Enfeksiyon Hastalıkları

299 soru

Soru 221Soru

Hidrosefali tanısıyla 3 ay önce ventriküloperitoneal (VP) şant takılan 7 aylık erkek bebek, son iki gündür artan kusma, beslenme güçlüğü ve huzursuzluk şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 38,2C38,2^\circ C ölçülüyor, ön fontanel bombeli saptanıyor ancak ense sertliği veya meningeal irritasyon bulguları net alınamıyor. Şant trasesi boyunca ciltte kızarıklık veya hassasiyet izlenmiyor. Şant rezervuarından aspirasyonla alınan beyin omurilik sıvısı (BOS) tetkikinde; görünüm hafif bulanık, lökosit 240/mm3240/mm^3 (%60 mononükleer hakimiyet), protein 160 mg/dL ve glukoz 25 mg/dL (Eş zamanlı kan şekeri: 95 mg/dL) olarak saptanıyor. Gram boyamada özellik görülmüyor.

Klinik tablo ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, bu hastadaki enfeksiyona neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Staphylococcus epidermidis

Cevap

En olası etken Staphylococcus epidermidis'tir.
Ventriküloperitoneal (VP) şant enfeksiyonları, şant takılmasını izleyen ilk aylarda en sık görülür. En sık etken (%50-60) cilt florası elemanı olan Koagülaz Negatif Stafilokoklar (KNS), özellikle *Staphylococcus epidermidis*'tir. KNS enfeksiyonları, *S. aureus* gibi virülansı yüksek ajanlara göre daha sinsi (indolent) seyreder. Ateş çok yüksek olmayabilir ve meningeal bulgular silik kalabilir. BOS bulgularında glukoz düşüklüğü bakteriyel enfeksiyonu gösterir; ancak hücre dağılımı klasik akut bakteriyel menenjitteki nötrofil hakimiyetinin aksine, lenfositik veya miks (karışık) tipte olabilir. Bu 'aldatıcı' BOS tablosu ve şant öyküsü, tanıda *S. epidermidis*'i işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini ve kliniğini değerlendir.
3 ay önce takılmış VP şant varlığı (yabancı cisim) en önemli risk faktörüdür. Ateş hafif yüksek, bulgular silik (ense sertliği yok).
VP şant enfeksiyonları meningeal iritasyon bulguları vermeyebilir; kusma ve huzursuzluk KİBAS bulgusudur.
2
BOS bulgularını yorumla.
Hücre artışı var (%60 mononükleer), Protein yüksek, Glukoz belirgin düşük (< 40 mg/dL veya kan şekerinin %40'ından az).
Düşük glukoz bakteriyel etiyolojiyi güçlü şekilde destekler (Viralde normal beklenir).
3
Mikroorganizma ayırıcı tanısını yap.
Şant enfeksiyonlarında en sık etken Koagülaz Negatif Stafilokoklardır (S. epidermidis). Bu bakteriler biyofilm oluşturur ve daha 'indolent' (sinsi) seyirli enfeksiyonlar yapabilir. Bu nedenle BOS'ta bazen lenfosit/monosit hakimiyeti görülebilir, ancak glukozun düşük olması bakteriyel olduğunu kanıtlar.
S. aureus daha akut ve gürültülü tablo yapar. Viral ajanlar şekeri düşürmez.

Anahtar Kavram

VP Şant Enfeksiyonu Etiyolojisi ve BOS Yorumlama
Soru 222Soru

On sekiz aylık kız hasta, bir haftadır devam eden yüksek ateş, öksürük ve hızlı soluma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Öyküsünden, şikayetleri başlamadan birkaç gün önce babasının grip (influenza) geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede genel durum düşkün, toksik görünümde, ateş 39.5°C, nabız 150/dk, solunum sayısı 60/dk ve oda havasında oksijen satürasyonu %88 olarak ölçülüyor. Oskültasyonda sağ hemitoraksta solunum sesleri azalmış ve krepitan raller duyuluyor. Akciğer grafisinde sağda plevral efüzyon ve parankim içinde çok sayıda hava kisti (pnömatosel) izleniyor. Torasentez sıvısı pürülan özellikte geliyor.

Bu hastada tanımlanan klinik tabloya neden olma olasılığı en yüksek etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Staphylococcus aureus

Cevap

Staphylococcus aureus
Vaka, Staphylococcus aureus pnömonisi için oldukça tipik özellikler taşımaktadır. Özellikle influenza gibi viral bir enfeksiyonu takiben gelişen 'süperenfeksiyon' tablosu, hastanın toksik görünümde olması, plevral efüzyon (ampiyem) gelişimi ve radyolojik olarak 'pnömatosel' (hava kisti) görülmesi S. aureus'u işaret eder. Pnömatoseller, stafilokoksik pnömonilerin iyileşme sürecinde veya aktif döneminde görülen, ince duvarlı hava kistleridir ve bu ajan için ayırt edicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın öyküsünü ve risk faktörlerini analiz et.
İnfluenza (grip) geçiren bir aile bireyi öyküsü var, bu da viral enfeksiyon sonrası bakteriyel süperenfeksiyon riskini artırır.
Viral enfeksiyonlar solunum epiteline hasar vererek bakteriyel invazyonu kolaylaştırır.
2
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir.
Toksik görünüm, yüksek ateş, plevral efüzyon (ampiyem) ve özellikle 'pnömatosel' (hava kisti) varlığı.
Pnömatosel, Staphylococcus aureus pnömonisinin en karakteristik radyolojik bulgularından biridir.
3
Olası etkenleri karşılaştır.
S. pneumoniae en sık etken olsa da pnömatosel nadirdir. S. aureus, pnömatosel, ampiyem ve influenza sonrası ağır tablo ile en uyumlu etkendir.
Ayırıcı tanıda ajana özgü komplikasyonlar belirleyicidir.

Anahtar Kavram

İnfluenza sonrası gelişen, hızlı ilerleyen, toksik tablonun eşlik ettiği ve pnömatosel (hava kisti) görülen pnömonilerde Staphylococcus aureus düşünülmelidir.

İpuçları

1
Hastanın öyküsündeki 'grip geçiren yakını' ve radyolojideki 'hava kisti' (pnömatosel) kelimelerine dikkat edin.
2
İnfluenza virüsü, solunum yolu epiteline hasar vererek belirli bakterilerin yerleşmesini kolaylaştırır. Bu bakterilerden biri abse ve pnömatosel yapmasıyla ünlüdür.
3
Bu bakteri cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarının da sık etkenidir ve 'altın sarısı' koloniler oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Stafilokoksik pnömoni tedavisinde metisilin direnci durumunda tercih edilecek antibiyotikleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 223Soru

66 yaşında bir erkek çocuk, 33 gündür devam eden karın ağrısı ve kanlı dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Ateşi 37.5C37.5^{\circ}C olan hastanın öyküsünden, 11 hafta önce dışarıda iyi pişmemiş hamburger yediği ve Rotavirus aşısı dahil tüm rutin çocukluk çağı aşılarının tam olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede minimal dehidratasyon bulguları dışında özellik saptanmıyor. Dışkı incelemesinde bol eritrosit saptanırken, lökosit görülmüyor. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enterohemorajik Escherichia coli

Cevap

Düşük ateş, kanlı ishal ve dışkıda lökosit saptanmaması ile karakterize klinik tabloya neden olan en olası etken Enterohemorajik Escherichia coli'dir (EHEC).
Doğru yanıt olan Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC), özellikle 55 yaş altı çocuklarda Hemolitik Üremik Sendrom (HÜS) riski taşıyan, düşük ateşli kanlı ishallerin en sık nedenidir. Soruda verilen iyi pişmemiş et (hamburger) tüketimi ve dışkıda lökosit saptanmaması, EHEC tanısını destekleyen en kritik verilerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Kanlı ishal var ancak yüksek ateş yok (37.5C37.5^{\circ}C).
İnvaziv bakteriyel etkenlerde (Shigella, Salmonella) genellikle yüksek ateş beklenirken, toksin aracılı EHEC'de ateş olmayabilir veya düşüktür.
2
Dışkı mikroskobisini yorumla
Bol eritrosit var, lökosit yok.
EHEC O157:H7 gibi suşlar Shiga toksini ile damar endoteline zarar vererek kanamaya yol açar ancak belirgin bir lökosit yanıtı uyandırmazlar.
3
Risk faktörlerini ve aşı öyküsünü birleştir
Hamburger öyküsü EHEC için tipiktir; Rotavirus aşısı viral ishal riskini azaltır.
Kontamine kırmızı et ürünleri EHEC için en yaygın bulaş kaynağıdır.

Anahtar Kavram

EHEC enfeksiyonu, özellikle çocuklarda ateşsiz veya hafif ateşli kanlı ishalin en önemli nedenlerinden biridir ve dışkıda lökosit görülmemesi ile diğer invaziv ishallerden ayırt edilebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 224Soru

İki yaşında bir kız çocuk, aniden başlayan yüksek ateş (39.2C39.2^\circ\text{C}), titreme ve öksürük şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 46/dakika46/\text{dakika}, nabız 130/dakika130/\text{dakika} olarak ölçülüyor. Dinlemekle sağ akciğer üst alanda ses iletiminin arttığı (tübal üfleme) ve krepitan rallerin olduğu saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Streptococcus pneumoniae

Cevap

En olası etken Streptococcus pneumoniae'dir.
Hastada saptanan 39.2C39.2^\circ\text{C} ateş, yaşa göre artmış solunum sayısı (>40/dakika>40/\text{dakika}) ve dinleme bulgularındaki konsolidasyon (tübal üfleme, raller) tipik bakteriyel pnömoni lehinedir. Çocukluk çağında, özellikle tipik lobar pnömoni kliniğinde en sık saptanan bakteriyel etken Streptococcus pneumoniae'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Takipne varlığını değerlendir
İki yaşındaki çocukta solunum sayısının 46/dakika46/\text{dakika} olması, DSÖ kriterlerine göre (151-5 yaş arası >40>40) takipne olarak kabul edilir.
Solunum hızı, alt solunum yolu enfeksiyonu şiddetini belirlemede en kritik klinik parametredir.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla
Tübal üfleme (bronşiyal solunum sesi) ve krepitan raller, akciğer parankiminde konsolidasyon olduğunu gösterir.
Lokalize konsolidasyon bulguları viral veya atipik etkenlerden ziyade tipik bakteriyel pnömoniyi işaret eder.
3
Etiyolojik eşleştirmeyi yap
Yüksek ateş, akut başlangıç ve konsolidasyon bulguları eşliğinde 2 yaşındaki bir çocukta en sık görülen bakteriyel patojen saptanır.
Streptococcus pneumoniae, yenidoğan dönemi sonrası çocuklarda bakteriyel pnömoninin açık ara en yaygın nedenidir.

Anahtar Kavram

Tipik bakteriyel pnömoni bulguları (yüksek ateş, takipne, konsolidasyon) varlığında en olası etkenin belirlenmesi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 225Soru

Vücut sıcaklığı iki haftadır günde en az bir kez 38,5C38,5^\circ C üzerine çıkan 88 yaşındaki bir çocukta, fizik muayenede belirgin bir odak saptanmaması üzerine "Klasik Nedeni Bilinmeyen Ateş" (NBANBA) ön tanısı konuluyor. Bu hastanın tanısal algoritmasında yer alan "birinci basamak" (başlangıç) incelemeleri kapsamında, ayırıcı tanıya gitmek için istenmesi beklenmeyen tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi

Cevap

Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi, invaziv doğası gereği Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBANBA) yönetiminde başlangıç değil, ileri basamak tetkikler arasında yer alır.
Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi, invaziv bir işlem olduğu için NBANBA algoritmasında 'birinci basamak' tetkikler arasında yer almaz. Birinci basamak tetkikler; tam kan sayımı, periferik yayma, akut faz reaktanları (ESH,CRPESH, CRP), kültürler, tam idrar tetkiki ve akciğer grafisi gibi daha az invaziv ve genel tarama amaçlı testleri kapsar. Kemik iliği incelemesi, bu testlerin sonuçsuz kaldığı veya malignite şüphesinin arttığı ileri aşamalarda değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
NBA tanımını doğrula
Çocuklarda klasik NBANBA, 38,3C38,3^\circ C üzerindeki ateşin en az 88 gün (bazı kaynaklarda 232-3 hafta) sürmesi ve temel incelemelere rağmen tanı konulamamasıdır.
Tanısal yaklaşım, ateşin süresine ve hastanın stabilite durumuna göre basamaklandırılır.
2
Birinci basamak tetkikleri belirle
Tam kan sayımı, periferik yayma, ESHESH, CRPCRP, idrar analizi, kültürler, akciğer grafisi ve bazal biyokimyasal testler.
En sık neden olan enfeksiyonları ve belirgin inflamatuar/hematolojik bozuklukları taramak için non-invaziv testler önceliklidir.
3
İleri basamak (Phase 2-3) tetkikleri ayır
Kemik iliği incelemesi, ileri görüntüleme (BT, MR, PETPET), biyopsiler ve nadir serolojik testler.
Başlangıç taraması negatif olan hastalarda daha spesifik ve invaziv yöntemlere geçilir.

Anahtar Kavram

Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBA) Tanısal Yaklaşımı

Daha Fazla Pratik

Pediatrik NBA olgularında en sık nedenin enfeksiyonlar (%50), ardından bağ dokusu hastalıkları (%10-20) olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 226Soru

44 yaşında bir erkek çocuk; 22 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı ve başlangıçta sulu karakterde iken son 2424 saatte kanlı ve mukuslu hale gelen dışkılama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sağ alt kadranda belirgin hassasiyet ve defans saptanıyor. Öyküsünden birkaç gün önce dışarıda iyi pişmemiş tavuk eti yediği öğrenilen bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Campylobacter jejuni*

Cevap

Klinik bulgular ve öykü doğrultusunda en olası etken *Campylobacter jejuni*'dir.
*Campylobacter jejuni*, özellikle az pişmiş tavuk eti tüketimi sonrası gelişen, yüksek ateş ve karın ağrısının ön planda olduğu invaziv bir gastroenterit etkenidir. Karın ağrısı bazen o kadar şiddetlidir ki sağ alt kadranda hassasiyet ve defans yaparak apandisiti taklit edebilir (psödoapandisit). Dışkılama başlangıçta sulu iken hızla kanlı ve mukuslu hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın semptomlarını ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Ateş, kanlı diyare ve sağ alt kadran hassasiyeti (psödoapandisit) saptandı.
Ayırıcı tanıda invaziv ishal yapan etkenler (Campylobacter, Salmonella, Shigella, Yersinia) ön plana çıkar.
2
Hastanın maruziyet öyküsünü değerlendir.
Az pişmiş tavuk eti tüketimi öyküsü belirlendi.
Kümes hayvanları, *Campylobacter jejuni* enfeksiyonları için en önemli rezervuardır.
3
Elde edilen verileri sentezleyerek en olası tanıyı koy.
*Campylobacter jejuni* tanısına ulaşıldı.
Tavuk eti tüketimi sonrası gelişen kanlı ishal ve apandisiti taklit eden karın ağrısı bu patojen için klasiktir.

Anahtar Kavram

*Campylobacter jejuni*, çocuklarda kanlı ishalin ve psödoapandisit tablosunun en sık nedenlerinden biri olup tipik olarak kümes hayvanları ile bulaşır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 227Soru

88 aylık bir erkek bebek, son 2424 saattir devam eden kusma ve ardından başlayan bol miktarda sulu, kansız dışkılama ve hafif ateş şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanan bebeğin ailesi, çocuklarını ishalden korumaya yönelik herhangi bir aşı yaptırmadıklarını belirtmektedir. Kış mevsiminde görülen bu klinik tabloda en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rotaviru¨sRotavirüs

Cevap

Süt çocuklarında kış aylarında pik yapan, bol sulu ve kansız ishalin en sık nedeni olan ve aşı ile önlenebilen etken Rotaviru¨sRotavirüs tür.
Vakada tarif edilen kış mevsimi, süt çocuğu yaş grubu, bol sulu ve kansız dışkılama ile seyreden tablo Rotavirüs için klasiktir. Dünya genelinde ve ülkemizde ağır dehidratasyonlu ishalin en sık nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bebekte bol sulu, kansız ishal ve kusma mevcuttur (Viral patern).
Vakadaki dışkının özelliği, bakteriyel dizanteriden ziyade viral gastroenteriti düşün dürtür.
2
Epidemiyolojik verileri değerlendir
Kış mevsimi ve 88 aylık yaş grubu.
Rotavirüs, ılıman iklimlerde kış aylarında pik yapar ve en sık 66-2424 ay arasındaki çocukları etkiler.
3
Aşı öyküsünü sorgula
Aşı yapılmamış olması duyarlılığı artırır.
Rotavirüs aşısı, bu etkene bağlı gelişen ağır ishalleri %8585-9595 oranında önler.

Anahtar Kavram

Süt çocuklarında viral gastroenteritlerin en sık nedeni Rotavirüs'tür.
Tahmini Süre:45s
Soru 228Soru

Pediatrik yaş grubunda Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu (SIRS) tanısı konulurken, yetişkin tanı kriterlerinden farklı olarak klinik pratikte mutlaka bulunması gereken zorunlu durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı için gereken iki kriterden en az birinin anormal vücut sıcaklığı veya lökosit sayısı olması

Cevap

Pediatrik SIRS tanısı için gereken iki kriterden en az birinin anormal vücut sıcaklığı veya lökosit sayısı olması zorunluluğu
Pediatrik SIRS tanısı için dört kriterden (sıcaklık, nabız, solunum, lökosit) en az ikisinin bulunması gerekir. Ancak pediatrik rehberlere göre, bu iki kriterden en az birinin mutlaka anormal vücut sıcaklığı (sıcaklığın >38.5C>38.5^{\circ} C veya <36C<36^{\circ} C olması) ya da anormal lökosit sayısı (yaşa göre yüksek/düşük veya >%10>\%10 çomak varlığı) olması zorunludur. Bu, yetişkin kriterlerinden en önemli farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Pediatrik SIRS kriterlerini belirle
Dört kriter vardır: Vücut sıcaklığı, Nabız, Solunum sayısı ve Lökosit sayısı.
Tanı konulabilmesi için bu dört kriterden en az ikisinin pozitif olması gerekir.
2
Pediatrik yaş grubuna özgü 'zorunlu' kuralı uygula
Pozitif olan iki kriterden birinin mutlaka vücut sıcaklığı anormalliği (ateş/hipotermi) veya lökosit sayısı anormalliği olması şarttır.
Çocuklarda sadece nabız ve solunum yüksekliği (örneğin ağrı veya anksiyete durumunda) yanlışlıkla SIRS tanısı konulmasını önlemek için bu kural getirilmiştir.

Anahtar Kavram

Pediatrik SIRS Tanı Kriterleri ve Zorunlu Parametreler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 229Soru

Fallot Tetralojisi nedeniyle takip edilen 1010 yaşında bir erkek çocuk, son 44 gündür giderek artan baş ağrısı, iştahsızlık, hafif ateş ve sol kolunda kuvvetsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde papil ödemi ve sol hemiparezi saptanıyor. Kontrastlı beyin tomografisinde sağ parietal lobda çevre ödemi olan, halka şeklinde kontrast tutan kitle izleniyor. Bu klinik tabloda apseden izole edilmesi en olası mikroorganizma grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Streptococcus türleri

Cevap

Siyanotik kalp hastalığı olan çocuklarda beyin apsesi gelişiminde en olası etken Streptococcus türleridir.
Siyanotik kalp hastalıklarında (örneğin Fallot Tetralojisi) bulunan sağ-sol şant nedeniyle, venöz kan akciğer kapiller yatağındaki filtrasyon ve fagositoz aşamalarını atlayarak direkt sistemik dolaşıma geçer. Bu durum, özellikle ağız florasında bulunan mikroaerofilik veya anaerobik Streptococcus türlerinin (viridans grubu) beyin dokusuna ulaşarak apse oluşturmasına zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini analiz et
Fallot Tetralojisi (siyanotik kalp hastalığı) varlığı saptandı.
Siyanotik kalp hastalıklarındaki sağ-sol şant, bakterilerin akciğerdeki fagositoz mekanizmasından kaçarak sistemik dolaşıma ve beyne ulaşmasına neden olur.
2
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Baş ağrısı, fokal nörolojik bulgu (hemiparezi) ve tomografide halka tarzı kontrast tutulumu beyin apsesine işaret eder.
KİBAS bulguları ve fokal defisit, apse gibi yer kaplayan oluşumlarda tipiktir.
3
En olası etkeni belirle
Streptococcus (özellikle viridans grubu ve anaeroblar) en sık etkendir.
Bu hastalarda apse etkenleri genellikle polimikrobiyaldir ancak viridans streptokoklar baskın gruptur.

Anahtar Kavram

Siyanotik kalp hastalıklarında (sağ-sol şantlı) gelişen beyin apselerinin en sık etkeni Streptococcus türleridir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 230Soru

2424 aylık bir erkek çocuk; üç gündür devam eden 39C39^\circ C ateş, konjonktivit, öksürük ve burun akıntısını takiben kulak arkasından başlayıp tüm vücuda yayılan döküntü şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede; yüz, boyun ve gövdede birleşme eğilimi gösteren (konfluan) makülopapüler döküntüler izleniyor. Hastanın özgeçmişinde 1212 aylıkken rutin aşılama programına uygun olarak KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısının yapıldığı, ancak 1010 aylıkken İdiopatik Trombositopenik Purpura (İTP) tanısıyla yüksek doz (22 g/kg) intravenöz immünoglobulin (IVIG) tedavisi aldığı öğreniliyor. Bu klinik bulgular ve öykü dikkate alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kızamık

Cevap

Kızamık
Hastanın sunduğu klinik tablo (yüksek ateş, öksürük, konjonktivit ve kulak arkasından başlayıp gövdeye yayılan, birleşme eğilimi gösteren döküntüler) tipik kızamık tablosudur. Hastanın aşılı olmasına rağmen bu hastalığı geçirmesinin nedeni, 1010. ayda aldığı yüksek doz IVIG tedavisidir. Canlı bir aşı olan KKK aşısı, yüksek doz IVIG sonrasında etkili bir bağışıklık oluşturabilmesi için antikor düzeyine bağlı olarak en az 1111 ay sonra yapılmalıdır; aksi takdirde pasif antikorlar aşı virüsünü nötralize ederek aşı başarısızlığına yol açar. Bu nedenle doğru tanı kızamıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ve döküntü karakterinin analiz edilmesi
Yüksek ateş, öksürük, konjonktivit gibi prodromal bulguların ardından kulak arkasından başlayıp birleşerek yayılan makülopapüler döküntü saptandı.
Bu tablo klasik kızamık (measles) kliniğinin temel özelliğidir.
2
Aşı geçmişi ile ilaç öyküsü arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
1010. ayda alınan yüksek doz IVIG tedavisinin, 1212. ayda yapılan KKK aşısının etkinliğini bozduğu anlaşıldı.
Canlı aşılar (KKK gibi), yüksek doz IVIG sonrasında pasif antikor etkileşimi nedeniyle en az 1111 ay bekledikten sonra uygulanmalıdır; aksi halde aşı başarısızlığı gelişir.
3
Tanının netleştirilmesi
Hastanın aşılı görünmesine rağmen duyarlı olduğu ve döküntülü hastalığın kızamık olduğu sonucuna varıldı.
Klinik ve epidemiyolojik veriler birbirini desteklemektedir.

Anahtar Kavram

Kızamık Tanısı ve IVIG Sonrası Aşı Başarısızlığı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 231Soru

15 yaşında bir genç, bilinen inaktif HBsAgHBsAg taşıyıcılığı (HBeAg negatif, anti-HBe pozitif) nedeniyle izlenirken; ani başlayan bulantı, kusma ve göz aklarında sararma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ikterik ve karaciğeri kostanın altında 3cm3 \, cm hassas olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan değerler aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
ALT2450U/L2450 \, U/L
AST1800U/L1800 \, U/L
Total Bilirubin8.5mg/dL8.5 \, mg/dL
HBsAgHBsAgPozitif
AntiHBcIgMAnti-HBc \, IgMNegatif
AntiHDVIgMAnti-HDV \, IgMPozitif
HDVRNAHDV \, RNAPozitif
HBVDNAHBV \, DNA1200IU/mL1200 \, IU/mL

Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HDVHDV süperenfeksiyonu

Cevap

Hepatit D (Delta) süperenfeksiyonu
Doğru cevap olan HDV süperenfeksiyonu tanısı, hastanın bilinen kronik HBV taşıyıcılığı zemininde aniden gelişen ağır hepatit tablosu ve serolojik bulgularla desteklenmektedir. Anti-HBc IgM negatifliği, hastadaki HBV enfeksiyonunun akut olmadığını; HDV IgM ve RNA pozitifliği ise yeni bir Delta enfeksiyonu eklendiğini gösterir. HDV süperenfeksiyonu, koinfeksiyona göre kronikleşme ve fulminan hepatit gelişme riski açısından çok daha tehlikelidir.

Adım Adım Çözüm

1
ALT ve Bilirubin değerlerini yorumla
ALT: 2450U/L2450 \, U/L ve sarılık varlığı
Hastada akut bir hepatoselüler hasar ve kolestaz tablosu olduğunu gösterir.
2
HBV serolojik durumunu belirle
HBsAgHBsAg (+), AntiHBcIgMAnti-HBc \, IgM (-) ve düşük HBVDNAHBV \, DNA
Hastanın akut bir HBV enfeksiyonu geçirmediğini, halihazırda kronik bir taşıyıcı olduğunu (inaktif taşıyıcı) teyit eder.
3
HDV markerlarını analiz et
AntiHDVIgMAnti-HDV \, IgM (+) ve HDVRNAHDV \, RNA (+)
Hastanın yeni bir HDV enfeksiyonu geçirdiğini kanıtlar.
4
Bulguları sentezle
Kronik HBV + Akut HDV = Süperenfeksiyon
Eğer her iki virüs aynı anda alınsaydı (koinfeksiyon), hastada Anti-HBc IgM pozitifliği görülürdü.

Anahtar Kavram

HDV Koinfeksiyonu ve Süperenfeksiyonu Ayrımı

Alternatif Yöntem

Süperenfeksiyon durumunda HDV'nin HBV replikasyonunu baskıladığını (HBV DNA'nın düşük kalması) hatırlamak tanıyı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 232Soru

10 aylık bir bebek, son iki gündür devam eden 38.8C38.8^{\circ}C ateş, huzursuzluk ve günde 6-7 kez olan, içerisinde mukus ve nadiren kan sızan sulu dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Öyküsünde son bir haftadır evde yeni beslenmeye başlanan bir su kaplumbağası ile bebeğin sık sık temas ettiği öğreniliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 38.5C38.5^{\circ}C, batında hafif yaygın hassasiyet saptanıyor; ancak bebek toksik görünümde değil ve dehidratasyon bulgusu saptanmıyor. Bu hasta için en olası etken ve en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En olası etken Salmonella türleri olup; hastaya sıvı-elektrolit desteği sağlanmalı, sepsis bulgusu veya altta yatan risk faktörü yoksa antibiyotik tedavisi başlanmamalıdır.

Cevap

En olası etken Salmonella türleri olup, sağlıklı ve risk faktörü taşımayan çocuklarda antibiyotik tedavisi yerine destekleyici tedavi uygulanmalıdır.
Sürüngenlerle temas öyküsü, pediatrik vakalarda Salmonella enfeksiyonu için klasik bir göstergedir. Tedavi yaklaşımında ise hastanın yaşı kritik önem taşır. 3 aydan büyük ve sağlıklı olan çocuklarda, hastalık kendi kendini sınırlayıcıdır ve antibiyotik tedavisi klinik düzelmeyi hızlandırmadığı gibi etkenin dışkı ile atılım süresini (taşıyıcılığı) uzatabilir. Bu nedenle destekleyici tedavi (oral rehidratasyon vb.) en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Kaplumbağa (sürüngen) teması + Ateş + Mukuslu ishal = Salmonella gastroenteriti
Sürüngenler Salmonella türleri için önemli bir rezervuardır.
2
Hastanın yaşını ve klinik durumunu kontrol et
Hasta 10 aylık (>3 ay), toksik görünümde değil, altta yatan hastalık yok.
Antibiyotik endikasyonu yaş ve risk faktörlerine göre belirlenir.
3
Tedavi kararını ver
Antibiyotik verme, hidrasyonu izle.
Sağlıklı çocuklarda Salmonella gastroenteritinde antibiyotik kullanımı taşıyıcılık süresini uzatabilir.

Anahtar Kavram

Salmonella gastroenteritinde antibiyotik kullanım endikasyonları

İpuçları

1
Öyküdeki kaplumbağa (sürüngen) temasına odaklanın.
2
Salmonella gastroenteritinde antibiyotik kullanımı için yaş sınırını (3 ay) hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Salmonella'nın osteomiyelit yaptığı spesifik bir hasta grubu (Orak Hücreli Anemi) ile ilgili soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 233Soru

88 yaşında bir erkek çocuk, kırsal bölgedeki bir akarsuda yüzdükten 22 gün sonra başlayan şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kanlı ishal şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde karında yaygın hassasiyet saptanıyor. Gaita incelemesinde bol lökosit ve eritrosit izleniyor. Yapılan gaitada kültüründe; oksidaz pozitif, hemolitik karakterde ve %6\%6 sodyum klorür (NaClNaCl) içeren besiyerinde üremeyen Gram negatif basiller saptanıyor. Bu klinik tabloya ve laboratuvar bulgularına göre, sorumlu etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aeromonas hydrophila

Cevap

Aeromonas hydrophila
Aeromonas hydrophila, tatlı su (akarsu, göl, durgun su) maruziyeti sonrası hem sulu hem de kanlı ishal tablolarına yol açabilen bir patojendir. Laboratuvar ortamında oksidaz pozitif olmasıyla Shigella gibi klasik enterik patojenlerden ayrılır. Ayrıca Vibrio türlerinin aksine üremek için tuza (NaClNaCl) ihtiyaç duymaz (halofilik değildir) ve besiyerinde belirgin hemoliz yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sendromu tanımla
Kanlı ishal (kolit/invaziv enterit tablosu)
Hastada karın ağrısı ve gaitada lökosit/eritrosit varlığı invaziv bir süreci gösterir.
2
Epidemiyolojik ipucunu değerlendir
Tatlı su (akarsu) maruziyeti
Aeromonas ve Plesiomonas türleri tatlı su kaynaklarında yaygındır.
3
Laboratuvar bulgularını analiz et
Oksidaz pozitif, %6\%6 NaClNaCl'de üremeyen Gram negatif basil
Oksidaz pozitifliği Shigella ve Salmonella gibi enterik bakterileri eler; %6\%6 NaClNaCl ortamında ürememe ise halofilik Vibrio türlerini eler.
4
Spesifik etkeni belirle
Hemolitik özellik ile Aeromonas hydrophila
Aeromonas türleri genellikle hemolitiktir ve bu özellik onları Plesiomonas'tan ayıran önemli laboratuvar bulgularından biridir.

Anahtar Kavram

Oksidaz pozitif gastrointestinal patojenlerin ayırıcı tanısında biyokimyasal ve epidemiyolojik kriterlerin kullanımı.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 234Soru

66 yaşındaki bir kız çocuk; 1010 gündür devam eden hafif ateş, iştahsızlık ve son 22 gündür eklenen şiddetli baş ağrısı, fışkırır tarzda kusma ve vücudunun sol tarafında gelişen hareket kısıtlılığı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede letarjik olduğu, ense sertliği saptandığı ve sol üst ile alt ekstremitede kas gücünün 1/51/5 (hemiparez) olduğu görülmüştür. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde protein 220220 mg/dL, glukoz 2525 mg/dL (eş zamanlı kan şekeri 9595 mg/dL) ve hücre sayısı 180/mm3180/mm^3 (%80 lenfosit) olarak bulunmuştur. Bu hastada gelişen hemipareziden sorumlu olan en olası patolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bazal sisternalardaki eksüdaya bağlı gelişen vaskülit ve serebral enfarkt

Cevap

Bazal sisternalardaki yoğun eksüdaya bağlı gelişen vaskülit ve buna ikincil serebral enfarkt, tüberküloz menenjitte fokal nörolojik defisitlerin (hemiparez gibi) en yaygın nedenidir.
Tüberküloz menenjitte (TBM), subaraknoid mesafede toplanan kalın ve jelatinöz karakterdeki bazal eksüda, Willis poligonu ve dallarını (özellikle a. cerebri media) kuşatır. Bu durum damar duvarında inflamasyona (vaskülit), lümen daralmasına ve tromboza yol açarak serebral enfarktlara neden olur. Klinik olarak bu durum, hastada fokal felç (hemiparez), kraniyal sinir tutulumları veya afazi şeklinde karşımıza çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve BOS bulgularını analiz et.
Uzamış ateş, KİBAS bulguları, lenfositer pleositoz ve düşük glukoz tüberküloz menenjit (TBM) ile uyumludur.
Hastanın başlangıç tablosu tipik bir subakut menenjit tablosudur.
2
Fokal nörolojik defisiti (hemiparez) yorumla.
Hastada saptanan 1/51/5 kas gücü kaybı (hemiparez), beynin belirli bir motor alanının etkilendiğini gösterir.
Menenjitlerde fokal bulgular genellikle vasküler komplikasyonlara (enfarkt) işaret eder.
3
TBM patogenezini vasküler olaylarla ilişkilendir.
TBM'de bazal sisternalarda biriken eksüda, orta serebral arter (MCA) gibi büyük damarları sararak vaskülit, spazm ve tromboza yol açar.
Bu süreç sonucunda gelişen iskemik enfarkt, hastadaki hemiparezinin temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjitte bazal vaskülit ve serebral enfarkt mekanizması
Soru 235Soru

66 yaşında bir çocuk, hafif seyreden ateş ve vücudunda aniden ortaya çıkan pembe renkli döküntüler şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede döküntülerin makülopapüler formda yüzde başladığı ve 2424 saat içinde tüm vücuda yayıldığı görülüyor. Hastanın muayenesinde suboksipital ve retroauriküler bölgelerde hassas lenfadenopatiler palpe ediliyor. Orofarenks incelemesinde yumuşak damakta peteşiyel lezyonlar (Forchheimer lekeleri) gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kızamıkçık

Cevap

Kızamıkçık (Rubella)
Kızamıkçık (Rubella), hafif prodromal semptomlar, yüzde başlayıp hızla gövdeye yayılan ve genellikle 33 gün süren pembe makülopapüler döküntü ile karakterizedir. Muayenede saptanan suboksipital ve retroauriküler lenfadenopati ile yumuşak damaktaki peteşiyel lezyonlar (Forchheimer lekeleri) bu tanı için tipik klinik ipuçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtileri analiz et.
Hafif ateş ve yüzde başlayıp 2424 saatte yayılan makülopapüler döküntü saptandı.
Döküntünün yayılım hızı ve eşlik eden sistemik bulguların şiddeti tanıda ilk basamaktır.
2
Spesifik lenfadenopati ve oral bulguları değerlendir.
Suboksipital/retroauriküler lenfadenopati ve Forchheimer lekeleri belirlendi.
Bu bulgular Kızamıkçık tanısı için oldukça karakteristiktir.
3
Ayırıcı tanıyı tamamla.
Yüksek ateş olmaması Kızamık'ı, döküntü zamanlaması Roseola'yı, döküntü tipi ise Eritema İnfeksiyozum'u dışlar.
Benzer döküntülü hastalıkların ayırıcı özellikleri üzerinden kesin tanıya ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kızamıkçık (Rubella) klinik tanısında suboksipital/retroauriküler lenfadenopati ve Forchheimer lekelerinin önemi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 236Soru

66 yaşında bir erkek çocuk, son iki aydır belirginleşen halsizlik, gece terlemesi, iştahsızlık ve inatçı karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde batında asit saptanırken, palpasyonla omentumda düzensiz nodüler yapılar ve yaygın hassasiyet ("hamur kıvamında" batın) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde sedimentasyon hızı 6565 mm/saat; asit sıvısı incelemesinde ise protein 4.24.2 g/dL, lenfositer pleositoz ve düşük glukoz seviyesi saptanıyor. Ultrasonografide mezenterik kalınlaşma ve çok sayıda kazeifiye lenf nodu görülüyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için en yüksek duyarlılığa sahip tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laparoskopik periton biyopsisi

Cevap

Laparoskopik periton biyopsisi
Vakada tanımlanan "hamur kıvamında" batın hassasiyeti ve eksüda karakterindeki (yüksek proteinli) asit, çocuklarda tüberküloz peritonit için tipiktir. Bu tabloda basil yükü genellikle çok düşük olduğu için asit sıvısının yayma ve kültürü çoğu zaman tanı koyduramaz. Laparoskopik periton biyopsisi, periton yüzeyindeki tipik tüberküllerin doğrudan görülmesini sağlar ve alınan örneklerde granülomatöz inflamasyonun gösterilmesiyle %90'ın üzerinde duyarlılıkla kesin tanıya ulaşılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezle
Kronik ateş, kilo kaybı, asit ve "hamur kıvamında" batın bulguları abdominal tüberkülozu (peritonit) düşündürür.
Tanısal süreci başlatmak için karakteristik klinik ipuçlarını tanımlamak gerekir.
2
Tanı yöntemlerinin verimliliğini karşılaştır
Asit sıvısında basil sayısı az olduğundan boyama ve kültürün verimi çok düşüktür.
Kesin tanı için basilin gösterilmesi veya karakteristik granülomların görülmesi gerekir.
3
Altın standart yöntemi seç
Laparoskopi ile peritonda tüberküllerin görülmesi ve biyopsi ile kazeifikasyon nekrozu gösterilmesi en duyarlı yoldur.
Biyopsi, tüberküloz peritonit tanısında %90-100 duyarlılık ile kesin tanı sağlar.

Anahtar Kavram

Tüberküloz peritonit, "pauci-bacillary" (az basilli) bir hastalık olduğu için asit sıvısında boyama ve kültür verimi düşüktür; tanı için laparoskopik periton biyopsisi en duyarlı yöntemdir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 237Soru

88 yaşında bir ilkokul öğrencisi, yanaklarında aniden ortaya çıkan parlak kırmızı renkli döküntü nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Hastanın ateşinin olmadığı, prodromal belirti tariflemediği ve genel durumunun iyi olduğu saptanıyor. Fizik muayenede her iki yanakta 'tokatlanmış yanak' görünümünü andıran birleşik eritematöz plaklar, gövde ve ekstremitelerde ise dantelimsi (retiküler) bir döküntü izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritema infeksiyozum

Cevap

Eritema infeksiyozum (5. Hastalık)
Eritema infeksiyozum (5. Hastalık), Parvovirus B19'un neden olduğu, yanaklarda parlak eritem (tokatlanmış yanak) ve gövdede dantelimsi (retiküler) döküntü ile karakterize, genellikle selim seyirli bir viral ekzantemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada 'tokatlanmış yanak' görünümü ve ağsı (retiküler) döküntü mevcut.
Bu döküntü paterni spesifik bir viral hastalığı işaret eder.
2
Eşlik eden semptomları ve yaşı değerlendir
8 yaşında çocuk, ateş yok, genel durum iyi.
Eritema infeksiyozum genellikle ateşsiz veya hafif prodromal bulgularla seyreder ve okul çağı çocuklarında sıktır.
3
Ayırıcı tanı yap
Döküntü özellikleri Parvovirus B19 enfeksiyonu ile tam uyumlu.
Diğer döküntülü hastalıklar (Kızamık, Kızamıkçık, Rozeola) genellikle belirgin ateş veya farklı lokalizasyonlu LAP ile seyreder.

Anahtar Kavram

Parvovirus B19 enfeksiyonunda (Eritema İnfeksiyozum) karakteristik yanak döküntüsü ve retiküler vücut döküntüsü.
Tahmini Süre:45s
Soru 238Soru

44 yaşında bir çocuk, yaklaşık bir haftadır devam eden yüksek ateş, produktif öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sol akciğer alt zonlarda solunum seslerinin azaldığı ve matite alındığı saptanıyor. Akciğer grafisinde sol alt lobda konsolidasyon ve eşlik eden plevral efüzyon izleniyor. Ampirik sefotaksim tedavisi başlanan hastanın yatışının 33. gününde derin solukluk, gövdede peteşiler ve idrar miktarında belirgin azalma gelişiyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin: 6.86.8 g/dL, trombosit: 38.00038.000/mm3mm^3, periferik yaymada yaygın şistositler, serum kreatinin: 2.12.1 mg/dL ve direkt Coombs testi pozitif bulunuyor. Bu klinik tablonun patogenezinde rol oynayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel nöraminidazın eritrosit yüzeyindeki sialik asidi uzaklaştırarak Thomsen-Friedenreich antijenini açığa çıkarması

Cevap

Streptococcus pneumoniae enfeksiyonu sırasında salınan nöraminidazın eritrosit ve endotel hücrelerindeki sialik asidi kopararak Thomsen-Friedenreich (T) antijenini açığa çıkarmasıdır.
Doğru seçenek, StreptococcuspneumoniaeStreptococcus pneumoniae enfeksiyonlarında görülen özel bir komplikasyonu açıklamaktadır. Bakterinin ürettiği nöraminidaz, konak hücre yüzeyindeki sialik asidi uzaklaştırarak T-antijenini açığa çıkarır. Bu durum, plazmadaki doğal anti-T antikorlarının bağlanmasına, eritrositlerde aglütinasyona/hemolize ve endotel hasarına yol açarak direkt Coombs pozitif HUS tablosuna neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Pnömoni + Ampiyem (Alt Solunum Yolu Enfeksiyonu) sonrası gelişen anemi, trombositopeni ve böbrek yetmezliği triadı (HUS) belirlendi.
Hastanın pnömoni seyri sırasında sistemik bulguların eklenmesi HUS şüphesini doğurur.
2
Ayırıcı tanı için spesifik laboratuvar bulgusunu değerlendir
Direkt Coombs testinin pozitif olması, enfeksiyonla ilişkili özel bir HUS tipine işaret eder.
Genellikle HUS tablolarında Coombs negatiftir; ancak S. pneumoniae ile ilişkili HUS'ta (Sp-HUS) pozitiftir.
3
Patofizyolojik mekanizmayı hatırla
Nöraminidaz enziminin T-antijenini açığa çıkarması süreci saptandı.
Sp-HUS'ta bakteriyel nöraminidaz, sialik asidi temizleyerek normalde gizli olan T-antijenini ekspoze eder ve önceden mevcut olan anti-T antikorları reaksiyona girer.

Anahtar Kavram

Streptococcus pneumoniae ile ilişkili Hemolitik Üremik Sendrom (Sp-HUS) ve Thomsen-Friedenreich antijeni aktivasyonu.
Soru 239Soru

3 yaşındaki bir erkek çocuk, yaklaşık 20 gündür devam eden ateş, kusma ve son 3 gündür eklenen uykuya meyillilik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede ense sertliği pozitif ve solda 6. kranial sinir paralizisi saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ hiler dolgunluk ve milimetrik nodüler infiltrasyonlar (miliyer görünüm) izleniyor. PPD testi anerjik (0 mm) olarak değerlendiriliyor.

BOS (Beyin Omurilik Sıvısı) incelemesinde:
- Görünüm: Berrak
- Hücre: 350/mm³ (%85 lenfosit)
- Protein: 250 mg/dL
- Glukoz: 25 mg/dL (Eş zamanlı kan şekeri: 100 mg/dL)

Bu hasta için en uygun başlangıç tedavisi ve yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz menenjit düşünülerek hemen dörtlü anti-tüberküloz tedavi (İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid, Etambutol) ve prednizolon başlanmalıdır.

Cevap

Tüberküloz menenjit düşünülerek hemen dörtlü anti-tüberküloz tedavi (İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid, Etambutol) ve prednizolon başlanmalıdır.
Hastanın subakut başlangıçlı semptomları (20 gün), kranial sinir tutulumu (bazal menenjit bulgusu) ve akciğerdeki miliyer görünüm Tüberküloz Menenjit (TBM) tanısını güçlü bir şekilde desteklemektedir. BOS'ta lenfosit hakimiyeti, yüksek protein ve belirgin düşük glukoz (eş zamanlı kan şekerine oranla <0.5) TBM için tipiktir. TBM tedavisinde anti-tüberküloz ilaçlara (INH, RIF, PZA, EMB) ek olarak, özellikle evre 2 ve 3 hastalarda (bilinç değişikliği veya fokal nörolojik bulgu varlığı) mortaliteyi ve nörolojik sekelleri azalttığı kanıtlanmış olan kortikosteroid (prednizolon/deksametazon) tedavisi mutlaka eklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Uzun süreli ateş, kusma, letarji ve kranial sinir felci (6. sinir tutulumu baziller menenjiti işaret eder) kronik bir menenjit tablosunu düşündürür.
Akut bakteriyel menenjitler daha gürültülü ve hızlı seyrederken, TBM sinsi başlar.
2
BOS bulgularını yorumla
Lenfosit hakimiyeti, yüksek protein ve çok düşük glukoz (Hipoglikoraşi).
Bu üçlü (Lenfosit + Yüksek Protein + Düşük Şeker) Tüberküloz Menenjit için çok tipiktir. Viral menenjitte şeker normaldir. Bakteriyelde nötrofil hakimdir.
3
Ek bulguları değerlendir
Akciğer grafisinde hiler dolgunluk ve miliyer görünüm, tanıyı destekler. PPD negatifliği ağır tüberküloz formlarında (miliyer, menenjit) sık görülen anerjiye bağlıdır.
PPD negatifliği TBM tanısını ekarte ettirmez.
4
Tedavi kararını ver
Dörtlü anti-tüberküloz tedaviye ek olarak, bazal eksüdayı azaltmak, vasküliti önlemek ve intrakraniyal basıncı düşürmek için kortikosteroid (prednizolon) eklenmelidir.
TBM tedavisinde steroid kullanımı, mortalite ve nörolojik sekelleri azaltan kanıta dayalı en önemli ek tedavidir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjit tanısında BOS bulgularının (düşük glukoz, yüksek protein, lenfosit hakimiyeti) ve klinik ipuçlarının (kranial sinir felci, miliyer akciğer bulgusu) doğru yorumlanması ve steroid tedavisinin gerekliliği.
Soru 240Soru

8 yaşında bir çocuk, ani başlayan sarılık ve karın ağrısı şikayetiyle çocuk acil servisine getiriliyor. Hastanın yapılan laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki serolojik sonuçlar elde edilmiştir:

TetkikSonuç
HBsAgHBsAgPozitif
antiHBcanti-HBc IgMIgMPozitif
antiHDVanti-HDVPozitif
HDVHDV RNARNAPozitif

Bu klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile en doğru şekilde tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut HBVHBV ve akut HDVHDV ko-enfeksiyonu

Cevap

Akut HBVHBV ve akut HDVHDV ko-enfeksiyonu
Doğru cevap olan ko-enfeksiyon tablosunda, hastanın HBVHBV ve HDVHDV virüslerini aynı anda aldığı görülür. Serolojik olarak bu durumun kanıtı, akut HBVHBV enfeksiyonunu simgeleyen antiHBcanti-HBc IgMIgM pozitifliğinin, HDVHDV belirteçleri (antiHDVanti-HDV veya HDVHDV RNARNA) ile eş zamanlı bulunmasıdır. Ko-enfeksiyon genellikle ağır seyretse de kronikleşme oranı, süperenfeksiyona göre çok daha düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
HBVHBV durumunu belirlemek için antiHBcanti-HBc IgMIgM sonucunu değerlendir
antiHBcanti-HBc IgMIgM pozitifliği, hastanın akut bir HBVHBV enfeksiyonu geçirdiğini kanıtlar.
Primer akut HBVHBV enfeksiyonunun en güvenilir göstergesi IgMIgM tipi çekirdek antikorudur.
2
HDVHDV varlığını ve HBVHBV ile ilişkisini analiz et
antiHDVanti-HDV ve HDVHDV RNARNA pozitifliği, HDVHDV enfeksiyonunun mevcut olduğunu gösterir.
HDVHDV, replike olabilmek için HBsAgHBsAg varlığına ihtiyaç duyan defektif bir virüstür.
3
Ko-enfeksiyon ve süperenfeksiyon ayrımını yap
Akut HBVHBV göstergesi (antiHBcanti-HBc IgMIgM (+)) ile HDVHDV pozitifliğinin birlikteliği 'ko-enfeksiyon' olarak tanımlanır.
Eğer antiHBcanti-HBc IgMIgM negatif olsaydı, tablo kronik HBVHBV üzerine eklenen 'süperenfeksiyon' olurdu.

Anahtar Kavram

Hepatit B ve D birlikteliğinde ko-enfeksiyon ve süperenfeksiyonun serolojik ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 12 / 15Sonraki
Enfeksiyon Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 12 | Examkin