Uluslararası Sorumluluk

277 soru

Soru 61Soru

Bir devletin İçişleri Bakanı olan (A), ülkedeki sivil huzursuzluklar sırasında emri altındaki polis birimlerinin sivil halka yönelik yaygın ve sistematik işkence ve hukuk dışı tutuklamalar gerçekleştirdiğine dair istihbarat raporlarını almasına rağmen, bu eylemleri durdurmak için makul ve gerekli hiçbir önlem almamıştır. Söz konusu eylemler bir silahlı çatışma bağlamında gerçekleşmemiş; ancak sivil halka yönelik genel bir politikanın parçası olarak icra edilmiştir. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü hükümleri uyarınca, Bakan (A)'nın bireysel cezai sorumluluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakan (A), sivil bir üst (superior) olarak, emri altındaki birimlerin suç işlediğini bildiği veya bu yöndeki bilgileri kasten görmezden geldiği (consciously disregarded) için Roma Statüsü'nün 28/b28/b maddesi uyarınca doğrudan cezai sorumluluğa sahiptir.

Cevap

Bakan (A), sivil bir üst olarak emri altındaki birimlerin suç işlediğini bildiği veya bilgileri kasten görmezden geldiği için Roma Statüsü'nün 28/b28/b maddesi uyarınca sorumludur.
Doğru olan seçenek, Bakanın sivil bir üst sıfatıyla emri altındaki polislerin fiillerinden haberdar olmasına rağmen (veya bilgileri kasten dikkate almaması) önleyici tedbir almaması nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmektedir. Roma Statüsü'nün 28/b28/b maddesi tam olarak bu durumu; sivil amirin emri altındaki suçları bilmesi veya açıkça bu yöne işaret eden bilgileri kasten görmezden gelmesi halinde, gerekli ve makul önlemleri almadığı takdirde sorumlu tutulacağını düzenler.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin hukuki niteliğinin belirlenmesi
İnsanlığa Karşı Suç
Sivil halka yönelik yaygın ve sistematik bir saldırı (işkence, tutuklama) söz konusudur; silahlı çatışma şartı aranmaz.
2
Failin statüsünün belirlenmesi
Sivil Üst (Superior)
İçişleri Bakanı, askeri bir komutan değil, polis birimleri üzerinde hiyerarşik kontrolü olan sivil bir yöneticidir.
3
Kusur (Mens Rea) standardının uygulanması
Kasten Görmezden Gelme (Consciously Disregarded)
Roma Statüsü 28/b28/b uyarınca sivil üstler, askeri komutanlardaki 'bilmesi gerekirdi' ölçütüne değil, daha ağır bir kusur olan 'bilgileri kasten görmezden gelme' ölçütüne tabidir.
4
Resmi sıfatın etkisinin değerlendirilmesi
Bağışıklık Yoktur
Roma Statüsü 27.27. madde uyarınca resmi görev, UCM önünde cezai sorumluluğu engellemez.

Anahtar Kavram

Roma Statüsü uyarınca sivil üstlerin sorumluluğu (28/b28/b) ile askeri komutanların sorumluluğu (28/a28/a) arasındaki farklar ve resmi sıfatın önemsizliği ilkesidir.
Soru 62Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 20012001 tarihli "Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu Taslak Maddeleri", sorumluluk hukukunu "tali kurallar" (secondary rules) çerçevesinde kodifiye etmiştir. Bu sistemde, bir davranışın uluslararası haksız fiil teşkil etmesi için sadece "devlete isnat edilebilirlik" ve "uluslararası yükümlülük ihlali" unsurları aranmaktadır.

Taslak maddelerde "zarar" (damage) ve "kusur" (fault) kavramlarının genel kurucu unsurlar arasında yer almamasının hukuki sonucu ve bu unsurların sorumluluk rejimindeki işleviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumluluğun doğması için bir ihlalin varlığı yeterli olup; zarar ve kusur ancak ihlal edilen "birincil kural" (primary rule) tarafından özel olarak öngörüldüğünde sorumluluğun doğumuna etki eder veya onarım (reparation) aşamasında tazminatın kapsamını belirler.

Cevap

Sorumluluğun doğması için bir ihlalin varlığı ve bunun devlete isnat edilebilirliği yeterlidir; zarar ve kusur ancak belirli birincil kuralların (primary rules) içeriğine bağlı olarak veya onarım aşamasında dikkate alınan özel şartlardır.
Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) 20012001 Taslak Maddeleri'ne göre, sorumluluğun doğması için kural olarak sadece davranışın devlete isnat edilebilir olması ve bu davranışın devletin bir uluslararası yükümlülüğünü ihlal etmesi yeterlidir. Zarar ve kusur, tüm ihlaller için geçerli genel kurucu unsurlar değildir. Ancak, ihlal edilen yükümlülüğün kendisi (birincil kural) bir zarar şartı veya kusur derecesi (kast gibi) öngörüyorsa, bu unsurlar o somut olayda sorumluluğun doğumu için şart haline gelir. Ayrıca zarar, onarım (tazminat) aşamasında ödenecek miktarın belirlenmesinde kilit rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
ILC 2001 Taslak Maddeleri Madde 2'nin analiz edilmesi
Sorumluluğun iki kurucu unsuru vardır: İsnadiyet (subjective) ve Yükümlülük ihlali (objective).
Genel sorumluluk rejiminin kapsamını belirlemek için temel maddeden hareket edilmelidir.
2
Tali Kurallar (Secondary Rules) kavramının değerlendirilmesi
Bu kurallar, ihlal edilen yükümlülüğün içeriğiyle ilgilenmez; sadece bir yükümlülük ihlal edildiğinde doğan hukuki sonuçları düzenler.
Zarar ve kusurun neden her zaman aranmadığını anlamak için kuralların hiyerarşik doğası bilinmelidir.
3
Zarar ve kusur unsurlarının konumunun belirlenmesi
Eğer birincil kural (örneğin çevre koruma yükümlülüğü) zarar oluşmasını şart koşuyorsa, zarar kurucu olur; aksi halde (örneğin hava sahası ihlali) zarar aranmaz.
Zararın genel bir unsur değil, kurala bağlı özel bir şart olduğunu teyit etmek gerekir.
4
Kusur (fault) unsurunun kurala bağlı niteliğinin saptanması
Bazı kurallar 'objektif sorumluluk' öngörürken bazıları 'özel kast' arar; bu farklar tali kuralların değil, birincil kuralların alanına girer.
Sorumluluğun doğumunun neden kusurdan bağımsız genel bir tanıma sahip olduğu netleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Sorumluluğun Kurucu Unsurları (İsnadiyet ve İhlal) ile Birincil/Tali Kural Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İsnadiyet (Atıf) kurallarını, özellikle devlet organlarının yetki aşımı (ultra vires) durumlarını inceleyerek sorumluluk rejimindeki istisnaları derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 63Soru

Uluslararası hukuk kişiliğini haiz bir örgütün eylemlerinden dolayı üye devletlerin sorumluluğu, uluslararası hukukta "müstakil kişilik" ilkesi gereği sınırlıdır. 2011 tarihli Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları (DARIO), bu kuralın istisnalarını dar bir çerçevede düzenlemiştir.

Buna göre, DARIO'nun 62. maddesi uyarınca bir üye devletin, örgütün uluslararası hukuka aykırı bir fiilinden dolayı zarar gören tarafa karşı sorumlu tutulabilmesi için aşağıdaki hallerden hangisinin varlığı gereklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üye devletin, zarar gören tarafa karşı sorumluluğu üstlendiğini beyan etmiş olması veya davranışıyla karşı tarafta sorumluluğu olduğuna dair bir güven uyandırmış olması

Cevap

Üye devletin sorumluluğu üstlenmesi veya zarar gören tarafta bu yönde bir güven (itimat) uyandırmış olması durumunda sorumluluğu doğar.
DARIO Madde 62'ye göre, bir uluslararası örgütün üyesi olan devlet, örgütün hukuka aykırı fiilinden şu iki durumda sorumlu olur: (a) Zarar gören tarafa karşı sorumluluğu üstlenmişse, (b) Davranışıyla zarar gören tarafın kendi sorumluluğuna dayanmasına (güvenmesine) yol açmışsa. Bu, müstakil kişilik ilkesinin en temel istisnasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası örgütün müstakil hukuk kişiliği ilkesini hatırla.
Örgüt ve üyeleri ayrı hukuki süjelerdir; örgütün borç ve eylemlerinden üyeler kural olarak sorumlu değildir.
Sorumluluğun kime ait olduğunu belirlemek için temel ayrım noktasıdır.
2
DARIO'nun 5. Bölümünde (Devletin bir örgüt fiiliyle bağlantılı sorumluluğu) yer alan 62. maddeyi analiz et.
İstisnai haller: Sorumluluğun açık kabulü (acceptance) veya zarar görende güven uyandırma (estoppel benzeri durum).
DARIO'nun üyelerin sorumluluğunu düzenleyen spesifik hükmüdür.
3
Seçenekleri bu iki kriter (kabul veya güven) açısından değerlendir.
Sorumluluğun üstlenilmesi veya güven uyandırılması ifadesi Madde 62 ile tam örtüşmektedir.
Doğru hukuki dayanağı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Üye Devletin İkincil Sorumluluğu (Madde 62)

Daha Fazla Pratik

Üye devletlerin sorumluluğunu 'yükümlülükten kaçınma' (Madde 61) durumuyla karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru

Devlet AA, Devlet BB’ye ait bir sivil araştırma gemisine uluslararası sularda hukuka aykırı şekilde müdahale ederek gemiyi ve mürettebatı bir ay süreyle alıkoymuştur. Bu müdahale sonucunda gemideki bilimsel cihazlar zarar görmüş, mürettebat kötü muameleye maruz kalmış ve Devlet BB’nin egemenlik hakları ihlal edilmiştir. Devlet BB; cihazların onarılmasını, geminin alıkonulduğu süre boyunca mahrum kalınan kârın ödenmesini ve devletin onurunun kırılması nedeniyle resmi bir özür dilenmesini talep etmektedir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli "Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" hakkındaki Taslak Maddeleri uyarınca, bu uyuşmazlığın onarımı (reparation) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet BB’nin onuru ve egemenlik haklarının ihlali nedeniyle başvurulacak tarziye (satisfaction) yöntemi; uyuşmazlığın mahiyetiyle orantısız olmamalı ve sorumlu devlet için aşağılayıcı (humiliating) bir nitelik taşımamalıdır.

Cevap

Egemenlik ihlali gibi manevi zararlar için başvurulan tarziye yöntemi, orantılılık ilkesine uygun olmalı ve sorumlu devleti aşağılayıcı nitelikte olmamalıdır.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 37. maddesi uyarınca, maddi onarımın yetersiz kaldığı durumlarda başvurulan tarziye (satisfaction); ihlal ile orantısız olamaz ve sorumlu devleti küçük düşürücü veya aşağılayıcı bir nitelik taşıyamaz. Bu, devletlerin onurunu korurken hukuka aykırılığın giderilmesini sağlayan dengeleyici bir kuraldır.

Adım Adım Çözüm

1
Zarar türlerini sınıflandır.
Cihaz hasarı ve kâr kaybı maddi zarardır; egemenlik ihlali ve onur kırılması manevi/gayrimaddi zarardır.
Onarım biçimini belirlemek için zararın niteliğini anlamak gerekir.
2
UHK 2001 Taslak Maddelerindeki onarım hiyerarşisini uygula.
Öncelik eski hale getirme (Madde 35), mümkün değilse tazminat (Madde 36), o da yetersizse tarziyedir (Madde 37).
Uluslararası hukukta 'tam onarım' ilkesi esastır.
3
Tarziyenin (satisfaction) sınırlarını analiz et.
Tarziye; resmi özür, pişmanlık beyanı gibi formlar alabilir ancak Madde 37/3 uyarınca aşağılayıcı olamaz.
Devletlerin egemen eşitliği ilkesi, aşağılayıcı onarım taleplerini yasaklar.

Anahtar Kavram

Uluslararası sorumlulukta onarımın (reparation) üç biçimi (restitutio, tazminat, tarziye) ve tarziyenin sınırları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

Bir devletin emniyet birimine bağlı bir komiser, bir şüpheliyi sorgularken amirlerinden gelen "yasal prosedür dışına çıkılmaması" yönündeki kesin talimata rağmen şüpheliye kötü muamelede bulunmuştur. İlgili devlet, personelin talimatlara aykırı davrandığını ve "yetki aşımı" (ultraultra viresvires) içinde olduğunu belirterek bu durumdan dolayı uluslararası sorumluluğu reddetmektedir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri" çerçevesinde, bu olay ve genel isnadiyet kuralları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet organı statüsündeki kişilerin, görevleri kapsamında hareket ederken yetkilerini aşmaları veya talimatlara aykırı davranmaları, fiilin devlete isnat edilmesine engel teşkil etmez.

Cevap

Devlet organı veya görevlisinin resmi sıfatıyla hareket ederken yetkisini aşması veya talimatlara aykırı davranması (ultra vires), fiilin devlete isnat edilmesini engellemez.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 7. maddesi uyarınca, bir devlet organı veya görevlisi, kendisine verilen yetki sınırlarını aşsa (ultraultra viresvires) veya talimatlara aykırı hareket etse dahi, eğer bu kişi veya birim resmi kapasitesiyle (bu sıfatla) hareket ediyorsa, bu fiiller devlete isnat edilir. Bu kural, devletlerin kendi görevlilerinin denetiminden sorumlu olduğu ve yetki aşımı iddiasıyla sorumluluktan kaçamayacağı ilkesine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiili gerçekleştiren öznenin hukuki statüsünü belirle.
Fiili işleyen kişi bir emniyet görevlisi, yani devlet organıdır.
Uluslararası sorumluluk için ilk adım, fiilin bir devlet organına veya devlet adına hareket eden birine ait olup olmadığını tespit etmektir.
2
Yetki aşımı (ultraultra viresvires) durumunun isnadiyete etkisini analiz et.
UHK Taslak Maddeleri Madde 7'ye göre, görevli resmi sıfatla hareket ediyorsa yetki aşımı sorumluluğu kaldırmaz.
Devletler, kendi organlarının faaliyetleri üzerinde mutlak denetim sahibi kabul edilir ve 'talimat dışı' savunması sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir.
3
İsyan hareketleri ve özel şahıslara ilişkin diğer kuralları değerlendir.
Başarılı isyanlar devlete isnat edilirken başarısız olanlar edilmez; özel şahıslar için ise devletin sadece 'özen yükümlülüğü' (ihmal) üzerinden sorumluluğu doğabilir.
İsnadiyet kuralları, fiilin niteliğine ve failin devletle olan bağının sürekliliğine göre farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Yetki Aşımı (UltraUltra ViresVires) ve İsnadiyet
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

Uluslararası hukukta 'Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu' (ARSIWA) ile 'Uluslararası Hukukça Yasaklanmamış Faaliyetlerin Zararlı Sonuçlarından Doğan Sorumluluk' (Liability) arasındaki temel rejim farkı düşünüldüğünde; 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan sorumluluk' rejiminin uygulanmasında 'mücbir sebep' (force majeure) veya 'beklenmedik hal' gibi savunmaların etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu rejimde sorumluluğun temeli 'hukuka aykırılık' değil, oluşan 'zarar' ve 'tehlike' olduğu için; ARSIWA kapsamında 'hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller' olarak düzenlenen durumlar, bu özel rejim altındaki tazminat yükümlülüğünü (özellikle mutlak sorumluluk hallerinde) kendiliğinden sona erdirmez.

Cevap

Hukuka uygun fiillerden kaynaklanan sorumluluk rejiminde, sorumluluğun temeli fiilin hukuka aykırılığı değil 'risk' ve 'zarar' olduğu için, genel sorumluluk hukukundaki 'hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller' (mücbir sebep vb.) bu rejimdeki tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Doğru yanıt, kusursuz sorumluluk rejiminin 'hukuka aykırılık' temeline dayanmadığını, dolayısıyla bu unsura yönelik savunmaların (mücbir sebep gibi) tazminat borcunu etkilemeyeceğini belirtmektedir. Uluslararası hukukta özellikle mutlak sorumluluk (absolute liability) öngören rejimlerde (örneğin uzay faaliyetleri), devletin kontrolü dışındaki olaylar dahi onu zarar gören tarafa karşı tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtarmaz; çünkü bu rejimlerde odak noktası kusur veya ihlal değil, hakkaniyet gereği zararın paylaştırılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun kaynağını belirleyin.
Fiil hukuka aykırı değil, ancak tehlikeli/riskli bir faaliyettir.
Kusursuz sorumluluk, uluslararası hukukça yasaklanmamış ancak yüksek risk taşıyan faaliyetleri (uzay, nükleer vb.) kapsar.
2
ARSIWA ve Liability rejimleri arasındaki savunma mekanizmalarını karşılaştırın.
Mücbir sebep gibi haller 'hukuka aykırılığı' kaldırır, ancak 'zararın onarımı yükümlülüğünü' kaldırmaz.
Geleneksel sorumlulukta (ARSIWA) savunma 'ihlal' üzerinedir; kusursuz sorumlulukta ise 'zarar' tek başına borç doğurur.
3
Tazminatın hukuki niteliğini analiz edin.
Tazminat, bir ihlalin sonucu değil, faaliyetin yürütülmesinin bir 'maliyeti' olarak görülür.
Özellikle 1972 Uzay Sorumluluk Sözleşmesi gibi metinlerde yeryüzündeki zararlar için 'mutlak sorumluluk' öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

Hukuka Uygun Fiillerden Sorumlulukta 'Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Haller'in Geçersizliği
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 67Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri ve yerleşik uluslararası yargı içtihatları dikkate alındığında; bir devletin, yabancı bir devlet tarafından hakları ihlal edilen vatandaşı adına diplomatik koruma yetkisini kullanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik koruma, uluslararası hukukta devletin kendisine ait bir hak olarak kabul edilir ve devlet bu yetkiyi kullanıp kullanmama konusunda takdir yetkisine sahiptir.

Cevap

Diplomatik koruma devletin kendine ait takdir yetkisi içinde olan bir haktır.
Uluslararası hukukta diplomatik koruma, bir devletin kendi vatandaşına yapılan haksızlığı kendisine yapılmış kabul ederek yabancı devletten onarım talep etmesidir. Bu yetki devletin egemenliğine dayanan ve kullanılması tamamen devletin takdirinde olan bir haktır; bireyin bu yönde uluslararası hukuktan doğan doğrudan bir talep hakkı bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Diplomatik korumanın hukuki niteliği analiz edilmelidir.
Diplomatik korumanın, bireyin bir hakkı değil, devletin kendi vatandaşı şahsında uluslararası hukuka saygı gösterilmesini sağlama hakkı olduğu saptanır.
Mavrommatis Filistin İmtiyazları davasında (1924) belirtildiği üzere, devlet diplomatik korumayı kullanarak aslında kendi hakkını ileri sürmektedir.
2
Devlet ile vatandaş arasındaki ilişki değerlendirilmelidir.
Devletin bu yolu işletip işletmeme konusunda mutlak bir takdir yetkisine sahip olduğu ve vatandaşın iç hukukta aksine bir düzenleme yoksa devletini buna zorlayamayacağı anlaşılır.
Uluslararası hukuk devletlere bu konuda bir yükümlülük yüklememiş, bunu egemenlik yetkisi içinde bir hak olarak tanımlamıştır.
3
Usuli şartlar (tabiiyet bağı ve iç hukuk yolları) gözden geçirilmelidir.
Korumanın başlayabilmesi için kişinin hem haksız fiil anında hem de talep anında devletin tabiiyetinde olması (süreklilik) ve yerel mahkeme yollarını bitirmiş olması gerektiği doğrulanır.
UHK 2006 taslak maddeleri bu şartları diplomatik korumanın kurucu unsurları olarak kabul etmiştir.

Anahtar Kavram

Diplomatik Korumanın Hukuki Niteliği ve Takdir Yetkisi

İpuçları

1
Diplomatik koruma yetkisinin kime ait olduğuna odaklanın: Bireye mi yoksa devlete mi?
2
Mavrommatis davasında belirtilen 'devletin kendi hakkını savunması' ilkesini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Devletin doğrudan zararı ile vatandaşın zararı arasındaki farkı ve bunun 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' şartına etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 68Soru

AA Devleti, BB Devleti ile olan sınır anlaşmasını ihlal ederek BB Devleti’nin egemenliğindeki bir bölgeye askeri birlik göndermiş ve burada bulunan bir sınır karakolunu tahrip etmiştir. Bu ihlal sonucunda hem karakolun yıkılmasıyla maddi hasar meydana gelmiş hem de BB Devleti'nin egemenlik hakları ve onuru ağır bir biçimde zedelenmiştir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2001 tarihli "Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" hakkındaki Taslak Maddeleri uyarınca, bu olaydaki onarım (reparation) süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumlu devlet; maddi zararları öncelikle eski hale getirme (restitutio in integrum) veya tazminat yoluyla, manevi zararları ise ihlalin tanınması veya özür dileme gibi yöntemleri içeren tarziye (satisfaction) yoluyla onarmakla yükümlüdür.

Cevap

Sorumlu devletin maddi zararları eski hale getirme veya tazminatla, manevi zararları ise tarziye (özür, ihlali kabul vb.) yoluyla gidermekle yükümlü olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Doğru olan seçenek, uluslararası hukukun temel prensibi olan 'Chorzów Fabrikası' davası ve 2001 UHK Taslak Maddeleri ile uyumludur. Bu kurallara göre, maddi zararlar (karakolun yıkılması) mümkünse eski hale getirme (restitutio), değilse tazminat ile; manevi zararlar (egemenlik ihlali) ise tarziye (satisfaction) ile onarılır. Tarziye; ihlalin kabulü, resmi özür veya pişmanlık beyanı gibi şekillerde olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
İhlalin niteliğini tespit etme
Devletin egemenlik haklarının doğrudan ihlali ve fiziki (maddi) zarar mevcuttur.
Onarım yöntemleri zararın türüne (maddi/manevi) göre belirlenir.
2
Maddi zararlar için onarım kurallarını uygulama
Karakolun tahribi için öncelikle 'restitutio in integrum' (eski hale getirme), mümkün değilse 'tazminat' gerekir.
Uluslararası hukukta asıl olan zararın oluşmasından önceki durumun geri getirilmesidir.
3
Manevi zararlar için onarım kuralını uygulama
Egemenlik ihlali gibi manevi zararlar için 'tarziye' (satisfaction) yöntemine başvurulur.
Parasal olarak ölçülemeyen manevi zararların onarımı ancak ihlalin tanınması veya özür gibi sembolik eylemlerle mümkündür.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sorumlulukta Onarım Türleri

Daha Fazla Pratik

UHK 2001 Taslak Maddeleri'nde 'eski hale getirme'nin (restitutio) hangi durumlarda istenemeyeceğine (imkânsızlık veya orantısız yük) dair istisnaları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü’nün 28. maddesinde düzenlenen "üstlerin sorumluluğu" (superior responsibility) kapsamında, sivil bir amirin (askeri olmayan üstün) emri altındaki personelin fiillerinden dolayı cezai olarak sorumlu tutulabilmesi için aranan bilgi düzeyi (mens rea) şartı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sivil amirin, emrindekilerin suç işlediğini bilmesi veya bu yöndeki bilgileri bilinçli bir şekilde görmezden gelmiş (consciously disregarded) olması gerekir.

Cevap

Sivil amirin, emrindekilerin suç işlediğini bilmesi veya bu yöndeki bilgileri bilinçli bir şekilde görmezden gelmiş olması gerekir.
Roma Statüsü'nün 28(b) maddesi uyarınca, askeri nitelikte olmayan bir üstün sorumluluğu için üstün, emrindekilerin bu suçları işlediğini ya da işlemek üzere olduğunu bilmesi veya emrindeki bilgileri bilinçli bir şekilde görmezden gelmiş (consciously disregarded) olması şartı aranır. Bu, sivil amirin bilgiye erişiminin olduğu ancak kasıtlı olarak buna göz yumduğu durumları kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Roma Statüsü Madde 28 incelenir.
Maddenin askeri komutanlar (28/a) ve sivil üstler (28/b) için iki farklı rejim öngördüğü tespit edilir.
Uluslararası ceza hukukunda askeri ve sivil hiyerarşiler farklı sorumluluk standartlarına tabidir.
2
Sivil üstler (amirler) için öngörülen zihni unsur (mens rea) analiz edilir.
Sivil üstler için 'bilme' (knew) veya 'bilgileri bilinçli olarak görmezden gelme' (consciously disregarded) şartının arandığı görülür.
Sivil hiyerarşide bilgi akışı askeri yapıdaki kadar katı ve zorunlu olmadığından, sivil üstler için 'bilmesi gerekirdi' gibi daha esnek bir standart yerine daha somut bir kusur aranır.
3
Askeri komutanlarla olan fark ayırt edilir.
Askeri komutanlar için 'bilmesi gerekirdi' (should have known) yeterliyken, sivil üstler için bu yeterli değildir.
Doğru cevaba ulaşmak için bu hukuki nüansın bilinmesi zorunludur.

Anahtar Kavram

Roma Statüsü Madde 28/b uyarınca sivil amirlerin sorumluluğu, askeri komutanlara göre daha dar bir bilgi (mens rea) kriterine bağlanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Roma Statüsü Madde 27 (Resmi Sıfatın Önemsizliği) ile Madde 28'i (Üstlerin Sorumluluğu) birlikte çalışarak bireysel sorumluluğun farklı boyutlarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru

Bir devletin emniyet görevlisi, sınır devriyesi sırasında kendisine verilen yazılı talimatların dışına çıkarak ve amirlerinden onay almaksızın komşu ülke topraklarına girmiş ve burada yabancı bir diplomata fiziksel müdahalede bulunmuştur. Aynı süreçte, ülkede mevcut hükümeti devirerek yeni bir hükümet kurmayı başaran bir ayaklanma hareketi de çatışmalar esnasında yabancı misyon binalarına zarar vermiştir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri" hükümleri uyarınca, bu olaylardaki isnadiyet (atıf) kuralları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Emniyet görevlisinin yetkisini aşarak (ultra vires) gerçekleştirdiği fiil, kişinin resmi sıfatla hareket etmesi nedeniyle devlete isnat edilir.

Cevap

Emniyet görevlisinin yetkisini aşarak (ultra vires) gerçekleştirdiği fiil, kişinin resmi sıfatla hareket etmesi nedeniyle devlete isnat edilir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan Taslak Maddelerin 7. maddesi, bir devlet organının veya kamu yetkisi kullanan kişinin yetkisini aşması (ultra vires) veya talimatlara aykırı davranması halinde bile, eğer kişi resmi sıfatla hareket ediyorsa, bu fiilin devlete isnat edileceğini hükme bağlar. Senaryoda emniyet görevlisi devriye görevi sırasında bu fiili işlediği için eylem devlete atfedilir.

Adım Adım Çözüm

1
Emniyet görevlisinin hukuki statüsünü belirle.
Görevli bir devlet organıdır ve olay anında resmi sıfatla (görev başında) hareket etmektedir.
İsnadiyet kuralları, aktörün devletle olan organik bağına göre değişir.
2
Yetki aşımı (ultra vires) durumunda isnadiyet kuralını uygula (UHK Madde 7).
Görevli talimatları çiğnese bile, eylemi devlete isnat edilir.
Uluslararası hukukta devletin, kendi organlarının davranışları üzerindeki kontrol sorumluluğu mutlaktır.
3
Başarılı olan ayaklanma hareketinin durumunu değerlendir (UHK Madde 10).
Hükümeti kurmayı başaran grubun fiilleri devlete isnat edilir.
Başarı, hareketin geçmişteki eylemlerini devletin kurumsal sürekliliği içine dahil eder.

Anahtar Kavram

İsnadiyet (Atıf) Kuralları ve Ultra Vires Fiiller

Daha Fazla Pratik

Başarısız olan bir isyan hareketinin fiilleri ile devletin bu isyanı önlemedeki ihmali (Due Diligence) arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 71Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 'Devletin Uluslararası Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu' taslak maddeleri kapsamında düzenlenen 'Zaruret Hali' (Necessity) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu fiilin, devletin iradesi dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve karşı konulamaz bir dış gücün etkisiyle işlenmiş olması gerekir.

Cevap

Zaruret halinin devletin iradesi dışında gerçekleşen ve karşı konulamaz bir güçten kaynaklanması gerektiğini savunan ifade yanlıştır; çünkü bu tanım mücbir sebep (force majeure) kavramına aittir.
Doğru cevap olan ifade, zaruret halini 'irade dışı ve karşı konulamaz' bir güç olarak tanımlayarak kavramsal bir hata yapmaktadır. Uluslararası hukukta bu tanım mücbir sebep (force majeure) için kullanılır. Zaruret halinde (necessity) devlet, ağır ve yakın bir tehlikeden temel bir menfaatini korumak için başka bir devletin hakkını bilinçli bir tercih yaparak ihlal eder. Ancak bu durumda bile jus cogens normlar ihlal edilemez ve devletin bu tehlikeli durumun oluşmasında kusuru/katkısı bulunmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Zaruret Hali (Necessity) ile Mücbir Sebep (Force Majeure) arasındaki temel ayrımı belirle.
Zaruret hali bir 'bilinçli tercih' iken, mücbir sebep 'irade dışı' bir durumdur.
Zaruret halinde devlet, temel bir menfaatini korumak için bilerek başka bir yükümlülüğünü ihlal eder; oysa mücbir sebepte devletin fiili işlemekten başka seçeneği veya fiziksel imkanı yoktur.
2
Zaruret halinin kısıtlamalarını (Jus Cogens ve Katkı Payı) gözden geçir.
Jus cogens normlar ihlal edilemez ve devlet krizin çıkışına katkıda bulunmamış olmalıdır.
Uluslararası hukukta emredici kuralların üstünlüğü mutlak olup, devletin kendi kusuruna dayanarak sorumluluktan kaçması (nemo auditur propriam turpitudinem allegans) engellenir.
3
Seçeneklerdeki tanımları hukuki şartlarla eşleştir.
Fiilin irade dışı ve karşı konulamaz olması gerektiği yönündeki önerme, mücbir sebebin tanımıyla örtüşmektedir.
Tanım hatası yapılmış olup, zaruret halinde devlet 'irade dışı' değil, 'zorunlu bir seçim' dahilinde hareket eder.

Anahtar Kavram

Zaruret Hali ve Mücbir Sebep Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Mücbir sebep ve tehlike hali (distress) arasındaki farkları inceleyerek hukuka aykırılığı kaldıran haller konusunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 'Devletin Uluslararası Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu' taslak maddeleri uyarınca, devletin işlediği bir fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldıran hallerden biri olan 'zaruret hali' (necessity) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zaruret haline konu olan durumun, devletin kontrolü dışında gelişen, önceden öngörülemeyen ve yükümlülüğün yerine getirilmesini maddi olarak imkansız kılan bir dış güçten kaynaklanması zorunludur.

Cevap

Zaruret hali, devletin bir yükümlülüğünü yerine getirmesinin 'maddi olarak imkansız' olduğu durumları değil, temel bir menfaatini korumak için 'bilinçli bir tercih' yaptığı durumları kapsar.
Doğru cevap olan seçenekte verilen tanım, zaruret halini değil, mücbir sebep (force majeure) halini tasvir etmektedir. Zaruret halinde devletin yükümlülüğünü yerine getirmesi teknik veya maddi olarak imkansız değildir; ancak devlet, temel bir menfaatini korumak için hukuka aykırı olan yolu tek çare olarak görüp iradi bir seçim yapmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Zaruret hali ve mücbir sebep kavramlarını karşılaştırın.
Zaruret halinde devlet, ağır bir tehlike karşısında temel menfaatini korumak için hukuka aykırı fiili 'tek çare' olarak seçer. Mücbir sebepte ise dış bir güç nedeniyle yükümlülüğü yerine getirmek fiziksel olarak imkansızdır.
Hukuka aykırılığı kaldıran hallerin ayırıcı özelliklerini belirlemek sorunun çözüm anahtarıdır.
2
ILC Taslak Maddeleri'ndeki kısıtlamaları (jus cogens ve katkı kuralı) gözden geçirin.
Emredici normlara aykırı hareket edilemeyeceği ve devletin kendi kusuruyla duruma sebebiyet vermemesi gerektiği saptanır.
Zaruret halinin sınırlarını bilmek seçenekleri elemeyi sağlar.
3
Yanlış tanımı içeren seçeneği belirleyin.
Maddi imkansızlık ve kontrol dışı dış güç ifadelerinin mücbir sebep tanımına ait olduğu görülür.
Kavram karmaşasını gidermek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Zaruret Hali (Necessity) vs. Mücbir Sebep (Force Majeure) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Zaruret hali ile tehlike hali (distress) arasındaki farkı, 'insan hayatının kurtarılması' kriteri üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler" çerçevesinde, bir devletteki mevcut hükümeti devirerek yeni bir hükümet kurmayı başaran bir isyan hareketinin, isyan sürecinde gerçekleştirdiği eylemlerin devlete isnat edilebilirliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsyan hareketinin başarılı olup yeni hükümeti kurması durumunda, bu hareketin isyan sürecindeki fiilleri yeni hükümetin ve dolayısıyla devletin fiili sayılır.

Cevap

İsyan hareketinin başarılı olup yeni hükümeti kurması durumunda, bu hareketin isyan sürecindeki fiilleri yeni hükümetin ve dolayısıyla devletin fiili sayılır.
Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 10. maddesine göre, bir devletin yeni hükümeti haline gelen bir isyan hareketinin fiili, uluslararası hukuk uyarınca o devletin bir fiili sayılır. Bu kural, hareketin başarılı olmasıyla birlikte geçmişteki eylemlerinin de devlete ait kabul edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hareketin türünü ve sonucunu belirle.
Hareket bir 'isyan hareketi'dir ve 'başarılı' olmuştur (yeni hükümeti kurmuştur).
Uluslararası sorumluluk hukukunda isyan hareketlerinin akıbeti, isnadiyet kurallarını doğrudan değiştirir.
2
UHK 2001 Taslak Maddeleri Madde 10'u uygula.
Başarılı isyan hareketlerinin eylemleri, isyanın başlangıcından itibaren devletin fiili kabul edilir.
Hükümet değişikliği süreklilik arz eder ve hareketin otoriteyi ele geçirmesi, geçmişteki eylemlerini de devlete bağlar.

Anahtar Kavram

İsyan Hareketlerinin İsnadiyeti (UHK Madde 10)

İpuçları

1
İsyan hareketinin başarılı olup olmaması, uluslararası hukukta isnadiyet kurallarını kökten değiştirir.

Daha Fazla Pratik

UHK Taslak Maddeleri 11. maddede yer alan 'devletin fiili benimsemesi' (Tehran Hostages vakası) konusuna göz atınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru

X Devleti vatandaşı olan bir iş insanı, Y Devleti'nde "ulusal güvenliği tehdit ettiği" gerekçesiyle tutuklanmış ve dış dünya ile tüm iletişim imkanları kısıtlanmıştır. X Devleti’nin Y Devleti’ndeki konsolosluk görevlileri, vatandaşıyla görüşmek ve ona hukuki yardımda bulunmak amacıyla girişimde bulunmuştur. Y Devleti ise, söz konusu iş insanının tutuklama kararına karşı Y Devleti mahkemelerinde henüz tüm itiraz yollarını tüketmediğini, dolayısıyla uluslararası hukuktaki "iç hukuk yollarının tüketilmesi" kuralı uyarınca X Devleti’nin bu aşamada müdahale edemeyeceğini savunmaktadır.

Y Devleti’nin bu savunması, uluslararası sorumluluk hukuku ve konsolosluk hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konsolosluk yardımı kapsamında vatandaşla iletişim kurma hakkı, diplomatik korumadan farklı olarak doğrudan devletin hakkı olup bu hakkın kullanımı iç hukuk yollarının tüketilmesine bağlı değildir.

Cevap

Konsolosluk yardımı ve vatandaşla iletişim kurma hakkının, diplomatik korumadan farklı olarak doğrudan devletin hakkı olduğu ve iç hukuk yollarının tüketilmesine bağlı olmadığı ifadesi doğrudur.
Uluslararası hukukta iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı, bir devletin vatandaşına verilen zarar nedeniyle 'dolaylı' olarak zarar gördüğü ve diplomatik koruma işlettiği hallerde uygulanır. Ancak konsolosluk görevlilerinin vatandaşlarıyla iletişim kurma ve onlara yardım etme hakkı (1963 Viyana Sözleşmesi m. 36), doğrudan gönderen devlete ait bir haktır. Uluslararası Adalet Divanı'nın LaGrand ve Avena kararlarında belirttiği üzere, bu tür doğrudan hak ihlallerinde iç hukuk yollarının tüketilmesi bir ön şart değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki devlet müdahalesinin niteliğini saptayın.
Müdahale, bir vatandaşın uğradığı zararın tazmini (diplomatik koruma) değil, konsolosluk memurlarının vatandaşıyla görüşme hakkıdır (konsolosluk yardımı).
Diplomatik koruma dolaylı bir zarar durumuyken, konsolosluk erişimi doğrudan devletin hakkını da içerir.
2
İç hukuk yollarının tüketilmesi kuralının kapsamını analiz edin.
Bu kural, bir devletin kendi vatandaşının uğradığı 'dolaylı' zararlar için sorumluluk ileri sürdüğü durumlarda (diplomatik koruma) geçerlidir.
Devletin doğrudan kendi hakkının ihlal edildiği durumlarda (örneğin konsolosluk hakları) iç hukuk yollarının tüketilmesi aranmaz.
3
Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi (VİKİS) 36. maddesini uygulayın.
UAD (LaGrand ve Avena kararları), 36. maddenin hem devlete hem de bireye doğrudan haklar tanıdığını ve bu hakların ihlalinde iç hukuk yollarının tüketilmesi şartının aranmayacağını hükme bağlamıştır.
Konsolosluk bildirimi ve erişimi, yargılama sürecinin bir parçası değil, devletlerarası hukuki bir yükümlülüktür.

Anahtar Kavram

Doğrudan Zarar vs. Dolaylı Zarar Ayrımında İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Şartı
Soru 75Soru

Uluslararası hukukta bir devletin gerçekleştirdiği hukuka aykırı fiil sonucunda herhangi bir maddi zarar (ekonomik kayıp, fiziksel tahribat vb.) oluşmadığı, ancak mağdur devletin egemenlik haklarının veya onurunun (örneğin; resmi bir törende devlet sembollerine hakaret edilmesi veya hava sahasının kısa süreli ihlali) zedelendiği durumlarda, Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli "Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" hakkındaki Taslak Maddeleri uyarınca başvurulacak öncelikli onarım yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarziye (Satisfaction)

Cevap

Uluslararası hukukta manevi zararların ve devlet onuruna yönelik saldırıların onarılmasında temel yöntem 'Tarziye' (Satisfaction) yöntemidir.
Tarziye (Satisfaction), UHK 2001 Taslak Maddeleri Madde 37 uyarınca, eski hale getirme veya tazminat ile tam olarak onarılamayan zararların giderilmesi için başvurulan bir yöntemdir. Özellikle devletin onuruna, sembollerine (bayrak, marş vb.) yönelik saldırılarda veya hava sahası ihlali gibi maddi zarar doğurmayan egemenlik ihlallerinde; fiilin kabulü, pişmanlık beyanı veya resmi özür gibi yollarla gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zararın niteliğini tespit etme
Zararın maddi (ekonomik/fiziksel) olmadığı, egemenlik ve onurla ilgili manevi bir zarar olduğu belirlenmiştir.
UHK Taslak Maddeleri'nde farklı zarar türleri için farklı onarım yöntemleri öngörülmüşt34.
2
UHK 2001 Taslak Maddeleri 34-37. maddeleri analiz etme
37. maddenin, eski hale getirme veya tazminat ile karşılanamayan zararlar (manevi zararlar) için tarziyeyi öngördüğü görülmüştür.
Uluslararası hukukta her onarım yöntemi belirli bir zarar türüne karşılık gelir.
3
Doğru onarım yöntemini seçme
Resmi özür, üzüntü beyanı veya ihlalin kabulü gibi şekillerde gerçekleşen tarziye seçilmiştir.
Egemenlik ihlali gibi sembolik durumlarda en uygun telafi yöntemidir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sorumlulukta Onarım (Reparation) Türleri

Daha Fazla Pratik

UHK 2001 Taslak Maddeleri'nde onarım yöntemleri arasındaki öncelik sırasını ve 'eski hale getirme'nin imkansızlık durumlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

AA Devleti sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir sanayi tesisinden kaynaklanan sınır ötesi hava kirliliği, sınırın hemen öte tarafında BB Devleti'nde ikamet eden ve tarımla uğraşan Bay MM'nin mahsulüne büyük zarar vermiştir. Bay MM, AA Devleti ile hiçbir ticari veya hukuki bağı bulunmayan, hayatı boyunca bu ülkeye gitmemiş bir kişidir. BB Devleti, vatandaşı Bay MM'nin zararının tazmini için AA Devleti'ne karşı diplomatik koruma prosedürünü başlatmaya karar vermiştir.

BM Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2006 tarihli "Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri" uyarınca, bu uyuşmazlıkta "iç hukuk yollarının tüketilmesi" kuralı bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bay M ile A Devleti arasında makul bir bağlantı (relevant connection) bulunmadığı için B Devleti, iç hukuk yollarının tüketilmesini beklemeden diplomatik koruma yetkisini kullanabilir.

Cevap

Bay M ile A Devleti arasında makul bir bağlantı (relevant connection) bulunmadığı için B Devleti, iç hukuk yollarının tüketilmesini beklemeden diplomatik koruma yetkisini kullanabilir.
Doğru cevap, Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun 2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri'nin 15(c) maddesinde düzenlenen istisnayı temel almaktadır. Bu kurala göre, zarar gören kişi ile ihlali gerçekleştiren devlet arasında 'makul bir bağlantı' (relevant connection) veya 'gönüllü bir ilişki' (voluntary link) bulunmadığı durumlarda, iç hukuk yollarının tüketilmesi şartı aranmaz. Sınır ötesi kirlilik vakalarında kişi, kendi ülkesinde otururken başka bir devletin fiilinden zarar gördüğü ve o devletle herhangi bir hukuki/ticari ilişkiye girmediği için bu istisna doğrudan uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası sorumluluğun ileri sürülmesindeki temel şartı belirle.
Diplomatik koruma için kural olarak 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' gerekir.
Devlete, kendi ülkesinde meydana gelen bir haksızlığı uluslararası alana taşınmadan önce düzeltme fırsatı verilmelidir.
2
Soru kökündeki özel durumu (sınır ötesi kirlilik ve bağ eksikliği) analiz et.
Zarar gören kişi ile ihlali yapan devlet arasında 'gönüllü bir ilişki' (voluntary link) yoktur.
Bay M, A devletine gitmemiş, orada yatırım yapmamış veya ticari bir faaliyette bulunmamıştır.
3
UHK 2006 Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri Madde 15'teki istisnaları uygula.
Madde 15(c) uyarınca, makul bir bağlantı (relevant connection) yoksa yerel yolların tüketilmesi şartı aranmaz.
Kişinin hiçbir bağının olmadığı bir devletin hukuk sistemine hapsedilmesi adalet ilkesine aykırıdır.

Anahtar Kavram

Diplomatik Korumada İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi İstisnası (Makul Bağlantı Yokluğu)
Soru 77Soru

Uluslararası hukukta, bir devletin başka bir devletin egemenlik sembollerine (örneğin devlet bayrağına) saygısızlık etmesi veya resmi bir tören sırasında o devletin şahsiyetine yönelik hakarette bulunması gibi 'manevi zarar' doğuran durumlarda; maddi bir tazminatla ölçülemeyen bu zararın giderilmesi için başvurulan, genellikle özür dileme veya pişmanlık beyan etme gibi şekillerde tezahür eden onarım yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarziye (Satisfaction)

Cevap

Manevi zararların onarılmasında başvurulan yöntem 'Tarziye'dir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 37. maddesi uyarınca; bir devlet, uluslararası hukuka aykırı fiilinin sebep olduğu, tazminat veya eski hale getirme ile giderilemeyen zararlar için 'tarziye' (satisfaction) sunmakla yükümlüdür. Manevi zararlar (devletin onuruna saldırı, bayrağa saygısızlık vb.) bu kapsama girer ve genellikle özür dileme, olaydan üzüntü duyduğunu bildirme gibi yöntemlerle gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zararın niteliğini tespit edin.
Hukuka aykırı fiil sonucunda maddi (parasal) bir kayıp değil, devletin onuru ve haysiyetine yönelik 'manevi' bir zarar oluşmuştur.
Onarım yönteminin seçimi, verilen zararın türüne (maddi veya manevi) bağlıdır.
2
Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) taslak maddelerini (Madde 37) uygulayın.
Maddi tazminat veya eski hale getirme ile giderilemeyen zararlar için 'Tarziye' yöntemine başvurulur.
Uluslararası hukukta manevi zararların telafisi için kabul edilen resmi onarım biçimi tarziyedir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sorumlulukta Onarım Türleri

Daha Fazla Pratik

Restitutio in integrum (Eski hale getirme) yönteminin hangi durumlarda maddi veya hukuki imkansızlık nedeniyle uygulanmadığını araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 78Soru

A Devleti, ülkesinde aniden baş gösteren ve kontrol altına alınamayan şiddetli bir ekonomik krizin toplumsal infiale ve temel gıda tedarikinde çöküşe yol açmasını önlemek amacıyla, yabancı yatırımcılarla akdettiği bir antlaşmadan doğan mali yükümlülüklerini tek taraflı olarak askıya almıştır. A Devleti, bu eyleminin uluslararası hukuktaki 'Zaruret Hali' (Necessity) çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 'Devletin Uluslararası Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu' taslak maddeleri uyarınca, A Devleti'nin bu savunmasının başarılı olabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmiş olması zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: A Devleti’nin, söz konusu tehlike halinin ve ekonomik krizin ortaya çıkmasına kendi eylemleriyle veya ihmalleriyle katkıda bulunmamış olması

Cevap

Zaruret haline dayanan devletin, söz konusu durumun ortaya çıkmasına kendi fiilleriyle katkıda bulunmamış olması gerekir.
Doğru cevap, devletin tehlikeli duruma kendi eylemiyle sebebiyet vermemiş olması gerektiğini belirten ifadedir. ILC Taslak Maddeleri'nin 25. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi, devletin zaruret haline yol açan duruma katkıda bulunması halinde bu savunmanın geçersiz sayılacağını açıkça hükme bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini tespit et.
Devlet, temel bir menfaatini korumak için yükümlülüğünü ihlal etmiş ve 'Zaruret Hali'ne dayanmıştır.
Soruda verilen kriz ve toplumsal çöküş senaryosu, ILC 25. maddede düzenlenen zaruret halinin uygulama alanına girmektedir.
2
Zaruret halinin olumsuz şartlarını (başvurulamaz durumları) hatırla.
Devletin duruma katkıda bulunması (25/2-b) veya kuralın jus cogens olması (26. madde) savunmayı engeller.
Uluslararası hukukta bu savunma istisnai bir yol olduğu için çok sıkı sınırlamalara tabidir.
3
Seçenekleri bu şartlar ışığında değerlendir.
Katkıda bulunmama şartı, savunmanın kabulü için zorunlu bir unsurdur.
Kendi kusuruyla tehlike yaratan bir devletin, bu tehlikeyi gerekçe göstererek hukuk dışına çıkmasına izin verilmez.

Anahtar Kavram

Zaruret Hali ve Kusur (Katkıda Bulunmama) Kuralı

Daha Fazla Pratik

Zaruret hali ile Tehlike Hali (Distress) arasındaki farkları, özellikle korunmaya çalışılan menfaatin niteliği (kişi hayatı vs. devlet menfaati) açısından inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 79Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 20012001 tarihli "Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" metni çerçevesinde; bir devletin işlediği hukuka aykırı fiil sonucunda ortaya çıkan zararların onarılması (reparation) ve onarım türleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesin olarak doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 'Tarziye' (satisfaction), 'eski hale getirme' (restitutio in integrum) veya 'tazminat' (compensation) yöntemleriyle giderilemeyen zararlar için başvurulan tamamlayıcı bir onarım biçimidir ve cezalandırıcı bir nitelik taşıyamaz.

Cevap

Tarziye'nin (satisfaction) diğer onarım yöntemleriyle giderilemeyen zararlar için başvurulan tamamlayıcı ve cezalandırıcı olmayan bir onarım biçimi olduğu ifadesi doğrudur.
Doğru seçenek, UHK 20012001 Taslak Maddeleri 37. maddede yer alan 'tarziye' tanımına tam olarak uymaktadır. Tarziye, maddi iade veya tazminatla onarılamayan (genellikle manevi/siyasi) zararlar için öngörülen, residüel (artık) bir onarım türüdür. Ayrıca uluslararası hukukta devletlerin cezai sorumluluğu kural olarak kabul edilmediği için, tarziyenin cezalandırıcı (punitive damages) bir nitelik taşıması mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Onarım hiyerarşisinin belirlenmesi
Eski hale getirme (restitutio) birincil, tazminat ikincil, tarziye ise tamamlayıcıdır.
UHK 20012001 Taslak Maddeleri 35, 36 ve 37. maddeler bu hiyerarşiyi düzenler.
2
Tarziye yönteminin sınırlarının analizi
Tarziye; özür dileme, üzüntü beyanı veya ihlalin tespiti şeklinde olabilir ancak cezalandırıcı (punitive) olamaz.
Uluslararası sorumluluk hukukunda amaç cezalandırmak değil, zararı gidermektir.
3
İstisnai durumların (ultra vires, zaruret hali, diplomatik koruma) kontrolü
Bu durumların onarım yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmadığı veya belirli usuli şartlara bağlı olduğu görülür.
Hukuka aykırılığı kaldıran haller bile maddi tazminat sorusunu saklı tutar (Madde 27).

Anahtar Kavram

Uluslararası Sorumlulukta Onarım Hiyerarşisi ve Tarziyenin Niteliği

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 20012001 tarihli metninde yer alan 'Ciddi İhlaller' (Serious Breaches) durumundaki ek onarım yükümlülüklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 80Soru

Uluslararası hukukta devletin sorumluluğunun doğması için gerekli olan 'isnadiyet' (atıf) kuralları çerçevesinde, Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri" göz önüne alındığında, aşağıdaki durumlardan hangisinde söz konusu fiilin ilgili devlete isnat edilmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümetin isyanı önlemek için gerekli tüm askeri ve hukuki önlemleri almasına, yani "gerekli özeni" (due diligence) göstermesine rağmen, başarısızlıkla sonuçlanan bir ayaklanma grubunun yabancı vatandaşlara ait mülkleri tahrip etmesi

Cevap

Hükümetin isyanı bastırmak için gerekli tüm önlemleri almasına rağmen başarısızlıkla sonuçlanan bir ayaklanma grubunun fiillerinin devlete isnat edilememesi
Doğru cevap, başarısızlıkla sonuçlanan bir ayaklanma hareketinin haksız fiillerinin devlete isnat edilemeyeceğini belirtmektedir. Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli Taslak Maddeleri (Özellikle Madde 10) uyarınca, bir ayaklanma hareketi yeni bir hükümet kurmayı başaramazsa, onun fiilleri devletin fiili sayılamaz. Bu durumda devletin tek sorumluluğu, söz konusu haksız fiili önlemek veya cezalandırmak için 'gerekli özeni' (due diligence) gösterip göstermediği ile sınırlıdır. Soruda devletin tüm önlemleri aldığı belirtildiği için isnadiyet gerçekleşmez.

Adım Adım Çözüm

1
Failin statüsünü belirle
Fiili işleyen grup, devlet hiyerarşisine dahil olmayan ve başarısız olmuş bir ayaklanma hareketidir.
İsnadiyet için failin devlet organı olması veya devlet adına hareket etmesi gerekir.
2
UHK 10. Maddeyi (Ayaklanma Hareketleri) uygula
Ayaklanma başarılı olsaydı fiil devlete isnat edilirdi; ancak başarısız olduğu için bu kural işlemez.
Başarılı isyanlar devletin devamlılığı gereği yeni devletin fiili sayılırken, başarısız olanlar özel şahıs eylemi niteliğindedir.
3
Devletin 'Gerekli Özen' (Due Diligence) yükümlülüğünü kontrol et
Devlet isyanı önlemek için gerekli tüm tedbirleri aldığı için isnadiyet gerçekleşmez.
Devlet, özel şahısların veya isyancıların fiillerinden doğrudan sorumlu değildir; ancak bunları önlemede ihmal gösterirse kendi kusuru üzerinden sorumlu olur.

Anahtar Kavram

Uluslararası sorumlulukta isnadiyet, bir haksız fiilin devlete hukuken atfedilmesini ifade eder; başarısız isyanlar ve gerekli özenin gösterildiği özel fiiller devlete isnat edilmez.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 14Sonraki