Sinir Sistemi Patolojisi

324 soru

Soru 261Soru

4545 yaşında bir orman işçisi, yaklaşık 88 hafta önce elinden yaralandığı ve tamamen iyileşen bir yara bölgesinde son 22 gündür gelişen yanma ve uyuşma şikayetiyle başvuruyor. Hastada su içme girişimi sırasında şiddetli laringospazm, aşırı ajitasyon, salivasyon artışı ve hidrofobi gözleniyor. Lomber ponksiyon tetkikinde; hücre sayısı 120/mm3120/mm^3 (çoğunluğu lenfosit), glukoz 6868 mg/dLmg/dL (eş zamanlı kan glukozu 105105 mg/dLmg/dL) ve protein 8585 mg/dLmg/dL saptanıyor. Bu hastanın beyin dokusunda saptanması beklenen en karakteristik histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hippocampus piramidal hücrelerinde ve serebellum Purkinje hücrelerinde izlenen, eozinofilik sitoplazmik inklüzyonlar

Cevap

Hippocampus piramidal hücrelerinde ve serebellum Purkinje hücrelerinde izlenen eozinofilik sitoplazmik inklüzyonlar (Negri cisimcikleri)
Vakadaki klinik bulgular (hidrofobi, laringospazm, yara yeri parestezisi) Kuduz (Rabies) hastalığını kesinleştirir. Kuduzun en karakteristik ve patognomonik morfolojik bulgusu, piramidal nöronların (hippocampus) ve Purkinje hücrelerinin (serebellum) sitoplazmasında saptanan, eozinofilik Negri cisimcikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
İyileşmiş yara yerinde parestezi, hidrofobi ve laringospazm Kuduz (Rabies) için patognomoniktir.
Virüs retrograd aksonal transport ile santral sinir sistemine ulaşır ve prodromal dönemde yara yerinde duyusal semptomlara yol açar.
2
Laboratuvar verilerini (BOSBOS) değerlendir.
Lenfositik pleositoz ve normal/hafif yüksek protein viral ensefaliti destekler.
Bakteriyel menenjitten farklı olarak glukoz düzeyi normal sınırlardadır.
3
Kuduz için spesifik patolojik bulguyu belirle.
Negri cisimcikleri; eozinofilik, sitoplazmik inklüzyonlardır.
Bu inklüzyonlar virüs replikasyon alanlarıdır ve özellikle hippocampus ile Purkinje hücrelerinde yoğunlaşır.

Anahtar Kavram

Kuduz Ensefaliti ve Negri Cisimcikleri

İpuçları

1
Hastadaki hidrofobi (su korkusu) ve laringospazm semptomları hangi spesifik viral enfeksiyona işaret eder?

Daha Fazla Pratik

Viral inklüzyon cisimciklerinin (Negri, Cowdry A, Baykuş Gözü) yerleşim yerlerini (nükleer vs sitoplazmik) ve ilişkili olduğu virüsleri karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 262Soru

Gelişim geriliği ve nöbet geçirme şikayetleri ile getirilen 8 aylık bir bebeğin yapılan kraniyal MRG incelemesinde; her iki serebral hemisferi birbirine bağlayan ana beyaz cevher komissürünün izlenmediği saptanıyor. Bu yapısal eksikliğe bağlı olarak lateral ventriküllerin frontal boynuzlarının birbirinden uzaklaşarak yukarıya doğru yöneldiği ve koronal kesitlerde "Viking miğferi" görünümü oluşturduğu dikkati çekiyor. Buna göre, bu bebekteki en olası santral sinir sistemi malformasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Korpus kallozum agenezisi

Cevap

Korpus kallozum agenezisi
Korpus kallozum agenezisinde, serebral hemisferleri birbirine bağlayan en büyük beyaz cevher yolu olan korpus kallozum gelişmemiştir. Bu durum lateral ventriküllerin normal pozisyonunu kaybetmesine ve koronal kesitlerde karakteristik "Viking miğferi" görünümü almasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
Ana beyaz cevher komissürünün (korpus kallozum) yokluğu ve lateral ventriküllerin yukarı/dışa yönelerek "Viking miğferi" görünümü oluşturması saptandı.
Korpus kallozumun yokluğu, normalde ventrikülleri sınırlayan bu yapının kaybına ve ventriküllerin serbest kalarak şekil değiştirmesine neden olur.
2
Ayırıcı tanı yap.
İki ayrı lateral ventrikülün varlığı holoprosensefaliyi, supratentoryal yerleşim ise arka çukur malformasyonlarını (Dandy-Walker, Chiari) dışlar.
Hastalığın anatomik yerleşimi ve spesifik radyolojik bulguları tanıyı netleştirir.

Anahtar Kavram

Korpus kallozum agenezisi, lateral ventriküllerin frontal boynuzlarının koronal kesitlerde yukarı ve dışa doğru yönelmesi sonucu oluşan "Viking miğferi" (Viking helmet) veya "yarasa kanadı" görünümü ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 263Soru

Otuz haftalık (3030 hafta) doğan ve doğum sonrasında respiratuar distres sendromu ile ağır hipoksi öyküsü bulunan bir bebeğin, postnatal 44. ayda gelişimsel gerilik şikayetiyle yapılan kraniyal görüntülemesinde lateral ventriküllerin komşuluğundaki beyaz cevherde multipl kistik kavitasyonlar ve bu alanların çevresinde tebeşir beyazı (chalky white) görünümünde kalsifikasyon odakları saptanmıştır. Bu perinatal beyin hasarının erken evresinde, hasarlı dokuda gözlenmesi beklenen temel nekroz tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Likefaksiyon nekrozu

Cevap

Beyin dokusunda hipoksiye bağlı gelişen hasarın temelinde likefaksiyon nekrozu yatar.
Preterm bebeklerde periventriküler beyaz cevherde gelişen iskemik hasar (periventriküler lökomalazi), santral sinir sisteminin hipoksiye verdiği karakteristik yanıt olan likefaksiyon nekrozu ile sonuçlanır. Bu süreç sonunda doku bütünlüğü kaybolur ve kavitasyonlar (kistler) oluşur. Nekrotik odaklarda mineralizasyon birikmesi ise 'tebeşir beyazı' görünüme yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analiz edilmesi
Hastada preterm doğum ve hipoksi öyküsü ile birlikte periventriküler beyaz cevherde kistik lezyonlar ve kalsifikasyonlar saptanmıştır.
Bu bulgular tipik olarak periventriküler lökomalazi (PVL) tablosuna işaret eder.
2
Dokuya özgü nekroz yanıtının belirlenmesi
Beyin dokusunda gelişen iskemik infarkt alanlarında sıvılaşma izlenir.
Santral sinir sistemi, hipoksik hücre hasarına likefaksiyon nekrozu ile yanıt veren tek organdır (diğer organlarda koagülasyon nekrozu görülür).
3
Morfolojik bulguların yorumlanması
Görüntülemedeki kavitasyonlar likefaksiyonu, tebeşir beyazı odaklar ise distrofik kalsifikasyonu temsil eder.
Likefaksiyon nekrozu sonucu doku erir ve geriye kistik boşluklar kalır; nekrotik alanlarda kalsiyum tuzları birikerek 'chalky white' görünümü oluşturur.

Anahtar Kavram

Santral sinir sisteminde hipoksiye bağlı nekrozun tipi (Likefaksiyon nekrozu)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 264Soru

2424 yaşında bir kadın hasta, özellikle öksürmekle ve egzersizle artan şiddetli oksipital baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Nörolojik muayenesinde her iki üst ekstremitede, omuz ve kolları kapsayan pelerin tarzında (capecape-likelike) ağrı ve ısı duyusu kaybı saptanıyor. Çekilen kraniyal MRI incelemesinde serebellar tonsillerin foramen magnum seviyesinin 6 mm6\text{ mm} altına yerleştiği görülüyor. Bu hastada görülmesi en muhtemel ek patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Servikal siringomiyeli

Cevap

Serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağı sarktığı Chiari Tip 1 olgularında en sık eşlik eden patoloji servikal siringomiyelidir.
Serebellar tonsillerin foramen magnumdan 5 mm5\text{ mm}'den fazla aşağıya fıtıklaşması Chiari Tip 1 malformasyonu olarak tanımlanır. Bu patolojiye %4040-7575 oranında spinal kordun santral kanalında sıvı dolu kavitelerle karakterize 'siringomiyeli' eşlik eder. Hastadaki pelerin tarzı duyu kaybı, siringomiyelinin spinotalamik liflere yaptığı basının tipik klinik sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
Erişkin yaşta oksipital baş ağrısı ve 5 mm5\text{ mm}'yi geçen tonsiller herniasyon Chiari Tip 1 malformasyonuna işaret eder.
Vakadaki yaş ve herniasyon mesafesi Tip 1 ayırıcı tanısı için kritiktir.
2
Duyu kaybı paternini değerlendir.
Pelerin tarzı ağrı-ısı kaybı, spinal kordun santral kanalında genişleme (siringomiyeli) olduğunu gösterir.
Spinal kordun santralindeki genişleme, çapraz yapan spinotalamik liflere bası yaparak bu spesifik duyusal kusura yol açar.
3
Chiari Tip 1 ve Tip 2 arasındaki farkları karşılaştır.
Tip 1'de miyelomeningosel eşlik etmezken, siringomiyeli sıktır.
Eşlik eden anomaliler iki tip arasındaki en önemli patolojik farklardır.

Anahtar Kavram

Chiari Tip 1 Malformasyonu ve Siringomiyeli Birlikteliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 265Soru

22 yaşında bir erkek çocuk, yürüme bozukluğu ve motor becerilerde ilerleyici gerileme nedeniyle çocuk sağlığı ve hastalıkları polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde spastisite ve derin tendon reflekslerinde azalma saptanıyor. Yapılan biyokimyasal analizlerde arilsülfataz AA enzim aktivitesinin belirgin derecede düşük olduğu izleniyor. Bu hastada santral ve periferik sinir sisteminde birikerek krezil violet boyasında mor-kahverengi renk değişimi (metakromazi) oluşturan madde aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sülfatid

Cevap

Arilsülfataz A eksikliği ile karakterize olan metakromatik lökodistrofide biriken madde sülfatiddir.
Doğru seçenek olan sülfatid, arilsülfataz AA enzimi tarafından parçalanması gereken temel lipiddir. Bu enzimin eksikliğinde sülfatidler oligodendrositlerde ve periferik sinirlerde birikerek miyelin kılıfının bozulmasına (dismiyelinasyon) ve metakromatik boyanma özelliğine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve enzim eksikliğini değerlendir.
İlerleyici motor kayıp ve arilsülfataz AA eksikliği, Metakromatik Lökodistrofi (MLD) tanısını koydurur.
MLD, lizozomal bir sülfatid depolanma hastalığıdır.
2
Metakromazi özelliğinin kaynağını belirle.
Krezil violet gibi bazik boyalarla boyandığında sülfatidlerin dokuda oluşturduğu renk değişimi metakromazidir.
Sülfatidlerin asidik yapısı, boyanın absorpsiyon spektrumunu değiştirerek mor-kahverengi bir görünüm verir.

Anahtar Kavram

Metakromatik Lökodistrofi (MLD) Patogenezi

İpuçları

1
Arilsülfataz AA enzimi sülfat bağlarını koparan bir enzimdir.

Daha Fazla Pratik

Krabbe hastalığındaki 'globoid hücre' morfolojisini ve histolojik farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 266Soru

4242 yaşında, HIVHIV pozitif tanısı olan bir erkek hasta; son 22 haftadır giderek şiddetlenen baş ağrısı ve konfüzyon şikayetiyle acil servise getiriliyor. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde lenfositik pleositoz saptanıyor ve çini mürekkebi (IndiaIndia inkink) boyamasında kalın kapsüllü maya hücreleri izleniyor. Bu enfeksiyonun beyin parankimindeki yayılımı sırasında, özellikle bazal ganglion yerleşimli Virchow-Robin mesafelerinde kapsül polisakkaritlerinin birikimiyle oluşan karakteristik makroskobik görünüm aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sabun köpüğü (soapsoap bubblebubble) görünümü

Cevap

Sabun köpüğü (soapsoap bubblebubble) görünümü, Cryptococcus neoformans enfeksiyonunda kapsül polisakkaritlerinin Virchow-Robin mesafelerinde birikmesiyle oluşan karakteristik makroskobik bulgudur.
Cryptococcus neoformans, özellikle hücresel immünitesi baskılanmış hastalarda (AIDS gibi) en sık görülen fungal menenjit etkenidir. Mikroorganizma subaraknoid mesafeden beyin parankimine Virchow-Robin (perivasküler) mesafeleri boyunca yayılır. Kapsülündeki yoğun polisakkarit materyalinin bu boşluklarda birikmesi, dokuda belirgin bir inflamatuar yanıt oluşturmadan 'sabun köpüğü' (soapsoap bubblebubble) olarak adlandırılan karakteristik makroskobik kistik genişlemelere neden olur. Bu lezyonlar en tipik olarak bazal ganglionlarda izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
HIVHIV pozitifliği ve subakut menenjit tablosu saptandı.
Hastanın immün yetmezlik durumu etken yelpazesini daraltır.
2
Laboratuvar bulgusunu yorumla
Çini mürekkebi (IndiaIndia inkink) pozitifliği, etkenin Cryptococcus neoformans olduğunu kanıtlar.
Bu boya maya mantarının kalın kapsülünü görünür hale getirir.
3
Patolojik bulguyu eşleştir
Cryptococcus'un bazal ganglion yerleşimi ve polisakkarit birikimi 'sabun köpüğü' görünümüne yol açar.
Mantarın kapsül materyali dokuda belirgin inflamasyon yapmadan mekanik olarak kistik boşluklar oluşturur.

Anahtar Kavram

Kriptokok meningoensefalitinde bazal ganglionlarda izlenen kistik genişlemeler (sabun köpüğü lezyonları), organizmanın Virchow-Robin mesafelerindeki yayılımının bir sonucudur.

İpuçları

1
HIV pozitif bir hastada menenjit bulguları ve çini mürekkebi testi etkeni belirlemede en önemli anahtardır.

Daha Fazla Pratik

Cryptococcus'un doku tanısında kullanılan Müsisarmin (MucicarmineMucicarmine) boyasının önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 267Soru

1414 yaşında bir erkek çocuk; son 66 aydır gelişen okul başarısında belirgin düşme, davranış değişiklikleri ve istemsiz miyoklonik sıçramalar nedeniyle çocuk nöroloji kliniğine getiriliyor. Anamnezinde 11 yaşındayken ağır bir kızamık enfeksiyonu geçirdiği belirtiliyor. Yapılan BOSBOS analizinde hücre saptanmazken, toplam protein miktarının 6060 mg/dLmg/dL (normal: 154515-45) olduğu ve belirgin oligoklonal IgGIgG bantlarının bulunduğu görülüyor. Beyin biyopsisinde ak maddede yaygın mikroglial proliferasyon, demiyelinizasyon ve hem nöronlarda hem de oligodendrositlerde intranükleer eozinofilik inklüzyon cisimcikleri izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subakut sklerozan panensefalit

Cevap

Subakut sklerozan panensefalit (SSPE), erken yaşta geçirilen kızamık enfeksiyonu sonrası gelişen, hem nöronları hem de glia hücrelerini tutan intranükleer inklüzyonlarla karakterize kronik bir enfeksiyondur.
Subakut sklerozan panensefalit, kızamık virüsünün merkezi sinir sisteminde persistansı sonucu oluşur. Morfolojik olarak gri ve ak maddede yaygın gliozis, myelin kaybı ve en önemlisi hem nöronların hem de oligodendrositlerin çekirdeklerinde (bazen sitoplazmalarında) Cowdry tip A benzeri viral inklüzyon cisimcikleri görülür. Klinik olarak progresif kognitif yıkım ve miyoklonus karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Genç yaş, miyoklonus ve erken çocuklukta geçirilen kızamık öyküsü SSPE'yi düşündürür.
SSPE, mutasyona uğramış kızamık virüsünün neden olduğu yavaş bir virüs enfeksiyonudur.
2
BOSBOS bulgularını analiz et.
BOSBOS'ta yüksek IgGIgG düzeyi ve oligoklonal bant varlığı tanıyı destekler.
Kronik intratekal antikor üretimi bu hastalıkta patognomoniktir.
3
Morfolojik bulguları karşılaştır.
Hem nöronlarda hem glia hücrelerinde görülen intranükleer eozinofilik inklüzyonlar SSPE tanısını doğrular.
Diğer viral enfeksiyonların (PML gibi) hücre seçiciliği SSPE'den farklıdır.

Anahtar Kavram

Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) Morfolojisi

Daha Fazla Pratik

SSPE'deki inklüzyonların elektron mikroskobunda nükleokapsid tübülleri içerdiğini ve kızamık virüsü antijenleri için pozitif boyandığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 268Soru

Ateş, konfüzyon ve koku halüsinasyonları (fantomfantom kokukoku) şikayetleriyle acil servise getirilen bir hastanın BOSBOS inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Hücre Sayısı120/mm3120/mm^3 (Lenfosit hakimiyeti)
Eritrosit450/mm3450/mm^3
Protein85mg/dL85 mg/dL
GlikozNormal (65mg/dL65 mg/dL)

Kraniyal MRMR incelemesinde temporal loblarda ödem ve hemorajik nekroz alanları saptanmıştır. Beyin biyopsisinde nöronlarda intranükleer eozinofilik CowdryCowdry tiptip AA inklüzyon cisimcikleri izlendiğine göre, bu tabloya en sık neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herpes simpleks virüs tip 1 (HSV1HSV-1)

Cevap

Herpes simpleks virüs tip 1 (HSV1HSV-1)
Herpes simpleks virüs tip 1 (HSV1HSV-1), erişkinlerde sporadik viral ensefalitin en sık nedenidir. Tipik olarak temporal lobları ve orbitofrontal korteksi tutar. Bu bölgelerde şiddetli ödem ve hemorajik nekroz oluşturur. Mikroskobik incelemede nöronlarda ve glia hücrelerinde saptanan intranükleer eozinofilik inklüzyon cisimcikleri (CowdryCowdry tiptip AA), bu virüs enfeksiyonu için tanısal bir morfolojik özelliktir. BOSBOS analizinde saptanan eritrositler de nekrotizan ve hemorajik süreci destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Ateş, koku halüsinasyonları ve BOSBOS'ta eritrosit varlığı hemorajik bir ensefalit sürecini işaret eder.
Temporal lobun koku merkezi olması ve koku halüsinasyonları bu bölgedeki hasara özgüdür.
2
Radyolojik ve morfolojik bulguları birleştir
Temporal lobda hemorajik nekroz ve mikroskopide CowdryCowdry AA inklüzyonları saptandı.
CowdryCowdry AA cisimcikleri nöron ve glia hücrelerinde görülen viral nükleer inklüzyonlardır.
3
Ayırıcı tanı ve kesin etkeni belirle
Bu karakteristik bulgular Herpes simpleks virüs tip 1 (HSV1HSV-1) ensefaliti ile tam uyumludur.
HSV1HSV-1, erişkinlerde temporal lobu seçici olarak tutan nekrotizan ensefalitin en sık nedenidir.

Anahtar Kavram

Herpes simpleks virüs tip 1 (HSV1HSV-1) ensefalitinin temporal lob yerleşimi ve CowdryCowdry AA inklüzyon cisimcikleri ile karakterize olması.
Tahmini Süre:45s
Soru 269Soru

Kafa içi basınç artışına yol açan patolojilerde görülen beyin ödemi tipleri mekanizmalarına göre sınıflandırılmaktadır. Kan-beyin bariyerinin yapısal bütünlüğü korunmuş olmasına rağmen, ventrikül içi basınç artışı nedeniyle beyin-omurilik sıvısının (BOSBOS) epandim tabakasını geçerek periventriküler beyaz cevherde birikmesiyle karakterize beyin ödemi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnterstisyel (hidrosefalik) ödem

Cevap

İnterstisyel (hidrosefalik) ödem
İnterstisyel (hidrosefalik) ödem, obstrüktif hidrosefali gibi durumlarda ventrikül içi basıncın artması sonucu beyin-omurilik sıvısının (BOSBOS) epandimal döşemeyi geçerek periventriküler beyaz cevherdeki hücre dışı boşluğa sızması (transependimal geçiş) ile oluşur. Bu mekanizmada kan-beyin bariyeri tipik olarak sağlamdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ödemin oluştuğu bariyeri belirle
Epandim tabakası
Soruda belirtilen BOS geçişi ventrikül duvarındaki epandim üzerinden gerçekleşmektedir.
2
İtici gücü ve kaynağı analiz et
Ventrikül içi basınç ve BOS
Hidrosefalide artan hidrostatik basınç, sıvıyı ventrikülden parankime doğru iter.
3
Tanımlanan mekanizmaya uygun ödem tipini seç
İnterstisyel ödem
BOS'un transependimal geçişi interstisyel ödemin patognomonik özelliğidir.

Anahtar Kavram

İnterstisyel (Hidrosefalik) Ödem Mekanizması
Soru 270Soru

On dört aylık bir erkek çocuk; ilerleyici motor gerilik, ekstremitelerde spastisite ve irritabilite şikayetleri ile getirilmiştir. Kraniyal MR görüntülemede serebral ak maddede yaygın demiyelinizasyonla uyumlu sinyal artışı saptanmıştır. Beyin biyopsisinde ak maddede belirgin oligodendrosit kaybı ile birlikte, perivasküler alanda kümelenmiş, PAS (+) boyanan, geniş sitoplazmalı ve çok çekirdekli makrofajların (globoid hücreler) varlığı izlenmiştir. Bu hastalıkta, galaktoserebrozid β\beta-galaktosidaz enzim eksikliğine rağmen lizozomlarda ana substrat birikiminden ziyade, oligodendrositler için doğrudan sitotoksik olan ve hücre ölümüne yol açan temel metabolit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Galaktosilsfingozin (psikozin)

Cevap

Galaktosilsfingozin (psikozin), Krabbe hastalığında oligodendrositlerin yıkımından sorumlu temel toksik metabolittir.
Krabbe hastalığı (Globoid hücreli lökodistrofi), galaktoserebrozid β\beta-galaktosidaz enzim eksikliği sonucu gelişen bir dismiyelinizan hastalıktır. Bu hastalıkta galaktoserebrozid miktarından ziyade, alternatif bir yolla üretilen galaktosilsfingozin (psikozin) birikimi kritiktir. Psikozin, oligodendrositler için doğrudan toksiktir ve myelin kılıfının sürdürülebilirliğini bozarak yaygın demiyelinizasyona ve oligodendrosit kaybına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve morfolojik bulguları sentezle
İnfantta motor gerilik + ak madde tutulumu + perivasküler globoid hücreler (çok çekirdekli makrofajlar) varlığı Krabbe hastalığına (Globoid hücreli lökodistrofi) işaret eder.
Globoid hücreler bu hastalık için patognomoniktir.
2
Enzimatik defekti ve biyokimyasal yolu belirle
Krabbe hastalığında eksik olan enzim galaktoserebrozid β\beta-galaktosidazdır.
Bu enzim galaktoserebrozidin ve galaktosilsfingozinin (psikozin) yıkımından sorumludur.
3
Patogenetik mekanizmayı analiz et
Enzim eksikliği sonucu alternatif bir yolla oluşan psikozin düzeyi artar; bu madde oligodendrositler için son derece toksiktir ve hücrelerin hızla ölümüne yol açar.
Bu durum, lizozomlarda neden çok fazla galaktoserebrozid birikimi görülmediğini açıklar; çünkü myelin üreten hücreler birikim tamamlanmadan ölmektedir.

Anahtar Kavram

Krabbe hastalığında patogenez 'substrat birikimi'nden ziyade toksik bir ara ürün olan 'psikozin' sitotoksisitesine dayanır.

Daha Fazla Pratik

Lökodistrofileri (Krabbe, MLD, ALD) hem eksik enzim hem de karakteristik histopatolojik bulgular (globoid hücre vs metakromazi) açısından bir tablo üzerinde karşılaştırarak çalışmanız önerilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 271Soru

Nöropatoloji rotasyonunda konjenital malformasyonlar ve perinatal beyin hasarlarını inceleyen bir uzmanlık öğrencisi, ArnoldChiariArnold-Chiari malformasyonları ile perinatal hipoksik-iskemik hasarlar arasındaki morfolojik farkları karşılaştırmaktadır. Bu patolojilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ArnoldChiari Tip IIArnold-Chiari\ Tip\ II malformasyonunda; posterior fossa anomalilerinin yanı sıra mezensefalon tektumunda "gagalaşma" (beakingbeaking) ve korpus kallozum agenezisi gibi supratentoryal bulgular eşlik edebilir.

Cevap

ArnoldChiari Tip IIArnold-Chiari\ Tip\ II malformasyonunda mezensefalon tektumunda gagalaşma ve supratentoryal anomalilerin eşlik edebileceği ifadesi doğrudur.
Doğru cevap olan ifade ArnoldChiari Tip IIArnold-Chiari\ Tip\ II malformasyonunun geniş spektrumlu bir gelişimsel bozukluk olduğunu doğru şekilde tanımlar. Bu tabloda sadece posterior fossa yapıları (vermis ve tonsil herniasyonu) değil, aynı zamanda mezensefalon (tektal gagalaşma), korpus kallozum (agenezi) ve serebral korteks (polimikrogiri) gibi supratentoryal yapılar da etkilenir.

Adım Adım Çözüm

1
ArnoldChiariArnold-Chiari tiplerini karşılaştır.
Tip IITip\ II'de Tip ITip\ I'den farklı olarak serebellar vermis herniasyonu ve miyelomeningosel bulunur.
İki tip arasındaki temel anatomik farkları ayırt etmek için gereklidir.
2
Tip IITip\ II'ye eşlik eden ek bulguları analiz et.
Mezensefalonda tektal gagalaşma ve supratentoryal alanda korpus kallozum anomalileri saptanır.
Malformasyonun yaygınlığını ve sistemik etkisini anlamak için.
3
Perinatal hasarların (GMH, PVL, ulejiri) tanımlarını doğrula.
Germinal matriks kanaması prematürelerde görülür, PVL kazeifikasyon nekrozu içermez, ulejiri kortikal bir hasardır.
Yanlış seçenekleri elemek ve kavram karışıklığını önlemek için.

Anahtar Kavram

Arnold-Chiari Tip II Malformasyonu ve Perinatal Beyin Hasarlarının Ayırıcı Tanısı

Daha Fazla Pratik

Perinatal hipoksi sonrası oluşan 'ulejiri' ve 'status marmoratus' arasındaki mikroskobik ve anatomik farkları detaylı inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 272Soru

5252 yaşında erkek hasta, sağ elinde ilerleyici güçsüzlük, ince motor becerilerde bozulma ve kas seyirmeleri (fasikülasyon) şikayetleriyle başvuruyor. Muayenede her iki el küçük kaslarında belirgin atrofi izlenirken, alt ekstremitelerde spastisite ve patolojik refleksler saptanıyor. Duyusal muayenesi ve sfinkter fonksiyonları normal olan hastanın motor nöronlarında saptanan; normalde çekirdekte RNA biyogenezinde görevli olan ancak patolojik süreçte çekirdekten temizlenerek sitoplazmada ubiquitinli inklüzyonlar oluşturan temel protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TDP-43 (TAR DNA-binding protein 43)

Cevap

TDP-43 (TAR DNA-binding protein 43), Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) vakalarının yaklaşık %95'inde görülen temel patojenetik proteindir.
TDP-43, Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) ve Frontotemporal Lobar Degenerasyonun (FTLD) belirli alt tiplerinde saptanan temel patolojik proteindir. Fizyolojik şartlarda çekirdekte RNA transkripsiyonu ve eklenmesini (splicing) düzenleyen bu protein, hastalık durumunda çekirdekten sitoplazmaya göç ederek (nuclear clearance) orada ubiquitinize ve hiperfosforile inklüzyonlar oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik analizi yap
Karma motor nöron bulguları (üst ve alt) ile duyu kaybının olmaması ALS tanısını işaret eder.
ALS, hem kortikal (üst) hem de spinal/bulber (alt) motor nöronların kaybıyla karakterizedir.
2
Moleküler patolojiyi belirle
Bu tabloya eşlik eden en yaygın protein anomalisi TDP-43 proteinopatidir.
TDP-43, sporadik ALS vakalarının neredeyse tamamında ve Frontotemporal Lobar Degenerasyon (FTLD-TDP) vakalarında birikir.
3
Proteinin spesifik davranışını doğrula
Normalde çekirdekte bulunan TDP-43'ün çekirdekten sitoplazmaya yer değiştirmesi (nuclear clearance) ayırt edicidir.
Bu mekanizma, ALS patogenezinde hem fonksiyon kaybına hem de toksik birikime yol açan kilit bir özelliktiz.

Anahtar Kavram

TDP-43 Proteinopatisi ve ALS İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 273Soru

Yenidoğan ünitesinde takip edilen bir bebeğin fizik muayenesinde oksipital bölgede orta hat yerleşimli, üzeri deri ile kaplı, kistik bir kitle saptanmıştır. Çekilen kraniyal MR görüntülemesinde; kafa kemiğindeki bir defekt aracılığıyla meninkslerin yanı sıra bir miktar serebral dokunun da bu kistik kese içerisine doğru protrüzyon yaptığı izlenmiştir. Bu klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile en uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ensefalosel

Cevap

Kafa kemiği defektinden meninksler ile birlikte beyin dokusunun da herniye olması durumunu ifade eden 'Ensefalosel' doğru cevaptır.
Klinik senaryoda belirtilen 'kafa kemiğindeki defekt' ve 'beyin dokusunun sarkması' bulguları, kraniyal bir orta hat defekti olan ensefaloseli doğrudan tanımlamaktadır. En en sık oksipital bölgede görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Lezyonun anatomik lokalizasyonunu ve içeriğini belirle.
Lokalizasyon oksipital bölge (kraniyal), içerik ise meninksler ve beyin dokusudur.
Nöral tüp kusurlarının sınıflandırılması lezyonun yerine ve fıtıklaşan dokunun türüne dayanır.
2
Kraniyal ve spinal defektleri birbirinden ayırt et.
Kraniyal defektler 'ensefalo-' ön ekiyle, spinal defektler 'miyelo-' ön ekiyle başlar.
Miyelomeningosel omurga seviyesindeki benzer tabloyu tanımlar.
3
Sadece meninks içeren tablolar ile nöral doku içerenleri karşılaştır.
Nöral doku varsa '-sel' son eki 'ensefalo-' veya 'miyelo-' ile birleşir; yoksa sadece 'meningosel' denir.
Olguda serebral doku izlendiği için tanı ensefaloseldir.

Anahtar Kavram

Nöral tüp kusurlarında herniye olan kesenin içeriği ve lokalizasyonu tanıyı belirler; kraniyal defekt + beyin dokusu = ensefalosel.

Daha Fazla Pratik

Nöral tüp kusurlarının etiyolojisinde yer alan maternal folat eksikliğini ve AFP (alfa-fetoprotein) yüksekliğinin bu tablolardaki tanısal değerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 274Soru

Multiple sklerozda (MSMS) gelişen demiyelinizan plakların morfolojik evreleri ve kronolojik değişimleri dikkate alındığında, "inaktif plak" olarak tanımlanan bir lezyonun histopatolojik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirgin oligodendrosit kaybı ile birlikte aksonların göreceli korunması ve yoğun astrositik gliozis

Cevap

İnaktif plaklarda temel histopatolojik bulgular; oligodendrosit kaybı, miyelin yokluğu, aksonların göreceli olarak korunması ve şiddetli astrositik gliozistir.
İnaktif plaklar, MSMS lezyonlarının kronik son aşamasını temsil eder. Bu evrede, aktif miyelin yıkımı durmuş ve inflamatuar hücreler alanı terk etmiştir. Histolojik olarak, miyelini üreten oligodendrositlerin yokluğu veya belirgin azalması, aksonların (miyelin kılıfı olmasa da) fiziksel bütünlüğünün büyük oranda korunması ve hasarlı bölgenin astrositler tarafından oluşturulan yoğun bir 'gliotik skar' dokusu ile doldurulması tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
MSMS plaklarının evrelerini belirle.
Aktif, inaktif ve gölge plaklar olarak üçe ayrılır.
Tedavi ve prognoz analizi için lezyonun aktivite durumunun bilinmesi gerekir.
2
İnaktif plak özelliklerini analiz et.
İnflamasyonun (makrofaj ve lenfosit) kaybolduğu, miyelinin tamamen tükendiği aşamadır.
Kronikleşen lezyonlarda hücresel yanıt yerini skar dokusuna (gliozis) bırakır.
3
Hücresel elemanların durumunu kontrol et.
Oligodendrositler (miyelin yapan hücreler) belirgin şekilde azalmıştır.
Kronik hasar sonrası remiyelinizasyon kapasitesinin yitirildiğini gösterir.

Anahtar Kavram

Multiple sklerozda inaktif plaklar, inflamasyonun sönümlendiği, oligodendrositlerin kaybedildiği ancak aksonların büyük ölçüde korunduğu 'gliotik skar' alanlarıdır.
Soru 275Soru

42 yaşında bir erkek hasta, yüksekten düşme sonrası acil servise getiriliyor. Bilgisayarlı tomografide sağ temporal bölgede 60 mm60 \text{ mm} çapında, kemik ile duramadı arasında sınırlı, bikonveks görünümlü bir hematom saptanıyor. İzleminde hastada ipsilateral pupiller dilatasyon gelişiyor ve bilinç düzeyi hızla geriliyor. Acil cerrahi girişim uygulanmasına rağmen hasta kaybediliyor. Yapılan otopside, mezensefalon ve ponsun midline (orta hat) tegmentumunda lineer, "alev şeklinde" kanama odakları gözleniyor. Bu hastadaki otopside saptanan beyin sapı lezyonlarının (Duret kanamaları) oluşumundaki temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baziller arterin küçük penetran dallarının mekanik olarak gerilmesi ve yırtılması

Cevap

Duret kanamaları, kafa içi basınç artışına bağlı olarak beyin sapının aşağı doğru (kaudal) deplasmanı sonucu, baziller arterden ayrılan küçük penetran (paramedian) arterlerin gerilmesi ve yırtılmasıyla oluşur.
Duret kanamaları, kafa içi basınç artışının (özellikle transtentoryal herniasyonun) ileri evrelerinde görülür. Beyin sapı orta hattının aşağı doğru yer değiştirmesi, baziller arterden ayrılan ve pons ile mezensefalonu besleyen küçük paramedian arterlerin gerilmesine ve nihayetinde yırtılmasına neden olur. Bu durum otopside karakteristik lineer veya alev şeklinde kanamalar olarak izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve otopsideki morfolojik bulguları ilişkilendirin.
Temporal kitle (epidural hematom) transtentoryal (unkal) herniasyona yol açmış; otopside saptanan alev şeklindeki kanamalar 'Duret kanamaları' olarak tanımlanmıştır.
Duret kanamaları, terminal dönem transtentoryal herniasyonun patognomonik bir bulgusudur.
2
Vasküler anatomiyi ve mekanik kuvvetleri analiz edin.
Beyin sapı aşağı itildiğinde, görece sabit olan baziller arterden mezensefalon ve ponsa giren dik açılı dallar gerilir.
Vasküler yapılar bu ani kaudal harekete esneyerek yanıt veremez ve yırtılma gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Duret kanamaları ve baziller arter penetran dallarının mekanik yırtılması.

Daha Fazla Pratik

Herniasyon tiplerinin (subfalsin, unkal, tonsiller) klinik sunum farklarını ve Kernohan çentiğinin anatomik lokalizasyonunu tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 276Soru

Hızla ilerleyen kognitif gerileme ve sesle tetiklenen miyoklonus (sıçrayıcı kasılmalar) şikayetiyle getirilen 6262 yaşındaki bir erkek hastada Creutzfeldt-Jakob hastalığı düşünülmektedir. Bu hastanın beyin biyopsisinde görülmesi beklenen karakteristik mikroskobik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nöropilde vakuolizasyon (süngerimsi görünüm)

Cevap

Nöropilde vakuolizasyon (süngerimsi görünüm) Creutzfeldt-Jakob hastalığında saptanması beklenen temel patolojik bulgudur.
Hızla ilerleyen demans ve miyoklonus kliniği ile başvuran bir hastada Creutzfeldt-Jakob hastalığı (CJD) tanısı ön plandadır. CJD'nin en karakteristik mikroskobik bulgusu, nöropil ve nöron sitoplazmalarında irili ufaklı berrak boşlukların (vakuolizasyon) izlendiği 'süngerimsi' (spongiform) görünümdür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtileri analiz et.
Hızla ilerleyen demans ve miyoklonus (irkilme nöbetleri) kombinasyonu saptandı.
Bu kombinasyon klinik olarak Creutzfeldt-Jakob hastalığı (CJD) için oldukça spesifiktir.
2
Hastalığın patolojik karşılığını belirle.
CJD, bir prion hastalığı olup beyinde süngerimsi değişikliğe yol açar.
Misfolded prion proteinlerinin (PrPsc) birikimi nöronlarda ve nöropilde vakuol oluşumuna neden olur.
3
Mikroskobik bulguyu seçeneklerde tanımla.
Nöropilde vakuolizasyon (spongiform görünüm) saptandı.
Bu bulgu hastalığın adını aldığı 'süngerimsi' görünümün mikroskobik temelidir.

Anahtar Kavram

Creutzfeldt-Jakob hastalığının (CJD) temel patolojik özelliği vakuolizasyonla karakterize spongiform ensefalopatidir.

Daha Fazla Pratik

Prion hastalıklarında biriken anormal proteinin (PrPsc) özelliklerini ve normal hücresel proteinden (PrPc) farklarını (beta-tabaka zenginliği gibi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 277Soru

88 yaşında erkek çocuk; okul başarısında gerileme, görme bozukluğu, yürüme güçlüğü ve ciltte hiperpigmentasyon şikayetleriyle getirilmiştir. Kraniyal MR incelemesinde serebral hemisferlerin arka kısımlarında, periatriyal beyaz cevherde ve korpus kallozumun splenyumunda simetrik demiyelinizasyon alanları izlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde plazma çok uzun zincirli yağ asitleri (VLCFAVLCFA) seviyesi yüksek saptanan hastada XX'e bağlı Adrenolökodistrofi (ALDALD) tanısı konulmuştur. Bu hastalığın patogenezi ve morfolojisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demiyelinizasyon odağı tipik olarak frontal loblardan başlar ve posteriora doğru simetrik bir yayılım gösterir.

Cevap

Demiyelinizasyon odağının frontal loblardan başlayarak posteriora doğru yayıldığını belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan seçenekteki ifade yanlıştır çünkü Adrenolökodistrofi (ALDALD) tipik olarak serebral hemisferlerin posterior (arka) kısımlarından (oksipital loblar) başlayarak öne doğru ilerleyen simetrik bir demiyelinizasyon gösterir. Frontal lob tutulumuyla başlayan ve arkaya doğru ilerleyen lökodistrofi ise Alexander hastalığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Erkek çocuk, hiperpigmentasyon (adrenal yetmezlik), posterior beyaz cevher tutulumu ve VLCFAVLCFA yüksekliği X'e bağlı Adrenolökodistrofi'ye (ALD) işaret eder.
Hastalığın tanısını doğrulamak için spesifik biyokimyasal ve radyolojik paternleri analiz etmek gerekir.
2
ALD'nin anatomik yayılım paternini hatırla.
ALD'de tutulum posterior-to-anterior (arkadan öne) seyreder (oksipital lob → frontal lob).
Lökodistrofilerin ayırıcı tanısında radyolojik tutulum bölgeleri (frontal vs posterior) kritiktir.
3
Hücresel ve moleküler patogenezi gözden geçir.
Defekt ABCD1ABCD1 taşıyıcı proteinindedir, inflamatuar hücre infiltrasyonu (T hücreleri) ve adrenal korteks atrofisi (lameller inklüzyonlar) görülür.
Morfolojik ve moleküler özelliklerin doğruluğunu teyit etmek yanlışı bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Adrenolökodistrofi'de (ALD) demiyelinizasyon posterior (oksipital) bölgeden başlar; frontal başlangıç Alexander hastalığı için karakteristiktir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 278Soru

4242 yaşında, HIVHIV pozitif olan bir erkek hasta; son bir haftadır devam eden şiddetli baş ağrısı, konfüzyon ve sağ tarafta hafif kuvvet kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan kraniyal manyetik rezonans (MRMR) görüntülemede bazal ganglionlar ve kortikomedüller bileşkede yerleşimli, çevresinde belirgin ödem bulunan ve halka şeklinde kontrast tutulumu gösteren (ringenhancingring-enhancing) çok sayıda lezyon saptanıyor. Yapılan beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde hafif protein artışı ve lenfositik pleositoz saptanmış; ancak mikrobiyolojik kültürlerde üreme olmamıştır. Bu hastada en olası tanıyı doğrulamak için lezyon kenarından alınan biyopside aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nekroz alanlarının periferinde psödokistler ve serbest taşizoitler

Cevap

Nekroz alanlarının periferinde psödokistler ve serbest taşizoitlerin görülmesi (Toxoplasmosis)
Toxoplasma gondii, bağışıklığı baskılanmış bireylerde SSS'de multifokal apseler ve nekrotizan lezyonlar oluşturur. Mikroskobik incelemede, nekrotik alanların sınırında serbest taşizoitler (hilal şeklinde) ve bradiroitler içeren psödokistler görülür. Bu bulgular patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
HIVHIV pozitif (immün yetmezlik) hastada akut/subakut nörolojik bulgular saptanmıştır.
Hastanın bağışıklık durumu ayırıcı tanıyı daraltmak için kritiktir.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
Bazal ganglionlarda çok sayıda halka şeklinde kontrast tutan lezyon saptanmıştır.
Bu patern AIDS hastalarında en sık Toxoplasma gondii enfeksiyonu ile ilişkilidir.
3
Patolojik bulguların eşleştirilmesi
Toksoplazmozis tanısı için nekrotik odakların çevresinde karakteristik taşizoit ve psödokist yapıları aranmalıdır.
Etkenin morfolojik olarak gösterilmesi kesin tanı yöntemidir.

Anahtar Kavram

AIDS hastalarında görülen çok sayıdaki halka şeklinde kontrast tutan beyin lezyonlarında en olası tanı Serebral Toksoplazmozis'tir ve morfolojik kanıtı psödokistler/taşizoitlerdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 279Soru

Ailesinde erken yaşta benzer nörolojik bulgular görülen 3838 yaşında bir erkek hastada, istemsiz koreiform hareketler ve ilerleyici kognitif fonksiyon kaybı saptanmıştır. Çekilen kraniyal görüntülemede lateral ventriküllerde genişleme ve kaudat nukleusta belirgin atrofi izlenmiştir. Bu hastanın patolojik incelemesinde saptanması beklenen temel protein birikimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Huntingtin

Cevap

Huntington hastalığının temelinde huntingtin proteininin birikimi yatar.
Soruda tanımlanan klinik tablo (koreiform hareketler, demans, aile öyküsü) ve radyolojik bulgu (kaudat nukleus atrofisi), Huntington hastalığının tipik prezentasyonudur. Bu hastalığın patogenezinde CAG trinükleotid tekrar artışı sonucu oluşan mutasyona uğramış huntingtin proteininin nöronal hücreler içinde birikimi temel rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir.
Genç yaşta kore, kognitif gerileme, aile öyküsü ve kaudat nukleus atrofisi saptanmıştır.
Bu kombinasyon Huntington hastalığı için karakteristiktir.
2
Hastalığın moleküler patogenezini hatırla.
Hastalık, huntingtin genindeki CAG trinükleotid tekrarlarının artışı ile ilişkilidir.
Anormal protein yapısı hücre içinde toksik birikime yol açar.
3
İlişkili proteini seçeneklerle eşleştir.
Huntingtin proteini doğru cevaptır.
Diğer seçenekler farklı nörodejeneratif süreçleri temsil eder.

Anahtar Kavram

Huntington Hastalığı ve Huntingtin Birikimi
Tahmini Süre:45s
Soru 280Soru

Sağ frontal lobda yer alan geniş bir kitle nedeniyle orta hat şifti gelişen bir hastanın radyolojik değerlendirmesinde, singulat girusun falks serebri serbest kenarının altından karşı tarafa doğru itildiği saptanmıştır. Bu klinik tabloya bağlı olarak aşağıdaki damarlardan hangisinin sıkışması ve buna bağlı iskemik hasar gelişmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anterior serebral arter

Cevap

Anterior serebral arter
Subfalsin (singulat) herniasyonda singulat girusun falks serebri serbest kenarının altından karşı tarafa geçmesi, o bölgede seyreden anterior serebral arterin falks ile girus arasında sıkışmasına neden olur. Bu durum, arterin beslediği beyin bölgelerinde iskemi ve enfarktla sonuçlanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Herniasyon tipini belirle
Singulat girusun falks serebri altından yer değiştirmesi 'subfalsin (singulat) herniasyon' olarak adlandırılır.
Anatomik yerleşim ve klinik tanım bunu gerektirir.
2
Herniasyon bölgesindeki damarları hatırla
Falks serebri ile singulat girus arasındaki dar alanda anterior serebral arter (ASA) seyreder.
Damar sıkışmasına bağlı komplikasyonu belirlemek için anatomi bilgisi kullanılır.
3
Klinik sonucu değerlendir
Bası altındaki anterior serebral arterin beslediği medial korteks alanlarında enfarkt gelişebilir.
Vasküler basının doğrudan sonucu iskemik hasardır.

Anahtar Kavram

Subfalsin herniasyonda en önemli vasküler komplikasyon anterior serebral arter (ASA) basısıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 14 / 17Sonraki
Sinir Sistemi Patolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 14 | Examkin