I, II ve III) eşlik ettiği diğer yapısal anomalileri (örneğin meningomiyelosel veya ensefalosel birlikteliklerini) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 12Question

İntraktabl nöbetler ve sağ hemiparezi nedeniyle incelenen 88 aylık bir kız bebeğin kraniyal manyetik rezonans görüntülemesinde (MRG), sol lateral ventrikülden serebral korteks yüzeyine kadar uzanan kistik bir kleft (yarık) saptanıyor.

Bu hastada radyolojik olarak porensefali ile şizensefali ayırımı yapılmak istenmektedir. Lezyonun bir gelişimsel malformasyon olan şizensefali yerine, intrauterin doku yıkımı sonucu oluşan porensefali lehine olduğunu gösteren en temel radyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kleft kenarlarının kortikal gri madde yerine beyaz madde ve gliozis ile çevrili olması

Answer

Kleft kenarlarının kortikal gri madde yerine beyaz madde ve gliozis ile çevrili olması, lezyonun porensefali olduğunu gösterir.
Porensefali (ensefaloklastik kist), fetal beynin iskemik, enfeksiyöz veya hemorajik hasara uğraması ve nekrotik dokunun rezorbe olması sonucu gelişen kistik bir boşluktur. Bu boşluk gelişimsel bir anomali olmadığından, kenarları kortikal gri madde ile değil, beynin iyileşme dokusu olan gliozis ve alttaki beyaz madde ile çevrilidir. Buna karşın şizensefali, bir nöronal migrasyon ve kortikal organizasyon anomalisi olup, kleftin her iki duvarı ektopik, displastik veya polimikrogirik gri madde ile baştan başa döşelidir. Radyolojik olarak MRG'de bu iki tablonun ayrımı, kleft duvarını kaplayan dokunun (gri madde mi yoksa beyaz madde ve gliozis mi) tespit edilmesiyle kesin olarak yapılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguyu analiz et
Lateral ventrikülden kortekse uzanan kleft (yarık) saptanmıştır.
Ayırıcı tanıda iki ana durum vardır: Şizensefali (gelişimsel) ve Porensefali (destrüktif).
2
Şizensefali ve Porensefali patogenezlerini karşılaştır
Şizensefali bir nöronal migrasyon defekti iken, porensefali intrauterin iskemik veya enfeksiyöz doku yıkımı (ensefalomalazi) sonucu oluşur.
Patogenezdeki bu temel fark, radyolojik görünüme doğrudan yansır.
3
Kleft duvarlarının histolojik/radyolojik yapısını değerlendir
Şizensefalide kleft duvarı displastik gri madde ile döşeliyken, porensefalide yıkım ve skarlaşma nedeniyle beyaz madde/gliozis izlenir.
MRG'de lezyonun sınırlarını döşeyen dokunun (gri madde vs. beyaz madde) tespiti, iki tabloyu kesin olarak ayıran patognomonik özelliktir.

Key Concept

Şizensefali ve Porensefali Ayrımı

Hints

1
Şizensefali gelişimsel bir migrasyon anomalisidir, porensefali ise intrauterin iskemi veya enfeksiyona bağlı bir doku yıkımıdır.
2
Bir lezyon gelişimsel bir kortikal anomali olduğunda, korteksin yapı taşı olan gri madde lezyon boyunca uzanma eğilimindedir. Doku yıkımında ise böyle düzenli bir yapı beklenmez.
3
Porensefalik kistin etrafında skar dokusu (gliozis) bulunur, şizensefalide ise kleft duvarı baştan başa displastik gri madde (polimikrogiri) ile kaplıdır.

Practice More

Dandy-Walker malformasyonu, lissensefali ve nöral tüp defektlerinin radyolojik/klinik bulgularını gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 13Question

İki (22) aylık bir bebekte jeneralize hipotoni, nistagmus ve görsel izlem zayıflığı nedeniyle yapılan değerlendirmede fizik muayenede mikroftalmi saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 8.0008.000 U/LU/L (normal: <200<200 U/LU/L) olarak bulunuyor. Kraniyal manyetik rezonans (MRMR) görüntülemede 'cobblestone' (parke taşı) görünümü veren tip II lissensefali, ventrikülomegali ve serebellar hipoplazi izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Walker-Warburg sendromu

Answer

Sunulan klinik ve radyolojik bulgular (hipotoni, yüksek CK, mikroftalmi ve cobblestone lissensefali) Walker-Warburg sendromu tanısını koydurur.
Doğru seçenek olan Walker-Warburg sendromu, alfa-distroglikanopati spektrumunun en ağır formudur. Klinik tablodaki 'Kas-Göz-Beyin' triadı (Hipotoni+Yüksek CK, Mikroftalmi, Tip II lissensefali) bu tanı için patognomoniktir. MRG'de izlenen 'cobblestone' görünümü, nöronal migrasyonun durması gereken sınırı aşarak subaraknoid mesafeye taşmasından kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hipotoni ve çok yüksek CK düzeyi konjenital musküler distrofiye; mikroftalmi ise oküler tutuluma işaret eder.
Tanıda 'Kas-Göz' bileşenlerini doğrulamak için.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
MR'daki 'cobblestone' (parke taşı) görünümü Tip II lissensefalidir.
Tip I (klasik) lissensefaliden ayırt etmek için.
3
Ayırıcı tanı ve sentez
Kas, göz ve beyin malformasyonlarının eş zamanlı varlığı Walker-Warburg sendromu (en ağır form) için karakteristiktir.
Diğer nörogenetik sendromları dışlayarak kesin tanıya ulaşmak için.

Key Concept

Walker-Warburg sendromu, alfa-distroglikan glikozilasyon kusuru sonucu gelişen, Tip II lissensefali, konjenital musküler distrofi ve ciddi göz anomalileri ile seyreden otozomal resesif bir hastalıktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 14Question

Hipotoni, epizodik hiperpne-apne atakları ve okulomotor apraksi kliniği ile takip edilen 88 aylık bir süt çocuğuna çekilen kraniyal MRG'de; aksiyel kesitlerde mezensefalon düzeyinde 'molar diş' (molar tooth sign) görünümü, 4.4. ventrikülde 'yarasa kanadı' (bat-wing) deformasyonu ve superior serebellar pedinküllerin kalınlaşarak uzadığı saptanmıştır. Bu hastadaki radyolojik bulguların gelişiminden sorumlu olan temel patofizyolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Superior serebellar pedinküllerin deküsasyon (çaprazlaşma) yapamaması

Answer

Radyolojik bulguların temelindeki mekanizma superior serebellar pedinküllerin deküsasyon (çaprazlaşma) yapamamasıdır.
Hastada tarif edilen klinik ve radyolojik bulgular (molar diş, yarasa kanadı 4.4. ventrikül) Joubert sendromu için karakteristiktir. Joubert sendromu, serebellar vermis hipoplazisi ile seyreden otozomal resesif bir siliyopatidir. Radyolojik olarak izlenen 'molar diş' (molar tooth) bulgusu, superior serebellar pedinküllerin deküsasyon (çaprazlaşma) yapamaması nedeniyle kalınlaşmaları, uzamaları ve mezensefalonun interpedinküler fossasının derinleşmesi sonucunda ortaya çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik verileri analiz et.
Hipotoni, hiperpne atakları, okulomotor apraksi ve MRG'deki 'molar diş' bulgusu Joubert sendromuna işaret eder.
Bu bulgular Joubert sendromu için tanısal üçlemeyi oluşturur.
2
Joubert sendromundaki 'molar diş' görünümünün anatomik bileşenlerini hatırla.
Bu görünüm; derin interpedinküler fossa, mezensefalik isthmus daralması ve kalınlaşmış superior serebellar pedinküllerden oluşur.
Radyolojik görüntüyü oluşturan spesifik anatomik yapılar bunlardır.
3
Pedinkül anomalisinin embriyolojik nedenini belirle.
Superior serebellar pedinküllerin orta hatta çaprazlaşamaması (deküsasyon hatası) bu anomaliye yol açar.
Liflerin çaprazlaşamaması, pedinküllerin mezensefalon düzeyinde anormal bir rotasyon ve kalınlaşma göstermesine neden olur.

Key Concept

Joubert sendromu ve molar diş görünümünün patogenezi

Alternative Method

Radyolojik bulgulardan 'yarasa kanadı' görünümünün dördüncü ventrikül seviyesinde olduğunu, bunun vermis agenezisi/hipoplazisi ile ilişkili olduğunu ancak spesifik olarak 'molar diş' bulgusunun pedinküllerle (ayakçıklarla) ilgili bir patolojiye dayandığını düşünerek de eleme yapılabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 15Question

Altı aylık bir bebek; motor gelişimde gerilik, kas gevşekliği ve göz kürelerinde istemsiz düzensiz hareketler şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünde yenidoğan döneminden itibaren belirginleşen, ataklar halinde gelen hiperpne ve apne dönemlerinin olduğu ifade ediliyor. Fizik muayenesinde gövde ataksisi ve jeneralize hipotonisi saptanan hastanın kraniyal MRG incelemesinde mezensefalon düzeyinde "molar diş" (molar tooth) görünümü saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Joubert sendromu

Answer

Joubert sendromu
Doğru seçenek olan Joubert sendromu; serebellar vermis hipoplazisi, üst serebellar pedinküllerin uzaması ve derinleşmiş interpedünküler fossa sonucu oluşan 'molar diş' görünümü ile karakterizedir. Klinik olarak bebeklerde görülen hiperpne ve apne atakları, hipotoni ve ataksi bu tanıya tam uyum sağlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
2
3

Key Concept

Joubert sendromu; epizodik solunum düzensizlikleri, hipotoni ve MRG'de patognomonik olan 'molar diş belirtisi' (molar tooth sign) ile karakterize otozomal resesif geçişli bir siliopatidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 16Question

Altı (66) aylık bir erkek bebek, vücudunun sol tarafında fark edilen hareket azlığı ve dirençli nöbetler nedeniyle pediatrik nöroloji polikliniğine getirilmiştir. Fizik muayenesinde sol tarafta belirgin spastik hemiparezi saptanmıştır. Yapılan kraniyal MR incelemesinde; sağ hemisferde lateral ventrikül epandiminden pial yüzeye kadar uzanan ve duvarları gri cevher (heterotopik korteks) ile döşeli olan tam kat bir yarık izlenmektedir.

Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şizensefali

Answer

Kraniyal MR'da lateral ventrikülden kortikal yüzeye uzanan ve gri cevherle döşeli yarık izlenen hastada en olası tanı şizensefalidir.
Şizensefali tanısı doğrudur çünkü radyolojik olarak tanımlanan 'ventrikül epandiminden pial yüzeye uzanan ve gri cevherle (heterotopik korteks) döşeli tam kat yarık' bu malformasyonun temel özelliğidir. Klinik olarak sıklıkla hemiparezi, mikrosefali, gelişimsel gerilik ve epilepsi ile prezante olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Hemiparezi ve dirençli nöbetler fokal bir beyin malformasyonuna işaret eder.
Hastanın başvuru şikayetleri ile lezyonun lokalizasyonu arasında ilişki kurmak gerekir.
2
Radyolojik bulguları analiz et
Ventrikül ile pial yüzey arasında tam kat yarık ve gri cevher döşemesi saptanmıştır.
Bu bulgu, primer bir nöronal migrasyon kusurunu sekonder olaylardan ayıran en önemli kriterdir.
3
Ayırıcı tanı yap
Duvarların gri cevherle döşeli olması porensensefaliyi eler ve şizensefali tanısını kesinleştirir.
Şizensefali primer bir malformasyonken, porensensefali genellikle vasküler bir olay sonrası gelişen kistik bir boşluktur.

Key Concept

Şizensefali, ventrikülden kortikal yüzeye uzanan ve duvarları gri cevherle döşeli tam kat yarıklarla karakterize bir nöronal migrasyon kusurudur.

Alternative Method

Şizensefali MR bulgularında yarığın duvarlarının birbirine değdiği 'kapalı dudak' (type 1) ve yarığın geniş olduğu 'açık dudak' (type 2) formları olduğu unutulmamalıdır. Gri cevher döşemesi her iki tip için de ayırt edicidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 17Question

Sekiz (88) aylık bir bebek; tekrarlayan nöbetler, infantil spazm ve motor gelişim basamaklarında belirgin gerilik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede mikrosefali, bitemporal basıklık (daralma), yukarı kalkık burun delikleri ve belirgin ince bir üst dudak yapısı saptanıyor. Kraniyal manyetik rezonans görüntülemede (MRG) serebral korteksin diffüz olarak kalınlaştığı, sulkus ve girusların izlenmediği ve serebral hemisferlerin aksiyel kesitte "88 rakamı" (kum saati) görünümünde olduğu tespit ediliyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, hastada en olası genetik defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 17p13.317p13.3 bölgesini içeren mikrodelesyon

Answer

17p13.317p13.3 bölgesini içeren mikrodelesyon Miller-Dieker sendromuna yol açar.
Hastada saptanan agiri (sulkus ve girusların yokluğu), kalın serebral korteks ve aksiyel MRG kesitlerindeki karakteristik "88 rakamı" (kum saati) görünümü, lissensefali tip 11 tanısını koydurur. Bu bulgulara eşlik eden mikrosefali, bitemporal daralma ve ince üst dudak gibi dismorfik özellikler Miller-Dieker sendromu için patognomoniktir. Bu sendrom, 17p13.317p13.3 bölgesini (özellikle LIS1LIS1 genini) içeren bir mikrodelesyon sonucu oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Mikrosefali, infantil spazm ve motor gerilik ile birlikte bitemporal daralma ve ince üst dudak gibi spesifik dismorfik yüz hatları tespit edildi.
Bu bulgular Miller-Dieker sendromu gibi dismorfik bir lissensefali tablosuna işaret eder.
2
Radyolojik bulguları yorumla
Girusların izlenmemesi (agiri) ve kalın korteks lissensefaliyi; aksiyel kesitteki "88 rakamı" görünümü ise silviyen fissürlerin sığlığına bağlı karakteristik lissensefali bulgusunu doğrular.
Radyolojik bulgular lissensefali tip 11 (klasik lissensefali) tanısını koydurur.
3
Klinik ve radyolojiyi genetikle birleştir
Lissensefali tip 11 ve Miller-Dieker dismorfizmi varlığında en olası neden 17p13.317p13.3 delesyonudur.
Miller-Dieker sendromu, lissencephaly-1 (LIS1LIS1) genini de içeren bir mikrodelesyon sendromudur.

Key Concept

Lissensefali (Tip 1) ve Miller-Dieker Sendromu

Practice More

Lissensefali tip 22 (Walker-Warburg sendromu) ve 'cobblestone' (parke taşı) korteks görünümü ile ayrımını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

On altı (1616) yaşında bir kız hasta, son bir yıl içerisinde gelişen ve antiepileptik tedaviye direnç gösteren fokal başlangıçlı nöbetler nedeniyle pediatrik nöroloji polikliniğine getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde motor gelişim basamaklarının normal olduğu, ancak okul başarısının hafif düzeyde düşük olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde nörolojik bulgu ve cilt lezyonu saptanmıyor. Kraniyal MRG incelemesinde; lateral ventrikül duvarları boyunca dizilmiş, ventrikül lümenine doğru protrüzyon gösteren, tüm sekanslarda gri cevher ile izointens karakterde olan ve kontrast tutmayan çok sayıda nodüler odak izleniyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Periventriküler nodüler heterotopi

Answer

Klinik ve radyolojik veriler ışığında en olası tanı periventriküler nodüler heterotopidir.
Periventriküler nodüler heterotopi tanısı, hastanın radyolojik incelemesinde saptanan ventrikül duvarındaki gri cevher ile izointens nodüler odaklar ve antiepileptik tedaviye dirençli nöbetlerle tam uyumludur. Bu durum genellikle X'e bağlı dominant (Filamin A mutasyonu) kalıtılır ve kız çocuklarında daha sık görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumu analiz edin.
Adolesan dönemde başlayan dirençli nöbetler ve hafif bilişsel etkilenme saptandı.
Nöronal migrasyon bozuklukları, özellikle heterotopiler sıklıkla puberte döneminde nöbetlerle prezante olur.
2
Radyolojik bulguları yorumlayın.
Lateral ventrikül duvarında gri cevher ile izointens, kontrast tutmayan nodüller belirlendi.
Heterotopik nöron kümeleri, normal korteks ile aynı sinyal özelliklerine sahiptir ve kontrast tutmazlar.
3
Ayırıcı tanıyı değerlendirin.
Tuberosklerozda beklenen kalsifikasyon ve cilt bulgularının yokluğu heterotopi lehine değerlendirildi.
Subependimal nodüller hem tuberosklerozda hem heterotopide görülse de radyolojik karakterleri farklıdır.

Key Concept

Periventriküler nodüler heterotopi, nöronların ventriküler germinal matriksten kortekse göçünün başarısızlığı sonucu oluşur ve tipik olarak gri cevher ile izointens subependimal nodüllerle karakterizedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 19Question

Üç aylık bir erkek bebek; jeneralize hipotoni, kaba motor gelişimde duraksama ve görme azlığı şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde belirgin aksiyel ve apandiküler hipotoni, derin tendon reflekslerinde bilateral arefleksi ve mikroftalmi saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 5200 U/L5200 \text{ U/L} olarak ölçülmüştür. Kraniyal MRG incelemesinde; serebral korteksin kalın ve agirik olduğu, kortikal yüzeyin 'cobblestone' (parke taşı) görünümü sergilediği, ventrikülomegali ve beyin sapında hipoplazi ile karakterize 'Z-şekilli' deformite eşlik ettiği görülmüştür. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Walker-Warburg sendromu

Answer

Walker-Warburg sendromu
Doğru seçenek Walker-Warburg sendromudur çünkü bu sendrom; konjenital müsküler distrofi (yüksek CK), oküler anomaliler (mikroftalmi, katarakt, retinal displazi) ve Tip 2 lissencephaly (cobblestone korteks) ile karakterize en ağır alfa-distroglikanopati formudur. MRG'de görülen 'Z-şekilli' beyin sapı deformitesi de bu tanı için oldukça spesifiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada ağır jeneralize hipotoni, arefleksi ve mikroftalmi mevcuttur.
Belirtiler kas ve göz tutulumunu içeren sistemik bir sendromu düşündürür.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla.
Serum CK düzeyinin 5200 U/L5200 \text{ U/L} olması konjenital müsküler distrofi varlığını kanıtlar.
Primer SSS malformasyonlarında CK normaldir; kas enzim yüksekliği ayırıcı tanıda kritiktir.
3
Radyolojik bulguları değerlendir.
MRG'deki 'cobblestone' görünümü Tip 2 lissencephaly'yi, beyin sapındaki 'Z-deformitesi' ise ağır gelişimsel anomalileri gösterir.
Bu spesifik radyolojik bulgular alfa-distroglikanopatiler için karakteristiktir.
4
Sentez yap.
Kas, göz ve beyin malformasyonlarının en ağır birlikteliği Walker-Warburg sendromudur.
Diğer varyantlar (MEB, Fukuyama) daha hafif seyirli olup bu derece ağır bulgu vermez.

Key Concept

Walker-Warburg Sendromu (Kas-Göz-Beyin Triadı)
Question 20Question

8 aylık bir bebek, gelişim basamaklarında gerilik nedeniyle tetkik edilmektedir. Çekilen kraniyal MRG incelemesinde; lateral ventriküllerin birbirine paralel uzandığı, frontal boynuzların birbirinden uzaklaştığı ve üçüncü ventrikülün lateral ventriküller arasına doğru yukarı yerleşim gösterdiği saptanıyor. Bu radyolojik bulgular aşağıdaki konjenital SSS malformasyonlarından hangisi için tipiktir?

Show answer & explanation

Answer: Korpus kallozum agenezisi

Answer

Korpus kallozum agenezisi
Korpus kallozum agenezisinde (KKA), hemisferler arası bağlantıyı sağlayan korpus kallozum oluşmadığı için lateral ventriküller birbirine paralel hale gelir ve birbirinden uzaklaşır. Bu durum aksiyel kesitlerde 'yarış arabası' görünümü olarak adlandırılır. Ayrıca 3. ventrikül, normalde üstünde bulunması gereken korpus kallozum olmadığı için yukarı doğru (lateral ventriküller arasına) yer değiştirir.

Step-by-Step Solution

1
Radyolojik bulguları analiz et
Lateral ventriküllerin birbirine paralel olması ve 3. ventrikülün yukarı yerleşimi saptandı.
Bu bulgular korpus kallozumu oluşturan liflerin karşıya geçemeyip Probst liflerini oluşturması sonucu ventriküllerin itilmesiyle oluşur.
2
Ayırıcı tanı yap
Bulgular korpus kallozumun yokluğunu işaret eden 'yarış arabası' (racing car) ve 'Viking kaskı' görünümleri ile uyumludur.
Diğer seçeneklerdeki malformasyonlar (lizensefali, holoprozensefali vb.) farklı spesifik radyolojik paternler sergiler.

Key Concept

Korpus kallozum agenezisinde lateral ventriküllerin paralel dizilimi ve yüksek yerleşimli 3. ventrikül tipik radyolojik bulgulardır.
Estimated Time:45s
Page 1 / 2Next