Sosyoloji Tarihi ve Kuramları
186 soru
Sosyoloji disiplininin tarihsel gelişiminde, henüz modern anlamda bir bilim dalı kimliği kazanmadan çok önce toplumsal örgütlenmeyi ve devletlerin çöküş yasalarını 'İlm-i Umran' başlığı altında inceleyen İslam düşünürü ile toplumu sürekli basitten karmaşığa doğru ilerleyen bir organizma olarak gören ve 'Sosyal Darwinizm' kuramını geliştiren düşünür aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
Max Weber, tabakalaşma analizinde Karl Marx'ın sadece ekonomik temelli yaklaşımını genişleterek; mülkiyet, saygınlık ve güç gibi farklı boyutları içeren çok yönlü bir model önermiştir. Weber'e göre bireylerin toplumdaki konumu sadece üretim araçlarına sahip olup olmamalarıyla değil, aynı zamanda toplum tarafından onlara atfedilen değer ve itibar ile de belirlenir.
Buna göre, bireylerin belirli bir "yaşam tarzı" (life style) ve "toplumsal onur" (social honor) etrafında kümelendiği, ortak tüketim kalıplarıyla karakterize edilen tabakalaşma birimi aşağıdakilerden hangisidir?
yüzyılın ilk yarısında sosyoloji disiplininin temelleri atılırken, toplumsal düzenin nasıl sağlanacağı konusunda iki temel eğilim ortaya çıkmıştır. Fransız geleneği, toplumsal kaosun "bilimsel temelli bir toplumsal mühendislik" ile aşılabileceğini savunurken; İngiliz geleneğindeki bazı düşünürler toplumu, dışsal bir müdahale olmaksızın kendi doğal yasalarıyla tekamül eden biyolojik bir bütün olarak ele almıştır.
Toplumu "süper-organik" bir yapı olarak tanımlayan, evrimi basitten karmaşığa giden kaçınılmaz bir süreç olarak gören ve bu süreçte devletin zayıf olanı korumaya yönelik müdahalelerini "doğal ayıklanma" mekanizmasına zarar verdiği gerekçesiyle reddeden sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojinin bağımsız bir disiplin olarak kurumsallaşma sürecinde, Aydınlanma düşüncesinin doğa bilimlerine olan güveni toplumsal alanı açıklamak için de temel model teşkil etmiştir. Bu dönemde toplumu biyolojik bir organizma ile özdeşleştirerek evrimsel bir ilerleme şeması çizen; ancak Auguste Comte'un savunduğu toplumsal mühendislik ve devlet müdahalesine dayalı düzen anlayışına karşı çıkarak 'bırakınız yapsınlar' (laissez-faire) ilkesini toplumsal evrimin temeline yerleştiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, toplumsal ilişkilerin analizinde "güç" (iktidar) ve "otorite" (egemenlik) kavramları arasında metodolojik bir ayrım yapar. Ona göre güç; bir aktörün, toplumsal bir ilişki içinde kendi iradesini başkalarının direnişine rağmen yürütebilme ihtimalidir. Buna karşılık, belirli bir grubun verilen bir emre itaat edeceği yönündeki beklentinin gerçekleşme ihtimali ise meşruiyet temeline dayanır.
Buna göre, Weber'in analizinde itaatin "meşru" bir temele dayandığı ve emirlerin gönüllü kabul edildiği durum aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?
Bir kamu görevi mülakatına katılan aday, mülakat heyetinin karşısına çıkmadan önce dış görünüşüne özen göstermiş, ses tonunu ayarlamış ve mülakatçıların kendisini 'ciddi, yetkin ve güvenilir' biri olarak algılaması için özel bir çaba sarf etmiştir. Erving Goffman'ın dramaturjik yaklaşımına göre, bireyin sosyal etkileşim sırasında başkaları üzerinde bırakmak istediği etkiyi denetleme ve yönlendirme sürecine ne ad verilir?
Karl Marx’ın çatışmacı kuramında yabancılaşma (alienation), sadece bireysel bir mutsuzluk hali değil, üretim sürecinin nesnel organizasyonundan kaynaklanan yapısal bir sonuçtur. Marx’a göre bu süreçte işçi; emeğinin ürününe, üretim eylemine, kendi türsel varlığına ve diğer insanlara yabancılaşır. Buna göre kapitalist üretim tarzında yabancılaşmanın bu denli derinleşmesinin temel yapısal nedeni, Marx’ın tarihsel materyalist analizine göre aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kamu yöneticisi, vatandaşlarla bir araya geldiği toplantılarda makamının gerektirdiği ciddiyet ve nezaket kurallarına harfiyen uymakta, kıyafetinden hitabetine kadar her detayı "ideal bir yönetici" imajı uyandıracak şekilde kurgulamaktadır. Aynı yönetici, çalışma arkadaşlarıyla yaptığı değerlendirmelerde ise vatandaşları "şikayetçi tipler", "işbirlikçi mahalle sakinleri" ve "yardıma muhtaçlar" gibi kategoriler üzerinden tanımlayarak hizmet önceliklerini belirlemektedir. Yöneticinin tüm bu süreçlerde toplumun kendisinden beklediği genel standartları ve etik ilkeleri bir rehber olarak kabul etmesi ise toplumsal beklentilerin davranışları üzerindeki düzenleyici etkisini yansıtmaktadır.
Bu parçada betimlenen durumlar sırasıyla Erving Goffman, Alfred Schutz ve G. H. Mead'in aşağıdaki hangi kavramlarıyla açıklanabilir?
Emile Durkheim'ın toplumsal evrim kuramına göre; nüfusun ve sosyal etkileşimin artması (dinamik yoğunluk) iş bölümünü zorunlu kılar, bu da toplumu mekanik dayanışmadan organik dayanışmaya taşır. Bu geçiş, sadece ekonomik bir değişim değil, aynı zamanda kolektif vicdanın ve hukuk sisteminin niteliğinde yaşanan ahlaki bir dönüşümdür.
Buna göre, organik dayanışma aşamasına ulaşmış bir toplumda kolektif vicdan ve hukuk sistemi arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Türk sosyoloji tarihinde toplumsal yapının dönüşümü ve modernleşme stratejileri üzerine geliştirilen kuramsal yaklaşımlar, bireyin konumu ve değişimin kaynağı hususunda farklı bilimsel geleneklere dayanmaktadır. Özellikle Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet'in inşası sürecinde bu yaklaşımlar, devlet-toplum ilişkisini anlamlandırmada temel referans noktaları oluşturmuştur. Türk sosyoloji tarihindeki bu kuramsal yaklaşımlar ve temsilcileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Max Weber, toplumsal eylemi bireylerin yüklediği öznel anlamlar üzerinden dört temel kategoride sınıflandırır. Modern toplumlarda rasyonelleşme süreciyle birlikte, eylemlerin ahlaki veya geleneksel içeriğinden ziyade, somut sonuçlarına ve bu sonuçlara ulaşmak için kullanılan araçların teknik verimliliğine odaklanıldığı görülür.
Bir kamu kurumunda yöneticinin, kurumsal hedeflere en düşük maliyet ve en yüksek hızla ulaşabilmek için tüm iş süreçlerini rasyonel hesaplamalarla yeniden düzenlemesi ve personeli bu teknik gerekliliklere göre yönlendirmesi, Weber'in tipolojisinde aşağıdaki eylem türlerinden hangisine örnek teşkil eder?
Pozitivizmin kurucusu ve sosyoloji terimini literatüre kazandıran Auguste Comte, sosyolojiyi 'sosyal fizik' olarak tanımlayarak iki ana bölüme ayırmıştır. Bu bölümlerden ilki toplumun istikrarını, toplumsal kurumların birbirleriyle olan uyumunu ve sistemin 'düzen' (order) halini incelerken; ikincisi toplumun bir aşamadan diğerine geçişini, zaman içindeki evrimini ve 'ilerleme' (progress) sürecini konu edinir.
Buna göre, Comte'un sisteminde toplumun yapısal dengesini, kurumların işleyişini ve toplumsal varlığın korunmasını sağlayan temel yasaları ele alan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kamu kurumunun bekleme salonunda sırasını bekleyen bir vatandaş, yan koltukta oturan kişinin takım elbisesine, çantasına ve elindeki dosyalara bakarak onun bir "avukat" olduğu sonucuna varır. Aynı esnada danışma masasında görev yapan memur da vatandaşın telaşlı tavırlarından ve sürekli saatine bakmasından onun "vakti kısıtlı, sabırsız bir tip" olduğu çıkarımını yapar.
Bireylerin toplumsal dünyadaki karmaşıklığı azaltmak için birbirlerini gerçekte kim olduklarını tam olarak bilmeden, önceden hazır olan zihinsel kalıplar ve kategoriler aracılığıyla anlamlandırmaları Alfred Schutz’un fenomenolojik yaklaşımındaki hangi kavramla ifade edilir?
Eleştirel Okul (Frankfurt Okulu) temsilcilerinden Jürgen Habermas ve Herbert Marcuse gibi isimlere göre, gelişmiş sanayi toplumlarında bilim ve teknoloji artık sadece doğaya hükmetme araçları değildir; aynı zamanda mevcut toplumsal düzenin meşrulaştırılmasını sağlayan birer ideolojik aygıta dönüşmüştür. Bu durum, toplumsal sorunların çözümünde "araçsal akıl"ın mutlak hakimiyetine ve siyasal alanın daralmasına yol açar.
Buna göre Eleştirel Okul'un bu yaklaşımı çerçevesinde, bilim ve teknolojinin ideolojik bir işlev kazanmasının toplumsal düzlemdeki en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Frankfurt Okulu'nun kurucu isimlerinden Max Horkheimer, "Geleneksel ve Eleştirel Kuram" adlı eserinde pozitivist bilim anlayışını eleştirerek yeni bir kuramsal çerçeve önerir. Buna göre, Eleştirel Kuram'ı pozitivist bir temele dayanan Geleneksel Kuram'dan ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Türk sosyoloji tarihinde toplumsal yapının dönüşümü üzerine geliştirilen kuramsal yaklaşımlar, modernleşmenin yöntemi konusunda iki temel ekole ayrılmıştır. Birinci ekol, toplumu bir bütün olarak ele alıp milli değerlerin inşasına ve merkeziyetçiliğe odaklanırken; ikinci ekol, toplumsal sorunların kaynağını devlete bağımlı yapıda görerek bireysel girişimciliğin önünü açacak yapısal reformları savunmuştur.
Bu çerçevede, "Science Sociale" (Sosyal Bilim) okulunun yöntemini Türkiye’ye taşıyan ve toplumsal kalkınmanın anahtarını "teşebbüs-i şahsi" (bireysel girişimcilik) ile "adem-i merkeziyet" (yerinden yönetim) kavramlarında arayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Yapısal işlevselci kuramın önemli isimlerinden Robert K. Merton, klasik işlevselciliğin 'toplumun her parçasının sistemin bütünü için olumlu bir işlevi olduğu' varsayımına eleştirel yaklaşarak kurama yeni analiz birimleri kazandırmıştır.
Buna göre;
I. Bir toplumsal kurumun veya uygulamanın sistemin dengesini bozucu, olumsuz etkiler yaratması (Disfonksiyon),
II. Bir toplumsal yapının, katılımcıları tarafından başlangıçta amaçlanmayan ancak sistemin sürekliliğine katkı sağlayan sonuçlar üretmesi (Gizil işlev),
III. Toplumsal düzenin, egemen sınıfların alt sınıflar üzerindeki baskısı ve kaynakların eşitsiz dağılımı ile sağlandığı iddiası (Çatışmacı perspektif),
ifadelerinden hangileri Merton’ın yapısal işlevselci analiz çerçevesinde sunduğu kavramlar arasında yer alır?
Max Weber, toplumsal bilimlerin metodolojisini yapılandırırken "değer ilgisi" (Wertbeziehung) ile "değer özgürlüğü" (Wertfreiheit) kavramları arasında metodolojik bir ayrım yapar. Ona göre araştırmacı, inceleyeceği konuyu seçerken kendi kültürel ve öznel değerlerinden (değer ilgisi) hareket etse de; analiz sürecinde bu değer yargılarından arınarak nesnel bir tutum (değer özgürlüğü) sergilemelidir. Bu bağlamda, Weber'in "anlayıcı sosyoloji" yaklaşımında bireylerin eylemlerine yükledikleri öznel anlamları, nedensel ve bilimsel bir analize dahil ederek nesnel bir açıklama zeminine taşımayı sağlayan temel kavramsal araç aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, toplumsal eylemin bilimsel analizinde eylemlerin anlaşılmasını (Verstehen) iki farklı düzeyde ele alır. 'Doğrudan gözlemsel anlama' (aktuelles Verstehen), bir eylemin dışsal olarak ne olduğunu (örneğin; birinin odun kesmesi veya bir matematik formülü yazması) kavramayı ifade eder. Ancak Weber'e göre sosyolojik analiz, bu eylemin neden yapıldığını sorgulayan 'açıklayıcı anlama' (erklärendes Verstehen) düzeyine ulaşmalıdır. Buna göre Weber’in metodolojisinde, bir toplumsal eylemi 'açıklayıcı anlama' düzeyinde kavramayı mümkün kılan temel bilimsel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Bir valilik biriminde görev yapan iki memur arasındaki diyalog şu şekildedir:
Ali: "Müdür odadayken ceketimizi ilikleyip oldukça ciddi duruyoruz ama o odadan çıkınca veya biz mesai bitimi kantine geçtiğimizde asıl kendimiz gibi davranıp rahatlayabiliyoruz."
Veli: "Çok haklısın. Ben de hareketlerimi yaparken müdürün veya genel olarak devletin benden beklediği 'ideal memur' imajını, yani toplumun genel değerlerini düşünerek kendimi kontrol ediyorum. Ancak vatandaş kapıdan girdiğinde, onun kılık kıyafetine veya hitap tarzına bakıp zihnimdeki 'yaşlı amca' veya 'acelesi olan iş adamı' gibi kalıplardan birine onu yerleştiriveriyorum; bu da süreci daha hızlı yönetmemi sağlıyor."
Bu diyalogda geçen ifadeler ile mikro-sosyolojik kavramlar eşleştirildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?