Kemoterapötikler

335 soru

Soru 141Soru

3838 yaşında HIVHIV pozitif erkek hastada, sitomegalovirüs (CMVCMV) retiniti tedavisi sırasında gansiklovire direnç geliştiği ve viral izolat analizinde UL97UL97 fosfotransferaz enziminde mutasyon olduğu saptanmıştır. Hastaya bu direnci aşmak amacıyla başlanan yeni antiviral ajanın kullanımı sırasında şiddetli kas spazmları ve nöbetler gözlenmiştir. Yapılan tetkiklerde bu tablonun, ilacın plazmadaki divalent katyonları şelatlamasına bağlı geliştiği belirlenmiştir.

Söz konusu yan etki profiline sahip olan ve pirofosfat analoğu olarak etki gösteren bu ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Foskarnet

Cevap

Gansiklovir direncini (UL97UL97 mutasyonu) aşabilen, pirofosfat analoğu olan ve kalsiyum şelasyonu yaparak nöbetlere neden olan ilaç foskarnettir.
Foskarnet, viral DNA polimeraz üzerindeki pirofosfat bağlanma bölgesini doğrudan ve geri dönüşümlü olarak bloke eden inorganik bir pirofosfat analoğudur. Aktifleşmek için ne viral (UL97 gibi) ne de hücresel kinazlara ihtiyaç duyar. Bu özelliği sayesinde gansiklovire dirençli (UL97 mutasyonlu) CMV enfeksiyonlarında hayat kurtarıcıdır. Ancak, yapısındaki pirofosfat grupları plazmadaki iyonize kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) ve magnezyum (Mg2+Mg^{2+}) ile şelat oluşturarak bu iyonların düzeylerini hızla düşürür; bu da nöromüsküler irritabiliteye, şiddetli kas spazmlarına ve nöbetlere yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Direnç mekanizmasını analiz et
UL97UL97 mutasyonu, gansiklovirin aktifleşememesine neden olur.
Gansiklovir, antiviral etki için viral bir fosfotransferaz olan UL97UL97 tarafından ilk fosforilasyon adımına ihtiyaç duyar.
2
Alternatif ilaçları değerlendir
Foskarnet veya Sidofovir seçilmelidir.
Bu iki ilaç, aktivasyon için viral kinazlara ihtiyaç duymadıklarından kinaz mutasyonu olan dirençli suşlarda etkilidir.
3
Yan etki ve kimyasal yapıya göre ayırt et
Pirofosfat analoğu olan ve kalsiyum şelatlayan foskarnet seçilir.
Sidofovir bir nükleotid analoğudur; foskarnet ise pirofosfat analoğudur ve iyonize kalsiyum ile magnezyumu bağlayarak semptomatik hipokalsemi/hipomagnezemiye (nöbet, aritmi) neden olur.

Anahtar Kavram

Foskarnet, pirofosfat analoğu olması nedeniyle kinaz aktivasyonu gerektirmez ve kalsiyum şelasyonu yaparak nöbet riskini artırır.

Daha Fazla Pratik

Sidofovir'in nefrotoksisitesini azaltmak için kullanılan yardımcı ajanları (probenesid ve hidrasyon) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 142Soru

34 yaşında HIVHIV pozitif tanısı konulan erkek hastaya antiretroviral tedavi (ARTART) başlanmıştır. Tedavinin onuncu gününde hasta; uykusuzluk, çok canlı rüyalar (vividvivid dreamsdreams) görme, sabahları sersemlik ve konsantrasyon güçlüğü şikayetleriyle polikliniğe başvurmuştur. Ayrıca hastanın başka bir hastalık nedeniyle kullandığı ve CYP3A4CYP3A4 ile metabolize olan bir ilacın plazma düzeyinin azaldığı saptanmıştır. Bu klinik tabloya ve ilaç etkileşimine neden olan antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efavirenz

Cevap

Efavirenz, hem karakteristik nöropsikiyatrik yan etkileri (canlı rüyalar, uykusuzluk) hem de CYP3A4 enzim indüksiyonu yapması nedeniyle klinik tabloyu tam olarak açıklar.
Hastada tarif edilen canlı rüyalar (vividvivid dreamsdreams), uykusuzluk ve konsantrasyon güçlüğü gibi nöropsikiyatrik yan etkiler Efavirenz'in en karakteristik yan etkileridir. Ayrıca Efavirenz, CYP3A4CYP3A4 enzimini indükleyerek bu enzimle metabolize olan ilaçların plazma düzeylerini düşürür. Bu iki özellik birleştiğinde doğru seçenek Efavirenz olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın nöropsikiyatrik semptomlarını (canlı rüyalar, sersemlik) değerlendir.
Bu yan etkiler ARTART rejimleri içinde spesifik olarak Efavirenz ile ilişkilidir.
Efavirenz kan-beyin bariyerini kolayca geçer ve santral sinir sistemi yan etkilerine yol açar.
2
İlaç etkileşimini (CYP3A4CYP3A4 üzerinden plazma düzeyinde azalma) analiz et.
İlacın plazma düzeyinin azalması, bir enzim indüksiyonuna işaret eder.
Efavirenz, CYP3A4CYP3A4 enzimini indükleyerek bu enzimle metabolize olan ilaçların (örneğin bazı statinler veya antikonvülzanlar) klirensini artırır.
3
Doğru ilacı belirle.
Efavirenz.
Hem yan etki profili hem de enzim etkileşimi verileri Efavirenz seçeneğinde birleşmektedir.

Anahtar Kavram

Efavirenz, nöropsikiyatrik yan etkileri (canlı rüyalar) ve CYP3A4 enzim indüksiyonu ile bilinen bir NNRTI'dır.
Soru 143Soru

Çok ilaca dirençli tüberküloz (MDR-TB) tanısıyla kombine antitüberküloz tedavisi başlanan ve özgeçmişinde major depresyon öyküsü bulunan 34 yaşındaki erkek hasta, tedavisinin 2. haftasında acil servise getiriliyor. Hasta yakını, hastanın son iki gündür huzursuz olduğunu, bugün ise aşırı terleme, titreme ve anlamsız konuşmalarının başladığını ifade ediyor. Hastanın depresyonu için uzun süredir fluoksetin kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenede ateş 38.6°C, kan basıncı 170/100 mmHg, nabız 110/dk saptanıyor. Nörolojik muayenede alt ekstremitelerde belirgin hiperrefleksi ve indüklenebilir klonus, pupillerde midriyazis gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde CK (kreatin kinaz) düzeyinde hafif yükseklik dışında belirgin patoloji saptanmıyor.

Bu klinik tabloya yol açması en muhtemel tüberküloz ilacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linezolid

Cevap

Linezolid
Sorudaki klinik tablo (ateş, otonomik instabilite, hiperrefleksi, klonus, midriyazis), bir SSRI olan fluoksetin kullanan hastada gelişen Serotonin Sendromu ile uyumludur. MDR-TB tedavisinde kullanılan ilaçlardan Linezolid, bir oksazolidinon türevidir ve protein sentezini inhibe eder. Ancak aynı zamanda zayıf, non-selektif bir MAO (Monoamin Oksidaz) inhibitörüdür. MAO enzimi serotoninin yıkımından sorumludur. SSRI kullanan bir hastada MAO inhibisyonu yapılması, sinaptik aralıkta aşırı serotonin birikimine ve ölümcül olabilen serotonin sendromuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hipertermi, otonomik instabilite (hipertansiyon, taşikardi, terleme), nöromusküler hiperaktivite (hiperrefleksi, klonus) ve mental durum değişikliği (ajitasyon) Serotonin Sendromu ile uyumludur.
Hastanın bulguları (özellikle hiperrefleksi ve klonus), Nöroleptik Malign Sendrom'dan ziyade Serotonin Sendromunu işaret etmektedir.
2
Risk faktörlerini belirle
Hasta SSRI (fluoksetin) kullanmaktadır. Serotonin sendromu genellikle iki serotonerjik ilacın etkileşimi sonucu oluşur.
Mevcut SSRI tedavisine eklenen bir ilacın serotonin metabolizmasını bozması veya geri alımını engellemesi gerekmektedir.
3
İlaç mekanizmalarını incele
MDR-TB tedavisinde kullanılan Linezolid, protein sentez inhibitörü olmasının yanı sıra zayıf, non-selektif bir Monoamin Oksidaz (MAO) inhibitörüdür.
MAO inhibisyonu, sinaptik aralıkta serotonin yıkımını azaltır. SSRI ile kombine edildiğinde serotonin düzeyleri toksik seviyeye ulaşır.
4
Sonuca var
Linezolid + Fluoksetin etkileşimi Serotonin Sendromuna yol açmıştır.
Diğer şıklardaki ilaçların MAO inhibisyonu veya serotonerjik aktivitesi yoktur.

Anahtar Kavram

Linezolid'in MAO inhibitörü aktivitesi ve SSRI ilaçlarla etkileşimi sonucu gelişen Serotonin Sendromu.

İpuçları

1
Hastanın klinik tablosu (ateş, hiperrefleksi, klonus) ve kullandığı antidepresan (fluoksetin) ilaç etkileşimi açısından kritik bir ipucudur.
2
Bu tablo Serotonin Sendromudur. Şıklardaki tüberküloz ilaçlarından hangisinin Monoamin Oksidaz (MAO) enzimi üzerinde inhibitör etkisi olduğunu hatırlayın.
3
MDR-TB tedavisinde kullanılan, protein sentezi inhibitörü olan bu ilaç, aynı zamanda zayıf bir MAO inhibitörüdür ve tiraminli gıdalarla veya SSRI'larla etkileşime girebilir.

Daha Fazla Pratik

Linezolid'in diğer önemli yan etkisi olan kemik iliği baskılanması (trombositopeni) ve bunun süre ile ilişkisi üzerine çalışılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 144Soru

Bakteri hücresinde protein sentezini inhibe eden antibiyotiklerden hangisi, ribozomun 30S30S alt birimine geri dönüşsüz (irreversibleirreversible) bağlanarak genetik kodun yanlış okunmasına (misreadingmisreading) ve anormal proteinlerin sentezlenmesine neden olan bakterisid etkili bir ilaç grubudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aminoglikozidler

Cevap

Aminoglikozidler, 30S ribozomal alt birimine geri dönüşsüz bağlanarak genetik kodun yanlış okunmasına neden olan bakterisid etkili ilaçlardır.
Aminoglikozidler (gentamisin, amikasin vb.), bakteri ribozomunun 30S alt birimine geri dönüşsüz şekilde bağlanırlar. Bu bağlanma sonucunda mRNA üzerindeki kodonların yanlış okunmasına (misreading) ve erken terminasyona yol açarak bakterisid etki oluştururlar. Protein sentezini inhibe eden diğer çoğu ilacın aksine, aminoglikozidlerin bu spesifik mekanizması onları bakterisid yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Antibiyotiğin hedef bölgesini belirle.
İlaç ribozomun 30S alt birimine bağlanmaktadır.
Protein sentez inhibitörleri 30S (Aminoglikozid, Tetrasiklin) veya 50S (Makrolid, Kloramfenikol) alt birimlerine bağlanır.
2
Bağlanma karakteristiğini ve etkiyi analiz et.
Bağlanma geri dönüşsüzdür (irreversible) ve 'misreading' (yanlış okuma) gerçekleşir.
Aminoglikozidler, diğer protein sentez inhibitörlerinin aksine geri dönüşsüz bağlandıkları ve anormal protein sentezine yol açtıkları için bakterisid etkilidir.

Anahtar Kavram

Aminoglikozidlerin 30S Alt Birimine Geri Dönüşsüz Bağlanması ve Misreading Etkisi

İpuçları

1
Bu ilaç grubu, protein sentezini inhibe etmesine rağmen bakterisid etki gösteren nadir gruplardan biridir.

Daha Fazla Pratik

Aminoglikozidlerin bakterisid etkisinin bir diğer önemli nedeni olan 'post-antibiyotik etki' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 145Soru

3535 yaşında profesyonel bir basketbolcu, solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle başlanan antibiyotik tedavisinin dördüncü gününde aşil tendonunda şiddetli ağrı ve hassasiyet şikayetiyle başvurmuştur. Bu tabloya neden olma olasılığı en yüksek olan antibiyotik grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kinolonlar

Cevap

Basketbolcu gibi yüksek fiziksel aktivite gösteren bir hastada aşil tendonu ağrısına neden olan antibiyotik grubu Kinolonlardır.
Kinolon grubu antibiyotikler (örneğin siprofloksasin, levofloksasin), kollajen liflerinin sentezini bozarak ve kıkırdak dokusunda hasar oluşturarak aşil tendiniti ve tendon rüptürüne yol açabilirler. Bu risk, özellikle yaşlılarda, kortikosteroid kullananlarda ve profesyonel sporcular gibi tendon yüklenmesi fazla olan bireylerde daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgusunu analiz et.
Aşil tendonunda ağrı ve hassasiyet (tendinit bulguları).
Klinik tablo spesifik bir ilaç yan etkisine işaret etmektedir.
2
Belirtilen antibiyotik gruplarının yan etki profillerini karşılaştır.
Kinolonların (florokinolonlar) bağ dokusu ve kıkırdak üzerindeki toksik etkisini belirle.
Kinolonlar, matris metalloproteinaz aktivitesini artırarak tendon yapısını zayıflatır.

Anahtar Kavram

Kinolonların kas-iskelet sistemi üzerindeki yan etkileri (tendinit ve tendon rüptürü).
Tahmini Süre:45s
Soru 146Soru

Şiddetli öksürük nöbetleri nedeniyle boğmaca (pertussis) tanısı konulan 55 yaşındaki bir çocuğun tedavisinde makrolid grubu bir antibiyotik tercih edilmiştir. Bu antibiyotiğin bakteriler üzerindeki temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 50S50S ribozomal alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe etmek

Cevap

Makrolidlerin temel etki mekanizması, bakteri ribozomunun 50S alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe etmektir.
Makrolid grubu antibiyotikler (eritromisin, klaritromisin, azitromisin), bakteriyel protein sentezini 50S50S ribozomal alt birimine (özellikle 23S23S rRNArRNA bölgesine) reversibl olarak bağlanarak inhibe ederler. Bu bağlanma, büyüyen peptid zincirinin bir sonraki kodona geçişini (translokasyon) engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki klinik tabloyu ve seçilen ilaç grubunu değerlendir.
Boğmaca (pertussis) tedavisinde ilk tercih makrolid grubu antibiyotiklerdir (örn. eritromisin, azitromisin).
İlacın farmakolojik grubunu belirlemek, etki mekanizmasına ulaşmak için ilk adımdır.
2
Makrolidlerin bakteriyel hücedeki hedef molekülünü hatırla.
Makrolidler, protein sentezini inhibe eden antibiyotiklerdir ve ribozomun büyük alt birimi olan 50S50S ünitesine bağlanırlar.
Protein sentezi inhibitörleri bağlandıkları ribozomal alt birime (30S veya 50S) göre sınıflandırılır.
3
Bağlanma sonrası gerçekleşen biyokimyasal olayı doğrula.
Makrolidler 50S50S ünitesindeki 23S23S rRNArRNA bölgesine bağlanarak aminoasit zincirinin uzamasını (translokasyon) durdurur.
Mekanizmanın tam olarak tanımlanması, diğer protein sentezi inhibitörleri ile ayrımı sağlar.

Anahtar Kavram

Makrolidlerin etki mekanizması ve ribozomal hedefi
Tahmini Süre:45s
Soru 147Soru

Gram-negatif dirençli bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılan yeni nesil ajanlar dikkate alındığında; yapısal olarak beta-laktam halkası içermeyen bir diazabisiklooktan (DBODBO) türevi olan, serin beta-laktamazları (SınıfSınıf AA ve CC) ve özellikle OXA48OXA-48 (SınıfSınıf DD) enzimini geri dönüşümlü olarak inhibe edebilen, ancak metallo-beta-laktamazlara (SınıfSınıf BB) karşı etkinlik göstermeyen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avibaktam

Cevap

Avibaktam; yapısal olarak beta-laktam halkası içermeyen, SınıfSınıf AA, CC ve DD (OXA48OXA-48) beta-laktamazlarını inhibe edebilen ancak metallo-beta-laktamazlara karşı etkisiz olan bir diazabisiklooktan türevidir.
Avibaktam, yapısal olarak bir beta-laktam halkası içermeyen diazabisiklooktan (DBODBO) türevi bir inhibitördür. Sadece klasik beta-laktamazları değil, aynı zamanda karbapenemlere dirençte önemli rol oynayan KPCKPC (SınıfSınıf AA) ve özellikle Türkiye'de sık görülen OXA48OXA-48 (SınıfSınıf DD) enzimlerini de geri dönüşümlü olarak inhibe edebilir. Metallo-beta-laktamazlar (SınıfSınıf BB) ise bu inhibitöre dirençlidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın kimyasal yapısını değerlendiriniz.
Diazabisiklooktan (DBODBO) türevi olduğu için klasik intihar inhibitörlerinden (beta-laktam yapılılar) ayrılır.
İlacın yapısal sınıflandırması, direnç mekanizmalarına karşı stabilitesini belirler.
2
Enzim inhibisyon spektrumunu analiz ediniz.
SınıfSınıf AA (KPCKPC dahil), SınıfSınıf CC (AmpCAmpC) ve SınıfSınıf DD (OXA48OXA-48) serin beta-laktamazlarını kapsar.
Avibaktam'ı diğer yeni nesil inhibitörlerden (örneğin sadece KPCKPC etkili vaborbaktamdan) ayıran en önemli özellik OXA48OXA-48 etkinliğidir.
3
Eksik olduğu etkinlik alanını belirleyiniz.
Metallo-beta-laktamazlar (NDM1NDM-1, VIMVIM, IMPIMP gibi SınıfSınıf BB enzimleri) avibaktam tarafından inhibe edilemez.
Bu özellik, klinik kullanımda metallo-beta-laktamaz üreten suşlara karşı aztreonam ile kombine edilmesi gerekliliğini açıklar.

Anahtar Kavram

Yeni nesil beta-laktamaz inhibitörleri ve enzim spesifiteleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 148Soru

6565 yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmesi ve toplumdan edinilmiş pnömoni tanısı alan bir hastaya levofloksasin tedavisi başlanmıştır. Florokinolonların etki mekanizması düşünüldüğünde, bu ilacın *Streptococcus pneumoniae* gibi Gram pozitif bakterilerdeki temel hedefi olan ve replikasyon sonrası birbirine geçmiş haldeki (interlinked) kız DNA zincirlerinin birbirinden ayrılmasını (dekatenasyon) sağlayan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Topoizomeraz IV

Cevap

Florokinolonların Gram pozitif bakterilerdeki temel hedefi olan ve dekatenasyon işlemini gerçekleştiren enzim Topoizomeraz IV'tür.
Topoizomeraz IV, özellikle Gram pozitif koklarda (örn. *S. pneumoniae*) florokinolonların bağlandığı ana hedeftir. Bu enzim, replikasyon tamamlandığında oluşan iki yeni dairesel DNA zincirinin (kardeş kromatidlerin) birbirine geçmiş halkalar halindeki yapısını (katenan) çözer ve onları birbirinden ayırır (dekatenasyon).

Adım Adım Çözüm

1
Antibiyotik grubunun ve etki mekanizmasının belirlenmesi
Levofloksasin bir florokinolondur ve DNA replikasyonunda görevli topoizomerazları inhibe eder.
Soruda sorulan enzimi bulmak için öncelikle ilacın genel etki düzeneğini hatırlamak gerekir.
2
Bakteri türüne göre birincil hedefin ayırt edilmesi
*Streptococcus pneumoniae* bir Gram pozitif koku olup, bu grupta florokinolonların asıl hedefi Topoizomeraz IV'tür.
Florokinolonların hedef enzim spesifisitesi bakterinin Gram boyanma özelliğine göre değişir (Gram negatiflerde DNA giraz, Gram pozitiflerde Topo IV).
3
Enzimin biyokimyasal fonksiyonunun doğrulanması
Topoizomeraz IV, replikasyon sonunda iç içe geçmiş kız DNA halkalarını (katenanlar) birbirinden ayıran dekatenasyon işleminden sorumludur.
Soruda belirtilen fonksiyon ile enzimin eşleştirilmesi doğru cevaba ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Florokinolonların hedef enzim spesifisitesi: Gram negatiflerde DNA Giraz (süperkıvrılma kontrolü), Gram pozitiflerde Topoizomeraz IV (dekatenasyon).
Soru 149Soru

Bakteriler üzerinde konsantrasyona bağlı öldürme (concentration-dependent killing) karakteristiği sergileyen ve aynı zamanda dozla ilişkili olarak uzayan bir post-antibiyotik etkiye (PAE) sahip olduğu bilinen bir antibiyotik için, aşağıdakilerden hangisi klinik etkinlik ve dozaj stratejisi açısından en uygun ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Günlük toplam dozun yüksek miktarda tek bir seferde verilmesi (tek doz rejimi), doruk konsantrasyonun MI˙KMİK değerine oranını artırarak hem bakterisidal hızı hem de PAE süresini maksimize eder.

Cevap

Günlük toplam dozun tek seferde verilmesi, doruk konsantrasyon/MI˙KMİK oranını artırarak hem öldürme hızını hem de PAE süresini maksimize eden en uygun stratejidir.
Konsantrasyona bağlı öldürme (concentration-dependent killing) mekanizmasına sahip antibiyotiklerde, ilacın bakterisidal hızı ve derinliği doğrudan doruk plazma konsantrasyonu (CmaxC_{max}) ile ilişkilidir. Ayrıca aminoglikozid gibi bu gruptaki ilaçlarda Post-Antibiyotik Etki (PAE) süresi de uygulanan doza/konsantrasyona bağımlı olarak uzar. Bu iki özellik birleştiğinde, ilacın toplam günlük dozunun tek seferde verilmesi (extended-interval dosing), hem en yüksek öldürme hızına ulaşılmasını sağlar hem de ilacın düzeyi MI˙KMİK altına inse dahi bakteriyel çoğalmanın uzun süre baskılanmasını garanti eder.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın farmakodinamik karakteristiğini tanımla.
İlaç konsantrasyon bağımlı öldürme ve doz bağımlı PAE sergilemektedir.
Bu özellikler genellikle aminoglikozidler ve florokinolonlar için tipiktir ve dozaj planını doğrudan etkiler.
2
Konsantrasyon artışının öldürme hızı üzerindeki etkisini analiz et.
Daha yüksek Cmax/MI˙KC_{max}/MİK oranı, bakterilerin daha hızlı ve daha kapsamlı temizlenmesini sağlar.
Konsantrasyona bağlı ilaçlarda reseptör doygunluğu zaman bağımlı ilaçlara göre çok daha yüksek konsantrasyonlarda gerçekleşir.
3
PAE'nin dozaj aralığı üzerindeki etkisini değerlendir.
Uzun PAE sayesinde ilaç düzeyi MI˙KMİK altına düşse bile etki devam eder, bu da doz aralıklarının açılmasına izin verir.
PAE süresi doruk konsantrasyonla doğru orantılıdır; yüksek doruk konsantrasyon daha uzun koruma sağlar.

Anahtar Kavram

Konsantrasyona bağlı öldürme yapan ilaçlarda etkinlik Cmax/MI˙KC_{max}/MİK veya AUC/MI˙KAUC/MİK oranına bağlıyken, zaman bağımlı ilaçlarda etkinlik T>MI˙KT > MİK parametresine bağlıdır.

Daha Fazla Pratik

Aminoglikozidlerin nefrotoksisite ve ototoksisite riskini azaltmak için neden tek doz rejiminin (pulse dosing) tercih edildiğini 'post-antibiyotik uptake' ve 'eşik etkisi' kavramları üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 150Soru

Derin yerleşimli bir fungal enfeksiyon tedavisi için seçilen antifungal ajanın, terapötik dozlarda eliminasyonunun doyurulabilir (non-lineer) özellik gösterdiği ve bu nedenle doz artışıyla plazma konsantrasyonunda beklenenden daha fazla artış yaşandığı saptanmıştır. Ayrıca ilacın temel olarak CYP2C19CYP2C19 izoenzimi ile metabolize olduğu ve bu enzimin genetik polimorfizmine bağlı olarak hastalar arasında belirgin konsantrasyon farkları oluştuğu bilinmektedir.

Bu farmakokinetik profile sahip olan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vorikonazol

Cevap

Farmakokinetik özellikleri tarif edilen antifungal ilaç Vorikonazol'dür.
Vorikonazol, azol grubu antifungaller içinde terapötik doz aralığında eliminasyon mekanizmalarının (başlıca CYP2C19CYP2C19) doyurulması nedeniyle non-lineer farmakokinetik gösteren temel ajandır. Bu durum, dozun küçük miktarlarda artırılmasının plazma seviyelerinde beklenmedik büyük artışlara yol açmasına neden olur. Ayrıca CYP2C19CYP2C19 enziminin genetik polimorfizmi, bireyler arasında ilacın klirensinde ve buna bağlı olarak klinik etkinlik/toksisite profilinde büyük farklılıklar yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Eliminasyon tipini belirleme
Doyurulabilir (non-lineer) kinetik
Soruda ilacın doz artışıyla konsantrasyonun orantısız arttığı belirtilmiştir, bu durum Michaelis-Menten kinetiğini işaret eder.
2
Metabolizma yolunu analiz etme
CYP2C19CYP2C19 enzimi ve genetik polimorfizm
Antifungaller arasında Vorikonazol'ün plazma düzeyi, CYP2C19CYP2C19 genotipindeki farklılıklara (yavaş/hızlı metabolize ediciler) bağlı olarak dramatik değişimler gösterir.
3
Sentezleme
Vorikonazol seçimi
Hem non-lineer kinetik hem de majör CYP2C19CYP2C19 bağımlılığı bu ilacı diğer azollerden ayıran en spesifik özelliktir.

Anahtar Kavram

Vorikonazol'ün non-lineer kinetiği ve CYP2C19CYP2C19 polimorfizmi ile ilişkili farmakokinetik profili.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 151Soru

Kronik diz ağrısı nedeniyle her gün 500 mg500 \text{ mg} naproksen sodyum kullanan 6262 yaşındaki bir kadın hastaya, akut sistit tanısıyla siprofloksasin reçete ediliyor. Tedavinin üçüncü dozundan sonra hastada daha önce olmayan jeneralize tonik-klonik nöbet gözleniyor.

Bu hastada gözlenen santral sinir sistemi yan etkisinin gelişiminden sorumlu olan temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Florokinolonların GABA reseptörlerine olan antagonistik etkisinin NSAİİ kullanımı ile artması

Cevap

Florokinolonların GABAGABA reseptörlerine olan antagonistik etkisinin NSAI˙I˙NSAİİ kullanımı ile artması
Florokinolonlar, bakteriyel DNA replikasyonunu DNA giraz (Gram negatiflerde) ve Topoizomeraz IV (Gram pozitiflerde) enzimlerini inhibe ederek durduran bakterisid ilaçlardır. Ancak bu ilaçlar memeli hücrelerinde γ\gamma-aminobütirik asit (GABAGABA) reseptörlerine bağlanarak bu inhibitör nörotransmiterin bağlanmasını engelleyebilirler. Naproksen gibi non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAI˙I˙NSAİİ), florokinolonların GABAGABA reseptörlerine olan afinitesini ve antagonistik gücünü artırarak santral sinir sisteminde eksitasyona ve nöbet eşiğinin düşmesine neden olurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut ilaçlarını ve yeni eklenen tedaviyi belirle.
Hasta kronik olarak naproksen (NSAI˙I˙NSAİİ) kullanıyor ve yeni siprofloksasin (florokinolon) başlanmış.
İlaç etkileşimlerini değerlendirmek için bazal tedavi ve yeni eklenen ajanın bilinmesi gerekir.
2
Gözlenen klinik olayı (nöbet) florokinolonların yan etki profiliyle ilişkilendir.
Florokinolonlar nadir ama ciddi bir yan etki olarak nöbet eşiğini düşürebilir.
Florokinolonlar santral sinir sisteminde (SSS) uyarıcı etki gösterebilirler.
3
Florokinolon ve NSAİİ arasındaki spesifik etkileşimi analiz et.
Florokinolonların GABAGABA-erjik iletim üzerindeki antagonistik etkisi, bazı NSAI˙I˙NSAİİ'ler ile birlikteyken dramatik şekilde artar.
Bu farmakodinamik etkileşim, siprofloksasin gibi ajanların SSS toksisitesini klinik olarak belirgin hale getirir.

Anahtar Kavram

Florokinolonlar (DNA giraz/Topo IV inhibitörleri), SSS'de GABA-A reseptör antagonisti olarak davranabilirler; bu etki NSAİİ'ler tarafından potansiyalize edilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 152Soru

Mantar hücre membranında bulunan ergosterole doğrudan bağlanarak porlar (kanallar) oluşturan ve hücre içi içeriğin sızması sonucu fungisidal etki gösteren ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliyenler

Cevap

Mantar hücresindeki ergosterole doğrudan bağlanarak por oluşturan grup Poliyenlerdir.
Poliyenler (örneğin Amfoterisin B ve Nistatin), mantar hücre membranının temel sterolü olan ergosterole yüksek afinite ile bağlanırlar. Bu bağlanma sonucunda membranda hidrofobik bir kanal (por) oluşur. Oluşan bu porlar, hücre içinden potasyum (K+K^+) ve magnezyum (Mg2+Mg^{2+}) gibi hayati iyonların dışarı sızmasına ve sonuçta mantar hücresinin ölümüne (fungisidal etki) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücresinin yapısal hedefi olan ergosterole yönelik ilaç etkisini analiz et.
Mantar membranında ergosterol, temel yapısal bileşendir.
Antifungal ilaçların çoğu bu bileşeni hedef alarak seçici toksisite sağlar.
2
İlaç gruplarının etki mekanizmalarını ayırt et.
Poliyenler (Amfoterisin B, Nistatin) doğrudan ergosterole bağlanır ve iyon sızıntısına yol açan kanallar açar.
Bu mekanizma doğrudan fiziksel bir bağlanma içerdiği için sentez inhibitörlerinden (azoller, alilaminler) ayrılır.

Anahtar Kavram

Poliyen antifungallerin (Amfoterisin B, Nistatin) etki mekanizması, mantar membranındaki ergosterole doğrudan bağlanarak por oluşturmaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 153Soru

Ribozomal 30S30S alt birimine bağlanarak protein sentezini engelleyen antibiyotik grupları arasında; dişlerde kalıcı sarı-kahverengi renk değişikliği yapan grup ile genetik kodun hatalı okunmasına (misreadingmisreading) neden olan grup aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tetrasiklinler - Aminoglikozidler

Cevap

Tetrasiklinler - Aminoglikozidler
Tetrasiklinler kalsiyum ile şelat oluşturarak dişlerde kalıcı renk değişikliğine yol açan gruptur; aminoglikozidler ise 30S30S alt birimine bağlanıp protein sentezinde hatalı okumaya (misreadingmisreading) neden olan gruptur.

Adım Adım Çözüm

1
Karakteristik yan etkiyi belirle
Tetrasiklinler
Kalsiyum iyonları ile şelat oluşturma özelliği nedeniyle tetrasiklinler büyümekte olan diş ve kemik dokusunda birikir.
2
Spesifik etki mekanizmasını belirle
Aminoglikozidler
Aminoglikozidler 30S30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanarak mRNAmRNA kodonlarının hatalı okunmasına (misreadingmisreading) neden olur.
3
Verilen sırayla eşleştir
Tetrasiklinler - Aminoglikozidler
Soruda istenen sıraya uygun olan dizilim budur.

Anahtar Kavram

30S30S İnhibitörlerinin Karakteristik Özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 154Soru

Antibakteriyel kemoterapötiklerden aminoglikozidler ve tetrasiklinlerin ribozomal etki mekanizmaları, direnç gelişim süreçleri ve karakteristik toksisite profilleri birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aminoglikozidlerin 30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanarak neden olduğu mRNA 'misreading' sonucu oluşan aberan proteinlerin bakteri membranına yerleşmesi, bu grubun bakterisidal etkinliğinde kritik rol oynar.

Cevap

Aminoglikozidlerin bakterisidal etkisi, 30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanma, mRNA'nın hatalı okunması (misreading) ve hatalı proteinlerin membran hasarı yapmasıyla açıklanır.
Aminoglikozidler, ribozomun 30S alt birimine geri dönüşsüz bir şekilde bağlanarak mRNA'nın yanlış okunmasına (misreading) ve sonuçta 'aberan' veya 'hatalı' proteinlerin sentezlenmesine neden olur. Bu proteinlerin bakteriyel sitoplazmik membrana entegre olması membran geçirgenliğini bozarak ilacın hücre içine girişini hızlandırır ve hücrenin ölümüne (bakterisidal etki) yol açar. Bu süreç, sadece protein sentezinin durmasından daha derin bir hasar mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Aminoglikozidlerin protein sentezi üzerindeki etkilerini analiz et.
Aminoglikozidler 30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanır, başlangıç kompleksini inhibe eder ve mRNA kodonlarının yanlış okunmasına (misreading) yol açar.
Bu mekanizma aminoglikozidleri diğer protein sentez inhibitörlerinden ayıran temel özelliktir.
2
Bakterisidal etkinin kaynağını belirle.
Misreading sonucu üretilen hatalı (aberan) proteinler sitoplazmik membrana yerleşir, membran geçirgenliğini bozarak hücrenin ozmotik dengesini sarsar.
Sadece protein sentezinin durması bakteriyostatik etki yaparken, membran hasarı bakterisidal etki ile sonuçlanır.
3
Tetrasiklinlerle olan farklarını değerlendir.
Tetrasiklinler 30S'e geri dönüşlü bağlanıp tRNA blokajı yaparken, aminoglikozidler 30S'e geri dönüşsüz bağlanıp misreading yaparlar.
Bu iki ilacın ribozomal alt birim düzeyindeki farkı, klinik etkilerini ve yan etkilerini belirler.

Anahtar Kavram

Aminoglikozidlerin 30S alt birimine bağlanarak yaptığı 'misreading' sonucu oluşan aberan proteinlerin sitoplazmik membrana yerleşmesiyle oluşan bakterisidal etki.

Daha Fazla Pratik

Aminoglikozidlerin ototoksisite ve nefrotoksisite risklerini artıran ilaç etkileşimlerini (örneğin; loop diüretikleri, vankomisin, sisplatin) gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 155Soru

Üriner sistem enfeksiyonu tedavisinde yaygın olarak kullanılan sülfonamid grubu antibiyotiklerin temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Para-aminobenzoik asit (PABA) ile yapısal benzerlik göstererek dihidropteroat sentetazı inhibe etmek

Cevap

Sülfonamidler, para-aminobenzoik asit (PABA) ile yarışarak dihidropteroat sentetaz enzimini inhibe ederler.
Sülfonamidler, kimyasal yapı olarak para-aminobenzoik aside (PABA) benzerler. Bakteriler folat sentezlemek için PABA'ya ihtiyaç duyarlar. Sülfonamidler, dihidropteroat sentetaz enzimi için PABA ile yarışarak bu enzimi inhibe eder ve sonuçta bakteriyel folat sentezini durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
Bakteriyel folat sentez yolunu analiz et
Bakteriler PABA'yı kullanarak dihidropteroik asit sentezler.
Sülfonamidler bu basamakta PABA ile yapısal benzerlikleri sayesinde yarışırlar.
2
Sülfonamidlerin spesifik hedef enzimini belirle
Hedef enzim dihidropteroat sentetazdır.
Bu enzim folat sentez yolunun ilk kritik basamağını katalizler.

Anahtar Kavram

Sülfonamidler PABA yapısal analoglarıdır ve dihidropteroat sentetaz enzimini kompetitif olarak inhibe ederler.
Tahmini Süre:45s
Soru 156Soru

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısıyla tedavi alan 6262 yaşındaki bir erkek hastada, kemoterapi kürleri sonrasında progresif işitme kaybı ve serum kreatinin düzeylerinde belirgin artışla karakterize nefrotoksisite tablosu gelişmiştir. Bu klinik tabloya neden olan antineoplastik ajanın etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DNADNA sarmalında guanin birimleri arasında çapraz bağlar oluşturarak replikasyonu inhibe etmek

Cevap

İşitme kaybı ve nefrotoksisiteye neden olan ajan Sisplatin'dir ve bu ilaç DNA'da guanin bazları arasında çapraz bağlar oluşturarak etki eder.
Vakada tanımlanan progresif işitme kaybı (ototoksisite) ve serum kreatinin artışı (nefrotoksisite), Sisplatin kullanımının tipik ve doz kısıtlayıcı yan etkileridir. Sisplatin, kimyasal yapısı gereği platin kompleksleri grubundadır ve alkilleyici ajanlara benzer şekilde DNA molekülünde özellikle guanin bazlarının NN-77 pozisyonuna bağlanarak zincir içi ve zincirler arası çapraz bağlar (crosscross-linklink) oluşturur. Bu durum DNA replikasyonunu ve transkripsiyonunu bloke ederek hücre ölümüne (apoptoz) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Ototoksisite (işitme kaybı) ve nefrotoksisite (kreatinin artışı)
Bu kombinasyon antineoplastik ilaçlar arasında Sisplatin için patognomoniktir.
2
İlacın etki mekanizmasını belirle
DNA çapraz bağ oluşumu
Sisplatin, platin atomu aracılığıyla DNA zincirleri içinde veya arasında çapraz bağlar kurarak DNA sentezini (replikasyonu) durdurur.

Anahtar Kavram

Sisplatin'in yan etki profili ve alkilleyici benzeri etki mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 157Soru

Meme kanseri tanısı alan ve tümör hücrelerinde östrojen reseptörü (ERER) pozitifliği saptanan bir hastada, meme dokusundaki östrojen reseptörlerine bağlanarak antagonistik etki gösteren selektif östrojen reseptör modülatörü (SERM) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tamoksifen

Cevap

Tamoksifen, meme dokusunda östrojen reseptörlerini bloke ederek etki gösteren selektif östrojen reseptör modülatörüdür (SERM).
Tamoksifen, meme kanseri tedavisinde kullanılan prototip SERM ajanıdır. Meme dokusunda östrojenin bağlanmasını yarışmalı olarak bloke ederken, kemik yoğunluğunu korur ve endometriyumda hücre proliferasyonunu artırabilir (parsiyel agonist etki).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın reseptör durumunu ve istenen ilaç sınıfını belirle.
Östrojen reseptörü (ERER) pozitifliği ve SERM (Selektif Östrojen Reseptör Modülatörü) sınıfı ajan aranmaktadır.
Soruda spesifik olarak SERM mekanizması sorgulanmaktadır.
2
Seçeneklerdeki hormonal ajanları mekanizmalarına göre sınıflandır.
Tamoksifen bir SERM'dir. Anastrozol bir aromataz inhibitörüdür. Fulvestrant saf bir antagonisttir. Goserelin ise bir GnRH analoğudur.
Hormonal tedavide farklı basamaklar (sentez inhibisyonu, reseptör blokajı, aks baskılanması) hedeflenir.

Anahtar Kavram

Selektif Östrojen Reseptör Modülatörleri (SERM), farklı dokularda östrojen reseptörleri üzerinde farklı etkiler (agonist veya antagonist) gösteren ajanlardır.

Daha Fazla Pratik

Raloksifen'in Tamoksifen'den farkı olarak endometriyum üzerindeki agonist etkisinin olmamasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 158Soru

Antifungal ilaçlar arasında mantar hücre membranını değil, doğrudan hücre duvarını hedef alarak β\beta-(1,3)-D-glukan sentezini inhibe eden ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekinokandinler

Cevap

Ekinokandinler, mantar hücre duvarındaki β\beta-(1,3)-D-glukan sentezini inhibe ederek antifungal etki gösterirler.
Ekinokandinler (kaspofungin, mikafungin, anidulafungin), mantar hücre duvarının yapısal bütünlüğü için kritik olan β\beta-(1,3)-D-glukan sentezini sağlayan enzimi inhibe ederler. Bu mekanizma, bakterilerdeki beta-laktamların etkisine benzetilerek 'mantarların penisilini' olarak da nitelendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Antifungal ilacın hedef aldığı hücresel yapıyı (membran, duvar, çekirdek) belirleyin.
Soru hücre duvarını hedef alan mekanizmayı sormaktadır.
Antifungallerin çoğu hücre membranını (ergosterol) hedef alırken, hücre duvarını hedef alan grup spesifiktir.
2
Hücre duvarında β\beta-(1,3)-D-glukan sentezi ile ilişkili ilaç grubunu eşleştirin.
Ekinokandinler grubu bu mekanizma ile çalışır.
Ekinokandinler (Kaspofungin vb.) bu enzimi non-kompetitif olarak inhibe ederek hücre duvarı bütünlüğünü bozar.

Anahtar Kavram

Ekinokandinlerin etki mekanizması (Hücre duvarı sentez inhibisyonu)

Daha Fazla Pratik

Ekinokandinlerin hangi mantar türlerine (örneğin Cryptococcus) karşı doğal dirençli olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 159Soru

Metastatik malign melanom tanısı ile takip edilen 5858 yaşındaki erkek hastada, BRAFV600EBRAF V600E mutasyonu saptanması üzerine vemurafenib tedavisine başlanmıştır. Tedavinin ilerleyen haftalarında hastanın kollarında ve gövdesinde çok sayıda yeni gelişen, hızlı büyüyen, kubbe şeklinde ve ortası keratinize kraterli lezyonlar saptanmıştır. Biyopsi sonucu keratoakantom ile uyumlu gelen bu tablo için en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wild-type BRAF taşıyan hücrelerde RAF-MEK-ERK (MAPK) sinyal yolağının paradoksal aktivasyonu

Cevap

Wild-type BRAF taşıyan hücrelerde RAF-MEK-ERK (MAPK) sinyal yolağının paradoksal aktivasyonu
Vemurafenib gibi selektif BRAFBRAF inhibitörleri, BRAFV600EBRAF V600E mutasyonu taşıyan tümör hücrelerinde sinyal iletimini baskılarken; mutasyon taşımayan (wildtypewild-type) hücrelerde RAFRAF izoformlarının (BRAFBRAF ve CRAFCRAF) dimerizasyonuna ve MAPKMAPK (RAFMEKERKRAF-MEK-ERK) yolağının paradoksal aktivasyonuna neden olur. Bu durum, özellikle önceden mevcut subklinik RASRAS mutasyonu taşıyan keratinositlerde kontrolsüz büyümeyi tetikleyerek keratoakantom ve skuamöz hücreli karsinom gelişimine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hasta metastatik melanom tanılı, BRAFV600EBRAF V600E mutasyonu mevcut ve vemurafenib (bir BRAFBRAF inhibitörü) kullanıyor.
Tanı ve kullanılan ilaç arasındaki ilişkiyi kurmak için gereklidir.
2
Yan etkiyi tanımlama
Gelişen lezyonlar (hızlı büyüyen, kubbe şeklinde, kraterli) keratoakantom veya skuamöz hücreli karsinom (SHK) ile uyumludur.
İlacın spesifik dermatolojik toksisitesini belirlemek için gereklidir.
3
Moleküler mekanizmayı hatırlama
Selektif BRAFBRAF inhibitörleri, mutasyon taşımayan (wildtypewild-type) hücrelerde BRAFBRAF ve CRAFCRAF dimerizasyonunu indükleyerek MAPKMAPK yolağını aktive eder.
İlacın 'paradoksal aktivasyon' olarak bilinen özgün etkisini saptamak için gereklidir.
4
Doğru seçeneği belirleme
Bu paradoksal aktivasyon, özellikle gizli RASRAS mutasyonu olan keratinositlerde aşırı proliferasyona ve deri tümörlerine yol açar.
Yan etkinin temel biyokimyasal nedenini açıklayan seçeneği bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

BRAF inhibitörlerinin (Vemurafenib/Dabrafenib) normal hücrelerde MAPK yolağını paradoksal olarak aktive etmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 160Soru

5555 yaşında kadın hasta, metastatik yüksek dereceli seröz over kanseri nedeniyle takip edilmektedir. Yapılan genetik analizlerde germ-hattı BRCA1BRCA1 mutasyonu saptanmıştır. Bu hastada, DNA baz kesip onarım (BERBER) yolağında görevli olan "poly (ADP-ribose) polymerase" (PARPPARP) enzimini inhibe ederek, homolog rekombinasyon eksikliği olan tümör hücrelerinde "sentetik letalite" (synthetic lethality) mekanizmasıyla apoptozu indükleyen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaparib

Cevap

Sentetik letalite mekanizmasıyla çalışan PARP inhibitörü Olaparib'dir.
Olaparib, poly (ADP-ribose) polymerase (PARP) enzimini inhibe eder. Normalde PARP, DNA tek zincir kırıklarını onarır. BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu olan hücrelerde ise DNA çift zincir kırıklarını onaran 'homolog rekombinasyon' mekanizması bozuktur. PARP inhibitörü kullanıldığında onarılamayan tek zincir kırıkları çift zincir kırıklarına dönüşür; BRCA mutasyonlu hücre bu hasarı da onaramaz ve hücre ölümü (sentetik letalite) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümör dokusundaki BRCA1 mutasyonunun önemini değerlendir.
BRCA mutasyonu, DNA çift zincir kırıklarının onarımında kritik olan 'homolog rekombinasyon' yolağının eksikliği anlamına gelir.
Sentetik letalite mekanizmasının anlaşılması için hücredeki mevcut onarım defektinin bilinmesi gerekir.
2
PARP enziminin normal fizyolojik rolünü analiz et.
PARP, DNA tek zincir kırıklarının baz kesip onarım (BER) yöntemiyle düzeltilmesinden sorumludur.
İlacın hedeflediği enzim ve engellediği onarım türü budur.
3
PARP inhibisyonunun BRCA mutasyonlu hücredeki sonucunu yorumla.
PARP inhibe edildiğinde tek zincir kırıkları onarılamaz ve replikasyon sırasında çift zincir kırıklarına dönüşür. BRCA eksikliği olan hücre bu kırıkları da onaramaz ve 'sentetik letalite' ile ölür.
İki farklı onarım yolağının aynı anda devre dışı kalmasının hücre ölümüne yol açması kavramı pekiştirilir.
4
Bu mekanizmaya uyan ilacı seçenekler arasından seç.
Olaparib, PARP inhibitörü sınıfının prototip ilacıdır.
Mekanizma ile ilaç ismi eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Sentetik letalite, iki genetik değişikliğin (örneğin bir mutasyon ve bir farmakolojik inhibisyon) ayrı ayrı öldürücü olmadığı halde birlikte bulunduklarında hücre ölümüne yol açmasıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 8 / 17Sonraki
Kemoterapötikler — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 8 | Examkin