Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 201Soru

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun romanları, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden Cumhuriyet Türkiyesi’ne uzanan tarihsel süreçteki toplumsal değişimleri ve krizleri kronolojik bir sıra takip ederek yansıtır.

Buna göre; yazarın aşağıda verilen romanlarının, ele aldıkları tarihsel dönemlerin (olay zamanının) kronolojik akışına göre eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Romanların ele aldıkları tarihsel dönemlere göre kronolojik sıralaması Bir Sürgün (II. Abdülhamid Dönemi), Kiralık Konak (II. Meşrutiyet - I. Dünya Savaşı), Sodom ve Gomore (Mütareke Dönemi) ve Yaban (Milli Mücadele Dönemi) şeklinde olmalıdır.
Yazarın romanlarındaki olay zamanları kronolojik olarak incelendiğinde; Bir Sürgün II. Abdülhamid dönemini, Kiralık Konak II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı yıllarını, Sodom ve Gomore Mütareke Dönemi'ni, Yaban ise Milli Mücadele yıllarını kapsar. Bu durum kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru bir akış sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin arka planındaki tarihsel dönemleri belirleyin.
Bir Sürgün romanı II. Abdülhamid dönemini; Kiralık Konak üç kuşağın hikayesi üzerinden II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı'nı; Sodom ve Gomore Mütareke dönemi işgal İstanbul'unu; Yaban ise Kurtuluş Savaşı dönemi Anadolu'sunu konu alır.
Doğru kronolojik sıralamayı kurabilmek için öncelikle her eserin hangi tarihsel döneme ışık tuttuğunun bilinmesi gerekir.
2
Tarihsel dönemleri eskiden yeniye doğru sıralayın.
II. Abdülhamid Dönemi -> II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı -> Mütareke Dönemi -> Milli Mücadele Dönemi sıralaması elde edilir.
Türk tarihinin akışı bu dönem sırasına göre gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında tarihi ve toplumsal dönemlerin yansımaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 202Soru

Edebiyat araştırmacılarının Servet-i Fünun şiiri üzerine yaptıkları çalışmalarda, dönemin iki büyük şairi Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in şiir anlayışları farklı yönleriyle ele alınmıştır. Aşağıda sol sütunda bu iki şairin benimsediği şiirsel yönelimler, sağ sütunda ise bu yönelimlerin edebi metinlerdeki somut yansımaları verilmiştir. Sol sütundaki edebi eğilimleri sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tevfik Fikret'in parnasizmden etkilenerek geliştirdiği şiir anlayışı
Cenap Şahabettin'in sembolizmden etkilenerek geliştirdiği şiir anlayışı
Tevfik Fikret'in sosyal konuları ve didaktik ögeleri işlediği şiir anlayışı
Cenap Şahabettin'in bireysel estetiği ve sanat için sanat ilkesini öne çıkardığı şiir anlayışı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevfik Fikret'in parnasizmden etkilenerek geliştirdiği şiir anlayışı biçim kusursuzluğuna ve pittoresk tarza; Cenap Şahabettin'in sembolizmden etkilenen şiir anlayışı musikiye ve alışılmamış bağdaştırmalara; Tevfik Fikret'in sosyal şiir anlayışı toplumsal adalet ve didaktik sorumluluğa; Cenap Şahabettin'in bireysel şiir anlayışı ise toplumsal konulardan uzak kalarak sadece estetik ve şahsi hazza karşılık gelir.
Doğru eşleştirmede, parnasizmin tasvirci ve biçimci yapısı Tevfik Fikret'in şiir anlayışıyla; sembolizmin musikiyi ve kapalılığı öne çıkaran yapısı Cenap Şahabettin'in şiir anlayışıyla örtüşmektedir. Ayrıca, Tevfik Fikret toplumsal ve didaktik bir çizgiye kayarken, Cenap Şahabettin bireysel estetiğe sadık kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tevfik Fikret'in parnasist yönünü belirleme
Parnasizm şiirde biçim mükemmelliği ve nesnel betimleme (resim gibi yazma) demektir. Bu özellik, kelimelerle tablo çizme anlayışıyla örtüşür.
Tevfik Fikret'in parnasizm etkisindeki sanat anlayışını doğru kavramak.
2
Cenap Şahabettin'in sembolist yönünü belirleme
Sembolizm şiirde ahenk, musiki, telkin gücü ve alışılmamış bağdaştırmaları öne çıkarır. Bu özellikler Cenap Şahabettin'in şiir diliyle eşleşir.
Şairin sembolist yönelimini doğru kavramak.
3
Tevfik Fikret'in sosyal yönelimini belirleme
Sosyal konuların ahlaki sorumluluk ve toplumsal adalet temelinde işlenmesi, Tevfik Fikret'in sonraki dönem şiir anlayışına uygundur.
Tevfik Fikret'in toplumsal konulardaki rolünü Cenap Şahabettin'den ayırt etmek.
4
Cenap Şahabettin'in bireysel yönelimini belirleme
Sanatı sadece şahsi estetik haz için yapıp toplumsal konulardan tamamen uzak durma tavrı Cenap Şahabettin'e aittir.
Cenap Şahabettin'in Servet-i Fünun genelindeki sanat anlayışını belirlemek.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in bireysel ve toplumsal şiir anlayışları ile parnasizm/sembolizm akımlarının şiirlerine yansıması.
Soru 203Soru

Tolman ve Honzik tarafından gerçekleştirilen klasik bir deneysel çalışmada, üç grup fare belirli bir labirente bırakılmıştır. Birinci grup labirente her bırakıldığında çıkışta yiyecekle ödüllendirilmiş; ikinci grup çıkışta hiçbir zaman ödüllendirilmemiş; üçüncü grup ise ilk on gün boyunca ödüllendirilmemiş ancak on birinci günden itibaren çıkışa yiyecek konulmaya başlanmıştır. Araştırmacılar, üçüncü gruptaki farelerin ilk on gün boyunca labirentte amaçsızca gezindiklerini ve hata sayılarında ciddi bir düşüş olmadığını gözlemlemişlerdir. Ancak on birinci gün yiyecekle karşılaşan bu farelerin, on ikinci güne gelindiğinde labirenti en başından beri ödüllendirilen birinci gruptaki fareler kadar hızlı ve az hata yaparak tamamladıkları saptanmıştır.

Buna göre, üçüncü gruptaki farelerin on birinci güne kadar gerçekleştirdikleri öğrenme süreci aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gizil (örtük) öğrenme

Cevap

Gizil (örtük) öğrenme
Gizil (örtük) öğrenme, organizmanın farkında olmadan, ödül veya pekiştireç beklentisi olmaksızın gerçekleştirdiği ve davranışa yansıtmadığı öğrenmedir. Deneydeki fareler ilk on gün boyunca labirentin zihinsel haritasını çıkarmış, ancak bunu gösterecek bir güdülenme (yiyecek ödülü) olmadığı için performansa dönüştürmemişlerdir. On birinci gün yiyecek konulmasıyla birlikte bu öğrenme aniden davranışa yansımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Deney grubunun ödül almadığı ilk on günlük süreçte labirentte serbestçe dolaşarak mekansal ilişkileri zihne kaydedip kaydetmediği analiz edilir.
Farelerin ödül olmamasına rağmen labirentin zihinsel (bilişsel) haritasını çıkardığı belirlenir.
Öğrenmenin gerçekleşmesi için o an pekiştirilmesinin şart olup olmadığını anlamak için bu analiz gereklidir.
2
On birinci gün ödülün (pekiştirecin) sunulmasıyla birlikte farelerin performans grafiğindeki ani değişim incelenir.
Daha önce davranışa dökülmeyen zihinsel haritanın, ödül motivasyonuyla aniden kusursuz bir performansa dönüştüğü görülür.
Öğrenme ile performans (davranış) arasındaki ayrımı ortaya koymak gerekir.
3
Farkında olmadan gerçekleştirilen ve pekiştirildiğinde aniden sergilenen bu öğrenme sürecinin psikoloji literatüründeki kavramsal karşılığı tespit edilir.
Bu sürecin Tolman tarafından ortaya konan gizil (örtük) öğrenme kavramına tam olarak uyduğu saptanır.
Soruda istenen kavramsal açıklamayı netleştirmek amacıyla bu tespit yapılır.

Anahtar Kavram

Bilişsel harita oluşumu ve performans ile öğrenme arasındaki ayrımı ortaya koyan gizil öğrenme süreci.
Soru 204Soru

Bir sosyolog, "sosyal medya platformlarında geçirilen günlük sürenin, lise öğrencilerinin yüz yüze iletişim kurma becerileri ve sosyal kaygı düzeyleri üzerindeki etkisi" konusunu araştırmaktadır. Araştırma sonucunda, sosyal medyada geçirilen süre arttıkça öğrencilerin sosyal kaygı düzeylerinin yükseldiği ve yüz yüze iletişim kurma sıklıklarının azaldı��ı gözlenmiştir.

Buna göre, söz konusu araştırmanın bağımsız ve bağımlı değişkenleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımsız Değişken: Sosyal medya platformlarında geçirilen günlük süre
Bağımlı Değişken: Yüz yüze iletişim kurma becerileri ve sosyal kaygı düzeyleri

Cevap

Bağımsız değişkenin 'sosyal medya platformlarında geçirilen günlük süre', bağımlı değişkenin ise 'yüz yüze iletişim kurma becerileri ve sosyal kaygı düzeyleri' olduğu seçenek doğrudur.
Araştırma tasarımında etkisi incelenen bağımsız değişken (neden), sosyal medya platformlarında geçirilen günlük süredir. Bu durumun sonucunda etkilenen ve değişim gösteren bağımlı değişken (sonuç) ise öğrencilerin yüz yüze iletişim kurma becerileri ile sosyal kaygı düzeyleridir. Bu nedenle doğru eşleştirme, bağımsız değişkenin sosyal medya süresi, bağımlı değişkenin ise iletişim becerileri ve kaygı düzeyi olduğu seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma senaryosundaki nedensellik ilişkisini çözümleme
Araştırmada lise öğrencilerinin sosyal medya kullanım süresinin (neden), onların yüz yüze iletişim becerileri ve sosyal kaygı düzeyleri (sonuç) üzerindeki etkisi incelenmektedir.
Bilimsel araştırmalarda değişkenleri belirlemenin ilk adımı hipotezdeki neden-sonuç (etki-tepki) ilişkisini ortaya koymaktır.
2
Bağımsız değişkeni saptama
Etkisi araştırılan, araştırmacının müdahale edebildiği ya da değişimiyle diğer değişkenleri etkileyen neden konumundaki faktör olan 'sosyal medya platformlarında geçirilen günlük süre' bağımsız değişken olarak belirlenir.
Bağımsız değişken, olayların nedeni veya ön koşulu durumunda olan değişkendir.
3
Bağımlı değişkeni saptama
Bağımsız değişkendeki değişime bağlı olarak farklılaşan sonuç konumundaki 'yüz yüze iletişim kurma becerileri ve sosyal kaygı düzeyleri' bağımlı değişken olarak belirlenir.
Bağımlı değişken, bağımsız değişkenden etkilenen ve ona bağlı olarak değişen sonuç durumundaki değişkendir.

Anahtar Kavram

Sosyolojik Araştırmalarda Nedensellik ve Değişkenler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 205Soru

Türkiye'de bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla hayata geçirilen kalkınma projelerinden Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) ve Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) farklı bölgesel potansiyellere ve sorunlara göre şekillendirilmiştir. Aşağıda verilen kalkınma hedeflerini ilgili oldukları proje ve faaliyet alanı ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeşil Yol Projesi ile yaylaları birbirine bağlayarak alternatif turizm türlerini geliştirmek
Akarsu akış rejimini düzensizleştiren faktörleri belirleyerek taşkın ve erozyon kontrolü sağlamak
Kıyı kesimdeki balıkçılık ve tarım faaliyetlerini modernize ederken iç kesimde hayvancılığı geliştirmek
Sanayi ve kentsel atıkların nehir sistemine zarar vermesini önlemek amacıyla arıtma tesisleri planlamak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler şu şekildedir: 1. hedef DOKAP Turizm ve Altyapı Çalışmalarıyla, 2. hedef YHGP Hidrografik Yönetim ve Erozyon Kontrolüyle, 3. hedef DOKAP Sektörel Çeşitlilik ve Kır Kalkınmasıyla, 4. hedef YHGP Çevre Koruma ve Atık Yönetimiyle eşleşmektedir.
Yeşil Yol ve yayla turizmi ile kıyı-iç kesim ekonomik entegrasyonu Doğu Karadeniz Projesi'nin (DOKAP) temel hedefleridir. Yeşilırmak akarsuyunun akış rejimi, taşkın kontrolü ve nehir kirliliğinin önlenmesi ise doğrudan Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) amaçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Alternatif turizm türlerini geliştirmek ve yaylaları birleştirmek amacıyla planlanan Yeşil Yol gibi altyapı çalışmalarının hangi bölgeye özgü olduğu incelenir.
Bu hedefin Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında yer alan yayla turizmine yönelik faaliyetlerle uyuştuğu görülür.
Karadeniz'in engebeli yapısında turizm koridorları oluşturmak DOKAP'ın temel önceliğidir.
2
Akarsu akış rejimi, sel, taşkın ve erozyon gibi hidrografik sorunların çözümüne yönelik hedefler analiz edilir.
Bu hedefin havza bazında erozyon ve taşkın kontrolünü amaçlayan Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) ile eşleştiği belirlenir.
YHGP'nin kuruluş amaçlarının başında Yeşilırmak ve kollarındaki doğal afet risklerini en aza indirmek gelir.
3
Kıyı kesimindeki ekonomik faaliyetlerin (balıkçılık vb.) modernize edilmesi ve iç kesimlerde hayvancılığın desteklenmesi hedefleri değerlendirilir.
Bu hedefin DOKAP bünyesinde kıyı ile iç kesimler arasındaki sosyo-ekonomik uçurumu kapatmayı amaçlayan sektörel çeşitlilik faaliyeti olduğu anlaşılır.
DOKAP, bölgenin kır kesimindeki istihdamı artırmak için hayvancılık ve balıkçılık projelerini önceler.
4
Sanayi ve kentsel atıkların akarsu kirliliğine yol açmasını engelleme politikaları incelenir.
Bu hedefin Yeşilırmak havzasındaki kirlilik kaynaklarını izleme ve arıtma tesisleri kurmayı amaçlayan YHGP çevre politikasıyla eşleştiği görülür.
YHGP, nehir sisteminin ekolojik dengesini korumayı ve kirliliği azaltmayı hedefler.

Anahtar Kavram

DOKAP ve YHGP Bölgesel Kalkınma Projelerinin Amaçları ve Farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 206Soru

Bir sosyal psikolog, bireylerin akran baskısına maruz kalma derecesinin grup kararlarına uyma davranışı üzerindeki etkisini incelemek amacıyla bir araştırma tasarlar. Bu doğrultuda, benzer sosyodemografik özelliklere sahip lise öğrencilerinden oluşan iki grup kurulur. Birinci gruba grup üyeleri tarafından yapay bir fikir birliği baskısı uygulanırken, ikinci gruba herhangi bir baskı uygulanmaz. Çalışmanın sonunda katılımcıların grup kararlarına katılma oranları ölçülür ve karşılaştırılır.

Bu araştırma tasarımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Araştırmanın bağımsız değişkeni akran baskısı düzeyi, bağımlı değişkeni ise grup kararlarına uyma davranışıdır.

Cevap

Araştırmanın bağımsız değişkeni akran baskısı düzeyi, bağımlı değişkeni ise grup kararlarına uyma davranışıdır.
Deneysel bir araştırmada, araştırmacının doğrudan müdahalede bulunarak etkisini test ettiği değişken bağımsız değişkendir. Bu müdahaleye bağlı olarak ortaya çıkan ve ölçülen sonuç ise bağımlı değişkendir. Senaryoda araştırmacı, akran baskısını (bağımsız değişken) manipüle ederek bunun öğrencilerin grup kararlarına uyma davranışı (bağımlı değişken) üzerindeki etkisini incelemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Deneysel çalışmada etkisi incelenen neden durumundaki değişkeni (bağımsız değişken) tespit etme.
Araştırmacının doğrudan değiştirdiği ve etkisini gözlemlemek istediği değişken 'akran baskısı düzeyi'dir.
Çalışmada katılımcıların bir kısmına baskı uygulanırken diğer kısmına uygulanmayarak bu durumun sonuç üzerindeki etkisi araştırılmaktadır.
2
Bağımsız değişkene bağlı olarak değişen sonuç durumundaki değişkeni (bağımlı değişken) tespit etme.
Etkilenen durum yani bağımlı değişken 'grup kararlarına uyma davranışı' (katılma oranı) olarak belirlenir.
Çalışmanın sonucunda ölçülen ve karşılaştırılan veri, katılımcıların grubun kararına ne oranda uyduğudur.
3
Bulunan değişken rollerini seçeneklerle karşılaştırarak doğru ifadeyi belirleme.
Bağımsız değişkenin akran baskısı düzeyi, bağımlı değişkenin ise grup kararlarına uyma davranışı olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu doğrulanır.
Bilimsel araştırma metodolojisinde neden-sonuç ilişkisini ifade eden en tutarlı açıklama bu seçenekte sunulmuştur.

Anahtar Kavram

Bağımlı ve Bağımsız Değişken Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 207Soru

İbn Sînâ, ruhun (nefsin) bedenden ayrı ve manevi bir cevher olduğunu temellendirmek amacıyla ünlü "uçan (asılı) adam" düşünce deneyini ortaya koyar. Bu deneye göre; hiçbir duyusal deneyime sahip olmadan, boşlukta aniden yaratılmış, organları birbirine temas etmeyen ve gözleri perdeli bir insan, dış dünyayı ya da kendi bedenini algılayamasa dahi kendi varlığının ve bilincinin farkında olacaktır.

Buna göre, İbn Sînâ'nın bu düşünce deneyinden hareketle ula��ılabilecek temel felsefi sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanın kendi varlığına dair bilinci, bedenden ve duyusal deneyimlerden bağımsızdır.

Cevap

İnsanın kendi varlığına dair bilinci, bedenden ve duyusal deneyimlerden bağımsızdır.
Doğru seçenek olan 'İnsanın kendi varlığına dair bilinci, bedenden ve duyusal deneyimlerden bağımsızdır' ifadesi, İbn Sînâ'nın düşünce deneyinin doğrudan sonucudur. Çünkü deneyde insanın dış dünyayla ve kendi bedeniyle hiçbir duyusal bağı olmadığı halde kendi varlığının farkında olacağı belirtilmektedir. Bu da ruhun bedenden ayrı, kendi başına var olan manevi bir cevher olduğunu ve kendi bilincine varmak için duyusal verilere ihtiyaç duymadığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Düşünce deneyinin kurgusunu çözümleme
Dış dünya ile hiçbir duyusal teması olmayan, organlarını hissetmeyen ve gözleri görmeyen bir insanın durumu tasavvur edilir.
Filozofun duyusal verileri ve bedensel hisleri tamamen dışarıda bırakan bir senaryo kurduğunu saptamak için.
2
Zihinsel farkındalık durumunu sorgulama
Bu durumdaki insanın kendi varlığını (nefsini) kesin olarak bileceği ve onun farkında olacağı sonucuna ulaşılır.
Duyusal ve bedensel engellere rağmen bilincin kendi kendini algılayabildiğini görmek için.
3
Ana felsefi tezi belirleme
Ruhun (bilincin) varlığının ve kendini bilmesinin, bedene ve dış dünyadan gelecek deneysel verilere bağlı olmadığı anlaşılır.
Paragraftan çıkarılabilecek en temel ontolojik ve epistemolojik sonucu belirlemek için.

Anahtar Kavram

İbn Sînâ'nın insan nefsinin (ruhun) gayrimaddi (maddi olmayan) ve bedenden bağımsız bir cevher olduğunu savunan 'Uçan Adam' (Asılı Adam) argümanı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 208Soru

Aşağıda sol sütunda numaralanmış dizeleri, sağ sütunda harflerle belirtilen en belirgin edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik / Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Neden böyle dost görünürsünüz / Yıllar yılı düşman bildiğim aynalar?
Hırçın bir fırtınayı yatıştırdı deniz / Sırf seni ürkütmemek, korkutmamak için
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? / Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve en belirgin edebi sanatlar şu şekilde eşleşmektedir: 'Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik...' dizesi Teşbih ile; 'Neden böyle dost görünürsünüz...' dizesi Tezat ile; 'Hırçın bir fırtınayı yatıştırdı deniz...' dizesi Hüsn-i talil ile; 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?...' dizesi ise İstifham ile eşleşmektedir.
Eşleştirmedeki her dize kendisinde yer alan en belirgin söz sanatıyla doğru şekilde gruplandırılmıştır. Birinci dizede 'gibi' edatı yardımıyla teşbih yapılmış; ikinci dizede 'dost' ve 'düşman' kelimeleriyle tezat oluşturulmuş; üçüncü dizede fırtınanın dinmesi sevgilinin korkmamasına bağlanarak hüsn-i talil yapılmış; dördüncü dizede ise soru sorma yoluyla istifham sanatına başvurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki edebi sanatı bulmak için benzetme ögelerini incelemek.
'gibi' edatı ile yapılmış iki ayrı benzetme ilişkisi görülerek teşbih sanatı saptanır.
Dizedeki benzetme ilişkisini doğru tanımlamak için.
2
İkinci dizede yer alan kelimelerin anlam ilişkilerini değerlendirmek.
'dost' ve 'düşman' karşıt anlamlı kelimelerinin bir arada kullanılması ile tezat sanatı belirlenir.
Anlamsal karşıtlıkların edebi değerini saptamak için.
3
Üçüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisini çözümlemek.
Doğal bir durum olan fırtınanın dinmesinin, sevgilinin ürkmemesi gerekçesine bağlanması ile hüsn-i talil sanatı bulunur.
Olayın gerçek dışı, güzel bir nedene bağlanıp bağlanmadığını belirlemek için.
4
Dördüncü dizedeki soru formunu incelemek.
Cevap beklemeksizin anlamı güçlendirme gayesiyle soru sorulması ile istifham sanatı saptanır.
Soru sorma sanatının varlığını kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Şiir çözümlemelerinde edebi sanatların (söz sanatlarının) işlevlerini ve özelliklerini saptama.
Soru 209Soru

Akdeniz havzasında yer alan bir ülkenin, kıyı bölgelerindeki kontrolsüz sanayileşme ve deniz taşımacılığından kaynaklanan kirliliği önlemek, deniz ekosistemini korumak amacıyla diğer havza ülkeleriyle ortak kararlar alması gerekmektedir.

Bu ülkenin, söz konusu çevre kirliliğini engellemek ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmek adına doğrudan referans alması gereken uluslararası sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Barselona Sözleşmesi

Cevap

Akdeniz'in kirliliğe karşı korunmasını amaçlayan Barselona Sözleşmesi
Doğru cevap Akdeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi (Barselona Sözleşmesi) olarak belirtilen seçenektir. Bu sözleşme, Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerin deniz çevresini korumak, kirlilikle mücadele etmek ve sürdürülebilir kıyı yönetimi sağlamak amacıyla imzaladıkları yasal olarak bağlayıcı bir anlaşmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen coğrafi alanı ve karşı karşıya kalınan ekolojik sorunu tespit etme.
Senaryoda Akdeniz havzasındaki denizel kirlilik ve kıyı ekosisteminin korunması hedeflenmektedir.
Çevre sorunlarının türü ve coğrafi konumu, ilgili uluslararası sözleşmeyi belirlemede en önemli ipucudur.
2
Seçeneklerdeki uluslararası sözleşmelerin odak noktalarını değerlendirerek eşleştirme yapma.
Ramsar sulak alanlarla, Basel tehlikeli atıklarla, Bern Avrupa yaban hayatıyla, Montreal ise ozon tabakasıyla ilgilidir. Barselona Sözleşmesi ise doğrudan Akdeniz'in kirliliğe karşı korunmasını amaçlar.
Uluslararası iş birliği mekanizmalarının ve çevre sözleşmelerinin temel faaliyet alanlarını ayırt etmek doğru sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Barselona Sözleşmesi, Akdeniz'in kirliliğe karşı korunması için kıyıdaş ülkelerin iş birliğini sağlayan temel uluslararası anlaşmadır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 210Soru

Kentleşme sürecinin hız kazanmasıyla birlikte aile yapılarında değişimler yaşanmıştır. Anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan, akrabalık bağlarının görece zayıfladığı ve kararların demokratik bir biçimde alındığı modern aile tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çekirdek aile

Cevap

Çekirdek aile
Soruda tanımlanan; anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan, demokratik karar alma süreçlerine sahip ve modern toplumların yapısına uygun olan aile modeli çekirdek ailedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki tanımı incelemek.
Tanımda anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan, modern kent yaşamına uygun, demokratik kararların alındığı bir aile modeli aranmaktadır.
Sosyolojide aile tiplerinin yapısal ve işlevsel özellikleri bu tanımlayıcı unsurlarla ayırt edilir.
2
Tanımlanan özellikleri alternatif aile modelleriyle karşılaştırmak.
Geniş aile ve birleşik aile modelleri geleneksel ve büyük yapıları temsil ederken, aranan modern ve küçük yapı 'çekirdek aile' kavramına karşılık gelmektedir.
Doğru kavrama ulaşabilmek için geleneksel ve modern aile yapıları arasındaki farkları ayrıştırmak gerekir.

Anahtar Kavram

Çekirdek Aile Yapısı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 211Soru

Jean-Jacques Rousseau, *Toplum Sözleşmesi* adlı yapıtında, insanın toplumsal yaşama geçişle birlikte doğal özgürlüğünü yitirdiğini ancak bunun karşılığında daha üstün olan sivil ve ahlaki özgürlüğü kazandığını öne sürer. Ona göre egemenlik, bireylerin ortak yararını gözeten 'genel irade' (volonté générale) tarafından yürütülmelidir. Genel irade, tikel çıkarların toplamından ibaret olan 'herkesin iradesi' (volonté de tous) kavramından bütünüyle farklıdır. Birey, genel iradenin koyduğu yasalara boyun eğdiğinde aslında kendi aklının yasasına uymuş olur.

Bu parçaya göre Jean-Jacques Rousseau'nun birey-devlet ilişkisine yönelik düşünceleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birey, genel iradenin belirlediği ortak yasalara uymakla kendi rasyonel ahlaki iradesine itaat etmiş olur ve böylece sivil toplum içinde özgürleşir.

Cevap

Bireyin, genel iradenin belirlediği ortak yasalara uymakla kendi rasyonel ahlaki iradesine itaat etmiş olacağını ve böylece sivil toplum içinde özgürleşeceğini belirten seçenek doğrudur.
Doğru olan seçenek, Rousseau'nun 'yasalara boyun eğen bireyin aslında kendi aklının yasasına uyduğu ve bu sayede özgürleştiği' yönündeki ahlaki ve sivil özgürlük tanımını tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen temel felsefi kavramları ve ayrımları belirleme
Genel irade ve herkesin iradesi arasındaki fark ile sivil/ahlaki özgürlük kavramları tespit edilir.
Rousseau'nun argümanının dayandığı kavramsal temeli anlamak için bu belirleme gereklidir.
2
Özgürlük ile yasa arasındaki ilişkiyi değerlendirme
Bireyin yasalara itaat ederken nasıl özgür kalabildiği sorgulanır.
Bireyin, kendi aklının ürünü olan genel iradenin yasalarına uyarak ahlaki özgürlüğe kavuştuğu sonucuna varılır.
3
Seçenekleri karşılaştırma ve doğru yargıya ulaşma
Rousseau'nun devlet ve birey ilişkisine yönelik sentezi seçeneklerde aranır.
Yasalara uymanın bireyin kendi ahlaki iradesine itaati olduğunu ve bunun sivil özgürlük sağladığını belirten seçeneğin doğru olduğu saptanır.

Anahtar Kavram

Jean-Jacques Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi Kuramı ve Genel İrade Kavramı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 212Soru

Küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan çatışma ve gerginlik alanlarının coğrafi konumlarını bilmek, küresel jeopolitiği analiz etmede önemli bir unsurdur.

Buna göre, aşağıda verilen jeopolitik çatışma ve istikrarsızlık alanlarının kuzeyden güneye doğru coğrafi konumlarına göre sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama kuzeyden güneye doğru; Kırım (Ukrayna) Sorunu, Doğu Akdeniz (Kıbrıs) Enerji ve Deniz Sınırı İhtilafları, Nil Nehri (Etiyopya - Mısır - Sudan) Su Paylaşım Sorunu ve Kongo Havzası (Kongo Demokratik Cumhuriyeti) Doğal Kaynak Çatışmaları şeklinde olmalıdır.
Çatışma bölgeleri enlem derecelerine göre en kuzeyden en güneye doğru incelendiğinde; Kırım (yaklaşık 45° K), Doğu Akdeniz (yaklaşık 35° K), Nil Havzası (yaklaşık 10°-15° K) ve Kongo Havzası (yaklaşık 0°-5° G) şeklinde sıralanır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen çatışma bölgelerinin küre üzerindeki coğrafi konumlarını ve enlem derecelerini belirlemek.
Kırım Karadeniz'in kuzeyinde (~45° K), Doğu Akdeniz Akdeniz çanağında (~35° K), Nil Nehri'nin ana baraj gerilimi Doğu Afrika'da (~10°-15° K) ve Kongo Havzası Orta Afrika'da (~0°-5° G) yer alır.
Çatışma bölgelerinin dünya haritası üzerindeki göreceli enlem konumlarını saptamak sıralamayı doğru yapmayı sağlar.
2
Belirlenen enlem derecelerine göre kuzeyden güneye doğru bir dizilim oluşturmak.
En kuzeyde yer alan Kırım'dan başlanarak güneye doğru sırasıyla Doğu Akdeniz, ardından Nil Havzası ve en güneyde Ekvator çizgisi çevresindeki Kongo Havzası sıralanır.
Kuzeyden güneye sıralama kuralına göre en büyük kuzey enleminden güney enlemine doğru gidilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Bölgesel çatışma alanlarının coğrafi konumları ve jeopolitik özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 213Soru

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında toplumsal değişimler, savaş yıllarının getirdiği ahlaki çöküntü ve bu süreçte ortaya çıkan yeni insan tipleri sıklıkla ele alınmıştır. Yazarın ilk romanı olan bu eserde, klasik bir olay örgüsünden ziyade İkinci Meşrutiyet devri ve I. Dünya Savaşı yıllarındaki İstanbul'un sosyal hayatı tasvir edilir. Özellikle savaş fırsatçılığı yapan 'harp zenginleri'nin yozlaşmış yaşamı ile yoksul halkın sefaleti arasındaki tezatlık, mizahi ve eleştirel bir üslup kullanılarak çeşitli karakter portreleri üzerinden aktarılır.

Bu parçada söz edilen edebi eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul'un İç Yüzü - Refik Halit Karay

Cevap

İstanbul'un İç Yüzü - Refik Halit Karay
İstanbul'un İç Yüzü, Refik Halit Karay'ın ilk romanı olup I. Dünya Savaşı yıllarındaki İstanbul'un sosyal hayatını, harp zenginlerini ve Meşrutiyet dönemi tiplerini kesitler halinde, mizahi ve eleştirel bir üslup ile tasvir eden Milli Edebiyat Dönemi eseridir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen edebi özellikler ve temalar analiz edilir.
Eserde klasik bir olay örgüsünün bulunmadığı, I. Dünya Savaşı'ndaki 'harp zenginleri'nin lüks yaşamı ile yoksul halkın sefaleti arasındaki tezatlığın mizahi ve eleştirel bir üslup ile ele alındığı belirlenir.
Parçadaki ipuçlarından hareketle hangi eserin tasvir edildiğini saptamak amacıyla metnin odak noktası belirlenmelidir.
2
Seçeneklerdeki eserler ve yazarlar bu özellikler doğrultusunda elenir.
Bu özelliklerin Refik Halit Karay'ın ilk romanı olan 'İstanbul'un İç Yüzü' eserine ait olduğu saptanır.
Milli Edebiyat Dönemi'nde I. Dünya Savaşı yıllarındaki İstanbul'un sosyal panoramasını ve harp zenginlerini kesitler halinde sunan eser 'İstanbul'un İç Yüzü' romanıdır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında toplumsal yozlaşma, harp zenginleri teması ve Refik Halit Karay'ın romancılığı
Soru 214Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma projelerinin hedefleri; uygulandığı sahaların coğrafi özellikleri, ekonomik yapıları ve çevre sorunları doğrultusunda belirlenmektedir.

Buna göre;

I. Yeşilırmak ve kollarında akış rejimini düzenleyerek taşkın, erozyon ve çevre kirliliğini önlemek,
II. Bölgedeki yayla turizmi potansiyelini değerlendirmek amacıyla 'Yeşil Yol' gibi ulaşım altyapısı projelerini hayata geçirmek,
III. Hayvancılık faaliyetlerini modernleştirerek et ve süt verimini artırmak

çalışmalarından hangileri öncelikli olarak Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında yer alırken, Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) doğrudan amaçları arasında bulunmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Yalnız II
Yayla turizmini canlandırmayı ve yaylaları birbirine bağlamayı hedefleyen 'Yeşil Yol' projesi, tamamen Doğu Karadeniz Bölgesi'nin fiziki ve beşerî coğrafya özelliklerine (yüksek engebeli topoğrafya, yaylacılık kültürü) hitap eden DOKAP'a özgü bir faaliyettir. Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) ise nehir kirliliği, erozyon ve taşkın kontrolü gibi havza bazlı çevresel sorunlara odaklandığı için yayla turizmini geliştirme gibi bir hedefi doğrudan barındırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle soruda verilen hedeflerin hangi bölgesel kalkınma projelerine ait olduğu belirlenir.
Birinci hedef Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'ne (YHGP), ikinci hedef Doğu Karadeniz Projesi'ne (DOKAP) aittir. Üçüncü hedef ise her iki proje için de ortaktır.
Kalkınma projelerinin coğrafi ve ekonomik temellerini analiz etmek hedefleri doğru eşleştirmek için gereklidir.
2
DOKAP kapsamında olup YHGP'de doğrudan yer almayan hedef seçilir.
Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki yaylaları birbirine bağlayan 'Yeşil Yol' altyapı projesi ve yayla turizmini geliştirme hedefi sadece DOKAP kapsamındadır.
Soruda sadece DOKAP'ta bulunup YHGP'de yer almayan özel bir çalışma sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Amaç ve Hedef Farklılıkları
Soru 215Soru

Dijital teknolojilerin ve uzaktan çalışma (home-office) modellerinin yaygınlaşması, geleneksel ofis mekânı zorunluluğunu esneterek evleri hem birer üretim alanı hem de aile içi yaşam alanı haline getirmiştir. Bu durum, bireylerin gün içindeki çeşitli toplumsal konumlarını (çalışan, ebeveyn, eş) aynı mekânda ve eş zamanlı olarak yürütmelerine yol açmış; iş saatleri ile dinlenme sürelerini ayıran geleneksel toplumsal normların belirsizleşmesine neden olmuştur.

Bu değişim süreci, toplumsal yapının unsurları ve işleyişi açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi yapı unsurlarındaki (teknolojik ve mekânsal yapı) dönüşümler, manevi yapıyı oluşturan statü, rol ve normlar gibi unsurlar üzerinde doğrudan belirleyici ve dönüştürücü bir etkiye sahiptir.

Cevap

Maddi yapı unsurlarındaki (teknolojik ve mekânsal yapı) dönüşümler, manevi yapıyı oluşturan statü, rol ve normlar gibi unsurlar üzerinde doğrudan belirleyici ve dönüştürücü bir etkiye sahiptir.
Doğru yanıt, parçada sunulan durumla tam olarak örtüşmektedir. Dijital teknolojiler ve uzaktan çalışma modeli gibi maddi/fiziki yapı unsurlarında yaşanan değişimler; bireylerin üstlendiği roller, statüler ve uymakla yükümlü oldukları toplumsal normlar gibi manevi yapı unsurlarını doğrudan etkilemekte ve dönüştürmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki maddi ve manevi yapı unsurlarını belirleme
Dijital teknoloji ve ev-ofis kullanımı maddi yapı unsurlarıdır. Konumlar (statüler), roller ve zamanı ayıran kurallar ise manevi/sosyal yapı unsurlarıdır.
Toplumsal yapının maddi ve manevi boyutlarını ayırt etmek analizin ilk adımıdır.
2
Maddi ve manevi unsurlar arasındaki ilişkiyi analiz etme
Teknolojik ve mekânsal değişimin (maddi yapı), rollerin eş zamanlı yürütülmesine ve geleneksel normların belirsizleşmesine (manevi yapı) yol açtığı tespit edilmiştir.
Parçada kurulan neden-sonuç ilişkisini anlamak için gereklidir.
3
Seçenekleri değerlendirme ve doğru yargıyı saptama
Maddi yapı unsurlarındaki dönüşümün manevi yapı unsurları üzerinde doğrudan belirleyici bir etki yarattığı sonucuna ulaşılır.
Sosyolojik kavramsal çerçeveye en uygun genel yargıyı bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Toplumsal yapının maddi (fiziki) ve manevi (sosyal) unsurları arasındaki etkileşim
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 216Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte uygulanan nüfus politikalarındaki dönüm noktalarını temsil eden aşağıdaki gelişmeleri, eskiden yeniye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Cumhuriyet'in ilk yıllarında çok çocuklu ailelerin yol vergisinden muaf tutulması (1930'lar), kalkınma hızı kaygılarıyla ilk Nüfus Planlaması Kanunu'nun yürürlüğe girmesi (1965) ve nüfusun yaşlanmasıyla birlikte çalışan annelere yönelik kreş ve doğum desteklerinin getirilmesi (2010'lar) şeklindedir.
Türkiye'nin nüfus politikaları incelendiğinde, Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1923-1965) savaş kayıplarının telafisi ve iş gücü ihtiyacı için artırıcı (pronatalist) politikalar uygulanmış ve yol vergisi muafiyeti gibi teşvikler verilmiştir. 1965 yılında ise hızlı nüfus artışının kalkınmayı yavaşlatması sebebiyle antinatalist politikalara geçilerek ilk Nüfus Planlaması Kanunu kabul edilmiştir. Son dönemde (2000'lerin sonundan itibaren) ise nüfus artış hızının aşırı düşmesi ve yaşlanma eğilimi nedeniyle çalışan kadınlara yönelik kreş desteği ve doğum yardımları gibi güncel pronatalist önlemler alınmıştır. Bu sebeple doğru sıralama en eskiden en yeniye doğru gerçekleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet dönemi nüfus politikalarının tarihsel aşamalarını belirleme
Cumhuriyet dönemi nüfus politikaları genel olarak üç ana döneme ayrılır: 1923-1965 arası nüfus artış hızını yükseltmeyi amaçlayan dönem, 1965-1980/2000'ler arası nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan dönem ve 2000'li yılların sonundan itibaren nüfusun niteliğini koruyarak artış hızını yükseltmeyi amaçlayan güncel dönem.
Soruda verilen gelişmelerin hangi dönemlere ait olduğunu saptamak kronolojik sıralamanın ilk adımıdır.
2
Verilen gelişmelerin ait oldukları yılları ve amaçlarını eşleştirme
Yol vergisi muafiyeti ve madalya teşvikleri 1930'larda uygulanan pronatalist politikalara; Nüfus Planlaması Kanunu 1965 yılındaki antinatalist geçişe; kreş desteği ve doğum yardımları ise 2010'lu yıllardaki güncel pronatalist politikalara aittir.
Her bir gelişmenin kronolojik yerini netleştirmek için tarihsel bağlam kurulur.
3
Gelişmeleri eskiden yeniye doğru sıralama
Sıralama: Çok çocuklu ailelerin vergi muafiyeti (1930'lar) -> Nüfus Planlaması Kanunu (1965) -> Güncel doğum teşvikleri ve kreş yardımları (2010'lar) şeklinde olmalıdır. Bu da sırasıyla ilk gelişme, ikinci gelişme ve üçüncü gelişme sıralamasına karşılık gelir.
Kronolojik kriterlere göre olaylar en eskiden en yeniye doğru dizilerek nihai sıralama oluşturulur.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Nüfus Politikalarının Tarihsel Gelişimi ve Dönüm Noktaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 217Soru

Karl Popper’a göre, bir kuramın bilimselliği onun ne kadar doğrulandığıyla değil, hangi koşullarda yanlışlanabileceğiyle ölçülür. Örneğin gökbilimci Kepler’in gezegenlerin hareketine dair yasaları, gözlemsel olarak yanlışlanma riskini göze aldığı için bilimseldir. Buna karşın astroloji gibi alanlar, her türlü durumu açıklayabilecek kadar esnek iddialar öne sürerek kendilerini yanlışlanmaktan korurlar ve bu yüzden bilimsel sayılamazlar.

Buna göre Popper’ın "yanlışlanabilirlik" ilkesi, bilim felsefesinin aşağıdaki problemlerinden hangisine doğrudan bir çözüm önerisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilimsel olan önermeler ile bilimsel olmayan (sözde bilimsel) önermelerin birbirinden ayırt edilmesi (sınır çekme)

Cevap

Bilimsel olan önermeler ile bilimsel olmayan (sözde bilimsel) önermelerin birbirinden ayırt edilmesi (sınır çekme)
Doğru yanıt, bilimsel olan ile olmayan arasındaki sınırın belirlenmesi yani sınır çekme seçeneğidir. Popper, yanlışlanabilirliği bilimsel olan kuramlar ile astroloji veya metafizik gibi bilimsel olmayan alanlar arasında bir sınır çekme ölçütü olarak önermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen Karl Popper'ın görüşünü analiz etmek.
Popper'ın, bilimselliği doğrulanabilirlik yerine yanlışlanabilirlik üzerinden tanımladığı ve astroloji gibi alanları bilim dışı olarak gördüğü belirlenir.
Metnin ana fikrini ve Popper'ın temel derdini kavramak için.
2
Popper'ın 'yanlışlanabilirlik' ilkesinin bilim felsefesindeki amacını tespit etmek.
Bu ilkenin, bilimsel olan kuramları bilimsel olmayan (sözde bilim) alanlardan ayırmak için bir ölçüt olarak sunulduğu anlaşılır.
Ölçütün felsefi olarak hangi probleme karşılık geldiğini bulmak için.
3
Seçenekleri inceleyerek elde edilen tespiti karşılayan kavramı bulmak.
Seçenekler arasından 'bilimsel olan önermeler ile bilimsel olmayan önermelerin ayırt edilmesi' yani 'sınır çekme' (demarkasyon) problemi doğru yanıt olarak seçilir.
Popper'ın yanlışlanabilirlik ilkesinin sınır çekme probleminin bir çözümü olduğunu doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Sınır Çekme Problemi (Demarkasyon) ve Yanlışlanabilirlik
Soru 218Soru

Bir şirkette finans uzmanı olarak çalışan Hande, raporlarını teslim etmeyi geciktirdiğinde yöneticisinden sert uyarılar ve eleştiriler almaktadır. Hande, bu ay raporlarını son teslim tarihinden önce göndererek yöneticisinin olası eleştiri ve uyarılarına maruz kalmaktan kurtulmuştur. Bu durum Hande'nin sonraki aylarda da raporlarını zamanında teslim etme davranışını kalıcı hâle getirmiştir.

Buna göre Hande'nin eleştiri ve uyarılardan kaçınmak amacıyla raporlarını zamanında teslim etmesi ve bu davranışın sıklığının artması, edimsel koşullanma ilkelerinden hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumsuz pekiştirme

Cevap

Olumsuz pekiştirme
Olumsuz pekiştirme, organizmanın istenmeyen bir durumdan kurtulması veya kaçınması sonucu bir davranışın sıklığının artmasını ifade eder. Senaryoda Hande, yöneticisinin eleştirilerinden (itici uyarıcı) kaçınmak amacıyla raporlarını zamanında teslim etmiş ve bu davranış sonraki aylarda da artarak devam etmiştir. Dolayısıyla bu durum olumsuz pekiştirme ilkesiyle doğrudan açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki davranışı ve bu davranışın sonucunu belirleme
Hande'nin 'raporları zamanında teslim etme' davranışı, yöneticinin 'eleştiri ve uyarılarına' (itici uyarıcı) maruz kalmasını engellemiştir.
Koşullanma türünü ve sürecini analiz etmek için organizmanın sergilediği davranış ile bu davranışın ardından ortama giren veya ortamdan çıkan uyarıcıyı saptamak gerekir.
2
Davranışın sıklığındaki değişimi değerlendirme
Hande'nin raporları zamanında teslim etme davranışı sonraki dönemlerde artmış ve kalıcı hâle gelmiştir.
Davranışın sıklığının artması veya korunması durumunda bir pekiştirme sürecinden, azalması durumunda ise ceza sürecinden bahsedilir. Bu yüzden durum bir pekiştirmedir.
3
Pekiştirme türünü belirleme
İstenmeyen durumun (eleştiri ve uyarının) ortama girmesi engellendiği veya ortamdan çekildiği için süreç olumsuz pekiştirmedir.
Ortama hoş bir uyarıcının eklenmesi olumlu pekiştirme iken, organizmayı rahatsız eden olumsuz bir durumun ortamdan çıkarılması veya engellenmesi olumsuz pekiştirmedir.

Anahtar Kavram

Olumsuz pekiştirme, organizmayı rahatsız eden veya rahatsız etme ihtimali olan bir uyarıcının (itici uyarıcı) ortamdan çıkarılması ya da ortama girmesinin engellenmesi yoluyla bir davranışın sıklığının artırılması veya korunması sürecidir.
Soru 219Soru

Tanzimat I. Dönemi Türk edebiyatında farklı türlerde verilmiş bazı eserler ile bu eserlerin özelliklerini yansıtan açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Seyahat Jurnali
Lehçetü'l-Hakayık
Zafername
Zor Nikâhı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Seyahat Jurnali - Batılı anlamda ilk günlük örneği; Lehçetü'l-Hakayık - İlk mizahi sözlük; Zafername - Sadrazam Ali Paşa hicvi; Zor Nikâhı - Molière'den tiyatro uyarlaması.
Seyahat Jurnali, Batılı anlamda ilk günlük örneği olduğu için ilgili açıklamayla eşleşir. Lehçetü'l-Hakayık, mizahi sözlük niteliği taşıdığı için ilk mizahi sözlük tanımıyla eşleşir. Zafername, Sadrazam Ali Paşa'yı eleştiren kaside formundaki hiciv eseri olduğundan ilgili açıklamayla eşleşir. Zor Nikâhı ise Molière'den uyarlanmış ilk adaptasyon örneklerinden biri olduğundan tiyatro uyarlaması açıklamasıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Seyahat Jurnali adlı eserin özelliklerini belirleme.
Bu eser Direktör Ali Bey'e aittir ve edebiyatımızdaki ilk Batılı günlük örneğidir.
Yazarın Hindistan sınır komisyonu görevi sırasındaki gözlemlerini aktarması bu eseri günlük türünün ilk örneği kılar.
2
Lehçetü'l-Hakayık adlı eserin niteliklerini inceleme.
Bu eser Direktör Ali Bey'in mizahi tanımlamalar yaptığı bir sözlüktür.
Kelimelere güldürücü ve eleştirel manalar yükleyen bu çalışma, edebiyatımızın ilk mizahi sözlüğü kabul edilir.
3
Zafername adlı eserin türünü ve konusunu saptama.
Ziya Paşa'nın hiciv türündeki şaheseridir.
Sadrazam Ali Paşa'nın Girit isyanı sırasındaki başarısızlıklarını ve yönetimini övüyor gibi görünerek aslında alaycı bir dille yeren ünlü bir manzumedir.
4
Zor Nikâhı adlı eserin kaynağını ve niteliğini belirleme.
Ahmet Vefik Paşa'nın tiyatro alanındaki adaptasyon çalışmalarından biridir.
Molière'in Le Mariage Forcé adlı oyunundan Türk örf ve adetlerine uyarlanarak edebiyatımıza kazandırılmıştır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem sanatçılarının verdikleri ilk eserler, bu eserlerin türleri ve edebiyat tarihindeki önemleri.
Soru 220Soru

Tevfik Fikret ile Cenap Şahabettin’in şiir anlayışlar�� ve sanatsal yönelimlerinin karşılaştırıldığı aşağıdaki tablonun doğru bir şekilde tamamlanabilmesi için boş bırakılan [ I ] ve [ II ] numaralı yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Karşılaştırma ÖlçütüTevfik FikretCenap Şahabettin
Sanatın AmacıSanat hayatının ilk yıllarında bireysel temalara yönelmişken özellikle 1901'den sonra toplumsal, siyasi ve humanist konuları şiirinin merkezine almıştır.[ I ]
Şiirsel Yapı ve Ahenk[ II ]Şiiri "kelimelerle yapılmış bir resim" ve müzikal bir bütün olarak görmüş, aruz ölçüsünün farklı kalıplarını aynı şiir içinde kullanmayı denemiştir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: [ I ] Sanat sanat içindir anlayışına sadık kalarak aşk, doğa ve bireysel duyarlılıklar dışında hiçbir toplumsal ya da siyasi konuya değinmeme
[ II ] Nazmı nesre yaklaştırma (anjambman) tekniğini kullanarak cümleleri dizenin dışına taşırma ve şiire konuşma dilinin kıvraklığını kazandırma

Cevap

Tablonun doğru tamamlanabilmesi için Cenap Şahabettin'in hayatı boyunca sanat sanat içindir anlayışına sadık kalarak bireysel konuları işlediği, Tevfik Fikret'in ise nazmı nesre yaklaştırma (anjambman) tekniğini şiirlerinde başarıyla uyguladığı bilgisini içeren seçenek getirilmelidir.
Cenap Şahabettin, Servet-i Fünun şiirinde saf sanat anlayışını sonuna kadar savunmuş; toplumsal, siyasi meselelerden tamamen uzak durarak doğa ve aşk temalarına yoğunlaşmıştır. Tevfik Fikret ise Servet-i Fünun şiir yapısında önemli bir yenilik yaparak anlamın dize sonunda bitmesi kuralını kırmış (anjambman tekniği) ve şiiri konuşma dilinin doğallığına kavuşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen karşılaştırma ölçütlerini ve şairlerin bilinen genel niteliklerini analiz etmek.
Tevfik Fikret'in toplumsal konulara yöneldiği dönemi ve biçimsel yenilikleri (özellikle serbest müstezat ve anjambman kullanımı); Cenap Şahabettin'in ise sadece bireysel konuları işlediği ve şiirde müzikaliteyi aradığı belirlenir.
Tabloda boş bırakılan kısımların hangi edebi ve yapısal niteliklere karşılık geldiğini saptamak.
2
Seçeneklerdeki kavramları inceleyerek Tanzimat II. Dönem, Fecr-i Ati ve Milli Edebiyat dönemlerine ait çeldirici unsurları elemek.
"Güzel olan her şey" ilkesi Tanzimat II. Dönem'e; "şahsi ve muhterem" ifadesi ile mutlak musiki arayışı Fecr-i Ati'ye; "sade dil ve Türkçülük" ise Milli Edebiyat'a ait olduğundan bu şıkları eleriz.
Çeldiricilerdeki dönem kaymalarını ve yanlış edebi terimleri belirleyerek doğru eşleştirmeye ulaşmak.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinin iki büyük temsilcisi olan Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in şiir estetiği, tema tercihleri ve yapısal özellikleri bakımından karşılaştırılması.
ÖncekiSayfa 11 / 437Sonraki