Uluslararası Sorumluluk

277 soru

Soru 81Soru

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü uyarınca, bireylerin uluslararası suçlardan doğan cezai sorumluluğuna ilişkin temel kurallar göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme, suçun işlendiği sırada 18 yaşın altında olan kişiler üzerinde yargı yetkisine sahip değildir.

Cevap

Mahkemenin, suçun işlendiği sırada 18 yaşın altında olan kişiler üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını belirten seçenek doğrudur.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 26. maddesi uyarınca, Mahkeme’nin suçun işlendiği sırada 18 yaşın altında olan kişiler üzerinde yargı yetkisi bulunmamaktadır. Bu kural, Statü kapsamında cezai sorumluluğun başlayabilmesi için getirilen kesin bir alt yaş sınırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Roma Statüsü'nün 'kişi bakımından yetki' (ratione personae) kurallarını inceleyin.
Mahkemenin sadece gerçek kişiler üzerinde yetkili olduğu ve belirli bir yaş sınırı öngördüğü tespit edilir.
Uluslararası ceza hukukunda bireysel sorumluluğun sınırlarını belirlemek için temel kuralların bilinmesi gerekir.
2
Statü'nün 26. maddesinde yer alan yaş sınırını kontrol edin.
Mahkemenin, suçun işlendiği tarihte 18 yaşını doldurmamış kişiler üzerinde yargı yetkisi olmadığı görülür.
Bu madde, çocuk askerlerin korunması ve cezai ehliyetin uluslararası standartlara bağlanması amacıyla getirilmiştir.
3
Diğer seçeneklerde yer alan resmi sıfat (madde 27), komuta sorumluluğu (madde 28) ve üstün emri (madde 33) gibi ilkeleri değerlendirerek yanlış beyanları eleyin.
Bağışıklıkların tanınmadığı, komutanların sorumlu olabileceği ve emir kul olmanın soykırımda mazeret sayılmayacağı bilgisiyle doğru şık teyit edilir.
Seçenekler arasındaki temel hukuki kavramların ayırt edilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Roma Statüsü Kişi Bakımından Yargı Yetkisi ve Yaş Sınırı
Tahmini Süre:45s
Soru 82Soru

AA Devleti vatandaşı olan Bay TT, BB Devleti'nde yürüttüğü ticari faaliyetler sırasında bu devletin makamlarının hukuka aykırı işlemleri nedeniyle şahsi bir zarara uğramıştır. Uluslararası hukuk kuralları ve Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri uyarınca, AA Devleti'nin Bay TT adına diplomatik koruma yoluna başvurabilmesi için Bay TT'nin öncelikle yerine getirmesi gereken temel ön şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BB Devleti'ndeki yetkili idari ve yargısal yolların tamamını tüketmiş olması

Cevap

Bay T'nin diplomatik korumadan yararlanabilmesi için öncelikle B Devleti'ndeki tüm iç hukuk yollarını tüketmiş olması gerekmektedir.
Uluslararası hukukta genel kabul gören kural uyarınca, bir devletin vatandaşı yabancı bir ülkede zarara uğradığında, o devletin diplomatik koruma yoluna başvurabilmesi için 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' (exhaustion of local remedies) gerekir. Bu kural, haksız fiili işlediği iddia edilen devlete, uluslararası düzeye taşınmadan önce sorunu kendi hukuk sistemi içinde çözme imkanı verir.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin yabancı bir devlette zarara uğraması durumunu analiz et.
Bay T, B Devleti'nde hukuka aykırı bir işlemle zarara uğramıştır.
Diplomatik koruma mekanizmasının tetiklenmesi için bir 'uluslararası haksız fiil' ve 'zarar' gereklidir.
2
Diplomatik korumanın şartlarını (admissibility of claims) gözden geçir.
Tabiiyet bağı ve iç hukuk yollarının tüketilmesi şartları tespit edilmiştir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2006 tarihli Taslak Maddeleri bu iki temel şartı öngörür.
3
Öncelikli eylemi belirle.
B Devleti'ndeki yerel makamlara başvurulmalıdır.
İç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı, devletin uluslararası düzeyde sorumlu tutulmadan önce kendi hukuk sistemi içinde zararı giderme fırsatına sahip olmasını sağlar.

Anahtar Kavram

İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi (Exhaustion of Local Remedies)
Tahmini Süre:45s
Soru 83Soru

Uluslararası hukukta devletin sorumluluğunu düzenleyen genel rejim (tali kurallar) çerçevesinde, bir "uluslararası haksız fiilin" mevcudiyeti için aranan iki temel kurucu unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranışın devlete isnat edilebilirliği ve uluslararası bir yükümlülüğün ihlali

Cevap

Davranışın devlete isnat edilebilirliği ve uluslararası bir yükümlülüğün ihlali
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli Taslak Maddeleri uyarınca, bir devletin uluslararası haksız fiili iki unsurdan oluşur: Birincisi, davranışın uluslararası hukuk gereğince o devlete isnat edilebilir olması (öznel unsur); ikincisi, bu davranışın devletin uluslararası bir yükümlülüğünü ihlal etmesidir (nesnel unsur).

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası sorumluluğun temel rejimini belirle.
Sorumluluk, birincil kuralların ihlali durumunda devreye giren 'tali kurallar' (secondary rules) üzerine inşa edilmiştir.
ILC 2001 Taslak Maddeleri bu alandaki temel referans metindir.
2
Kurucu unsurları tespit et.
İki ana unsur vardır: Öznel unsur (isnad edilebilirlik) ve nesnel unsur (yükümlülük ihlali).
Bu iki unsurun birleşmesi haksız fiili oluşturur.
3
Zarar ve kusur şartlarını kontrol et.
Zarar ve kusur, ilgili birincil kuralda özel olarak belirtilmedikçe genel haksız fiil rejiminin zorunlu unsuru değildir.
Uluslararası hukukta devletin sorumluluğu kural olarak nesneldir.

Anahtar Kavram

Haksız Fiilin Kurucu Unsurları (İsnadiyet ve İhlal)
Tahmini Süre:45s
Soru 84Soru

Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları (DARIO) uyarınca, bir fiilin uluslararası bir örgüte atfedilebilmesi (isnadiyeti) için belirli hukuki kriterlerin varlığı aranır. Buna göre, aşağıdaki durumların hangisinde bir fiilin uluslararası örgüte atfedilmesi mümkün değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgüt organının veya ajanının, fiili gerçekleştirirken tamamen özel veya şahsi bir kapasiteyle hareket etmiş olması

Cevap

Örgüt organının veya ajanının, fiili gerçekleştirirken tamamen özel veya şahsi bir kapasiteyle hareket etmiş olması durumunda fiil örgüte atfedilemez.
Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları (DARIO) uyarınca, bir fiilin örgüte isnat edilebilmesi için eylemi gerçekleştiren organ veya ajanın 'resmi kapasitesi' (official capacity) dahilinde hareket etmesi şarttır. Bir görevlinin görev alanı dışındaki tamamen özel veya şahsi eylemleri, örgütün uluslararası hukuk kişiliğine bağlanamaz ve örgütün sorumluluğunu doğurmaz.

Adım Adım Çözüm

1
DARIO'nun isnadiyet (atfetme) kurallarını gözden geçiriniz.
DARIO Madde 6, 7 ve 8; fiillerin örgüte hangi şartlarda atfedileceğini belirler.
Sorumluluğun doğması için ilk şart fiilin örgüte isnat edilebilir olmasıdır.
2
Resmi kapasite ile özel kapasite ayrımını yapınız.
Resmi sıfatla yapılan (yetki aşılsa bile) fiiller örgüte atfedilirken, özel/şahsi fiiller atfedilmez.
Uluslararası örgütün tüzel kişiliği sadece resmi işlevlerle sınırlıdır.

Anahtar Kavram

İsnadiyetin Temel Şartı: Resmi Kapasite

Daha Fazla Pratik

DARIO Madde 7'deki 'etkin kontrol' kriterinin, BM Barış Gücü operasyonlarındaki uygulamalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 85Soru

X Devleti’nde meydana gelen geniş çaplı bir iç karışıklık sırasında şu olaylar vuku bulmuştur:

I. Devletin emniyet teşkilatında görevli bir birim amiri, üst makamlardan gelen "yabancı diplomatik misyonlara müdahale edilmemesi" yönündeki kesin ve yazılı emrine rağmen, kişisel husumet duyduğu bir büyükelçilik binasına baskın düzenleyerek binaya maddi zarar vermiştir.
II. Mevcut hükümeti devirmek amacıyla kurulan ve iç savaş sonunda yönetimi ele geçirerek yeni hükümeti teşkil eden "Halkçı Direniş Hareketi", çatışmalar sürerken yabancı bir enerji şirketine ait tesislere el koymuştur.
III. Herhangi bir isyancı grupla bağı bulunmayan ve devletin kolluk kuvvetlerinin müdahale kapasitesinin dışında kalan kırsal bir bölgede yaşayan münferit bir sivil grup, yabancı turistlerin konakladığı bir otele saldırı gerçekleştirmiştir.

2001 tarihli BM Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler" metni uyarınca, bu fiillerin X Devleti’ne isnat edilebilirliği (atıf) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II numaralı fiiller X Devleti’ne isnat edilebilirken, III numaralı fiil doğrudan devlet fiili olarak kabul edilemez.

Cevap

I numaralı yetki aşımı fiili ve II numaralı başarılı isyancı hareketin fiili devlete isnat edilirken, III numaralı münferit sivil saldırısı devlete isnat edilemez.
2001 tarihli UHK Taslak Maddeleri'ne göre; devlet organı statüsündeki kişilerin (Madde 4) resmi sıfatla yaptıkları fiiller, yetki aşımı (ultra vires) olsa dahi (Madde 7) devlete isnat edilir. Ayrıca, başarılı olup yeni hükümeti kuran isyancı hareketlerin fiilleri de (Madde 10) geriye dönük olarak o devlete atfedilir. Buna karşın, özel kişilerin fiilleri devlet tarafından kabul edilmedikçe veya devletin bu konuda bir ihmali (önleme/cezalandırma yükümlülüğü ihlali) kanıtlanmadıkça devlete isnat edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı durumun incelenmesi (Ultra Vires)
Devlet organı (birim amiri) resmi sıfatla hareket etmektedir.
UHK Taslak Maddeleri Madde 7 uyarınca, organlar yetkilerini aşsalar veya talimatlara aykırı davransalar dahi fiilleri devlete isnat edilir.
2
II numaralı durumun incelenmesi (İsyancı Hareketler)
İsyancı hareket başarılı olmuş ve yeni hükümeti kurmuştur.
UHK Taslak Maddeleri Madde 10 uyarınca, yeni hükümeti kuran bir hareketin fiilleri o devletin fiili kabul edilir.
3
III numaralı durumun incelenmesi (Münferit Şahıslar)
Fiil, devletle bağı olmayan sivil bir grup tarafından, devletin müdahale imkanının olmadığı bir anda işlenmiştir.
Özel kişilerin fiilleri devlete isnat edilmez (Madde 11'deki benimseme durumu hariç) ve devletin 'özen yükümlülüğü' ihlali saptanmamıştır.
4
Sonuçların sentezlenmesi
I (İsnat edilir), II (İsnat edilir), III (İsnat edilmez).
Her üç durumun uluslararası hukuk kuralları çerçevesindeki atıf rejimleri farklılık göstermektedir.

Anahtar Kavram

İsnadiyet (Atıf) Kuralları ve Devletin Sorumluluğu
Soru 86Soru

Roma Statüsü’ne taraf bir devletin İçişleri Bakanı olan (B), emri altındaki emniyet teşkilatının sivil halka yönelik yaygın ve sistematik saldırılar gerçekleştirdiğini açıkça gösteren raporları bilinçli olarak dikkate almamış ve bu suçların önlenmesi için makul tedbirleri almamıştır. Olayların ardından (B), kendi ülkesinde 'görevi kötüye kullanma' suçundan yargılanmış ve beraat etmiştir. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcısı'nın (B) hakkında insanlığa karşı suçlar nedeniyle soruşturma başlatması üzerine savunma makamı 'ne bis in idem' (aynı suçtan iki kez yargılanmama) ilkesini ve (B)’nin resmi sıfatını ileri sürmüştür.

UCM Roma Statüsü hükümleri dikkate alındığında, (B)’nin uluslararası cezai sorumluluğuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Roma Statüsü Madde 27 uyarınca (B)'nin resmi sıfatı mahkemenin yargı yetkisini engellemez; ulusal yargılama şahsı koruma amacı taşıdığı için 'ne bis in idem' kuralı işlemez ve sivil üstler için 'bilgiyi kasten görmezden gelme' kriteri uygulanır.

Cevap

Resmi sıfatın dokunulmazlık sağlamadığı, göstermelik yargılamaların yargı yetkisini engellemediği ve sivil üstler için bilinçli ihmal kriterinin geçerli olduğu seçenek doğrudur.
Doğru ifade, Roma Statüsü'nün en temel üç maddesini (20, 27 ve 28) birleştirir. Madde 27 uyarınca resmi sıfat yargılamaya engel değildir. Madde 20(3) uyarınca kişiyi koruma amaçlı (shielding) yapılan ulusal yargılamalar UCM'nin önüne geçemez. Madde 28(b) uyarınca ise sivil amirler, emri altındakilerin suç işlediğini gösteren bilgileri bilinçli olarak dikkate almadıklarında (consciously disregarded) cezai olarak sorumlu tutulurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Roma Statüsü Madde 27'yi analiz et.
Resmi sıfatın (Bakanlık vb.) UCM önünde hiçbir bağışıklık veya ceza indirimi sağlamadığı tespit edilir.
Uluslararası suçlarda devlet görevlilerinin kişisel dokunulmazlıklarının arkasına saklanması engellenmiştir.
2
Roma Statüsü Madde 20/3'ü değerlendir.
Ulusal yargılamanın kişiyi suçtan korumak (shielding) amacıyla yapıldığı durumlarda 'ne bis in idem' kuralının işlemediği belirlenir.
UCM'nin tamamlayıcılık rejimi, ulusal sistemin isteksiz veya yetersiz olduğu durumları kapsar.
3
Roma Statüsü Madde 28/b'yi (Sivil Üstlerin Sorumluluğu) incele.
Askeri komutanlardaki 'bilmesi gerekirdi' yerine, sivil amirler için 'bilgiyi bilinçli olarak dikkate almama' (consciously disregarded) kriterinin arandığı görülür.
Sivil hiyerarşinin askeri hiyerarşi kadar sıkı olmaması nedeniyle daha yüksek bir zihni unsur (mens rea) eşiği belirlenmiştir.
4
Bulguları sentezle.
(B) hakkında UCM yargılamasının önünde hukuki bir engel bulunmadığı ve sorumluluk kriterlerinin karşılandığı sonucuna varılır.
Tüm maddelerin kümülatif analizi doğru seçeneğe götürür.

Anahtar Kavram

Roma Statüsü'nde Bireysel Sorumluluğu Kısıtlayan Savunmaların ve Ulusal Kararların Geçersizliği
Soru 87Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler" uyarınca, bir fiilin devlete isnat edilmesi (atıf) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir devlet organı veya görevlisi, resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece, yetkisini aşmış olsa dahi işlediği haksız fiil devlete isnat edilir.

Cevap

Bir devlet organı veya görevlisi, resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece, yetkisini aşmış olsa dahi işlediği haksız fiil devlete isnat edilir.
Doğru ifade, devlet organlarının veya görevlilerinin resmi kapasiteleri dahilinde hareket ettikleri sürece, kendilerine tanınan yetkileri aşsalar veya verilen talimatlara aykırı davransalar dahi eylemlerinin devlete isnat edileceğini belirtmektedir. Bu kural, Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 7. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Failin statüsünü belirle.
Fiili işleyen bir devlet organı veya görevlisidir.
İsnadiyetin ilk adımı, fiili işleyen kişinin devlet hiyerarşisindeki yerini tespit etmektir.
2
Kapasite ve yetki durumunu analiz et.
Görevli resmi kapasiteyle hareket etmekte ancak yetkisini aşmaktadır (ultra vires).
Yetki aşımının hukuki sonucunu belirlemek için resmi sıfatın varlığı kontrol edilmelidir.
3
UHK Taslak Maddeler Madde 7'yi uygula.
Resmi sıfatla işlenen fiiller, yetki aşımı olsa dahi devlete isnat edilir.
Uluslararası sorumluluk hukukunda devletin, kendi organlarının resmi görünüm altındaki eylemlerinden sorumlu olması esastır.

Anahtar Kavram

Yetki Aşımı (Ultra Vires) ve İsnadiyet

Daha Fazla Pratik

Başarılı ve başarısız ayaklanma hareketlerinin isnadiyet farkını çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 88Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" Taslak Maddeleri ile düzenlenen "tali kurallar" (secondary rules) rejimi çerçevesinde, bir uluslararası haksız fiilin mevcudiyeti ve sorumluluğun kurucu unsurları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumluluğun doğması için davranışın devlete isnat edilebilirliği ve bir uluslararası yükümlülüğün ihlali yeterli olup; kural olarak maddi-manevi bir zarar veya devletin kusuru rejimin genel kurucu unsurları arasında sayılmamıştır.

Cevap

Sorumluluğun doğması için isnat edilebilirlik ve yükümlülük ihlalinin bir arada bulunması yeterlidir; zarar veya kusur genel birer kurucu unsur değildir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 Taslak Maddeleri, devletin sorumluluğunu 'objektif' bir temele oturtmuştur. Buna göre, bir davranışın uluslararası hukuk kuralları uyarınca devlete atfedilmesi (isnadiyet) ve bu davranışın devletin o andaki bir uluslararası yükümlülüğünü ihlal etmesi sorumluluğun doğması için gerekli ve yeterli iki kurucu unsurdur. Genel rejimde (tali kurallarda) 'zarar' veya 'kusur'un varlığı kurucu birer unsur olarak öngörülmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
ILC 2001 Taslak Maddeleri 2. maddesinin analizi.
Bir uluslararası haksız fiilin iki unsuru olduğu saptanır: İsnat edilebilirlik (Subjective element) ve Yükümlülük ihlali (Objective element).
Sorumluluğun doğuşu için gerekli minimum yasal gereklilikleri belirlemek.
2
Tali kurallar (secondary rules) kavramının değerlendirilmesi.
Sorumluluk hukukunun, yükümlülüklerin içeriğiyle değil, ihlalin sonuçlarıyla ilgilendiği anlaşılır.
Rejimin kapsamını ve niteliğini doğru tanımlamak.
3
Zarar ve kusur unsurlarının genel rejimdeki yerinin sorgulanması.
Zarar ve kusurun genel birer şart olmadığı, ancak özel kurallarda (örneğin çevre hukuku veya diplomatik koruma) aranabileceği görülür.
Yaygın bir kavramsal hatayı (zarar/kusur zorunluluğu) elemek.
4
İç hukukun etkisinin (Madde 3) incelenmesi.
Uluslararası hukukun iç hukuktan bağımsızlığı ilkesi teyit edilir.
Hukuka aykırılığın tayinindeki yetkili hukuk sistemini belirlemek.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sorumluluğun Kurucu Unsurları (İsnat Edilebilirlik ve İhlal)
Soru 89Soru

Uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu genellikle bir yükümlülüğün ihlali anlamına gelen 'hukuka aykırı fiil' (internationally wrongful act) temeline dayanmaktadır. Ancak özellikle tehlikeli faaliyetlerin (uzay çalışmaları, nükleer enerji, sınır aşan çevre kirliliği vb.) yarattığı riskler, bu faaliyetler yasaklanmamış olsa dahi 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan (kusursuz) sorumluluk' rejimini ortaya çıkarmıştır.

Buna göre, kusursuz sorumluluk (strict liability) rejiminin işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumluluğun doğması için devletin birincil bir yükümlülüğü (özen borcu gibi) ihlal etmiş olması şart olmayıp, faaliyet ile meydana gelen maddi zarar arasındaki illiyet bağı tazmin yükümlülüğü için yeterlidir.

Cevap

Kusursuz sorumluluk rejiminde devletin bir yükümlülüğü ihlal etmesi veya kusurlu olması gerekmez; sadece maddi zarar ve illiyet bağının varlığı tazminat için yeterlidir.
Kusursuz sorumluluk (strict/absolute liability), 'risk' esasına dayanır. Bu rejimde devletin bir uluslararası yükümlülüğünü ihlal edip etmediğine (breach of obligation) bakılmaz. Faaliyetin yürütülmesi sırasında tüm güvenlik önlemleri alınmış olsa dahi (hukuka aykırılık yoksa bile), eğer bir 'zarar' meydana gelmişse ve bu zarar faaliyetle bağlantılıysa (illiyet bağı), devlet bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin niteliğini belirle
Faaliyet uluslararası hukukça yasaklanmamıştır (hukuka uygundur) ancak yüksek risk taşımaktadır.
Kusursuz sorumluluğun uygulanabilmesi için fiilin yasaklanmamış olması (acts not prohibited) gerekir.
2
Sorumluluğun temelini saptan
Sorumluluk 'kusur' veya 'hukuka aykırılık' üzerine değil, 'risk' ve 'meydana gelen zarar' üzerine inşa edilmiştir.
Hukuka aykırı fiillerden doğan sorumluluktan (ARSIWA) en temel fark budur.
3
Tazminat şartlarını değerlendir
Maddi zarar (damage) ve bu zararın faaliyetten kaynaklandığını gösteren illiyet bağı (causation) yeterlidir.
Zararın gerçekleşmesi, hukuka aykırılık olmasa dahi hakkaniyet gereği telafi edilmelidir.

Anahtar Kavram

Hukuka Uygun Fiillerden Kaynaklanan (Kusursuz) Sorumluluk

Daha Fazla Pratik

Devletlerin hukuka aykırı fiillerinden doğan sorumluluğuna (ARSIWA 2001) ilişkin 'hukuka aykırılığı kaldıran haller' konusuna çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 90Soru

Uluslararası hukukta 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan (kusursuz) sorumluluk' rejimini, devletlerin uluslararası hukuka aykırı fiillerinden doğan genel sorumluluk rejiminden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumluluğun doğması için fiilin hukuka aykırı olması şart olmayıp, yalnızca bir zararın meydana gelmiş olmasının yeterli sayılması

Cevap

Sorumluluğun doğması için fiilin hukuka aykırı olması şart olmayıp, yalnızca bir zararın meydana gelmiş olması yeterlidir.
Kusursuz sorumluluk rejiminde (strict liability), faaliyetin kendisi uluslararası hukuk tarafından yasaklanmamıştır (örneğin nükleer enerji üretimi veya uzay çalışmaları). Bu nedenle sorumluluğun doğması için bir 'hukuka aykırılık' şartı aranmaz; sadece faaliyet sonucunda bir 'zararın' meydana gelmiş olması ve bu zararın faaliyetle illiyet bağına sahip olması yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Genel sorumluluk ile kusursuz sorumluluk arasındaki farkı belirle.
Genel sorumluluk (ARSIWA) 'hukuka aykırı bir fiil' gerektirirken, kusursuz sorumluluk 'yasaklanmamış ancak riskli faaliyetlere' dayanır.
Hukuka uygun fiillerden sorumluluk rejiminin temel mantığını kavramak için.
2
Kusursuz sorumluluğun kurucu unsurlarını analiz et.
Bu rejimde 'kusur' (ihmal/kasıt) veya 'hukuka aykırılık' aranmaz; 'fiziksel sınır aşan zarar' sorumluluk için yeterli tetikleyicidir.
Doğru ayırt edici kriteri bulmak için.

Anahtar Kavram

Hukuka Uygun Fiillerden Kaynaklanan (Kusursuz) Sorumluluk
Tahmini Süre:45s
Soru 91Soru

X Devleti’nde yaşanan iç karışıklıklar ve rejim değişikliği sürecinde şu olaylar gerçekleşmiştir:

I. X Devleti’nin nizami ordusunda görevli bir birlik, Savunma Bakanlığı’ndan gelen "sivil yerleşim alanlarına ve yabancı temsilciliklere müdahale edilmemesi" yönündeki kesin ve yazılı emirlere rağmen, bir yabancı konsolosluk binasına girerek binayı yağmalamıştır.

II. Mevcut hükümeti devirmek amacıyla silahlı mücadele yürüten "Hürriyet Grubu", iç savaş sırasında kontrolü altındaki bölgelerde yabancı yatırımcılara ait tesisleri kamulaştırmış; iç savaşın sonunda bu grup başarılı olmuş ve X Devleti’nin yeni hükümetini kurmuştur.

III. Hiçbir siyasi yapıya mensup olmayan bir grup öfkeli sivil, polisin isyanla uğraşması nedeniyle güvenlik zaafiyeti yaşanan bir bölgede yabancı bir gazetecinin aracını ateşe vermiş, polis müdahale imkanı bulamamıştır.

Bu olayların X Devleti’ne isnat edilebilirliği (atıf) hususunda, Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri" çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci olaydaki fiil, askeri birimin resmi kapasitesiyle hareket etmesi nedeniyle devlete isnat edilir; ikinci olaydaki fiiller ise hareketin başarılı olup yeni hükümeti kurmasıyla birlikte devletin fiili sayılır.

Cevap

Birinci olaydaki fiil, devlet organının resmi kapasitesiyle hareket etmesi (ultra vires olsa dahi) nedeniyle devlete isnat edilir; ikinci olaydaki fiiller ise ayaklanmacı hareketin başarılı olup yeni hükümeti kurması sonucunda geriye dönük olarak devletin fiili kabul edilir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun 2001 tarihli Taslak Maddeleri uyarınca, bir devlet organı veya görevlisinin (olaydaki askeri birim) kendi yetkisini aşarak veya talimatlara aykırı olarak gerçekleştirdiği haksız fiiller, görevli resmi kapasitesiyle hareket ettiği sürece devlete isnat edilir (Madde 7). Aynı Taslak Maddelerin 10. maddesine göre ise, bir devletin yeni hükümetini kurmayı başaran veya yeni bir devlet kuran ayaklanmacı hareketlerin, bu başarıya ulaşmadan önceki dönemde gerçekleştirdikleri fiiller de devlete isnat edilir. Bu iki kural uyarınca birinci ve ikinci olaylar X Devleti'ne atfedilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci olayı (Askeri birimin emre aykırı fiili) UHK Taslak Maddeleri Madde 7 çerçevesinde değerlendir.
Devlet organı veya görevlisi, yetkisini aşsa veya talimatlara aykırı davransa bile, eğer resmi kapasitesiyle hareket ediyorsa bu fiil devlete isnat edilir.
Uluslararası sorumlulukta 'ultra vires' eylemler, organın devlet adına hareket ettiği görüntüsü altında yapıldığı sürece devlete atfedilir.
2
İkinci olayı (Başarılı ayaklanmacı hareketin fiili) Madde 10 çerçevesinde değerlendir.
Bir devletin yeni hükümetini kurmayı başaran bir ayaklanmacı hareketin fiilleri, o devletin fiili olarak kabul edilir.
Hukuki süreklilik ilkesi gereği, iktidarı ele geçiren yapı, o süreçteki haksız fiillerinin sorumluluğunu da üstlenmiş olur.
3
Üçüncü olayı (Özel şahısların fiili) genel isnadiyet kuralları çerçevesinde değerlendir.
Özel şahısların (sivillerin) fiilleri kural olarak devlete isnat edilmez.
Devlet ancak bu fiilleri önlemede 'gerekli özeni' (due diligence) göstermediği için kendi ihmalinden sorumlu tutulabilir, ancak sivillerin fiili 'devletin fiili' haline gelmez (Madde 11'deki benimseme hali hariç).
4
Seçenekleri karşılaştırarak doğru hukuki yorumu belirle.
Birinci ve ikinci olayların devlete isnat edilebileceğini doğru gerekçelerle açıklayan ifade seçilmelidir.
Madde 7 ve Madde 10'un kümülatif uygulaması doğru sonucu vermektedir.

Anahtar Kavram

İsnadiyet (Atıf) Kuralları: Ultra Vires Fiiller ve Başarılı Ayaklanmacı Hareketlerin Sorumluluğu
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 92Soru

Uluslararası hukukta bir devletin, kendi iradesi dışında gelişen, öngörülemeyen ve karşı konulamayan bir dış güç (doğal afet, salgın hastalık vb.) nedeniyle uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesinin maddi olarak imkansız hale gelmesi durumunda "hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller"den birine başvurulabilir. Bu halin geçerli olabilmesi için devletin söz konusu duruma kendi ihmaliyle sebebiyet vermemiş olması ve ihlalin uluslararası hukukun emredici bir normuna (jus cogens) aykırı olmaması gerekir.

Buna göre, yukarıda özellikleri belirtilen ve "maddi imkansızlık" temeline dayanan hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mücbir sebep (Force majeure)

Cevap

Mücbir sebep (Force majeure)
Doğru cevap olan mücbir sebep (force majeure), uluslararası hukukta bir devletin iradesi dışında gelişen, önlenemeyen ve yükümlülüğün yerine getirilmesini maddi olarak imkansız kılan durumları tanımlar. Tanımdaki 'dış güç' ve 'irade dışılık' vurgusu doğrudan bu kavramı işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel unsurları analiz etme
İrade dışı oluşma, öngörülemezlik, karşı konulamazlık ve maddi imkansızlık kriterleri tespit edildi.
Hukuka aykırılığı kaldıran haller arasındaki farkları ayırt etmek için kavramsal tanımları eşleştirmek gerekir.
2
Kavramları karşılaştırma
Zaruret hali bir 'seçim' iken, mücbir sebep bir 'maddi imkansızlık'tır. Soruda maddi imkansızlık vurgulandığı için doğru kavram belirlenmiş olur.
Mücbir sebep ve zaruret hali en sık karıştırılan iki kavramdır; anahtar kelime 'maddi imkansızlık'tır.
3
İstisnaları kontrol etme
Soru kökündeki Jus Cogens ve devletin katkısı (non-contribution) vurguları, Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) taslak maddeleriyle tam uyumludur.
Hiçbir hukuka aykırılığı kaldıran hal, emredici normların (Jus Cogens) ihlalini haklı çıkarmaz.

Anahtar Kavram

Mücbir Sebep (Force Majeure)
Tahmini Süre:45s
Soru 93Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler" çerçevesinde, haksız bir fiilin devlete isnat edilip edilemeyeceği konusunda şu durumlar değerlendirilmektedir:

II. X Devleti’nin emniyet teşkilatında görevli bir birim amirinin, üstlerinden gelen kesin talimatlara aykırı hareket ederek (yetkisini aşarak) resmi kapasitesiyle yabancı bir ülke vatandaşına kötü muamelede bulunması.
IIII. X Devleti’nde yaşayan bir grup sivilin, devletin herhangi bir koruma ihmali veya kusuru bulunmadığı bir esnada, yabancı bir şirketin ofislerine saldırarak maddi zarar vermesi.
IIIIII. X Devleti’nde merkezi hükümeti devirmek amacıyla silahlı ayaklanma başlatan ancak bir süre sonra devlet güçlerince tamamen etkisiz hale getirilen bir isyancı grubun, çatışmalar sırasında yabancı misyon binalarına zarar vermesi.
IVIV. X Devleti’nde hükümete karşı ayaklanan ve yürüttüğü mücadele sonucunda başarılı olarak devletin yeni hükümetini kuran hareketin, henüz isyan aşamasındayken gerçekleştirdiği haksız fiiller.

Buna göre, yukarıdaki fiillerden hangilerinin X Devleti’ne "isnadiyet" (atıf) kuralları çerçevesinde doğrudan yüklenmesi mümkündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve IV

Cevap

Emniyet görevlisinin yetki aşımı içeren resmi fiili ve başarılı isyancı hareketin isyan dönemindeki fiilleri devlete isnat edilebilir.
2001 tarihli UHK Taslak Maddeleri'ne göre; devlet organlarının yetki aşımı (Madde 7) ve sonradan başarılı olup hükümeti kuran isyancı hareketlerin geçmişteki fiilleri (Madde 10) devlete isnat edilir. Bu nedenle emniyet görevlisinin ve başarılı isyancı grubun fiilleri devletin sorumluluğunu doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet organlarının ve görevlilerinin fiillerini incele.
Madde 7 uyarınca, bir organ veya görevli resmi kapasitesiyle hareket ediyorsa, yetkisini aşsa veya talimatlara aykırı davransa bile (ultra vires), bu fiil devlete isnat edilir.
Devletin kurumsal sürekliliği ve resmi görünürlük ilkesi gereği.
2
Sivil şahısların ve başarısız isyancıların durumunu değerlendir.
Özel şahısların veya bastırılan isyancı hareketlerin fiilleri, devletin bir koruma ihmali (due diligence kusuru) yoksa devlete yüklenemez.
Bu aktörlerin devlet adına hareket etme yetkisi veya temsil gücü bulunmamaktadır.
3
Başarılı isyancı hareketlerin statüsünü analiz et.
Madde 10 uyarınca, devletin yeni hükümetini kurmayı başaran bir hareketin isyan sürecindeki fiilleri, yeni hükümetin temsil ettiği devlete isnat edilir.
Hareketin başarısı, isyan dönemindeki fiiller ile devletin yeni iradesi arasında bir süreklilik oluşturur.

Anahtar Kavram

İsnadiyet (Atıf) Kuralları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 94Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan "Devletin Uluslararası Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" taslak maddeleri çerçevesinde; bir devletin, hayati bir menfaatini ağır ve yakın bir tehlikeden korumak amacıyla başka bir devlete karşı olan yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda "zaruret hali" (necessity) ileri sürülebilmektedir.

Ülkesindeki tarım ve su politikalarının yıllarca ihmal edilmesi ve yanlış planlama sonucu ortaya çıkan şiddetli kuraklık nedeniyle toplumsal bir açlık kriziyle karşı karşıya kalan A Devleti, halkının gıda ihtiyacını karşılamak amacıyla komşusu B Devleti ile arasındaki sınır antlaşmasını ihlal ederek, B Devleti'nin egemenliği altındaki verimli bir bölgeyi askeri güçle kontrol altına almış ve mahsullere el koymuştur. A Devleti bu eylemini, devletin bekası ve halkın yaşam hakkı temelinde "zaruret hali" kapsamında savunmaktadır.

Bu olaydaki kurgu ve uluslararası hukuk kuralları dikkate alındığında, A Devleti'nin zaruret hali savunmasının hukuki geçerliliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savunma geçersizdir; çünkü A Devleti söz konusu durumun oluşmasına kendi kusurlu politikalarıyla katkıda bulunmuştur ve eylemi kuvvet kullanma yasağı gibi bir emredici normu (jus cogens) ihlal etmektedir.

Cevap

Savunma geçersizdir; çünkü devletin duruma kendi politikalarıyla katkıda bulunması zaruret halini engeller ve emredici kuralların ihlali bu yolla haklı çıkarılamaz.
Doğru seçenek, zaruret halinin (necessity) geçerli olabilmesi için devletin o duruma katkıda bulunmamış olması gerektiğini ve eylemin emredici kuralları (jus cogens) ihlal etmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Olayda A Devleti'nin ihmali 'katkı' teşkil eder; komşu devletin işgali ise kuvvet kullanma yasağı ve toprak bütünlüğü gibi jus cogens normları ihlal ettiği için savunma hukuken imkansızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Zaruret halinin (ILC Madde 25) kurucu unsurlarını analiz et.
Hayati bir menfaat (halkın gıdaya erişimi) ve ağır/yakın bir tehlike (kıtlık) mevcut görünmektedir.
Hukuka aykırılığı kaldıran bir halin varlığı için önce tanım şartlarının karşılanıp karşılanmadığına bakılmalıdır.
2
Kısıtlayıcı şartlardan olan 'katkıda bulunmama' ilkesini (Non-contribution) denetle.
A Devleti'nin hatalı planlama ve ihmali tehlikenin doğmasına yol açtığı için bu şart ihlal edilmiştir.
ILC Madde 25/2-b uyarınca, devlet zaruret halinin oluşmasına katkıda bulunmuşsa bu savunmayı yapamaz.
3
Emredici kurallara (Jus Cogens) uygunluk denetimi (ILC Madde 26) yap.
B Devleti'nin toprağının işgal edilmesi 'kuvvet kullanma yasağı' ve 'toprak bütünlüğü' gibi emredici normları ihlal eder.
Hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal, bir jus cogens normun ihlalini meşrulaştıramaz.
4
Sonucu belirle.
A Devleti'nin savunması hem katkı kuralı hem de jus cogens kısıtlaması nedeniyle geçersizdir.
İki temel engelleyici şartın aynı anda varlığı hukuki savunmayı tamamen düşürür.

Anahtar Kavram

Zaruret Halinin Sınırları ve Jus Cogens İstisnası

Daha Fazla Pratik

Karşı önlemlerin (countermeasures) de jus cogens normları ihlal edip edemeyeceğini ve zaruret haliyle farklarını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

ILC Taslak Maddeleri'nin 25. ve 26. maddelerini ardışık olarak kontrol ederek sonuca ulaşılabilir. 25. madde pozitif şartları ve engelleri (katkı gibi), 26. madde ise mutlak sınırı (jus cogens) çizer.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 95Soru

2011 tarihli Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları (DARIO) uyarınca; bir üye devletin, üyesi olduğu uluslararası örgütün uluslararası hukuka aykırı bir fiili nedeniyle üçüncü bir tarafa karşı (devletin sorumluluğu kabul etmesi veya üçüncü tarafa bu yönde güven telkin etmesi sonucunda) sorumlu tutulduğu hallerde, söz konusu devlet sorumluluğunun hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üye devletin bu sorumluluğu, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, öncelikle örgütün sorumlu tutulmasını gerektiren 'tali' (subsidiary) bir sorumluluk niteliği taşır.

Cevap

Üye devletin bu sorumluluğu, aksi kararlaştırılmadıkça, öncelikle örgütün sorumlu tutulmasını gerektiren 'tali' (subsidiary) bir sorumluluk niteliği taşır.
2011 tarihli DARIO'nun 62. maddesinin 2. paragrafı uyarınca, bir üye devletin bir uluslararası örgütün fiili nedeniyle doğan uluslararası sorumluluğunun, aksi kararlaştırılmadıkça 'tali' (subsidiary) olduğu varsayılır. Bu, mağdur tarafın öncelikle asıl sorumlu olan uluslararası örgüte başvurması gerektiği, üye devletin sorumluluğunun ise ancak örgüt sorumluluğunu yerine getiremediğinde veya ikincil olarak devreye gireceği anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Üye devletin bir uluslararası örgütün fiilinden dolayı ne zaman sorumlu tutulabileceğini belirle.
DARIO Madde 62'ye göre devlet sorumluluğu; ya devletin bu sorumluluğu kabul etmesiyle ya da üçüncü tarafta bu yönde bir güven (reliance) uyandırmasıyla doğar.
Üye devletlerin, örgütün bağımsız kişiliği nedeniyle, kural olarak örgüt fiillerinden dolayı otomatik bir sorumluluğu yoktur.
2
Doğan bu sorumluluğun hukuki karakterini (asli/tali) analiz et.
DARIO Madde 62, paragraf 2'de bu sorumluluğun 'tali' (ikincil) olduğu açıkça belirtilmiştir.
Bu karine, uluslararası örgütün bağımsız hukuk kişiliğini ve sorumluluğun öncelikle örgüte ait olduğu ilkesini korumayı amaçlar.
3
Karinenin aksinin mümkün olup olmadığını değerlendir.
Madde metnindeki 'presumed' ifadesi, tarafların aksini (örneğin müteselsil sorumluluğu) kararlaştırabileceğini gösterir.
Uluslararası hukukta irade serbestisi gereği devletler daha ağır bir sorumluluk rejimini kabul edebilirler.

Anahtar Kavram

Üye Devletlerin Tali Sorumluluğu Karinesi (Presumption of Subsidiary Responsibility)
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 96Soru

Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından 20012001 yılında kabul edilen "Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu Taslak Maddeleri" ile kodifiye edilen genel sorumluluk rejimi uyarınca; bir devletin uluslararası sorumluluğunun doğması için gereken kurucu unsurlar ve bu rejimin hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumluluğun doğması için bir davranışın devlete isnat edilebilir olması ve uluslararası bir yükümlülüğün ihlali yeterli olup; genel rejimde (tali kurallar seviyesinde) maddi bir zararın varlığı veya failin kusuru birer kurucu unsur olarak kabul edilmez.

Cevap

Uluslararası sorumluluğun doğması için isnadiyet ve ihlal yeterli olup, genel rejimde zarar veya kusur aranmaz.
Doğru ifade, ILC 20012001 Taslak Maddeleri'nin modern yaklaşımını yansıtır. Uluslararası sorumluluk, birincil kuralın ne olduğuna bakılmaksızın, bir davranışın devlete isnat edilmesi ve o davranışın bir yükümlülüğü ihlal etmesiyle (tali kural olarak) doğar. Bu genel rejimde maddi zarar veya kusur (kasıt/ihmal) kurucu birer şart olarak öngörülmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
ILC 20012001 Taslak Maddeleri'nin kapsamını belirle.
Bu metin "tali kuralları" (secondary rules) yani ihlal sonrası devreye giren mekanizmayı düzenler.
Sorumluluğun doğması için gereken genel şartları saptamak.
2
Kurucu unsurları analiz et.
Madde 22: Devlete isnat edilebilirlik (subjektif unsur) + Uluslararası yükümlülük ihlali (objektif unsur).
Sorumluluğun mevcudiyeti için asgari gereklilikleri bulmak.
3
Zarar ve kusur kavramlarını değerlendir.
ILC genel rejimde zararı ve kusuru (intent/fault) kurucu unsur olarak saymamıştır.
Çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Tali Kurallar ve Sorumluluğun Objektif Doğası

Alternatif Yöntem

Sorumluluğu bir denklem gibi düşünebilirsiniz: Sorumluluk = İsnadiyet + İhlal. Eğer seçeneklerde 'zarar' veya 'kusur' bu denkleme zorunlu olarak eklenmişse, genel rejim açısından o seçenek yanlıştır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 97Soru

Bir devletin, kontrol altına alınamayan büyük bir çevre felaketinin kendi topraklarındaki ekosistemi tamamen yok etmesini önlemek amacıyla, başka bir devletle olan su kullanım antlaşmasından doğan yükümlülüklerini geçici olarak askıya alması durumunda gündeme gelen 'zaruret hali' (necessity) savunması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zaruret haline konu olan eylem, yükümlülüğün ait olduğu karşı devletin temel bir menfaatine ciddi şekilde zarar veriyor olsa bile, eylemi gerçekleştiren devletin korunmaya değer menfaati daha hayati ise hukuka uygun kabul edilir.

Cevap

Zaruret haline konu olan eylemin, karşı devletin temel menfaatine ciddi şekilde zarar vermesi durumunda hukuka uygunluk savunması kabul edilemez.
Zaruret hali savunmasının kabul edilebilmesi için en kritik şartlardan biri, gerçekleştirilen eylemin, yükümlülüğün ait olduğu devletin veya bir bütün olarak uluslararası toplumun temel bir menfaatine ciddi şekilde zarar vermemesidir (impairment of essential interest). Eğer bir devletin kendini koruma eylemi, başka bir devletin en az onun kadar temel bir menfaatini tehlikeye atıyorsa, bu savunma hukuken geçerli sayılmaz. Dolayısıyla eylemi yapan devletin menfaatinin daha 'hayati' olması, karşı tarafın temel menfaatini yok sayma yetkisi vermez.

Adım Adım Çözüm

1
Zaruret halinin (Necessity) tanımı ve hukuki dayanağı incelenir.
Zaruret hali, bir devletin temel bir menfaatini ağır ve yakın bir tehlikeden korumak için başka bir devlete karşı olan yükümlülüğünü ihlal etmesini tanımlar (ILC Madde 25).
Hukuka aykırılığı kaldıran hallerin kapsamını belirlemek için temel tanım gereklidir.
2
Zaruret halinin geçerlilik şartları (negatif şartlar) analiz edilir.
Savunmanın geçerli olması için; devletin duruma katkıda bulunmaması, eylemin tek yol olması ve Jus Cogens normlarını ihlal etmemesi gerekir.
Zaruret halinin istisnai doğası gereği bu kısıtlayıcı şartların tamamının sağlanması zorunludur.
3
Karşı tarafın menfaatleri ile yapılan eylem arasındaki denge kontrol edilir.
ILC Madde 25(1)(b) uyarınca, eylem karşı devletin veya uluslararası toplumun temel bir menfaatine ciddi şekilde zarar vermemelidir.
Uluslararası hukukta bir devletin kendini kurtarırken başka bir devletin hayati çıkarlarını feda etmesine izin verilmez.

Anahtar Kavram

Zaruret Hali ve Menfaatler Dengesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 98Soru

Uluslararası hukukta bir devletin başka bir devletin sorumluluğunu ileri sürmesi (invocation of responsibility) süreciyle ilgili olarak; bir devletin kendi vatandaşı adına 'diplomatik koruma' (diplomatic protection) yoluna başvurması ile devletler topluluğunun kolektif çıkarını ilgilendiren 'erga omnes' bir yükümlülüğün ihlali nedeniyle sorumluluk ileri sürmesi arasındaki temel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik korumada talepte bulunan devlet ile mağdur arasında bir 'tabiiyet bağı' bulunması zorunluyken; erga omnes yükümlülüklerin ihlalinde zarar görmeyen bir devletin sorumluluğu ileri sürebilmesi için böyle bir bağ şartı aranmaz.

Cevap

Diplomatik korumada 'tabiiyet bağı' şartı aranırken, erga omnes yükümlülüklerin ihlalinde bu şartın aranmaması temel farktır.
Uluslararası hukukta diplomatik koruma, bir devletin kendi vatandaşının uğradığı zarar nedeniyle sorumluluk ileri sürmesidir ve bu durum 'tabiiyet bağı' (nationality of claims) şartına sıkı sıkıya bağlıdır. Buna karşılık, UHK'nın 2001 tarihli maddelerinin 48. maddesi uyarınca, ihlal edilen yükümlülük devletler topluluğunun kolektif çıkarı için öngörülmüşse (erga omnes), zarar görmeyen devletler de bu ihlali ileri sürebilir. Bu durumda, talep eden devlet ile mağdur arasında bir vatandaşlık bağı bulunması gerekmemektedir; çünkü buradaki hukuki menfaat 'tabiiyet' değil, uluslararası toplumun ortak çıkarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun ileri sürülmesinin iki farklı hukuki temelini analiz et.
Diplomatik koruma 'dolaylı zarar' ve vatandaşlık temellidir; erga omnes ise 'kolektif çıkar' temellidir.
İki mekanizmanın kuruluş amaçları ve başvuru şartları birbirinden farklıdır.
2
Diplomatik korumanın kurucu şartlarını (Tabiiyet ve İç Hukuk Yolları) gözden geçir.
Devletin bu yola başvurabilmesi için mağdurun kendi vatandaşı olması ve iç hukuk yollarının tüketilmiş olması gerekir.
Diplomatik koruma, devletin kendi vatandaşının hukukunu koruma hakkı olarak kabul edilir.
3
UHK 2001 Taslak Maddeler Madde 48'i (Zarar Gören Devlet Dışındaki Devletlerin Sorumluluğu) incele.
Bu maddede zarar görmeyen devletlerin hakları sayılırken tabiiyet bağına (nationality of claims) atıf yapan Madde 44(a) uygulanmaz.
Erga omnes yükümlülükler (soykırım yasağı, kölelik yasağı vb.) tüm toplumu ilgilendirdiği için 'tabiiyet' bir kısıtlama olmaktan çıkarılır.

Anahtar Kavram

Tabiiyet Bağı ve Sorumluluğun İleri Sürülmesinde Ehliyet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Barcelona Traction (1970) davasında UAD'nin erga omnes yükümlülükler ile diplomatik koruma arasındaki ayrımı nasıl yaptığına göz atılması konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 99Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 tarihli 'Diplomatik Koruma Üzerine Taslak Maddeleri' çerçevesinde, bir devletin kendi tabiiyetinde olmayan bireyler (mülteciler ve vatansız kişiler) adına diplomatik koruma yetkisini kullanabilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir devlet, hem zarara yol açan fiilin gerçekleştiği tarihte hem de talebin resmi olarak sunulduğu tarihte kendi ülkesinde yasal ve yerleşik (habitual) olarak ikamet eden vatansız bir kişi adına diplomatik koruma işletebilir.

Cevap

Bir devletin kendi vatandaşı olmayan bir vatansız kişi için diplomatik koruma kullanabilmesi için, o kişinin hem zarar anında hem de talep anında ilgili devlette yasal ve yerleşik (habitual) olarak ikamet etmesi gerekir.
Doğru yanıt, vatansız kişilerle ilgili ikamet ve süreklilik şartlarını tam olarak ifade etmektedir. UHK 2006 Taslak Maddeleri uyarınca, bir devletin kendi vatandaşı olmayan bir vatansız için koruma sağlaması; kişinin hem zarar anında hem de talep sunulduğunda o devlette yasal ve yerleşik ikamet etmesine bağlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik diplomatik koruma kuralını hatırla.
Geleneksel hukukta diplomatik koruma sadece 'tabiiyet (vatandaşlık) bağı'na dayanır.
Vattelci yaklaşıma göre devlet, sadece kendi vatandaşının uğradığı zararı kendi zararı sayar.
2
UHK 2006 Taslak Maddeleri'ndeki (Madde 8) modern gelişmeyi değerlendir.
Vatansızlar ve mülteciler için 'yasal ve yerleşik ikamet' bağının tabiiyet bağı yerine geçebileceği kabul edilmiştir.
Vatansız ve mülteci bireylerin hamisiz kalmasını önlemek amacıyla getirilen insancıl bir istisnadır.
3
Tabiiyetin sürekliliği ilkesinin bu istisnaya uyarlanmasını kontrol et.
İkamet bağı hem zarar anında (T1) hem de talebin sunulduğu tarihte (T2) mevcut olmalıdır.
Hak sahipliğinin ve yetkinin meşruiyeti için süreklilik şarttır.
4
Sınırlamaları gözden geçir.
Mülteciler için bu koruma, mültecinin kendi vatandaşı olduğu devlete karşı ileri sürülemez.
Uluslararası hukukta bir devletin başka bir devlete karşı o devletin vatandaşını savunması egemenlik ilkesine aykırı bir müdahale olarak görülebilir.

Anahtar Kavram

Diplomatik Korumada Tabiiyet Bağı İstisnası (Mülteciler ve Vatansızlar)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 100Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (ILC) 'Devletin Uluslararası Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu' taslak maddeleri çerçevesinde düzenlenen, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerden biri olan 'tehlike' (distress) durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu fiil, bir devlet görevlisinin kendi hayatını veya koruması altındaki kişilerin hayatını kurtarmak için başka makul bir yolunun bulunmaması halinde işlenmelidir.

Cevap

Tehlike (distress) hali, bir devlet görevlisinin kendisinin veya koruması altındaki kişilerin hayatını kurtarmak için başka makul bir seçeneğinin kalmadığı durumlarda geçerli olan bir hukuka uygunluk sebebidir.
Doğru ifade, tehlike halinin özünü yansıtmaktadır: Bir devlet görevlisi (örneğin bir gemi kaptanı veya uçak pilotu), kendi hayatını veya sorumluluğundaki yolcuların hayatını kurtarmak için başka makul bir seçenek kalmadığında uluslararası bir yükümlülüğü (örneğin izinsiz hava sahasına giriş) bilinçli olarak ihlal edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tehlike (Distress) kavramını tanımlayın.
Bireylerin hayatını kurtarmaya yönelik bilinçli ama zorunlu bir tercih.
Tehlikeyi diğer hallerden ayıran ana unsur 'insan hayatı' odaklı olmasıdır.
2
Mücbir Sebep ve Zaruret Hali ile karşılaştırın.
Mücbir sebepte irade yoktur, zaruret halinde ise devletin genel menfaati (ekonomi, çevre vb.) ön plandadır.
Kavram karmaşasını önlemek için bu üç hal arasındaki farkların bilinmesi gerekir.
3
Kısıtlayıcı şartları kontrol edin.
Jus cogens ihlal edilemez ve devletin bu duruma kendi kusuruyla yol açmamış olması gerekir.
Uluslararası sorumluluk hukukundaki genel sınırlamaları doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Tehlike (Distress) ve Diğer Hukuka Aykırılığı Kaldıran Haller Arasındaki Farklar

İpuçları

1
Bu kavramlar arasındaki temel fark, 'kimin/neyin' kurtarıldığı ve eylemin 'iradeli' olup olmadığıdır.
2
Tehlike (distress) durumu genellikle gemi kaptanları veya uçak pilotlarının acil durumlarda aldığı kararlarla örneklendirilir.
3
Eğer amaç sadece insan hayatını kurtarmaksa bu 'tehlike'dir; eğer amaç devletin bir ekosistemini veya hazinesini kurtarmaksa bu 'zaruret hali'dir.

Daha Fazla Pratik

Zaruret hali (necessity) için gereken 'tek yol' olma şartını ve jus cogens kısıtlamasını tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 5 / 14Sonraki