İlaçların Dağılımı (Distiribüsyon)
30 soru
Yenidoğanların (neonat) farmakokinetik özellikleri, özellikle vücut kompozisyonundaki belirgin farklılıklar nedeniyle erişkinlerden ayrılmaktadır. Yenidoğanlarda toplam vücut suyu oranının erişkinlere göre anlamlı düzeyde yüksek (%75-80), yağ dokusu oranının ise oldukça düşük olduğu bilinmektedir.
Bu fizyolojik farklılıklar göz önüne alındığında, yenidoğanlarda ilaçların sanal dağılım hacmi () ve dağılım özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kronik böbrek yetmezliği olan bir hastada, terapötik aralığı dar, asidik yapıda ve plazma proteinlerine (albümine) yüksek oranda bağlanan bir ilaç (Örn: Fenitoin) kullanılmaktadır. Bu ilacın karaciğerde metabolize edildiği ve hepatik ekstraksiyon oranının düşük olduğu bilinmektedir.
Hastada gelişen hipoalbüminemi ve üremiye bağlı protein bağlanma yerlerinden deplasman sonucu, ilacın farmakokinetik parametrelerinde (Sanal Dağılım Hacmi (), Kararlı Durum Total Plazma Konsantrasyonu () ve Kararlı Durum Serbest İlaç Konsantrasyonu ()) beklenen değişim aşağıdakilerden hangisidir? (İlacın idame dozunun ve doz aralığının değiştirilmediği varsayılacaktır.)
Kronik böbrek yetmezliği (üremi) olan bir hastada, plazma protein düzeylerindeki değişimler ve kanda biriken metabolitler ilaçların dağılım (distribüsyon) fazını önemli ölçüde etkiler. Buna göre, bu hastada ilaçların farmakokinetik davranışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Altmış beş yaşında, özgeçmişinde kronik böbrek yetmezliği bulunan bir hasta, akut miyokard enfarktüsü (MI) tanısıyla koroner yoğun bakım ünitesine yatırılmıştır. Bu hastada ilaçların dağılım (distribüsyon) süreçlerinde meydana gelebilecek farmakokinetik değişikliklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Plazma proteinlerine (özellikle albümine) yüksek oranda bağlanan zayıf asidik bir ilacın, nefrotik sendrom gibi şiddetli hipoalbüminemiye yol açan bir klinik tabloda farmakokinetik parametrelerinde meydana gelmesi beklenen değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Genel anestezi indüksiyonu amacıyla intravenöz bolus tiyopental uygulanan bir hastada, anestezik etkinin yaklaşık dakika içinde sona erdiği gözlenmiştir. İlacın eliminasyon yarı ömrünün () yaklaşık saat olduğu bilinmektedir.
Bu hastada anestezik etkinin bu kadar kısa sürede sona ermesinden sorumlu olan temel farmakokinetik süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Plazma proteinlerine (özellikle albümine) çok yüksek oranda bağlanan, molekül ağırlığı büyük olan ve damar dışı dokulara dağılımı kısıtlı olan bir ilacın sanal dağılım hacmi () için aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?
Seksen yaşında bir hastada, yirmi yaşındaki sağlıklı bir bireye kıyasla vücut kompozisyonunda ve plazma protein düzeylerinde meydana gelen fizyolojik değişiklikler göz önüne alındığında; ilaçların dağılım (distribüsyon) özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Ağır sepsis ve yaygın anazarka ödemi tablosuyla yoğun bakımda izlenen 65 yaşındaki bir hastaya, terapötik indeksi dar ve yüksek oranda hidrofilik (suda çözünen) bir antibiyotik intravenöz yolla başlanacaktır. Hastanın böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri normal sınırlardadır.
İlaçların dağılım (distribüsyon) prensipleri dikkate alındığında, bu hastadaki farmakokinetik parametre değişiklikleri ve dozaj stratejisi hakkında en doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
İntravenöz yolla bolus uygulanan çok yüksek lipofilik özelliğe sahip bir genel anestezik ilacın (örneğin tiyopental) etkisinin hızla sonlanması redistribüsyon (yeniden dağılım) süreci ile gerçekleşirken; aynı ilacın uzun süreli infüzyonu sonrası plazma konsantrasyonunun oranında azalması için gereken sürenin (bağlama duyarlı yarı ömür - context-sensitive half-life) belirgin şekilde uzadığı gözlenir. Bu farmakokinetik farklılığın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Toksikolojik bir acil durumda, alınan toksik maddenin farmakokinetik verileri incelendiğinde sanal dağılım hacminin () gibi çok yüksek bir değerde olduğu saptanmıştır. Bu ilacın vücuttaki dağılım özellikleri ve tedavi planlaması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Plazma proteinlerine, özellikle de albümine yüksek oranda bağlanan asidik bir ilacın tedavisi sırasında hastada şiddetli karaciğer yetmezliğine bağlı hipoalbüminemi gelişmiştir. Bu klinik durumda, söz konusu ilacın plazma dağılımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
İlaçların plazma proteinlerine bağlanma özellikleri dikkate alındığında; lidokain, propranolol ve kinidin gibi bazik karakterli ilaçların plazmada en fazla bağlandığı protein aşağıdakilerden hangisidir?
Gebelikte plazma hacmi ve toplam vücut suyunda meydana gelen fizyolojik artışın, plazma proteinlerine düşük oranda bağlanan hidrofilik bir ilacın farmakokinetik parametreleri üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında, vücudunun 'ında ikinci ve üçüncü derece yanıklar olan bir hasta, yatışının . gününde hipermetabolik fazdadır. Bu dönemde yapılan laboratuvar tetkiklerinde plazma -asit glikoprotein (AAG) düzeylerinin normale göre kat arttığı saptanmıştır. Bu hastada, yüksek oranda AAG'ye bağlanan bazik bir ilaç olan propranololün farmakokinetik parametreleri üzerindeki beklenen etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Plazma proteinlerine oranında bağlanan bir ilacın, tedaviye başka bir ilacın eklenmesi sonucunda plazma proteinlerinden yer değiştirdiği ve bağlanma oranının 'e düştüğü saptanmıştır. Bu farmakokinetik değişim sonucunda ilacın serbest (aktif) fraksiyonundaki değişim ve sanal dağılım hacmi () üzerindeki beklenen etki aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Bir klinik araştırmada, bir gönüllüye mg dozunda bir ilaç intravenöz bolus enjeksiyon yoluyla uygulanmıştır. İlacın vücuttaki dağılım dengesi kurulduktan hemen sonra alınan kan örneğinde plazma konsantrasyonu mg/L olarak ölçülmüştür. Buna göre, bu ilacın sanal dağılım hacmi () kaç litredir?
Siroz tanısı ile takip edilen ve fizik muayenesinde masif asit (ascites) ile yaygın periferik ödem saptanan bir hastada, ekstraselüler sıvı hacminin belirgin şekilde arttığı gözlenmektedir. Bu hastaya, dağılımı esas olarak ekstraselüler sıvı ile sınırlı, suda çözünürlüğü yüksek (hidrofilik) ve terapötik aralığı dar olan bir antibiyotik (örneğin bir aminoglikozid) başlanması planlanmaktadır.
Bu klinik tabloda, ilacın sanal dağılım hacmi () ve hedeflenen plazma konsantrasyonuna () hızla ulaşmak için uygulanması gereken yükleme dozu ile ilgili beklenen değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle üremik tabloda olan ve eşlik eden bir enfeksiyon odağı nedeniyle -asit glikoprotein (AAG) düzeyi artan bir hastanın farmakokinetik yönetimi planlanmaktadır. Bu hastada, plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan asidik ve bazik ilaçların dağılım süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?
Karaciğer sirozu nedeniyle plazma albümin düzeyi belirgin derecede azalmış olan bir hastada, normal şartlarda yüksek oranda albümine bağlanan asidik bir ilacın farmakokinetiğinde meydana gelmesi beklenen en temel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?