Temel İmmünoloji

642 soru

Soru 361Soru

Doğal bağışıklık sistemi hücrelerinde Toll-benzeri reseptörlerin (TLRTLR) sinyal iletim mekanizmaları, çeşitli adaptör proteinlerin spesifik kombinasyonları ile düzenlenir. Aşağıdaki reseptörlerden hangisi, sinyal iletim yolunda **TRIFTRIF** (TIRTIR-domain-containing adapter-inducing interferon-β\beta) adaptör molekülünü kullanmasına rağmen, bu sürecin başlatılması için **TRAMTRAM** (TRIFTRIF-related adaptor molecule) köprü proteinine ihtiyaç duymaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TLR3TLR3

Cevap

Doğal bağışıklık sisteminde TRIFTRIF adaptörünü kullanıp TRAMTRAM köprü proteinine ihtiyaç duymayan reseptör TLR3TLR3'tür.
Doğal bağışıklık sisteminde Toll-benzeri reseptörler (TLRTLR) sinyal iletimi için adaptör proteinleri kullanır. TLR3TLR3, endozomal membranda yerleşiktir ve viral çift iplikli RNARNA'yı (dsRNAdsRNA) tanıdığında doğrudan TRIFTRIF (TIRTIR-domain-containing adapter-inducing interferon-β\beta) adaptörü ile etkileşime girer. Bu yolda herhangi bir köprü proteinine (TRAMTRAM gibi) ihtiyaç duyulmaz. Bu sinyal yolu sonunda IRF3IRF3 aktifleşerek Tip I İnterferon (IFNβIFN-\beta) üretimi sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
TRIFTRIF adaptörünü kullanan reseptörlerin belirlenmesi.
TLR3TLR3 ve TLR4TLR4 reseptörleri sinyal iletiminde TRIFTRIF yolunu kullanır.
TRIFTRIF, tip I interferonu (IFNβIFN-\beta) indükleyen ana yoldur ve sadece bu iki reseptörle ilişkilidir.
2
TLR3TLR3 ve TLR4TLR4 arasındaki adaptör protein farkının analiz edilmesi.
TLR4TLR4, TRIFTRIF aktivasyonu için TRAMTRAM köprü proteinine ihtiyaç duyarken; TLR3TLR3 doğrudan TRIFTRIF ile bağlanır.
Reseptörlerin hücresel lokalizasyonu ve moleküler yapıları farklı adaptör gereksinimlerini belirler.
3
Soru kökündeki kriterlere göre elemenin tamamlanması.
TLR3TLR3 doğru yanıttır.
TRAMTRAM gereksinimi olmayan tek TRIFTRIF bağımlı reseptördür.

Anahtar Kavram

Toll-benzeri reseptörlerin (TLRTLR) sinyal iletiminde adaptör protein spesifisitesi (MyD88MyD88, TRIFTRIF, TRAMTRAM, TIRAPTIRAP).

Daha Fazla Pratik

Farklı TLRTLR heterodimerlerinin (TLR1/2TLR1/2 vs TLR2/6TLR2/6) tanıdığı spesifik lipopeptid yapılarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 362Soru

B lenfositlerin kemik iliğindeki gelişimi, periferik lenfoid organlardaki aktivasyonu ve germinal merkez reaksiyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Somatik hipermutasyon ve afinite maturasyonu süreçleri, kemik iliğinde antijenden bağımsız gelişim evresinde RAG-1 ve RAG-2 enzimlerinin aktivitesiyle meydana gelir.

Cevap

Somatik hipermutasyon ve afinite maturasyonu süreçlerinin kemik iliğinde, antijenden bağımsız ve RAG enzimleri ile gerçekleştiğini belirten seçenek yanlıştır.
Doğru cevap olan seçenekteki hata iki yönlüdür: Birincisi, somatik hipermutasyon kemik iliğinde değil, sekonder lenfoid organların germinal merkezlerinde gerçekleşir. İkincisi, bu süreçten RAG enzimleri değil, AID (Aktivasyonla İndüklenen Sitidin Deaminaz) enzimi sorumludur. RAG enzimleri sadece kemik iliğindeki V(D)J rekombinasyonu sırasında görev alır.

Adım Adım Çözüm

1
B hücre gelişim evrelerinin konumunu belirle.
Primer gelişim kemik iliğinde (antijenden bağımsız), sekonder gelişim/aktivasyon periferik dokularda (antijene bağımlı) gerçekleşir.
V(D)J rekombinasyonu (merkezi) ile somatik hipermutasyonun (periferik) ayrımını yapmak için gereklidir.
2
Süreçlerde görev alan enzimleri karşılaştır.
RAG-1/2 enzimleri kemik iliğinde gen segmentlerini birleştirir; AID enzimi ise periferde mutasyon ve izotip değişimi yapar.
Hangi enzimin hangi evrede çeşitlilik sağladığını netleştirmek için.
3
Germinal merkez olaylarını değerlendir.
Somatik hipermutasyon, afinite maturasyonu ve izotip değişimi antijenle karşılaşma sonrası germinal merkezlerde gerçekleşen olaylardır.
Yanlış olan ifadenin neden hatalı olduğunu (konum ve zamanlama hatası) doğrulamak için.

Anahtar Kavram

B hücrelerinde 'Merkezi Çeşitlilik' (V(D)J rekombinasyonu) kemik iliğinde RAG enzimiyle; 'Periferik Çeşitlilik' (Somatik hipermutasyon) ise germinal merkezlerde AID enzimiyle ve antijene bağımlı olarak gerçekleşir.

Daha Fazla Pratik

AID enzim eksikliği olan hastalarda ortaya çıkan 'Hiper-IgM Sendromu Tip 2' kliniğini ve germinal merkez yetersizliğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 363Soru

Organ transplantasyonu sonrasında dakikalar veya saatler içerisinde gelişen, alıcının serumunda verici antijenlerine karşı önceden oluşmuş (pre-formed) antikorların greft endoteline bağlanması ve kompleman sistemini aktive etmesiyle karakterize olan rejeksiyon tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiperakut rejeksiyon

Cevap

Hiperakut rejeksiyon
Hiperakut rejeksiyon, alıcıda daha önceden (kan transfüzyonu, gebelik veya önceki nakiller yoluyla) oluşmuş olan verici özgül antikorların (özellikle HLA veya ABO antijenlerine karşı) varlığı durumunda gerçekleşir. Nakil sonrası kan akımı başlar başlamaz bu antikorlar endotel hücrelerine bağlanarak kompleman aktivasyonuna, lökosit infiltrasyonuna ve yaygın tromboza yol açar. Bu süreç çok hızlı (dakikalar-saatler) ilerler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin ortaya çıkış süresini değerlendirin.
Dakikalar ile saatler arasında değişen çok hızlı bir başlangıç saptanmıştır.
Rejeksiyon tipleri öncelikle zamanlamalarına göre sınıflandırılır.
2
Altta yatan immünolojik mekanizmayı inceleyin.
Alıcıda önceden var olan antikorların (antidonor antikorlar) verici dokusuna saldırısı söz konusudur.
Bu mekanizma (Tip II benzeri reaksiyon) greftin hızla tromboza gitmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Hiperakut rejeksiyonun zamanlaması ve mekanizması

Daha Fazla Pratik

Akut rejeksiyonda 'direkt' ve 'indirekt' antijen sunum yollarının farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 364Soru

2222 yaşında erkek hasta, bir hafta önce ayağına paslı çivi batması nedeniyle uygulanan tetanoz antitoksini (at kaynaklı) sonrası 99. günde ateş, ürtiker tarzı döküntüler ve simetrik eklem ağrıları ile başvuruyor. Fizik muayenesinde jeneralize lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvarda serum C3C3 ve C4C4 düzeylerinde belirgin azalma saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablonun gelişiminden sorumlu olan temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolaşan çözünür antijen-antikor komplekslerinin damar duvarlarında birikerek kompleman aktivasyonu yapması

Cevap

Dolaşan çözünür antijen-antikor komplekslerinin damar duvarlarında birikerek kompleman aktivasyonu yapması
Hastada gelişen durum 'Serum Hastalığı'dır. Bu tabloda, vücuda giren yabancı antijenlere karşı oluşan IgG tipi antikorlar, dolaşımdaki antijenlerle birleşerek çözünür immün kompleksler oluşturur. Bu kompleksler küçük damar endotellerine (vaskülit), eklem kapsüllerine (artrit) ve glomerüllere (nefrit) çöker. Çöken kompleksler komplemanı klasik yoldan aktive eder (C3C3 ve C4C4 düşer), nötrofilleri bölgeye çeker ve doku hasarına neden olan inflamasyonu başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Yabancı protein (antitoksin) maruziyeti sonrası 9. günde ateş, döküntü ve eklem ağrısı saptandı.
Tip III hipersensitivite reaksiyonları için gereken antikor sentezi süresine (1-2 hafta) uygun bir tablo mevcuttur.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Serum C3 ve C4 düzeylerinde düşüş saptandı.
İmmün komplekslerin klasik yoldan kompleman sistemini aktive ederek tükettiğini gösterir.
3
Tanı ve mekanizma eşleştirmesi yap
Tablo 'Serum Hastalığı'dır ve bu bir Tip III hipersensitivite reaksiyonudur.
Serum hastalığı, çözünür immün komplekslerin damar endoteline çökmesi ve vaskülit benzeri inflamasyon oluşturmasıyla karakterizedir.

Anahtar Kavram

Serum hastalığı, dolaşan çözünür immün komplekslerin küçük damar duvarlarında birikmesi sonucu gelişen sistemik bir Tip III hipersensitivite reaksiyonudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 365Soru

T hücre gelişimi sırasında timusta gerçekleşen pozitif ve negatif seleksiyon süreçleri için T hücre reseptörü (TCR) aracılı sinyal iletimi hayati öneme sahiptir. İnsanlarda nadir görülen bir kombine immün yetmezlik tablosunda; periferik kanda CD4+CD4^+ T hücrelerinin normal veya normale yakın sayıda bulunmasına rağmen bu hücrelerin antijenik uyarana yanıt vermediği (anerjik), CD8+CD8^+ T hücrelerinin ise tamamen eksik olduğu saptanmıştır.

Bu klinik tabloya, TCR sinyal iletim yolağında yer alan ve fosforillenmiş ζ\zeta (zeta) zincirlerine bağlanarak sinyali aşağı yöne ileten aşağıdaki moleküllerden hangisindeki mutasyon neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ZAP-70

Cevap

ZAP-70 molekülü, fosforillenmiş zeta zincirlerine bağlanarak T hücre sinyal iletimini sağlayan temel kinazdır ve eksikliği spesifik bir immün yetmezlik tablosuna yol açar.
ZAP-70 (Zeta-associated protein of 70 kDa), TCR kompleksinin zeta zincirleri üzerindeki fosforillenmiş ITAM bölgelerine bağlanarak aktive olur. Bu molekülün eksikliği, T hücrelerinin timustaki 'pozitif seleksiyon' basamağını geçmesini zorlaştırır. Özellikle CD8+ hücre gelişimi ZAP-70 sinyaline çok daha bağımlı olduğu için bu hücreler hiç gelişemezken, CD4+ hücreler gelişse bile sinyal iletemedikleri için periferde fonksiyonsuz kalırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
CD4+ hücreler var ama fonksiyonel değil, CD8+ hücreler ise tamamen yok.
Bu tablo, T hücrelerinin timustaki gelişimi sırasında CD8+ hattına farklılaşma için gerekli olan TCR sinyalinin bozuk olduğunu gösterir.
2
TCR sinyal iletim basamaklarını hatırlama
TCR uyarımı -> Lck kinaz aktivasyonu -> CD3 ve zeta zinciri ITAM'larının fosforillenmesi -> ZAP-70'in zeta zincirine bağlanması.
Sinyal iletiminin en erken ve kritik basamaklarından biri ZAP-70'in fosforillenmiş zeta zincirlerine SH2 alanları ile bağlanmasıdır.
3
Eksiklik ile molekülü eşleştirme
ZAP-70 eksikliğinde, TCR sinyali iletilemez; bu durum timusta CD8+ gelişimini engellerken, CD4+ hücreler periferde fonksiyon göremez.
CD8+ T hücre gelişimi, CD4+ gelişimine göre daha güçlü bir TCR sinyali gerektirir, bu yüzden ZAP-70 eksikliğinden daha ağır etkilenir.

Anahtar Kavram

TCR Sinyal İletimi ve ZAP-70 Kinazı
Soru 366Soru

İmmün sistemde periferik toleransın sürdürülmesinde görev alan ve kontrol noktası (checkpointcheckpoint) inhibitörü olarak tanımlanan moleküller, lenfositlerin öz-antijenlere karşı aktivasyonunu sınırlar. Bu moleküllerden biri olan PD1PD-1 (ProgrammedProgrammed CellCell DeathDeath ProteinProtein 1), özellikle kronik antijenik uyarım durumlarında TT hücresi yanıtlarını baskılamada kritik rol oynar. Buna göre, PD1PD-1 molekülünün TT hücresi sinyal iletimini inhibe etmesindeki temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik kuyruğundaki ITIMITIM ve ITSMITSM motifleri üzerinden SHP1SHP-1 ve SHP2SHP-2 fosfatazlarını uyararak proksimal TCRTCR sinyal bileşenlerini defosforile etmek

Cevap

Doğru seçenek, PD1PD-1 molekülünün ITIMITIM ve ITSMITSM motifleri aracılığıyla SHP1SHP-1 ve SHP2SHP-2 fosfatazlarını aktive ederek TCRTCR sinyal bileşenlerini defosforile etmesidir.
Doğru ifadeye göre, PD1PD-1 molekülü sitoplazmik kuyruğunda bulunan ITIMITIM ve ITSMITSM motifleri üzerinden etki gösterir. Bu motiflerin fosforillenmesi, SHP1SHP-1 ve SHP2SHP-2 gibi tirozin fosfatazları proksimal sinyal kompleksine çeker. Bu fosfatazlar, TT hücresi aktivasyonu için kritik olan CD3ζCD3 \zeta zinciri ve ZAP70ZAP-70 gibi molekülleri defosforile ederek sinyal iletimini erken aşamada keser.

Adım Adım Çözüm

1
PD1PD-1 molekülünün yapısal özelliklerini belirle
PD1PD-1'in sitoplazmik kuyruğunda ITIMITIM (ImmunoreceptorImmunoreceptor TyrosinebasedTyrosine-based InhibitionInhibition MotifMotif) ve ITSMITSM (ImmunoreceptorImmunoreceptor TyrosinebasedTyrosine-based SwitchSwitch MotifMotif) bulunur.
Bu motifler, inhibitör sinyallerin başlatılması için gerekli olan tirozin fosforilasyon bölgeleridir.
2
Ligand etkileşimi sonrası sinyal iletimini analiz et
PDL1PD-L1 veya PDL2PD-L2 bağlanmasıyla fosforillenen bu motiflere SHP1SHP-1 ve SHP2SHP-2 fosfatazları tutunur.
SHPSHP fosfatazları, proksimal sinyal iletiminde görevli molekülleri hedef alan temel enzimlerdir.
3
Hücresel etkisini doğrula
CD3ζCD3 \zeta zinciri ve ZAP70ZAP-70 kinazın defosforile edilmesiyle TT hücresi aktivasyonu durdurulur.
Bu mekanizma, hücrenin hayatiyetini sürdürmesine rağmen (bitkinlik/anerji) uyarılmamasını sağlar.

Anahtar Kavram

PD1PD-1 molekülü, tirozin fosfatazlar (SHP1/2SHP-1/2) aracılığıyla TT hücresi reseptörü (TCRTCR) sinyal yollarını doğrudan baskılayarak periferik toleransa katkıda bulunur.

İpuçları

1
PD1PD-1 ve CTLA4CTLA-4 her ikisi de inhibitör reseptör olsa da, biri kostimülasyonu (Sinyal 2) engellerken diğeri doğrudan proksimal sinyal iletimini (Sinyal 1 bileşenlerini) baskılar.
2
PD1PD-1'in sitoplazmik kuyruğunda bulunan özel tirozin motifleri (ITIM ve ITSM), inhibitör enzimlerin uyarılmasını sağlar.
3
Bu enzimler tirozin fosfatazlar olan SHP1SHP-1 ve SHP2SHP-2'dir ve TCRTCR kompleksindeki fosforillenmiş tirozinleri hedef alırlar.

Daha Fazla Pratik

Kanserde immün kontrol noktası inhibitörlerinin (antiPD1anti-PD-1, antiCTLA4anti-CTLA-4) etki mekanizmalarını ve bu tedaviler sırasında gelişebilen otoimmün yan etkileri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 367Soru

7272 yaşında bir erkek hasta; gövde ve ekstremitelerinde yaklaşık iki haftadır devam eden, şiddetli kaşıntının eşlik ettiği ve basmakla kolayca patlamayan (Nikolsky negatif), gergin (tense) büllöz lezyonlarla başvuruyor. Yapılan deri biyopsisinin immünofloresan incelemesinde dermo-epidermal bileşke boyunca lineer tarzda IgGIgG ve C3C3 birikimi saptanıyor. Hastanın serum analizinde hemidezmozom yapısında yer alan BP180BP180 proteinine karşı otoantikorlar belirleniyor. Bu hastadaki doku hasarının temelini oluşturan hipersensitivite reaksiyonu ve immünopatolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip II hipersensitivite; antikorların dokuda yerleşik olan hedef antijenlere bağlanarak kompleman sistemini aktive etmesi ve enflamatuvar hücreleri bölgeye çekmesi

Cevap

Dokuya fikse antijenlere karşı gelişen IgG'lerin kompleman ve inflamasyon aracılı hasar oluşturduğu Tip II hipersensitivite reaksiyonu
Büllöz pemfigoid, antikorların bazal membran hemidezmozom bileşenlerine (BP180) bağlandığı klasik bir Tip II hipersensitivite reaksiyonudur. Bu bağlanma kompleman sistemini aktive eder, C5a gibi kemotaktik faktörler aracılığıyla nötrofilleri bölgeye çeker ve salınan proteolitik enzimler dermo-epidermal ayrışmaya yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Nikolsky negatifliği, gergin büller ve ileri yaş büllöz pemfigoid tanısını düşündürür.
Pemfigus vulgariste büller gevşektir ve Nikolsky pozitiftir; büllöz pemfigoidde ise dermo-epidermal bileşke korunduğu için büller gergindir.
2
İmmünofloresan bulguları analiz et
Dermo-epidermal bileşkede lineer IgG ve C3 birikimi görülmesi.
Lineer birikim, antikorların doğrudan doku bazal membranındaki sabit bir antijene bağlandığını kanıtlar.
3
Mekanizmayı Coombs-Gell sınıflamasına yerleştir
Hücre veya doku yüzeyindeki antijene antikor bağlanması Tip II reaksiyondur.
Buradaki hasar, antikorların komplemanı aktive etmesi ve nötrofillerden salınan proteazların bazal membranı yıkmasıyla oluşur.

Anahtar Kavram

Tip II Hipersensitivite (Sitotoksik/Enflamatuvar tip)
Soru 368Soru

Hücre içi (endojen) kaynaklı viral proteinlerin işlenerek CD8+CD8^+ T lenfositlere sunulması sürecinde, sitozolde proteozom aracılığıyla parçalanan peptitlerin MHC sınıf I molekülleriyle birleşmek üzere endoplazmik retikulum (ERER) lümenine aktif olarak taşınmasını sağlayan molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TAP (AntijenAntijen is\clemeişleme ileile ilis\ckiliilişkili tas\cıyıcıtaşıyıcı)

Cevap

Antijen işleme ile ilişkili taşıyıcı (TAP), endojen peptitlerin endoplazmik retikulum lümenine taşınmasından sorumludur.
Endojen antijen sunum yolunda, virüs veya tümör kaynaklı sitozolik proteinler proteozom tarafından 8-11 amino asitlik peptitlere parçalanır. Bu peptitlerin MHC sınıf I molekülleriyle (HLA-A, B, C) birleşebilmesi için ER lümenine taşınması gerekir. Bu taşıma işlemini ATP bağımlı bir pompa olan TAP (TransporterTransporter associatedassociated withwith antigenantigen processingprocessing) gerçekleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Antijen kaynağının belirlenmesi
Soru hücre içi (endojen) antijen sunum yolunu sormaktadır.
Viral proteinler hücre içinde sentezlendiği için endojen yolak (MHC sınıf I) kullanılır.
2
Peptit üretim mekanizmasının tespiti
Sitozolik proteinler proteozom kompleksi tarafından peptitlere parçalanır.
MHC sınıf I'e sunulacak peptitlerin ana kaynağı proteozomal yıkımdır.
3
ER'ye giriş mekanizmasının belirlenmesi
Peptitlerin ER lümenine geçişi için TAP (Transporter associated with antigen processing) gereklidir.
MHC sınıf I molekülleri ER lümeninde sentezlenir ve peptit yüklemesi burada gerçekleşir; peptitlerin sitozolden ER'ye girmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Endojen antijen işleme yolunda (MHC I), sitozolik peptitlerin ER'ye girişi TAP proteini aracılığıyla gerçekleşir.

Daha Fazla Pratik

Bare lymphocyte sendromu tip 1'de (TAP eksikliği) MHC sınıf I sunumunun nasıl etkilendiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 369Soru

İmmünoglobulin moleküllerinin yapısal organizasyonu, antijenik belirleyicileri ve fonksiyonel bölgeleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antikorun özgüllüğünü ve antijen bağlama bölgesinin yapısını belirleyen 'idiyotipik' farklar, ağır ve hafif zincirlerin sabit (CC) bölgelerindeki amino asit dizilim çeşitliliğinden kaynaklanır.

Cevap

Antikorun özgüllüğünü belirleyen 'idiyotipik' farkların sabit (C) bölgelerdeki çeşitlilikten kaynaklandığını belirten ifade yanlıştır.
Antikorun özgüllüğünü ve antijen bağlama kapasitesini belirleyen bölge 'idiyotip' olarak adlandırılır. İdiyotipik belirleyiciler, hem ağır hem de hafif zincirlerin N-terminal ucunda bulunan değişken (VV) bölgelerdeki hipervaryabl (CDR) dizilimler tarafından oluşturulur. Sabit (CC) bölgelerdeki farklılıklar ise antikorun sınıfını (İzotip: IgGIgG, IgMIgM, vb.) veya aynı sınıfın farklı allellerini (Allotip) belirlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünoglobulin varyasyonlarını (izotip, allotip, idiyotip) tanımlayın.
İzotip sabit bölgelerle, idiyotip ise değişken bölgelerle ilişkilidir.
Antijen bağlama bölgesinin özgüllüğü değişken bölgelerdeki amino asit dizilimi ile belirlenir.
2
Ağır zincir domen yapısı ve menteşe bölgesi varlığını karşılaştırın.
IgGIgG, IgAIgA ve IgDIgD menteşe bölgesine sahipken; IgMIgM ve IgEIgE menteşe yerine fazladan CH4C_H4 domeni içerir.
Bu yapısal farklar sınıflar arasındaki fonksiyonel kapasiteyi (esneklik vs. polimerizasyon) etkiler.
3
Efektör fonksiyonların (kompleman bağlama, salgısal komponent) konumlarını doğrulayın.
C1qC1q bağlanması ve salgısal komponent eklenmesi gibi olaylar ağır zincirlerin sabit bölgeleri aracılığıyla gerçekleşir.
Efektör fonksiyonlar antikorun Fc ucu veya sabit domenleri tarafından yönetilir.

Anahtar Kavram

İmmünoglobulinlerin idiyotipik özellikleri değişken (V) bölgeler tarafından belirlenirken, izotipik özellikleri sabit (C) bölgeler tarafından belirlenir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 370Soru

Vücudun kendi doku bileşenlerine karşı immün yanıt oluşturmasını engelleyen tolerans mekanizmaları arasında regülatör T (TregTreg) hücrelerinin fonksiyonu kritik bir yer tutar. Bu hücreler, efektör T hücrelerini baskılarken ortamdaki büyüme faktörlerini tüketme (sitokin yoksunluğu) stratejisini de kullanırlar. Regülatör T hücrelerinin yüzeyinde eksprese edilen ve ortamdaki IL2IL-2 sitokinini yüksek afinite ile bağlayarak efektör T hücrelerinin proliferasyonunu kısıtlayan molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD25CD25

Cevap

Regülatör T hücreleri üzerinde bulunan CD25CD25 molekülü, ortamdaki IL2IL-2 sitokinini tüketerek efektör hücrelerin çoğalmasını engeller.
Doğru seçenek olan molekül (CD25CD25), interlökin-2 reseptörünün α\alpha zinciridir. Regülatör T hücreleri bu molekülü yüksek düzeyde eksprese ederek, ortamdaki kısıtlı IL2IL-2 miktarını efektör T hücrelerinden çok daha hızlı ve güçlü bir şekilde bağlar. Bu 'sitokin hırsızlığı', efektör hücrelerin metabolik olarak kısıtlanmasına ve proliferasyonlarının durmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Regülatör T (TregTreg) hücrelerinin temel baskılama mekanizmalarını hatırlayın.
Baskılayıcı sitokin (IL10IL-10, TGFβTGF-\beta) salınımı, CTLA4CTLA-4 ile kostimülasyon engellenmesi ve sitokin tüketimi (IL2IL-2 deprivation).
Soruda spesifik olarak sitokinlerin ortamdan uzaklaştırılması sorulmaktadır.
2
Hücre yüzeyinde IL2IL-2 bağlama kapasitesi yüksek olan molekülü belirleyin.
CD25CD25 (IL2RαIL-2R\alpha zinciri).
TregTreg hücreleri sürekli yüksek düzeyde CD25CD25 eksprese ederek IL2IL-2 için yüksek afiniteli reseptör oluşturur.
3
Tüketim mekanizmasının sonucunu analiz edin.
Efektör T hücreleri, proliferasyonları için şart olan IL2IL-2'den mahrum kalır ve apoptoza gider.
Bu durum perifere sızan otoreaktif hücrelerin kontrol altında tutulmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Regülatör T hücreleri, yüksek afiniteli IL2IL-2 reseptörü (CD25CD25) aracılığıyla ortamdaki büyüme faktörlerini tüketerek (cytokine deprivation/sequestration) efektör T hücrelerinin aktivasyonunu baskılar.
Soru 371Soru

Membranoproliferatif glomerulonefrit tip II (yoğun depozit hastalığı) tanısı ile takip edilen bir hastanın laboratuvar incelemelerinde; serum C3C3 düzeyinin belirgin derecede düşük, C4C4 düzeyinin ise normal olduğu saptanmıştır. İleri incelemelerde, bu hastanın kanında alternatif yolak C3C3 konvertazı (C3bBbC3bBb) kompleksine bağlanarak onu stabilize eden ve Faktör HH aracılı yıkıma karşı dirençli hale getiren bir otoantikorun varlığı gösterilmiştir. Bu durumun kompleman sisteminde sürekli ve kontrolsüz bir C3C3 tüketimine yol açtığı anlaşılmıştır. Bu klinik tabloya neden olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: C3C3 nefritik faktör (C3NeFC3NeF)

Cevap

C3C3 nefritik faktör (C3NeFC3NeF)
Düşük C3C3 ve normal C4C4 seviyeleri, kompleman tüketiminin alternatif yolak üzerinden olduğunu kanıtlar. C3bBbC3bBb (alternatif C3C3 konvertazı) kompleksini stabilize eden ve Faktör HH aracılı parçalanmaya dirençli hale getiren spesifik otoantikor C3C3 nefritik faktördür (C3NeFC3NeF). Bu antikor, Membranoproliferatif Glomerulonefrit Tip II (Yoğun Depozit Hastalığı) için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Düşük C3C3 ve normal C4C4 düzeyi, tüketimin klasik yolaktan bağımsız, alternatif yolak üzerinden gerçekleştiğini gösterir.
Klasik yolak aktivasyonunda hem C4C4 hem C3C3 tüketilirken, alternatif yolak aktivasyonunda sadece C3C3 ve sonrası tüketilir.
2
Enzim kompleksinin belirlenmesi
Alternatif yolak C3C3 konvertazı C3bBbC3bBb kompleksidir.
C3bC3b ve aktive Faktör BB (BbBb) birleşerek bu enzimi oluşturur.
3
Regülasyon mekanizmasının değerlendirilmesi
Faktör HH, normalde C3bBbC3bBb kompleksini parçalayarak (decay-accelerating activity) aktivasyonu sınırlar.
Kontrolsüz aktivasyonun önlenmesi için C3C3 konvertazın kısa sürede inaktive edilmesi gerekir.
4
Patolojik otoantikorun tanımlanması
C3C3 nefritik faktör (C3NeFC3NeF), C3bBbC3bBb kompleksine bağlanarak onu Faktör HH etkisinden korur ve stabilize eder.
Stabilize olan konvertaz sürekli C3C3 parçalamaya devam eder, bu da hipokomplemanemiye ve MPGN Tip II tablosuna yol açar.

Anahtar Kavram

C3C3 nefritik faktör, alternatif yolak C3C3 konvertazını (C3bBbC3bBb) stabilize eden patolojik bir IgGIgG otoantikordur.

Daha Fazla Pratik

Kompleman regülatörlerinden Faktör HH ve Faktör II eksikliklerinin klinik sonuçlarını, özellikle atipik Hemolitik Üremik Sendrom (aHU¨SaHÜS) bağlamında gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 372Soru

Antijen sunan bir hücrede (APC) eksojen antijenlerin işlenmesi ve MHC sınıf II molekülleri aracılığıyla sunulması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HLA-DM molekülü, endozom içerisinde MHC sınıf II'nin peptit bağlama oluğundaki CLIP parçasının ayrılmasını ve yerine antijenik peptidlerin bağlanmasını sağlar.

Cevap

HLA-DM molekülünün endozom içerisinde CLIP'in ayrılmasını ve antijenik peptidlerin MHC sınıf II'ye yüklenmesini sağladığı ifade doğrudur.
Doğru ifade, HLA-DM molekülünün fonksiyonunu tanımlamaktadır. MHC sınıf II molekülleri ER'den çıktıktan sonra endozomal sisteme ulaşır. Burada invariant zincir (Li) proteazlar tarafından sindirilir ve geriye sadece peptid bağlama bölgesini kapatan CLIP parçası kalır. HLA-DM molekülü bir şaperon gibi davranarak CLIP'in MHC sınıf II'den ayrılmasını ve dış ortamdan endositozla alınan (eksojen) peptidlerin bu bölgeye yerleşmesini katalize eder.

Adım Adım Çözüm

1
MHC sınıf II yolağının başlangıcını belirle.
MHC sınıf II alfa/beta zincirleri ER'de sentezlenir ve invariant zincir (Li) ile birleşir.
Li, ER'deki endojen peptidlerin MHC sınıf II'ye bağlanmasını önler.
2
Endozomal aşamadaki moleküler değişimi analiz et.
Asidik ortamda Li parçalanır ve geriye sadece CLIP kalır.
CLIP, peptid bağlama oluğunu geçici olarak işgal etmeye devam eder.
3
Antijen yükleme mekanizmasını değerlendir.
HLA-DM devreye girerek CLIP'i çıkarır ve eksojen peptidi yerleştirir.
Bu katalitik süreç, sadece uygun afiniteye sahip peptidlerin yüzeye çıkmasını garanti eder.

Anahtar Kavram

MHC sınıf II sunumunda HLA-DM'nin katalitik rolü ve CLIP değişimi.
Soru 373Soru

Yirmi dört yaşında erkek hasta, son bir haftadır devam eden öksürük, kanlı balgam ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle hastaneye başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 150/95150/95 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kreatinin düzeyi yüksek bulunuyor ve idrar mikroskopisinde eritrosit silindirleri gözleniyor. Hastadan alınan böbrek biyopsisinin immünfloresan incelemesinde glomerüler bazal membran boyunca lineer (çizgisel) tarzda IgGIgG ve C3C3 birikimi saptanıyor.

Bu hastadaki patolojik süreçten sorumlu olan temel hipersensitivite mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre yüzeyi veya doku antijenlerine karşı gelişen antikorların kompleman ve efektör hücreler aracılığıyla hasar oluşturması

Cevap

Hücre yüzeyi veya doku antijenlerine karşı gelişen antikorların kompleman ve efektör hücreler aracılığıyla hasar oluşturması (Tip II Hipersensitivite)
Vakada tanımlanan Goodpasture sendromu, glomerüler ve alveolar bazal membranlardaki tip IV kolajene karşı oluşan antikorların neden olduğu klasik bir Tip II hipersensitivite örneğidir. İmmünfloresan incelemedeki 'lineer' (çizgisel) birikim, bu mekanizmanın en karakteristik laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hemoptizi (akciğer) ve hematüri/böbrek yetmezliği (böbrek) birlikteliği Goodpasture sendromunu düşündürür.
Tip IV kolajenin alfa-3 zincirine karşı oluşan antikorlar hem akciğer alveol hem de böbrek glomerül bazal membranına saldırır.
2
İmmünfloresan bulgusunun yorumlanması
Glomerüler bazal membran (GBM) boyunca izlenen 'lineer' (çizgisel) birikim, antikorların dokuya fikse bir antijene karşı geliştiğini gösterir.
Bu patern, çözünür komplekslerin birikmesinden (granüler patern) farklı olarak antikorun doğrudan doku elemanına bağlandığı Tip II reaksiyonlara özgüdür.
3
Hipersensitivite tipinin belirlenmesi
Dokuya fikse antijenlere karşı oluşan ve kompleman aktivasyonu (C3C3 birikimi) ile seyreden bu süreç Tip II hipersensitivitedir.
Coombs ve Gell sınıflamasına göre sitotoksik/doku hasarı yapan antikor yanıtları bu grupta yer alır.

Anahtar Kavram

Tip II hipersensitivite reaksiyonlarında antikorlar, hücre yüzeyi veya hücre dışı matris (bazal membran gibi) bileşenlerine bağlanarak doku hasarını başlatır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 374Soru

İmmün sistemde naif CD4+CD4^+ T hücrelerinin Th17Th17 hücrelerine farklılaşması sürecinde, TGFβTGF-\beta ve IL6IL-6 etkisiyle başlayan "indüksiyon" fazından sonra, bu hücrelerin efektör fenotiplerinin korunması, proliferasyonu ve sağkalımı (stabilizasyon) için gerekli olan; ayrıca yapısındaki p40p40 protein zincirini IL12IL-12 sitokini ile ortak olarak kullanan sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IL23IL-23

Cevap

IL23IL-23 sitokini, Th17Th17 hücrelerinin efektör fonksiyonlarını sürdürmesi (stabilizasyon) için gereklidir ve IL12IL-12 ile ortak p40p40 alt birimine sahiptir.
Doğru yanıt olan IL23IL-23, dendritik hücreler ve makrofajlar tarafından salınır. Naif T hücrelerinin Th17Th17 yönünde kararlı bir hale gelmesi (farklılaşmış fenotipin korunması) için en kritik sitokindir. Yapısal olarak p19p19 ve p40p40 protein zincirlerinden oluşur. Bu p40p40 zinciri, Th1Th1 farklılaşmasını uyaran IL12IL-12 (p35+p40p35+p40) ile özdeştir. Bu yapısal ortaklık, immunofarmakolojik tedavilerde (örn. ustekinumab) her iki sitokini birden hedeflemeye olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Th17Th17 hücrelerinin gelişim evrelerini ayırt etme.
Th17Th17 gelişimi iki aşamalıdır: TGFβTGF-\beta ve IL6IL-6 ile "indüksiyon", ardından IL23IL-23 ile "stabilizasyon/proliferasyon".
Soruda indüksiyondan sonraki faz (korunma ve sağkalım) sorulmaktadır.
2
Sitokinlerin moleküler yapısını (alt birimlerini) kontrol etme.
IL12IL-12 ailesi üyeleri alt birimleri paylaşır. IL12=p35+p40IL-12 = p35 + p40; IL23=p19+p40IL-23 = p19 + p40.
Soruda p40p40 alt biriminin IL12IL-12 ile ortak olduğu bilgisi belirleyici bir ipucudur.
3
Doğru sitokini belirleme.
Hem Th17Th17 stabilitesini sağlayan hem de p40p40 içeren sitokin IL23IL-23'tür.
Tüm kriterleri karşılayan tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Th17Th17 farklılaşmasında sitokin hiyerarşisi ve IL12IL-12 ailesinin (IL12,IL23,IL27,IL35IL-12, IL-23, IL-27, IL-35) paylaşılan alt birimleri.

Daha Fazla Pratik

IL-12 ailesindeki diğer üyelerin (IL27IL-27 ve IL35IL-35) hangi alt birimlerden oluştuğunu ve hangi T hücre alt gruplarını (örn. Treg) etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 375Soru

Gram-pozitif bakteriyel enfeksiyonlar sırasında, bakteri hücre duvarında bulunan lipoteikoik asit ve peptidoglikan gibi yapıları doğrudan hücre yüzeyinde (plazma membranında) tanıyarak NFκBNF-\kappa B aktivasyonu üzerinden pro-inflamatuar sitokin üretimini uyaran Toll-benzeri reseptör (TLRTLR) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TLR2TLR2

Cevap

Gram-pozitif bakteri duvar bileşenlerini hücre yüzeyinde tanıyan reseptör TLR2TLR2'dir.
Doğru olan seçenekteki reseptör (TLR2TLR2), plazma membranında yerleşiktir ve Gram-pozitif bakterilerin karakteristik özellikleri olan peptidoglikan ve lipoteikoik asidi tanıyarak MyD88MyD88 bağımlı yolak üzerinden inflamatuar yanıtı başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Patojen tipini analiz et.
Soru Gram-pozitif bakteri bileşenlerine (lipoteikoik asit, peptidoglikan) odaklanmaktadır.
Farklı mikroorganizma grupları farklı örüntü tanıma reseptörleri tarafından tanınır.
2
Reseptör lokasyonunu belirle.
Tanıma işleminin hücre yüzeyinde (plazma membranı) gerçekleştiği belirtilmiştir.
TLRTLR'lar lokasyonlarına göre yüzey (1, 2, 4, 5, 6) ve endozomal (3, 7, 8, 9) olarak ikiye ayrılır.
3
Ligand-reseptör eşleşmesini doğrula.
Lipoteikoik asit ve peptidoglikan için birincil yüzey reseptörü TLR2TLR2'dir.
TLR2TLR2, Gram-pozitif patojenlerin tanınmasında kritik rol oynar ve sinyal iletiminde MyD88MyD88 adapter proteinini kullanır.

Anahtar Kavram

Toll-benzeri reseptörlerin (TLR) hücresel yerleşimi ve ligand spesifisitesi.

İpuçları

1
Gram-pozitif ve Gram-negatif bakterilerin hücre duvarı farklarını düşünün.
2
Reseptörün hücrenin neresinde (yüzey mi, iç kısım mı) bulunduğuna dikkat edin.
3
Lipopolisakkarit (LPS) TLR4TLR4 ile tanınırken, peptidoglikan yüzeyde hangi numara ile tanınır?

Daha Fazla Pratik

Toll-benzeri reseptörlerin sinyal iletiminde kullandığı adapter proteinleri (MyD88MyD88 ve TRIFTRIF) arasındaki farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 376Soru

Kompleman aktivasyonu sonucunda oluşan Membran Atak Kompleksi'nin (MAK) konak hücre zarlarında litik delikler açması, özgül düzenleyici proteinler tarafından kontrol edilir. Bu süreçte, C9C9 molekülünün C5b8C5b-8 kompleksine bağlanmasını ve polimerizasyonunu doğrudan bloke ederek konak hücreyi lizisten koruyan membran proteini aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD59 (Protektin)

Cevap

Konak hücrelerini kompleman kaynaklı lizisten koruyan ve C9 polimerizasyonunu engelleyen protein CD59 (Protektin)'dir.
CD59 (Protektin), glikozilfosfatidilinositol (GPI) çıpası ile hücre zarına bağlı bir proteindir. Membran atak kompleksinin (MAK) montajı sırasında C5b8C5b-8 kompleksine bağlanarak, C9C9 moleküllerinin bu komplekse eklenmesini ve silindirik bir kanal oluşturacak şekilde polimerize olmasını engeller. Bu sayede konak hücrelerin yanlışlıkla lizise uğraması önlenmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Terminal kompleman basamaklarını analiz et
C5b, C6, C7, C8 ve çok sayıda C9 birleşerek MAK'ı (C5b9C5b-9) oluşturur.
Soruda sorulan engelleme mekanizmasının hangi basamakta gerçekleştiğini belirlemek için gereklidir.
2
Düzenleyici proteinlerin etki yerlerini karşılaştır
CD59 membran düzeyinde C9'u durdururken, S proteini sıvı fazda C5b-7'yi durdurur.
Benzer işleve sahip iki terminal yolak inhibitörü arasındaki farkı ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kompleman sisteminde terminal yolak regülasyonu ve MAK inhibitörleri.

Daha Fazla Pratik

Paroksizmal Gece Hemoglobinürisi (PNH) hastalığında CD59 ve DAF eksikliğinin klinik sonuçlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 377Soru

Antijen sunan hücrelerde (APC), antijenlerin işlenmesi ve MHC (Major Histocompatibility Complex) molekülleri aracılığıyla sunulması süreçleri düşünüldüğünde, görev alan moleküler bileşenler ve işlevleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MHC sınıf II molekülünün peptit bağlama oluğunda bulunan CLIP molekülünün uzaklaştırılarak uygun antijenik peptidin yerleşmesini HLA-DM katalize eder.

Cevap

MHC sınıf II molekülünün peptit bağlama oluğundaki CLIP molekülünün uzaklaştırılarak uygun peptidin yerleşmesini HLA-DM katalize eder.
MHC sınıf II molekülleri ER'de sentezlendiğinde, peptit bağlama olukları invariant zincir (Li) tarafından işgal edilir. Bu molekül endozomal kompartmana (MIIC) taşındığında Li zinciri proteolitik enzimlerle parçalanır ve geriye sadece oluğu kapatan küçük bir parça olan CLIP kalır. HLA-DM molekülü, CLIP'in oluktan ayrılmasını katalize ederek APC tarafından dışarıdan alınmış ve parçalanmış olan eksojen antijenik peptitlerin MHC sınıf II'ye bağlanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
MHC sınıflarının kodlandığı alelleri belirle.
MHC Sınıf I: HLA-A, B, C; MHC Sınıf II: HLA-DR, DP, DQ.
Antijen sunum yolunun hangi MHC sınıfı üzerinden yürüdüğünü anlamak için genetik köken bilinmelidir.
2
Eksojen ve endojen yolların moleküler bileşenlerini ayırt et.
Endojen (Sınıf I): Proteazom, TAP, ER. Eksojen (Sınıf II): Endozom, Li zinciri, CLIP, HLA-DM.
Hücre içi trafik ve protein işleme mekanizmaları MHC sınıflarına göre özelleşmiştir.
3
MHC sınıf II yolundaki kritik adım olan peptit değişimini analiz et.
Li zinciri parçalanınca geriye CLIP kalır; HLA-DM bu CLIP'i çıkarıp antijeni takar.
MHC II molekülünün yüzeye çıkmadan önce doğru peptidi yüklemesi HLA-DM şaperonuna bağlıdır.

Anahtar Kavram

MHC sınıf II antijen işleme yolunda HLA-DM molekülünün CLIP değişimindeki rolü.
Soru 378Soru

Virüslerin replikasyonu sırasında oluşan çift iplikli RNA (dsRNAdsRNA) yapılarını endozomal membran üzerinde tanıyan ve sinyal iletim yolunda adaptör protein olarak MyD88MyD88 proteinini kullanmayıp sadece TRIFTRIF (TICAM1TICAM-1) molekülünü kullanan Toll-benzeri reseptör (TLRTLR) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TLR3

Cevap

Sinyal iletiminde sadece TRIFTRIF yolunu kullanan ve dsRNAdsRNA tanıyan reseptör TLR3'tür.
Doğru seçenek olan reseptör, Toll-benzeri reseptör ailesinin bir üyesi olup, endozomal membranlarda yerleşmiştir. Temel görevi virüs replikasyonu sırasında ortaya çıkan çift iplikli RNA'yı (dsRNAdsRNA) tanımaktır. Diğer çoğu TLR'den farklı olarak sinyal iletiminde MyD88MyD88 proteinine ihtiyaç duymaz, doğrudan TRIFTRIF (TICAM1TICAM-1) adaptör molekülünü aktive ederek Tip I interferon (IFNα/βIFN-\alpha/\beta) sentezine yol açan IRF3IRF3 transkripsiyon faktörünü uyarır.

Adım Adım Çözüm

1
Ligandın ve yerleşimin belirlenmesi
dsRNAdsRNA tanıyan ve endozomal yerleşimli reseptörler TLR3'tür.
Virüslerin çift iplikli RNA yapıları hücre içinde endozomal kompartmanlarda TLR3 tarafından algılanır.
2
Sinyal iletim yolunun (adaptör proteinin) analizi
Sadece TRIFTRIF adaptörünü kullanan reseptörün belirlenmesi.
TLR'lerin çoğu MyD88MyD88 kullanırken, TLR3 sadece TRIFTRIF kullanır; TLR4 ise her ikisini de kullanabilir.

Anahtar Kavram

TLR3'ün özgünlüğü: Endozomal yerleşim, dsRNAdsRNA ligant özgüllüğü ve sadece TRIFTRIF bağımlı sinyal iletimi.

Daha Fazla Pratik

TLR3 eksikliğinin klinik sonuçlarını (örn. Herpes simpleks ensefaliti riskinde artış) inceleyerek immunolojik önemi pekiştirilebilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 379Soru

İmmünoglobulinlerin (antikorlar) biyokimyasal yapısı, izotiplere özgü yapısal farklılıklar ve enzimatik sindirim ürünleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Salgısal IgAIgA ve pentamerik IgMIgM moleküllerinde alt birimlerin polimerizasyonunu sağlayan J-zinciri, mukoza epitel hücreleri tarafından sentezlenir.

Cevap

Salgısal IgA ve IgM'de bulunan J-zinciri, antikorun kendisini üreten plazma hücreleri tarafından sentezlenir; mukoza epitel hücreleri tarafından sentezlenen yapı ise salgısal komponenttir.
J-zinciri, polimerik yapıdaki IgAIgA ve IgMIgM antikorlarını sentezleyen plazma hücreleri tarafından üretilen ve bu birimleri birbirine bağlayan bir proteindir. Mukoza epitel hücreleri ise sadece salgısal IgAIgA'nın mukoza yüzeyine taşınmasını sağlayan ve onu enzimlerden koruyan 'salgısal komponenti' (secretory component) sentezler.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünoglobulinlerin temel domen yapısını ve izotipler arası farkları analiz et.
IgGIgG, IgAIgA ve IgDIgD 3 sabit domene (CH13C_{H1-3}) sahipken; IgMIgM ve IgEIgE 4 sabit domene (CH14C_{H1-4}) sahiptir ve menteşe bölgesi içermezler.
Domen sayısı efektör fonksiyonların türünü ve moleküler esnekliği belirler.
2
Enzimatik sindirim ürünlerini değerlendir.
Papain 2 FabFab + 1 FcFc oluştururken, pepsin bir adet büyük F(ab)2F(ab')_2 fragmanı oluşturur.
Menteşe bölgesinin neresinden kesildiğine bağlı olarak antijen bağlama kapasitesi değişir.
3
Polimerik antikorların ek bileşenlerinin sentez yerlerini belirle.
J-zinciri plazma hücrelerinden, salgısal komponent (S-parçası) ise mukoza epiteli hücrelerinden köken alır.
Antikorun polimerleşmesi hücre içinde (plazma hücresi), mukoza yüzeyine taşınması ise epitel hücresi aracılığıyla gerçekleşir.

Anahtar Kavram

İmmünoglobulinlerin yapısal domenleri ve polimerik antikorların (IgA/IgM) sentez mekanizması.

Daha Fazla Pratik

İmmünoglobulin izotiplerinin (IgG1-4 gibi) alt sınıfları arasındaki opsonizasyon ve kompleman aktivasyonu farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 380Soru

Lenfositlerin kan dolaşımından sekonder lenfoid organlara (özellikle lenf düğümlerine) ekstravazasyonu sürecinde, yüksek endotelli venüllerde (HEV) bulunan periferal lenf düğümü adresinlerine (PNAd) bağlanarak yuvarlanma (rolling) aşamasını başlatan temel yüzey molekülü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: LL-selektin (CD62LCD62L)

Cevap

Lenfositlerin HEV endoteli üzerindeki PNAd yapılarına bağlanarak yuvarlanmasını sağlayan molekül LL-selektindir (CD62LCD62L).
Doğru seçenek olan molekül, naif (antijenle karşılaşmamış) lenfositlerin yüzeyinde yoğun olarak bulunur. Bu molekül (LL-selektin), lenf düğümlerindeki yüksek endotelli venüller (HEV) üzerinde eksprese edilen ve PNAd (Peripheral Node Addressin) olarak adlandırılan sülfatlanmış karbonhidrat gruplarına bağlanır. Bu düşük afiniteli etkileşim, lenfositlerin kan akımı içerisinde yavaşlayarak yuvarlanmasını sağlar ve bir sonraki aşama olan kemokin aktivasyonu ile sıkı yapışma süreçlerine zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Lenfosit homing mekanizmasının ilk aşamasını belirle.
İlk aşama yuvarlanma (rolling) aşamasıdır.
Hücrelerin kan akımından dokuya geçmesi için önce yavaşlaması gerekir.
2
Yuvarlanma aşamasında görev alan molekül ailesini tanımla.
Selektinler (özellikle LL-selektin) bu aşamada anahtar rol oynar.
Selektinler, karbonhidrat ligandlarına düşük afiniteli bağlanarak geçici tutunma sağlar.
3
Lenf düğümü HEV üzerindeki spesifik etkileşimi onayla.
Lenfosit üzerindeki LL-selektin, endoteldeki PNAd (GlyCAM-1 vb.) ile bağlanır.
Bu etkileşim lenfositlerin naif haldeyken lenf düğümlerine özgü göçünü sağlar.

Anahtar Kavram

Lenfosit Homing ve L-selektin Etkileşimi
ÖncekiSayfa 19 / 33Sonraki
Temel İmmünoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 19 | Examkin