Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 241Soru

Coğrafya dersinde öğretmen, öğrencilerine şehirlerin fonksiyonel özellikleri ve etki alanları arasındaki ilişkiyi şu şekilde açıklamıştır:

"Bir şehrin küresel, bölgesel ya da yerel ölçekte bir etki alanına sahip olmasında nüfus miktarı tek başına belirleyici değildir. Şehrin sahip olduğu baskın fonksiyonlar, etki alanının sınırlarını çizer."

Buna göre, aşağıdaki öğrencilerden hangisinin verdiği örnek ve yaptığı açıklama öğretmenin belirttiği duruma uygun, doğru bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selin: Vatikan, yerleşik nüfusu oldukça az olmasına karşın Katolik mezhebinin yönetim merkezi olması nedeniyle küresel ölçekte bir etki alanına sahiptir.

Cevap

Vatikan'ın nüfusu az olmasına rağmen Katolik mezhebinin yönetim merkezi (dini fonksiyon) olması sayesinde küresel etkiye sahip olduğunu belirten Selin'in açıklaması doğrudur.
Vatikan örneğini veren öğrencinin açıklaması doğrudur. Vatikan, yerleşik nüfusu yaklaşık bin kişi civarında olan dünyanın en küçük bağımsız devletlerinden biri olmasına rağmen, Katolik Hristiyanlık dünyasının dini yönetim merkezi olması dolayısıyla küresel çapta büyük bir etki alanına ve karar gücüne sahiptir. Bu durum, nüfus büyüklüğünün küresel etki üzerinde tek başına belirleyici olmadığını doğrudan kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Öğretmenin açıklamasını analiz etme
Nüfus miktarının etki alanını belirlemede tek kriter olmadığı, şehrin fonksiyonunun (dini, finans, idari vb.) etki alanının sınırlarında daha belirleyici olduğu tespit edilir.
Öğrencilerin verdiği örnekleri bu kurala göre sınamak için temel ölçüt belirlenmelidir.
2
Selin'in Vatikan örneğini değerlendirme
Vatikan'ın nüfusu bin kişiden az olmasına rağmen, dini liderlik fonksiyonuyla küresel etkiye ulaştığı görülür ve bu durum öğretmenin teziyle birebir uyuşur.
Doğru seçeneğin doğrulanması sağlanır.
3
Diğer seçeneklerdeki yanlış bilgileri eleme
New York'un başkent olmadığı, Oxford'un yerel değil bölgesel/küresel eğitim şehri olduğu, Mekke'nin küresel etkisinin sanayiye bağlı olmadığı ve Rotterdam'ın tarım değil liman şehri olduğu belirlenerek diğer şıklar elenir.
Soru kökünün doğruluğundan emin olmak için çeldiriciler elenir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin etki alanlarının genişliğinde nüfus miktarından ziyade sahip oldukları fonksiyonel özelliklerin (dini, idari, finansal vb.) küresel ve bölgesel çapta belirleyici olması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

Aşağıda verilen Milli Edebiyat Dönemi eserlerini, karşılarında yer alan temel tematik odakları ve içerik özellikleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sodom ve Gomore
Yeşil Gece
Dikmen Yıldızı
Memleket Hikâyeleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sodom ve Gomore romanı işgal altındaki İstanbul'un yozlaşmış çevreleriyle, Yeşil Gece romanı idealist bir öğretmenin bağnazlıkla mücadelesiyle, Dikmen Yıldızı romanı İzmir'in işgalinden sonra cephe gerisinde mücadele eden fedakar bir kadın karakterle, Memleket Hikâyeleri ise Anadolu coğrafyasının ve insanının gözlemci realizmle hikayeleştirilmesiyle eşleşir.
Sodom ve Gomore, Yeşil Gece, Dikmen Yıldızı ve Memleket Hikâyeleri eserleri; sırasıyla Mütareke İstanbul'unun ahlaki çöküşü, idealist öğretmenin cehaletle savaşı, cephe gerisindeki fedakar Türk kadını ve Anadolu insanını realizmle ele alan ilk öyküler temalarıyla bire bir uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve yayımlandıkları dönem bağlamını belirleyiniz.
Eserlerin tümü Milli Edebiyat Dönemi edebi anlayışına aittir.
Tarihsel ve tematik eşleştirmenin doğru temellendirilmesi için eserlerin kimliği tespit edilir.
2
Sodom ve Gomore eserinin konusunu analiz ediniz.
Mütareke İstanbul'undaki ahlaki çöküşü konu edinmektedir.
Sodom ve Gomore'nin günahkar şehirler mitine atıfla işgal İstanbul'undaki yozlaşmayı anlattığı bilgisi kullanılır.
3
Yeşil Gece eserinin temasını belirleyiniz.
İdealist öğretmen Şahin Bey'in cehaletle mücadelesidir.
Reşat Nuri Güntekin'in bu eserinin eğitim ve aydınlanma odaklı olduğu saptanır.
4
Dikmen Yıldızı romanının kahramanını ve olay örgüsünü inceleyiniz.
Kurtuluş Savaşı yıllarında İzmir'in işgalinden sonra Yıldız'ın mücadelesini anlatır.
Aka Gündüz'ün bu popüler romanındaki karakter ve olay örgüsü eşleştirilir.
5
Memleket Hikâyeleri eserinin edebi yeniliğini saptayınız.
Anadolu insanını gözlemci bir realizmle ve sade dille öyküleştiren ilk önemli eserlerdendir.
Refik Halit Karay'ın sürgün yıllarında Anadolu'da edindiği gözlemleri aktardığı öykü kitabı olduğu belirlenir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi roman ve hikayelerinin tematik ve içerik özellikleri
Soru 243Soru

Hindistan ile Pakistan arasında bağımsızlık kazanıldığı günden bu yana devam eden Keşmir Sorunu, askeri ve siyasi gerilimlerin merkezinde yer alan küresel ölçekte bir bölgesel çatışma alanıdır. Bu bölgedeki çatışmaların temelinde sınır anlaşmazlıkları ve etnik/dini unsurlar öne çıksa da arka planda bölgenin fiziki coğrafya özellikleri ve doğal kaynak potansiyeli de kritik bir rol oynamaktadır. Buna göre, Keşmir Bölgesi'nin jeopolitik önemini artırarak iki ��lke arasında stratejik bir mücadele alanına dönüşmesinde aşağıdaki doğal kaynaklardan hangisinin kontrolü daha belirleyici bir etkiye sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tatlı su kaynakları ve İndus Nehri havzası

Cevap

Tatlı su kaynakları ve İndus Nehri havzası
Doğru yanıt, tatlı su kaynakları ve İndus Nehri havzasının kontrolüdür. Keşmir Bölgesi, Pakistan'ın tarımsal faaliyetleri ve genel su ihtiyacı için vazgeçilmez olan İndus Nehri ve kollarının doğduğu dağlık alanları kontrol etmektedir. Bu suların kontrolü, her iki ülke için de hayati bir su güvenliği meselesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Keşmir Sorunu'nun coğrafi arka planını analiz etmek.
Bölgenin fiziki coğrafya özellikleri incelendiğinde, Pakistan için hayati önem taşıyan İndus Nehri ve kollarının bu dağlık bölgeden doğduğu tespit edilir.
Pakistan ve Hindistan'ın su güvenliklerinin bu akarsu sistemine bağlı olduğunu anlamak.
2
Çatışmanın tarafları için bu su kaynaklarının önemini değerlendirmek.
Özellikle kurak ve yarı kurak bir iklime sahip olan Pakistan için İndus Nehri'nin tarımsal sulama ve içme suyu açısından hayati bir can damar�� olduğu görülür.
Suyun kontrolünün neden stratejik bir mücadele alanı oluşturduğunu belirlemek.
3
Diğer doğal kaynak seçeneklerini elemek ve doğru seçeneği belirlemek.
Bölgede petrol, kömür veya nükleer hammadde gibi kaynakların baskın bir çatışma nedeni olmadığı, temel mücadelenin tatlı su kaynakları üzerinde yoğunlaştığı sonucuna ulaşılır.
Sıcak çatışma bölgelerinin ortaya çıkış nedenleri arasındaki kaynak paylaşımı ilişkisini kurmak.

Anahtar Kavram

Bölgesel Çatışma Alanları ve Su Kaynaklarının Jeopolitik Önemi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 244Soru

Servet-i Fünun şiiri, Türk edebiyatında Bat��lı şiir anlayışının tam anlamıyla yerleştiği; estetik, biçim ve tema yönünden önemli yeniliklerin yapıldığı bir dönemdir. Aşağıda verilen Servet-i Fünun dönemine ait şiirsel özellikler ile bu özellikleri temsil eden edebî eğilimleri ve akımları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tevfik Fikret'in 'Sis' şiirinde hâkim olan karamsar, gerçekçi ve toplumsal aksaklıkları eleştiren bakış açısı.
Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiirinde öne çıkan, müziği ve bireysel duyguları temel alan estetik yaklaşım.
Servet-i Fünun şairlerinin parnasizm akımının etkisiyle şiirde bir tablo güzelliği yaratmayı amaçlayan tasvir yöntemi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevfik Fikret'in 'Sis' şiiri toplumsal gerçekçi çizgiyle (realizm/parnasizm sentezi); Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiiri sembolist ve bireysel sanat anlayışıyla; tablo gibi tasvir yapma yöntemi ise pitoresk anlayışıyla eşleşmektedir.
Tevfik Fikret'in 'Sis' şiiri, toplumsal gerçekçi ve siyasi eleştiri çizgisiyle uyuşan realizm/parnasizm senteziyle; Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiiri, müzikaliteyi ve anlam kapalılığını ön plana çıkaran sembolizm anlayışıyla; tablo gibi şiir yazma (resim altı şiir) eğilimi ise pitoresk anlayışıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tevfik Fikret'in şiir anlayışını ve 'Sis' şiirinin niteliğini analiz etmek.
Sis şiiri, Tevfik Fikret'in toplumsal sorunlara ve II. Abdülhamid döneminin baskılarına yöneldiği, realist gözlemler barındıran toplumsal gerçekçi bir yapıdadır. Bu durum, realizmin şiire yansıması ile eşleşir.
Tevfik Fikret'in bireyselden toplumsala yönelen sanat çizgisini ayırt etmek.
2
Cenap Şahabettin'in şiir anlayışını ve 'Elhan-ı Şita' şiirini incelemek.
Elhan-ı Şita, kar yağışının müzikal bir ritimle betimlendiği, bireysel duyguların ve doğa izlenimlerinin ağır bastığı sembolist bir şiirdir. Bu da bireysel estetiği ve müzikaliteyi önemseyen sembolizmle eşleşir.
Cenap Şahabettin'in saf şiir, müzikalite ve sembolizm eksenli estetik dünyasını belirlemek.
3
Servet-i Fünun şiirindeki resim-şiir ilişkisini ve tasvir yöntemini belirlemek.
Şiirde bir tablonun, resmin güzelliğini yansıtmayı amaçlayan tasvir tekniği, parnasizmin etkisiyle ortaya çıkan pitoresk anlayışıdır.
Servet-i Fünun şiirindeki biçimsel ve teknik yeniliklerden biri olan pitoresk kavramını teşhis etmek.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinin temsilcilerinin (Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin) bireysel ve toplumsal şiir anlayışları ile bu dönemde etkili olan edebi akım ve kavramlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 245Soru

Brezilya'nın Curitiba kentinde uygulanan 'Yeşil Değişim' (Green Exchange) projesinde, dar gelirli aileler topladıkları geri dönüştürülebilir atıkları belediyeye teslim ederek karşılığında taze sebze, meyve, otobüs bileti veya okul malzemesi almaktadır. Bu proje sayesinde kentteki katı atıkların geri dönüşüm oranı yükselmiş, çevre kirliliği azalmış ve dar gelirli ailelerin yaşam standartları iyileşmiştir.

Buna göre, Curitiba'daki çevresel planlama ve geri dönüşüm uygulaması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğal çevre üzerindeki baskının azaltılmasının, sosyal refah ve ekonomik dayanışma unsurlarıyla birleştirilerek sürdürülebilir kılındığı

Cevap

Doğal çevre üzerindeki baskının azaltılmasının, sosyal refah ve ekonomik dayanışma unsurlarıyla birleştirilerek sürdürülebilir kılındığı söylenebilir.
Curitiba kentindeki bu proje; çevresel kaygıların (atık yönetimi ve temiz çevre), ekonomik teşvikler (otobüs bileti, okul malzemesi) ve sosyal refah (yoksul ailelerin gıdaya erişimi) ile bir araya getirildiğinde toplumsal katılımın arttığını ve çevresel planlamanın başarılı bir şekilde sürdürülebilir kılındığını kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki kentsel çevre projesinin detaylarını analiz etmek.
Geri dönüştürülebilir atıkların toplanması karşılığında dar gelirli ailelere gıda, otobüs bileti ve okul malzemesi verildiği saptanır.
Uygulamanın hangi alanlarda etkileşim yarattığını belirlemek için.
2
Uygulamanın çevresel, sosyal ve ekonomik sonuçlarını değerlendirmek.
Çevre kirliliğinin azalması ve atık yönetiminin iyileşmesi (çevresel boyut), dar gelirli ailelerin yaşam standartlarının iyileşmesi (sosyal boyut) ve atıkların gıdaya/hizmete dönüştürülmesi (ekonomik boyut) belirlenir.
Sürdürülebilir kalkınmanın temel bileşenleriyle bağlantı kurmak için.
3
Sonuçları seçeneklerle karşılaştırarak doğru yargıya ulaşmak.
Doğal çevre üzerindeki baskının azaltılmasının sosyal refah ve ekonomik dayanışmayla bütünleştirildiğini belirten yargının doğruluğu kesinleşir.
Çevre-toplum-ekonomi dengesini yansıtan en kapsamlı seçeneği saptamak için.

Anahtar Kavram

Çevresel planlamada sürdürülebilirliğin sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarının bütünleşik yapısı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 246Soru

İbn Sînâ felsefesinde varlık, özü gereği ikiye ayrılır: Kendi başına var olması düşünülemeyen, varlığı da yokluğu da bir dış nedene bağlı olan varlıklar ile var olmak için kendisi dışında hiçbir sebebe ihtiyaç duymayan, varlığı kendinden olan varlık. Birincisi 'mümkün varlık' (mümkinü’l-vücûd) olarak adlandırılırken ikincisi 'zorunlu varlık' (vâcibü’l-vücûd) olarak tanımlanır. İbn Sînâ’ya göre dış dünyadaki tüm mümkün varlıklar, varlık sahas��na çıkabilmek için zorunlu bir var ediciye ihtiyaç duyarlar. Çünkü kendi başlarına var olamayan bu varlıklar, birbirlerinin nedeni olmaya kalkışırlarsa bu durum sonsuz bir nedenler zincirine (teselsül) yol açar ki bu da mantıksal olarak imkânsızdır. Bu parçada İbn Sînâ’nın Yaratıcı’nın varlığını kanıtlamak amacıyla başvurduğu aşağıdaki delillerden hangisi açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmkân delili

Cevap

imkân delili
Parçada geçen 'mümkün varlık' (mümkinü'l-vücûd) ve 'zorunlu varlık' (vâcibü'l-vücûd) kavramları, varlığın ontolojik statüsünü belirleyerek bir var ediciye olan ihtiyacı rasyonel olarak temellendirir. Sonsuz nedenler zincirinin (teselsül) imkânsız kılınmasıyla varlığın kaynağının kendinden zorunlu bir Varlık olması gerektiği savunulur. Bu akıl yürütme İslam felsefesinde 'imkân delili' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramları (mümkün varlık, zorunlu varlık) tespit etmek.
Varlıkların ontolojik olarak iki sınıfa ayrıldığı ve mümkün olanın zorunlu olana muhtaç olduğu görülür.
Metnin hangi kavramsal zemin üzerinde kurulduğunu anlamak için.
2
Nedenler zincirinin (teselsülün) imkânsızlığı argümanını incelemek.
Sonsuz geriye gidişin mantıksal olarak reddedildiği ve zincirin başlangıcında bağımsız bir ilk nedenin olması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Yaratıcı'nın varlığının mantıksal zorunluluğunu temellendirmek için.
3
Elde edilen sonuçları İslam felsefesindeki Yaratıcı'nın varlığına yönelik delillerle eşleştirmek.
Zorunluluk ve imkân kavramlarına dayalı bu kanıtlamanın 'imkân delili' olduğu belirlenir.
Soruda istenen doğru kavramsal delili saptamak için.

Anahtar Kavram

İbn Sînâ'nın Zorunlu ve Mümkün Varlık ayrımı üzerinden geliştirdiği İmkân Delili
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 247Soru

Deniz, uzun yıllar sonra çocukluğunun geçtiği mahalleye geri döner. Sokakta yürürken fırından gelen taze ekmek kokusu, onda aniden ilkokul mezuniyet t��reninde arkadaşlarıyla yaşadığı sevinç dolu anları canlandırır; o gün törende giydiği kıyafetin rengini ve çalan şarkıyı hatırlar. Ardından fırından ekmek almak için durur ve çocukken edindiği motor becerilerle bisikletini hızlıca park edip ayaklığı üzerine dengede duracak şekilde bırakır.

Bu parçada betimlenen durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekmek kokusunun geçmişteki mezuniyet anılarını canlandırması anısal belleğin, bisikleti park etme becerisi ise işlemsel belleğin işlevine örnektir.

Cevap

Ekmek kokusunun geçmişteki mezuniyet anılarını canlandırması anısal belleğin, bisikleti park etme becerisi ise işlemsel belleğin işlevine örnektir.
Ekmek kokusunun geçmişteki mezuniyet anılarını canlandırması anısal belleğin, bisikleti park etme becerisi ise işlemsel belleğin işlevine örnektir çünkü bireysel yaşantılar anısal bellekte, motor ve kas koordinasyonuna dayalı beceriler ise işlemsel bellekte depolanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki olayları ve bellek türlerini analiz etme
Deniz'in ekmek kokusuyla ilkokul mezuniyet törenini, giydiği kıyafeti ve çalan şarkıyı hatırlaması, kişisel geçmişe dair olayların saklandığı anısal (episodic) bellek ile ilgilidir. Bisikleti park etme gibi motor beceriler ise işlemsel (procedural) bellekte saklanır.
Paragrafta verilen davranış kalıplarının hangi bellek türlerinin işleyişine karşılık geldiğini tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları ve doğru ifadeyi belirleme
Diğer seçeneklerdeki ket vurma, halüsinasyon, psikolojik yaklaşımların sınırları ve savunma mekanizmaları (mantığa bürüme/yansıtma) tanımları hatalı verilmiştir. Doğru tanımlama ilk seçenekte yapılmıştır.
Çeldirici seçeneklerin taşıdığı kavramsal hataları belirleyerek doğru cevabı doğrulamak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Bellek Türleri (Anısal, Anlamsal, İşlemsel) ve Zihinsel Süreçler
Soru 248Soru

Bir klinik psikolog, düzenli meditasyon yapmanın bireylerin fizyolojik stres tepkileri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla bir araştırma tasarlar. Araştırmada benzer yaş, eğitim düzeyi ve günlük stres faktörlerine sahip kat��lımcılardan iki grup oluşturulur. Birinci gruba sekiz hafta boyunca her gün yarım saat uzman eşliğinde meditasyon yaptırılırken, ikinci gruba günlük rutinlerine devam etmeleri söylenir. Süreç sonunda tüm katıl��mcıların kandaki kortizol (stres hormonu) düzeyleri ölçülerek karşılaştırılır.

Buna göre, bu araştırmanın bağımsız ve bağımlı değişkenleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meditasyon uygulaması — Kortizol (stres hormonu) düzeyi

Cevap

Araştırmada etkisi incelenen neden durumundaki bağımsız değişken 'meditasyon uygulaması', bu uygulamaya bağlı olarak değişen sonuç durumundaki bağımlı değişken ise 'kortizol (stres hormonu) düzeyi'dir.
Araştırmada etkisi incelenen ve gruplar arasında farklılaştırılan değişken 'meditasyon uygulaması'dır (bağımsız değişken). Bu uygulamanın sonucunda ortaya çıkan ve ölçülen durum ise 'kortizol (stres hormonu) düzeyi'dir (bağımlı değişken). Bu nedenle doğru sıralama 'Meditasyon uygulaması — Kortizol (stres hormonu) düzeyi' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma senaryosundaki neden-sonuç ilişkisini analiz etmek.
Araştırmacı meditasyon uygulamasının (neden) kortizol seviyesi (sonuç) üzerindeki etkisini incelemektedir.
Deneysel yöntemde araştırmacının doğrudan değiştirdiği ve etkisini incelediği etken bağımsız değişken, bu etkene bağlı olarak ortaya çıkan sonuç ise bağımlı değişkendir.
2
Bağımsız değişkeni belirlemek.
Deney grubuna uygulanıp kontrol grubuna uygulanmayan aktif etken 'meditasyon uygulaması'dır.
Meditasyon uygulaması, araştırmacının doğrudan manipüle ettiği ve etkisi incelenen neden değişkenidir.
3
Bağımlı değişkeni belirlemek.
Meditasyon yapıp yapmama durumuna bağlı olarak değişen ve ölçülen çıktı 'kortizol düzeyi'dir.
Kortizol düzeyi, bağımsız değişkenden etkilenen sonuç durumundaki değişkendir.

Anahtar Kavram

Deneysel yöntemde bağımsız değişken (etkisi incelenen neden) ve bağımlı değişken (bağımsız değişkene bağlı olarak değişen sonuç) kavramlarının analizi.
Soru 249Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen psikoloji araştırma senaryolarını, sağ sütundaki bu çalışmalarda iş birliği yapılan 'psikolojinin alt dalı ve ilişkili disiplin' eşleşmeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yaşlanma sürecinde prefrontal kortekste meydana gelen yapısal değişimlerin, bireylerin kısa süreli bellek performansı ve problem çözme becerileri üzerindeki etkilerinin fMRI yöntemiyle incelenmesi.
Bir toplumda göç hareketleri sonrasında ortaya çıkan yeni yerleşim alanlarındaki bireylerin toplumsal değerleri benimseme süreçlerinin, bireysel kimlik ve aidiyet duygusu üzerindeki yansımalarının araştırılması.
Bir şirketteki esnek çalışma saatlerinin çalışanların motivasyonu ve iş performansı üzerindeki etkileri ile bu durumun firmanın pazar payı ve maliyet analizlerine yansımalarının incelenmesi.
Çocukluk dönemi boyunca maruz kalınan ebeveyn tutumlarının, bireyin yetişkinlikte gösterdiği mizaç özellikleri ve genetik kökenli fizyolojik stres tepkileriyle olan etkileşiminin incelenmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Prefrontal korteks ve bellek araştırması 'Bilişsel Psikoloji ve Fizyoloji' ile; göç ve aidiyet araştırması 'Sosyal Psikoloji ve Sosyoloji' ile; çalışma saatleri ve pazar payı araştırması 'Endüstri ve Örgüt Psikolojisi ve İktisat' ile; ebeveyn tutumları ve genetik etkileşimi ise 'Gelişim Psikolojisi ve Biyoloji' ile eşleşmelidir.
Eşleşmelerin tamamı, her bir araştırma senaryosunun vurguladığı psikoloji alt dalını ve iş birliği yapılan diğer disiplini doğru şekilde yansıtmaktadır. Bellek ve beyin yapısı araştırması bilişsel-fizyoloji; göç ve kimlik araştırması sosyal-sosyoloji; çalışan davranışı ve pazar analizleri endüstri-iktisat; çocukluktan yetişkinliğe geçiş ve genetik etkileşimi ise gelişim-biyoloji kesişimini oluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci araştırma senaryosundaki anahtar kavramları analiz etme.
Prefrontal korteks (fizyoloji) ve bellek/problem çözme (bilişsel psikoloji) ilişkisi tespit edildi.
İlk senaryo, zihinsel süreçler ve organik yapının ilişkisine odaklandığı için Bilişsel Psikoloji ve Fizyoloji eşleşmesini gerektirir.
2
İkinci araştırma senaryosundaki anahtar kavramları analiz etme.
Göç ve toplumsal değerler (sosyoloji) ile bireysel kimlik/aidiyet (sosyal psikoloji) ilişkisi tespit edildi.
İkinci senaryo, birey ile toplumun karşılıklı etkileşimine odaklandığı için Sosyal Psikoloji ve Sosyoloji eşleşmesini gerektirir.
3
Üçüncü araştırma senaryosundaki anahtar kavramları analiz etme.
Çalışan motivasyonu (endüstri ve örgüt psikolojisi) ile pazar payı/maliyet (iktisat) ilişkisi tespit edildi.
Üçüncü senaryo, iş dünyasındaki insan davranışlarını ve ekonomik etkileri incelediği için Endüstri ve Örgüt Psikolojisi ve İktisat eşleşmesini gerektirir.
4
Dördüncü araştırma senaryosundaki anahtar kavramları analiz etme.
Çocukluktan yetişkinliğe süreçler (gelişim psikolojisi) ve genetik yatkınlıklar (biyoloji) ilişkisi tespit edildi.
Dördüncü senaryo, yaşam boyu gelişim ve kalıtımın etkilerini incelediği için Gelişim Psikolojisi ve Biyoloji eşleşmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

Psikolojinin alt dalları (Bilişsel, Gelişim, Sosyal, Endüstriyel/Örgütsel) ve diğer bilim dalları (Sosyoloji, Biyoloji, Fizyoloji, İktisat) ile disiplinler arası ilişkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 250Soru

Bir yazılım firmasında çalışan Melis, ofisteki klima motorunun çıkardığı sürekli ve rahatsız edici uğultudan kurtulmak için gürültü önleyici bir kulaklık satın almıştır. Kulaklığı her taktığında uğultunun kesildiğini fark eden Melis, işe her geldiğinde kulaklığını takmayı alışkanlık hâline getirmiştir (I. Durum). Aynı ofiste çalışan arkadaşı Burak ise mesai saatlerinde sürekli kişisel telefon aramaları yaptığı için yöneticisi tarafından uyarılmış ve o ayki performans priminden mahrum bırakılmıştır. Bu gelişmenin ardından Burak, mesai saatlerindeki kişisel aramalarını sonlandırmıştır (II. Durum).

Buna göre Melis ve Burak'ın davranışlarındaki değişimi açıklayan edimsel koşullanma süreçleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumsuz pekiştirme - Ceza

Cevap

Melis'in davranışı olumsuz pekiştirme, Burak'ın davranışı ise ceza ile açıklanır.
Melis'in durumunda, rahatsız edici klima uğultusunun (istenmeyen uyarıcı) kulaklık takılmasıyla ortamdan kaldırılması kulaklık takma davranışını pekiştirmiştir (olumsuz pekiştirme). Burak'ın durumunda ise kişisel aramalar yapması sonucunda hak ettiği primin (istenen uyarıcı) kesilmesi bu davranışı sonlandırmıştır (ceza). Bu nedenle doğru yanıt sırasıyla olumsuz pekiştirme ve ceza olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Durumda yer alan Melis'in davranışını ve bunun sonucunu inceleme.
Melis, kulaklık takarak klima uğultusunu (istenmeyen uyarıcı) hayatından çıkarmış ve kulaklık takma davranışı süreklilik kazanmıştır. Bu, olumsuz pekiştirmedir.
Olumsuz pekiştirme, rahatsız edici bir uyarıcının ortamdan çekilmesiyle hedeflenen davranışın sıklığının artırılmasıdır.
2
II. Durumda yer alan Burak'ın davranışını ve bunun sonucunu inceleme.
Burak, mesai saatinde kişisel aramalar yaptığı için primden mahrum kalmış (istenen uyarıcının çekilmesi) ve kişisel aramaları sonlandırmıştır. Bu, cezadır.
Ceza, istenmeyen bir davranışın sıklığını azaltmak amacıyla ortama olumsuz bir durum sokulması veya hoşa giden bir uyarıcının çekilmesidir.
3
Bulguları birleştirerek doğru seçeneği belirleme.
Sırasıyla 'Olumsuz pekiştirme' ve 'Ceza' kavramları doğru eşleşmeyi oluşturmaktadır.
Melis'in davranışı olumsuz pekiştirme, Burak'ın davranışı ise ceza (II. tip) kurallarına uymaktadır.

Anahtar Kavram

Edimsel koşullanmada olumsuz pekiştirme ile ceza kavramlarının farkı
Soru 251Soru

Bir sosyolog, sanayileşmenin yoğun olduğu bir kentte, kırdan kente göç eden ailelerin kent kültürüne uyum sağlama süreçlerini (kültürleşme) ve bu süreçte karşılaştıkları zorlukları araştırmak istemektedir. Araştırmacı, göçün aile yapısı ve kültürel uyum üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla hipotezini şu şekilde kurmuştur: 'Bireylerin kentte yaşama süresi arttıkça, kent kültürünü benimseme (kültürleşme) düzeyleri de artar.' Sosyolog, bu amaçla göçle gelen ailelerin yoğunlaştığı tek bir mahalleyi sınırlandırarak derinlemesine, çok boyutlu ve ayrıntılı bir monografi çalışması yapmaya karar vermiştir.

Bu araştırmanın yöntemsel tasarımı ve değişkenleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Araştırmada sınırlandırılmış bir konunun veya grubun derinlemesine ve çok boyutlu incelenmesini sağlayan monografi tekniği kullanılmıştır.

Cevap

Araştırmada sınırlandırılmış bir konunun veya grubun derinlemesine ve çok boyutlu incelenmesini sağlayan monografi tekniği kullanılmıştır.
Araştırmacının göçle gelen ailelerin yoğunlaştığı tek bir mahalleyi sınırlandırarak derinlemesine, çok boyutlu ve ayrıntılı bir çalışma yürütmesi, sosyolojideki monografi yönteminin tanımına tam olarak uymaktadır. Bu nedenle sınırlandırılmış bir konunun veya grubun derinlemesine ve çok boyutlu incelenmesini sağlayan monografi tekniğinin kullanıldığını belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma senaryosundaki yöntem ve teknik analiz edilir.
Araştırmacının göçle gelen ailelerin yoğunlaştığı tek bir mahalleyi sınırlandırarak derinlemesine, çok boyutlu ve ayrıntılı bir çalışma yapması, sosyolojideki monografi yöntemine karşılık gelir.
Monografi; sınırlandırılmış bir konunun, kurumun veya toplumsal grubun derinlemesine ve çok boyutlu olarak incelenmesini sağlayan bir araştırma tekniğidir.
2
Araştırmanın hipotezindeki değişkenler tespit edilir.
Neden konumundaki 'kentte yaşama süresi' bağımsız değişken, sonuç konumundaki 'kent kültürünü benimseme (kültürleşme) düzeyi' ise bağımlı değişkendir.
Bağımsız değişken araştırmada etkisi incelenen neden durumundaki etkendir; bağımlı değişken ise bu etkenden etkilenen sonuçtur.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin kavramsal ve yöntemsel doğrulukları test edilir.
Doğru ifadeye ulaşılır. Monografi tekniğinin kullanıldığı yargısı doğrudur; diğer seçeneklerdeki değişken tanımları, statü/rol işlevleri, kültürleşme tanımı ve toplumsal hareketlilik türleri yanlış verilmiştir.
Sosyolojik araştırma yöntemlerini doğru tanımlamak ve ilişkili sosyolojik kavramları karıştırmamak soruyu çözmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Sosyolojide araştırma yöntemlerinden monografi tekniği ve değişkenlerin (bağımlı/bağımsız değişken) belirlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 252Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma projelerinden biri olan Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), bölgenin sahip oldu��u doğal ve beşerî kaynakları en verimli şekilde değerlendirerek sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma sağlamayı hedeflemektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi DOKAP'ın temel hedefleri arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başta taş kömürü olmak üzere bölgedeki yeraltı kaynaklarını modernize ederek kömüre dayalı sanayiyi geliştirmek

Cevap

Başta taş kömürü olmak üzere bölgedeki yeraltı kaynaklarını modernize ederek kömüre dayalı sanayiyi geliştirmek hedefi, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında değil, Zonguldak-Bart��n-Karabük (ZBK) Projesi kapsamında yer almaktadır.
Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) bölgedeki tarım, hayvancılık, turizm ve altyapı hizmetlerini geliştirmeyi hedefler. Taş kömürü işletmeciliği ve buna bağlı sanayinin geliştirilmesi ise Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin temel odak noktasıdır. Bu nedenle taş kömürü ve kömüre dayalı sanayiyle ilgili olan hedef DOKAP'a ait olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Karadeniz Projesi'nin (DOKAP) amaçlarını analiz etmek
DOKAP'ın temel amaçları arasında kıyı ve iç kesimlerdeki gelişmişlik farklarını azaltmak, yayla turizmini (Yeşil Yol vb.) geliştirmek, ulaşım altyapısı ve limanları modernize etmek, tarım ve hayvancılıkta verimliliği artırmak yer alır.
DOKAP'ın kapsamını ve hedeflerini doğru analiz etmek için bu adım gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen hedefleri diğer bölgesel kalkınma projeleriyle karşılaştırmak
Taş kömürü yataklarının işletilmesi ve kömüre dayalı sanayinin geliştirilmesi hedefinin doğrudan Batı Karadeniz'deki Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) projesine ait olduğu tespit edilir.
DOKAP kapsamında yer almayan yanlış hedefi belirlemek için projeler arası karşılaştırma yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Amaçları ve Kapsamı
Soru 253Soru

Gerçek sayılar kümesinde tanımlı bir ff fonksiyonunun grafiği A(6,8)A(6, 8) noktasından geçmektedir. g(x)=3f(2x)g(x) = 3 \cdot f(2x) şeklinde tanımlanan gg fonksiyonunun grafiği üzerindeki noktalardan biri (3,k)(3, k) olduğuna göre, kk değeri kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 24

Cevap

Yirmi dört
f(6)=8f(6) = 8 olduğu verilmiştir. g(3)=3f(23)=3f(6)g(3) = 3 \cdot f(2 \cdot 3) = 3 \cdot f(6) eşitliğinden 38=243 \cdot 8 = 24 elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
ff fonksiyonunun grafiği üzerindeki A(6,8)A(6, 8) noktasını kullanarak f(6)f(6) değerini belirleyin.
f(6)=8f(6) = 8
Bir fonksiyonun grafiği üzerindeki her nokta, fonksiyonun denklemini sağlamak zorundadır.
2
g(x)=3f(2x)g(x) = 3 \cdot f(2x) tanımından yararlanarak g(3)g(3) ifadesinin değerini ff cinsinden yazın.
g(3)=3f(6)g(3) = 3 \cdot f(6)
gg fonksiyonunun grafiği (3,k)(3, k) noktasından geçtiği için g(3)=kg(3) = k eşitliği geçerlidir.
3
f(6)f(6) değerini yerine koyarak g(3)g(3) değerini hesaplayın.
k=24k = 24
g(3)=3f(6)g(3) = 3 \cdot f(6) eşitliğinde f(6)=8f(6) = 8 yazıldığında g(3)=38=24g(3) = 3 \cdot 8 = 24 elde edilir.

Anahtar Kavram

Fonksiyonlarda yatay sıkıştırma/esnetme dönüşümü f(bx)f(b \cdot x) ve dikey esnetme/sıkıştırma dönüşümü af(x)a \cdot f(x) kurallarının birlikte uygulanması.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 254Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan edebi sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sen gittin yaslara büründü cihan / Soldu hemen bahçedeki bütün goncalar
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor / Siperler içinde can veren yiğitler yatıyor
Şeb-i yeldayı muvakkat sanma ey dil / Gün gelir aydınlanır elbet bu karanlık gece
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? / Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: I. dize - Hüsnütalil, II. dize - Açık İstiare, III. dize - Tezat, IV. dize - İstifham.
Dizelerde sırasıyla hüsnütalil, açık istiare, tezat ve istifham sanatlarının özellikleri tam olarak sergilenmiştir. Bu eşleştirme anlamsal ve yapısal analizlerle doğrulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki anahtar kavramları ve dil ögelerini belirleme
Birinci dizede sevgilinin gitmesi ve doğanın yas tutması; ikinci dizede 'güneşler' ifadesi; üçüncü dizede gece-karanlık ve gün-aydınlık zıtlığı; dördüncü dizede ise soru anlamı taşıyan ifadeler saptanmıştır.
Söz sanatlarının bulunabilmesi için dizelerin anlamsal ve yapısal özelliklerinin analiz edilmesi gerekir.
2
Elde edilen verileri edebi sanatların tanımları ile eşleştirme
Doğal bir durumun başka nedene bağlanması hüsnütalil, tek ögeli benzetme açık istiare, karşıt kavramların birlikteliği tezat, soru sorma ise istifham ile eşleşmiştir.
Edebi sanatların kuralları doğrultusunda doğru eşleşmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türk edebiyatındaki söz sanatlarının (edebi sanatlar) dizeler üzerindeki uygulamalarını saptama.
Soru 255Soru

Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesi, Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmayı hedeflerken bir yandan da dili yapay bir çıkmaza sokabilecek aşırı tasfiyeci (öztürkçeci) yaklaşımlara karşı mesafeli durmuştur. Makalede, Türk milletinin yüzyıllardır kullandığı ve konuşma diline mal olmuş unsurların korunması gerektiği vurgulanmış; dilde doğallık ilkesi savunulmuştur.

Buna göre, Yeni Lisan makalesinde yer alan aşağıdaki esaslardan hangisi, dilde tasfiyecilik adı altında yapılacak yapaylaştırma ve başka Türk lehçelerinden kelime aktarma çabalarının önüne geçmek amacıyla belirlenmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca vb.) dilimize kelime aktarılmaması

Cevap

Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca vb.) dilimize kelime aktarılmaması
Yeni Lisan Hareketi'nin öncülerine göre dilin sadeleştirilmesi sürecinde dildeki tüm yabancı sözcüklerin atılarak yerine diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelimeler getirilmesi dili yapaylaştıracak zararlı bir tutumdur. Dilde doğallık ilkesi gereği, halkın diline yerleşmiş yabancı kelimeler Türkçe kabul edilmiş ve dilin yapay bir yola girmesini önlemek amacıyla diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması esası benimsenmiştir. Bu nedenle doğru cevap, diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılmaması yönündeki kuralı içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleşmesine yaklaşımını ve aşırı tasfiyeciliğe (öztürkçecilik) karşı duruşunu analiz etmek.
Yeni Lisan'ın, halkın diline yerleşmiş yabancı kelimeleri Türkçe kabul ettiği ve yapay kelime türetimine ya da başka lehçelerden kelime aktarımına karşı olduğu belirlenir.
Sorunun kökündeki yapaylaşt��rma ve tasfiyecilik karşıtlığı kavramlarını tarihsel bağlamıyla ilişkilendirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen Yeni Lisan kurallarını, soruda belirtilen 'başka lehçelerden kelime aktarma çabalarını önleme' amacı doğrultusunda incelemek.
Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime alınmaması kuralının bu amaçla doğrudan örtüştüğü tespit edilir.
Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin gibi isimlerin, dilin doğallığını korumak adına başka Türk lehçelerinden kelime ithal edilmesine karşı koydukları kuralı bulmak.
3
Diğer dil sadeleşmesi kurallarının amaçlarını karşılaştırarak elemeleri gerçekleştirmek.
Tamlamaların kaldırılması, Türkçe telaffuzun esas alınması ve İstanbul Türkçesinin ölçüt kabul edilmesi gibi kuralların genel sadeleşme ve standardizasyon amacı taşıdığı ancak lehçeler arası kelime geçişini engellemekle doğrudan ilgili olmadığı görülür.
Yanlış seçeneklerin elenmesiyle doğru seçeneği doğrulamak.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleştirme ilkeleri ve dilde tasfiyeciliğe karşı duruşu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 256Soru

Thomas Kuhn'a göre bilim, rasyonel ve doğrusal bir çizgide, sürekli biriken bir bilgi yığını olarak ilerlemez. Aksine bilim, bilimsel topluluğun ortaklaşa paylaştığı bir bakış açısı olan paradigmalar altında yürütülen tarihsel ve sosyal bir etkinliktir. Mevcut paradigma karşılaştığı olgusal sorunları çözemediğinde ortaya çıkan uyumsuzluklar (anomaliler) birikir, bilim dünyasında bir bunalım dönemine yol açar ve nihayetinde eski paradigmanın yerini yenisinin almasıyla bilimsel bir devrim gerçekleşir.

Buna göre Kuhn’un 'etkinlik olarak bilim' yaklaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilimsel ilerleme, rasyonel doğrulamaların birikmesiyle değil, bilim insanları topluluğunun inanç ve yönelimlerini de içeren tarihsel ve sosyal kırılmalarla gerçekleşir.

Cevap

Bilimsel ilerleme, rasyonel doğrulamaların birikmesiyle değil, bilim insanları topluluğunun inanç ve yönelimlerini de içeren tarihsel ve sosyal kırılmalarla gerçekleşir.
Thomas Kuhn'un etkinlik olarak bilim yaklaşımına göre bilim, rasyonel mantık kurallarından ibaret steril bir ürün değil; bilim topluluğunun inançlarını, değerlerini ve yönelimlerini barındıran tarihsel-sosyal bir süreçtir. Bilimsel ilerleme doğrusal birikimle değil, paradigmalar arası devrimsel kırılmalarla gerçekleştiği için doğru yanıt bu durumu tam olarak açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuhn'un 'etkinlik olarak bilim' görüşünün temel kabullerini analiz etmek.
Bilimin birikimli bir süreç olmadığı, rasyonel mantık kurallarının yanı sıra bilim topluluğunun yapısı, inançları ve sosyal uzlaşılarının bilimsel süreci belirlediği anlaşılır.
Paragraftaki 'tarihsel ve sosyal bir etkinliktir' ve 'bilimsel devrim gerçekleşir' ifadelerinin felsefi arka planını doğru yorumlamak.
2
Seçeneklerde verilen iddiaları Kuhn'un paradigma değişimi kuramıyla karşılaştırmak.
Bilimsel ilerlemenin rasyonel doğrulamaların birikmesiyle değil, topluluğun inanç ve yönelimlerini içeren tarihsel/sosyal kırılmalarla (devrimlerle) gerçekleştiğini savunan ifadenin Kuhn'un görüşüyle tam olarak örtüştüğü görülür.
Paragrafta vurgulanan anomaliler, bunalım ve devrim süreçlerinin rasyonel birikim modeline karşıt olarak konumlandırıldığını saptamak.

Anahtar Kavram

Etkinlik Olarak Bilim ve Thomas Kuhn'un Paradigma Kavramı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 257Soru

Bölgesel kalkınma projeleri, uygulandığı bölgenin coğrafi özellikleri, ekonomik yapısı ve çevresel sorunları dikkate alınarak hazırlanır. Türkiye'de yürütülen Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) ve Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) ile ilgili;

I. YHGP; Yeşilırmak havzasında erozyonun önlenmesi, sel ve taşkın kontrolünün sağlanması ile su kirliliğinin azaltılması gibi ekolojik dengenin korunmasına yönelik hedefler barındırır.
II. DOKAP; bölgedeki dağınık yerleşmelerin altyapısını iyileştirmeyi, ulaşım ağlarını (Yeşil Yol gibi) geliştirmeyi ve yayla turizmini canlandırmayı hedefler.
III. Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsayan YHGP, bölgedeki linyit ve taş kömürü yataklarına bağlı olarak demir-çelik sanayisini geliştirmeyi öncelikli amaç edinmiştir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Doğru seçenekte belirtilen birinci öncüldeki Yeşilırmak havzasında erozyon, sel ve taşkın kontrolü hedefleri Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) temel çıkış noktasıdır. İkinci öncülde belirtilen dağınık yerleşmelerin altyapısını iyileştirme, ulaşım ağlarını (Yeşil Yol) geliştirme ve yayla turizmini canlandırma hedefleri ise Doğu Karadeniz Projesi'nin (DOKAP) ana amaçları arasında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) amaçlarını inceleme
Projenin temel hedefleri havzada erozyonla mücadele etmek, akış rejimini düzenleyip sel/taşkınları önlemek ve su kirliliğini kontrol altına almaktır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi, akarsu havzasındaki çevresel sorunları çözmeyi amaçlayan ekolojik odaklı bir projedir.
2
Doğu Karadeniz Projesi'nin (DOKAP) amaçlarını inceleme
Proje kapsamında bölgenin dağınık yerleşme düzenine uygun altyapı hizmetlerini sunmak, ulaşım ağını (örneğin yaylaları birleştiren Yeşil Yol Projesi) güçlendirmek ve yayla turizmini canlandırmak yer alır. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Doğu Karadeniz Projesi, bölgenin fiziki koşullarının zorluğundan kaynaklanan ulaşım ve altyapı sorun数を çözerek turizmi ve ekonomiyi çeşitlendirmeyi hedefler.
3
Üçüncü öncüldeki sanayi ve madencilik hedeflerinin hangi projeye ait olduğunu belirleme
Kömür yataklarına bağlı demir-çelik sanayisini geliştirme hedefi YHGP'ye değil, Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi'ne (ZBKP) aittir. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Bölgesel kalkınma projelerinin kendilerine has ekonomik ve coğrafi öncelikleri vardır. Taş kömürü ve ağır sanayi hedefleri Batı Karadeniz'deki Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi'nin temel odağıdır.

Anahtar Kavram

Bölgesel kalkınma projelerinin (DOKAP ve YHGP) amaçları ve kapsadıkları alanların özellikleri
Soru 258Soru

Husserl'in fenomenolojisi, nesnelerin kendinde varlığını değil, bilince yönelmiş olan nesnelerin 'özünü' incelemeyi hedefler. Bu özü yakalayabilmek için 'paranteze alma' (epoché) yöntemini kullanır. Bu yöntemde nesneye ilişkin duyusal veriler, bilimsel açıklamalar, tarihsel ön kabuller ve hatta nesnenin dış dünyada var olup olmadığına dair inançlar askıya alınır. Ancak bu askıya alma, nesnenin varlığını inkâr etmek değil; bilincin ona yönelerek kavradığı saf anlama ulaşmasını sağlamaktır.

Buna göre, Husserl'in fenomenolojik yöntemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesneleri, onlara yönelik her türlü gündelik ve teorik ön yargıdan arındırarak bilince doğrudan sunulan anlam yapılarıyla kavramayı amaçlar.

Cevap

Nesneleri, onlara yönelik her türlü gündelik ve teorik ön yargıdan arındırarak bilince doğrudan sunulan anlam yapılarıyla kavramayı amaçlar.
Doğru seçenekte belirtilen ifade, Husserl'in fenomenolojisinin temel amacını yansıtır. Fenomenolojik yöntem, nesneleri tarihsel kabullerden, doğal tavrın getirdiği ön yargılardan ve bilimsel kuramlardan arındırarak (paranteze alarak) bilincin yönelimi sayesinde onların saf özsel/anlamsal yapılarını yakalamayı hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen fenomenoloji tanımını ve yönelimsellik kavramını incelemek.
Fenomenolojinin nesnelerin kendisiyle değil, bilincin yönelimi sonucunda kavranan 'öz' ile ilgilendiği tespit edilmiştir.
Sorunun konusunu ve kavramsal çerçevesini belirlemek.
2
Husserl'in 'paranteze alma' (epoché) yönteminin niteliğini analiz etmek.
Bu yöntemin nesnelere dair duyusal, tarihsel ve bilimsel ön kabulleri askıya alarak saf özsel anlama ulaşmayı hedeflediği, varlığı inkâr etmediği belirlenmiştir.
Çeldiricileri elemek ve doğru cevaba giden yolu netleştirmek.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı bulmak.
Nesneleri her türlü ön yargıdan arındırıp bilince doğrudan sunulan anlam yapılarıyla kavrama hedefinin, paranteze almanın tanımına tam olarak uyduğu saptanmıştır.
Doğru yanıtı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Fenomenoloji ve Paranteze Alma (Epoché)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 259Soru

Aşağıda verilen şehirler ile bu şehirlerin ön plana çıkan baskın fonksiyonel özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tokyo
Mekke
Oxford
Rotterdam

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tokyo şehri küresel yönetim ve finans fonksiyonuyla (right_4), Mekke şehri küresel dini fonksiyonla (right_2), Oxford şehri eğitim fonksiyonuyla (right_3) ve Rotterdam şehri ticaret-liman fonksiyonuyla (right_1) eşleşmektedir.
Şehirlerin küresel ve bölgesel etki alanları sahip oldukları baskın fonksiyonlarla belirlenir. Tokyo küresel düzeyde finans ve yönetim merkezi olarak hizmet verirken, Mekke dini önemiyle tüm İslam coğrafyasını etkileyen küresel bir dini merkezdir. Oxford dünya genelinde tanınan eğitim kurumuyla, Rotterdam ise kıta Avrupası'nın en büyük limanı olmasıyla ticaret ve liman fonksiyonunda lider konumdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin küresel konumlarını ve ön plana çıkan özelliklerini belirleme
Tokyo'nun finans ve idari, Mekke'nin kutsal dini merkez, Oxford'un üniversite şehri, Rotterdam'ın ise büyük bir liman kenti olduğu tespit edilir.
Her şehrin kendine has baskın ekonomik ve sosyal karakterini ayırt etmek doğru eşleştirme için gereklidir.
2
Eşleştirilecek tanımları inceleme ve fonksiyonlarla ilişkilendirme
Tokyo ile finans kuruluşu ve yönetim tanımı, Mekke ile kutsal mekanlar tanımı, Oxford ile yükseköğretim kurumu tanımı, Rotterdam ile liman ve deniz ticareti tanımı eşleştirilir.
Tanımlardaki anahtar kelimelerin (borsa, inanç turizmi, üniversite, liman) şehirlerle doğru ilişkilendirilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin baskın fonksiyonel özellikleri (dini, eğitim, finans, liman vb.) ve bu özelliklerin küresel-bölgesel etki alanlarına yansıması.
Soru 260Soru

Fecr-i Âti edebiyatının kurucuları arasında yer alan sanatçı, şiirden ziyade tiyatro ve edebiyat tarihi alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. Teknik açıdan zayıf olsa da sade bir dille kaleme aldığı oyunlar��nda aile içi çatışmalar ve kadın-erkek ilişkileri gibi temaları işlemiştir. *Çıkmaz Sokak*, *Kırık Muhafaza* ve *Kül ve Alaz* gibi tiyatro eserlerinin yanı sıra *Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye* adlı bir edebiyat tarihi çalışması da bulunmaktadır.

Bu parçada söz edilen Fecr-i Âti sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehabettin Süleyman

Cevap

Şehabettin Süleyman
Parçada özellikleri ve eserleri verilen Fecr-i Âti sanatçısı Şehabettin Süleyman'dır. Sanatçı, topluluğun tiyatro alanındaki en üretken isimlerinden biri olup 'Çıkmaz Sokak', 'Kırık Muhafaza', 'Kül ve Alaz' gibi tiyatro oyunlarının ve 'Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye' adlı edebiyat tarihi çalışmasının yazarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada ipucu olarak verilen eserleri ve yazarın edebi özelliklerini analiz etmek.
Yazarın Fecr-i Âti topluluğu üyesi olduğu, tiyatro ve edebiyat tarihi alanlarında eser verdiği, 'Çıkmaz Sokak', 'Kırık Muhafaza', 'Kül ve Alaz' ve 'Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye' eserlerinin sahibi olduğu tespit edilir.
Soruda tanıtılan sanatçıyı doğru teşhis edebilmek için verilen eserlerin kime ait olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki sanatçıları ve eserlerini verilen bilgilerle karşılaştırmak.
Tahsin Nahit ve Müfit Ratip Fecr-i Âti sanatçısı olmalarına rağmen bu eserlerin sahibi değildir; Cenap Şahabettin ve Hüseyin Cahit Yalçın ise Servet-i Fünun dönemine aittir. Bu eserlerin Şehabettin Süleyman'a ait olduğu sonucuna ulaşılır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak ve edebi dönem/sanatçı eşleştirmesini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin