Kamu Hizmetleri ve Kolluk

137 soru

Soru 121Soru

İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde halk sağlığını tehdit eden bulaşıcı bir hastalık sebebiyle yayımladığı genelgede, açık ve kapalı tüm semt pazarlarında tezgahlar arasında en az iki metre mesafe bırakılmasını kurala bağlamıştır. Ancak (A)(A) ili Valisi, kendi ilindeki vaka artış hızının çok daha kritik seviyelerde olması nedeniyle, il sınırları içerisindeki semt pazarlarında tezgahlar arası mesafenin en az üç metre olması gerektiği yönünde bir karar almıştır. Bu kararın ardından (A)(A) iline bağlı (B)(B) ilçe belediyesi, ilçe sınırlarındaki pazar alanlarının darlığını ve esnafın mağduriyetini öne sürerek Valiliğin kararını uygulamayacağını, Bakanlık genelgesindeki iki metrelik kuralı uygulamaya devam edeceğini duyurmuştur.

İdare hukukunda kolluk yetkilerinin yarışması ve çatışması kuralları dikkate alındığında, idari makamların tesis ettiği bu işlemlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali, tehlikenin yerel boyutta daha ağır olması halinde üst makamın belirlediği kolluk kuralını kamu düzeni lehine ağırlaştırabilir; dolayısıyla valinin işlemi hukuka uygundur ve belediye bu kurala uymak zorundadır.

Cevap

Valinin, üst makam olan Bakanlığın kuralını kamu düzenini korumak amacıyla ağırlaştırabileceğini ve belediyenin bu kurala riayet etmek zorunda olduğunu ifade eden seçenektir.
Kolluk yetkilerinin yarışmasında 'ağırlaştırma yetkisi' ilkesi geçerlidir. İçişleri Bakanlığı (üst makam) ülke geneli için asgari bir standart belirlemiştir. Vali (alt makam), kendi ilindeki salgının yayılım tehlikesini gözeterek bu kuralı yumuşatamaz ancak kamu düzeninin korunması adına ağırlaştırabilir (3 metreye çıkarabilir). Ayrıca, genel idari kolluk olan Valiliğin aldığı bu karara, mahalli idare kolluğu olan Belediye uymak mecburiyetindedir. Belediye, genel kolluğun kuralını esneterek yumuşatamaz.

Adım Adım Çözüm

1
İçişleri Bakanlığı (üst makam) ile Vali (alt makam) arasındaki işlemi değerlendir.
Vali, Bakanlığın koyduğu asgari 2 metre kuralını, yerel tehlikenin ciddiyeti sebebiyle 3 metreye çıkararak ağırlaştırmıştır. Bu işlem hukuka uygundur.
Kolluk yetkilerinde hiyerarşi kuralı gereği, alt makam üst makamın kararını yumuşatamaz ancak kamu düzeninin gerektirdiği hallerde yerel şartları gözeterek ağırlaştırabilir.
2
Vali (genel idari kolluk) ile Belediye (mahalli idare kolluğu) arasındaki yetki yarışmasını incele.
Belediye, Valinin koyduğu daha sıkı olan 3 metre kuralını esneterek 2 metre olarak uygulamaya devam edemez.
Aynı mekanda genel idari kolluk ile mahalli idare kolluğunun yetkilerinin yarışması durumunda, mahalli idareler genel idari kolluğun aldığı ağırlaştırıcı kuralları yumuşatamaz ve onlara uymakla yükümlüdür.
3
Seçenekleri bu hukuki ilkelere göre analiz et.
Doğru seçenek, valinin ağırlaştırma yetkisinin bulunduğunu ve mahalli idarenin (belediyenin) bu sıkı kurala uyması gerektiğini belirten seçenektir.
İdare hukukundaki kolluk makamlarının yarışması ve ağırlaştırma yetkisi prensipleri bunu zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Kolluk makamlarının çatışması durumunda alt makamın kuralı ağırlaştırma yetkisi ve genel idari kolluğun mahalli kolluğa üstünlüğü
Soru 122Soru

Bir kamu hizmetinin, idare tarafından belirlenen esaslar dâhilinde, kârı ve zararı tamamen işletmeciye (özel hukuk kişisine) ait olmak üzere, hizmetten yararlananlardan tahsil edilecek bedeller karşılığında gördürülmesidir.

Kural olarak idari sözleşme niteliği taşıyan bu usulde;
• Genel idare adına Cumhurbaşkanı, mahalli idareler adına ise ilgili meclisler karar almaya yetkilidir.
• Sözleşme akdedilmeden önce Anayasa gereği Danıştay'ın düşüncesinin (görüşünün) alınması zorunludur.
• Sözleşme "şahsa bağlı" (intuitu personae) nitelikte olduğundan, idarenin açık izni olmadan başkasına devredilemez.

Yukarıda hukuki rejimi ve temel özellikleri verilen kamu hizmeti görülüş usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmeti imtiyazı

Cevap

Doğru cevap Kamu hizmeti imtiyazı seçeneğidir.
Soruda tüm özellikleri eksiksiz olarak sayılan usul kamu hizmeti imtiyazıdır. İmtiyaz sözleşmeleri; hizmetin yürütülmesindeki mali riskin tamamen özel hukuk kişisinde olduğu, akdedilmeden önce Danıştay'ın istişari görüşünün alınmasının anayasal bir zorunluluk (m.155) olduğu, yetkili makamın genel idarede Cumhurbaşkanı, mahalli idarelerde meclisler olduğu ve şahsa bağlılık (intuitu personae) ilkesinin geçerli olduğu kural olarak idari sözleşmelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki kâr ve zararın tamamen işletmeciye ait olması kriterini incelemek.
Bu durum müşterek emanet, vekalet ve emanet usullerini eler.
Çünkü müşterek emanette risk paylaşılır, vekalette özel kişi risk almaz, emanette ise hizmeti idare bizzat yürütür.
2
Kalan usuller (imtiyaz ve iltizam) arasında Danıştay görüşü, yetkili makam ve şahsa bağlı idari sözleşme niteliklerini değerlendirmek.
Sayılan bu nitelikler doğrudan imtiyaz sözleşmelerinin kurucu özellikleridir.
Anayasa m.155 gereği imtiyaz sözleşmelerinde Danıştay düşüncesi zorunludur ve bu sözleşmeler intuitu personae (şahsa bağlı) nitelikte kurulan idari sözleşmelerdir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmeti İmtiyazı ve Temel Özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 123Soru

Kamu hizmetlerinin özel kesime gördürülmesi usullerinden olan "Yap-İşlet-Devret" ve "Yap-İşlet" modelleri, gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda idare hukukunda yerini almıştır. İdare, yüksek teknoloji gerektiren bir otoyol projesini yatırımcı şirkete yaptırıp, maliyetin işletme süresi içindeki kârla karşılanmasını ve süre sonunda tesisin her türlü borç ve taahhütten arınmış biçimde idareye devrini öngören bir sözleşme imzalamıştır. Öte yandan, enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla mülkiyeti tamamen yatırımcı şirkette kalacak ve hiçbir zaman idareye devredilmeyecek bir elektrik üretim santrali kurulması için başka bir özel şirketle farklı bir sözleşme akdetmiştir.

Bu iki farklı kamu hizmeti gördürülüş usulü ve 19991999 yılında yapılan Anayasa değişikliğinin hukuki etkileri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otoyol projesi 39963996 sayılı Kanun kapsamındaki "Yap-İşlet-Devret", santral projesi ise 42834283 sayılı Kanun kapsamındaki "Yap-İşlet" modelidir; 19991999 Anayasa değişikliği ile bu hizmetlerin gördürülmesine ilişkin sözleşmelerin özel hukuk sözleşmesi niteliğinde yapılabilmesine imkân tanınmıştır.

Cevap

Doğru ifade, otoyol inşasının 39963996 sayılı Kanun'a tabi Yap-İşlet-Devret, mülkiyeti şirkette kalacak santralin ise 42834283 sayılı Kanun'a tabi Yap-İşlet modeli olduğunu ve 19991999 Anayasa değişikliği sonrasında bu sözleşmelerin özel hukuk sözleşmesi olarak akdedilebileceğini belirten seçenektir.
Verilen senaryoda köprü ve otoyol inşası, işletilmesi ve süre sonunda idareye devri 39963996 sayılı Kanun kapsamındaki Yap-İşlet-Devret (YİD) modelini betimlemektedir. Enerji sektöründe mülkiyetin şirkette kalacağı usul ise 42834283 sayılı Kanun kapsamındaki Yap-İşlet (Yİ) modelidir. Ayrıca, 19991999 yılında Anayasa'nın 4747. ve 125125. maddelerinde yapılan köklü değişikliklerle, kamu hizmetlerinin gördürülmesinde idarenin özel hukuk sözleşmeleri yapabilmesine ve uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülebilmesine imkân tanınmıştır. Bu nedenle modellerin tasnifini ve anayasal sürecin sonucunu anlatan seçenek hukuken tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki otoyol projesinin temel özelliklerini hukuki usullerle eşleştirin.
Tesisin yatırımcı tarafından inşa edilip, kâr edildikten sonra süre bitiminde idareye devredilmesi, 39963996 sayılı Kanun kapsamındaki 'Yap-İşlet-Devret' (YİD) modelinin tanımıdır.
YİD modelinin en belirleyici unsuru, imtiyazdan farklı olarak ağır altyapı maliyetlerinin özel sermaye ile karşılanıp tesisin idareye ücretsiz geçmesidir.
2
Senaryodaki elektrik santrali projesinin temel özelliklerini hukuki usullerle eşleştirin.
Mülkiyetin tamamen özel şirkette kalması ve hiçbir aşamada idareye devrin öngörülmemesi, 42834283 sayılı Kanun kapsamındaki 'Yap-İşlet' (Yİ) modelidir.
Yap-İşlet modeli, hukukumuzda genel bir usul olmayıp, münhasıran elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulması amacıyla düzenlenmiştir.
3
19991999 Anayasa değişikliğinin bu sözleşmeler üzerindeki hukuki etkisini değerlendirin.
Anayasa'nın 4747. maddesinde yapılan değişiklikle, kamu hizmetlerinin özel hukuk sözleşmeleri ile yaptırılmasının ve uyuşmazlıklarda tahkim yolunun önü açılmıştır.
Bu değişiklik öncesinde Danıştay bu sözleşmeleri idari sözleşme saymaktaydı; değişiklik sonrası kanunlarla YİD ve Yİ modellerinin özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olması sağlanmıştır.
4
Tüm bu çıkarımları seçeneklerle karşılaştırarak doğru cevabı tespit edin.
Her iki modelin kanuni dayanaklarını ve 19991999 Anayasa değişikliğinin özel hukuk sözleşmesi ile tahkim getirisini doğru saptayan ifade bulunur.
Diğer seçeneklerde yer alan İmtiyaz, İltizam ve sözleşme türü hataları elendiğinde tek geçerli hukuki değerlendirme bu seçenekte yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Yap-İşlet-Devret (39963996 s.K.) ve Yap-İşlet (42834283 s.K.) Modellerinin Karşılaştırmalı Hukuki Rejimi
Soru 124Soru

I. Bir il özel idaresine ait olan ve hâlihazırda faaliyette bulunan jeotermal tesisin işletme hakkının, elde edilecek kâr veya katlanılacak zarar işletmeciye ait olmak üzere, idareye her yıl ödenecek maktu bir bedel karşılığında bir sözleşme ile özel şirkete devredilmesi.

II. Bir girişimcinin, ilgili mevzuatta öngörülen fiziki ve teknik şartları yerine getirerek kendi mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde 'özel hayvanat bahçesi' açmak ve işletmek amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığından gerekli onayı alması.

Yukarıda belirtilen faaliyetlerin idare hukuku kapsamında yürütülme usulleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İltizam – Ruhsat (İzin)

Cevap

İltizam – Ruhsat (İzin)
I. öncülde anlatılan durum, idareye ait kurulu bir tesisin kâr ve zarar riski işletmeciye ait olmak koşuluyla, idareye ödenecek belirli bir maktu bedel karşılığında gördürülmesidir. Bu özellikler idare hukukundaki 'iltizam' usulünü net bir şekilde tanımlar. II. öncülde ise kamu hizmeti niteliği taşımasına rağmen doğrudan devletin inhisarında (tekelinde) olmayan, özel hukuk kişilerinin de kendi mülkiyetlerindeki alanlarda yürütebileceği bir faaliyetin (özel hayvanat bahçesi), kamu yararı gereği idarenin tek yanlı onayıyla yapılabilmesi kurgulanmıştır. Bu durum da 'ruhsat (izin)' usulünü ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. durumdaki 'maktu bedel' ve 'riskin özel kişide olması' unsurlarını analiz etme
Faaliyetin iltizam usulü ile yürütüldüğü tespit edilir.
Mevcut bir tesisin, kâr veya zarar riski bütünüyle işletmecide olmak üzere idareye ödenecek maktu veya oransal bir bedel karşılığı devredilmesi iltizam usulünün kanuni tanımıdır.
2
II. durumdaki kendi arazisinde faaliyette bulunmak için idareden 'onay alma' unsurunu analiz etme
Faaliyetin ruhsat (izin) usulü ile yürütüldüğü tespit edilir.
Kamu tekeli niteliği taşımayan ancak kamu düzeni, sağlığı veya güvenliği açısından idarenin denetimine tabi tutulan özel faaliyetlere verilen tek yanlı idari onay işlemine ruhsat denir.

Anahtar Kavram

Kamu hizmetlerinin gördürülme usullerinden iltizam ve ruhsat kavramlarının asli (maddi) unsurları
Soru 125Soru

İdare hukukunda kamu düzenini sağlamakla görevli birden fazla kolluk makamının aynı kişi, olay veya yer üzerinde yetkili olması durumunda 'kolluk yetkilerinin yarışması' (veya çatışması) gündeme gelir. Bu tür durumlarda hukuki güvenliği ve hizmetin bütünlüğünü sağlamak amacıyla doktrin ve yargı içtihatlarıyla belirlenmiş bazı temel çözüm kuralları uygulanır.

Buna göre, kolluk yetkilerinin yarışması ve çatışmasının çözümüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aynı olaya müdahale konusunda hem genel idari kolluk hem de teşkilat kanunuyla görevlendirilmiş özel idari kolluk makamı yetkili kılındığında, kural olarak öncelikli müdahale yetkisi özel idari kolluk makamına aittir.

Cevap

Doğru ifade, genel idari kolluk ile özel idari kolluğun yetkilerinin yarışması halinde kural olarak öncelikli müdahale yetkisinin özel idari kolluğa ait olduğunu belirten seçenektir.
İdare hukukunda genel kolluk ile özel kolluk makamlarının yetkileri aynı alanda örtüştüğünde, hukukun temel kurallarından olan 'Özel kanun genel kanunu dışlar' ilkesi işletilir. Bu ilke uyarınca, kanun koyucu tarafından o alan için ihtisaslaşmış olarak kurulan idari kolluk makamının (örneğin orman, gümrük, turizm veya çevre kolluğu) kural olarak olaya müdahale etmede ve işlem tesis etmede genel idari kolluğa göre önceliği bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk yetkilerinin yarışması durumunda makamların statülerini ve çatışma türünü (genel-özel, genel-mahalli, adli-idari) tespit etmek.
Makamlar arasındaki ilişkinin niteliğine göre uygun yasal kural setinin belirlenmesi sağlanır.
Her yarışma türünün kanunlarla ve içtihatlarla belirlenmiş kendine özgü bir hukuki çözüm kuralı vardır.
2
Genel İdari Kolluk ile Mahalli İdare Kolluğu arasındaki yarışma kurallarını değerlendirmek.
Genel idarenin tedbirleri mahalli idarece esnetilemez, ancak yerel şartlar gerektiriyorsa daha da ağırlaştırılabilir (örneğin daha erken kapanma saati belirlenebilir).
Üniter devlet yapısında genel (ulusal) menfaat, mahalli menfaate üstün kabul edilir.
3
Genel İdari Kolluk ile Özel İdari Kolluk arasındaki yarışma kurallarını incelemek.
'Lex specialis' (Özel kanun) ilkesi gereği kural olarak özel kolluğun müdahale önceliği bulunduğu sonucuna varılır.
Kanun koyucu o alana özel bir ihtisas ve denetim mekanizması öngörmüştür.
4
İstisnai durumları ve diğer makam ilişkilerini kontrol etmek.
Suç işlendiğinde yetkinin adli kolluğa geçtiği, aynı tüzel kişilik içi çatışmaların ise vesayetle değil hiyerarşiyle çözüldüğü doğrulanır.
Hukuk devleti ve idarenin bütünlüğü ilkeleri bu net görev ayrımlarını gerektirir.

Anahtar Kavram

Kolluk Yetkilerinin Yarışması Kuralları (Genel-Özel, Genel-Mahalli, Adli-İdari İlişkileri)
Soru 126Soru

Bir ilçede, ilçe belediyesi çevrenin korunması ve bölgesel turizmin desteklenmesi amacıyla kendi sınırları içerisindeki açık hava eğlence mekanlarının kapanış saatini 01.00 olarak belirleyen bir düzenleyici işlem tesis etmiştir. Ancak kısa bir süre sonra İlçe Kaymakamı, bölgede artan asayiş olayları ve genel kamu düzeninin sağlanması gerekçesiyle aynı ilçedeki tüm açık hava eğlence mekanlarının kapanış saatini 23.30 olarak sınırlayan genel bir karar almıştır.

İdare hukukunda kolluk yetkilerinin yarışması (içtimaı) kuralları dikkate alındığında, bu durumda aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel idari kolluk ile mahalli idare kolluğunun yarışması halinde daha sınırlayıcı olan karar geçerli olacağından, Kaymakamın belirlediği kapanış saati uygulanır.

Cevap

Daha sınırlayıcı (ağırlaştırıcı) düzenleme içeren Kaymakamın kararının tatbik edilmesi
İdare hukukunda genel idari kolluk makamları (örneğin Vali, Kaymakam) ile mahalli idare kolluk makamlarının (örneğin Belediye) yetkilerinin aynı coğrafi sınırda ve aynı konuda yarışması (çakışması) halinde, bu makamlar arasında hiyerarşik bir astlık-üstlük ilişkisi bulunmaz. Bu tür durumlarda, kamu düzeninin en iyi şekilde korunması prensibi gereği, iki idarenin aldığı kararlardan 'daha ağırlaştırıcı (sınırlayıcı)' önlemler içeren karar uygulamada üstün tutulur. Somut olayda Kaymakamın belirlediği 23.30 saati, Belediyenin belirlediği 01.00 saatine göre faaliyet alanını daha çok kısıtladığı için uygulanması gereken geçerli karardır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki makamların niteliğini belirlemek
Kaymakam (genel idari kolluk makamı) ve İlçe Belediyesi (mahalli idare kolluğu) arasında aynı coğrafi alanda (ilçe) ve aynı konuda (eğlence mekanları kapanış saati) işlem tesisi söz konusudur.
Uygulanacak kuralın tespiti için idari makamların birbirleriyle olan hukuki ilişkisinin ortaya konulması gerekir.
2
Kolluk yetkilerinin yarışması kurallarını değerlendirmek
Genel idari kolluk ile mahalli idare kolluğu arasında hiyerarşi yoktur. Bu iki makamın aynı konudaki düzenlemeleri çakıştığında, idare hukukunda kabul edilen temel kurala göre 'daha ağırlaştırıcı/sınırlayıcı' tedbir geçerli olur.
Kamu düzeninin sağlanması esastır ve alt sınır (asgari standart) daha kısıtlayıcı olan tedbir ile güvence altına alınır.
3
Kuralı somut olaya uygulamak
Kaymakamın öngördüğü 23.30 saati, Belediyenin öngördüğü 01.00 saatine kıyasla hak ve hürriyetler yönünden daha kısıtlayıcı bir tedbirdir, bu sebeple Kaymakamın kararı uygulanır.
Daha sınırlayıcı işlemi belirleyerek hukuki sonuca ulaşmak hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Kolluk Yetkilerinin Yarışmasında Ağırlaştırıcı İşlem Kuralı
Soru 127Soru

Orman Genel Müdürlüğü, yaban hayatını koruma ve doğa turizmini canlandırma amacıyla tasarladığı büyük bir milli park projesini hayata geçirmiş ve gerekli tüm konaklama ile sosyal tesisleri kendi bütçesinden karşılayarak inşa etmiştir. İdare, bu tesislerin profesyonel bir anlayışla yönetilebilmesi için özel bir turizm şirketiyle idari sözleşme imzalamıştır. Sözleşme uyarınca; tesislerin yıpranmasından doğacak hasarlar ile her türlü işletme zararı idarece üstlenilecek olup söz konusu şirkete, sunduğu yönetim hizmeti karşılığında tesislerin yıllık gelirinden %20 oranında bir prim ödenecektir.

Buna göre, Orman Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu tesislerin işletilmesinde tercih edilen kamu hizmeti görülüş usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müşterek emanet

Cevap

Söz konusu tesislerin işletilmesinde idare zararı üstlenip işletmeciye gelirden pay verdiği için doğru cevap müşterek emanet usulüdür.
Müşterek emanet usulü, kamu hizmetinin idare tarafından kurulan tesislerde, masrafları ile hasar ve ziyanı idareye ait olmak üzere, elde edilecek gelir üzerinden pay veya prim verilmek suretiyle özel bir kişiye gördürülmesidir. Olayda Orman Genel Müdürlüğü tesisleri kendi kurmuş, zararı kendi üstlenmiş ve hizmeti yürüten şirkete gelirden prim ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu durum müşterek emanet usulünün birebir karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hizmetin kim tarafından, hangi mali şartlarla yürütüldüğünü tespit etme
Tesisleri idare kurmuş, zarar idareye ait, ancak hizmeti yürüten özel şirkete gelirden %20 oranında prim veriliyor.
Kamu hizmeti görülüş usullerini birbirinden ayırmanın temel ölçütü, kâr-zarar dengesinin ve idari yükümlülüğün kime ait olduğudur.
2
Tespit edilen özellikleri kamu hizmeti görülüş usulleriyle eşleştirme
Zararın idarede kaldığı ve özel işletmecinin kârdan pay (prim) aldığı tek usul müşterek emanettir.
Emanet usulünde dışarıdan işletmeci yoktur. İltizam ve imtiyazda zarar işletmeciye aittir. Ruhsatta ise hizmeti özel kişi tamamen kendi girişimiyle kurar.

Anahtar Kavram

Müşterek emanet usulünde tesis idareye ait olup hasar ve ziyan riski idarenin üzerinde kalırken, işletmeci özel kişi hizmeti yürütür ve gelir üzerinden pay veya prim elde eder.
Soru 128Soru

X Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti kendisine ait olan ve işletilmesi tekel niteliği taşıyan şehirlerarası otobüs terminalindeki otopark hizmetinin yürütülmesini, elde edilecek kar ve zarar işletmeciye ait olmak üzere, idareye ödenecek yıllık maktu bir bedel karşılığında üç yıllığına özel bir şirkete devretmiştir.

Öte yandan, aynı il sınırları içerisinde eğitim alanında yatırım yapmak isteyen Bay (Y), gerekli fiziksel ve yasal şartları sağlayarak Milli Eğitim Bakanlığından ilgili onayları almış ve özel bir okulu faaliyete geçirmiştir.

Buna göre, senaryoda yer alan kamu hizmetlerinin özel kişilerce yürütülmesine ilişkin usuller, sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İltizam - Ruhsat (İzin)

Cevap

İltizam - Ruhsat (İzin)
Birinci durumda, mülkiyeti idareye ait olan ve tekel niteliği taşıyan bir hizmetin (otopark), idareye ödenecek sabit (maktu) bir bedel karşılığında özel kişiye devredilmesi tam olarak 'iltizam' usulünü ifade eder. İkinci durumda ise, kamu tekelinde bulunmayan bir alanda (eğitim), özel teşebbüsün faaliyet gösterebilmesi için idarenin kanuni şartlara bağlı olarak verdiği tek taraflı uygunluk belgesi 'ruhsat (izin)' usulüdür. Bu nedenle doğru eşleştirme İltizam ve Ruhsat usulleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci senaryodaki otopark işletmesi devri incelenir.
Hizmetin kar ve zararı işletmeciye ait olmak üzere, idareye ödenen maktu bir bedel karşılığında devredildiği görülür.
Kamu hizmetinin maktu veya oransal bir bedel karşılığında özel kişiye gördürülmesi İltizam usulünün tanımıdır.
2
İkinci senaryodaki özel okul faaliyeti incelenir.
Kamu tekelinde olmayan bir eğitim faaliyetinin, idareden alınan tek taraflı onayla (uygunluk belgesiyle) başlatıldığı görülür.
Özel kişilerin kanuni şartları sağlayarak bir kamu hizmetini yürütmesi için idareden aldıkları izne dayanan yöntem Ruhsat (İzin) usulüdür.

Anahtar Kavram

İltizam ve Ruhsat Usullerinin Ayırt Edici Unsurları
Soru 129Soru

Kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin aşağıda iki farklı hukuki durum verilmiştir:

I. Yetkili idare, yürüttüğü belirli bir kamu hizmetinin görülmesi işini aralarında yapacakları bir sözleşme ile özel girişimciye bırakmış; bu kişinin hizmet karşılığında idareye yıllık sabit (maktu) bir bedel ödemesini ve faaliyetin tüm ticari risklerini üstlenmesini kararlaştırmıştır.
II. İdare, kanunlarla kamu tekelinde olduğuna dair bir hüküm bulunmayan bir alanda, mevzuatta aranan yeterlilik şartlarını taşıyan bir özel hukuk kişisine hizmet sunabilmesi için tek yanlı bir idari işlemle yetki vermiş ve bu faaliyetleri düzenli idari denetim altına almıştır.

Bu metinde numaralanmış durumlarda uygulanan kamu hizmeti görülüş usulleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İltizam – Ruhsat (İzin)

Cevap

Birinci durumda İltizam, ikinci durumda ise Ruhsat (İzin) usulü tanımlanmıştır. Doğru sıralama İltizam – Ruhsat (İzin) şeklindedir.
Verilen birinci olayda; kamu hizmetinin yürütülmesi işinin idareye ödenecek 'maktu bir bedel' karşılığında ve özel hukuk kişisinin kâr ve zararına olmak üzere sözleşmeyle devredilmesi 'İltizam' usulünü tanımlar. İkinci olayda ise; idarenin tekelinde olmayan bir hizmet alanında özel hukuk kişisinin faaliyet gösterebilmesi için idarenin 'tek yanlı bir işlemle' izin vermesi 'Ruhsat (İzin)' usulünü tanımlar. Bu nedenle doğru sıralama İltizam ve Ruhsat (İzin) şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. durumdaki hukuki özellikleri analiz et.
İdare ile özel kişi arasında sözleşme yapılması, idareye maktu (sabit) bedel ödenmesi ve ticari riskin özel kişide kalması tespit edildi.
Bu üç özellik (sözleşme + maktu bedel + kâr/zarar özel kişiye ait) idare hukukunda doğrudan 'İltizam' usulünün kurucu unsurlarıdır.
2
II. durumdaki hukuki özellikleri analiz et.
Hizmetin kamu tekelinde olmaması, yetkinin idari bir sözleşme yerine tek yanlı idari işlemle verilmesi ve idarenin gözetiminde faaliyet gösterilmesi tespit edildi.
Sözleşme olmadan, idarenin şartları sağlayanlara tek yanlı işlemiyle verdiği onay 'Ruhsat (İzin)' usulünün tanımıdır.
3
Tespit edilen usulleri sırasıyla eşleştir.
I. durum İltizam, II. durum Ruhsat (İzin) olarak sıralanır.
Soru kökünde usullerin sırasıyla bulunması istenmiştir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerinin Görülüş Usulleri: İltizam ve Ruhsat (İzin)
Soru 130Soru

Vatandaşların barınma ihtiyacını karşılamak ve düzenli kentleşmeyi sağlamak amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından alt gelir grubuna yönelik projeler yürütülmesi ile Türkiye'nin yeraltı kaynaklarının tespiti amacıyla Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından jeolojik araştırmalar yapılması, idare hukukunda benimsenen faaliyetin konusuna (maddi kritere) göre sırasıyla hangi kamu hizmeti türlerine örnek teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal kamu hizmeti – Bilimsel ve teknik kamu hizmeti

Cevap

Doğru eşleştirme, TOKİ'nin faaliyetini sosyal kamu hizmeti, MTA'nın faaliyetini ise bilimsel ve teknik kamu hizmeti olarak sınıflandıran seçenektir.
Kamu hizmetleri sunuldukları konuya (maddi kriter) göre beşe ayrılır. İdarenin, vatandaşların barınma, çalışma, sosyal güvenlik gibi refah düzeyini artırmaya yönelik faaliyetleri 'sosyal kamu hizmeti'dir (Örn: TOKİ, İŞKUR, SGK). Diğer yandan bilgi üretmek, araştırma yapmak ve teknik veri sağlamak amacıyla yürütülen faaliyetler 'bilimsel ve teknik kamu hizmeti'dir (Örn: MTA, TÜBİTAK, Üniversiteler).

Adım Adım Çözüm

1
TOKİ'nin yürüttüğü faaliyetin amacını analiz etme
Dar gelirlilere konut üretimi, devletin sosyal refahı sağlama yükümlülüğünün bir parçasıdır.
Toplumun dezavantajlı veya dar gelirli kesimlerinin yaşam standartlarını yükseltmeyi amaçlayan hizmetler maddi kritere göre sosyal kamu hizmeti olarak sınıflandırılır.
2
MTA'nın yürüttüğü faaliyetin niteliğini belirleme
Maden araması ve jeolojik incelemeler, ticari işletme faaliyeti değil, veri toplama ve araştırma faaliyetidir.
Toplumun bilgi, kültür veya teknik araştırma ihtiyaçlarını karşılayan ve uzmanlık gerektiren faaliyetler bilimsel ve teknik kamu hizmeti kapsamında değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Maddi Kritere Göre Kamu Hizmetlerinin Sınıflandırılması
Soru 131Soru

İdare hukuku doktrini ve uygulamasında kamu hizmetleri; konularına ve sundukları faydanın niteliğine göre idari, iktisadi, sosyal, kültürel ile bilimsel ve teknik kamu hizmetleri olarak tasnif edilmektedir. İdarenin özel teşebbüslere benzer şekilde ticari veya sınai usullerle işlettiği, kural olarak yararlananlardan bir bedel (ücret, tarife vb.) tahsil ettiği hizmetler "iktisadi kamu hizmeti" grubunda yer alır.

Buna göre, aşağıda verilen idari faaliyetlerden hangisi iktisadi kamu hizmeti niteliği taşımamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından belirli bir bilet ücreti karşılığında sahne sanatları gösterimleri düzenlenmesi

Cevap

Belirli bir bilet ücreti alınsa dahi Devlet Opera ve Balesi'nin sahne sanatları gösterimleri düzenlemesi kültürel kamu hizmetidir.
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen sahne sanatları gösterimleri, toplumun entelektüel, eğitimsel ve sanatsal gelişimini sağlamak amacını taşıdığından idare hukuku doktrininde 'kültürel kamu hizmeti' olarak sınıflandırılır. Bu hizmetten yararlanan vatandaşlardan bir bilet ücreti alınması, hizmetin sanatsal olan asli konusunu değiştirip onu kâr odaklı ticari veya sınai (iktisadi) bir faaliyete dönüştürmez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'iktisadi kamu hizmeti' tanımını ve ayırt edici özelliklerini (ticari/sınai usul, bedel karşılığı sunulma) analiz et.
İktisadi hizmetlerin piyasa koşullarına benzer şekilde, üretim ve ticaret odaklı çalıştığı belirlenir.
Hizmetlerin hangi maddi kritere göre sınıflandırıldığını tespit etmek için.
2
Seçeneklerdeki faaliyetlerin temel amacını ve konusunu (maddi kriter) değerlendir.
TCDD, TİGEM, ÇAYKUR ve PTT'nin faaliyetlerinin ticari, sınai ve üretim nitelikli olduğu görülür.
Verilen örneklerin iktisadi hizmet tanımıyla eşleşip eşleşmediğini kontrol etmek için.
3
Bir hizmetten bilet ücreti/bedel alınmasının, o hizmetin asıl niteliğini değiştirip değiştirmeyeceğini sorgula.
Sahne sanatları gösteriminden cüzi bir bilet ücreti alınsa bile asıl amacın ticari kâr değil, sanatsal gelişim olduğu tespit edilir.
Hizmetin görünürdeki şekli (ücretli olması) ile asıl hukuki mahiyetini (kültürel olması) birbirinden ayırmak için.

Anahtar Kavram

Kamu hizmetlerinin maddi (konu) kritere göre sınıflandırılmasında iktisadi ve kültürel hizmet ayrımı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 132Soru

İdarenin yürüttüğü faaliyetler, topluma sundukları faydanın niteliği ve konuları dikkate alınarak farklı kategorilere ayrılmaktadır. Bir hizmetin hangi kategoriye girdiğinin tespiti, o hizmetin tabi olacağı hukuki rejimin ve uyuşmazlıklarda görevli yargı yolunun belirlenmesi açısından büyük önem taşır.

Aşağıdaki idari faaliyetler ile dâhil oldukları kamu hizmeti türü eşleştirmelerinden hangisi hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus kütüklerinin tutulması ve vatandaşlık işlemlerinin yürütülmesi – Sosyal kamu hizmeti

Cevap

Nüfus kütüklerinin tutulması ve vatandaşlık işlemlerinin yürütülmesinin 'sosyal kamu hizmeti' olarak sınıflandırıldığı seçenek hatalıdır.
Nüfus kütüklerinin tutulması, pasaport veya kimlik belgelerinin düzenlenmesi gibi faaliyetler devletin varoluşsal, klasik ve asli işlevlerindendir. Özel bir ticari, bilimsel veya sosyal amaca dayanmazlar. Toplumda sosyal adaleti sağlama, gelir dağılımını düzeltme veya dezavantajlıları koruma amacı gütmedikleri için doktrinde 'sosyal kamu hizmeti' değil, doğrudan genel idare esaslarına göre yürütülen 'idari kamu hizmeti' olarak sınıflandırılırlar. Bu sebeple söz konusu eşleştirme hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen faaliyetlerin hukuki niteliklerini ve asıl amaçlarını analiz et.
Nüfus ve vatandaşlık işlemlerinin, devletin egemenlik yetkisine dayanan geleneksel bürokratik görevlerinden olduğu tespit edilir.
Kamu hizmetlerinin hangi türe girdiğini bulmak için hizmetin maddi konusu (iktisadi, sosyal, kültürel vb.) incelenmelidir.
2
Faaliyetlerin karşısındaki sınıflandırma türleri ile niteliklerinin uyuşup uyuşmadığını kontrol et.
Nüfus işlemlerinin dezavantajlı grupları koruma veya gelir dağılımını dengeleme gibi 'sosyal' bir amacı bulunmadığından sosyal kamu hizmeti sayılamayacağı, bu hizmetin 'idari kamu hizmeti' olduğu sonucuna varılır.
Sosyal kamu hizmetleri sosyal adaleti sağlama amacı güderken, idari hizmetler devletin rutin yönetim çarkının dönmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerinin Maddi Kriterlere (Konularına) Göre Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 133Soru

Bir sahil kasabasında, artan nüfusla birlikte sokak hayvanlarının beslenmesi amacıyla yol kenarlarına ve parklara bırakılan yiyeceklerin çevre kirliliğine ve kötü kokuya yol açtığı yönünde yoğun şikayetler alınmıştır. Bu durum üzerine toplanan İlçe Hıfzıssıhha Kurulu, çevre sağlığını korumak ve kirliliği önlemek amacıyla kasaba sınırları içerisindeki tüm açık alanlarda sokak hayvanlarının beslenmesini tamamen yasaklamış ve yasağa uymayanlara idari yaptırım uygulanmasına karar vermiştir. Oysa kirliliğin önlenmesi için ilçenin belirli yerlerinde besleme noktalarının oluşturulması ve bu alanların belediye tarafından düzenli temizlenmesi gibi daha hafif ve daha az sınırlayıcı tedbirlerle de aynı amaca ulaşılması mümkündür.

Buna göre, Kurulun aldığı bu yasaklama kararı, kolluk yetkisinin sınırlarını belirleyen aşağıdaki ilke veya kurallardan hangisine açıkça aykırılık teşkil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ölçülülük ilkesinin "gereklilik (zorunluluk)" alt unsuruna

Cevap

Kurulun aldığı bu yasaklama kararı, ölçülülük ilkesinin 'gereklilik (zorunluluk)' alt unsuruna açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Kolluk makamları, kamu düzenini sağlamak amacıyla eylem veya işlem tesis ederken Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca 'ölçülülük' ilkesine uymak zorundadır. Ölçülülük ilkesi; elverişlilik, gereklilik ve dar anlamda orantılılık olmak üzere üç alt unsurdan meydana gelir. 'Gereklilik (zorunluluk)' alt unsuru, idarenin hedeflenen meşru amaca ulaşmak için başvurduğu tedbirin vazgeçilmez, yani o amaca ulaşmak için yegane yol olmasını ifade eder. Eğer idare, aynı meşru amaca bireyler ve toplum için daha hafif, daha az kısıtlayıcı bir alternatif tedbirle (örneğin olaydaki gibi belirli besleme noktaları oluşturmak suretiyle) ulaşabiliyorsa, daha ağır bir tedbire (tam yasaklamaya) başvurması hukuka aykırı olur. Olay metninde amaca ulaşmak için daha az sınırlayıcı tedbirlerin bulunduğu açıkça ifade edildiğinden, idarenin işlemi doğrudan gereklilik alt unsurunu ihlal etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk işleminin amacını ve hedeflenen kamu yararını tespit etme
İşlemin amacı çevre sağlığını korumak ve çevresel kirliliği önlemektir.
Ölçülülük denetimi yapılabilmesi için öncelikle idarenin hangi meşru amaca yöneldiğinin bilinmesi zorunludur.
2
Olaydaki idari tedbiri ve hedefe ulaştırabilecek mevcut alternatifleri değerlendirme
İdare, sokak hayvanlarının beslenmesini 'tamamen yasaklamıştır'; ancak belirli besleme noktaları oluşturmak ve buraları temizlemek gibi daha az kısıtlayıcı bir alternatifin mevcudiyeti olayda açıkça belirtilmiştir.
Ölçülülük ilkesinin alt unsurlarından hangisinin ihlal edildiğinin belirlenmesi için, seçilen tedbirin ağırlığı ile amaca hizmet eden alternatif yöntemler kıyaslanmalıdır.
3
Alternatif tedbirin varlığının hangi alt unsuru zedelediğini belirleme
Daha hafif bir tedbirle aynı amaca ulaşılabildiği halde en ağır tedbirin (tam yasaklamanın) seçilmesi, kararın amaca ulaşmak için 'zorunlu' olmadığını açıkça ortaya koyar. Bu hukuki durum gereklilik alt unsurunu zedeler.
Gereklilik (zorunluluk) alt unsuru, idarenin aynı meşru amaca ulaşabilecek birden fazla elverişli aracı bulunması halinde, temel hak ve hürriyetleri en az kısıtlayıcı olanı tercih etmesini emreder.

Anahtar Kavram

Ölçülülük İlkesi ve Gereklilik Alt Unsuru
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 134Soru

Turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu bir sahil ilçesinde, çevre kirliliğini önlemek ve kamu düzenini sağlamak amacıyla yerel yönetimin karar organı tarafından, sahil şeridindeki tüm işletmelerin uyması gereken katı atık standartlarını belirleyen genel kurallar ihdas edilmiştir. İlerleyen günlerde, bu kurallara aykırı hareket ettiği tespit edilen bir restoran, sahada denetim yapmakla görevli zabıta memurları tarafından tutanak tutularak geçici olarak faaliyetten men edilmiştir.

İdare hukuku esasları dikkate alındığında, bu olayda yer alan idari aktörlerin statüsü ve gerçekleştirilen işlemlerin niteliğine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuralları ihdas eden yerel yönetim organı 'idari kolluk makamı' sıfatıyla düzenleyici işlem tesis etmiş olup, faaliyetten men uygulaması kolluk personeli eliyle gerçekleştirilen bireysel bir işlemdir.

Cevap

Doğru olan değerlendirme, yerel yönetim organının kolluk makamı olarak düzenleyici işlem tesis ettiği ve zabıta memurlarının kolluk personeli sıfatıyla bu kuralları somut olaya uygulayarak bireysel işlem (faaliyetten men) gerçekleştirdiğini belirten ifadedir.
İdari kolluk teşkilatında kural koyma, emir ve karar verme yetkisine sahip olan merciler 'kolluk makamı'dır (örneğin belediye meclisi, encümeni veya vali). Bu makamların genel, soyut, objektif ve sürekli uygulanabilir nitelikte aldıkları kararlar 'düzenleyici idari işlem'dir. Bu makamların aldıkları kararları ve koydukları kuralları sahada icra eden, tedbir uygulayan görevliler ise 'kolluk personeli'dir (zabıta, polis vb.). Kolluk personelinin veya makamın somut bir olay veya kişi için tesis ettiği tekil uygulamalar (bir restoranın faaliyetten men edilmesi, mühürlenmesi, ceza kesilmesi) ise 'bireysel (sübjektif) idari işlem' olarak nitelendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki aktörlerin (yerel yönetim organı ve zabıta) idari kolluk teşkilatındaki yerini tespit etmek.
Yerel yönetim organı karar alma yetkisine sahip olduğu için 'kolluk makamı', zabıta ise sahada uygulayıcı olduğu için 'kolluk personeli'dir.
Makam ile personel ayrımı, yetki kullanımının kimde olduğuna (karar veren vs. uygulayan) göre belirlenir.
2
Aktörlerin gerçekleştirdiği işlemlerin hukuki niteliğini (düzenleyici vs. bireysel) sınıflandırmak.
Kuralların belirlenmesi genel, soyut ve objektif olduğu için 'düzenleyici işlem'; belirli bir işletmenin mühürlenmesi ise somut ve kişisel olduğu için 'bireysel işlem'dir.
İdarenin işlemlerini nitelerken muhatap çevresinin genelliğine ve işlemin soyut kural koyucu olup olmadığına bakılır.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Makamları, Personeli ve Kolluk İşlemleri
Soru 135Soru

Bir devlet üniversitesi bünyesinde, mesai saatleri dışında yürütülecek olan 'Tezsiz Yüksek Lisans' programı açılmış ve üniversite yönetim kurulu kararıyla bu programa kayıt yaptıracak öğrencilerden belirli bir öğrenim ücreti alınması kararlaştırılmıştır. Bir grup öğrenci, sosyal devlet ilkesini ve kamu hizmetlerinin genel niteliklerini gerekçe göstererek, sunulan bu eğitim hizmetinin tamamen ücretsiz olması gerektiğini iddia etmiştir.

Buna göre, idare hukukunda kamu hizmetlerine hâkim olan ilkeler dikkate alındığında, öğrencilerin bu iddiasının hukuki değerlendirmesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İddia yerinde değildir; bedelsizlik (meccanilik) ilkesi mutlak bir kural olmayıp, idare kanuni dayanağı bulunmak şartıyla sunulan hizmetin niteliğine ve ek maliyetine göre ücret talep edebilir.

Cevap

Öğrencilerin iddiasının yerinde olmadığını ve bedelsizlik ilkesinin mutlak bir kural olmayıp kanuni dayanakla hizmetten ücret alınabileceğini belirten seçenek doğrudur.
Kamu hizmetlerinde 'bedelsizlik (meccanilik)' kuralı genel bir ilke olmakla beraber mutlak bir anayasal zorunluluk değildir. İdare, kanuni bir dayanağı bulunmak ve hizmetin niteliği ile gerektirdiği maliyeti dikkate almak şartıyla, sunduğu kamu hizmetlerinden katılım payı veya ücret talep edebilir. Olaydaki tezsiz yüksek lisans programı için ücret alınması, mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde yapıldığından kamu hizmeti ilkelerine aykırılık teşkil etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Öğrencilerin iddiasının temelindeki hukuki kavramı tespit et.
Öğrenciler, eğitimin bir kamu hizmeti olmasından yola çıkarak 'bedelsizlik (meccanilik)' ilkesinin ihlal edildiğini savunmaktadır.
Olayın idare hukuku ilkeleri bağlamında hangi kavramla ilgili olduğunu belirlemek analizin ilk adımıdır.
2
Bedelsizlik ilkesinin idare hukukundaki sınırlarını değerlendir.
Bedelsizlik ilkesi genel bir kuraldır ancak mutlak değildir. Su, elektrik, ulaşım veya ikinci öğretim/tezsiz yüksek lisans gibi maliyet gerektiren durumlarda kanunla ücret öngörülebilir.
İdare hukukunda ilkelerin mutlaklık derecelerinin bilinmesi, hukuki ihtilafların çözümünde kritik öneme sahiptir.
3
Üniversitenin kararının hukuka uygunluğunu incele.
Üniversiteler kanuni dayanak (2547 sayılı Kanun) çerçevesinde mesai dışı eğitim faaliyetleri için öğrenim ücreti talep edebilir. Bu durum takdir yetkisinin keyfi kullanımı değil, maliyetlerin karşılanması amacı taşır.
Teorik ilkenin somut olaya (tezsiz yüksek lisans) uygulanması gereklidir.
4
Sonuca ulaş ve seçeneklerle eşleştir.
Öğrencilerin bedelsizliğin mutlak olduğuna dair iddiası hukuken yerinde değildir. İdare belli şartlarla ücret alabilir.
Soru kökündeki değerlendirmenin nihai hukuki sonucunu formüle etmek için.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinde Bedelsizlik (Meccanilik) İlkesi ve İstisnaları
Soru 136Soru

İçişleri Bakanlığı, karayollarında sürüş güvenliğini olumsuz etkilediği gerekçesiyle ülke genelindeki yol kenarı dijital reklam panolarının ışık şiddetini belirli bir üst sınırla kısıtlayan genel bir düzenleyici işlem yapmıştır. Bir süre sonra bir Büyükşehir Belediyesi, kendi yetki alanı içerisindeki yerel şartları ve artan trafik yoğunluğunu dikkate alarak, Bakanlığın belirlediği bu ışık şiddeti sınırını daha da düşüren ve kısıtlamaları ağırlaştıran bir meclis kararı almıştır.

Kolluk yetkilerinin yarışması (içtimaı) kuralları dikkate alındığında, Belediyenin tesis ettiği bu meclis kararı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel idari kolluk makamı ile mahalli idari kolluk makamının yetkilerinin yarışması durumunda, mahalli kolluk yerel şartların gerektirmesi halinde daha ağırlaştırıcı tedbirler alabileceğinden meclis kararı hukuka uygundur.

Cevap

Doğru yanıt, mahalli idari kolluk makamının genel idari kolluk makamının aldığı tedbirleri yerel şartlar gerektirdiğinde daha da ağırlaştırabileceğini belirten ifadedir.
İdare hukukunda, aynı yer ve olay üzerinde hem genel idari kolluk makamlarının hem de mahalli idare kolluk makamlarının yetkili olmasına kolluk yetkilerinin yarışması (içtimaı) denir. Bu durumda uygulanan temel ilke şudur: Mahalli idare kolluğu, genel idare kolluğunun aldığı tedbirleri hafifletici veya ortadan kaldırıcı işlemler yapamaz; ancak yerel şartların ve mahalli müşterek ihtiyaçların zorunlu kılması halinde bu tedbirleri 'daha da ağırlaştırıcı' nitelikte işlemler tesis edebilir. Belediyenin ışık şiddetini daha da düşürmesi ağırlaştırıcı bir işlem olduğundan tamamen hukuka uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari makamların hukuki niteliğini belirle.
İçişleri Bakanlığı 'genel idari kolluk' (merkezi idare) makamıdır. Büyükşehir Belediyesi ise 'mahalli idari kolluk' (yerinden yönetim) makamıdır.
Yetki çatışmasını çözmek için makamların statülerini tespit etmek zorunludur.
2
Kolluk yetkilerinin yarışması (içtimaı) kurallarını olaydaki işleme uygula.
Aynı mekanda ve aynı konuda hem genel idari kolluk hem de mahalli idari kolluk yetkili olduğunda, mahalli kolluk genel kolluğun koyduğu kuralı hafifletemez ancak şartlar gerektiriyorsa daha da ağırlaştırabilir.
İdare hukukunda yerel ihtiyaçların karşılanabilmesi için mahalli idarelere tanınan ağırlaştırma yetkisinin temel kuralı budur.
3
Belediyenin kararının hukuka uygunluğunu değerlendir.
Bakanlık üst sınırı belirlemiş, Belediye ise bu sınırı daha da düşürerek (kısıtlamayı ağırlaştırarak) karar almıştır. Bu durum hukuka uygundur.
Ağırlaştırma kuralına uygun hareket edilmiştir.

Anahtar Kavram

Kolluk Yetkilerinin Yarışması ve Ağırlaştırma Kuralı
Soru 137Soru

Bir ilde, yaz aylarında artan boğulma vakalarını önlemek amacıyla genel idari kolluk makamı olan Valilik, kamu düzenini korumak maksadıyla il sınırları içerisindeki tüm gölet ve sulama kanallarına serinleme veya yüzme amacıyla girilmesini kesin olarak yasaklayan bir karar almıştır. Buna karşılık, il sınırları içerisindeki bir ilçe belediyesi, kendi yetki alanında bulunan bir göletin sadece hafta sonları ve belediyenin tahsis edeceği cankurtaran gözetiminde vatandaşlar tarafından kullanılabileceğine dair bir meclis kararı almıştır.

İdare hukukunda kolluk yetkilerinin yarışması kuralları dikkate alındığında, ortaya çıkan bu hukuki durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahalli idare kolluğu, genel idari kolluğun aldığı tedbirleri esnetemeyeceği veya ortadan kaldıramayacağı için Valiliğin aldığı yasaklama kararı geçerlidir.

Cevap

Genel idari kolluk makamı olan Valiliğin kararının geçerli olduğunu ve mahalli idare kolluğunun bu yasaklayıcı tedbiri esnetemeyeceğini belirten seçenektir.
İdare hukukunda kolluk yetkilerinin yarışması durumunda geçerli olan temel kural şudur: Aynı yer, kişi veya faaliyet üzerinde hem genel idari kolluk (örneğin Valilik) hem de mahalli idare kolluğu (örneğin Belediye) yetkili olduğunda, mahalli idare kolluğu genel idari kolluğun aldığı tedbirlere aykırı karar alamaz. Mahalli idare kolluğu, genel idari kolluğun aldığı önlemleri sadece daha da ağırlaştırabilir veya sıkılaştırabilir; ancak bu tedbirleri yumuşatıcı, esnetici veya ortadan kaldırıcı işlemler tesis edemez. Bu olayda Valiliğin kesin giriş yasağını, belediye hafta sonları için serbest bırakarak esnetmeye çalışmıştır. Bu durum hukuka aykırı olduğundan Valiliğin yasaklama kararı geçerliliğini korur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari makamların kolluk türlerini belirleme
Valilik 'Genel İdari Kolluk' makamıdır. İlçe Belediyesi ise 'Mahalli İdare Kolluğu'dur.
Kolluk makamları arasındaki yetki çatışmasının hangi kurallara göre çözüleceğini tespit etmek için statülerinin bilinmesi gerekir.
2
Genel idari kolluk ile mahalli idare kolluğu arasındaki yarışma kuralını uygulama
Mahalli idare kolluğu, genel idari kolluğun aldığı tedbirlere aykırı olmamak şartıyla yalnızca daha sıkı ve ağırlaştırıcı tedbirler alabilir. Genel tedbiri hafifletemez.
İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği, yerel makamlar merkezi idarenin kamu düzenini sağlamak için belirlediği asgari güvenlik standartlarının altına inemez.
3
Olaydaki kararları bu kural çerçevesinde değerlendirme
Valiliğin 'kesin yasaklama' kararı karşısında, Belediyenin 'hafta sonları serbest bırakma' kararı tedbiri esnetici niteliktedir. Bu nedenle Valiliğin kararı uygulanmalıdır.
Belediyenin işlemi kurala aykırı olduğu için hukuki çatışmada genel idari kolluğun işlemi esas alınır.

Anahtar Kavram

Genel İdari Kolluk ile Mahalli İdare Kolluğunun Yarışması
ÖncekiSayfa 7 / 7