Özel Finansal Konular

34 soru

Soru 21Soru

Perakende sektöründe faaliyet gösteren Kırmızı A.Ş.'nin piyasa değeri 150.000.000 TL150.000.000 \text{ TL}, aynı sektördeki rakibi Beyaz A.Ş.'nin piyasa değeri ise 90.000.000 TL90.000.000 \text{ TL}'dir. Bu iki şirket yatay birleşme kararı almıştır. Birleşme sonrasında sağlanacak operasyonel verimlilikler ve maliyet tasarrufları sayesinde, ortaya çıkacak yeni şirketin toplam piyasa değerinin 275.000.000 TL275.000.000 \text{ TL} olacağı öngörülmektedir.

Buna göre, bu şirket birleşmesi sonucunda ortaya çıkması beklenen sinerji değeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 35.000.000 TL35.000.000 \text{ TL}

Cevap

Şirket birleşmesi sonucunda ortaya çıkması beklenen sinerji değeri 35.000.000 TL35.000.000 \text{ TL}'dir.
Sinerji, iki şirket birleştiğinde ortaya çıkan yeni şirketin değerinin, şirketlerin birleşmeden önceki bağımsız değerleri toplamından fazla olması durumudur. Sinerji hesaplaması 'Birleşik Şirketin Değeri - (A Şirketinin Değeri + B Şirketinin Değeri)' formülüyle yapılır. Verilen senaryoda, birleşmeden önceki toplam değer 150.000.000+90.000.000=240.000.000 TL150.000.000 + 90.000.000 = 240.000.000 \text{ TL}'dir. Birleşme sonrası değer ise 275.000.000 TL275.000.000 \text{ TL} olarak öngörüldüğünden yaratılan sinerji 275.000.000240.000.000=35.000.000 TL275.000.000 - 240.000.000 = 35.000.000 \text{ TL} olur.

Adım Adım Çözüm

1
Birleşme öncesi şirketlerin ayrı ayrı piyasa değerlerinin toplamını hesaplayın.
150.000.000 TL+90.000.000 TL=240.000.000 TL150.000.000 \text{ TL} + 90.000.000 \text{ TL} = 240.000.000 \text{ TL}
Sinerjiyi bulabilmek için öncelikle şirketlerin birleşmeden önceki bağımsız değerlerinin toplamını bilmek gerekir.
2
Birleşik şirketin öngörülen piyasa değerinden, birleşme öncesi toplam değeri çıkararak sinerjiyi bulun.
275.000.000 TL240.000.000 TL=35.000.000 TL275.000.000 \text{ TL} - 240.000.000 \text{ TL} = 35.000.000 \text{ TL}
Sinerji, birleşmenin yarattığı ek değerdir ve formülü: Sinerji=VAB(VA+VB)\text{Sinerji} = V_{AB} - (V_A + V_B) şeklindedir.

Anahtar Kavram

Sinerji Etkisi ve Hesaplanması
Soru 22Soru

Finansal başarısızlık sürecine giren işletmelerin durumu incelendiğinde; ekonomik başarısızlık, teknik ödeme güçlüğü ve hukuki iflas (borca batıklık) kavramları ile bu durumların sonucunda başvurulan tasfiye (likidasyon) veya yeniden yapılandırma (konkordato) mekanizmaları arasında temel hukuki ve finansal farklar bulunmaktadır. Tasfiye kararı alınması hâlinde, elde edilen fonların dağıtımında 'mutlak öncelik kuralı' (absolute priority rule) esas alınır.

Buna göre, finansal başarısızlık türleri ve tasfiye sürecindeki işleyişle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasfiye sürecinin yürütülmesi ve varlıkların paraya çevrilmesi amacıyla yapılan mahkeme, ilan ve kayyum masrafları, mutlak öncelik kuralı gereği rehinli alacaklar da dâhil olmak üzere tüm ticari ve finansal borçlardan önce karşılanmak zorundadır.

Cevap

Tasfiye sürecinin yürütülmesi ve varlıkların paraya çevrilmesi amacıyla yapılan masrafların, rehinli alacaklar dâhil tüm borçlardan önce karşılanacağını belirten ifadedir.
İflas ve tasfiye süreçlerinde finansal yönetim teorisi ve iflas hukuku gereğince 'mutlak öncelik kuralı' uygulanır. Bu kurala göre alacaklılar belirli bir hiyerarşide tatmin edilir. Ancak bu hiyerarşinin işlemesi için bizzat tasfiye sürecinin yürütülebilmesi gerekir. Bu nedenle malların muhafazası, değerlemesi, mahkeme, ilan ve kayyum gibi idari masraflar (masa borçları), elde edilen tahsilatlardan ilk sırada kesilir. Geriye kalan meblağ rehinli, imtiyazlı ve adi alacaklılara sırasıyla dağıtılır.

Adım Adım Çözüm

1
Finansal başarısızlık türlerini (teknik ödeme güçlüğü vs. hukuki iflas) tanımla.
Teknik ödeme güçlüğü likidite eksikliğidir; varlıkların borçları karşılayamaması ise hukuki iflastır (borca batıklık).
Seçeneklerdeki kavramsal karmaşayı (özellikle defter değeri ve likidite ilişkisini) ayırt etmek için.
2
Tasfiye ve konkordato süreçlerindeki mülkiyet ve dağıtım kurallarını analiz et.
Rücusuz satılan alacaklar masaya girmez. Konkordatoda alacaklılar tatmin edilmeden kâr dağıtılamaz.
Temsil sorunu ve faktoring gibi finansal işlemlerin iflas durumundaki yasal sonuçlarını elemek için.
3
Mutlak öncelik kuralının (absolute priority rule) hiyerarşisini uygula.
Hiyerarşinin en tepesinde iflas masasının idaresi ve malların paraya çevrilmesi için yapılan 'tasfiye/masa masrafları' yer alır. Bunlar tüm borçlardan önce kesilir.
Kuralın doğru tanımını ve tasfiye maliyetlerinin istisnai önceliğini tespit etmek için.

Anahtar Kavram

İflas, Tasfiye ve Mutlak Öncelik Kuralı
Soru 23Soru

Delta Makine Sanayi'nin son üç yıllık finansal performansı incelendiğinde; işletmenin aktif kârlılık oranının (ROA) %8, ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinin (AOSM) ise %14 olduğu görülmüştür. Aynı dönemde işletme, vadesi gelen tüm kısa vadeli ticari ve finansal borçlarını nakit olarak sorunsuz bir şekilde ödemeye devam etmiş ve asit-test oranını 1,4 seviyesinde istikrarlı tutmuştur. Ancak bağımsız denetim raporlarına göre, üst üste kaydedilen birikmiş zararlar neticesinde işletmenin toplam borçlarının bugünkü değeri, sahip olduğu toplam varlıkların piyasa ve tasfiye değerini önemli ölçüde aşmıştır.

Finansal başarısızlık türleri ve temel kavramları dikkate alındığında, Delta Makine Sanayi'nin mevcut durumuyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletme, getiri oranının sermaye maliyetinin altında kalması nedeniyle ekonomik başarısızlık; toplam borçlarının varlıklarını aşması nedeniyle hukuki (gerçek) iflas içindedir, ancak nakit yükümlülüklerini karşılayabildiği için teknik iflas söz konusu değildir.

Cevap

İşletme ekonomik başarısızlık ve hukuki (gerçek) iflas içindedir; ancak yükümlülüklerini nakden ödeyebildiği için teknik iflas durumu söz konusu değildir.
Doğru seçenek; işletmenin finansal durumunu her üç başarısızlık konseptine göre eksiksiz sınıflandırmaktadır. Getirinin (ROA) sermaye maliyetinin altında kalması 'ekonomik başarısızlık', toplam borçların varlıkları aşması ise 'gerçek/hukuki iflas (borca batıklık)' olarak tanımlanır. İşletmenin mevcut kısa vadeli nakit yükümlülüklerini sorunsuz ödeyebilmesi ise 'teknik iflas' durumunda olmadığını kesin olarak gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik başarısızlık durumunun analiz edilmesi.
İşletmenin aktif kârlılık oranı (%8), sermaye maliyetinin (%14) altındadır.
Sermaye getirisinin maliyeti karşılayamaması işletmenin her geçen gün değer kaybettiğini ve doğrudan ekonomik başarısızlık içinde olduğunu kanıtlar.
2
Teknik iflas durumunun değerlendirilmesi.
İşletme vadesi gelen borçlarını sorunsuz ödemektedir ve asit-test oranı (1,4) yüksektir.
Teknik iflas, varlık miktarından bağımsız olarak vadesi gelen nakit yükümlülüklerin yerine getirilememesi durumudur. Likidite sorunu bulunmadığı için teknik iflas yoktur.
3
Gerçek (hukuki) iflas durumunun tespit edilmesi.
Toplam borçların piyasa değeri, sahip olunan varlıkların değerini aşmıştır.
Bir işletmenin toplam borçlarının varlıklarını aşması durumuna Türk Ticaret Kanunu'na göre 'borca batıklık' (hukuki/gerçek iflas) denir. Özkaynakların eksiye düşmesi bu durumu teyit eder.

Anahtar Kavram

Finansal Başarısızlık Türleri (Ekonomik Başarısızlık, Teknik İflas, Gerçek İflas)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

İmalat sektöründe faaliyet gösteren bir işletme, İngiltere'den hammadde ithal etmiş olup tedarikçisine 6 ay sonra ödeme yapacaktır. İşletmenin finans yöneticisi, kur riskini hedge etmek amacıyla bir banka ile forward (vadeli) döviz alım sözleşmesi yapmayı planlamaktadır. Piyasadaki güncel veriler aşağıda verilmiştir:

- Spot USD/TL kuru: 32,00
- Spot GBP/USD çapraz kuru: 1,25
- TL için yıllık faiz oranı: %42
- GBP için yıllık faiz oranı: %20

Faiz Oranı Paritesi'ne (IRP) göre, finans yöneticisinin bankayla yapacağı 6 aylık GBP/TL forward sözleşmesinde kilitleneceği vadeli döviz kuru teorik olarak ne olmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 44,00

Cevap

44,00
Teorik forward kuru bulmak için öncelikle GBP/TL çapraz spot kuru 40,00 TL olarak hesaplanmalıdır. Ardından, sözleşme vadesi 6 ay olduğundan yıllık faiz oranları yarıya indirilerek TL için %21, GBP için %10 olarak belirlenir. Faiz oranı paritesi (IRP) formülü uygulandığında, 40,00 * (1,21 / 1,10) işlemiyle doğru değer olan 44,00 TL'ye ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Spot GBP/TL çapraz kurunun hesaplanması.
1 GBP = 1,25 USD ve 1 USD = 32,00 TL verildiğinden, Spot GBP/TL = 1,25 * 32,00 = 40,00 TL olarak bulunur.
Forward kur hesaplamasına başlamadan önce, işlem görecek para birimlerinin (GBP ve TL) birbirine karşı anlık değerinin (spot kur) bulunması zorunludur.
2
6 aylık dönemsel faiz oranlarının belirlenmesi.
TL için 6 aylık faiz = %42 / 2 = %21 (0,21). GBP için 6 aylık faiz = %20 / 2 = %10 (0,10).
İşlem vadesi 6 ay olduğu için, formülde kullanılacak faiz oranlarının yıllık bazdan 6 aylık (yarıyıl) döneme uyarlanması gerekir.
3
Faiz Oranı Paritesi (IRP) formülü ile forward kurun hesaplanması.
Forward Kur = Spot Kur * (1 + TL Faizi) / (1 + GBP Faizi) = 40,00 * (1 + 0,21) / (1 + 0,10) = 40,00 * 1,21 / 1,10 = 40,00 * 1,10 = 44,00 TL.
Yüksek faizli para birimi, düşük faizli para birimine karşı faiz farkı kadar iskontolu olmalıdır. Bu formül risksiz arbitrajı engelleyen denge fiyatını verir.

Anahtar Kavram

Faiz Oranı Paritesi (IRP) ve Çapraz Kur Hesaplaması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Şirket satın almalarında temel ekonomik amaç, satın alan ve satın alınan firmaların bir araya gelmesiyle ek bir değer yaratılmasıdır.

Buna göre, bir şirket satın almasında pozitif sinerji yaratıldığından söz edilebilmesi için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birleşme sonrası oluşan yeni şirketin toplam piyasa değerinin, birleşen şirketlerin ayrı ayrı piyasa değerleri toplamından daha büyük olması

Cevap

Birleşme sonrası oluşan yeni şirketin toplam piyasa değerinin, birleşen şirketlerin ayrı ayrı piyasa değerleri toplamından daha büyük olması
Pozitif sinerji, literatürde genellikle '2+2=52+2=5' etkisi olarak bilinir. Bir şirket satın almasında pozitif sinerjiden bahsedilebilmesi için, birleşme sonrası oluşan yeni entegre şirketin toplam piyasa değerinin, birleşen firmaların ayrı ayrı faaliyet gösterdikleri durumdaki piyasa değerleri toplamından daha fazla olması gerekir. Bu ek değer; maliyet tasarrufları, gelir artışları, vergi avantajları veya finansal optimizasyon yoluyla sağlanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Şirket satın almalarında 'sinerji' kavramının tanımını hatırlamak
Sinerji, bütünü oluşturan parçaların toplamından daha büyük bir değer yaratılması durumudur.
Soruda pozitif sinerjinin gerçekleşme şartı doğrudan tanımlama düzeyinde sorulmaktadır.
2
Seçenekleri sinerji tanımına göre değerlendirmek
Sadece birleşme sonrası değerin, birleşme öncesi değerler toplamından büyük olduğunu belirten ifade doğru kabul edilir.
Diğer seçenekler ya sinerjinin sıfır olduğu durumu göstermekte ya da temsil sorunu, faaliyet kaldıracı gibi tamamen farklı kavramları açıklamaktadır.

Anahtar Kavram

Şirket Birleşmelerinde Sinerji Etkisi
Soru 26Soru

Yüksek pazar payına ve verimli operasyonel süreçlere sahip bir lojistik anonim şirketi, geçmiş yıllarda yabancı para cinsinden üstlendiği dış borçların kur artışı nedeniyle katlanması sonucu Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği teknik iflas kapsamına girmiştir. Şirketin faaliyet kârı (FVÖK) tatminkâr düzeyde olmasına rağmen, yaratılan nakit akımları mevcut borç anapara ve faiz ödemelerini karşılamada yetersiz kalmaktadır. Alacaklı bankalar, şirketin hukuki tasfiyesi durumunda alacaklarının çok cüzi bir kısmını tahsil edebileceklerini analiz etmişlerdir.

Buna göre, hem alacaklıların uzun vadeli tahsilat beklentisini maksimize edecek hem de şirketin sürdürülebilir bir sermaye yapısına kavuşmasını sağlayacak en uygun finansal yeniden yapılandırma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacaklı bankaların mevcut kredi alacaklarını belirli bir oran üzerinden şirket hisse senetleri ile takas ederek şirkete ortak olması

Cevap

Alacaklı bankaların mevcut kredi alacaklarını belirli bir oran üzerinden şirket hisse senetleri ile takas ederek şirkete ortak olması (Borcun Özkaynağa Dönüştürülmesi)
Doğru yanıt, borcun özkaynağa dönüştürülmesi (Debt-to-Equity Swap) yöntemini önermektedir. Sorudaki işletme operasyonel anlamda başarılıdır (pozitif FVÖK) ancak geçmiş dönem finansman kararları (döviz borçlanması) nedeniyle teknik iflasa sürüklenmiştir. Şirketin serbest nakit akımları borç servisine yetmediği ve tasfiye durumunda alacaklılar zarara uğrayacağı için, en rasyonel finansal yeniden yapılandırma stratejisi borçların şirket hisseleriyle takas edilmesidir. Böylece şirketin nakit çıkışı kısıtı aşılır, eksi bakiyedeki özkaynaklar pozitife döner ve alacaklı bankalar kârlı operasyona ortak olarak zararlarını uzun vadede telafi etme imkânı bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Şirketin temel kriz kaynağını analiz etme
Sorun faaliyet yetersizliği değil, geçmiş döviz borçları kaynaklı kur farkı ve aşırı finansal kaldıraçtır.
Soruda FVÖK'ün (Faaliyet Kârı) tatminkâr olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle operasyonel müdahaleler sorunun kök nedeni için yetersiz kalacaktır.
2
Alacaklıların (bankaların) durumunu ve kısıtlarını değerlendirme
Tasfiye (iflas) durumunda bankalar büyük zarar edecektir. Şirketi yaşatmak bankaların da çıkarınadır.
Tasfiye değeri, şirketin operasyonel gidişatından (işleyen teşebbüs değerinden) çok daha düşüktür.
3
Optimum finansal yeniden yapılandırma aracını seçme
Nakdi ödeme kapasitesi olmayan şirketin borçlarının hisse senediyle takas edilmesi (Debt-to-Equity Swap) tek sürdürülebilir yoldur.
Borcun özkaynağa dönüşümü ile şirketin nakit çıkışı gerektiren faiz ve anapara yükü ortadan kalkar, teknik iflas durumu bilanço teknikleri açısından düzelir ve bankalar ileride kâr payı veya hisse satışı ile tahsilat sağlayabilir.

Anahtar Kavram

Borcun Özkaynağa Dönüştürülmesi (Debt-to-Equity Swap)
Soru 27Soru

Kurumsal yönetim uygulamalarında; şirketin faaliyet sonuçlarının, maruz kaldığı finansal risklerin ve yönetim kurulu yapısının yatırımcılar ile diğer menfaat sahipleri tarafından kolayca incelenebilmesi büyük önem taşır. Bu bağlamda, şirketle ilgili her türlü finansal ve finansal olmayan bilginin, ticari sırlar hariç olmak üzere, zamanında, anlaşılır, eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak kamuoyu ile paylaşılması esastır.

Bu açıklamada vurgulanan kurumsal yönetim ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeffaflık

Cevap

Şirketle ilgili finansal ve finansal olmayan bilgilerin kamuoyuyla zamanında ve doğru şekilde paylaşılması 'Şeffaflık' ilkesinin gereğidir.
Verilen açıklamada, şirketin durumuyla ilgili bilgilerin zamanında, doğru, eksiksiz ve anlaşılır bir şekilde kamuoyu ile paylaşılması üzerinde durulmaktadır. OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri'ne göre, zamanında ve doğru bilginin ticari sırlar hariç olmak üzere kamuya açıklanması ve asimetrik bilginin azaltılması 'Şeffaflık' ilkesinin temel tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta vurgulanan temel eylemi belirlemek
Temel eylemin 'bilginin kamuoyu ile paylaşılması ve incelenebilir olması' olduğu tespit edilir.
Kurumsal yönetim ilkeleri (Şeffaflık, Adillik, Sorumluluk, Hesap Verebilirlik) farklı odak noktalarına sahiptir. Doğru ilkeyi bulmak için eylemin ana odağı bulunmalıdır.
2
Belirlenen eylemi kurumsal yönetim ilkeleri ile eşleştirmek
Bilgi paylaşımı ve kamuyu aydınlatma kavramları doğrudan Şeffaflık ilkesi ile eşleşir.
Şeffaflık ilkesi, yatırımcıların doğru karar alabilmesi için bilgi asimetrisini ortadan kaldırmayı hedefler.

Anahtar Kavram

Kurumsal Yönetim İlkeleri - Şeffaflık
Soru 28Soru

Gama A.Ş., faaliyet alanını genişletmek amacıyla Delta A.Ş.'yi satın almayı planlamaktadır. Satın alma öncesinde Gama A.Ş.'nin piyasa değeri 800800 Milyon TL, Delta A.Ş.'nin piyasa değeri ise 250250 Milyon TL'dir. Bağımsız denetim kuruluşlarının hazırladığı rapora göre, bu iki şirketin birleşmesi durumunda oluşacak maliyet tasarrufları ve artan pazar gücü sayesinde yeni yapının toplam piyasa değerinin 1.2001.200 Milyon TL olması beklenmektedir. Gama A.Ş. yönetimi, bu satın alma işlemi için Delta A.Ş. hissedarlarına toplam 320320 Milyon TL nakit ödeme yapmayı teklif etmiştir.

Bu bilgilere göre, söz konusu satın alma işlemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birleşmenin yaratacağı sinerji 150150 Milyon TL olup, satın alma işleminin Gama A.Ş.'ye sağlayacağı net fayda (NBD) 8080 Milyon TL'dir.

Cevap

Birleşmenin yaratacağı sinerji 150150 Milyon TL olup, satın alma işleminin Gama A.Ş.'ye sağlayacağı net fayda (NBD) 8080 Milyon TL'dir.
Satın alma işlemlerinin finansal analizinde değer yaratımı üç aşamada incelenir. İlk olarak, yaratılan toplam sinerji bulunur: Birleşik Değer - (Alıcı Değeri + Hedef Değer) = 1.200(800+250)=1501.200 - (800 + 250) = 150 Milyon TL. İkinci olarak, hedef şirkete ödenen fazladan tutar olan satın alma primi bulunur: Ödenen Nakit - Hedef Şirket Değeri = 320250=70320 - 250 = 70 Milyon TL. Son olarak, işlemi gerçekleştiren şirketin elde ettiği net fayda (NBD) hesaplanır: Sinerji - Satın Alma Primi = 15070=80150 - 70 = 80 Milyon TL. Alıcı firma 8080 Milyon TL'lik pozitif bir NBD yarattığı için doğru seçenek bu matematiksel gerçeği ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birleşmenin yaratacağı toplam sinerjiyi hesapla.
Sinerji = 1.200(800+250)=1501.200 - (800 + 250) = 150 Milyon TL
Sinerji, birleşmiş firmanın beklenen değerinin, birleşme öncesi bağımsız firmaların piyasa değerleri toplamını aşan kısmıdır.
2
Hedef firmaya (Delta A.Ş.) ödenen satın alma primini belirle.
Prim = 320250=70320 - 250 = 70 Milyon TL
Satın alma primi, hedef firmanın hissedarlarına mevcut piyasa değerinin üzerinde ödenen fazladan nakit tutarıdır.
3
Satın alan firma (Gama A.Ş.) için Net Bugünkü Değeri (NBD) hesapla.
NBD = Sinerji - Prim = 15070=80150 - 70 = 80 Milyon TL
Satın alma işleminin alıcı firma hissedarlarına yarattığı net değer (NBD), elde edilen toplam sinerjiden hedef firmaya ödenen primin çıkarılmasıyla bulunur.

Anahtar Kavram

Şirket satın almalarında sinerji, satın alma primi ve alıcı firma net bugünkü değerinin (NBD) analizi
Soru 29Soru

Teknoloji alanında donanım üretimi yapan Omega A.Ş., yazılım geliştirme odaklı faaliyet gösteren Sigma A.Ş.'yi devralarak dikey birleşme gerçekleştirme kararı almıştır. Şirketlerin birleşme öncesi finansal verileri aşağıda verilmiştir:

Omega A.Ş.:
- Yıllık Net Kâr: 24.000.000 TL24.000.000 \text{ TL}
- Tedavüldeki Hisse Senedi Sayısı: 4.000.000 Adet4.000.000 \text{ Adet}

Sigma A.Ş.:
- Yıllık Net Kâr: 8.000.000 TL8.000.000 \text{ TL}
- Tedavüldeki Hisse Senedi Sayısı: 2.000.000 Adet2.000.000 \text{ Adet}

Taraflar arasındaki anlaşmaya göre, Sigma A.Ş.'nin her 11 adet hissesi için 0,50,5 adet Omega A.Ş. hissesi verilecektir (Değişim Oranı = 0,50,5). Ayrıca, donanım ve yazılım entegrasyonu sayesinde birleşme sonrası birleşik şirketin her yıl ilave 4.000.000 TL4.000.000 \text{ TL} net sinerji yaratacağı öngörülmektedir.

Buna göre, birleşme sonrası Omega A.Ş.'nin Hisse Başına Kârı (HBK) kaç TL olarak gerçekleşecektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7,207,20

Cevap

Birleşme sonrası hisse başına kâr (HBK) 7,20 TL7,20 \text{ TL} olacaktır.
Birleşme işlemlerinde yeni şirketin Hisse Başına Kârı (HBK), birleşen tüm şirketlerin net kârları ile sinerjinin toplamının, yeni oluşan toplam hisse adedine bölünmesiyle bulunur. Burada toplam net kâr 24.000.000+8.000.000+4.000.000=36.000.000 TL24.000.000 + 8.000.000 + 4.000.000 = 36.000.000 \text{ TL} olmaktadır. Yeni ihraç edilecek hisse sayısı ise 2.000.000×0,5=1.000.0002.000.000 \times 0,5 = 1.000.000 adettir. Böylece toplam hisse sayısı 5.000.0005.000.000 adede ulaşır. 36.000.00036.000.000 bölü 5.000.0005.000.000 işlemi sonucunda doğru değer olan 7,20 TL7,20 \text{ TL} bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Birleşme sonrası birleşik şirketin toplam net kârını hesapla.
Toplam Net Kâr = 24.000.000+8.000.000+4.000.000=36.000.000 TL24.000.000 + 8.000.000 + 4.000.000 = 36.000.000 \text{ TL}
Birleşme sonrasında devralan şirketin net kârı, devredilen şirketin net kârı ve beklenen sinerji (ek kâr) toplanarak yeni kazanç hacmi bulunur.
2
Devredilen şirket hisseleri karşılığında ihraç edilecek yeni hisse sayısını belirle.
İhraç Edilecek Hisse = 2.000.000×0,5=1.000.000 Adet2.000.000 \times 0,5 = 1.000.000 \text{ Adet}
Mübadele (değişim) oranına göre hedef şirketin mevcut hisse sayısı ile değişim oranı çarpılarak devralan şirketin sermaye artırımı hesaplanır.
3
Birleşme sonrası toplam hisse senedi sayısını hesapla.
Toplam Hisse Sayısı = 4.000.000+1.000.000=5.000.000 Adet4.000.000 + 1.000.000 = 5.000.000 \text{ Adet}
Devralan şirketin mevcut hisse sayısı ile yeni ihraç edilen hisse sayısı toplanarak birleşik şirketin toplam pay adedi bulunur.
4
Yeni Hisse Başına Kâr (HBK) değerini hesapla.
Yeni HBK = 36.000.0005.000.000=7,20 TL\frac{36.000.000}{5.000.000} = 7,20 \text{ TL}
Toplam net kâr, toplam hisse senedi sayısına bölünerek yatırımcıların hisse başına düşen yeni kâr payı bulunur.

Anahtar Kavram

Şirket Birleşmelerinde Sinerji ve Hisse Değişim Oranının Hisse Başına Kâra (HBK) Etkisi
Soru 30Soru

Bir dış ticaret şirketinin hazine yöneticisi, bütçe planlaması yaparken Satınalma Gücü Paritesi (SGP) teorisinden faydalanmaktadır. Şirketin ana işlem dövizi olan Euro'nun mevcut piyasadaki spot kuru 1 EUR=30 TL1 \text{ EUR} = 30 \text{ TL} olarak işlem görmektedir. İlgili dönemde Türkiye'de beklenen yıllık enflasyon oranı %65\%65, Euro bölgesinde beklenen yıllık enflasyon oranı ise %10\%10 olarak öngörülmüştür. Buna göre, Nispi Satınalma Gücü Paritesi'ne (Relative PPP) göre 1 yıl sonraki beklenen EUR/TL döviz kuru aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 45,00

Cevap

45,00
Nispi Satınalma Gücü Paritesi'ne (Relative PPP) göre gelecekteki döviz kuru, mevcut spot kurun (yurtiçi enflasyon faktörü / yurtdışı enflasyon faktörü) oranıyla çarpılmasıyla bulunur. Formül: E1=E0×1+πyurtici1+πyurtdisiE_1 = E_0 \times \frac{1 + \pi_{yurtici}}{1 + \pi_{yurtdisi}} şeklindedir. Türkiye enflasyonu %65\%65, Avrupa enflasyonu %10\%10 olduğunda çarpan 1,65/1,10=1,51,65 / 1,10 = 1,5 olur. 30 TL30 \text{ TL} olan spot kur 1,51,5 ile çarpıldığında 45,0045,00 sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilerin belirlenmesi
S=30S = 30, πTR=%65\pi_{TR} = \%65 (0,650,65), πEU=%10\pi_{EU} = \%10 (0,100,10)
SGP formülünde kullanılacak girdilerin ayrıştırılması
2
Nispi Satınalma Gücü Paritesi (PPP) formülünün uygulanması
E1=S×1+πTR1+πEUE_1 = S \times \frac{1 + \pi_{TR}}{1 + \pi_{EU}}
Gelecekteki kurun ülkeler arası enflasyon farklarına göre hesaplanması
3
Değerlerin yerine konması ve matematiksel işlemin yapılması
E1=30×1+0,651+0,10=30×1,651,10=30×1,5=45,00E_1 = 30 \times \frac{1 + 0,65}{1 + 0,10} = 30 \times \frac{1,65}{1,10} = 30 \times 1,5 = 45,00
Beklenen 1 yıl sonraki döviz kurunun nihai olarak bulunması

Anahtar Kavram

Nispi Satınalma Gücü Paritesi (Relative Purchasing Power Parity)
Soru 31Soru

Finansal başarısızlığın önceden tahmin edilmesinde kullanılan Altman Z-Skor Modeli, işletmenin likidite, kârlılık, faaliyet etkinliği ve finansal yapı durumunu çeşitli finansal oranlar yardımıyla tek bir göstergeye dönüştürür. Bu gösterge sayesinde işletmelerin potansiyel iflas tehlikeleri önceden tespit edilebilir.

Buna göre, bir işletmenin finansal verilerini inceleyen bir analistin, aşağıdaki eğilimlerden hangisini "finansal başarısızlık (iflas) riskinin arttığına" dair olumsuz ve güçlü bir kanıt olarak değerlendirmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Net çalışma sermayesinin toplam varlıklara oranının sürekli azalarak negatif değerler seviyesine inmesini

Cevap

İşletmenin net çalışma sermayesinin toplam varlıklara oranının sürekli azalarak negatif değerlere inmesi iflas riskinin güçlü bir göstergesidir.
Net çalışma sermayesi, bir işletmenin kısa vadeli yükümlülüklerini (borçlarını) dönen varlıklarıyla ödeyebilme gücünü temsil eder. Bu değerin sürekli azalarak negatif bir seviyeye inmesi, kısa vadeli borçların likit varlıkları aştığı anlamına gelir. Bu tablo, finansal literatürde 'teknik iflas' olarak adlandırılır ve işletmenin nakit krizine girerek iflasa sürüklenme ihtimalinin en temel ve en güçlü habercisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki finansal durumların işletme lehine (olumlu) mi yoksa aleyhine (olumsuz) mi olduğunu belirle.
Dört seçenekteki durum işletmenin riskini azaltırken, sadece bir seçenekteki durum riski artırmaktadır.
Soru bizden finansal başarısızlık (iflas) riskini artıran 'olumsuz' bir göstergeyi bulmamızı istemektedir.
2
Net çalışma sermayesinin kavramsal anlamını ve negatif olmasının sonuçlarını değerlendir.
Net Çalışma Sermayesi = Dönen Varlıklar - Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar. Bu değerin negatif olması borçların likit varlıkları aştığını gösterir.
Kısa vadeli yükümlülüklerin karşılanamaması 'teknik iflas' durumudur ve işletmenin sürekliliğini doğrudan tehdit eder.

Anahtar Kavram

Finansal başarısızlık göstergeleri ve teknik iflas belirtileri (Altman Z-Skoru bileşenleri)
Soru 32Soru

Gelişmekte olan bir piyasada faaliyet gösteren 'Omega Grubu', bünyesindeki kârlı bir operasyonel şirketin elde ettiği serbest nakit akışlarını, hakim ortağın %100 sahibi olduğu başka bir şirketin yüksek riskli projelerini finanse etmek için piyasa faiz oranlarının çok altında bir getiriyle kullandırmıştır. Denetim raporlarına göre Omega Grubu'nun tepe yönetimi, fonu kullandıran alt kademedeki şirkette yalnızca %12 oranında doğrudan nakit akım hakkına (sermaye payına) sahip olmasına rağmen, kurduğu çok katmanlı iştirak zinciri sayesinde şirketin yönetim kurulunu ve temettü kararlarını tamamen kontrol edebilmektedir. Ayrıca raporda, bu stratejinin alt şirketin hukuki varlığını koruyarak gerçekleştirildiği ve azınlık pay sahiplerini zarara uğrattığı tespit edilmiştir.

Bu senaryoda Omega Grubu'nun başvurduğu kontrol mekanizması ile azınlık ortaklar aleyhine ortaya çıkan temel finansal sorun, aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piramit yapılanma — Hakim ortak ile azınlık pay sahipleri arasında doğan temsil (vekalet) sorunu

Cevap

Piramit yapılanma ve Hakim ortak ile azınlık pay sahipleri arasında doğan temsil (vekalet) sorunu eşleştirmesi doğrudur.
Doğru seçenek; kontrol mekanizmasını 'Piramit yapılanma', sorunu ise 'Temsil (vekalet) sorunu' olarak eşleştiren ifadedir. Holdingleşme uygulamalarında tepe şirketin, aracı şirketler vasıtasıyla zincirleme bir mülkiyet ağı kurup az bir sermaye ile devasa bir varlık grubunu kontrol etmesine piramit yapılanma denir. Bu yapıda, tepe yöneticilerin (hakim ortağın) bağlı ortaklıkların nakit akışlarını kendi özel çıkarları doğrultusunda kullanıp azınlık ortakları zarara uğratması ise finans literatüründe klasik bir temsil (vekalet) sorunu (Type II Agency Problem) olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki yapısal mekanizmayı analiz etme
Çok katmanlı iştirak zinciri kurularak düşük nakit akım hakkına (%12) rağmen kontrolün sağlanması, holdingleşmede 'piramit yapılanma' stratejisidir.
Tam birleşmelerde şirketler hukuki varlıklarını yitirir; burada ise hukuki varlıkların korunduğu ve katmanlı bir mülkiyet zinciri yaratıldığı belirtilmiştir.
2
Vakadaki finansal problemi tanımlama
Fonların piyasa altı koşullarda hakim ortağın şahsi şirketine aktarılması (tünelleme), azınlık pay sahiplerini zarara uğratmaktadır.
Karar verici konumundaki hakim ortak ile alt kademedeki azınlık ortaklar arasındaki bu çıkar çatışması, finansal yönetimde tipik bir 'Temsil (Vekalet) Sorunu' olarak adlandırılır.
3
Seçenekleri eşleştirme
Kontrol mekanizmasının 'Piramit yapılanma', ortaya çıkan finansal sorunun ise 'Temsil sorunu' olduğu seçenek doğru cevaptır.
Diğer seçenekler holding yapısını tam birleşme ile karıştırmakta veya vekalet maliyetini olağan işletme maliyeti/kaldıraç riski gibi ilgisiz kavramlarla açıklamaktadır.

Anahtar Kavram

Piramit Yapılanma ve Temsil (Vekalet) Sorunu
Soru 33Soru

Halka açık bir şirketin genel kurulunda, yöneticilerin görev süreleri boyunca kendi performans primlerini maksimize etmek amacıyla sadece kısa vadede yüksek getiri sağlayan projelere yöneldikleri ve şirketin uzun vadeli değer yaratma potansiyelini göz ardı ettikleri tespit edilmiştir. Bu durum, asil-vekil ilişkisinden doğan yapısal bir sorun olarak değerlendirilmektedir.

Yönetim kurulu, bu sorunu yalnızca gözetim, denetim veya kısıtlayıcı kurallar getirerek çözmek yerine; yöneticilerin kişisel ekonomik çıkarlarını doğrudan pay sahiplerinin uzun vadeli servet maksimizasyonu hedefiyle 'uyumlaştırmayı (hizalamayı)' stratejik bir öncelik olarak belirlemiştir.

Kurumsal yönetim teorisi kapsamında, yönetim kurulunun bahsi geçen amaca ulaşmak için aşağıdaki adımlardan hangisini atması en uygun olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yöneticilerin ödüllendirme paketlerine, belirli bir süre şirkette kalma ve hisseyi elden çıkarmama (hak ediş) şartına bağlı hisse senedi opsiyonları eklemek

Cevap

Yöneticilerin ödüllendirme paketlerine, belirli bir süre şirkette kalma ve hisseyi elden çıkarmama (hak ediş) şartına bağlı hisse senedi opsiyonları eklemek
Temsil (vekalet) teorisinde, yöneticilerin (vekillerin) kısa vadeli çıkarlar peşinde koşmasını engellemenin en etkili yollarından biri teşviklerin uyumlaştırılmasıdır. Yöneticilere uzun süreli hak ediş (vesting) şartına bağlı hisse senedi opsiyonları verilmesi, onların kişisel servetlerini şirketin uzun vadeli piyasa değerine bağlar. Böylece yöneticiler, kısa vadeli kârı şişiren ancak uzun vadede şirkete zarar veren projelerden kaçınarak pay sahipleriyle aynı risk-getiri perspektifine sahip olurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel problemi analiz etme
Yöneticilerin kısa vadeli primler için şirketin uzun vadeli değerini feda etmesi, tipik bir temsil (vekalet) sorunudur.
Sorunun doğasını anlamak, doğru kurumsal yönetim mekanizmasını seçmenin ilk adımıdır.
2
Yönetim kurulunun benimsediği stratejik yaklaşımı belirleme
Kurul, salt gözetim (monitoring) veya kısıtlama yerine, teşvikleri doğrudan pay sahiplerinin uzun vadeli hedefleriyle uyumlaştırmayı (incentive alignment) hedeflemektedir.
Soru metninde özellikle 'gözetim veya kısıtlayıcı kurallar yerine çıkarları uyumlaştırmayı tercih etmiştir' vurgusu yapılmıştır.
3
Seçenekleri stratejik yaklaşımla eşleştirme
Uzun süreli hak ediş şartına bağlı hisse opsiyonları, yöneticilerin kişisel servetini şirketin uzun vadeli başarısına endeksleyen en doğrudan uyumlaştırma aracıdır.
Diğer mekanizmalar ya izleme (risk komitesi), ya kısıtlama (borçlanma baskısı), ya şeffaflık (raporlama) ya da sorunu derinleştirecek yanlış teşviklerdir (yıllık bonusa endeksleme).

Anahtar Kavram

Temsil (Vekalet) Sorunu ve Teşvik Uyumlaştırma
Soru 34Soru

Kurumsal yönetim teorilerinden 'Serbest Nakit Akımı Hipotezi'ne göre, yöneticilerin ellerindeki atıl fonları hissedarların servetini maksimize etmeyen (net bugünkü değeri negatif olan) projelere yatırma veya kişisel (prestij, lüks ofis vb.) menfaatleri doğrultusunda harcama eğilimi, önemli bir vekalet (temsil) maliyeti yaratır.

Halka açık bir anonim şirketin geniş tabanlı hissedar kitlesi, yöneticilerin bu tür ihtiyari harcama inisiyatiflerini daraltmak ve onları daha sıkı bir piyasa disiplini altına sokmak istemektedir.

Buna göre, yöneticilerin serbest nakit akımlarını verimsiz kullanma eğilimini sınırlandırmak ve temsil maliyetlerini düşürmek amacıyla aşağıdaki politikalardan hangisinin uygulanması en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirketin finansal kaldıraç oranını yükselterek düzenli nakit çıkışı gerektiren sabit ödeme yükümlülükleri yaratılması

Cevap

Şirketin finansal kaldıraç oranını yükselterek düzenli nakit çıkışı gerektiren sabit ödeme yükümlülükleri yaratılması
Michael Jensen'in 'Serbest Nakit Akımı Hipotezi'ne göre, yöneticiler ile ortaklar arasındaki çıkar çatışmasının (temsil sorununun) ana kaynaklarından biri, yöneticilerin şirketin elindeki atıl nakdi kendi prestijleri veya kişisel hedefleri için verimsiz projelere harcama eğilimidir. Şirketin finansal kaldıraç oranını artırması (borçlanması), şirketi gelecekte düzenli ve mecburi faiz/anapara ödemeleri yapmak zorunda bırakır. Bu durum şirket içindeki serbest nakit havuzunu eriterek yöneticilerin keyfi harcama yapabileceği fonları ortadan kaldırır. İflas riskinden çekinen yöneticiler, borç yükümlülüklerini yerine getirebilmek için şirketi daha verimli yönetmek ve sıkı bir piyasa disiplinine uymak zorunda kalırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Vekalet sorununun kaynağını belirleme
Sorunun kaynağı, yöneticilerin elindeki 'serbest nakit akımının' fazlalığı ve bunu keyfi harcayabilme serbestisidir.
Çözüm üretmek için öncelikle yöneticileri verimsiz yatırıma iten atıl fonların tespit edilmesi gerekir.
2
Serbest nakit akımını ortadan kaldıracak veya sınırlandıracak finansal araçları değerlendirme
Temettü dağıtımı, hisse geri alımı veya borçlanma (kaldıraç artışı) nakdi şirketten çıkaran politikalardır.
Nakit şirketten çıkarıldığında yöneticinin inisiyatif alanı daralır.
3
Disiplin edici etkisi en yüksek olan yapısal politikayı seçme
Borçla finansman, yöneticileri iflas riski tehdidiyle karşı karşıya bırakarak yasal, sabit ve zorunlu nakit çıkışları yaratır. Bu durum yönetimi piyasa disiplini altına sokar.
Borç ödemeleri ihtiyari değil mecburidir, bu yüzden yöneticiler üzerinde en güçlü baskı unsurunu oluşturur.

Anahtar Kavram

Kurumsal Yönetimde Serbest Nakit Akımı Hipotezi ve Borcun Disiplin Etkisi
ÖncekiSayfa 2 / 2
Özel Finansal Konular Alıştırma Soruları — KPSS İşletme — Sayfa 2 | Examkin