Tüm alıştırma soruları
2563 soru
Bir havalimanında; Anadolu, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara adlarındaki beş uçağın pistten kalkış sırasıyla ilgili şunlar bilinmektedir:
* Karadeniz uçağı, Marmara uçağından hemen sonra kalkmıştır.
* Akdeniz uçağı, Karadeniz uçağından hemen sonra kalkmıştır.
* Ege uçağı, Anadolu uçağından daha önce kalkmıştır.
* Ege uçağı ilk sırada kalkan uçak değildir.
Buna göre, üçüncü sırada kalkan uçak aşağıdakilerden hangisidir?
Kültürel belleğin inşasında edebiyatın rolü üzerine yürütülen tartışmalar, ekseriyetle metinlerin tarihsel gerçekliği ne ölçüde yansıttığı sorusuna odaklanır. Ancak bu yaklaşım, edebi yapıtın geçmişi pasif bir şekilde kaydeden bir ayna olmaktan ziyade, onu şimdiki zamanın ihtiyaçları doğrultusunda yeniden kurgulayan aktif bir fail olduğunu göz ardı eder. Bir yazar, geçmişi anlatırken onu olduğu gibi aktarmaz; kendi döneminin entelektüel süzgecinden geçirerek geleceğe yönelik bir hafıza tasarımı sunar. Dolayısıyla edebiyatın tarihsel bellek üzerindeki etkisi, geçmişi doğru bir biçimde korumasından değil, onu şimdiki zamanın bakış açısıyla yeniden üreterek toplumsal kimliğin gelecekteki sınırlarını çizmesinden kaynaklanır.
Bu parçada vurgulanmak istenen ana düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Bir apartmanın 'den 'ya kadar numaralandırılmış katlarında Can, Derya, Elif, Fatih, Gamze ve Hakan isimli kişiler oturmaktadır. Her katta yalnızca bir kişi oturmaktadır.
Bu kişilerin oturduğu katlarla ilgili şunlar bilinmektedir:
* Derya katta oturmaktadır.
* Can, Gamze'nin oturmakta olduğu katın kat üzerinde oturmaktadır.
* Elif ve Fatih ardışık katlarda oturmaktadır.
* Hakan, Fatih'ten daha alt bir katta oturmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir antik kent kazı alanında yer alan Aslanlı Lahit (), Dikilitaş (), Sunak (), Tapınak (), Kemer () ve Manastır () yapılarının birbirine göre konumları ve aralarındaki mesafelerle ilgili şu bilgiler verilmiştir:
* Dikilitaş (), Sunak'ın () tam batısında yer almaktadır ve aralarındaki en kısa mesafe dir.
* Tapınak (), Dikilitaş'ın () tam kuzeyindedir ve aralarındaki en kısa mesafe dir.
* Kemer (), Tapınak'ın () tam doğusunda yer almaktadır ve aralarındaki en kısa mesafe dir.
* Aslanlı Lahit (), Kemer'in () tam güneyindedir ve aralarındaki en kısa mesafe dir.
* Manastır (), Sunak'ın () tam güneydoğusunda (), Aslanlı Lahit'in () ise tam güneybatısındadır ().
Buna göre, bu yapılarla ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Yapay zekânın insan zihnini bütünüyle kopyalayabileceği düşüncesi, teknoloji çevrelerinde hararetle savunuluyor. Oysa en gelişmi�� algoritmalar bile nihayetinde insan tarafından kodlanmış yönergelerin dışına çıkamaz; yani sadece veri işler. İnsan zihni ise bilgiyi işlemenin ötesinde, onu sezgiyle harmanlar ve etik bir süzgeçten geçirir. Bir bilgisayar saniyeler içinde kütüphaneler dolusu bilgiyi tarayabilir ama o bilginin hissettirdiği hüzne ya da coşkuya asla ortak olamaz.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?
Dijital oyunlar, geleneksel anlatı araçlarından farklı olarak alıcıyı edilgen bir konumdan çıkarıp hikayenin kurucusu haline getirir. Bu mecrada anlatı tasarımı, sadece önceden yazılmış bir senaryoyu oyuncuya sunmakla sınırlı kalmaz; oyuncunun yaptığı seçimlerin, oyun dünyasını ve karakter ilişkilerini nasıl dönüştüreceğini de kurgular. Dolayısıyla oyun yazarı, klasik bir romancı gibi tek yönlü bir patika çizmek yerine, oyuncunun kararlarıyla şekillenecek çok dallı bir olasılıklar evreni tasarlamak zorundadır. Bu durum, hikaye anlatıcılığında otoritenin yazardan oyuncuya doğru kaymasına yol açarak anlatı sanatında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel kütüphane algısı, sessiz koridorlarda sıralanmış tozlu raflardan ve sadece bireysel araştırma yapmak amacıyla ziyaret edilen durağan mekânlardan ibarettir. Ancak günümüzde bu klasik yaklaşım son derece köklü ve hızlı bir değişim geçirmektedir. Modern kütüphaneler artık yalnızca basılı eserlerin depolandığı ve ödünç verildiği soğuk binalar olmanın çok ötesine geçmiştir. Buralar; sanatsal sergilerin düzenlendiği, yaratıcı atölye çalışmalarının yapıldığı ve farklı kesimlerden insanların bir araya gelerek özgürce fikir alışverişinde bulunduğu canlı birer sosyal yaşam alanı hâline gelmiştir. Bilgiye erişimin tamamen dijitalleştiği modern dünyada, kütüphaneleri toplumsal hayatta hâlâ vazgeçilmez ve son derece değerli kılan temel unsur da sundukları bu ortak kültürel üretim ve sosyalleşme imkânlarıdır.
Bu parçada kütüphanelerle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Bir el sanatları panayırında stant açan Aslı, Berk, Ceyda, Deniz, Emre ve Ferhat isimli altı kişinin stantları; Kuzey ve Güney olmak üzere karşılıklı iki satır ve batıdan doğuya doğru olarak numaralandırılmış üç sütundan oluşan bir yerleşim planına göre yerleştirilmiştir. Kuzey satırındaki stantlar, Güney satırındaki stantların hemen kuzeyinde (karşısında) yer almaktadır. Stantların yerleşimiyle ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:
* Her stantta yalnızca bir kişi bulunmaktadır.
* Berk ve Emre'nin stantları aynı satırdadır ve Berk'in standı Emre'nin standının hemen doğusundadır.
* Deniz'in standı, Aslı'nın standının hemen güneyindeki stanttır.
* Ceyda ve Ferhat'ın stantları aynı satırdadır.
* Ferhat'ın standı numaralı sütunda değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?
eşitliği sağlanmaktad��r.
Buna göre, toplamı kaçtır?
Bir otomobilin yakıt deposunun 'ü doludur. Depodaki bu yakıtın 'i tüketildiğinde depoda 12 litre yakıt kalmaktadır.
Buna göre, bu otomobilin yakıt deposunun tamamı kaç litre yakıt alır?
A kabında şeker oranı olan gram, B kabında ise şeker oranı olan gram şeker-su karışımı bulunmaktadır. A kabındaki karışımın yarısı ve B kabındaki karışımın 'ı boş bir C kabına aktarılıyor. Daha sonra C kabındaki suyun bir kısmı buharlaştırılıyordu ve karışımdaki şeker oranı 'ye çıkarılıyor. Buna göre, C kabından buharlaştırılan su miktarı kaç gramdır?
Bir şirkette çalışan Aslı, Berk, Cihan, Deniz ve Esra adlı kişiler hafta içi günlerinde (Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma) birer gün nöbet tutacaklardır. Bu kişilerin nöbet günleriyle ilgili bilinenler şunlardır:
* Cihan, Salı günü nöbet tutmaktadır.
* Berk, Cihan'dan hemen sonraki gün nöbet tutmaktadır.
* Esra, Pazartesi günü nöbet tutmamaktadır.
* Deniz, Cuma günü nöbet tutmaktadır.
* Eğer Deniz Salı günü nöbet tutarsa, Aslı Çarşamba günü nöbet tutacaktır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir fabrikada çalışan Arda, Burcu, Ceyda, Deniz, Eren ve Furkan adlı kişiler Pazartesi, Salı ve Çarşamba günlerinde Gündüz ve Gece olmak üzere iki farklı vardiyada görev yapmaktadır. Her bir vardiyada yalnızca bir kişi çalışmaktadır. Bu kişilerin vardiya düzenlerine ilişkin bilgiler şu şekildedir:
* Deniz, Çarşamba günü çalışmamaktadır.
* Eren, Burcu'dan hemen sonraki vardiyada çalışmaktadır.
* Arda ve Ceyda farklı günlerde, fakat aynı vakitteki (ikisi de gündüz veya ikisi de gece) vardiyalarda çalışmaktadır.
* Furkan Pazartesi günü çalışıyorsa, Ceyda Salı günü Günd��z vardiyasında çalışmaktadır.
* Eren, Salı günü çalışmamaktadır.
* Arda, Pazartesi günü Gündüz vardiyasında çalışmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir spor kulübündeki Aslı, Burak, Ceyda, Derin, Emre, Fatih ve Gizem adlı sporcu; kamp yapmak üzere Antalya, Bolu ve İzmir şehirlerine gönderilecektir. Bu sporcuların gidecekleri şehirlere ilişkin bilinenler şunlardır:
* Antalya'ya , Bolu'ya , İzmir'e sporcu gidecektir.
* Ceyda ve Derin aynı şehre gidecektir.
* Burak, Antalya'ya gitmeyecektir.
* Aslı ve Emre farklı şehirlere gidecektir.
* Fatih, İzmir'e gidecektir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Hızın ve anlık tüketimin kutsandığı dijital çağda, geleneksel haberciliğin 'tık' odaklı reflekslerine karşı yapısal bir direnç odağı olarak ortaya çıkan 'yavaş gazetecilik' akımı, medyanın zaman ve değer algısını kökten sorgulamaktadır. Haberin doğruluğundan ziyade ilk yayan olma yarışının öncelendiği, yoğun bir enformasyon bombardımanı altındaki günüm��z okuru için bu yaklaşım, adeta entelektüel bir sığınak ve arınma alanı işlevi görmektedir. Yavaş gazetecilik; derinlemesine saha araştırmasını, olayların arka planını tarihsel, kült��rel ve sosyolojik bağlamıyla ele almayı ve her şeyden önemlisi anlatı kalitesini en üst düzeyde tutmayı hedefler. Bu yönüyle, olay yerinden yapılan kesintili canlı yayınların veya yüzeysel sosyal medya paylaşımlarının aksine, yaşanan gelişmelerin yalnızca 'ne' olduğundan ziyade 'neden' ve 'nasıl' gerçekleştiği sorularına yanıt arar. Akımın temsilcileri, sadece anlık bilgi aktarmayı değil, okurda derinlikli bir farkındalık ve empati duygusu uyandırmayı amaçlar. Dolayısıyla bu gazetecilik pratiği; zamana yayılmış gözlemlerin, titizlikle doğrulanmış kaynakların ve edebi bir üslubun harmanlandığı kolektif bir emeğin ürünüdür. Ancak bu nitelikli modelin önündeki en büyük engel, hızla tüketmeye alışmış kitlelerin sabırsızlığı ve mevcut medya düzeninin finansal sürdürülebilirliğidir. Dijital reklam gelirlerinin sayfa görüntüleme oranlarına endekslendiği günümüz ekosisteminde, nitelikli ama üretimi aylar süren içeriklerin finansal olarak ayakta kalabilmesi, okurların bu emeğe doğrudan abonelik modelleriyle değer vermesini ve desteklemesini zorunlu kılmaktadır.
Bu parçadan hareketle yava�� gazetecilikle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir apartmandaki 'den 'e kadar numaralandırılmış beş katta Can, Eda, Mert, Oya ve Umut adlı kişiler oturmaktadır. Bu kişilerin oturduğu katlarla ilgili şunlar bilinmektedir:
* Mert katta oturmaktadır.
* Can, Umut'un oturduğu katın iki kat üstündeki katta oturmaktadır.
* Eda ve Oya ardışık katlarda oturmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir şirkette işe alım için , , , ve adlı beş aday, birer saat arayla ve sırayla mülakata alınacaktır. Adayların mülakata giriş sıralarıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* adayı, adayından hemen önceki saatte mülakata girmiştir.
* ve adaylarının mülakatları arasında tam olarak bir adayın mülakatı gerçekleşmiştir.
* adayı ilk sırada mülakata girmemiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir üniversitede düzenlenen bilim şenliğinde Aslı, Burak, Ceren, Deniz ve Erdem adlı araştırmacılar; 1., 2. ve 3. oturumlardan birinde sunum yapmışlardır. Sunumlarda slayt, video ve poster yöntemlerinden biri kullanılmıştır. Araştırmacıların sunum yaptıkları oturumlara ve kullandıkları yöntemlere ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:
* Her araştırmacı yalnızca bir oturumda yer almış ve yalnızca bir yöntem kullanmıştır.
* Her oturumda en az bir sunum yapılmıştır.
* 1. oturumda iki kişi sunum yapmıştır.
* Ceren ve Erdem aynı oturumda sunum yapmışlardır.
* Deniz, sunumunu video yöntemiyle yapmış ve bu sunumu 2. oturumda gerçekle��tirmiştir.
* Slayt yöntemiyle sunum yapan toplam iki kişi vardır ve bu kişilerin sunumları farklı oturumlardadır.
* Aslı ve Burak aynı yöntemle sunum yapmışlardır; ancak bu kişilerden hangisinin 3. oturumda sunum yaptığı kesin olarak bilinmemektedir.
* Poster yöntemiyle sunum yapan yalnızca bir kişi vardır ve bu kişi sunumunu 1. oturumda yapmıştır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Batık maliyet yanılgısı, bireylerin geçmişte gerçekleştirdikleri ve artık geri kazanılması kesinlikle mümkün olmayan zaman, para, emek veya diğer kaynak yatırımlarının, gelecekte alacakları kararları mantıksız bir biçimde etkilemesi durumudur. Bilişsel psikoloji ve davranışsal iktisat alanlarında sıklıkla incelenen bu fenomene göre insanlar, bir işe veya projeye çok fazla kaynak ayırdıklarında, o işin artık kendilerine hiçbir fayda sağlamadığını görseler dahi bu durumdan vazgeçmekte büyük zorluk yaşarlar. Bunun temel nedeni, projeyi sonlandırmanın ya da vazgeçmenin, harcanan tüm bu birikimlerin boşa gittiğini ve dolayısıyla bir başarısızlık yaşandığını resmen kabul etmek anlamına gelmesidir. İnsanın doğasında var olan kayıptan kaçınma psikolojisi, bireyi geçmişteki yatırımların ziyan olmasını engelleme dürtüsüyle hareket ettirir. Sonuçta birey, zarar etmeye devam edeceği apaçık ortada olan bir süreci veya kararı inatla sürdürmeyi seçer. Bu tutum, günlük hayattaki en basit eylemlerden çok büyük ölçekli ticari yatırımlara kadar her alanda kendini gösterir. Örneğin, hiç beğenilmeyen ve sıkıcı bulunan bir sinema filmini yarıda bırakıp salondan çıkmak yerine, sırf bilet ücreti ödendiği için filmi sonuna kadar izlemek bu yanılgının klasik bir örneğidir. Benzer şekilde, kurtarılması imkânsız hale gelmiş ve sürekli zarar eden bir ticari şirkete, sırf geçmişteki yatırımları kurtarabilmek ümidiyle ek sermaye aktarmaya devam etmek de aynı yanılgının ürünüdür. Rasyonel karar alıcıların yapması gereken, geçmişteki harcamalara odaklanmak yerine yalnızca gelecekteki olası fayda ve maliyetleri objektif bir şekilde değerlendirmektir.
Bu parçaya göre batık maliyet yanılgısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Walter Benjamin, 'Teknik Çoğaltılabilirlik Çağında Sanat Yapıtı' adlı ikonik çalışmasında, sanatın geleneksel doğasının modern teknolojiyle uğradığı radikal dönüşümü çözümler. Benjamin’e göre, özgün bir sanat yapıtının biricikliğini, onun şimdi ve buradalığın��, yani tarihsel ve mekânsal varlığını tanımlayan en temel olgu 'aura' (hale) kavramıdır. Aura; bir sanat eserinin yaratıldığı anın özgün koşullarının, yüzyıllar boyunca fiziksel olarak var olduğu mekânın ve içinde şekillendiği köklü geleneğin doğrudan bir yansımasıdır. Orijinal bir tablonun karşısında izleyicide uyanan o benzersiz huşu ve mesafe hissi, eserin zamansal derinliği ve taklit edilemez varoluşuyla doğrudan ilintilidir. Ancak fotoğraf ve sinema gibi modern teknik araçlarla sanat eserinin mekanik olarak çoğaltılması, bu biricikliği ve dolayısıyla eserin aurasını kaçınılmaz olarak tahrip eder. Kopya, orijinalin yerini aldığında eser, tarihsel bağlamından koparılarak kitlelerin anlık tüketimine sunulan sıradan bir nesneye dönüşür. Benjamin bu durumu estetik açıdan olumsuz bir kayıp olarak nitelendirse de tarihsel süreçte sanatın ritüelistik (dinsel/büyüsel) işlevinden sıyrılarak politik bir araç haline gelmesinin önünü açtığını savunur. Teknolojik yeniden üretim çağında aura kaybolurken sanat eseri, seçkin azınlığın tekelinden kurtulup demokratikleşerek kitlesel bir alana taşınır. Dolayısıyla auranın yitişi, sadece teknik bir gelişme ya da basit bir estetik dönüşüm değil, sanatın toplumsal işlevini yeniden tanımlayan politik bir kırılmadır. Modern izleyici artık eserin aurasına değil, onun sergileme de��erine odaklanmaktadır.
Bu parçadan hareketle Walter Benjamin’in 'aura' kavramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?