Kamu Hizmetleri ve Kolluk

137 soru

Soru 101Soru

Bir büyükşehir belediyesi, kent merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak ve hijyen standartlarını yükseltmek amacıyla çöp toplama saatlerini ve yöntemini değiştirerek sabit konteyner sisteminden belirli saatlerde kapıdan alım sistemine geçmiştir. Bu yeni düzenlemenin kendisine ek külfet getirdiğini ve çalışma saatlerine uymadığını savunan bir mahalle sakini, eski sistemin kendi lehine bir hak doğurduğunu ileri sürerek işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, idarenin kamu hizmetini günün koşullarına ve toplumun değişen ihtiyaçlarına göre tek taraflı olarak düzenleme yetkisi bulunduğunu, kişilerin hizmetin işleyiş usulüne karşı kazanılmış hak iddiasında bulunamayacağını belirterek davayı reddetmiştir.

Mahkemenin bu kararı, kamu hizmetlerine hâkim olan aşağıdaki temel ilkelerden hangisiyle doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişebilirlik (Uyarlanma) İlkesi

Cevap

Mahkemenin kararı, idarenin kamu hizmetlerini günün şartlarına göre tek taraflı olarak değiştirme yetkisini tanımlayan Değişebilirlik (Uyarlanma) ilkesine dayanmaktadır.
Değişebilirlik (uyarlanma) ilkesi, kamu hizmetlerinin statüsel niteliği gereği, idarenin değişen kamu yararı anlayışı, teknolojik ilerlemeler ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda hizmetin işleyiş kurallarını tek taraflı olarak değiştirme yetkisini ifade eder. Mahkeme kararında vurgulanan 'güncel gereksinimler' ve 'kazanılmış hak iddiasının reddi' ifadeleri doğrudan bu ilkenin hukuksal sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari işlemin niteliğini analiz etmek.
Belediyenin çöp toplama hizmetinin yönteminde (konteynerden kapıdan alıma) bir değişikliğe gittiği saptanmıştır.
Uyuşmazlığın temelinde hizmetin işleyiş kurallarındaki değişim yatmaktadır.
2
İdarenin sunduğu gerekçeyi ve mahkemenin hukuki dayanağını değerlendirmek.
Değişikliğin 'güncel gereksinimler' (trafik yoğunluğu ve hijyen) nedeniyle yapıldığı ve 'kazanılmış hak' iddiasının reddedildiği görülmüştür.
Kamu hizmeti organizasyonu statüsel bir durumdur ve bireylerin bu statünün değişmezliği konusunda hak iddiası bulunmamaktadır.
3
Elde edilen verileri kamu hizmeti ilkeleriyle eşleştirmek.
Hizmetin zamana ve ihtiyaca göre şekillendirilmesi 'Değişebilirlik (Uyarlanma)' ilkesinin tanımıyla tam örtüşmektedir.
Bu ilke, idareye kamu yararı gereği hizmeti modernize etme ve geliştirme yetkisi verir.

Anahtar Kavram

Değişebilirlik (Uyarlanma) ilkesi gereği, kamu hizmetinden yararlananların hizmetin kuruluş ve işleyiş usulünün aynen devam etmesi konusunda kazanılmış (müktesep) bir hakları yoktur.

Daha Fazla Pratik

İdarenin bu uyarlama yetkisini kullanırken hizmetten yararlananlar arasında ayrım yapması durumunda hangi ilkenin ihlal edilmiş sayılacağını düşününüz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Türkiye'de kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerine gördürülmesinde kullanılan modern yöntemlerden biri olan "Yap-İşlet" (BO) usulünün hukuki rejimi ve uygulama alanı düşünüldüğünde, bu modelle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu model, 4283 sayılı Kanun uyarınca yalnızca elektrik enerjisi üretim tesislerinin (termik santrallerin) kurulması ve işletilmesi amacıyla öngörülmüştür.

Cevap

Yap-İşlet (BO) modeli, 4283 sayılı Kanun ile düzenlenmiş olup sadece elektrik enerjisi üretim tesislerinin (termik santrallerin) özel sektör tarafından kurulup işletilmesini kapsayan, mülkiyetin devredilmediği bir yöntemdir.
Doğru seçenek olan ifade, Yap-İşlet (BO) modelinin 4283 sayılı Kanun ile sadece elektrik enerjisi üretim tesislerine (termik santrallere) özgülendiğini doğru bir şekilde belirtmektedir. Bu model, mülkiyetin özel hukuk kişisinde kaldığı ve dar bir uygulama alanına sahip olduğu bir yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Yöntemin yasal dayanağını belirleme
Yap-İşlet (BO) modeli 4283 sayılı Kanun, Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli ise 3996 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
İki modern yöntem arasındaki temel fark yasal dayanakları ve uygulama alanlarıdır.
2
Mülkiyet rejimini analiz etme
BO modelinde mülkiyet özel hukuk kişisinde kalırken, YİD modelinde süre sonunda idareye geçer.
Modelin isminde 'Devret' ibaresinin bulunmaması mülkiyetin devredilmediğini gösterir.
3
Hukuki niteliği değerlendirme
1999 yılındaki Anayasa değişikliği (Madde 47 ve 125) ile bu sözleşmeler özel hukuk sözleşmesi kabul edilmiştir.
Tahkim yolunun açılması ve yabancı sermayenin teşviki için idari sözleşme niteliğinden çıkarılmışlardır.

Anahtar Kavram

Yap-İşlet (BO) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) modelleri arasındaki yasal ve sektörel farklar.

Daha Fazla Pratik

Yap-İşlet-Devret sözleşmelerinde Danıştay'ın rolünün 'inceleme' yerine 'görüş bildirme'ye dönüştüğü 1999 Anayasa değişikliklerini tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 103Soru

Bir büyükşehir belediyesi, bünyesindeki spor tesislerinden yararlanmak isteyen vatandaşlar için hazırladığı başvuru formuna 'sosyal medya platformlarında belediye yönetimi ve hizmetleri aleyhine herhangi bir eleştirel paylaşım yapmamış olma' şartını eklemiştir. Belediye, bu şartı taşımayan vatandaşların üyelik taleplerinin reddedileceğini ilan etmiştir. İdare hukukunda kamu hizmetlerinin yürütülmesine hâkim olan temel ilkeler çerçevesinde, belediyenin bu uygulaması ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu uygulama, kamu hizmetinden yararlananlar arasında subjektif ve siyasi kriterlerle ayrım yapılmasını engelleyen nesnellik (tarafsızlık) ilkesine aykırılık teşkil eder.

Cevap

İdarenin hizmetten yararlananlar arasında subjektif kriterlerle ayrım yapmasını yasaklayan nesnellik ilkesine aykırı olduğu yönündeki değerlendirme doğrudur.
Kamu hizmetlerine hâkim olan nesnellik (tarafsızlık) ilkesi, idarenin kamu hizmetini sunarken tüm vatandaşlara eşit mesafede durmasını ve hizmetten yararlanma koşullarını objektif kriterlere dayandırmasını gerektirir. Belediyenin, kendisini eleştiren vatandaşları hizmet dışı bırakması, hizmetten yararlanmada siyasi/subjektif bir ayrımcılık yapılması anlamına gelir ki bu durum nesnellik ilkesinin doğrudan ihlalidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetlerine hâkim olan ilkeleri (süreklilik, değişebilirlik, nesnellik, bedelsizlik) analiz et.
Dört temel ilke belirlendi.
Senaryodaki idari işlemin hangi ilke kapsamında test edileceğini anlamak için gereklidir.
2
Nesnellik (tarafsızlık/eşitlik) ilkesinin tanımını ve kapsamını değerlendir.
Nesnellik ilkesinin, kamu hizmetinden yararlananlar arasında dil, din, ırk, siyasi düşünce gibi nedenlerle ayrım yapılmamasını ve hizmetin objektif kurallara göre sunulmasını gerektirdiği tespit edildi.
Belediyenin getirdiği şartın bu ilkeyle çelişip çelişmediğini belirlemek için temel kuralın bilinmesi gerekir.
3
Senaryodaki 'eleştirel paylaşım yapmamış olma' şartını nesnellik ilkesiyle kıyasla.
Bu şartın hizmetin niteliğiyle ilgisi olmayan, subjektif ve ayrımcı bir kriter olduğu sonucuna varıldı.
İdari işlemin hukuka uygunluğu kamu hizmeti ilkeleri süzgecinden geçirildi.

Anahtar Kavram

Nesnellik (Tarafsızlık) İlkesi
Soru 104Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülme usulleriyle ilgili olarak; söz konusu faaliyetin yürütülmesinin bir kamu tekelini gerektirmediği, yasal şartları sağlayan her özel kişiye idarenin tek taraflı bir işlemiyle bu faaliyetin yürütülme yetkisinin verildiği ve idare ile özel kişi arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin kurulmadığı yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ruhsat (İzin) usulü

Cevap

Ruhsat (İzin) usulü; kamu tekelinde olmayan faaliyetlerin, şartları taşıyanlara tek taraflı bir idari işlemle gördürülmesidir.
Ruhsat (İzin) usulü, idarenin tekelinde olmayan bir hizmetin, kanunlarda öngörülen genel ve nesnel şartları taşıyan özel kişiler tarafından yürütülmesidir. Bu yöntemde idare ile kişi arasında bir sözleşme yapılmaz; idare, şartları sağlayan kişiye tek taraflı bir idari işlemle (ruhsat vererek) faaliyet izni verir. Eczanelerin açılması veya özel hastanelerin işletilmesi bu yönteme tipik örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin hukuki statüsünü analiz etme
Soruda faaliyetin kamu tekelinde olmadığı belirtilmiştir.
Ruhsat usulünü diğerlerinden ayıran temel fark, faaliyetin devletin mutlak tekelinde olmamasıdır.
2
İşlemin niteliğini belirleme
Yetkilendirmenin tek taraflı bir idari işlemle yapıldığı ve sözleşme kurulmadığı tespit edilir.
İltizam, imtiyaz ve müşterek emanet usulleri idari sözleşme ile kurulurken; ruhsat usulü tek taraflı bir şart işlem niteliğindedir.

Anahtar Kavram

Ruhsat Usulünün Hukuki Niteliği

Daha Fazla Pratik

İmtiyaz ve iltizam usulleri arasındaki temel fark olan 'kâr/zarar riski' ve 'bedel ödeme' ayrımlarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 105Soru

Bir kamu kurumu, daha önce posta yoluyla kabul ettiği hizmet başvurularının artık sadece elektronik ortam üzerinden yapılacağını duyurmuştur. Bu değişikliğe karşı, internet erişiminde zorluk yaşadığını belirten bir vatandaş, idarenin hizmetin sunum yöntemini tek taraflı olarak değiştirme yetkisinin olmadığını ve eski usulün kendisi için devam ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır.

İdarenin, toplumsal ve teknolojik gelişmeleri dikkate alarak hizmetin sunuluş biçiminde bu tür düzenlemeler yapabilmesi, kamu hizmetine hakim olan aşağıdaki ilkelerden hangisinin doğrudan bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişebilirlik (Uyarlanma) ilkesi

Cevap

İdarenin hizmet sunum yöntemini güncel şartlara göre değiştirebilmesi değişebilirlik (uyarlanma) ilkesinin bir sonucudur.
Değişebilirlik (uyarlanma) ilkesi, kamu hizmetlerinin değişen toplumsal ihtiyaçlara ve teknolojik gelişmelere uyum sağlaması zorunluluğunu ifade eder. Bu ilke uyarınca idare, hizmetin sunum yöntemini tek taraflı olarak değiştirebilir ve hizmetten yararlananların 'hizmetin eski işleyiş şeklinin aynen devam etmesini' isteme hakları bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin işlemindeki temel amacı belirlemek
İdare, teknolojik gelişmelere uyum sağlayarak hizmetin sunum yöntemini (postadan elektronik ortama) güncellemektedir.
Olayda bir yöntemsel modernizasyon söz konusudur.
2
İlgili kamu hizmeti ilkesini tespit etmek
Bu durum, hizmetlerin zamanın gereklerine göre düzenlenmesini öngören 'değişebilirlik (uyarlanma)' ilkesi kapsamındadır.
Kamu hizmetleri statik değildir; idare kamu yararı gereği hizmetin işleyişinde tek taraflı değişiklik yapabilir.
3
Bireyin 'eski usulün devamı' talebini hukuki açıdan değerlendirmek
Vatandaşın hizmetin eski statüsünün korunmasını talep etme hakkı (statü hukukunda kazanılmış hak) bulunmamaktadır.
Bireyler kamu hizmetinden yararlanırken nesnel bir statü içindedirler ve idare bu statüyü her zaman değiştirebilir.

Anahtar Kavram

Değişebilirlik (Uyarlanma) İlkesi ve Statü Hukuku

Daha Fazla Pratik

İdarenin hizmetin statüsünü değiştirme yetkisinin 'kazanılmış haklar' ile olan ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 106Soru

Bir kamu kurumu, mülkiyetindeki ileri teknoloji veri merkezinin teknik işletimini, uzmanlık gerektirmesi sebebiyle bir özel hukuk tüzel kişisine bırakmıştır. Hizmetin yürütülmesi için gerekli tüm sermaye ve tesisler idare tarafından sağlanmakta; tüm giderler idarece karşılanmakta ve işletme sonucu doğabilecek mali riskler idare üzerinde kalmaktadır. Buna karşılık, işletmeci şirkete hizmetin verimliliğine bağlı olarak elde edilen hasılattan bir pay verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu durumda başvurulan kamu hizmeti görülüş usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müşterek emanet usulü

Cevap

İdare tarafından sermayesi sağlanan ve mali riski üstlenilen, ancak yönetimi teknik uzmanlık nedeniyle özel bir şirkete bırakılıp karşılığında pay ödenen yöntem müşterek emanet usulüdür.
Müşterek emanet usulünde, kamu hizmetinin yürütülmesi için gerekli olan bina, araç, gereç ve sermaye idare tarafından sağlanır. Hizmetin yönetimi, idare tarafından bu konuda uzmanlığı olan bir özel hukuk kişisine (işletmeci/müşterek emanetçi) devredilir. Bu yöntemde kâr ve zarar riski tamamen idareye aittir; işletmeci ise verimlilik veya hasılat üzerinden bir pay alır. Sorudaki veri merkezi senaryosu bu kriterlerin tamamını karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hizmetin yönetiminin kime bırakıldığı tespit edilir.
Yönetim uzmanlık gereği özel bir hukuk tüzel kişisine bırakılmıştır.
Bu durum yöntemi saf 'emanet' usulünden ayırır.
2
Mali riskin ve sermayenin aidiyeti incelenir.
Tüm sermaye idareye aittir ve mali risk (zarar olasılığı) idarenin üzerindedir.
Bu özellik yöntemi 'iltizam' ve 'imtiyaz' gibi riskin özel kişide olduğu usullerden ayırır.
3
İşletmeci şirkete yapılan ödemenin niteliği belirlenir.
Şirkete hizmetin verimliliğine göre hasılattan bir pay verilmektedir.
Müşterek emanet usulünde işletmeci, hizmetin başarısına göre ödüllendirilir.

Anahtar Kavram

Müşterek emanet usulü; mülkiyeti ve mali riski idarede kalmak şartıyla, hizmetin işletilmesinin teknik uzmanlığı olan bir özel kişiye kâr payı karşılığında bırakılmasıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 107Soru

Bir ilçe belediyesi, bölgedeki konut projelerinin hızla tamamlanması amacıyla inşaat çalışmalarının hafta sonları da dahil olmak üzere saat 22.0022.00’ye kadar sürdürülebileceğine dair bir meclis kararı almıştır. Ancak aynı ilin valisi, kentteki genel huzuru sağlamak ve vatandaşların dinlenme hakkını korumak amacıyla yayımladığı bir kararla, il genelindeki tüm inşaat faaliyetlerinin hafta sonları tamamen durdurulmasını ve hafta içi ise en geç saat 18.0018.00’de sona erdirilmesini emretmiştir. Bu olayda belediye ve valilik makamları arasındaki yetki çatışmasıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valinin kararı, genel idari kolluk makamı olması ve kamu düzenini korumaya yönelik daha sınırlayıcı hükümler içermesi nedeniyle belediye kararına üstündür ve öncelikle uygulanır.

Cevap

Valinin genel idari kolluk makamı sıfatıyla aldığı daha sınırlayıcı kararın belediye kararına üstün gelmesi
İdari kolluk hukukunda genel kural; hem genel hem de mahalli/özel kolluk makamlarının aynı konuda yetkili olması durumunda, kamu düzenini sağlamak adına daha sıkı (sınırlayıcı) olan düzenlemenin uygulanmasıdır. Vali, genel idari kolluk makamı olarak il genelinde kamu düzeninden sorumludur ve belediyenin daha esnek olan inşaat saatlerini, genel sükun gerekçesiyle daraltma yetkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamlarının niteliğini belirleyin.
Vali 'Genel İdari Kolluk', Belediye ise 'Mahalli İdari Kolluk' makamıdır.
Yetki çatışmasının kimler arasında olduğunu anlamak için makam türlerinin tespiti gerekir.
2
Çatışan kararların kamu düzeni üzerindeki etkisini analiz edin.
Belediye çalışmaya izin verirken (22.0022.00), Vali bu özgürlüğü daha fazla kısıtlamıştır (18.0018.00 ve hafta sonu yasağı).
Kolluk yetkilerinin yarışmasında 'daha sınırlayıcı olan kuralın uygulanması' temel bir ilkedir.
3
Üstünlük kuralını uygulayın.
Genel ve merkezi bir makam olan valinin, kamu düzenini koruma amacı daha kapsamlı olduğundan ve daha sert bir tedbir aldığından kararı uygulanır.
İdari kolluk hukukunda, genel makamın daha korumacı/kısıtlayıcı işlemi yerel makamın işleminden önce gelir.

Anahtar Kavram

İdari kolluk yetkilerinin yarışmasında, genel idari kolluk makamının daha sınırlayıcı kararı, mahalli/özel kolluk makamının daha hafif kararına göre üstündür.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 108Soru

İdari kolluk faaliyetlerinin yürütülmesinde görev alan makamlar, personel ve bu makamların tesis ettiği işlemlerin hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali, il emniyet müdürü üzerinde hiyerarşi yetkisine sahipken; İçişleri Bakanlığı, belediye zabıta personeli üzerinde idari vesayet denetimi gerçekleştirir.

Cevap

Vali ile il emniyet müdürü arasındaki ilişkinin hiyerarşi, İçişleri Bakanlığı ile belediye zabıtası arasındaki ilişkinin ise idari vesayet olduğunu belirten ifade doğrudur.
İdare hukukunda denetim türü, denetleyen ve denetlenen birimlerin hangi tüzel kişilik içinde yer aldığına göre belirlenir. Vali ve il emniyet müdürü, her ikisi de Devlet Tüzel Kişiliği hiyerarşisi içinde yer aldığından aralarındaki ilişki hiyerarşidir. Buna karşın, İçişleri Bakanlığı merkezi idareyi (Devlet), belediye zabıtası ise mahalli idareyi (Belediye Kamu Tüzel Kişiliği) temsil ettiğinden, merkez ile yerinden yönetim birimi arasındaki denetim ilişkisi idari vesayettir. Bu nedenle bu ifade hukuken tam olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamı ve personel ayrımını yapma
Vali, kaymakam, belediye başkanı gibi karar organları 'makam'; polis, jandarma, zabıta gibi uygulayıcılar ise 'personel'dir.
Yetki ve sorumluluğun kimde olduğunu belirlemek için bu ayrım şarttır.
2
Genel ve özel kolluk ayrımını belirleme
Devlet tüzel kişiliği içindeki kolluk (Vali, Kaymakam, Polis) 'genel'; mahalli idareler içindeki kolluk (Belediye, Köy, Zabıta) 'özel'dir.
Uygulanacak denetim usulü bu ayrıma göre değişir.
3
Hiyerarşi ve idari vesayet ilişkisini analiz etme
Aynı tüzel kişilik (Devlet-Devlet) içinde hiyerarşi, farklı tüzel kişilikler (Devlet-Belediye) arasında idari vesayet denetimi söz konusudur.
İdarenin bütünlüğü ilkesinin nasıl sağlandığını anlamak için bu denetim türlerinin tespiti gerekir.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Teşkilatında Denetim ve Makam-Personel Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 109Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülme usulleri arasında yer alan iltizam usulü ile ruhsat (izin) usulü karşılaştırıldığında, bu iki yöntemin hukuki niteliği ve kuruluşu hakkındaki aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İltizam usulü bir idari sözleşmeye dayanırken, ruhsat usulü idarenin tek taraflı bir işlemi ile tesis edilir.

Cevap

İltizam usulü bir idari sözleşmeye dayanırken, ruhsat usulü idarenin tek taraflı bir işlemi ile tesis edilir.
İltizam usulü, idare ile mültezim arasında kurulan bir idari sözleşmeye dayanır. Buna karşılık ruhsat (izin) usulü, idarenin kamu tekelinde olmayan bir hizmeti yürütmek isteyen ve gerekli nesnel şartları taşıyan kişilere yönelik tesis ettiği tek taraflı bir idari işlem (şart-işlem) niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
İltizam usulünün hukuki dayanağını belirlemek.
İltizam, idare ile 'mültezim' adı verilen özel kişi arasında akdedilen bir idari sözleşmedir.
Bu usulde tarafların karşılıklı irade beyanı ve bir sözleşme metni mevcuttur.
2
Ruhsat usulünün hukuki dayanağını belirlemek.
Ruhsat, idarenin kanunda öngörülen şartları taşıyan özel kişilere verdiği tek taraflı bir izin işlemidir.
Ruhsat bir sözleşme değil, idarenin tek taraflı olarak tesis ettiği bir 'şart-işlem' niteliğindedir.
3
İki usulü kuruluş biçimi açısından karşılaştırmak.
İltizamın sözleşmesel, ruhsatın ise tek taraflı işlem niteliğinde olduğu sonucuna varılır.
İdare hukukundaki temel doktriner ayrım bu yapısal farka dayanır.

Anahtar Kavram

İltizam ve Ruhsat Usullerinin Hukuki Niteliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 110Soru

Türkiye'de kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerine gördürülmesinde başvurulan ve 4283 sayılı Kanun ile düzenlenen "Yap-İşlet" (BO) modeli ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özellikle enerji sektöründe termik santrallerin kurulması ve işletilmesi amacıyla ihdas edilmiş sektörel bir modeldir.

Cevap

4283 sayılı Kanun ile düzenlenen Yap-İşlet (BO) modeli, özellikle enerji sektöründe termik santrallerin kurulması ve işletilmesi amacıyla ihdas edilmiş sektörel bir modeldir.
Yap-İşlet (BO) usulü, 4283 sayılı Kanun ile sadece termik santrallerin kurulması ve işletilmesi için öngörülmüş özel bir yöntemdir. Bu yöntemde mülkiyet süre sonunda devlete geçmez; bu yönüyle 3996 sayılı Kanun'daki Yap-İşlet-Devret usulünden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kullanılan kanunu tespit etme
4283 sayılı Kanun
Yap-İşlet (BO) usulünün hukuki dayanağını belirlemek için gereklidir.
2
Uygulama alanını (sektörü) belirleme
Termik Santraller (Enerji)
4283 sayılı Kanun'un kapsamının sınırlı (sektörel) olduğunu doğrulamak için gereklidir.
3
Mülkiyet rejimini kontrol etme
Özel hukuk kişisinde kalır
Yap-İşlet-Devret (YİD) modelinden ayrılan temel farkı belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Yeni yöntemler (Yap-İşlet ve Yap-İşlet-Devret) arasındaki farklar ve sektörel kapsamlar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 111Soru

Bir ilçe merkezinde bulunan ve yalnızca yayaların kullanımına açık olan "Kordon Boyu" gezi yolunda, son haftalarda elektrikli scooter kullanan kişilerin yayalara çarpması neticesinde 55 ayrı yaralanmalı kaza meydana gelmiştir. Bu durum üzerine ilçe mülki idare amiri, toplumun can güvenliğini sağlamak ve kamu düzenini korumak amacıyla, sadece söz konusu gezi yolunda değil, ilçedeki tüm cadde, sokak ve meydanlarda elektrikli scooter kullanımını belirsiz bir süreyle yasaklamış; ayrıca ilçedeki işletmelerin scooter kiralamasını ve satışını da durdurmuştur.

İdarenin aldığı bu karar, kolluk yetkisinin sınırlarını belirleyen "ölçülülük" ilkesinin aşağıdaki alt unsurlarından hangisi bakımından öncelikle hukuka aykırılık teşkil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gereklilik

Cevap

Gereklilik unsuru, hedeflenen kamu düzeni amacına ulaşmak için başvurulan aracın, bu amaca ulaşmayı sağlayacak olanaklar arasından ilgili temel hakkı en az zedeleyen araç olmasını zorunlu kılar.
Gereklilik (zorunluluk) unsuru, idarenin bir amaca ulaşmak için seçtiği aracın, o amaca ulaşmaya elverişli araçlar içerisinde temel hakkı en az sınırlayan araç olması gerektiğini ifade eder. Olayda sadece "Kordon Boyu"ndaki kazaları önlemek amacıyla tüm ilçede scooter kullanımının, satışının ve kiralamasının yasaklanması, amaca ulaşmak için gerekli olan sınırdan çok daha geniş bir kısıtlama getirdiği için gereklilik kriterine öncelikle aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin amacının ve bu amaç doğrultusunda aldığı önlemin kapsamının belirlenmesi.
Amaç belirli bir yoldaki kazaları önlemek; önlem ise tüm ilçede kullanımı, kiralama ve satışı yasaklamaktır.
Ölçülülük denetimi yapılabilmesi için amaç ile araç arasındaki ilişkinin saptanması gerekir.
2
Seçilen aracın (tüm ilçede yasaklama), amaçlanan sonuca (bir yoldaki güvenliğe) göre zorunlu olup olmadığının sorgulanması.
Sadece kazaların yaşandığı caddede düzenleme yapılması veya hız sınırı getirilmesi gibi daha hafif önlemler mümkünken genel bir yasak getirilmesi 'gereklilik' kriterine aykırıdır.
İdare, takdir yetkisini kullanırken temel hakları en az sınırlayan aracı seçmekle yükümlüdür.

Anahtar Kavram

Ölçülülük İlkesinin Alt Unsurları ve Gereklilik (Zorunluluk) Kriteri

Daha Fazla Pratik

Ölçülülük ilkesinin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık unsurlarının her birinin ihlal edildiği farklı senaryoları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 112Soru

Kamu hizmetlerinin konuları (maddi kriter) esas alınarak yapılan sınıflandırma ve bu hizmetlerin genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kültürel kamu hizmetleri; idarenin temel kâr merkezi olarak işlev gören, kâr maksimizasyonu amacıyla yürütülen ve kural olarak tamamen özel hukuk hükümlerine tabi olan faaliyetlerdir.

Cevap

Kültürel kamu hizmetlerinin kâr maksimizasyonu amacıyla yürütüldüğünü ve tamamen özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Kültürel kamu hizmetleri, toplumun kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve kamu yararı amacı güden hizmetlerdir. Bu hizmetlerin bir bedel karşılığı sunulması (örneğin müze girişi veya tiyatro bileti) onları birer kâr merkezi haline getirmez ve bu hizmetler kural olarak kamu hukuku ilkelerine tabi olup idari birer faaliyettir. Dolayısıyla, bu hizmetlerin kâr maksimizasyonu odaklı ve tamamen özel hukuka tabi olduğunu söylemek kamu hizmeti tanımıyla çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetlerinin maddi kriter (konusu) açısından sınıflandırmasını incele.
Hizmetler; idari, iktisadi, sosyal, kültürel, bilimsel ve teknik olarak ayrılır.
Sınıflandırmanın kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Kamu hizmeti kavramının temel amacını değerlendir.
Tüm kamu hizmetlerinin temel amacı kamu yararıdır (bonum commune).
Kâr amacı gütmeme ilkesi, kamu hizmetinin doğasından gelir.
3
Kültürel kamu hizmetlerinin (Devlet Tiyatroları, müzeler vb.) niteliğini analiz et.
Bu hizmetlerin amacı kâr değil, toplumun kültürel gelişimidir.
Yanlış olan özelliğin tespit edilmesini sağlar.
4
Seçeneklerdeki özellikleri karşılaştırarak hatalı olanı belirle.
Kültürel hizmetlerin kâr odaklı ve tamamen özel hukuka tabi olduğu iddiasının hukuken hatalı olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için son adımdır.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Amacı ve Sınıflandırılması

Alternatif Yöntem

Hizmetin 'kamu hizmeti' olma niteliğini sorgulayarak, özel sektördeki bir ticari işletme (kâr odaklı) ile idarenin kültürel faaliyetini karşılaştırarak doğru sonuca gidilebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 113Soru

İl valisi tarafından, genel sağlığın korunması ve salgın bir hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla belirli bir bölgedeki işletmelerin çalışma saatlerine sınırlama getirilmiştir. Bu kısıtlamalara uyulup uyulmadığını denetleyen kolluk görevlilerinin, denetim sırasında bir işletmede uyuşturucu madde ticareti yapıldığını tespit ederek şüphelileri yakalaması ve durumu ilgili mercilere bildirmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma saatlerinin denetlenmesi aşamasında yürütülen faaliyet idari kolluk niteliğindeyken, uyuşturucu madde tespitiyle başlayan süreç adli kolluk faaliyetine dönüşmüştür.

Cevap

Çalışma saatlerinin denetlenmesi aşamasında yürütülen faaliyetin önleyici niteliği gereği idari kolluk, suçun tespiti ve şüphelilerin yakalanması aşamasının ise bastırıcı niteliği gereği adli kolluk faaliyeti olduğu seçenek doğrudur.
İdari kolluk faaliyetleri, henüz bir suç işlenmeden önce kamu düzenini korumayı ve bozucu etkileri önlemeyi amaçlar (denetim faaliyeti gibi). Adli kolluk ise bir suçun işlendiği şüphesiyle başlayan, delil toplamaya ve şüphelileri yakalamaya yönelik bastırıcı bir faaliyettir. Senaryoda denetimden suçun tespitine geçiş, idari kolluktan adli kolluğa geçişi tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk faaliyetinin amacını belirle
Çalışma saatlerinin denetimi genel sağlığı korumak (suç öncesi/önleyici) amaçlıdır; dolayısıyla idari kolluktur.
İdari kolluk, kamu düzenini bozacak tehlikeleri önlemeye yöneliktir.
2
Faaliyetin niteliğindeki değişimi analiz et
Uyuşturucu madde ticaretinin tespitiyle birlikte bir suç vakası ortaya çıkmış ve bastırıcı (suç sonrası) süreç başlamıştır.
Adli kolluk, işlenmiş veya işlenmekte olan bir suçla ilgili delil toplama ve şüphelileri yakalama amacı taşır.
3
Makam ve denetim yetkisini teyit et
İdari kollukta amir mülki amir (vali/kaymakam) iken, adli kollukta amir Cumhuriyet savcısıdır.
Kolluk birimlerinin çift görevli yapısı gereği amirlik yetkisi faaliyetin türüne göre değişir.

Anahtar Kavram

İdari ve Adli Kolluk Ayrımı (Önleyici vs. Bastırıcı)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 114Soru

İdari kolluk teşkilatı içerisinde yer alan makamlar ve bu makamların tesis ettiği işlemlerle ilgili olarak; bir ilde valinin kamu düzenini korumak amacıyla, belirsiz sayıda kişiyi kapsayan ve süreklilik arz eden yükümlülükler getiren 'genel emir' (ilan) çıkarması durumunda, bu işlemin hukuki niteliği ve valinin bu süreçteki sıfatı aşağıdakilerin hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düzenleyici kolluk işlemi - Genel idari kolluk makamı

Cevap

Valinin çıkardığı genel emirler düzenleyici kolluk işlemi niteliğindedir ve vali bu yetkiyi genel idari kolluk makamı sıfatıyla kullanır.
Doğru seçenek, valinin idari teşkilat içindeki konumunu (genel idari kolluk makamı) ve tesis ettiği genel emrin hukuki karakterini (düzenleyici işlem) tam olarak yansıtmaktadır. Vali, il bazında kamu düzenini koruma yetkisini devlet adına kullanır ve bu amaçla çıkardığı, herkes için bağlayıcı olan kurallar doktrinde düzenleyici kolluk işlemi olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemi tesis eden makamın statüsünü belirlemek.
Vali, İçişleri Bakanlığı hiyerarşisinde yer alan ve devlet tüzel kişiliğini temsil eden bir genel idari kolluk makamıdır.
Genel idari kolluk makamları Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali ve Kaymakam'dan oluşur.
2
Tesis edilen işlemin (genel emir) hukuki kapsamını analiz etmek.
Genel emirler; belirli bir kişiye yönelik olmayan, genel, soyut, objektif ve süreklilik arz eden hukuk kuralları koyar.
Bireysel işlemler somut bir olaya veya kişiye yönelikken, düzenleyici işlemler genel bir kitleye hitap eder.
3
Makam ve işlem niteliğini birleştirmek.
Düzenleyici kolluk işlemi ve genel idari kolluk makamı eşleşmesi sağlanır.
Valinin 5442 sayılı Kanun'dan aldığı yetkiyle çıkardığı ilan ve emirler bu kategoridedir.

Anahtar Kavram

Genel İdari Kolluk Makamları ve Düzenleyici Kolluk İşlemleri

Daha Fazla Pratik

Valinin hiyerarşik amiri olan İçişleri Bakanı ile yerinden yönetim kuruluşları (örneğin belediye) üzerindeki idari vesayet yetkisi arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 115Soru

Bir yerel yönetim, mülkiyetinde bulunan bir kongre ve kültür merkezinin işletilmesi amacıyla profesyonel bir yönetim firmasıyla anlaşmıştır. Yapılan sözleşme uyarınca merkezin tüm finansmanı ve teknik donanımı yerel yönetim tarafından karşılanmakta; yönetim firması ise sadece operasyonel süreçleri yöneterek aylık sabit bir hizmet bedeli ile yıl sonu kârından belirli bir yüzde almaktadır. İşletme sürecindeki olası tüm mali kayıplardan yerel yönetim sorumlu tutulmaktadır.

Buna göre, söz konusu kongre merkezinin işletilmesinde kullanılan kamu hizmeti görülüş usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müşterek emanet usulü

Cevap

Müşterek emanet usulü
Müşterek emanet usulünde, kamu hizmetinin görülmesi için gerekli olan her türlü sermaye ve tesis idare tarafından sağlanır. Hizmetin yönetimi ise teknik veya idari uzmanlığı nedeniyle özel bir hukuk kişisine (işletmeci/müşterek emanetçi) devredilir. Bu usulün en ayırt edici iki özelliği; mali riskin idare üzerinde kalması ve işletmecinin hem sabit bir ücret hem de elde edilen kârdan pay almasıdır. Senaryoda tesisin belediyeye ait olması, yönetimin profesyonel firmaya bırakılması ve riskin belediyede kalması bu usulü tam olarak tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sermaye ve donanım aidiyetini belirle
Sermaye, araç ve gereçler yerel yönetime (idareye) aittir.
Emanet ve müşterek emanet usullerinde mülkiyet ve sermaye idarededir.
2
Yönetim sorumluluğunu analiz et
Yönetim, uzmanlığı olan özel bir firmaya bırakılmıştır.
Müşterek emaneti, saf emanet usulünden ayıran temel fark yönetimin dışarıdan bir uzmana verilmesidir.
3
Mali risk ve kazanç yapısını incele
Mali risk idarede kalmış, işletmeci kârdan pay almıştır.
Müşterek emanet usulünde 'müşterek' ifadesi, kârın paylaşılmasından gelir; ancak risk paylaşılmaz, idarede kalır.

Anahtar Kavram

Müşterek emanet usulünün yapısal unsurları

Daha Fazla Pratik

İltizam ve Müşterek Emanet arasındaki mali risk farkını pekiştirmek için riskin mültezime ait olduğu bir senaryo çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 116Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerine gördürülme usullerinden biri olan 'kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri'nin kuruluşu ve hukuki özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmtiyaz sözleşmeleri, 'şahsa bağlılık' (intuitu personae) esasına dayanan idari sözleşmelerdir ve imzalanmadan önce Danıştay’ın düşüncesinin alınması anayasal bir zorunluluktur.

Cevap

İmtiyaz sözleşmeleri, şahsa bağlılık özelliği taşıyan idari sözleşmelerdir ve Danıştay görüşü alınması zorunludur.
Doğru ifade, imtiyaz sözleşmelerinin idari sözleşme olduğunu, şahsa bağlılık (intuitu personae) özelliği taşıdığını ve Danıştay görüşünün anayasal bir zorunluluk olduğunu vurgular. Bu özellikler imtiyazı diğer yöntemlerden ayıran temel hukuki çerçevedir.

Adım Adım Çözüm

1
İmtiyaz sözleşmesinin hukuki niteliğini belirlemek
İdari Sözleşme
İdarenin kamu gücü kullanarak ve kamu hizmetini yürütmek amacıyla imzaladığı bu sözleşmeler özel hukuk sözleşmelerinden ayrılır.
2
Anayasal prosedürü kontrol etmek
Danıştay'ın Düşünce Bildirmesi (155155. Madde)
Anayasa uyarınca imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri imzalanmadan önce Danıştay'ın incelemesinden geçmelidir.
3
Sözleşmenin kişisel niteliğini değerlendirmek
Şahsa Bağlılık (Intuitu Personae)
Hizmetin sürekliliği ve kalitesi için idare, imtiyaz vereceği kişinin teknik ve mali kapasitesini bizzat değerlendirir; bu nedenle hak devredilemez niteliktedir.

Anahtar Kavram

Kamu hizmeti imtiyazı, idari sözleşme niteliği ve Danıştay'ın anayasal görüş bildirme yetkisi.

Daha Fazla Pratik

Yap-İşlet-Devret ve Yap-İşlet gibi yeni yöntemlerin imtiyaz usulünden farklarını ve bu yöntemlerdeki yargı yolu ayrımını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 117Soru

42834283 sayılı Kanun ile düzenlenen "Yap-İşlet" (BO) usulü ile 39963996 sayılı Kanun kapsamında uygulanan "Yap-İşlet-Devret" (YİD) usulü arasındaki hukuki farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yap-İşlet modelinde tesisin mülkiyeti özel hukuk kişisinde kalırken, Yap-İşlet-Devret modelinde tesis sözleşme süresinin sonunda idareye bedelsiz olarak devredilir.

Cevap

Yap-İşlet modelinde tesisin mülkiyeti özel hukuk kişisinde kalırken, Yap-İşlet-Devret modelinde tesis sözleşme süresinin sonunda idareye bedelsiz olarak devredilir.
Doğru ifade, Yap-İşlet (BO) modelinde tesisin mülkiyetinin özel hukuk kişisinde kalmaya devam ettiğini, buna karşın Yap-İşlet-Devret (YİD) modelinde adından da anlaşılacağı üzere tesisin sürenin bitiminde idareye geçtiğini belirtmektedir. Bu, iki modern usul arasındaki en belirgin yapısal farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Usullerin yasal dayanaklarını ve uygulama alanlarını karşılaştırın.
Yap-İşlet 42834283 sayılı Kanun (termik santraller), Yap-İşlet-Devret 39963996 sayılı Kanun (geniş kapsamlı altyapı) ile düzenlenmiştir.
Her iki modelin hangi kanuna tabi olduğunu bilmek sektörel kısıtları anlamayı sağlar.
2
Sözleşme sonunda tesisin mülkiyet durumunu analiz edin.
Yİ modelinde 'devret' ibaresi bulunmadığı için mülkiyet özel kişide kalır, YİD modelinde ise tesis idareye devredilir.
İki model arasındaki isimsel farkın hukuki sonucunu tespit etmek soruyu çözer.
3
19991999 Anayasa değişikliğinin sözleşmelerin niteliğine etkisini değerlendirin.
Bu sözleşmeler artık tahkim yolunun açık olduğu özel hukuk sözleşmeleri olarak nitelendirilebilir.
Geleneksel 'imtiyaz' sözleşmelerinden farkını netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Yap-İşlet-Devret ve Yap-İşlet modelleri arasındaki mülkiyet ve yasal kapsam farkı.

İpuçları

1
Modellerin isimlerindeki 'Devret' kelimesinin mülkiyet üzerindeki etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri ile Yap-İşlet-Devret sözleşmelerinin yargı yolu farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 118Soru

Kamu hizmetlerinin sunumunda geleneksel yöntemlerin dışına çıkılarak geliştirilen ve 42834283 sayılı Kanun ile hukuk sistemimize giren "Yap-İşlet" (BO) modeli hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu model münhasıran termik santrallerin kurulması ve işletilmesi için öngörülmüş olup sözleşme süresi sonunda tesisin mülkiyeti özel hukuk kişisinde kalmaya devam eder.

Cevap

Yap-İşlet (BO) modeli, sadece termik santrallerin işletilmesine yönelik bir yöntemdir ve bu modelde tesisin mülkiyeti süre sonunda idareye geçmez.
Yap-İşlet (BO) usulü, 42834283 sayılı Kanun kapsamında sadece termik santrallerin kurulması ve işletilmesi için özel hukuk kişilerine tanınan bir yöntemdir. Bu yöntemin en önemli özelliği, sözleşme süresi sonunda tesisin mülkiyetinin kamuya devredilmemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun ve kapsamı belirle.
Yap-İşlet usulü 42834283 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
YİD (39963996) ile Yİ (42834283) arasındaki temel farkı anlamak için kanun numarası kritiktir.
2
Uygulama alanını (sektör) kontrol et.
Bu model genel bir yöntem olmayıp sadece termik santraller için öngörülmüştür.
YİD her türlü altyapı işinde kullanılabilirken, Yİ'nin sektörel sınırlaması ayırt edicidir.
3
Mülkiyet rejimini analiz et.
Süre sonunda mülkiyet özel kişide kalır.
Yap-İşlet modelini "Devret" aşaması içeren YİD modelinden ayıran en temel fark budur.

Anahtar Kavram

Yap-İşlet (BO) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) Arasındaki Farklar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 119Soru

Bir ilin belediye meclisi, il sınırları içerisindeki seyyar satıcıların faaliyet gösterebileceği alanları ve uymaları gereken kuralları belirleyen genel bir karar almıştır. Bu kurallara uymayan bir seyyar satıcının tezgâhına belediye zabıtası tarafından müdahale edilmiştir. Öte yandan, aynı ilde vali, kış aylarında yaşanabilecek olumsuz hava koşulları nedeniyle il genelindeki tüm ticari araçların kar lastiği takmasını zorunlu kılan bir genel emir yayımlamıştır. Bu emre aykırı davranan bir minibüs şoförüne ise trafik polisi tarafından idari para cezası tutanağı düzenlenmiştir.

Buna göre, senaryoda yer alan idari kolluk makamları, personeli ve kolluk işlemleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valinin yayımladığı genel emir genel idari kolluk makamınca tesis edilen düzenleyici bir işlemken, belediye meclisinin aldığı karar mahalli idari kolluk makamınca tesis edilen düzenleyici bir işlemdir.

Cevap

Valinin yayımladığı genel emrin genel idari kolluk makamınca tesis edilen düzenleyici bir işlem, belediye meclisinin aldığı kararın ise mahalli idari kolluk makamınca tesis edilen düzenleyici bir işlem olduğunu ifade eden seçenektir.
İdare hukukunda idari kolluk yetkisi genel ve özel (mahalli) olarak ayrılır. Vali, il sınırları içinde devleti temsil eden genel idari kolluk makamıdır ve yayımladığı genel emir, muhatapları önceden tek tek belli olmayan genel bir kural koyduğu için düzenleyici işlemdir. Belediye meclisi ise yerel bir kamu tüzel kişiliğinin (belediyenin) karar organı olarak mahalli (özel) idari kolluk makamıdır. Seyyar satıcıların uyacağı kuralları belirlediği meclis kararı da genel ve soyut kurallar içerdiğinden aynı şekilde düzenleyici işlem niteliğindedir. Zabıta ve polis ise makam değil, sadece personeldir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki makamları ve türlerini sınıflandır.
Vali = Genel idari kolluk makamı. Belediye Meclisi = Mahalli (Özel) idari kolluk makamı.
Devlet tüzel kişiliği adına karar alanlar genel, mahalli idareler adına karar alanlar mahalli idari kolluk makamıdır.
2
Olaydaki personelleri tespit et.
Trafik polisi = Genel idari kolluk personeli. Belediye zabıtası = Mahalli idari kolluk personeli.
Polis ve zabıta karar alma yetkisi olan organlar değil, alınan kararları icra eden icrai görevlilerdir.
3
Tesis edilen işlemlerin niteliğini (bireysel/düzenleyici) belirle.
Genel emir ve meclis kararı = Düzenleyici işlem. Tutanak ve el koyma = Bireysel işlem.
İsmen belirli olmayan herkese uygulanan ve genel, soyut kurallar koyan işlemler düzenleyici; somut bir durumda belirli bir kişiye uygulanan işlemler bireyseldir.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Makamları ve Bireysel-Düzenleyici İşlem Ayrımı
Soru 120Soru

Bir ilçede son dönemde artan asayiş olaylarını ve mala karşı işlenen suçları önlemek amacıyla ilçe kaymakamlığı, hava karardıktan sonra ilçedeki tüm fırın ve nöbetçi eczanelerin faaliyetlerini durdurmasına karar vermiştir. Ancak bu ticari işletmelerin kapalı tutulmasının suç oranlarını düşürmeye yönelik nesnel hiçbir katkı sağlamadığı; aksine caddelerin daha ıssız ve karanlık hale gelerek güvenlik zafiyetinin artmasına yol açtığı saptanmıştır.

Kolluk makamının kamu düzenini sağlamak için başvurduğu bu aracın, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye objektif olarak uygun olmaması ve amaca hizmet etme yeteneğinden yoksun bulunması, kolluk yetkisinin sınırlarına ilişkin aşağıdaki kavramlardan öncelikle hangisinin ihlal edildiğini gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ölçülülük ilkesi kapsamında elverişlilik

Cevap

Doğru yanıt, kolluk makamının başvurduğu tedbirin ulaşılmak istenen amaca objektif olarak uygun olmamasını ve amaca hizmet etme yeteneğinden yoksun bulunmasını ifade eden 'Ölçülülük ilkesi kapsamında elverişlilik' seçeneğidir.
Kolluk yetkisinin sınırlarını tayin eden en önemli anayasal güvencelerden biri olan ölçülülük ilkesi üç alt unsurdan oluşur: Elverişlilik, gereklilik (lüzumluluk) ve dar anlamda orantılılık. Elverişlilik, idarenin başvurduğu tedbirin (aracın), ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye nesnel olarak uygun (elverişli) olması demektir. Olayda fırın ve eczanelerin kapatılması suç oranını düşürmeye hiçbir katkı sağlamamış, tam tersine güvenlik zafiyeti doğurmuştur. Bu durumda idarenin seçtiği aracın en başından beri amaca hizmet etme yeteneği (elverişliliği) bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari tedbiri ve hedeflenen amacı belirleme
Tedbir: Fırın ve eczanelerin kapatılması. Amaç: Asayiş olaylarını önlemek ve güvenliği sağlamak.
Kolluk işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetlemek için öncelikle kullanılan araç ve ulaşılmak istenen amaç tespit edilmelidir.
2
Araç ile amaç arasındaki uygunluk ve nedensellik bağını değerlendirme
Ticari işletmelerin kapanması suç oranlarını düşürmemiş, aksine sokakları daha ıssız hale getirerek asayiş riskini artırmıştır.
Alınan kararın amaca ulaşmaya en baştan uygun bir araç olup olmadığının saptanması, ölçülülük ilkesinin ilk alt basamağıdır.
3
İlgili hukuki kuralı olaya uygulama
Seçilen tedbirin ulaşılmak istenen amaca hizmet etme kabiliyetinin bulunmaması, ölçülülük ilkesinin alt unsurlarından elverişliliğin açıkça ihlal edildiğini kanıtlar.
Elverişlilik, bir kolluk tedbirinin meşru amacı gerçekleştirmeye nesnel ve niteliksel olarak elverişli olması zorunluluğunu ifade eder.

Anahtar Kavram

Ölçülülük İlkesi ve Elverişlilik Alt Unsuru
ÖncekiSayfa 6 / 7Sonraki
Kamu Hizmetleri ve Kolluk Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 6 | Examkin