Divan Edebiyatı

303 questions

Question 41Question

Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak kurulan nazım şekillerinin yapısal, kafiye ve tematik özelliklerini araştıran bir öğrenci, farklı eserlerden şu üç beyti seçmiştir:

I.
*Görüp Mecnûn'u ol bî-çâre vü zâr*
*Dedi: Ey derd-i aşka mübtelâ yâr*

II.
*Süzme çeşmün gelmesün m��jgân müjgân üstüne*
*Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne*

III.
*İlm kesbiyle pâye-i rif'at*
*Bir acâyib belâ imiş ancak*

Buna göre, incelenen beyitlerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: I. ve II. beyitlerin her ikisi de kendi arasında kafiyeli (aaaa) olduğundan, ait oldukları şiirlerin sonraki beyitleri de benzer şekilde her beyit kendi içinde bağımsız (bb,cc,dd...bb, cc, dd...) kafiyelenecek şekilde devam eder.

Answer

I. ve II. beyitlerin her ikisinin de kendi arasında kafiyeli olmasından yola çıkarak ait oldukları şiirlerin sonraki beyitlerinin de aynı şekilde kendi arasında kafiyeleneceğini savunan yargı yanlıştır.
Kendi arasında kafiyeli (aaaa) olan beyitlerden birincisi tahkiyeli anlatımıyla mesneviye, ikincisi ise lirik anlatımıyla gazel/kaside matlasına aittir. Mesnevi sonraki beyitlerde de kendi arasında kafiyeli (bb,cc,dd...bb, cc, dd...) ilerlerken, gazel/kaside sonraki beyitlerde matla beytine bağlı olarak (ba,ca,da...ba, ca, da...) şeklinde kafiyelenir. Bu sebeple her iki şiirin de sonraki beyitlerinin kendi içinde bağımsız kafiyeleneceği yargısı yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen beyitlerin kafiye şemalarını ve dize sonlarındaki ses benzerliklerini analiz etmek.
I. beyit 'zâr - yâr' sözcükleriyle kendi arasında (aaaa) kafiyelidir. II. beyit 'üstüne' redifleri ve 'müjgân - peykân' sözcükleriyle kendi arasında (aaaa) kafiyelidir. III. beyit ise 'rif'at - ancak' sözcükleriyle ilk beyit içinde kafiyesiz (xaxa) olup serbesttir.
Nazım şekillerinin yapısal özelliklerini belirlemede ilk adım kafiye düzeninin tespit edilmesidir.
2
Beyitlerin içeriksel ve tematik özelliklerini (tahkiye, liriklik, didaktiklik) incelemek.
I. beyitte 'Mecnûn' adı geçmekte ve olay anlatımı (tahkiye) yapılmaktadır, bu da mesnevi nazım şeklini gösterir. II. beyitte sevgilinin kirpikleri ve ok gibi kirpikleri tasvir edilmekte olup son derece lirik ve coşkulu bir gazel/kaside matlasıdır. III. beyitte ise bilginin ve aşkın karşılaştırılmasıyla felsefi/didaktik bir düşünce aktarılmaktadır, bu da kıta nazım şekline uygundur.
Aynı kafiye şemasına sahip olabilen nazım şekillerini (mesnevi ve gazel/kaside matlası gibi) birbirinden ayırmak için tematik içerik analiz edilmelidir.
3
Belirlenen nazım şekillerinin şiir boyunca nasıl devam ettiğini (kafiye gelişimini) ortaya koymak.
Mesnevi her beyti kendi arasında kafiyeli olarak (aa,bb,cc...aa, bb, cc...) devam ederken; gazel ve kaside ilk beyitten sonra (ba,ca,da...ba, ca, da...) şeklinde, yani ilk dizeleri serbest, ikinci dizeleri matla ile kafiyeli olacak şekilde devam eder. Kıta ise baştan itibaren (xa,ba,ca...xa, ba, ca...) şeklinde ilerler.
Seçeneklerdeki yapısal karşılaştırmaların doğruluğunu test etmek için şiirlerin bütünsel kafiye mimarisini bilmek gerekir.
4
Yanlış olan seçeneği belirlemek için seçeneklerdeki yargıları analiz etmek.
Gazel/kaside (II. beyit) ve mesnevi (I. beyit) başlangıçta aaaa şemasına sahip olsalar da, gazel/kaside sonraki beyitlerde bb,ccbb, cc şeklinde değil, ba,ca,daba, ca, da şeklinde kafiyelenir. Bu nedenle her iki şiirin de sonraki beyitlerinin bb,cc,ddbb, cc, dd şeklinde ilerleyeceğini iddia eden yargı yanlıştır.
Soru kökünde bizden yanlış olan yargı istendiği için bu yapısal farkı göz ardı eden yargı doğru cevaptır.

Key Concept

Divan Edebiyatı Beyitlerle Kurulan Nazım Şekillerinin Yapısal ve Kafiye Düzenleri
Estimated Time:3m 0s
Question 42Question

Aşağıda sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl divan şairlerini, sağ sütundaki en belirgin edebî özellikleri ve eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Necati Bey
Hayalî Bey
Ahmet Paşa
Bağdatlı Ruhi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Necati Bey - Deyim ve atasözlerini divan şiirine yerleştiren şair; Hayalî Bey - Tasavvufi rindane tarzı ve cihan-ara beytiyle tanınan şair; Ahmet Paşa - Kerem Kasidesi ile bilinen Fatih dönemi şairi; Bağdatlı Ruhi - Toplumsal eleştirileri ve Terkibibend'iyle tanınan şair.
Doğru eşleşmede Necati Bey mahallileşme çabaları ve 'döne döne' gazeliyle; Hayalî Bey tasavvufi rindane üslubu ve 'cihan-ara' beytiyle; Ahmet Paşa Fatih dönemindeki vezirliği ve 'Kerem Kasidesi'yle; Bağdatlı Ruhi ise hiciv ve toplumsal eleştiri içeren 'Terkibibend'iyle doğru şekilde gruplandırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sol sütundaki şairlerin yaşadıkları yüzyılları ve edebî kimliklerini belirleme.
Ahmet Paşa ve Necati Bey 15. yüzyıl; Hayalî Bey ve Bağdatlı Ruhi 16. yüzyıl şairleridir.
Yüzyıl bilgisi, sağ sütundaki tanımlarla şairleri eşleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Ahmet Paşa ve Necati Bey'in 15. yüzyıl özellikleri doğrultusunda eşleştirilmesi.
Ahmet Paşa, Fatih dönemine ait 'Kerem' redifli kasideyle; Necati Bey ise 'döne döne' redifli gazeliyle ve irsal-i mesel kullanımıyla eşleşir.
Her iki şairin edebî tarihte kendilerine has en belirgin eser ve yönleri bunlardır.
3
Hayalî Bey ve Bağdatlı Ruhi'nin 16. yüzyıl özellikleri doğrultusunda eşleştirilmesi.
Hayalî Bey, felsefi derinliğe sahip 'cihan-ara' beytiyle; Bağdatlı Ruhi ise toplumsal eleştirileri ve ünlü 'Terkibibend'i ile eşleşir.
Şairlerin temsil ettikleri edebî tarzlar ve şöhret kazandıkları eserler bu eşleşmeyi doğrular.

Key Concept

15. ve 16. yüzyıl divan edebiyatı şairlerinin yüzyılları, belirgin üslup özellikleri ve meşhur eserlerinin ayırt edilmesi.
Question 43Question

13. ve 14. yüzyıllarda Anadolu sahasında gelişen Türk edebiyatının kurucu şairleri hakkında araştırma yapan bir akademisyen, hazırladığı çalışma raporuna şu notları kaydetmiştir:

* X Şairi: 14. yüzyılın başlarında kaleme aldığı, ahlaki ve tasavvufi ögeler barındıran on bablık hacimli Türkçe mesnevisiyle bilinir. Eserinin çeşitli bölümlerinde Türkçenin edebi bir dil olarak değer görmemesinden yakınmış ve Türkçenin sanatsal gücün�� ortaya koymayı amaçlamıştır.
* Y Şairi: Germiyanoğulları sarayında yetişip daha sonra Osmanlı şehzadelerinin himayesine girmiş; tıp, astronomi ve din ilimlerindeki birikimiyle tanınmıştır. Divan şiiri geleneğinde aruzun Türkçeye uygulanmasında kurucu rol oynamış ve Makedonyalı hükümdarın hayatın�� konu alan epik-alegorik mesnevisiyle şöhret kazanmıştır.
* Z Şairi: Kırşehir'de yaşamış ve bölgedeki kültürel hayata yön vermiştir. Feridüddin Attar'ın kuşların tasavvufi yolculuğunu anlatan sembolik eserini Türkçeye serbestçe aktarmış; bu çeviriye *Kelile ve Dimne* ile *Kâbusnâme* gibi kaynaklardan aldığı çeşitli kıssaları ve kendi özgün hikâyelerini de katarak esere telif niteliği kazandırmıştır.

Bu raporda özellikleri ve eserleri açıklanan şairler (X, Y, Z) sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Âşık Paşa - Ahmedî - Gülşehrî

Answer

Raporda özellikleri ve eserleri açıklanan şairler sırasıyla Âşık Paşa, Ahmedî ve Gülşehrî'dir.
Raporda özellikleri belirtilen şairler sırasıyla Âşık Paşa, Ahmedî ve Gülşehrî'dir. X şairi olarak tanımlanan ve Garibnâme adlı on bablık Türkçe eseriyle Türk dilinin önemini vurgulayan isim Âşık Paşa'dır. Y şairi olarak tanımlanan, Germiyanoğulları ve Osmanlı saraylarında bulunup İskendernâme adlı eseriyle bilinen isim Ahmedî'dir. Z şairi olarak tanımlanan, Kırşehir'de yaşayan ve Feridüddin Attar'ın Mantıku't-Tayr adlı eserini serbestçe çevirip içine Kelile ve Dimne gibi kaynaklardan hikayeler ekleyen isim ise Gülşehrî'dir.

Step-by-Step Solution

1
İlk şairin (X) kimliğini belirleme
X şairinin 14. yüzyılın başlarında yazdığı, ahlaki-tasavvufi içerikli, on bölümden (bab) oluşan mesnevisi 'Garibnâme'dir. Bu eserde Türkçenin önemini savunan şair Âşık Paşa'dır.
Metindeki 'on bablık hacimli Türkçe mesnevi' ve 'Türkçenin edebi bir dil olarak değer görmemesinden yakınma' ifadeleri bizi doğrudan Âşık Paşa'ya ve Garibnâme eserine götürür.
2
İkinci şairin (Y) kimliğini belirleme
Y şairinin Germiyan ve Osmanlı saraylarında bulunması, tıp/astronomi bilgisi ve Büyük İskender'i konu alan 'İskendernâme' mesnevisini yazması onun Ahmedî olduğunu gösterir.
İskendernâme, Anadolu sahasında yazılmış ilk ve en önemli İskender hikâyesidir; yazarı ise 14. yüzyılın en üretken şairlerinden Ahmedî'dir.
3
Üçüncü şairin (Z) kimliğini belirleme
Z şairinin Kırşehir'de yaşamış olması ve Feridüddin Attar'ın Mantıku't-Tayr adlı alegorik eserini serbestçe Türkçeye uyarlayıp içine Kelile ve Dimne'den hikâyeler eklemesi onun Gülşehrî olduğunu netleştirir.
Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr çevirisi klasik bir tercüme olmayıp, içine başka kaynaklardan hikâyeler eklenerek genişletilmiş özgün bir adaptasyondur.

Key Concept

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Question 44Question

Divan edebiyatı nazım şekillerinin yapısal, kafiye ve tematik özelliklerini inceleyen bir araştırmacı, farklı yazma eserlerden şu üç beyiti seçmiştir:

I.
*Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi*
*Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi*

II.
*Leylî dedi ey cefâ-yı devrân*
*Hicrân oduna yakıldı bu cân*

III.
*Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilür*
*Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat*

Bu beyitlerin yapısal, tematik ve kafiye özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: II. beyit, olay anlatımına dayalı yapısı ve kendi arasında kafiyeli (aa) oluşuyla bir mesneviye; III. beyit ise ilk beyti musarra olmayan (ab) ve felsefi-düşünsel içerik taşıyan bir kıtaya aittir.

Answer

İkinci beyit, olay anlatımına dayalı yapısı ve kendi arasında kafiyeli (aa) oluşuyla bir mesneviye; üçüncü beyit ise ilk beyti musarra olmayan (ab) ve felsefi-düşünsel içerik taşıyan bir kıtaya aittir.
İkinci beyit, 'Leylî dedi...' ifadesinden anlaşılacağı üzere olay anlatımına dayalıdır ve kendi arasında kafiyelidir (aa), bu da mesnevi nazım şeklinin özelliğidir. Üçüncü beyit ise 'bilür' ve 'sâat' kelimeleriyle kafiyesiz başlamıştır (ab) ve felsefi bir düşünceyi (en uzun gecenin dertli olana sorulması gerektiğini) işlemektedir, bu da kıta nazım şeklinin ilk beytine özgüdür.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin kafiye düzenlerini belirleme
I. beyit 'devlet gibi / sıhhat gibi' kelimeleriyle 'aa' (musarra), II. beyit 'devrân / cân' kelimeleriyle 'aa' (musarra), III. beyit 'bilür / sâat' kelimeleriyle 'ab' (gayrimusarra) düzenindedir.
Nazım şekillerinin ve beyit konumlarının tespiti için ilk adım kafiye örgüsünü analiz etmektir.
2
Beyitlerin tematik ve yapısal özelliklerini inceleme
I. beyit lirik-didaktik bir konuya sahiptir (gazel/kaside matlası olabilir). II. beyit 'Leylî dedi...' ifadesiyle anlatı/olay esasına dayalı bir anlatım sunar (mesnevi). III. beyit ise felsefi ve hikemi bir anlam taşımakta olup kafiyesiz başladığı için kıta nazım şeklinin ilk beytidir.
Kafiye düzeni aynı olan beyitleri (I ve II) birbirinden ayırmak için tema ve anlatım tarzına bakılır.
3
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda değerlendirme
Doğru seçeneğin, ikinci beytin mesneviye, üçüncü beytin ise kıtaya ait olduğunu belirten seçenek olduğu görülür.
Elde edilen veriler ile şıklardaki yargıların doğruluğu test edilir.

Key Concept

Divan edebiyatında beyit esasına dayalı nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, kıta) kafiye örgüsü, mısra yapısı ve tematik özellikler bakımından ayırt edilmesi.
Question 45Question

Bir edebiyat tarihçisi, 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri üzerine yaptığı çalışmada iki şairin üslup özelliklerini karşılaştırmak için şu örnek beyitleri vermiştir:

I. Beyit:
*Çıkalı göklere âhım şereri döne döne*
*Yandı kandîl-i sipihrin ciğeri döne döne*

II. Beyit:
*Minnet Hudâ'ya devlet-i dünyâ fenâ bulur*
*Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız*

Edebiyat tarihçisi bu beyitlerin sahipleri hakkında şu tespitlerde bulunur:
- I. beytin şairi; şiirlerinde divan edebiyatının kalıplaşmış mazmunlarının dışına çıkmaya çalışmış, Türkçenin deyim ve atasözü varlığını aruz veznine başarıyla uygulayarak mahallîleşme yöneliminin ilk olgun örneklerini vermiştir.
- II. beytin şairi ise döneminin saray çevresinde büyük itibar görmüş; hayata rintçe yakla��mış, tasavvufa şiirlerinde yer vermeyerek dünyevi zevkleri ve beşerî sevgiyi ön plana çıkarmıştır.

Buna göre, edebiyat tarihçisinin hakkında değerlendirme yaptığı şairler ve eserleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I. beytin sahibi, 15. yüzyılda Türkçe söyleyiş güzelliğine önem veren ve mahallîleşme yöneliminin öncülerinden olan Necâtî'dir; II. beytin sahibi ise 16. yüzyılda yaşamış, din dışı konulardaki rindane gazellerinin yanı sıra Fezâil-i Cihâd gibi mensur eserler de kaleme almış olan Bâkî'dir.

Answer

I. beytin Necâtî Bey'e, II. beytin Bâkî'ye ait olduğunu belirten; şairlerin yüzyıllarını, üsluplarını ve Bâkî'nin Fezâil-i Cihâd adlı mensur eserini doğru açıklayan seçenek doğru cevaptır.
Doğru cevap, birinci beytin 15. yüzyıl sanatçısı Necâtî Bey'e, ikinci beytin ise 16. yüzyıl sanatçısı Bâkî'ye ait olduğunu belirten seçenektir. Necâtî Bey şiirlerinde deyim ve atasözlerini kullanarak mahallîleşmenin temellerini atmış; Bâkî ise dünyevi konuları rintçe bir edayla işlemiş ve cihadın faziletlerini anlatan Fezâil-i Cihâd gibi mensur eserler de kaleme almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen I. beyti ve edebi özellikleri incelemek.
'döne döne' redifli ünlü gazel beyti ve Türkçe deyim/atasözü kullanımı, 15. yüzyıl şairi Necâtî Bey'e işaret etmektedir.
Şairin üslup özellikleri (mahallîleşme, Türkçe deyim kullanımı) ve meşhur beyti üzerinden şairin kimliğini tespit etmek.
2
Verilen II. beyti ve edebi özellikleri incelemek.
Mahlas hanesinde 'Bâkî' isminin geçmesi, saray çevresindeki itibarı, dünyevi aşkı konu edinmesi ve tasavvufa yer vermemesi 16. yüzyıl şairi Bâkî'ye işaret etmektedir.
Beyitte geçen mahlası ve şairin rindane tarzını analiz ederek şairin kimliğini kesinleştirmek.
3
Şairlerin yüzyıllarını ve eserlerini karşılaştırmak.
Necâtî Bey 15. yüzyıl, Bâkî ise 16. yüzyıl şairidir. Bâkî'nin Kanuni Mersiyesi dışındaki mensur eserlerinden biri de Fezâil-i Cihâd'dır.
Seçeneklerde yer alan yüzyıl ve eser bilgilerinin doğruluğunu kontrol ederek doğru seçeneği belirlemek.

Key Concept

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Üslup, Yüzyıl ve Eser Özellikleri

Alternative Method

İkinci beyitte geçen 'Bâkî' mahlası doğrudan şairin ismini vermektedir. Buradan hareketle ikinci şairin Bâkî olduğu netleştirilebilir. Seçeneklerde ikinci şairin Bâkî olarak belirtildiği ve yüzyılının/eserinin doğru eşleştirildiği şık aranarak doğru cevaba daha hızlı ulaşılabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 46Question

Aşağıda Divan edebiyatı nesir türlerinden alınmış iki farklı metin verilmiştir:

I. Metin:
"İlahi, kabul senden, ret senden... İlahi, hidayet senden, inayet senden... İlahi, senin keremin çok, bizim günahımız çok... Günahımız bizi yandırır, keremin bizi andırır."

II. Metin:
"Ey oğul! Bilgil ve agâh ol ki dünya malı azizdir, onu hor tutma ve yerinde harcamaktan çekinme. Lakin mal kazanacağım diye hırs ateşiyle kendini yakma. Her işinde insafı elden bırakma."

Bu metinler ve temsilcileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: I. metnin yazarı XV. yüzyıl divan nesri temsilcisiyken II. metnin yazarı XVII. yüzyıl sade nesrinin öncülerindendir.

Answer

İkinci metnin yazarı Mercimek Ahmet, XVII. yüzyılda değil, birinci metnin yazarı Sinan Paşa gibi XV. yüzyılda yaşamıştır. Dolayısıyla yazarların farklı yüzyıllarda yaşadığını iddia eden yargı söylenemez.
Doğru cevap, iki yazarın da aynı yüzyılda (XV. yüzyıl) eser vermiş olması gerçeğine dayanır. Sinan Paşa da Mercimek Ahmet de Osmanlı'nın kuruluş/yükseliş dönemi olan XV. yüzyıl edebiyatçılarıdır. Dolayısıyla ikinci metnin yazarının XVII. yüzyıla ait olduğunu savunan ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metinlerin biçimsel ve anlamsal özelliklerini analiz ederek ait oldukları eserleri tespit etmek.
I. metnin secili ve münacat yapısından hareketle Sinan Paşa'nın Tazarrunâme'sine; II. metnin hitap tarzı ve sade Türkçe yapısından hareketle Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme tercümesine ait olduğu belirlenir.
Yazar ve eser eşleştirmesini doğru yaparak seçenekleri değerlendirmek için ilk adım üslup ve içerik tespitidir.
2
Tespit edilen yazarların yaşadıkları ve eser verdikleri yüzyılları belirlemek.
Sinan Paşa'nın Fatih Sultan Mehmet döneminde (XV. yüzyıl), Mercimek Ahmet'in de II. Murad döneminde (XV. yüzyıl) yaşadığı ve eser verdiği saptanır.
Yazarların kronolojik bilgilerini kontrol ederek dönem/yüzyıl uyuşmazlığı olan seçeneği bulmak amaçlanmaktadır.
3
Seçeneklerdeki bilgileri karşılaştırıp yanlış olan yargıyı işaretlemek.
Mercimek Ahmet'in XVII. yüzyıl sade nesir temsilcisi olduğunu belirten seçenekte bilgi yanlışı olduğu görülür.
Soru kökündeki 'söylenemez' ifadesine uygun olan yanlış seçeneğin tespiti tamamlanır.

Key Concept

Divan Nesri Temsilcileri ve Yüzyılları
Question 47Question

Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak kurulan nazım şekillerinin kendilerine has yapısal (kafiye düzeni, mahlas kullanımı) ve tematik (olay anlatımı, lirik duygu, dua) özellikleri bulunmaktadır.

Aşağıda sol sütunda verilen beyitleri, sağ sütundaki ait oldukları nazım şekilleri ve beyit özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Dergehinden Nef'î-i zârı cüdâ kılma ki ol
Âsitânın bekleyen kem-ter gedâlardan biridir
Fuzûlî rindi şâd etmez visâl-i yâr derlerse
Belâ-yı hicr ile yansın dil-i nâ-şâdına baksın
Var idi bir eşek zaîf ü nizâr
Yük elinden çekip cefâ v�� hesâr
Vâris-i mülk-i Süleymân olsan ey hod-bîn-i dûn
Âkıbet toprak olur cism-i şerîfin bî-güman

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci beyit Kaside (Taç beyit) ile, ikinci beyit Gazel (Makta beyti) ile, üçüncü beyit Mesnevi (Olay/tasvir beyti) ile, dördüncü beyit ise Kıta (Matlasız ilk beyit) ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; 'Nef'î' mahlası taşıyan ve kaside türünün sunum/dua özelliklerini gösteren beyit Kaside (Taç beyit) ile; lirik unsurlar taşıyan ve 'Fuzûlî' mahlası olan beyit Gazel (Makta beyti) ile; olay anlatımına dayanan ve kendi içinde kafiyeli olan beyit Mesnevi (Olay/tasvir beyti) ile; matlasız kafiye düzenine (xa) sahip olan beyit ise Kıta (Matlasız ilk beyit) ile eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci beytin dil, üslup ve mahlas özelliklerini incelemek.
Beyitte 'Nef'î' mahlası ge��mektedir ve kasidelere özgü olarak bir büyüke yönelik bağlılık ve dua/tazarru dili hâkimdir. Bu durum kasidenin 'taç beyit' özelliğini gösterir.
Kasidelerde şairin mahlasının geçtiği beytin ayırt edici yapısal ve tematik rolünü belirlemek.
2
İkinci beytin kafiye ve mahlas durumunu analiz etmek.
Beyitte 'Fuzûlî' mahlası bulunmakta ve lirik, aşka dair rintçe bir tema işlenmektedir. Bu, gazelin son beyti olan makta beytine işaret eder.
Gazelde şairin imzasının bulunduğu son beyti saptamak.
3
Üçüncü beytin kafiye yapısını ve anlatım tekniğini incelemek.
Beyit kendi arasında kafiyelidir (nizâr - hesâr / aa) ve bir olay anlatımı (eşek tasviri) söz konusudur.
Mesnevilerin en belirgin özelliği olan her beytin kendi arasında kafiyeli olması ve olay anlatımına dayanması kuralını uygulamak.
4
Dördüncü beytin mısra sonlarındaki ses benzerliklerini kontrol etmek.
İlk mısra 'dûn' ve ikinci mısra 'bî-güman' kelimeleriyle bitmektedir; beyit matlasızdır (xa). Felsefi-ahlaki bir muhtevaya sahiptir.
Kıtaların en önemli ayırt edici özelliği olan matla beytinin bulunmaması (ilk beytin serbest kafiyeli olması) kuralını test etmek.

Key Concept

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, kıta) yapısal ve tematik özellikleri
Estimated Time:3m 0s
Question 48Question

Aşağıda sol sütunda edebî özellikleri ve yüzyılları verilen şairler ile sağ sütundaki şair-eser eşleştirmelerini doğru biçimde birleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

15. yüzyılın başlarında yaşamış, hekimlik yönüyle de bilinen, toplumsal eleştiriyi mizahi ve alegorik bir dille yansıttığı ünlü eseriyle Türk edebiyatında hiciv ve fabl türünün en önemli örneklerinden birini veren şairdir.
15. yüzyılın ikinci yarısında yetişen, şiirlerinde halk söyleyişlerine, deyim ve atasözlerine geniş yer vererek yerlileşme (mahallîleşme) akımının Türk şiirindeki ilk önemli zeminini hazırlayan sanatçıdır.
16. yüzyılda yaşamış, şiirlerinde dinî-tasavvufi konulara hemen hemen hiç yer vermeyerek dünyevi aşkı, rintliği ve yaşam zevkini kusursuz bir İstanbul Türkçesi ve üstün bir ahenk işçiliğiyle dile getiren şairdir.
16. yüzyılda Bağdat ve çevresinde ömür süren, aşkın verdiği acıyı ve vuslatsızlığı ruhun olgunlaşması için bir saadet olarak gören, ilmi şiirin temeli sayan lirik ve felsefi eğilimli ızdırap şairidir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekilde kurulmalıdır: Hiciv ve fabl türünde Harnâme'yi yazan hekim şair Şeyhî'dir. Deyim ve atasözlerini şiire katıp mahallîleşmeye zemin hazırlayan Necâtî'dir. Tasavvuftan uzak durup dünyevi aşkı ve rintliği işleyen, Kanuni Mersiyesi'nin yazarı Bâkî'dir. Beşerî aşkı ilahi aşka dönüştüren, ızdırap şairi olarak bilinen lirik sanatçı ise Leylâ vü Mecnûn ile Fuzûlî'dir.
Şairlerin edebî yönelimleri ve eserleri göz önüne alındığında; 15. yüzyılın alegorik hiciv ve mesnevi yazarı Şeyhî Harnâme eseriyle; atasözü ve deyimleri şiire katan Necâtî, Divan'ıyla; rindane tarzın temsilcisi Bâkî, Kanuni Mersiyesi ile; ilahi aşkın ve ızdırabın lirik şairi Fuzûlî ise Leylâ vü Mecnûn eseriyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci şair tanımının incelenmesi.
Tanımda 15. yüzyılda yaşayan, hekim olan ve alegorik hiciv (fabl) yazan şairin Şeyhî olduğu ve eserinin Harnâme olduğu tespit edilir.
Şairin mesle��i, yüzyılı ve eser türü üzerinden doğru şahsiyete ulaşmak.
2
İkinci şair tanımının incelenmesi.
Şiirde deyim ve atasözü kullanımını yaygınlaştırarak yerlileşmeye öncülük eden 15. yüzyıl sanatçısının Necâtî olduğu belirlenir.
Üslup özellikleri ve yerlileşme akımının öncülük tarihi ile eşleştirmeyi doğrulamak.
3
Üçüncü şair tanımının incelenmesi.
Tasavvufa yer vermeyen, dünyevi yaşamı ve rintliği İstanbul Türkçesiyle işleyen ve mersiyesi olan 16. yüzyıl sanatçısının Bâkî olduğu saptanır.
Dönem, üslup ve mersiye türündeki eseri üzerinden doğru eşleştirmeyi sağlamak.
4
Dördüncü şair tanımının incelenmesi.
Bağdat çevresinde yaşayan, ilmi şiirin temeli sayan, aşk acısıyla olgunlaşan lirik şairin Fuzûlî olduğu ve eserinin Leylâ vü Mecnûn olduğu belirlenir.
Coğrafya, tasavvufi aşk felsefesi ve ünlü aşk mesnevisi yardımıyla son eşleştirmeyi tamamlamak.

Key Concept

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Üslup, Yüzyıl ve Eser Eşleştirmesi
Question 49Question

Aşağıda verilen beyitleri, temsil ettikleri Divan edebiyatı edebî akımlarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Heves-i vuslat-ı cânân ile bî-tâbız biz
Rişte-i nâle-i murğ-ı dil-i sad-pâreyiz
Bağ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gamın da rüzgârın görmüşüz
Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a
Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdan
Taramış zülfünü dökmüş yüzüne
Benzer o kaşları yayın gözüne

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci beyit Sebk-i Hindî, ikinci beyit Hikemî Tarz, üçüncü beyit Mahallîleşme Akımı ve dördüncü beyit Türk-i Basit akımıyla eşleşmektedir.
Beyitlerin dil, üslup ve içerik özellikleri incelendiğinde; yoğun Farsça tamlamaları ve hayal gücünü ön plana çıkaran birinci beyit Sebk-i Hindî; hayat tecrübesi ve felsefi görüş sunan ikinci beyit Hikemî Tarz; İstanbul yaşamı ve mahallî unsurları barındıran üçüncü beyit Mahallîleşme; tamamen Türkçe kelimelerle yazılan dördüncü beyit ise Türk-i Basit akımının özelliklerini taşır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci beyitin dil ve imge dünyasını incelemek.
Ağır dil ve karmaşık Farsça tamlama yapısı (Sebk-i Hindî)
Sebk-i Hindî şiirinde anlatımı güçleştirmek ve soyut hayaller kurmak esastır.
2
İkinci beyitin temasını ve didaktik yönünü belirlemek.
Hayat tecrübelerine dayalı felsefi ve ahlaki düşünce aktarımı (Hikemî Tarz)
Hikemî şiir, okuyucuya ders vermeyi ve doğru yolu göstermeyi hedefler.
3
Üçüncü beyitte geçen mekân ve günlük yaşam ögelerini tespit etmek.
İstanbul'a ait yerel mekân (Sa'd-âbâd) ve somut yaşam sahneleri (Mahallîleşme Akımı)
Mahallîleşme akımında yerel unsurlara, şehir hayatına ve somut güzellere yer verilir.
4
Dördüncü beyitteki dilin yalınlığını ve kelime kökenlerini değerlendirmek.
Yabancı sözcük barındırmayan arı Türkçe kelime kadrosu (Türk-i Basit)
Türk-i Basit akımı, divan şiirinin kalıpları içinde saf Türkçe ile yazma çabasıdır.

Key Concept

Divan edebiyatındaki edebî akımların beyitler üzerinden tahlili ve tespiti
Question 50Question

Divan edebiyatında şairlerin sanat anlayışları, dili kullanma biçimleri, ele aldıkları temalar ve dönemlerinin dil özellikleri şiirlerinin üslubunu belirler. Örneğin; Azeri Türkçesinin ses ve kelime özelliklerini lirik ve tasavvufi bir acıyla birleştiren şair ile dünyevi aşkı ve zevki İstanbul Türkçesinin pürüzsüzlüğüyle dile getiren şairin üslubu birbirinden belirgin şekilde ayrılır. Aynı şekilde, atasözü ve deyimleri şiire dâhil ederek yerlileşmenin ilk kıvılcımlarını yakan şair ile yüksek bir teknikle nazireler yazıp saray çevresinin diliyle şiir söyleyen şairin üslupları da farklıdır.

Buna göre, aşağıda verilen beyitlerden hangisinin üslup/içerik özelliklerinden hareketle ait olduğu şairle eşleştirilmesi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Beyit:
"Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der"
Açıklama: 15. yüzyılın tasavvufi hicivleriyle tanınan şairi Şeyhî’ye aittir; şairin Harname adlı ��nlü yergi mesnevisindeki alegorik anlatım tarzıyla birebir örtüşmektedir.

Answer

Yanlış eşleştirilen beyit, 'Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der' dizesiyle başlayan ve Şeyhî'ye ait olduğu belirtilen seçenektir.
Doğru cevap, Bağdatlı Rûhî’ye ait olan beyit ile Şeyhî’nin eşleştirildiği seçenektir. 'Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der / Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der' beyti, 16. yüzyıl divan edebiyatının toplumsal yergi ve kalenderane üslubuyla tanınan şairi Bağdatlı Rûhî’ye aittir. Açıklamada bu beytin 15. yüzyıl şairi Şeyhî’ye ait olduğunun belirtilmesi ve Harname ile ilişkilendirilmesi bilgi yönünden yanlıştır. Şeyhî, 15. yüzyılda yaşamış olup Harname adlı eseri mesnevi nazım biçimindedir, oysa verilen beyit gazel formundadır.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin dil ve üslup özelliklerini analiz etme
Seçeneklerde yer alan beyitlerin dil özellikleri (Azeri Türkçesi kelimeleri, İstanbul Türkçesi söyleyişi, deyim ve atasözü kullanımı) incelendi.
15. ve 16. yüzyıl divan şairlerinin kendilerine has üslup ve dil tutumlarını tespit etmek için bu analiz gereklidir.
2
Eşleştirmelerin doğruluğunu denetleme
Fuzûlî, Bâkî, Necâtî ve Ahmet Paşa ile yapılan eşleştirmelerin şairlerin yüzyılları, edebi yönelimleri ve dil özellikleri ile örtüştüğü görüldü.
Doğru olan seçenekleri eleyerek hatalı olan eşleştirmeye ulaşmak amaçlanmıştır.
3
Hatalı eşleştirilen beytin gerçek şairini ve biçimsel özelliklerini saptama
'Gör zâhidi...' beytinin 16. yüzyıl şairi Bağdatlı Rûhî'ye ait olduğu, Şeyhî'nin ise 15. yüzyılda mesnevi tarzında (Harname) alegorik hicivler yazdığı belirlendi.
Seçenekteki bilginin neden yanlış olduğunu edebiyat tarihi verileriyle ve nazım şekli farkıyla kanıtlamak gerekir.

Key Concept

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairlerinin Üslup, Yüzyıl ve Eser Eşleştirmesi
Question 51Question

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatında dörtlük ve bentlerle kurulan bazı nazım şekilleri, sağ sütunda ise bu nazım şekillerinin ayırt edici yapısal veya içeriksel özellikleri karışık olarak verilmiştir. Bu nazım şekillerini ilgili özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Rubaî
Tuyuğ
Şarkı
Tardiye
Terci-i Bent

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki Rubaî üçüncü açıklamayla, Tuyuğ birinci açıklamayla, Şarkı dördüncü açıklamayla, Tardiye beşinci açıklamayla ve Terci-i Bent ikinci açıklamayla eşleşmelidir.
Nazım şekilleri ile özellikleri doğru şekilde eşleştirildiğinde, Rubaî'nin aruzun 24 kalıbıyla yazılması ve İran menşeli olması özelliğiyle üçüncü açıklamayla; Tuyuğ'un sadece 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılması ve Türk menşeli olması özelliğiyle birinci açıklamayla; Şarkı'nın miyan ve nakarat barındırmasıyla dördüncü açıklamayla; Tardiye'nin aruzun özel bir kalıbıyla yazılan beşli bent yapısıyla ve kafiyelenişiyle beşimi açıklamayla; Terci-i Bent'in ise değişmeyen vasıta beytiyle ikinci açıklamayla eşleşmesi gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Tek dörtlükten oluşan nazım şekillerinin ayırt edici özelliklerini incelemek.
Rubaî ve Tuyuğ tek dörtlükten oluşur. Rubaî, İran menşeli olup aruzun 24 farklı kalıbıyla yazılır; Tuyuğ ise Türk menşeli olup sadece 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılır ve halk edebiyatındaki maninin karşılığıdır. Bu bilgiler doğrultusunda Rubaî üçüncü açıklamayla, Tuyuğ ise birinci açıklamayla eşleşir.
Rubaî ile Tuyuğ arasındaki aruz kalıbı ve köken farkını tespit etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
Dörtlüklerle kurulan ve bestelenen şarkı formunun ayırt edici yapısal unsurlarını analiz etmek.
Şarkı, bestelenmek için yazılır, bentlerinin üçüncü dizesine 'miyan', her bendin sonunda tekrarlanan dizesine ise 'nakarat' denir. Türk edebiyatına özgü bu yapısal özellikler dördüncü açıklamada belirtilmiştir, dolayısıyla Şarkı dördüncü açıklamayla eşleşir.
Şarkı nazım şeklinin miyan ve nakarat gibi kendine has teknik terimlerini tanımlamak eşleştirmeyi doğrular.
3
Beşer dizelik bentlerle kurulan musammat türlerini ve bunlara ait istisnaları değerlendirmek.
Beşer dizelik bentlerle kurulan nazım şekli muhammestir. Ancak aruzun 'mef'ûlü mefâîlün feûlün' kalıbıyla yazılan ve kafiyelenişi 'aaaab ccccb...' şeklinde olan özel muhammes çeşidi tardiyedir. Bu özellikler beşinci açıklamada belirtilmiştir, dolayısıyla Tardiye beşinci açıklamayla eşleşir.
Tardiye ile klasik muhammes arasındaki aruz kalıbı ve kafiye düzeni farkını ortaya koymak gerekir.
4
Uzun bentlerle kurulan ve musammatlardan ayrılan büyük nazım şekillerini incelemek.
Terkib-i bent ve terci-i bent uzun bentlerden oluşur. Terci-i bentte bentler arasındaki geçişi sağlayan vasıta beyti her bendin sonunda hiç değişmeden aynen tekrarlanır. Bu bilgi ikinci açıklamada belirtilmiştir, dolayısıyla Terci-i Bent ikinci açıklamayla eşleşir.
Terci-i bent ve terkib-i bent arasındaki temel ayrım noktası olan vasıta beytinin durumunu kontrol etmek doğru sonuca ulaştırır.

Key Concept

Divan Edebiyatı Dörtlük ve Bentlerle Kurulan Nazım Şekillerinin Yapısal ve İçeriksel Özellikleri
Question 52Question

Hakk’a şükür koçlarun devrân��dur
Cümle âlem bu demün hayrânıdur
Kıl kılıçtan keskin ü incedür yol
Er olanlarun bu yol meydânıdur

Biçimsel ve içerik özellikleri dikkate alındığında bu şiirle ilgili;

I. Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı, aruzun yalnızca "fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla yazılan "tuyuğ" nazım şeklinin ��zelliklerini taşımaktadır.
II. Fars edebiyatından Türk edebiyatına geçen ve aruzun kendine özgü yirmi dört farklı kalıbıyla yazılabilen "rubai" nazım şeklinin yapısal özelliklerini yansıtmaktadır.
III. İslamiyet öncesi Türk edebiyatında ölen kişilerin ardından duyulan acıyı dile getiren "sagu" nazım şeklinin divan edebiyatındaki yapısal ve tematik karşılığıdır.
IV. Tek dörtlükten oluşan, mahlas barındırmayan ve üslup özellikleri dikkate alındığında 14. yüzyıl şairi Kadı Burhaneddin'e ait olan bu şiir, Azeri Türkçesinin dil özelliklerini yansıtmaktadır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve IV

Answer

I ve IV
I ve IV numaralı öncülleri içeren seçenek doğrudur. Şiir, aruzun sadece 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılan ve Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı tuyuğ nazım şeklinin özelliklerini taşımaktadır. Aynı zamanda 14. yüzyıl Azeri Türkçesi şairi Kadı Burhaneddin'in üslubunu ve dil özelliklerini barındırmakta olup mahlas içermemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen şiirin biçimsel özelliklerini (nazım birimi, kafiye örgüsü ve ölçü) incelemek.
Şiirin tek dörtlükten oluştuğu, kafiye düzeninin "aaxa" (devrânıdur - a, hayrânıdur - a, yol - x, meydânıdur - a) olduğu görülür.
Şiirin tek dörtlükle kurulan nazım şekillerinden hangisi olduğunu tespit etmek amacıyla ilk biçimsel veriler toplanır.
2
Şiirin aruz kalıbını ve hece yapısını analiz etmek.
Şiir, aruzun "fâilâtün fâilâtün fâilün" (11'li hece yapısına denk) kalıbıyla yazılmıştır.
Tuyuğ ve rubai biçimsel olarak birbirine çok benzese de tuyuğ yalnızca aruzun bu tek kalıbıyla yazılır. Rubai ise Fars edebiyatı kökenli olup aruzun 24 farklı özel kalıbıyla yazılır. Bu durum birinci öncülü doğru, ikinci öncülü yanlış kılar.
3
İslamiyet öncesi dönemdeki sagu nazım şeklinin divan edebiyatındaki karşılığını değerlendirmek.
Sagu nazım şeklinin divan edebiyatındaki tematik karşılığı mersiyedir; tuyuğ değildir.
Dönemler arası nazım şekli karşılıkları üzerinden üçüncü öncülün yanlışlığı belirlenir.
4
Şiirin dil, üslup ve şair özelliklerini incelemek.
Şiirde "koçlarun", "demün", "olanlarun" gibi 14. yüzyıl Azeri Türkçesi dil özellikleri görülmektedir. Şiirde mahlas bulunmamaktadır. Bu özellikler, divan edebiyatında tuyuğ nazım şeklinin en önemli temsilcilerinden olan Kadı Burhaneddin’in üslubuyla örtüşmektedir. Bu durum dördüncü öncülü doğrular.
Şiirin şair, dönem ve dil özelliklerini belirleyerek dördüncü öncülün doğruluğu teyit edilir.

Key Concept

Divan Edebiyatı tek dörtlükten oluşan nazım şekilleri (tuyuğ ve rubai) ile bunların biçimsel, kökensel ve dilsel özellikleri.
Estimated Time:3m 0s
Question 53Question

Aşağıda Divan edebiyatı nazım şekillerinden alınmış üç farklı beyit verilmiştir:

I.
*Esti nesîm-i nev-bahâr açıldı güller subh-dem*
*Açsın bizim de gönlümüz sâkî meded sun câm-ı Cem*

II.
*Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd eder ihsân*
*Niçün kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı*

III.
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden anın katı zâr*

Bu beyitlerin yapısal ve tematik özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: II. beyit, şairin mahlasını barındırması ve sevgilinin cefasından yak��nması sebebiyle ait olduğu gazelin son (makta) beytidir.

Answer

İkinci beytin şairin mahlasını barındırdığı ve ait olduğu gazelin makta beyti olduğunu iddia eden seçenek
İkinci beyit kendi arasında kafiyeli (musarra) değildir (kafiye düzeni 'xa' biçimindedir) ve şairin mahlasını içermemektedir. Divan şiirinde gazel ve kasidelerin son beyitlerine 'makta' denir ve bu beyitlerde şairin mahlasının bulunması zorunludur. Ayrıca makta beyitleri kendi arasında kafiyeli olmak zorunda değildir, fakat bu beyitte ne mahlas vardır ne de yapısal özellikler makta beyti olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bu beyitle ilgili yapılan değerlendirme yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin kafiye düzenlerini (musarra olup olmadıklarını) belirleme.
I. beyit (subh-dem / câm-ı Cem) kendi arasında kafiyeli (aa), II. beyit (ihsân / sanmaz mı) kendi arasında kafiyeli değil (xa), III. beyit (nizâr / zâr) kendi arasında kafiyelidir (aa).
Nazım şekillerinin matla beyti olup olmadığını ve genel kafiye yapısını tespit etmek.
2
Beyitlerin tematik (içerik) özelliklerini inceleme.
I. beyit doğa (bahar) ve içki meclisi tasviri (nesib/teşbib); II. beyit sevgiliye duyulan lirik aşk acısı (gazel konusu); III. beyit ise bir hayvan üzerinden giden anlatı/olay örgüsü (mesnevi konusu) içermektedir.
Beyitlerin hangi nazım şekline (kaside, gazel, mesnevi) ait olduğunu kesinleştirmek.
3
Seçeneklerde verilen iddiaların doğruluk değerini analiz etme ve yanlış olanı bulma.
Lirik konulu II. beyitte şair adı (mahlas) geçmemektedir ve kafiyesi 'xa' olduğundan bu beyit bir gazelin makta (son) beyti olamaz. Dolayısıyla bu beytin makta beyti olduğunu savunan seçenek yanlıştır.
Seçenekler arasından yanlış bilgiyi içeren seçeneği saptamak.

Key Concept

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin yapısal ve tematik analizi
Question 54Question

Edebiyat öğretmeni, derste öğrencilerine Divan edebiyatında şairlerin yalnızca dinî, tasavvufî ya da toplumsal konulara yönelmediklerini; aynı zamanda kendi sanatsal güçlerini de abartılı bir biçimde överek dile getirdiklerini belirtmiştir. Bu tür şiirlerde şairlerin, söz söyleme becerilerini peygamber mucizeleriyle kıyaslayacak kadar ileri götürebildiklerini ifade etmiş ve tahtaya bir beyit yazmıştır.

Buna göre öğretmen, tahtaya aşağıdaki beyitlerden hangisini yazmış olursa söz ettiği "fahriye" türünü örneklendirmiş olur?

Show answer & explanation

Answer: Sözümde cilve-gerdir mu'cizât-ı Hazret-i Îsâ
Nefes urdukça ihyâ eylerem mevtâ-yı ma'nâyı

Answer

Sözümde cilve-gerdir mu'cizât-ı Hazret-i Îsâ / Nefes urdukça ihyâ eylerem mevtâ-yı ma'nâyı beyiti
Şairin kendi söz söyleme yeteneğini ve şiir sanatındaki başarısını, ölüleri diriltme mucizesiyle özdeşleştirerek abartılı bir biçimde övdüğü beyit, fahriye türünün özelliklerini tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin içerik çözümlemesinin yapılması
Beyitlerde geçen anahtar kavramlar (mu'cizât-ı Hazret-i Îsâ, Hak-teâlâ, dîvân-ı risâlet, Mustafa Han, Edirne) tespit edilir.
Nazım türünü belirlemek için beyitlerin hangi temayı işlediğini saptamak gerekir.
2
Şairin kendisini ve sanatını övdüğü 'fahriye' kavramının tanımıyla beyitleri karşılaştırma
Kendi söz söyleme gücünü ölüleri dirilten Hz. İsa mucizesine benzeten ve kendi şairliğini ön plana çıkaran beyit belirlenir.
Fahriye türünde şairin kendi yeteneğini olağanüstü benzetmelerle ve gururlu bir edayla övmesi temel belirleyicidir.
3
Diğer beyitlerin nazım türlerinin netleştirilmesi
Diğer beyitlerin sırasıyla tevhit (Allah'ın birliği), naat (Peygamber övgüsü), mersiye (ölüm acısı) ve şehrengiz (şehir övgüsü) olduğu saptanarak doğru seçenek doğrulanır.
Seçeneklerin doğru elenmesi ve konu eşleştirmelerinin hatasız yapılması için bu adım gereklidir.

Key Concept

Divan Edebiyatı Nazım Türleri ve Konuları
Question 55Question

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Fuzûlî'ye ait bu beyit, kafiye düzeni (aa) dikkate alındığında bir gazelin hangi bölümünü oluşturmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Matla

Answer

Matla
Verilen beytin dizeleri kendi arasında kafiyelidir (aa). Divan edebiyatında gazel ve kaside gibi beyitlerle kurulan nazım şekillerinin ilk beytine 'matla' adı verilir.

Step-by-Step Solution

1
Beytin dize sonlarındaki ses benzerliklerini analiz etmek
'usanmaz m��' ve 'yanmaz mı' kelimelerinin kendi aralarında kafiyeli olduğu ve 'aa' şemasını oluşturduğu tespit edilir.
Beytin kafiye düzenini bulmak, gazeldeki yerini belirlemenin ilk adımıdır.
2
Bulunan kafiye şemasını gazelin yapısal özellikleri ile eşleştirmek
Gazellerin yalnızca ilk beyti kendi arasında kafiyelidir (aa). Diğer beyitler xa, ya, za şeklinde devam eder. Bu nedenle beyit ilk beyittir.
Gazelin ilk beytinin yapısal tanımını uygulamak.

Key Concept

Gazelin ilk beytine (kafiye düzeni aa olan) matla denmesi
Question 56Question

18. yüzyılda yaşamış, Lale Devri'nin eğlence ve zevk anlayışını şiirlerine yansıtmış olan şairdir. Divan şiirinin geleneksel soyut dünyasından uzaklaşarak somut ve gerçekçi bir yaklaşımla İstanbul'un mesire yerlerini, özellikle Sadabad eğlencelerini anlatmıştır. Mahallileşme akımının en önemli temsilcisi kabul edilen şair, aynı zamanda şarkı nazım şeklinin de en başarılı örneklerini vermiştir.

Bu parçada söz edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nedîm

Answer

Nedîm
Nedîm, 18. yüzyılda yaşamış olup mahallileşme akımının, Lale Devri eğlencelerinin, İstanbul Türkçesinin ve şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisidir. Parçada verilen bütün özellikler Nedîm'i işaret etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etme
Şairin 18. yüzyılda yaşadığı, Lale Devri, mahallileşme akımı, Sadabad eğlenceleri ve şarkı nazım biçimiyle ilişkilendirildiği belirlenmiştir.
Soruda tanıtılan şairin karakteristik özelliklerini tespit etmek seçenekler arasında doğru eşleştirmeyi yapmayı sağlar.
2
Tespit edilen özelliklerin şairlerle eşleştirilmesi
Bu özelliklerin tamamı 18. yüzyıl Divan şairi Nedîm ile uyuşmaktadır. Diğer şairler yüzyıl veya edebi anlayış bakımından bu tanımlamalara uymamaktadır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için şairlerin yüzyılları ve edebi yönelimleri doğrulanmalıdır.

Key Concept

18. Yüzyıl Divan Edebiyatı, Lale Devri, Şarkı Nazım Biçimi ve Mahallileşme Akımı (Nedîm)
Question 57Question

Yâ Rab hemîşe lutfunı kıl reh-nümâ bana
Gösterme ol tarîki ki varmaz sana bana

Fuzûlî’ye ait bu beyit, konusu ve şairin üslubu dikkate alındığında aşağıdaki Divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Münacat

Answer

Münacat
Beyitte geçen 'Yâ Rab' ifadesi ve şairin Allah'tan lütuf dileyip kendisine doğru yolu göstermesi yönündeki yakarışı, bu şiirin doğrudan Allah'a dua etmek amacıyla yazıldığını gösterir. Divan edebiyatında Allah'a yalvarıp yakarmak, günahların bağışlanmasını dilemek amacıyla yazılan şiirler münacat olarak adlandırıldığından doğru seçenek münacattır.

Step-by-Step Solution

1
Beyitte geçen anahtar sözcükleri ve ifadenin anlamını belirleme.
"Yâ Rab" (Ey Rabb'im) seslenişi ile "lutfunu bana rehber kıl, ucu sana çıkmayan yolu bana gösterme" anlamındaki dua ifadeleri tespit edilir.
Beytin konusunu doğru tayin edebilmek için temel kavramların ve iletilen mesajın çözümlenmesi gerekir.
2
Tespit edilen konuyu Divan edebiyatı nazım türleriyle eşleştirme.
Allah'a yalvarıp yakarma, günahların bağışlanmasını ve hidayete ermeyi dileme konularını işleyen nazım türünün münacat olduğu belirlenir.
Nazım türleri, işledikleri temalara ve yazılış amaçlarına göre sınıflandırılmaktadır.
3
Diğer seçeneklerdeki türlerin konularını analiz ederek eleme yapma.
Tevhit Allah'ın birliğini; naat peygamber övgüsünü; methiye devlet büyüklerinin niteliklerini; hicviye ise yergiyi konu edindiğinden bu seçenekler elenir ve münacat türü doğrulanır.
Çeldiricilerin hangi kavramsal yanılgılardan kaynaklandığını netleştirerek doğru sonuca ulaşılır.

Key Concept

Münacat nazım türünün tanımı ve beyit düzeyinde konu analizi yoluyla tespiti
Question 58Question

Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak kurulan nazım şekillerinin yapısal ve içeriksel özellikleri üzerine çalışan bir öğrenci, araştırmasında şu tespitleri yapmıştır:

I. Matla ve makta beyti bulunmayan, genellikle iki beyitten oluşan, felsefi düşünceler veya hiciv gibi konuların işlendiği ve kafiye düzeni xa ya za ...xa\ ya\ za\ ... şeklinde olan nazım şeklidir.
II. Bir uzun dizeye bir kısa dize eklenerek oluşturulan, eklenen bu kısa dizelere 'ziyade' adı verilen nazım şeklidir.
III. Beyit sınırı bulunmayan, her beytin kendi arasında kafiyeli (aa bb cc ...aa\ bb\ cc\ ...) olduğu ve olay anlatımına dayalı uzun hikayelerin yazımında tercih edilen nazım şeklidir.

Buna göre, özellikleri verilen bu nazım şekilleri sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak gösterilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kıta - Müstezat - Mesnevi

Answer

Kıta - Müstezat - Mesnevi sıralamasını içeren seçenektir.
Doğru sıralama 'Kıta - Müstezat - Mesnevi' şeklindedir. Kıta nazım şeklinin matla ve makta beyti yoktur, genellikle iki beyitten oluşur ve xa ya za ...xa\ ya\ za\ ... şeklinde kafiyelenir. Müstezat, her uzun dizeye eklenen kısa dizelerle (ziyade) oluşur. Mesnevi ise sınırsız beyit sayısına sahip olup her beyti kendi arasında kafiyelidir (aa bb cc ...aa\ bb\ cc\ ...).

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncüldeki özellikleri analiz etmek
Matla/makta beyti bulunmayan, iki beyitlik hacme sahip ve xa ya za ...xa\ ya\ za\ ... kafiye ��rgülü nazım şeklinin 'kıta' olduğu belirlenir.
Kıtanın yapısal özelliklerini belirleyerek ilk sırada yer alması gereken nazım şeklini tespit etmek.
2
İkinci öncüldeki özellikleri analiz etmek
Uzun dizelerin altına eklenen kısa dizelerle (ziyade) kurulan nazım şeklinin 'müstezat' olduğu belirlenir.
Müstezatın kurucu ögesi olan ziyade dizesi üzerinden doğru nazım şeklini tespit etmek.
3
Üçüncü öncüldeki özellikleri analiz etmek
Her beytinin kendi arasında kafiyeli (aa bb cc ...aa\ bb\ cc\ ...) olduğu, beyit sınırı olmayan ve hikaye anlatımında kullanılan nazım şeklinin 'mesnevi' olduğu belirlenir.
Mesnevinin kafiye şeması ve uzun anlatılar için kullanılma amacını tespit etmek.

Key Concept

Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak kurulan nazım şekillerinin (kıta, müstezat, mesnevi) yapısal, kafiye ve içeriksel özellikleri.
Question 59Question

Gün doğdu şâh-ı âlem uyanmaz mı hâbdan
Kılmaz mı cilve hayme-i gerdûn-cenâbdan

Bâkî’nin ünlü bir eserinden alınan bu beyit, tematik özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki Divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Mersiye

Answer

Mersiye
Doğru yanıt mersiye seçeneğidir. Verilen beyit, Bâkî'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü üzerine yazdığı meşhur mersiyeden alınmıştır. Beyitte padişahın vefatı 'uyanmaz mı uykudan' ifadesiyle mecazi bir şekilde dile getirilmiş ve ölümden duyulan hüzün işlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Beyitte geçen anahtar kavramları analiz etmek.
"Şâh-ı âlem" (dünya şahı) ifadesinin uykuda ("hâb") olduğu ve uyanıp uyanmayacağının sorulduğu görülür.
Şiirin konusunu ve hangi durum üzerine yazıldığını tespit etmek.
2
Beytin ait oldu��u eseri ve şairi hatırlamak.
Bu beyit, Bâkî'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatı üzerine yazdığı ünlü "Kanuni Mersiyesi"nden alınmıştır.
Tarihsel ve edebi bağlamı doğrulamak.
3
Nazım türünü belirlemek.
Ölen bir kişinin ardından duyulan acıyı ve onun niteliklerini anlatan Divan edebiyatı nazım türü mersiyedir.
Seçenekler arasından doğru nazım türünü eşleştirmek.

Key Concept

Ölen bir kişinin ardından duyulan acıyı ve onun niteliklerini dile getiren Divan edebiyatı nazım türü mersiyedir. İslamiyet öncesindeki sagu ve halk edebiyatındaki ağıt türlerinin Divan edebiyatındaki karşılığıdır.
Question 60Question

18. yüzyılda yaşamış olan şair, Klasik Türk şiirinin son büyük temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Şiirlerinde Sebk-i Hindi akımının sembolik, kapalı ve imgeci anlatımını zirveye taşımıştır. Mevlevi kültürünün derin tasavvufi düşüncesiyle yoğrulmuş olan sanatçı; soyut kavramları somutlaştırarak anlatmada, alışılmamış bağdaştırmalara yer vermede oldukça başarılıdır. Aşkın tasavvufi mertebelerini alegorik bir yolculuk üzerinden anlattığı ünlü mesnevisi, edebiyatımızın bu türdeki en olgun eserlerindendir.

Bu parçada edebi şahsiyeti ve alegorik mesnevisi hakkında bilgi verilen şair ile eseri aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Şeyh Galip - Hüsn ü Aşk

Answer

��eyh Galip - Hüsn ü Aşk
Parçada verilen tüm özellikler (18. yüzyıl şairi olma, Sebk-i Hindi akımı temsilciliği, Mevlevilik kültürü ve alegorik aşk mesnevisi) Şeyh Galip'i işaret etmektedir. Şeyh Galip'in bu özellikleri taşıyan başyapıtı Hüsn ü Aşk adlı mesnevidir. Dolayısıyla Şeyh Galip - Hüsn ü Aşk ikilisi doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki ipuçlarını (yüzyıl, akım, tasavvufi kültür ve mesnevi türü) analiz etme.
Şairin 18. yüzyılda yaşadığı, Sebk-i Hindi akımını benimsediği, Mevlevi olduğu ve aşkı alegorik bir yolculukla anlatan bir mesnevisi olduğu belirlenir.
Parçada tanıtılan şairin kimliğini tespit etmek için edebi özelliklerini çözümlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki şair ve eser eşleştirmelerini değerlendirme.
Şeyh Galip'in 18. yüzyıl şairi olduğu, Sebk-i Hindi temsilcisi olduğu ve Hüsn ü Aşk adlı ünlü alegorik mesneviyi yazdığı görülür. Diğer seçeneklerdeki eşleştirmeler ya yüzyıl, ya akım ya da eser-yazar bakımından uyumsuzdur.
Doğru şair-eser ikilisini belirlemek ve çeldiricileri elemek için edebiyat tarihi bilgilerini eşleştirmek gerekir.

Key Concept

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri, Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 3 / 16Next
Divan Edebiyatı Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 3 | Examkin