Ürogenital ve Endokrin Sistem Patolojisi
387 soru
yaşında kadın hasta, kronik bel ağrısı nedeniyle son haftadır yüksek doz naproksen kullanmaktadır. Hafif ateş, gövdede döküntü ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi mg/dL saptanıyor. Tam idrar tetkikinde hafif proteinüri ve Wright boyamasında eozinofilüri izleniyor. Bu hastanın böbrek biyopsisinde izlenmesi en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
Elli sekiz yaşında erkek hasta; son iki haftadır halsizlik, öksürük ve tekrarlayan burun kanaması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde semer burun deformitesi ve akciğer oskültasyonunda raller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi (bazal değer: ) ölçülüyor; idrar analizinde dismorfik eritrositler ve eritrosit silindirleri izleniyor. Böbrek biyopsisinde ışık mikroskobunda glomerüllerin 'inde kresent (ayçöreği) oluşumu ve fokal segmental nekroz saptanıyor. Bu hastada en olası immünofloresan (IF) mikroskopi bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta; ataklar halinde gelen şiddetli baş ağrısı, çarpıntı ve aşırı terleme şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde serebellar hemanjioblastom ve retinal anjiyom tanıları mevcuttur. Fizik muayenede kan basıncı mmHg olarak ölçülmüştür. Laboratuvar incelemesinde serum sodyum () mEq/L, potasyum () mEq/L saptanmış; idrar metanefrin ve vanilmandelik asit () düzeylerinin belirgin yüksek olduğu görülmüştür. Abdominal görüntülemede adrenal medulladan köken alan cm'lik kitle saptanan bu hastada, kitlenin histopatolojik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?
Yetmiş yaşındaki bir erkek hasta, son bir ay içinde boyun bölgesinde hızla büyüyen kitle, ses kısıklığı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan muayenede tiroid lojunda fikse ve sert bir kitle saptanıyor. Bu klinik tablo ve hızlı seyir göz önüne alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri süregelen inatçı konstipasyon ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dudaklarda belirgin kalınlaşma, dilde multipl nodüler lezyonlar ve marfanoid habitus (kolların açıklığının boyundan fazla olması) saptanıyor. Hastanın kolektomi materyalinde miyenterik pleksusta ganglion hücreleri ve sinir liflerinin masif proliferasyonu (ganglionöromatozis) izleniyor. Bu olgu ile ilgili genetik ve klinik özellikler açısından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında erkek hasta, son aydır ataklar halinde gelen şiddetli baş ağrısı, çarpıntı ve aşırı terleme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede atak sırasında kan basıncı mmHg, kalp hızı /dakika olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde şu sonuçlar saptanıyor:
- Serum Sodyum (): mEq/L
- Serum Potasyum (): mEq/L
- Sabah () plazma kortizol düzeyi: g/dL (Normal: )
- Plazma ACTH düzeyi: pg/mL (Normal: )
- saatlik idrar analizinde: Metanefrin ve vanilmandelik asit (VMA) düzeyleri belirgin yüksek
Bu klinik ve laboratuvar bulguları temel alındığında, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, son haftadır mide asidini baskılamak amacıyla pantoprazol kullanmaktadır. Hastada son birkaç gündür ortaya çıkan ateş, yaygın deri döküntüsü ve plazma kreatinin değerinde yükselme saptanmıştır. İdrar mikroskopisinde eozinofiller görülmüştür. Bu hastada gelişen böbrek hasarının en olası morfolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Mesane ve üreterin tümörleri ve tümör benzeri lezyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Altmış beş yaşında bir erkek hasta, son haftalarda giderek artan halsizlik, öksürükle kan tükürme (hemoptizi) ve idrar miktarında azalma yakınmalarıyla başvuruyor. Kan basıncı mmHg olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi mg/dL (hızlı artış paterni), idrar analizinde dismorfik eritrositler, eritrosit silendirleri ve g/gün proteinüri saptanıyor. Hastaya böbrek biyopsisi yapılıyor.
Biyopsinin ışık mikroskobik incelemesinde, glomerüllerin büyük kısmında Bowman kapsülü parietal epitel hücrelerinin proliferasyonu ile karakterize kresent oluşumları izleniyor, ancak belirgin endokapiller proliferasyon görülmüyor. İmmünofloresan mikroskopide immünglobulin veya kompleman birikimi saptanmıyor (pauci-immün patern). Elektron mikroskobisinde ise elektron yoğun depozit görülmezken, glomerüler bazal membranda fokal yırtılmalar tespit ediliyor.
Bu hastadaki klinik tablo ve patolojik bulgular dikkate alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Ailesinde tiroid tümörü ve feokromositoma (adrenal kitle) öyküsü bulunan yaşında bir erkek hastanın fizik muayenesinde tiroid bezinde bilateral nodüller palpe ediliyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde serum kalsitonin düzeyi pg/mL (N: < pg/mL) olarak saptanıyor. Hastaya total tiroidektomi uygulanıyor. Bu hastada rezeksiyon materyalinin histopatolojik incelemesinde medüller karsinom odaklarına eşlik eden aşağıdaki bulgulardan hangisi, tümörün ailesel (herediter) olduğunu kanıtlayan en karakteristik morfolojik özelliktir?
yaşında kadın hasta, meme kanseri nedeniyle takip edilmekteyken son bir hafta içinde başlayan aşırı susama, günde yaklaşık litre idrar çıkışı ve şiddetli baş ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde idrar dansitesi , serum sodyum düzeyi ve serum osmolalitesi yüksek saptanıyor. Bu klinik tablonun (santral diabetes insipidus), hipofiz tutulumu gösteren metastatik bir sürece bağlı olduğu düşünülüyor. Bu hastadaki metastatik kitle ve hipofiz tutulum özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında erkek hasta, sol testiste hızla büyüyen ağrısız kitle ile başvuruyor. Serum incelemesinde düzeyi ng/mL, -hCG düzeyi mIU/mL olarak saptanıyor. Radikal orşiektomi materyalinde; düzensiz sınırlı, geniş nekroz ve hemoraji alanları içeren kitle izleniyor. Mikroskobik incelemede; büyük, pleomorfik, belirgin nükleollü hücrelerin oluşturduğu papiller ve glandüler büyüme paternleri saptanıyor. Bu tümör hücrelerinin immünohistokimyasal (İHK) özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında, testis kitlesi nedeniyle orşiektomi yapılan ve histopatolojik inceleme sonucunda "saf seminom" tanısı alan bir hastanın laboratuvar sonuçları değerlendirilmektedir. Aşağıdaki serum belirteçlerinden hangisinin yüksek saptanması, mevcut tanının non-seminomatöz bir germ hücreli tümör bileşeni (yolk sak tümörü gibi) lehine yeniden değerlendirilmesini gerektirir?
yaşında erkek hastada, tesadüfen saptanan renal kitle nedeniyle yapılan nefrektomi materyalinde; makroskopik olarak homojen, soluk kahverengi renkte, merkezi skar içermeyen bir kitle izlenmiştir. Mikroskobik incelemede belirgin hücre sınırları (bitki hücresi görünümü) ve perinükleer halo içeren granüler sitoplazmalı hücreler saptanmıştır. Elektron mikroskobunda sitoplazmada bol miktarda - boyutunda mikrovezikül kümesi izlenen bu tümörde saptanması beklenen en karakteristik sitogenetik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, sağ testiste kısa sürede büyüme gösteren ağrılı kitle şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede testiste sert, düzensiz sınırlı kitle palpe ediliyor. Serum incelemesinde -fetoprotein () düzeyi normal sınırlarda ( ng/mL), -hCG düzeyi ise hafif yüksek ( mIU/mL) saptanıyor. Radikal orşiektomi materyalinin histopatolojik incelemesinde; alveolar ve tübüler paternler oluşturan, belirgin nükleollü, pleomorfik sitolojiye sahip geniş hücrelerden oluşan tümöral yapılar izleniyor. Yapılan immünohistokimyasal çalışmada tümör hücrelerinin , ve ile kuvvetli nükleer pozitiflik gösterdiği; (), ve ile ise negatif olduğu görülüyor. Bu tümör ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında erkek hasta, son aydır sağ testiste fark ettiği ve hızla büyüyen, hafif ağrılı kitle şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum düzeyi (yüksek), düzeyi ise normal sınırlarda saptanıyor. Radikal orşiektomi materyalinin kesitlerinde; testisi büyük oranda dolduran, gri-beyaz renkli, geniş kanama ve nekroz alanları içeren, sınırları düzensiz kitle izleniyor. Mikroskobik incelemede; belirgin nükleollü, pleomorfik büyük hücrelerin oluşturduğu tabakalar, alveolar ve tübüler yapılar dikkati çekiyor. İmmünohistokimyasal çalışmada tümör hücrelerinde , ve pozitif; ise negatif sonuçlanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, yıldır süregelen ve düzensiz tedavi edilen tip diyabet öyküsü ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede her iki alt ekstremitede pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde idrarda proteinüri g/gün, serum albümin düzeyi g/dL ve kan şekeri mg/dL olarak ölçülüyor. Yapılan böbrek biyopsisinde glomerüllerde mezanjiyal bölge yerleşimli, boyanan, aselüler, nodüler karakterde matris artışı gözleniyor. Bu hastada izlenen glomerüler patoloji için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yıldır kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programında olan yaşında erkek hastanın rutin kontrollerinde, her iki böbreğinin atrofik olduğu ve parankimde çok sayıda küçük kist geliştiği izleniyor. Bu kistlerden birinin duvarından köken alan solid bir kitle saptanması üzerine yapılan biyopsi sonucunda malignite doğrulanıyor. Bu klinik tabloda gelişen tümörün en olası histopatolojik tipi aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, paket/yıl sigara öyküsü olan erkek hasta, son iki aydır devam eden ağrısız makroskobik hematüri şikayetiyle başvuruyor. Yapılan sistoskopide mesane lateral duvarında çapında, frajil, papiller kitle izlenmesi üzerine transüretral rezeksiyon () uygulanıyor. Patolojik incelemede; yüksek dereceli papiller ürotelyal karsinom tanısı konuyor. Mikroskobik incelemede; neoplastik ürotelyal hücrelerin bazal membranı aşarak subepitelyal bağ dokusuna geçtiği, bu alanda yer alan ince, düzensiz seyirli ve kesintili düz kas liflerini (muskularis mukoza) infiltre ettiği; ancak daha derin yerleşimli, kalın ve kompakt detrusor kas tabakasına (muskularis propria) ulaşmadığı saptanıyor. Bu bulgular ışığında, tümörün evrelemesi ve klinik yönetimi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?
yaşında erkek hasta, yumuşak doku enfeksiyonu nedeniyle başlanan ampisilin tedavisinin . gününde yaygın makülopapüler döküntü, ateş ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyinin mg/dL (bazal: mg/dL) olduğu ve periferik yaymada eozinofili saptandığı görülüyor. Yapılan idrar analizinde hafif proteinüri ile birlikte lökosit silendirleri ve eozinofiller izleniyor. Bu hastada böbrek biyopsisinde izlenmesi en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?