Özofagus ve Mide Hastalıkları

379 soru

Soru 281Soru

5555 yaşında erkek hastaya mide adenokarsinomu nedeniyle total gastrektomi ve RouxenYRoux-en-Y özofagojejunostomi uygulanmıştır. Ameliyattan 44 ay sonra hasta, özellikle karbonhidrattan zengin öğünlerden yaklaşık 232-3 saat sonra gelişen çarpıntı, terleme, baş dönmesi ve konfüzyon şikayetleri ile başvuruyor. Bu hastada semptomların gelişiminden sorumlu temel fizyopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hızlı glukoz absorbsiyonuna yanıt olarak gelişen aşırı insülin salınımı ve reaktif hipoglisemi

Cevap

Geç dumping sendromunun temel mekanizması, hızlı glukoz emilimine yanıt olarak gelişen hiperinsülinemi ve buna bağlı ortaya çıkan reaktif hipoglisemidir.
Hastanın semptomları (çarpıntı, konfüzyon) ve bu semptomların yemekten 232-3 saat sonra ortaya çıkması geç dumping sendromu için klasiktir. Bu sendromun altında yatan temel olay, mide içeriğinin (özellikle basit karbonhidratların) ince bağırsağa hızla geçmesi, hızla emilmesi ve pankreastan abartılı bir insülin salınımına yol açarak kan şekerini normalin altına düşürmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Semptomların zamanlamasını değerlendir
Yemekten 232-3 saat sonra gelişen şikayetler 'Geç Dumping' sendromunu işaret eder.
Erken dumping ilk 3030 dakikada görülürken, geç dumping postprandiyal 131-3. saatlerde ortaya çıkar.
2
Klinik bulguları analiz et
Konfüzyon, terleme ve çarpıntı gibi bulgular 'nöroglikopenik' ve 'adrenerjik' yanıtları temsil eder.
Bu bulgular tipik olarak hipoglisemi tablosunda görülür.
3
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Hızlı mide boşalımı → Ani hiperglisemi → Aşırı insülin deşarjı → Reaktif hipoglisemi dizisi gerçekleşir.
Midenin rezervuar görevinin kaybolması karbonhidrat yükünün ince bağırsağa kontrolsüz geçişine neden olur.

Anahtar Kavram

Geç dumping sendromu, gastrik cerrahi sonrası görülen ve reaktif hipoglisemi ile karakterize bir komplikasyondur.
Soru 282Soru

5858 yaşında kadın hasta, son 66 aydır devam eden yemek sonrası epigastrik ağrı ve yanma şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpusunda küçük kurvatur yerleşimli 22 cm çapında bir ülser ile duodenal bulbusta aktif bir ülser odağı saptanıyor. Alınan biyopsilerde malignite saptanmıyor.

Bu hastada saptanan klinik tablo göz önüne alındığında, beklenen mide asit sekresyon düzeyi aşağıdakilerden hangisi ile en benzerdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzole duodenal ülseri olan hastalarla

Cevap

Beklenen mide asit sekresyon düzeyi, izole duodenal ülseri olan hastalarla en benzer özelliktedir.
Johnson sınıflamasında Tip 22 (mide ülserine ek olarak duodenal ülser varlığı) ve Tip 33 (prepilorik yerleşim) ülserler, tıpkı izole duodenal ülserlerde olduğu gibi mide asit hipersekresyonu ile ilişkilidir. Bu nedenle bu hastaların mide asit düzeyleri izole duodenal ülseri olan hastalarla benzerlik gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki patolojinin Johnson sınıflamasına göre tipini belirle.
Mide korpusunda bir ülser ve eş zamanlı olarak duodenal ülser bulunması, Johnson sınıflamasına göre Tip 22 mide ülseridir.
Surgical karar ve prognoz için asit düzeylerini belirleyen bu sınıflama esastır.
2
Johnson Tip 22 ülserlerin asit sekresyon özelliklerini hatırla.
Tip 22 ve Tip 33 (prepilorik) ülserler asit hipersekresyonu ile karakterizedir.
Bu tipler fizyopatolojik olarak duodenal ülser spektrumunda yer alır.
3
Verilen seçenekler arasında asit hipersekresyonu ile giden diğer patolojiyi seç.
İzole duodenal ülserlerde de mide asit sekresyonu yüksektir.
Tip 22 mide ülserleri ile izole duodenal ülserler benzer patofizyolojik mekanizmalara (hiperasidite) sahiptir.

Anahtar Kavram

Johnson Mide Ülseri Sınıflaması ve Asit İlişkisi

Alternatif Yöntem

Johnson sınıflamasını hatırlarken 'yüksek olanlar' (Tip 22 ve 33) ile 'düşük/normal olanlar' (Tip 11 ve 44) şeklinde gruplandırmak, fizyopatolojiye yönelik soruları hızlı çözmeyi sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 283Soru

Mide adenokarsinomunun sınıflandırılması, evrelemesi ve klinik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lauren sınıflamasına göre diffüz tip adenokarsinomlar, sıklıkla kan grubu A olan bireylerde görülür ve intestinal tipe göre daha kötü prognoza sahiptir.

Cevap

Lauren sınıflamasına göre diffüz tip adenokarsinomlar, sıklıkla kan grubu A olan bireylerde görülür ve intestinal tipe göre daha kötü prognoza sahiptir.
Lauren sınıflamasına göre diffüz tip mide adenokarsinomu; çevresel faktörlerden çok genetik faktörlerle ilişkilidir, kan grubu A olanlarda daha sıktır ve taşlı yüzük hücreli yapısı nedeniyle intestinal tipe göre daha kötü prognoza sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Erken mide kanseri tanımını değerlendir.
Tanım sadece invazyon derinliğine (T1T_1) bağlıdır, lenf nodu tutulumu (NN) tanımı etkilemez.
Evreleme terminolojisinin temel kuralıdır.
2
Lauren sınıflamasının alt tiplerini (İntestinal ve Diffüz) klinik özelliklerine göre karşılaştır.
Diffüz tip: Genç yaş, kan grubu A, agresif seyir, taşlı yüzük hücreli histoloji. İntestinal tip: İleri yaş, çevre faktörleri (H. pylori), daha iyi prognoz.
Tümörün biyolojik davranışını ve epidemiyolojisini anlamak tedavi planı için kritiktir.
3
Diferansiyel tanıda GİST metastaz yollarını incele.
GİST'lerin lenfatik yayılımı yok denecek kadar azdır; bu özellik onları adenokarsinomlardan ayırır.
Sarkom tipi tümörlerin yayılım paternleri epitelyal tümörlerden farklıdır.

Anahtar Kavram

Mide kanserinde Lauren sınıflaması ve Erken Mide Kanseri tanımı
Soru 284Soru

6262 yaşında erkek hasta, yaklaşık 33 aydır devam eden epigastrik ağrı ve yemeklerden sonra dolgunluk hissi şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde özellik saptanmıyor. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpusunda büyük kurvatur yerleşimli, üzeri normal mukoza ile örtülü, lümene doğru büyüyen yaklaşık 44 cm çapında submukozal kitle izleniyor. Endoskopik ultrasonografi (EUS) eşliğinde yapılan biyopsinin immünohistokimyasal incelemesinde CD117CD117 (ckitc-kit) ve DOG1DOG1 kuvvetli pozitif saptanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Negatif cerrahi sınır sağlanacak şekilde kama (wedge) rezeksiyon

Cevap

Negatif cerrahi sınır sağlanacak şekilde kama (wedge) rezeksiyon yapılması en uygun yaklaşımdır.
Vakadaki CD117CD117 ve DOG1DOG1 pozitifliği kesin olarak GIST tanısını koydurur. GIST'lerde lenf nodu tutulumu istisnai bir durum olduğundan lenf disseksiyonu önerilmez. Standart tedavi, tümör kapsülünü rüpte etmeden negatif mikroskobik sınır (R0) sağlayan kama (wedge) rezeksiyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir.
Submukozal, intakt mukoza ile örtülü mide kitlesi.
Bu görünüm GIST, leiomyoma veya schwannoma gibi mezenşimal tümörleri düşündürür.
2
İmmünohistokimyasal (İHK) belirteçleri yorumla.
CD117CD117 (ckitc-kit) ve DOG1DOG1 pozitifliği.
Bu belirteçler Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) tanısı için patognomoniktir.
3
Tanıya uygun cerrahi stratejiyi belirle.
Negatif cerrahi sınır (R0) sağlayan sınırlı rezeksiyon.
GIST'ler lenf nodu metastazı yapmadıkları için lenfadenektomi gerektirmezler ve intakt kapsül ile çıkarılmaları yeterlidir.

Anahtar Kavram

Gastrointestinal stromal tümörlerde (GIST) cerrahi tedavinin temel prensibi, tümör bütünlüğünü bozmadan negatif cerrahi sınır (R0) elde etmektir; lenfatik disseksiyon endike değildir.

Daha Fazla Pratik

GIST'lerde hangi gen mutasyonlarının imatinib tedavisine yanıtı belirlediğini ve hangi prognostik kriterlerin (tümör çapı, mitoz sayısı, yerleşim yeri) adjuvan tedavi kararında kullanıldığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 285Soru

4545 yaşında kadın hasta, son 66 aydır devam eden epigastrik ağrı ve son bir haftadır gelişen hafif hematemez şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide büyük kurvatur yerleşimli, üzerinde santral ülserasyon bulunan, lümene doğru büyümüş 3 cm3\text{ cm} çaplı submukozal bir kitle izleniyor. Yapılan endoskopik ultrasonografi (EUS) eşliğinde biyopside iğsi hücreli (spindle cell) morfoloji saptanıyor. Bu hastada en olası tanıyı kesinleştirmek için istenmesi gereken immünohistokimyasal (İHK) belirteç ve en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD117CD117 (cc-kit) pozitifliği — 11-2 cm2\text{ cm} sağlam cerrahi sınırla kama (wedge) rezeksiyon

Cevap

En olası tanı Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) olup, tanıda CD117CD117 pozitifliği kullanılır ve tedavi 11-2 cm2\text{ cm} cerrahi sınırla kama rezeksiyondur.
Vakada tanımlanan submukozal kitle ve iğsi hücreli morfoloji mide için tipik bir Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) tablosudur. GIST'lerin %95\%95'inden fazlası cc-kit proto-onkojeninin ürünü olan CD117CD117 eksprese eder. Tedavide lenf nodu metastazı beklenmediği için radikal gastrektomi yerine, negatif cerrahi sınır (11-2 cm2\text{ cm}) sağlayan kama (wedge) rezeksiyon yeterli ve en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir
Submukozal yerleşimli, santral ülserli iğsi hücreli kitle Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) ön tanısını koydurur.
Midenin en yaygın mezenkimal tümörü GIST'tir.
2
İmmünohistokimyasal belirteci seç
CD117CD117 (cc-kit) ve DOG1DOG1 pozitifliği GIST tanısını kesinleştirir.
GIST'ler interstisyel Cajal hücrelerinden köken alır ve bu hücreler cc-kit eksprese eder.
3
Cerrahi stratejiyi belirle
Lenf nodu metastazı nadir olduğu için lenfadenektomisiz, 11-2 cm2\text{ cm} negatif cerrahi sınırla kama (wedge) rezeksiyon uygulanır.
GIST'ler genellikle hematojen yayılım gösterir, submukozal oldukları için negatif cerrahi sınır yeterlidir.

Anahtar Kavram

Gastrik GIST tanısında CD117CD117 (cc-kit) altın standarttır ve cerrahi tedavisi lenfadenektomi gerektirmeyen wedge rezeksiyondur.

Daha Fazla Pratik

GIST'te malignite potansiyelini belirleyen kriterleri (boyut ve mitotik indeks) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 286Soru

Özofagusun distal 1/31/3 kısmında yerleşen, kronik gastroözofageal reflü zemininde gelişen ve endoskopik biyopsilerinde 'Barrett özofagusu' (intestinal metaplazi) saptanan bir hastada gelişme riski en yüksek olan malignite tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenokarsinom

Cevap

Adenokarsinom
Barrett özofagusu, özofagusun normal skuamöz epitelinin kronik asit reflüsüne yanıt olarak intestinal tipte kolumnar epitel (metaplazi) ile yer değiştirmesidir. Bu glandüler değişim, özellikle distal özofagusta adenokarsinom gelişimi için en güçlü prekanseröz durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve patolojik zeminini değerlendir
Kronik reflü ve Barrett özofagusu (intestinal metaplazi) varlığı
Risk faktörü ile kanser tipi arasındaki ilişkiyi kurmak için temel oluşturur.
2
Metaplazi tipine göre malign dönüşüm riskini belirle
İntestinal metaplazi (glandüler yapı) adenokarsinoma dönüşür
Glandüler epitel değişimleri adenokarsinom gelişimine öncülük eder.
3
En olası malignite tipini seç
Adenokarsinom
Özofagus distalinde Barrett zemininde gelişen klasik tümör tipidir.

Anahtar Kavram

Barrett Özofagusu ve Adenokarsinom İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 287Soru

5252 yaşında kadın hasta, son 88 aydır giderek artan yutma güçlüğü, ağızda kötü koku ve geceleri olan öksürük şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede boyun sol tarafına bası uygulandığında "gurultu" sesi (Boyce belirtisi) duyuluyor. Bu klinik tabloya neden olan hastalıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oluşan divertikül, krikofaringeus kası ile tirofaringeus kas lifleri arasındaki Killian üçgeninden gelişen bir pulsiyon divertikülüdür.

Cevap

Zenker divertikülü, Killian üçgeni olarak bilinen tirofaringeus ve krikofaringeus kas lifleri arasındaki zayıf bölgeden gelişen bir pulsiyon (itilme) divertikülüdür.
Doğru ifade, Zenker divertikülünün krikofaringeus ve tirofaringeus kas lifleri arasındaki Killian üçgeninden gelişen bir pulsiyon divertikülü olduğudur. Bu zayıf alan, laringofarenksin arka duvarında yer alır ve intralüminal basınç artışı ile mukozanın bu aralıktan dışarı fıtıklaşmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Halitozis (kötü koku), regürjitasyon, gece öksürüğü ve Boyce belirtisi Zenker divertikülünü işaret eder.
Bu bulgular farenks ve özofagus bileşkesinde gıdaların biriktiği bir poşun varlığını gösterir.
2
Divertikülün anatomik ve fizyopatolojik tipini belirle.
Zenker bir pulsiyon divertikülüdür ve proksimal yerleşimlidir.
Kas içi yüksek basınç nedeniyle mukoza dışarı itilmektedir (pulsiyon).
3
Anatomik lokalizasyonu doğrula.
Divertükül, Killian üçgeninden (tirofaringeus ve krikofaringeus arası) çıkar.
Bu bölge farenksin posteriorundaki en zayıf anatomik noktadır.

Anahtar Kavram

Zenker divertikülü patogenezi ve anatomik sınırları

Daha Fazla Pratik

Traction (traksiyon) divertiküllerinin nedenlerini ve anatomik katman farklarını Zenker divertikülü ile karşılaştırarak çalışmanız önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 288Soru

6464 yaşında erkek hasta, son 22 aydır katı gıdalara karşı giderek artan yutma güçlüğü ve 88 kg kilo kaybı şikayetiyle başvuruyor. Özofagoskopide üst kesici dişlerden 3535 cm uzaklıkta lümeni daraltan, frajil, ülserovejetan kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu "az diferansiye yassı hücreli karsinom" (SCCSCC) olarak raporlanıyor. Evreleme amacıyla çekilen toraks ve batın BTBT'de distal özofagusta duvar kalınlaşması ve çölyak arter çevresinde 2.52.5 cm çapında lenfadenopati izleniyor. PETCTPET-CT incelemesinde çölyak lenf nodunda yoğun patolojik tutulum (SUVmax:13.2SUV_{max}: 13.2) saptanırken, uzak organ metastazı görülmüyor. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Palyatif kemoterapi veya kemoradyoterapi uygulanması

Cevap

Palyatif kemoterapi veya kemoradyoterapi uygulanması
Distal özofagusun yassı hücreli karsinomlarında (SCCSCC), çölyak arter çevresindeki lenf nodları (İstasyon 2020) bölgesel drenaj alanı dışında kabul edilir. AJCCAJCC evreleme sistemine göre bu bölgedeki lenf nodu tutulumu uzak metastaz (M1M1, Evre IVBIVB) olarak tanımlanır. Uzak metastazı olan hastalarda küratif cerrahi veya neoadjuvan tedavilerin sağkalım avantajı bulunmadığından, tedavi yaklaşımı palyatif kemoterapi, radyoterapi veya stentleme gibi semptomatik yöntemlere odaklanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün histolojik tipini ve anatomik yerleşimini analiz et.
Distal özofagus (3535 cm) yerleşimli yassı hücreli karsinom (SCCSCC).
Özofagus kanserlerinde evreleme kuralları histolojik tipe (SCC vs. Adenokarsinom) göre değişkenlik gösterir.
2
Lenf nodu tutulumunun evrelemedeki (AJCC) yerini belirle.
Çölyak lenf nodu (İstasyon 2020) tutulumu saptandı.
Yassı hücreli karsinomda (SCCSCC) çölyak lenf nodu tutulumu uzak metastaz (M1M1) sayılırken, adenokarsinomda bölgesel (NN) lenf nodu kabul edilir.
3
Klinik evreye göre tedavi hedefini belirle.
Evre IVBIVB (M1M1) hastalık.
Uzak metastaz mevcudiyetinde küratif cerrahi veya radyoterapi endikasyonu ortadan kalkar, palyatif tedaviye geçilir.

Anahtar Kavram

Özofagus yassı hücreli karsinomunda çölyak lenf nodu tutulumu uzak metastaz (M1M1) kabul edilir.

Daha Fazla Pratik

Siewert sınıflamasına göre mide ve özofagus tümörlerinin lenfatik yayılım farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 289Soru

6262 yaşında erkek hasta, epigastrik bölgede dolgunluk hissi ve aralıklı melena şikayetiyle başvuruyor. Yapılan endoskopide mide korpusunda mukoza altından kaynaklanan, üzerinde merkezi bir ülser bulunan 4 cm4\text{ cm}'lik submukozal kitle saptanıyor. Kitleden alınan biyopsinin histopatolojik incelemesinde iğsi hücreli tümör proliferasyonu izleniyor. Bu hasta için en olası tanıyı kesinleştirecek immünohistokimyasal belirteç ve uygulanması gereken standart cerrahi tedavi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD117 (c-kit) — Kama (wedge) rezeksiyon

Cevap

En olası tanı olan Gastrointestinal Stromal Tümör (GİST) için CD117 belirteci ve kama (wedge) rezeksiyon tedavisi doğrudur.
Mide korpusunda submukozal yerleşimli ve iğsi hücreli morfolojiye sahip kitlelerde ilk düşünülmesi gereken tanı Gastrointestinal Stromal Tümör'dür (GİST). Bu tümörlerin tanısında en spesifik belirteç %95 oranında pozitif saptanan CD117 (c-kit) proteinidir. GİST'ler lenfojen yolla yayılmadıkları için cerrahi tedavide sadece kitlenin negatif sınırlarla çıkarılması (kama rezeksiyon) yeterli kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları analiz et.
Midede submukozal yerleşimli, ülserli ve iğsi hücreli kitle saptandı.
Bu tablo tipik olarak mezenşimal kaynaklı tümörleri (GİST, leiomyom, schwannom) düşündürür.
2
İmmünohistokimyasal ayırıcı tanıyı yap.
GİST tanısı için en spesifik ve duyarlı belirteç olan CD117 (c-kit) pozitifliği beklenir.
Cajal'ın interstisiyel hücrelerinden köken alan GİST'lerin büyük çoğunluğu bu reseptörü eksprese eder.
3
Cerrahi tedavi stratejisini belirle.
Negatif cerrahi sınır (R0) sağlayan kama (wedge) rezeksiyon uygulanmalıdır.
GİST'ler nadiren lenf nodu metastazı yaptığı için sistemik lenf nodu diseksiyonuna gerek yoktur; psödokapsülün bütünlüğünün korunması esastır.

Anahtar Kavram

Midenin en sık görülen mezenşimal tümörü olan GİST'lerin tanısında CD117 (c-kit) pozitifliği, tedavisinde ise lenf nodu diseksiyonu gerektirmeyen R0 rezeksiyon esastır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 290Soru

Özofagus motilite bozukluğu şüphesiyle tetkik edilen 5252 yaşındaki erkek hasta, son 22 yıldır hem katı hem de sıvı gıdalara karşı ilerleyici yutma güçlüğü ve özellikle yemekler sırasında belirginleşen şiddetli retrosternal göğüs ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan baryumlu özofagus grafisinde özofagus gövdesinde belirgin "tirbuşon" (corkscrew) görünümü saptanıyor. Yüksek çözünürlüklü manometride (HRM) ise ortalama gevşeme basıncı (IRP) 22 mmHg22 \text{ mmHg} (normal <15 mmHg< 15 \text{ mmHg}) ve yutmaların \%100'ünde distal latans (DL) 3.8 sn3.8 \text{ sn} (normal >4.5 sn> 4.5 \text{ sn}) olarak ölçülüyor. Bu klinik ve manometrik bulgular ışığında, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 3 (Spastik) Akalazya

Cevap

Manometrik verilerde saptanan artmış IRP ve azalmış distal latans değerleri Tip 3 (Spastik) Akalazya tanısını doğrulamaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, yüksek çözünürlüklü manometrede (HRM) saptanan temel patolojiyi (yetersiz AÖS gevşemesi ve spastik kontraksiyonlar) tam olarak karşılar. Tip 3 Akalazya'da göğüs ağrısı diğer akalazya tiplerine göre daha baskındır ve radyolojide sıklıkla spastik bir patern olan tirbuşon özofagus görünümü saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Alt özofagus sfinkter (AÖS) gevşemesini değerlendir
IRP 22 mmHg22 \text{ mmHg} saptandı (Normal <15 mmHg< 15 \text{ mmHg})
Artmış IRP, özofagogastrik bileşke çıkış obstrüksiyonu veya akalazya spektrumuna işaret eder.
2
Özofagus gövde kontraksiyonlarının hızını (Distal Latans) kontrol et
DL 3.8 sn3.8 \text{ sn} saptandı (Normal >4.5 sn> 4.5 \text{ sn})
Kısa distal latans, kontraksiyonların spastik/erken olduğunu gösterir.
3
Bulguları Chicago Sınıflandırmasına göre birleştir
Yüksek IRP + %100 spastik kontraksiyon = Tip 3 Akalazya
Tanı kriterleri Chicago v4.0'a tam uyum sağlamaktadır.

Anahtar Kavram

Chicago Sınıflandırması v4.0'da Akalazya alt tiplerinin ayırıcı tanısında IRP ve Distal Latans (DL) parametrelerinin kullanımı.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 291Soru

3030 yaşında erkek hasta, 11 yıldır diyet ve egzersiz programlarını kararlılıkla uygulamasına rağmen kilo veremediği şikayetiyle genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayene ve tetkiklerinde vücut kitle indeksi (VKI˙VKİ) 44kg/m244 kg/m^2 olarak hesaplanıyor. Hastanın bilinen herhangi bir ek yandaş hastalığı (diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi vb.) saptanmıyor. Bu hasta için obezite cerrahisi planlaması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: VKI˙VKİ değeri 40kg/m240 kg/m^2 üzerinde olduğu için ek bir yandaş hastalık olmasa dahi cerrahi endikasyonu mevcuttur.

Cevap

Vücut kitle indeksi (VKI˙VKİ) 40kg/m240 kg/m^2 üzerinde olan bireylerde, herhangi bir ek yandaş hastalık varlığına bakılmaksızın morbid obezite cerrahisi endikasyonu mevcuttur.
Morbid obezite cerrahisi endikasyonları; vücut kitle indeksinin (VKI˙VKİ) 40kg/m2\geq 40 kg/m^2 olması veya 3539.9kg/m235-39.9 kg/m^2 arasında olup eşlik eden en az bir obezite ilişkili yandaş hastalık (Tip 2 DM, HT, OSAS, osteoartrit vb.) varlığıdır. Vaka örneğindeki hastanın VKI˙VKİ değeri 44kg/m244 kg/m^2 olduğu için, yandaş hastalık olmasa dahi cerrahi tedavi için uygun bir adaydır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın VKI˙VKİ değerini analiz et.
VKI˙=44kg/m2VKİ = 44 kg/m^2.
Cerrahi endikasyonun ilk basamağı objektif obezite sınıflandırmasıdır.
2
Eşlik eden hastalık (komorbidite) durumunu değerlendir.
Yandaş hastalık saptanmadı.
Indikasyon kriterlerinin (35 veya 40 eşiği) hangisinin uygulanacağını belirlemek için gereklidir.
3
Cerrahi kılavuz kriterlerini (NIH/IFSO) uygula.
Cerrahi uygundur.
VKI˙40kg/m2VKİ \geq 40 kg/m^2 olması tek başına cerrahi kararı için yeterli bir kriterdir.

Anahtar Kavram

Morbid Obezite Cerrahi Endikasyonları (BMI Kriterleri)
Tahmini Süre:45s
Soru 292Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 44 aydır devam eden epigastrik dolgunluk ve hazımsızlık şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide korpusunda mukoza üzerinde ülserasyon izlenmeyen, yaklaşık 44 cm çapında, lümene doğru ekzofitik uzanım gösteren düzgün sınırlı submukozal bir kitle saptanıyor. Endoskopik biyopsi sonucunda iğsi (spindle) hücreli proliferasyon izlenen ve immünhistokimyasal incelemede CD117CD117 (ckitc-kit) pozitifliği saptanan bu vaka için en olası tanı ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gastrointestinal stromal tümör (GIST); negatif cerrahi sınır (R 00) sağlayan kama (wedge) rezeksiyon

Cevap

En olası tanı Gastrointestinal stromal tümör (GIST) olup, en uygun tedavi yaklaşımı negatif cerrahi sınır (R 00) sağlayan kama (wedge) rezeksiyondur.
Vakada tarif edilen submukozal kitle ve CD117CD117 (ckitc-kit) pozitifliği, interstisyel Cajal hücrelerinden köken alan GIST tanısını kesinleştirir. GIST cerrahisinde temel kural, tümör rüptürüne yol açmadan negatif mikroskobik cerrahi sınır (R 00) elde etmektir. Lenfatik yayılım çok nadir olduğu için rutin lenf nodu diseksiyonu veya 55 cm gibi geniş cerrahi sınırlar gerekmez; bu nedenle kama (wedge) rezeksiyon standart tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir
44 cm'lik submukozal kitle, iğsi hücreli proliferasyon.
Submukozal yerleşimli iğsi hücreli tümörlerde ayırıcı tanıda GIST, Leiomyom ve Schwannoma düşünülmelidir.
2
İmmünhistokimyasal (IHC) belirteçleri incele
CD117CD117 (ckitc-kit) pozitifliği saptandı.
CD117CD117 (ve DOG1DOG-1), interstisyel Cajal hücrelerinden köken alan GIST tanısı için en spesifik belirteçtir.
3
Cerrahi stratejiyi belirle
Negatif mikroskobik sınır (R 00) ile kama rezeksiyon.
GIST'ler lenfatik yayılım yapmadıkları için lenf nodu diseksiyonu gerektirmezler; rüptürden kaçınarak yapılan sınırlı rezeksiyon yeterlidir.

Anahtar Kavram

GIST tanısında CD117 (c-kit) pozitifliği patognomoniktir; tedavide lenf nodu diseksiyonu gerekmez, R0 cerrahi sınır yeterlidir.

Daha Fazla Pratik

GIST'lerde malignite potansiyelini belirlemede kullanılan tümör boyutu ve mitoz sayısı (5/505/50 HPF) kriterlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 293Soru

Özofagusun orta kesiminde yerleşen bir skuamöz hücreli karsinom olgusunda, cerrahi planlama öncesi yapılan evreleme çalışmalarında saptanan aşağıdaki bulgulardan hangisi tümörün kesin olarak 'rezeke edilemez' (T4bT4b) evrede olduğunu gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trakeobronşiyal ağaç invazyonu

Cevap

Trakeobronşiyal ağaç invazyonu, özofagus kanserinde tümörün rezeke edilemez (T4bT4b) olduğunu gösteren temel kriterlerden biridir.
Doğru cevap olan trakeobronşiyal ağaç invazyonu, AJCC evreleme sistemine göre T4bT4b olarak tanımlanır. T4bT4b evresi; aorta, vertebra gövdesi ve trakea/bronş gibi hayati yapıların tutulumunu ifade eder ve bu durum tümörü teknik olarak 'rezeke edilemez' (unresectable) kılar.

Adım Adım Çözüm

1
T evrelemesinin gözden geçirilmesi
T4T4 evresi, tümörün çevre komşu organlara invazyonunu tanımlar.
Cerrahi rezektabiliteyi belirleyen en önemli faktörlerden biri tümörün komşu organlarla olan ilişkisidir.
2
T4aT4a ve T4bT4b ayrımının yapılması
Plevra, perikard, diyafragma ve azigos ven tutulumu T4aT4a (rezeke edilebilir); aorta, trakea ve vertebra tutulumu T4bT4b (rezeke edilemez) olarak sınıflanır.
Bazı organlar feda edilebilir veya rezeke edilebilirken (plevra gibi), bazıları hayati önem taşıdığı için cerrahi sınırların dışında kalır.
3
Klinik kararın verilmesi
Trakeobronşiyal ağaç invazyonu saptanan hastada küratif cerrahi rezeksiyon mümkün değildir.
Hava yolu invazyonu cerrahi olarak temiz bir sınırla (R0R0) çıkarılamaz.

Anahtar Kavram

Özofagus kanserinde T4aT4a (rezeke edilebilir) ve T4bT4b (rezeke edilemez) yapıların ayrımı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 294Soru

35 yaşında erkek hasta, son 2 yıldır devam eden hem katı hem de sıvı gıdalara karşı ilerleyici yutma güçlüğü ve regürjitasyon şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan manometrik inceleme sonucunda akalazya tanısı alan hastaya laparoskopik Heller miyotomi planlanıyor. Bu cerrahi prosedüre rutin olarak bir fundoplikasyon (Dor veya Toupet) işleminin eklenmesinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyotomi sonrası gelişebilecek gastroözofageal reflüyü engellemek

Cevap

Heller miyotomiye fundoplikasyon eklenmesinin temel amacı, miyotomi sonrası gelişebilecek gastroözofageal reflüyü engellemektir.
Doğru yanıt olan seçenek, Heller miyotominin en önemli yan etkisi olan iatrojenik gastroözofageal reflüyü engelleme amacını belirtir. Miyotomi ile alt özofagus sfinkteri tamamen serbestleştirildiği için doğal antireflü bariyer ortadan kalkar. Bu nedenle operasyona genellikle ön (Dor) veya arka (Toupet) parsiyel fundoplikasyon eklenmesi standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı değerlendir
Akalazya (AÖS gevşeme kusuru ve aperistaltizm)
Hastanın kliniği ve manometrisi akalazya ile uyumludur.
2
Cerrahi tedaviyi analiz et
Heller Miyotomi
AÖS basıncını düşürmek için dairesel kas lifleri kesilir.
3
Yan etkiyi belirle
Gastroözofageal Reflü (GÖR)
Sfinkter mekanizması cerrahi olarak bozulduğu için mide içeriği özofagusa kaçabilir.
4
Önleyici işlemi seç
Parsiyel Fundoplikasyon (Dor/Toupet)
Miyotomi sonrası GÖR insidansını %50'lerden %10'un altına indirmek için eklenir.

Anahtar Kavram

Heller miyotomi sonrası antireflü prosedür gerekliliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 295Soru

Yoğun alkol alımını takiben tekrarlayan şiddetli kusmaları olan 5252 yaşındaki erkek hasta, aniden gelişen "yırtılır tarzda" göğüs ağrısı ve ilerleyici solunum sıkıntısı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede kan basıncı 100/60 mmHg100/60 \text{ mmHg}, nabız 115/dk115/\text{dk} ve ateş 38.4C38.4^\circ\text{C} olarak ölçülüyor. Boyun ve göğüs ön duvarında palpasyonla krepitasyon saptanıyor. Akciğer grafisinde sol plevral efüzyon ve mediastinal amfizem görülüyor. Çekilen EKG ve bakılan serum amilaz düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor.

Bu hastadaki klinik tablo ve Mackler triadı göz önüne alındığında, tanısal yaklaşım ve yönetim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanıda ilk basamak radyolojik tetkik suda eriyen kontrastlı özofagografidir; bu yöntemle perforasyon saptanamazsa Baryumlu çalışma ile tetkik derinleştirilmelidir.

Cevap

Tanıda ilk basamak tetkik olarak suda eriyen kontrastlı özofagografi kullanılmalı, perforasyon saptanamazsa baryumlu özofagografi ile devam edilmelidir.
Boerhaave sendromu (spontan özofagus perforasyonu) tanısında standart yaklaşım, suda eriyen kontrastlı grafilerle başlamaktır. Gastrografin mediastinal dokularda baryum kadar ciddi kimyasal inflamatuar reaksiyon yaratmaz, ancak perforasyonu gösterme duyarlılığı daha düşüktür. Bu nedenle Gastrografin ile ekstravazasyon görülmeyen ama klinik şüphenin sürdüğü hastalarda baryum sülfat ile tetkik tekrarlanmalıdır. Mackler triadı (kusma, göğüs ağrısı, cilt altı amfizem) bu hastada tam olarak mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularının (şiddetli kusma sonrası göğüs ağrısı ve cilt altı amfizem) Mackler triadı ile uyumlu olduğunun belirlenmesi.
Boerhaave sendromu (spontan özofagus perforasyonu) ön tanısı konulur.
Alkol ve kusma sonrası gelişen bu üçlü bulgu özofagus rüptürü için patognomoniktir.
2
Tanıyı radyolojik olarak doğrulamak için kontrastlı özofagografi planlanması.
Suda eriyen kontrastlı (Gastrografin) tetkik seçilir.
Gastrografin, mediastende baryuma göre daha az irritandır ancak duyarlılığı daha düşüktür.
3
İlk tetkik negatif ise daha duyarlı bir ajanla devam edilmesi.
Baryumlu özofagografi yapılır.
Gastrografin'in yaklaşık %25-30 olan yalancı negatiflik oranını baryum ile kapatmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Boerhaave sendromunda tanısal algoritma: Mackler triadı sonrası ilk basamak Gastrografin, ardından (negatifse) Baryumlu özofagografidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 296Soru

6767 yaşında, uzun süreli sigara ve alkol kullanımı öyküsü olan erkek hasta, son 22 aydır giderek artan disfaji ve 55 kg kilo kaybı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan endoskopide üst kesici dişlerden 1717 cm uzaklıkta, özofagus lümenini %70\%70 oranında daraltan vejetan bir kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu skuamöz hücreli karsinom olarak raporlanıyor. Evreleme amacıyla yapılan EUSEUS ve PETBTPET-BT tetkiklerinde tümörün adventisyaya ulaştığı (T3T3), bir adet bölgesel lenf nodu tutulumu olduğu (N1N1) ve uzak metastaz bulunmadığı (M0M0) saptanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Definitif (küratif amaçlı) kemoradyoterapi

Cevap

Servikal özofagus yerleşimli skuamöz hücreli karsinomlarda en uygun yaklaşım definitif kemoradyoterapidir.
Üst kesici dişlerden 1717 cm uzaklıktaki tümörler servikal özofagus bölgesindedir. Bu bölgenin kanserlerinde (özellikle skuamöz hücreli tipte), larenks ve farenks fonksiyonlarını korumak amacıyla definitif kemoradyoterapi, cerrahiye tercih edilen standart küratif yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümör lokasyonunun anatomik değerlendirmesi
Tümörün üst kesici dişlerden 1717 cm uzaklıkta olduğu, yani servikal özofagusta yerleştiği belirlendi.
Üst kesici dişlerden itibaren ilk 1515-1818 cm arası servikal özofagus olarak kabul edilir.
2
Histolojik tip ve evrenin analizi
Skuamöz hücreli karsinom, evre T3N1M0T3N1M0 (lokal ileri evre).
Tedavi kararı tümörün hücre tipine, evresine ve lokasyonuna göre verilir.
3
Tedavi modalitesinin seçimi
Servikal özofagusta cerrahinin yüksek morbiditesi (larenjektomi gereksinimi) nedeniyle kemoradyoterapi seçildi.
Servikal özofagus kanserlerinde definitif kemoradyoterapi ile cerrahiye benzer sağkalım oranları daha az morbidite ile elde edilir.

Anahtar Kavram

Servikal özofagus tümörlerinde tedavi yönetimi
Soru 297Soru

5858 yaşında erkek hastaya duodenal ülser perforasyonu nedeniyle distal gastrektomi ve BillrothBillroth IIII gastrojejunostomi rekonstrüksiyonu uygulanmıştır. Postoperatif 33. günde hastada aniden başlayan şiddetli epigastrik ağrı, bulantı ve tekrarlayan safrasız kusmalar gelişmiştir. Fizik muayenede karın sağ üst kadranda hassas bir kitle palpe edilmektedir. Laboratuvar tetkiklerinde serum amilaz düzeyi 11001100 U/LU/L (Normal: 01100-110 U/LU/L) olarak saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut afferent loop sendromu

Cevap

Akut afferent loop sendromu
Akut afferent lup sendromu, BillrothBillroth IIII rekonstrüksiyonu sonrası proksimal lupun tam tıkanmasıyla karakterizedir. Safra mideye ulaşamadığı için hastanın kusması safrasızdır. Lup içindeki basınç artışı pankreatik sekresyonun geri kaçmasına ve serum amilaz düzeyinin yükselmesine neden olur. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektiren bir 'kapalı lup' obstrüksiyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın cerrahi öyküsü ve klinik sunumunu değerlendir.
BillrothBillroth IIII sonrası postoperatif 33. günde ani ağrı ve safrasız kusma.
Ameliyat tipi (BII) afferent lup komplikasyonları için zemin hazırlar.
2
Laboratuvar ve fizik muayene bulgularını yorumla.
Belirgin amilaz yüksekliği ve sağ üst kadranda palpe edilen kitle.
Tıkalı lümen içindeki basınç artışı pankreatik kanal basıncını artırarak amilazı yükseltir; distandü lup kitle olarak palpe edilebilir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Kusmanın safrasız olması obstrüksiyonun gastrojejunostomi anastomozunun proksimalinde olduğunu kanıtlar.
Tam tıkanıklıkta safra mideye geçemez, bu da akut afferent lup sendromunun patognomonik bulgusudur.

Anahtar Kavram

Akut Afferent Loop Sendromu Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 298Soru

5656 yaşında erkek hasta, iştahsızlık ve belirgin kilo kaybı ile başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide korpusunda lümeni daraltan, duvar rijiditesinde artış ve linitis plastica ile uyumlu görünüm saptanıyor. Endoskopik biyopsi sonucu "Lauren diffüz tip (taşlı yüzey hücreli) adenokarsinom" olarak raporlanıyor. Evreleme amaçlı yapılan BT ve EUS incelemelerinde cT3N1M0cT3N1M0 saptanan ve uzak metastaz saptanmayan hastada küratif cerrahi planlanıyor. Bu hastada uygulanacak cerrahi tedavi ve lenfadenektomi sınırları ile ilgili en uygun ifade hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tümörün histolojik tipi ve submukozal yayılım özelliği nedeniyle total gastrektomi uygulanmalı; lenfadenektomi ise No: 22 (sol parakardial), 4sa4sa (kısa gastrik) ve 11d11d (distal splenik arter) istasyonlarını da kapsayacak şekilde D2D2 düzeyinde yapılmalıdır.

Cevap

Mide korpus yerleşimli Lauren diffüz tip adenokarsinomlarda total gastrektomi ve No: 22, 4sa4sa ve 11d11d istasyonlarını da içeren D2D2 lenfadenektomi en uygun cerrahi yaklaşımdır.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, mide korpusunda yerleşen ve linitis plastica görünümü veren diffüz tip adenokarsinomlarda, submukozal ve intramural yayılım riskinin yüksek olması nedeniyle total gastrektomi onkolojik olarak en güvenli yaklaşımdır. T3N1T3N1 evresi için gereken D2D2 lenfadenektomi ise, total gastrektomi yapıldığında No: 22 (sol parakardial), 4sa4sa (kısa gastrik) ve 11d11d (distal splenik arter) lenf nodu istasyonlarını da içermelidir; bu istasyonlar distal subtotal gastrektomide D2D2 sınırları dışında kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümör histolojisi ve lokasyonunun değerlendirilmesi
Lauren diffüz tip (taşlı yüzey hücreli) ve korpus yerleşimi saptandı.
Diffüz tip tümörlerde intramural yayılım intestinal tipe göre çok daha fazladır; korpus yerleşimi proksimal güvenli sınır (en az 66 cm) elde etmeyi zorlaştırır ve total gastrektomi gerektirir.
2
Evreleme ve lenfadenektomi kararının verilmesi
cT3N1M0cT3N1M0 evresinde D2D2 lenfadenektomi endikedir.
T2T2 ve üzeri tümörler veya lenf nodu pozitifliği saptanan hastalarda D1D1 cerrahisi onkolojik olarak yetersizdir; D2D2 standart küratif yaklaşımdır.
3
Gastrektomi tipine göre D2D2 istasyonlarının belirlenmesi
Total gastrektomide D2D2, distal subtotalden farklı olarak No: 22, 4sa4sa ve 11d11d istasyonlarını da kapsar.
Distal gastrektomide midenin proksimal kısımları (kardia ve fundus) korunduğu için bu bölgeleri drene eden lenf istasyonları (22, 4sa4sa) standart diseksiyona dahil edilmez.

Anahtar Kavram

Mide kanseri cerrahisinde Lauren sınıflamasına göre cerrahi sınır mesafesi ve gastrektomi tipine (total vs. distal) göre D2D2 lenfadenektomi istasyonlarının farklılığı.

Daha Fazla Pratik

Japon Mide Kanseri Tedavi Kılavuzu'na (JGCA) göre gastrektomi tipine göre değişen D1D1, D1+D1+ ve D2D2 lenf istasyonlarını bir tablo üzerinden tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 299Soru

6060 yaşında erkek hasta, duodenal ülser nedeniyle 66 ay önce distal gastrektomi ve BillrothBillroth IIII gastrojejunostomi ameliyatı geçirmiştir. Hasta, yemeklerden sonra başlayan yanıcı karakterde epigastrik ağrı ve safralı kusma şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan endoskopik değerlendirmede midede yoğun safra göllenmesi ve mukoza hiperemisi izlenerek alkalen reflü gastriti tanısı konuluyor.

Bu hastadaki klinik tabloyu, benzer şekilde safralı kusmanın eşlik ettiği kronik afferent loop sendromundan ayıran en tipik klinik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kusma ile epigastrik ağrının rahatlamaması

Cevap

Kusma ile epigastrik ağrının rahatlamaması
Alkalen reflü gastritinde, mideye geri kaçan safra ve pankreas sıvıları mukoza hasarına yol açar. Bu durum sürekli ve yanıcı bir ağrı oluşturur. Hasta safralı kussa dahi ağrısında bir azalma olmaz. Bu durum, biriken safranın boşalmasıyla ağrının geçtiği afferent loop sendromundan en önemli farkıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın semptomlarını analiz et
Yanıcı epigastrik ağrı ve safralı kusma saptanıyor.
Ayırıcı tanı için temel semptomların belirlenmesi gerekir.
2
Alkalen reflü gastriti ile afferent loop sendromunu kusma ilişkisine göre karşılaştır
Afferent loopta kusma ağrıyı dindirirken, alkalen reflü gastritinde dindirmez.
Bu iki sendromu birbirinden ayıran en kritik klinik fark budur.

Anahtar Kavram

Alkalen reflü gastritinde ağrı süreklidir ve kusma ile geçmez; oysa kronik afferent loop sendromunda safralı kusma ağrıyı aniden rahatlatır.

Daha Fazla Pratik

Alkalen reflü gastritinin cerrahi tedavisinde altın standart olan Roux-en-Y gastrojejunostomi mekanizmasını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 300Soru

Boyu 175cm175 cm, ağırlığı 116kg116 kg (VKI˙38kg/m2VKİ \approx 38 kg/m^2) olan 3838 yaşında erkek hastada 33 yıldır hipertansiyon öyküsü mevcuttur. Profesyonel diyet ve egzersiz programlarına rağmen kalıcı kilo kaybı sağlayamayan bu hastada morbid obezite cerrahisi endikasyonu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: VKI˙35kg/m2VKİ \geq 35 kg/m^2 ve beraberinde hipertansiyon gibi bir komorbidite olması cerrahi endikasyon için yeterlidir.

Cevap

Vücut kitle indeksinin 35kg/m235 kg/m^2 üzerinde olması ve beraberinde hipertansiyon bulunması cerrahi endikasyon için yeterlidir.
Morbid obezite cerrahisi için belirlenen temel endikasyonlar, hastanın vücut kitle indeksinin 40kg/m240 kg/m^2 üzerinde olması veya 3539.9kg/m235-39.9 kg/m^2 arasında olup hipertansiyon, tip 2 diyabet veya uyku apnesi gibi ciddi bir yandaş hastalığa sahip olmasıdır. Vaka örneğindeki hastanın VKI˙VKİ değeri yaklaşık 38kg/m238 kg/m^2 olduğu ve hipertansiyonu bulunduğu için cerrahi endikasyonu mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın Vücut Kitle İndeksini (VKI˙VKİ) değerlendir.
VKI˙=116/(1.75)237.9kg/m2VKİ = 116 / (1.75)^2 \approx 37.9 kg/m^2.
Obezite derecesini ve cerrahi eşiğini belirlemek için ilk adımdır.
2
Eşlik eden hastalıkları (komorbiditeleri) kontrol et.
33 yıldır devam eden hipertansiyon öyküsü mevcuttur.
Alt cerrahi sınırın (35kg/m235 kg/m^2) uygulanabilirliğini kontrol etmek gerekir.
3
Cerrahi endikasyon kriterleri ile karşılaştır.
VKI˙35kg/m2VKİ \geq 35 kg/m^2 + Hipertansiyon \rightarrow Cerrahi Endikasyon VAR.
Standart NIH kriterlerine göre hasta cerrahi adaydır.

Anahtar Kavram

Morbid obezite cerrahisinde endikasyon sınırları yandaş hastalıklara göre belirlenir.

Daha Fazla Pratik

Cerrahi sonrası en erken gelişen ve kaçak (leak) habercisi olan taşikardi bulgusunu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 15 / 19Sonraki
Özofagus ve Mide Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 15 | Examkin