Teratoloji ve Konjenital Anomaliler
47 soru
yaşında, pre-gestasyonel Tip Diyabet tanısı olan ve gebelik öncesi dönemde glisemik kontrolü suboptimal seyreden bir anneden doğan yenidoğanda; sakral agenezis, alt ekstremitelerde fleksiyon deformiteleri ve renal agenezis saptanmıştır. "Kaudal regresyon sendromu" tanısı konulan bu klinik tablonun oluşumuna neden olan gelişimsel aksama, embriyogenezin hangi evresindeki bozuklukla en yakından ilişkilidir?
yaşında bir gebe, gebeliğinin postkonsepsiyonel haftasında yaygın makülopapüler döküntü ve lenfadenopati şikayeti olan bir çocukla temas ettikten sonra benzer semptomlar göstermiştir. Yapılan serolojik tetkikler sonucunda annenin aktif Rubella (Kızamıkçık) enfeksiyonu geçirdiği doğrulanmıştır. Teratolojideki "kritik dönem" (organogenez) prensibi göz önüne alındığında, bu fetusta görülmesi en muhtemel anomali grubu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında bir anne, gebeliği sırasında teratojenik bir ilaca maruz kaldığını bildirmektedir. Dünyaya gelen bebeğinde ekstremite noksanlığı ve kardiyak defektler gibi majör yapısal bozukluklar saptanmıştır. Teratolojideki 'kritik dönem' kavramı temel alındığında, bu anomalilerin oluşmasına neden olan maruziyetin gebeliğin hangi haftaları arasında gerçekleşmesi en muhtemeldir?
yaşında mekanik kalp kapağı replasmanı nedeniyle oral antikoagülan tedavi alan bir gebe, gebeliğinin . ve . haftalarında da bu tedaviye devam etmiştir. Yapılan prenatal ultrasonografik değerlendirmede fetusta belirgin nazal hipoplazi ve vertebra ile uzun kemik epifizlerinde noktasal kalsifikasyonlar (kondrodisplazi punktata) izlenmiştir. Bu klinik tabloya yol açan teratojenik mekanizma ve en duyarlı olunan gelişimsel aralık aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Gebeliğinin 4. haftasında olduğunu öğrenen bir anne adayı, bu süreçte maruz kalabileceği teratojenik etkenlerin bebeğinde kalp anomalilerine yol açabileceğinden endişe etmektedir. Teratolojik prensiplere göre, kardiyovasküler sistemin majör yapısal malformasyonlara en duyarlı olduğu 'kritik dönem' aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, insülin bağımlı diyabeti (Tip DM) olan ve gebeliği boyunca kan şekeri kontrolü sağlanamayan bir kadının bebeği miyadında doğmuştur. Yapılan fizik muayenede; sakrum ve koksiks agenezisi (kaudal regresyon sendromu), alt ekstremite hipoplazisi ve üriner sistem anomalileri saptanmıştır. Bu tabloya neden olan gelişimsel bozukluğun gerçekleştiği embriyonik evre ve temel mekanizma aşağıdakilerinden hangisidir?
Mekanik kalp kapağı bulunan yaşındaki bir gebe, gebeliğinin ilk haftası boyunca varfarin () tedavisi almıştır. Doğum sonrası bebekte burun hipoplazisi ve iskelet sisteminde 'kondrodisplazi punktata' ile uyumlu radyolojik bulgular saptanmıştır. Embriyonik gelişim süreçleri ve teratoloji prensipleri dikkate alındığında, bu tip majör yapısal anomalilerin gelişme riskinin en yüksek olduğu 'hassas (kritik) dönem' aşağıdakilerden hangisidir?
26 yaşında bir gebe, gebeliğinin ilk haftalarında henüz hamile olduğunu bilmediği bir dönemde potansiyel teratojenik etkisi olan bir ilaç kullandığını fark ederek endişeyle doktora başvurur. Yapılan prenatal danışmanlıkta, embriyonun organogenez sürecinde olduğu ve majör yapısal malformasyonlara karşı duyarlılığın en yüksek olduğu dönemde ilaca maruz kaldığı belirtilir. Buna göre, insan gelişiminde teratojenik ajanlara maruziyet sonucu majör morfolojik anomalilerin oluşma riskinin en yüksek olduğu "kritik dönem" aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, çocukluğunda fenilketonüri (PKU) tanısı alan ve gebelik planlaması yapmadan gebe kalan bir kadının, post-konsepsiyonel ilk hafta boyunca diyetine uyum sağlamadığı ve serum fenilalanin düzeylerinin teratojenik eşiğin üzerinde seyrettiği saptanıyor. Doğan bebekte mikrosefali, mental retardasyon ve Fallot tetralojisi tespit ediliyor. Teratolojik prensipler ve gelişimsel evreler dikkate alındığında, bu vakadaki klinik bulguların patogenezi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşındaki kronik hipertansiyonu olan bir gebe, gebeliği boyunca antihipertansif tedavisine anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörü olan lisinopril ile devam etmiştir. Miadında gerçekleşen doğum sonrası bebekte yapılan klinik incelemelerde; renal tübüler disgenezis, ciddi oligohidramniyosa bağlı gelişen Potter dizisi bulguları (pulmoner hipoplazi, ekstremite kontraktürleri) ve kalvaryum (kafa kubbesi) kemiklerinde belirgin hipoplazi saptanmıştır. Bu klinik tabloda gözlenen ve "ACE inhibitör fetopatisi" olarak tanımlanan anomalilerin ortaya çıkmasına neden olan en duyarlı gelişimsel zaman penceresi aşağıdakilerden hangisidir?
Organogenez döneminde, özellikle gebeliğin ve haftaları arasında thalidomide maruz kalan bir embriyoda, ekstremite uzun kemiklerinin gelişmemesi sonucu ellerin ve ayakların doğrudan gövdeye bitişikmiş gibi görünmesiyle karakterize klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?
Gebe olduğunu henüz bilmeyen bir kadın, fertilizasyondan sonraki . haftada (yaklaşık . gün) çok yüksek miktarda alkol tüketmiştir. Bu dönemde gerçekleşen gastrulasyon süreci sırasında, alkolün kranyal orta hat hücrelerinde (prekordal plak) oluşturduğu harabiyetin; prozensefalonun gelişimini bozarak serebral hemisferlerin ayrılmasını engellediği ve yüzde hipotelorizm veya siklopi gibi ağır orta hat defektlerine yol açtığı bilinmektedir. Buna göre, açıklanan bu klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?
Şiddetli akne nedeniyle izotretinoin tedavisi alan yaşındaki bir kadın, gebeliğinin . haftasında (postkonsepsiyonel) tedaviyi bıraktığını ifade etmektedir. Yapılan detaylı ultrasonografik incelemede ve doğum sonrası fizik muayenede bebekte mikrotia (küçük kulak), yarık damak, timus hipoplazisi ve büyük damar transpozisyonu saptanmıştır. Bu klinik tabloda izlenen anomalilerin temelinde yatan ve teratojenik maruziyetten birincil derecede etkilenen gelişimsel süreç aşağıdakilerden hangisidir?
25 yaşındaki bir gebe, gebeliğinin 6. haftasında (post-konsepsiyonel) teratojenik bir ilaca maruz kalmış ve bebeğinde ciddi bir yapısal anomali gelişmiştir. Eğer bu maruziyet gebeliğin 20. haftasında (fetal dönem) gerçekleşmiş olsaydı, bebekte aşağıdakilerden hangisinin saptanma olasılığı en yüksektir?
yaşında bir gebe, gebeliğinin postkonsepsiyonel haftasında (embriyonik dönem) teratojenik bir maddeye maruz kaldığını öğreniyor. Teratolojinin temel prensipleri ve gelişimsel evreler dikkate alındığında, organogenezin devam ettiği bu dönemdeki maruziyetin en olası sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Gebeliği sırasında teratojenik bir ilaca maruz kalan bir annenin bebeğinde majör bir kalp anomalisi saptanmıştır. Bu yapısal malformasyonun oluşumuna neden olan teratojenik etkinin, embriyolojik gelişimin hangi evresinde gerçekleşmiş olması en olasıdır?
Şiddetli kistik akne tanısıyla retinoid tedavisi almakta olan 24 yaşındaki bir hasta, tedavi sürecinde beklenmedik bir şekilde gebe kalmıştır. Gebeliğin erken döneminde ilaç kullanımına devam edildiği anlaşılan bu vakada, doğum sonrası yapılan fizik muayenede bebekte dış kulak anomalileri (mikrotia), timus hipoplazisine bağlı immün yetmezlik ve konotrunkal kalp defektleri saptanmıştır. Bu klinik tabloya yol açan teratojenik ajanın, embriyonik gelişim sırasında temel olarak hangi hücresel popülasyonun göçünü ve farklılaşmasını engellediği düşünülmektedir?
yaşında, tip diyabet tanısı olan ve gebeliği süresince glisemik kontrolü yetersiz kalan bir anneden doğan bebekte yapılan fizik muayenede sakral agenezis, lomber vertebra anomalileri ve alt ekstremite hipoplazisi saptanmıştır. Kaudal regresyon sendromu tanısı alan bu bebekteki anomalilerin patogenezi düşünüldüğünde, embriyonun aşağıdaki gelişimsel süreçlerinden hangisinin etkilendiği dönem en olası teratojenik penceredir?
Gebeliğinin post-konsepsiyonel . haftasında olan ve bu dönemde teratojenik bir maddeye maruz kaldığını öğrenen bir hastada, embriyonun içinde bulunduğu gelişimsel evre göz önüne alındığında en olası risk aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, şiddetli psoriasis tanısı nedeniyle folik asit metabolizması üzerinden etki gösteren bir kemoterapötik ajan kullanan hasta, gebeliğinin . haftasında (gelişimin . günü) ilacı bırakmıştır. Doğum sonrası bebekte yapılan fizik muayenede; kranyosinostoz, geniş fontaneller, mikrognati, hipertelorizm ve ekstremitelerde ossifikasyon defektleri saptanmıştır. Bu klinik tabloya yol açan teratojenik ajanın moleküler düzeydeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?