Sinir Sistemi Patolojisi

324 soru

Soru 241Soru

2222 yaşındaki bir kadın hasta, özellikle öksürmekle ve fiziksel aktiviteyle tetiklenen enseden başlayan baş ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede hafif ataksi saptanması üzerine çekilen kraniyal MR'da serebellar tonsillerin foramen magnumdan spinal kanala doğru 6 mm6\text{ mm} kadar yer değiştirdiği (herniye olduğu) izleniyor. Posterior fossa hacminin normal olduğu ve dördüncü ventrikülün yerinde olduğu not ediliyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, hastadaki mevcut malformasyona aşağıdaki patolojilerden hangisinin eşlik etme olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siringomiyeli

Cevap

Siringomiyeli
Serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağıya doğru herniye olması (5 mm5\text{ mm} ve üzeri), posterior fossanın normal boyutlarda kalması ve dördüncü ventrikülün yer değiştirmemesi tipik olarak Chiari Tip I malformasyonunu gösterir. Bu tabloya en sık eşlik eden patolojik bulgu, omurilik merkezinde kistik kavitasyonla karakterize siringomiyelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik verileri analiz et
Serebellar tonsillerin 5 mm5\text{ mm}'den fazla aşağı sarkması, normal posterior fossa hacmi ve yerinde 4. ventrikül bulguları Chiari Tip I malformasyonunu tanımlar.
Chiari Tip I, genellikle erişkin yaşta semptom veren ve tonsillerin herniasyonu ile karakterize olan bir malformasyondur.
2
Malformasyon ile ilişkili bulguları belirle
Chiari Tip I vakalarının önemli bir kısmında omurilik içinde kistik genişleme (siringomiyeli) görülür.
BOS akım dinamiklerinin foramen magnum düzeyinde bozulması siringomiyeli gelişimine zemin hazırlar.

Anahtar Kavram

Chiari Tip I malformasyonu ve siringomiyeli birlikteliği

Daha Fazla Pratik

Chiari Tip II malformasyonunda posterior fossanın boyutlarını ve vermis yerleşimini Chiari Tip I ile karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

7272 yaşında kadın hasta, ani gelişen sol kol ve bacakta felç şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan nörolojik muayene ve radyolojik tetkikler sonucunda sağ orta serebral arter (MCAMCA) oklüzyonuna bağlı geniş iskemik infarkt saptanıyor. Yatışının 55. gününde gelişen komplikasyonlar nedeniyle kaybedilen hastanın otopsisinde, beyindeki iskemik lezyon alanının mikroskobik incelemesinde en baskın olması beklenen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köpüksü sitoplazmalı makrofajlar (gitter hücreleri) ve likefaksiyon nekrozu

Cevap

İskemik beyin hasarının 55. gününde baskın mikroskobik bulgu köpüksü makrofajlar (gitter hücreleri) ve likefaksiyon nekrozudur.
Serebrovasküler bir olaydan sonraki 33 ile 1010 gün arasında, nekrotik dokuyu temizlemek üzere alana makrofajlar (gitter hücreleri) göç eder. Bu hücreler fagosite ettikleri miyelin ve hücre artıklarından dolayı köpüksü bir sitoplazmaya sahip olurlar. Beyin dokusu protein bakımından fakir, lipid bakımından zengin olduğu için bu süreç sonunda likefaksiyon nekrozu ve kavitasyon gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryodaki zaman dilimini belirle
Hasta iskemik olaydan 55 gün sonra kaybedilmiştir.
Serebrovasküler olaylarda morfolojik değişiklikler zamanla karakteristik bir sıra izler.
2
Beyin infarktının kronolojik evrelerini hatırla
0120-12 saat: Bulgu yok; 122412-24 saat: Kırmızı nöronlar; 131-3 gün: Nötrofiller; 3103-10 gün: Makrofajlar; >2>2 hafta: Gliozis.
Her evrede baskın olan hücre tipi ve doku değişikliği farklıdır.
3
55. güne karşılık gelen hücre tipini seç
Makrofaj evresi (3103-10 gün) baskındır.
Bu dönemde nekrotik doku fagositozla temizlenir ve likefaksiyon nekrozu izlenir.

Anahtar Kavram

Serebrovasküler infarktların kronolojik morfolojik evrimi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 243Soru

Nöromiyelitis optika (NMONMO, Devic hastalığı) patogenezinde saptanan anti-akuaporin 44 (AQP4AQP4) antikorlarının birincil hedefi olan hücresel yapı ve lokalizasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan-beyin bariyerindeki astrosit ayak çıkıntıları

Cevap

Kan-beyin bariyerindeki astrosit ayak çıkıntıları
Nöromiyelitis optika patogenezinde saptanan anti-akuaporin 44 (AQP4AQP4) antikorları, kan-beyin bariyerinde yer alan astrositlerin ayak çıkıntılarındaki su kanallarını doğrudan hedef alır. Bu durum kompleman aracılı sitotoksisiteye, astrosit kaybına ve sonuç olarak ikincil demiyelinizasyona yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Nöromiyelitis optika (NMONMO) hastalığının immünolojik temelini belirle.
NMONMO, hümoral immün yanıtın ön planda olduğu bir hastalıktır.
Multipl sklerozdan farklı olarak spesifik bir otoantikor (AQP4AQP4-Ab) ile ilişkilidir.
2
Anti-AQP4AQP4 antikorunun hedef proteinini analiz et.
Hedef, hücre membranındaki su kanalı olan Akuaporin 44 proteinidir.
Hastalığın patogenezi bu kanalın fonksiyon kaybı ve hücre hasarına dayanır.
3
Akuaporin 44 proteininin merkezi sinir sistemindeki spesifik hücresel lokalizasyonunu saptama.
Bu protein en yoğun olarak astrositlerin kan-beyin bariyeri ile temas eden ayak çıkıntılarında yer alır.
Antikor bağlandığında kompleman aktivasyonu ve inflamasyon bu lokalizasyonda başlar.

Anahtar Kavram

Nöromiyelitis optika, astrositlerin ayak çıkıntılarındaki akuaporin 44 kanallarına karşı gelişen antikorların yol açtığı bir astrositopatidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 244Soru

Ölü doğan bir fetüsün postmortem incelemesinde; serebral hemisferlerin orta hatta birbirinden ayrılmadığı, tek bir geniş ortak ventriküler boşluğun bulunduğu ve koku sinirlerinin (bulbus olfactoriusbulbus\ olfactorius) gelişmediği saptanmıştır. Dış muayenede siklopi ve yarık damak-dudak anomalileri izlenen bu olgu için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Holoprozensefali

Cevap

Holoprozensefali
Holoprozensefali, prozensafalonun orta hat boyunca bölünememesiyle karakterize bir spektrumdur. En ağır formunda (alobar holoprozensefali) beyin tek bir kavite halindedir, hemisferler ayrılmamıştır ve koku sinirleri gelişmemiştir. Bu duruma sıklıkla yüz orta hat anomalileri (siklopi, probosis) eşlik eder.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik bulguları analiz et
Serebral hemisferlerin ayrılmaması ve tek ventrikül varlığı, ön beyin bölünme kusuruna işaret eder.
Bu bulgular prozensafalonun gelişimsel olarak bölünemediğini gösterir.
2
Eşlik eden anomalileri değerlendir
Siklopi, yarık damak-dudak ve bulbus olfaktoryus yokluğu (arinensefali), holoprozensefali spektrumunun tipik özellikleridir.
Yüzün orta hat yapıları, ön beynin gelişimiyle embriyolojik olarak sıkı bir ilişki içindedir.
3
Tanıyı netleştir
Tüm bulgular Holoprozensefali tanısını doğrular.
Diğer seçenekler migrasyon kusurlarını veya nöral tüp defektlerini tanımlar.

Anahtar Kavram

Holoprozensefali, prozensafalonun orta hat ayrılma kusurudur ve sıklıkla Sonic Hedgehog (SHH)Sonic\ Hedgehog\ (SHH) yolağı mutasyonları veya Trizomi 1313 ile ilişkilidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 245Soru

Nöral tüpün kranial ucunun kapanma kusuru sonucunda kafa kubbesinin (kalvaryum) gelişmediği ve beyin dokusunun 'area cerebrovasculosa' olarak adlandırılan damardan zengin, düzensiz bir kitle şeklinde izlendiği malformasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anensefali

Cevap

Anensefali
Anensefali, nöral tüpün anterior (kranial) nöroporunun kapanmaması sonucu gelişir. Bu durum kafa kemiklerinin (kalvaryum) oluşamamasına ve beyin dokusunun maruz kalarak atrofiye olmasına yol açar. Geride kalan düzensiz vasküler ve konnektif doku kitlesine 'area cerebrovasculosa' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Nöral tüpün kranial ucunun gelişimsel sürecini değerlendirmek.
Kranial ucun kapanmamasının anensefaliye yol açtığı belirlenir.
Anensefali, nöral tüp kapanma defektleri (NTD) arasında kranial yerleşimli olan en ağır tablodur.
2
Klinik bulguları (kalvaryum yokluğu ve area cerebrovasculosa) analiz etmek.
Bu bulguların anensefali tanısı için karakteristik olduğu doğrulanır.
Beyin dokusunun gelişmemesi ve geride kalan vasküler kalıntıların dışarıda izlenmesi anensefaliyi diğer malformasyonlardan ayırır.

Anahtar Kavram

Anensefali, nöral tüpün kranial (anterior) ucunun kapanma kusuru sonucu gelişen, kafa kubbesinin yokluğu ve beyin dokusunun gelişmemesi ile karakterize bir malformasyondur.
Tahmini Süre:45s
Soru 246Soru

45 yaşında bir kadın hasta, ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve kişilik değişiklikleri şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği saptanıyor. Beyin omurilik sıvısı (BOS) analizinde 180/mm3180/mm^3 lenfosit, protein 110 mg/dL110\text{ mg/dL} ve glukoz 60 mg/dL60\text{ mg/dL} (eş zamanlı kan glukozu 95 mg/dL95\text{ mg/dL}) ölçülüyor. Kraniyal MR görüntülemede bilateral temporal loblarda ödem ve hemorajik nekroz alanları izleniyor. Beyin biyopsisinde nöronal nükleuslarda kromatinin periferizasyonuna neden olan geniş, eozinofilik intranükleer inklüzyon cisimcikleri saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herpes simpleks ensefaliti

Cevap

Herpes simpleks ensefaliti
Hastanın kliniğinde görülen temporal lob yerleşimi, radyolojideki hemorajik nekroz alanları ve histopatolojide tanımlanan eozinofilik intranükleer inklüzyon cisimcikleri (Cowdry Tip A), Herpes simpleks ensefalitinin klasik triadını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik verileri analiz et
Temporal lob yerleşimi ve hemorajik nekroz odağı belirlendi.
HSV-1 ensefaliti santral sinir sisteminde en sık temporal lobları tutan ve nekrotizan karakterde olan viral enfeksiyondur.
2
BOS bulgularını değerlendir
Lenfositik pleositoz ve normal glukoz saptandı.
Bu tablo viral bir enfeksiyonu (aseptik menenjit/ensefalit tablosu) destekler.
3
Morfolojik inklüzyonu tanımla
Cowdry Tip A cisimciği teşhis edildi.
Nöron nükleusundaki eozinofilik intranükleer inklüzyonlar Herpes virüs grubuna özgüdür.

Anahtar Kavram

Herpes simpleks ensefalitinde temporal lob tutulumu ve Cowdry tip A inklüzyon cisimcikleri patognomonik morfolojik bulgulardır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 247Soru

Kafa içi basınç artışına (KİBA) yol açan beyin ödemi tipleri değerlendirildiğinde; kan-beyin bariyerinin bütünlüğünün bozulması ve vasküler geçirgenlik artışı sonucu hücreler arası (ekstraselüler) mesafede sıvı birikmesi ile karakterize olan ödem tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vazojenik ödem

Cevap

Vazojenik ödem, kan-beyin bariyerinin bütünlüğünün bozulması ve sıvı sızıntısı ile karakterize olan en sık beyin ödemi tipidir.
Vazojenik ödem, kan-beyin bariyerinin bütünlüğünün bozulması ve vasküler geçirgenliğin artmasıyla karakterizedir. Bu durumda plazma sıvısı ve proteinler damar dışına çıkarak hücreler arasındaki boşlukta birikir. Özellikle kitleler, inflamasyon veya travma sonrası en sık görülen ödem mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyin ödemi tiplerini ayırt et
Vazojenik ödem (hücre dışı), sitotoksik ödem (hücre içi) ve interstisyel ödem (BOS sızması) temel tiplerdir.
Soruda istenen patomekanizmanın hangi kategoriye girdiğini belirlemek gerekir.
2
Kan-beyin bariyeri ve ekstraselüler mesafe ilişkisini kur
Kan-beyin bariyerinin bozulması damar dışına protein ve sıvı kaçışına (vazojenik ödem) yol açar.
Vazojenik ödemin temel tanımı bu mekanizmaya dayanır.

Anahtar Kavram

Vazojenik ödem, kan-beyin bariyerinin fiziksel bütünlüğünün bozulması sonucu plazma filtratının hücre dışı (interstisyel) mesafeye sızmasıdır.
Soru 248Soru

2525 yaşında daha önce sağlıklı olan bir hasta; yüksek ateş, konfüzyon ve koku alma bozukluğu şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde lenfositik pleositoz ve eritrosit varlığı saptanıyor. Kraniyal görüntülemede temporal loblarda hemorajik nekroz izlenen bu hastada, nöronal nükleuslarda saptanması beklenen karakteristik patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cowdry tip A intranükleer inklüzyon cisimcikleri

Cevap

Temporal lob tutulumu ve hemorajik nekrozla karakterize olan Herpes Simpleks Virüs (HSV-1) ensefalitinde nöronlarda Cowdry tip A intranükleer inklüzyon cisimcikleri saptanır.
Cowdry tip A intranükleer inklüzyon cisimcikleri, Herpes Simpleks Virüs (HSV-1) enfeksiyonu sırasında nöron ve glia nükleuslarında oluşan karakteristik eozinofilik yapılardır. Sorudaki temporal lob yerleşimi ve hemorajik nekroz bulguları HSV-1 ensefaliti için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Genç hasta, ateş, temporal lob tutulumu ve BOSBOS'ta eritrosit varlığı HSV-1 ensefalitini işaret eder.
HSV-1 ensefaliti tipik olarak temporal lobları tutan ve hemorajik nekroz yapan en yaygın sporadik viral ensefalittir.
2
Morfolojik karşılığı belirle
HSV enfeksiyonlarında hem nöronlarda hem de glial hücrelerde Cowdry tip A inklüzyonları görülür.
Herpes virüs grubu nükleus içerisinde replike olduğu için karakteristik olarak intranükleer eozinofilik inklüzyonlar oluşturur.

Anahtar Kavram

Herpes Simpleks Ensefaliti (HSV-1) ve Cowdry Tip A İnklüzyonları

Daha Fazla Pratik

HSV-1 ve HSV-2 ensefalitlerinin yaş gruplarına ve tutulum bölgelerine göre farklarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 249Soru

5656 yaşında bir kadın hasta, son bir yıldır ilerleyen yürüme bozukluğu, tekrarlayan bayılma hissi ve idrar kaçırma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan muayenesinde belirgin ortostatik hipotansiyon, serebellar ataksi ve levodopa tedavisine dirençli parkinsonizm bulguları saptanıyor. Bu hastada patolojik incelemede gümüş boyası ile boyanan, oligodendrositlerin sitoplazmasında yerleşimli α\alpha-sinüklein pozitif inklüzyonlar (Papp-Lantos cisimcikleri) saptanmıştır. Bu klinik ve patolojik tablo aşağıdaki hastalıklardan hangisi ile en uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Multipl sistem atrofi

Cevap

Multipl sistem atrofi
Multipl sistem atrofi (MSA), klinik olarak parkinsonizm, serebellar ataksi ve otonomik yetmezlik (Shy-Drager sendromu) ile karakterizedir. Patolojisinde oligodendrositlerin sitoplazmasında α\alpha-sinüklein pozitif, gümüş boyası ile boyanan 'Papp-Lantos' cisimcikleri görülmesi bu hastalık için tanı koydurucudur. Diğer sinükleinopatilerin aksine, protein birikimi nöronlardan ziyade glia hücrelerinde baskındır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Hastada ortostatik hipotansiyon ve inkontinans (otonomik yetmezlik), serebellar ataksi ve levodopa tedavisine dirençli parkinsonizm bulguları mevcuttur.
Bu semptom kombinasyonu, striatonigral dejenerasyon, olivopontoserebellar atrofi ve Shy-Drager sendromunu kapsayan geniş spektrumlu bir nörodejenerasyonu düşündürür.
2
Patolojik bulgunun değerlendirilmesi
Oligodendrositlerin sitoplazmasında α\alpha-sinüklein pozitif inklüzyonlar (Papp-Lantos cisimcikleri) saptanmıştır.
Nörodejeneratif hastalıklarda biriken proteinin türü (Tau vs α\alpha-sinüklein) ve biriktiği hücre tipi (nöron vs glia) ayırıcı tanıda en kritik faktördür.
3
Klinik ve patolojinin birleştirilmesi
Otonomik yetmezlik + Serebellar/Parkinsoniyen bulgular + Glial α\alpha-sinükleinopati = Multipl sistem atrofi.
Multipl sistem atrofi (MSA), glia hücrelerinde α\alpha-sinüklein birikimi ile karakterize olan tek ana nörodejeneratif hastalıktır.

Anahtar Kavram

Multipl sistem atrofi (MSA), oligodendrositlerde α\alpha-sinüklein içeren glial sitoplazmik inklüzyonlar ile karakterize bir 'glia-öncelikli' sinükleinopatidir.

Daha Fazla Pratik

Nörodejeneratif hastalıklarda 'hangi protein, hangi hücrede?' tablosu oluşturarak Tauopatiler ve Sinükleinopatileri karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 250Soru

Zorlu bir doğum sonrası perinatal asfiksi tanısıyla yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen ve günümüzde 33 yaşında olan bir çocuğun nörolojik muayenesinde spastik kuadriplezi saptanmıştır. Yapılan beyin MR incelemesinde; serebral kortekste girusların tepe kısımlarının (apeks) korunmuş olduğu, ancak derin sulkus yerleşimli kortikal alanlarda belirgin atrofi, incelme ve gliotik skar dokusu izlendiği belirtilmiştir. Bu morfolojik tablo 'ulejiri' (mantar girus) olarak tanımlanmıştır. Buna göre, bu hastada sulkus derinliklerinin girus apekslerine göre daha ağır hasar görmesinden sorumlu olan temel patogenetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sulkus derinliklerinin vasküler beslenmede 'uçlanma' (watershed) bölgeleri olması

Cevap

Sulkus derinliklerinin vasküler beslenmede 'uçlanma' (watershed) bölgeleri olması
Ulejiri (ulegyria), term bebeklerde perinatal asfiksi sonrası gelişen bir tablodur. Serebral kortekste girusların apeks kısımları arteriyel beslenmeye daha yakın olduğu için görece korunurken, sulkusların derinlikleri vasküler 'uçlanma' (watershed) bölgeleri olmaları nedeniyle ağır iskemiye maruz kalır. Bu durum sulkuslarda atrofi ve skarlaşmaya, girusların ise mantar benzeri bir görünüm almasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve morfolojik tanımı analiz et
Zorlu doğum (asfiksi) öyküsü olan çocukta saptanan 'mantar girus' görünümü ulejiri (ulegyria) olarak tanımlanır.
Ulejiri, term infantlarda perinatal hipoksik-iskemik ensefalopatinin (HIE) karakteristik kortikal bulgusudur.
2
Serebral korteksin vasküler beslenme özelliklerini değerlendir
Girusların tepeleri (apeks) arteriyel beslenmeyi daha doğrudan alırken, sulkusların derinlikleri arteriyel dağılımın en uç (periferik) noktalarında yer alır.
Vasküler uçlanma (watershed) bölgeleri, sistemik hipotansiyon ve hipoksi durumlarında perfüzyonun ilk kesildiği alanlardır.
3
Morfolojik bulgu ile patogenezi eşleştir
Sulkus derinliklerindeki korteks atrofiye uğrayıp sklerotik hale gelirken, apekslerin korunması mantar şeklinde bir girus yapısı oluşturur.
Bu patern, hasarın spesifik olarak vasküler 'uçlanma' bölgelerinde yoğunlaştığını kanıtlar.

Anahtar Kavram

Ulejiri (Ulegyria) ve Perinatal Hipoksik-İskemik Ensefalopati
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 251Soru

7272 yaşında bir kadın hasta, son 33 yıldır giderek artan unutkanlık, eşyaların yerini karıştırma ve yakınlarını tanıyamama şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde kognitif fonksiyonlarda belirgin yıkım ve bellek kusuru saptanmıştır. Yapılan kraniyal MRG incelemesinde belirgin hipokampal atrofi ve kortikal sulkuslarda genişleme izlenmiştir. Bu hastanın beyin dokusunda, gümüşleme yöntemleri ile ekstrasellüler alanda saptanan senil (nöritik) plakların merkezinde biriken temel protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amiloid-beta (AβA\beta)

Cevap

Alzheimer hastalığının karakteristiği olan ekstrasellüler senil plakların merkezindeki temel protein Amiloid-beta (AβA\beta) proteini iken, intrasellüler nörofibriler yumakların temel proteini hiperfosforile tau proteini'dir.
Vakada tanımlanan hasta Alzheimer hastalığına uymaktadır. Bu hastalığın patogenezinde Amiloid-beta (AβA\beta) proteinlerinin ekstrasellüler alanda agrege olmasıyla oluşan senil plaklar temel bulgudur. Gümüşleme yöntemleri (Bielschowsky, Bodian) bu yapıları net olarak gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Alzheimer hastalığı (yaşlılık, progresif bellek kaybı, hipokampal atrofi)
Vakadaki semptomlar ve radyolojik bulgular en yaygın demans nedeni olan Alzheimer hastalığını işaret eder.
2
Histopatolojik yapıları tanımla
Senil plaklar (ekstrasellüler) ve Nörofibriler yumaklar (intrasellüler)
Alzheimer hastalığının iki temel mikroskobik bulgusu vardır.
3
Plağın protein bileşenini belirle
Amiloid-beta (AβA\beta)
Amiloid prekürsör proteininden (APP) köken alan AβA\beta, plakların santral çekirdeğini oluşturur.

Anahtar Kavram

Alzheimer hastalığında protein birikim bölgeleri ve türleri (Plak vs Yumak ayrımı)

Daha Fazla Pratik

Alzheimer hastalığında presenilin mutasyonlarının amiloid kaskadı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 252Soru

Kafa içi basınç artışı sonucu gelişen herniasyon tipleri ve bu süreçte bası altında kalan veya yer değiştiren anatomik yapılar ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subfalsin herniasyon — Kernohan çentiği

Cevap

Subfalsin herniasyon — Kernohan çentiği eşleşmesi yanlıştır çünkü Kernohan çentiği transtentoryal herniasyon ile ilişkilidir.
Kernohan çentiği, transtentoryal (unkal) herniasyon sürecinde beyin sapının (mezensefalon) karşı tarafa itilmesi ve buradaki serebral pedinkülün karşı taraf tentoryum kenarı tarafından zedelenmesiyle oluşur. Bu durum ipsilateral hemipareziye neden olduğu için 'yalancı yerelleştirme bulgusu' olarak bilinir. Subfalsin herniasyon ise singulat girusun faks serebri altında yer değiştirmesidir ve Kernohan çentiği ile ilişkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Herniasyon tiplerini ve etkiledikleri anatomik bölgeleri gözden geçirin.
Subfalsin (singulat girus), Transtentoryal (unkus/mezensefalon) ve Tonsiller (serebellar tonsiller/medulla) temel tiplerdir.
Anatomik yerleşim, her herniasyonun klinik tablosunu belirler.
2
Vasküler ve sinirsel komşulukları analiz edin.
Subfalsin herniasyonda ACA, transtentoryal herniasyonda PCA ve CN III basısı karakteristiktir.
Bu yapılar faks ve tentoryum gibi sert duralsınırlar ile beyin dokusu arasında sıkışır.
3
Kernohan çentiğinin (Kernohan's notch) patofizyolojisini hatırlayın.
Mezensefalonun (serebral pedinkül) karşı taraf tentoryum kenarına basısı sonucu oluştuğu ve unkal herniasyon komplikasyonu olduğu belirlenir.
Kernohan çentiği subfalsin herniasyon ile ilişkili olmayan, unkal herniasyona özgü bir 'yalancı yerelleştirme' bulgusudur.

Anahtar Kavram

Herniasyon tiplerinin anatomik ve klinik sonuçlarının ayırt edilmesi.
Soru 253Soru

5252 yaşında erkek hasta, sağ elinde ilerleyici güçsüzlük ve kaslarda seğirme şikayetiyle başvuruyor. Yapılan muayenede üst ve alt motor nöron bulguları (kas atrofisi, fasikülasyonlar ve hiperrefleksi) bir arada saptanıyor. Duyusal kaybı olmayan bu hastada, spinal kord anterior boynuz motor nöronlarının sitoplazmasında saptanan en karakteristik protein agregatı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TDP-43

Cevap

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) kliniği sergileyen bu hastada motor nöronlarda biriken temel protein TDP-43'tür.
Vakada tanımlanan klinik tablo (üst ve alt motor nöron bulgularının birlikteliği) Amyotrofik Lateral Skleroz'dur (ALS). ALS'nin histopatolojik incelemesinde motor nöron sitoplazmasında saptanan en karakteristik ve yaygın protein agregatı TDP-43'tür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Hastada hem üst motor nöron (hiperrefleksi) hem de alt motor nöron (atrofi, fasikülasyon) bulgularının birlikte olması ve duyusal kaybın olmaması Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) tanısını düşündürür.
ALS, santral ve periferik motor nöronların ilerleyici dejenerasyonu ile karakterize bir hastalıktır.
2
Hastalığa özgü proteinopatiyi hatırla.
ALS vakalarının büyük çoğunluğunda nöronal sitoplazmik inklüzyonlar saptanır.
Nörodejeneratif hastalıklar, spesifik proteinlerin yanlış katlanması ve birikmesi ile karakterizedir.
3
Spesifik proteini tanımla.
Bu inklüzyonların temel bileşeni TDP-43 (TAR DNA-binding protein 43) adlı proteindir.
TDP-43, sporadik ALS vakalarının %95'inde ve bazı frontotemporal demans türlerinde saptanan ana patolojik proteindir.

Anahtar Kavram

Nörodejeneratif hastalıklarda protein birikim spesifikliği (ALS - TDP-43 ilişkisi).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 254Soru

4242 yaşında, HIV pozitif (CD4+CD4+ hücre sayısı: 180/mm3180/mm^3) olan ve antiretroviral tedaviye uyumu zayıf bir erkek hasta; akut gelişen sağ hemipleji ve motor afazi tablosuyla acil servise başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 22 ay önce sol trigeminal sinir (V1V1 dalı) trasesine uyan veziküler döküntüler nedeniyle asiklovir tedavisi aldığı öğreniliyor. Kraniyal MR anjiyografide sol karotis interna ve orta serebral arterde segmenter daralmalar ve bu sulama alanında akut iskemik enfarkt izleniyor. Bu hastada gelişen serebrovasküler olayın altında yatan en olası patolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük ve orta çaplı serebral arter duvarlarında gelişen granülomatöz anjiyitis

Cevap

Büyük ve orta çaplı serebral arter duvarlarında gelişen granülomatöz anjiyitis, post-zoster inme tablosunun altında yatan patolojik süreçtir.
VZV (Suçiçeği-Zoster virüsü) enfeksiyonu, özellikle trigeminal sinirin oftalmik dalını (V1V1) tuttuğunda, virüsün aksonal yolla Willis poligonu damarlarına ulaşması sonucu granülomatöz bir anjiyite yol açar. Bu durum damar lümeninde daralma ve tromboz riskini artırarak klinik olarak enfarktla sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştirme
HIV pozitifliği + Geçirilmiş Zoster (V1V1 tutulumu) + Akut İnme (MCA enfarktı)
İmmün yetmezlikli bir hastada geçirilmiş VZV enfeksiyonu ile serebrovasküler olay arasındaki ilişkiyi kurmak için gereklidir.
2
VZV vaskülopatisi mekanizmasını tanımlama
Virüsün afferent sinirlerden büyük damar duvarlarına yayılması ve granülomatöz inflamasyon başlatması
Post-zoster inmenin karakteristik histopatolojik zeminini belirlemek için gereklidir.
3
Ayırıcı tanı yapma
HIV ensefaliti, PML ve CMV enfeksiyonlarının dışlanması
AIDS hastalarında görülen diğer SSS patolojilerinin (dev hücreler, inklüzyonlar, demiyelinizasyon) inme tablosunu açıklamadığını doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

VZV Vaskülopatisi (Granülomatöz Arterit)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 255Soru

6565 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır ellerinde titreme ve hareketlerinde genel bir yavaşlama şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan muayenesinde tek taraflı başlayan istirahat tremoru, bradikinezi ve kaslarda "dişli çark" tarzı rijidite saptanıyor. Hastanın nöropatolojik incelemesinde substantia nigra'daki dopaminerjik nöronlarda kayıp ve sitoplazma içerisinde eozinofilik, yuvarlak inklüzyonlar (Lewy cisimcikleri) gözleniyor. Bu inklüzyonların yapısında biriken temel patolojik protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alfa-sinüklein

Cevap

Parkinson hastalığının karakteristik inklüzyonu olan Lewy cisimciklerinin temel proteini alfa-sinükleindir.
Klinik tablo (tremor, bradikinezi, rijide) ve patolojik bulgular (Lewy cisimciği) klasik bir Parkinson hastalığı vakasını tarif etmektedir. Lewy cisimcikleri, sitoplazmada alfa-sinüklein proteininin anormal agregasyonu sonucu oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları analiz et.
İstirahat tremoru, bradikinezi ve rijidite, hastada Parkinsonizm tablosu olduğunu gösterir.
Bu üçlü bulgu Parkinson hastalığının klasik klinik prezentasyonudur.
2
Patolojik bulguyu tanımla.
Substantia nigra'da nöron kaybı ve Lewy cisimciği varlığı saptandı.
Lewy cisimcikleri idiyopatik Parkinson hastalığının histopatolojik tanısı için temel bulgudur.
3
İnklüzyonun protein içeriğini belirle.
Lewy cisimciği içindeki temel protein alfa-sinükleindir.
Parkinson hastalığı, patolojik protein katlanması ve birikimi açısından bir 'sinükleinopati' olarak sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Parkinson hastalığı (sinükleinopati) ve Lewy cisimcikleri.
Tahmini Süre:45s
Soru 256Soru

5858 yaşında erkek hasta, hastanede yattığı sırada masif pulmoner emboli sonrası gelişen kardiyorespiratuar arrest nedeniyle 1515 dakika boyunca resüsite edilmiştir. Spontan dolaşımı geri dönen ancak nörolojik fonksiyonları düzelmeyen hasta, olaydan yaklaşık 3636 saat sonra kaybedilmiştir. Otopside beyinde yaygın ödem ve giruslarda genişleme saptanmıştır. Mikroskobik incelemede korteksteki piramidal nöronların bir kısmının büzüştüğü, çekirdeklerinin piknotik hal aldığı ve sitoplazmalarının yoğun eozinofilik ("kırmızı nöron") boyandığı görülmüştür. Hasarın korteksin belirli tabakalarında yoğunlaşarak şerit şeklinde bir görünüm oluşturduğu (psödolaminar nekroz) dikkati çekmiştir.

Bu hastada psödolaminar nekroz gelişiminden sorumlu olan, hipoksiye en duyarlı piramidal hücrelerin yoğun olarak bulunduğu kortikal tabakalar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III, V ve VI

Cevap

Piramidal hücrelerin yoğun bulunduğu III, V ve VI. tabakalar
Serebral korteksin büyük piramidal nöronları (III. dış piramidal, V. iç piramidal ve VI. multiform tabakalar), global iskemi sırasında gelişen ATP yetmezliği ve eksitotoksik süreçlere en duyarlı hücrelerdir. Bu selektif duyarlılık, kortekste bazı tabakaların korunup diğerlerinin nekroze olduğu 'psödolaminar nekroz' görünümüne neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu analiz etme
Hastada gelişen kardiyorespiratuar arrest ve uzun süren resüsitasyon, beyinde 'global iskemi/hipoksi' tablosuna yol açmıştır.
Global iskemi, tüm beyni etkileyen ancak belirli hücre gruplarını daha fazla hasara uğratan bir süreçtir.
2
Morfolojik bulguları yorumlama
Olaydan 3636 saat sonra izlenen 'kırmızı nöron' (eozinofilik nöron) değişikliği, akut iskemik hasarın tipik erken bulgusudur.
İskemiden 122412-24 saat sonra nöronlarda büzülme, piknoz ve yoğun sitoplazmik eozinofili gelişir.
3
Selektif vulnerabilite kavramını uygulama
Beyinde hipoksiye en duyarlı bölgeler; hipokampus (CA1 - Sommer sektörü), serebellum (Purkinje hücreleri) ve neokorteksin derin tabakalarıdır.
Bu bölgelerdeki nöronlar yüksek metabolik hıza ve eksitotoksik hasara yatkınlığa sahiptir.
4
Kortikal tabakaları belirleme
Psödolaminar nekroz, neokorteksin III, V ve VI. tabakalarındaki piramidal nöronların selektif kaybı ile karakterizedir.
Bu tabakalardaki büyük piramidal hücreler hipoksiye en duyarlı elemanlardır.

Anahtar Kavram

Selektif Vulnerabilite ve Psödolaminar Nekroz

Daha Fazla Pratik

Hipokampustaki Sommer sektörü (CA1) ve serebellumdaki Purkinje hücrelerinin iskemik duyarlılığını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 257Soru

Postnatal üçüncü gününde ani klinik kötüleşme, hematokrit düzeyinde belirgin düşüş ve ön fontanelde gerginlik saptanan 2626 haftalık bir prematüre bebeğin kraniyal ultrasonografisinde; lateral ventriküller içerisinde yoğun kanama ile birlikte, komşu periventriküler beyaz cevher parankimi içerisinde de ekojenite artışı (kanama odağı) izlenmiştir. "Evre IV Germinal Matriks Hemorajisi" tanısı konulan bu olguda, kanamanın ventrikül dışına, parankim içine uzanmasından sorumlu olan temel patogenetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventrikül içindeki kanın basısıyla terminal venlerin tıkanması sonucu gelişen venöz enfarkt

Cevap

Kanamanın parankime uzanması, ventrikül içindeki kanın terminal venleri tıkaması sonucu gelişen venöz enfarkt mekanizmasıyla açıklanır.
Evre IV germinal matriks hemorajisi (GMH), günümüzde artık 'periventriküler hemorajik enfarkt' olarak tanımlanmaktadır. Bu durum, ventrikül içindeki büyük miktardaki kanın, periventriküler beyaz cevheri drene eden terminal venleri (medüller venleri) sıkıştırması veya tıkanması sonucunda gelişen venöz bir enfarkttır. Yani kanama, germinal matriksten parankime doğru doğrudan bir rüptür şeklinde değil, drenaj bozukluğuna bağlı sekonder bir hasar şeklinde ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve tanının tanımlanması
Olgu, prematüre bir bebekte gelişen ağır (Evre IV) germinal matriks hemorajisidir.
Evre IV, kanamanın ventrikül sınırlarını aşarak parankime uzandığını gösterir.
2
Evre IV hemorajinin spesifik patogenezinin analizi
Bu tablo aslında basit bir kanama yayılımı değil, bir 'periventriküler hemorajik enfarkt'tır.
Ventrikül içindeki yoğun kan kitlesi, periventriküler beyaz cevherin venöz drenajını sağlayan terminal/medüller venlere bası yapar.
3
Venöz obstrüksiyonun sonucunun belirlenmesi
Venöz dönüşün engellenmesi, beyaz cevherde venöz staza ve ardından hemorajik enfarkta yol açar.
Patolojide bu durum kanamanın parankim içinde ayrı bir odak olarak görülmesinin temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Evre IV germinal matriks hemorajisi, terminal venlerin obstrüksiyonuna bağlı gelişen periventriküler venöz hemorajik enfarkttır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 258Soru

Kraniyal manyetik rezonans (MR) görüntülemede, lokalize bir kitle çevresinde 'parmak benzeri' (finger-like) projeksiyonlar şeklinde uzanan, gri cevheri büyük oranda koruyup ak cevher (beyaz cevher) boyunca yayılan bir serebral ödem izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan temel patofizyolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan-beyin bariyerinin bütünlüğünün bozulmasıyla vasküler geçirgenliğin artması

Cevap

Kan-beyin bariyerinin bütünlüğünün bozulmasıyla vasküler geçirgenliğin artması sonucunda gelişen vazojenik ödemdir.
Vazojenik ödem, kan-beyin bariyerinin fiziksel bütünlüğünün bozulması (tümör, apse, travma vb. nedenlerle) sonucu vasküler geçirgenliğin artmasıyla karakterizedir. Sıvı, damar dışına çıkarak intersitisyel alana geçer. Ak cevher lifleri arasındaki direnç gri cevhere göre daha az olduğu için, sıvı ak cevher boyunca 'parmak benzeri' bir patern sergileyerek yayılır. Gri-beyaz cevher ayırımı genellikle korunur çünkü gri cevher daha yoğundur ve bu tip yayılıma daha dirençlidir.

Adım Adım Çözüm

1
MR bulgularını analiz et
Parmak benzeri uzanım ve ak cevher tutulumu belirlendi.
Bu özellikler sıvının ak cevher lifleri arasında yayıldığı vazojenik ödemi işaret eder.
2
Tespit edilen ödem tipinin mekanizmasını hatırla
Vazojenik ödem = Kan-beyin bariyeri (BBB) hasarı.
BBB bozulduğunda plazma proteinleri ve sıvı intersitisyel alana sızar.
3
Seçenekler arasından doğru mekanizmayı işaretle
Vasküler geçirgenlik artışını içeren seçenek seçildi.
Tümör çevresi ödemin en yaygın patofizyolojik açıklaması budur.

Anahtar Kavram

Beyin Ödemi Tipleri (Vazojenik vs Sitotoksik)
Tahmini Süre:50s
Soru 259Soru

5252 yaşında bir erkek hastada sol serebral hemisferde geniş bir epidural hematom saptanmıştır. Hastanın bilinci giderek kapanmakta ve sol pupillasının dilate olduğu, ışık reaksiyonunun alınamadığı izlenmektedir. BT incelemesinde orta hattın sağa itildiği ve sol unkusun tentoryum kenarından aşağı doğru fıtıklaştığı görülmektedir.

Bu hastada tabloya eklenebilecek ikincil klinik ve patolojik değişiklikler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ posterior serebral arterin basısı sonucu sol homonim hemianopsi gelişmesi

Cevap

Sağ posterior serebral arterin basısı sonucu sol homonim hemianopsi gelişmesi ifadesi yanlıştır.
Unkal herniasyon sırasında, fıtıklaşan unkus aynı taraftaki (ipsilateral) posterior serebral arteri tentoryum kenarı ile kendisi arasında sıkıştırır. Bu durumda sol taraflı bir herniasyonda sol posterior serebral arter etkilenir. Sol oksipital korteksin iskemisi ise görsel yolların çaprazlaşması nedeniyle sağ görme alanında kayba (sağ homonim hemianopsi) yol açar. İfadedeki 'sağ arter' ve 'sol görme alanı' bilgileri anatomik ve fizyolojik olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Lezyonun tarafını ve herniasyon tipini belirle
Sol hemisferde kitle etkisi ve sol unkal herniasyon mevcuttur.
Vasküler ve sinirsel basıların hangi tarafta gerçekleşeceğini anlamak için başlangıç noktasıdır.
2
İpsilateral vasküler yapıları değerlendir
Sol posterior serebral arter (PSA) herniye olan unkus tarafından tentoryum kenarında sıkıştırılır.
PSA basısı oksipital lob iskemisine ve görme alanı kaybına yol açar.
3
Görme alanı kaybının yönünü belirle
Sol oksipital lob hasarı, sağ görme alanının kaybına (sağ homonim hemianopsi) neden olur.
Görsel yollar optik kiazmadan sonra çaprazlaştığı için kortikal hasar karşı taraf görme alanını etkiler.
4
Diğer herniasyon bulgularını (Kernohan ve Duret) kontrol et
Sağ pedünkül basısı sol güçsüzlük yapar (doğru); beyin sapı kayması Duret kanaması yapar (doğru).
Seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek için tüm mekanizmalar gözden geçirilmelidir.

Anahtar Kavram

Unkal herniasyonda vasküler bası ipsilateral (aynı taraf) arterde olurken, fonksiyonel kayıp kontralateral (karşı taraf) düzeyde gerçekleşir.

Daha Fazla Pratik

Vazojenik ve sitotoksik ödem arasındaki farkları, özellikle ekstrasellüler sıvı hacmi ve etkilenen beyin dokusu (gri/beyaz cevher) açısından tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 260Soru

Lumbosakral bölgede meningomiyelosel ile doğan bir yenidoğanda, fizik muayenede fontanellerde gerginlik ve baş çevresinde hızlı artış saptanıyor. Kraniyal radyolojik incelemede; posterior fossanın dar olduğu, serebellar vermisin foramen magnumdan aşağıya doğru herniye olduğu ve mezensefalonun tektal bölgesinde "gagalaşma" (tectal beaking) görünümü olduğu izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Chiari Tip II malformasyonu

Cevap

Küçük bir posterior fossa, serebellar vermis herniasyonu, tektal gagalaşma ve meningomiyelosel birlikteliği Chiari Tip II malformasyonu (Arnold-Chiari) tanısını koydurur.
Doğru seçenek Chiari Tip II malformasyonunu tarif etmektedir. Bu hastalık kompleksinde posterior fossa hacmi normalden küçüktür, buna bağlı olarak serebellar vermis foramen magnumdan aşağıya hernie olur (tonsiller de eşlik edebilir). Mezensefalonun inferior kollikuluslarının dorsal yönde sivrilmesi sonucu oluşan 'tektal gagalaşma' karakteristik bir bulgudur. En önemli klinik ayırt edici özelliği ise neredeyse her zaman bir lumbosakral meningomiyelosel ile birlikte görülmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Lumbosakral meningomiyelosel varlığı saptandı.
Chiari Tip II, neredeyse tüm vakalarda meningomiyelosel ile birliktedir.
2
Radyolojik bulguları değerlendir.
Küçük posterior fossa, vermis herniasyonu ve tektal gagalaşma izlendi.
Bu anatomik özellikler Chiari Tip II'nin patognomonik görüntüleme bulgularıdır.
3
Eşlik eden komplikasyonları kontrol et.
Hidrosefali (fontanel gerginliği ve baş çevresi artışı) mevcuttur.
Chiari Tip II'de obstrüktif hidrosefali sık görülen bir komplikasyondur.

Anahtar Kavram

Chiari Tip II (Arnold-Chiari) Malformasyonu: Küçük posterior fossa, serebellar vermis herniasyonu, tektal gagalaşma, hidrosefali ve meningomiyelosel birlikteliği.

Daha Fazla Pratik

Chiari Tip II ile ilişkili olabilecek diğer santral sinir sistemi bulgularını (örneğin; korpus kallozum disgenezisi, talamik füzyon) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 17Sonraki
Sinir Sistemi Patolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 13 | Examkin