Gizli (Paylaşım) Antlaşmaları

50 soru

Soru 1Soru →

Büyük Savaş yıllarında müttefik bloklar arasındaki güç dengesini korumak ve Osmanlı idaresindeki stratejik coğrafyaların savaş sonrası statüsünü belirlemek amacıyla birtakım gizli paylaşım tasarıları hazırlanmıştır. Bu tasarılar; tarafların bölgesel çıkarları, kutsal mekânların konumu ve savaşa yeni dahil olan aktörlerin beklentileri doğrultusunda şekillendirilmiştir.

Bu kapsamda hazırlanan gizli paylaşım planları ve bunların diplomatik içerikleriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğru değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sykes-Picot planlamasında Orta Doğu toprakları nüfuz alanlarına ayrılırken, semavi dinler açısından kutsal kabul edilen Kudüs ve çevresini kapsayan Filistin sahasının yönetimi, müttefikler arası uyuşmazlığı önlemek amacıyla doğrudan ve yalnızca Fransa'nın manda idaresine bırakılmıştır.

Cevap

Sykes-Picot planlamasında Filistin ve Kudüs bölgesinin tek başına Fransa'nın manda idaresine bırakıldığını ileri süren ifade yanlıştır; çünkü bu bölge uluslararası bir yönetime (Kahverengi Bölge) terk edilmiştir.
Sykes-Picot Antlaşması'nda Orta Doğu toprakları paylaşılırken; Lübnan, Suriye kıyıları ve Adana (Kilikya) Fransa'ya (Mavi Bölge), Bağdat ve Basra İngiltere'ye (Kırmızı Bölge) bırakılmıştır. Ancak Kudüs ve kutsal mekânları içeren Filistin coğrafyası (Kahverengi Bölge), müttefikler arasındaki dinî ve siyasi anlaşmazlıkları önlemek adına doğrudan tek bir devlete değil, uluslararası bir yönetime devredilmiştir. Bu sebeple Filistin'in yalnızca Fransa'nın manda idaresine bırakıldığını iddia eden yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli antlaşmaların amaç ve içeriklerini antlaşma bazında ayrıştır.
İstanbul (1915), Londra (1915), Sykes-Picot (1916), Petrograd (1916), Saint-Jean de Maurienne (1917) antlaşmalarının tarafları ve paylaşım sahaları belirlendi.
Her bir antlaşmanın Osmanlı üzerindeki hedef coğrafyasını ve taraflarını netleştirmek gerekir.
2
Sykes-Picot Antlaşması'nın bölgesel renk kodlamalarını ve paylaşılan nüfuz alanlarını analiz et.
Mavi Bölge (Fransa - Kilikya, Suriye kıyıları), Kırmızı Bölge (İngiltere - Irak, Bağdat, Basra), A Bölgesi (Fransız nüfuzunda Arap devleti), B Bölgesi (İngiliz nüfuzunda Arap devleti) ve Kahverengi Bölge (Kudüs ve çevresi - Uluslararası yönetim) olarak tasnif edildi.
Antlaşmanın metninde Kudüs ve Filistin'in kime bırakıldığını tespit etmek için zorunludur.
3
Öncüldeki seçenekleri karşılaştırarak tarihsel çelişkiyi yakala.
Kudüs ve Filistin'in 'yalnızca Fransa'nın mandasına' bırakıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, uluslararası bir idare kurulmasının öngörüldüğü saptandı.
Çoklu devlet çıkarlarının çatıştığı kutsal yerler sorunu ancak uluslararası statü ile çözüme kavuşturulmak istenmiştir.

Anahtar Kavram

İtilaf Devletleri'nin Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve Sykes-Picot'da Uluslararası Bölge (Kudüs/Filistin) Statüsü

İpuçları

1
Sykes-Picot Antlaşması'ndaki nüfuz bölgelerinin renk kodlamalarını ve özellikle kutsal şehir Kudüs'ün statüsünü hatırlayınız.
2
İtilaf Devletleri kutsal mekânların yönetimini tek bir devletin tekeline bırakmak yerine çok uluslu bir formülle çözmeyi kararlaştırmıştır.
3
Filistin ve Kudüs çevresi (Kahverengi Bölge) hiçbir devletin doğrudan mandasına verilmemiş, uluslararası yönetim bölgesi olarak tanımlanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Sykes-Picot Antlaşması'nda yer alan A ve B bölgelerinin niteliği ile San Remo Konferansı'nda bu bölgelerin mandater sisteme dönüştürülme sürecini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmaları ve maddelerini 'Devlet - Vadedilen Bölge - Özel Şart' tablosu halinde zihinde eşleştirerek Kudüs'ün tek taraflı değil 'uluslararası konsorsiyum' alanı olduğunu doğrudan eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru →

İtalya'nın müttefiklerinin Orta Doğu paylaşımlarından rahatsız olması üzerine İngiltere ve Fransa'nın, İtalya'yı tatmin etmek amacıyla İzmir ve Batı Anadolu kıyılarını bu devlete vadettiği gizli paylaşım antlaşması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: St. Jean de Maurienne Antlaşması

Cevap

St. Jean de Maurienne Antlaşması
St. Jean de Maurienne Antlaşması; İngiltere, Fransa ve İtalya arasında imzalanmış olup İtalya'ya daha önce vadedilen Antalya ve Konya çevresine ilaveten İzmir ve Batı Anadolu kıyılarının verilmesini hükme bağlayan gizli mutabakattır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde belirtilen hedefleri ve vadedilen coğrafi bölgeyi analiz etme
İtalya'ya vadedilen bölgenin İzmir ve Batı Anadolu olduğu tespit edildi.
İtilaf Devletleri arasındaki paylaşım antlaşmalarında her devlete farklı bölgeler tahsis edilmiştir.
2
İtalya ile yapılan gizli antlaşmaları ayrıştırma
Londra Antlaşması ile İtalya'ya On İki Ada ve Antalya vadederken, St. Jean de Maurienne Antlaşması ile bu paya İzmir ve Batı Anadolu eklenmiştir.
İtalya, Sykes-Picot Antlaşması'ndan haberdar olunca tepki göstermiş ve payını artırmak istemiştir.

Anahtar Kavram

İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarını paylaşma planları ve St. Jean de Maurienne Antlaşması

İpuçları

1
İtalya'ya vadedilen toprakların genişletilmesi amacıyla imzalanan bir antlaşmayı düşününüz.
2
Bu antlaşma ile İtalya'ya özellikle Ege kıyıları ve İzmir vadedilmiş, fakat daha sonra Paris Barış Konferansı'nda bu karar değiştirilmiştir.
3
Fransa'nın Saint-Jean-de-Maurienne kentinde yapılan ve İtalya'ya Batı Anadolu'yu bırakan antlaşmadır.

Daha Fazla Pratik

Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in İtalya yerine Yunanistan'a verilme gerekçelerini ve İtilaf Devletleri arasındaki ilk görüş ayrılıklarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmalarda İtalya ile ilişkili iki temel antlaşma vardır: Londra (Antalya ve On İki Ada) ve St. Jean de Maurienne (İzmir ve Batı Anadolu). İzmir anahtar kelimesi doğrudan St. Jean de Maurienne'e götürür.
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru →

Çarlık Rusyası'nın müttefikleri üzerindeki diplomatik baskısı ve Boğazlar üzerindeki tarihsel hedefleri neticesinde; İstanbul, Boğazlar Bölgesi ve Marmara kıyılarının Rus idaresine bırakılmasını öngören ve İtilaf bloku içinde Osmanlı mirasını taksime yönelik akdedilen ilk mutabakat niteliğindeki gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul (Boğazlar) Antlaşması

Cevap

İstanbul (Boğazlar) Antlaşması
I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı topraklarını taksim etmek amacıyla İtilaf Devletleri arasında imzalanan ilk gizli mutabakat 1915 tarihli İstanbul (Boğazlar) Antlaşması'dır. İngiltere ve Fransa, Çarlık Rusyası'nın savaştan çekilmesini önlemek amacıyla İstanbul, Marmara Denizi sahilleri ve Boğazlar bölgesini Rusya'ya bırakmayı bu antlaşma ile kabul etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel unsurları ve tarafları analiz etmek
Çarlık Rusyası'na İstanbul, Boğazlar ve Marmara sahillerinin verilmesini öngören ilk gizli antlaşma sorulmaktadır.
İtilaf Devletleri arasındaki paylaşım antlaşmalarının kronolojisi ve devredilen coğrafi bölgelerin tespiti gereklidir.
2
Gizli antlaşmaların amaç ve içeriklerini karşılaştırmak
1915 Mart-Nisan aylarında imzalanan İstanbul (Boğazlar) Antlaşması, Osmanlı topraklarını taksim eden ilk gizli antlaşma olup doğrudan Rusya'nın Boğazlar talebini karşılamıştır.
Sykes-Picot Orta Doğu'yu, Londra ve St. Jean de Maurienne ise İtalya'ya bırakılan bölgeleri konu alır.
3
Doğru seçeneği belirlemek
Söz konusu hüküm ve özellikler İstanbul (Boğazlar) Antlaşması ile birebir örtüşmektedir.
İtilaf Devletleri'nin Osmanlı üzerindeki ilk taksim planı bu antlaşmayla somutlaşmıştır.

Anahtar Kavram

İtilaf Devletleri'nin Gizli Antlaşmaları ve İstanbul (Boğazlar) Antlaşması'nın Önemi

İpuçları

1
İtilaf Devletleri arasında yapılan ilk gizli antlaşmayı ve doğrudan Çarlık Rusyası'na bırakılan jeopolitik alanı düşününüz.
2
Antlaşma adı, başkentin ve Marmara geçiş yolunun doğrudan Rusya'ya bırakılmasından esinlenmiştir.
3
1915 yılında İngiltere, Fransa ve Rusya arasında Boğazlar ve çevresinin devri için imzalanan belge İstanbul Antlaşması'dır.

Daha Fazla Pratik

Gizli antlaşmaları dünya kamuoyuna açıklayan 'Sarı Kitap' belgesi ve Sovyet Rusya'nın savaştan çekilme süreci üzerine çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmalar coğrafi bölgelere göre gruplandırılabilir: Boğazlar ve Doğu Anadolu (İstanbul ve Petrograd Protokolü - Rusya), Orta Doğu (Sykes-Picot - İngiltere/Fransa), Arap Yarımadası (Mac-Mahon), Güneybatı Anadolu ve Ege (Londra ve St. Jean de Maurienne - İtalya).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 4Soru →

I. Dünya Savaşı sürerken İtilaf Devletleri kendi aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı Devleti'nin topraklarını paylaşmışlardır.

Bu antlaşmalardan biri olan ve İngiltere ile Fransa'nın onayıyla İzmir, Aydın ve Konya çevresinin İtalya'ya bırakılmasını öngören, ancak Rusya'da yaşanan Bolşevik İhtilali sebebiyle Çarlık Rusyası tarafından onaylanamadığı için hukuken tamamlanamayan gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saint-Jean de Maurienne Antlaşması

Cevap

Saint-Jean de Maurienne Antlaşması
Saint-Jean de Maurienne Antlaşması (17 Nisan 1917), İngiltere, Fransa ve İtalya arasında imzalanmıştır. İtalya'nın Sykes-Picot Antlaşması'na itirazı üzerine İzmir, Aydın, Muğla ve Konya çevresi İtalya'ya verilmiştir. Ancak antlaşmanın yürürlüğe girmesi Rusya'nın onayına bağlanmış, Rusya'da Bolşevik İhtilali çıkması sebebiyle bu onay gerçekleşmemiştir. İlerleyen süreçte İngiltere bu durumu fırsat bilerek Paris Barış Konferansı'nda İzmir'i İtalya yerine Yunanistan'a devretmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel ölçütleri belirleme
İzmir, Aydın ve Konya çevresinin İtalya'ya vadedilmesi ve Rusya'nın onayından geçememe şartı tespit edildi.
Gizli antlaşmaların her biri farklı devletlerin Osmanlı topraklarındaki nüfuz ve paylaşım alanlarını belirlemektedir.
2
İtalya ile ilgili gizli antlaşmaları karşılaştırma
Londra Antlaşması (1915) ile İtalya'ya yalnızca Antalya ve On İki Ada vadedilmişken, Saint-Jean de Maurienne Antlaşması (1917) ile İtalya'ya ek olarak İzmir ve Batı Anadolu bölgesi verilmiştir.
İtalya'nın Sykes-Picot Antlaşması'na tepki göstermesi üzerine müttefikler İtalya'yı tatmin etmek için Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nı düzenlemiştir.
3
Geçerlilik ve onay sürecini değerlendirme
Antlaşma metnine eklenen 'Rusya'nın onaylaması şartı', Rusya'da meydana gelen 1917 Bolşevik İhtilali ve Rusya'nın savaştan çekilmesi nedeniyle gerçekleşememiş, bu durum Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in Yunanistan'a verilmesine gerekçe yapılmıştır.
İtilaf Devletleri (özellikle İngiltere), Rus onayının olmamasını bahane ederek İzmir'i güçlü bir İtalya yerine kukla olarak kullanabileceği Yunanistan'a bırakmıştır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve Saint-Jean de Maurienne Antlaşması

İpuçları

1
İtalya'ya savaş başlangıcında verilen Antalya bölgesine ek olarak İzmir'in verildiği antlaşmayı düşününüz.
2
Paris Barış Konferansı'nda İngiltere'nin 'Rusya onaylamadı' gerekçesiyle geçersiz saydığı ve İzmir'i Yunanistan'a devrettiği antlaşmayı hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in İtalya yerine Yunanistan'a verilmesinin İtilaf Devletleri arasındaki ilk görüş ayrılığı olması konusunu pekiştiriniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmalar taraflarına göre kodlanabilir: Boğazlar (İngiltere-Fransa-Rusya), Sykes-Picot (İngiltere-Fransa), Mac-Mahon (İngiltere-Araplar), Londra (İngiltere-Fransa-Rusya-İtalya / On İki Ada & Antalya), St. Jean de Maurienne (İngiltere-Fransa-İtalya / İzmir & Konya).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5Soru →

İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı topraklarının paylaşılmasına yönelik olarak kendi aralarında bir dizi gizli mutabakat akdetmişlerdir.

Bu gizli paylaşımlarda yer alan kararlar ve hedef coğrafyalar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu süreçte mutabakata varılan hükümlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz vilayetlerinin, Akdeniz'deki donanma üsleri karşılığında doğrudan Yunanistan'a tahsis edilmesi

Cevap

Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz vilayetlerinin, Akdeniz'deki donanma üsleri karşılığında doğrudan Yunanistan'a tahsis edilmesi
I. Dünya Savaşı sırasında yapılan gizli antlaşmalarda (İstanbul Antlaşması, Londra Antlaşması, Sykes-Picot Antlaşması, Petrograd Protokolü, Mac-Mahon ve Saint-Jean de Maurienne) Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz kıyıları (Trabzon, Erzurum, Van, Bitlis) 1916 Petrograd Protokolü ile Çarlık Rusyası'na vadedilmiştir. Yunanistan bu gizli antlaşmaların imzacısı olmadığı gibi söz konusu Doğu vilayetleri hiçbir zaman Yunanistan'a bırakılmamıştır. Bu nedenle Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'in Yunanistan'a tahsis edildiğini belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli antlaşmaların taraflarını ve kapsamını inceleme
I. Dünya Savaşı sırasında imzalanan gizli antlaşmalar İngiltere, Fransa, Çarlık Rusyası ve İtalya arasında (ayrıca İngiltere ile Mekke Emiri Şerif Hüseyin arasında) yapılmıştır.
Yunanistan savaş yıllarındaki gizli paylaşım antlaşmalarına dahil edilmemiştir.
2
Coğrafi paylaşım kararlarını eşleştirme
Boğazlar İstanbul Antlaşması'yla, Doğu Anadolu ise Petrograd Protokolü'yle Çarlık Rusyası'na; Orta Doğu Sykes-Picot ile İngiltere ve Fransa'ya; Güneybatı Anadolu ve On İki Ada Londra Antlaşması'yla İtalya'ya; Arap coğrafyası ise Mac-Mahon ile Şerif Hüseyin'e vadedilmiştir.
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz kıyıları hiçbir gizli antlaşmada Yunanistan'a bırakılmamıştır.
3
Doğru seçeneği tespit etme
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'in Yunanistan'a tahsis edildiği yönündeki ifade tarihi gerçeklerle bağdaşmaz.
Söz konusu bölgeler Petrograd Protokolü uyarınca Çarlık Rusyası'na ayrılmıştır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve Coğrafi Dağılımı

İpuçları

1
Gizli antlaşmaların imzalandığı 1915-1917 yıllarında İtilaf Bloku'nda yer alan asıl büyük güçleri ve hangi devletin bu antlaşmalara taraf olmadığını düşününüz.
2
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz (Trabzon, Erzurum, Van, Bitlis) coğrafyasının hangi İtilaf devletinin tarihi emelleri doğrultusunda talep edildiğini hatırlayınız.
3
Doğu Anadolu Petrograd Protokolü ile Çarlık Rusyası'na verilmiştir; Yunanistan ise bu gizli antlaşmalara taraf değildir.

Daha Fazla Pratik

Sovyet Rusya'nın Bolşevik İhtilali sonrasında savaştan çekilip gizli antlaşmaları 'Sarı Kitap' ile açıklaması ve bu durumun Orta Doğu ile Anadolu paylaşım planlarına etkilerini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Devlet-bölge eşleştirmesi yaparak ilerleyebilirsiniz: İstanbul/Boğazlar ve Doğu Anadolu -> Rusya; Orta Doğu -> İngiltere-Fransa; Güneybatı Anadolu -> İtalya; Arap Yarımadası -> Şerif Hüseyin. Yunanistan gizli antlaşmalarda yer almaz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6Soru →

Hicaz Emiri Şerif Hüseyin ile İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri arasında yapılan ve Osmanlı yönetimine karşı isyan edilmesi karşılığında bağımsız bir Arap devleti kurulmasını vadeden gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mac-Mahon Antlaşması

Cevap

Mac-Mahon Antlaşması
I. Dünya Savaşı sırasında İngiltere'nin Mısır Valisi (Yüksek Komiseri) Sir Henry McMahon ile Mekke Emiri Şerif Hüseyin arasında yapılan gizli yazışmalar ve mutabakat sonucunda Mac-Mahon Antlaşması ortaya çıkmıştır. Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanmaları karşılığında bağımsız bir Arap devleti kurulması vadedilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarafların ve amacın belirlenmesi
Görüşmeler İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri McMahon ile Mekke Emiri Şerif Hüseyin arasında gerçekleşmiş ve Osmanlı'ya isyan karşılığında bağımsız Arap devleti kurulması hedeflenmiştir.
I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'nin Orta Doğu topraklarını parçalamaya yönelik gizli mutabakatları doğru tespit etmek gerekir.
2
Belirlenen niteliklere uyan gizli antlaşmanın eşleştirilmesi
Bu doğrultuda yapılan gizli antlaşma Mac-Mahon (McMahon) Antlaşması'dır.
İngiltere'nin Arapları Osmanlı yönetimine karşı kışkırtmak amacıyla yaptığı gizli antlaşma Mac-Mahon Antlaşması olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Dönemi Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve Mac-Mahon Antlaşması

İpuçları

1
Orta Doğu'da Arapların Osmanlı'ya karşı isyanını örgütlemek için İngiltere ile yapılan gizli antlaşmayı hatırlayınız.
2
İngiltere'nin Mısır Valisi ile Mekke Emiri'nin isimleriyle anılan I. Dünya Savaşı gizli mutabakatını düşününüz.

Daha Fazla Pratik

İtilaf Devletleri arasında Ortadoğu topraklarını paylaşan Sykes-Picot ve İtalya'ya İzmir çevresini vadeden Saint-Jean de Maurienne antlaşmalarının kapsamını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:40s
Soru 7Soru →

I. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sykes-Picot Antlaşması'nda; kutsal mekanları barındırması nedeniyle özel bir konuma sahip olan Kudüs ve çevresinde (Filistin bölgesi) nasıl bir statü uygulanması kararlaştırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası bir idarenin kurulması

Cevap

Sykes-Picot Antlaşması'nda kutsal yerlerin bulunduğu Kudüs ve çevresinde uluslararası bir idarenin kurulması kararlaştırılmıştır.
I. Dünya Savaşı sırasında İngiltere ile Fransa arasında imzalanan (daha sonra Rusya'nın da onayladığı) 1916 tarihli Sykes-Picot Antlaşması'nda Orta Doğu paylaşılırken; üç semavi din için kutsal sayılan Kudüs ve çevresinde dinî hassasiyetler gözetilerek doğrudan tek bir devletin egemenliği yerine 'uluslararası bir idarenin' kurulması kabul edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sykes-Picot Antlaşması'nın taraflarını ve genel amacını tespit etmek
İngiltere ve Fransa arasında 1916 yılında Orta Doğu'daki Osmanlı topraklarını paylaşmak üzere imzalanan gizli bir antlaşmadır.
Antlaşmanın kapsamını ve paylaşım bölgelerini doğru ayrıştırmak için gereklidir.
2
Antlaşmada yer alan bölgesel paylaşımları ve Filistin'in durumunu analiz etmek
İngiltere'ye Irak (Bağdat, Basra), Fransa'ya Suriye, Lübnan ve Kilikya verilirken; kutsal dinler açısından önem taşıyan Kudüs/Filistin bölgesinde uluslararası bir konsorsiyum/yönetim kurulması karara bağlanmıştır.
Soruda hedeflenen özel bölgenin antlaşma metnindeki yasal statüsünü belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Sykes-Picot Antlaşması ve Filistin Bölgesi'nin Statüsü

İpuçları

1
Kudüs'ün üç semavi din için taşıdığı kutsal değeri ve büyük devletlerin bu konudaki hassasiyetini düşününüz.
2
İtilaf Devletleri bu bölgeyi tek bir devletin kontrolüne bırakmak yerine ortak bir çözüm aramışlardır.
3
Sykes-Picot Antlaşması haritasında kahverengi bölge olarak adlandırılan Filistin için çok uluslu / uluslararası bir statü öngörülmüştür.

Daha Fazla Pratik

Petrograd Protokolü ve St. Jean de Maurienne Antlaşması ile Rusya ve İtalya'ya verilen bölgeleri inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmalar tablosunda Sykes-Picot paylaşım maddelerini eşleştirerek eleme yöntemiyle doğru yanıta ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8Soru →

1917 yılında İngiltere, Fransa ve İtalya arasında imzalanan St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu kıyıları İtalya’ya vadedilmiş; ancak antlaşmanın yürürlüğe girmesi Çarlık Rusyası’nın onay şartına bağlanmıştır. Aynı yıl Rusya’da gerçekleşen Bolşevik İhtilali sonrası yeni Sovyet yönetiminin gizli antlaşmaları geçersiz sayarak savaştan çekilmesi, bu onayın hiçbir zaman verilememesine yol açmıştır.

Bu diplomatik gelişmenin doğurduğu meşruiyet boşluğu, savaş sonrasında aşağıdakilerden hangisine doğrudan zemin hazırlamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paris Barış Konferansı'nda İzmir ve çevresinin İngiltere'nin teşvikiyle Yunanistan'a devredilmesine

Cevap

Paris Barış Konferansı'nda İzmir ve çevresinin İngiltere'nin teşvikiyle Yunanistan'a devredilmesine
St. Jean de Maurienne Antlaşması'nda yer alan 'Rusya'nın onayı şartı', 1917 Bolşevik İhtilali sebebiyle yerine getirilememiştir. İngiltere bu hukuki eksikliği fırsat bilerek Doğu Akdeniz'de güçlü bir İtalya görmektense maşa olarak kullanabileceği Yunanistan'ı desteklemiş ve 1919 Paris Barış Konferansı'nda İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın hukuki şartını analiz etme
St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu İtalya'ya bırakılmış ancak yürürlük için Çarlık Rusyası'nın onayı zorunlu tutulmuştur.
Gizli antlaşmalarda tarafların tümünün ortak mutabakatı ve onay mekanizması aranmaktadır.
2
1917 Bolşevik İhtilali'nin antlaşma üzerindeki etkisini değerlendirme
Çarlık rejiminin devrilmesi ve Sovyet Rusya'nın gizli antlaşmaları reddederek savaştan çekilmesi, St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın Rusya tarafından onaylanmasını imkânsız kılmıştır.
Yeni rejim emperyalist paylaşımları kabul etmeyerek Çarlık taahhütlerini feshetmiştir.
3
İngiltere'nin bu hukuki boşluğu diplomatik olarak nasıl kullandığını saptama
İngiltere, Rus onayının bulunmamasını gerekçe göstererek antlaşmanın geçersiz olduğunu ileri sürmüş ve 1919 Paris Barış Konferansı'nda Doğu Akdeniz çıkarları gereği İzmir'i İtalya yerine Yunanistan'a bırakmıştır.
İngiltere, güçlü bir donanmaya sahip İtalya'nın Batı Anadolu'da hâkimiyet kurmasını stratejik çıkarlarına aykırı bulmuştur.

Anahtar Kavram

St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın Rus onayı şartına bağlanması ve Rusya'nın çekilmesiyle doğan hukuki boşluğun Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in Yunanistan'a verilmesine yol açması

İpuçları

1
İngiltere'nin Doğu Akdeniz'de güçlü bir deniz gücü olan İtalya yerine daha zayıf ve kontrol edilebilir bir devleti destekleme politikasını düşününüz.
2
1919 Paris Barış Konferansı'nda İtilaf Devletleri arasında ilk ciddi görüş ayrılığına neden olan ve Batı Anadolu'yu ilgilendiren kararı hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Paris Barış Konferansı'nda İtilaf Devletleri arasındaki ilk derin çatlağın İtalya'nın konferansı terk etmesiyle nasıl derinleştiğini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmalar kronolojisini Paris Barış Konferansı kararlarıyla karşılaştırarak İzmir meselesinin St. Jean de Maurienne ve Rusya'nın çekilişi ile olan doğrudan illiyet bağını kurabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 9Soru →

I. Dünya Savaşı sırasında Çarlık Rusyası'nın savaşa devam etmesini sağlamak ve İtilaf Devletleri arasındaki bağı güçlendirmek amacıyla 1915 yılında İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanan; Boğazlar çevresi, Marmara Denizi kıyıları ve İstanbul'un Rusya'ya verilmesini öngören gizli paylaşım antlaşması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul (Boğazlar) Antlaşması

Cevap

İstanbul (Boğazlar) Antlaşması
I. Dünya Savaşı sürerken Çarlık Rusyası'nın İttifak Devletleri ile ayrı bir barış yapmasını engellemek ve müttefikler arasındaki dayanışmayı sürdürmek amacıyla 1915 yılında İngiltere, Fransa ve Rusya arasında İstanbul (Boğazlar) Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma ile İstanbul, Boğazlar bölgesi ve Marmara kıyıları Çarlık Rusyası'na bırakılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen antlaşmanın taraflarını ve hedeflenen coğrafi bölgeyi tespit etmek
Antlaşma 1915 yılında İngiltere, Fransa ve Çarlık Rusyası arasında yapılmış olup İstanbul ve Boğazlar bölgesini kapsamaktadır.
Gizli antlaşmalar coğrafi paylaşım alanlarına ve imzalayan devletlere göre ayrışır.
2
İtilaf Devletleri'nin kendi aralarında imzaladığı paylaşım antlaşmalarını eşleştirmek
İstanbul ve Boğazlar bölgesinin Rusya'ya bırakılmasını kararlaştıran antlaşma İstanbul (Boğazlar) Antlaşması'dır.
Çarlık Rusyası'nın Boğazlar üzerindeki tarihsel emellerini karşılayarak savaştan çekilmesini önlemek amacıyla bu antlaşma imzalanmıştır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarını paylaşmak üzere imzaladığı gizli antlaşmalar ve paylaşılan bölgeler

İpuçları

1
Soruda vadedilen devlet Çarlık Rusyası, paylaşılan bölge ise Boğazlar ve Osmanlı başkentidir.
2
Antlaşmanın adı doğrudan vadedilen stratejik merkez ve su yolunun adıyla anılmaktadır.
3
1915 yılında İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanan bu antlaşma 'İstanbul Antlaşması' veya 'Boğazlar Antlaşması' olarak bilinir.

Daha Fazla Pratik

Bolşevik İhtilali sonrası Rusya'nın bu gizli antlaşmaları hangi belgeyle dünya kamuoyuna duyurduğunu (Sarı Kitap) pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmaları taraf devletler ve bölgeler üzerinden kodlama yöntemiyle eşleştirebilirsiniz: Rusya = Boğazlar ve Doğu Anadolu (İstanbul ve Petrograd Antlaşmaları), İtalya = Akdeniz ve Batı Anadolu (Londra ve St. Jean de Maurienne), İngiltere-Fransa = Orta Doğu (Sykes-Picot), İngiltere-Araplar = Hicaz (Mac-Mahon).
Tahmini Süre:45s
Soru 10Soru →

I. Dünya Savaşı'nın başlarında tarafsızlığını ilan eden İtalya'nın; On İki Ada ve Antalya çevresinin kendisine bırakılması vaadiyle İtilaf Devletleri safında savaşa girmesini sağlayan gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Londra Antlaşması

Cevap

Londra Antlaşması
Londra Antlaşması (1915), İtilaf Devletleri ile İtalya arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma ile İtalya'ya Trablusgarp üzerindeki haklarının tanınması, On İki Ada ve Antalya çevresinin verilmesi karşılığında İtilaf Devletleri safında savaşa girmesi sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki hedef devleti ve vadedilen bölgeleri belirleme
İtalya'nın saf değiştirmesi ve Antalya ile On İki Ada'nın vadedilmesi süreci analiz edildi.
İtalya başlangıçta Üçlü İttifak bloğunda yer alırken savaş başladığında tarafsız kalmış, İtilaf Devletleri ile yaptığı gizli görüşmeler sonucu taraf seçmiştir.
2
Gizli antlaşmaların içeriklerini karşılaştırarak doğru antlaşmayı tespit etme
1915 tarihli Londra Antlaşması ile İtalya'ya On İki Ada ve Güneybatı Anadolu verilmiş, İtalya İtilaf Devletleri yanında savaşa dahil olmuştur.
İtalya'nın savaşa girmesini sağlayan ilk gizli mutabakat Londra Antlaşması'dır.

Anahtar Kavram

Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve Londra Antlaşması (1915)

İpuçları

1
İtalya'nın İttifak bloğundan ayrılarak İtilaf Devletleri safına geçmesini sağlayan 1915 tarihli antlaşmayı düşününüz.
2
İtalya'ya İzmir'in verildiği St. Jean de Maurienne Antlaşması'ndan önce, savaşa ilk adımını atmasını sağlayan İngiltere'nin başkentinde imzalanmış antlaşmadır.

Daha Fazla Pratik

St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın Paris Barış Konferansı'nda geçersiz sayılarak İzmir'in Yunanistan'a verilmesi sürecini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

İtalya ile ilgili iki temel gizli antlaşma vardır: İlki savaşa girmesini sağlayan Londra Antlaşması (1915), ikincisi ise Rusya'nın onayına bırakılan ve İzmir'in vadedildiği St. Jean de Maurienne Antlaşması'dır (1917).
Tahmini Süre:40s
Soru 11Soru →

Çarlık Rusyası, müttefikleri İngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu topraklarını kendi aralarında paylaştıkları gizli tasarıya itiraz etmiş; bunun üzerine İtilaf ortakları, Rusya'nın savaştaki desteğini korumak amacıyla Doğu Karadeniz kıyıları ile Doğu Anadolu illerini (Erzurum, Van, Bitlis) Rus nüfuz alanına dahil eden yeni bir gizli mutabakata varmışlardır.

Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ve Karadeniz topraklarının paylaşılmasını konu edinen bu gizli diplomatik düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Petrograd Protokolü

Cevap

Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz topraklarının Çarlık Rusyası'na vadedildiği gizli mutabakat Petrograd Protokolü'dür.
I. Dünya Savaşı sürerken İngiltere ve Fransa arasında imzalanan Sykes-Picot Antlaşması'na Çarlık Rusyası itiraz etmiştir. Müttefiklerinin tepkisini dindirmek ve Rusya'nın ittifaktaki yerini korumak isteyen İngiltere ve Fransa, 1916 yılında imzalanan Petrograd Protokolü ile Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis vilayetlerini Rus nüfuz sahasına bırakmıştır. Bu nedenle doğru yanıt Petrograd Protokolü seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarını paylaşma tasarılarını incelemek
Sykes-Picot Antlaşması'nın İngiltere ve Fransa arasında Orta Doğu coğrafyasının paylaşılmasını hedeflediği belirlenmiştir.
Çarlık Rusyası bu ikili paylaşıma kendi çıkarlarını zedelediği gerekçesiyle karşı çıkmıştır.
2
Rusya'nın itirazını gidermek için yapılan diplomatik hamleyi tespit etmek
İngiltere ve Fransa, Rusya'nın savaştan çekilmesini önlemek amacıyla 1916'da Rusya ile yeni bir gizli protokol imzalamıştır.
Doğu Cephesi'nde Rus desteğinin sürmesi İtilaf Devletleri için hayati önem taşımaktadır.
3
Paylaşılan coğrafya ile antlaşmayı eşleştirmek
Trabzon'a kadar olan Doğu Karadeniz kıyıları ile Erzurum, Van ve Bitlis illerinin Rusya'ya bırakıldığı belgenin Petrograd Protokolü olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul Antlaşması yalnızca Boğazlar bölgesini kapsarken, Doğu Anadolu payı Petrograd Protokolü ile resmileşmiştir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Sırasında İmzalanan Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve Kapsamları

İpuçları

1
İtilaf Devletleri'nin Rusya'ya pay verdiği iki gizli antlaşma vardır; biri Boğazları, diğeri Doğu Anadolu'yu konu alır.
2
Sykes-Picot paylaşımına itiraz eden Çarlık yönetimi, 1916 yılında kendi başkentinin adını taşıyan bu mutabakatla Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu payını elde etmiştir.
3
Antlaşmanın adı, dönemin Çarlık Rusyası başkentinden (St. Petersburg / Petrograd) gelmektedir.

Daha Fazla Pratik

Bolşevik İhtilali sonrası Sovyet Rusya'nın gizli antlaşmaları ifşa ettiği 'Sarı Kitap' olayını ve Rusya'nın bu topraklardan çekildiği Brest-Litowsk Antlaşması'nı tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmaları devlet ve vadedilen coğrafya temelinde gruplandırınız: İtalya (Londra: Antalya/12 Ada; St. Jean de Maurienne: İzmir/Batı Anadolu), Şerif Hüseyin (Mac-Mahon: Arap Yarımadası), İngiltere-Fransa (Sykes-Picot: Orta Doğu), Rusya (İstanbul Antlaşması: Boğazlar; Petrograd Protokolü: Doğu Anadolu ve Karadeniz).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru →

İtilaf Bloku'nun Osmanlı topraklarını kendi aralarında taksim etmek amacıyla masa başında kurguladığı paylaşım tasarıları; savaşın seyri, uluslararası dengeler ve müttefikler arası çıkar çatışmaları neticesinde başlangıçtaki haliyle uygulanamamış ve önemli revizyonlara uğramıştır.

Bu paylaşım planlarının hayata geçirilememesinde ve içeriğinin değişmesinde;
I. Bolşevik İhtilali'nin ardından yeni Rus yönetiminin gizli diplomasi belgelerini "Sarı Kitap" ile dünya kamuoyuna açıklaması,
II. Wilson İlkeleri'nde açık diplomasi kuralının benimsenmesi ve gizli mutabakatların geçersiz sayılması,
III. Paris Barış Konferansı'nda Doğu Akdeniz dengeleri gözetilerek Batı Anadolu'nun İtalya yerine Yunanistan'a verilmesi

gelişmelerinden hangileri doğrudan etkili olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III öncüllerinde verilen gelişmelerin tamamı gizli antlaşmaların hayata geçirilememesinde ve paylaşım tasarılarının değişmesinde doğrudan etkili olmuştur.
İtilaf Devletleri'nin savaş sırasında imzaladığı gizli antlaşmalar (İstanbul, Londra, Sykes-Picot, Petrograd, St. Jean de Maurienne) üç temel gelişmeyle uygulanamamış ve değişmiştir: Birincisi, 1917 Bolşevik İhtilali ile Rusya savaştan çekilmiş, gizli belgeleri dünya kamuoyuna duyurarak Rusya'ya ayrılan payların paylaşımını kriz haline getirmiştir. İkincisi, 1918 Wilson İlkeleri açık diplomasiyi savunarak gizli antlaşmaları geçersiz kılmış, devletleri manda modeline yönlendirmiştir. Üçüncüsü, 1919 Paris Barış Konferansı'nda İngiltere'nin baskısıyla İzmir ve Batı Anadolu'nun İtalya yerine Yunanistan'a devredilmesi gizli mutabakatları fiilen bozmuştur. Dolayısıyla her üç öncül de doğrudan etkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
I. öncülün gizli antlaşmalar üzerindeki etkisini değerlendirme
1917 Bolşevik İhtilali sonrası Çarlık Rusyası savaştan çekilmiş ve imzalanan gizli antlaşmaları 'Sarı Kitap' adlı eserle ifşa etmiştir. Rusya'ya vadedilen Boğazlar ve Doğu Anadolu paylaşılamamış, İtalya ile yapılan St. Jean de Maurienne Antlaşması Rus onayı olmadığı gerekçesiyle geçersiz sayılmıştır.
Çarlık Rusyası'nın çekilmesi İtilaf Bloku'nun orijinal paylaşım dengesini doğrudan bozmuştur.
2
II. öncülün uluslararası diplomasiye etkisini analiz etme
Wilson İlkeleri'nde yer alan 'Gizli diplomasiye son verilecek, açık barış antlaşmaları yapılacak' ve 'Milletler kendi kaderini tayin edecek' kararları, gizli antlaşmaların uluslararası meşruiyetini yok etmiştir. İtilaf Devletleri açık ilhak yerine manda ve himaye sistemine yönelmek zorunda kalmıştır.
ABD'nin ortaya koyduğu prensipler İtilaf Devletleri'nin gizli tasarılarını revize etmelerini zorunlu kılmıştır.
3
III. öncülün sahadaki paylaşım krizine etkisini inceleme
Gizli St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve çevresi İtalya'ya bırakılmışken; Paris Barış Konferansı'nda (1919) İngiltere Doğu Akdeniz'de güçlü bir İtalya yerine kukla bir Yunanistan görmeyi tercih etmiş ve bu bölgeyi Yunanistan'a vermiştir. Bu durum İtilaf Devletleri arasındaki ilk büyük görüş ayrılığına ve gizli antlaşma hükmünün çiğnenmesine yol açmıştır.
İtilaf Devletleri arasındaki çıkar çatışması gizli antlaşma maddelerinin doğrudan değiştirilmesine neden olmuştur.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Gizli Paylaşım Antlaşmalarının Geçersizleşme ve Değişme Süreci

İpuçları

1
İtilaf Devletleri'nin savaş sırasında yaptığı planların savaştan sonra Sevr Antlaşması'na kadar geçen süreçte neden birebir uygulanamadığını düşününüz.
2
Rusya'nın savaştan çekilip antlaşmaları ifşa etmesi, ABD'nin gizli diplomasiye karşı çıkması ve İngiltere'nin Batı Anadolu'da İtalya'yı dışlayıp Yunanistan'ı öne sürmesi faktörlerini inceleyiniz.
3
Öncüllerde verilen gelişmelerin tamamı gizli antlaşmaların orijinal metinlerinin bozulmasına ve uygulanamamasına zemin hazırlamıştır.

Daha Fazla Pratik

St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın Paris Barış Konferansı'nda geçersiz sayılma gerekçesi ve İtalya'nın bu duruma gösterdiği tepkiler üzerine pratik yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmaların aktörleri (Rusya, İtalya, İngiltere, Fransa) ve savaş sonu masası (Paris Barış Konferansı, Wilson İlkeleri) karşılaştırıldığında; Rusya'nın saf dışı kalması, İtalya'nın aldatılması ve ABD'nin açık diplomasi baskısı üçlü sacayağını oluşturur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 13Soru →

I. Dünya Savaşı devam ederken İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin topraklarını kendi aralarında taksim etmek amacıyla çeşitli gizli antlaşmalar yapmış ve savaşın gidişatına göre bu tasarılar üzerinde revizyonlara gitmişlerdir.

Bu antlaşmaların içeriği, tarafları ve ortaya çıkış süreçleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Londra Antlaşması ile On İki Ada ve Antalya çevresi vadedilen İtalya'ya; Sykes-Picot'tan haberdar olup itiraz etmesi üzerine St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu da vadedilmiştir.

Cevap

Londra Antlaşması ile On İki Ada ve Antalya çevresi vadedilen İtalya'ya; Sykes-Picot'tan haberdar olup itiraz etmesi üzerine St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu da vadedilmiştir.
İtilaf Devletleri, 1915 Londra Antlaşması ile İtalya'ya On İki Ada ve Antalya çevresini vadederek savaşa kendi saflarında girmesini sağlamıştır. 1916'da İngiltere ve Fransa'nın Sykes-Picot ile Osmanlı Orta Doğusu'nu gizlice paylaştığını öğrenen İtalya bu duruma sert tepki göstermiş; müttefikler İtalya'nın gönlünü almak amacıyla 1917 St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu'yu da İtalya'ya bırakmayı kabul etmişlerdir. Dolayısıyla bu diplomatik süreci özetleyen ifade tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli antlaşmaların kronolojik sırasını ve tarafların taleplerini analiz etme
1915 Londra Antlaşması ile İtalya İtilaf Devletleri safına çekilmiş, On İki Ada ve Antalya çevresi İtalya'ya vadedilmiştir.
İtalya'nın savaşa dahil edilmesi sürecinde verilen ilk vaatleri tespit etmek gerekir.
2
Sykes-Picot Antlaşması ve İtalya'nın tepkisini değerlendirme
1916 yılında İngiltere ve Fransa, Orta Doğu topraklarını Sykes-Picot ile paylaşmış; İtalya bu durumdan haberdar olunca tepki göstermiştir.
Müttefikler arasındaki paylaşım dengesinin İtalya aleyhine bozulması yeni bir antlaşma ihtiyacı doğurmuştur.
3
St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın amacını ve kapsamını belirleme
İtalya'nın itirazlarını gidermek amacıyla 1917'de St. Jean de Maurienne Antlaşması imzalanmış; Antalya'ya ek olarak İzmir, Aydın ve Konya çevresi İtalya'ya vadedilmiştir.
Doğru seçenekte belirtilen diplomatik zincir tam ve eksiksiz bir tarihsel nedenselliğe dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve İtilaf Devletleri Arasındaki Diplomatik Denge

İpuçları

1
İtalya'nın savaşa giriş koşulları ile daha sonra Batı Anadolu ve İzmir üzerinde hak iddia etmesini sağlayan antlaşmaları hatırlayınız.
2
Sykes-Picot Antlaşması'na itiraz eden İtalya'yı teskin etmek için 1917'de imzalanan antlaşmanın içeriğini düşününüz.
3
Londra Antlaşması ile Antalya çevresini alan İtalya, St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu'yu elde etmiştir.

Daha Fazla Pratik

St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın Bolşevik İhtilali sebebiyle Rusya tarafından onaylanamamasının Paris Barış Konferansı'ndaki İzmir kararına etkisini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmaları devlet-bölge tablosu şeklinde gruplandırarak eleme yapınız: Boğazlar ve Doğu Anadolu (İstanbul Antlaşması ve Petrograd Protokolü - Rusya), Orta Doğu ve Çukurova (Sykes-Picot - İngiltere/Fransa), Hicaz (Mac-Mahon - Şerif Hüseyin), Antalya ve İzmir (Londra ve St. Jean de Maurienne - İtalya).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru →

I. Dünya Savaşı sürecinde İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin topraklarını kendi aralarında paylaşmak amacıyla bir dizi gizli antlaşma akdetmişlerdir. Bu antlaşmalardan bazılarının içerikleri şu şekildedir:

• Boğazlar bölgesi, Marmara Denizi sahilleri ve Doğu Trakya'nın Çarlık Rusyası'na bırakılması kararlaştırılmıştır.
• İngiltere ve Fransa arasında Orta Doğu coğrafyası paylaşılarak Suriye, Lübnan ve Adana çevresi Fransa'ya; Irak ve Basra çevresi ise İngiltere'ye verilmiştir.
• İtalya'nın İtilaf Devletleri safında savaşa girmesi karşılığında On İki Ada, Trablusgarp üzerindeki haklar ve Antalya çevresi İtalya'ya vadedilmiştir.
• İtalya'nın baskıları sonucunda önceki paylaşıma ek olarak İzmir, Kuşadası, Aydın ve Konya çevresi İtalya'ya bırakılmıştır.

Yukarıda verilen paylaşım kararları arasında aşağıdaki gizli antlaşmalardan hangisinin içeriğine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mac-Mahon Antlaşması

Cevap

Mac-Mahon Antlaşması
Verilen maddelerde Boğazlar bölgesinin Rusya'ya verilmesi İstanbul Antlaşması'nı; Orta Doğu'nun Fransa ve İngiltere arasında paylaşılması Sykes-Picot Antlaşması'nı; Antalya ve On İki Ada'nın İtalya'ya vadedilmesi Londra Antlaşması'nı; İzmir ve çevresinin İtalya'ya bırakılması ise St. Jean de Maurienne Antlaşması'nı temsil etmektedir. Mac-Mahon Antlaşması ise İngiltere ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında imzalanmış, bağımsız bir Arap devleti vaadi karşılığında Osmanlı'ya karşı isyan başlatılmasını hedeflemiştir; metinde bu antlaşmaya değinilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen paylaşım kararlarını ilgili gizli antlaşmalarla eşleştirme.
Birinci madde İstanbul (Boğazlar) Antlaşması, ikinci madde Sykes-Picot Antlaşması, üçüncü madde Londra Antlaşması, dördüncü madde ise St. Jean de Maurienne Antlaşması ile eşleşir.
Her bir antlaşmanın diplomatik arka planını ve vadedilen coğrafi bölgeleri tespit etmek gereklidir.
2
Seçeneklerde yer alan antlaşmalardan hangisinin içeriğinin dışarıda kaldığını belirleme.
Mac-Mahon Antlaşması, İngiltere ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında Araplara bağımsız devlet vaadini içeren antlaşma olup verilen maddelerde yer almamıştır.
Soru kökünde yer verilmeyen antlaşmayı bulmak için seçenekler ile maddeler karşılaştırılır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Sürecinde İmzalanan Gizli Paylaşım Antlaşmaları

İpuçları

1
Öncüllerde İtilaf Devletleri'nin kendi aralarında yaptıkları bölgesel taksim planları (Boğazlar, Orta Doğu, Batı ve Güneybatı Anadolu) yer almaktadır.
2
Seçeneklerden biri Avrupalı büyük devletlerin kendi aralarında değil, İngiltere ile bir Osmanlı yerel yöneticisi/emiri arasında imzalanmıştır.
3
Hicaz Emiri Şerif Hüseyin ile yapılan ve Araplara bağımsız devlet vadeden antlaşma öncüllerdeki maddeler arasında bulunmamaktadır.

Daha Fazla Pratik

Gizli antlaşmaların Bolşevik İhtilali sonrası yayımlanan 'Sarı Kitap' ile dünyaya duyurulması sürecini ve Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in İtalya yerine Yunanistan'a verilme gerekçesini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Antlaşmaların tarafları üzerinden eleme yapılabilir: İstanbul, Londra, Sykes-Picot ve St. Jean de Maurienne antlaşmaları İtilaf devletlerinin kendi aralarındaki paylaşım protokolleridir; Mac-Mahon ise İngiltere ile Hicaz Emirliği arasındaki bağımsızlık ve isyan antlaşmasıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 15Soru →

I. Dünya Savaşı devam ederken İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin Asya ve Avrupa'daki topraklarını taksim etmek amacıyla çeşitli ikili ve çok taraflı gizli antlaşmalar akdetmişlerdir. Bu antlaşmalar; müttefiklerin savaştaki devamlılığını sağlama, yeni güçleri kendi saflarına çekme ve stratejik coğrafyalardaki nüfuz alanlarını netleştirme hedefleri doğrultusunda şekillenmiştir.

Buna göre, Osmanlı topraklarının paylaşımını öngören gizli antlaşmalar ve bu antlaşmaların kapsamları ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mac-Mahon Antlaşması'nda İngiltere ile Şerif Hüseyin arasında varılan mutabakat neticesinde; Mersin, İskenderun ve Suriye kıyıları da dahil olmak üzere tüm Orta Doğu'da bağımsız bir Arap devleti kurulması Fransa tarafından da resmen onaylanmıştır.

Cevap

Mac-Mahon Antlaşması'nda Mersin, İskenderun ve Suriye kıyıları dahil tüm Orta Doğu'da kayıtsız şartsız bağımsız bir Arap devleti kurulmasının Fransa tarafından da onaylandığını öne süren yargı yanlıştır.
Mac-Mahon Antlaşması (mektuplaşmaları), İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri Sir Henry McMahon ile Mekke Emiri Şerif Hüseyin arasında gizlice yürütülmüştür. Bu görüşmelerde McMahon, müttefiki Fransa'nın menfaatlerini gözeterek Mersin, İskenderun ve Şam-Hama-Humus-Halep hattının batısında kalan Suriye kıyılarını (Lübnan) kurulacak Arap devletinin sınırları dışında tutmuştur. Ayrıca Fransa bu mutabakatın bir tarafı olmadığı gibi, bölgedeki hâkimiyetini Sykes-Picot Antlaşması ile doğrudan kendi kontrolü ve mandası altına almayı hedeflemiştir. Bu nedenle Fransa'nın bu bölgeleri kapsayan kayıtsız şartsız bir bağımsızlığı onayladığı bilgisi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli antlaşmaların taraflarını ve temel amaçlarını ayrıştır.
İstanbul (1915: İngiltere, Fransa, Rusya), Londra (1915: İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya), Sykes-Picot (1916: İngiltere, Fransa), Petrograd (1916: İngiltere, Fransa, Rusya), St. Jean de Maurienne (1917: İngiltere, Fransa, İtalya) ve Mac-Mahon (1915-1916: İngiltere, Şerif Hüseyin) antlaşmalarının diplomasi ağındaki yeri belirlendi.
Her bir antlaşmanın imza tarafları ve bölgesel hedefleri farklı dinamiklere dayanmaktadır.
2
Mac-Mahon mektuplaşmalarının içeriğini ve sınır istisnalarını incele.
İngiltere temsilcisi McMahon, Fransa'nın çıkarlarını korumak için Mersin, İskenderun ve Suriye kıyılarını (Lübnan) Arap devleti sınırları dışında tutmuştur.
İngiltere, Fransa ile yapacağı Sykes-Picot planını tehlikeye atmamak için Araplara verilen sözlerde coğrafi sınırlamalar yapmıştır.
3
Seçeneklerdeki diğer antlaşma hükümlerinin doğruluğunu teyit et.
Boğazlar'ın Rusya'ya bırakılması (İstanbul), İtalya'nın saf değiştirmesi (Londra), Petrograd Protokolü ile Doğu Anadolu'nun Rusya'ya verilmesi ve St. Jean de Maurienne'deki Rus onay şartı tamamen doğrudur.
İtilaf diplomasisinin iç dengeleri ve Bolşevik İhtilali'nin yarattığı onay boşluğu tarihsel gerçeklerle örtüşmektedir.
4
Hatalı yargıyı belirleyerek çözüme ulaş.
Fransa'nın tüm Orta Doğu'da bağımsız Arap egemenliğini tanıdığı iddiası tarihsel ve diplomatik gerçeklerle çelişmektedir.
Fransa kendi manda ve sömürge alanlarını Sykes-Picot ile güvenceye almış, Arapların bu bölgelerdeki bağımsızlık taleplerini reddetmiştir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve İtilaf Diplomasisindeki Çelişkiler

İpuçları

1
İtilaf Devletleri'nin Orta Doğu'daki vaatlerinde İngiltere ile Fransa'nın menfaat uyuşmazlıklarına ve Şerif Hüseyin'e verilen taahhütlerin sınırlarına odaklanınız.
2
İngiltere'nin Araplara vaatte bulunurken Suriye kıyıları ve Lübnan bölgesini Fransa'nın çıkarları sebebiyle kapsam dışı bıraktığını hatırlayınız.
3
Fransa'nın doğrudan taraf olmadığı Mac-Mahon görüşmelerinde, Mersin ve İskenderun gibi bölgeleri Araplara terk etmeyi kabul etmediğini ve Sykes-Picot ile buraları kendi nüfuzuna aldığını göz önünde bulundurunuz.

Daha Fazla Pratik

Gizli antlaşmaların Bolşevik Rusya tarafından dünya kamuoyuna açıklanmasının (Sarı Kitap) uluslararası diplomasiye ve Wilson İlkeleri'ne etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmaları imzalayan taraflar üzerinden eleme yöntemi: İstanbul, Londra, Petrograd ve St. Jean de Maurienne antlaşmaları büyük devletler arasında resmî protokollerle akdedilmişken; Mac-Mahon bir devletlerarası antlaşma değil, İngiliz komiseri ile yerel bir lider arasındaki şartlı mektuplaşmadır ve Fransa bu sınırları hiçbir zaman onaylamamıştır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru →

I. Dünya Savaşı sırasında müttefik devletlerin Osmanlı topraklarını taksim etmek üzere imzaladıkları gizli antlaşmalar, 1917 yılında yaşanan siyasi dönüşüm neticesinde "Sarı Kitap" adıyla dünya kamuoyuna duyurulmuştur.

Söz konusu gizli paylaşım tasarılarını ifşa ederek bu antlaşmalardan çekildiğini bildiren devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyet Rusya

Cevap

Sovyet Rusya
I. Dünya Savaşı sırasında Çarlık Rusyası'nda gerçekleşen 1917 Bolşevik (Ekim) İhtilali sonucunda rejim değişmiştir. Yeni kurulan Sovyet Rusya yönetimi, Çarlık rejiminin emperyalist politikalarını kınayarak İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti ve Orta Doğu'yu taksim ettiği gizli antlaşmaları 'Sarı Kitap' adıyla dünya kamuoyuna açıklamış ve savaştan çekilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli antlaşmaların taraflarını ve diplomatik bağlamını belirlemek
I. Dünya Savaşı sürerken İngiltere, Fransa, İtalya ve Çarlık Rusyası Osmanlı topraklarını taksim eden gizli antlaşmalar akdetmiştir.
Soru kökünde bahsedilen gizli paylaşım sürecinin taraflarını ortaya koymak.
2
1917 yılındaki siyasi değişimi ve gizli antlaşmaların akıbetini analiz etmek
1917 Ekim Devrimi ile Çarlık Rusyası yıkılmış; yönetimi ele geçiren Bolşevikler (Sovyet Rusya), emperyalist paylaşım planlarını 'Sarı Kitap' adlı eserle yayımlayarak gizli antlaşmaları ifşa etmiştir.
Antlaşmaları dünya kamuoyuna açıklayarak savaştan çekilen aktörü tespit etmek.

Anahtar Kavram

Gizli Paylaşım Antlaşmalarının İfşası (Sarı Kitap ve Sovyet Rusya)

İpuçları

1
1917 yılında savaştan çekilerek Çarlık yönetimine son veren devleti düşününüz.
2
Ekim İhtilali sonrasında Bolşeviklerin emperyalist paylaşım planlarını reddettiğini hatırlayınız.
3
'Sarı Kitap' belgeleri Sovyet yönetimi tarafından ifşa edilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Sovyet Rusya'nın gizli antlaşmaları ifşa ettikten sonra İttifak Devletleri ile imzalayarak savaştan resmen çekildiği Brest-Litovsk Antlaşması'nın sonuçları incelenebilir.

Alternatif Yöntem

Çarlık rejiminin yıkılmasıyla ortaya çıkan yeni yönetimin (Bolşevikler) emperyalist savaşı reddetmesi ve gizli diplomasiyi çökertmesi ilişkisinden sonuca ulaşılabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru →

I. Dünya Savaşı sürecinde İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin topraklarını kendi aralarında paylaşmak ve savaşı lehlerine sonuçlandırmak amacıyla bir dizi gizli antlaşma yapmışlardır. Bu kapsamda İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri ile Mekke Emiri Şerif Hüseyin arasında gizli mektuplaşmalar yürütülmüş; Osmanlı yönetimine karşı isyan başlatılması karşılığında bağımsız bir Arap devletinin kurulması vadedilmiştir.

Osmanlı Devleti'nde İslamcılık (Ümmetçilik) fikrinin geçerliliğini yitirmesinde ve Hicaz-Yemen Cephesi'ndeki mücadelelerde belirleyici rol oynayan bu gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mac-Mahon Antlaşması

Cevap

Mac-Mahon Antlaşması
İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri Henry McMahon ile Mekke Emiri Şerif Hüseyin arasında 1915-1916 yıllarında yapılan gizli mektuplaşmalar sonucunda Mac-Mahon Antlaşması oluşturulmuştur. Bu antlaşmayla Şerif Hüseyin'e bağımsız bir Arap devleti/krallığı kurulacağı taahhüt edilmiş, karşılığında Arapların Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanması sağlanmıştır. Bu durum Osmanlı halifesinin ilan ettiği cihat çağrısının karşılık bulmadığını ve İslamcılık fikrinin etkisini yitirdiğini göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen aktörleri ve coğrafi/siyasi bağlamı tespit etme
İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri Henry McMahon ve Mekke Emiri Şerif Hüseyin arasındaki görüşmeler ele alınmaktadır.
Gizli antlaşmaların tarafları ve vadettikleri topraklar antlaşmayı doğru teşhis etmenin temel yoludur.
2
Antlaşmanın içeriğini ve Osmanlı siyasi düşüncesine etkisini değerlendirme
Araplara bağımsız devlet vadedilmiş, buna karşılık Osmanlı Devleti'ne karşı isyan çıkması sağlanmıştır. Bu durum İslamcılık (Ümmetçilik) fikrinin fiilen iflas ettiğini göstermiştir.
Osmanlı'nın Halife çağrısına rağmen bazı Arap unsurlarının İngilizlerle iş birliği yapması Mac-Mahon mutabakatının sonucudur.
3
Bu nitelikleri taşıyan gizli antlaşmayı belirleme
Bahsedilen antlaşma 1915-1916 yıllarındaki mektuplaşmalarla şekillenen Mac-Mahon Antlaşması'dır.
Diğer antlaşmalar (Sykes-Picot, St. Jean de Maurienne, Londra, Petrograd) İtilaf blokunun kendi aralarındaki emperyalist paylaşımı düzenlerken, Mac-Mahon yerel bir liderle yapılan isyan protokolüdür.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Gizli Antlaşmaları ve Mac-Mahon Mutabakatı

İpuçları

1
Soruda İtilaf devletlerinin kendi aralarında yaptıkları klasik paylaşımdan ziyade, Osmanlı tebaası olan yerel bir Arap liderle yapılan gizli mutabakat sorulmaktadır.
2
Antlaşma adını, müzakereleri yürüten dönemin İngiliz Mısır Yüksek Komiseri'nin soyadından almaktadır.
3
Mekke Emiri Şerif Hüseyin ile İngiliz diplomat Henry McMahon arasındaki mektuplaşmalara dayanan antlaşmadır.

Daha Fazla Pratik

İtilaf Devletleri'nin gizli antlaşmalarla belirlediği paylaşım planlarını dünya kamuoyuna duyuran gelişmeyi (1917 Bolşevik İhtilali sonrası Sarı Kitap yayını) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Gizli antlaşmalar taraflarına göre gruplandırılabilir: İtalya'nın dahil olduğu antlaşmalar (Londra, St. Jean de Maurienne), Rusya'nın dahil olduğu antlaşmalar (İstanbul/Boğazlar, Petrograd), Orta Doğu'yu İngiltere-Fransa arasında bölen antlaşma (Sykes-Picot) ve Arap isyanını örgütleyen antlaşma (Mac-Mahon). Soru kökünde doğrudan Şerif Hüseyin ve Arap bağımsızlığı geçtiğinden doğrudan Mac-Mahon'a ulaşılır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 18Soru →

Osmanlı topraklarının nüfuz ve denetim alanlarına göre taksim edildiği diplomatik müzakerelerde, bazı stratejik bölgeler için doğrudan ilhak yerine özel yönetim modelleri veya bölgesel tavizler öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıda verilen Osmanlı bölgesi ve ilgili diplomatik mutabakat eşleştirmelerinden hangisinde öngörülen paylaşım planı doğru yansıtılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kudüs ve çevresi – Sykes-Picot Mutabakatı – İtalya'nın doğrudan idari ve askerî vesayetine verilmesi

Cevap

Kudüs ve çevresinin İtalya'nın doğrudan idari ve askerî vesayetine bırakıldığını belirten ifade yanlıştır; çünkü bu bölge için uluslararası bir yönetim modeli öngörülmüştür.
Sykes-Picot tasarısında Orta Doğu toprakları Fransa ve İngiltere arasında paylaşılırken, kutsal yerlerin bulunduğu Kudüs ve Filistin bölgesi tek bir devletin vesayetine verilmemiş; Rusya, İngiltere ve Fransa'nın ortak mutabakatıyla 'uluslararası yönetim' alanı olarak belirlenmiştir. Bu sebeple bölgenin İtalya'nın askerî ve idari vesayetine bırakıldığını öne süren seçenek hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli diplomatik mutabakatlarda yer alan bölgesel paylaşımları analiz etmek
Fransa'nın Suriye ve Kilikya'yı, İngiltere'nin Irak ve Basra'yı, İtalya'nın ise Londra ve Saint-Jean de Maurienne ile Güneybatı ve Batı Anadolu'yu talep ettiği tespit edilir.
Her bir İtilaf gücünün Osmanlı toprakları üzerindeki jeopolitik nüfuz sahalarını doğru ayrıştırmak gereklidir.
2
Kudüs ve Filistin bölgesine yönelik öngörülen statüyü değerlendirmek
Sykes-Picot Mutabakatı'nda dinî ve tarihî hassasiyetler sebebiyle Filistin/Kudüs bölgesinde uluslararası bir idare kurulmasının kararlaştırıldığı belirlenir.
Kutsal mekanların varlığı, bölgenin tek bir emperyalist gücün doğrudan ilhakına bırakılmasını engellemiştir.
3
Hatalı olan eşleştirmeyi saptamak
Kudüs'ün İtalya'ya bırakıldığı yönündeki bilginin tarihsel gerçeklerle bağdaşmadığı netleştirilir.
İtalya bu mutabakata doğrudan taraf kılınmamış, Akdeniz payı daha sonraki antlaşmalarla düzenlenmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı topraklarını taksim eden gizli antlaşmaların içeriği, tarafları ve bölgelere biçilen siyasi statüler

İpuçları

1
Orta Doğu'daki kutsal mekanların bulunduğu bölgenin diplomatik paylaşımındaki istisnai statüyü hatırlayınız.
2
Sykes-Picot görüşmelerinde hangi stratejik ve dinî merkezin tek bir devlet yerine uluslararası bir konsorsiyuma bırakıldığını düşününüz.
3
Filistin ve Kudüs bölgesi hiçbir devletin tek başına kontrolüne bırakılmamış, uluslararası rejim öngörülmüştür.

Daha Fazla Pratik

Gizli antlaşmaların uygulanmasını engelleyen siyasi ve diplomatik gelişmeler ile Paris Barış Konferansı'ndaki değişiklikleri inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Devletlerin çıkar alanlarını harita üzerinde eşleştirerek; İtalya'nın ağırlıklı olarak Güney ve Batı Anadolu'ya odaklandığını, Orta Doğu'daki paylaşımda ise Kudüs için uluslararası yönetim formülü geliştirildiğini eleme yöntemiyle bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru →

I. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri’nin Osmanlı topraklarını taksim etmek amacıyla yürüttükleri gizli diplomasi faaliyetleri; hem savaşa yeni müttefikler dâhil etme hem de müttefikler arasındaki jeopolitik dengeleri koruma gayesiyle dinamik bir süreç izlemiştir.

Bu gizli antlaşmalar manzumesinin şartları, gelişim evreleri ve diplomatik sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir tespittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya'nın 1915 Londra Antlaşması'ndaki payını yetersiz bulup Sykes-Picot'ya itiraz etmesi üzerine, müttefikler St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu havzasını İtalya'nın nüfuz alanına dâhil etmiştir.

Cevap

İtalya'nın 1915 Londra Antlaşması'ndaki payını yetersiz bulup Sykes-Picot'ya itiraz etmesi üzerine, müttefikler St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu havzasını İtalya'nın nüfuz alanına dâhil etmiştir.
İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı'nın başlarında İtalya'yı kendi yanlarına çekebilmek için 26 Nisan 1915'te Londra Antlaşması'nı imzalayarak İtalya'ya Trablusgarp, On İki Ada ve Antalya çevresini vadetmiştir. Ancak İngiltere ve Fransa'nın 1916 yılında Sykes-Picot Antlaşması ile Orta Doğu'yu kendi aralarında paylaştığını gören İtalya, Akdeniz dengesinin aleyhine bozulduğunu belirterek antlaşmaya itiraz etmiştir. Bu anlaşmazlığı gidermek ve İtalya'nın savaştan çekilmesini önlemek amacıyla 17 Nisan 1917'de imzalanan St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu havzası İtalya'nın nüfuz sahasına bırakılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli antlaşmalar sürecindeki devletlerin taleplerini ve katılım gerekçelerini ayrıştır.
İtalya, başlangıçta tarafsız kalmış; 1915 Londra Antlaşması ile kendisine On İki Ada ve Antalya çevresi vadedilince İtilaf Bloku safında savaşa girmiştir.
İttifak içi dengelerin kurulmasında İtalya'nın saf değiştirmesi ilk önemli diplomatik adımdır.
2
1916 Sykes-Picot Antlaşması'nın ittifak içi yansımalarını ve ortaya çıkardığı krizi incele.
İngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu'yu (Suriye, Lübnan, Kilikya, Irak) paylaşarak Kudüs'ü uluslararası yönetime bırakması, İtalya tarafından kendi haklarının çiğnenmesi olarak görülmüştür.
İtalya, Akdeniz'deki nüfuz dengesinin bozulduğunu ileri sürerek müttefiklerinden ek toprak talebinde bulunmuştur.
3
İtalya'nın itirazı üzerine yapılan telafi antlaşmasını ve kapsamını belirle.
Nisan 1917'de imzalanan St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir, Aydın, Muğla ve Konya çevresi İtalya'ya verilmiştir.
İngiltere ve Fransa, İtalya'yı tatmin etmek ve ittifak bütünlüğünü korumak adına Batı Anadolu'yu İtalya'ya vadetmiştir.
4
Çeldirici seçeneklerdeki kronolojik, coğrafi ve kavramsal hataları tespit ederek doğru hükme ulaş.
İtalya'nın tepkisi sonucu St. Jean de Maurienne ile Batı Anadolu'nun İtalya'ya vadedildiği tespiti tarihsel gerçeklikle tam olarak örtüşmektedir.
Diğer seçeneklerde antlaşmaların amaçları, aktörleri ve coğrafi kapsamları birbiriyle hatalı eşleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve İtilaf İçi Diplomatik Dengeler

İpuçları

1
İtilaf Devletleri arasındaki gizli antlaşmalar statik olmayıp bir müttefikin itirazı veya pay kapma yarışı doğrultusunda yeni antlaşmalarla revize edilmiştir.
2
İtalya'nın savaş başında imzaladığı antlaşma ile savaşın ortalarında Sykes-Picot'ya tepki göstererek İzmir ve çevresini aldığı antlaşmayı karşılaştırınız.
3
1915 Londra Antlaşması'yla Antalya'yı alan İtalya, 1916 Sykes-Picot'ya itiraz etmiş; bunun sonucunda 1917 St. Jean de Maurienne ile Batı Anadolu İtalya'ya vadedilmiştir.

Daha Fazla Pratik

St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın uygulanmamasında Çarlık Rusyası'nın onay şartının ve Paris Barış Konferansı'ndaki İngiliz politikasının rolünü inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik ve aktör odaklı eleme yöntemi: Antlaşmaları imzalayan tarafları ve temel vaatleri eşleştiriniz. İstanbul (1915) → Rusya (Boğazlar); Londra (1915) → İtalya (Antalya, On İki Ada); Mac-Mahon (1915-16) → Şerif Hüseyin (Arap Devleti/İslamcılığı kırma); Sykes-Picot (1916) → İngiltere-Fransa (Orta Doğu); Petrograd (1916) → Rusya (Doğu Anadolu); St. Jean de Maurienne (1917) → İtalya (İzmir ve Batı Anadolu). Bu şemayı takip ederek tutarsız seçenekleri kolayca eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru →

Osmanlı Devleti'nin Orta Doğu ve Anadolu'daki hâkimiyet sahalarını yeniden tanzim etmek amacıyla yürütülen gizli diplomasi trafiği ve bu süreçte akdedilen metinlerin akıbetine dair aşağıdaki tespitler yapılmıştır:

I. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz kıyılarının Rusya'ya devrini öngören Petrograd Protokolü'nün hedefleri, rejim değişikliği yaşayan Sovyet yönetiminin gizli diplomasiyi ifşa ederek tek taraflı savaştan çekilmesiyle akamete uğramıştır.

II. Batı Anadolu kıyılarının İtalyan idaresine verilmesini içeren Saint-Jean de Maurienne mutabakatı, metnin meşruiyet şartı kılınan Rus onayının tamamlanamaması öne sürülerek 1919'da farklı bir güce tahsis edilmiştir.

III. Arap Yarımadası merkezli bağımsız bir emirlik kurulması yönünde Şerif Hüseyin ile teati edilen McMahon görüşmeleri, İngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu'yu nüfuz alanlarına bölen Sykes-Picot planıyla yapısal bir çelişki barındırmıştır.

Bu tespitlerden hangileri, gizli mutabakatların pratik uygulanabilirliğini, müttefik içi dengeleri veya diplomatik tutarlılığı sarsan dinamikler arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III numaralı öncüllerde verilen tüm değerlendirmeler doğrudur.
I numaralı öncülde belirtilen Petrograd Protokolü'nün Rusya'daki 1917 Bolşevik İhtilali sonrası hükümsüz kalması; II numaralı öncülde yer alan Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nın Rus onay şartının gerçekleşmemesi gerekçe gösterilerek İzmir'in Paris Barış Konferansı'nda Yunanistan'a bırakılması; III numaralı öncülde ifade edilen McMahon görüşmelerinde vadedilen bağımsız Arap devleti ile Sykes-Picot'daki manda paylaşımı arasındaki yapısal çelişki tarihsel olarak bütünüyle doğrudur. Dolayısıyla bu üç madde, gizli antlaşmaların uygulanabilirliğini ve müttefikler arası diplomatik tutarlılığı sarsan gelişmelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Petrograd Protokolü ve Bolşevik İhtilali ilişkisini analiz etmek
1916 Petrograd Protokolü ile Çarlık Rusyası'na Doğu Karadeniz (Trabzon dahil) ve Doğu Anadolu vadedilmiş; ancak 1917 Ekim Devrimi ile iktidara gelen Bolşevik yönetim bu antlaşmaları 'Sarı Kitap' ile ifşa ederek savaştan çekilmiş ve paylaşım planını fiilen boşa çıkarmıştır. Bu durum birinci öncülü doğrular.
Gizli antlaşmaların uygulanabilirlik kabiliyetini doğrudan ortadan kaldıran temel bir rejim değişikliğidir.
2
Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nın hukuki şartını ve Paris Barış Konferansı'na yansımasını incelemek
17 Nisan 1917'de imzalanan Saint-Jean de Maurienne Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu İtalya'ya bırakılmış, fakat antlaşmanın yürürlüğe girmesi Çarlık Rusyası'nın onay şartına bağlanmıştır. Rusya'da ihtilal çıkıp onay verilemeyince, İngiltere ve Fransa 1919 Paris Barış Konferansı'nda bu hukuki açığı kullanarak İzmir ve çevresini Yunanistan'a bırakmış, bu da İtilaf müttefikleri arasındaki dengeyi derinden sarsmıştır. Bu durum ikinci öncülü doğrular.
Müttefikler arası çıkar çatışmasını ve gizli mutabakatların uygulanmasındaki diplomatik manevraları gösterir.
3
McMahon ve Sykes-Picot arasındaki diplomatik uyuşmazlığı değerlendirmek
İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri McMahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında yapılan mektup teatilerinde Araplara bağımsız bir krallık sözü verilmiş; ancak eş zamanlı hazırlanan Sykes-Picot Antlaşması ile Suriye, Lübnan ve Kilikya Fransa'ya, Irak İngiltere'ye bırakılmış, Filistin ise uluslararası bölge ilan edilmiştir. Bu durum açık bir diplomatik çelişki ve tutarsızlık teşkil etmektedir. Bu durum üçüncü öncülü doğrular.
Aynı coğrafya üzerinde birbiriyle çatışan ikili taahhütlerin varlığını kanıtlar.
4
Öncülleri sentezleyerek doğru cevaba ulaşmak
Her üç öncül de gizli antlaşmaların uygulanmasını, ittifak dengesini ve tutarlılığını zedeleyen unsurları eksiksiz açıkladığı için tüm öncüllerin yer aldığı seçenek doğrudur.
Çok boyutlu diplomatik analizin nihai sentezidir.

Anahtar Kavram

İtilaf Devletleri'nin Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve Diplomatik Çelişkileri

İpuçları

1
Gizli antlaşmaların her birinin hangi devletlerle yapıldığını ve 1917 sonrasındaki rejim/siyaset değişikliklerinin bu metinlere nasıl yansıdığını düşününüz.
2
İtalya'ya Batı Anadolu'yu veren antlaşmanın geçerlilik koşulunu ve Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in neden İtalya yerine Yunanistan'a bırakıldığını hatırlayınız.
3
Şerif Hüseyin'e vadedilen Büyük Arap Devleti sınırları ile Sykes-Picot'da Fransa ve İngiltere'nin paylaştığı manda alanlarının çakıştığını, Petrograd Protokolü'nün ise Bolşevik İhtilali ile iptal olduğunu dikkate alınız.

Daha Fazla Pratik

Gizli antlaşmaları ilk kez dünya kamuoyuna duyuran belgenin (Sarı Kitap) ve Brest-Litovsk Antlaşması'nın Osmanlı sınırlarına etkilerinin incelenmesi tavsiye edilir.

Alternatif Yöntem

Öncüllerde adı geçen antlaşmaları taraf devletler ve bölgeler üzerinden eşleştiriniz: Petrograd (Rusya - Doğu Anadolu), Saint-Jean de Maurienne (İtalya - Batı Anadolu/Rus onay şartı), McMahon ve Sykes-Picot (Orta Doğu - Arap Krallığı vaadine karşılık İngiliz/Fransız mandaları). Her üç antlaşmada da savaş içi değişimlerin bir kriz ve tutarsızlık yarattığını doğrudan tespit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Gizli (Paylaşım) Antlaşmaları Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür | Examkin