Enfeksiyon Hastalıkları

346 soru

Soru 241Soru

24 yaşında erkek hasta, ani gelişen senkop (bayılma) atağı sonrası acil servise getiriliyor. Vital bulgularında kan basıncı 90/60 mmHg, nabız 36/dakika ve düzenli saptanıyor. Çekilen EKG'de P dalgaları ile QRS kompleksleri arasında ilişki olmadığı ve ventrikül hızının 36/dakika olduğu (Tam AV blok) görülüyor. Anamnezinde 3 hafta önce ormanlık alanda kamp yaptığı, kamp dönüşü sırt bölgesinde ağrısız, ortası soluk, kenarları kırmızı ve giderek genişleyen bir deri lezyonu (Eritema migrans) olduğu ve bu lezyonun kendiliğinden geçtiği öğreniliyor. Bu hasta için en olası etken ve hastalığın klinik evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borrelia burgdorferi – Erken dissemine evre

Cevap

Borrelia burgdorferi etkenine bağlı gelişen Erken dissemine evre (Lyme karditi)
Hastada tarif edilen 'ortası soluk, kenarları kırmızı ve giderek genişleyen' döküntü, Lyme hastalığının patognomonik bulgusu olan Eritema Migrans'tır. Kene temasından haftalar sonra gelişen Tam AV Blok (Lyme karditi), enfeksiyonun kandan diğer organlara yayıldığını gösteren Erken Dissemine Evre (Evre 2) bulgusudur. Etken *Borrelia burgdorferi* spiroketidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik öyküsünü ve risk faktörlerini analiz et.
Ormanlık alan (kene teması riski), Eritema Migrans tanımı (ortası soluk, kenarı kırmızı genişleyen lezyon) ve akut gelişen AV blok.
Bu üçlü (Kene teması + Eritema Migrans + Kardit) Lyme hastalığının klasik tablosudur.
2
Hastalığın evresini belirle.
Deri lezyonundan (Evre 1) haftalar sonra gelişen organ tutulumu (kalp/sinir sistemi) 'Erken Dissemine' evreyi işaret eder.
Lyme hastalığında kardit ve nöroborrelyoz (fasiyal paralizi) tipik olarak 2. evrede (erken dissemine) görülür.
3
Etken organizmayı tanımla.
Lyme hastalığının etkeni Borrelia burgdorferi'dir.
Treponema (Sifiliz) veya Leptospira bu spesifik klinik tabloyu (Eritema Migrans + AV Blok) oluşturmaz.

Anahtar Kavram

Lyme hastalığı (Lyme Borrelyozu) evrelemesi ve organ tutulumları: Evre 1 (Eritema Migrans), Evre 2 (Kardit, Fasiyal Paralizi), Evre 3 (Artrit).

İpuçları

1
Hastanın öyküsündeki 'hedef tahtası' benzeri döküntü ve ormanlık alan teması, kene kaynaklı spesifik bir hastalığı işaret etmektedir.
2
Bu hastalıkta kalp tutulumu (bloklar) ve yüz felci genellikle cilt döküntüsünden birkaç hafta sonra, yani enfeksiyonun yayıldığı dönemde görülür.
3
Artrit bu hastalığın 'Geç' evresinde görülürken, Kardit 'Erken Dissemine' evrenin tipik bulgusudur.

Daha Fazla Pratik

Lyme hastalığında antibiyotik tedavisi (Doksisiklin vs Seftriakson) endikasyonlarını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

5454 yaşında erkek hasta, ani başlayan ateş, titreme ve sol yan ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kostovertebral açı hassasiyeti saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökositoz ve idrar analizinde bol lökosit ve bakteri görülüyor. Ürosepsis ön tanısıyla yatırılan hastanın ampirik tedavisine bir beta-laktam antibiyotik ile birlikte sinerjistik etki ve hızlı bakterisidal aktivite sağlamak amacıyla gentamisin ekleniyor. Gentamisinin bu hastadaki klinik etkinliğini maksimize etmek ve direnç gelişimini önlemek için hedeflenmesi gereken temel farmakodinamik parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cmaks/MI˙KC_{maks} / MİK oranının 88-1010 katına çıkarılması

Cevap

Doğru yanıt, doruk plazma konsantrasyonunun minimum inhibitör konsantrasyonuna oranının (Cmaks/MI˙KC_{maks} / MİK) 88-1010 katı olarak hedeflenmesidir.
Gentamisin gibi aminoglikozidler, 'konsantrasyon bağımlı öldürme' kinetiği gösterirler. Bu tür antibiyotiklerde, ilacın serum doruk konsantrasyonunun (CmaksC_{maks}) hedeflenen patojenin minimum inhibitör konsantrasyonuna (MI˙KMİK) oranı klinik başarının en önemli göstergesidir. İdeal olarak bu oranın 88-1010 olması hem bakterinin hızlıca temizlenmesini sağlar hem de adaptif direnç gelişimini minimize eder.

Adım Adım Çözüm

1
Antibiyotik grubunun PK/PD özelliğini belirleyin.
Gentamisin bir aminoglikoziddir ve konsantrasyon bağımlı öldürme özelliği gösterir.
Tedavi stratejisini belirlemek için ilacın bakteriyi hangi mekanizmayla (zaman vs. konsantrasyon) öldürdüğünü bilmek gerekir.
2
Konsantrasyon bağımlı ilaçlar için kritik parametreyi tanımlayın.
Cmaks/MI˙KC_{maks} / MİK oranı temel etkinlik parametresidir.
Bu gruptaki ilaçlarda doruk konsantrasyon ne kadar yüksekse bakterisidal hız ve oran o kadar artar.
3
İlacın post-antibiyotik etkisini (PAEPAE) göz önüne alın.
Aminoglikozidler belirgin bir PAEPAE'ye sahiptir.
Yüksek doruk konsantrasyonu sonrası ilaç seviyesi MİK altına düşse bile bakteriyel büyümenin baskılanmaya devam etmesi, tek doz yüksek miktar uygulamasını destekler.

Anahtar Kavram

Aminoglikozidlerin farmakodinamik etkinliği konsantrasyon bağımlıdır ve Cmaks/MI˙KC_{maks} / MİK oranı ile ölçülür.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 243Soru

32 yaşında HIV pozitif (CD4+ sayısı: 420/mm3420/\text{mm}^3) erkek hasta, yaklaşık bir haftadır devam eden bilateral çınlama ve ilerleyici işitme kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede avuç içleri ve ayak tabanlarını da kapsayan yaygın makülopapüler döküntüler ile generalize lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde RPR 1:2561:256 pozitif ve TPPA pozitif bulunuyor. Nörosifiliz şüphesiyle yapılan lomber ponksiyon tetkikinde; BOS proteini 65 mg/dL65 \text{ mg/dL} (N: 154515-45), glukoz 55 mg/dL55 \text{ mg/dL} (eş zamanlı kan şekeri: 90 mg/dL90 \text{ mg/dL}), hücre sayısı 15/mm315/\text{mm}^3 (lenfosit baskın) ve BOS-VDRL negatif saptanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz kristalize penisilin G (182418-24 milyon ünite/gün, 101410-14 gün)

Cevap

İntravenöz kristalize penisilin G (182418-24 milyon ünite/gün, 101410-14 gün) tedavisi en uygun yaklaşımdır.
Sifiliz hastalarında görülen bilateral işitme kaybı ve tinnitus gibi semptomlar otosifiliz olarak tanımlanır ve klinik olarak nörosifiliz spektrumunda kabul edilir. Güncel kılavuzlar (CDC ve Harrison), oküler sifiliz veya otosifiliz semptomları olan hastaların, lomber ponksiyon bulguları veya BOS-VDRL sonucu ne olursa olsun intravenöz kristalize penisilin G rejimini (101410-14 gün) alması gerektiğini vurgular. Bu hastada BOS-VDRL negatif olsa da, klinik tablo ve BOS'taki pleositoz nörosifiliz/otosifiliz tanısını destekler ve agresif parenteral tedaviyi zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik evreleme yapılması
Avuç içi/ayak tabanı döküntüleri ve RPR yüksekliği ile hastada 'Sekonder Sifiliz' mevcuttur.
Tedavi protokolünü belirlemek için hastalığın evresi netleştirilmelidir.
2
Komplikasyonların değerlendirilmesi
Hastada bilateral çınlama ve işitme kaybı olması 'Otosifiliz' (nörosifiliz eşdeğeri) tablosunu düşündürür.
Sifilizde otik ve oküler tutulumlar, BOS bulgularından bağımsız olarak nörosifiliz gibi yönetilir.
3
BOS bulgularının yorumlanması
BOS-VDRL negatif saptanmıştır ancak bu durum nörosifilizi dışlamaz.
BOS-VDRL testi yüksek özgüllüğe sahip olsa da duyarlılığı düşüktür (%30-70).
4
Tedavi rejiminin belirlenmesi
Nörosifiliz/Otosifiliz tedavisinde altın standart IV kristalize penisilin G'dir.
Benzatin penisilin G, kan-beyin bariyerini yeterli düzeyde geçemez ve BOS'ta treponemisidal konsantrasyon sağlayamaz.

Anahtar Kavram

Otosifiliz ve nörosifiliz tanısında BOS-VDRL'nin düşük duyarlılığı ve tedavi yaklaşımı.
Soru 244Soru

40 yaşında erkek hasta, motosiklet kazası sonrası sağ bacağında oluşan derin ve toprakla kontamine yara nedeniyle acil servise başvuruyor. Yaralanmadan 24 saat sonra hastada yaralı bölgede şiddetli ağrı, bronz renkli cilt değişikliği ve palpasyonda doku altında krepitasyon saptanıyor. Gazlı gangren (Clostridium perfringens) ön tanısıyla acil cerrahi debridman planlanan hastada, ampirik antibiyotik tedavisi başlanacaktır. Bu hastada, etkenin ürettiği alfa-toksin (lesitinaz) sentezini inhibe etmek amacıyla Penisilin G tedavisine eklenmesi gereken en uygun antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klindamisin

Cevap

Klindamisin, toksin sentezini inhibe edici özelliği nedeniyle Penisilin G'ye eklenmesi gereken en uygun ajandır.
Doğru cevap olan klindamisin, linkozamid grubundan bir antibiyotik olup 50S ribozom alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe eder. Clostridium perfringens enfeksiyonlarında (gazlı gangren), penisilin bakterisidal etki sağlarken, klindamisin doku hasarından ve sistemik toksisiteden sorumlu olan alfa-toksinin üretimini hızla durdurduğu için tedaviye mutlaka eklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Travma sonrası hızlı gelişen ağrı, bronz renk ve krepitasyon, gazlı gangren (Clostridium perfringens) lehinedir.
Krepitasyon, doku içinde gaz üreten anaerobik bakterilerin (özellikle Clostridium) varlığını gösteren spesifik bir bulgudur.
2
Tedavi prensiplerini hatırla
Gazlı gangren tedavisinde cerrahi debridman hayat kurtarıcıdır; antibiyotik olarak Penisilin G etkeni öldürürken, Klindamisin toksin üretimini durdurur.
C. perfringens'in alfa-toksini (lesitinaz) masif doku nekrozuna ve hemolize yol açan temel virülans faktörüdür.

Anahtar Kavram

Gazlı gangren (C. perfringens) tedavisinde klindamisinin yeri, bakteri ribozomunu inhibe ederek toksin üretimini baskılamasıdır.

Daha Fazla Pratik

Bacteroides fragilis'in penisilin direnç mekanizması (beta-laktamaz) ile Clostridium türlerinin duyarlılık farklarını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 245Soru

6262 yaşında erkek hasta, karın ağrısı, konfüzyon ve ateş şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde Child-Pugh B evresinde karaciğer sirozu olduğu biliniyor. Hastanın bir ay önceki rutin kontrollerinde bilirubin düzeyi 2.82.8 mg/dL, trombosit sayısı 115.000115.000/mm³ ve kreatinin düzeyi 0.80.8 mg/dL olarak saptanmıştır.

Acil Servis Başvuru Bulguları:
- Fizik Muayene: Ateş 38.838.8^\circ C, Nabız 112112/dk, Solunum sayısı 2626/dk, Kan Basıncı 85/5585/55 mmHg, GKS 1414.
- Laboratuvar: Bilirubin 6.46.4 mg/dL, Trombosit 42.00042.000/mm³, Kreatinin 1.41.4 mg/dL, Laktat 3.83.8 mmol/L, PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranı 360360.
- Yönetim: Hastaya 3030 mL/kg izotonik kristaloid sıvı yüklemesi yapılıyor. Sıvı sonrası Kan Basıncı 105/70105/70 mmHg (Ortalama Arter Basıncı: 81.681.6 mmHg) olarak ölçülüyor ve vazopresör desteğine ihtiyaç duyulmuyor.

Sepsis-3 (2016) tanımlamaları ve hastanın klinik seyri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın bazal SOFA skoruna göre akut olarak 2\geq 2 puanlık bir artış (delta SOFA) saptandığı için tablo sepsis olarak tanımlanır.

Cevap

Hastanın bazal SOFA skoruna göre akut olarak 2\geq 2 puanlık bir artış (delta SOFA) saptandığı için tablo sepsis olarak tanımlanır.
Sepsis-3 kılavuzuna göre, enfeksiyon şüphesi olan bir hastada akut organ disfonksiyonu, toplam SOFA skorunda bazal değere göre 2\geq 2 puanlık bir artışla tanımlanır. Bu hastada bazal SOFA skoru 33, güncel SOFA skoru ise 99 olduğu için 66 puanlık bir artış söz konusudur ve bu tablo 'Sepsis' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Bazal SOFA skorunu hesapla.
Bilirubin 2.82.8 mg/dL (22 puan), Trombosit 115.000115.000 (11 puan), Kreatinin 0.80.8 (00 puan). Toplam Bazal SOFA = 33.
Sepsis tanısı için bazal duruma göre değişim (delta) esas alınır.
2
Güncel SOFA skorunu hesapla.
Bilirubin 6.46.4 (33 puan), Trombosit 42.00042.000 (33 puan), Kreatinin 1.41.4 (11 puan), GKS 1414 (11 puan), PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 360360 (11 puan). Toplam Güncel SOFA = 99.
Organ disfonksiyonunun şiddetini belirlemek için güncel veriler kullanılır.
3
Delta SOFA skorunu bul ve sepsis kriterini değerlendir.
Delta SOFA = 93=69 - 3 = 6.
Sepsis-3 tanımı için Delta SOFA 2\geq 2 olması yeterlidir.
4
Septik şok kriterlerini kontrol et.
Laktat 3.83.8 (>2> 2 mmol/L kriteri uyumlu) ANCAK sıvı tedavisi sonrası OAB 81.681.6 mmHg olup vazopresör ihtiyacı yoktur.
Septik şok tanısı için vazopresör ihtiyacı VE laktat yüksekliği birlikte olmalıdır.

Anahtar Kavram

Sepsis-3 (2016) Tanımları: Sepsis, enfeksiyona karşı düzensiz konak yanıtı sonucu oluşan hayatı tehdit edici organ disfonksiyonudur (Delta SOFA 2\geq 2). Septik şok ise sepsisli hastada uygun sıvı resüsitasyonuna rağmen OAB 65\geq 65 mmHg tutmak için vazopresör ihtiyacı VE laktat >2> 2 mmol/L olmasıdır.
Soru 246Soru

Ani başlayan yüksek ateş, kusma, ishal ve tüm vücutta yaygın güneş yanığına benzer döküntü şikayetleri ile acil servise başvuran 2424 yaşındaki kadın hastanın öyküsünde menstruasyon döneminde olduğu ve uzun süreli tampon kullandığı öğrenilmiştir. Fizik muayenede kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabız 120/dakika120/dakika ve ateş 39.5C39.5^\circ C saptanmıştır.

Bu klinik tabloya en olası neden olan mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Staphylococcus aureus

Cevap

Bu klinik tabloya en olası neden olan mikroorganizma Staphylococcus aureus'tur.
Hastada görülen yüksek ateş, hipotansiyon ve yaygın güneş yanığı benzeri döküntü (eritroderma) triadı, toksik şok sendromunu (TŞS) düşündürür. Menstruasyon dönemindeki tampon kullanımı, Staphylococcus aureus tarafından salgılanan TSST-1 toksinine bağlı gelişen stafilokoksal TŞS için klasik ve spesifik bir risk faktörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Yüksek ateş, hipotansiyon ve yaygın döküntü (güneş yanığı benzeri) varlığı saptandı.
Toksik Şok Sendromu (TŞS) klinik kriterlerini (ateş, hipotansiyon, döküntü) karşılamak için.
2
Risk faktörlerini değerlendirme
Menstruasyon ve uzun süreli tampon kullanımı öyküsü belirlendi.
TŞS'nin etyolojisini (stafilokoksal vs. streptokoksal) ayırt etmek için.
3
Etken mikroorganizmayı belirleme
Tampon ilişkili TŞS tablolarından sorumlu olan TSST-1 toksinini salgılayan Staphylococcus aureus seçildi.
Klinik tablo ve anamnez verileri en çok bu etkenle uyumludur.

Anahtar Kavram

Stafilokoksal Toksik Şok Sendromu (TŞS)
Tahmini Süre:45s
Soru 247Soru

7070 yaşında erkek hasta, üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle kullandığı siprofloksasin tedavisinin 1010. gününde başlayan günde 1212 kez pis kokulu sulu ishal ve karın ağrısı ile başvuruyor. Fizik muayenesinde ateşi 38.8C38.8^\circ\text{C}, batında yaygın hassasiyeti saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 20.000/mm320.000/\text{mm}^3 ve serum kreatinin düzeyi 1.91.9 mg/dL (bazal değeri 0.80.8 mg/dL) bulunuyor. Yapılan kolonoskopik incelemede kolon mukozasında yaygın psödomembranlar (pseudomembranes) gözleniyor. Bu hasta için en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oral Vankomisin

Cevap

Şiddetli Clostridioides difficile enfeksiyonu kriterlerini karşılayan bu hastada en uygun başlangıç tedavisi oral vankomisindir.
Hastada saptanan lökosit sayısının 20.000/mm320.000/\text{mm}^3 olması ve kreatinin düzeyindeki belirgin artış (1.91.9 mg/dL), tabloyu 'şiddetli' (severe) sınıfa sokmaktadır. Güncel IDSA ve ESCMID rehberlerine göre şiddetli CDE vakalarında ilk seçenek tedavi oral vankomisin veya fidaksomisindir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve kolonoskopik bulguların değerlendirilmesi.
Antibiyotik kullanımı sonrası ishal ve psödomembran varlığı Clostridioides difficile enfeksiyonunu (CDE) doğrular.
Psödomembranöz enterokolit CDE için tipik bir bulgudur.
2
Hastalık şiddetinin belirlenmesi.
Lökosit sayısının >15.000/mm3> 15.000/\text{mm}^3 ve kreatinin düzeyinin bazale göre >1.5> 1.5 kat artmış olması hastanın 'şiddetli CDE' kategorisinde olduğunu gösterir.
Tedavi seçimi hastalığın şiddetine göre (şiddetli olmayan, şiddetli, fulminan) değişmektedir.
3
Uygun antibiyotik seçimi.
Şiddetli vakalarda oral vankomisin veya fidaksomisin tercih edilmelidir.
Klinik rehberler bu şiddetteki vakalarda metronidazolün yetersiz kaldığını bildirmektedir.

Anahtar Kavram

Clostridioides difficile enfeksiyonunda (CDE) şiddet kriterleri ve tedavi protokolü.

Daha Fazla Pratik

C. difficile enfeksiyonunda fulminan tablo (şok, ileus, megakolon) gelişirse tedaviye IV metronidazol ve vankomisin lavmanının eklendiğini unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 248Soru

3232 yaşında erkek hasta, Tayland seyahati dönüşünden 33 gün sonra başlayan yüksek ateş, kramplı karın ağrısı ve günde 101210-12 kez olan kanlı-mukuslu dışkılama şikayetiyle başvuruyor. Dışkı incelemesinde bol lökosit ve eritrosit saptanıyor. Dışkı kültüründe Gram negatif, martı kanadı şeklinde kıvrımlı basiller ürüyor. Hastaya ampirik olarak başlanan siprofloksasin tedavisine rağmen 4848. saatte klinik bulgularda düzelme saptanmıyor ve ateş yüksekliği devam ediyor. Bu hastadaki klinik tablonun en olası nedeni ve planlanması gereken uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kinolon dirençli Campylobacter jejuni enfeksiyonu - Azitromisin

Cevap

Kinolon dirençli Campylobacter jejuni enfeksiyonu varlığında azitromisin kullanımını belirten seçenek doğrudur.
Doğru cevap olan seçenek, hastanın klinik tablosunu (seyahat öyküsü, martı kanadı görünümlü basil) ve siprofloksasin direncini doğru tanımlayarak, yerine azitromisin önerilmesini ifade eder. Campylobacter jejuni, özellikle Tayland gibi bölgelerde yüksek oranda siprofloksasin direnci gösterir; bu durumda makrolidler (azitromisin) ilk basamak tedavi haline gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikrobiyolojik verileri analiz et.
Kanlı ishal, seyahat öyküsü ve 'martı kanadı' görünümü Campylobacter jejuni enfeksiyonuna işaret eder.
Campylobacter türleri, inflamatuar ishalin en sık nedenlerinden biridir ve karakteristik mikroskobik görünüme sahiptir.
2
Tedavi başarısızlığını değerlendir.
Siprofloksasin (kinolon) tedavisine rağmen ateşin düşmemesi direnç varlığını düşündürür.
Güneydoğu Asya (Tayland vb.) kaynaklı Campylobacter suşlarında siprofloksasin direnci %80-90'lara ulaşmaktadır.
3
Alternatif tedavi seçeneğini belirle.
Azitromisin (makrolid) tedavisine geçilmelidir.
Kinolon dirençli Campylobacter vakalarında azitromisin standart ve en etkili tedavi seçeneğidir.

Anahtar Kavram

Campylobacter jejuni enfeksiyonlarında epidemiyolojik direnç paternleri (Güneydoğu Asya - Kinolon direnci) ve makrolidlerin tedavi değeri.

Daha Fazla Pratik

Campylobacter enfeksiyonları sonrası gelişebilen Guillain-Barré Sendromu ve reaktif artrit gibi immünolojik komplikasyonları gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 249Soru

6868 yaşında erkek hasta, 33 ay önce geçirilmiş *Clostridioides difficile* enfeksiyonu (CDECDE) nedeniyle 1010 gün oral vankomisin kullanmış ve klinik kür sağlanmıştır. Ancak son 44 gündür tekrarlayan karın ağrısı ve günde 8108-10 kez olan bol sulu ishal şikayetiyle tekrar başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.3C38.3^\circ C, batında yaygın hassasiyet ve lökositoz (17.500/mm317.500/mm^3) saptanıyor. Kolonoskopik incelemede kolon mukozasında yaygın psödomembranlar gözleniyor. Dışkıda yapılan CDECDE toksin testi pozitif sonuçlanıyor.

Bu hasta için güncel rehberler (IDSA/SHEAIDSA/SHEA 20212021) ışığında, nüks riskini en aza indirmek için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oral fidaksomisin (200200 mgmg günde 22 kez, 1010 gün)

Cevap

Oral fidaksomisin tedavisi başlanması (200200 mgmg günde 22 kez, 1010 gün)
Güncel IDSA/SHEAIDSA/SHEA 20212021 kılavuzuna göre, ilk atağında vankomisin kullanan hastalarda gelişen ilk nükste (first recurrence), nüks riskini daha fazla azaltması nedeniyle fidaksomisin (200200 mgmg günde 22 kez, 1010 gün) kullanımı, standart vankomisin tedavisine tercih edilmektedir. Fidaksomisin dar spektrumlu olması ve normal barsak florasını daha az etkilemesi nedeniyle avantajlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun tanımlanması
Hastada ilk CDECDE atağından 33 ay sonra gelişen bir 'ilk nüks' (first recurrence) tablosu mevcuttur.
Tedavi stratejisini belirlemek için atağın nüks olup olmadığını ve önceki tedavi geçmişini bilmek gerekir.
2
Önceki tedavinin değerlendirilmesi
Hasta ilk atağında oral vankomisin kullanmıştır.
Nüks tedavisinde seçilecek ajan, ilk atakta kullanılan ajana göre değişiklik gösterir.
3
Güncel rehber verilerinin (IDSA/SHEAIDSA/SHEA 20212021) uygulanması
Fidaksomisin, hem ilk ataklarda hem de vankomisin sonrası gelişen ilk nükslerde vankomisine tercih edilen (preferred) ajandır.
Fidaksomisin, vankomisine göre daha düşük nüks oranları ile ilişkilendirilmiştir.

Anahtar Kavram

Clostridioides difficile enfeksiyonu nüks yönetimi ve fidaksomisin önceliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 250Soru

4242 yaşında HIV pozitif erkek hasta (son CD4+CD4^+ sayısı 95/mm395/mm^3), 33 haftadır süren ateş, prodüktif öksürük ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden kırsal bölgede yaşadığı ve hayvancılıkla, özellikle de at yetiştiriciliği ile uğraştığı öğreniliyor. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT) sağ üst lobda kalın duvarlı kavitasyon izleniyor. Bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gram boyamasında gram pozitif pleomorfik kokobasiller görülüyor. Modifiye Erich-Zieh-Neelsen (zayıf asidorezistan) boyama ile kısmi pozitiflik saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Rhodococcus equi*

Cevap

Sunulan klinik vakada en olası etken, atlarla temas öyküsü olan bağışıklığı baskılanmış kişide kaviter akciğer enfeksiyonuna yol açan ve zayıf asidorezistan boyanan gram pozitif kokobasil morfolojisindeki *Rhodococcus equi*'dir.
*Rhodococcus equi*, aerobik bir gram pozitif bakteridir ve pleomorfik (kokobasil veya dipteroid) bir morfolojiye sahiptir. Hücre duvarındaki mikolik asitler nedeniyle modifiye asidorezistan boyamada zayıf pozitiflik verir. HIV hastaları gibi hücresel bağışıklığı düşük olan bireylerde, özellikle atlarla temas öyküsü varsa, akciğerde kavitasyonla seyreden ağır enfeksiyonlara yol açması tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zemini değerlendir
İleri evre HIV enfeksiyonu (CD4+<100/mm3CD4^+ < 100/mm^3) ve fırsatçı enfeksiyon riski.
Bağışıklık durumu, olası patojen spektrumunu daraltır.
2
Epidemiyolojik ipucunu analiz et
At yetiştiriciliği ve çiftlik teması.
*Rhodococcus equi* at dışkısı ile kirlenmiş tozların solunmasıyla bulaşan bir zoonozdur.
3
Radyolojik ve mikrobiyolojik bulguları birleştir
Kaviter pnömoni + Gram (+) kokobasil + Zayıf asidorezistan pozitiflik.
Bu kombinasyon *Rhodococcus* için patognomonik sayılabilecek bir laboratuvar profilidir.
4
Ayırıcı tanıyı yap
*Nocardia* dallanan filamentöz yapıdadır, *Mycobacteria* kuvvetli asidorezistandır.
Morfolojik ayrım doğru etkenin tanımlanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

*Rhodococcus equi*, hücre duvarında mikolik asit içerdiği için zayıf asidorezistan boyanan, fakültatif intrasellüler bir gram pozitif kokobasildir ve özellikle hücresel immünitesi baskılanmış kişilerde kavitasyonlu akciğer enfeksiyonlarına neden olur.

Daha Fazla Pratik

Bağışıklığı baskılanmış hastalarda gram pozitif çomak/kokobasil morfolojisi ile kavitasyon görüldüğünde *Listeria* ve *Nocardia* ile ayırıcı tanıyı derinleştiriniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 251Soru

3232 yaşında erkek hasta, 33 gündür devam eden yüksek ateş, titreme ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde intravenöz madde bağımlılığı öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde ateşi 39.2C39.2^\circ C, nabzı 112/dk112/dk, solunum sayısı 26/dk26/dk ve kan basıncı 105/65105/65 mmHg olarak saptanıyor. Kalp oskültasyonunda mezokardiyak odakta inspiryumla şiddeti artan 3/63/6 derecesinde pansistolik üfürüm duyuluyor. Akciğer grafisinde her iki hemitoraksta periferik yerleşimli, bazıları kavitasyon gösteren çok sayıda nodüler infiltrasyon izleniyor. Bu hasta için en olası etken mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Staphylococcus aureus

Cevap

İntravenöz madde bağımlılarında sağ kalp endokarditinin en sık etkeni olan Staphylococcus aureus
İntravenöz madde bağımlılarında gelişen akut enfektif endokardit vakalarının çoğunluğunda (%70'den fazla) triküspit kapak tutulur. Bu hastalarda en sık izole edilen mikroorganizma Staphylococcus aureus'tur. Klinik tabloda yüksek ateş, Rivero-Carvallo belirtisi (triküspit yetmezliği üfürümü) ve sağ kalp vejetasyonlarından kopan septik embolilere bağlı kavitasyonlu pulmoner nodüller karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini analiz et
İntravenöz madde bağımlılığı öyküsü, sağ kalp endokarditi (triküspit kapak) için majör risk faktörüdür.
IV madde kullanımı sırasında mikroorganizmaların doğrudan venöz sisteme girişi sağ kalp kapaklarını hedef alır.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla
İnspiryumla şiddeti artan pansistolik üfürüm (Rivero-Carvallo belirtisi) triküspit yetmezliğini gösterir.
Sağ kalp seslerinin inspiryumda artması, sağ kalbe dönen venöz kan miktarının artışıyla ilişkilidir.
3
Radyolojik bulguları değerlendir
Kavitasyon gösteren nodüler infiltrasyonlar septik pulmoner emboliyi temsil eder.
Sağ kapaktaki vejetasyonlardan kopan parçalar akciğer arterlerine giderek hemorajik infarkt ve apselere neden olur.
4
En olası etkeni belirle
Bu klinik tablodaki en yaygın etken Staphylococcus aureus'tur.
S. aureus, hem virülansı hem de IV madde bağımlılarındaki kolonizasyonu nedeniyle akut enfektif endokardit tablosunun bir numaralı sorumlusudur.

Anahtar Kavram

İntravenöz madde bağımlılarında en sık görülen enfektif endokardit tipi akut seyirli sağ kalp (triküspit) endokarditidir ve en sık etken Staphylococcus aureus'tur.

İpuçları

1
Hastanın intravenöz madde bağımlılığı olması, özellikle sağ kalp kapaklarını etkileyen akut bir enfeksiyonu düşündürmelidir.
2
Akciğer grafisindeki kavitasyonlu nodüller, kalpteki vejetasyonlardan kopan 'septik emboli'lerin sonucudur.
3
Mezokardiyak odaktaki üfürümün inspiryumla artması (Rivero-Carvallo belirtisi), sağ kalp kapak tutulumunu kesinleştirir; IVDU'larda bu tablonun en sık nedeni stafilokoklardır.

Daha Fazla Pratik

Bu hastada ampirik tedaviye başlarken MRSA riskini de kapsayacak şekilde vankomisin seçeneğini değerlendiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 252Soru

34 yaşında erkek hasta, Güneydoğu Asya seyahati dönüşünden 12 gün sonra başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kuru öksürük ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 39.6C39.6^\circ C ölçülmesine rağmen nabız 72/dakika72/dakika (rölatif bradikardi) olarak saptanıyor. Hafif hepatosplenomegali ve batında distansiyonu olan hastanın laboratuvar incelemesinde lökopeni (2.800/mm32.800/mm^3) ve hafif transaminaz yüksekliği izleniyor. Hastanın başvurudan 48 saat önce ampirik olarak sefiksim kullanmaya başladığı öğreniliyor.

Bu klinik tabloda, antibiyotik kullanımına rağmen kesin tanı için duyarlılığı en yüksek olan inceleme hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği kültürü

Cevap

Kemik iliği kültürü, antibiyotik tedavisine başlanmış tifo olgularında bile tanısal verimi %90'ın üzerinde kalarak en yüksek duyarlılığı sağlayan yöntemdir.
Kemik iliği kültürü (KİK), Salmonella Typhi ve Paratyphi'nin neden olduğu enterik ateş tablosunda hem tedavinin başlamasından sonra hem de hastalığın ilerleyen haftalarında duyarlılığı en yüksek (%90-95) kalan yöntemdir. Kan kültürü ilk haftada %80 pozitifken, antibiyotik kullanımı bu oranı hızla %40-50'ye çeker. Kemik iliği, bakterilerin retiküloendotelyal sistemde yoğunlaşması nedeniyle daha güvenilir bir kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Seyahat öyküsü, basamaklı ateş, rölatif bradikardi (Faget belirtisi) ve lökopeni varlığı 'Enterik Ateş' (Tifo) tablosunu düşündürür.
Tanısal yaklaşımı belirlemek için olası patojeni daraltmak gerekir.
2
Antibiyotik kullanımının etkisini analiz et
Hastanın sefiksim (3. kuşak sefalosporin) kullanması kan kültürünün tanısal verimini anlamlı ölçüde azaltmıştır.
Kan kültürü, antibiyotik varlığında bakterilerin üreme şansının azalması nedeniyle duyarlılığını kaybeder.
3
Tanı yöntemlerinin duyarlılığını karşılaştır
Kemik iliği kültürü, bakterilerin bu bölgede daha yüksek konsantrasyonda bulunması ve antibiyotiklerden daha az etkilenmesi nedeniyle %90-95 duyarlılıkla en güvenilir testtir.
Definitif tanı için altın standart olan ve tedavi altında bile verimini koruyan yöntemi seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Tifo (Enterik Ateş) tanısında kemik iliği kültürü, antibiyotik kullanımından bağımsız olarak en yüksek sensitiviteye sahip incelemedir.

Daha Fazla Pratik

Salmonella Typhi'nin kronik taşıyıcılığında en sık kolonize olduğu odak (safra kesesi) ve bu durumun tedavisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 253Soru

5858 yaşında erkek hasta, üç ay önce yapılan aort kapak replasmanı (protez kapak) sonrası halsizlik ve 38.2C38.2^\circ\text{C} ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde aort odağında yeni bir üfürüm saptanıyor. Alınan kan kültürlerinde metisiline dirençli *Staphylococcus epidermidis* üremesi saptanması üzerine hastaya protez kapak endokarditi tanısı konuluyor.

Buna göre, hastanın tedavisine vankomisin ve gentamisinle birlikte; protez materyal üzerindeki biyofilm tabakasına penetre olarak mikroorganizmaları eradike etmek amacıyla eklenmesi gereken ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rifampisin

Cevap

Rifampisin, stafilokoksik protez kapak endokarditinde biyofilm penetrasyonu sağlamak amacıyla tedaviye eklenen kritik ajandır.
Rifampisin, protez kapak endokarditinde özellikle stafilokokların (S. aureus veya S. epidermidis) protez yüzeyinde oluşturduğu ekstrasellüler matriks (biyofilm) içine yüksek oranda penetre olabilir. Biyofilm içindeki bakteriler metabolik olarak daha yavaştır ve vankomisin gibi hücre duvarına etkili ajanlara direnç gösterebilir; rifampisin ise bu bariyeri aşarak bakterisidal etki sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımlama
Hasta aort kapak replasmanından sonraki ilk 11 yıl (erken dönem) içinde ateş ve yeni üfürümle başvurmuştur; bu tablo erken protez kapak endokarditini düşündürür.
Tanıyı ve olası etkenleri daraltmak için klinik zamanlama kritiktir.
2
Etkeni değerlendirme
Kültürde üreyen *Staphylococcus epidermidis*, erken protez kapak endokarditinin en sık nedenidir.
Etkenin mikrobiyolojik özellikleri tedavi seçimini belirler.
3
Rehber tabanlı tedavi seçimi
Stafilokoksik protez kapak endokarditinde güncel rehberler (AHA/ESC) vankomisin + gentamisin + rifampisin kombinasyonunu önermektedir.
Protez materyal varlığında biyofilm üretimi tedaviyi zorlaştırır ve özel ajan gerektirir.
4
İlacın spesifik rolünü belirleme
Rifampisin, biyofilm tabakasına penetre olma özelliği sayesinde bu kombinasyonun vazgeçilmez bir parçasıdır.
Biyofilm içindeki bakteriler standart antibiyotiklere dirençlidir; rifampisin bu bariyeri aşar.

Anahtar Kavram

Protez kapak endokarditinde stafilokokların oluşturduğu biyofilm tabakasına karşı rifampisin kullanımı.

İpuçları

1
Protez materyaller üzerinde enfeksiyon yapan bakteriler kendilerini koruyan bir tabaka oluştururlar.
2
Bu koruyucu 'biyofilm' tabakasına en iyi penetre olan ve TUS'ta sıkça sorulan antibiyotiği düşünün.

Daha Fazla Pratik

Native kapak endokarditi ile protez kapak endokarditi arasındaki etken ve tedavi farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 254Soru

48 yaşında erkek hasta, şantiyede geçirdiği iş kazası sonucu sol alt ekstremitesinde oluşan derin penetran yaralanma nedeniyle opere ediliyor. Operasyondan yaklaşık 16 saat sonra hasta, yara bölgesinde ağrı kesicilere yanıt vermeyen şiddetli ağrı, huzursuzluk ve bilinç bulanıklığı şikayetleriyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede; yara çevresinde belirgin ödem, ciltte bronz-mor renk değişikliği, hemorajik büller ve palpasyonla krepitasyon saptanıyor. Yara yerinden alınan 'bulaşık suyu' görünümündeki akıntının Gram boyamasında 'kutu şeklinde' Gram pozitif basiller görülürken, lökosit (PNL) görülmemesi dikkat çekiyor. Acil cerrahi debridman planlanan hastada, hem 'Eagle etkisini' azaltmak hem de alfa-toksin üretimini baskılamak amacıyla tedavi rejimine eklenmesi gereken en uygun antibiyotik hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klindamisin

Cevap

Klindamisin, protein sentez inhibitörü olması nedeniyle toksin üretimini baskılamak için eklenir.
Vaka tipik bir Gazlı Gangren (Klostridiyal Miyonekroz) tablosudur. Etken genellikle *Clostridium perfringens*'tir. *C. perfringens* tarafından salgılanan alfa-toksin (lesitinaz), lökositleri ve doku hücrelerini lizise uğratır; bu nedenle Gram boyamada bakteriler görülmesine rağmen lökositlerin görülmemesi (veya çok az görülmesi) karakteristik bir bulgudur. Tedavide acil cerrahi debridman en önemli basamaktır. Medikal tedavide ise Penisilin G (bakterisidal) ile Klindamisin kombine edilir. Klindamisinin eklenme nedeni bakteriyostatik olmasından ziyade, ribozomal 50S alt birimine bağlanarak protein sentezini (dolayısıyla alfa-toksin üretimini) durdurmasıdır. Ayrıca penisilinin yüksek bakteri yükünde etkinliğinin azalması (Eagle etkisi) durumunda da klindamisin etkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanıla
Kısa kuluçka süresi, şiddetli ağrı, krepitasyon, bronz renk, lökosit yokluğu ve kutu şeklinde basiller: Klostridiyal Miyonekroz (Gazlı Gangren).
Semptomların hızı ve 'lökosit yokluğu' (alfa toksin lökositleri lizise uğratır) tipiktir.
2
Tedavi hedefini belirle
Cerrahi debridman esastır. Antibiyotik tedavisinde ise bakteriyel yükü azaltmak (Penisilin) ve toksin üretimini durdurmak gerekir.
Hastalığın sistemik etkileri ve mortalitesi büyük oranda toksinlere (özellikle alfa-toksin) bağlıdır.
3
Uygun ajanı seç
Klindamisin, ribozomal düzeyde etki ederek (50S alt birim) ekzotoksin sentezini durdurur.
Penisilin hücre duvarına etkilidir ancak yüksek inokülümde (Eagle etkisi) ve toksin sentezini durdurmada yetersiz kalabilir; bu yüzden kombinasyon önerilir.

Anahtar Kavram

Gazlı gangren (Clostridium perfringens) tedavisinde Penisilin G ile birlikte Klindamisin kullanımı, toksin sentezinin inhibisyonu için kritiktir.
Soru 255Soru

32 yaşında bir kanalizasyon işçisi; 4 gündür devam eden ani başlangıçlı yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı ve bacaklarda yoğun kas ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede ateş 39,2C39,2^\circ C ölçülüyor, skleralar ikterik görünümde ve her iki gözde pürülan akıntı olmaksızın belirgin konjonktival kızarıklık (sufüzyon) saptanıyor. Özellikle baldır kaslarında (gastroknemius) palpasyonla şiddetli hassasiyet mevcut. Laboratuvar tetkiklerinde; lökositoz (16.500/mm316.500/mm^3), trombositopeni (65.000/mm365.000/mm^3), kreatinin 2,4 mg/dL2,4\ mg/dL, total bilirubin 6,5 mg/dL6,5\ mg/dL ve CK (kreatin kinaz) düzeyinde belirgin yükseklik (2500 U/L2500\ U/L) tespit ediliyor.

Klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leptospiroz

Cevap

Leptospiroz
Soruda tarif edilen vaka tipik bir Weil Hastalığı (İkterik Leptospiroz) tablosudur. Tanı için en güçlü ipuçları şunlardır:
1. Riskli Meslek: Kanalizasyon işçisi (fare idrarı ile temas riski).
2. Spesifik Fizik Muayene: Pürülan akıntı olmaksızın konjonktival sufüzyon ve gastroknemius (baldır) hassasiyeti.
3. Klinik Triad: Ateş, Sarılık, Böbrek Yetmezliği.
4. Laboratuvar: CK yüksekliği (miyozit), trombositopeni ve direkt hiperbilirubinemi.

Bu bulguların bir arada görülmesi Leptospiroz için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini ve maruziyetini analiz et.
Kanalizasyon işçisi olması, enfekte kemirgen idrarıyla kontamine su temasını (Leptospira bulaşı) düşündürür.
Zoonotik hastalıklarda meslek ve temas öyküsü ayırıcı tanıda kilit rol oynar.
2
Klinik triadı ve spesifik fizik muayene bulgularını değerlendir.
Ateş, sarılık ve böbrek yetmezliği triadı (Weil hastalığı) ile birlikte 'konjonktival sufüzyon' ve 'gastroknemius hassasiyeti' saptanmıştır.
Konjonktival sufüzyon ve baldır ağrısı Leptospiroz için oldukça spesifik klinik ipuçlarıdır.
3
Laboratuvar bulgularını destekleyici kanıt olarak kullan.
CK yüksekliği (rabdomiyoliz/miyozit), trombositopeni ve bilirubin yüksekliği tanıyı desteklemektedir.
Diğer viral hemorajik ateşlerde veya bakteriyel zoonozlarda bu kombinasyon (özellikle CK yüksekliği ve yoğun sarılık) daha nadirdir.

Anahtar Kavram

Weil Hastalığı (İkterik Leptospiroz)

İpuçları

1
Hastanın mesleği (kanalizasyon işçisi), kemirgen idrarıyla kirlenmiş sularla teması akla getirmelidir.
2
Gözlerdeki kızarıklık (konjonktival sufüzyon) ve baldır kaslarındaki şiddetli ağrı, bu hastalığın en karakteristik fizik muayene bulgularıdır.

Daha Fazla Pratik

Leptospiroz tedavisinde kullanılan antibiyotikler (Doksisiklin, Penisilin G) ve Jarisch-Herxheimer reaksiyonu riski gözden geçirilebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

Burdur'da keçi yetiştiriciliği yapan 45 yaşında erkek hasta, yaklaşık 10 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, inatçı kuru öksürük ve sağ üst kadran ağrısı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden, şikayetleri başlamadan 2-3 hafta önce keçilerinin doğumlarına yardım ettiği ve plasenta atıklarını temizlediği öğreniliyor. Fizik muayenede ateş 38,8C38,8^\circ C, nabız 9292/dk ölçülüyor; karaciğer kosta yayını 2 cm geçiyor ve hassas bulunuyor. Splenomegali veya periferik lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı normal sınırlarda, trombosit 110.000/μL110.000/\mu L, AST 155155 U/L, ALT 170170 U/L olarak bulunuyor. Akciğer grafisinde bilateral alt zonlarda yamasal infiltrasyonlar izleniyor.

Klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Q Ateşi

Cevap

En olası tanı Q Ateşi (Coxiella burnetii) enfeksiyonudur.
Soruda tarif edilen vaka klasik bir Q Ateşi (Coxiella burnetii) tablosudur. Tanı için anahtar noktalar şunlardır: 1) Epidemiyoloji: Keçi yetiştiriciliği ve özellikle enfekte doğum ürünleri (plasenta) ile temas, *C. burnetii* aerosollerinin inhalasyonu için en yüksek riskli durumdur. 2) Klinik: 'Pnömohepatit' olarak adlandırılan, atipik pnömoni (kuru öksürük, yamasal infiltrasyon) ve hepatit (karaciğer hassasiyeti, enzim yüksekliği) birlikteliği Q Ateşi için karakteristiktir. 3) Laboratuvar: Lökositin normal olması ve trombositopeni tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Epidemiyolojik öyküyü analiz et.
Hasta keçi yetiştiricisi ve riskli temas (doğum yardımı, plasenta) mevcut. Bu durum Coxiella burnetii (Q Ateşi) ve Brucella için yüksek risktir.
Zoonoz tanısında maruziyet öyküsü en önemli ipucudur.
2
Klinik tabloyu ve organ tutulumlarını değerlendir.
Ateş + Atipik Pnömoni (kuru öksürük, yamasal infiltrasyon) + Hepatit (transaminaz yüksekliği, sağ üst kadran ağrısı) üçlüsü mevcut.
Pnömoni ve hepatitin bir arada görülmesi (Pnömohepatit) Q Ateşi için oldukça spesifik bir bulgudur.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla ve ayırıcı tanı yap.
Normal lökosit sayısı tipik bakteriyel pnömonilerden uzaklaştırır. Trombositopeni Q Ateşinde sık görülür. Lenfadenopati yokluğu Tularemiyi dışlar.
Brusellozda pnömoni nadirdir; Leptospirozda böbrek yetmezliği ön plandadır; Psittakoz kuşlarla ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Q Ateşi (Coxiella burnetii); çiftlik hayvanlarının (koyun, keçi) doğum ürünleri ile temas sonrası gelişen ateş, atipik pnömoni ve hepatit (transaminaz yüksekliği) tablosu ile karakterizedir.

İpuçları

1
Hastanın temas öyküsüne dikkat edin: 'Keçi doğumu' ve 'plasenta'. Bu, belirli bir bakterinin aerosolizasyonu için klasik bir senaryodur.
2
Klinik tabloda hem akciğer (öksürük, infiltrasyon) hem de karaciğer (enzim yüksekliği, hassasiyet) tutulumu bir arada. Buna 'Pnömohepatit' denir.
3
Bruselloz genellikle eklem ağrıları ve terleme ile gider, pnömoni yapmaz. Bu tablo Coxiella burnetii enfeksiyonudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 257Soru

4242 yaşında erkek hasta, ani başlayan yüksek ateş, titreme ve genel durum bozukluğu şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde 1010 yıl önce geçirilmiş bir trafik kazası sonrası splenektomi öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde genel durumu orta-kötü, konfüzyonel ve toksik görünümde olan hastanın vitalleri ve laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Ateş39.5C39.5^\circ\text{C}
Kan Basıncı85/55 mmHg85/55\text{ mmHg}
Nabız115/dakika115/\text{dakika}
Lökosit Sayısı19.200/mm319.200/\text{mm}^3
Periferik YaymaHowell-Jolly cisimcikleri

Bu hastada gelişen sepsis tablosundan sorumlu olması en muhtemel gram pozitif mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Streptococcus pneumoniae

Cevap

Splenektomili bir hastada gelişen fulminan sepsis tablosunda en muhtemel etken Streptococcus pneumoniae'dir.
Dalak, kapsüllü bakterilerin (başta Streptococcus pneumoniae olmak üzere Haemophilus influenzae tip b ve Neisseria meningitidis) fagositozu için gereken opsoninlerin (tuftsin, properdin) sentezlendiği ve bu bakterilerin mekanik olarak temizlendiği birincil organdır. Splenektomi sonrası gelişen 'Overwhelming Post-Splenectomy Infection' (OPSI) tablosu, literatürde en sık bu mikroorganizma ile ilişkilendirilmiştir ve %50'nin üzerinde mortaliteye sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Splenektomi öyküsü, Howell-Jolly cisimcikleri ve hipotansiyonla seyreden sepsis tablosu saptandı.
Dalak, kapsüllü bakterilerin dolaşımdan temizlenmesinde ana organdır.
2
Risk altındaki bakteri grubunu tanımla.
Kapsüllü bakteriler (S. pneumoniae, H. influenzae, N. meningitidis) en büyük risk grubudur.
Opsonizasyon yeteneğinin azalması bu ajanlara karşı savunmasızlık yaratır.
3
En sık görülen etkeni seç.
Streptococcus pneumoniae seçildi.
Overwhelming Post-Splenectomy Infection (OPSI) vakalarının yaklaşık %50-90'ından sorumludur.

Anahtar Kavram

Splenektomili hastalarda en sık ve en ağır seyreden gram pozitif enfeksiyon etkeni Streptococcus pneumoniae'dir.

Daha Fazla Pratik

Splenektomili hastalarda bu risk nedeniyle yapılması gereken aşılamaları (Pnömokok, Meningokok, Hib) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 258Soru

Sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısı ile takip edilen 2828 yaşında kadın hastanın rutin taramasında VDRLVDRL (Venereal Disease Research Laboratory) testi 1:81:8 pozitif saptanıyor. Hastanın anamnezinde daha önce sifiliz geçirme öyküsü veya yakın zamanda şüpheli cinsel temas bulunmuyor. Tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılan FTAABSFTA-ABS (Fluorescent Treponemal Antibody Absorption) testi ise negatif sonuçlanıyor.

Bu hastadaki klinik ve laboratuvar tablo için en olası açıklama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biyolojik yalancı pozitiflik

Cevap

Söz konusu klinik tablo, altta yatan SLE hastalığına bağlı gelişen 'biyolojik yalancı pozitiflik' ile açıklanır.
Doğru yanıt olan biyolojik yalancı pozitiflik durumu, nospesifik testlerin (VDRLVDRL/RPRRPR) pozitif saptanmasına rağmen spesifik treponemal testlerin (FTAABSFTA-ABS/TPHATPHA) negatif olmasıyla tanımlanır. SLE hastalarında bulunan otoantikorlar, VDRLVDRL testinin temel içeriği olan kardiyolipin-kolesterol-lesitin antijeni ile çapraz reaksiyon vererek bu duruma sıkça yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Serolojik testlerin sınıflandırılması
VDRLVDRL non-treponemal (nospesifik), FTAABSFTA-ABS ise treponemal (spesifik) bir testtir.
Sifiliz taramasında kullanılan testlerin hangi grupta olduğunu belirlemek tanısal algoritma için ilk adımdır.
2
Test sonuçlarının karşılaştırılması
Non-treponemal test pozitif iken treponemal test negatiftir.
Sifiliz tanısı için özgüllüğü yüksek olan treponemal testin pozitifliği şarttır.
3
Klinik korelasyonun kurulması
SLE hastalarında antikardiyolipin antikorları VDRLVDRL testinde yalancı pozitifliğe neden olabilir.
Sifiliz riski olmayan bir hastada bu çelişkili tablo biyolojik yalancı pozitifliği doğrular.

Anahtar Kavram

Sifiliz tanısında treponemal (spesifik) ve non-treponemal (nospesifik) testlerin ayrımı ve biyolojik yalancı pozitiflik nedenleri.
Soru 259Soru

5555 yaşında, tip 22 diyabet öyküsü olan erkek hasta; üç gündür devam eden yüksek ateş, titreme ve sağ üst kadran ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede hepatomegali ve sağ üst kadranda hassasiyet saptanıyor. Abdominal ultrasonografide karaciğer sağ lobda 6 cm6\text{ cm} çapında, düzensiz sınırlı, hipoekoik koleksiyon alanı izleniyor. Karaciğer apsesinden yapılan aspirasyon materyalinin Gram boyamasında bol polimorfonükleer lökosit ve Gram negatif kapsüllü basiller görülüyor. Besiyerinde üretilen kolonilere inokülasyon özesi ile dokunulduğunda 5 mm5\text{ mm}'den uzun, vizköz bir uzama sergilediği (string test pozitif) gözleniyor.

Bu hasta için en olası etken ve bu klinik tablonun en ciddi metastatik komplikasyonu aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klebsiella pneumoniae - Endoftalmi

Cevap

En olası etken hipermükovisköz Klebsiella pneumoniae ve en ciddi metastatik komplikasyon endoftalmidir.
Diyabetik hastalarda hipermükovisköz Klebsiella pneumoniae (hvKP) suşları, primer kriptojenik karaciğer apselerinin en önemli etkenidir. Tanıda en karakteristik laboratuvar bulgusu, koloninin bir öze yardımıyla 5 mm5\text{ mm}'den fazla uzatılabilmesini ifade eden 'string testi' pozitifliğidir. Bu suşlar hematojen yolla yayılma (metastatik enfeksiyon) potansiyeline sahiptir ve en ciddi/korkulan komplikasyonları endoftalmi ve merkezi sinir sistemi enfeksiyonlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Diyabetik bir hastada yüksek ateş ve karaciğerde soliter apse varlığı piyojenik karaciğer apsesi sendromunu (KLA) düşündürür.
Tip 2 diyabet, özellikle Klebsiella kaynaklı karaciğer apseleri için en önemli risk faktörlerinden biridir.
2
Mikrobiyolojik verilerin analizi
Gram negatif kapsüllü basil ve pozitif string testi (koloninin >5 mm>5\text{ mm} uzaması).
String testi pozitifliği, hipermükovisköz Klebsiella pneumoniae (hvKP) suşları (özellikle K1 ve K2 serotipleri) için karakteristiktir.
3
Komplikasyon riskinin belirlenmesi
hvKP suşları hematojen yolla yayılma eğilimindedir; en korkulan metastatik komplikasyon endoftalmi ve menenjittir.
Bu suşların virülans faktörleri, konak immün sisteminden kaçarak uzak organlara yayılmalarını sağlar.

Anahtar Kavram

Hipermükovisköz Klebsiella pneumoniae (hvKP) Karaciğer Apse Sendromu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 260Soru

70 yaşında erkek hasta, pnömoni nedeniyle 10 gündür geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı sonrası gelişen günde 8-10 kez sulu dışkılama ve karın ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde karın genelinde hassasiyet saptanıyor. Yapılan sigmoidoskopik incelemede kolon mukozasında yama tarzında sarı-beyaz renkli psödomembranlar gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde ateş 38,2C38,2^\circ C, lökosit sayısı 18.500/mm318.500/mm^3 ve serum kreatinin düzeyi 1,9mg/dL1,9 mg/dL (bazal:0,9mg/dLbazal: 0,9 mg/dL) olarak bulunuyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oral vankomisin

Cevap

En uygun ilk basamak tedavi seçeneği oral vankomisindir.
Hastanın lökosit sayısının 18.500/mm318.500/mm^3 ve kreatinin düzeyinin 1,9mg/dL1,9 mg/dL olması, IDSA kriterlerine göre 'şiddetli CDE' tanısı koydurur. Bu durumda ilk basamakta oral vankomisin veya fidaksomisin kullanımı en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularına göre şiddet sınıflaması yapılması.
Lökosit sayısının 15.000/mm315.000/mm^3 üzerinde olması ve serum kreatinin düzeyinin 1,5mg/dL1,5 mg/dL üzerinde olması hastayı 'şiddetli' (severe) sınıfa sokar.
Tedavi seçimi enfeksiyonun şiddetine göre belirlenir.
2
Şiddetli Clostridium difficile enfeksiyonu (CDE) için uygun antibiyotiğin seçilmesi.
Oral vankomisin (125mg125 mg, günde 4 kez) veya fidaksomisin (200mg200 mg, günde 2 kez) seçilmelidir.
Güncel IDSA kılavuzları şiddetli vakalarda metronidazolün etkinliğinin düşük olduğunu belirtmektedir.
3
Uygulama yolunun doğrulanması.
Antibiyotiğin kolon lümenine ulaşması için oral yol tercih edilmelidir.
Vankomisin IV yoldan kolon lümenine sekrete edilmez.

Anahtar Kavram

Clostridium difficile enfeksiyonunda (CDE) şiddet kriterleri ve tedavi protokolü.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 18Sonraki
Enfeksiyon Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 13 | Examkin