Meme Enfeksiyonları ve Enflamatuar Hastalıkları

40 soru

Soru 1Soru

Sigara kullanımı (2020 paket-yıl) öyküsü olan 2929 yaşındaki kadın hasta, sol meme areola kenarından cilde açılan ve aralıklı olarak pürülan materyal boşalan kronik bir fistül ağzı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın anamnezinden, son iki yıl içinde benzer bölgede üç kez apse geliştiği ve her seferinde cerrahi drenaj uygulandığı, ancak şikayetlerin her seferinde tekrarlandığı öğreniliyor. Bu hastada, laktiferöz duktusların skuamöz metaplazisi (Zuska hastalığı) ön tanısıyla nüksleri önlemek amacıyla uygulanması gereken en uygun tedavi stratejisi hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sigaranın bırakılması ve fistül traktı ile birlikte etkilenen laktiferöz duktusun cerrahi eksizyonu

Cevap

Sigaranın bırakılması ve fistül traktı ile birlikte etkilenen laktiferöz duktusun cerrahi eksizyonu en uygun tedavi stratejisidir.
Zuska hastalığının patogenezinde laktiferöz duktusların skuamöz metaplazisi ve buna bağlı keratin tıkacı oluşumu yatar. Sigara bu süreci tetikleyen en önemli etkendir. Kesin tedavi, nüksü önlemek için hem sigaranın bırakılmasını hem de tıkalı duktusun fistül yoluyla birlikte cerrahi olarak çıkarılmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri sentezle
Genç yaş, sigara öyküsü ve tekrarlayan subareolar apse/fistül tablosu Zuska hastalığına (periduktal mastit) işaret eder.
Zuska hastalığı tipik olarak sigara içenlerde duktusların terminal kısmındaki skuamöz metaplazi nedeniyle oluşur.
2
Patofizyolojiyi değerlendir
Skuamöz metaplazi sonucu oluşan keratin tıkaçları duktusu tıkar, bu da dilatasyona ve ikincil enfeksiyonlara yol açar.
Duktus yapısı düzelmedikçe enfeksiyonun kaynağı ortadan kalkmış olmaz.
3
Tedavi planını belirle
Sigaranın bırakılması (risk faktörü eliminasyonu) ve hastalıklı duktusun fistül ile birlikte çıkarılması (Hadfield operasyonu benzeri yaklaşım).
Kalıcı kür için tıkalı duktus sisteminin tamamen eksize edilmesi şarttır.

Anahtar Kavram

Zuska Hastalığı (Periduktal Mastit) Tedavisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Anamnezinde 2525 paket-yıl sigara kullanımı mevcut olan 3434 yaşındaki kadın hasta, son iki yıldır meme başı çevresinde tekrarlayan ağrılı şişlik ve pürülan akıntı şikayetleri ile başvurmuştur. Daha önce farklı merkezlerde üç kez apse drenajı uygulandığı ancak şikayetlerinin her seferinde birkaç ay içinde tekrarladığı öğrenilmiştir. Fizik muayenede areola kenarında, saat 66 hizasında kronik pürülan akıntılı bir fistül ağzı izlenmektedir. Bu hastada kalıcı iyileşme sağlamak ve nüksleri önlemek için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fistül traktı ile birlikte ilgili ana laktiferöz duktusun eksizyonu

Cevap

Fistül traktı ile birlikte ilgili ana laktiferöz duktusun eksizyonu (Hadfield prosedürü benzeri cerrahi yaklaşım) en uygun yöntemdir.
Zuska hastalığı (periduktal mastit), sigara içen kadınlarda sık görülen, subareolar süt kanallarının skuamöz metaplazisi ile karakterize kronik bir durumdur. Tekrarlayan apse drenajları sonrası sıklıkla areola kenarına açılan bir fistül gelişir. Kalıcı tedavi (definitif cerrahi), hem fistül traktının hem de obstrüksiyona neden olan ana laktiferöz duktusun (süt kanalı) birlikte eksize edilmesini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Zuska hastalığı (Periduktal mastit) tanısı konur.
Sigara içen genç kadında tekrarlayan subareolar apse ve areola kenarına açılan fistül tipik klinik bulgulardır.
2
Hastalığın patogenezini analiz et.
Major laktiferöz duktuslarda skuamöz metaplazi ve keratin tıkacı saptanır.
Sigara kullanımı duktal epitelde metaplaziye yol açarak obstrüksiyon ve ardından enfeksiyon döngüsünü başlatır.
3
Tedavi stratejisini belirle.
Basit drenajın yetersiz olduğu, duktus eksizyonu gerektiği sonucuna varılır.
Kronikleşen vakalarda ve fistül varlığında sadece drenaj, altta yatan obstrüktif kanalı ortadan kaldırmadığı için nükse neden olur.

Anahtar Kavram

Zuska hastalığında (periduktal mastit) definitif tedavi, fistül traktı ile birlikte ilgili laktiferöz duktusun tam eksizyonudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

5252 yaşında kadın hasta, sağ memesinde yaklaşık bir haftadır devam eden hızlı büyüme, kızarıklık ve ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ memenin tamamında yaygın ödem, eritem ve meme derisinde 'portakal kabuğu' (peau d'orange) görünümü saptanıyor. Bu hastada, tablonun enfeksiyöz mastitten ziyade inflamatuar meme kanseri olduğunu öncelikle düşündüren bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateş ve titreme gibi sistemik bulguların yokluğu

Cevap

İnflamatuar meme kanserini enfeksiyöz mastitten ayıran en kritik klinik özelliklerden biri, sistemik enfeksiyon bulgularının (ateş, titreme vb.) yokluğudur.
İnflamatuar meme kanseri, klinik olarak enfeksiyöz mastite çok benzese de gerçek bir inflamasyon değildir; derideki ödem ve kızarıklık, tümör hücrelerinin dermal lenfatikleri tıkaması sonucu oluşur. Bu nedenle hastalarda tipik olarak ateş, titreme veya belirgin lökositoz gibi sistemik enfeksiyon belirtileri görülmez. Antibiyotik tedavisine yanıt alınamaması da tanıda kritik bir uyarıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta tek taraflı meme büyümesi, eritem ve peau d'orange (deri ödemi) ile başvurmuş; bu tablo hem mastit hem de İMK için tipiktir.
Ayırıcı tanı için ortak bulgular yerine ayırt edici bulgulara odaklanılmalıdır.
2
Sistemik bulguları değerlendir
Enfeksiyöz mastitlerde genellikle ateş, titreme ve lökositoz eşlik ederken, İMK'da bu bulgular beklenmez.
İnflamatuar meme kanseri bir 'inflamasyon' değil, dermal lenfatiklerin tümör embolileri ile tıkanması sonucu oluşan bir 'klinik görünümdür'.
3
Ayırıcı tanıyı doğrula
Antibiyotik tedavisine yanıt alınamaması ve sistemik bulgu yokluğu tanıyı İMK'ya yaklaştırır.
Kesin tanı için cilt punch biyopsisi ile dermal lenfatik invazyon gösterilmelidir.

Anahtar Kavram

İnflamatuar meme kanseri, mastiti taklit eden fulminan bir kanser türüdür; ayırıcı tanıda sistemik enfeksiyon bulgularının yokluğu ve antibiyotiğe yanıtsızlık en önemli ipuçlarıdır.

Daha Fazla Pratik

İnflamatuar meme kanseri şüphesinde tanısal doğrulama için en uygun yöntemin cilt punch biyopsisi olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 4Soru

3939 yaşında kadın hasta, sağ memesinde 55 aydır geçmeyen, daha önce uygulanan drenaj ve çoklu geniş spektrumlu antibiyotik tedavilerine rağmen nüks eden ağrılı kitle ve meme cildinde multipl fistül ağızları ile başvuruyor. Meme ultrasonografisinde parankim içinde birbiriyle bağlantılı çok sayıda hipoekoik tübüler koleksiyon (parmaksı uzanımlar) saptanıyor. Alınan kor biyopsi örneğinde lobül merkezli, kazeifikasyon içermeyen granülomatöz inflamasyon, mikroapseler ve dev hücreler izleniyor. Bu hastada sistemik kortikosteroid tedavisine başlanmadan önce, yanlış tanı konulması durumunda tedavinin hastalığı disemine etme riski nedeniyle öncelikle dışlanması gereken klinik tablo ve tanısında en duyarlı yöntem eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz mastiti - Doku örneğinde M.tuberculosisM. tuberculosis PCR veya kültürü

Cevap

Tedavi öncesi dışlanması gereken durum tüberküloz mastiti olup, doku örneğinde M.tuberculosisM. tuberculosis PCR veya kültürü en duyarlı yöntemdir.
Vakada tarif edilen 'parmaksı uzanımlar' gösteren apseler ve lobül merkezli granülomatöz inflamasyon, İdiopatik Granülomatöz Mastit (İGM) için tipiktir. İGM tanısı koymadan önce tüberküloz mastiti mutlaka dışlanmalıdır; çünkü İGM'nin standart tedavisi olan kortikosteroidler tüberküloz varlığında hastalığın tüm vücuda yayılmasına neden olabilir. Tüberkülozun kesin tanısında ise doku örneğinde basilin kültürü veya PCR yöntemi ile gösterilmesi, duyarlılığı en yüksek (altın standart) yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
Nüks eden apseler, fistüller ve ultrasonografideki 'parmaksı uzanımlar' granülomatöz mastit (özellikle İGM) için karakteristiktir.
Vaka sunumundaki spesifik ultrason bulgusu İGM ön tanısını destekler.
2
Histopatolojik sonucu değerlendir ve ayırıcı tanı yap.
Kazeifikasyon içermeyen granülomlar İGM, tüberküloz, sarkoidoz ve mantar enfeksiyonlarında görülebilir.
Tanının netleştirilmesi için patolojinin granülomatöz olduğu doğrulanmıştır.
3
Tedavi öncesi en kritik risk faktörünü belirle.
İGM tedavisinde kullanılan sistemik kortikosteroidler, eğer altta yatan neden tüberküloz ise hastalığın disemine olmasına (yayılmasına) yol açar.
İmmünosüpresif tedavi öncesi latent veya aktif enfeksiyonların dışlanması güvenlik için zorunludur.
4
Altın standart tanı yöntemini seç.
Tüberküloz mastitinde ARB boyamasının duyarlılığı düşüktür; PCR veya kültür dokuda basili göstermek için en duyarlı yöntemlerdir.
Kesin dışlama için en yüksek duyarlılığa sahip test seçilmelidir.

Anahtar Kavram

İdiopatik Granülomatöz Mastit Tanı ve Tedavi İlkeleri

Daha Fazla Pratik

Meme başı akıntısı ve areola çevresi enfeksiyonu olan, sigara içen bir hastada Zuska hastalığına yaklaşımı inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Bazı durumlarda İGM ve tüberküloz ayrımı yapılamıyorsa, hastada hiperprolaktinemi varlığı (İGM ile sık ilişkilidir) veya sistemik tutulum bulgularının yokluğu İGM lehine yorumlanabilir, ancak bu yöntem PCR/kültür kadar kesin değildir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5Soru

5656 yaşında, postmenopozal dönemdeki kadın hasta; sağ meme başında çekilme ve meme başı çevresinde ağrılı kızarıklık şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede subareolar bölgede yaklaşık 3×33 \times 3 cm boyutlarında, hassas ve flüktüasyon veren bir kitle saptanıyor. Ultrasonografik incelemede periduktal bölgede yoğun içerikli koleksiyon ve duktal ektazi ile uyumlu bulgular izleniyor. Bu klinik tablo ile başvuran hastada, altta yatan olası bir maligniteyi dışlamak amacıyla cerrahi drenaj planlanırken yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Apse kavite duvarından insizyonel biyopsi alınması

Cevap

Apse kavite duvarından insizyonel biyopsi alınması
Postmenopozal ve laktasyonda olmayan kadınlarda görülen meme apseleri, altta yatan bir karsinomun (özellikle komedokarsinom veya invaziv duktal karsinom) santral nekrozu sonucu gelişebilir. Fizik muayenede meme başında çekilme saptanması bu şüpheyi artırır. Bu nedenle, cerrahi drenaj yapılan her vakada apse kavite duvarından insizyonel biyopsi alınması, malignitenin kesin olarak dışlanması için cerrahi standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş, laktasyon durumu ve fizik muayene bulgularının sentezlenmesi
Postmenopozal, laktasyonda olmayan ve meme başında çekilme (retraksiyon) olan bir hastada periareolar apse tespiti
Non-laktasyonel apseler, laktasyonel apselerden farklı olarak sıklıkla altta yatan bir patolojiye (duktal ektazi, Zuska hastalığı veya malignite) ikincildir.
2
Ayırıcı tanıda malignite riskinin değerlendirilmesi
İnflamatuar meme kanseri veya kitle içi nekrozuna bağlı apse görünümü ihtimalinin belirlenmesi
Özellikle ileri yaş ve postmenopozal grupta apseler, karsinomun ilk klinik prezentasyonu olabilir.
3
Cerrahi drenaj ile eş zamanlı doku tanısı planlanması
Drenaj sırasında apse kavite duvarından doku örneği (biyopsi) alınması
Kesin tanı için pürülan materyal yerine apse poşu duvarındaki şüpheli dokunun histopatolojik incelenmesi gereklidir.

Anahtar Kavram

Non-laktasyonel meme apselerinde malignite dışlanması için biyopsi gerekliliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Doğum sonrası 2.2. haftasında olan ve bebeğini aktif olarak emziren 2626 yaşındaki kadın hasta; sağ memesinde ani gelişen ağrı, kızarıklık ve ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ meme üst dış kadranda lokalize hassasiyet, eritem ve ısı artışı saptanıyor, flüktüasyon alınmıyor. Bu hastada klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Staphylococcus aureus

Cevap

Staphylococcus aureus laktasyonel mastitin en yaygın etkenidir.
Doğru yanıt olan Staphylococcus aureus, laktasyonel mastitlerin yaklaşık %5050-9090'ından sorumludur. Genellikle nazofaringeal koloni taşıyan bebeğin emzirmesi sırasında meme başındaki fissürlerden girerek duktal sisteme ulaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Laktasyonel mastit tanısı
Postpartum erken dönemde emziren bir hastada görülen lokalize ağrı, eritem ve ateş bulguları tipik akut laktasyonel mastit tablosunu yansıtır.
2
Epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
En sık etkenin belirlenmesi
Literatürde laktasyonel mastit vakalarının büyük çoğunluğundan Staphylococcus aureus'un sorumlu olduğu bilinmektedir.

Anahtar Kavram

Laktasyonel mastit etyolojisi
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

Özgeçmişinde 1515 yıldır insüline bağımlı diyabet öyküsü bulunan 4242 yaşındaki kadın hasta, her iki memesinde son birkaç ay içinde gelişen, ağrısız ve oldukça sert kitleler şikâyetiyle başvuruyor. Fizik muayenede her iki memede multipl, düzensiz sınırlı, mobil ve taş sertliğinde kitleler palpe ediliyor; aksiller lenfadenopati saptanmıyor. Ultrasonografide belirgin posterior akustik gölgelenme gösteren hipoekoik alanlar izleniyor. Kesin tanı amacıyla yapılan kor (tru-cut) biyopsi ile "Diyabetik Mastopati" tanısı doğrulanıyor.

Bu hastada yapılan histopatolojik incelemede aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yoğun stromal fibrozis ve perivasküler lenfositik infiltrasyon

Cevap

Diyabetik mastopati tanılı hastada yoğun stromal fibrozis ve perivasküler lenfositik infiltrasyon görülmesi beklenir.
Diyabetik mastopati, özellikle uzun süreli insüline bağımlı diyabeti olan kadınlarda görülen enflamatuar bir durumdur. Histopatolojik olarak, lezyonlarda tipik olarak yoğun stromal fibrozis (keloid benzeri), epiteloid fibroblastlar ve küçük damarlar ile duktuslar çevresinde yoğun lenfositik (özellikle B hücreli) infiltrasyon izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik verilerini analiz et.
Uzun süreli Tip 11 DM öyküsü ve maligniteyi taklit eden çok sert meme kitleleri diyabetik mastopatiyi (lenfositik mastopati) düşündürür.
Tip 11 diyabetli kadınlarda görülen bu tablo, klinik ve radyolojik olarak meme kanseriyle karışabilen benign bir enflamatuar süreçtir.
2
Hastalığın patolojik karşılığını belirle.
Diyabetik mastopati, lenfositik mastit ve belirgin stromal fibrozis ile karakterizedir.
Hastalığın patogenezinde konnektif dokuda meydana gelen glikozilasyon ürünlerine karşı gelişen immün yanıt ve eşlik eden vaskülit yer alır.

Anahtar Kavram

Diyabetik mastopati, uzun süreli Tip 11 diyabetli hastalarda görülen, klinik olarak maligniteyi taklit eden ancak histolojik olarak lenfositik mastit ve fibrozis ile seyreden benign bir enflamatuar meme hastalığıdır.
Soru 8Soru

3232 yaşında emzirmeyen kadın hasta, meme başı çevresinde tekrarlayan ağrılı şişlik ve fistül ağzından pürülan akıntı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde benzer şikayetler nedeniyle daha önce iki kez apse drenajı uygulandığı belirtiliyor. Fizik muayenede subareolar bölgede hassasiyet, meme başı çekintisi ve periareolar yerleşimli aktif drene olan fistül ağzı izleniyor. Bu klinik tabloya (Zuska hastalığı) eşlik eden en önemli etiyolojik risk faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sigara kullanımı

Cevap

Zuska hastalığının gelişimindeki en önemli etiyolojik risk faktörü sigara kullanımıdır.
Doğru seçenek olan sigara kullanımı, Zuska hastalığının (peridüktal mastit) en güçlü risk faktörüdür. Sigara dumanındaki toksinler, meme başı arkasındaki laktiferöz kanalları döşeyen epitelin skuamöz metaplaziye uğramasına neden olur. Bu durum keratin döküntülerinin kanalı tıkamasına, staza ve ardından anaerobların da dahil olduğu enfeksiyonlara yol açar. Sonuçta tekrarlayan apseler ve periareolar fistüller gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Tekrarlayan subareolar apse, fistül oluşumu ve meme başı çekintisi Zuska hastalığını (peridüktal mastit) işaret eder.
Bu semptom kompleksi subareolar laktiferöz duktusların kronik enflamasyonuna hastır.
2
Etiyolojik faktörü belirle
Sigara kullanımı, duktal epitelde skuamöz metaplaziye ve keratin birikimine neden olur.
Keratin tıkaçları kanalı tıkayarak enfeksiyon ve apse döngüsünü başlatır.

Anahtar Kavram

Zuska hastalığı (peridüktal mastit), sigara içenlerde duktus metaplazisi sonucu gelişen tekrarlayan subareolar enfeksiyonlardır.

Daha Fazla Pratik

Zuska hastalığının kesin tedavisinde fistül traktı ile birlikte hastalıklı tüm laktiferöz duktusların (Hadfield operasyonu) çıkarılması gerektiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

3232 yaşında kadın hasta, meme başı areola kenarından pürülan akıntı ve tekrarlayan subareolar apse şikayeti ile başvuruyor. Sigara kullanımı (1212 paket-yıl) öyküsü olan hastaya daha önce iki kez apse drenajı yapılmasına rağmen şikayetleri kısa sürede tekrarlamıştır. Bu hastalığın patogenezindeki temel histopatolojik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laktiferöz duktusların terminal kısımlarında skuamöz metaplazi ve keratin tıkaçları ile tıkanma

Cevap

Zuska hastalığının temelinde laktiferöz duktusların terminal kısımlarında meydana gelen skuamöz metaplazi ve buna bağlı kanal tıkanıklığı yatmaktadır.
Zuska hastalığı veya periduktal mastit, laktiferöz kanalların son kısımlarını döşeyen normal epitelin keratinize skuamöz epitele dönüşmesi (skuamöz metaplazi) ile başlar. Bu değişim, keratin tıkaçlarının oluşmasına ve kanalların tıkanmasına yol açar. Tıkanan kanalın gerisinde biriken sekresyonlar kanalı rüptüre eder ve bakteriyel enfeksiyonun da eklenmesiyle tekrarlayan subareolar apseler ve kronik fistüller gelişir. Sigara kullanımı bu metaplaziyi tetikleyen en önemli etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Genç yaş, sigara kullanımı ve tekrarlayan subareolar apseler Zuska hastalığını (periduktal mastit) düşündürür.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı klinik ipuçlarını birleştirmektir.
2
Patofizyolojik mekanizmayı sorgula
Hastalığın temelinde sigaranın da tetiklediği duktal skuamöz metaplazi (SMOLD) bulunur.
Hücresel düzeydeki değişiklikler kanal tıkanıklığının ve apselerin asıl nedenidir.
3
Ayırıcı tanıyı yap
Duktal ektazi (plazma hücreli), granülomatöz mastit ve enfeksiyöz mastitlerden histopatolojik olarak ayrılır.
Doğru tedavi planı için spesifik patolojik sürecin bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Zuska Hastalığı (Periduktal Mastit) Patogenezi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru

2424 yaşında, 11 ay önce ilk doğumunu yapmış ve bebeğini aktif olarak emziren kadın hasta; sağ memesinde ani gelişen ağrı, kızarıklık, sertlik ve yüksek ateş (39C39^\circ C) şikâyetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sağ meme üst dış kadranda hassas, hiperemik ve endüre bir alan saptanıyor. Laktasyonel mastit tanısı konulan bu hastada, uygun antibiyotik tedavisine ek olarak uygulanması gereken en önemli yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki memeden de emzirmeye devam edilmesi ve memenin sık boşaltılması

Cevap

Her iki memeden de emzirmeye devam edilmesi ve memenin sık boşaltılması laktasyonel mastit yönetiminde en önemli adımdır.
Laktasyonel mastit tedavisinde en önemli kural memenin boşaltılmasıdır. Emzirmeye devam edilmesi süt stazını azaltarak enfeksiyonun çözülmesini sağlar ve apse oluşumunu engeller. Bebeğin memeyi boşaltması en etkili drenaj yöntemidir ve bu süreçte bebeğe zarar gelmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir (laktasyon dönemi, lokal inflamasyon bulguları ve ateş).
Laktasyonel mastit tanısı doğrulanır.
Vakadaki bulgular klasik mastit tablosuyla uyumludur.
2
Süt stazını önlemek için drenaj stratejisini belirle.
Emzirmenin devamına ve memenin boşaltılmasına karar verilir.
Mastit patofizyolojisindeki en temel faktör süt stazıdır; drenaj iyileşmeyi hızlandırır.
3
Antibiyotik tedavisiyle birlikte destekleyici önerilerde bulun.
S. aureus odaklı tedaviye başlanır ve emzirme güvenliği vurgulanır.
Tedavi edilmeyen mastit apse gelişimine yol açabilir.

Anahtar Kavram

Laktasyonel mastit yönetiminde emzirmeye devam edilmesi hem tedavi edicidir hem de apse oluşumunu önlemede kritiktir.

Daha Fazla Pratik

Mastit tedavisine yanıt alınamayan veya meme cildinde portakal kabuğu görünümü olan hastalarda inflamatuar meme kanseri akılda tutulmalıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

4242 yaşında kadın hasta, sol memesinin dış tarafında yaklaşık 44 gündür var olan, kolunu hareket ettirdiğinde artan ağrılı bir gerginlik hissi ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sol meme üst dış kadrandan aşağıya doğru dikey seyir gösteren, palpasyonla hassas, sert, ipliksi (kord tarzında) bir yapı palpe ediliyor. Hastanın sistemik ateşi yoktur, deri üzerinde minimal eritem izleniyor ve kolun yukarı kaldırılmasıyla bu kord boyunca deride hafif bir oluklaşma (çekilme) saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip hastada en olası tanı ve en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mondor hastalığı - Non-steroid anti-inflamatuar tedavi ve gözlem

Cevap

Mondor hastalığı tanısı konularak non-steroid anti-inflamatuar tedavi ve gözlem uygulanmalıdır.
Vaka sunumunda belirtilen dikey seyirli, ağrılı ve kord benzeri yapı, Mondor hastalığı için patognomoniktir. Bu durum yüzeyel venlerin (özellikle v. thoracoepigastrica) tromboflebitidir. Tedavi yaklaşımı konservatiftir; non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar ve lokal sıcak uygulama yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hassas, dikey seyirli, kord benzeri yapı ve kol hareketleriyle belirginleşen deri retraksiyonu saptandı.
Bu bulgular yüzeyel venlerin tutulumunu (tromboflebit) işaret eder.
2
Ayırıcı tanı yapılması
Ateşin olmaması ve kord yapısı enfeksiyonu (mastit) ve diffüz maligniteyi (inflamatuar kanser) dışlar.
Mondor hastalığına özgü 'ipe dizili tesbih' veya 'gergin kord' görünümü karakteristiktir.
3
Tedavi yönteminin belirlenmesi
Semptomatik tedavi (NSAİİ ve sıcak kompres) planlandı.
Mondor hastalığı genellikle 262-6 hafta içinde kendiliğinden düzelen benign bir süreçtir.

Anahtar Kavram

Mondor hastalığı, memenin ön-yan duvarındaki yüzeyel venlerin (v. thoracoepigastrica, v. epigastrica superior, v. thoracica lateralis) sklerozan tromboflebitidir.

İpuçları

1
Hastada saptanan kord benzeri yapının hangi anatomik yapıya karşılık gelebileceğini düşünün.
2
Kolun kaldırılmasıyla deri çekilmesinin olması, yüzeyel damarların gerilmesine bağlı olabilir.

Daha Fazla Pratik

Mondor hastalığının sıklıkla hangi yüzeyel venleri tuttuğunu (v. thoracoepigastrica vb.) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

35 yaşında, emziren hasta; sol memede ağrı, kızarıklık ve ısı artışı şikayetiyle başvuruyor. Dış merkezde 10 gündür oral sefalosporin tedavisi almasına rağmen şikayetleri gerilememiş. Fizik muayenede sol meme alt kadranda yaklaşık 6×86 \times 8 cm'lik bir alanda hiperemi, ödem ve yer yer "portakal kabuğu" (peau d'orange) görünümü saptanıyor. Ultrasonografide bu bölgede 22 cm çaplı, düzensiz sınırlı sıvı koleksiyonu izlenmesi üzerine iğne aspirasyonu yapılıyor ve 55 cc pürülan materyal aspire ediliyor. Uygun antibiyoterapi ve drenaja rağmen 487248-72 saat içinde klinik tabloda belirgin bir düzelme gözlenmeyen bu hastada, bir sonraki en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cildi de içeren tam kat doku biyopsisi (Punch biyopsi)

Cevap

Tedaviye dirençli mastit ve peau d'orange varlığında, inflamatuar meme kanserini ekarte etmek için cilt dahil tam kat (punch) biyopsi yapılmalıdır.
Correct: Doğru cevap, laktasyonel mastit tanısıyla takip edilen ancak tedaviye ve aspirasyona dirençli olan, fizik muayenesinde portakal kabuğu görünümü saptanan hastada, inflamatuar meme kanserini (IBC) kesinleştirmek için yapılacak olan punch biyopsidir. IBC, dermal lenfatik kanalların tümör hücreleri tarafından tutulmasıyla karakterizedir ve mastiti taklit eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve tedavi yanıtını değerlendir
10 günlük antibiyoterapi ve yapılan aspirasyona rağmen klinik düzelme yok.
Mastit tedavisine normal şartlarda 48-72 saat içinde yanıt alınması beklenir.
2
Kritik semptomları tanımla
Meme cildinde ödem ve 'peau d'orange' (portakal kabuğu) görünümü saptandı.
Bu bulgu, dermal lenfatik kanalların tümör embolileri tarafından tıkanmasını (İnflamatuar Meme Kanseri - IBC) düşündürür.
3
Ayırıcı tanı için doğru yöntemi seç
Absenin (sıvı koleksiyonun) varlığı, altta yatan bir inflamatuar meme kanserini dışlamaz.
Enfeksiyon ve apse bulguları olan mastit, bazen inflamatuar meme kanserini taklit edebilir veya ona eşlik edebilir.

Anahtar Kavram

İnflamatuar meme kanseri (IBC), laktasyonel mastit ile karışabilir; apse drenajı ve uygun antibiyotik tedavisine 48-72 saat içinde yanıt vermeyen tüm meme enfeksiyonlarında 'punch biyopsi' zorunludur.
Soru 13Soru

3131 yaşındaki kadın hasta, sağ memesinde yaklaşık 33 aydır devam eden, birden fazla odaktan cilde drene olan pürülan akıntı ve ağrılı kitle şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden iki yıl önce doğum yaptığı ve emzirme döneminin sorunsuz geçtiği öğreniliyor. Fizik muayenede sağ meme dış kadranda eritemli, hassas, sert kıvamlı kitle ve bu bölgede multipl fistül ağızları saptanıyor. Aksiller lenfadenopati izlenmiyor. Yapılan kalın iğne biyopsisinde (core biyopsi) "non-kazeifiye granülomatöz inflamasyon" izlenen hastada tüberküloz ve mantar enfeksiyonları ekarte ediliyor. Bu aşamada hastaya önerilmesi gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistemik kortikosteroid tedavisi

Cevap

İdiyopatik granülomatöz mastit tanısı alan hastada malignite ve enfeksiyonlar dışlandıktan sonra en uygun ilk seçenek tedavi sistemik kortikosteroid uygulamasıdır.
İdiyopatik granülomatöz mastit (İGM), doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen, kronik, non-kazeifiye granülomlarla seyreden enflamatuar bir meme hastalığıdır. Klinik olarak meme kanserini taklit edebileceği için tanı mutlaka histopatolojik olarak (tercihen core biyopsi) konmalıdır. Tüberküloz ve mantar enfeksiyonları gibi granülomatöz diğer nedenler dışlandıktan sonra, tedavide altın standart yaklaşım sistemik kortikosteroid kullanımıdır. Steroidler lezyonun küçülmesini ve fistüllerin kapanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Kronik seyirli, periferik yerleşimli ve multipl deri fistülleri olan bir kitle saptandı.
Bu klinik prezentasyon, İdiyopatik Granülomatöz Mastit (İGM) için tipiktir.
2
Ayırıcı tanının yapılması
Core biyopsi ile granülomatöz inflamasyon doğrulandı; tüberküloz ve mantar gibi enfeksiyonlar dışlandı.
İGM tanısı bir dışlama tanısıdır; özellikle tüberküloz (kazeifikasyon gösteren granülomlar) ve meme kanseri ekarte edilmelidir.
3
Tedavi yönteminin belirlenmesi
Sistemik kortikosteroid tedavisine başlanması kararlaştırıldı.
Güncel literatürde ve TUS yaklaşımında, cerrahi nüks oranlarının yüksekliği nedeniyle medikal steroid tedavisi ilk seçenek olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

İdiyopatik Granülomatöz Mastit (İGM) Yönetimi
Soru 14Soru

3535 yaşında, laktasyonda olan bir hasta, sağ memesinde 11 hafta önce başlayan kızarıklık ve ağrı şikayetiyle başvurmuştur. Dış merkezde mastit tanısı konularak amoksisilin-klavulanat başlanan hastanın, tedavinin 77. gününde olmasına rağmen şikayetleri gerilememiş, aksine kızarıklığın tüm meme cildine yayıldığı ve ciltte kalınlaşma ile birlikte "portakal kabuğu" (peaupeau doranged'orange) görünümünün oluştuğu gözlenmiştir. Fizik muayenede flüktüasyon veren kitle saptanmamış, ancak sağ aksillada 22 cmcm boyutunda hareketli lenfadenopati palpe edilmiştir. Bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cilt punch biyopsisi yapılması

Cevap

En uygun yaklaşım, inflamatuar meme kanserini dışlamak amacıyla cilt punch biyopsisi yapılmasıdır.
Doğru yaklaşım, 'portakal kabuğu' görünümü olan ve antibiyotiğe yanıt vermeyen vakalarda en kısa sürede cilt punch biyopsisi yapmaktır. İnflamatuar meme kanseri, subdermal lenfatiklerin tümör hücreleri tarafından tıkanması sonucu memede ödem, kızarıklık ve ciltte portakal kabuğu görünümü ile karakterizedir. TUS sınavlarında laktasyon döneminde mastit benzeri tabloyla başvurup düzelmeyen hastalarda inflamatuar meme kanseri sorgulanması klasik bir zor sorudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
Uygun antibiyotik tedavisine rağmen (77 gün) gerilemeyen laktasyonel mastit tablosu saptandı.
Mastit vakalarının çoğu uygun antibiyotik ile ilk 487248-72 saatte düzelmeye başlar.
2
Riziko faktörlerini ve fizik muayene bulgularını analiz et
Ciltte ödem, kalınlaşma ve portakal kabuğu (peaupeau doranged'orange) görünümü saptandı.
Bu bulgu meme cildindeki lenfatiklerin tümör embolileri tarafından tıkanmasını gösteren inflamatuar meme kanseri için karakteristiktir.
3
Tanısal girişimi belirle
Dermal lenfatik invazyonu göstermek için tam kat cilt (punch) biyopsisi planlanmalıdır.
İnflamatuar meme kanseri laktasyonel mastiti taklit edebilen en agresif meme kanseri türüdür ve tanıda gecikme prognozu çok kötüleştirir.

Anahtar Kavram

İnflamatuar meme kanseri, klinik olarak mastiti taklit edebilir; tedaviye yanıtsız mastit vakalarında cilt punch biyopsisi ile ayırıcı tanı yapılmalıdır.
Soru 15Soru

4848 yaşında, emzirmeyen kadın hasta; sol memesinde yaklaşık iki hafta içinde gelişen ani şişlik, kızarıklık ve deri yüzeyinde 'portakal kabuğu' (peau d'orange) görünümü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sol memenin yaklaşık 3/43/4'ünü tutan ödem, ısı artışı ve belirgin sertlik saptanıyor; ancak hastanın sistemik ateşi bulunmuyor. Sol aksiller bölgede 2,52,5 cmcm boyutunda, sert kıvamlı lenfadenopati palpe ediliyor. Hastaya yapılan cilt punch biyopsisi 'non-spesifik kronik inflamasyon ve ödem' olarak raporlanıyor. Klinik tablonun inflamatuar meme kanseri ile yüksek oranda uyumlu olduğu bu hastada, tanıya yönelik bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cilt punch biyopsisinin tekrarlanması ve eş zamanlı olarak meme parankimine yönelik kor (core) iğne biyopsisi yapılması

Cevap

Cilt punch biyopsisinin tekrarlanması ve eş zamanlı olarak meme parankimine yönelik kor (core) iğne biyopsisi yapılması
İnflamatuar meme kanseri tanısı klinik bir tanıdır (eritem, ödem, portakal kabuğu görünümü). Patolojik olarak dermal lenfatiklerde tümör embolilerinin gösterilmesi tanıyı desteklese de, biyopsinin negatif gelmesi tanıyı dışlamaz. Klinik şüphenin sürdüğü durumlarda cilt punch biyopsisi tekrarlanmalı ve eş zamanlı olarak meme parankimindeki olası lezyonlardan kor (core) biyopsi alınmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme
Hızlı gelişen ödem (peau d'orange) ve eritemin mastit ile inflamatuar meme kanseri (İMK) arasındaki ayırıcı tanısının yapılması.
İMK, klinik olarak mastiti taklit eder ancak sistemik enfeksiyon bulguları genellikle eşlik etmez.
2
Biyopsi sonucunun yorumlanması
İlk punch biyopsisinin negatif gelmesinin tanıyı ekarte etmediğinin saptanması.
Punch biyopsilerinde dermal lenfatik embolilerin görülme oranı %75 civarındadır; örnekleme hatası nedeniyle yalancı negatiflik sık görülür.
3
Tanısal doğruluğun artırılması
Biyopsinin tekrarlanması ve parankimal kor biyopsi ile desteklenmesi.
Klinik şüphe devam ediyorsa tanı konulana kadar invaziv işlemler sürdürülmelidir; kor biyopsi primer tümör odağını yakalama şansını artırır.

Anahtar Kavram

İnflamatuar meme kanseri tanısında klinik şüphe, histopatolojik kanıttan daha önceliklidir ve negatif biyopsi tanıyı dışlamaz.
Soru 16Soru

5858 yaşında kadın hasta, her iki memesinden gelen koyu kıvamlı, yeşilimsi akıntı ve meme başlarında çekilme şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde meme başları altında palpabl dolgunluk ve meme başlarında "slit-like" (enine yarık) tarzında retraksiyon saptanıyor. Mamografisinde subareolar bölgede dilate duktuslar ve meme başına doğru yönelmiş kalın, lineer "rod-like" (sekretuvar) kalsifikasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duktus ektazisi

Cevap

Duktus ektazisi
Duktus ektazisi (plazma hücreli mastit), tipik olarak postmenopozal dönemde görülen benign bir enflamatuar hastalıktır. Bilateral, koyu kıvamlı/renkli akıntı, meme başında fibrozise bağlı 'slit-like' retraksiyon ve mamografide duktuslar boyunca uzanan kalın 'rod-like' (sekretuvar) kalsifikasyonlar tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik verilerini ve akıntı karakterini değerlendir.
Postmenopozal yaş (5858 yaş) ve bilateral yeşilimsi akıntı saptandı.
Duktus ektazisi (plazma hücreli mastit) tipik olarak postmenopozal kadınlarda görülen bilateral bir süreçtir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Meme başı altında dolgunluk ve "slit-like" tarzda retraksiyon görüldü.
Duktusların kısalması ve çevresindeki fibrozis, meme başında karakterisitik enine yarık tarzı çekilmeye neden olur.
3
Mamografik bulguları yorumla.
Dilate duktuslar ve "rod-like" (sekretuvar) kalsifikasyonlar izlendi.
Sekretuvar kalsifikasyonlar, ektatik duktuslar içindeki materyalin kalsifiye olmasıyla oluşur ve bu tanı için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Duktus ektazisi (Plazma Hücreli Mastit) klinik ve radyolojik özellikleri

Daha Fazla Pratik

Mondor hastalığı (yüzeyel tromboflebit) ve patolojik meme başı akıntılarına yaklaşımı gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

5252 yaşında kadın hasta, sol memesinde yaklaşık 33 haftadır devam eden kızarıklık, şişlik ve ciltte kalınlaşma şikâyetiyle başvuruyor. Hastanın dış merkezde başlanan 1010 günlük ampirik antibiyotik tedavisine rağmen klinik tablosunda düzelme izlenmediği öğreniliyor. Fizik muayenede sol meme cildinde yaygın ödem (portakalportakal kabug˘ukabuğu görünümü) ve eritem saptanıyor; ancak palpasyonla belirgin bir kitle veya fluktuasyon veren koleksiyon saptanmıyor. Aksiller muayenede bir adet palpabl lenf nodu fark ediliyor.

Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deri ve dermal lenfatikleri içeren punch biyopsi yapılması

Cevap

Enflamatuar meme kanseri şüphesi olan hastada tanıyı kesinleştirmek için deri ve dermal lenfatikleri içeren punch biyopsi yapılmalıdır.
Enflamatuar meme kanseri, memede kitle olmaksızın yaygın eritem ve ödemle (peau d'orange) seyreden agresif bir kanser türüdür. Antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen mastit tablolarında mutlaka akla gelmelidir. Kesin tanı için cilt ve cilt altı lenfatikleri içeren punch biyopsi yapılarak dermal lenfatiklerde tümör embolilerinin gösterilmesi gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Emzirmeyen bir hastada antibiyotiğe yanıtsız mastit tablosu ve portakal kabuğu görünümü saptandı.
Bu bulgular enflamatuar meme kanseri (EMK) için yüksek klinik şüphe oluşturur.
2
Ayırıcı tanı yap
Akut mastit ve meme absesi dışlandı (antibiyotiğe yanıtsızlık ve fluktuasyon yokluğu).
EMK sıklıkla mastit ile karışır; 'portakal kabuğu' görünümü dermal lenfatiklerin tümör embolileri ile tıkanması sonucudur.
3
Tanı yöntemini seç
Dermal lenfatik invazyonu gösterebilecek en uygun yöntem punch biyopsidir.
Kesin tanı için ciltteki ödemin nedeni olan mikroskopik tümör embolilerinin gösterilmesi gereklidir.

Anahtar Kavram

Enflamatuar meme kanseri, klinik olarak mastiti taklit eder; tanısı cilt punch biyopsisinde dermal lenfatik invazyonun gösterilmesi ile konur.

Daha Fazla Pratik

Enflamatuar meme kanseri tanısı konulan hastada neoadjuvan kemoterapi, cerrahi ve radyoterapiyi içeren multimodalite tedavi planı uygulanmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

4444 yaşında kadın hasta, sol memesinde son 55 gündür belirginleşen, özellikle kolunu yukarı kaldırdığında artan ağrı ve gerilme şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sol meme lateralinden başlayıp sol üst kadrana, oradan da karın üst duvarına doğru uzanan, palpe edildiğinde "sicim" (cord-like) hissi veren, yaklaşık 1212 cm uzunluğunda, hassas ve sert bir hat saptanıyor. Kolun abdüksiyonu ile bu hattın üzerindeki ciltte oluk benzeri bir çekilme (groove sign) gözleniyor. Hastanın özgeçmişinde 11 ay önce aynı memeden bir fibroadenom nedeniyle eksizyonel biyopsi yapıldığı öğreniliyor. Sistemik ateş ve aksiller lenfadenopati saptanmayan hastanın mammografisi BIRADSBI-RADS 22 (benign) olarak raporlanmıştır. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar ve semptomatik izlem

Cevap

Mondor hastalığı tanısı konulan bu hastada en uygun yaklaşım non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar (NSAİİ), sıcak kompres ve semptomatik izlemdir.
Mondor hastalığı, memenin yüzeyel venlerinin (özellikle v. thoracoepigastrica) tromboflebitidir. Tanı tipik olarak fizik muayenede saptanan ağrılı, sicim tarzındaki hat ve kolun abdüksiyonu ile belirginleşen cilt çekilmesi (oluk belirtisi) ile konur. Bu durum benign ve self-limiting (kendini sınırlayan) bir süreç olduğu için tedavi konservatiftir; NSAİİ'ler ağrıyı azaltmak ve enflamasyonu kontrol altına almak için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Sicim tarzında (cord-like) ağrılı sertlik ve kol abdüksiyonu ile belirginleşen cilt çekilmesi (oluk belirtisi/groove sign) saptandı.
Bu bulgular memenin yüzeyel venlerinin tromboflebiti için karakteristiktir.
2
Etiyolojik faktörü belirle
Hastanın bir ay önce geçirdiği meme cerrahisi (eksizyonel biyopsi) travmatik bir tetikleyicidir.
Mondor hastalığı sıklıkla travma, cerrahi girişim veya aşırı egzersiz sonrası gelişir.
3
Tanıyı netleştir
Klinik tablo Mondor hastalığı (yüzeyel tromboflebit) ile tam uyumludur.
V. thoracoepigastrica, v. thoracica lateralis veya v. epigastrica superior tutulumu bu tabloyu açıklar.
4
Tedavi stratejisini seç
Süreç benign ve genellikle 262-6 hafta içinde kendiliğinden gerileyen niteliktedir.
Cerrahi müdahale veya antikoagülasyon gerektirmez; NSAİİ ve sıcak uygulama yeterlidir.

Anahtar Kavram

Mondor Hastalığı (Memenin Yüzeyel Tromboflebiti)

Alternatif Yöntem

Ağrının şiddetli olduğu durumlarda lokal sıcak pansuman uygulaması NSAİİ tedavisine eklenebilir. Ayrıca çok nadir durumlarda altta yatan gizli bir maligniteyi ekarte etmek için mammografi normalse bile ultrasonografi ile detaylı değerlendirme önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

3838 yaşında, 2020 paket-yıl sigara öyküsü olan kadın hasta; sağ meme başında çekilme ve son 22 yıldır meme başı çevresinde tekrarlayan abseler nedeniyle başvuruyor. Daha önce 33 kez farklı merkezlerde insizyon-drenaj uygulanan hastanın fizik muayenesinde; areola kenarında pürülan akıntılı fistül ağzı ve subareolar bölgede palpasyonla saptanan sertlik mevcuttur. Bu hastada nüksü önlemek için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fistül traktı, ilgili laktiferöz kanal ve kronik inflamatuar dokunun total blok eksizyonu

Cevap

Fistül traktı, ilgili laktiferöz kanal ve kronik inflamatuar dokunun total blok eksizyonu
Doğru seçenek olan fistül traktı ve ilgili kanalın total eksizyonu, Zuska hastalığının cerrahi tedavisindeki altın standarttır. Bu prosedürde, areola kenarındaki fistül ağzından meme başına kadar uzanan tüm inflamatuar doku ve tıkanmış kanal çıkarılarak nüksün önüne geçilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Sigara kullanımı, subareolar yerleşim, meme başı çekilmesi ve tekrarlayan abse/fistül öyküsü ile Zuska hastalığı (periduktal mastit) tanısı konur.
Zuska hastalığı tipik olarak sigara içen genç/orta yaş kadınlarda laktiferöz kanalların skuamöz metaplazisi ile karakterizedir.
2
Patofizyolojinin değerlendirilmesi
Kanal içindeki keratin tıkaçlarının kanalı yırtması ve periduktal alana sızan içeriğin kronik granülomatöz inflamasyon ve abse oluşturduğu anlaşılır.
Hastalığın kaynağı laktiferöz kanalın kendisidir; sadece fistül veya abse odağına yönelik müdahaleler yetersiz kalır.
3
Definitif tedavi planının belirlenmesi
Enfekte kanalın ve ilişkili fistül traktının blok halinde çıkarılması (Hadfield veya benzeri prosedürler) kararlaştırılır.
Nüksü önlemenin tek yolu, skuamöz metaplazinin gerçekleştiği kanalın anatomik olarak çıkarılmasıdır.

Anahtar Kavram

Zuska hastalığında (periduktal mastit) patolojinin kaynağı laktiferöz kanalların skuamöz metaplazisidir ve definitif tedavi bu kanalların eksizyonunu gerektirir.

Daha Fazla Pratik

İdiopatik granülomatöz mastit ile periduktal mastit arasındaki radyolojik ve klinik farkları içeren bir vaka sorusu çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

28 yaşında kadın hasta, her iki meme altı oluğunda ve koltuk altında tekrarlayan ağrılı şişlikler ve kötü kokulu akıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede bu bölgelerde çok sayıda aktif sinüs ağzı, komedonlar ve hipertrofik skar dokuları izleniyor. Özgeçmişinde sigara kullanımı (15 paket/yıl) olduğu ve benzer lezyonların kasık bölgesinde de zaman zaman nüksettiği öğreniliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hidradenitis süpürativa

Cevap

Hidradenitis süpürativa
Hidradenitis süpürativa (Verneuil hastalığı), apokrin ter bezlerinin yoğun olduğu bölgelerde (aksilla, meme altı, kasık, perine) görülen kronik, tekrarlayıcı, süpüratif ve skarla iyileşen bir hastalıktır. Vaka örneğindeki 'meme altı ve koltuk altı yerleşimi', 'aktif sinüs ağızları', 'komedonlar' ve 'kasık tutulumu birlikteliği' bu tanı için patognomoniktir. Sigara kullanımı güçlü bir risk faktörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka analizini yap
Tekrarlayan apseler, sinüsler, skar dokusu ve komedonlar; meme altı oluğu ve koltuk altı gibi apokrin bezlerin yoğun olduğu bölgelerde görülüyor.
Lezyonların yerleşimi ve karakteri tanıda kilit rol oynar.
2
Eşlik eden faktörleri değerlendir
Hasta sigara içiyor ve kasık bölgesinde de benzer lezyonlar var (Foliküler oklüzyon tetradı bulgusu).
Hidradenitis süpürativa sistemik bir hastalıktır ve sıklıkla inguinal bölge tutulumu ile birliktedir.
3
Ayırıcı tanıları ele
Zuska hastalığı subareolar bölgeyi, İGM parankimi tutarken; bu tablo tipik Hidradenitis süpürativa bulgusudur.
Tanı, klinik görünüm ve yerleşim yerine dayanır.

Anahtar Kavram

Meme cildi ve yumuşak dokusunun enflamatuar hastalıklarının ayırıcı tanısı (Hidradenitis Süpürativa vs. Mastitler).

İpuçları

1
Lezyonların sadece memede değil, vücudun diğer kıvrım yerlerinde (koltuk altı, kasık) de olması sistemik bir cilt hastalığına işaret eder.
2
Bu hastalık apokrin ter bezlerinin bulunduğu bölgeleri tutar ve sigara içimi ile şiddetli ilişkisi vardır.
3
Halk arasında 'köpek memesi' hastalığı olarak da bilinen, Verneuil hastalığıdır.

Daha Fazla Pratik

Hidradenitis süpürativa evrelemesi (Hurley Evrelemesi) ve cerrahi tedavi seçenekleri üzerine çalışılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Sayfa 1 / 2Sonraki
Meme Enfeksiyonları ve Enflamatuar Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin