Enfeksiyon Hastalıkları

299 soru

Soru 241Soru

8 aylık bir kız bebek, yüksek ateş ve kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan tetkikler sonucunda *Streptococcus pneumoniae* menenjiti tanısı konuluyor ve uygun intravenöz antibiyotik tedavisi başlanıyor. Tedavinin ilk 4 gününde klinik tablosu düzelen ve ateşi düşen hastanın, yatışının 9. gününde ateşi tekrar 39,5C39,5^\circ C'ye yükseliyor. Yapılan fizik muayenede ön fontanelin bombeleştiği ve baş çevresinin persentil eğrisinde artış olduğu saptanıyor, ancak fokal nörolojik defisit veya nöbet gözlenmiyor. Bu klinik tabloyu açıklayan en olası komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subdural efüzyon

Cevap

Subdural efüzyon
Sorudaki vaka, bakteriyel menenjit komplikasyonu olan subdural efüzyon için klasik bir prezantasyondur. Subdural efüzyon, özellikle süt çocuklarında, menenjit tedavisinin 7-10. günlerinde ateşin tekrar yükselmesi, kusma, huzursuzluk ve ön fontanelde bombelik ile kendini gösterir. Çoğu vaka asemptomatiktir ancak bu bulgular olduğunda tanı ultrasonografi veya BT ile doğrulanmalıdır. Fokal nörolojik bulguların olmaması, beyin apsesi veya venöz tromboz gibi diğer komplikasyonlardan ayrımında önemlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik seyrini analiz et
Bakteriyel menenjit tanısı almış, tedaviye başlangıçta yanıt vermiş ancak 9. günde 'ikincil ateş' ve 'KİBAS bulguları' (bombeli fontanel) geliştirmiş bir süt çocuğu.
Komplikasyonun zamanlaması ve niteliği ayırıcı tanıda kilit rol oynar.
2
Bulguları subdural efüzyon ile eşleştir
Subdural efüzyon, özellikle *H. influenzae* ve *S. pneumoniae* menenjitlerinde, tedavinin 7-10. günlerinde ortaya çıkan ateş nüksü, kusma ve bombeli fontanelin en sık nedenidir.
Fokal nörolojik bulgu olmaması (hemiparezi vb.) beyin apsesi veya trombozdan uzaklaştırır.
3
Diğer seçenekleri dışla
Apsede fokal bulgular, ventrikülitte daha toksik tablo, trombozda ise nöbetler ön plandadır.
Klinik tablo (ateş + KİBAS + fokal bulgu yokluğu) subdural efüzyon için tipiktir.

Anahtar Kavram

Menenjit Komplikasyonları
Soru 242Soru

1515 aylık bir erkek çocuk; 44 gündür süren 39,5C39,5^\circ C ateş, kuru öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklık şikayetlerini takiben kulak arkasından başlayıp tüm vücuda yayılan, yer yer birleşmiş eritematöz makülopapüler döküntüler ile getirilmiştir. Fizik muayenede döküntülere ek olarak bukka mukozasında molar dişlerin hizasında beyaz renkli Koplik lekeleri saptanmıştır. Akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın ince raller duyulan ve takipnesi (4848/dakika) olan hastanın yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı anında ve takip eden günde 200.000200.000 IU oral Vitamin A desteği başlanmalı ve solunum sıkıntısı nedeniyle pnömoni yönünden yakından izlenmelidir.

Cevap

Tanı anında ve takip eden günde 200.000200.000 IU oral Vitamin A desteği başlanmalı ve solunum sıkıntısı nedeniyle pnömoni yönünden yakından izlenmelidir.
Kızamık enfeksiyonu sırasında Vitamin A seviyeleri hızla düşerek epitel bütünlüğünün bozulmasına ve immün yetmezliğe yol açar. 1212 aydan büyük çocuklarda tanı anında ve ertesi gün verilen 200.000200.000 IU Vitamin A, pnömoni ve ishal gibi ciddi komplikasyonların şiddetini ve ölüm oranlarını belirgin şekilde azaltır. Bu hastada rallerin ve takipnenin olması, pnömoni varlığına işaret ettiği için Vitamin A desteği kritik öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (ateş, öksürük, konjonktivit, Koplik lekeleri ve döküntü) değerlendirerek tanı koymak.
Hastada klinik olarak Kızamık (Rubeola) tanısı doğrulanmıştır.
Koplik lekeleri kızamık için patognomoniktir ve döküntünün yayılım şekli tipiktir.
2
Hastanın yaşını belirlemek.
Hasta 1515 aylık (1212 ay üzerinde) bir çocuktur.
Vitamin A dozajı yaş gruplarına göre farklılık gösterir.
3
Yaşa uygun Vitamin A dozunu ve uygulama şemasını seçmek.
200.000200.000 IU dozunda, 22 gün üst üste oral uygulama seçilmiştir.
DSÖ protokolü 1212 ay üstü vakalarda bu dozajı zorunlu kılar.
4
Komplikasyon varlığını (raller ve takipne) değerlendirmek.
Hastada pnömoni komplikasyonu saptanmıştır ve hospitalizasyon/yakın izlem gereklidir.
Pnömoni, kızamık vakalarında en sık ölüm nedenidir.

Anahtar Kavram

Kızamık vakalarında Vitamin A desteği ve pnömoni yönetimi
Soru 243Soru

1212 günlük bir yenidoğan; emmede hafif azalma ve huzursuzluk şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde rektal vücut sıcaklığı 37,2C37,2^\circ C, kalp hızı 185/dk185\text{/dk}, solunum hızı 65/dk65\text{/dk} saptanıyor. Perfüzyonu doğal, sistem muayeneleri olağan ve emme refleksi canlıdır. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 14.000/mm314.000\text{/mm}^3, mutlak nötrofil sayısı 4.500/mm34.500\text{/mm}^3, hemogram diğer parametreleri normal ve CRP 2 mg/dL2\text{ mg/dL} (Normal <0,5<0,5) bulunuyor.

Bu bebekteki klinik durumun yönetimi ve pediatrik sepsis tanımları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erişkinlerde yaygın kullanılan qSOFA (quick SOFA) skorlaması, yenidoğan ve çocuklarda sepsise bağlı kötü sonlanımları öngörmede SIRS kriterlerinden daha yüksek duyarlılığa sahip olduğu için ilk basamak tarama aracı olarak önerilir.

Cevap

Sepsis taramasında qSOFA skorlamasının pediatrik popülasyonda SIRS kriterlerinden daha üstün veya daha duyarlı olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Doğru (yanlış olan) ifade, qSOFA skorlamasının pediatride SIRS'ten daha üstün olduğunu iddia eden seçenektir. Literatürde ve güncel pediatrik sepsis konsensuslarında (IPSCC ve yeni Phoenix kriterleri), qSOFA'nın çocuklarda mortalite ve sepsisi öngörmedeki duyarlılığının düşük olduğu, bu nedenle tarama amacıyla kullanımının uygun olmadığı vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve vital bulgularını değerlendir
1212 günlük yenidoğanda kalp hızı >180/dk>180\text{/dk} ve solunum hızı >60/dk>60\text{/dk} yaşa göre anormaldir (patolojiktir).
SIRS kriterleri için yaşa özgü eşik değerlerin bilinmesi gerekir.
2
IPSCC SIRS kriterlerini uygula
Ateş (37,2C37,2^\circ C) ve lökosit (14.000/mm314.000\text{/mm}^3) normaldir. Zorunlu kriterlerden biri sağlanmadığı için teknik olarak SIRS tanısı konulamaz.
Pediatride SIRS tanısı için ateş veya lökosit anormalliği şarttır.
3
qSOFA skorlamasının pediatrik geçerliliğini sorgula
qSOFA, pediatrik sepsis yönetiminde düşük duyarlılık nedeniyle önerilen bir ilk basamak tarama aracı değildir.
Erişkin verileri çocuklara, özellikle de fizyolojisi çok farklı olan yenidoğanlara doğrudan uyarlanamaz.

Anahtar Kavram

Pediatrik SIRS kriterlerinde 'ateş veya lökosit anormalliği' zorunluluğu ve qSOFA'nın pediatrik taramadaki yetersizliği.
Soru 244Soru

12 yaşında bir erkek çocuk; son 2 haftadır devam eden ateş, halsizlik, şiddetli karın ağrısı ve bacaklarında ağrılı kızarıklıklar şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede; kan basıncı 145/95145/95 mmHgmmHg (yaş ve boya göre >95.>95. persantil), alt ekstremitelerde livedo reticularis ve arter trasesi boyunca dizilmiş hassas subkutan nodüller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ESR:85ESR: 85 mm/saatmm/saat, CRP:72CRP: 72 mg/Lmg/L saptanırken, karaciğer fonksiyon testleri ALT:55ALT: 55 U/LU/L ve AST:48AST: 48 U/LU/L olarak bulunuyor.

Hastanın serolojik inceleme sonuçları şu şekildedir:

TetkikSonuç
HBsAgHBsAgPozitif
HBeAgHBeAgPozitif
AntiHBsAnti-HBsNegatif
AntiHBcAnti-HBc IgGIgGPozitif

Bu hastada görülen hipertansiyon ve renal tutulumdan sorumlu olan en olası patolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Renal arter dallarında mikroanevrizmalar ve segmental nekrotizan vaskülit

Cevap

Hepatit B ile ilişkili Polyarteritis Nodosa (PAN) nedeniyle gelişen renal arter dallarındaki mikroanevrizmalar ve nekrotizan vaskülit
Hastadaki hipertansiyon, livedo reticularis, subkutan nodüller ve karın ağrısı bulguları, HBsAgHBsAg pozitifliği ile birleştiğinde tipik bir Polyarteritis Nodosa (PAN) tablosunu oluşturur. PAN, orta çaplı arterleri tutan segmental nekrotizan bir vaskülittir. Renal tutulumu glomerülleri değil, renal arter dallarını etkileyerek iskemi ve hipertansiyona yol açan mikroanevrizmalarla karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, kilo kaybı, hipertansiyon, livedo reticularis ve subkutan nodüllerin varlığı saptandı.
Bu bulgular tipik bir sistemik vaskülit tablosunu işaret eder.
2
Serolojik verilerin analizi
HBsAgHBsAg ve HBeAgHBeAg pozitifliği ile kronik Hepatit B enfeksiyonu doğrulandı.
Hepatit B enfeksiyonu, orta çaplı damar vasküliti olan PAN ile güçlü bir ilişkiye sahiptir.
3
Organ tutulumunun patogenezinin belirlenmesi
Renal tutulumun glomerüler bir süreç değil, vasküler (arteriyel) bir süreç olduğu anlaşıldı.
PAN'da hipertansiyon, renal arter ve interlobar arterlerin vaskülitine bağlı gelişen iskemiden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Hepatit B'nin Ekstrahepatik Bulguları (Polyarteritis Nodosa)

Daha Fazla Pratik

Hepatit B ile ilişkili membranöz nefropatide HBeAg serokonversiyonu ile renal iyileşme arasındaki ilişkiyi gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 245Soru

Hepatit B virüsü (HBVHBV) enfeksiyonu seyrinde çocuklarda görülebilen; ekstremitelerin ekstansör yüzlerinde, yüzde ve kalçada simetrik yerleşimli, kaşıntısız papüler döküntüler (papüler akrodermatit) ile karakterize klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gianotti-Crosti sendromu

Cevap

Gianotti-Crosti sendromu
Gianotti-Crosti sendromu (çocukluk çağı papüler akrodermatit), Hepatit B virüsü (HBVHBV) enfeksiyonunun çocuklarda görülen karakteristik bir ekstrahepatik bulgusudur. Döküntüler tipik olarak yüz, kalça ve ekstremitelerin ekstansör yüzlerinde simetrik yerleşimli, eritematöz veya deri renginde, kaşıntısız papüller şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Ekstremite ekstansörleri, yüz ve kalçada simetrik papüler döküntüler saptandı.
Ayırıcı tanı için döküntünün morfolojisi ve yerleşimi kritiktir.
2
Etiyolojik ilişkiyi kurma
Bu döküntülerin HBVHBV enfeksiyonu ile ilişkili olduğu biliniyor.
Papüler akrodermatit, çocuklarda HBVHBV enfeksiyonunun iyi bilinen bir ekstrahepatik manifestasyonudur.
3
Spesifik sendromu tanımlama
Tablo Gianotti-Crosti sendromu olarak adlandırılır.
Tanımlanan döküntü dağılımı ve karakteristik özellikleri bu sendroma özgüdür.

Anahtar Kavram

Hepatit B'nin çocuklardaki ekstrahepatik manifestasyonları (Gianotti-Crosti sendromu)
Soru 246Soru

33 yaşında bir çocuk; yüksek ateş, baş ağrısı ve fışkırır tarzda kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği ve pozitif Kernig belirtisi saptanan hastaya yapılan lomber ponksiyon (LP) sonucunda, aşağıdaki beyin omurilik sıvısı (BOS) bulgularından hangisi akut bakteriyel menenjit tanısını en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polimorf nüveli lökosit (PNL) hakimiyetinde artış, düşük glukoz ve yüksek protein

Cevap

Polimorf nüveli lökosit (PNL) hakimiyetinde artış, düşük glukoz ve yüksek protein bulguları akut bakteriyel menenjitle en uyumludur.
Akut bakteriyel menenjitte, bakteriyel çoğalma ve inflamasyona bağlı olarak BOS'ta belirgin bir nötrofil (PNL) artışı görülür. Bakterilerin metabolik faaliyetleri BOS glukoz seviyesini düşürürken (hipoglisorraji), bozulan kapiller geçirgenlik BOS protein seviyesini artırır (hiperproteinemi).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, ense sertliği ve Kernig pozitifliği menenjit tablosunu düşündürür.
Menenjit şüphesi olan her hastada BOS incelemesi altın standarttır.
2
BOS hücre tipinin analizi
Bakteriyel enfeksiyonlarda savunma hücreleri olarak PNL'ler ön plana çıkar.
Bakteriyel inflamasyon akut nötrofilik yanıta neden olur.
3
BOS biyokimyasal parametrelerinin analizi
Bakterilerin enerji kaynağı olarak glukozu tüketmesi sonucu glukoz düşer, kan-beyin bariyeri hasarı nedeniyle protein yükselir.
Biyokimyasal değişiklikler etiyolojik ajanı ayırt etmede kritiktir.

Anahtar Kavram

Akut bakteriyel menenjitte BOS bulguları: PNL hakimiyeti, hipoglisorraji ve hiperproteinemi.

Daha Fazla Pratik

BOS bulguları tüberküloz menenjitine benzeyen ancak lenfositik hakimiyetin daha belirgin olduğu fungal menenjitleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 247Soru

Pediatrik popülasyonda ateş, sepsis ve nedeni bilinmeyen ateş (NBANBA) klinik durumlarının değerlendirilmesi ve yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pediatrik klinik uygulamada NBANBA, genellikle 8 günden uzun süren ve hastanede yapılan bir haftalık başlangıç incelemelerine rağmen odağı saptanamayan ateş varlığı olarak tanımlanır.

Cevap

Pediatrik klinik uygulamada nedeni bilinmeyen ateş (NBANBA), genellikle 8 günden uzun süren ve hastanede yapılan bir haftalık başlangıç incelemelerine rağmen odağı saptanamayan ateş varlığı olarak tanımlanır.
Doğru ifade, pediatrik NBA tanımının pratik uygulamasına odaklanmaktadır. Petersdorf ve Beeson'ın klasik erişkin tanımı 3 hafta süre gerektirirken, pediatrik rehberlerde (örneğin Nelson Pediatri) 8 günlük ateş veya hastanede yapılan 1 haftalık başarısız inceleme süreci NBA tanısı için yeterli kriter olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Pediatrik SIRSSIRS kriterlerini değerlendir.
Çocuklarda tanı için en az iki kriterden birinin ateş (>38.5C>38.5^{\circ}C veya <36C<36^{\circ}C) ya da lökosit anormalliği olması zorunludur.
Erişkin kriterlerinden farklı olarak çocuklarda otonomik yanıtların (taşikardi/taşipne) özgüllüğü düşüktür.
2
NBANBA tanım sürelerini karşılaştır.
Erişkinlerde 3 hafta olan süre, pediatrik pratikte yoğun inceleme altında 1 hafta (toplam 8 gün) olarak güncellenmiştir.
Çocuklarda hastalıkların progresyon hızı ve tanısal öncelikler farklılık gösterir.
3
Yenidoğan döneminde ampirik antibiyotik seçimini analiz et.
İlk 28 gün içinde seftriakson kullanımı bilirubin displasmanı riski nedeniyle önerilmez.
İndirekt hiperbilirubinemi varlığında kernikterus riskini tetikleyebilir.
4
Sepsis tarama skorlarını (SIRSSIRS vs qSOFAqSOFA) incele.
qSOFAqSOFA (bilinç, SKB, solunum hızı) çocuklarda mortalite öngörüsünde yardımcı olsa da duyarlılığı SIRSSIRS'ten düşüktür.
Pediatrik fizyolojik rezervlerin farklılığı qSOFAqSOFA parametrelerinin geç pozitifleşmesine neden olabilir.

Anahtar Kavram

Pediatrik Sepsis Tanı Kriterleri ve NBA Tanım Farklılıkları
Soru 248Soru

B-hücreli Non-Hodgkin Lenfoma (NHL) tanısı alan 12 yaşındaki bir hastaya Rituksimab ve yüksek doz steroid içeren bir kemoterapi protokolü planlanmaktadır. Tedavi öncesi yapılan viral hepatit seroloji taraması sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuç
HBsAgNegatif
Anti-HBsPozitif (Yüksek titre)
Anti-HBc IgGPozitif
Anti-HBc IgMNegatif
HBV DNANegatif
ALT22 U/L (Normal)

Bu hastanın Hepatit B virüsü (HBV) yönetimi ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tedavi süresince ve sonrasında profilaktik oral antiviral tedavi başlanmalıdır

Cevap

Tedavi süresince ve sonrasında profilaktik oral antiviral tedavi başlanmalıdır
Hastanın serolojisi geçirilmiş enfeksiyonu (HBsAg negatif, Anti-HBc pozitif) gösterse de, karaciğerde latent cccDNA varlığı devam etmektedir. Rituksimab (anti-CD20) gibi B lenfositleri hedef alan tedaviler, HBV reaktivasyonu açısından 'çok yüksek riskli' (>%10 risk) gruptadır. Bu hastalarda HBsAg negatif olsa bile, Anti-HBc pozitifliği varsa antiviral profilaksi (entekavir veya tenofovir) standart yaklaşımdır. Profilaksiye kemoterapi ile başlanır ve immünsupresyon bittikten sonra en az 12 ay devam edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Serolojik tabloyu yorumla
HBsAg (-), Anti-HBs (+), Anti-HBc IgG (+) tablosu 'geçirilmiş HBV enfeksiyonu ile gelişen doğal bağışıklığı' gösterir.
HBsAg negatifleşmiş ve koruyucu antikor oluşmuştur.
2
Kullanılacak ilacın riskini değerlendir
Rituksimab (Anti-CD20), potent B hücre deplesyonu yapar ve immün kontrolü baskılar.
Bu tür ajanlar, hepatositlerde latent olarak kalabilen cccDNA üzerinden HBV reaktivasyonuna (ters serokonversiyon) yol açabilir.
3
Yönetim kılavuzlarını uygula
HBsAg negatif olsa bile Anti-HBc pozitif hastalarda, Rituksimab veya kök hücre nakli gibi yüksek riskli durumlarda reaktivasyon riski %10-40 arasındadır.
Bu nedenle sadece takip yerine, kemoterapiyle başlayıp tedavi bitiminden sonra da (genellikle 12 ay) devam eden antiviral profilaksi önerilir.

Anahtar Kavram

İmmünsupresif tedavi alan hastalarda HBV reaktivasyonu riski ve yönetimi
Soru 249Soru

66 ay ile 33 yaş grubundaki çocuklarda; ses kısıklığı, gece aniden başlayan "havlar tarzda" öksürük ve inspiratuar stridor ile karakterize krup (laringotrakeit) tablosuna en sık neden olan viral etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parainfluenza virüs tip 11

Cevap

Parainfluenza virüs tip 11
Parainfluenza virüs tip 11, çocuklarda subglottik bölgeyi etkileyerek havlar tarzda öksürük ve stridora neden olan krup tablosunun en sık saptanan etkenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Ses kısıklığı, havlar tarzda öksürük ve stridor, krup (laringotrakeit) tablosunun klasik triadıdır.
Bu bulgular subglottik bölgedeki ödem ve daralmaya işaret eder.
2
Tanıya yönelik etiyolojiyi hatırla.
Krup tablosunun en yaygın viral etkeni Parainfluenza virüstür.
Tip 11 ve tip 22 krup vakalarının çoğundan sorumludur.

Anahtar Kavram

Krup (Laringotrakeit) Etiyolojisi

Daha Fazla Pratik

Krup hastalarında çekilen radyografide görülen 'kilise kulesi' (steeple sign) görünümünü ve epiglottit ile olan ayırıcı tanısını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 250Soru

88 yaşında bir kız çocuk, 11 haftadır devam eden yüksek ateş, boğaz ağrısı ve boyunda şişlik şikayetleriyle getiriliyor. Dış merkezde tonsillofarenjit tanısıyla başlanan amoksisilin-klavulanat tedavisine rağmen klinik bulguların gerilemediği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; ateş 39.2C39.2^\circ C, her iki tonsilde kalın, sarı-beyaz eksüdatif membranlar ve sağ servikal bölgede yaklaşık 5×45 \times 4 cm boyutlarında, oldukça ağrılı, fluktuasyon veren lenfadenopati saptanıyor. Hastanın kırsal bir bölgede yaşadığı ve yakın zamanda doğadan gelen kaynaksuyu içme öyküsü olduğu belirleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orofaringeal tularemi

Cevap

Orofaringeal tularemi
Vakada sunulan ağır eksüdatif farenjit ve büyük, ağrılı, fluktuasyon veren (süpürasyona meyilli) servikal lenfadenopati kombinasyonu, özellikle kaynaksuyu öyküsü ve beta-laktam antibiyotiklere yanıtsızlık ile birleştiğinde orofaringeal tularemi için patognomonik bir tablodur. Francisella tularensis, kırsal bölgelerde kemirgenler aracılığıyla sulara bulaşabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Yüksek ateş, ağır eksüdatif membranöz tonsillit ve unilateral süpüratif lenfadenit saptandı.
Hastalığın başlangıç semptomlarını ve şiddetini belirlemek için.
2
Antibiyotik yanıtını değerlendir
Amoksisilin-klavulanat (bir beta-laktam kombinasyonu) tedavisine yanıtsızlık görüldü.
Yaygın bakteriyel etkenleri (GAS gibi) dışlamak ve dirençli veya atipik etkenleri düşünmek için.
3
Epidemiyolojik ipuçlarını birleştir
Kırsal alan ve kaynaksuyu tüketimi öyküsü belirlendi.
Francisella tularensis için en önemli bulaş yollarından birini (su kaynaklı) doğrulamak için.
4
Tanıyı doğrula
Orofaringeal tularemi tanısına ulaşıldı.
Klinik, tedavi yanıtı ve epidemiyolojik verilerin tamamı bu tanıyı desteklediği için.

Anahtar Kavram

Orofaringeal tularemi, kontamine su veya gıda tüketimi sonrası gelişen, ağır farenjit ve lenfadenit ile karakterize, beta-laktam dirençli bir zoonozdur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 251Soru

1515 yaşında bir erkek çocuk; son 1010 gündür giderek artan sağ yan ağrısı, kuru öksürük ve akşamları yükselen hafif ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ hemitoraks bazalinde solunum seslerinin azaldığı ve perküsyonda matite alındığı saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde sağda plevral efüzyon izleniyor. Yapılan torasentezde elde edilen sıvının biyokimyasal ve mikroskobik incelemesinde; protein 5,25,2 g/dLg/dL, glukoz 4545 mg/dLmg/dL, 1400/mm31400/mm^3 hücre (%8585 lenfosit) ve Adenozin Deaminaz (ADA) düzeyi 7878 U/LU/L (N < 4040) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz plörizisi

Cevap

Verilen klinik ve laboratuvar bulguları (eksüda, lenfosit hakimiyeti, yüksek ADA) ışığında en olası tanı tüberküloz plörizisidir.
Tüberküloz plörizisi, özellikle adölesan dönemdeki çocuklarda akut veya subakut başlangıçlı plevral efüzyonun en önemli nedenlerinden biridir. Plevral sıvının eksüda niteliğinde olması (yüksek protein), lenfositlerin baskın olması ve Adenozin Deaminaz (ADA) enziminin 405040-50 U/LU/L eşik değerinin üzerinde bulunması tüberküloz tanısını güçlü bir şekilde destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Plevral sıvının karakterini belirle
Protein 5,25,2 g/dLg/dL (Eksüda)
Protein düzeyinin 33 g/dLg/dL üzerinde olması sıvının eksüda niteliğinde olduğunu gösterir.
2
Hücre tipini analiz et
%8585 lenfosit hakimiyeti
Kronik enfeksiyonlar (tüberküloz gibi) ve maligniteler plevral sıvıda lenfosit artışına neden olur.
3
Spesifik belirteci (ADA) değerlendir
ADA: 7878 U/LU/L (Yüksek)
Tüberküloz plörizisinde plevral sıvı ADA düzeyinin 405040-50 U/LU/L üzerinde olması tanısal değeri yüksek bir bulgudur.

Anahtar Kavram

Tüberküloz plörizisi tanısında plevral sıvı ADA düzeyinin ve lenfosit hakimiyetinin önemi

Daha Fazla Pratik

Tüberküloz plörizisinde PPD testinin başlangıçta %30 vakada negatif (anerji) olabileceğini ve kesin tanı için plevra biyopsisinin gerekebileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 252Soru

66 aylık, daha önce sağlıklı bir bebek; burun akıntısı ve hafif ateş sonrası gelişen hışıltı ve solunum sıkıntısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede yaygın ekspiratuar wheezing (hışıltı) ve subkostal çekilmeler saptanıyor. Akut bronşiyolit tanısı alan bu hastada güncel pediatri kılavuzlarına göre tedavinin temelini aşağıdakilerden hangisi oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Destekleyici tedavi (yeterli hidrasyonun sağlanması ve nazal pasajın temizlenmesi)

Cevap

Destekleyici tedavi (yeterli hidrasyonun sağlanması ve nazal pasajın temizlenmesi)
Akut bronşiyolitte havayolu daralması düz kas spazmından çok mukozal ödem, mukus üretimi ve hücresel debris kaynaklıdır. Bu nedenle, nebulize bronkodilatörler veya steroidler çoğu hastada etkisizdir. Tedavinin asıl amacı, hastanın yeterli oksijen almasını sağlamak (gerekirse oksijen desteği), burun tıkanıklığını gidererek solunum işini azaltmak ve sıvı kaybını önlemektir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını ve yaşını değerlendir
Viral prodrom (ateş, rinit) sonrası gelişen hışıltı ve solunum sıkıntısı olan 66 aylık bebekte en olası tanı akut bronşiyolittir.
Süt çocuklarında alt solunum yolu obstrüksiyonunun en sık nedeni bronşiyolittir.
2
Tedavi kılavuzlarını ve kanıta dayalı yaklaşımları gözden geçir
Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) gibi kuruluşlar rutin ilaç kullanımını (steroid, antibiyotik, bronkodilatör) önermemektedir.
Hastalığın patofizyolojisi küçük havayollarındaki ödem ve mukus tıkacıdır; bu durum ilaç tedavilerine zayıf yanıt verir.
3
Temel tedavi hedefini belirle
Oksijenizasyonu korumak, nazal tıkanıklığı açmak ve beslenemeyen bebekte hidrasyonu sağlamak önceliklidir.
Destekleyici tedavi, komplikasyonları önleyen ve hastanın iyileşme sürecini güvenle tamamlamasını sağlayan tek kanıtlanmış yöntemdir.

Anahtar Kavram

Akut bronşiyolitte tedavinin temel taşı destekleyici bakımdır; rutin ilaç kullanımı önerilmez.
Tahmini Süre:45s
Soru 253Soru

66 yaşında erkek çocuk, 1818 gündür devam eden ve günlük 39C39^\circ C'ye kadar yükselen ateş, halsizlik ve son iki haftada yaklaşık 2 kg2\text{ kg} kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde; belirgin solukluk, servikal bölgede en büyüğü 2 cm2\text{ cm} çapında, ağrısız, mobil birkaç lenfadenopati ve kot kavsini 3 cm3\text{ cm} geçen düzgün yüzeyli karaciğer saptanıyor. Dalak palpabl değil. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8,8 g/dL8,8\text{ g/dL}, lökosit sayısı 2.800/mm32.800\text{/mm}^3 (mutlak nötrofil sayısı: 1.100/mm31.100\text{/mm}^3), trombosit sayısı 85.000/mm385.000\text{/mm}^3, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) 95 mm/saat95\text{ mm/saat} ve CRP 48 mg/L48\text{ mg/L} bulunuyor. Bu klinik tabloya göre, kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en öncelikli ileri tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi

Cevap

Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi
Vakada sunulan 1414 günden uzun süren ateş (NBA), pansitopeni, kilo kaybı, hepatomegali ve aşırı yüksek sedimentasyon hızı (>100 mm/saat>100\text{ mm/saat}'e yakın) birlikteliği çocukluk çağında tipik olarak Akut Lenfoblastik Lösemi'yi (ALL) düşündürür. Bu durumda kesin tanıya ulaşmak ve tedavi planını belirlemek için en uygun ve öncelikli basamak kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
1818 gündür süren ateş, kilo kaybı ve hepatomegali varlığı "Nedeni Bilinmeyen Ateş" (NBA) kategorisine girer.
Çocuklarda 8148-14 günü geçen ve ilk değerlendirmede odak saptanamayan ateş NBA olarak tanımlanır.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et
Hemoglobin, lökosit ve trombosit değerlerinin düşüklüğü (pansitopeni) ile çok yüksek sedimentasyon hızı saptandı.
Pansitopeni, kemik iliği üretiminin baskılandığını veya ilik infiltrasyonunu gösteren kritik bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanı ve öncelikli işlemi belirle
Lösemi (özellikle ALL), Nöroblastom metastazı veya HLH gibi durumlar dışlanmalıdır; bu nedenle kemik iliği incelemesi en öncelikli basamaktır.
Çocuklarda NBA'nın malign nedenleri arasında lösemi en sık görülen ve acil tanı gerektiren durumdur.

Anahtar Kavram

Pansitopeni ve organomegali ile seyreden pediatrik nedeni bilinmeyen ateş olgularında en öncelikli tanısal yaklaşım kemik iliği incelemesidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 254Soru

2.52.5 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 hafta önce geçirilmiş hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü sonrası gelişen döküntü nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenede her iki yanakta, dirsek ve dizlerin ekstansör yüzeylerinde ve gluteal bölgede simetrik yerleşimli, 151-5 mm çapında, eritematöz, monomorfik ve likenoid görünümlü papüller saptanıyor. Gövdenin döküntüden belirgin şekilde korunduğu gözleniyor. Hafif lenfadenopati eşlik ediyor ancak kaşıntı belirgin değil. Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gianotti-Crosti Sendromu

Cevap

Gianotti-Crosti Sendromu (Çocukluk Çağı Papüler Akrodermatiti)
Hastada görülen döküntülerin simetrik, eritematöz, monomorfik papüller şeklinde olması ve özellikle yanaklar, ekstremitelerin ekstansör yüzeyleri ve kalça gibi akral bölgelere yerleşmesi Gianotti-Crosti Sendromu için karakteristiktir. Gövdenin korunması bu tanıyı destekleyen en kritik fizik muayene bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prodrom ve döküntü başlangıcını analiz et.
Üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişen ani döküntü saptandı.
Viral bir tetikleyiciyi (EBV, HBV vb.) düşündürür.
2
Döküntü morfolojisini ve dağılımını değerlendir.
Monomorfik, likenoid papüllerin yanaklar, ekstremite ekstansörleri ve gluteal bölgede olduğu belirlendi.
Döküntünün 'akral' dağılımı Gianotti-Crosti için ayırt edicidir.
3
Negatif bulguları (gövde durumu) kontrol et.
Gövdenin tamamen korunmuş olduğu saptandı.
Bu bulgu, döküntüsü gövdeden başlayan kızamık, kızamıkçık ve roseola gibi diğer hastalıklardan ayırmayı sağlar.
4
Tanıyı klinik tablo ile birleştir.
Gianotti-Crosti Sendromu tanısına ulaşıldı.
Monomorfik papüller, akral yerleşim ve gövde korunması bu sendromun triadıdır.

Anahtar Kavram

Gianotti-Crosti Sendromu (Papüler Akrodermatit), viral enfeksiyonlar sonrası çocuklarda görülen, simetrik, papüler, akral yerleşimli ve gövdeyi koruyan benign bir döküntü tablosudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 255Soru

88 aylık bir bebek, 44 gündür devam eden ateş ve huzursuzluk nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenesinde ensede sertlik ve bombeli fontanel saptanıyor. BOS incelemesinde pleositoz (2.500/mm32.500/mm^3, %90\%90 PNL), yüksek protein (150mg/dL150\,mg/dL) ve düşük glukoz (20mg/dL20\,mg/dL) saptanarak bakteriyel menenjit tanısı ile uygun antibiyotik tedavisi başlanıyor. Tedavinin 5.5. gününde genel durumu düzelmiş ve ateşi düşmüş olan hastada; tekrar ateş çıkması, kusma ve fontanel bombeliğinde artış gözleniyor. Bu klinik tabloya yol açan en olası komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subdural efüzyon

Cevap

Subdural efüzyon
Subdural efüzyon, özellikle 11 yaş altı süt çocuklarında bakteriyel menenjitlerin (özellikle *H. influenzae* ve *S. pneumoniae*) seyrinde sık görülür. Genellikle tedavinin 37.3-7. günleri arasında, hastanın ateşi düştükten sonra tekrar ateşin çıkması, kusma, nöbet veya fontanel bombeliği ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyir analizi
Hastada bakteriyel menenjit tanısı sonrası uygun tedavi ile başlangıçta iyileşme (ateşin düşmesi) saptanmış.
Bu durum, seçilen antibiyotiklerin etkili olduğunu ancak sürece yeni bir olayın eklendiğini gösterir.
2
Yeni semptomların değerlendirilmesi
Tedavinin 5.5. gününde tekrar ateş, kusma ve fontanel bombeliğinde artış (KİBAS bulgusu) gözlenmiş.
Süt çocuklarında menenjit seyrinde tedavinin ilk haftasında görülen bu tablo subdural efüzyon için klasiktir.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Subdural efüzyonun, beyin apsesi veya ventrikülit gibi diğer komplikasyonlardan zamanlama ve klinik prezentasyon ile ayrılması.
Süt çocuklarında bakteriyel menenjitlerin %1050\%10-50 oranında subdural efüzyon eşlik eder, çoğu asemptomatiktir ancak ateş ve KİBAS bulgusu ile semptomatik hale gelebilir.

Anahtar Kavram

Bakteriyel menenjit seyrinde görülen erken dönem komplikasyonları (özellikle subdural efüzyon).

Daha Fazla Pratik

Bakteriyel menenjitte BOS bulguları ile viral ve tüberküloz menenjit BOS bulgularının karşılaştırıldığı soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

8 yaşında bir erkek çocuk, vücutta yaygın ödem ve karında şişlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde pretibial 2(+)2(+) ödem ve asit saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum albümini 2,12,1 g/dLg/dL, total kolesterol 310310 mg/dLmg/dL ve idrarda proteinüri 5555 mg/m2/saatmg/m^2/saat (nefrotik düzey) olarak saptanıyor. Annesinin kronik Hepatit B taşıyıcısı olduğu bilinen hastanın yapılan serolojik inceleme sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
HBsAgHBsAgPozitif
HBeAgHBeAgPozitif
antiHBcanti-HBc IgGIgGPozitif
HBVHBV DNADNA3,5×1073,5 \times 10^7 IU/mlIU/ml

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, en olası tanı ve hastalığın seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En olası renal patoloji membranöz nefropati olup, HBeAg/antiHBeHBeAg/anti-HBe serokonversiyonu ile genellikle spontan remisyon beklenir.

Cevap

En olası renal patoloji membranöz nefropatidir ve antiHBeanti-HBe antikorlarının oluşması (serokonversiyon) ile genellikle klinik tablo kendiliğinden düzelir.
Çocuklarda kronik Hepatit B enfeksiyonu ile ilişkili olarak en sık görülen böbrek tutulumu membranöz nefropatidir (MNMN). Bu tablonun patogenezinde özellikle HBeAgHBeAg antijenine karşı gelişen immün komplekslerin rolü büyüktür. Hastalığın klinik seyri, HBVHBV replikasyonunun azalması ve antiHBeanti-HBe antikorlarının oluşması (serokonversiyon) ile paralel olarak genellikle spontan remisyon (kendiliğinden düzelme) ile sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve serolojik verileri birleştirme
Hastada nefrotik sendrom bulguları ile birlikte kronik HBVHBV enfeksiyonu (immünotoleran veya aktif replikatif faz) mevcuttur.
Annenin taşıyıcı olması vertikal geçişi, antiHBcanti-HBc IgGIgG pozitifliği kronik süreci, HBeAgHBeAg ve yüksek DNADNA ise aktif replikasyonu gösterir.
2
Hepatit B'nin ekstrahepatik renal bulgularını değerlendirme
Çocukluk çağında HBVHBV enfeksiyonuna eşlik eden en yaygın böbrek hastalığı membranöz nefropatidir.
Bu hastalık, HBeAgHBeAg antijeninin glomerül bazal membranında birikmesiyle oluşan immün kompleksler sonucu gelişir.
3
Hastalığın seyrini ve prognozunu belirleme
HBeAgHBeAg kaybı ve antiHBeanti-HBe oluşumu (serokonversiyon) sonrası hastaların %90'ından fazlasında proteinüri düzelir.
Replikasyonun durması, yeni immün kompleks oluşumunu engeller ve böbrekteki hasarın iyileşmesine olanak tanır.

Anahtar Kavram

Hepatit B ilişkili Membranöz Nefropati ve Serokonversiyon İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 257Soru

8 aylık bir süt çocuğu, annesi tarafından fark edilen ateş yüksekliği ve huzursuzluk şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde vücut ısısı 39.1C39.1^\circ C, kalp hızı 172/dk172/dk, solunum hızı 46/dk46/dk saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 14.500/mm314.500/mm^3 ve CRPCRP değeri 12mg/L12 mg/L bulunuyor. Kan basıncı yaşa göre normal sınırlardadır.

Bu hasta için Uluslararası Pediyatrik Sepsis Tanımlama Konferansı (IPSCCIPSCC) kriterleri temel alındığında, "Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu" (SIRSSIRS) tanısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastada sadece vücut ısısı kriteri mevcut olup; kalp hızı, solunum hızı ve lökosit sayısı yaşa özgü eşik değerlerin altında kaldığı için SIRSSIRS tanısı konulamaz.

Cevap

Hastada sadece vücut ısısı kriteri mevcut olup; kalp hızı, solunum hızı ve lökosit sayısı yaşa özgü eşik değerlerin altında kaldığı için SIRS tanısı konulamaz.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, 1 ay ile 1 yaş arasındaki süt çocuklarında SIRS tanısı konulabilmesi için kalp hızının dakikada 180'in, solunum hızının dakikada 50'nin, lökosit sayısının ise 17.500'ün üzerinde olması (veya 5.000'in altında olması) gerekir. Hastada sadece vücut ısısı (39.1C39.1^\circ C) kriteri IPSCC eşik değerinin üzerindedir. SIRS tanısı için en az iki kriterin varlığı şarttır ve bu hastada diğer parametreler yaşa özgü normal sınırlarda kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş grubuna (1 ay - 1 yıl) göre IPSCC SIRS eşik değerlerini belirle.
Kalp hızı >180/dk, Solunum hızı >50/dk, Lökosit sayısı >17.500/mm³ veya <5.000/mm³.
Pediyatrik SIRS kriterleri yaşa göre değişkenlik gösterir.
2
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını bu eşik değerlerle karşılaştır.
Vücut ısısı (39.1 > 38.5) = Kriter (+) | Kalp hızı (172 < 180) = Kriter (-) | Solunum hızı (46 < 50) = Kriter (-) | Lökosit (14.500 < 17.500) = Kriter (-).
Hastanın hangi kriterleri karşıladığını saptamak gerekir.
3
Tanı için gerekli olan 'en az iki kriter ve birinin zorunlu kriter (ateş/lökosit) olması' kuralını uygula.
Sadece bir kriter (ateş) karşılandığı için SIRS tanısı konulamaz.
Tanı için sayısal yeterlilik sağlanmamıştır.

Anahtar Kavram

Pediyatrik SIRS tanısı için yaşa özgü fizyolojik parametrelerin (kalp hızı, solunum hızı, lökosit sayısı) bilinmesi ve en az iki kriterden birinin mutlaka anormal vücut ısısı veya lökosit sayısı olması gerekliliği.

İpuçları

1
Pediyatrik SIRS tanısı için kaç kriterin kaçının anormal olması gerektiğini ve yaşa özgü normal değerleri hatırlayın.
2
8 aylık bir bebekte kalp hızı 180'in, solunum hızı ise 50'nin üzerinde olduğunda SIRS puanı kazanılır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 258Soru

88 yaşında bir kız çocuk, son 2424 gündür her gün 38.539.2C38.5-39.2^\circ C arasında değişen ateş şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde özellik saptanmayan hastanın laboratuvar incelemelerinde lökosit sayısı 11.000/mm311.000/mm^3 (normal dağılımda), eritrosit sedimentasyon hızı 95mm/saat95 mm/saat ve CRP 120mg/L120 mg/L bulunuyor. Daha önce dış merkezde yapılan kan ve idrar kültürlerinde üreme saptanmadığı öğreniliyor. Nedeni bilinmeyen ateş (NBA) tanısı alan bu hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateşin döküntü ile birliktelik gösterip göstermediği sorgulanarak sistemik juvenil idiyopatik artrit (Still hastalığı) olasılığı değerlendirilmelidir.

Cevap

Nedeni bilinmeyen ateş tanısı alan çocuklarda enfeksiyon dışı inflamatuar nedenler arasında en sık Sistemik Juvenil İdiyopatik Artrit görüldüğü için hastada döküntü varlığı sorgulanmalıdır.
Çocuklarda Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBA) vakalarında enfeksiyonlar ilk sırada yer alsa da, enfeksiyon dışı inflamatuar hastalıklar (romatolojik nedenler) arasında en sık görülen tanı Sistemik Juvenil İdiyopatik Artrit'tir (Still Hastalığı). Bu hastalıkta ateşle birlikte ortaya çıkan somon pembesi renginde, geçici (evanescent) döküntü karakteristik bir bulgudur. Stabil bir NBA hastasında tanısal ipuçlarını (döküntü, lenfadenopati, hepatosplenomegali) aramak, ampirik tedavi başlamaktan daha önceliklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBA) kriterlerini karşılayıp karşılamadığını kontrol et.
Ateşin 38.3C38.3^\circ C üzerinde olması, 33 haftadan uzun sürmesi ve 11 haftalık incelemeye rağmen tanı konulamaması kriterleri karşılamaktadır.
NBA tanımı pediatrik hastalar için bu kriterlere dayanır.
2
Pediatrik NBA etyolojisindeki ana kategorileri ve istatistiksel sıklıkları gözden geçir.
Enfeksiyonlar (~%50), Enfeksiyon dışı inflamatuar hastalıklar (~%15-20), Maligniteler (~%10).
Tanısal öncelikleri belirlemek için en sık nedenler bilinmelidir.
3
Enfeksiyon dışı inflamatuar hastalıklar (kollajen doku hastalıkları) grubundaki en sık nedeni belirle.
Sistemik Juvenil İdiyopatik Artrit (SJİA - Still Hastalığı).
SJİA, pediatrik NBA vakalarında enfeksiyonlar dışındaki en yaygın spesifik tanıdır.
4
NBA yönetiminde ampirik tedavi yaklaşımlarını değerlendir.
Stabil hastada ampirik antibiyotik ve steroid kullanımından kaçınılmalıdır.
Yanlış ampirik tedavi tanıyı maskeleyebilir veya yan etkilere yol açabilir.

Anahtar Kavram

Pediatrik Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBA) Tanımı ve Etyolojik Sınıflandırma
Soru 259Soru

77 yaşındaki bir erkek çocuk, yaklaşık 1010 gündür devam eden halsizlik, düşük dereceli ateş ve giderek şiddetlenen kuru öksürük şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde farenksin hiperemik olduğu gözleniyor; otoskopik muayenesinde sağ kulak zarında hemorajik büllöz lezyonlar saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın ince raller duyulan hastanın akciğer grafisinde, fizik muayene bulgularına oranla çok daha belirgin olan bilateral interstisyel infiltrasyonlar izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mycoplasma pneumoniae

Cevap

Mycoplasma pneumoniae
Doğru yanıt olan Mycoplasma pneumoniae, okul çağı çocuklarında atipik pnömoninin en yaygın sebebidir. Klinik olarak subakut başlangıçlı öksürük, düşük dereceli ateş ve halsizlik ile kendini gösterir. En karakteristik özelliklerinden biri, akciğer oskültasyon bulgularının akciğer grafisindeki yaygın tutulum ile orantısız olmasıdır. Ayrıca büllöz mirinjit, eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu ve soğuk aglütininlere bağlı hemolitik anemi gibi ekstrapulmoner bulgular tanıda çok değerli ipuçları sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve semptom süresini değerlendir
7 yaşında (okul çağı) ve 10 günlük (subakut) seyir.
Okul çağında atipik etkenler tipik etkenlere göre daha ön plandadır.
2
Fizik muayenedeki spesifik ekstrapulmoner bulguyu analiz et
Kulak zarında saptanan büllöz mirinjit.
Büllöz mirinjit, Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu için oldukça karakteristik bir bulgudur.
3
Radyolojik ve klinik uyumsuzluğu gözlemle
Fizik muayene bulgularının hafif olmasına rağmen grafide yaygın infiltrasyon izlenmesi (walking pneumonia).
Atipik pnömonilerde akciğer grafisi bulguları genellikle fizik muayene bulgularından daha ağırdır.
4
Tanıyı sentezle
Okul çağı + subakut seyir + büllöz mirinjit + interstisyel infiltrasyon = Mycoplasma pneumoniae.
Bu kombinasyon pediatrik yaş grubunda en çok Mycoplasma enfeksiyonunu destekler.

Anahtar Kavram

Okul çağı çocuklarında Mycoplasma pneumoniae'nin neden olduğu atipik pnömoni tablosu ve büllöz mirinjit birlikteliği.
Soru 260Soru

Kreşe giden 44 yaşındaki bir kız çocuk; yaklaşık 33 haftadır devam eden karın ağrısı, şişkinlik ve kötü kokulu, yağlı, su yüzeyinde yüzen dışkılama şikayetleriyle çocuk polikliniğine getirilmiştir. Öyküsünden son aylarda iştahsızlık olduğu, kilo alımının durakladığı ve 22. ve 44. aylarda rotavirus aşısı dahil tüm rutin çocukluk çağı aşılarının eksiksiz tamamlandığı öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde batında belirgin distansiyon saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası patojen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Giardia lamblia

Cevap

Giardia lamblia enfeksiyonu, özellikle kreş gibi toplu yaşam alanlarında bulunan çocuklarda görülen kronik ishal, steatore (yağlı dışkı) ve büyüme duraklamasının en olası nedenidir.
Giardia lamblia, özellikle çocukluk çağında kreş gibi ortamlarda kolayca yayılan bir protozoondur. İnce bağırsağın proksimalini tutarak yağ emilimini bozar; bu da kötü kokulu, yağlı ve su yüzeyinde yüzen (steatore) dışkılamaya yol açar. Kronikleştiğinde büyüme ve gelişme geriliğine neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların karakterizasyonu
Hastada 3 haftadır devam eden kronik ishal, kötü kokulu yağlı dışkı (steatore) ve batın distansiyonu mevcuttur.
Steatore, ince bağırsaktaki emilim bozukluğunu (malabsorbsiyon) işaret eder.
2
Risk faktörleri ve aşı geçmişinin değerlendirilmesi
Kreş ortamı paraziter enfeksiyon riskini artırır; tam doz rotavirus aşısı olması viral bir etken olasılığını azaltır.
Giardiyazis, fekal-oral yolla bulaşan ve kreşlerde sık görülen bir parazittir.
3
Ayırıcı tanı ve kesin etkenin belirlenmesi
Kronik seyir ve steatore bulguları Giardia lamblia ile tam uyumludur.
Diğer etkenler (Shigella, EHEC, Salmonella) genellikle akut ve sıklıkla kanlı ishal tablosuna yol açar.

Anahtar Kavram

Giardiyazis: Çocuklarda kronik ishal ve malabsorbsiyonun (steatore) en sık paraziter nedenidir.

Daha Fazla Pratik

Giardia tedavisi için metronidazol veya tinidazol seçeneklerini gözden geçirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Tanıda dışkıda trofozoit veya kistlerin görülmesi (parazit incelemesi) veya ELISA ile Giardia antijeni aranması kullanılır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 15Sonraki
Enfeksiyon Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 13 | Examkin