Temel Haklar ve Ödevler

151 soru

Soru 101Soru

1982 Anayasası’nın "Yabancıların durumu" başlıklı 16. maddesi ile "Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması" başlıklı 14. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, hakların sınırlanması ve korunmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi anayasal bir kuraldır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancıların temel hak ve hürriyetleri, milletlerarası hukuka uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.

Cevap

Yabancıların temel hak ve hürriyetleri, milletlerarası hukuka uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Anayasa’nın 16. maddesine göre yabancıların temel hak ve hürriyetleri, milletlerarası hukuka uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir. Bu hüküm, yabancıların durumunu vatandaşlardan ayıran özel bir sınırlama rejimi (Madde 13'e ek olarak) getirir. Doğru ifade, bu iki temel şartı (kanunilik ve uluslararası hukuk) eksiksiz içeren ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 16. maddesinin analiz edilmesi
Yabancıların hakları için 'kanunla sınırlama' ve 'milletlerarası hukuka uygunluk' kriterleri tespit edildi.
Yabancılar için öngörülen özel sınırlama rejiminin yasal dayanağını belirlemek için.
2
Dilekçe ve bilgi edinme hakkı gibi özel hükümlerin kontrol edilmesi
Yabancılar için karşılıklılık (tekabül) şartının sadece belirli haklar (dilekçe gibi) için arandığı görüldü.
Genel sınırlama rejimi ile özel hakların kullanım şartlarını ayırmak için.
3
14. madde (Kötüye Kullanılmama) kapsamının değerlendirilmesi
Bu maddenin hakların sınırlandırılmasında genel bir çerçeve çizdiği ve yaptırımların kanuna bırakıldığı anlaşıldı.
Anayasal ilkelerin kanuni düzenlemelerle olan ilişkisini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Yabancıların temel haklarının sınırlanmasında 'kanunilik' ve 'milletlerarası hukuka uygunluk' kümülatif şartlardır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

19821982 Anayasası’nda yer alan temel hak ve hürriyetlerin yabancılar bakımından rejimi ve bu hakların kötüye kullanılmaması yasağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancıların temel hak ve hürriyetleri, milletlerarası hukuka uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir; bunun yanı sıra yabancıların dilekçe ve bilgi edinme hakkından yararlanabilmeleri karşılıklılık esasına ve Türkiye’de ikamet etme şartına bağlıdır.

Cevap

Yabancıların temel hak ve hürriyetleri, milletlerarası hukuka uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir; bunun yanı sıra yabancıların dilekçe ve bilgi edinme hakkından yararlanabilmeleri karşılıklılık esasına ve Türkiye’de ikamet etme şartına bağlıdır.
Doğru olan ifade, 19821982 Anayasası'nın 1616. ve 7474. maddelerini doğru bir şekilde sentezlemektedir. 1616. madde, yabancıların haklarının kanunla ve milletlerarası hukuka uygun olarak sınırlanabileceğini açıkça belirtir. Aynı zamanda 7474. madde, yabancıların dilekçe ve bilgi edinme hakkından yararlanabilmesini hem karşılıklılık (mütekabiliyet) hem de Türkiye'de ikamet etme şartına bağlayarak bu hakların kullanımı için özel bir rejim öngörmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Yabancıların haklarının genel sınırlama rejimini incele
Anayasa 1616. madde: Yabancıların hakları milletlerarası hukuka uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir.
Yabancıların hak rejimi için temel dayanak bu maddedir.
2
Yabancılar için dilekçe ve bilgi edinme hakkı şartlarını kontrol et
Anayasa 7474. madde: Yabancılar için karşılıklılık (mütekabiliyet) ve Türkiye'de ikamet etme şartı aranır.
Dilekçe hakkı, yabancılar için özel koşullara bağlanmış bir aktif statü hakkıdır.
3
1414. maddedeki kötüye kullanma yasağının kapsamını analiz et
20012001 değişikliği ile madde metni, hakkın sadece devletin bütünlüğünü veya demokratik-laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan 'faaliyetler' olarak kullanılmasını yasaklamıştır.
Bu değişiklik, kavramı genel bir kötüye kullanmadan belirli siyasi hedeflere daraltmıştır.

Anahtar Kavram

Yabancıların Hak Rejimi ve Sınırlama Ölçütleri

Daha Fazla Pratik

Yabancıların siyasi haklar içindeki konumunu daha iyi anlamak için Türk vatandaşlığına giriş ve seçimlerde oy kullanma yasağına ilişkin hükümleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 103Soru

1982 Anayasası'nın 65. maddesinde düzenlenen devletin sosyal ve ekonomik ödevlerinin sınırı ile temel hakların genel rejimine ilişkin ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, sosyal ve ekonomik hakların (pozitif statü hakları) hukuki rejimi hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal ve ekonomik hakların sınırlanmasında Madde 13'teki "kanunla sınırlama" ve "ölçülülük" güvenceleri aranmaz; zira bu haklar doğası gereği doğrudan Madde 65’teki mali imkanlara göre şekillenir.

Cevap

Sosyal ve ekonomik hakların sınırlanmasında Madde 1313 güvencelerinin aranmadığını savunan ifade yanlıştır; çünkü bu haklar da diğer tüm temel haklar gibi genel sınırlama rejimine tabidir.
Anayasa'nın 1313. maddesi, herhangi bir ayrım gözetmeksizin temel hak ve hürriyetlerin tamamı için geçerli olan 'kanunla sınırlama', 'Anayasa'nın ilgili maddelerindeki özel sebeplere dayanma', 'ölçülülük', 'demokratik toplum düzeninin gerekleri' ve 'öze dokunmama' gibi güvenceleri içerir. Sosyal ve ekonomik haklar için Madde 6565'te yer alan mali kaynak yeterliliği bir 'ifade' veya 'uygulama' sınırı olsa da, bu hakların hukuki olarak sınırlanması sürecinde Madde 1313 ilkeleri devre dışı bırakılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hak kategorisinin ve genel rejimin tespiti
Sosyal ve ekonomik haklar, 1982 Anayasası'nın ikinci kısmının üçüncü bölümünde yer alan pozitif statü haklarıdır.
Anayasal sistematiğin ve hangi koruma rejimine tabi olduklarının belirlenmesi gerekir.
2
Madde 1313 (Genel Sınırlama) ve Madde 6565 (Mali Sınır) ilişkisinin analizi
Madde 1313, Anayasa'daki 'tüm' temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla, anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ölçülülük ilkesine göre sınırlanabileceğini emreder.
Madde 6565 sadece devletin hizmet sunma yükümlülüğünün mali sınırını çizer, hakların yasal sınırlama rejimini ortadan kaldırmaz.
3
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yetkisinin kontrolü
Madde 104104 uyarınca; kişi hakları (2. bölüm) ve siyasi haklar (4. bölüm) CBK ile düzenlenemezken, sosyal ve ekonomik haklar (3. bölüm) düzenlenebilir.
Yürütme organının düzenleme yetkisinin kapsamını doğrulamak içindir.

Anahtar Kavram

Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırlanması ve Madde 65 Rejimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 104Soru

1982 Anayasası’nın 66. maddesinde yer alan "Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz." hükmü uyarınca, Cumhurbaşkanlığı tarafından tesis edilen bu tür işlemlere karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla iptal davası açılabilecek yetkili yargı mercii aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danıştay

Cevap

Vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı açılacak davalarda ilk derece mahkemesi olarak Danıştay yetkilidir.
1982 Anayasası'nın 66. maddesi, vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı yargı yolunun kapatılamayacağını hükme bağlayarak vatandaşlık hakkını anayasal güvence altına almıştır. İdari yargı mevzuatı uyarınca, Cumhurbaşkanlığı tarafından tesis edilen bu tür bireysel işlemlere karşı açılacak iptal davalarında Danıştay, ilk derece mahkemesi olarak görevli ve yetkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın ilgili maddesinin tespiti
1982 Anayasası'nın 66. maddesi uyarınca vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı yargı yolunun kapatılamayacağı kuralı tespit edilir.
Anayasal güvencenin sınırlarını anlamak için temel metne bakılmalıdır.
2
İşlemi tesis eden makamın ve davanın niteliğinin belirlenmesi
Vatandaşlıktan çıkarma işlemi Cumhurbaşkanı tarafından tesis edilen bireysel bir idari işlemdir.
İdari yargıdaki görev ve yetki kuralları işlemin kaynağına göre belirlenir.
3
Yetkili mahkemenin tayini
Danıştay Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca Cumhurbaşkanı kararlarına karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ın görevli olduğu sonucuna varılır.
Üst düzey idari makamların işlemlerinin denetimi üst derece idari yargı yerinde yapılır.

Anahtar Kavram

Vatandaşlık hakkının yargısal denetimi ve Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatı
Tahmini Süre:50s
Soru 105Soru

1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, Anayasa Mahkemesine yapılacak olan "bireysel başvuru" (anayasa şikayeti) yoluyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireysel başvuruya konu edilebilecek hakların, hem 1982 Anayasası'nda yer alması hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamında korunan haklardan olması gerekir.

Cevap

Bireysel başvuruya konu edilebilecek hakların hem Anayasa'da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde ortaklaşa yer alması zorunludur.
Bireysel başvuru yolu, sadece Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki 'ortak alanda' bulunan hakların ihlali iddiasıyla kullanılabilir. Örneğin, sosyal ve ekonomik hakların büyük bir kısmı AİHS kapsamında olmadığı için (mülkiyet ve eğitim hakkı gibi istisnalar hariç) bireysel başvuruya konu edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Bireysel başvurunun konu bakımından yetki alanını incele.
Anayasa'nın 148148. maddesine göre, başvuru konusu hakkın hem Anayasa'da hem de AİHS'de yer alması gerekir.
Bireysel başvurunun kapsamı sınırlıdır; her anayasal hak için başvuru yapılamaz.
2
Başvuru ehliyetini (kişi bakımından yetki) kontrol et.
Kamu tüzel kişileri (belediye, üniversite vb.) başvuru yapamaz; özel hukuk tüzel kişileri ise sadece tüzel kişiliğe ait haklar için başvurabilir.
Kamu gücünü kullanan yapıların kendilerine karşı hak ihlali iddiasında bulunması sistemin doğasına aykırıdır.
3
Başvuru süresini ve usulünü değerlendir.
Kanun yolları tüketildikten sonra 3030 gün içinde başvuru yapılmalıdır.
Hukuki güvenliğin sağlanması için başvurular belirli bir süreye tabidir.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvuruda Ortak Koruma Alanı (Anayasa + AİHS)

Daha Fazla Pratik

Bireysel başvuruda kabul edilebilirlik kriterlerini (kişi, konu, zaman ve başvuru yollarının tüketilmesi) bir tablo üzerinde çalışarak pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 106Soru

19821982 Anayasası'na göre, bir siyasi partinin Anayasa'nın 6868. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan yasaklara aykırı eylemlerin "odak" noktası haline gelmesi durumunda uygulanabilecek yaptırımlar ve bu yaptırımların karara bağlanma usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa Mahkemesi, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir; bu karar toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğuyla alınır.

Cevap

Anayasa Mahkemesi'nin temelli kapatma yerine devlet yardımından yoksun bırakma kararı verebilmesi ve bu kararın toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğuyla alınmasıdır.
Anayasa'nın 6969. maddesine göre, odak olma durumunda Anayasa Mahkemesi'nin temelli kapatma yerine alternatif bir yaptırım olarak devlet yardımı kesilmesi kararı verebilmesi mümkündür. Anayasa'nın 149149. maddesi ise bu yaptırımların her ikisi için de toplantıya katılan üyelerin üçte iki (2/32/3) oy çokluğunu şart koşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasi partilerin kapatılması davasını açmaya yetkili makamı belirlemek.
Dava, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılır.
Anayasa'nın 6969. maddesi gereği hukuk devleti denetimi yargısal bir süreçle başlar.
2
Yargılamayı yapacak ve yaptırımı uygulayacak merciyi belirlemek.
Yargılama Anayasa Mahkemesi tarafından yapılır.
Siyasi partilerin mali denetimi ve kapatılmasına ilişkin nihai yetki Anayasa Mahkemesi'ndedir.
3
Anayasa Mahkemesi'nin "odak olma" durumunda verebileceği alternatif kararları değerlendirmek.
Mahkeme, temelli kapatma yerine devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı verebilir.
Ölçülülük ilkesi gereği fiilin ağırlığına uygun yaptırım seçeneği sunulmuştur.
4
Karar için gerekli olan oy çokluğunu kontrol etmek.
Hem kapatma hem de devlet yardımından yoksun bırakma kararları için toplantıya katılanların üçte iki (2/32/3) çoğunluğu aranır.
Anayasa'nın 149149. maddesi bu nitelikli çoğunluğu zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Siyasi Partilerin Yargısal Denetimi ve Yaptırım Rejimi

Daha Fazla Pratik

Siyasi partilerin mali denetiminde Sayıştay'ın rolü ve AYM ile olan ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 107Soru

1982 Anayasası’nda yer alan "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlığı altındaki Türk vatandaşlığı ile seçme ve seçilme haklarına ilişkin;

I.I. Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.
II.II. Taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar.
III.III. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
IV.IV. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz; bu işlemlere karşı ilk derece mahkemesi olarak Anayasa Mahkemesine başvurulur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II, IIII ve IIIIII

Cevap

Seçim kanunlarındaki değişikliklerin bir yıl uygulanmaması, taksirli suç hükümlülerinin oy kullanabilmesi ve vatandaşlıktan çıkarılmanın vatana bağlılık şartına bağlanması ifadeleri doğrudur.
Doğru olan ifadeler; seçim kanunu değişikliklerinin 11 yıl kuralına tabi olması, taksirli suçlardan hüküm giyenlerin oy kullanma hakkının korunması ve vatandaşlıktan çıkarılmanın anayasal güvenceye bağlanmış olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçim kanunlarına ilişkin süreyi değerlendir
I.I. öncül doğrudur.
1982 Anayasası Madde 67 uyarınca, seçim kanunlarındaki değişiklikler yürürlüğe girdikten sonraki bir yıl içindeki seçimlerde uygulanmaz.
2
Oy kullanamayacak kişilerin durumunu incele
II.II. öncül doğrudur.
Anayasa Madde 67'ye göre; silah altındaki er/erbaşlar, askerî öğrenciler ve taksirli suçlar dışındaki hükümlüler oy kullanamaz.
3
Vatandaşlıktan çıkarma şartlarını kontrol et
III.III. öncül doğrudur.
Anayasa Madde 66 uyarınca, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylem olmadıkça hiçbir Türk vatandaşlıktan çıkarılamaz.
4
Yargısal denetim mercii doğruluğunu teyit et
IV.IV. öncül yanlıştır.
Vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı yargı yolu açıktır; ancak bu davalarda görevli mahkeme Anayasa Mahkemesi değil, Danıştay'dır.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nda Siyasi Hakların (Vatandaşlık ve Seçme-Seçilme) Sınırları ve Yargısal Güvenceleri

Daha Fazla Pratik

Vatandaşlıktan çıkarma kararının yürütme içindeki yetkili makamı (Cumhurbaşkanı) ve Danıştay'ın bu konudaki ilk derece mahkemesi rolünü tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 108Soru

19821982 Anayasası'nın "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" kenar başlıklı 7474. maddesi uyarınca düzenlenen haklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'de ikamet eden yabancıların dilekçe hakkından yararlanabilmesi, karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla mümkündür.

Cevap

Türkiye'de ikamet eden yabancıların dilekçe hakkından yararlanabilmesi için karşılıklılık esası gözetilmesi şarttır.
Anayasa'nın 7474. maddesinin birinci fıkrasına göre; vatandaşlar ve Türkiye'de ikamet eden yabancılar, karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla, kendileriyle veya kamuyla ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara başvurma hakkına sahiptir. Bu nedenle yabancılar için ikamet ve karşılıklılık şartının varlığı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Dilekçe hakkının kullanım şartlarını Anayasa'nın 7474. maddesi bağlamında değerlendirmek.
Vatandaşlar için herhangi bir ek şart öngörülmezken, yabancılar için ikamet ve karşılıklılık şartları tespit edilir.
Anayasa koyucu, siyasi bir hak olan dilekçe hakkının yabancılar tarafından kullanımını devletin egemenlik hakları ve uluslararası ilişkiler gereği sınırlandırmıştır.
2
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun idari yapısını ve bağlı olduğu makamı doğrulamak.
Kurumun TBMM Başkanlığına bağlı olduğu belirlenir.
20102010 Anayasa değişikliği ile getirilen bu kurum, yasamanın idare üzerindeki denetim araçlarından biridir.
3
Hakkın tasnifini ve diğer hakların (bilgi edinme) öznelerini kontrol etmek.
Hakların siyasi haklar grubunda yer aldığı ve bilgi edinme hakkının "herkes" (vatandaş ve yabancı ayrımı olmaksızın) için tanındığı görülür.
Anayasa'daki bölüm başlıkları hakların niteliğini (negatif, pozitif, aktif) belirlemektedir.

Anahtar Kavram

Siyasi Hakların (Dilekçe, Bilgi Edinme, Kamu Denetçiliği) Kullanım Şartları ve İdari Yapısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 109Soru

19821982 Anayasası'nda düzenlenen "Türk Vatandaşlığı" ile "Seçme, Seçilme ve Siyasi Faaliyette Bulunma" haklarına ilişkin anayasal güvenceler ve sınırlamalar birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi hukuken doğru bir ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz ve bu işlemlere karşı açılacak iptal davalarında Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.

Cevap

Vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı yargı yolunun açık olması ve bu davalarda Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak görev yapması
Doğru ifade, vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı yargı yolunun kapatılamayacağını ve bu davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceğini belirten seçenektir. 19821982 Anayasası'nın 6666. maddesi, bu işlemlere karşı yargı yolunun kapatılamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Ayrıca idari yargılama usulü gereğince, Cumhurbaşkanlığı tarafından tesis edilen bu tür işlemlere karşı açılacak iptal davalarında Danıştay ilk derece mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Vatandaşlıktan çıkarma işleminin hukuki niteliğini analiz etme
İdari bir işlemdir ve Madde 6666 uyarınca yargı yolu kapatılamaz.
Anayasal güvence kapsamında vatandaşlık haklarının korunması zorunludur.
2
Yargısal denetim merciini belirleme
Danıştay Kanunu uyarınca Cumhurbaşkanı kararlarına karşı ilk derece mahkemesi Danıştay'dır.
Vatandaşlıktan çıkarma kararı idari bir tasarruf olduğu için idari yargı denetimine tabidir.
3
Diğer siyasi hak sınırlamalarını değerlendirme
Er/erbaş ve askeri öğrencilerin durumu ile tutukluların durumu birbirinden farklıdır.
Anayasa Madde 6767, kimlerin oy kullanamayacağını tahdidi olarak saymıştır.

Anahtar Kavram

Vatandaşlık ve Seçme Hakkının Anayasal Sınırları ve Yargısal Denetimi

Daha Fazla Pratik

Vatandaşlıktan çıkarılan bir kişinin bu işleme karşı dava açma süresini ve Danıştay'ın hangi dairesinin görevli olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 110Soru

1982 Anayasası'nın 38. maddesinde düzenlenen 'Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar' kapsamında; yasama organı tarafından kabul edilen bir kanunla 'belirli suçları işleyenlerin eylemleriyle elde ettikleri kazançlar dışında, meşru yollardan edindikleri tüm mal varlıklarının kamuya geçirilmesi' ve 'mahkûm olan kişinin aile üyelerinin de bu suçtan dolayı kamu hizmetine girmesinin engellenmesi' öngörülmüştür. Bu düzenlemenin Anayasal ilkeler açısından değerlendirilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşru yollarla edinilmiş tüm mal varlığına el konulması 'genel müsadere' yasağını, aile üyelerinin kısıtlanması ise 'cezaların şahsiliği' ilkesini ihlal etmektedir.

Cevap

Doğru cevap, meşru yollarla edinilmiş tüm mal varlığına el konulmasının 'genel müsadere' yasağını, aile üyelerinin kısıtlanmasının ise 'cezaların şahsiliği' ilkesini ihlal ettiğini belirten ifadedir.
1982 Anayasası'nın 38. maddesi suç ve cezalara ilişkin temel güvenceleri belirler. Bu maddenin 10. fıkrası gereğince Türk hukuk sisteminde 'genel müsadere' (kişinin tüm mal varlığına el konulması) kesinlikle yasaktır; sadece suçla ilişkili belirli eşya veya kazancın müsaderesi (özel müsadere) mümkündür. Ayrıca maddenin 7. fıkrası 'Ceza sorumluluğu şahsidir' hükmüyle, cezanın veya suçun sonuçlarının failden başkasına (yakınlarına vb.) teşmil edilmesini engeller. Bu nedenle soru kökündeki her iki düzenleme de Anayasa'ya aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenlemenin mülkiyet boyutunu incelemek
Kişinin suçla ilgisi olmayan meşru mallarına (tüm mal varlığına) el konulması 'genel müsadere' niteliğindedir.
Anayasa'nın 38. maddesinin 10. fıkrası 'Genel müsadere cezası verilemez' hükmünü amirdir.
2
Düzenlemenin aile üyeleri üzerindeki etkisini incelemek
Suçlunun yakınlarına sirayet eden kısıtlamalar 'cezaların şahsiliği' ilkesine aykırıdır.
Anayasa'nın 38. maddesinin 7. fıkrası 'Ceza sorumluluğu şahsidir' diyerek suçun ancak failini bağlayacağını garanti altına alır.
3
Anayasal uygunluk değerlendirmesi yapmak
Düzenleme her iki açıdan da Anayasa'ya aykırıdır.
Anayasal güvenceler mutlak nitelikte olup kanunla dahi ihlal edilemez.

Anahtar Kavram

Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar (Genel Müsadere Yasağı ve Cezaların Şahsiliği)

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 38. maddesindeki 'hukuka aykırı bulguların delil sayılamaması' ve 'vatandaşın geri verilmemesi' istisnalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 111Soru

1982 Anayasası’nın İkinci Kısmı’nın Üçüncü Bölümü’nde "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlenen hakların büyük bir kısmı, devletin mali kaynaklarını kullanarak bireye bir hizmet sunmasını (pozitif edim) gerektirir ve bu durum Anayasa'nın 65.65. maddesindeki mali kaynakların yeterliliği ölçütü ile sınırlandırılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa'nın aynı bölümü (Üçüncü Bölüm) içerisinde düzenlenmiş olmasına rağmen, niteliği itibarıyla devletin pozitif bir hizmet sunmasından ziyade bireyin bu alandaki serbestliğini koruyan ve bu yönüyle bir "negatif statü hakkı" (hürriyet) karakteri taşıyan haktır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma ve sözleşme hürriyeti

Cevap

Çalışma ve sözleşme hürriyeti, 1982 Anayasası'nın Üçüncü Bölümü'nde yer almasına rağmen niteliği gereği bir hürriyet (negatif statü) özelliğine sahiptir.
Çalışma ve sözleşme hürriyeti, Anayasa'nın 48. maddesinde 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' bölümünde düzenlenmiştir. Ancak bu hak, bireyin dilediği alanda çalışma ve dilediği kişiyle sözleşme yapabilmesini korur. Devletin bu hakkı sağlamak için mali bir harcama yapmasından ziyade, bu alana haksız müdahalede bulunmaması esastır. Bu nedenle niteliği itibarıyla bir hürriyet (negatif statü) karakteri taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki hakların Anayasa'nın hangi bölümünde yer aldığını tespit etme
Çalışma ve sözleşme hürriyeti ile Sosyal güvenlik hakkı Üçüncü Bölüm'de (Sosyal ve Ekonomik Haklar); Mülkiyet ve Yerleşme hürriyeti İkinci Bölüm'de; Kamu hizmetine girme ise Dördüncü Bölüm'dedir.
Soru kökünde belirtilen 'aynı bölüm (Üçüncü Bölüm)' şartını sağlayan hakları ayıklamak gerekir.
2
Seçilen hakların hukuki niteliğini (negatif vs pozitif) analiz etme
Çalışma ve sözleşme hürriyeti (Md. 48) bir 'hürriyet' iken, Sosyal güvenlik hakkı (Md. 60) bir 'isteme' hakkıdır.
Soruda pozitif statü kategorisinde olup negatif statü karakteri taşıyan (hürriyet niteliğindeki) hak sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Sosyal ve Ekonomik Hakların İstisnai Karakteri
Soru 112Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler"in (pozitif statü hakları) yerine getirilmesiyle ilgili olarak; Anayasa'nın 65. maddesine göre devletin bu görevlerini ifa ederken uyması gereken anayasal çerçeve aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmesi

Cevap

Devletin bu görevleri, amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmesi gerekir.
1982 Anayasası'nın 65. maddesi uyarınca, devlet sosyal ve ekonomik alanlardaki görevlerini yerine getirirken iki temel ölçütü esas alır: birincisi hizmetin amacına uygun öncelikler, ikincisi ise mali kaynakların yeterliliğidir. Bu düzenleme, devletin ekonomik imkanlarının kısıtlı olduğu durumlarda sosyal hakların ifasının ertelenebileceğine veya sınırlı tutulabileceğine yasal zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hak kategorisinin tespiti
Sosyal ve ekonomik haklar (pozitif statü/isteme hakları) kategorisidir.
Bu haklar bireyin devletten olumlu bir hizmet veya yardım talep etme hakkını ifade eder.
2
Anayasal dayanağın incelenmesi
1982 Anayasası Madde 65'e bakılır.
Anayasa, sosyal devletin mali yükümlülüklerini bu madde ile sınırlandırmıştır.
3
Sınırlama ölçütlerinin analizi
Mali kaynakların yeterliliği ve öncelik sıralaması kriterlerine ulaşılır.
Devletin sonsuz kaynağı olmadığı varsayımıyla, anayasa koyucu hizmetin önceliği ve bütçe imkanlarını şart koşmuştur.

Anahtar Kavram

İsteme hakları ve Devletin Sosyal ve Ekonomik Ödevlerinin Sınırı (Madde 65)

Daha Fazla Pratik

Sosyal ve ekonomik haklar bölümünde yer alan 'Toprak Mülkiyeti' ve 'Kamulaştırma' gibi hakların mülkiyet hakkından (negatif statü) farkını çalışınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

19821982 Anayasası’nda düzenlenen sosyal ve ekonomik hakların (pozitif statü hakları) hukuki niteliği ve devletin bu hakları gerçekleştirme yükümlülüğünün sınırı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet, sosyal ve ekonomik alanlardaki görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikler gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.

Cevap

Devletin sosyal ve ekonomik ödevlerini mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hükmü doğrudur.
Anayasa'nın 6565. maddesine göre; devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir. Bu hüküm, sosyal devletin mali imkanlarla sınırlı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hak kategorisinin belirlenmesi
Soruda bahsi geçen haklar 'Pozitif Statü Hakları' (İsteme Hakları) olarak sınıflandırılır.
Bu haklar bireyin devletten olumlu bir edim veya hizmet talep etmesini sağlar.
2
19821982 Anayasası'ndaki sınırlama hükmünün analizi
Anayasa'nın 6565. maddesi incelenmelidir.
Sosyal devlet ilkesinin mali gerçeklerle dengelenmesi bu madde ile sağlanır.
3
Madde 6565 içeriğinin uygulanması
Devletin ödevlerini yerine getirirken mali kaynaklarının yeterliliğini gözetmesi anayasal bir kuraldır.
Devletin ekonomik kapasitesini aşan yükümlülüklerin yargı yoluyla zorlanmasını önlemek amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Sosyal ve Ekonomik Hakların Mali Sınırı (Madde 65)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 114Soru

19821982 Anayasası'nın 20102010 yılı değişikliği ile düzenlenen Kamu Denetçiliği Kurumu ve bu kuruma tanınan başvuru hakkı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'de ikamet eden yabancılar, karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurma hakkından yararlanabilirler.

Cevap

Türkiye'de ikamet eden yabancıların, karşılıklılık esası gözetilmek şartıyla bu haktan yararlanabileceğini belirten ifade doğrudur.
Anayasa'nın 7474. maddesi uyarınca, Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurma hakkı vatandaşların yanı sıra Türkiye'de ikamet eden yabancılara da tanınmıştır; ancak yabancılar için karşılıklılık (mütekabiliyet) esası bir ön şarttır. Bu durum hakkın evrensel değil, belirli şartlara bağlı bir siyasi hak olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal yapının yerini saptama
Kamu Denetçiliği Kurumu, 19821982 Anayasası'nın 7474. maddesi uyarınca TBMM Başkanlığına bağlıdır.
Kurumun özerkliğini ve yasama denetimiyle ilişkisini anlamak için kuruluş yerini bilmek gerekir.
2
Seçim usulünü kontrol etme
Kamu Başdenetçisi, TBMM tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir.
Yürütme (Cumhurbaşkanı) tarafından atandığına dair yanlış algıyı elemek gerekir.
3
Yabancıların hak sahipliğini değerlendirme
Yabancılar için ikamet ve karşılıklılık (mütekabiliyet) şartları birlikte aranır.
Anayasa metnindeki özel sınırlama rejimini teyit etmek gerekir.
4
Hakkın hukuki kategorisini belirleme
Hukuki niteliği 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (Aktif Statü) bölümündedir.
Hakkın pozitif statü (sosyal hak) olmadığını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Anayasal Siyasi Haklar: Kamu Denetçiliği Kurumu'nun Yapısı ve Başvuru Şartları

Daha Fazla Pratik

Kamu Başdenetçisinin seçimindeki tur sayılarını ve gerekli çoğunlukları (Anayasa Mahkemesi üyeliği seçimine benzerliğini) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 115Soru

1982 Anayasası’nın 15. maddesinde düzenlenen "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" rejiminin uygulanma şartları ve bu süreçteki hukuki sınırlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel hakların kullanılmasının durdurulması durumunda, hem müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüde (ölçülülük) olması hem de milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi zorunludur.

Cevap

Temel hakların kullanılmasının durdurulması durumunda, hem müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüde (ölçülülük) olması hem de milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi zorunludur.
1982 Anayasası'nın 15. maddesine göre, savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde hakların durdurulabilmesi için tedbirlerin durumun gerektirdiği ölçüde olması (ölçülülük) ve milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmaması şarttır. Doğru seçenek bu iki anayasal sınırı tam olarak ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Madde 15'teki uygulama şartlarını belirle.
Savaş, seferberlik veya olağanüstü hal durumlarından birinin varlığı gerekir.
Durdurma rejiminin devreye girmesi için anayasal bir kriz halinin mevcudiyeti şarttır.
2
Hukuki sınırları analiz et.
Ölçülülük ilkesine uyulmalı ve milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemelidir.
Bu iki kriter, devletin olağanüstü yetkilerini kullanırken uyması gereken temel anayasal denetim ölçütleridir.
3
Çekirdek haklar (dokunulmaz alan) kontrolü yap.
Yaşama hakkı (istisnasıyla), din/vicdan özgürlüğü, masumiyet karinesi ve suç/cezaların geçmişe yürümezliği ilkelerine dokunulamaz.
Anayasa koyucu, en ağır kriz anlarında bile devletin müdahale edemeyeceği asgari bir özgürlük alanı tanımlamıştır.

Anahtar Kavram

Temel Hakların Durdurulması Rejimi (Madde 15)

Daha Fazla Pratik

Madde 15'teki çekirdek hakları, AİHS'deki askıya alınamayan haklarla karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 116Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen temel hak ve hürriyetler; 'Kişi Hakları ve Ödevleri', 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' ile 'Siyasi Haklar ve Ödevler' şeklinde üçlü bir ayrıma tabi tutulmuştur. Bireyin devletten olumlu bir edimde bulunmasını veya bir hizmet sunmasını talep edebildiği 'isteme hakları' (pozitif statü hakları) göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi 1982 Anayasası'nın sistematik yapısı gereği bu grupta yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülkiyet hakkı

Cevap

Mülkiyet hakkı, 1982 Anayasası'nın sistematik ayrımına göre 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' arasında değil, 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' (Negatif Statü Hakları) arasında yer almaktadır.
Mülkiyet hakkı, Anayasa'nın 35. maddesinde 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' (Negatif Statü Hakları/Koruyucu Haklar) başlığı altında düzenlenmiştir. Bu haklar, bireyi devlete ve topluma karşı koruyan, devletin kural olarak müdahale edemeyeceği alanları temsil eder. Oysa sosyal ve ekonomik haklar, bireyin devletten hizmet beklediği alanlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'daki hak gruplandırmasının analizi
1982 Anayasası'nın 2. kısmında haklar; Kişi Hakları (Negatif), Sosyal Haklar (Pozitif) ve Siyasi Haklar (Aktif) olarak ayrılmıştır.
Sorunun cevabı için ilgili hakkın hangi bölümde düzenlendiğini tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki hakların bölümlerinin kontrol edilmesi
Eğitim (Madde 42), Çalışma (Madde 48), Konut (Madde 57) ve Toprak Mülkiyeti (Madde 44) Sosyal ve Ekonomik Haklar bölümündedir.
Pozitif statü haklarının kapsamını netleştirmek.
3
İstisnai durumların ve trapsel alanların değerlendirilmesi
Genel bir hak olan Mülkiyet Hakkı Madde 35'te 'Kişinin Hakları' bölümünde iken, Toprak Mülkiyeti sosyal amaçlarla 'Sosyal Haklar' bölümüne konulmuştur.
KPSS'de sıkça sorulan 'Mülkiyet' ile 'Toprak Mülkiyeti' ayrımını fark etmek.

Anahtar Kavram

Hakların Jellinek Sınıflandırması ve 1982 Anayasası Sistematiği

Alternatif Yöntem

Hakları 'devletten para veya hizmet istiyor muyum?' sorusuyla test edebilirsiniz. Eğitim, sağlık ve konut için devletin harcama yapması gerekir (Pozitif). Ancak mülkiyet hakkı için devletin sadece 'dokunmaması' yeterlidir (Negatif).
Tahmini Süre:50s
Soru 117Soru

19821982 Anayasası'nın 6565. maddesinde yer alan "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir." hükmü, devletin "isteme hakları" (pozitif statü hakları) karşısındaki yükümlülüğünün sınırını çizmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa'nın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" bölümünde düzenlenen ve devletin mali imkanları ölçüsünde gerçekleştirmekle yükümlü olduğu haklardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konut dokunulmazlığı

Cevap

Konut dokunulmazlığı, Sosyal ve Ekonomik Haklar bölümünde değil, Kişi Hakları ve Ödevleri bölümünde düzenlendiği için doğru cevaptır.
Doğru yanıt olan seçenek, Anayasa'nın 2121. maddesinde 'Kişi Hakları ve Ödevleri' bölümünde düzenlenen bir negatif statü hakkıdır. Bu hak, bireyin özel alanını devlete karşı korur ve gerçekleştirilmesi devletin mali kaynaklarına bağlı değildir. Diğer tüm seçenekler Anayasa'nın Üçüncü Bölümü'nde (Sosyal ve Ekonomik Haklar) yer alır ve Madde 6565'teki mali sınırlamaya tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki hakların Anayasa'daki yerlerini tespit edin.
Toprak mülkiyeti (m. 4444), Kıyılar (m. 4343), Çalışma ve sözleşme hürriyeti (m. 4848) ve Sanatın korunması (m. 6464) sosyal ve ekonomik haklar kısmındadır.
Soruda istenen 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümü dışındaki hakkı bulmaktır.
2
Konut dokunulmazlığı hakkının anayasal konumunu inceleyin.
Konut dokunulmazlığı 2121. maddede 'Kişi Hakları ve Ödevleri' (Negatif Statü Hakları) arasında yer alır.
İsim benzerliği olan 'Konut Hakkı' (5757. madde) ile karıştırılmamalıdır.
3
Madde 6565 kapsamını kontrol edin.
Madde 6565, sadece Sosyal ve Ekonomik Haklar bölümündeki ödevler için geçerlidir.
Negatif statü hakları (Kişi Hakları) devletin mali gücüne bağlı değildir; devletin sadece dokunmaması (gölge etmemesi) yeterlidir.

Anahtar Kavram

Temel Hakların Sistematik Sınıflandırılması ve Madde 6565 Sınırı

İpuçları

1
Madde 6565 sınırlaması sadece isteme (pozitif statü) hakları için geçerlidir.
2
Konut ile ilgili iki farklı hak vardır; biri kişinin özel hayatını korur (negatif), diğeri sosyal refahı hedefler (pozitif).
3
Konut dokunulmazlığı bir kişi hakkıdır (m. 2121), konut hakkı ise bir sosyal haktır (m. 5757).

Daha Fazla Pratik

Diğer 'hürriyet' isimli olup sosyal haklar bölümünde yer alan hakları (örn. Sendika kurma hürriyeti) gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 118Soru

1982 Anayasası'nda temel hak ve hürriyetler; Jellinek'in statü kuramı doğrultusunda "kişinin hakları", "sosyal ve ekonomik haklar" ve "siyasi haklar" şeklinde üçlü bir ayrıma tabi tutulmuştur. Bu ayrımda "negatif statü hakları" olarak da bilinen "kişinin hakları ve ödevleri", bireye devletin müdahale edemeyeceği özel bir alan sağlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1982 Anayasası'nın sistematiğinde "Kişinin Hakları ve Ödevleri" (negatif statü hakları) başlığı altında düzenlenen haklardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konut hakkı

Cevap

Konut hakkı, 1982 Anayasası'nda pozitif statü (sosyal ve ekonomik) hakları arasında yer aldığı için doğru cevaptır.
Konut hakkı, 1982 Anayasası'nın 57. maddesinde düzenlenmiş olup 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' (Pozitif Statü Hakları) grubuna dahildir. Bu hak, devletin vatandaşların konut ihtiyacını karşılamak üzere planlama yapmasını ve destek sağlamasını gerektiren bir 'isteme' hakkıdır. Diğer seçeneklerdeki haklar ise devletin müdahalesinden kaçınmasını gerektiren koruyucu (negatif) haklardır.

Adım Adım Çözüm

1
Jellinek'in statü sınıflandırmasını hatırla.
Negatif statü hakları (kişinin hakları), devletin karışmaması gereken koruyucu haklardır.
Soruda negatif statü hakları kategorisine girmeyen hakkı bulmamız istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki hakların Anayasa'daki yerlerini karşılaştır.
Konut dokunulmazlığı (Madde 21), Düzeltme ve cevap hakkı (Madde 32), İspat hakkı (Madde 39) ve Bilim ve sanat hürriyeti (Madde 27) Anayasa'nın ikinci bölümünde 'Kişinin Hakları' başlığı altındadır.
Bu hakların tamamı bireyi devlete karşı koruyan negatif statü haklarıdır.
3
Kalan seçeneğin niteliğini analiz et.
Konut hakkı, Anayasa'nın 57. maddesinde 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' (pozitif statü hakları) arasında yer alır.
Devletin konut ihtiyacını karşılamak için tedbir almasını gerektiren bir 'isteme' hakkı olması sebebiyle negatif değil, pozitif statü hakkıdır.

Anahtar Kavram

Negatif Statü vs. Pozitif Statü Hakları Ayrımı

Alternatif Yöntem

Hak isimlendirmelerinde 'Hürriyet' veya 'Dokunulmazlık' kelimeleri genellikle negatif statü haklarını, 'Hakkı' kelimesi (mülkiyet ve ispat hakkı istisnadır) ise sıklıkla pozitif veya siyasi hakları işaret eder.
Tahmini Süre:50s
Soru 119Soru

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru usulü ve başvuru şartları ile ilgili olarak 1982 Anayasası çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireysel başvuru, ancak ihlale yol açtığı iddia edilen işlem veya ihmal nedeniyle tüm idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılabilir.

Cevap

Bireysel başvuru, ancak ihlale yol açtığı iddia edilen işlem veya ihmal nedeniyle tüm idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılabilir.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için temel şart, ihlale neden olan işlem veya eyleme karşı öngörülmüş tüm idari ve yargısal yolların tüketilmesidir. Bu yollar tükendikten (nihai karar verildikten) itibaren tebliğ veya öğrenme tarihinden başlayarak otuz gün içinde başvuru yapılmalıdır. Bu, kurumun ikincil niteliğinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru süresini kontrol et.
30 gün.
Anayasa Mahkemesi Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca başvuru süresi otuz gündür.
2
Başvuru ön şartını kontrol et.
Tüm yolların tüketilmesi.
Bireysel başvuru ikincil (subsidier) nitelikte bir hak arama yoludur; doğrudan başvuru yapılamaz.
3
Başvuru ehliyetini kontrol et.
Gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri başvurabilir; kamu tüzel kişileri başvuramaz.
Kamu gücünü kullanan yapıların, yine kamu gücüne karşı bireysel başvuru yapması hukuken mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Bireysel başvurunun ikincil niteliği ve hak düşürücü süreleri.

Daha Fazla Pratik

Bireysel başvuruda 'ikincillik' ilkesinin sonuçlarını ve tazminat kararlarının hukuki niteliğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 120Soru

19821982 Anayasası'nda yer alan "Siyasi Haklar ve Ödevler" kapsamında, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri denetlemek amacıyla 20102010 yılı değişikliği ile anayasal statü kazanan Kamu Denetçiliği Kurumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu Başdenetçisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir.

Cevap

Kamu Başdenetçisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir.
Doğru seçenek, Kamu Başdenetçisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla ve dört yıl süreyle seçildiğini belirten ifadedir. Bu hüküm 19821982 Anayasası'nın 7474. maddesinde açıkça düzenlenmiş olup kurumun yasama organı ile olan bağını ve demokratik meşruiyetini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın anayasal konumunu belirle.
Hakkın "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlendiği görülür.
Anayasa Madde 7474, bu hakkı vatandaşlık ve siyasi katılımın bir parçası olarak tanımlar.
2
Kurumun teşkilat yapısını kontrol et.
Kurumun TBMM Başkanlığına bağlı olduğu teyit edilir.
Ombudsmanlık müessesesi, yasamanın yürütmeyi denetleme araçlarından biri olarak kurgulanmıştır.
3
Başdenetçinin seçim usulünü ve süresini doğrula.
Seçimin TBMM tarafından gizli oyla ve 44 yıl süreyle yapıldığı saptanır.
Anayasa'nın doğrudan ifadesi bu yöndedir.

Anahtar Kavram

Kamu Denetçiliği Kurumunun Anayasal Statüsü ve Seçim Usulü
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 6 / 8Sonraki
Temel Haklar ve Ödevler Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 6 | Examkin