Bürokrasi Kuramları

199 soru

Soru 61Soru

Bir işletmede, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının dışsal bir sigorta şirketi tarafından zorunlu kılındığı, ancak hem üst yönetimin hem de çalışanların bu kuralları işleyişi yavaşlatan gereksiz formaliteler olarak gördüğü ve kurallara uymama konusunda sessiz bir uzlaşı içinde olduğu saptanmıştır. Alvin W. Gouldner’in bürokrasi modeline göre, kuralların her iki tarafça da meşru kabul edilmediği bu yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sahte bürokrasi

Cevap

Sahte bürokrasi
Doğru cevap olan sahte bürokrasi, kuralların dış otorite tarafından konulduğu ancak kurum içindeki tarafların (yönetici ve işçi) bu kuralları meşru görmeyerek sessizce ihlal ettiği durumdur. Bu yapıda kuralın uygulanması yönünde bir iç baskı veya motivasyon yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Kuralın kaynağını ve tarafların tutumunu analiz etme
Kural dışarıdan (sigorta şirketi) gelmiş; yönetim ve çalışanlar kuralı reddetmiş.
Gouldner'in üçlü tipolojisinde (Sahte, Temsili, Cezalandırıcı) ayrım noktası kuralın meşruiyeti ve kimin tarafından dayatıldığıdır.
2
Gouldner'in Sahte (Mock) bürokrasi tanımıyla eşleştirme
Hem yönetimin hem çalışanın kuralı meşru görmeyip uygulamadığı yapı 'Sahte' bürokrasidir.
Bu modelde kurallar sadece kağıt üzerindedir ve formaliteyi yerine getirmek için varmış gibi görünür.

Anahtar Kavram

Gouldner'in kural meşruiyetine dayalı bürokrasi sınıflandırması
Soru 62Soru

Michel Crozier'in 'Bürokratik Olay' (The Bureaucratic Phenomenon) kuramına göre, bir örgütte kuralların tam olarak belirleyemediği 'belirsizlik alanları' (areas of uncertainty) üzerinde denetim kuran 'stratejik aktörler', örgüt içindeki güç dengelerini etkileyerek aşağıdakilerden hangisine zemin hazırlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütün hatalarından ders çıkararak kendisini düzeltmesini engelleyen bir 'kısır döngü' yapısına

Cevap

Örgütün hatalarından ders çıkararak kendisini düzeltmesini engelleyen bir 'kısır döngü' yapısına
Michel Crozier'e göre bürokrasi, 'kendi hatalarından ders alarak kendisini düzeltemeyen bir örgüt' tipidir. Örgüt içindeki 'stratejik aktörler', kuralların boşluk bıraktığı 'belirsizlik alanlarını' kontrol ederek güç elde ederler. Bu aktörler, güçlerini kaybetmemek için değişime direnirler. Ortaya çıkan sorunları çözmek için daha fazla kural konulur, bu da daha fazla katılığa ve yeni belirsizlik alanlarına yol açarak sistemi bir 'kısır döngü' içine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Crozier'in temel kavramlarını analiz et.
Crozier; 'belirsizlik alanları', 'stratejik aktör' ve 'kısır döngü' kavramlarını merkeze alır.
Kuramın temel mekanizmasını anlamak için bu kavramlar arasındaki ilişki kurulmalıdır.
2
Belirsizlik alanları ve güç ilişkisini değerlendir.
Kuralların belirleyemediği alanları kontrol eden bireyler (stratejik aktörler), bu durumu bir güç kaynağı olarak kullanırlar.
Crozier'e göre bürokraside güç, belirsizliğin kontrolünden doğar.
3
Bu durumun örgütsel sonuca etkisini belirle.
Güç mücadeleleri statükoyu korur, değişime direnç gösterilir ve örgüt hatalarından ders alamaz hale gelir.
Bu süreç, sistemin sürekli yeni kurallar üretmesine ancak sorunu çözememesine (kısır döngü) yol açar.

Anahtar Kavram

Michel Crozier'in bürokratik kısır döngü ve stratejik aktör analizi

İpuçları

1
Crozier'in bürokrasi tanımında örgütün 'öğrenme' kapasitesine yaptığı vurguyu düşünün.
2
Belirsizlik alanlarını kontrol edenlerin bu durumu neden korumak isteyeceğini ve bunun değişimi nasıl engellediğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Robert Merton'un 'araçların amaca dönüşmesi' ile Crozier'in 'kısır döngü' kavramlarını karşılaştıran bir analiz yapınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 63Soru

Kamu hizmetlerinin sunumu aşamasında vatandaşla doğrudan etkileşim halinde olan personelin, kısıtlı kaynaklara rağmen yoğun iş yükü altında politikaları yerelde uygulama sürecinde sahip olduğu en temel yetki ve çalışma özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaşla kurulan iletişimde ve kuralların uygulanmasında sahip olunan geniş takdir yetkisi

Cevap

Vatandaşla kurulan iletişimde ve kuralların uygulanmasında sahip olunan geniş takdir yetkisi
Sokak düzeyi bürokrasi kuramı, hiyerarşinin alt basamaklarında bulunan ve vatandaşla doğrudan etkileşime giren kamu görevlilerinin, hizmet sunumu sırasında kuralları yorumlama ve uygulama konusunda sahip oldukları geniş takdir yetkisini vurgular. Bu takdir yetkisi, politikaların gerçekte nasıl uygulandığını belirleyen temel unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
Sokak düzeyi bürokratların tanımını hatırla.
Bu görevliler (polis, sosyal hizmet uzmanı, sağlık çalışanı vb.) hiyerarşinin alt kademesinde olup vatandaşla doğrudan temas kurarlar.
Kuramın temel çalışma alanını belirlemek için gereklidir.
2
Michael Lipsky'nin kuramındaki anahtar kavramı analiz et.
Lipsky'ye göre bu çalışanlar, kısıtlı kaynaklar ve belirsiz kurallar altında hizmet verirken 'takdir yetkisi' (discretion) kullanırlar.
Çalışanların politikayı uygulama değil, aslında yerelde üretme gücünü anlamak için kritiktir.
3
Seçenekleri bu anahtar kavram (takdir yetkisi) üzerinden değerlendir.
Sadece bir seçenek bu özerkliği ve takdir gücünü doğru bir şekilde ifade etmektedir.
Doğru sonuca ulaşmak için kuramsal eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Takdir Yetkisi (Discretion)
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

Robert Michels, modern toplumlardaki bürokratikleşme eğiliminin doğrudan doğruya demokrasiyi tehdit ettiğini savunmuştur. Michels'e göre, örgütler büyüdükçe ve karmaşıklaştıkça ortaya çıkan 'Oligarşinin Tunç Kanunu'nun (Iron Law of Oligarchy) işleyişinde, iktidarın kaçınılmaz olarak bir azınlık elinde toplanmasına yol açan 'teknik ve psikolojik' gerekçeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokrasinin, üretim araçlarını elinde bulunduran egemen sınıfın çıkarlarını korumak için tasarlanmış bir baskı aygıtı olması

Cevap

Bürokrasinin, üretim araçlarını elinde bulunduran egemen sınıfın çıkarlarını korumak için tasarlanmış bir baskı aygıtı olduğu iddiası Marksist teoriye aittir; Elitist teori (Michels) ise bu durumu sınıf çatışmasından ziyade örgütsel ve psikolojik zorunluluklara bağlar.
Doğru yanıt olan 'Bürokrasinin, üretim araçlarını elinde bulunduran egemen sınıfın çıkarlarını korumak için tasarlanmış bir baskı aygıtı olması' ifadesi, Karl Marx ve takipçilerinin geliştirdiği Marksist bürokrasi kuramının temel taşıdır. Robert Michels'in Elitist teorisi ise, iktidarın azınlık elinde toplanmasını sınıfsal çıkarlara değil; örgütün büyümesiyle gelen teknik uzmanlık ihtiyacı (teknik neden) ve kitlelerin lidere bağımlılığı ile liderlerin gücü bırakmak istememesi (psikolojik nedenler) gibi içsel faktörlere dayandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Robert Michels'in 'Oligarşinin Tunç Kanunu' tezi analiz edilir.
Bu tez, örgütlerin yapısı gereği demokrasinin imkansız olduğunu ve iktidarın her zaman bir azınlık (elit) grubun elinde toplanacağını savunur.
Teorinin temel önermesini ve odak noktasını belirlemek için gereklidir.
2
Michels'in öne sürdüğü teknik ve psikolojik gerekçeler sınıflandırılır.
Teknik: Uzmanlık ihtiyacı, hiyerarşi zorunluluğu. Psikolojik: Kitlelerin pasifliği, liderlerin güç arzusu.
Soruda istenen 'yer almaz' ifadesini bulmak için teorinin içsel mantığını anlamak gerekir.
3
Seçeneklerdeki ifadeler rakip kuramlarla karşılaştırılır.
Egemen sınıf ve üretim araçları vurgusu yapan ifadenin Marksist kökenli olduğu tespit edilir.
Elitist teori ile Marksist teori arasındaki temel ayrımı (sınıf vs. örgütsel yapı) fark etmek ayırt edici noktadır.

Anahtar Kavram

Oligarşinin Tunç Kanunu ve Elitist Bürokrasi Eleştirisi
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 65Soru

Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory), bürokrasiyi ve bürokratların davranışlarını açıklarken aşağıdaki temel varsayımlardan hangisini esas almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratların kendi kişisel faydalarını ve kurum bütçelerini maksimize etmeye çalışan rasyonel aktörler olduğu

Cevap

Bürokratların kendi kişisel faydalarını ve kurum bütçelerini maksimize etmeye çalışan rasyonel aktörler olduğu varsayımı
Kamu Tercihi Teorisi, bürokratları tıpkı bir tüketicinin fayda maksimizasyonu veya bir üreticinin kâr maksimizasyonu yapması gibi, kendi kurumlarının bütçesini ve dolaylı olarak kendi güçlerini maksimize etmeye çalışan 'rasyonel aktörler' olarak tanımlar. Bu yaklaşım, geleneksel kuramların 'tarafsız ve fedakâr bürokrat' imajını reddeder.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Teorisinin temel felsefesini hatırla.
Teori, iktisadi analiz araçlarını siyaset ve yönetim bilimine uygular.
Bürokratların davranışlarını açıklamak için rasyonel seçim modelini temel alır.
2
Bürokrat motivasyonunu tanımla.
Bürokratlar bütçe, güç ve prestij gibi kişisel ve kurumsal faydaları artırmaya odaklanır.
Niskanen'in Bütçe Maksimizasyonu modeli bu rasyonelliği açıklar.

Anahtar Kavram

Rasyonel Aktör Varsayımı ve Bütçe Maksimizasyonu

İpuçları

1
Bu teori, iktisadi (ekonomik) rasyonelliği kamu bürokrasisine uygular.
2
Bürokratın 'ideal' bir hizmetçi değil, 'kendi çıkarını' düşünen biri olduğunu hayal edin.

Daha Fazla Pratik

William Niskanen'in 'Bütçe Maksimizasyonu' modelini inceleyerek bürokratik büyüme nedenlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 66Soru

Yönetim biliminde bürokrasi kuramları çerçevesinde ele alınan; hiyerarşik bir düzende her çalışanın kendi yetersizlik düzeyine kadar yükselme eğiliminde olduğunu ve bu durumun örgütsel verimsizliğe yol açtığını savunan ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Peter İlkesi

Cevap

Hiyerarşik bir düzende çalışanların yetersizlik düzeyine kadar yükselme eğiliminde olduğunu savunan kavram Peter İlkesi'dir.
Peter İlkesi, hiyerarşik bir organizasyonda her personelin, mevcut görevindeki başarısı temel alınarak üst makama terfi ettirildiğini, ancak personelin en sonunda yeteneklerinin o pozisyonun gerekliliklerini karşılayamadığı bir 'yetersizlik düzeyine' ulaştığını belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Soruda geçen 'hiyerarşi' ve 'yetersizlik düzeyi' (level of incompetence) anahtar kelimeleri Laurence J. Peter'ın çalışmasını işaret etmektedir.
Peter İlkesi'nin temel tezi, başarılı personelin sürekli terfi alarak sonunda becerisinin yetmediği bir makamda tıkanıp kalmasıdır.
2
Seçenek Eleme
Parkinson Kanunu zaman yönetimiyle, Demir Kanun elitist yapıyla, Dilbert İlkesi ise yetersizlerin kasıtlı terfisiyle ilgilidir.
Diğer bürokratik yasalar örgütsel aksaklıkları farklı açılardan (zaman, güç dengesi, seçim hataları) ele alır.

Anahtar Kavram

Peter İlkesi ve Yetersizlik Düzeyi
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru

Gaetano Mosca, Vilfredo Pareto ve Robert Michels gibi düşünürlerin öncülüğünü yaptığı Elitist Bürokrasi Teorisi'nin temel hareket noktası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumun her zaman yöneten küçük bir azınlık (seçkinler) ve yönetilen büyük bir kitle şeklinde ikiye ayrılmasının kaçınılmaz olması

Cevap

Toplumun her zaman yöneten küçük bir azınlık ve yönetilen büyük bir kitle şeklinde ikiye ayrılmasının kaçınılmaz olması
Elitist bürokrasi kuramı, toplumların demokratik veya monarşik olmasından bağımsız olarak, yönetme gücünün her zaman iyi organize olmuş, nitelikli bir azınlık (elitler/seçkinler) tarafından kullanılacağını savunur. Mosca'nın 'Yöneten Sınıf' ve Pareto'nun 'Seçkinlerin Dolaşımı' kavramları bu 'azınlık egemenliği' gerçeği üzerine kuruludur.

Adım Adım Çözüm

1
Düşünürlerin temel kuramsal çerçevesini belirle
Mosca, Pareto ve Michels 'Elitist Teori'nin temsilcileridir.
Soruda verilen isimler kuramın sınırlarını çizmektedir.
2
Elitist teorinin merkezi tezini analiz et
Azınlığın yönetimi (oligarchy) ve iktidarın paylaşılamazlığı.
Bu teori, örgütlenme varsa elitlerin egemenliğinin de kaçınılmaz olduğunu savunur.
3
Diğer bürokrasi yaklaşımlarından ayır
Marksist (sınıf aracı) ve Weberyan (rasyonel yapı) görüşler elenir.
Elitizm, bürokrasiyi sınıfsal bir araçtan ziyade yapısal bir iktidar gerekliliği olarak görür.

Anahtar Kavram

Elitist Teori ve İktidarın Kaçınılmaz Azınlık Egemenliği

Daha Fazla Pratik

Robert Michels'in 'Oligarşinin Tunç Kanunu' kavramını ve bu kanunun demokratik süreçlerle çelişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 68Soru

Bir kamu kurumunda "Hizmet Standartları" yönergesi oluşturulurken, hem birim amirlerinin hem de memurların görüşleri alınmış ve kurallar her iki kesimin de mesleki değerleriyle örtüşecek şekilde yapılandırılmıştır. Uygulama aşamasında kuralların gerekliliği konusunda kurum genelinde tam bir mutabakat sağlanmış ve denetim mekanizmalarına gerek duyulmaksızın kurallara karşı yüksek bir uyum sergilenmiştir. Alvin Gouldner'in bürokrasi analizine göre; kuralların hem üst yönetim hem de çalışanlar tarafından meşruiyetle desteklendiği bu bürokrasi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsili bürokrasi

Cevap

Temsili bürokrasi, kuralların hem yönetim hem de çalışanlar tarafından meşru kabul edildiği ve her iki tarafın da kuralların uygulanmasını desteklediği yapı tipidir.
Alvin Gouldner'in bürokrasi modelinde 'temsili bürokrasi' (representative bureaucracy), kuralların hem yönetim hem de alt kademe çalışanlar tarafından rasyonel, gerekli ve meşru görüldüğü durumları ifade eder. Bu modelde kurallar üzerinde bir uzlaşı vardır ve çalışanlar bu kuralları kendi değerleriyle uyumlu gördükleri için içselleştirerek uygularlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kural oluşturma sürecini analiz etme
Yönetici ve çalışanların ortak katılımıyla kuralların belirlendiği saptanmıştır.
Gouldner'in modelinde kuralın kimin tarafından konduğu meşruiyeti belirleyen temel unsurdur.
2
Meşruiyet ve uyum düzeyini değerlendirme
Hem amirlerin hem memurların kuralları benimsediği ve uyumun yüksek olduğu görülmüştür.
Her iki tarafın desteği, Gouldner'in tipolojisindeki belirleyici ayrım noktasıdır.
3
Tipoloji ile eşleştirme yapma
Tanımlanan özellikler 'temsili bürokrasi' kavramıyla örtüşmektedir.
Meşruiyetin çift taraflı olduğu tek model budur.

Anahtar Kavram

Gouldner'in Bürokratik Kurallar Tipolojisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 69Soru

Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory), bürokrasiyi incelerken 'metodolojik bireyselcilik' ve 'rasyonel aktör' varsayımlarından hareket eder. Bu kuramsal perspektif çerçevesinde, William Niskanen’in 'Bütçe Maksimizasyonu Modeli' ile Anthony Downs’ın bürokrat tipolojisi arasındaki ilişkiyi ve bu yaklaşımın bürokratik çıktıya dair temel öngörüsünü aşağıdakilerden hangisi en doğru şekilde ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratların kendi öz-çıkarlarını (güç, prestij, gelir) maksimize etme güdüsüyle hareket ettikleri; Niskanen'in bütçe hacmini genişletme tezi ile Downs'ın 'tırmanıcılar' (climbers) olarak nitelediği aktörlerin kurumsal büyümeyi bireysel kariyer basamağı olarak kullanmalarının kamuda aşırı üretime yol açtığı savı.

Cevap

Bürokratların kendi öz-çıkarlarını maksimize etme güdüsüyle hareket ettikleri; Niskanen'in bütçe maksimizasyonu ve Downs'ın tırmanıcılar tipolojisinin aşırı üretime yol açtığı savı doğrudur.
Kamu Tercihi Teorisi, bürokratları kendi fayda fonksiyonlarını (maaş, prestij, güç, yönetim kolaylığı) maksimize etmeye çalışan rasyonel aktörler olarak görür. William Niskanen'e göre bu fayda faktörleri bütçe hacmiyle doğrudan ilişkilidir; dolayısıyla bürokratlar her zaman daha büyük bütçe talep ederler. Anthony Downs ise bu motivasyonları tiplere ayırmış, 'tırmanıcılar'ın bu süreci en aktif yürüten kesim olduğunu belirtmiştir. Bu durum, kaynakların toplumsal açıdan optimal olan seviyenin üzerinde tüketilmesine (aşırı üretim) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Teorisi'nin (KTT) temel varsayımını analiz etme.
KTT, bürokratların 'kamu yararı' yerine 'kendi çıkarlarını' (homo economicus) maksimize ettiğini varsayar.
Bürokratik davranışın itici gücünü anlamak için metodolojik bireyselcilikten hareket edilir.
2
William Niskanen'in modelini inceleme.
Niskanen, bürokratların güç ve statü için 'bütçe maksimizasyonu' yaptığını ve sponsorlarla (meclis) 'iki taraflı tekel' ilişkisi içinde olduklarını belirtir.
Bürokrasinin neden verimsiz ve olması gerekenden büyük olduğunu açıklayan temel modeldir.
3
Anthony Downs'ın tipolojisiyle ilişkilendirme.
Downs'ın 'tırmanıcılar'ı (climbers), bütçe ve güç artışını kariyerleri için bir fırsat olarak görürler.
Bireysel motivasyonların kurumsal sonuçlara (genişleme) nasıl dönüştüğünü gösterir.
4
Kuramsal sonucu belirleme.
Bu rasyonel davranışlar toplamda toplumsal faydanın maliyete eşitlendiği (optimalin sağında) bir 'aşırı üretim' noktasına yol açar.
KTT'nin bürokrasiye yönelik temel eleştirisi kaynak israfı ve tahsis verimsizliğidir.

Anahtar Kavram

Niskanen'in Bütçe Maksimizasyonu ve Rasyonel Bürokrat Davranışı
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 70Soru

Michael Lipsky’nin "Sokak Düzeyi Bürokrasi" yaklaşımında, kamu hizmeti sunan alt kademe görevlilerin sadece birer uygulayıcı değil, aynı zamanda fiili birer "politika belirleyici" oldukları savunulmaktadır. Lipsky’ye göre, bu görevlilerin hiyerarşik denetimin ötesine geçerek politikayı kendi kararlarıyla yeniden üretmelerine imkan tanıyan temel yapısal dinamik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet sunulan durumların kendine has karmaşıklığı ve öngörülemezliği nedeniyle, merkezi kuralların her duruma uyarlanabilmesinin imkansızlığı sonucunda doğan kaçınılmaz takdir yetkisi

Cevap

Hizmet sunulan durumların karmaşıklığı ve kuralların yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan kaçınılmaz takdir yetkisi
Doğru yanıt olan seçenek, Lipsky'nin kuramının merkezindeki 'kaçınılmaz takdir yetkisi' kavramına dayanmaktadır. Sokak düzeyi bürokratlar, insanların karmaşık ve standartlaştırılamayan sorunlarıyla ilgilendikleri için, üst makamların koyduğu genel kurallar her zaman yetersiz kalır. Ayrıca kaynak kıtlığı (zaman, personel, bütçe) altında çalışan bürokrat, hangi vatandaşa ne kadar ilgi göstereceğine karar verirken aslında kamu politikasını o an yeniden yazmaktadır. Bu durum hiyerarşik denetimin teknik olarak imkansızlaştığı bir alan yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Sokak düzeyi bürokratın (öğretmen, polis, sosyal hizmet uzmanı) çalışma ortamını analiz et
Bu görevliler, her biri farklı ihtiyaçlara sahip insanlarla (vatandaşlarla) doğrudan temas halindedir.
İşin doğasındaki belirsizliği anlamak için gereklidir.
2
Merkezi yönetimin koyduğu kuralların sahaya etkisini değerlendir
Kurallar ne kadar ayrıntılı olursa olsun, sahadaki her bir vakayı kapsayamaz.
Kuralların sınırlılığını tespit etmek için gereklidir.
3
Bürokratın bu kurumsal boşlukta nasıl davrandığını belirle
Bürokrat, kuralın eksik kaldığı yerde kendi takdir yetkisini (discretion) kullanır ve rutinler geliştirir.
Politika belirleme gücünün kaynağını bulmak için gereklidir.
4
Sonucu kuramsal çerçeveye bağla
Bu rutinler ve kararlar, vatandaşın aldığı hizmetin gerçek niteliğini belirlediği için bürokrat fiilen politikayı üreten kişi haline gelir.
Lipsky'nin temel tezini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kaçınılmaz Takdir Yetkisi (Inherent Discretion)

Daha Fazla Pratik

Sokak düzeyi bürokratların kısıtlı kaynaklar altında geliştirdikleri 'başa çıkma mekanizmaları' (coping mechanisms) konusuna çalışarak, kuramın uygulama sonuçlarını daha iyi kavrayabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru

Robert K. Merton'un bürokrasi analizine göre; personelin kurallara ve usullere sıkı sıkıya bağlı kalacak şekilde eğitilmesi, memurların değişen koşullar karşısında esneklik gösterememelerine ve geçmişte edindikleri uzmanlıkların yeni sorunlar karşısında birer engele dönüşmesine yol açmaktadır. Bu durum Merton tarafından aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitilmiş yetersizlik

Cevap

Eğitilmiş yetersizlik
Doğru yanıt olan eğitilmiş yetersizlik kavramı, Robert K. Merton tarafından bürokrasinin 'beklenmeyen sonuçlarından' biri olarak tanımlanmıştır. Merton'a göre bürokrasi, kurallara uymayı o kadar güçlü bir şekilde öğretir ki, memurlar değişen koşullara uyum sağlama yeteneğini kaybeder ve geçmişteki uzmanlıkları yeni şartlarda birer engel halini alır.

Adım Adım Çözüm

1
Merton'un bürokratik yapıya yönelik eleştirel yaklaşımını değerlendirmek.
Merton'un, Weber'in rasyonel modelinin aksine bürokrasinin olumsuz yan çıktılarını (disfonksiyonlarını) incelediği görülür.
Soruda bahsedilen esneklik kaybı ve uzmanlığın engele dönüşmesi Merton'un disfonksiyon analizinin bir parçasıdır.
2
Bürokratik eğitimin personelde yarattığı katılık durumuna karşılık gelen kavramı belirlemek.
Geçmişteki eğitim ve alışkanlıkların yeni durumlarda yetersiz kalması 'eğitilmiş yetersizlik' (trained incapacity) olarak saptanır.
Bu kavram, personelin kurallara aşırı uyumu sonucunda muhakeme yeteneğini kaybederek mekanikleşmesini doğrudan ifade eder.

Anahtar Kavram

Eğitilmiş Yetersizlik (Trained Incapacity)
Tahmini Süre:45s
Soru 72Soru

Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory), bürokrasiyi analiz ederken bürokratların da tıpkı piyasadaki bireyler gibi kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışan rasyonel aktörler olduğunu varsayar.

Bu yaklaşım çerçevesinde William Niskanen tarafından geliştirilen modelde, bir bürokratın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönettiği kurumun veya birimin bütçesini maksimize etmek

Cevap

Yönettiği kurumun veya birimin bütçesini maksimize etmek
William Niskanen'e göre bürokratlar, rasyonel bireyler olarak kendi güçlerini, prestijlerini, maaşlarını ve kontrol ettikleri kaynakları artırmak isterler. Tüm bu unsurlar, kurumun toplam bütçesinin büyüklüğü ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle bürokratın temel hedefi, yönettiği birimin bütçesini mümkün olan en üst seviyeye çıkarmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuramsal Çerçeveyi Belirleme
Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory) varsayımları hatırlandı.
Teori, bürokratları 'rasyonel ve öz-çıkar peşinde koşan' bireyler olarak tanımlar.
2
Düşünür ve Model Eşleştirmesi
William Niskanen'in 'Bütçe Maksimizasyonu Modeli' tespit edildi.
Niskanen, bürokratların güç, prestij ve gelirlerini artırmak için bütçeyi büyütmeyi temel amaç edindiklerini savunur.
3
Diğer Yaklaşımlarla Karşılaştırma
Weberyan kamu yararı ve klasik verimlilik odaklı seçenekler elendi.
Bu hedefler teorinin 'rasyonel aktör' varsayımıyla çelişir.

Anahtar Kavram

Bütçe Maksimizasyonu Modeli (William Niskanen)

Daha Fazla Pratik

Anthony Downs'un bürokrat tiplerini (tırmanıcılar, korumacılar vb.) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 73Soru

Alvin W. Gouldner, bürokrasi analizinde kuralların sadece teknik birer gereklilik olmadığını, aynı zamanda bir 'perdeleme' (screening) işlevi görerek kişisel otorite kullanımının yaratacağı gerginliği azalttığını savunur. Ancak kuralların bu işlevini yitirerek sadece yönetimin disiplin tesis etmek amacıyla kullandığı bir araca dönüştüğü durumda, kurumsal yapı değişime uğrar. Gouldner'in modeline göre, müsamaha kalıplarının (indulgency patterns) daraldığı ve kuralların ihlali durumunda taraflar arasındaki güç ilişkilerinin en belirgin ve çatışmacı halini aldığı bürokrasi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cezalandırıcı Bürokrasi

Cevap

Cezalandırıcı Bürokrasi
Cezalandırıcı bürokrasi, kuralların taraflardan yalnızca biri (genellikle yönetim) tarafından dayatıldığı, diğer tarafın ise bu kuralları meşru görmeyerek direndiği bir modeldir. Bu yapıda, kuralların yönetici ile çalışan arasındaki gerginliği azaltan 'perdeleme' (yüz yüze gelmeyi engelleme) işlevi kaybolur; kurallar doğrudan bir ceza ve disiplin aracına dönüştüğü için güç ilişkileri son derece görünür ve çatışmacı bir hal alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuralların meşruiyet kaynağını analiz etme
Yalnızca yönetimin kuralları desteklediği, çalışanların ise direnç gösterdiği bir yapı saptanmıştır.
Gouldner'e göre bürokrasi tipleri, tarafların kurallara verdiği destekle belirlenir.
2
Müsamaha kalıplarının (indulgency patterns) etkisini değerlendirme
Müsamaha kalıplarının daralması, esnekliğin kaybolması ve denetimin sıkılaşması anlamına gelir.
Cezalandırıcı bürokrasiye geçişin temel tetikleyicisi, yönetimin gayriresmi esneklikleri ortadan kaldırmasıdır.
3
Perdeleme işlevi ve güç ilişkileri bağlantısını kurma
Kuralların 'gizleyici' rolü biter ve otorite çıplak bir ceza aracına dönüşür.
Cezalandırıcı bürokrasinin en ayırıcı özelliği, güç ilişkilerinin ve hiyerarşik gerilimin görünürlüğünün artmasıdır.

Anahtar Kavram

Gouldner'in Cezalandırıcı Bürokrasi ve Güç İlişkilerinin Görünürlüğü Paradoksu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 74Soru

Kamu yönetimi ve bürokrasi kuramları çerçevesinde; liyakat sisteminin hiyerarşik yapılardaki işleyişi analiz edildiğinde, bireylerin yetkin oldukları pozisyonlarda gösterdikleri başarı nedeniyle sürekli terfi ettirildikleri, ancak en nihayetinde becerilerinin o pozisyonun gereklerini karşılayamadığı bir makama ulaştıklarında terfi süreçlerinin durduğu ve orada 'yetersiz' bir şekilde çalışmaya devam ettikleri gözlemlenmektedir. Örgütsel verimliliği olumsuz etkileyen bu 'terfi paradoksu' aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Peter İlkesi

Cevap

Peter İlkesi
Doğru cevap olan ilkeye göre; çalışanlar yetkin oldukları her kademede başarılı bulundukları için terfi ettirilirler. Ancak bu süreç, çalışanın o işin gereklerini yerine getiremediği bir makama gelene kadar devam eder. Sonuçta hiyerarşik basamakların üst noktaları, o iş için yetersiz olan kişiler tarafından işgal edilmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütsel terfi mekanizmasını analiz etme
Liyakat sisteminde başarının terfi ile ödüllendirildiği saptanmıştır.
Soruda belirtilen sürecin başlangıç noktasını anlamak için gereklidir.
2
Terfi sürecinin durma noktasını (doyum noktasını) belirleme
Çalışan, artık becerilerinin yetmediği pozisyona (yetersizlik düzeyi) ulaştığında yükselmenin durduğu tespit edilmiştir.
Peter İlkesi'nin temel ayırt edici unsurunu (yetersizlik düzeyine ulaşma) tanımlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Hiyerarşik yapılarda her çalışanın kendi yetersizlik düzeyine kadar yükselme eğilimi göstermesi.
Tahmini Süre:55s
Soru 75Soru

Karl Marx, Hegel’in bürokrasiyi sivil toplumun parçalanmış tikel çıkarları ile devletin genel çıkarları arasında arabuluculuk yapan bir "evrensel sınıf" olarak tanımlamasını sert bir şekilde eleştirir. Marx’a göre bürokrasi, devletin genel amaçlarını bürokratların kendi "özel mülkiyeti" haline getirdiği, topluma karşı kapalı bir yapı arz eder.

Marx’ın bu analizine göre, bürokrasinin kendi varlığını toplumdan yalıtmak, hiyerarşik otoritesini pekiştirmek ve dış dünyaya karşı bir "kapalı cemiyet" (korporasyon) gibi hareket etmek için kullandığı, bürokrasinin "biçimsel ruhu" olarak nitelendirilen temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratik "sır" ve hiyerarşik disiplinin korunması

Cevap

Bürokratik sır ve hiyerarşinin korunması
Karl Marx, 'Hegel’in Hak Felsefesinin Eleştirisi' adlı eserinde bürokrasinin genel ruhunun 'sır' olduğunu vurgular. Marx’a göre bürokrasi, hiyerarşik yapısı sayesinde bilgiyi tekelleştirir ve devlet işlerini halktan gizleyerek kendi 'özel mülkiyeti' haline getirir. Hiyerarşi bürokrasinin iç disiplinini, 'sır' ise dış dünyaya karşı korporatif (kapalı cemiyet) karakterini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Marx'ın Hegel eleştirisindeki temel argümanı hatırla.
Marx, Hegel'in 'evrensel sınıf' tanımını reddeder; bürokrasiyi devletin sivil toplum üzerindeki asalak bir yapısı ve yöneten sınıfın aracı olarak görür.
Sorunun kuramsal zeminini belirlemek için gereklidir.
2
Bürokrasinin içsel işleyiş mekanizmasını analiz et.
Marx, bürokrasinin kendi amaçlarını devletin amacıymış gibi sunduğunu ve bu süreçte hiyerarşiyi bir bilgi tekeli olarak kullandığını belirtir.
Bürokrasinin topluma karşı nasıl bir güç devşirdiğini anlamak için gereklidir.
3
"Sır" ve "Kapalı Cemiyet" kavramlarını ilişkilendir.
Marx'a göre bürokrasi, dış dünyaya karşı bilgisini ve işlemlerini bir 'sır' (mystery/Geheimnis) olarak koruyarak kendi otoritesini sağlar.
Marx'ın metinlerindeki spesifik teknik terime ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Marx'ın Bürokrasi Eleştirisi ve Bürokratik Sır

Daha Fazla Pratik

Marx'ın bürokrasiyi neden 'devletin biçimsel ruhu' olarak adlandırdığını araştırarak kavramsal derinliğinizi artırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru

Hiyerarşik bir organizasyonda, her pozisyon o pozisyonun gerektirdiği görevleri yerine getirmekte yetersiz olan bir çalışan tarafından doldurulma eğilimindedir. Bu durum, personelin başarılı olduğu sürece ödüllendirilerek terfi ettirilmesinin, başarısız olduğu noktada ise terfisinin durmasının doğal bir sonucudur. Laurence J. Peter'ın bu kuramsal yaklaşımına göre, örgütlerin 'yetersizlik düzeyi' (final placement) ile karşı karşıya kalmasının temel hiyerarşik dinamiği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin yetkin olduğu her basamakta terfi alarak sonunda performans gösteremediği basamakta takılı kalması

Cevap

Bireyin yetkin olduğu sürece terfi alması ancak başarısız olduğu noktada (yetersizlik düzeyi) terfisinin durarak o pozisyonda kalması
Peter İlkesi'ne göre, bir hiyerarşide her çalışan kendi yetersizlik düzeyine kadar yükselme eğilimi gösterir. Bu durum, liyakat sisteminin doğal bir paradoksudur: Bir kişi alt makamda başarılı olduğu için terfi ettirilir, ancak ulaştığı yeni makamda başarılı olup olmayacağına bakılmaz. Kişi başarılı olduğu sürece terfi alır, başarısız olduğu (yetersiz kaldığı) makama ulaştığında ise orada çakılı kalır. Dolayısıyla kurumdaki pozisyonlar zamanla o pozisyon için yetersiz olan kişilerle dolar.

Adım Adım Çözüm

1
Terfi mekanizmasının temelini analiz etme
Liyakat sistemlerinde çalışanlar başarılı oldukları sürece bir üst basamağa terfi ettirilirler.
Peter İlkesi'nin başlangıç noktası başarıya dayalı terfi sürecidir.
2
Terfi sürecinin durma noktasını belirleme
Çalışan, artık başarılı olamadığı (görev gereklerini karşılayamadığı) bir pozisyona ulaştığında terfi süreci durur.
Bir üst makam için gereken yeterliliğe sahip olmayan kişi artık terfi alamaz.
3
Organizasyonel sonucu saptama
Çalışan başarısız olduğu bu son makamda (yetersizlik düzeyi) kalmaya devam eder, bu da hiyerarşinin verimsizleşmesine yol açar.
Peter İlkesi'ne göre hiyerarşideki her makam zamanla o işe uygun olmayan kişilerce doldurulur.

Anahtar Kavram

Peter İlkesi ve Yetersizlik Düzeyi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 77Soru

Michael Lipsky tarafından geliştirilen 'Sokak Düzeyi Bürokrasi' yaklaşımı, kamu hizmetlerinin sunumu sırasında vatandaşla doğrudan temas kuran alt kademe görevlilerin kamu politikası üzerindeki etkisine odaklanmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sokak düzeyi bürokratların çalışma ortamı ve davranışlarını belirleyen temel özelliklerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süreçlerin merkezi yönetim tarafından yukarıdan aşağıya tam denetimle yönetilmesi

Cevap

Süreçlerin merkezi yönetim tarafından yukarıdan aşağıya tam denetimle yönetilmesi
Sokak düzeyi bürokrasi yaklaşımı, kamu politikalarının sadece merkezi birimlerde tasarlanan metinlerden ibaret olmadığını; asıl politikanın, kısıtlı kaynaklara sahip alt kademe çalışanların kullandığı geniş takdir yetkisiyle uygulama aşamasında oluştuğunu savunur. Dolayısıyla süreçlerin merkezi yönetim tarafından 'yukarıdan aşağıya tam denetimle' yönetilmesi, bu kuramın temel tezi olan 'uygulayıcı özerkliği' ile doğrudan çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımı
Sokak düzeyi bürokratların (polis, öğretmen vb.) vatandaşla doğrudan temas kuran ve kısıtlı kaynaklarla çalışan kişiler olduğu belirlenir.
Kuramın temel öznelerini ve çalışma şartlarını tanımlamak için gereklidir.
2
Özellik Analizi
Bu görevlilerin geniş bir takdir yetkisine (takdir hakkı) sahip olduğu ve merkezi hiyerarşinin denetiminden görece uzak kaldığı hatırlanır.
Lipsky'nin vurguladığı 'özerklik' unsurunu teyit etmek için yapılır.
3
Karşılaştırma
Yukarıdan aşağıya (top-down) tam denetim anlayışının, sokak düzeyi bürokrasinin 'politikayı uygulama aşamasında üretme' mantığıyla çeliştiği görülür.
Yanlış olan seçeneği metodolojik olarak ayırmak için kullanılır.

Anahtar Kavram

Sokak Düzeyi Bürokrasi ve Takdir Yetkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 78Soru

Robert Michels, 'Oligarşinin Tunç Kanunu' (Iron Law of Oligarchy) teziyle, en demokratik ideallerle kurulan örgütlerin bile zamanla yöneten ve yönetilen şeklinde ikiye ayrılmasının kaçınılmaz olduğunu savunmuştur. Bu yaklaşıma göre bürokratikleşme; sınıfsal bir tercihin veya rasyonel bir tercihin ötesinde, örgütlenmenin kendi doğasından kaynaklanan yapısal bir sonuçtur.

Buna göre, elitist teorinin bürokrasi yaklaşımını Marksist bürokrasi analizinden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratikleşmeyi, mülkiyet ve sınıf ilişkilerinden bağımsız, her türlü büyük ölçekli örgütlenmenin teknik ve psikolojik bir zorunluluğu olarak görmesi.

Cevap

Bürokratikleşmeyi toplumsal sınıf çatışmalarından veya mülkiyet yapısından bağımsız, büyük ölçekli örgütlenmenin (teknik uzmanlık ihtiyacı ve kitle psikolojisi nedeniyle) kaçınılmaz bir yapısal zorunluluğu olarak değerlendiren seçenek doğrudur.
Elitist teori, özellikle Robert Michels aracılığıyla, bürokratikleşmeyi demokratik bir yapının veya sınıfsal bir çıkarın sonucu olarak değil, 'örgütlenmenin doğası' olarak açıklar. Michels'e göre büyük ölçekli örgütlerde işlerin yürütülmesi için gereken teknik uzmanlık, hiyerarşiyi ve liderliğin profesyonelleşmesini zorunlu kılar. Bu durum, mülkiyet ilişkilerinden bağımsız olarak yöneten bir azınlığın oluşmasına (oligarşi) yol açar. Marksizm ise bürokrasiyi üretim araçlarına sahip olan sınıfın bir aygıtı olarak gördüğü için, sınıfsız toplumda bürokrasinin sönümleneceğini savunur; oysa elitistler bürokrasinin her sistemde kaçınılmaz olduğunu savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Elitist teorinin (Mosca, Pareto, Michels) temel önermesini belirle.
İktidar her zaman örgütlü bir azınlığın (elitlerin) elindedir ve bu kaçınılmazdır.
Teorinin ana çerçevesini çizmek için gereklidir.
2
Robert Michels'in 'Oligarşinin Tunç Kanunu' kavramını analiz et.
Örgütlenme = Oligarşi. Büyük ölçekli yapılar uzmanlık gerektirir, bu da profesyonel yöneticileri ve kitlelerin onlara bağımlılığını doğurur.
Sorudaki spesifik düşünürün mantığını anlamak için gereklidir.
3
Marksist yaklaşım ile karşılaştırma yap.
Marksizm bürokrasiyi 'sınıfsal bir araç' (dışsal faktör) olarak görürken, Elitizm bürokrasiyi 'örgütsel bir zorunluluk' (içsel faktör) olarak görür.
Soruda istenen temel ayrımı saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Oligarşinin Tunç Kanunu ve Örgütsel Kaçınılmazlık

Daha Fazla Pratik

Robert Michels'in tezini, Gaetano Mosca'nın 'Yöneten Sınıf' ve Vilfredo Pareto'nun 'Seçkinlerin Dolaşımı' kavramlarıyla karşılaştırarak elitist teorinin bütünsel yapısını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 79Soru

Hiyerarşik bir örgüt yapısında 'her çalışanın kendi yetersizlik düzeyine kadar yükselme eğiliminde olduğunu' savunan Peter İlkesi (Peter Principle) bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde; bu tür bir organizasyonda asıl üretkenliğin sağlanması ve 'gerçek işlerin' yürütülmesi hususunda kuramın öngördüğü temel çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşler, henüz kendi yetersizlik düzeyine (level of incompetence) ulaşmamış olan ve mevcut pozisyonunda yetkinlik gösteren çalışanlar tarafından yerine getirilir.

Cevap

Peter İlkesi'ne göre hiyerarşik yapılarda işler, henüz kendi yetersizlik düzeyine ulaşmamış ve mevcut görevinde yetkin olan çalışanlar tarafından gerçekleştirilir.
Laurence J. Peter'ın 1969 yılında formüle ettiği teoriye göre, bir hiyerarşide her çalışan yetkin olduğu sürece yükselir. Ancak bir noktada, önceki görevindeki yetkinliği yeni görevindeki başarısını garanti etmez ve kişi artık başarılı olamadığı bir 'yetersizlik düzeyine' (level of incompetence) ulaşır. Peter'ın ünlü çıkarımına göre, 'Zamanla her makam, o görevi yerine getirmede yetersiz bir çalışan tarafından doldurulma eğilimindedir.' Bu durumun doğal sonucu olarak örgütsel faaliyetler ve gerçek işler, henüz bu 'tavan' noktasına çarpmamış ve mevcut işinde yetkin olan personelce yürütülür.

Adım Adım Çözüm

1
Peter İlkesi'nin temel önermesini analiz et.
Her çalışan, başarılı olduğu sürece terfi eder; ancak bu süreç çalışanın artık başarılı olamadığı 'yetersizlik düzeyine' ulaşmasıyla durur.
Kuramın mantığını anlamak için terfi mekanizmasının nihai sonucunu belirlemek gerekir.
2
Örgütsel verimlilik ve işin yürütülmesi arasındaki ilişkiyi kur.
Hiyerarşideki çoğu makam zamanla yetersiz kişilerce işgal edileceği için, işlerin aksamaması ancak henüz o düzeye varmayanlarla mümkündür.
Kuramın 'gerçek işi kim yapar?' sorusuna verdiği spesifik cevabı türetmek gerekir.
3
Diğer bürokratik kuramlarla (Parkinson, Dilbert) ayrımı yap.
Parkinson zamanın kullanımına, Dilbert ise yetersizlerin korunmasına odaklanırken; Peter terfi paradoksuna odaklanır.
Kavramsal karmaşayı önlemek ve doğru kuramsal çerçeveyi netleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Peter İlkesi ve Yetersizlik Düzeyi Paradoksu

Daha Fazla Pratik

Peter İlkesi'nin bir sonucu olan 'Peter'ın Plateau'su' (Peter'ın Platosu) kavramını inceleyerek, personelin neden belli bir makamda çakılı kaldığını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 80Soru

Temsili bürokrasi yaklaşımının gelişiminde önemli bir yere sahip olan Frederick Mosher, bürokrasinin toplumsal yapıyı demografik olarak yansıtmasının (pasif temsil), kamu politikalarının bu grupların lehine şekillenmesiyle (aktif temsil) her zaman sonuçlanmamasının temel nedenini bireyin kurum içindeki deneyimlerine dayandırmaktadır.

Buna göre Mosher'ın kuramında; bürokratların kendi sosyal gruplarının değerlerinden uzaklaşarak kurumun yerleşik kültürünü benimsemelerini ve bu durumun temsil işlevini zayıflatmasını ifade eden temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütsel sosyalleşmenin bireyin sosyal kökeninden gelen değer yargılarını kurumsal normlar lehine baskılaması

Cevap

Örgütsel sosyalleşmenin bireyin sosyal kökeninden gelen değer yargılarını kurumsal normlar lehine baskılaması
Doğru seçenek, Frederick Mosher'ın kuramındaki en kritik uyarıyı yansıtmaktadır. Temsili bürokrasi kuramına göre, bir bürokratın geldiği sosyal sınıf veya etnik grup, onun kamu politikası kararlarını etkilemelidir (aktif temsil). Ancak Mosher, kurumların 'sosyalleştirme' gücünün çok yüksek olduğunu; bürokratın kuruma girdiğinde kurumun normlarını, jargonunu ve değerlerini benimseyerek kendi toplumsal kimliğini bir kenara bıraktığını savunur. Bu durum, pasif temsil sağlansa bile aktif temsilin neden gerçekleşmediğini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Temsili bürokrasi kuramındaki pasif ve aktif temsil ayrımını analiz et.
Pasif temsil demografik aynalık, aktif temsil ise bu aynalığın politika çıktılarına (sorumluluk/duyarlılık) dönüşmesidir.
Kuramın temel mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Frederick Mosher'ın 'Democracy and the Public Service' çalışmasındaki temel eleştirisini hatırla.
Mosher, bireylerin kuruma girdikten sonra kurumun değerlerini benimsediğini ve sosyal kökenlerinden koptuğunu savunur.
Soru kökündeki temel engelin ismini belirlemek için gereklidir.
3
Bu sürecin kuramsal karşılığını seçeneklerde ara.
Bu süreç 'örgütsel sosyalleşme' (organizational socialization) olarak adlandırılır.
Teorik kavramı doğru seçenekle eşleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Örgütsel Sosyalleşme ve Temsil Engeli
ÖncekiSayfa 4 / 10Sonraki
Bürokrasi Kuramları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 4 | Examkin