Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 341Soru

Bir sahil kasabasında geçimini geleneksel balıkçılıkla sağlayan yerel halkın, bölgenin turizm merkezi ilan edilip büyük otellerin ve limanların inşa edilmesiyle birlikte turizm sektöründe çalışmaya başladığı gözlemlenmiştir. Bu mekânsal ve ekonomik dönüş��mle birlikte, kasabadaki geleneksel imece usulü yardımlaşma ilişkileri zayıflamış ve yerini profesyonel hizmet sözleşmeleri ile hukuki normlara bırakmıştır.

Bu durum toplumsal yapı kavramı ve unsurları açısından analiz edildiğinde, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi yapı unsurlarındaki (fiziki çevre ve ekonomik faaliyetler) değişimler, manevi yapıyı oluşturan toplumsal ilişki ve normları doğrudan etkiler.

Cevap

Maddi yapı unsurlarındaki (fiziki çevre ve ekonomik faaliyetler) değişimler, manevi yapıyı oluşturan toplumsal ilişki ve normları doğrudan etkiler.
Toplumsal yapının maddi unsurlarında (coğrafi çevre, ekonomi, yerleşim biçimi) meydana gelen değişimler, manevi yapıyı oluşturan normatif sistemi (ilişkiler, değerler, kurallar) doğrudan etkileyip dönüştürmektedir. Sahil kasabasının turizm merkezine dönüşmesi ve imece usulü yardımlaşmanın yerini resmi sözleşmelere bırakması bu durumun somut bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta geçen yapısal unsurları maddi ve manevi olarak sınıflandırmak.
Otel/liman inşası ve balıkçılıktan turizme geçiş maddi unsurları; yardımlaşma biçimi ve sözleşmeler ise manevi unsurları oluşturur.
Toplumsal yapının iki temel boyutu arasındaki ayrımı netleştirmek analizin ilk adımıdır.
2
Maddi ve manevi yapı unsurları arasındaki nedensellik ilişkisini kurmak.
Maddi çevre ve iş modelindeki değişimin, normları ve sosyal ilişkileri dönüştürdüğü belirlenir.
Toplumsal değişmenin yönünü ve hangi unsurun diğerini etkilediğini anlamak için bu ilişki gereklidir.
3
Yanlış sosyolojik kavramların kullanıldığı seçenekleri eleyerek doğru yargıya ulaşmak.
Statü-rol karışıklığı, yatay hareketliliğin dikey sanılması, asimilasyon yerine kültürleme denmesi ve geniş aile özelliklerinin çekirdek aileyle karıştırılması elenir.
Çeldiricilerdeki kavram yanılgılarını belirlemek doğru cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Toplumsal yapıyı oluşturan maddi (fiziki-demografik) ve manevi (kültürel-normatif) unsurlar ile bunlar arasındaki dinamik etkileşim.
Soru 342Soru

Bir okul rehber öğretmeni, akademik başarısızlık yaşayan iki öğrencinin kişilik dinamiklerini şu şekilde analiz etmektedir:

* Kaan: Kendisinin akademik olarak başarılı olabileceğine dair inancı son derece zayıftır. Yaşadığı başarısızlıkları tamamen şans, öğretmenlerin tutumu gibi kendi denetimi dışındaki dışsal etkenlere yüklemekte ve çaba gösterse bile sonucu değiştiremeyeceğini düşünmektedir.
* Mert: Çevresinden ve ailesinden yalnızca yüksek notlar aldığında takdir ve sevgi görebileceğine inanmaktadır. Bu durum, kendisinin gerçek yetenek ve ilgileri ile ailesinin beklentilerini karşılamak adına oluşturduğu ideal benliği arasında derin bir uyuşmazlığa yol açmakta ve onda sürekli bir kaygı yaratmaktadır.

Rehber öğretmenin Kaan ve Mert'in durumlarına yönelik bu açıklamaları, sırasıyla aşağıdaki kişilik kuramlarından hangisinin temel kavramlarıyla en iyi şekilde açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal Bilişsel Kuram - Hümanistik (��nsancıl) Kuram

Cevap

Sosyal Bilişsel Kuram - Hümanistik (İnsancıl) Kuram
Kaan'ın akademik becerilerine dair inancı 'öz yeterlik', başarısızlığı dış etkenlere bağlaması ise 'dış denetim odağı' kavramlarını işaret eder ve bunlar Sosyal Bilişsel Kuram'ın temel kavramlarıdır. Mert'in yaşadığı durum ise Rogers'ın Hümanistik Kuramı'nda yer alan 'koşullu kabul' ve buna bağlı 'ideal/gerçek benlik uyuşmazlığı' kavramlarıyla açıklanır. Dolayısıyla Sosyal Bilişsel Kuram ve Hümanistik (İnsancıl) Kuram eşleşmesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kaan'ın kişilik analizinde geçen kavramları belirlemek.
Kaan'ın 'başarılı olabileceğine dair inancının zayıflığı' Albert Bandura'nın öz yeterlik kavramıyla, başarısızlıklarını 'kendi denetimi dışındaki etkenlere yüklemesi' ise Julian Rotter'ın denetim odağı (dış denetim odağı) kavramıyla uyuşmaktadır.
Kişilik kuramlarının temel kavramları üzerinden analiz yapabilmek için metindeki ipuçlarını belirlemek gerekir.
2
Mert'in kişilik analizinde geçen kavramları belirlemek.
Mert'in 'yalnızca yüksek notlar aldığında sevgi göreceğine inanması' koşullu kabul kavramıyla, 'gerçek yetenekleri ile ailesinin beklentileri doğrultusundaki yapay kimliği arasındaki uçurum' ise Carl Rogers'ın ideal benlik ile gerçek benlik arasındaki uyuşmazlık kavramıyla uyuşmaktadır.
Mert'in durumunun hangi kuramsal çerçevede yer aldığını tespit etmek için hümanistik yaklaşımın kavramlarını analiz etmek gerekir.
3
Kuramsal eşleştirmeyi yaparak doğru seçeneğe ulaşmak.
Kaan'ın analizi Sosyal Bilişsel Kuram'a, Mert'in analizi ise Hümanistik (İnsancıl) Kuram'a ait olduğundan sırasıyla bu kuramları içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Soru kökündeki 'sırasıyla' ifadesine uygun olarak doğru kuram sıralamasını bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Kişilik Kuramları (Sosyal Bilişsel Kuram ve Hümanistik Kuram)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 343Soru

Milli Edebiyat Dönemi’nde hikâyeciliğin yönü İstanbul dışına, Anadolu’ya çevrilmiştir. Memleket gerçeklerini gözlemci bir gerçekçilikle ele alan yazar, Anadolu’nun çeşitli kasaba ve köylerindeki yaşamı, oradaki memurları ve yerel halkı sade bir dille hikâyelerine taşımıştır. Bu doğrultuda kaleme alınan bir eserde yer alan 'Şeftali Bahçeleri' adlı hikâyede, idealist bir memur olarak Anadolu’daki bir kasabaya atanan Agâh Bey’in, zamanla çevrenin rehavetine kapılarak ilkelerinden vazgeçişi ve tembelliğe teslim oluşu anlatılır.

Bu parçada sözü edilen yazar ve eseri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Refik Halit Karay - Memleket Hikâyeleri

Cevap

Refik Halit Karay - Memleket Hikâyeleri
Parçada sözü edilen yazar Refik Halit Karay, eser ise Memleket Hikâyeleri'dir. Kitaptaki ünlü Şeftali Bahçeleri hikayesinde, atandığı Anadolu kasabasında işleri düzeltmek isteyen idealist memur Agâh Bey'in kasaba halkının ve diğer memurların şeftali bahçelerindeki eğlence ve rehavet dolu yaşamına kapılarak nasıl tembelliğe sürüklendiği gerçekçi bir üslup ve sade bir dille anlatılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel ipuçlarını belirlemek
Hikaye kahramanı olarak 'Agâh Bey' ve hikaye adı olarak 'Şeftali Bahçeleri' bilgileri tespit edilir.
Eserin ve yazarın kim olduğunu saptamak için anahtar karakterler ve hikaye başlıkları kullanılır.
2
Edebi dönem özelliklerini ve yazarları eşleştirmek
Refik Halit Karay'ın Milli Edebiyat Dönemi'nde sürgün olarak gittiği Anadolu kasabalarından gözlemlerle yazdığı 'Memleket Hikâyeleri' adlı kitabında 'Şeftali Bahçeleri' hikayesinin yer aldığı ve başkahramanının idealistliğini kaybeden tahrirat müdürü Agâh Bey olduğu bilgisiyle yazar ve eser eşleştirilir.
Milli Edebiyat Dönemi hikayeciliğinin Anadolu'ya açılma sürecindeki en önemli yapı taşlarından birini doğru tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi hikayeciliği, Refik Halit Karay ve Memleket Hikâyeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 344Soru

Türkiye'de yürütülen hayvancılık, ormancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılışı ile doğal çevre özellikleri arasında yakın bir ilişki vardır.

Buna göre, Türkiye'deki ekonomik faaliyetler ile bu faaliyetlerin yoğunlaştığı alanların doğal çevre özellikleri ilişkisi dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolarda bozkır bitki örtüsünün geniş yer kaplaması, bu alanda büyükbaş mera hayvancılığının en yaygın hayvancılık tür�� olmasını sağlamıştır.

Cevap

İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolarda bozkır bitki örtüsünün geniş yer kaplaması, bu alanda büyükbaş mera hayvancılığının en yaygın hayvancılık türü olmasını sağlamıştır.
İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolarda yaygın olan bitki örtüsü bozkırdır (step). Bozkırlar cılız ve kısa boylu otlardan oluştuğu için bu alanlarda büyükbaş değil, küçükbaş (özellikle koyun) hayvancılık faaliyetleri yaygındır. Büyükbaş mera hayvancılığı ise yaz yağışlarıyla yeşeren gür ve uzun boylu çayırların bulunduğu Erzurum-Kars-Ardahan platolarında yoğunlaşmıştır. Dolayısıyla bu ifade coğrafi açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki coğrafi bilgilerin doğruluğunu bitki örtüsü ve hayvancılık türü ilişkisi açısından analiz etme.
İç Anadolu'da bozkır bitki örtüsünün yaygın olduğu, Erzurum-Kars'ta ise çayırların yaygın olduğu belirlenir.
Bitki örtüsünün boyutu ve yapısı, mera hayvancılığında tercih edilen hayvan türünü doğrudan etkiler.
2
Hayvan türlerinin fizyolojik özellikleri ile otlak türlerini eşleştirme.
Küçük boylu otlar (bozkır) küçükbaş hayvanların (koyun) beslenmesine uygundur; uzun boylu gür otlar (çayır) ise büyükbaş hayvanların beslenmesine uygundur.
Yanlış olan seçeneği tespit etmek için İç Anadolu ve büyükbaş hayvancılık eşleştirmesinin hatalı olduğunu doğrulamak gerekir.
3
Diğer seçeneklerdeki modern hayvancılık, arıcılık ve ormancılık dağılış ilkelerini kontrol etme.
Besi-ahır hayvancılığının pazara yakınlık nedeniyle büyük şehirlerin çevresinde iklimden bağımsız geliştiği, orman ve bitki zenginliğinin arıcılığı ve ormancılığı desteklediği doğrulanır.
Diğer seçeneklerin coğrafi açıdan doğru olduğunu teyit ederek kesin sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bitki örtüsü ve iklim koşullarının geleneksel mera hayvancılığı, ormancılık ve arıcılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışı üzerindeki belirleyici etkisi.
Soru 345Soru

Aşağıda, bir bireyin ortamdaki bir kokuyu algılaması sürecinde gerçekleşen aşamalar karışık olarak verilmiştir. Bu aşamaları, uyarıcının alıcı hücreleri etkilemesinden başlayarak zihinsel düzeyde anlamlandırılmasına kadar geçen fizyolojik ve psikolojik sırayı dikkate alarak kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; koku moleküllerinin reseptörlerle temas etmesi, bu kimyasal uyarımın sinirsel iletilere dönüştürülmesi, iletilerin duyu sinirleriyle beyne taşınması, beyinde ham bir koku duyumu olarak fark edilmesi ve son olarak lavanta kokusu şeklinde yorumlanıp anlamlandırılarak algılanması adımlarını izler.
Doğru sıralama, uyarıcının dış dünyadan alınarak alıcı hücreleri etkilemesinden (temas) başlayıp sırasıyla transdüksiyon (sinirsel iletiye dönüşüm), iletim (duyu sinirleriyle beyne taşıma), duyum (ham farkındalık) ve nihayetinde algı (geçmiş bellek kayıtlarıyla anlamlandırma) basamaklarını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Fiziksel temas aşamasını belirleme
Havada yayılan kimyasal koku moleküllerinin koku reseptörleriyle temas etmesi ilk adımdır.
Duyusal sürecin başlayabilmesi için uyarıcının öncelikle duyu organındaki alıcı hücrelerle fiziksel etkileşime girmesi gerekir.
2
Transdüksiyon (enerji dönüşümü) aşamasını belirleme
Fiziksel uyarıcının elektrokimyasal sinirsel iletilere dönüştürülmesi ikinci adımdır.
Reseptörler dış dünyadaki fiziksel veya kimyasal enerjiyi sinir sisteminin iletebileceği elektrokimyasal impulslara dönüştürür.
3
İletim aşamasını belirleme
Elektrokimyasal iletilerin duyu sinirleri aracılığıyla beyindeki ilgili koku merkezine ulaştırılması üçüncü adımdır.
Sinirsel iletilerin işlenebilmesi için sinir yolları üzerinden beynin ilgili lobuna (koku soğancığı ve koku korteksi) iletilmesi zorunludur.
4
Duyum aşamasını belirleme
Beyne ulaşan iletilerin ham koku duyumu olarak fark edilmesi dördüncü adımdır.
Duyum, beynin duyu merkezine ulaşan uyarıcıların kaba, işlenmemiş ve henüz yorumlanmamış şekilde fark edilmesidir.
5
Algı (anlamlandırma) aşamasını belirleme
Ham duyusal verinin geçmiş yaşantılar ve bellek yardımıyla 'lavanta kokusu' olarak tanımlanıp yorumlanması son adımdır.
Algı, duyumlanan verilerin seçilip, örgütlenerek anlamlı bir bütün (algı) haline getirilmesi ve yorumlanması sürecidir.

Anahtar Kavram

Duyum ve Algı Sürecinin Fizyolojik ve Zihinsel Aşamaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 346Soru

Kuzey Amerika ile Güney ve Orta Amerika, coğrafi olarak aynı kıta kütlesi (Amerika Kıtası) üzerinde yer almalarına rağmen, beşeri coğrafya çalışmalarında sırasıyla "Anglo-Amerika" ve "Latin Amerika" olmak üzere iki farklı kültür bölgesine ayrılmaktadır.

Bu iki coğrafi alanın farklı kültür bölgeleri altında sınıflandırılmasında rol oynayan en temel beşeri etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıtaya göç eden Avrupalı grupların dil, din ve mezhepsel kökenlerinin farklı olması

Cevap

Kıtaya göç eden Avrupalı grupların dil, din ve mezhepsel kökenlerinin farklı olması
Kültür bölgelerinin sınıflandırılmasında en belirleyici unsurlar dil ve dindir. Anglo-Amerika bölgesinin şekillenmesinde Cermen/Kelt kökenli İngiliz ve Fransız sömürgecilerin getirdiği İngilizce dili ve Protestanlık mezhebi etkili olmuşken; Latin Amerika'nın şekillenmesinde Roman kökenli İspanyol ve Portekizlilerin getirdiği İspanyolca/Portekizce dilleri ile Katoliklik mezhebi temel belirleyici olmuştur. Bu durum, coğrafi olarak aynı kıtada yer alan iki bölgenin farklı kültürel kimliklere sahip olmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür bölgelerinin sınıflandırılmasında kullanılan temel kriterleri belirleme
Kültür bölgeleri oluşturulurken dil, din, ırk, tarihi bağlar ve yaşam tarzı gibi beşeri unsurlar esas alınır.
Sınıflandırman��n mantığını kavrayarak coğrafi alanlar arasındaki temel farkı bulmak için.
2
Kuzey Amerika (Anglo-Amerika) ve Güney-Orta Amerika (Latin Amerika) bölgelerini sömürgeleştiren Avrupalı güçlerin kültürel özelliklerini karşılaştırma
Anglo-Amerika bölgesi İngiliz ve Fransızlar (Protestan ve Cermen/Kelt dilleri) tarafından; Latin Amerika ise İspanyol ve Portekizliler (Katolik ve Roman dilleri) tarafından kolonize edilmiştir.
Bölgelerdeki dil ve din yapısını şekillendiren tarihsel ve coğrafi süreci tespit etmek için.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda en temel belirleyici faktörü seçme
Bölgelerin ayrılmasındaki en temel beşeri etkenin sömürgeci grupların dil, din ve mezhepsel kökenleri olduğu sonucuna ulaşılır.
Seçenekler arasından en kapsamlı ve doğrudan etkiyi içeren cevabı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Kültür bölgelerinin oluşumu ve sınırlandırılmasında dil, din gibi beşeri faktörlerin etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 347Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen araştırma ve uygulama faaliyetlerini, sağ sütunda verilen ilgili psikoloji alt dalı veya ilişkili bilim disiplini ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir yazılım şirketinde çalışanların iş tatmini ve motivasyon düzeyini artırmak amacıyla işe alım kriterlerini yeniden düzenlemek ve çalışma grupları oluşturmak.
Depresyon teşhisi konan hastaların yoğun stres anlarında böbrek üstü bezlerinden salgılanan kortizol hormonu miktarının sinir sistemi üzerindeki etkilerini ölçmek.
Bir topluluktaki bireylerin, i��inde yaşadıkları sosyoekonomik sınıfın getirdiği norm ve beklentiler doğrultusunda diğer insanlara yardım etme davranışlarını incelemek.
İnsanların karmaşık bir metni okurken dikkatlerini nasıl odakladıklarını, bilgiyi nasıl kodlayıp kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktardıklarını laboratuvar ortamında modellemek.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki yazılım şirketi faaliyeti 'Endüstri ve Örgüt Psikolojisi' ile; kortizol hormonu araştırması 'Psikoloji - Fizyoloji İlişkisi' ile; sosyoekonomik sınıf incelemesi 'Psikoloji - Sosyoloji İlişkisi' ile; bellek ve dikkat çalışması ise 'Bilişsel Psikoloji' ile doğru eşleşir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için her araştırma faaliyetinin odaklandığı konunun belirlenmesi gerekir: İş motivasyonu ve işe alım süreçleri endüstri ve örgüt psikolojisiyle; hormon salgıları ve sinir sistemi fizyolojiyle; sosyoekonomik sınıf ve grup normları sosyolojiyle; bellek, dikkat ve bilgi işleme süreçleri ise bilişsel psikolojiyle eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci ifadeyi inceleyerek iş motivasyonu, işe alım ve şirket içi gruplar gibi kavramların hangi alt dala girdi��ini belirlemek.
Bu faaliyetlerin iş dünyasıyla ilgili olması nedeniyle 'Endüstri ve Örgüt Psikolojisi' ile eşleştiği görülür.
Endüstri ve örgüt psikolojisi, psikolojinin ilkelerini iş yaşamına uygulayarak verimlilik ve çalışan refahını artırmayı amaçlar.
2
İkinci ifadedeki kortizol hormonu ve sinir sistemi vurgularını analiz etmek.
Bu biyolojik yapıların incelenmesi, psikolojinin 'Fizyoloji' bilimiyle ilişkisini gösterir.
Fizyoloji, organizmanın organ ve sistemlerinin işleyişini inceler; davranışların biyolojik temellerini anlamak için psikoloji fizyolojiden yararlanır.
3
Üçüncü ifadedeki sosyoekonomik sınıf, grup normları ve toplumsal beklentilerin etkisini değerlendirmek.
Toplumsal yapı unsurlarının bireye etkisini incelemesi sebebiyle 'Psikoloji - Sosyoloji İlişkisi' ile eşleşir.
Sosyoloji toplumun yapısını ve grupları inceler; bireyin grup içindeki davranışlarını ve toplumsal çevrenin etkisini anlamada psikoloji sosyolojiyle iş birliği yapar.
4
Dördüncü ifadedeki dikkat, bellek ve bilginin kodlanması gibi zihinsel süreçleri inceleyen dalı bulmak.
Bu bilişsel süreçler 'Bilişsel Psikoloji' ile eşleşir.
Bilişsel psikoloji; algılama, dikkat, bellek, düşünme ve dil gibi doğrudan gözlenemeyen zihinsel süreçleri konu edinir.

Anahtar Kavram

Psikolojinin alt dalları (bilişsel, endüstri/örgüt) ve diğer bilimlerle (fizyoloji, sosyoloji) olan ilişkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 348Soru

Aşağıda iki farklı şiirden alınan bentler verilmiştir:

I. Şiir
*Artık demir almak günü gelmişse zamandan,*
*Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.*
*Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;*
*Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.*

II. Şiir
*— Bana bak, basma sakın!*
*— Ne var?*
*— Toprak kayıyor.*
*— Gitme, Seyfi Baba yorgundur.*
*— Yol uzun, vakit geçiyor.*
*Feneri tut hele amca... Önümüz çamurlu biraz.*

Bu iki şiir parçası ve yazarlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci şiirin şairi, aruz ölçüsünü Türkçeye uygularken hece ölçüsünü tamamen dışlamış; ikinci şiirin şairi ise halkın dilini ve yaşamını yansıttığı manzum hikâyelerinde hece ölçüsünü tercih etmiştir.

Cevap

Birinci şiirin şairi olan Yahya Kemal Beyatlı'nın hece ölçüsünü tamamen dışladığı ve ikinci şiirin şairi olan Mehmet Akif Ersoy'un manzum hikayelerinde hece ölçüsünü tercih ettiği yönündeki ifade söylenemez.
Birinci şiirin yazarı Yahya Kemal Beyatlı, tüm şiirlerini aruzla yazmakla birlikte 'Ok' şiirinde hece ölçüsünü kullanmıştır; dolayısıyla heceyi tamamen dışladığı söylenemez. İkinci şiirin yazarı Mehmet Akif Ersoy ise manzum hikayeleri dahil olmak üzere bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle kaleme almıştır. Bu nedenle hece ölçüsünü tercih ettiği iddiası yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiir parçalarının üslup, tema ve biçim özelliklerini inceleyerek yazarlarını belirleyin.
İlk şiirdeki estetik olgunluk ve ahenk Yahya Kemal Beyatlı'ya, ikinci şiirdeki konuşma dili ve manzum hikaye kurgusu Mehmet Akif Ersoy'a aittir.
Yazarların doğru saptanması, seçeneklerde yer alan iddiaların kontrol edilebilmesi için gereklidir.
2
Sanatçıların edebi eğilimlerini ve dönem içindeki konumlarını değerlendirin.
Her iki sanatçı da Millî Edebiyat topluluğuna resmi olarak üye olmamış bağımsız figürlerdir ve sade dil anlayışını benimsemişlerdir.
Seçeneklerdeki edebiyat tarihi ve bağımsızlık vurgularını doğrulamak amacıyla bu analiz yapılır.
3
Şairlerin şiirlerinde kullandıkları ölçü tercihleri hakkındaki bilgiyi test edin.
Yahya Kemal 'Ok' şiirinde heceyi kullanmış, Mehmet Akif ise halkçı konulara rağmen tüm şiirlerini aruzla yazmıştır. Dolayısıyla buna uymayan seçeneğin yanlış olduğu belirlenir.
Ölçü konusundaki yaygın yanılgıları eleyerek kesin yanlışı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Dönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı) ve Şiir Anlayışları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 349Soru

Çevre sorunları, yayılma alanları ve insan ya��amına etkileri bakımından yerel, bölgesel ve küresel boyutta incelenmektedir. Buna göre, sol tarafta verilen çevre sorunları ile sağ tarafta verilen açıklamaları etki ölçeklerini ve ortaya çıkış nedenlerini dikkate alarak eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Asit Yağmurları
Toprak Kirlili��i
Ozon Tabakasının Seyrelmesi
Gürültü Kirliliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Asit yağmurları bölgesel ölçekli asit yağışlarıyla; toprak kirliliği yerel ölçekli gübreleme ve atık birikimiyle; ozon tabakasının seyrelmesi küresel ölçekli CFC gazı etkisiyle; gürültü kirliliği ise yerel ölçekli kentsel ses dalgalarıyla eşleşmektedir.
Asit yağmurları bölgesel ölçekli bir sorun olarak kükürt ve azot oksitlerin salınımıyla eşleşirken; toprak kirliliği aşırı gübreleme ve katı atıklar ile yerel düzeyde, ozon tabakasının seyrelmesi CFC gazları ile küresel ölçekte ve gürültü kirliliği ise kentsel ses dalgaları ile yerel ölçekte eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Asit yağmurlarının etki ölçeği ve oluşum mekanizmasını belirleme.
Fosil yakıtlardan çıkan kükürtdioksit ve azotoksit gazlarının atmosferdeki su buharı ile birleşerek asit yağışlarına sebep olduğu ve bölgesel etki yarattığı sonucuna ulaşılır.
Sanayi ve enerji üretiminin yoğun olduğu bölgelerde rüzgarlarla taşınan asitli bileşikler çevre bölgeleri de etkileyen bölgesel bir sorundur.
2
Toprak kirliliğinin ölçeğini ve başlıca nedenlerini analiz etme.
Aşırı kimyasal gübre kullanımı ve atıkların depolanmasıyla toprağın verimli yapısının bozulduğu yerel bir çevre sorunu olduğu tespit edilir.
Toprak kirliliği, kirletici faktörlerin doğrudan temas ettiği sınırlı alanlarda (yerel) etkisini gösterir.
3
Ozon tabakasının seyrelmesinin nedenini ve etki alanını değerlendirme.
Özellikle CFC gazlarının stratosferdeki ozon moleküllerini parçalamasıyla oluşan, tüm dünyayı tehdit eden küresel ölçekli bir sorun olduğu anlaşılır.
Ozon tabakasının incelmesi, zararlı UV ışınlarının tüm yeryüzüne ulaşmasına yol açan küresel bir atmosfer olayıdır.
4
Gürültü kirliliğinin niteliğini belirleme.
Hızlı kentleşme ve sanayileşmeyle ortaya çıkan, insan sağlığı üzerinde olumsuz psikolojik/fizyolojik etki yapan yerel ölçekli ses dalgaları olduğu görülür.
Gürültü kirliliği, kaynağının yakın çevresini etkileyen yerel bir problemdir.

Anahtar Kavram

Küresel ve Yerel Çevre Sorunlarının Etki Ölçekleri ve Nedenleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 350Soru

İlk Çağ medeniyetlerinde coğrafi şartlar, dini inanışlar ve sınırların genişlemesi gibi faktörler siyasi gücün örgütlenme biçimlerini doğrudan etkilemiştir.

Buna göre, İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi güç ve yönetim özellikleri ile ilgili;

I. Mısır medeniyetinde firavunların kendilerini doğrudan tanrı olarak kabul ettirmesiyle mutlak teokratik bir gücün ortaya çıkması,
II. Mezopotamya’nın açık düzlüklerden oluşması ve nehirlerin düzensiz taşmasının bölgede kalıcı, tek merkezli ve istila edilemeyen büyük bir imparatorluğun erken dönemde kurulmasını kolayla��tırması,
III. Perslerin genişleyen sınırları kontrol altında tutabilmek amacıyla satraplık denilen eyalet sistemini oluşturması ve valileri denetlemek için 'kralın gözleri' adı verilen m��fettişler görevlendirmesi

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III numaralı yargılar doğrudur. Mısır firavunları kendilerini tanrı-kral ilan ederek mutlak teokrasi kurmuş, Persler ise geniş toprakları yönetmek için satraplık sistemini ve 'kralın gözleri' müfettişlerini kullanmışlardır. Mezopotamya ise açık coğrafyası nedeniyle sık istila edilmiş ve siyasi birliğini erken dönemde tek merkezli koruyamamıştır.
Mısır firavunlarının tanrısal kimliği ve Perslerin geniş sınırları yönetmek için geliştirdiği eyalet (satraplık) ile denetim (kralın gözleri) sistemleri tarihsel olarak doğrudur. Bu nedenle doğru cevap 'I ve III' yargılarını içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yargıyı (I) değerlendirmek.
Mısır'da firavunların tanrı-kral olarak görülmesi, onlara mutlak ve dini (teokratik) bir egemenlik sağlamıştır. Dolayısıyla bu yargı doğrudur.
Siyasi meşruiyetin kaynağını tespit etmek.
2
İkinci yargıyı (II) değerlendirmek.
Mezopotamya'nın açık coğrafi yapısı istilaları kolaylaştırmış, nehirlerin düzensiz taşkınları ise şehirlere zarar vererek siyasi birliğin kurulmasını ve korunmasını zorlaştırmıştır. Bu nedenle kalıcı ve istila edilemeyen bir imparatorluğun erken dönemde kurulmasını kolaylaştırdığı ifadesi yanlıştır.
Coğrafyanın siyasi yapılar üzerindeki etkisini incelemek.
3
Üçüncü yargıyı (III) değerlendirmek.
Persler çok geniş topraklara hükmettikleri için ülkeyi 'satraplık' adı verilen eyaletlere bölmüş ve valileri denetlemek üzere merkezi otoriteyi güçlendiren 'kralın gözleri' denilen müfettişler kullanmıştır. Dolayısıyla bu yargı doğrudur.
Geniş sınırlara ulaşan imparatorlukların yönetim stratejilerini analiz etmek.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyetlerinde coğrafya ve inanç sistemlerinin siyasi organizasyonlar ve yönetim yapıları üzerindeki belirleyici etkisi.
Soru 351Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan en belirgin edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Marmara'da her yelken uçar gibi neşeli
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler sırasıyla İstifham, Tezat, Mecazımürsel ve Teşbih sanatlarıyla eşleşmektedir.
Verilen dizelerdeki söz sanatları incelendiğinde; soru sorma amaçlı dizede istifham, karşıt kelimelerin kullanımında tezat, benzetme dışı ad aktarmasında mecazımürsel ve benzetme edatıyla kurulan yapıda teşbih sanatı bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki 'Hangi çılgın...?' soru ifadesini incelemek.
Sözü soru yoluyla etkili kılma amacı taşıdığından istifham sanatı tespit edilir.
Soru sorma sanatının tanımıyla dizedeki yapının örtüştüğünü görmek.
2
İkinci dizedeki 'dost' ve 'düşman' kelimelerini karşılaştırmak.
Zıt kavramların bir arada kullanılması sebebiyle tezat sanatı tespit edilir.
Karşıtlık ilişkisinin kurulduğunu doğrulamak.
3
Üçüncü dizedeki 'yelken' kelimesinin kullanım amacını belirlemek.
Benzetme amacı olmadan gemi yerine yelken denerek mecazımürsel yapıldığı belirlenir.
Parça-bütün ilişkisini ve ad aktarmasını saptamak.
4
Dördüncü dizedeki 'gibi' edatı ve anlam ilişkisini incelemek.
Benzetme edatı vasıtasıyla teşbih sanatı yapıldığı belirlenir.
Benzerlik ilişkisinin kurulma biçimini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 352Soru

John Stuart Mill'in utilitarist (faydacı) ahlak kuramına göre, bir eylemin ahlaki açıdan doğru ve değerli sayılabilmesi için eyleyen bireyin yalnızca kendi kişisel yararını ve hazzını maksimize etmeyi amaçlaması gerekir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Önerme yanlıştır. Utilitarizm bireysel faydayı değil, toplumsal/evrensel faydayı temel ahlaki ölçüt olarak kabul eder.
Doğru cevap 'Yanlış' olarak belirlenmiştir çünkü John Stuart Mill'in temsilcisi olduğu faydacılık, eylemin ahlakiliğini bireyin kendi çıkarıyla değil, eylemin etkilediği tüm insanların genel mutluluğuna yaptığı katkıyla ölçer.

Adım Adım Çözüm

1
Önermede geçen ahlak kuramını (utilitarizm) ve bu kuramın savunduğu temel ahlaki ölçütü belirleyin.
Utilitarizm (faydacılık), ahlaki eylemin amacının 'fayda' olduğunu savunur.
Kuramın temel tanımını doğru kavramak için.
2
Utilitarizmin fayda kavramına getirdiği tanımı, bireysel fayda (egoizm) ve toplumsal fayda ayrımı açısından analiz edin.
John Stuart Mill ve Bentham gibi utilitaristler, ahlaki faydayı tek bir bireyin çıkarı olarak değil, genel olarak topluluğun/insanlığın faydası (en büyük mutluluk ilkesi) olarak ele alır.
Önermede iddia edilen 'yalnızca kendi kişisel yararı' ifadesinin kuramın özüyle uyuşup uyuşmadığını doğrulamak için.
3
Bulunan sonuç ile önermedeki iddiayı karşılaştırıp önermenin doğruluk değerini belirleyin.
Önermede iddia edilen ahlak anlayışı faydacılık değil, ahlaki egoizm veya bireysel hedonizmdir. Bu nedenle önerme yanlıştır.
Sorunun nihai cevabına ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Utilitarizm (Faydacılık) ve Ahlaki Egoizm Ayrımı
Soru 353Soru

Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP), Batı Karadeniz Bölümü'nde kömür ve demir-çelik sanayisine dayalı mevcut ekonomik yapının getirdiği sorunları çözmeyi ve bölgeyi çok yönlü kalkındırmayı amaçlamaktadır.

Aşağıda verilen bölgedeki yapısal sorun ve ihtiyaçlar ile bu sorunları çözmek amacıyla proje kapsamında belirlenen hedef ve çözüm yollarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Havzadaki ekonomik yapının kömür ve demir-çelik sanayisine bağımlı olması (Tek yönlü istihdam yapısı)
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) bünyesindeki ocaklarda işletme maliyetlerinin yüksek ve verimliliğin düşük olması
Bölgedeki sanayi ürünlerinin ve ham maddelerin dış pazarlara ulaştırılmasında liman kapasitesinin yetersiz kalması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ekonomik yapının kömür ve demir-çelike bağıml�� olması sorunu tarım, ormancılık ve seracılık gibi alternatif sektörlerin teşvik edilmesiyle; TTK bünyesindeki verimsizlik ve yüksek maliyet sorunu ocakların modernize edilmesi ve rasyonelleşmeye gidilmesiyle; liman kapasitesi yetersizliği ise Filyos Vadisi Projesi kapsamında büyük ölçekli bir liman ve endüstri bölgesi inşa edilmesiyle eşleşir.
Bölgedeki ekonomik yapının kömür ve demir-çelik sanayisine bağımlı olması sorunu alternatif sektörlerin (tarım, ormancılık) teşvik edilmesiyle; TTK bünyesindeki verimsizlik maden ocaklarının teknolojik açıdan modernize edilmesiyle; liman kapasitesi yetersizliği ise Filyos Vadisi Projesi kapsamında büyük ölçekli bir liman inşa edilmesiyle çözülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Havzadaki ekonomik yapının kömür ve demir-çelik sanayisine bağımlı olması sorununu (left_1) analiz etme.
Tek yönlü istihdam ve üretim yapısını kırmak amacıyla tarım, ormancılık ve seracılık gibi alternatif sektörlerin geliştirilmesi hedeflenmiştir (right_2).
Bölgedeki istihdam yapısını çeşitlendirerek ekonomik krizlere karşı dayanıklılık sağlamak.
2
TTK bünyesindeki ocaklarda yüksek maliyet ve düşük verimlilik sorununu (left_2) analiz etme.
Madencilik sektörünün sürdürülebilirliği için ocakların modernize edilmesi, işçi eğitimleri ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi hedeflenmiştir (right_3).
Maden üretiminde kaliteyi, verimliliği ve iş güvenliğini artırmak.
3
Bölgedeki sanayi ürünlerinin dış pazarlara açılmasındaki lojistik yetersizliği (left_3) analiz etme.
Karadeniz'in en önemli lojistik projelerinden biri olan Filyos Limanı ve Endüstri Bölgesi'nin inşası hedeflenmiştir (right_1).
Bölgedeki ticari ve endüstriyel potansiyeli küresel pazarlara entegre etmek.

Anahtar Kavram

Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP) kapsamında bölgenin ekonomik yapısının çeşitlendirilmesi, sanayi ve madenciliğin modernize edilmesi ile altyapı eksikliklerinin (Filyos Limanı) giderilerek kalkınmanın sağlanması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 354Soru

Bir metropolde belediye yönetimi, evsel atıkların geri dönüştürülmesini zorunlu kılan ve uymayanlara para cezası öngören bir yönetmelik (resmi norm) yürürlüğe koymuştur. Ancak ilk aylarda halkın bu kurallara uymadı��ı ve çevre kirliliğinin devam ettiği saptanmıştır. Sürecin devamında sivil toplum kuruluşları, 'gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakma sorumluluğu ve doğaya saygı' (toplumsal değerler) fikrini öne çıkaran kampanyalar düzenlemiş; kurallara uymayan haneler komşularınca ayıplanırken (gayriresmi negatif kontrol), uyanlar ise topluluk önünde takdir edilmiştir (gayriresmi pozitif kontrol). Bir süre sonra, cezai yaptırımlar fiilen uygulanmasa bile geri dönüşümün yaygınlaştığı ve yerleşik bir davranış haline geldiği gözlenmiştir.

Bu parçadan hareketle toplumsal değerler, normlar ve toplumsal kontrol ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılı ve resmi normların toplumsal hayatta işlerlik kazanmas��, bu normların toplumsal değerlerle desteklenmesine ve gayriresmi kontrol mekanizmalarıyla içselleştirilmesine bağlıdır.

Cevap

Yazılı ve resmi normların toplumsal hayatta işlerlik kazanması, bu normların toplumsal değerlerle desteklenmesine ve gayriresmi kontrol mekanizmalarıyla içselleştirilmesine bağlıdır.
Yazılı ve resmi normların toplumsal hayatta işlerlik kazanmasını toplumsal değerler ve gayriresmi kontrol mekanizmalarıyla ilişkilendiren yargı doğrudur. Parçada sunulan senaryoda, belediyenin resmi kuralı (para cezası) ilk etapta etkisiz kalırken, sivil toplumun çevre değerini vurgulaması ve mahalle baskısı/takdiri gibi gayriresmi yöntemlerin devreye girmesiyle davranışın kalıcı hale geldiği ifade edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel unsurların (resmi yönetmelik, gelecek nesillere saygı değeri, ayıplama ve takdir etme mekanizmaları) sosyolojik karşılıklarını belirleme.
Yönetmeliğin resmi norm, 'gelecek nesillere saygı' fikrinin toplumsal değer, ayıplama/takdir davranışlarının ise gayriresmi toplumsal kontrol mekanizmaları olduğu tespit edilir.
Metinde anlatılan olayı sosyolojik kavramlarla çözümlemek için.
2
Parçada resmi normun (yönetmelik ve para cezası) tek başına neden başarısız olduğunu ve sonradan nasıl başarıya ulaştığını analiz etme.
Resmi yaptırımın tek başına yetersiz kaldığı, ancak toplumsal değerler ve gayriresmi kontrol mekanizmaları devreye girdiğinde normun benimsendiği görülür.
Kavramlar arasındaki nedensel ilişkiyi ve öncelik sırasını anlamak için.
3
Bu analizden yola çıkarak seçeneklerdeki yargıları değerlendirme ve doğru çıkarımı belirleme.
Resmi normların toplumsal hayatta uygulanabilirliğinin toplumsal değerler ve gayriresmi kontrol (içselleştirme) ile ilişkili olduğunu belirten yargının doğruluğu onaylanır.
Sosyolojik yasalara uygun olarak doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Toplumsal değerler, normlar ve toplumsal kontrol ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 355Soru

Aşağıda sol sütunda verilen günlük yaşam durumlarını, sağ sütunda verilen edimsel koşullanma kavramlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Migren ağrısı başlayan bir kişinin, karanlık ve sessiz bir odada dinlendiğinde ağrısının hafifledi��ini fark etmesi ve sonraki ağrılarında doğrudan karanlık odaya geçmesi.
Derste sürekli arkadaşlarıyla konuşarak düzeni bozan bir öğrenciye, öğretmeninin herkesin önünde kızması sonucunda öğrencinin derste konuşma davranışının azalması.
Oyuncağını arkadaşıyla paylaşmayan bir çocuğun, annesi tarafından oyuncağına geçici süreyle el konulması ve bunun ardından oyuncağı paylaşmama davranışının azalması.
Barınaktan sahiplendiği köpeğe 'otur' komutunu öğreten bir hayvanseverin, köpek her oturduğunda ona ödül maması vermesi ve köpeğin bu komuta uyma sıklığının artması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Migren ağrısından kurtulmak için karanlık odaya geçilmesi olumsuz pekiştirmeyle; öğretmenin kızması sonucu konuşma davranışının azalması I. tip cezayla; oyuncağa el konulması sonucu paylaşmama davranışının azalması II. tip cezayla; köpek her oturduğunda mama verilmesiyle oturma davranışının artması ise olumlu pekiştirmeyle eşleşmektedir.
Eşleştirmelerin doğruluğu, davranışın sıklığındaki artış/azalış yönü ve ortama eklenen/çıkarılan uyarıcıların niteliğine göre belirlenir. Karanlık odaya gitme davranışı migren ağrısından kurtulmayı sağladığı için artmıştır (olumsuz pekiştirme). Öğretmenin kızması konuşma davranışını ortama itici uyarıcı sokarak azaltmıştır (I. tip ceza). Oyuncağa el konulması paylaşmama davranışını ortamdan çekici uyarıcıyı çıkararak azaltmıştır (II. tip ceza). Mamayla ödüllendirme oturma davranışını ortama çekici uyarıcı sokarak artırmıştır (olumlu pekiştirme).

Adım Adım Çözüm

1
Karanlık odaya geçme durumunun analizi
Migren ağrısından (rahatsız edici durum) kaçınmak için yapılan davranış sıklığı artmıştır. Bu durum olumsuz pekiştirmedir.
Bir davranış organizmayı rahatsız eden durumdan kurtarıyorsa ve o davranışın gelecekte yapılma olasılığı artıyorsa olumsuz pekiştirme gerçekleşir.
2
Öğretmenin kızması durumunun analizi
Konuşma davranışının ardından ortama rahatsız edici bir uyarıcı eklenmiş ve konuşma sıklığı azalmıştır. Bu durum I. tip cezadır.
İstenmeyen bir davranışın ardından ortama hoşa gitmeyen bir uyarıcı eklenerek davranışın sıklığının azaltılması I. tip ceza olarak adlandırılır.
3
Oyuncağa el konulması durumunun analizi
Oyuncağı paylaşmama davranışının ardından sevilen nesne ortamdan uzaklaştırılmış ve davranış sıklığı azalmıştır. Bu durum II. tip cezadır.
İstenmeyen bir davranışın ardından ortamdaki hoşa giden bir uyarıcının çıkarılmasıyla davranışın sıklığının azaltılması II. tip ceza olarak adlandırılır.
4
Ödül maması verilmesi durumunun analizi
Oturma davranışının ardından ortama hoşa giden bir uyarıcı eklenmiş ve davranış sıklığı artmıştır. Bu durum olumlu pekiştirmedir.
Bir davranışın ardından ortama hoşa giden bir uyarıcı eklenerek davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığının artırılması olumlu pekiştirmedir.

Anahtar Kavram

Edimsel Koşullanmada Pekiştirme ve Ceza İlkeleri
Soru 356Soru

İlk Çağ'da yaşanan aşağıdaki göç hareketlerini ve bunların sonucunda ortaya çıkan siyasi veya askeri gelişmeleri kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru sırasıyla; Guti Göçleri neticesinde Akad Devleti'nin yıkılması, Ege Göçleri ile Hitit İmparatorluğu'nun son bulması, Babil Sürgünü ile Yahudilerin sürülmesi ve Roma baskısı altındaki Hristiyanların Kapadokya'ya sığınması şeklindedir.
Doğru sıralama, olayların gerçekleştikleri dönemlerin kronolojik analiziyle belirlenir. Guti göçlerinin Akadları yıkması MÖ 22. yüzyıla, Ege Göçleri'nin Hititleri yıkması MÖ 12. yüzyıla, Babil Sürgünü MÖ 6. yüzyıla ve Hristiyanların göçleri ise MS 1-3. yüzyıllara denk gelmektedir. Bu doğrultuda en eskiden en yeniye sıralama; Guti göçleri, Ege Göçleri, Babil Sürgünü ve Hristiyan göçleri şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen göç hareketlerinin gerçekleştikleri dönemleri ve yıkılan/etkilenen devletlerin tarihsel süreçlerini belirlemek.
Akadların yıkılışı MÖ 22. y��zyıl (Guti göçleri), Hititlerin yıkılışı MÖ 12. yüzyıl (Ege Göçleri), Babil Sürgünü MÖ 6. yüzyıl (MÖ 586) ve Hristiyanların kaçışı MS 1-3. yüzyıllar olarak tespit edilir.
Olayları kronolojik sıraya koyabilmek için her birinin meydana geldiği yüzyılı veya tarihi aralığı netleştirmek gerekir.
2
Tespit edilen tarihleri Milattan Önce (MÖ) ve Milattan Sonra (MS) kurallarına göre en eskiden en yeniye doğru dizmek.
MÖ 22. yüzyıl (Guti göçleri) > MÖ 12. yüzyıl (Ege Göçleri) > MÖ 6. yüzyıl (Babil Sürgünü) > MS 1-3. yüzyıllar (İlk Hristiyan göçleri) sıralaması elde edilir.
Milattan Önceki tarihlerde sayısal değer büyüdükçe günümüzden uzaklaşılır (daha eskidir), Milattan Sonraki tarihlerde ise sayısal değer büyüdükçe günümüze yaklaşılır.

Anahtar Kavram

İlk Çağ'da büyük göç hareketleri, bu göçlerin kronolojisi ile siyasi ve askeri etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 357Soru

Francis Bacon, bilimsel araştırmalar yapanları üç gruba ayırır: Deneyciler karıncalara benzer; sadece toplarlar ve biriktirirler. Dogmatikler (rasyonalistler) ise kendi içlerinden ağlar ören örümceklere benzerler. Orta yol ise arının yoludur; arı hem bahçedeki çiçeklerden malzeme toplar hem de bu malzemeyi kendi yeteneğiyle işleyerek bal haline getirir. Gerçek felsefe de ne yalnızca zihinsel güçlere güvenmeli ne de doğadan ve deneylerden elde edilen malzemeyi olduğu gibi belleğe aktarmalıdır; aksine bu malzemeyi zihinde işleyip dönüştürmelidir.

Bacon'ın bu analojisinden hareketle, 15-17. yüzyıl felsefesinde gelişen bilimsel yöntem anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğru bilginin inşasında, deney yoluyla elde edilen verilerin zihinsel süreçlerle işlenip sentezlenmesi gerektiği

Cevap

Doğru bilginin inşasında, deney yoluyla elde edilen verilerin zihinsel süreçlerle işlenip sentezlenmesi gerektiği
Arı metaforu, hem dış dünyadan veri toplamayı (deney) hem de bu veriyi zihinsel yeteneklerle işleyip dönüştürmeyi (akıl/teori) sembolize eder. Bu bağlamda, modern bilimsel yöntemin deney yoluyla elde edilen olguları akılla işleyip sentezleyerek doğru bilgiye ulaştığı söylenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen karınca, örümcek ve arı metaforlarının felsefi karşılıklarını belirleme.
Karıncanın sadece veri toplaması pasif empirizmi, örümceğin kendi içinden ağ örmesi dogmatik rasyonalizmi, arının ise çiçeklerden topladığı özü işlemesi deney ile aklın sentezini temsil eder.
Paragraftaki analojinin ana fikrini doğru çözümlemek için bu adım gereklidir.
2
Bu analojinin 15-17. yüzyıl felsefesindeki bilimsel yöntem arayışıyla olan ilişkisini kurma.
Yeni doğa felsefesi ve bilimsel yöntemin hem gözlem/deney verilerine dayandığı hem de bu verileri matematik ve akıl aracılığıyla kuramsal hale getirdiği (arı gibi işlediği) sonucuna ulaşılır.
Soruda istenen bilimsel yöntem çıkarımını yapmak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Francis Bacon'ın Bilgi Anlayışı ve Deney-Akıl Sentezi (Bilimsel Yöntem)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 358Soru

Toplumsal yapıyı oluşturan maddi ve manevi unsurlar ile bunlara dair somut örneklerin doğru bir şekilde eşleştirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, sol sütunda yer alan toplumsal yapı unsurlarını sağ sütunda verilen uygun örneklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maddi (Fiziki) Yapı
Toplumsal Kurum
Toplumsal Grup
Toplumsal Değer

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maddi (Fiziki) Yapı unsuru dağlık engebe ve yerleşim biçimiyle; Toplumsal Kurum unsuru okul ve eğitim sistemiyle; Toplumsal Grup unsuru üniversite dağcılık kulübüyle; Toplumsal Değer unsuru ise yardımlaşma, dayanışma ve saygı ilkeleriyle eşleşmelidir.
Maddi (Fiziki) Yapı coğrafya ve yerleşimi ele alan örnekle; Toplumsal Kurum organize eğitim sistemini ve okulu kapsayan örnekle; Toplumsal Grup belirli üyeleri ve ortak amacı olan dağcılık kulübüyle; Toplumsal Değer ise toplumsal olarak paylaşılan ahlaki ve insani ilkeler olan yardımlaşma ve saygıyla doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Maddi (fiziki) yapının tanımını ve kapsamını hatırlayarak seçenekleri inceleme.
Maddi yapının coğrafya, nüfus ve teknoloji gibi unsurları kapsadığı belirlenmiştir. Dağlık engebe ve dağınık yerleşim örneğiyle eşleştiği bulunmuştur.
Toplumsal yapının maddi unsurlarının somut fiziksel çevreyle olan ilişkisini kurmak.
2
Toplumsal kurum kavramını analiz ederek seçeneklerdeki karşılığını arama.
Kurumların toplumsal ihtiyaçları karşılayan, yerleşik yapısal düzenler olduğu saptanmıştır. Eğitim ihtiyacını karşılayan okul ve öğretmen-öğrenci ilişkisiyle eşleştiği bulunmuştur.
Toplumsal kurumların yapısal ve işlevsel özelliklerini ayırt etmek.
3
Toplumsal grup kavramını inceleyerek uygun örneği bulma.
Grupların ortak amaçlı, düzenli etkileşimli insan toplulukları olduğu bilinmektedir. Üniversite dağcılık kulübüyle eşleştiği bulunmuştur.
Grup ile kurum veya yığın arasındaki farkları somutlaştırmak.
4
Toplumsal değer kavramını inceleyerek doğru eşleştirmeyi tamamlama.
Değerlerin toplumsal inanç ve ahlaki ilkeleri temsil ettiği tespit edilmiştir. Yardımlaşma, dayanışma ve saygı örneğiyle eşleştiği bulunmuştur.
Manevi yapının kurucu ögelerinden olan toplumsal değerlerin niteliğini kavramak.

Anahtar Kavram

Toplumsal yapının maddi (fiziki) ve manevi (kültürel) unsurlarının tanınması ve somut örneklerle ilişkilendirilmesi.
Soru 359Soru

Aşağıdaki Türkiye'de yürütülen hayvancılık ve su ürünleri faaliyetlerini, bu faaliyetlerin coğrafi dağılış özelliklerini ve gelişim şartlarını gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kümes Hayvancılığı
Arıcılık
Kıl Keçisi Yetiştiriciliği
Kültür Balıkçılığı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kümes Hayvancılığı - büyük şehirlerin etrafındaki pazarlama kolaylığı; Arıcılık - Muğla ve Ordu başta olmak üzere bitki çeşitliliği; Kıl Keçisi - Akdeniz karstik platolarındaki maki örtüsü; Kültür Balıkçılığı - Ege koyları ve iç su baraj göllerindeki kafes üretimi.
Eşleştirmede, her hayvancılık ve su ürünleri faaliyeti kendine özgü coğrafi dağılış ve üretim özellikleriyle eşleştirilmiştir. Kümes hayvancılığı tüketici nüfusa yakınlıkla, arıcılık bitki çeşitliliğiyle, kıl keçisi karstik platolar ve makiyle, kültür balıkçılığı ise Ege koyları ve baraj gölleriyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kümes hayvancılığının kuruluş yerini ve iklim ilişkisini belirleme.
Büyük şehirlerin etrafında pazara yakınlık nedeniyle kurulduğu ve kapalı tesislerde yapıldığı için iklimden bağımsız olduğu tespit edilir.
Kümes hayvancılığının dağılışında doğal çevreden ziyade beşeri faktörlerin (tüketim ve pazarlama) etkili olduğunu anlamak.
2
Arıcılık faaliyetlerinin coğrafi koşullarını inceleme.
Zengin bitki çeşitliliğine sahip engebeli yörelerde yaygın olduğu ve hava şartlarından etkilendiği görülür.
Arıcılığın doğal çevre özelliklerine (floraya) son derece bağımlı bir faaliyet olduğunu doğrulamak.
3
Kıl keçisi yetiştiriciliğinin yer şekilleri ve bitki örtüsüyle ilişkisini kurma.
Teke ve Taşeli gibi karstik platolar ile maki bitki örtüsünün olduğu engebeli alanlarda yapıldığı belirlenir.
Bu hayvancılık türünün çevreye (özellikle orman örtüsüne) etkilerini ve coğrafi koşullarla uyumunu analiz etmek.
4
Kültür balıkçılığının yapıldığı alanları saptama.
Ege kıyılarındaki korunaklı koylarda ve baraj göllerinde kafeslerde yürütüldüğü anlaşılır.
Kültür balıkçılığının doğal avcılıktan farklı olarak planlı üretim sahalarında yapıldığını ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılışını etkileyen doğal (iklim, yer şekilleri, bitki örtüsü) ve beşeri (pazarlama, nüfus) faktörler.
Soru 360Soru

Türkiye'de farklı coğrafi özelliklere sahip alanlarda planlanan bazı yatırım projeleri ve bu projelerin hayata geçirilmesi sürecinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarında öncelikle incelenmesi gereken olası arazi kullanım hataları ve çevresel riskler bulunmaktadır. Aşağıdaki projeleri, ÇED raporlarında öncelikli olarak değerlendirilmesi gereken çevresel risklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Göller Yöresi'nde karstik tabanlı bir vadi tabanına inşa edilecek baraj ve HES projesi
Çarşamba Ovası gibi aktif tarım yapılan taşkın yatağında kurulması planlanan biyokütle enerji santrali
Teke Yarımadası'ndaki kızılçam ormanları ve maki toplulukları içinde işletilecek mermer ocağı
İzmit Körfezi kıyı şeridinde inşa edilecek büyük ölçekli petrokimya tesisi ve liman projesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Göller Yöresi baraj projesi su sızıntısı ve göl ekosistemi riskiyle; Çarşamba Ovası biyokütle santrali alüvyal tarım toprağı ve tarımsal verim kaybıyla; Teke Yarımadası mermer ocağı habitat parçalanması ve toz emisyonuyla; İzmit Körfezi petrokimya tesisi kıyı çizgisi değişimi ve termal kirlilikle eşleşir.
Karstik arazilerin su sızdırma potansiyeli Göller Yöresi'ndeki baraj projesi ile; delta ovalarının tarımsal niteliği Çarşamba Ovası'ndaki biyokütle santrali ile; Akdeniz orman/maki habitatının hassasiyeti Teke Yarımadası'ndaki mermer ocağı ile; körfez ekosistemlerinin hassas yapısı ise İzmit Körfezi'ndeki liman/petrokimya tesisi ile doğrudan ilişkilidir. ÇED süreçlerinde bu coğrafi özellikler öncelikle dikkate alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Karstik arazilerin hidrolojik özelliklerini analiz etmek.
Göller Yöresi'ndeki baraj projesinin erime boşlukları nedeniyle su sızdırma riski taşıdığı ve karstik gölleri etkileyeceği belirlenir.
Karstik topoğrafyada yeraltı drenajı ve sızma oranları yüksektir, bu durum baraj yapımında en büyük jeolojik risktir.
2
Alüvyal delta ovalarının ekonomik önemini ve sanayileşmenin etkisini değerlendirmek.
Çarşamba Ovası'na kurulacak biyokütle santralinin verimli tarım arazilerinin kaybına ve hava kirliliğine neden olacağı saptanır.
Delta ovaları birinci sınıf tarım arazisi olup bu alanların sanayiye açılması en yaygın arazi kullanım hatalarındandır.
3
Ormanlık ve maki alanlarındaki madencilik faaliyetlerinin ekolojik etkilerini incelemek.
Teke Yarımadası'ndaki mermer ocağının Akdeniz bitki örtüsüne zarar vereceği, erozyonu artıracağı ve tozlaşmayı engelleyeceği belirlenir.
Açık ocak madenciliği bitki örtüsünü tamamen sıyırdığı için orman ve çalı ekosistemlerinde geri dönülemez tahribat yaratır.
4
Kıyı alanlarındaki sanayi ve liman faaliyetlerinin denizel etkilere etkisini analiz etmek.
İzmit Körfezi'ndeki petrokimya ve liman projesinin deniz kirliliği, kıyı morfolojisi değişimi ve termal kirliliğe yol açacağı saptanır.
Kıyı bölgelerindeki dolgu, derinleştirme ve atık deşarj faaliyetleri deniz ekosistemini ve kıyı şekillerini doğrudan değiştirir.

Anahtar Kavram

Arazi Kullanım Hataları ve ÇED
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 18 / 437Sonraki