Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite

227 soru

Soru 121Soru

1616 yaşında bir kız çocuk, hiç adet görmeme ve boy kısalığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede meme gelişimi Tanner evre 11 (prepubertal) olarak saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve tubalar normal boyutta izlenirken, overler her iki tarafta "streak" (çizgi) gonad şeklinde rapor ediliyor. Bu hastada tanıya yönelik yapılan laboratuvar incelemelerinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artmış serum FSH düzeyi

Cevap

Artmış serum FSH düzeyi
Vakada tanımlanan boy kısalığı, prepubertal meme gelişimi (evre 1) ve ultrasonografide saptanan streak (çizgi) overler Turner sendromunun klasik bulgularıdır. Turner sendromunda gonadal disgenezi nedeniyle overlerden steroid hormon üretimi gerçekleşemez. Bu durum, hipotalamo-hipofizer aks üzerindeki negatif geri bildirimin kaybına ve sonuç olarak serum FSH düzeylerinin belirgin şekilde artmasına (hipergonadotropik hipogonadizm) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Primer amenore + boy kısalığı + prepubertal meme gelişimi + streak overler.
Hastanın fenotipi ve ultrason bulguları Turner sendromu (45,X0) ile tam uyumludur.
2
Hormonal aksı analiz et
Streak overler fonksiyonel doku içermediği için östrojen üretilemez.
Düşük östrojen, hipofiz üzerindeki negatif geri bildirimi kaldırarak FSH salınımını uyarır.
3
Tanısal kategoriyi belirle
Hipergonadotropik hipogonadizm.
Periferik organ (over) yetmezliğine sekonder olarak merkezi hormonların (FSH/LH) yükselmesi beklenir.

Anahtar Kavram

Turner sendromunda primer gonadal yetmezliğe bağlı olarak hipergonadotropik hipogonadizm (yüksek FSH) gelişir.

Daha Fazla Pratik

Turner sendromlu hastalarda kesin tanı için yapılacak bir sonraki adım olan karyotip analizini (45,X0) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 122Soru

25 yaşında kadın hasta, son 1 yıl içinde gelişen gövdesel obezite, yüzde şiddetli akne ve adet düzensizliği şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde Ferriman-Gallwey skoru 18, kan basıncı 155/95 mmHg155/95\text{ mmHg} ölçülüyor ve abdominal bölgede geniş, mor renkli strialar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron95 ng/dL95\text{ ng/dL}2080 ng/dL20-80\text{ ng/dL}
DHEA-S480 \mug/dL480\text{ \mu g/dL}150350 \mug/dL150-350\text{ \mu g/dL}
17-OH Progesteron1.2 ng/mL1.2\text{ ng/mL}<2 ng/mL<2\text{ ng/mL}
Serum Potasyum3.1 mEq/L3.1\text{ mEq/L}3.55.0 mEq/L3.5-5.0\text{ mEq/L}

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cushing Sendromu

Cevap

Cushing Sendromu
Hastada saptanan 155/95 mmHg155/95\text{ mmHg} hipertansiyon, abdominal mor strialar, gövdesel obezite ve 3.1 mEq/L3.1\text{ mEq/L} düzeyindeki hipokalemi, kortizol fazlalığının (Cushing Sendromu) tipik belirtileridir. Adrenal korteksten kortizol ile birlikte androjenlerin de aşırı salınımı hirsutizme ve akneye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin analizi
Gövdesel obezite, mor strialar ve hipertansiyon varlığı hiperkortizolizme işaret eder.
Mor strialar (genişliği >1 cm>1\text{ cm}) Cushing Sendromu için oldukça spesifik bir fizik muayene bulgusudur.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Hafif testosteron ve DHEA-S yüksekliği ile birlikte belirgin hipokalemi saptandı.
Aşırı kortizol, mineralokortikoid reseptörlerini aktive ederek potasyum kaybına ve hipertansiyona yol açar (apparent mineralocorticoid excess).
3
Ayırıcı tanının netleştirilmesi
17-OHP düzeyi normal olduğu için CAH dışlanır; testosteron düzeyi over tümörü için yeterli yükseklikte değildir.
Androjen üreten adrenal karsinomlarda DHEA-S genellikle çok daha yüksektir (>700 \mug/dL>700\text{ \mu g/dL}), ancak Cushing Sendromu hem androjen hem kortizol artışını açıklar.

Anahtar Kavram

Hirsutizm ayırıcı tanısında sistemik bulguların (stria, hipertansiyon, hipokalemi) Cushing Sendromu'nu işaret etmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 123Soru

Normal bir menstrüel siklusta, over foliküllerinde steroid sentezinden sorumlu olan "iki hücre, iki gonadotropin" teorisine göre foliküler fazdaki hormonal etkileşimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teka hücrelerinde LH etkisiyle üretilen androjenler, granüloza hücrelerine geçerek FSH uyarısıyla östrojenlere dönüştürülür.

Cevap

Teka hücrelerinde LH etkisiyle üretilen androjenler, granüloza hücrelerine geçerek FSH uyarısıyla östrojenlere dönüştürülür.
Doğru seçenek, ovaryan steroidogenezin temelini oluşturan etkileşimi açıklar: LH teka hücresinde androjen üretimini uyarırken, FSH granüloza hücresinde bu androjenlerin aromataz aracılığıyla östrojenlere dönüşümünü sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Teka hücresi ve LH etkileşimini değerlendir.
LH, teka hücrelerindeki reseptörlerine bağlanarak kolesterolün androstenodion ve testosterona (androjenler) dönüşümünü uyarır.
Teka hücreleri steroidogenez yolundaki erken basamaklar için gerekli enzimlere (CYP11A1, CYP17) sahiptir ancak aromatazı yoktur.
2
Androjenlerin hücreler arası geçişini analiz et.
Teka hücrelerinde üretilen androjenler bazal laminayı geçerek komşu granüloza hücrelerine ulaşır.
Granüloza hücreleri kolesterolden androjen sentezleyemez (CYP17 eksikliği), bu yüzden dışarıdan androjen desteğine ihtiyaç duyarlar.
3
Granüloza hücresi ve FSH etkileşimini değerlendir.
FSH, granüloza hücrelerindeki reseptörlerine bağlanarak aromataz enzim aktivitesini artırır ve gelen androjenleri östradiola dönüştürür.
Aromatizasyon süreci foliküler fazda baskın olarak FSH kontrolü altındadır.

Anahtar Kavram

İki hücre, iki gonadotropin teorisi (Ovaryan Steroidogenez)
Soru 124Soru

2424 yaşında kadın hasta, son 55 ay içerisinde hızla ilerleyen ses kalınlaşması, saçlarda şakak bölgesinden dökülme ve tüm vücutta sert kılların çıkması şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde Ferriman-Gallwey skoru 2424 saptanıyor ve belirgin klitoromegali eşlik ediyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde total testosteron 140140 ng/dLng/dL (Normal: 208020-80), DHEA-S 95009500 μg/dL\mu g/dL (Normal: 6003500600-3500) ve 17OH17-OH progesteron 1.81.8 ng/mLng/mL (Normal: <2<2) olarak bulunuyor. Bu klinik tabloya göre, bu hastada en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenal tümör

Cevap

Adrenal tümör
Hastada görülen hızlı progresyon ve virilizasyon (klitoromegali, ses kalınlaşması) klinik olarak bir tümörü düşündürürken, laboratuvar verilerindeki 95009500 μg/dL\mu g/dL düzeyindeki DHEA-S yüksekliği odağın adrenal bez olduğunu (adrenal adenom veya karsinom) kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların hızını ve şiddetini değerlendir.
Hızlı başlangıç (<6<6 ay) ve virilizasyon bulguları (ses kalınlaşması, klitoromegali) tümöral bir süreci düşündürür.
Fonksiyonel nedenler (PKOS vb.) genellikle daha yavaş seyirlidir.
2
DHEA-S değerini yorumla.
DHEA-S 95009500 μg/dL\mu g/dL bulunmuştur, bu değer 70007000 μg/dL\mu g/dL eşiğinin üzerindedir.
DHEA-S adrenal bezden salgılanan temel androjendir ve bu derece yüksekliği adrenal tümörler (adenom/karsinom) için patognomoniktir.
3
Ayırıcı tanıda diğer hormonları kontrol et.
Testosteron hafif yüksek, 17-OHP normaldir.
17-OHP normal olduğu için NKAK, DHEA-S çok yüksek olduğu için over tümörü dışlanır.

Anahtar Kavram

Hirsutizm ve virilizasyon ayırıcı tanısında serum DHEA-S düzeyi >7000>7000 μg/dL\mu g/dL ise öncelikle adrenal tümör düşünülmelidir.

Daha Fazla Pratik

Adrenal tümör şüphesi olan bu hastada bir sonraki aşama BT veya MR ile adrenal görüntüleme yapmaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 125Soru

22 yaşında bir kadın, 18 aydan bu yana hiç adet görmediğini belirterek başvuruyor. Öyküsünden 16 yaşında menarş olduğu, 20 yaşına kadar düzenli adet gördüğü, ancak yaklaşık 2 yıl önce başlayan yoğun egzersiz programı ve ciddi kilo kaybının ardından adetlerin önce düzensizleştiği, son 18 ayda ise tamamen kesildiği öğreniliyor. Muayenede boy 168 cm, kilo 48 kg (BMI: 17 kg/m²), meme gelişimi mevcut (Tanner evre 5), uterus palpe edilebiliyor. Laboratuvar sonuçları: FSH 3,2 mIU/mL (N: 3-10), LH 1,8 mIU/mL (N: 2-15), E2 18 pg/mL (N foliküler faz: 30-120), Prolaktin 9 ng/mL (N: <25), TSH 1,9 mIU/L (N: 0,4-4,0), beta-hCG negatif. Progesteron çekilme testine yanıt alınamıyor. Bu hastanın en olası tanısı ve beklenen GnRH salınım örüntüsü aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipogonadotropik hipogonadizm (fonksiyonel hipotalamik amenore) — GnRH puls frekansı ve amplitüdü azalmış

Cevap

Hipogonadotropik hipogonadizm — fonksiyonel hipotalamik amenore; GnRH puls frekansı ve amplitüdü azalmış
Hastada sekonder amenore, düşük-normal gonadotropinler (FSH 3,2, LH 1,8 mIU/mL), düşük östrojen (E2 18 pg/mL), normal prolaktin ve normal TSH, palpe edilebilir uterus ve tam meme gelişimi mevcuttur. Tablo, tetikleyici faktörler olan aşırı egzersiz ve düşük vücut ağırlığının (BMI 17) GnRH puls jeneratörünü baskılaması sonucu gelişen fonksiyonel hipotalamik amenore ile uyumludur. Bu durumda metabolik stres sinyal yolları (düşük leptin, yüksek kortizol) kisspeptin/nörokinin B nöronları üzerinden GnRH puls frekansını ve amplitüdünü azaltır; düşük gonadotropinler de bunu yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Gebeliği ve tiroid/prolaktin patolojisini dışla
beta-hCG negatif, TSH normal, Prolaktin normal — bu üç neden elemendi
Amenore algoritmasi'nin ilk basamağı gebelik, ardından TSH ve prolaktin kontrolüdür; yalnızca bu değerler normal bulununca tanı aramaya devam edilir
2
Progesteron çekilme testi sonucunu yorumla
Yanıt yok → endometrium östrojenle primlenmemiş veya anatomik engel var
Progesteron çekilmesine yanıt olmaması, dolaşımdaki östrojenin yetersiz olduğuna ya da endometriumun hasarlı olduğuna işaret eder; ikinci durum Asherman sendromundan şüphelendirir
3
Gonadotropin (FSH, LH) düzeylerini değerlendir
FSH 3,2 ve LH 1,8 mIU/mL — düşük-normal; primer over yetmezliği dışlandı
Over yetmezliğinde negatif geri bildirim kalktığından FSH >40 mIU/mL beklenir; düşük gonadotropinler santral (hipotalamik veya hipofizer) kaynaklı baskıya işaret eder
4
Klinik bağlamı (egzersiz, düşük BMI, kilo kaybı) ve anatomik bulguları birleştir
Meme gelişimi tam, uterus mevcut; Asherman ve anatomik nedenler dışlandı. Tetikleyici: enerji yetersizliği + egzersiz stresi
Fonksiyonel hipotalamik amenore'de kinetore nöronlarının frenlemesi ve düşük leptin, GnRH puls jeneratörünü baskılar; sonuç hipogonadotropik hipogonadizm tablosudur

Anahtar Kavram

Fonksiyonel hipotalamik amenore: enerji dengesi bozukluğu ve stres kaynaklı GnRH puls supresyonu sonucu gelişen hipogonadotropik hipogonadizm
Soru 126Soru

1515 yaşında bir kız hasta, ergenlik gelişimi başlamasına rağmen hiç adet görmeme ve son 44 aydır her ay yaklaşık 33-55 gün süren, giderek şiddetlenen künt alt karın ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede boy ve kilo gelişimi yaşıyla uyumlu olup; meme gelişimi Tanner evre 44, pubik kıllanma Tanner evre 44 olarak izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde; FSH: 4.5 mIU/mL4.5\text{ mIU/mL}, LH: 5.2 mIU/mL5.2\text{ mIU/mL}, Prolaktin: 14 ng/mL14\text{ ng/mL} ve TSH: 1.8 mIU/L1.8\text{ mIU/L} saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve her iki over normal boyut ve yapıda izlenirken, vajinal kanalın proksimalinde yaklaşık 6 cm6\text{ cm} çapında sıvı kolleksiyonu (hematokolpos) dikkati çekiyor. Jinekolojik muayenede introitusta (vajinal girişte) dışarıya doğru bombeleşen, koyu mor renkli bir yapı gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hymen İmperforatus

Cevap

Hymen İmperforatus
Hastada normal ikincil cinsiyet özelliklerinin bulunması over fonksiyonlarının korunduğunu; ultrasonografide uterusun izlenmesi ve siklik ağrı şikayeti ise Müllerian yapıların geliştiğini ancak bir tıkanıklık olduğunu gösterir. Muayenede vajinal girişte (introitus) görülen bombeleşen mor membran, perfore olmamış himenin arkasında biriken kanı (hematokolpos) temsil eder ve tanı için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
İkincil cinsiyet özelliklerini değerlendir.
Meme gelişimi ve pubik kıllanma evre 4 (normal).
Hastanın over fonksiyonlarının ve hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın intakt olduğunu gösterir.
2
Anatomik yapıyı ve klinik semptomları incele.
Uterus mevcut, siklik pelvik ağrı ve hematokolpos var.
Klinik tablo, adet kanının dışarı çıkamadığı bir çıkış yolu tıkanıklığını (outflow tract obstruction) işaret eder.
3
Fizik muayene bulgularını yorumla.
İntroitusta bombeleşen, mor renkli membran.
Himenin perfore olmadığını ve arkasında biriken kanın (hematokolpos) bu görüntüye yol açtığını kanıtlar.

Anahtar Kavram

Primer amenoresi olan ve normal ikincil cinsiyet özelliklerine sahip bir hastada, siklik ağrı ve muayenede introitusta bombeleşen membran varlığı Hymen İmperforatus tanısını koydurur.

Daha Fazla Pratik

Bu hastanın tedavisinde uygulanacak cerrahi yöntemi (himenektomi/haçvari insizyon) ve postoperatif takip sürecini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 127Soru

2323 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır adetlerinin 343-4 ayda bir olması ve çene bölgesinde artan tüylenme şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde akne ve hirsutizm saptanan hastada, Rotterdam kriterlerine göre Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısını kesinleştirmek amacıyla pelvik ultrasonografi yapılıyor. Buna göre, bu hastada "polikistik over morfolojisi" kriterinin karşılanması için bir overde saptanması gereken eşik değer aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Over hacminin 1010 mL üzerinde olması

Cevap

Polikistik over morfolojisi tanısı için over hacminin 1010 mL üzerinde olması gerekmektedir.
Rotterdam kriterlerine göre polikistik over morfolojisi saptanabilmesi için bir overde ya folikül sayısı (yüksek çözünürlüklü transvajinal USG ile 20\geq 20) ya da over hacmi (>10> 10 mL) temel alınır. Over hacminin 1010 mL'den büyük olması, diğer patolojiler dışlandığında kriteri karşılayan kesin bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Rotterdam tanı kriterlerini değerlendir.
Tanı için şu üç kriterden en az ikisi gereklidir: 1) Oligo/anovülasyon, 2) Klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm, 3) Polikistik over morfolojisi (PCOM).
PKOS tanısı bir dışlama tanısıdır ve standart kriterlere dayanır.
2
PCOM için ultrasonografik eşik değerleri belirle.
Güncel kılavuzlara (ESHRE/ASRM) göre PCOM tanımı: Bir overde 20\geq 20 folikül (292-9 mm arası) veya over hacminin >10> 10 mL olmasıdır.
Yüksek çözünürlüklü ultrason cihazlarının kullanımı folikül sayısı eşiğini artırmıştır.
3
Seçenekleri eşik değerlerle karşılaştır.
Hacmin 1010 mL üzerinde olması her iki kriter setinde de (eski ve yeni) kabul edilen ortak ve kesin bir eşiktir.
Doğru nicel ölçüm tanının doğruluğunu sağlar.

Anahtar Kavram

Polikistik over morfolojisi (PCOM) için hacim eşiği >10> 10 mL'dir.
Soru 128Soru

Otuz yaşında bir kadın, evlendikten bu yana üç yıldır gebe kalamaması nedeniyle başvuruyor. Menarşını 12 yaşında düzenli olarak başladığını, ancak son dört yıldır adet aralarının 50-70 güne uzadığını ifade ediyor. Fizik muayenede boy 165 cm, ağırlık 62 kg (VKİ: 22.8 kg/m²), Ferriman-Gallwey skoru 6 olarak saptanıyor. Transvajinal ultrasonografide her iki overde 12'şer adet 2-9 mm çapında folikül izleniyor. Laboratuvar bulguları: LH/FSH oranı 2.4, total testosteron 55 ng/dL (normal <60), DHEA-S normal, 17-OHP bazal değeri 3.2 ng/mL (normal <2 ng/mL iken 2-6 ng/mL gri zon). Bu hastada PKOS tanısını doğrulamak veya dışlamak amacıyla yapılması gereken en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ACTH uyarı testi ile 17-OHP yanıtının değerlendirilmesi

Cevap

ACTH uyarı testi ile 17-OHP yanıtının değerlendirilmesi
Bu hastada oligo-anovulasyon ve polikistik over morfolojisi (USG'de ≥12 folikül) Rotterdam kriterlerinin iki bileşenini karşılamaktadır. Ancak bazal 17-OHP değerinin 3.2 ng/mL ile gri zonda (2-6 ng/mL) olması, PKOS ile neredeyse özdeş klinik tablo verebilen non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (NKAH, 21-hidroksilaz eksikliği) ihtimalini gündeme getirmektedir. PKOS tanısı, Amsterdam Konsensüsü ve güncel kılavuzlar uyarınca bu tür 'mimic' durumlar ekarte edildikten sonra konulabilir. Bu nedenle yapılması gereken en uygun adım, ACTH uyarı testiyle 17-OHP yanıtını değerlendirmektir: 60. dakikada 17-OHP >10 ng/mL ise NKAH tanısı koyulur; bu değerin altında kalması NKAH'ı dışlayarak PKOS tanısını destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Rotterdam kriterlerini ve hastanın mevcut bulgularını karşılaştır
Oligo-anovulasyon (50-70 günlük sikluslar): VAR. Klinik/biyokimyasal hiperandrojenizm: Ferriman-Gallwey 6 (sınır altı), total testosteron 55 ng/dL (normal sınır içinde) → TARTIŞMALI. Polikistik over morfolojisi (USG'de ≥12 folikül): VAR. İki kriter karşılanmış görünmektedir.
Rotterdam kriterleri en az iki kriterin varlığını şart koşar; ancak tanı PKOS'la örtüşen diğer durumların dışlanmasına dayanır.
2
Bazal 17-OHP değerini yorumla ve klinik önemini değerlendir
Bazal 17-OHP: 3.2 ng/mL → Gri zon (2-6 ng/mL). Bu değer, non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (NKAH, 21-hidroksilaz eksikliği) ile uyumlu olabilir.
NKAH, PKOS ile neredeyse özdeş klinik tablo verebilir: oligomenore, polikistik over görünümü, hafif androjenik bulgular. Rotterdam kriterleri bu ikisini ayırt etmez; PKOS tanısı NKAH dışlandıktan sonra konur.
3
NKAH ekarte etmek için altın standart testin ne olduğunu belirle
Cosyntropin (sentetik ACTH) ile 250 mcg IV/IM uyarı testi: 60. dakika 17-OHP değeri >10 ng/mL ise NKAH tanısı koyulur; <10 ng/mL kalırsa NKAH dışlanır ve PKOS tanısı desteklenir.
Bazal 17-OHP gri zonda olduğunda ACTH uyarı testi zorunludur; bu test gereksiz PKOS tedavisini (metformin, klomifen, drilling) önler ve doğru tanıya (NKAH ise kortikosteroid) yönlendirir.

Anahtar Kavram

PKOS tanısı, Rotterdam kriterleri karşılansa bile, benzer fenotipli durumların (özellikle NKAH) dışlanmasını gerektirir; bazal 17-OHP gri zonda ise ACTH uyarı testi zorunludur.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 129Soru

3131 yaşında, iki kez ikinci trimester gebelik kaybı öyküsü olan hasta infertilite polikliniğine başvuruyor. Yapılan histerosalpingografide (HSG) uterus kavitesinin iki boynuzlu göründüğü ve endometrial boşluklar arasındaki interkornual açının 105105^\circ olduğu saptanıyor. Tanıyı kesinleştirmek için yapılan pelvik MR incelemesinde fundal dış konturda 1.51.5 cm derinliğinde bir çökme (indentasyon) izleniyor. Üriner sistem ultrasonografisinde ise sağ böbrek agenezi saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uterus bicornis

Cevap

Uterus bicornis
Verilen klinik tabloda hastanın HSG'sinde geniş bir interkornual açı (105105^\circ) ve pelvik MR'ında 11 cm'den derin (1.51.5 cm) fundal dış kontur indentasyonu saptanmıştır. Bu bulgular, paramezonefrik kanalların parsiyel lateral füzyon hatası olan uterus bicornis (bikornu uterus) tanısını kesinleştirir. Böbrek agenezi gibi üriner sistem anomalileri bu duruma sıklıkla eşlik eder.

Adım Adım Çözüm

1
HSG bulgularını analiz et.
İnterkornual açının 105105^\circ olması, uterus bicornis lehine kuvvetli bir bulgudur (genellikle >7590> 75-90^\circ).
Septat ve bikornu uterus ayrımında açı önemli bir ipucudur.
2
MR bulgularını (fundal dış kontur) değerlendir.
Fundal dış konturdaki 1.51.5 cm'lik indentasyon, tanının uterus bicornis olduğunu kanıtlar.
Uterus septus'ta dış kontur normaldir; bikornu uterusta ise >1> 1 cm çökme izlenir.
3
Eşlik eden anomalileri kontrol et.
Sağ böbrek agenezi, Müllerian anomalilere sık eşlik eden bir üriner sistem patolojisidir.
Müllerian ve Wolf kanallarının embriyolojik gelişimi yakından ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Müllerian kanal anomalilerinin ayırıcı tanısında fundal dış kontur (indentasyon derinliği) altın standarttır.

Daha Fazla Pratik

Uterus septus ve uterus bicornis arasındaki cerrahi tedavi farklarını (Histeroskopik septum rezeksiyonu vs. Strassman metroplastisi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 130Soru

2626 yaşında bir kadın, son 11 yıldır adet görememe ve buna eşlik eden sıcak basması ile vajinal kuruluk şikayetleriyle kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuruyor. Hastanın öyküsünden daha önce düzenli menstrüel siklusları olduğu, cerrahi bir girişim geçirmediği ve aile öyküsünde benzer bir durumun olmadığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde β\beta-hCG negatif; TSH, prolaktin ve açlık kan şekeri düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor. Hastadan 44 hafta ara ile alınan iki farklı serum örneğinde FSH değerleri 5555 mIU/mL ve 6262 mIU/mL, LH düzeyi 3838 mIU/mL olarak bulunuyor. Pelvik ultrasonografide uterus normalden küçük, endometriyum 33 mm ve her iki overde antral folikül izlenmiyor.

Bu hastada etiyolojiyi aydınlatmak için yapılması gereken bir sonraki en uygun basamak hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karyotip analizi

Cevap

Karyotip analizi yapılması en uygun bir sonraki basamaktır.
Karyotip analizi, 30 yaşın altındaki tüm prematür overyan yetmezlik (POY) hastalarında yapılması gereken ilk genetik incelemedir. Bu incelemenin temel amacı, hastada Turner sendromu mozaisizmi veya Y kromozomu içeren bir hücre hattı olup olmadığını saptamaktır. Y kromozomu varlığı, streak gonadlarda malignite (gonadoblastom) riskini %25-30 oranında artırdığı için cerrahi müdahale (gonadektomi) endikasyonu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Sekonder amenore, hipoöstrojenizm semptomları (sıcak basması) ve yüksek gonadotropin (FSH > 40 mIU/mL) varlığı.
Hastada hipergonadotropik hipogonadizm (Prematür Overyan Yetmezlik - POY) tablosu mevcuttur.
2
Yaş faktörünün değerlendirilmesi
Hastanın 30 yaşın altında (26 yaş) olduğu belirlendi.
Genç yaşta ortaya çıkan POY vakalarında genetik etiyoloji (özellikle Y kromozomu varlığı) dışlanmalıdır.
3
Etiyolojik inceleme için öncelikli testin seçilmesi
Karyotip analizi istenmesi.
Gizli Y kromozomu varlığı durumunda gonadoblastom riski nedeniyle profilaktik gonadektomi gereklidir; ayrıca mozaik Turner sendromu bu yaş grubunda sıktır.

Anahtar Kavram

30 yaş altındaki hipergonadotropik amenore (POY) olgularında etiyolojik değerlendirmede karyotip analizi zorunludur.

Daha Fazla Pratik

POY tanısı alan bir hastada hormon replasman tedavisi (HRT) seçeneklerini ve fertilite koruma yöntemlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 131Soru

Normal bir menstrüel siklusu olan kadında ovülasyondan hemen önce görülen hormonal değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: LH düzeyinde ani ve belirgin bir artış (LH piki) izlenir

Cevap

Ovülasyondan hemen önce LH düzeyinde ani ve belirgin bir artış (LH piki) izlenir.
Ovülasyondan 24-36 saat önce dominant folikülün yüksek östrojen üretimi, hipofiz ön lobunda pozitif geri bildirim mekanizmasıyla ani bir LH salınımına yol açar. Bu LH piki ovülasyonun doğrudan tetikleyicisidir ve siklusun en karakteristik hormonal olayıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Foliküler fazın sonunda dominant folikülün östrojen üretimini değerlendir
Dominant folikül olgunlaşırken giderek artan miktarda östrojen üretir ve kan östrojen düzeyi kritik bir eşiğin üzerine çıkar
Bu yüksek östrojen düzeyi, negatif geri bildirimi tersine çevirerek pozitif geri bildirim mekanizmasını devreye sokar
2
Yüksek östrojenin hipofiz üzerine etkisini belirle
Süregelen yüksek östrojen düzeyi, hipofiz ön lobundan LH'nın ani ve yüksek miktarda salınmasına (LH piki) yol açar
Pozitif geri bildirim mekanizması: yüksek östrojen → hipofiz uyarısı → LH piki
3
LH pikinin ovülasyona etkisini açıkla
LH piki ovülasyondan yaklaşık 24-36 saat önce gerçekleşir ve olgun folikülün rüptürünü (ovülasyonu) tetikler
LH piki ovülasyonun en güvenilir laboratuvar göstergesidir ve ovülasyon zamanlamasının belirlenmesinde klinik olarak kullanılır

Anahtar Kavram

Ovülasyon öncesi LH piki: pozitif geri bildirim mekanizması ve foliküler fazın sonu
Tahmini Süre:45s
Soru 132Soru

15 yaşında kız hasta, yaşıtları gibi adet görmeme ve ergenlik belirtilerinin başlamaması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 162162 cm (5050. persentil), kilosu 5454 kg (5050. persentil) olarak saptanıyor. Meme gelişimi Tanner evre 1, pubik ve aksiller kıllanma Tanner evre 1 olarak değerlendiriliyor. Batın ultrasonografisinde uterus ve her iki tubanın normal anatomik yapıda olduğu izleniyor. Hastanın yapılan sistemik muayenesinde kan basıncı 165/105165/105 mmHg saptanıyor ve laboratuvar incelemesinde serum potasyum düzeyi 2.82.8 mEq/L (3.55.13.5-5.1) ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17-alfa hidroksilaz eksikliği

Cevap

17-alfa hidroksilaz eksikliği
17-alfa hidroksilaz eksikliği (CYP17A1CYP17A1), kolesterolden hem kortizol hem de seks steroidlerinin (androjenler ve östrojenler) sentezini engeller. Seks steroidi üretilemediği için hastada primer amenore ve sekonder seks karakterlerinin gelişmemesi (infantilizm) görülür. Bu blokaj nedeniyle tüm ara maddeler mineralokortikoid yoluna (11-deoksikortikosteron - DOC) kayar. DOC artışı sodyum tutulumuna, potasyum atılımına ve hipertansiyona yol açar. Vakadaki uterus varlığı, meme gelişimi yokluğu, hipertansiyon ve hipokalemi dörtlüsü bu tanı için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Primer amenore + Sekonder seks karakterlerinin yokluğu (Meme Tanner 1, Kıllanma Tanner 1)
Hastanın hormonal bir eksiklik (hipogonadizm) içinde olduğunu belirlemek için.
2
Anatomik yapıyı değerlendir
Uterus ve tubalar mevcut
Müllerian yapıların varlığı, sorunun gonadal/hormonal olduğunu ve Müllerian anomali olmadığını kanıtlar.
3
Sistemik bulguları ilişkilendir
Hipertansiyon (165/105165/105 mmHg) ve hipokalemi (2.82.8 mEq/L)
Steroid biyosentez yolunda mineralokortikoid (DOC ve kortikosteron) artışına neden olan bir blokajın varlığını gösterir.
4
Tanıyı netleştir
17-alfa hidroksilaz (CYP17A1CYP17A1) eksikliği
17-alfa hidroksilaz enzimi hem glukokortikoid hem de seks steroidi (androjen/östrojen) yolunda kritiktir. Eksikliğinde seks steroidleri üretilemez (amenore/infantilizm), yol mineralokortikoidlere kayar (hipertansiyon/hipokalemi).

Anahtar Kavram

17-alfa hidroksilaz eksikliği, primer amenore vakalarında hipertansiyon ve hipokalemi ile birlikte görülen, seks steroidlerinin sentezlenemediği nadir bir konjenital adrenal hiperplazi formudur.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 133Soru

58 yaşında postmenopozal bir kadın hasta, son 1,5-2 yıl içinde ilerleyen ses kalınlaşması, erkek tipi saç dökülmesi ve şiddetli vücut kıllarında artış şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede Ferriman-Gallwey skoru 26, klitoris uzunluğu ise 12mm12 \, mm olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum total testosteron düzeyi 285ng/dL285 \, ng/dL (N: 208020-80), DHEA-S düzeyi 120μg/dL120 \, \mu g/dL (N: 100350100-350) ve 17-OH progesteron düzeyi 1,2ng/mL1,2 \, ng/mL (N: <2<2) saptanıyor. Transvajinal ultrasonografide uterus atrofik, her iki over ise solid kitle içermeksizin hafif artmış hacimli ve hiperekojen stroma ile izleniyor. Bu klinik tablo ve bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipertekosis ovarii

Cevap

Hipertekosis ovarii
Doğru yanıt olan Hipertekosis ovarii, postmenopozal kadınlarda over stromasındaki tekal hücrelerin hiperplazisi sonucu gelişir. Klinik olarak PKOS'un çok daha şiddetli bir formu gibi davranır ve testosteron düzeyleri genellikle 200ng/dL200 \, ng/dL üzerine çıkarak virilizasyona (klitoromegali, temporal kellik) neden olur. Görüntülemede overler bilateral olarak büyümüş ve kitle içermeyen yoğun stromalı yapıdadır. Bu hastanın hormonal profili (yüksek testosteron, normal DHEA-S/17-OHP) ve bilateral USG bulguları bu tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik ve klinik özelliklerini değerlendir
Postmenopozal yaş grubu ve ağır virilizasyon (klitoromegali, ses kalınlaşması, yüksek FG skoru) mevcuttur.
Virilizasyon varlığı androjen düzeylerinin tümöral veya hiperplastik seviyelere çıktığını gösterir.
2
Hormon profiline göre kaynağı belirle
Total testosteron >200ng/dL>200 \, ng/dL (ovaryan veya adrenal kaynak lehine), DHEA-S normal (adrenal kaynak dışlanır), 17-OHP normal (CAH dışlanır).
DHEA-S'nin normal olması androjen fazlalığının over kaynaklı olduğunu kesinleştirir.
3
Görüntüleme bulgularını yorumla
Bilateral hafif büyüme, hiperekojen stroma ve kitle yokluğu saptanmıştır.
Over kaynaklı virilizasyonda kitle saptanmaması ve bilateralite, neoplaziden ziyade Hipertekosis ovarii'yi destekler.

Anahtar Kavram

Postmenopozal virilizasyonun ayırıcı tanısında Hipertekosis Ovarii
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 134Soru

1717 yaşında genç kız, 1313 yaşında başlayan düzenli menstrüel sikluslarına rağmen, son 22 yıldır her adet döneminde giderek artan şiddetli pelvik ağrı ve sağ alt kadranda dolgunluk hissi şikayetiyle başvuruyor. Pelvik muayenede vajina ve serviks normal yapıda izleniyor. Yapılan görüntülemelerde solda normal morfolojide unicornis uterus yapısı izlenirken; sağda uterus ana kavitesi ile bağlantısı (komünikasyonu) bulunmayan, içerisinde 44 cm'lik hematometra ile uyumlu sıvı birikimi olan bir kitle saptanıyor. Laparoskopide sağdaki bu yapının bir rudimente horn olduğu ve ana kavite ile ilişkisinin bulunmadığı teyit ediliyor. Bu olguda pelvik endometriozis gelişimini önlemek ve semptomları tedavi etmek amacıyla yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rudimente hornun cerrahi olarak eksizyonu

Cevap

En uygun yaklaşım, obstrüksiyona bağlı hematometra ve ağrıya neden olan non-komünike rudimente hornun cerrahi olarak eksizyonudur.
Doğru seçenek olan cerrahi eksizyon, ASRM Sınıf IIb Müllerian anomalilerinde altın standart tedavidir. Hastanın bir tarafı (unicornis kısım) normal bir şekilde vajinaya drene olduğu için düzenli adet görür, ancak diğer taraftaki bağlantısız (non-komünike) hornun içindeki kan birikerek şiddetli ağrı ve endometriozise neden olur. Bu hornun çıkarılması hastayı hem mevcut ağrılarından kurtarır hem de gelecekteki olası bir dış gebelik rüptürü riskinden korur.

Adım Adım Çözüm

1
Anomalinin sınıflandırılması
ASRM Sınıf IIb (Non-komünike fonksiyonel rudimente horn içeren unicornis uterus) tanısı konur.
Düzenli adet görmesine rağmen obstrüktif semptomların varlığı tek taraflı bir drenaj kusurunu gösterir.
2
Patofizyolojik risklerin analizi
Rudimente horndaki fonksiyonel endometrium dışarı akamadığı için hematometra ve retrograd menstrüasyon oluşur.
Retrograd akım, pelvik peritonda şiddetli endometriozis ve kronik pelvik ağrı riskini artırır.
3
Obstetrik risklerin değerlendirilmesi
Transperitoneal sperm migrasyonu ile bu hornda gebelik oluşabilir.
Rudimente horn gebelikleri ikinci trimesterde yüksek rüptür ve hayatı tehdit eden kanama riski taşır.
4
Tedavi kararının verilmesi
Definitif tedavi olarak rudimente horn cerrahi olarak çıkarılır.
Eksizyon hem ağrıyı dindirir hem de endometriozis ve rüptür riskini kalıcı olarak ortadan kaldırır.

Anahtar Kavram

Unicornis uterus olgularında ana kavite ile bağlantısı olmayan fonksiyonel rudimente hornların yönetimi.

İpuçları

1
Hastanın düzenli adet görmesi, Müllerian kanallardan en az birinin vajina ile normal bağlantıda olduğunu kanıtlar.
2
Şiddetli döngüsel ağrı ve saptanan hematometra, ana kavite ile bağlantısı olmayan 'obstrüktif' bir yapının varlığına işaret eder.
3
Rudimente hornlarda gelişen gebeliklerin rüptür riski %80'in üzerindedir, bu yüzden koruyucu cerrahi değil eksizyon tercih edilir.

Daha Fazla Pratik

Müllerian anomalilerin sınıflandırılmasında ASRM kriterlerini tekrar edin; özellikle unicornis uterus tiplerini ve böbrek anomalileri ile birlikteliğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 135Soru

19 yaşında bir kız hasta, hiç adet görmediği yakınmasıyla başvuruyor. Fizik muayenede fenotip kadın, meme gelişimi Tanner evre 3, pubik ve aksiller kıllanma yok. Pelvik ultrasonografide uterus izlenmiyor, gonad benzeri yapılar inguinal kanalda bilateral saptanıyor. Serum FSH: 38 mIU/mL (yüksek), LH: 52 mIU/mL (yüksek), testosteron: 6.2 ng/mL (erkek düzeyi), prolaktin ve TSH normal. Bu hastada en olası tanı ve önerilen yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Androjen duyarsızlık sendromu (46,XY) — gonadlar malignite riski nedeniyle çıkarılmalıdır

Cevap

Androjen duyarsızlık sendromu (46,XY) — inguinal gonadlar malignite riski nedeniyle çıkarılmalıdır
Tam androjen duyarsızlık sendromu (ADS), 46,XY karyotipine sahip bireylerinde androjen reseptör işlevsizliği sonucu gelişir. Testosteron üretimi normaldir ancak hedef dokular yanıt veremez; bu nedenle pubik/aksiller kıllanma gelişmez. Müllerian inhibitör faktör (MIF) etkin olduğundan uterus ve tuba uterina oluşmaz. Testosteron aromatizasyonla östrojene dönüştüğü için meme gelişimi gerçekleşir. Gonadlar (testisler) inguinal kanalda ya da karın içinde kalır ve gonadoblastom riski taşır; bu nedenle puberte tamamlandıktan sonra gonadektomi endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birincil amenore olgusunda anahtar bulguları sınıflandır
Uterus yok + sekonder seks karakterleri mevcut (Tanner 3 meme) + pubik/aksiller kıllanma yok + inguinal gonadlar
Uterus varlığı/yokluğu ve kıllanma durumu amenore algoritmasında ayırıcı tanıyı daraltır
2
Hormonal profili değerlendir
Yüksek FSH/LH (hipergonadotropik), erkek düzeyi testosteron, normal prolaktin/TSH
Yüksek gonadotropinler fonksiyonel gonadın varlığına ama periferik androjen reseptör direncine işaret eder; testosteron düzeyi karyotipin 46,XY olduğunu güçlü biçimde destekler
3
Klinik tabloyu tanıyla eşleştir
Fenotip kadın + uterus yok + inguinal testis + erkek düzeyi testosteron + meme gelişimi var ama kıllanma yok → Androjen duyarsızlık sendromu (tam form, 46,XY)
ADS'de androjen reseptörü işlevsizdir; testosteron etkisi gösterilemez (kıllanma yok), ancak aromatizasyon ile östroje oluşur (meme gelişimi var). Müllerian inhibitör faktör (MIF) etkilidir, bu nedenle uterus yoktur.
4
Yönetimi belirle
Gonadektomi endikedir
46,XY bireylerindeki inguinal/intraabdominal gonadlarda gonadoblastom ve disgerminoma riski %15-25 civarındadır; gonadektomi sonrası östrojen replasman tedavisi başlanır

Anahtar Kavram

Tam androjen duyarsızlık sendromunun (ADS) ayırıcı tanısı ve yönetimi: uterus yokluğu + inguinal gonad + erkek düzeyi testosteron + kadın fenotip + gonadektomi endikasyonu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 136Soru

Bir kadında menstrüasyon başlangıcından itibaren günlük serum hormon ölçümleri yapılmaktadır. Siklus ortasında ani bir LH artışı tespit ediliyor. Bu LH pikine yol açan pozitif geri bildirim mekanizması, hangi yapı tarafından salgılanan hangi hormonun hangi düzeye ulaşmasıyla tetiklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dominant folikülden salgılanan östrojenin, belirli bir eşik düzeyin üzerinde 36-48 saat süreyle yüksek kalmasıyla

Cevap

Dominant folikülden salgılanan östrojenin, belirli bir eşik düzeyin üzerinde 36-48 saat süreyle yüksek kalmasıyla LH piki tetiklenir.
Foliküler fazın sonunda dominant folikülden salgılanan östrojen, eşik düzeyini (yaklaşık 200 pg/mL) aşarak 36-48 saat süreyle yüksek kalır. Bu durum hipofiz ön lobunun GnRH'ya duyarlılığını artırarak masif LH salınımına (LH piki) yol açar. Bu pozitif geri bildirim mekanizması ovülasyonun asıl tetikleyicisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Foliküler fazda östrojen düzeyinin seyrini analiz et
Foliküler fazın başında östrojen düşükken, dominant folikül büyüdükçe östrojen kademeli artar ve yaklaşık siklus ortasında ~200 pg/mL eşiğini aşar.
Dominant folikülün granüloza hücreleri artan miktarda östrojen üretir; FSH, granüloza hücrelerindeki aromataz aktivitesini artırır.
2
Östrojenin hipofiz üzerindeki geri bildirim türünü belirle
Düşük östrojen → negatif geri bildirim (FSH/LH baskılanır); yüksek östrojen (eşik üstü, ≥36-48 saat) → pozitif geri bildirim (LH piki).
Östrojenin bu iki zıt etkisi, östrojen düzeyi ve süresine bağlıdır; yüksek-sürekli östrojen hipofizin GnRH'ya duyarlılığını artırır ve masif LH salgılanmasına yol açar.
3
LH pikinin zamanlaması ve ovülasyonla ilişkisini değerlendir
LH piki ovülasyondan yaklaşık 36-40 saat önce gerçekleşir; bu pik oosit maturasyonu ve folikül rüptürünü (ovülasyonu) tetikler.
LH, granüloza ve teka hücrelerindeki LH reseptörlerine bağlanarak prostoglandin sentezini ve proteolitik enzim aktivasyonunu başlatır; folikül duvarı incelir ve oosit serbest kalır.

Anahtar Kavram

Menstrüel siklus orta döneminde, yüksek östrojen düzeyinin hipofiz ön lobuna pozitif geri bildirim yaparak LH pikini tetiklemesi
Soru 137Soru

Otuz iki yaşında, vücut kitle indeksi 29 kg/m² olan evli bir kadın, son 8 aydır gebelik oluşmaması nedeniyle başvuruyor. Adet döngüsü yaklaşık 35-60 gün arasında değişiyor. Fizik muayenede Ferriman-Gallwey skoru 10 olarak saptanıyor; akne veya alopesi yok. Transvajinal ultrasonografide her iki overde 10 mm'den büyük dominant folikül izlenmekle birlikte, her bir overde 2-4 küçük folikül gözlemleniyor. Hormon profili: TSH 2.1 mIU/L, prolaktin 18 ng/mL, total testosteron 58 ng/dL, 17-OH progesteron (foliküler faz) 3.2 ng/mL, sabah kortizol 14 µg/dL. Bu hastada Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısını destekleyen ya da dışlayan Rotterdam kriterleri değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oligoovülasyon kriteri karşılanmaktadır; ancak ultrasonografik bulgu yetersiz olduğundan Rotterdam kriterleri tam olarak sağlanamamakta ve ek kriter yoksa PKOS tanısı konulamaz.

Cevap

Oligoovülasyon kriteri karşılanmaktadır; ultrasonografik bulgu yetersiz olsa da klinik hiperandrojenizm (Ferriman-Gallwey ≥8) karşılandığından Rotterdam kriterlerinden ikisi (oligoovülasyon + klinik hiperandrojenizm) sağlanmakta ve PKOS tanısı konulabilmektedir.
Hastada oligoovülasyon (35-60 günlük sikluslar) Rotterdam kriterlerinin birincisini karşılamaktadır. Ferriman-Gallwey skoru 10, klinik hiperandrojenizm için kabul edilen ≥8 eşiğini aştığından ikinci kriter de sağlanmaktadır. Ultrasonografide her overde 2-4 küçük folikül mevcut olup bu bulgu ≥12 folikül eşiğini karşılamamakta ve üçüncü kriter sağlanamamaktadır. Ancak Rotterdam tanımına göre üç kriterden ikisinin karşılanması PKOS tanısı için yeterlidir. Dolayısıyla USG kriteri yokluğuna rağmen, oligoovülasyon ve klinik hiperandrojenizm birlikte mevcut olduğundan tanı konulabilir. Bu seçenek, ultrasonografik yetersizliği doğru tespit etmekte; ancak iki kriterin varlığıyla tanının yine de mümkün olduğunu ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Rotterdam kriterlerini listele ve her birinin karşılanıp karşılanmadığını değerlendir.
Rotterdam 2003 kriterleri: (1) Oligo/anovülasyon, (2) Klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm, (3) Ultrasonografik polikistik over morfolojisi. PKOS tanısı için 3 kriterden en az 2'sinin karşılanması ve diğer nedenlerin dışlanmış olması gerekir.
PKOS bir dışlama tanısıdır; TSH ve prolaktin normalliği tiroid bozukluğu ve hiperprolaktinemiyi dışlar.
2
Kriter 1'i değerlendir: Oligo/anovülasyon varlığı.
Adet döngüsü 35-60 gün arasında değişiyor → oligomenore/oligoovülasyon mevcuttur. Kriter 1 KARŞILANDI.
Normal menstrüel siklus 21-35 gün arasındadır; 35 günü aşan düzensizlik oligomenore olarak tanımlanır.
3
Kriter 2'yi değerlendir: Klinik ve biyokimyasal hiperandrojenizm.
Ferriman-Gallwey skoru 10 ≥ 8 eşiği → klinik hiperandrojenizm mevcuttur. Total testosteron 58 ng/dL normal sınırda kabul edilebilir. Kriter 2 (klinik) KARŞILANDI.
Klinik hiperandrojenizm için Ferriman-Gallwey ≥8 veya androjen alopesisi/akne yeterlidir; burada hirsutizm skoru eşiği aşmaktadır.
4
Kriter 3'ü değerlendir: Ultrasonografik polikistik over morfolojisi.
Her overde yalnızca 2-4 küçük folikül mevcut; eşik ≥12 folikül (2-9 mm çaplı) veya over hacmi >10 mL'dir. Kriter 3 KARŞILANMADI.
2018 ESHRE/ASRM güncellemesine göre eşik ≥20 foliküle yükseltilmiştir (yeni teknoloji ile); ancak TUS'ta genellikle 2003 Rotterdam eşiği (≥12 folikül) kabul görmektedir.
5
17-OH progesteron değerini yorumla ve NKAH dışlama durumunu değerlendir.
17-OH progesteron 3.2 ng/mL gri bölgededir (<2: NKAH dışlanır; >10: NKAH güçlü şüphe; 2-10: ACTH uyarı testi gerekir). Bu değer NKAH'ı kesin dışlamaz.
PKOS tanısı için NKAH dışlanmalıdır; ancak 3.2 ng/mL ile ACTH testi yapılarak net karar verilmelidir.
6
Sonucu değerlendir: Kaç kriter karşılandı?
Kriter 1 (oligoovülasyon) + Kriter 2 (klinik hiperandrojenizm) = 2/3 kriter karşılandı. Rotterdam tanımına göre PKOS tanısı konulabilir. Ancak NKAH kesin dışlanmadığından bu süreç tamamlanmalıdır.
3 kriterden 2'si karşılanmış olup USG kriteri yokluğu tanıyı engellemez.

Anahtar Kavram

Rotterdam PKOS tanı kriterleri: 3 kriterden 2'sinin varlığı (oligoovülasyon, hiperandrojenizm, USG), her birinin eşik değerleri ve ayırıcı tanı (NKAH, hiperprolaktinemi, tiroid hastalığı) gerekliliği.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 138Soru

88 yaşında bir kız çocuk, son 33 aydır belirginleşen meme gelişimi ve son 11 haftadır görülen lekelenme tarzında vajinal kanama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 122122 cm (1010. persentil), tartısı 2828 kg (5050. persentil) olarak ölçülüyor. Tanner evrelemesine göre telarş evre 33 saptanırken, pubarş ve aksilar kıllanma evre 11 (prepubertal) olarak değerlendiriliyor. Pelvik ultrasonografide uterusun pubertal boyutta olduğu ve bilateral overlerin çok sayıda kistik yapı içerdiği izleniyor. Çekilen sol el-bilek grafisinde kemik yaşı 66 yaş ile uyumlu bulunuyor.

Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer hipotiroidi

Cevap

Vakadaki çocukta görülen meme gelişimi ve vajinal kanamaya rağmen kemik yaşının geri olması ve boyun kısa kalması (10. persentil) tipik olarak Primer Hipotiroidi (Van Wyk-Grumbach sendromu) tanısını işaret eder.
Vakada sunulan çocukta puberte prekoks bulguları (telarş ve vajinal kanama) mevcuttur. Ancak, puberte prekoksun en temel özelliklerinden biri olan kemik yaşı ilerlemesi yerine, kemik yaşının takvim yaşından geri olması (66 yaş vs 88 yaş) ve boyun kısa olması patognomoniktir. Bu tablo Van Wyk-Grumbach sendromu olarak bilinir ve primer hipotiroidinin bir sonucudur. Yüksek TSH'ın FSH reseptörlerini uyarmasıyla overlerde multicistik görünüm ve östrojen artışı (telarş/kanama) görülürken, tiroid hormon eksikliği kemik olgunlaşmasını ve büyümeyi baskılar.

Adım Adım Çözüm

1
Pubertal bulguların ve büyüme verilerinin değerlendirilmesi
8 yaşında telarş ve vajinal kanama puberte prekoksu düşündürür; ancak boyun kısa olması ve pubarşın eşlik etmemesi (dissosiye puberte) alışılmadık bir durumdur.
Gerçek puberte prekoksta boy uzaması hızlanır; boy kısalığı başka bir sistemik sorunu düşündürür.
2
Kemik yaşı ile takvim yaşının karşılaştırılması
Kemik yaşının 2 yıl geri (6 yaş) olduğu saptandı.
Hemen hemen tüm puberte prekoks nedenlerinde kemik yaşı ileri bulunur. Kemik yaşını geri bırakan tek puberte prekoks nedeni hipotiroididir.
3
Patofizyolojik mekanizmanın kurulması
Aşırı yükselen TSH'ın FSH reseptörlerini uyarması (hormonal cross-reactivity).
TSH ve FSH'ın alfa alt birimleri aynıdır; TSH çok yüksek düzeylere çıktığında FSH reseptörlerine bağlanarak overleri uyarabilir.

Anahtar Kavram

Van Wyk-Grumbach Sendromu: Hipotiroidi varlığında görülen, kemik yaşının ileri değil, geri olmasıyla karakterize özgün bir puberte prekoks tablosudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 139Soru

Normal bir menstrüel siklusta, kohort içerisindeki foliküllerden birinin "dominant" olarak seçilmesi ve siklusun ilerleyen günlerinde negatif feedback nedeniyle düşen FSH seviyelerine rağmen gelişimini sürdürerek ovülasyona hazırlanması kritik bir fizyolojik süreçtir. Dominant folikülün, diğer foliküller atreziye giderken hayatta kalmasını ve steroidogenez kapasitesini koruyarak östradiol üretimini artırmasını sağlayan en temel hücresel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Granüloza hücrelerinde FSH etkisiyle LH reseptörlerinin eksprese edilmeye başlanması

Cevap

Dominant folikülün granüloza hücrelerinde FSH aracılığıyla indüklenen LH reseptörlerinin sentezlenmesi, folikülün düşük FSH ortamında hayatta kalmasını sağlar.
Menstrüel siklusun mid-foliküler fazında, dominant folikül artan östrojen üretimi sayesinde granüloza hücrelerinde LH reseptörleri sentezlemeye başlar. Bu durum, dominant folikülün, östrojen ve inhibin B'nin negatif feedback etkisiyle azalan FSH seviyelerine rağmen gelişimine devam etmesini ve steroidogenezi (aromatizasyon) sürdürmesini sağlayan anahtar mekanizmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Foliküler fazın başında FSH etkisini analiz etme
FSH, granüloza hücrelerinde proliferasyonu ve aromatizasyonu tetikler.
Östrojen sentezi için granüloza hücrelerinin FSH tarafından uyarılması gerekir.
2
Dominant folikül seçim mekanizmasını inceleme
En yüksek östrojen üreten folikül, FSH'ı baskılar ancak kendi granüloza hücrelerinde LH reseptörü sentezler.
Bu 'LH reseptör kazanımı', folikülü FSH'a bağımlı olmaktan kurtarır.
3
Düşen FSH seviyelerinin etkisini değerlendirme
LH reseptörü olmayan diğer foliküller FSH yetersizliğinden atreziye gider.
Sadece dominant folikül LH'ı kullanarak androjenleri östrojene dönüştürmeye devam edebilir.

Anahtar Kavram

İki Hücre-İki Gonadotropin Teorisi ve LH Reseptör İndüksiyonu
Soru 140Soru

18 yaşında bir genç kız primer amenore şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede boyu 172172 cm, meme gelişimi Tanner evre 4, pubik ve aksiller kıllanma ise yok denecek kadar az (Tanner evre 1) bulunuyor. Jinekolojik muayenede vajina 232-3 cm uzunluğunda kör bir kese şeklinde izleniyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler izlenemiyor, inguinal kanalda bilateral kitleler dikkati çekiyor. Bu klinik tabloya sahip bir hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Malignite riski nedeniyle gonadların puberte tamamlandıktan sonra cerrahi olarak çıkarılması önerilir.

Cevap

Gonadların malignite riski nedeniyle puberte tamamlandıktan sonra cerrahi olarak çıkarılması önerilir.
Malignite riski nedeniyle gonadların çıkarılması önerisi doğrudur; çünkü AIS hastalarında intraabdominal testislerin zamanla disgerminom veya gonadoblastom geliştirme riski yaklaşık %2-5 civarındadır ve bu risk puberte sonrasında artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Meme gelişimi var (östrojen etkisi), pubik kıllanma yok (androjen etkisi yok), uterus yok (Müllerian İnhibe Edici Madde - MIS etkisi var).
Bu kombinasyon Komple Androjen İnsensitivite Sendromu (AIS) için karakteristiktir.
2
Genetik ve hormonal yapıyı belirle.
46,XY46,XY karyotip ve normal erkek düzeyinde testosteron saptanır.
Hastanın genetik olarak erkek olması ancak androjen reseptörlerinin çalışmaması nedeniyle kadın fenotipine sahip olması söz konusudur.
3
Yönetim planını oluştur.
Puberte tamamlandıktan sonra gonadektomi yapılması gerekir.
İnguinal veya intraabdominal testislerdeki malign transformasyon riski yaşla birlikte artar; ancak kemik sağlığı ve boy uzaması için pubertenin tamamlanması beklenir.

Anahtar Kavram

Komple Androjen İnsensitivite Sendromu (AIS) ve Müllerian Agenezi (MRKH) Ayırıcı Tanısı

İpuçları

1
Primer amenore ve uterusun yokluğu durumunda ayırıcı tanıda karyotip ve androjen etkisine bakılmalıdır.
2
Pubik ve aksiller kıllanmanın yokluğu, vücudun androjenlere yanıt vermediğini gösteren çok güçlü bir ipucudur.

Daha Fazla Pratik

AIS ve Swyer sendromu arasındaki testosteron düzeyi farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 7 / 12Sonraki
Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 7 | Examkin