Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 281Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma projelerinin kendilerine has gerekçeleri ve öncelikli hedefleri bulunmaktadır. Aşağıda verilen bölgesel kalk��nma projelerini, kurulmalarına zemin hazırlayan temel gerekçeler ve hedeflerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP)
Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK)
Konya Ovası Projesi (KOP)
Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) havza yönetimi ve çevre koruma; Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK) demir-çelik ve kömür bağımlılığını azaltıp sektörel çeşitlilik sağlama; Konya Ovası Projesi (KOP) dış havzalardan su taşıyarak sulama ve yeraltı suyu sorununu çözme; Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) yayla turizmi ve kıyı-iç kesim entegrasyonu ile eşleşmektedir.
Bölgesel kalkınma projeleri coğrafi bölgelerin kendilerine has sorunlarını çözmek amacıyla tasarlanmıştır. Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) akarsu kirliliği ve taşkın kontrolüne; Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK) demir-çelik ve taş kömürü dışı sektörleri geliştirerek tek bir sektöre bağımlılığı azaltmaya; Konya Ovası Projesi (KOP) kuraklık ve aşırı yeraltı suyu kullanımı sebebiyle Göksu Havzası'ndan Mavi Tünel ile su aktarımına; Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) ise engebeli arazide yayla turizmini (Yeşil Yol) canlandırıp iç kesim entegrasyonunu sağlamaya yönelik hedeflerle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Yeşilırmak ve kollarındaki taşkın, erozyon ve kirlilik sorunlarının çözümü öncelikli olduğundan bu proje erozyon ve çevre korumayla ilgili olan ifadeyle eşleşir.
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) doğrudan akarsu havzasının ekolojik ve çevresel sorunlarını çözmeyi hedefler.
2
Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Bölgenin taş kömürü ve demir-çelik sanayisine olan aşırı bağımlılığını azaltmak ve alternatif sektörleri geliştirmek amacıyla hazırlanan plan ile eşleşir.
Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK) bir sanayi dönüşüm ve çeşitlendirme projesidir.
3
Konya Ovası Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Sulama yetersizliğini gidermek ve yeraltı su seviyesini korumak için dış havzalardan su aktarımını (Göksu Nehri - Mavi Tünel) öngören hedefle eşleşir.
Konya Ovası Projesi (KOP) İç Anadolu'nun en büyük tarımsal sulama ve su yönetimi projesidir.
4
Doğu Karadeniz Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Ulaşım altyapısını güçlendirerek yayla turizmini (Yeşil Yol) canlandırmak ve kıyı ile iç kesimler arasındaki bağlantıyı artırmak hedefiyle eşleşir.
Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) yayla turizmi entegrasyonu ve ulaşım bağlantılarını iyileştirme hedefleriyle öne çıkar.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki bölgesel kalkınma projelerinin kuruluş amaçları, odaklandıkları temel ekonomik ve çevresel sorunlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 282Soru

Bilgi işleme modeline göre, dış dünyadan alınan bir uyarının zihnimizde işlenerek kalıcı hale getirilmesi ve ihtiyaç duyulduğunda tekrar hatırlanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki aşamaları, bilginin ilk girişinden itibaren sırasıyla nasıl dizmeliyiz?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama şu şekildedir: Duyusal belleğe giriş, dikkat aracılığıyla kısa süreli belleğe aktarım, kısa süreli bellekte kodlama, uzun süreli bellekte depolama ve son olarak uzun süreli bellekten geri çağırma.
Doğru sıralama duyusal kayıt, dikkat/seçme, kodlama, depolama ve geri getirme adımlarını takip eder. Zihne giren bir uyarıcı önce duyusal belleğe ulaşır, ardından dikkat sayesinde kısa süreli belleğe aktarılır, burada zihinsel olarak kodlanır, uzun süreli bellekte depolanır ve son olarak geri çağrılarak kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Dış dünyadan gelen ham bilginin ilk giriş noktasını belirleme
Bilginin duyusal belleğe girdiği saptanır.
Bilgi işleme modeli çevresel uyarıcıların duyusal kayıtla başlamasını öngörür.
2
Bilginin duyusal kayıttan bir sonraki aşamaya nasıl geçtiğini analiz etme
Dikkatin yöneltilmesiyle bilginin kısa süreli belleğe geçtiği belirlenir.
Kapasitesi sınırsız olan duyusal bellekten sadece dikkat edilen bilgiler kısa süreli belleğe aktarılır.
3
Kısa süreli belleğe gelen bilginin kalıcı hale getirilme hazırlığını inceleme
Bilginin zihinsel tekrar ve şemalarla ilişkilendirilerek kodlandığı görülür.
Kısa süreli bellekteki ham bilgiler kalıcı olabilmek için kodlanmak zorundadır.
4
Kodlanan bilginin nerede saklandığını tespit etme
Bilginin uzun süreli belleğe aktarılarak depolandığı anlaşılır.
Uzun süreli bellek, kodlanmış bilgilerin kalıcı olarak saklandığı depodur.
5
Kalıcı bellekteki bilginin nasıl kullanıldığını analiz etme
Bilginin geri çağrılarak bilinçli alana getirildiği belirlenir.
Öğrenilen bilginin davranışa dönüşmesi veya hatırlanması için uzun süreli bellekten geri çağrılması gerekir.

Anahtar Kavram

Bilgi İşleme Modelinde Bellek Aşamaları ve Bilgi Akışı
Soru 283Soru

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri ile etki alanlarının sınırları (küresel, bölgesel, yerel) arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Buna göre;

I. Fonksiyonel çeşitliliği az olan ve tarım faaliyetlerinin ön planda olduğu şehirlerin küresel etki alanı sınırlı olup genellikle yerel ölçekte kalır.
II. Bir şehrin nüfusunun fazla olması, o şehrin küresel çapta finans, borsa veya idari etkiye sahip olması için tek başına yeterli bir kriterdir.
III. Mekke ve Vatikan gibi dini fonksiyona sahip şehirlerin etki alanı, nüfus miktardan bağımsız olarak küresel bir yayılım gösterir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Tarım ��ehirlerinin yerel etkiye sahip olduğunu ve dini fonksiyonlu şehirlerin nüfustan bağımsız olarak küresel etki gösterdiğini belirten ifadelerin birlikte yer aldığı seçenek doğrudur.
Tarım şehirlerinin yerel etkiye sahip olması ve dini şehirlerin (Mekke, Vatikan) nüfuslarından bağımsız olarak küresel etki göstermesi coğrafi bir gerçektir. Ancak nüfusun fazla olması bir şehrin küresel borsa veya finans merkezi gibi küresel bir etki kazanması için tek başına yeterli değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yargının değerlendirilmesi
Doğru. Tarım şehirleri genellikle dar bir hinterlanda sahip olup yerel düzeyde etki yaratırlar.
Tarım faaliyetleri küresel finansal sistemleri veya uluslararası kararları doğrudan etkileyecek güce sahip değildir.
2
İkinci yargının değerlendirilmesi
Yanlış. Kalabalık nüfuslu her şehir küresel etki alanına sahip değildir.
Bir şehrin küresel etki alanı nüfusunun büyüklüğünden ziyade üstlendiği finans, borsa, ticaret veya idari fonksiyonların niteliğine bağlıdır. Örneğin, Lagos gibi şehirler yüksek nüfusludur ancak küresel etkileri New York veya Londra kadar değildir.
3
Üçüncü yargının değerlendirilmesi
Doğru. Mekke ve Vatikan gibi dini şehirlerin etki alanları küreseldir.
Bu şehirlerin yerleşik nüfusları az olsa da dünya üzerindeki milyonlarca inanan için kutsal sayıldıklarından küresel düzeyde çekim merkezi ve etki alanına sahiptirler.

Anahtar Kavram

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri ile küresel-bölgesel-yerel etki alanları arasındaki ilişki ve nüfusun bu durum üzerindeki sınırlı etkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 284Soru

Fecr-i Âti topluluğu, Türk edebiyatında kısa ömürlü bir oluşum olmasına rağmen bünyesinden önemli şair ve yazarlar çıkarmıştır. Aşağıda sol sütunda bu topluluğa mensup sanatçılar, sağ sütunda ise bu sanatçılara ait eserler ve bu eserlerin belirleyici özellikleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki sanatçıları sağ sütundaki doğru eserlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Emin Bülent Serdaroğlu
Cemil Süleyman
Ahmet Haşim
Tahsin Nahit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Emin Bülent Serdaroğlu 'Kin' şiiriyle, Cemil Süleyman 'Siyah Gözler' romanıyla, Ahmet Haşim 'Piyale' şiir kitabıyla ve Tahsin Nahit 'Ruh-ı Bikayd' şiir kitabıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; Emin Bülent Serdaroğlu topluluğun en meşhur epik çıkışı olan 'Kin' şiiri ile, Cemil Süleyman dönemin nadir mensur eserlerinden biri olan 'Siyah Gözler' romanı ile, Ahmet Haşim saf şiir teorisini taşıyan 'Piyale' şiir kitabı ile ve Tahsin Nahit ise 'Adalar Şairi' sıfatına uygun olarak 'Ruh-ı Bikayd' şiir kitabı ile bir araya gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Emin Bülent Serdaroğlu'nun edebi kimliği incelenir.
Sanatçının en bilinen eseri, topluluğun çıkış ruhunu yansıtan ve geniş kitlelerce tanınan epik nitelikli 'Kin' şiiridir.
Topluluğun şiir anlayışındaki farklı eğilimleri ayırt etmek.
2
Cemil Süleyman'ın Fecr-i Âti topluluğundaki yeri belirlenir.
Dönemin şiir ağırlıklı yapısına karşın hikaye ve roman türlerinde eser veren sanatçının 'Siyah Gözler' adlı psikolojik/realist romanı öne çıkar.
Fecr-i Âti'deki nesir (roman/hikaye) temsilcilerini ve eserlerini saptamak.
3
Ahmet Haşim'in poetikası ve şiir kitapları değerlendirilir.
Sembolist anlayışla saf şiir teorisini kuran sanatçının akşam ve göl temalarını işlediği şiirlerini içeren 'Piyale' eseri belirlenir.
Topluluğun kuramsal düzeydeki en güçlü şairini ve eserini bulmak.
4
Tahsin Nahit'in edebi unvanı ve eseri eşleştirilir.
Bireysel melankoliyi Adalar temasıyla birleştiren ve 'Adalar Şairi' olarak tanınan sanatçının şiirlerini topladığı 'Ruh-ı Bikayd' eseri tespit edilir.
Fecr-i Âti şiirinde öne çıkan özel unvanlı şairleri ve eserlerini eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti dönemi sanatçılarının edebi yönelimleri, unvanları ve yazdıkları önemli eserler arasındaki ilişkilerin kurulması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 285Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen günlük yaşam durumlarını, sağ sütundaki ilgili toplumsal statü ve rol kavramlarıyla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir polis memurunun, suça karışan öz oğlunu gözaltına almak zorunda kaldığında hissettiği mesleki sorumluluk ile babalık duygusu arasında kararsızlık yaşaması
Yıllarca tiyatro oyunculuğu yapmış bir annenin, akşamları çocuklarına masal anlatırken karakterleri büyük bir ustalıkla seslendirip onları eğlendirmesi
Bir kadının; eş, sporcu ve apartman yöneticisi gibi birçok konuma sahip olmasına karşın, girdiği her ortamda öncelikle 'vali' unvanıyla karşılanıp bu kimliğiyle itibar görmesi
Yoksul mahallelerde ücretsiz halk sağlığı seminerleri düzenleyen bir eczacının, maddi kazancından bağımsız olarak mahalle sakinleri tarafından derin bir sevgi ve hürmetle karşılanması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Günlük yaşam durumlarından polis memurunun yaşadığı durum rol çatışmasıyla, tiyatrocu annenin durumu rol pekişmesiyle, valinin konumu anahtar statüyle ve eczacının gördüğü hürmet toplumsal saygınlıkla eşleşir.
Verilen eşleştirmede; polisin yaşadığı çelişki rol çatışmasıyla, tiyatrocunun annelik rolünü kolaylaştırması rol pekişmesiyle, valiliğin diğer statüleri gölgede bırakması anahtar statüyle ve eczacının gördüğü hürmet toplumsal saygınlıkla tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk durumdaki polisin yaşadığı sıkışmayı analiz etme
Polislik mesleğinin yasal kuralları ile babalık rolünün koruma içgüdüsü çatışmaktadır, bu durum rol çatışmasıdır.
Bireyin sahip olduğu iki veya daha fazla rolün beklentilerinin aynı anda yerine getirilememesi rol çatışmasına yol açar.
2
İkinci durumdaki tiyatrocu annenin becerilerini inceleme
Tiyatroculuk rolünün getirdiği beceriler, annelik rolünü icra etmeyi kolaylaştırmaktadır, bu durum rol pekişmesidir.
Bir rolün diğer rolün yerine getirilmesini kolaylaştırması rol pekişmesi olarak adlandırılır.
3
Üçüncü durumdaki kadının toplumsal konumlarını değerlendirme
Kadının birçok statüsü arasından 'vali' kimliğinin en belirgin ve baskın olanı olduğu görülmektedir, bu durum anahtar statüdür.
Bireyin sahip olduğu statüler içinden toplumda en etkin olanına, kişiyi tanımlayan ana statüye anahtar statü denir.
4
Dördüncü durumdaki eczacının toplumsal durumunu analiz etme
Eczacının sadece mesleğinden dolayı değil, topluma faydalı davranışları nedeniyle saygı gördüğü anlaşılmaktadır, bu durum toplumsal saygınlıktır.
Bireyin statüsünün gerektirdiği rolleri yerine getirirken gösterdiği başarı ve ahlaki duruş nedeniyle toplumdan gördüğü takdir ve hürmet toplumsal saygınlıktır.

Anahtar Kavram

Toplumsal yapıdaki statü ve rol ilişkileri ile bu ilişkilerin bireyin davranışlarına yansıma biçimleri.
Soru 286Soru

Kösedağ Savaşı (1243) sonrasında Anadolu'da başlayan İlhanlı (Moğol) baskısı, Türkiye Selçuklu Devleti'nin merkezî otoritesini büyük ölçüde sarsmıştır. Bu süreçte Selçuklu idari yapısında ve veraset sisteminde ciddi değişimler meydana gelmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi bağımsızlığının ve egemenlik haklarının İlhanlılar tarafından gasp edildiğinin en doğrudan göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selçuklu tahtına geçecek hükümdarların İlhanlı hanları tarafından tayin edilmesi veya azledilmesi

Cevap

Selçuklu tahtına geçecek hükümdarların İlhanlı hanları tarafından tayin edilmesi veya azledilmesi seçeneğidir.
Bir devletin egemenlik haklarının en üst düzeyi, kendi hükümdarını kendi kurallarına göre belirleyebilmesidir. Türkiye Selçuklu Devleti'nde sultanların İlhanlı hanları tarafından tayin edilmesi ve azledilmesi, devletin bağımsız karar alma gücünü ve egemenliğini tamamen kaybettiğinin en doğrudan siyasi ve hukuki göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kösedağ Savaşı sonrasında Selçuklu Devleti'nin İlhanlılar (Moğollar) karşısındaki durumunu analiz edin.
Savaş sonrasında Selçuklu Devleti bağımsızlığını kaybetmiş ve İlhanlılara bağlı (vassal) bir devlet haline gelmiştir.
Egemenlik haklarının gasp edilmesine dair doğrudan bir kanıt bulabilmek için devletin iç işlerine ve yönetim mekanizmasına yapılan en ağır müdahaleyi tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan siyasi, sosyal ve yönetimsel durumları egemenlik kavramı çerçevesinde karşılaştırın.
Sultanların İlhanlı hanları tarafından belirlenmesi devletin en temel bağımsızlık unsuruna doğrudan müdahaledir.
Hükümdar belirleme gücünün dış bir otoriteye geçmesi, bağımsız egemenlik haklarının fiilen sona erdiğini ve gasp edildiğini gösteren en net göstergedir.

Anahtar Kavram

Kösedağ Savaşı sonrasında Anadolu'da Moğol (İlhanlı) tahakkümü ve Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi bağımsızlığını yitirmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 287Soru

Tarih öncesi dönemlerde Orta Asya coğrafyasında insan topluluklarının yaşam tarzlarını ve teknolojik gelişimlerini yansıtan çeşitli kültür havzaları oluşmuştur. Aşağıda verilen bu kültür merkezlerini, gelişim gösterdikleri dönemlerin başlangıç tarihlerini esas alarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sıras��yla Anav Kültür Merkezi, Andronovo Kültür Merkezi, Karasuk Kültür Merkezi ve Tagar Kültür Merkezi şeklinde olmalıdır.
Orta Asya'nın en eski kültür havzası olan Anav ile başlayan süreç, tunç işçiliğinin geliştiği Andronovo, demirin işlendiği Karasuk ve en gelişmiş evreyi temsil eden Tagar kültürleriyle devam etmiştir. Bu nedenle doğru kronolojik sıralama Anav, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür merkezlerinin tarihsel dönemlerini belirlemek.
Anav (MÖ 4000 - MÖ 1000), Andronovo (MÖ 1700 - MÖ 1200), Karasuk (MÖ 1200 - MÖ 700), Tagar (MÖ 700 - MÖ 300).
Sıralamanın doğru yapılabilmesi için her bir kültür havzasının kronolojik sınırlarının bilinmesi gerekir.
2
Belirlenen tarih aralıklarını geçmişten günümüze (en eskiden en yeniye) doğru dizmek.
İlk sırada en eski olan Anav yer alır. Ardından sırasıyla tunç çağı temsilcisi Andronovo, erken demir çağı temsilcisi Karasuk ve en son evre olan Tagar gelir.
MÖ tarihlerin sayısal değeri büyüdükçe günümüzden uzaklaşıldığı için MÖ 4000 en eski, MÖ 700 ise bu gruptaki en yeni başlangıç tarihidir.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezlerinin Kronolojik Gelişimi ve Karakteristik Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 288Soru

Aşağıda Reşat Nuri Güntekin'in Milli Edebiyat Dönemi roman anlayışını yansıtan *Çalıkuşu* adlı eserindeki olaylar karışık olarak verilmiştir. Bu olayları romandaki kronolojik gelişim sırasına göre sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Feride'nin okul yıllarında 'Çalıkuşu' adını alması ve nişanlanması, nişanın bozulup Anadolu'ya kaçması, Munise'yi evlat edinmesi, Hayrullah Bey ile kağıt üzerinde evlenmesi ve en son Hayrullah Bey'in günlüğü sayesinde Kâmran'a kavuşması s��rasıdır.
Romanın olay örgüsü sırasıyla; Feride'nin eğitim hayatı ve nişanlanması, ihaneti öğrenip Anadolu'ya öğretmen olarak gitmesi, burada Zeyniler köyünde öğretmenlik yapıp Munise'yi evlat edinmesi, ardından dedikodular nedeniyle Hayrullah Bey ile evlenmesi ve nihayetinde Hayrullah Bey'in ölümü sonrası bıraktığı günlük vesilesiyle Kâmran ile birleşmesi şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Feride'nin ilk dönem hayatını ve lakabının kökenini belirlemek.
Feride'nin Dame de Sion'daki okul yıllarında yaramazlıkları sebebiyle 'Çalıkuşu' lakabını alması ve Kâmran ile nişanlanması ilk sıradadır.
Romanın başlangıç kısmındaki temel durumdur.
2
Anadolu'ya gitmesine yol açan kırılma olayını tespit etmek.
Düğün gecesi öncesi Kâmran'ın ihanetini öğrenerek evden kaçması ve Anadolu'ya öğretmen olarak gitmesi ikinci sıradadır.
Feride'nin bağımsız bir kadın olarak hayatını kurmaya karar vermesinin arkasındaki temel sebeptir.
3
Öğretmenlik yıllarının içindeki önemli olayları sıralamak.
Anadolu'da Zeyniler gibi çeşitli köylerde öğretmenlik yaparken Munise'yi evlat edinmesi ve onun vefat etmesi üçüncü sıradadır.
Feride'nin öğretmenlik yıllarındaki en derin dramatik ve duygusal sürecini temsil eder.
4
Anadolu'daki öğretmenlik sürecinin tamamlanma şeklini belirlemek.
Hakkında çıkan dedikodulardan korunmak amacıyla yaşlı doktor Hayrullah Bey ile kağıt üzerinde evlenmesi dördüncü sıradadır.
Bu evlilik Anadolu yıllarının sonunda, toplumsal baskılardan kurtulmak adına yapılmıştır.
5
Romanın çözüm ve sonuç aşamasını tespit etmek.
Hayrullah Bey'in ölümü üzerine bıraktığı vasiyet ve günlük sayesinde Feride'nin İstanbul'a dönüp Kâmran ile tekrar bir araya gelmesi beşinci sıradadır.
Giriş ve gelişme bölümündeki tüm düğümlerin çözüldüğü ve eserin mutlu sonla bittiği kısımdır.

Anahtar Kavram

Çalıkuşu romanının olay örgüsü kronolojisi ve başkahraman Feride'nin gelişim çizgisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 289Soru

Kosta Rika, 1990'lı yıllardan itibaren hızlı ormans��zlaşmayı önlemek ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla 'Çevresel Hizmetlerin Ödenmesi' (PSA) programını başlatmıştır. Bu program kapsamında, arazilerindeki ormanları koruyan veya yeniden ağaçland��rma yapan yerel toprak sahiplerine; karbon tutma, su havzası koruma ve biyoçeşitlilik gibi ekosistem hizmetleri karşılığında devlet tarafından mali destek verilmektedir. Bu planlama sayesinde ülke, orman varlığını %20'lerden tekrar %50'nin üzerine çıkarmayı başarmıştır.

Bu çevresel planlama projesi ve sonuçları dikkate alındığında, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri aç��sından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğal kaynakların korunması ve ekolojik dengenin gözetilmesi ile ekonomik gelişim süreçlerinin bir arada yürütülebileceğini gösterir.

Cevap

Doğal kaynakların korunması ve ekolojik dengenin gözetilmesi ile ekonomik gelişim süreçlerinin bir arada yürütülebileceğini gösterir.
Çevresel koruma ve ekonomik çıkarların dengelenmesi, sürdürülebilir kalkınmanın en temel ilkesidir. Kosta Rika'nın uyguladığı bu program, hem orman varlığını (doğal kaynakları) artırmış hem de yerel halka mali destek sağlayarak ekonomik gelişimi desteklemiştir. Bu durum, ekolojik dengeyi korurken ekonomik faaliyetlerin de sürdürülebileceğini göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen Kosta Rika'nın 'Çevresel Hizmetlerin Ödenmesi' (PSA) programının detaylarını analiz etmek.
Programın yerel halka ormanları koruması karşılığında mali destek (ekonomik getiri) sağladığı ve bu sayede orman varlığının (ekolojik denge) ciddi oranda arttığı belirlenir.
Sürdürülebilirlik projelerinde ekonomik teşvikler ile çevresel koruma arasındaki neden-sonuç ilişkisini anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Elde edilen sonuçları sürdürülebilir kalkınma kavramı ve ilkeleriyle ilişkilendirmek.
Sürdürülebilir kalkınmanın temel amacının gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehlikeye atmadan çevre-ekonomi dengesini kurmak olduğu tespit edilir.
Uygulamanın sürdürülebilirlik hedefleriyle örtüşen yönünü belirlemek için bu kavramsal eşleştirme yapılmalıdır.
3
Seçenekleri değerlendirerek sürdürülebilirlik ilkelerine uygun doğru yargıyı saptamak.
Doğal kaynakların korunması ile ekonomik gelişimin bir arada yürütülebileceğini ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir. Diğer seçeneklerin ise doğal kaynakların sınıflandırılması, uluslararası çevre sözleşmelerinin amaçları ve çevre sorunlarının nedenleri gibi konularda kavram yanılgıları içerdiği saptanır.
Soruda istenen sürdürülebilirlik analizini tamamlamak ve çeldiricileri elemek amacıyla bu değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Çevresel planlama süreçlerinde ekolojik koruma ile ekonomik çıkarların dengelenmesi ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 290Soru

Bir baraj inşaatında çalışan m��hendis Hakan, baraj kapaklarının güvenliğini denetlerken kritik bir hata tespit eder. Bu hatayı bildirmesi durumunda projenin duracağını ve kendisinin de işten çıkarılabileceğini bildiği hâlde, kendi ahlaki ilkeleri doğrultusunda durumu yetkililere rapor eder. Hakan'ın bu eylemini yorumlayan çalışma arkadaşlarından İlker: "Hakan başka türlü davranamazdı; çünkü onun dürüst karakteri, aldığı aile eğitimi ve mesleki ahlak bilinci bu kararı vermesini zorunlu kılmıştır." der. Diğer arkadaşı Semih ise: "Hakan ne yaparsa yapsın, bu olay onun alnına yazılmıştı; dolayısıyla bu raporu vermesi kaçınılmaz bir kaderdi." görüşünü savunur.

Buna göre İlker ve Semih'in açıklamaları, ahlak felsefesinde irade özgürlüğüyle ilgili sırasıyla hangi yaklaşımlara karşılık gelmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Determinizm - Fatalizm

Cevap

Determinizm ve fatalizm yaklaşımlarını sırasıyla veren seçenek doğrudur.
Doğru cevap determinizm ve fatalizm yaklaşımlarını sırasıyla veren seçenektir. İlker'in açıklaması eylemleri psikolojik ve sosyal nedenlere bağlayarak determinizmi temsil ederken, Semih'in açıklaması alınyazısı ve kaçınılmazlık vurgusuyla fatalizmi temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlker'in açıklamasını analiz etmek.
İlker, Hakan'ın dürüst karakteri, aldığı aile eğitimi ve mesleki ahlak bilinci gibi etkenlerin Hakan'ın kararını zorunlu kıldığını savunmaktadır. Bu görüş, insan eylemlerinin çeşitli içsel ve dışsal nedenler tarafından belirlendiğini savunan gerekircilik (determinizm) yaklaşımına uygundur.
İrade özgürlüğü tartışmalarında nedensel belirlenmişlik vurgusunu saptamak.
2
Semih'in açıklamasını analiz etmek.
Semih, Hakan'ın eyleminin onun alnına yazıldığını ve bu durumun kaçınılmaz bir kader olduğunu belirtmektedir. Bu görüş, her şeyin önceden doğaüstü bir güç tarafından belirlendiğini ve insanın bunu değiştiremeyeceğini savunan yazgıcılık (fatalizm) yaklaşımına karşılık gelir.
Kader ve kaçınılmazlık vurgusuna dayalı yaklaşımı belirlemek.
3
Belirlenen yaklaşımları sırasıyla eşleştirerek doğru seçeneği bulmak.
Birinci açıklama determinizm, ikinci açıklama fatalizm olduğu için doğru sıralama determinizm ve fatalizm şeklinde olmalıdır.
Soru kökündeki 'sırasıyla' ifadesine uygun olarak doğru eşleşmeyi sağlamak.

Anahtar Kavram

Ahlaki İrade Özgürlüğü Yaklaşımları (Determinizm ve Fatalizm Ayrımı)
Soru 291Soru

Bir bölgede demir yolu ağının genişletilmesi ve sanayi tesislerinin kurulması, o güne kadar tarımla uğraşan yerel halkın fabrika işçiliğine yönelmesine, komşuluk ilişkilerinin yerini daha resmi iş ilişkilerinin almasına ve geniş aile yapısının çözülerek çekirdek aile modeline dönüşmesine zemin hazırlamıştır.

Bu parçada anlatılan durum, toplumsal yapının unsurları arasındaki ilişki açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir yolu ve sanayi gibi maddi yapı unsurlarındaki değişimler; aile yapısı, ilişkiler ve değerler gibi manevi yapı unsurlarını da beraberinde dönüştürür.

Cevap

Demir yolu ve sanayi gibi maddi yapı unsurlarındaki değişimlerin; aile yapısı, ilişkiler ve değerler gibi manevi yapı unsurlarını da beraberinde dönüştürdüğü yargısı söylenebilir.
Parçada demir yolu ve sanayi tesislerinin kurulması gibi maddi yapı unsurlarının değişmesinin, toplumsal ilişkilerin resmiyet kazanması ve çekirdek aileye geçiş gibi manevi/kültürel unsurları dönüştürdüğü açıkça görülmektedir. Bu durum, toplumsal yapının maddi unsurlarındaki değişimin manevi unsurları etkilediği yargısını doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen maddi ve manevi yapı unsurlarını tespit etme.
Demir yolu ağının genişletilmesi ve sanayi tesislerinin kurulması maddi (fiziki/teknolojik) unsurlardır. Komşuluk ilişkilerinin de��işmesi, aile yapısının genişten çekirdeğe dönüşmesi ise manevi (kültürel/sosyal) unsurlardır.
Toplumsal yapıyı oluşturan iki temel boyutu ve bunlara ait ögeleri ayırt etmek analizin ilk adımıdır.
2
Maddi ve manevi unsurlar arasındaki nedensellik ilişkisini kurma.
Maddi unsurlardaki (ulaşım altyapısı ve endüstrileşme) değişimin, manevi unsurlarda (ilişki biçimleri ve aile yapısı) değişime yol açtığı belirlenmiştir.
Toplumsal yapının unsurlarının birbirini nasıl etkilediğini ve yapısal değişimin yönünü kavramak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı saptama.
Maddi yapı unsurlarındaki değişimin manevi unsurları dönüştürdüğünü belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Sosyolojide toplumsal yapının bütüncül ve dinamik doğasını açıklayan doğru genel yargıya ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Toplumsal yapının maddi ve manevi unsurlarının karşılıklı etkileşimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 292Soru

Mantıkçı pozitivizm, felsefeyi bilimlerin dilini analiz eden ve metafiziksel önermeleri anlamsız kılmayı hedefleyen mantıksal bir etkinlik olarak tanımlar. Rudolf Carnap gibi düşünürler, olgusal olarak doğrulanamayan her türlü iddiayı 'sözde önerme' olarak nitelendirip eler. Buna karşın varoluşçu filozoflar, insanın kaygı, hiçlik ve ölüm karşısındaki öznel deneyimlerinin mantıksal kalıplara sığdırılamayacağını ve felsefenin asıl görevinin bu somut insanlık durumunu sorgulamak olduğunu savunurlar.

Bu parçadan hareketle, mantıkçı pozitivizm ile varoluşçuluk arasındaki temel felsefi ayrışma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefi etkinliğin temel amac��nın dildeki mantıksal yapıları çözümlemek mi yoksa bireyin varoluşsal gerçekliğini anlamlandırmak mı olduğu

Cevap

Felsefi etkinliğin temel amacının dildeki mantıksal yapıları çözümlemek mi yoksa bireyin varoluşsal gerçekliğini anlamlandırmak mı olduğu
Felsefi etkinliğin temel amacının dildeki mantıksal yapıları çözümlemek mi yoksa bireyin varoluşsal gerçekliğini anlamlandırmak mı olduğu yönündeki yargı doğrudur. Mantıkçı pozitivizm felsefeyi yalnızca dilin mantıksal analiziyle sınırlı tutup metafiziği dışlarken, varoluşçuluk felsefeyi insanın kaygı, ölüm ve hiçlik gibi doğrudan doğruya öznel varoluş koşullarını inceleyen bir alan olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki mantıkçı pozitivizm tanımını analiz etme
Mantıkçı pozitivizmin felsefeyi dil çözümlemesi yapan ve olgusal doğrulanamayan metafiziği dışlayan mantıksal bir etkinlik olarak gördüğü saptanır.
İlk akımın felsefenin amacına dair temel iddiasını belirlemek için.
2
Parçadaki varoluşçuluk tanımını analiz etme
Varoluşçuluğun felsefeyi insanın somut, öznel varoluşsal durumlarını (kaygı, ölüm, hiçlik) anlamlandırma çabası olarak gördüğü saptanır.
İkinci akımın felsefeye yüklediği misyonu tespit etmek için.
3
İki akım arasındaki felsefe tanımlarını ve amaçlarını karşılaştırma
Mantıkçı pozitivizmin biçimsel/dilsel sınırlandırmasına karşı varoluşçuluğun insani/yaşamsal odağı arasındaki köklü işlev farkı görülür.
Seçenekler arasından bu iki yaklaşımın felsefenin amacına dair ayrışmasını doğru formüle eden yargıyı seçmek için.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Felsefesinde Mantıkçı Pozitivizm ve Varoluşçuluk Akımlarının Felsefeye Bakışı ve İşlev Farklılıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 293Soru

Ufukta bir dakika belirdi ince hilal,
Gül yüzünü görmek için göğe uzandı dal.

Bu dizelerde yer alan edebî sanatlarla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 'Gül yüz' ifadesinde sevgilinin yüzü (benzeyen) söylenmeyip sadece gül (benzetilen) kullanıldığı için açık istiare yapılmıştır.

Cevap

'Gül yüz' ifadesinde sevgilinin yüzü (benzeyen) söylenmeyip sadece gül (benzetilen) kullanıldığı için açık istiare yapılmıştır diyen açıklamadır. Çünkü bu ifadede hem benzeyen (yüz) hem de benzetilen (gül) unsurları bir arada yer aldığından teşbih-i beliğ yapılmıştır.
Sevgilinin yüzünün gül olarak nitelendirildiği 'gül yüz' ifadesinde hem benzeyen (yüz) hem de kendisine benzetilen (gül) ögeleri yer almaktadır. Sadece bu iki temel ögeyle yapılan benzetmelere teşbih-i beliğ adı verilir. Açık istiarede ise benzeyen unsur yer almaz, sadece kendisine benzetilen bulunur. Bu nedenle bu ifade yanlış bir açıklamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin anlamını ve barındırdığı temel edebi göstergeleri çözümleyin.
Dizelerde dalın göğe doğru uzanması, sevgilinin gül yüzünü görme isteğine bağlanmış ve 'gül yüz' ifadesi kullanılmıştır.
Edebi sanatları doğru teşhis edebilmek için kelimelerin gerçek ve mecazi anlam ilişkilerini tespit etmek gerekir.
2
Dizelerdeki edebi sanatları seçeneklerdeki iddialarla karşılaştırın.
Dalın uzaması hüsn-i talil, dala görme isteği verilmesi teşhis (ve kapalı istiare), gül ile dal kullanımı tenasüp ile örtüşmektedir.
Doğru açıklamaları eleyerek yanlış olan seçeneği bulmak amaçlanır.
3
'Gül yüz' ifadesinin benzetme unsurlarını ve istiare/teşbih ilişkisini değerlendirin.
'Gül yüz' ifadesinde benzeyen (yüz) ve benzetilen (gül) bir arada kullanılmıştır. Açık istiarede ise benzeyen unsur kullanılmaz.
Teşbih-i beliğ ile açık istiare arasındaki kavramsal farkı ortaya koyarak seçeneğin yanlışlığını kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Teşbih-i Beliğ ve Açık İstiare Ayrımı
Soru 294Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Servet-i Fünun Dönemi şiirleri ile sağ sütunda verilen bu şiirlerin içeriksel ve tematik özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Elhan-ı Şita
Sis
Tarih-i Kadim
Temâşâ-yı Leyâl

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Elhan-ı Şita şiiri Cenap Şahabettin'in kış manzarasını sembolist üslupla anlattığı metinle; Sis şiiri Tevfik Fikret'in İstanbul'u eleştirdiği metinle; Tarih-i Kadim şiiri Tevfik Fikret'in din ve tarih kurumlarını eleştirerek Mehmet Akif ile tartışmasına yol açan metinle; Tem��şâ-yı Leyâl şiiri ise Cenap Şahabettin'in gece manzarasını melankolik ahenkle tasvir ettiği metinle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Elhan-ı Şita kar yağışını sembolist estetikle işleyen Cenap Şahabettin şiiriyle; Sis ise İstanbul'u olumsuz tasvir eden Tevfik Fikret şiiriyle birleşir. Tarih-i Kadim felsefi/dini eleştirileriyle Tevfik Fikret'e ait olup Akif'le olan tartışmayı simgeler. Temâşâ-yı Leyâl ise Cenap Şahabettin'in gece manzarasını bireysel bir duyarlılıkla anlattığı şiiridir.

Adım Adım Çözüm

1
Elhan-ı Şita şiirinin incelenmesi
Bu şiirin Cenap Şahabettin'e ait olduğu ve kış mevsimini (karın yağışını) müzikaliteyle yansıttığı bilinmektedir. Dolay��sıyla Cenap Şahabettin'in kış manzarasını sembolist üslupla anlattığı açıklamayla eşleşir.
Eser-yazar ve içerik bilgisini doğrulamak amacıyla.
2
Sis şiirinin incelenmesi
Sis şiiri Tevfik Fikret'e aittir ve şair bu şiirinde İstanbul'u olumsuz tasvirlerle eleştirir. Bu durum, İstanbul'un ahlaki yönden çökmüş olarak tasvir edildiği açıklamayla eşleşir.
Tevfik Fikret'in toplumsal nitelikli başyapıtlarından birini tespit etmek amacıyla.
3
Tarih-i Kadim şiirinin incelenmesi
Tevfik Fikret'in din ve tarih eleştirisi yaptığı, sonrasında Mehmet Akif'in Süleymaniye Kürsüsünde adlı eserinde ona yanıt vermesiyle tartışmaya dönüşen Tarih-i Kadim şiiri, din ve tarih kurumlarına yönelik sert eleştirileri barındıran açıklamayla eşleşir.
Edebi tartışmalar ve felsefi içerik eşleşmesini bulmak için.
4
Temâşâ-yı Leyâl şiirinin incelenmesi
Cenap Şahabettin'in bireysel duyarlılıkla doğayı, özellikle de gece manzarasını betimlediği Temâşâ-yı Leyâl şiiri, ahenkli sözcüklerle gece manzarasının melankolik etkisini anlatan açıklamayla eşleşir.
Kalan son ögeyi doğru sanatsal bağlamla eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Dönemi şairlerinden Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in eserlerinin tematik ve içeriksel özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 295Soru

Orta Çağ felsefesinde bilginin doğruluğu, kutsal metinlerin ve dogmatik otoritelerin onayına bağlıyken; Descartes felsefesinde her şeyden, hatta kendi bedeninden ve dış dünyadan bile şüphe eden özne, şüphe etme eyleminin kendisinde kesin bir dayanak bulur. Düşünen bir varlık olarak kendi varlığından şüphe edemeyeceğini fark eden özne, hakikatin ölçütünü dışsal otoritelerde değil, kendi zihninde kurar.

Buna göre Descartes'ın kartezyen felsefesi, bilginin kaynağı ve ölçütü açısından Orta Çağ felsefesinden aşağıdaki yönlerin hangisiyle ayrılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakikatin temelini ve güvenilirliğini dışsal dogmatik otoriteler yerine düşünen öznenin kendi zihninde temellendirmesiyle

Cevap

Descartes'ın kartezyen felsefesi, bilginin ve hakikatin öl��ütünü dışsal otoriteler yerine düşünen öznenin kendi zihinsel kesinliğinde temellendirmesi yönüyle Orta Çağ felsefesinden ayrılır.
Doğru yanıt, hakikatin temelini ve güvenilirliğini dışsal dogmatik otoriteler yerine düşünen öznenin kendi zihninde temellendirilmesidir. Metinde açıklandığı üzere Orta Çağ bilginin doğruluğunu dışsal dogmatik otoritelerin onayına bağlarken, Descartes şüphe eden öznenin kendi zihinsel eylemini kesin bir dayanak kabul ederek hakikatin ölçütünü zihinde kurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Orta Çağ felsefesinin bilgi ve doğruluk ölçütünü tespit etmek.
Metne göre Orta Çağ'da doğruluğun ölçütü kutsal metinler ve kilise otoriteleri gibi dışsal unsurlardır.
Descartes ile yapılacak karşılaştırmanın ilk zeminini belirlemek.
2
Descartes felsefesinin bilgiye yaklaşımını ve kesinlik arayışını incelemek.
Descartes'ın her şeyden şüphe ederek başladığı, ancak şüphe eden kendi zihninin varlığını kesin bir hakikat ölçütü olarak merkeze aldığı görülür.
Kartezyen felsefenin epistemolojik temelini ortaya koymak.
3
İki yaklaşım arasındaki temel farkı belirleyerek doğru seçeneği bulmak.
Orta Çağ felsefesinin dışsal otoriteye dayalı bilgi anlayışına karşın, Descartes'ın hakikati düşünen öznenin kendi zihninde kurduğu belirlenir.
Sorunun kökünde istenen ayırt edici farkı netleştirmek.

Anahtar Kavram

Kartezyen epistemolojide öznenin kendi zihinsel kesinliğinin (cogito) hakikatin ölçütü yapılması ve dogmatik otoritelerden kopuş.
Soru 296Soru

İnsan davranışlarının ve zihinsel süreçlerinin biyolojik temellerini inceleyen psikobiyoloji; beynin farklı bölge ve loblarının üstlendiği özgül işlevler üzerinde durur. Aşağıdaki sol sütunda verilen beyin yapılarını, sağ sütunda verilen bu yapıların doğrudan sorumlu olduğu fizyolojik ve davranışsal işlevlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hipotalamusun Ventromedial Bölgesi
Limbik Sistemin Amigdala Çekirdeği
Prefrontal Korteks (Ön Alın Bölgesi)
Sol Yarımküre Broca Alanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hipotalamusun ventromedial bölgesi doyma hissiyle (hiperfaji); amigdala korku ve duygusal tepkilerle; prefrontal korteks sosyal karar alma ve dürtü kontrolüyle; Broca alanı ise motor konuşma üretimiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede hipotalamusun ventromedial bölgesi tokluk kontrolüyle, amigdala korku ve duygusal tepkilerle, prefrontal korteks sosyal kontrol ve stratejik planlamayla, Broca alanı ise akıcı konuşma üretimiyle ilişkilendirilmiştir. Bu eşleştirme, ilgili anatomik bölgelerin hasarları ve işlevleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotalamusun ventromedial bölgesinin (VMH) temel işlevini analiz edin.
VMH'nin organizmada doyma sinyalini üreten tokluk merkezi olduğu belirlenir.
Hasar gördüğünde tokluk hissi oluşmadığı için kontrolsüz yeme davranışı (hiperfaji) başlar.
2
Amigdalanın psikobiyolojik süreçlerdeki yerini ve işlevini değerlendirin.
Amigdalanın korku, tehdit algısı ve saldırganlık gibi temel hayatta kalma duygularını yönettiği sonucuna varılır.
Korku koşullanması ve duygusal belleğin temel belirleyicisi olması bu yapının temel özelliğidir.
3
Prefrontal korteksin (ön alın korteksi) yürütücü işlevlerini inceleyin.
Bu bölgenin planlama, karar verme ve dürtü kontrolü gibi üst düzey bilişsel denetim sağladığı tespit edilir.
Ahlaki muhakeme ve toplumsal normlara uyum bu bölgenin bütünlüğüyle doğrudan ilişkilidir.
4
Sol yarımkürede yer alan Broca alanının işlevsel hasar sonuçlarını değerlendirin.
Konuşma üretimi ve artikülasyondan sorumlu olduğu için hasarında akıcı konuşmanın bozulduğu gözlenir.
Seslerin kelimelere dökülmesi sürecindeki motor koordinasyon bu alan tarafından koordine edilir.

Anahtar Kavram

Beyin Yapıları ve Davranışsal İşlevleri
Soru 297Soru

I. Taş kömürü madenciliğinde verimliliği artırmak amacıyla işletmelerin modernize edilmesi ve yeniden yapılandırılması
II. "Yeşil Yol Projesi" ile bölgedeki yaylaların ulaşım altyapısının geliştirilerek alternatif turizm faaliyetlerinin canlandırılması
III. Bölge ekonomisinin sadece kömür ve demir-çelik sanayisine dayanmasından kaynaklanan riskleri azaltmak için tarım, turizm ve hizmetler gibi ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi
IV. Filyos Vadisi Projesi ile bölgede büyük bir liman ve sanayi bölgesi oluşturularak uluslararası lojistik imkânların geliştirilmesi

Yukarıdakilerden hangileri Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi'nin (ZBKP) hedefleri arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve IV

Cevap

Taş kömürü madenlerinin modernizasyonu, ekonomik yapının çeşitlendirilmesi ve Filyos Vadisi Projesi hedeflerini içeren öncüllerin birlikte verildiği seçenek doğrudur.
Taş kömüründe verimliliğin artırılması, ekonomik yapının kömür ve sanayi dışı alanlarla çeşitlendirilmesi ve Filyos Vadisi Projesi, ZBKP'nin ana kalkınma stratejileri arasındadır.

Adım Adım Çözüm

1
ZBKP (Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi) kapsamında yer alan hedefleri belirleme
Projenin ana hedefleri: Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) işletmelerinin modernizasyonu, demir-çelik ve kömüre olan bağımlılığı azaltarak ekonomiyi çeşitlendirmek, Filyos Vadisi Projesi kapsamında liman ve sanayi bölgesi oluşturmaktır.
Soruda verilen öncüllerin kalkınma projesinin hedefleriyle uyuşup uyuşmadığını test etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki yabancı kalkınma projelerine ait hedefleri eleme
İkinci öncülde belirtilen 'Yeşil Yol Projesi', Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındadır, ZBKP ile bir ilgisi yoktur.
Farklı bölgesel kalkınma projelerinin sınırlarını belirlemek ve hedefleri birbirinden ayırt etmek gerekir.
3
Doğru öncülleri bir araya getirerek doğru seçeneği belirleme
Birinci, üçüncü ve dördüncü öncüller ZBKP hedefleri arasında yer aldığından doğru cevap bu öncüllerin birlikte verildiği seçenektir.
Elde edilen veriler doğrultusunda kesin sonuca ulaşmak amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Kalkınma Projesi (ZBKP) Hedefleri ve Özellikleri
Soru 298Soru

Aşağıda verilen şehirler ile bu şehirlerin küresel ya da bölgesel ölçekteki etki alanlarını belirleyen baskın fonksiyonel özelliklerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kudüs
Detroit
Brüksel
Şanghay

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kudüs - Dini etki; Detroit - Sanayi etkisi; Brüksel - İdari etki; Şanghay - Ticaret/Liman etkisi
Kudüs şehri dini fonksiyonuyla, Detroit şehri sanayi (otomotiv) fonksiyonuyla, Brüksel şehri idari fonksiyonuyla (AB ve NATO merkezleri), Şanghay ise liman ve ticaret fonksiyonuyla eşleşmektedir. Bu eşleşmeler şehirlerin küresel ve bölgesel etki alanlarını doğrudan yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kudüs şehrinin baskın fonksiyonunu belirleme
Kudüs, ü�� semavi din (İslam, Hristiyanlık, Yahudilik) için de kutsal merkezleri barındıran küresel bir dini şehirdir.
Dini fonksiyonu nedeniyle etki alanı küresel ölçektedir.
2
Detroit şehrinin baskın fonksiyonunu belirleme
Detroit, ABD'nin ve dünyanın en önemli otomotiv sanayi merkezlerinden biri olup sanayi fonksiyonuyla bilinir.
Sanayi üretimi ve ilgili ekonomik faaliyetler şehrin ana karakterini belirler.
3
Brüksel şehrinin baskın fonksiyonunu belirleme
Brüksel, Avrupa Birliği ve NATO gibi küresel düzeydeki siyasi örgütlerin idari organlarını barındıran idari bir şehirdir.
Uluslararası siyasi karar merkezlerine ev sahipliği yapması idari etki alanını genişletir.
4
Şanghay şehrinin baskın fonksiyonunu belirleme
Şanghay, Çin'in en büyük ticaret ve finans kenti olup, devasa limanıyla küresel ticareti yönlendiren liman/ticaret fonksiyonuna sahiptir.
Deniz yolu taşımacılığı ve küresel finansal işlemler ana fonksiyonlarıdır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin ön plana çıkan baskın fonksiyonel özellikleri ve bu fonksiyonların belirlediği küresel-bölgesel etki alanları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 299Soru

Tiyatro oyuncusu Selin, üç sezon boyunca başrolünü oynadığı Türkçe "Hamlet" oyunundaki tüm repliklerini eksiksiz ezberlemiştir. Bu yıl ise oyunun İngilizce versiyonunda rol almış ve aylarca İngilizce replikleri ezberlemek için çalışmıştır. Selin'in bu süreçte yaşadığı iki durum şu şekildedir:

I. İngilizce oyunun galasında, sahne sırası kendisine geldiğinde zihnine sürekli eski Türkçe replikler gelmiş ve İngilizce replikleri hatırlamakta zorlanmıştır.
II. Birkaç hafta sonra katıldığı bir radyo programında kendisinden oyunun Türkçe versiyonundan bir bölüm okuması istendiğinde, yeni öğrendiği İngilizce repliklerin araya girmesi nedeniyle eski Türkçe replikleri hatırlamakta güçlük çekmiştir.

Buna göre Selin'in yaşadığı I ve II numaralı durumlar, sırasıyla aşağıdaki unutma nedenlerinden hangilerine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. İleriye ket vurma - II. Geriye ket vurma

Cevap

Selin'in eski Türkçe repliklerinin yeni İngilizce replikleri engellemesi 'ileriye ket vurma', yeni İngilizce repliklerin eski Türkçe replikleri unutturması ise 'geriye ket vurma' durumuna örnektir.
Selin'in eski Türkçe repliklerinin yeni öğrendiği İngilizce replikleri engellemesi durumu, geçmişteki öğrenmelerin yeni öğrenilen bilgilerin hatırlanmasını güçleştirmesi anlamına gelen ileriye ket vurmadır. Yeni öğrendiği İngilizce repliklerin ise eski Türkçe repliklerin hatırlanmasını zorlaştırması durumu, yeni bilgilerin eski bilgileri unutturması anlamına gelen geriye ket vurmadır. Dolayısıyla bu iki durum sırasıyla ileriye ket vurma ve geriye ket vurma örnekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki birinci durumu (I) analiz etme.
Selin'in eski Türkçe repliklerinin, yeni öğrendiği İngilizce replikleri hatırlamasını zorlaştırdığı görülür. Bu durum, eski öğrenilen bilginin yeni öğrenilen bilgiyi engellemesi olan 'ileriye ket vurma' kavramıyla açıklanır.
Geçmişteki öğrenmelerin yeni bilgilerin edinilmesini ya da hatırlanmasını engellemesi durumu psikolojide ileriye ket vurma olarak tanımlanır.
2
Senaryodaki ikinci durumu (II) analiz etme.
Selin'in yeni öğrendiği İngilizce repliklerin, eski Türkçe replikleri hatırlamasını zorlaştırdığı görülür. Bu durum, yeni öğrenilen bilginin eski bilgiyi unutturması olan 'geriye ket vurma' kavramıyla açıklanır.
Yeni öğrenilen bilgilerin eski öğrenilmiş bilgileri unutturması veya hatırlanmasını zorlaştırması durumu psikolojide geriye ket vurma olarak tanımlanır.
3
Elde edilen sonuçları birleştirerek doğru seçeneği belirleme.
I. durum ileriye ket vurma, II. durum geriye ket vurma olarak belirlenir. Bu eşleşmeyi sırasıyla içeren seçenek doğru cevaptır.
Soruda durumların sırasıyla hangi unutma nedenlerine örnek olduğu istendiği için doğru eşleştirme sırası takip edilmelidir.

Anahtar Kavram

Ket Vurma (İleriye ve Geriye Ket Vurma)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 300Soru

Evinde salon bitkileri yetiştiren Selim, bitkilerinin yapraklarının sararıp dökülmesini önlemek için toprağın nem oranını düzenli olarak kontrol etmekte ve kuruma belirtisi gördüğünde sulama yapmaktadır. Kuruma ve sararma gibi istenmeyen durumların sulama eylemiyle ortadan kalktığını gören Selim’in sulama yapma sıklığı zamanla artmıştır. Selim'in küçük oğlu Alp ise saksıdaki çiçekleri kopardığı için babasından sert bir uyarı almış ve bu olaydan sonra çiçekleri koparma davranışını yinelememiştir.

Buna göre, Selim'in sulama yapma sıklığının artması ve Alp'in çiçekleri koparma davranışını sonlandırması edimsel koşullanmanın sırasıyla hangi kavramlarıyla açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumsuz pekiştirme - Ceza

Cevap

Olumsuz pekiştirme - Ceza
Doğru yanıt, ilk durumun olumsuz pekiştirme, ikinci durumun ise ceza olduğunu belirten seçenektir. Selim'in bitkileri sulama davranışı, yaprakların sararması gibi rahatsız edici/olumsuz bir durumun ortadan kalkmasını sağladığı için bu davranışın sıklığı artmıştır ve bu süreç olumsuz pekiştirmedir. Alp'in çiçekleri koparma davranışı ise babasının sert uyarısıyla (ortama rahatsız edici bir uyarıcının girmesi) sonlandırıldığı için ceza sürecidir.

Adım Adım Çözüm

1
Selim'in sulama yapma davranışının sonuçlarını analiz etmek.
Sulama davranışı sonrasında kuruma ve sararma gibi olumsuz durumlar ortadan kalkmış ve sulama yapma davranışının sıklığı artmıştır.
İstenmeyen durumun ortamdan çıkarılarak davranış sıklığının artırılması olumsuz pekiştirme kavramına karşılık gelir.
2
Alp'in çiçekleri koparma davranışının sonuçlarını analiz etmek.
Çiçek koparma davranışı sonrasında babasından sert bir uyarı almış ve bu davranış sonlanmıştır.
Davranışın ardından ortama hoş olmayan bir uyarıcının eklenmesi ve davranışın sonlandırılması ceza kavramıyla açıklanır.
3
Bulunan kavramları sırasıyla birleştirerek doğru seçeneği belirlemek.
Sıralama 'Olumsuz pekiştirme - Ceza' şeklindedir.
Her iki davranışın edimsel koşullanmadaki doğru karşılıklarını sırasıyla eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Edimsel koşullanmada pekiştirme ve ceza türlerinin ayrımı
ÖncekiSayfa 15 / 437Sonraki