Paragraf

590 soru

Soru 41Soru

Gazeteci:
(I) ----------------------------------------------------
Gıda Sosyoloğu:
- Toplumların beslenme alışkanlıkları yalnızca biyolojik gereksinimlerle açıklanamaz; bir yiyeceğin hangi ritüellerle hazırlandığı ve kimlerle paylaşıldığı, o toplumun kültürel belleğini ve sosyal hiyerarşisini yansıtır. Dolayısıyla mutfak kültürü, toplumsal aidiyetin ve kimlik inşasının en güçlü taşıyıcılarından biridir.

Gazeteci:
(II) ----------------------------------------------------
Gıda Sosyoloğu:
- Endüstriyel gıda üretimi ve hızlı tüketim alışkanlıkları yerel mutfakları tehdit ediyor gibi görünse de durum tam olarak böyle değil. Bireyler, küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye karşı bir direnç olarak geleneksel lezzetlere daha fazla yöneliyor. Bu durum, küresel tekniklerle yerel malzemelerin birleştiği melez mutfak pratiklerini ortaya çıkarıyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (I) Yemek yeme eyleminin ve mutfak kültürünün toplumsal kimliğin şekillenmesindeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
(II) Küreselleşme ve endüstriyel üretimin yerel mutfak geleneklerini tamamen yok ettiğini söyleyebilir miyiz?

Cevap

Yemek yeme eyleminin toplumsal kimliğin şekillenmesindeki rolünü sorgulayan soru ile küreselleşmenin yerel mutfakları tamamen yok edip etmediğini irdeleyen sorunun yer aldığı seçenek doğrudur.
Doğru cevap olan seçenekteki ilk soru, uzmanın 'mutfak kültürünün kimlik inşasının taşıyıcısı olduğu' yönündeki açıklamasına zemin hazırlamaktadır. İkinci soru ise küreselleşmenin yerel mutfakları tamamen yok edip etmediğini sorgulayarak uzmanın 'tam olarak böyle değil, melez pratikler ve direnç doğuyor' şeklindeki açıklamasıyla tam bir uyum sergilemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk diyalogdaki uzmanın cevabını incelemek.
Uzman, yemek yemenin biyolojik boyutundan ziyade toplumsal aidiyet, ritüeller, kültürel bellek ve kimlik inşası üzerindeki işlevini vurgulamaktadır.
İlk boşluğa gelmesi gereken sorunun odağını belirlemek.
2
İkinci diyalogdaki uzmanın cevabını incelemek.
Uzman, endüstriyel gıda üretiminin ve küreselleşmenin yerel mutfakları tehdit ettiğini fakat tamamen yok etmediğini, aksine geleneksel olana yönelimi ve hibrit (melez) mutfak pratiklerini tetiklediğini açıklamaktadır.
İkinci boşluğa gelmesi gereken sorunun sınırlarını tespit etmek.
3
Seçenekleri bu iki odak noktasına göre elemek.
Yemek yemenin kimlik inşasındaki rolünü ve küreselleşmenin yerel mutfakları tamamen yok edip etmediğini sorgulayan seçenek diyalog bütünlüğünü kusursuz sağlamaktadır.
Doğru soru çiftini bulmak.

Anahtar Kavram

Diyalogda boş bırakılan yerleri, verilen yanıtların ana düşüncesi, anahtar kelimeleri ve anlamsal bağlamıyla uyumlu sorularla tamamlamak.
Soru 42Soru

38. - 39. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Semmelweis refleksi veya Semmelweis etkisi; bilim ve fikir tarihinde, mevcut paradigmalarla veya kabul görmüş yerleşik inançlarla çelişen yeni ve kanıta dayalı bir bilginin, bilim topluluğu veya toplum tarafından otomatik olarak ve sorgulanmaksızın reddedilmesi eğilimini ifade eder. Bu kavram, adını 19. yüzyılın ortalarında Viyana Genel Hastanesinde çalışan Macar hekim Ignaz Semmelweis’tan alır. Semmelweis, lohusalık hummasından kaynaklanan anne ölümlerinin, hekimlerin otopsi odalarından çıkıp ellerini dezenfekte etmeden doğuma girmelerinden kaynaklandığını fark etmiş ve klorlu kireç çözeltisiyle el yıkama uygulamasını başlatarak ölüm oranlarını dramatik biçimde düşürmüştür. Ancak dönemin tıp otoriteleri, hastalıkların 'kötü hava' (miasma) ya da beden sıvılarındaki dengesizliklerden kaynaklandığına inanıyor ve saygın hekimlerin ellerinin hastalık taşıyıcısı olabileceği fikrini gururlarına yediremiyorlardı. Semmelweis’ın deneysel kanıtları, tıp camiasının yerleşik dogmalarına çarparak reddedilmiş, kendisi dışlanmış ve ancak ölümünden yıllar sonra, Pasteur’ün mikrop teorisiyle haklılığı tescil edilmiştir. Günümüzde bu etki, psikolojide ve bilim sosyolojisinde, bireylerin veya kurumların bilişsel çelişkiyi önlemek amacıyla yeni bilgileri reddederek konforlu alanlarını koruma refleksini tanımlamak için kullanılmaktadır. Bilim felsefecisi Thomas Kuhn'un da belirttiği gibi, yerleşik bir paradigma kolay kolay yıkılmaz; çünkü bilim insanları da inançlarına duygusal ve sosyal yatırımlar yaparlar. Bilimsel ilerlemenin önündeki en büyük engellerden biri olan bu durum, bilginin nesnelliğinden ziyade, kabul edilebilirliğinin sosyal ve psikolojik dinamiklere bağlı olduğunu gösterir.

Bu parçadan hareketle Semmelweis refleksiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni ve alışılmadık bilgilerin reddedilme sürecinde, sunulan deneysel kanıtların yetersizliğinin ve yöntemsel hataların belirleyici bir rol oynadığını savunur.

Cevap

Yeni ve alışılmadık bilgilerin reddedilme sürecinde, sunulan deneysel kanıtların yetersizliğinin ve yöntemsel hataların belirleyici bir rol oynadığını savunur.
Semmelweis refleksi, yeni bilgilerin deneysel kanıtlarının yetersizliğinden veya yöntemsel hatalardan dolayı değil; tam aksine, bu kanıtların yerleşik inançlara ve dogmalara ters düşmesi nedeniyle reddedildiğini savunur. Parçada da belirtildiği üzere, Semmelweis'ın sunduğu deneysel kanıtlar tıp camiasının yerleşik dogmalarına çarparak reddedilmiştir; yani reddedilme nedeni kanıt yetersizliği değil, dogmalar ve hekimlerin gururudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki Semmelweis refleksi tanımını ve temel özelliklerini analiz etmek.
Semmelweis refleksinin, yerleşik dogmalar ve inançlar nedeniyle yeni ve kanıtlanmış bilgilerin reddedilmesi eğilimi olduğu belirlenir.
Soruda istenen söylenemez olan yargıyı bulmak için öncelikle kavramın neyi ifade ettiğini netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri parçada verilen bilgilerle karşılaştırmak.
Yerleşik dogmalarla çelişen bilgilerin reddedilmesi, Semmelweis'ın dışlanması, bilişsel çelişkiyi önleme ve konfor alanını koruma çabası ile sosyal-psikolojik dinamiklerin rolü parçadaki bilgilerle doğrulanır.
Yanlış seçenekleri (parçadan çıkarılabilecek olanları) elemek için parçadaki kanıtlarla eşleştirme yapmak gerekir.
3
Semmelweis refleksinin reddedilme gerekçesi ile seçeneklerdeki iddiayı kıyaslamak.
Parçada bilginin reddedilmesinin kanıt yetersizliğinden veya yöntemsel hatalardan kaynaklanmadığı, aksine deneysel kanıtlara rağmen yerleşik inançlar yüzünden reddedildiği görülür. Bu durumla çelişen seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Parçayla çelişen ve söylenemeyecek olan tek yargıyı saptayarak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Semmelweis Etkisi (Refleksi) ve Bilim Sosyolojisi
Soru 43Soru

Koku, insan hafızasını en hızlı tetikleyen duyudur. Bu duyu, diğer duyular gibi beyne ulaşmadan önce talamusta filtrelenmez; doğrudan hafıza ve duygu merkezleri olan amigdala ile hipokampüse iletilir. Diğer bir deyişle, koku duyusu, beynin dış dünyaya doğrudan açılan ve filtrelenmeyen tek iletişim kanalıdır. Örneğin, yıllardır gitmediğiniz ilkokulunuzun koridorlarında duyduğunuz o eski ahşap ve tebeşir kokusu, sizi bir anda otuz yıl öncesine, o sıralarda oturduğunuz çocukluk günlerinize götürür. Görsel ya da işitsel uyarıcılar zihinde bir mantık süzgecinden geçerek canlanırken koku, anıları herhangi bir aracı olmadan, tüm çıplaklığıyla önümüze serer.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanık göstermeye başvurulmuştur.

Cevap

Parçada tanık göstermeye başvurulmuştur ifadesi söylenemez çünkü yazar kendi düşüncelerini desteklemek adına herhangi bir kişinin görüşünü veya alıntısını metne dahil etmemiştir.
Tanık gösterme tekniği, yazarın savunduğu görüşü desteklemek amacıyla alanında yetkin bir kişinin ismini ve görüşünü (doğrudan veya dolaylı alıntı olarak) metinde paylaşmasıdır. Bu paragrafta koku duyusunun hafızayla ilişkisi açıklanmış, örneklenmiş, tanımlanmış ve diğer duyularla karşılaştırılmıştır; ancak herhangi bir kişinin görüşüne yer verilmemiştir. Bu sebeple tanık göstermeye başvurulduğu söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anlatım biçimini belirlemek için parçanın geneline bakılır.
Metinde koku duyusunun hafızayla ilişkisi ve biyolojik süreci hakkında bilgi verildiği için açıklayıcı anlatım biçiminin kullanıldığı görülür.
Seçeneklerdeki açıklayıcı anlatım ifadesinin doğruluğunu teyit etmek.
2
Metindeki düşünceyi geliştirme yolları incelenir.
Koku duyusunun beynin dış dünyaya doğrudan açılan iletişim kanalı olarak tanımlandığı (tanımlama), koku duyusunun diğer duyularla karşılaştırıldığı (karşılaştırma) ve okul koridorundaki tebeşir kokusunun anıları canlandırmasına dair bir örnek sunulduğu (örnekleme) tespit edilir.
Tanımlama, karşılaştırma ve örnekleme seçeneklerinin elenmesini sağlamak.
3
Metinde tanık gösterme (bir uzman görüşünün veya sözünün aktarılması) olup olmadığı kontrol edilir.
Parçada herhangi bir kişinin ismine veya doğrudan/dolaylı bir alıntıya yer verilmediği saptanır.
Doğru yanıt olan söylenemez seçeneğini belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yollarının belirlenmesi
Soru 44Soru

Porselen; kaolin, kuvars ve feldspat gibi tamamen doğal minerallerin yüksek sıcaklıkta pişirilmesiyle elde edilen, yarı saydam ve son derece dayanıklı bir seramik türüdür. İlk kez Çin'de üretilen porselen, tarih boyunca estetik görünümü ve hijyenik yapısı nedeniyle sarayların vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Porselenin dayanıklılığı, fırınlama esnasında kullanılan yüksek ısı sayesinde minerallerin eriyerek birbirine sıkıca bağlanmasından kaynaklanır. Işığı geçirme özelliğiyle diğer seramik ürünlerinden ayrılan bu malzeme, gözeneksiz yapısı sayesinde üzerinde mikrop barındırmaz ve kolayca temizlenir. Günümüzde ise sadece mutfak eşyası olarak değil, aynı zamanda diş hekimliği ve elektrik yalıtımı gibi pek çok endüstriyel alanda da yaygın olarak tercih edilmektedir.

Bu parçadan hareketle porselen ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretiminde yararlanılan doğal minerallerin sadece Çin coğrafyasında elde edildiğine

Cevap

Üretiminde yararlanılan doğal minerallerin sadece Çin coğrafyasında elde edildiği
Metinde porselenin ilk kez Çin'de üretildiği belirtilmiştir ancak yapımında kullanılan kaolin, kuvars ve feldspat gibi minerallerin sadece Çin topraklarında elde edildiğine dair bir bilgi verilmemiştir. Dolayısıyla bu ifade metinden çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice incelemek.
Soru kökünün olumsuz yapıda olduğunu ('ulaşılamaz') belirledik ve metindeki temel yargıları saptadık.
Hangi bilgilerin metinde yer aldığını bularak yanlış olan seçeneğe ulaşmak.
2
Seçeneklerdeki yargıları metindeki cümlelerle karşılaştırmak.
Fırınlanma sıcaklığı, mikrop barındırmama (gözeneksiz yapı), ışık geçirgenliği ve diş hekimliği gibi farklı alanlarda kullanım bilgileri metinle doğrudan eşleşmiştir.
Metinde açıkça değinilen yardımcı düşünceleri tespit edip bunları elemek.
3
Metinde yer almayan veya metindeki bilgilerden çıkarılamayacak aşırı bir genellemeyi içeren seçeneği saptamak.
Porselenin ilk kez Çin'de üretilmiş olması, ham maddesi olan doğal minerallerin de yalnızca orada çıkarıldığı anlamına gelmez. Bu yönde bir kısıtlama parçada bulunmamaktadır.
Mantıksal çıkarım hatası içeren doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 45Soru

Çeviri, uzun yıllar boyunca bir dildeki sözcüklerin başka bir dildeki sözlük karşılıklarıyla değiştirildiği mekanik bir aktarım süreci olarak gör��lmüştür. Ancak modern dil bilimsel ve kültürel çalışmalar, çevirinin salt bir dilsel yer değiştirme değil, iki farklı dünya görüşü ve kültürel kod arasında gerçekleşen dinamik bir müzakere alanı olduğunu ortaya koymuştur. Çevirmen, yalnızca metni değil, o metnin ardındaki tarihsel birikimi, toplumsal kabulleri ve estetik algıyı da erek dile taşır. Bu süreçte erek dilin sınırları zorlanır, yeni anlatım olanakları ve kavramsal haritalar üretilir. Dolayısıyla çeviri etkinliği, yabancı bir metni kendi dilimize uydurmaktan ziyade, kendi dilimizi o yabancı metnin getirdiği yeniliğe göre yeniden biçimlendirdiğimiz, dili zenginleştiren kurucu bir edimdir.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çeviri ediminin kelimelerin mekanik bir biçimde aktarılmasının ötesinde, erek dili dönüştüren ve zenginleştiren kültürel bir etkileşim süreci olduğundan

Cevap

Çeviri ediminin kelimelerin mekanik bir biçimde aktarılmasının ötesinde, erek dili dönüştüren ve zenginleştiren kültürel bir etkileşim süreci olduğu
Bu parçada çevirinin sadece kelimelerin bir dilden diğerine mekanik olarak aktarılması olmadığı, aksine hedef dili (erek dili) dönüştüren, sınırlarını zorlayan ve zenginleştiren dinamik bir kültürel etkileşim süreci olduğu anlatılmaktadır. Dolayısıyla parçanın bütününde çevirinin bu kültürel boyutu ve erek dile olan katkısı üzerinde durulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın anahtar kelimelerini ve odak noktasını belirlemek amacıyla metni okumak.
Metnin 'çeviri', 'kültürel kod', 'erek dili zenginleştiren kurucu edim' kavramları etrafında şekillendiği görülür.
Konu sorularında metinde en çok vurgulanan, üzerinde durulan kavramların tespit edilmesi doğru cevaba ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Metnin yapısını inceleyerek ilk cümledeki eski/dar çeviri tanımının sonrakilerle nasıl dönüştürüldüğünü analiz etmek.
İlk cümledeki 'mekanik aktarım' fikrinin yerini 'kültürel müzakere' ve 'erek dili zenginleştirme' kavramlarının aldığı belirlenir.
Gelişme ve sonuç cümleleri, konunun asıl sınırlarını çizen ve yazarın odaklandığı yeni boyutu sunan kısımlardır.
3
Seçenekleri analiz ederek ana düşünce (mesaj) bildiren seçenekler ile konuyu (üzerinde durulan olgu) bildiren seçeneği ayırt etmek.
Yazarın vermeye çalıştığı yargı/öğüt içeren seçeneklerin ana düşünce olduğu, parçada nesnel olarak neyin ele alındığını belirten seçeneğin ise konuyu verdiğini saptamak.
ALES Türkçe sorularında konu ile ana düşünce arasındaki nüans en önemli çeldirici unsurudur; konunun nesnel bir durum tespiti olması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu ve Başlık Analizi
Soru 46Soru

I. Eski kitapların restorasyon süreci, zamana yenik düşmüş sayfaların fiziksel ve kimyasal durumunun titizlikle analiz edilmesiyle başlar.
II. Bu analizler sonucunda, kâğıdın asitlik derecesi ve lif yapısına uygun temizleme yöntemleri belirlenir.
III. Ancak bu işlemler sırasında kitaba ait özgün hiçbir detayın kaybolmamasına azami özen gösterilir.
IV. Ardından, yıpranmış sayfalar özel solüsyonlar yardımıyla temizlenerek üzerlerindeki kir ve küf tabakasından arındırılır.
V. Son aşamada ise ciltleme ve koruyucu kaplama yapılarak kitap geleceğe aktarılacak şekilde koruma altına alınır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve IV

Cevap

III ve IV numaralı cümleler birbiriyle yer değiştirmelidir.
Paragrafta anlam ve mantık akışının sağlanabilmesi için olayların kronolojik ve neden-sonuç ilişkisine uygun sıralanması gerekir. İkinci cümlede temizleme yöntemlerinin belirlendiği söylenmiş, ardından bu yöntemlerin uygulandığı dördüncü cümlenin gelmesi gerekmiştir. Üçüncü cümledeki 'bu işlemler sırasında' ifadesi de dördüncü cümledeki temizleme ve arındırma işlemlerini nitelediğinden, üçüncü ve dördüncü cümleler yer değiştirdiğinde paragraf anlamsal bütünlüğe kavuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin anlamsal ve yapısal bağlantı anahtarlarını belirleyin.
Birinci cümlede analiz süreciyle başlangıç yapılmış, ikinci cümlede 'Bu analizler sonucunda' ifadesiyle süreç devam ettirilmiş ve temizleme yöntemlerinin belirlendiği ifade edilmiştir.
Paragrafın giriş ve gelişme yönünü doğru tayin etmek için ilk iki cümlenin birbirine bağlanma şekli incelenmelidir.
2
Üçüncü cümlenin bir sonraki cümleyle olan ilişkisini inceleyin.
Üçüncü cümle 'Ancak bu işlemler sırasında' diye başlamaktadır fakat ikinci cümlede henüz somut bir işlem yapılmamış, sadece temizleme yöntemleri belirlenmiştir. Dördüncü cümlede ise 'temizlenerek üzerlerindeki kir ve küf tabakasından arındırılır' denilerek somut işlemler yapıldığı görülmektedir.
İşaret sıfatı içeren 'bu işlemler' ifadesinin gönderme yaptığı asıl eylemleri bulmak gereklidir.
3
Dördüncü cümlenin ikinci cümleyle ilişkisini kurun ve yer değişimini doğrulayın.
İkinci cümledeki 'temizleme yöntemleri belirlenir' ifadesinden sonra dördüncü cümledeki 'Ardından, yıpranmış sayfalar... temizlenerek...' ifadesinin gelmesi kronolojik ve mantıksal akışı tamamlar. Üçüncü cümle de dördüncü cümleden sonra geldiğinde 'bu işlemler' ifadesi temizleme işlemlerine doğrudan karşılık gelir.
Geçiş kelimeleri ('Ardından') ve anlam ilişkileri yer değişikliğinin doğruluğunu kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Cümleler arası anlam akışı ve bağlayıcı ögelerin (işaret sıfatları, geçiş ifadeleri) takibi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

(I) Fotoğraf, icat edildiği andan itibaren toplumsal olayları kaydetme ve tarihi belgeleme işlevini üstlenmiştir. (II) Özellikle savaşlar, göçler ve toplumsal dönüşümler gibi büyük kırılma anlarında fotoğrafçılar, gerçeği yalın bir dille aktararak kolektif hafızanın oluşmasına katkı sağlarlar. (III) Dijital fotoğraf makinelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, çekilen karelerin çözünürlü��ü ve düzenleme kolaylığı büyük bir artış göstermiştir. (IV) Nitekim tarihe yön veren birçok önemli olay, bir fotoğraf karesi sayesinde dünün tanıklığını bugüne taşımış ve unutulmaktan kurtulmuştur. (V) Bu yönüyle belgesel fotoğrafçılık, sadece anı dondurmakla kalmaz; geçmişle bugün arasında köprü kurarak toplumsal bilincin uyanık kalmasını sağlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Düşüncenin akışını bozan üçüncü cümledir.
Paragrafın genelinde fotoğrafın toplumsal olayları belgeleme, tarihi kaydetme ve toplumsal hafızayı canlı tutma rolü üzerinde durulmaktadır. Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler bu temayı sırasıyla işlerken ve birbirine bağlaçlarla bağlanırken, üçüncü cümle aniden dijital fotoğraf makinelerinin çözünürlük ve düzenleme kolaylığı gibi teknik yönlerine değinmiştir. Bu durum parçanın anlam bütünlüğünü ve düşünce akışını kesintiye uğratmaktadır. Dolayısıyla, teknik özelliklerden bahseden üçüncü cümle akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin ortak konusunu ve bu konunun hangi bakış açısıyla ele alındığını belirlemek.
Parçada genel olarak fotoğrafın toplumsal hafıza oluşturmadaki rolü ve belgesel niteliği işlenmektedir.
Düşüncenin akışını bozan cümleyi bulmak için öncelikle paragrafın ana konusunu tespit etmek gerekir.
2
Her bir cümlenin kendinden önceki ve sonraki cümleyle olan anlam ve yapı ilişkisini (bağlaçlar, referans kelimeler) incelemek.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin birbirine 'özellikle', 'nitekim', 'bu yönüyle' gibi geçiş ifadeleriyle sıkı sıkıya bağlı olduğu görülür. Ancak üçüncü cümle, dijital makinelerin teknik özelliklerine geçerek bu zinciri koparmaktadır.
Konunun dışına çıkan veya farklı bir yönünü ele alan cümle akışı bozacaktır.
3
Akışı bozduğu düşünülen cümle çıkarıldığında paragrafın anlamlı bir bütün oluşturup oluşturmadığını kontrol etmek.
Üçüncü cümle çıkarıldığında ikinci cümleden dördüncü cümleye ('Nitekim...' ifadesiyle) geçişin pürüzsüz ve anlamlı olduğu doğrulanır.
Bu adım, doğru cevabın kesinleşmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Parografta Düşüncenin Akışını Bozan Cümleyi Bulma
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 48Soru

Restorasyon çalışmalarında geçmişin izlerini tamamen silip tarihi eseri ilk günkü kusursuz hâline getirme çabası, çoğu zaman yapının tarihsel yaşanmışlığını ve özgün ruhunu yok etmektedir. Bir tarihi yapıyı korurken asıl amaç, onu geçmişten koparıp modern bir taklit hâline getirmek değil; zamanın ve yaşanmışlığın getirdiği aşınmaları, yani zamanın izlerini muhafaza ederek geleceğe taşımak olmalıdır. Yapının üzerindeki her çatlak, onun tarihsel tanıklığının birer belgesidir ve bunları ortadan kaldırmak tarihi tahrif etmektir. Ancak zamanın bu izlerini koruyarak geçmiş ile gelecek arasında sahici bir kültürel bağ kurulabilir. Aksi hâlde restorasyon, tarihi canlandırmaktan ziyade onu sterilize ederek bellekten silmek anlamına gelir. Bu yönüyle restorasyon, yalnızca fiziksel bir yenileme eylemi değil, yapının zamana tanıklık eden kimliğini koruma ve geleceğe aktarma sürecidir.

Bu parçada restorasyon çalışmalarıyla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihi yapıları restore ederken asıl amaç yapıyı ilk günkü kusursuz durumuna döndürmek değil, zamanın izlerini ve yaşanmışlık değerini koruyarak geleceğe taşımak olmalıdır.

Cevap

Tarihi yapıları restore ederken asıl amaç yapıyı ilk günkü kusursuz durumuna döndürmek değil, zamanın izlerini ve yaşanmışlık değerini koruyarak geleceğe taşımak olmalıdır.
Tarihi yapıları restore ederken asıl amacın yapıyı ilk günkü kusursuz durumuna döndürmek değil, zamanın izlerini ve yaşanmışlık değerini koruyarak geleceğe taşımak olması gerektiğini ifade eden yargı doğrudur. Çünkü parçada restorasyonun yapıyı geçmişten koparıp modern bir taklit hâline getirmemesi, aksine zamanın getirdiği aşınmaları muhafaza ederek geçmişle gelecek arasında sahici bir bağ kurması gerektiği açıkça savunulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak yazarın ele aldığı konuyu ve bu konu hakkındaki temel yargısını belirlemek.
Yazar restorasyon çalışmalarından bahsetmekte (konu) ve bu çalışmaların tarihi yapıları ilk günkü hâline getirmek yerine zamanın ve yaşanmışlığın izlerini koruyarak geleceğe aktarması gerektiğini savunmaktadır (ana düşünce).
Ana düşünce sorularında yazarın okuyucuya iletmek istediği asıl mesajı bulmak için konuya dair sergilediği tutumu tespit etmek gerekir.
2
Seçenekleri analiz ederek metindeki ana düşünceyle doğrudan örtüşen yargıyı bulmak.
Tarihi yapıları restore ederken asıl amacın ilk kusursuz durumuna döndürmek değil, zamanın izlerini ve yaşanmışlık değerini koruyarak geleceğe taşımak olduğunu belirten yargının metnin ana düşüncesi olduğu görülür.
Metnin son bölümünde restorasyonun yalnızca fiziksel bir yenileme değil, kimliği koruma ve aktarma süreci olduğunun vurgulanması bu yargıyı destekler.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Soru 49Soru

(I) Bilişsel harita, bireyin fiziksel çevresinin mekânsal düzenini zihninde temsil etme ve kodlama sürecini tanımlayan psikolojik bir kavramdır. (II) Bu zihinsel şema; sadece yollar ve binalar gibi somut unsurları değil, bu unsurların birbirine göre konumlarını ve mesafelerini de barındırır. (III) İnsanlar yeni bir çevreye uyum sağlarken belirgin nirengi noktalarını hafızalarına kaydederek bu haritayı sürekli günceller. (IV) Modern kent planlamacıları, toplu taşıma güzergâhlarını belirlerken insanların bu zihinsel mekân algılarını ve yönelim tercihlerini göz önünde bulundurur. (V) Nitekim doğrudan duyu organlarıyla o an algılanamayan geniş alanlarda bile yön bulma ve hedefe ulaşma kararları, zihindeki bu soyut rehber sayesinde verilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV numaralı cümle)
Dördüncü cümlede, bilişsel haritanın bireyin zihnindeki işleyiş mekanizmasından sapılarak bu kavramın kent planlamasındaki pratik kullanımına geçilmiştir. Diğer tüm cümleler bilişsel haritanın zihinsel tanımı, kapsamı, güncellenmesi ve bireyin yön bulmasına katkısını açıklarken, dördüncü cümle konunun uygulama alanına odaklanarak düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın genelinde işlenen ana konuyu ve sınırlarını belirleme.
Parçanın temel konusu, bilişsel haritanın zihinsel yapısı ve bireyin mekânsal yön bulma süreçlerindeki işlevidir.
Paragraftaki düşünce akışını bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin odaklandığı ana izleği belirlemek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal geçiş ögelerini analiz etme.
Birinci cümledeki kavramsal giriş, ikinci cümledeki 'Bu zihinsel şema' ifadesiyle devam eder. Üçüncü cümledeki haritanın güncellenmesi durumu ise beşinci cümledeki 'bu soyut rehber' ifadesi ve 'Nitekim' bağlacıyla doğrudan ilişkilidir.
Anlam bütünlüğünü sağlayan zamir, sıfat ve bağlaç gibi köprülerin hangi cümleleri birbirine kenetlediğini bulmak gerekir.
3
Bu anlamsal zinciri kesintiye uğratan ve konunun farklı bir boyutuna odaklanan cümleyi saptama.
Dördüncü cümlede bilişsel haritanın bireysel/zihinsel boyutundan uzaklaşılarak kent planlamacılarının bu kavramı toplu taşıma güzergâhı belirlemede nasıl kullandığı anlatılmıştır. Konu dışsal bir uygulamaya kaydığı için akış bozulmuştur.
Aynı kavramı içerse bile odağı zihinsel süreçten pratik/mesleki uygulamaya kaydıran cümleyi eliyoruz.

Anahtar Kavram

Akışı Bozan Cümle
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

Hızın ve anlık bilgi tüketiminin egemen olduğu günümüz medya dünyasında, 'yavaş gazetecilik' (slow journalism) akımı dikkat çekici bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Anlık haber akışının yarattığı bilgi kirliliğine ve yüzeyselliğe karşı bir duruş sergileyen bu yaklaşım, olayların ardındaki derin nedenleri araştırmayı ve arka plan hikâyelerini sunmayı hedefler. ----. Bu doğrultuda, günlerce hatta haftalarca süren saha araştırmaları, derinlemesine mülakatlar ve titiz veri analizleri yavaş gazeteciliğin temel üretim araçları haline gelir.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolayısıyla haberi ilk veren olma yarışı, yerini doğruluğu kanıtlanmış ve kapsamlı bir bilgi sunma çabasına bırakır.

Cevap

haberi ilk veren olma yarışı, yerini doğruluğu kanıtlanmış ve kapsamlı bir bilgi sunma çabasına bırakır ifadesinin yer aldığı seçenektir.
Doğru cevap, yavaş gazeteciliğin hız yarışına girmeyip nitelikli ve derinlemesine habercilik yapma hedefini açıklayan ve sonrasındaki ayrıntılı araştırma yöntemlerine geçiş sağlayan seçenektir. 'Dolayısıyla' ifadesiyle kurulan sebep-sonuç ilişkisi paragrafın anlam bütünlüğünü tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki boşluktan önceki ve sonraki cümleleri okuyarak konuyu ve ana fikri belirleyin.
Paragrafın hız odaklı haberciliğe alternatif olarak geliştirilen, derinlemesine ve titiz araştırmaya dayanan yavaş gazetecilik akımı hakkında olduğu anlaşılır.
Boş bırakılan yere getirilecek ifadenin bu iki düşünce arasında anlamsal bir köprü kurması gerekir.
2
Boşluktan hemen sonra gelen 'Bu doğrultuda...' ifadesini ipucu olarak kullanıp geçişi sağlayacak cümleyi tespit edin.
Boşluğa gelecek cümlenin yavaş gazeteciliğin hız yarışından vazgeçip doğruluğa odaklandığını ifade etmesi ve sonrasındaki araştırma yöntemlerini gerekçelendirmesi gerekir.
'Bu doğrultuda' ifadesi kendinden önceki cümlenin pratik uygulamalarını açıklayacağını gösterir.
3
Çelişen, üsluba odaklanan, tarafsızlığı veya ekonomik boyutu öne çıkaran seçenekleri eleyerek anlam bütünlüğünü sağlayan seçeneği onaylayın.
Doğru seçenek belirlenir.
Elenen seçenekler bağlam dışıdır, yanlış odak noktaları içerir veya akışla çelişir.

Anahtar Kavram

Paragraf tamamlama sorularında, boşluk öncesi ve sonrası ifadeler arasındaki anlamsal, mantıksal ve yapısal (dil bilgisel bağlayıcılar) köprünün doğru kurulması gerekir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 51Soru

Edebiyatın insan ruhu üzerindeki sağaltıcı gücü antik çağlardan beri bilinse de bu gücün sistematik bir yönteme dönüştürülmesi yakın dönemin bir kazanımıdır. Günümüzde 'bibliyoterapi' olarak adlandırılan bu yaklaşım, bireylerin yaşadıkları duygusal ve zihinsel sorunları aşmalarında edebi yapıtlardan yararlanmayı hedefler. Okur, bir roman kahramanının benzer bir sorunla mücadelesini okurken kendi yalnızlığından sıyrılır. ----. Bu süreç, okura kendi yaşamını dışarıdan ve daha nesnel bir gözle değerlendirme fırsatı sunar.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karakterle kurulan bu özdeşim sayesinde kişi, yaşadığı sıkıntılara adeta bir yabancı gibi bakmayı öğrenir

Cevap

Karakterle kurulan bu özdeşim sayesinde kişi, yaşadığı sıkıntılara adeta bir yabancı gibi bakmayı öğrenir
Doğru yanıt, okurun eser kahramanıyla kurduğu özdeşim sayesinde kendi yaşadığı sorunlara dışarıdan ve bir yabancı gibi bakabilmesini ifade eden cümledir. Bu cümle, kendisinden önceki karakterle kurulan özdeşleşme durumunu ve kendisinden sonra gelen kişinin kendi yaşamına nesnel bir gözle bakabilmesi sürecini mantıksal bir köprüyle bağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve boşluktan önceki ve sonraki cümleler arasındaki anlamsal ilişkiyi belirlemek.
Paragrafın bibliyoterapi yöntemiyle okurun kendi sorunlarına dışarıdan bakabilmesini anlattığı ve boşluğun bu iki durum arasında bir köprü kurması gerektiği saptanır.
Boşluğun anlamsal akışı bozmayacak ve iki cümle arasındaki geçişi sağlayacak bir yargıyla tamamlanması gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin boşluktan önceki 'roman kahramanıyla özdeşleşme' ve sonraki 'kendi yaşamına nesnel bakma' durumlarıyla uyumunu incelemek.
Karakterle kurulan özdeşim sayesinde kişinin sıkıntılarına yabancı gibi bakabilmesini ifade eden yargının, iki cümleyi anlamca bağladığı görülür.
Bu bağlantı, paragrafın bütünlüğünü sağlar ve anlatılan sürecin mantıksal aşamalarını tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragraf Tamamlama
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru

Gökyüzünü incelemek, yıldızların ve galaksilerin devasa boyutlarını kavramak, insanın evrendeki yerini daha iyi anlamasını sağlar. Evrenin sonsuzluğu karşısında ne kadar küçük bir yer kapladığını fark eden birey, günlük yaşamdaki küçük hırslarından ve kibrinden sıyrılır. Bu yönüyle astronomi, yalnızca bilimsel veriler sunan bir alan değil, aynı zamanda insana haddini ve sınırlarını hatırlatan felsefi bir öğretidir.

Bu parçada astronomi (gökbilim) ile ilgili olarak vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gökbilimin, insana evrendeki yerini hatırlatarak onu kibirden ve küçük hırslardan uzaklaştırdığı.

Cevap

Gökbilimin, insana evrendeki yerini hatırlatarak onu kibirden ve küçük hırslardan uzaklaştırdığı.
Paragrafta gökyüzü ve evrenin sonsuzluğunu incelemenin, insana kendi küçüklüğünü ve sınırlarını hatırlatarak onu günlük hırslardan ve kibirden arındırdığı belirtilmiştir. Bu durum doğrudan doğru seçenekte ifade edilen gökbilimin insana kendi yerini gösterme ve kibirden uzaklaştırma işlevini vurgulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın anahtar kelimelerini ve cümlelerin anlam ilişkilerini incelemek.
Paragrafta gökyüzünü incelemenin insanın evrendeki yerini ve küçüklüğünü anlamasını sağladığı, bunun da insanı küçük hırslardan ve kibirden uzaklaştırdığı belirlenir.
Ana düşünceye ulaşmak için yazarın okuyucuya iletmek istediği temel mesajın tespit edilmesi gerekir.
2
Seçenekleri belirlenen temel düşünce doğrultusunda analiz etmek.
Diğer seçeneklerin parçanın konusu, üslubu veya parçada yer almayan kişisel yorumlarla ilgili olduğu görülürken, doğru seçeneğin parçada vurgulanmak istenen asıl mesajı tam olarak karşıladığı görülür.
Hatalı olan seçenekleri eleyerek doğru yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 53Soru

Bal arıları, kovan dışındaki zengin çiçek ve polen kaynaklarını tespit etmek amacıyla kilometrelerce uzağa uçabilirler. Bu yolculuk sırasında yönlerini kaybetmemek için gökyüzündeki güneşin konumundan ve ışık açılarından yararlanırlar. Bulutlu günlerde bile gözlerindeki özel polarize filtreler sayesinde güneşin tam olarak nerede olduğunu kolayca saptayabilirler. ----. Bu sayede kovanın karanlık iç kısımlarında bekleyen diğer işçi arılar da aldıkları bu yön koordinatları doğrultusunda uçarak hedef besin kaynağını kolaylıkla bulurlar.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ancak edindikleri bu yön bilgisi bireysel bir deneyim olarak kalmaz, kovana döndüklerinde özel bir dansla diğer arılarla paylaşılır

Cevap

Ancak edindikleri bu yön bilgisi bireysel bir deneyim olarak kalmaz, kovana döndüklerinde özel bir dansla diğer arılarla paylaşılır
Bireysel yön bulma becerisinden, kovan içindeki diğer arıların bu bilgiye ulaşmasına geçiş sağlayan ve 'Ancak' bağlacını kullanarak aradaki köprüyü kuran cümle doğru tamamlamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve boşluğun çevresindeki cümleleri inceleme
Paragrafın arıların yön bulma yöntemleri ve bu bilgiyi kovan içindeki diğer arılarla paylaşması hakkında olduğu belirlendi.
Doğru bağlantıyı kurabilmek için boşluğun öncesindeki ve sonrasındaki ipuçlarını saptamak gerekir.
2
Boşluk öncesi ve sonrası arasındaki anlamsal boşluğu tespit etme
Önceki cümlede arıların bireysel olarak yön bulmasından, sonraki cümlede ise kovan içindeki diğer arıların bu sayede hedefe ulaşmasından bahsedilmektedir. Araya bu bireysel bilginin diğerlerine nasıl aktarıldığını açıklayan bir cümlenin gelmesi gerektiği anlaşıldı.
Anlam akışındaki mantıksal boşluğu dolduracak doğru ifadeyi bulmak.
3
Linguistik bağlaçları ve anlamsal uyumu kontrol ederek seçenekleri eleme
Paylaşım vurgusu yapan ve 'Ancak' karşıtlık/geçiş bağlacıyla başlayan ifadenin en uygun cümle olduğu görüldü.
Akışı bozmayan, önceki cümleye dil bilgisel ve anlamsal olarak bağlanan seçeneği onaylamak.

Anahtar Kavram

Paragrafın anlam akışını bozmayacak şekilde, dil bilgisel ve mantıksal ipuçlarından yararlanarak boş bırakılan yeri tamamlama.
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------

Davranışsal İktisatçı:
- Klasik iktisat teorisi, insanın her zaman kendi çıkarını maksimize eden rasyonel bir karar alıcı (*homo economicus*) olduğunu varsayar. Oysa biz laboratuvar ve saha deneylerinde bireylerin kararlarını alırken çoğu zaman bilişsel kestirme yollara başvurduğunu, duygusal etkilere açık olduğunu ve sosyal normları gözettiğini görüyoruz. Yani rasyonellikten sistematik sapmalar gösteriyoruz.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------

Davranışsal İktisatçı:
- Kesinlikle hayır. Bu sapmalar rastgele ya da düzensiz değildir; aksine son derece öngörülebilir kalıplar izler. Hangi koşullarda hangi bilişsel yanılgıya düşeceğimiz, seçeneklerin bize nasıl sunulduğuyla (çerçeveleme etkisiyle) doğrudan ilişkilidir. İşte bu öngörülebilirlik, kamu politikalarının tasarlanmasında ya da pazarlama stratejilerinde insan kararlarını istenen yöne kanalize etmek için "dürtme" (*nudge*) yöntemlerinin kullanılabilmesini sağlar.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (I) Klasik iktisadın temelini oluşturan rasyonel insan modeli ile sizin yaptığınız çalışmaların ortaya koyduğu insan davranışları arasındaki temel ayrım noktası nedir?
(II) Karar verme sürecindeki bu rasyonel olmayan sapmalar, insan davran��şlarını öngörmeyi imkansız kılan düzensiz ve tesadüfi bir yapıya mı sahiptir?

Cevap

Klasik iktisadın temelini oluşturan rasyonel insan modeli ile sizin yaptığınız çalışmaların ortaya koyduğu insan davranışları arasındaki temel ayrım noktası nedir? / Karar verme sürecindeki bu rasyonel olmayan sapmalar, insan davranışlarını öngörmeyi imkansız kılan düzensiz ve tesadüfi bir yapıya mı sahiptir?
İlk soruda klasik iktisadın rasyonel insan modeli ile davranışsal iktisadın ortaya koyduğu insan davranışı arasındaki temel ayrım noktası sorulmuştur. Cevapta da tam olarak bu fark ortaya konulmuştur. İkinci soruda karar verme sürecindeki sapmaların düzensiz ve tesadüfi bir yapıya mı sahip olduğu sorgulanmış; cevap da 'Kesinlikle hayır. Bu sapmalar rastgele ya da düzensiz değildir...' diyerek bu soruyu doğrudan yanıtlamıştır. Bu yüzden bu seçenekteki sorular diyalogu en doğru şekilde tamamlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cevabın ana fikrini belirleme
İlk cevapta davranışsal iktisatçının klasik iktisattaki rasyonel insan (homo economicus) varsayımıyla laboratuvarda gözlemlenen gerçek insan davranışlarının (bilişsel kestirmeler, duygusal ve sosyal etkiler) farkını ortaya koyduğu görülür.
İlk boşluğa gelecek sorunun, rasyonel insan varsayımı ile gerçek insan davranışları arasındaki farkı sorgulaması gerekir.
2
İkinci cevabın ana fikrini belirleme
İkinci cevap 'Kesinlikle hayır' ile başlamakta ve bu sapmaların düzensiz olmadığını, tam aksine son derece öngörülebilir kalıplar izlediğini belirtmektedir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, sapmaların düzensiz veya tesadüfi olup olmadığına dair bir yargı taşıması gerekir.
3
Seçenekleri analiz etme ve doğru seçeneği belirleme
Klasik iktisadın rasyonel insan modeli ile davranışsal iktisadın insan modeli arasındaki ayrımı soran ilk soru ile sapmaların düzensiz ve tesadüfi bir yapıya sahip olup olmadığını soran ikinci sorunun yer aldığı seçeneğin diyalogu anlamlı bir şekilde tamamladığı görülür.
Her iki sorunun da muhatabın verdiği cevaplarla tam olarak örtüşmesi ve diyalog bütünlüğünü sağlaması gerekir.

Anahtar Kavram

Diyalogda boş bırakılan yerleri tamamlamak için konuşmacıların ifadelerindeki ana düşünceyi ve geçiş ifadelerini (olumlu/olumsuz başlangıçlar) doğru analiz etme.
Soru 55Soru

(I) Tarihî yapıların restorasyonunda son yıllarda yaygınlaşan üç boyutlu lazer tarama teknolojileri, mimari mirasın milimetrik hassasiyetle dijital arşivinin oluşturulmasını sağlamaktadır. (II) Bu yöntemle, yapıların zamanla uğradığı yapısal bozulmalar ve aşınmalar en ince ayrıntısına kadar tespit edilebilmektedir. (III) Elde edilen dijital veriler, gelecekte meydana gelebilecek olası hasarların onarımında ya da yapının tamamen yok olması durumunda yeniden inşasında rehber rolü üstlenmektedir. (IV) Ancak kültürel mirasın korunması yalnızca teknolojik verilerin doğru aktarılmasıyla sınırlı olmayan, felsefi ve etik tartışmaları da beraberinde getiren çok boyutlu bir süreçtir. (V) Bir tarihî eserin restorasyonunda hangi döneme ait izlerin korunacağı veya zamanın getirdiği tahribatın ne ölçüde silineceği kararı, restoratörün estetik ve etik değerleriyle şekillenir. (VI) Bu doğrultuda yapılan müdahaleler, eserin özgünlüğünü korumak ile onu modern kullanıma adapte etmek arasındaki hassas dengede yürütülmelidir.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Paragrafın ikinci kısmı, restorasyonun felsefi ve etik boyutunu ele almaya başlayan dördüncü cümle ile başlar.
Dördüncü cümle ile birlikte restorasyonun teknolojik imkanlarından ve dijital arşivlemeden bahsedilen teknik boyut geride bırakılmış; restorasyon sürecinin felsefi, etik ve estetik boyutları tartışılmaya başlanmıştır. Bu düşünsel geçiş yeni bir paragrafın kurulmasını gerektirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleyin.
İlk üç cümle restorasyondaki dijital ve teknolojik yöntemleri (üç boyutlu lazer tarama) ele alırken, son üç cümle restorasyonun felsefi, etik ve estetik boyutlarını incelemektedir.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun yön değiştirdiği ya da farklı bir bakış açısına geçildiği cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki geçiş ve bağlantı unsurlarını inceleyin.
Dördüncü cümle 'Ancak' bağlacıyla başlayarak önceki teknolojik vurgudan felsefi ve etik tartışma boyutuna geçiş yapmaktadır.
Düşüncenin akışındaki kırılmalar ve yön değişiklikleri yeni paragrafın başlangıcını işaret eder.
3
Yeni konunun devamlılığını ve kendi içindeki bütünlüğünü kontrol edin.
Beşinci ve altıncı cümleler, dördüncü cümlede açılan etik tartışma konusunu detaylandırarak sürdürmektedir.
İkinci paragrafın kendi içinde tutarlı bir anlam bütünlüğü taşıdığından emin olmak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İkiye Bölme
Soru 56Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------

Bilişsel Dilbilimci:
- Dil ve düşünce arasındaki ilişki tek yönlü değildir. Bizler dünyayı sadece dilimizle sınırlandırmayız, aynı zamanda dilimizi deneyimlerimizle şekillendiririz. Örneğin, zaman kavramını yönlerle ya da uzamsal hareketlerle tanımlamamız, fiziksel dünyayı algılama biçimimizin dile yansımasıdır. Yani zihnimizdeki somut şemalar, soyut kavramları dilde inşa ederken temel dayanağımız olur.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------

Bilişsel Dilbilimci:
- Bu durum kaçınılmaz olarak bir zenginlik doğuruyor fakat aynı zamanda çeviri süreçlerinde ciddi aşılması zor engeller yaratıyor. Bir dilde "gelecek arkamızda, geçmiş önümüzde" şeklinde kurulan bir zaman algısı, bu yönelimi tam tersi yaşayan bir toplumun diline aktarılırken sadece kelimeleri çevirmek yetmiyor; bütün bir bilişsel haritayı yeniden çizmek gerekiyor. Dolayısıyla kültürlerin dünyaya bakış açısı değiştikçe, o dillerin ürettiği edebiyat ve felsefe de kendine has bir patika izliyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (I) Dilin zihinsel yapılarımızı ve dış dünyayı algılama biçimimizi tek taraflı olarak belirlediği görüşüne katılıyor musunuz?
(II) Farklı dillerdeki bu kavramsal ve bilişsel ayrışmaların, kültürlerarası aktarım ve çeviri üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap

(I) Dilin zihinsel yapılarımızı ve dış dünyayı algılama biçimimizi tek taraflı olarak belirlediği görüşüne katılıyor musunuz? / (II) Farklı dillerdeki bu kavramsal ve bilişsel ayrışmaların, kültürlerarası aktarım ve çeviri üzerindeki etkileri nelerdir?
Bilişsel dilbilimcinin birinci yanıtta dil ve düşünce ilişkisinin tek yönlü olmadığını belirtmesi, dilin zihinsel yapıyı tek taraflı belirlediği tezine karşı çıktığını gösterir. İkinci yanıtta ise diller arasındaki kavramsal farklılıkların çeviri süreçlerindeki zorluklarından ve kültürlerin bakış açısının edebiyat ile felsefeye yansımasından söz edilmektedir. Bu doğrultuda doğru yanıt, birinci soruda dilin zihinsel yapıyı tek taraflı belirleyip belirlemediğini, ikinci soruda ise bu farklılıkların kültürlerarası aktarım ve çeviri üzerindeki yansımalarını sorgulayan ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yanıtın ana fikrini ve anahtar kavramlarını belirlemek.
Uzmanın birinci yanıtta 'Dil ve düşünce arasındaki ilişki tek yönlü değildir' diyerek dilin zihni tek taraflı şekillendirdiği görüşüne karşı çıktığı ve fiziksel deneyimlerin dili şekillendirdiğini savunduğu saptanır.
Gazetecinin birinci sorusunun, dilin düşünce üzerindeki tek yönlü etkisini veya belirleyiciliğini sorgulayan bir soru olması gerektiğini saptamak için.
2
İkinci yanıtın ana fikrini ve anahtar kavramlarını belirlemek.
Uzmanın ikinci yanıtta 'Bu durum... çeviri süreçlerinde ciddi aşılması zor engeller yaratıyor' diyerek diller arasındaki bilişsel harita ve zaman algısı farklılıklarının çeviri ve kültürlerarası aktarıma etkilerini tartıştığı görülür.
Gazetecinin ikinci sorusunun, bu bilişsel/kavramsal farklılıkların çeviriye ve kültürel aktarıma yansımalarını sorgulayan bir soru olması gerektiğini belirlemek için.
3
Seçenekleri analiz ederek her iki boşluğa da anlamca ve bağlamca tam uyum sağlayan seçeneği tespit etmek.
Birinci soru için dilin zihinsel yapıyı tek taraflı belirleyip belirlemediğini soran, ikinci soru için ise bu ayrışmaların kültürlerarası aktarım ve çeviri üzerindeki etkisini sorgulayan seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Diyalogdaki anlam akışını, kavramsal tutarlılığı ve soru-cevap dengesini eksiksiz sağlamak için.

Anahtar Kavram

Diyalog Tamamlama
Soru 57Soru

Enformasyon obezitesi, bireyin işleyebileceğinden çok daha fazla bilgiye, veriye veya uyarana maruz kalmasıyla ortaya çıkan zihinsel bir aşırı yüklenme durumudur. Geleneksel medya araçlarının yerini alan modern dijital mecralar, her an kesintisiz bir bilgi akışı sağlayarak bilişsel kapasitemizin sınırlarını sürekli zorlamaktadır. Bu durum, bireylerde yalnızca geçici dikkat dağınıklığına yol açmakla kalmaz; aynı zamanda derinlemesine odaklanma, eleştirel sentez yapma ve edinilen bilgiyi uzun süreli belleğe sağlıklı biçimde aktarma süreçlerini de sekteye uğratır. Bilgi obezitesiyle mücadele etmek isteyen bireylerin, seçici bir algı süzgeci geliştirerek bilgi tüketim diyetleri uygulamaları ve belirli aralıklarla dijital detoks süreçlerine yönelmeleri tavsiye edilmektedir. Ancak bu yaklaşım, teknolojiyi yaşamdan tamamen soyutlamak anlamına gelmez; aksine, teknolojiyi bilinçli, kontrollü ve amaca yönelik kullanma yetisini ifade eder. Nitekim zihinsel esenlik için nitelikli bilgiye ulaşmak, her önüne gelen veriyi sınırsızca tüketmekten daha kıymetlidir.

Bu parçadan hareketle enformasyon obezitesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu durumla mücadele edebilmek için dijital teknolojilerin bireyin yaşamından tamamen çıkarılması gerektiğine

Cevap

Bu durumla mücadele edebilmek için dijital teknolojilerin bireyin yaşamından tamamen çıkarılması gerektiği yargısı
Parçada, enformasyon obezitesi ile mücadelede seçici algı ve dijital detoks gibi uygulamaların teknolojiyi yaşamdan tamamen soyutlamak anlamına gelmediği, aksine bilinçli ve amaca yönelik bir kullanım gerektirdiği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla dijital teknolojilerin bireyin yaşamından tamamen çıkarılması gerektiği yönündeki yargı parçayla doğrudan çelişmektedir ve ulaşılamaz niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki enformasyon obezitesi tanımı ve zihinsel etki ifadeleri analiz edilir.
Giriş kısmından bilişsel sınırların üzerinde uyaran almanın zihinsel aşırı yüklenme oluşturduğu ve bunun da odaklanma ile uzun süreli belleğe aktarımı sekteye uğrattığı belirlenir.
Zihinsel yüklenme ve belleğe aktarım süreçlerine dair seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek için.
2
Paragrafta önerilen baş etme yöntemleri ve teknolojiyle kurulan ilişki incelenir.
Seçici algı, bilgi diyetleri ve dijital detoksun önerildiği; ancak bu durumun teknolojiyi tamamen reddetmek veya yaşamdan soyutlamak anlamına gelmediği saptanır.
Teknolojiyi tamamen hayattan çıkarma fikrinin parça ile uyuşup uyuşmadığını saptamak için.
3
Elde edilen bulgular doğrultusunda seçenekler karşılaştırılarak yanlış olan yargı tespit edilir.
Dijital teknolojilerin yaşamdan tamamen soyutlanması gerektiği yönündeki ifadenin, parçadaki 'bu yaklaşım, teknolojiyi yaşamdan tamamen soyutlamak anlamına gelmez' ifadesiyle doğrudan çeliştiği görülür.
Soru kökünün olumsuz yapısına bağlı olarak ulaşılamayacak tek yargıyı bulmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Orman banyosu (Shinrin-yoku), yirminci yüzyılın son çeyreğinde Japonya’da ortaya çıkmış bir doğa terapisi yöntemidir. Bu yöntem, doğada sadece yürümeyi değil; görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma duyularını kullanarak doğayla derin bir bağ kurmayı amaçlar. Araştırmalar, orman banyosunun stres hormonlarını azalttığını, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve kan basıncını düzenlediğini göstermektedir. Modern şehir hayatının koşturmacasından kaçmak isteyenler için bu terapi, zihinsel bir arınma ve yenilenme fırsatı sunmaktadır. Bu parçaya göre orman banyosu (Shinrin-yoku) ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece belirli yaş gruplarındaki kişilerce yapılabileceğine

Cevap

Sadece belirli yaş gruplarındaki kişilerce yapılabileceğine
Doğru cevap, orman banyosunun yalnızca belirli yaş gruplarındaki kişilerce yapılabileceğine dair bir bilginin paragrafta bulunmaması esasına dayanır. Parçada bu terapiye katılabilecek kişilerin yaşına dair herhangi bir kısıtlamadan söz edilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olumsuz ifade belirlenir.
Sorunun olumsuz bir soru köküne (değinilmemiştir) sahip olduğu saptanır.
Paragrafta yer almayan seçeneğin aranacağını netleştirmek amacıyla bu adım atılır.
2
Paragraf okunarak yardımcı düşünceler tespit edilir.
Yöntemin kökeni (Japonya, yirminci yüzyılın sonu), amacı (doğayla bağ kurmak), yararları (stres azaltma, tansiyon düzenleme vb.) ve yöntemleri (beş duyu organı) belirlenir.
Seçeneklerle eşleştirme yapabilmek için metindeki verileri gruplandırmak gerekir.
3
Seçenekler paragraftaki bilgilerle karşılaştırılır.
Yaş gruplarına dair hiçbir kısıtlama veya ifadenin paragrafta yer almadığı görülür.
Doğru seçeneği kesinleştirmek için seçenek-metin uyumu kontrol edilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce

İpuçları

1
Soruda sizden paragrafta yer almayan veya paragraftan çıkarılamayacak olan seçeneği bulmanız istenmektedir.

Daha Fazla Pratik

Olumsuz soru köklerinde, seçeneklerdeki anahtar kelimeleri hızlıca belirleyip paragrafta tarama yapmak size zaman kazandıracaktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 59Soru

Duygusal emek, bireyin iş yaşamında örgütsel hedeflere ulaşmak amacıyla hissettiği duyguları kontrol etmesi ve mesleki rolün gerektirdiği biçimde yansıtması sürecidir. Özellikle hizmet sektöründe çalışanların, kendi gerçek duygularını bastırarak müşteriye karşı güler yüzlü, sabırlı ve anlayışlı görünmek zorunda kalmaları bu kavramın en belirgin örneğidir. Sosyolog Arlie Hochschild tarafından literatüre kazandırılan bu kavram, fiziksel ve zihinsel gücün ötesinde, duyguların da ekonomik bir değer olarak pazarlanabilir hâle geldiğini gösterir. Ancak bu durum, çalışanın mesai saatleri dışında da kendi benliğine yabancılaşmasına, tükenmişlik sendromu yaşamasına ve sahte bir kimlik geliştirmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle modern iş dünyasında duygusal emeğin sınırlarının doğru çizilmesi ve çalışan refahının korunması hayati bir önem taşımaktadır.

Bu parçaya göre "duygusal emek" kavramıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalısanlar��n zihinsel yeteneklerini bedensel güçlerine kıyasla daha çok geliştirdiği

Cevap

Çalışanların zihinsel yeteneklerini bedensel güçlerine kıyasla daha çok geliştirdiği
Çalışanların zihinsel yeteneklerini bedensel güçlerine kıyasla daha çok geliştirdiği yargısı paragraftan çıkarılamaz. Paragrafta duygusal emeğin fiziksel ve zihinsel gücün ötesinde bir nitelik taşıdığı ve duyguların da ekonomik bir değer kazandığı ifade edilmiştir; fakat çalışanların zihinsel yeteneklerini bedensel güçlerine oranla daha fazla geliştirdiğine ya da bu iki yetenek türünün gelişim düzeyine dair bir kıyaslamaya gidildiğine dair bir bilgiye yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve sınırları belirlenir.
Paragrafta duygusal emek kavramının tanımı, kökeni, en yoğun görüldüğü sektör ve çalışan üzerindeki olası olumsuz psikolojik sonuçları anlatılmaktadır.
Seçenekleri test etmeden önce metnin genel anlam çerçevesini kavramak gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargılar paragraftaki ifadelerle tek tek eşleştirilir.
Hizmet sektöründeki belirginliği, iş dışındaki yabancılaşma etkisi, duyguların kontrol edilerek ekonomik değere dönmesi ve sosyoloji temelli bir araştırmacı tarafından literatüre kazandırılması bilgileri paragrafta doğrudan tespit edilir.
Yardımcı düşünce sorularında doğru seçeneğe ulaşmak için metinde yer alan destekleyici detayların elenmesi gerekir.
3
Metinde karşılığı bulunmayan veya metinle çelişen seçenek saptanır.
Duygusal emeğin zihinsel yetenekleri bedensel güce kıyasla daha fazla geliştirdiğine yönelik bir bilgi ya da kıyaslama metinde yer almamaktadır.
Parçada değinilmeyen yargının doğru cevap olarak işaretlenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 60Soru

Kanadalı besteci ve çevre bilimci R. Murray Schafer tarafından ortaya atılan "ses manzarası" (soundscape) kavramı, bir çevrenin işitsel kimli��ini ve bu kimliğin birey üzerindeki psikolojik ve sosyolojik etkilerini inceler. Akustik ekolojinin temelini oluşturan bu kavram; arka planı oluşturan "temel sesler" (rüzgâr, trafik vb.), dikkat çeken "ses sinyalleri" (sirenler, çanlar) ve bir topluluğa özgü, korunması gereken kültürel "ses nişanları" (saat kulesi sesi, pazar esnafının bağırışları) olmak üzere üç ögeden oluşur. Geleneksel kentsel planlama yaklaşımları sesi yalnızca bir "gürültü kontrolü" problemi olarak ele alıp desibel düzeyini düşürmeye odaklanırken ses manzarası yaklaşımı, çevredeki işitsel unsurların niteliğini ve insan deneyimindeki anlamını ön plana çıkarır. Bu yaklaşım, kentlerin sadece görsel olarak değil, aynı zamanda işitsel olarak da tasarlanması gerektiğini savunarak gürültünün bastırılmasından ziyade, insan zihnini dinlendiren ve kültürel aidiyeti güçlendiren seslerin korunup zenginleştirilmesini hedefler.

Bu parçadan "ses manzarası" yaklaşımı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kentsel alanların tasarlanmasında işitsel ögelerin kalitesini artırırken görsel planlama ilkelerini ikincil plana ittiğine

Cevap

Kentsel alanların tasarlanmasında işitsel ögelerin kalitesini artırırken görsel planlama ilkelerini ikincil plana ittiğine
Doğru cevap, kentsel alanların tasarlanmasında işitsel ögelerin kalitesini artırırken görsel planlama ilkelerini ikincil plana ittiğine yönelik yargıdır. Çünkü parçada ses manzarası yaklaşımının kentlerin 'sadece görsel olarak değil, aynı zamanda işitsel olarak da' tasarlanması gerektiği belirtilmiştir. Burada bir öncelik-sonralık veya ikincil plana itme durumu söz konusu değildir; her iki boyutun eş değerde önemsenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün ve paragrafın analiz edilmesi
Soruda olumsuz bir soru kökü ('ulaşılamaz') kullanılmıştır. Bu nedenle paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak yer almayan ya da paragraftaki bilgilerle çelişen yargının bulunması gerekmektedir.
Paragraftaki yardımcı düşünceleri doğru belirlemek ve yanlış seçenekleri elemek.
2
Paragraftaki temel yargıların seçeneklerle eşleştirilmesi
Paragrafta geçen 'birey üzerindeki psikolojik ve sosyolojik etkiler' ifadesi 'psikolojik durumlar ve toplumsal ilişkiler' seçeneğini doğrular. 'Desibel düzeyini düşürmeye odaklanırken... niteliğini ve anlamını ön plana çıkarır' ifadesi niceliksel değer yerine nitelik ve anlama odaklanıldığını doğrular. 'Ses nişanları' ve 'kültürel aidiyeti güçlendiren sesler' ifadeleri kültürel süreklilik taşıyan seslerin korunmasını doğrular. 'Temel sesler', 'ses sinyalleri' ve 'ses nişanları' ayrımı ise seslerin kategorilere ayrıldığını doğrular.
Paragrafta yer alan yardımcı fikirleri tespit edip seçenekleri test etmek.
3
Çelişen veya desteklenmeyen ifadenin belirlenmesi
Parçada geçen 'kentlerin sadece görsel olarak değil, aynı zamanda işitsel olarak da tasarlanması gerektiğini savunarak' ifadesi görsel planlamanın dışlanmadığını veya ikincil plana itilmediğini gösterir. Bu iki tasarım boyutunun bir arada yürütülmesi gerektiği savunulmaktadır.
Paragraftan çıkarılamayacak olan hatalı çıkarımı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
ÖncekiSayfa 3 / 30Sonraki