Faiz Teorileri

102 soru

Soru 1Soru

Bir ekonomide piyasa katılımcıları, kısa vadeli faiz oranlarının önümüzdeki 3 yıl boyunca enflasyonist baskılar nedeniyle kademeli olarak artacağını, ancak 5. yıldan itibaren ekonominin derin bir resesyona girmesiyle beraber faizlerin bugünkü seviyelerin de altına ineceğini öngörmektedir. Likidite Primi Teorisi varsayımları altında, vadenin artmasıyla beraber yatırımcıların talep ettiği risk priminin de (vade primi) pozitif ve artan bir eğilim sergilediği bilindiğine göre, bu ekonomideki verim eğrisinin (yield curve) muhtemel şekli ve arkasındaki temel dinamik hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verim eğrisi başlangıçta pozitif eğimli olup ilerleyen vadelerde aşağı yönlü bir kırılma yaşayarak tümsek (humped) bir hal alır; çünkü kısa/orta vadeli faiz artışı ve vade primi etkisi, uzun vadedeki keskin düşüş beklentisiyle baskılanır.

Cevap

Verim eğrisi başlangıçta pozitif eğimli olup ilerleyen vadelerde aşağı yönlü bir kırılma yaşayarak tümsek (humped) bir hal alır.
Verim eğrisinin tümsek (humped) yapısı, piyasanın yakın gelecekte faiz artışları beklediği ancak uzun vadede ciddi bir ekonomik yavaşlama ve buna bağlı faiz indirimleri öngördüğü durumlarda ortaya çıkar. Likidite Primi Teorisi'ne göre, kısa vadedeki faiz artış beklentilerine eklenen vade primi eğriyi başlangıçta dikleştirirken, uzun vadede beklenen faiz düşüşleri vade priminin pozitif etkisini sıfırlayıp altına çekerek eğrinin aşağı yönlü bükülmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Likidite Primi Teorisi (LPT) formülünü analiz etme
int=it+it+1e+...+it+n1en+lnti_{nt} = \frac{i_t + i^e_{t+1} + ... + i^e_{t+n-1}}{n} + l_{nt}
Vadesine nn dönem kalan bir tahvilin faizinin (inti_{nt}), beklenen kısa vadeli faizlerin ortalaması ve vade priminin (lntl_{nt}) toplamı olduğunu anlamak için.
2
Kısa ve orta vadeli beklentileri değerlendirme
Kısa vadede iei^e artışı + lntl_{nt} artışı \rightarrow inti_{nt} yükselir.
İlk 3 yıldaki faiz artış beklentisi ve pozitif vade primi eğrinin başlangıçta yukarı yönlü (pozitif eğimli) olmasını sağlar.
3
Uzun vadeli resesyon beklentisini değerlendirme
Uzun vadede beklenen iei^e değerlerinin hızla düşmesi, vadelere yayılan ortalamayı aşağı çeker.
5. yıldan itibaren beklenen keskin düşüş, formüldeki pay kısmını küçülterek vade priminin sağladığı artışın önüne geçer.
4
Eğrinin nihai şeklini belirleme
Başlangıçta yükselen, zirve yaptıktan sonra uzun vadede düşen 'tümsek' (humped) yapı.
Kısa vadedeki pozitif dinamiklerin uzun vadedeki negatif beklentilerle birleşmesi sonucu verim eğrisi bükülme yaşar.

Anahtar Kavram

Likidite Primi Teorisi ve Beklentilerin Verim Eğrisi Şekli Üzerindeki Etkisi

Daha Fazla Pratik

Likidite Primi Teorisi çerçevesinde 'yatay' bir verim eğrisinin gelecekteki kısa vadeli faiz oranları hakkında ne tür bir sinyal verdiğini (faizlerin düşeceği beklentisi) inceleyen soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Beklentiler Hipotezi'ni (EH) baz alıp üzerine her vade için artan bir pozitif değer (prim) ekleyerek görselleştirme yapmak, eğrinin neden EH'den daha yukarıda ama yine de EH ile aynı 'bükülme' yönünde olduğunu anlamaya yardımcı olur.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 2Soru

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'nin (Neo-Klasik Faiz Teorisi) geçerli olduğu bir ekonomide; Merkez Bankası'nın portföyündeki devlet iç borçlanma senetlerini piyasaya satması (Açık Piyasa Satışı) ve eş zamanlı olarak reel sektördeki firmaların geleceğe yönelik kâr beklentilerinin iyileşmesi durumunda, ödünç verilebilir fon piyasasında denge faiz oranı (ii) ve denge fon miktarı (QQ) nasıl etkilenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz oranı artar, denge fon miktarındaki değişim belirsizdir.

Cevap

Denge faiz oranı kesinlikle artar, ancak denge fon miktarındaki değişim belirsizdir.
Merkez Bankası'nın açık piyasa satışı fon arzını azaltarak (SLS_L eğrisini sola kaydırarak) faizleri yükseltirken, yatırımcıların iyimser beklentileri fon talebini artırarak (DLD_L eğrisini sağa kaydırarak) faizleri daha da yükseltir. Her iki etki de faiz artışı yönünde olduğundan faiz kesinlikle artar. Ancak arzın azalması denge miktarını düşürmeye, talebin artması ise yükseltmeye çalıştığı için denge fon miktarındaki nihai değişim belirsiz kalmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkez Bankası'nın açık piyasa satışının etkisini belirle.
Merkez Bankası'nın senet satıp piyasadan para çekmesi, ödünç verilebilir fon arzını (SL=S+ΔMS_L = S + \Delta M) azaltarak arz eğrisini sola kaydırır.
Para arzındaki daralma, piyasada ödünç verilebilecek fon miktarını azaltır.
2
Firmaların kâr beklentilerindeki iyileşmenin etkisini belirle.
Geleceğe yönelik kâr beklentilerinin artması, sermayenin marjinal etkinliğini artırarak yatırım talebini (II) ve dolayısıyla ödünç verilebilir fon talebini (DLD_L) artırır; talep eğrisi sağa kayır.
Daha fazla kâr bekleyen firmalar, yatırım finansmanı için piyasadan daha fazla fon talep ederler.
3
Arz ve talep kaymalarını birleştirerek piyasa dengesini analiz et.
Arzın azalması (SLS_L \downarrow) ve talebin artması (DLD_L \uparrow) faiz oranını (ii) kesinlikle artırır. Ancak miktar (QQ) üzerindeki etki zıt yönlüdür; arz azalışı miktarı azaltırken, talep artışı miktarı artırmak ister.
İki zıt yönlü miktar etkisi birleştiğinde, nihai sonucun ne olacağı kaymaların büyüklüğüne bağlı olarak belirsizleşir.

Anahtar Kavram

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'nde Eş Zamanlı Arz ve Talep Şokları

İpuçları

1
Merkez Bankası piyasaya kağıt satıp nakit alıyorsa, fon arzı ne yönde değişir?
2
Arz eğrisinin sola, talep eğrisinin sağa kaydığı bir standart arz-talep grafiği çizmeyi deneyin.
3
Eğriler zıt yönlere kaydığında dikey eksendeki (faiz) değişim tek yönlü olurken, yatay eksendeki (miktar) değişim belirsizleşir.

Daha Fazla Pratik

Bütçe fazlası ve atıl nakit tutma eğilimindeki azalışın denge üzerindeki etkisini analiz ederek pratik yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak SL=DLS_L = D_L eşitliğinde SLS_L azalan, DLD_L artan bir fonksiyon olarak düşünülüp türevsel değişim üzerinden de faiz artışı kanıtlanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Bir ekonomide piyasa aktörleri gelecek dönemlerde kısa vadeli faiz oranlarının bir miktar azalacağını öngörmektedir. Buna karşın, piyasada oluşan verim eğrisinin (vade yapısı) pozitif eğimli olduğu görülmektedir.

Faiz oranlarının vade yapısını açıklayan Likidite Tercihi Hipotezi'ne (Likidite Primi Teorisi) göre, bu durumun temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vade uzadıkça artan likidite priminin, kısa vadeli faizlerde beklenen düşüşün etkisinden daha büyük olması

Cevap

Vade uzadıkça artan likidite priminin, kısa vadeli faizlerde beklenen düşüşün etkisinden daha büyük olması durumunda verim eğrisi pozitif eğimli olur.
Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre uzun vadeli faiz oranları, beklenen kısa vadeli faizlerin ortalamasına eklenen bir likidite priminden oluşur. Eğer faizlerin gelecekte düşeceği bekleniyorsa ortalama aşağı iner; ancak vade uzadıkça artan likidite primi bu düşüşü telafi edecek kadar büyükse, verim eğrisi yukarı doğru eğimini korur. Bu durum, teorinin ampirik olarak neden verim eğrilerinin çoğunlukla pozitif eğimli olduğunu açıklamadaki gücünü gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Likidite Tercihi Hipotezi'nin temel formülünü hatırla
int=it+it+1e++it+n1en+lnti_{nt} = \frac{i_t + i^e_{t+1} + \dots + i^e_{t+n-1}}{n} + l_{nt}
Teorik altyapıyı kurmak için formül gereklidir.
2
Beklentilerin (iei^e) düşmesinin etkisini analiz et
Formüldeki ortalama terim (sol kısım) azalmaktadır.
Soruda verilen 'faizlerin azalacağı öngörüsü' bu terimi etkiler.
3
Likidite primi (lntl_{nt}) ile beklentiler arasındaki ilişkiyi kur
Eğer lntl_{nt} artış hızı, beklenen faizlerin düşüş hızından büyükse inti_{nt} artmaya devam eder.
Verim eğrisinin pozitif eğimli kalması için toplam sonucun (inti_{nt}) vade uzadıkça artması gerekir.
4
Sonucu yorumla
Pozitif eğimli verim eğrisi, likidite priminin baskın geldiğini gösterir.
Likidite primi her zaman pozitiftir ve vadeyle birlikte artar (lnt>0l_{nt} > 0 ve lnt<l(n+1)tl_{nt} < l_{(n+1)t}).

Anahtar Kavram

Likidite Primi ve Verim Eğrisi İlişkisi

İpuçları

1
Likidite Tercihi Hipotezi'nin formülünü düşünün: Uzun vadeli faiz = Beklenen ortalama + Likidite primi.
2
Verim eğrisinin eğimini hem faiz beklentileri hem de likidite primi birlikte belirler. Beklentiler aşağı yönlüyken eğrinin yukarı yönlü kalması için neyin baskın olması gerekir?

Daha Fazla Pratik

Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre verim eğrisinin yatay olduğu bir durumda, piyasanın gelecekteki faiz oranları hakkındaki beklentisi nedir?
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4Soru

Benzer risk, vergi ve likidite özelliklerine sahip tahvillerin vadeleri ile getiri oranları arasındaki ilişkiyi gösteren; kısa vadeli faiz oranlarının düşük, uzun vadeli faiz oranlarının ise yüksek olduğu ve grafiksel olarak pozitif bir eğime sahip olan verim eğrisi türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normal verim eğrisi

Cevap

Normal verim eğrisi
Vade ile getiri oranı arasında pozitif bir ilişkinin olduğu, yani uzun vadeli tahvillerin kısa vadeli olanlara göre daha yüksek faiz getirisi sunduğu durum 'Normal Verim Eğrisi' olarak tanımlanır. Bu durum, piyasaların gelecekte faizlerin artacağını veya ekonominin büyüyeceğini beklediği dönemlerde yaygın olarak görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Vade ve getiri arasındaki ilişkinin yönünü belirle
Soruda vadenin uzamasıyla faiz oranlarının arttığı belirtilmiştir (pozitif ilişki).
Verim eğrisi tipleri eğimin yönüne göre isimlendirilir.
2
Eğimin pozitif olduğu standart durumu tanımla
Pozitif eğimli verim eğrisi 'Normal Verim Eğrisi'dir.
Genellikle ekonomik büyüme dönemlerinde ve likidite priminin etkisiyle uzun vadeli faizlerin kısa vadelilerden yüksek olması normal karşılanır.

Anahtar Kavram

Normal Verim Eğrisi
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

Keynesyen Likidite Tercihi Teorisi çerçevesinde, diğer tüm değişkenler sabitken ekonomide milli gelir düzeyinde (YY) meydana gelen bir artışın para piyasası dengesi ve faiz oranları (ii) üzerindeki etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem güdüsüyle para talebi artar, para talebi eğrisi sağa kayar ve sonuç olarak denge faiz oranı yükselir.

Cevap

İşlem güdüsüyle para talebinin artması sonucu para talebi eğrisinin sağa kayması ve denge faiz oranının yükselmesi
Keynesyen Likidite Tercihi Teorisi'ne göre toplam para talebi (LL), gelir (YY) ve faiz oranının (ii) bir fonksiyonudur [L=f(Y,i)L = f(Y, i)]. Gelir arttığında, işlem ve ihtiyat amaçlı para talebi artarak toplam para talebi eğrisini sağa kaydırır. Sabit para arzı varsayımı altında, bu kayma piyasada para talebi fazlası yaratır. Bireylerin nakit taleplerini karşılamak için ellerindeki tahvilleri satmaları, tahvil fiyatlarını düşürürken faiz oranlarını yeni denge seviyesine kadar yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelir artışının para talebi üzerindeki etkisini belirle
Milli gelir (YY) arttığında, bireylerin işlem ve ihtiyat güdüsüyle nakit tutma istekleri artar.
Keynesyen teoride işlem ve ihtiyat amaçlı para talebi gelirin doğru yönlü bir fonksiyonudur.
2
Para talebi eğrisindeki kaymayı analiz et
Para talebi eğrisi (LL) toplamda sağa doğru kayar.
Gelirdeki artış, her faiz oranında daha fazla para talep edilmesine neden olur.
3
Piyasa dengesizliğini ve uyum sürecini değerlendir
Başlangıçtaki faiz oranında para talebi fazlası oluşur; bireyler nakit ihtiyaçlarını karşılamak için tahvil satmaya başlar.
Para arzı (MsM_s) sabitken talebin artması piyasada nakit kıtlığı yaratır.
4
Nihai faiz değişimini saptan
Tahvil fiyatları düşer ve faiz oranları (ii) yükselir.
Tahvil fiyatları ile faiz oranları arasındaki ters yönlü ilişki gereği, tahvil arzındaki artış faizleri yukarı çeker.

Anahtar Kavram

Keynesyen Para Talebi ve Faiz İlişkisi

İpuçları

1
Keynes'e göre milli gelir ile para talebi arasındaki ilişkiyi düşünün.
2
Gelir artışı para talebi eğrisini hangi yöne kaydırır ve bu durum sabit para arzı altında faizleri nasıl etkiler?
3
Gelir artışı işlem amaçlı para talebini artırarak eğriyi sağa kaydırır, bu da tahvil satışlarına ve faiz artışına neden olur.

Daha Fazla Pratik

Para arzının içsel (faize duyarlı) olduğu durumda gelir artışının faizler üzerindeki etkisinin nasıl değişeceğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Klasik Faiz Teorisi'nin (Reel Faiz Teorisi) temel varsayımlarının geçerli olduğu bir ekonomide; hükümetin kurumlar vergisi oranını artırması sonucunda yatırımcıların sermayeden bekledikleri net getiri oranlarının düşmesi durumunda, ödünç verilebilir fonlar piyasasında denge reel faiz oranı ve denge yatırım miktarı nasıl değişir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reel faiz oranı azalır, denge yatırım miktarı azalır.

Cevap

Reel faiz oranının azalması ve denge yatırım miktarının azalması
Klasik Faiz Teorisi'ne göre yatırım talebi (II), sermayenin marjinal verimliliği ile doğru, faiz oranı ile ters orantılıdır. Kurumlar vergisi artışı yatırımın net getirisini azalttığı için yatırım talebi eğrisini sola kaydırır. Bu durum fon piyasasında arz fazlası yaratarak reel faiz oranını düşürür ve yeni denge noktasında hem faiz hem de toplam yatırım miktarı başlangıç seviyesinin altına iner.

Adım Adım Çözüm

1
Vergi artışının yatırım kararları üzerindeki etkisini belirlemek.
Kurumlar vergisindeki artış, sermayenin net marjinal verimliliğini düşürür.
Yatırımcılar yatırım kararlarını verirken vergi sonrası net getiri ile faiz maliyetini karşılaştırırlar.
2
Ödünç verilebilir fonlar piyasasında yatırım eğrisinin (II) konumunu analiz etmek.
Yatırım talebi eğrisi (II) her faiz oranında daha az fon talep edileceği için sola (aşağıya) kayar.
Sermayenin beklenen net getirisindeki azalma, yatırım iştahını her faiz seviyesinde düşürür.
3
Piyasa dengesindeki değişimi gözlemlemek.
Denge reel faiz oranı (ii) düşer ve yeni denge noktasında fon miktarı (yatırım ve tasarruf) azalır.
Yatırım talebi azaldığında başlangıç faiz oranında fon arz fazlası oluşur; bu fazlalık faiz oranlarını aşağı çekerek tasarrufları azaltır ve yeni bir denge kurulmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Yatırım Talebi Şokları ve Ödünç Verilebilir Fonlar Dengesi

İpuçları

1
Klasik Faiz Teorisi'nde faiz, ödünç verilebilir fon piyasasında tasarruf (SS) ve yatırımın (II) kesişimiyle belirlenir.
2
Kurumlar vergisindeki artışın hangi eğriyi (tasarruf mu yatırım mı) ve hangi yöne kaydıracağını düşünün.
3
Vergi artışı yatırımcıların iştahını azaltır (II sola kayar). Bir piyasada talep azaldığında fiyatın (faizin) nasıl değişeceğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Klasik sistemde hükümetin borçlanarak harcamalarını artırmasının (bütçe açığı) faizler üzerindeki 'Dışlama Etkisi' (Crowding Out) mekanizmasını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Knut Wicksell tarafından geliştirilen kümülatif süreç analizine göre; bankacılık sisteminin kredi arzını genişletmesi sonucunda piyasa faiz oranının (ipi_p), sermayenin marjinal verimliliğine karşılık gelen doğal faiz oranının (idi_d) altında kalması durumunda yatırım-tasarruf dengesi ve fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatırım harcamaları gönüllü tasarrufları aşar ve fiyatlar genel düzeyi kümülatif olarak yükselir.

Cevap

Piyasa faiz oranının doğal faiz oranının altında kalması durumunda yatırım harcamaları gönüllü tasarrufları aşar ve bu durum fiyatlar genel düzeyinin kümülatif olarak yükselmesine neden olur.
Wicksell'e göre doğal faiz oranı, yatırımları gönüllü tasarruflara eşitleyen reel faiz oranıdır. Eğer bankacılık sistemi piyasa faizini bu oranının altında belirlerse, sermaye kullanmanın maliyeti getirisinden düşük kalacağı için yatırım talebi artar. Tasarruflar ise düşük getiri nedeniyle azalır. Oluşan yatırım fazlası toplam talebi artırarak fiyatların sürekli yükseldiği kümülatif bir süreci başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Faiz oranları arasındaki ilişkiyi analiz etme
ip<idi_p < i_d durumu belirlenir.
Soruda piyasa faizinin (ipi_p) doğal faizin (idi_d) altında kaldığı belirtilmiştir.
2
Yatırım ve tasarruf kararlarını değerlendirme
Yatırımlar (II) artar, tasarruflar (SS) azalır; dolayısıyla I>SI > S olur.
Borçlanma maliyeti (piyasa faizi), sermayenin getirisinden (doğal faiz) düşük olduğu için firmalar daha fazla yatırım yapar, bireyler ise düşük faiz nedeniyle daha az tasarruf eder.
3
Fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkiyi belirleme
Fiyatlar genel düzeyi (PP) kümülatif olarak yükselir.
Yatırımların tasarrufları aşması, ekonomide toplam talebin toplam arzı aşmasına ve dolayısıyla enflasyonist bir sürecin tetiklenmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Wicksell'in Kümülatif Süreç Analizi

İpuçları

1
Wicksell'in teorisinde doğal faiz sermayenin getirisi, piyasa faizi ise borçlanma maliyetidir.

Daha Fazla Pratik

Doğal faiz oranının piyasa faiz oranının üzerine çıkmasına neden olabilecek reel faktörleri (teknolojik gelişme gibi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

Likidite Tercihi Hipotezi'ne (Likidite Primi Teorisi) göre, nn dönemlik uzun vadeli bir tahvilin faiz oranının (inti_{nt}) belirlendiği aşağıdaki denklemde yer alan lntl_{nt} parametresi ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?

int=it+it+1e++it+n1en+lnti_{nt} = \frac{i_t + i^e_{t+1} + \dots + i^e_{t+n-1}}{n} + l_{nt}
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vade uzadıkça değeri her zaman artan, pozitif bir likidite primini temsil eder.

Cevap

Vade uzadıkça değeri her zaman artan, pozitif bir likidite primini temsil eder.
Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre, uzun vadeli faiz oranları, beklenen kısa vadeli faizlerin ortalamasına ek olarak pozitif bir likidite primi (lntl_{nt}) eklenerek bulunur. Bu prim, vade uzadıkça yatırımcıların üstlendiği artan riski temsil eder ve her zaman pozitif olup vadeyle birlikte artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Denklemi analiz etme
inti_{nt} uzun vadeli faizi, kesirli ifade ise beklenen kısa vadeli faizlerin ortalamasını gösterir.
Likidite Tercihi Hipotezi, Saf Beklentiler Hipotezi'ne bir prim ekleyerek oluşur.
2
lntl_{nt} parametresinin tanımını yapma
lntl_{nt}, yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri elde tutmak için talep ettikleri 'likidite primi' veya 'vade primi'dir.
Yatırımcılar kısa vadeli tahvilleri likidite avantajı nedeniyle daha çok tercih ederler.
3
Vade ve prim ilişkisini belirleme
Vade (nn) arttıkça, tahvilin fiyat riski arttığı için likidite primi (lntl_{nt}) de artar ve her zaman pozitif değerlidir.
Bu durum, gelecek faiz beklentileri sabit olsa bile verim eğrisinin neden genellikle yukarı eğimli olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Likidite primi (vade primi), vade uzadıkça artan ve yatırımcının risk karşılığında talep ettiği ek getiridir.

İpuçları

1
Likidite Tercihi Hipotezi, Saf Beklentiler Hipotezi'nin 'tahviller tam ikamedir' varsayımını reddeder.
2
Denklemdeki ll harfi 'Liquidity' (Likidite) kelimesini temsil eder ve yatırımcının risk karşılığı istediği ödülü gösterir.

Daha Fazla Pratik

Likidite primi sıfır olsaydı hangi hipotezin geçerli olacağını düşününüz.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

Klasik Faiz Teorisi'nin (Reel Faiz Teorisi) temel varsayımlarının geçerli olduğu bir ekonomide, fiziksel sermaye stokunda meydana gelen bir azalmanın sermayenin marjinal verimliliğini artırdığı bir durumda, diğer değişkenler sabitken ödünç verilebilir fonlar piyasasındaki yeni denge ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatırım talebi artarak eğri sağa kayar ve reel faiz oranı yükselir.

Cevap

Yatırım talebi artarak eğri sağa kayar ve reel faiz oranı yükselir.
Klasik Faiz Teorisi'nde faiz oranı, ödünç verilebilir fonlar piyasasında tasarruf arzı ve yatırım talebi tarafından belirlenir. Yatırım talebinin temel belirleyicisi sermayenin marjinal verimliliğidir. Sermaye stokunun azalması, sermayenin marjinal verimliliğini artırarak yatırım talep eğrisini sağa kaydırır. Bu durum, piyasada daha yüksek bir reel faiz oranında dengeye gelinmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Sermaye stoku ve verimlilik ilişkisini analiz etme
Sermaye stoku (KK) azaldığında, azalan verimler kanunu gereği sermayenin marjinal verimliliği (MPKMP_K) artar.
Sermaye miktarı azaldığında, mevcut emek miktarı başına düşen sermaye azalır ve her bir birim sermaye daha üretken hale gelir.
2
Yatırım talebi üzerindeki etkiyi belirleme
Yatırım talebi eğrisi (II) sağa kayar.
Klasik Faiz Teorisi'nde yatırım talebi sermayenin marjinal verimliliğine bağlıdır; verimlilik artışı aynı faiz oranında daha fazla yatırım yapma isteği doğurur.
3
Piyasa dengesini belirleme
Yeni dengede reel faiz oranı (rr) yükselir.
Ödünç verilebilir fonlar piyasasında talep eğrisinin sağa kayması, arz sabitken denge fiyatı olan faiz oranını yukarı çeker.

Anahtar Kavram

Sermayenin marjinal verimliliği ve yatırım talebi arasındaki ilişki Klasik Faiz Teorisi'nin temel belirleyicilerinden biridir.
Soru 10Soru

Beklentiler Hipotezi çerçevesinde, uzun vadeli faiz oranlarının vadesi süresince beklenen kısa vadeli faiz oranlarının ortalaması tarafından belirlendiği kabul edilmektedir. Cari bir yıllık faiz oranının %12 olduğu bir ekonomide, piyasa aktörleri bir yıl sonraki bir yıllık faiz oranının %8 seviyesine gerileyeceğini öngörmektedir.

Buna göre, Beklentiler Hipotezi uyarınca iki yıllık tahvil faizi ve bu piyasadaki verim eğrisinin yönü (şekli) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %10 - Negatif eğimli (Ters)

Cevap

İki yıllık tahvil faizi %10 olup verim eğrisi negatif eğimli (ters) yapıdadır.
Beklentiler Hipotezine göre, iki yıllık faiz oranı mevcut bir yıllık faiz (%12) ile bir yıl sonra beklenen bir yıllık faiz oranının (%8) ortalaması olan %10 olarak hesaplanır. Uzun vadeli faiz oranı (%10), kısa vadeli faiz oranından (%12) daha düşük olduğu için verim eğrisi negatif eğimli (ters) bir görünüm sergiler.

Adım Adım Çözüm

1
Beklentiler Hipotezi formülünü uygulayın.
i2t=i1t+i1t+1e2i_{2t} = \frac{i_{1t} + i_{1t+1}^e}{2}
İki yıllık faiz oranı, cari ve beklenen bir yıllık faizlerin aritmetik ortalamasına eşittir.
2
Verilen değerleri formülde yerine koyun.
i2t=12+82=%10i_{2t} = \frac{12 + 8}{2} = \%10
Cari faiz %12 ve beklenen faiz %8 olarak verilmiştir.
3
Vade yapısını analiz ederek eğrinin şeklini belirleyin.
Kısa vadeli faiz (%12) > Uzun vadeli faiz (%10) olduğu için eğri negatif (ters) eğimlidir.
Vade arttıkça getiri oranının düşmesi, verim eğrisinin aşağı doğru (negatif) eğimli olmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Beklentiler Hipotezi ve Verim Eğrisi İlişkisi

İpuçları

1
Beklentiler Hipotezi'ne göre uzun vadeli faiz, beklenen kısa vadeli faizlerin ortalamasıdır.
2
Cari faiz %12 ve gelecek yıl için beklenti %8 ise, bu iki değerin ortalamasını alarak iki yıllık faizi bulun.
3
Bulduğunuz %10 değeri, mevcut %12 değerinden küçük mü büyük mü? Eğer küçükse eğri aşağı yönlüdür.

Daha Fazla Pratik

Likidite Primi Teorisi eklendiğinde aynı verilerle sonucun nasıl değişeceğini düşünün.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 11Soru

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi (Neo-Klasik Faiz Teorisi) çerçevesinde; ekonomide hanehalkı gelir düzeyinin artması ile eş anlı olarak hükümetin bütçe disiplini uygulayarak bütçe açığını azaltması durumunda, piyasa denge faiz oranı ve ödünç verilebilir fon miktarı nasıl değişir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz oranı kesinlikle azalır; denge fon miktarındaki değişim ise arz ve talep kaymalarının büyüklüğüne bağlıdır.

Cevap

Denge faiz oranı kesinlikle azalırken, denge fon miktarındaki değişim belirsizdir.
Teoriye göre, gelir artışı tasarrufları artırarak ödünç verilebilir fon arzını sağa kaydırırken, bütçe açığının daralması kamunun borçlanma ihtiyacını azaltarak fon talebini sola kaydırır. Arz artışı ve talep azalışı birleştiğinde, piyasa faiz oranı üzerinde kesin bir düşüş baskısı oluşur. Denge fon miktarı ise arz artışıyla yükselmek, talep azalışıyla düşmek ister; bu nedenle net değişim hangi etkinin daha baskın olduğuna bağlı olarak belirsizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hanehalkı gelir düzeyindeki artışın etkisini analiz edin.
Gelir (YY) artışı, hanehalkı tasarruflarını (SS) artırır. Tasarruflar ödünç verilebilir fon arzının (SLS_L) temel bileşeni olduğundan, fon arz eğrisi sağa kayar.
Ödünç verilebilir fon arzı, gelir düzeyi ile doğru orantılıdır.
2
Bütçe açığının azalmasının etkisini analiz edin.
Bütçe açığı ((GT)(G-T)), ödünç verilebilir fon talebinin (DLD_L) bir bileşenidir. Hükümetin bütçe açığını azaltması, borçlanma ihtiyacını azaltır ve fon talep eğrisini sola kaydırır.
Kamu borçlanma gereksinimindeki azalış, piyasadaki fon talebini düşürür.
3
Eş anlı kaymaların faiz ve miktar üzerindeki toplam etkisini belirleyin.
Arzın sağa kayması (i,Qi \downarrow, Q \uparrow) ve talebin sola kayması (i,Qi \downarrow, Q \downarrow) sonucunda faiz oranı her iki durumda da düşer. Ancak miktardaki değişim, kaymaların büyüklüğüne bağlı olarak artabilir, azalabilir veya sabit kalabilir.
İki zıt yönlü miktar etkisinin net sonucu, eğrilerin yer değiştirme şiddetine bağlıdır.

Anahtar Kavram

Ödünç Verilebilir Fonlar Piyasasında Eş Anlı Arz ve Talep Kaymaları
Soru 12Soru

Vade yapısını açıklayan Likidite Tercihi Hipotezi'ne (Likidite Primi Teorisi) göre, piyasa katılımcılarının gelecekteki kısa vadeli faiz oranlarının sabit kalacağı yönünde bir beklentiye sahip olduğu bir ekonomide, verim eğrisinin (vade yapısı) şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif eğimlidir.

Cevap

Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre faiz beklentileri sabitken verim eğrisi pozitif eğimlidir.
Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre, yatırımcılar uzun vadeli tahvillerin taşıdığı faiz oranı riskinden korunmak için ek bir getiri (likidite primi) talep ederler. Bu prim (LntL_{nt}), vade uzadıkça artar. Gelecekteki kısa vadeli faiz oranlarının sabit kalması beklense dahi, bu artan likidite primi uzun vadeli faizlerin kısa vadeli faizlerden yüksek olmasına neden olur. Bu durum, grafiksel olarak pozitif eğimli (yukarı doğru artan) bir verim eğrisi anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Likidite Tercihi Hipotezi denklemini hatırla.
int=it+it+1e++it+n1en+Lnti_{nt} = \frac{i_t + i^e_{t+1} + \dots + i^e_{t+n-1}}{n} + L_{nt}
Uzun vadeli faizlerin (inti_{nt}), beklenen kısa vadeli faizlerin ortalaması ile likidite priminin (LntL_{nt}) toplamına eşit olduğunu belirlemek için.
2
Faiz beklentilerinin sabit olması durumunu denkleme uyarla.
it+it+1e++it+n1en=it\frac{i_t + i^e_{t+1} + \dots + i^e_{t+n-1}}{n} = i_t
Eğer tüm beklentiler mevcut faize eşitse (ie=iti^e = i_t), ortalama değer başlangıç faizine eşit olur.
3
Likidite priminin etkisini analiz et.
int=it+Lnti_{nt} = i_t + L_{nt} ve Lnt>0L_{nt} > 0 olduğu için int>iti_{nt} > i_t.
Vade (nn) arttıkça LntL_{nt} değeri arttığı için uzun vadeli faizlerin kısa vadeli faizlerden yüksek çıkacağını ve dolayısıyla eğrinin yukarı doğru eğimli olacağını görmek için.

Anahtar Kavram

Likidite Primi ve Verim Eğrisi İlişkisi

Alternatif Yöntem

Mantıksal çıkarım yoluyla: Likidite Tercihi Hipotezi, Saf Beklentiler Hipotezi'ne her zaman pozitif bir değer ekler. Saf Beklentiler Hipotezi'nde 'sabit beklenti = yatay eğri' demek olduğundan, buna pozitif ve artan bir prim eklemek eğriyi yukarı doğru bükecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru

Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'nin (Market Segmentation Hypothesis) varsayımlarının geçerli olduğu bir ekonomide, hükümetin bütçe açığını finanse etmek için uzun vadeli tahvil ihraç etmekten vazgeçip sadece kısa vadeli tahvil ihracına yönelmesi durumunda, kısa ve uzun vadeli faiz oranları ile verim eğrisinin şekli hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzun vadeli faiz oranları düşerken kısa vadeli faiz oranları artar ve verim eğrisi aşağı yönlü (negatif) bir eğim kazanır.

Cevap

Uzun vadeli faiz oranlarının düşmesi ve kısa vadeli faiz oranlarının artmasıyla verim eğrisinin aşağı yönlü (negatif) bir eğim kazanması beklenir.
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi çerçevesinde, her vade dilimi kendi içinde kapalı bir piyasa olarak kabul edilir. Hükümetin borçlanma stratejisini değiştirerek kısa vadeli tahvil arzını artırması bu segmentte faizleri yükseltirken, uzun vadeli tahvil arzını azaltması o segmentte faizleri düşürür. Sonuç olarak, kısa vadeli faizlerin uzun vadeli faizlerden daha yüksek olduğu negatif eğimli bir verim eğrisi ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotezin temel varsayımını analiz etme
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'ne göre tahviller ikame edilemez ve her vade segmenti bağımsız bir piyasadır.
Bu varsayım, bir vadede gerçekleşen arz-talep değişiminin diğer vadeleri etkilemeyeceğini anlamak için gereklidir.
2
Kısa vadeli piyasadaki değişimi değerlendirme
Kısa vadeli tahvil arzının (SkısaS_{kısa}) artması, tahvil fiyatlarını düşürür ve faizleri (ikısai_{kısa}) yükseltir.
Hükümetin borçlanmayı kısa vadeye kaydırması, o piyasadaki fon talebini (tahvil arzını) artırır.
3
Uzun vadeli piyasadaki değişimi değerlendirme
Uzun vadeli tahvil arzının (SuzunS_{uzun}) azalması, tahvil fiyatlarını yükseltir ve faizleri (iuzuni_{uzun}) düşürür.
Uzun vadeli borçlanmadan vazgeçilmesi, bu piyasadaki tahvil arzının azalması anlamına gelir.
4
Verim eğrisinin yeni şeklini belirleme
Kısa vadeli faizler yükselirken uzun vadeli faizler düştüğü için verim eğrisi aşağı yönlü (negatif) eğimli hale gelir.
Verim eğrisi, farklı vadelerdeki faiz oranlarının o anki seviyelerini birleştiren eğridir.

Anahtar Kavram

Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'ne göre faiz oranları her vadede, diğer vadelerden bağımsız olarak sadece o vadenin arz ve talep koşullarıyla belirlenir.

İpuçları

1
Bu hipoteze göre tahvillerin birbirinin yerine kullanılıp kullanılamayacağını düşünün.
2
Arz artışının fiyatı düşürüp faizi yükselttiğini, arz azalışının ise tam tersini yaptığını her vade için ayrı ayrı uygulayın.

Daha Fazla Pratik

Bu sonucun Beklentiler Hipotezi altında nasıl değişeceğini analiz etmek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

Finansal piyasalarda, genellikle geleceğe yönelik ekonomik durgunluk (resesyon) beklentisinin arttığı dönemlerde gözlemlenen ve uzun vadeli faiz oranlarının kısa vadeli faiz oranlarından daha düşük seyretmesi sonucunda aşağı doğru eğime sahip olan verim eğrisi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ters (negatif eğimli) verim eğrisi

Cevap

Ters (negatif eğimli) verim eğrisi
Verim eğrisi, vade ile getiri arasındaki ilişkiyi temsil eder. Eğer uzun vadeli tahvillerin getirisi, kısa vadeli tahvillerin getirisinden daha düşükse, bu durum eğrinin aşağı doğru eğimli olmasına neden olur ve bu yapıya 'Ters Verim Eğrisi' adı verilir. Genellikle yatırımcıların gelecekte merkez bankasının faiz indireceği veya bir ekonomik durgunluk yaşanacağı beklentisini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Vade ve faiz oranı (getiri) arasındaki ilişkiyi analiz etme
Verim eğrisi, aynı risk sınıfındaki finansal araçların vadesi ile getirisi arasındaki ilişkiyi gösterir.
Soruda istenen eğri tipini belirlemek için önce tanımın neyi ifade ettiğini anlamak gerekir.
2
Verilen senaryodaki (uzun vadeli faizlerin kısa vadeli faizlerden düşük olması) durumu değerlendirme
Bu durum, eğrinin vadeden bağımsız olarak aşağı doğru eğimli (negatif) bir seyir izlemesine neden olur.
Vade uzadıkça faizlerin düşmesi, grafik üzerinde negatif bir eğim oluşturur.
3
Ekonomik beklentilerle eşleştirme
Piyasa oyuncularının gelecekte faizlerin düşeceğini ve ekonominin daralacağını beklediği dönemlerde 'Ters Verim Eğrisi' oluşur.
Resesyon beklentisi, uzun vadeli fonlara olan talebi artırarak uzun vadeli faizleri aşağı çeker.

Anahtar Kavram

Verim Eğrisi Çeşitleri ve Ekonomik Yorumu

İpuçları

1
Vade uzadıkça getirinin düşmesi grafiğin yönünü nasıl etkiler?
2
Ekonomik durgunluk beklentisi faiz oranlarını genellikle aşağı çeker; bu durum uzun vadeli araçlara yansıdığında eğri tersine döner.
3
Yukarı eğimli olan 'Normal' ise, aşağı eğimli olan bunun tam zıttıdır.

Daha Fazla Pratik

Beklentiler Hipotezi ve Likidite Primi Teorisi'nin bu eğri şekillerini nasıl açıkladığını tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

Reel faiz oranının %4\%4 ve nominal faiz oranının %12\%12 olarak belirlendiği bir piyasa dengesinde, Fisher denkleminin tam olarak işlediği varsayılmaktadır. Buna göre, enflasyon beklentilerinde %50\%50 oranında bir artış yaşanması durumunda, yeni denge nominal faiz oranı yüzde kaç olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %16\%16

Cevap

Fisher denklemi ve tam Fisher etkisi varsayımı altında yeni nominal faiz oranı %16\%16 olarak hesaplanır.
Fisher denklemine göre nominal faiz oranı, reel faiz oranı ile beklenen enflasyon oranının toplamına eşittir (i=r+πei = r + \pi^e). Başlangıçta %12\%12 nominal ve %4\%4 reel faiz olan bir ekonomide beklenen enflasyon %8\%8’dir. Beklenen enflasyondaki %50\%50’lik artış, bu oranı %12\%12’ye (8+4=128 + 4 = 12) yükseltir. Tam Fisher etkisi gereği reel faiz sabit kalacağından, yeni nominal faiz oranı %4+%12=%16\%4 + \%12 = \%16 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıçtaki beklenen enflasyon oranının hesaplanması
πe=%8\pi^e = \%8
Fisher denklemine (i=r+πei = r + \pi^e) göre; beklenen enflasyon, nominal faiz (%12\%12) ile reel faiz (%4\%4) arasındaki farktır.
2
Beklenen enflasyon oranındaki artışın belirlenmesi
Yeni πe=%12\pi^e = \%12
Başlangıçtaki %8\%8’lik beklentinin %50\%50 oranında artması (8×0,50=48 \times 0,50 = 4), beklentiyi %12\%12 düzeyine çıkarır.
3
Yeni nominal faiz oranının hesaplanması
i=%16i = \%16
Tam Fisher etkisi varsayımı altında reel faiz sabit kalır; dolayısıyla yeni nominal faiz, sabit reel faiz (%4\%4) ile yeni beklenen enflasyonun (%12\%12) toplamıdır.

Anahtar Kavram

Tam Fisher Etkisi (Beklenen enflasyondaki artışın nominal faize birebir yansıması)

Alternatif Yöntem

Tam Fisher etkisi varsayıldığında, beklenen enflasyondaki mutlak artış miktarı doğrudan nominal faize eklenir. %8\%8’lik beklentinin %50\%50 artışı 44 puanlık bir artış anlamına gelir. %12+4=%16\%12 + 4 = \%16.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi (Neo-Klasik Faiz Teorisi) çerçevesinde; ekonomide bireylerin daha önce ellerinde tuttukları atıl nakit değerlerini finansal piyasalara ödünç olarak sunmaları (atıl kasaların çözülmesi - dishoarding), diğer şartlar sabitken ödünç verilebilir fon piyasasında aşağıdakilerden hangisine yol açar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödünç verilebilir fon arzının artmasına ve denge faiz oranının düşmesine

Cevap

Atıl kasaların çözülmesi (dishoarding), ödünç verilebilir fon arzını artırarak denge faiz oranının düşmesini sağlar.
Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'ne göre fon arzı (SLS_L); tasarruflar (SS), yeni yaratılan para (DeltaM\\Delta M) ve atıl kasaların çözülmesinden (DHDH) oluşur. Bireyler ellerindeki atıl fonları piyasaya sunduklarında (dishoarding), ödünç verilebilir fon arz eğrisi sağa kayar. Bu durum piyasadaki fon bolluğu nedeniyle faiz oranlarının aşağı çekilmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Atıl kasaların çözülmesi (DHDH), bireylerin yastık altı birikimlerini piyasaya sunmasıdır.
Teoride arz bileşenlerini belirlemek için gereklidir.
2
Arz Fonksiyonu İlişkisi
SL=S+ΔM+DHS_L = S + \Delta M + DH. Denklemde DHDH artışı SLS_L değerini artırır.
Ödünç verilebilir fon arz eğrisinin yönünü saptamak için.
3
Piyasa Dengesi Analizi
SLS_L eğrisinin sağa kayması, sabit talep (DLD_L) altında denge faiz oranını (ii) düşürür.
Arz ve talebin kesişim noktasındaki değişimi bulmak için.

Anahtar Kavram

Ödünç Verilebilir Fon Arzı Bileşenleri

İpuçları

1
Ödünç verilebilir fon arzının bileşenlerini (S, ΔM, DH) hatırlayın.
2
Dishoarding piyasaya fon girişini temsil eder, bu da arz eğrisini sağa kaydırır.
3
Bir piyasada arz arttığında, o malın (burada fonların) fiyatı olan faiz oranı düşer.

Daha Fazla Pratik

Kamu harcamalarındaki bir artışın (bütçe açığı) ödünç verilebilir fon talebi üzerinden faizleri nasıl etkilediğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

Faiz oranlarının belirlenmesinde Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'ni (Neo-Klasik Faiz Teorisi) temel alan bir analizde, ekonomide beklenen enflasyon oranında meydana gelen bir artışın piyasa dengesi üzerindeki nihai etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fon arz eğrisi sola, fon talep eğrisi sağa kayar; denge faiz oranı kesinlikle artarken denge fon miktarındaki değişim belirsizdir.

Cevap

Ödünç verilebilir fon arz eğrisinin sola, talep eğrisinin sağa kayması sonucu faiz oranı artarken miktar belirsiz kalır.
Fisher Etkisi'ne göre, beklenen enflasyondaki artış borç verenleri cezalandırırken borç alanları ödüllendirir. Bu durum ödünç verilebilir fon arzının azalmasına (sola kayış) ve talebinin artmasına (sağa kayış) neden olur. Her iki kayma da denge faiz oranını yukarı çeker. Ancak arzın miktarı azaltıcı, talebin ise miktarı artırıcı etkisi nedeniyle, denge fon miktarındaki nihai değişim hangi eğrinin daha fazla kaydığına bağlı olarak belirsiz kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Beklenen enflasyonun fon arzı (SLS_L) üzerindeki etkisini analiz etme
Arz eğrisi sola kayar.
Borç verenler (tasarruf sahipleri), gelecekte paranın satın alma gücünün düşeceğini bildikleri için aynı nominal faiz oranında daha az fon arz etmek isterler; reel getiri beklentisi düşmüştür.
2
Beklenen enflasyonun fon talebi (DLD_L) üzerindeki etkisini analiz etme
Talep eğrisi sağa kayar.
Borç alanlar (yatırımcılar), gelecekte daha 'ucuz' para ile geri ödeme yapacaklarını bildikleri için borçlanma isteğini artırırlar; reel borçlanma maliyeti düşmüştür.
3
Eğrilerin eşanlı kaymasını grafik üzerinde birleştirme
Faiz oranı (ii) kesinlikle artar, fon miktarı (QQ) belirsizdir.
SLS_L'nin azalması faizi artırıp miktarı azaltırken, DLD_L'nin artması faizi artırıp miktarı artırır. Faizdeki etkiler aynı yönlü (artış), miktardaki etkiler ise zıt yönlüdür.

Anahtar Kavram

Fisher Etkisi ve Ödünç Verilebilir Fonlar Dengesi

İpuçları

1
Fisher denklemini (i=r+πei = r + \pi^e) hatırlayın; beklenen enflasyon (πe\pi^e) arttığında nominal faiz (ii) nasıl etkilenir?
2
Fon arzı tasarruf sahiplerini, fon talebi ise yatırımcıları temsil eder. Enflasyon kimin lehine, kimin aleyhinedir?
3
Arz eğrisini sola, talep eğrisini sağa kaydırarak yeni denge noktasını eski dengeyle faiz ve miktar eksenlerinde kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Fisher Etkisi'nin tam olarak gerçekleştiği durumlarda (faizin enflasyon kadar artması) denge fon miktarının neden değişmeyeceğini analiz edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Grafik çizme yöntemi: Dikey eksene faiz oranını (ii), yatay eksene fon miktarını (QQ) yerleştirin. SLS_L eğrisini sola, DLD_L eğrisini sağa kaydırdığınızda faiz eksenindeki yükselişin net, miktar eksenindeki değişimin ise kayma büyüklüklerine göre değişebileceğini göreceksiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

Klasik faiz teorisinin (Reel Faiz Teorisi) varsayımlarının geçerli olduğu ve paranın tarafsızlığı (neutrality of money) ilkesinin işlediği tam istihdamdaki bir ekonomide; kamu harcamalarının bütçe açığı verilerek (borçlanma yoluyla) artırılması ile eş zamanlı olarak para arzının genişletilmesi durumunda, reel faiz oranı ve fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu borçlanması ödünç verilebilir fon talebini artırarak reel faiz oranını yükseltir; para arzındaki artış ise reel değişkenleri etkilemeyip sadece fiyatlar genel düzeyini artırır.

Cevap

Kamu borçlanmasının ödünç verilebilir fon talebini artırarak reel faizi yükseltmesi ve para arzı artışının sadece fiyatlara yansıması
Klasik faiz teorisinde faiz, tasarruf arzı ile yatırım (ve kamu borçlanması) talebinin kesiştiği noktada belirlenen reel bir değişkendir. Kamu borçlanması fon talebi eğrisini sağa kaydırarak reel faizi yükseltirken, paranın tarafsızlığı ilkesi uyarınca para arzındaki artış üretim veya faiz gibi reel değişkenleri etkilemez, yalnızca fiyatlar genel düzeyinde artışa (enflasyona) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Ödünç verilebilir fonlar piyasasında kamu harcamalarının etkisini analiz etme
Fon talebi (I+GI + G) artar.
Hükümet bütçe açığını finanse etmek için piyasadan borçlandığında, mevcut fonlara olan toplam talep artar.
2
Reel faiz oranındaki değişimi belirleme
Reel faiz oranı (rr) yükselir.
Fon arzı (tasarruflar) sabitken talebin artması, fonların fiyatı olan reel faizi yukarı çeker (Dışlama Etkisi).
3
Para arzı artışının paranın tarafsızlığı varsayımı altındaki etkisini değerlendirme
Fiyatlar genel düzeyi (PP) artar, reel faiz (rr) değişmez.
Klasik Dikotomi gereği, parasal sektör ile reel sektör birbirinden ayrıdır; para arzı sadece nominal büyüklükleri etkiler.

Anahtar Kavram

Klasik Dikotomi ve Dışlama Etkisi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 19Soru

Klasik iktisatçılara göre faiz, tüketimden vazgeçmenin veya tüketimi geleceğe ertelemenin bir bedelidir. Bu yaklaşıma göre, ekonomide faiz oranlarının temel belirleyicileri olan değişkenler aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatırım ve Tasarruf

Cevap

Klasik faiz teorisine göre faiz oranları yatırım ve tasarrufun eşitlendiği noktada belirlenmektedir.
Klasik faiz teorisinde faiz, reel bir değişkendir ve yatırım (II) ile tasarruf (SS) tarafından belirlenir. Tasarruf faiz oranının artan bir fonksiyonu, yatırım ise faiz oranının azalan bir fonksiyonudur. Bu iki reel gücün eşitlendiği noktada denge faiz oranı oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik çerçevenin belirlenmesi
Klasik Faiz Teorisi (Reel Faiz Teorisi)
Soruda Klasik iktisatçıların faize bakış açısı sorulmaktadır.
2
Faiz tanımının analizi
Faiz = Tasarruf etmenin (tüketimi ertelemenin) ödülüdür.
Klasik modelde faiz paranın değil, reel sermayenin fiyatıdır.
3
Denge değişkenlerinin tespiti
Yatırım (II) ve Tasarruf (SS)
Faiz oranı, ödünç verilebilir fon talebi (yatırım) ile ödünç verilebilir fon arzı (tasarruf) dengesiyle oluşur.

Anahtar Kavram

Reel Faiz Teorisi

İpuçları

1
Klasik iktisatta faiz 'parasal' değil 'reel' bir olgudur.
2
Faiz, sermaye arzı ve talebi arasındaki dengeyi sağlar; burada arzı tasarruflar, talebi ise yatırımlar temsil eder.

Daha Fazla Pratik

Klasik faiz teorisinde para arzındaki bir artışın reel faiz oranlarını neden etkilemediğini (paranın tarafsızlığı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 20Soru

Fisher Etkisi'nin (Fisher Hipotezi) tam (geometrik) formülasyonunun geçerli olduğu varsayılan bir ekonomide; başlangıçta beklenen enflasyon oranı %10\%10 ve reel faiz oranı %5\%5 olarak belirlenmiştir. Takip eden dönemde, beklenen enflasyon oranının %20\%20'ye yükseldiği, ancak yatırımların marjinal verimliliğindeki azalışa bağlı olarak reel faiz oranının %2\%2 seviyesine gerilediği gözlemlenmiştir. Buna göre, bu iki gelişmenin eş zamanlı etkisi sonucunda ekonomideki denge nominal faiz oranında meydana gelmesi beklenen değişim yaklaşık kaç yüzde puanlık bir artıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 6,96,9

Cevap

Nominal faiz oranındaki değişim 6,96,9 yüzde puanlık bir artıştır.
Fisher Etkisi'ne göre nominal faiz oranı, beklenen reel getiriyi ve enflasyonun satın alma gücü üzerindeki aşındırıcı etkisini telafi edecek düzeyde belirlenir. Geometrik form olan (1+i)=(1+r)(1+πe)(1+i) = (1+r)(1+\pi^e) kullanıldığında; ilk durumdaki nominal faiz 1,05×1,10=1,1551,05 \times 1,10 = 1,155 (yani %15,5\%15,5), ikinci durumdaki nominal faiz ise 1,02×1,20=1,2241,02 \times 1,20 = 1,224 (yani %22,4\%22,4) olarak bulunur. Aradaki fark olan 6,96,9 yüzde puan, Fisher Etkisi'nin hassas hesaplaması sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıçtaki nominal faiz oranını (i1i_1) Fisher'ın tam denklemiyle hesapla.
i1=(1+0,05)×(1+0,10)1=0,155i_1 = (1 + 0,05) \times (1 + 0,10) - 1 = 0,155 (yani %15,5\%15,5)
Tam Fisher denklemi, nominal faizin reel faiz ile beklenen enflasyonun çarpımsal birleşimi olduğunu söyler.
2
Değişim sonrası yeni nominal faiz oranını (i2i_2) hesapla.
i2=(1+0,02)×(1+0,20)1=0,224i_2 = (1 + 0,02) \times (1 + 0,20) - 1 = 0,224 (yani %22,4\%22,4)
Yeni beklenen enflasyon (%20\%20) ve yeni reel faiz (%2\%2) oranları denkleme uygulanmalıdır.
3
İki dönem arasındaki nominal faiz farkını hesapla.
Δi=22,415,5=6,9\Delta i = 22,4 - 15,5 = 6,9 yüzde puan.
Nominal faiz oranındaki net değişimi bulmak için son durum ile ilk durum arasındaki fark alınmalıdır.

Anahtar Kavram

Fisher Denklemi (Geometrik Form)

İpuçları

1
Faiz oranları yüksek olduğunda Fisher denkleminin doğrusal versiyonu yerine geometrik (tam) versiyonunu kullanmak daha doğru sonuç verir.
2
Önce başlangıç verileriyle, sonra yeni verilerle iki ayrı nominal faiz oranı hesaplamalısınız.
3
Hesaplamada (1+r)×(1+πe)(1+r) \times (1+\pi^e) çarpımından gelen etkileşim terimini (r×πer \times \pi^e) mutlaka dahil edin.

Daha Fazla Pratik

Enflasyon oranının negatif olduğu (deflasyon) durumlarda Fisher Etkisi'nin reel faizler üzerindeki etkisini inceleyen soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Değişim oranlarını doğrudan kullanarak toplam değişimi bulmak için Δi=(1+r2)(1+π2e)(1+r1)(1+π1e)\Delta i = (1+r_2)(1+\pi^e_2) - (1+r_1)(1+\pi^e_1) formülü de uygulanabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Sayfa 1 / 6Sonraki
Faiz Teorileri Alıştırma Soruları — KPSS İktisat | Examkin