Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4001Soru

Sağlıklı bir insanda soluk alma (inhalasyon) sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Soluk alma sırasında gerçekleşen olayların doğru sıralaması; önce diyaframın kasılması, ardından göğüs hacminin artması, buna bağlı olarak akciğer iç basıncının düşmesi ve son olarak havanın içeri girmesi şeklindedir.
Soluk alma aktif bir süreçtir ve diyafram kasının kasılmasıyla başlar. Diyafram kasıldığında göğüs boşluğu genişler, bu da akciğerlerin genişlemesine ve hacminin artmasına yol açar. Artan hacim nedeniyle düşen iç basınç, dışarıdaki yüksek basınçlı havanın içeri girmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kas faaliyetinin başlaması
Diyafram kası kasılarak düzleşir.
Solunum merkezinden gelen sinyaller diyaframın aktif olarak kasılmasını sağlar.
2
Hacim değişikliği
Göğüs kafesi genişler ve göğüs boşluğu hacmi artar.
Diyaframın düzleşmesi ve kaburgalar arası kasların kasılması göğüs kafesinin hacmini fiziksel olarak genişletir.
3
Basınç dengesinin değişmesi
Akciğer iç basıncı atmosfer basıncından daha düşük hale gelir.
Kapalı bir kaptaki gazın hacmi artarsa, birim hacme düşen çarpma sayısı yani basınç azalır.
4
Gaz akışı
Hava akciğerlere dolar.
Atmosfer basıncı iç basınçtan yüksek olduğu için hava, basınç farkı nedeniyle kendiliğinden içeri akar.

Anahtar Kavram

Soluk alma mekanizması (Hacim-Basınç ilişkisi)

Alternatif Yöntem

Bu tür sıralama sorularında 'Neden-Sonuç' zinciri kurmak faydalıdır. Kasılma (Neden) → Hacim Artışı (Sonuç/Yeni Neden) → Basınç Azalması (Sonuç/Yeni Neden) → Hava Girişi (Final Sonuç).
Tahmini Süre:45s
Soru 4002Soru

Şekildeki standart galvanik hücrede, çinko (ZnZn) metal şeridi 1 M Zn(NO3)21\text{ M } Zn(NO_3)_2 sulu çözeltisine, platin (PtPt) metal şeridi ise 1 M HCl1\text{ M } HCl ve 1 M Ni(NO3)21\text{ M } Ni(NO_3)_2 içeren sulu çözeltiye daldırılmıştır.

Yarı tepkimelerin standart indirgenme potansiyelleri şu şekildedir:
* Zn2+(suda)+2eZn(k)E=0,76 VZn^{2+}(suda) + 2e^- \rightarrow Zn(k) \quad E^\circ = -0,76\text{ V}
* Ni2+(suda)+2eNi(k)E=0,25 VNi^{2+}(suda) + 2e^- \rightarrow Ni(k) \quad E^\circ = -0,25\text{ V}
* 2H+(suda)+2eH2(g)E=0,00 V2H^+(suda) + 2e^- \rightarrow H_2(g) \quad E^\circ = 0,00\text{ V}

Buna göre, hazırlanan bu pil sistemiyle ilgili;

I. Başlangıç pil potansiyeli 0,76 V0,76\text{ V}'tur.
II. Zamanla katot yarı h��cresindeki çözeltinin pH değeri artar.
III. Zamanla katot elektrodunun kütlesi artar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II ifadeleri doğrudur
Aktifliği daha fazla olan çinko elektrot anot olup yükseltgenirken (Eyu¨k=+0,76 VE^\circ_{yük} = +0,76\text{ V}), katot hücresinde indirgenme potansiyeli nikelden daha yüksek olan hidrojen iyonları indirgenir (Eind=0,00 VE^\circ_{ind} = 0,00\text{ V}). Bu durum başlangıç pil potansiyelinin 0,76 V0,76\text{ V} olmasını sağlar. Ayrıca hidrojen iyonlarının azalması çözeltinin asitliğini azaltarak pH değerini artırır. Katot elektrodunda gaz çıkışı gerçekleştiği için platin elektrodun kütlesi değişmez. Bu nedenle pil potansiyelinin 0,76 V0,76\text{ V} olduğu ve pH değerinin arttığı yönündeki ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anot yarı hücresindeki yükseltgenme tepkimesini ve potansiyelini belirlemek.
Anot tepkimesi: Zn(k)Zn2+(suda)+2eZn(k) \rightarrow Zn^{2+}(suda) + 2e^- ve Eyu¨kseltgenme=+0,76 VE^\circ_{yükseltgenme} = +0,76\text{ V} olarak belirlenir.
İndirgenme potansiyeli en düşük olan çinko metali en aktif metaldir ve anot olarak davranarak yükseltgenir.
2
Katot yarı hücresinde öncelikle hangi iyonun indirgeneceğini belirlemek.
Katot tepkimesi: 2H+(suda)+2eH2(g)2H^+(suda) + 2e^- \rightarrow H_2(g) ve Eindirgenme=0,00 VE^\circ_{indirgenme} = 0,00\text{ V} olarak belirlenir.
Çözeltide bulunan H+H^+ ve Ni2+Ni^{2+} iyonlarından indirgenme potansiyeli daha büyük (0,00 V>0,25 V0,00\text{ V} > -0,25\text{ V}) olan H+H^+ iyonu öncelikli olarak indirgenir.
3
Standart pil potansiyelini (Ehu¨creE^\circ_{hücre}) hesaplamak.
Ehu¨cre=0,76 V+0,00 V=0,76 VE^\circ_{hücre} = 0,76\text{ V} + 0,00\text{ V} = 0,76\text{ V} bulunur. Dolayısıyla I. öncül doğrudur.
Standart pil potansiyeli, anot yükseltgenme potansiyeli ile katot indirgenme potansiyelinin toplamına eşittir.
4
Zamanla katot hücresindeki pH değişimini yorumlamak.
Katotta H+H^+ iyonları tüketildiğinden [H+][H^+] azalır ve çözeltinin pH değeri artar. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
pH değeri hidrojen iyonu derişiminin eksi logaritması olduğundan, H+H^+ derişimi azaldıkça pH artar.
5
Katot elektrot kütlesindeki değişimi değerlendirmek.
Katot elektrot yüzeyinde gaz çıkışı (H2H_2) olduğundan elektrot kütlesi değişmez. Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
Katotta katı metal birikmediği, gaz açığa çıktığı için elektrot kütlesinde artış gözlenmez.

Anahtar Kavram

Galvanik hücrelerde anot/katot seçimi, katot hücresinde indirgenme önceliği ve pil potansiyeli hesaplama
Soru 4003Soru

Tıpta anestezik madde olarak kullanımıyla bilinen ve halk arasında "lokman ruhu" olarak adlandırılan dietil eter (C2H5OC2H5C_2H_5 - O - C_2H_5) bileşiği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aynı karbon sayılı monoalkol olan 11-bütanol bileşiği ile fonksiyonel grup izomeridir.

Cevap

Aynı karbon sayılı monoalkol olan 1-bütanol bileşiği ile fonksiyonel grup izomeridir.
Dietil eter (C4H10OC_4H_{10}O) ile 11-bütanol (C4H10OC_4H_{10}O) bileşiklerinin kapalı formülleri aynı, fonksiyonel grupları farklı olduğu için birbirinin fonksiyonel grup izomeridir. Dolayısıyla doğru olan ifade budur.

Adım Adım Çözüm

1
Dietil eterin kapalı formülünü belirleme
Dietil eterin yarı açık formülü C2H5OC2H5C_2H_5 - O - C_2H_5 şeklindedir. Toplamda 4 karbon, 10 hidrojen ve 1 oksijen atomu içerdiği için kapalı formülü C4H10OC_4H_{10}O olarak bulunur.
Fonksiyonel grup izomerliğini belirlemek için bileşiğin kapalı formülünün çıkarılması gerekir.
2
1-bütanolün kapalı formülünü belirleme ve karşılaştırma
1-bütanol bileşiği (CH3CH2CH2CH2OHCH_3-CH_2-CH_2-CH_2-OH) 4 karbonlu doymuş bir monoalkoldür ve kapalı formülü C4H10OC_4H_{10}O şeklindedir.
Kapalı formülleri aynı fakat fonksiyonel grupları farklı (biri eter, diğeri alkol) olan bileşiklerin fonksiyonel grup izomeri olup olmadığını teyit etmek için bu adım gereklidir.
3
Diğer seçeneklerin doğruluğunu kontrol etme
Bileşik basit (simetrik) bir eterdir (asimetrik eter olduğu iddiası yanlıştır), IUPAC adı etoksietandır (etil eter olduğu iddiası yanlıştır), kendi molekülleri arasında hidrojen bağı kuramaz (hidrojen bağı kurulabileceği iddiası yanlıştır) ancak suyla kurabilir ve suda çözünür (suda çözünmeyeceği iddiası yanlıştır).
Soruda doğru olan seçeneğin kesinliğinden emin olmak amacıyla diğer seçenekler elenir.

Anahtar Kavram

Eterlerin adlandırılması, fiziksel özellikleri ve alkollerle izomerliği
Soru 4004Soru

Sağlıklı bir insanda, göze gelen ışık uyarısının retinada algılanıp uç beyinde görüntü olarak yorumlanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Işığın rodopsini aktifleştirmesi (1), fotoreseptörün hiperpolarizasyonu (2), bipolar ve ganglion hücrelerinin uyarılması (3), optik sinirlerin talamusta sinaps yapması (4) ve talamustan çıkan nöronların impulsları görme korteksine iletmesi (5) şeklindedir.
Doğru sıralama, ışığın rodopsini aktifleştirmesiyle başlar. Bunu sırasıyla sodyum kanallarının kapanıp fotoreseptörün hiperpolarize olması, bipolar hücrelerin uyarılması ve ganglion hücrelerinde aksiyon potansiyelinin oluşması takip eder. Sonrasında impulslar optik kiyazma ve talamus (lateral genikulat çekirdek) yoluyla uç beyindeki görme korteksine iletilerek algılanır.

Adım Adım Çözüm

1
Görme sürecini başlatan ilk fotokimyasal tepkimeyi belirleme
Işığın fotoreseptörlerdeki rodopsin pigmentini retinal ve opsine ayrıştırması gerçekleşir.
Işık uyarısının elektriksel sinyale dönüşebilmesi için öncelikle reseptördeki pigmentin fotonları soğurarak aktifleşmesi gerekir.
2
Fotoreseptör hücresindeki membran potansiyeli değişimini analiz etme
Hücre zarındaki sodyum kanalları kapanarak fotoreseptör hücresi hiperpolarize olur ve nörotransmitter salınımı azalır.
Diğer birçok duyu reseptörünün aksine, fotoreseptörler ışık uyarısı aldıklarında depolarize değil hiperpolarize olurlar.
3
Retinadaki diğer nöron tabakalarındaki sinyal iletim sırasını bulma
Bipolar hücrelerin üzerindeki inhibitör baskı kalkar, depolarize olurlar ve ganglion hücrelerinde aksiyon potansiyeli başlar.
Fotoreseptörün nörotransmitter salınımını azaltması, bipolar hücreleri uyarır; bu da sinyalin ganglion hücrelerine aktarılmasını sağlar.
4
İmpulsların merkezi sinir sistemindeki ara istasyona ulaşma sırasını saptama
Optik sinirler aracılığıyla taşınan impulslar optik kiyazmadan geçip talamusun lateral genikulat çekirdeğindeki nöronlarla sinaps yapar.
Koku duyusu hariç tüm duyusal bilgiler uç beyne ulaşmadan önce talamusta sınıflandırılır ve talamus üzerinden kortekse yönlendirilir.
5
İmpulsun kortekse ulaşması ve algılamanın gerçekleşmesi aşamasını belirleme
Talamustan çıkan nöronlar impulsları uç beyindeki görme korteksine (oksipital lob) ulaştırır ve görüntü algılanır.
Bilinçli algılamanın, değerlendirmenin ve bütünleştirmenin gerçekleştiği nihai merkez uç beyin kabuğudur.

Anahtar Kavram

Retinada ışık uyarısıyla gerçekleşen fototransdüksiyon (hiperpolarizasyon mekanizması) ve görsel impulsların talamus üzerinden primer görme korteksine iletim yolu.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4005Soru

İnsan solunum sisteminde karbondioksitin (CO2CO_2) doku kılcallarından alveollere taşınması sürecinde gerçekleşen biyokimyasal olaylar ile bu olaylarda doğrudan işlev gören moleküller aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki olay tanımlarını sağ sütundaki doğru moleküllerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Doku kılcallarında alyuvara giren karbondioksitin, karbonik anhidraz enzimi yardımıyla su ile birleşmesi sonucu sentezlenen kararsız ara ürün
Doku kılcallarında üretilen bikarbonat iyonlarının (HCO3HCO_3^-) plazmaya difüzyonuna karşılık, hücre içi elektriksel yükü korumak adına alyuvara giren iyon
Akciğer kılcal damarlarından geçerken alveol boşluğuna verilecek olan karbondioksitin, plazmadan alyuvara dönen bikarbonattan geri üretilmesi sırasında açığa çıkan son ürün
Doku kılcallarındaki karbondioksit hidrasyonu sonucu serbest kalan hidrojen iyonlarının (H+H^+), kan pHpH'ını ölümcül düzeyde düşürmesini engellemek üzere bağlandığı molekül

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki olay tanımları ile sağ sütundaki moleküller sırasıyla şu şekilde eşleşir: Doku kılcallarındaki kararsız ara ürün Karbonik asit (H2CO3H_2CO_3) molekülüdür; elektriksel yükü korumak için alyuvara giren iyon Klorür (ClCl^-) iyonudur; akciğer kılcallarında açığa çıkan son ürün Serbest karbondioksit (CO2CO_2) gazıdır; serbest hidrojen iyonlarını bağlayan molekül ise Hemoglobin (HbHb) proteinidir.
Karbondioksitin kanda taşınması sırasında alyuvar içinde gerçekleşen ardışık reaksiyonlarda; karbondioksit ve suuyun birleşmesiyle karbonik asit oluşur, bikarbonatın plazmaya çıkışıyla klorür içeri girerek elektriksel dengeyi korur, açığa çıkan serbest hidrojen iyonları hemoglobin tarafından tamponlanır ve akciğer kılcallarında bu süreçler tersine işleyerek serbest karbondioksit gazı üretilip alveole verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Doku kılcallarında karbondioksit taşınmasının ilk basamağını analiz etmek
Doku kılcallarında hücrelerden kana geçen CO2CO_2, alyuvar içine girer ve karbonik anhidraz enzimi yardımıyla su ile birleşerek karbonik asidi (H2CO3H_2CO_3) oluşturur. Bu nedenle 1. tanım Karbonik asit (H2CO3H_2CO_3) ile eşleşir.
CO2CO_2 ve H2OH_2O birleşimi solunum gazlarının kimyasal taşınma sürecindeki ilk ana basamaktır.
2
Alyuvardaki elektriksel yük dengesinin nasıl korunduğunu incelemek
Oluşan karbonik asit H+H^+ ve HCO3HCO_3^- iyonlarına ayrışır. Bikarbonat (HCO3HCO_3^-) plazmaya difüzyonla geçerken alyuvarın elektrik yük dengesini korumak için plazmadan alyuvar içine klorür (ClCl^-) iyonları girer. Bu nedenle 2. tanım Klorür (ClCl^-) iyonu ile eşleşir.
Negatif yüklü bir iyonun hücre dışına çıkışı, yük denkliği için başka bir negatif iyonun içeri girmesini gerektirir.
3
Akciğer kılcallarında tersine dönen reaksiyonları ve nihai gaz çıkışını belirlemek
Akciğer kılcallarında plazmadaki bikarbonat alyuvara girer, H+H^+ ile birleşerek karbonik asidi oluşturur. Karbonik asit ise karbonik anhidrazla su ve karbondiokside parçalanır. Açığa çıkan karbondioksit alveollere geçerek soluk vermeyle dışarı atılır. Bu nedenle 3. tanım Serbest karbondioksit (CO2CO_2) gazı ile eşleşir.
Solunum sisteminin temel amacı vücuttaki atık karbondioksiti serbest gaz halinde vücuttan uzaklaştırmaktır.
4
Serbest hidrojen iyonlarının tamponlanma mekanizmasını saptamak
Karbonik asidin iyonlaşmasıyla oluşan serbest hidrojen (H+H^+) iyonları, kanın asitliğini (pHpH'ını) bozmamak için alyuvar içindeki hemoglobin (HbHb) pigmentine bağlanarak HbHHbH şeklinde taşınır. Bu nedenle 4. tanım Hemoglobin (HbHb) proteini ile eşleşir.
Kan pHpH'ının dar bir aralıkta (7,4) sabit tutulması homeostasi için hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Karbondioksitin (CO2CO_2) kanda bikarbonat iyonları şeklinde taşınma mekanizması ve tamponlama reaksiyonları
Soru 4006Soru

Sağlıklı bir insanda, asidik ve yağ bakımından zengin olan kimusun mideden onikiparmak bağırsağına (duodenum) geçmesiyle başlayan süreçte gerçekleşen hormonal ve enzimatik düzenlemelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Onikiparmak bağırsağından salgılanan kolesistokinin pankreası sindirim enzimi salgılaması için, sekretin ise pankreası bikarbonat iyonu salgılaması için uyarır.

Cevap

Onikiparmak bağırsağından salgılanan kolesistokinin pankreası sindirim enzimi salgılaması için, sekretin ise pankreası bikarbonat iyonu salgılaması için uyarır.
Kolesistokinin hormonu pankreasın asiner hücrelerini uyararak sindirim enzimlerinin salgılanmasını sağlarken, sekretin hormonu pankreas kanallarındaki hücrelerden bikarbonat iyonlarının salınımını tetikleyerek duodenumun pH değerini yaklaşık 8-8.5 seviyesine çıkarır. Bu iki hormonun eşgüdümlü çalışması ince bağırsaktaki kimyasal sindirim için zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kimusun içeriği ve ilk hormonal tepkinin analizi
Mideden gelen asidik ve yağlı kimus, duodenum duvarındaki hücreleri uyararak sekretin ve kolesistokinin hormonlarının salgılanmasına yol açar.
Sindirim sisteminin düzenlenmesi, kimusun içeriğine bağlı olarak salgılanan hormonlarla başlar.
2
Hormonların pankreas üzerindeki spesifik etkilerinin belirlenmesi
Sekretin, pankreastan HCO3HCO_3^- (bikarbonat) salgılatarak ortamı bazikleştirir. Kolesistokinin ise pankreastan amilaz, lipaz, tripsinojen gibi sindirim enzimlerinin salgılanmasını sağlar.
Enzimlerin çalışabilmesi için pH dengelenmesi (sekretin etkisi) ve substratların parçalanması için enzim temini (kolesistokinin etkisi) gereklidir.
3
Hormon taşıma mekanizması ve enerji gereksiniminin kontrolü
Hormonlar kanla taşınır ve sindirim reaksiyonlarında (hidroliz) ATP harcanmaz.
Biyolojik sistemlerde hormonlar her zaman kan yoluyla hedef hücreye ulaşır ve hidroliz reaksiyonları ekzergonik/pasif süreçlerdir.

Anahtar Kavram

Sindirim sisteminin hormonal düzenlenmesi (Sekretin ve Kolesistokinin etkileşimi)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4007Soru

İnsan solunum sisteminde görev alan aşağıdaki yapıları, bu yapıların temel işlevleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Alveol
Hemoglobin
Diyafram
Epiglottis

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Alveol yapısı gaz değişimi yüzeyiyle, hemoglobin protein yapılı taşıyıcı pigmentle, diyafram soluk alıp vermeyi sağlayan kasla, epiglottis ise soluk borusunu koruyan kapakçıkla eşleşir.
Solunum sistemindeki yapıların her biri kendine özgü bir fonksiyona sahiptir: Alveol gaz değişim birimidir, hemoglobin taşıyıcıdır, diyafram solunum kasıdır ve epiglottis koruyucu kapakçıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Yapıların temel tanımlarını belirle.
Alveol bir kesecik, hemoglobin bir protein, diyafram bir kas, epiglottis ise bir kapakçıktır.
Eşleştirme yapabilmek için yapıların anatomik ve fizyolojik kategorilerini belirlemek gerekir.
2
İşlevlerle eşleştir.
Kesecik (Alveol) -> Gaz değişimi; Protein (Hemoglobin) -> Gaz taşıma; Kas (Diyafram) -> Hacim değişikliği; Kapakçık (Epiglottis) -> Koruma.
Solunum sistemindeki her bir parçanın sistem bütünlüğündeki spesifik görevi birbiriyle doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Solunum sistemi organlarının yapı ve görev ilişkisi.
Soru 4008Soru

Sağlıklı bir insanın böbrek nefronlarında gerçekleşen süzülme (filtrasyon) olayı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glomerulus kılcallarındaki kan basıncı sayesinde gerçekleşen pasif bir olaydır.

Cevap

Süzülme, glomerulus kılcallarındaki yüksek kan basıncı sayesinde enerji harcanmadan gerçekleşen pasif bir olaydır.
Sağlıklı bir insanda süzülme, glomerulus kılcallarındaki kan basıncı, Bowman kapsülündeki sıvı basıncı ve kılcal damarların ozmotik basıncından daha yüksek olduğu için gerçekleşir. Bu basınç farkı sayesinde maddeler kendiliğinden Bowman kapsülüne geçer, bu yüzden ATP harcanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülme yerinin ve mekanizmasının belirlenmesi
Süzülme, Glomerulus kılcalları ile Bowman kapsülü arasında (Malpighi cismi) gerçekleşir.
İdrar oluşumunun ilk aşaması kanın mekanik olarak süzülmesidir.
2
Enerji kullanımının değerlendirilmesi
Olay kan basıncı farkıyla gerçekleştiği için ATP tüketilmez.
Pasif bir geçiş süreci söz konusudur.

Anahtar Kavram

Nefronda süzülme mekanizması

Daha Fazla Pratik

Süzülme hızını etkileyen faktörler (kan basıncı, soğuk hava vb.) ve geri emilim sürecindeki aktif taşıma olaylarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4009Soru

Sağlıklı bir insanın böbreklerinde süzülme ile nefrona geçen bir üre molekülünün, vücut dışına atılana kadar geçtiği yapılar aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu yapıları, üre molekülünün izlediği yolu dikkate alarak ilk geçilenden sonuncuya doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süzülen bir molekül sırasıyla Bowman kapsülü, Henle kulpu, havuzcuk, üreter ve üretra yapılarından geçerek vücut dışına atılır.
Sıralama, nefronun başlangıcından vücut dışına kadar olan anatomik yolu takip eder. Üre molekülü önce Bowman kapsülüne süzülür, ardından nefron kanallarından biri olan Henle kulpundan geçer, böbreğin toplama merkezi olan havuzcuğa ulaşır, üreter kanalıyla mesaneye taşınır ve en son üretra ile dışarı atılır.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülmenin gerçekleştiği ilk noktayı belirlemek.
Bowman kapsülü
Kan basıncı etkisiyle glomerulus kılcallarından süzülen maddeler doğrudan Bowman kapsülüne geçer.
2
Nefron kanallarındaki ilerlemeyi takip etmek.
Henle kulpu
Süzüntü proksimal tüpten geçtikten sonra nefronun bir parçası olan Henle kulpu boyunca ilerler.
3
Böbrek içi toplama bölgesini tespit etmek.
Havuzcuk (Pelvis)
Distal tüp ve idrar toplama kanallarından geçen idrar, böbreğin orta kısmındaki havuzcukta birikir.
4
İdrarın böbrekten çıkış yolunu belirlemek.
Üreter
Havuzcukta toplanan idrar, üreterler aracılığıyla mesaneye doğru taşınır.
5
Vücuttan atılma noktasını belirlemek.
Üretra
İdrar kesesinde (mesane) depolanan idrar, üretra yoluyla vücut dışına atılır.

Anahtar Kavram

Boşaltım sisteminde idrarın oluşumu ve izlediği anatomik yol.

Daha Fazla Pratik

İdrar oluşumu sırasında süzülme, geri emilim ve salgılama olaylarının hangi nefron kısımlarında gerçekleştiğini tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4010Soru

Sağlıklı bir insanda, böbreklerde idrar oluşumunun ilk aşaması olan süzülme (filtrasyon) süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süzülme olayı, glomerulustaki yüksek kan basıncı etkisiyle gerçekleşen pasif bir süreçtir.

Cevap

Süzülme olayı, glomerulustaki yüksek kan basıncı etkisiyle gerçekleşen pasif bir süreçtir.
Sağlıklı bir insanda süzülme (filtrasyon), glomerulus kılcallarındaki kan basıncının etkisiyle maddelerin Bowman kapsülüne geçmesidir. Bu olayda yoğunluk farkı veya aktif bir pompa mekanizması değil, doğrudan mekanik basınç rol oynadığı için enerji harcanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülme mekanizmasının temelini belirlemek.
Süzülme, glomerulustaki kan basıncının Bowman kapsülündeki hidrostatik basınç ve ozmotik basınç toplamından büyük olmasıyla gerçekleşir.
Sıvı hareketinin yönü yüksek basınçtan düşük basınca doğrudur.
2
Enerji kullanımını değerlendirmek.
Bu olay fiziksel bir basınç farkı sonucu oluştuğu için biyolojik enerji (ATP) harcanmaz.
Pasif taşıma kuralları geçerlidir.
3
Doğru ifadeyi seçmek.
Kan basıncı ile gerçekleşen pasif süreç ifadesi süzülmeyi tam olarak açıklar.
Üriner sistemin temel fizyolojik bilgisidir.

Anahtar Kavram

Nefronda Süzülme (Filtrasyon) Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Süzülme, geri emilim ve salgılama olaylarının nefronun hangi bölgelerinde gerçekleştiğini gösteren bir tabloyu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4011Soru

Sağlıklı bir insanın böbreğinde gerçekleşen süzülme olayından sonra, nefron kanallarına geçen süzüntünün izlediği yol aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu yapıları, süzüntünün akış yönüne göre baştan sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süzüntü sırasıyla Bowman kapsülü, proksimal tüp, Henle kulpu ve distal tüpten geçer.
Sağlıklı bir nefronda süzüntü, glomerulustan Bowman kapsülüne geçtikten sonra sırasıyla proksimal tüp, Henle kulpu ve distal tüp boyunca ilerler. Bu sıralama nefronun anatomik yapısına tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülmenin başlangıç noktasını belirle.
Bowman kapsülü
Kan basıncı etkisiyle glomerulustan süzülen sıvı ilk olarak Bowman kapsülüne dolar.
2
Bowman kapsülünden sonraki ilk kanalı tespit et.
Proksimal tüp
Nefronun ilk kıvrımlı kanalı proksimal tüptür ve burada glikoz, amino asit gibi maddelerin geri emilimi başlar.
3
Kanalın öz bölgesine uzanan kısmını belirle.
Henle kulpu
Sıvı proksimal tüpten sonra 'U' şeklindeki Henle kulpuna geçer.
4
İdrar toplama kanalından önceki son bölümü belirle.
Distal tüp
Henle kulpundan çıkan sıvı, salgılamanın da gerçekleştiği distal tübe ulaşır.

Anahtar Kavram

Nefronun anatomik kısımları ve süzüntünün izlediği yol
Tahmini Süre:45s
Soru 4012Soru

Sağlıklı bir insanda böbreklerde süzülen bir maddenin, idrar bileşimine katılarak vücut dışına atılması sürecinde aşağıdaki yapılardan geçiş sırasını belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İdrar oluşum ve atılım süreci; Glomerulus kılcalları, Proksimal tüp, İdrar toplama kanalı, Üreter ve Mesane sırasıyla gerçekleşir.
İdrar oluşumu böbreğin işlevsel birimi olan nefronun başlangıcı olan glomerulusta başlar. Ardından nefron kanalları (proksimal tüp, Henle kulpu, distal tüp) boyunca ilerler. İşlemi biten sıvı idrar toplama kanallarıyla havuzcuğa, oradan üreterle mesaneye iletilir.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülme aşamasını belirleme
Glomerulus kılcalları
İdrar oluşumu, kanın glomerulus kılcallarından Bowman kapsülüne süzülmesiyle başlar.
2
Nefron kanallarındaki ilerleyişi belirleme
Proksimal tüp
Süzüntü, Bowman kapsülünden sonra sırasıyla proksimal tüp, Henle kulpu ve distal tüpten geçer.
3
Boşaltım kanallarındaki ilerleyişi belirleme
İdrar toplama kanalı
Nefronlardaki işlemler tamamlandıktan sonra sıvı idrar toplama kanalına aktarılır.
4
Böbrekten çıkış yolunu belirleme
Üreter
Toplama kanallarından havuzcuğa dökülen idrar, üreter aracılığıyla böbrekten ayrılır.
5
Depolama aşamasını belirleme
Mesane
Üreterden geçen idrar, üretra ile dışarı atılmadan önce mesanede toplanır.

Anahtar Kavram

Üriner sistemde idrarın izlediği anatomik yol.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4013Soru

İnsanda dişi üreme sisteminde gerçekleşen menstrual döngü, hipofiz bezi ve yumurtalıklardan salgılanan hormonlar tarafından düzenlenir. Döngünün başlangıcında hipofiz bezinin ön lobundan salgılanan bir hormon, yumurtalıktaki folikülleri uyararak folikül gelişimini ve oogenez sürecini başlatır.

Buna göre, menstrual döngünün folikül evresinde etkili olan ve folikülün büyümesini sağlayan bu hormon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Folikül uyarıcı hormon (FSH)

Cevap

Folikül uyarıcı hormon (FSH), menstrual döngünün başlangıcında hipofizden salgılanarak folikül gelişimini başlatan temel hormondur.
Folikül uyarıcı hormon (FSH), menstrual döngünün folikül evresinde hipofiz bezinden kana salgılanır ve yumurtalıktaki folikül hücrelerinin mitozla çoğalarak büyümesini, aynı zamanda oogenezin (yumurta oluşumu) devam etmesini uyarır.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonun salgılandığı yeri ve hedefi belirleme
Soru kökünde hormonun hipofizden salgılandığı ve yumurtalıktaki folikülleri hedef aldığı belirtilmiştir.
Hormonal kontrol mekanizmasının kaynağını saptamak seçenekleri elememize yardımcı olur.
2
Hormonun işlevini analiz etme
Hormonun görevi folikül büyümesini uyarmak ve oogenezi başlatmaktır.
Menstrual döngünün evrelerine göre hormon görevlerini eşleştirmek gerekir.
3
Doğru hormonu seçme
Bu görevleri gerçekleştiren hormon Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) olarak tanımlanır.
FSH, döngünün ilk evresi olan folikül evresinin ana düzenleyicisidir.

Anahtar Kavram

Menstrual Döngünün Hormonal Kontrolü

Daha Fazla Pratik

Menstrual döngünün evrelerini (Folikül, Ovulasyon, Korpus Luteum, Menstruasyon) ve bu evrelerdeki östrojen/progesteron değişimlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4014Soru

İnsanda döllenme gerçekleştikten sonra embriyonun uterus duvarına tutunma sürecini de kapsayan erken gelişim evrelerini, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Embriyonik gelişim süreci; segmentasyon bölünmeleri ile başlar, morula ve blastula evrelerinden geçerek embriyonik tabakalaşmanın olduğu gastrula evresi ile devam eder.
Embriyonik gelişimde hiyerarşi basitten karmaşığa doğrudur. Önce hızlı bölünmelerle hücre sayısı artar (segmentasyon), ardından hücreler bir küme oluşturur (morula), sonra bu küme içi boş bir küreye dönüşür (blastula) ve nihayetinde hücre göçleriyle tabakalaşma (gastrula) başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Zigotun bölünme sürecini belirle.
Zigot fallopi tüpünde segmentasyon adı verilen hızlı mitoz bölünmelere girer.
Gelişimin ilk adımı hücre sayısını hızla artırmaktır.
2
Hücre topluluğunun ilk şeklini tanımla.
Blastomerlerin oluşturduğu dut görünümlü yapı olan morula meydana gelir.
Hücreler henüz farklılaşmamış ve bir küme halindedir.
3
Boşluklu yapının oluşumunu saptan.
Hücreler kenara çekilir, blastosist (blastula) evresine geçilir.
Embriyonun uterus duvarına tutunmaya hazır olduğu evre budur.
4
Tabakalaşma evresini son aşama olarak yerleştir.
Gastrulasyon ile ektoderm, mezoderm ve endoderm tabakaları oluşur.
Organogenezden önceki en karmaşık evre gastruladır.

Anahtar Kavram

Embriyonik Gelişim Basamakları

Daha Fazla Pratik

Blastula evresindeki hücrelerin (blastosist) kök hücre çalışmalarındaki önemini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4015Soru

İnsan dişi üreme sisteminde gerçekleşen menstrual döngü sürecinde, ovülasyondan sonra bozulan folikülün dönüşmesiyle oluşan korpus luteum (sarı cisim) tarafından salgılanan ve döl yatağı (uterus) iç çeperinin (endometriyum) kalınlaşmasını sağlayarak embriyonun tutunması için uygun bir ortam hazırlayan temel hormon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Progesteron

Cevap

Korpus luteumdan salgılanan ve döl yatağını embriyo için hazırlayan temel hormon progesterondur.
Menstrual döngünün yaklaşık 1414. gününden sonra başlayan korpus luteum evresinde salgılanan progesteron hormonu, döl yatağının (uterus) iç tabakasını (endometriyum) olası bir hamilelik durumunda embriyonun yerleşmesi ve beslenmesi için uygun hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Korpus luteumun oluşum sürecini belirle.
LH hormonunun etkisiyle ovülasyon gerçekleştikten sonra folikül kalıntısı korpus luteuma (sarı cisim) dönüşür.
Soruda bahsedilen yapının hangi evrede oluştuğunu anlamak için gereklidir.
2
Korpus luteumun salgılarını analiz et.
Korpus luteumdan çok miktarda progesteron, az miktarda östrojen salgılanır.
Hedef doku üzerinde etki yapacak olan kimyasal habercinin kaynağını bulmak için gereklidir.
3
Progesteronun döl yatağı üzerindeki etkisini değerlendir.
Progesteron, endometriyum tabakasının kalınlaşmasını ve kılcal damar ağının gelişmesini sağlayarak embriyonun tutunması için uygun ortamı hazırlar.
Soruda sorulan işlevi yerine getiren spesifik hormonu belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Menstrual döngüde korpus luteum evresi ve progesteron hormonunun etkisi.
Soru 4016Soru

Sağlıklı bir insanda döllenme sonucu oluşan zigotun, tam bir canlıyı oluşturmak üzere geçirdiği embriyonik gelişim evrelerini gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Embriyonik gelişim süreci segmentasyon (hücre bölünmesi) ile başlar, ardından morula (hücre yığını), blastula (içi boş top) ve gastrula (tabakalaşma) evreleri şeklinde ilerler.
Embriyonik gelişimde hiyerarşik bir sıralama mevcuttur. Zigotun bölünmesi (segmentasyon) ilk olaydır; bu süreçte oluşan hücre yığını moruladır. Hücrelerin dışa doğru göçü ile blastula, içe doğru çökmesi ile gastrula oluşur. Bu sıralama biyolojik olarak sabittir.

Adım Adım Çözüm

1
Zigotun bölünme sürecini belirleme
Segmentasyon
Gelişim, zigotun fallopi tüpünde hızla bölünmesiyle başlar.
2
Bölünme sonucu oluşan hücre yığınını tanımlama
Morula
Çok sayıda küçük hücrenin bir araya gelmesiyle dut benzeri yapı oluşur.
3
Blastosöl boşluğunun oluşumunu belirleme
Blastula
Hücrelerin merkeze boşluk bırakacak şekilde dizilmesiyle blastula evresine geçilir.
4
Hücre göçü ve tabakalaşmayı belirleme
Gastrula
Hücrelerin içe çökmesiyle ektoderm, mezoderm ve endoderm tabakaları şekillenmeye başlar.

Anahtar Kavram

İnsanda Embriyonik Gelişim Basamakları
Tahmini Süre:45s
Soru 4017Soru

İnsan vücudundaki sistemik dolaşım ve lenf dolaşımında görev yapan bazı damarlar ile bu damarların belirli fizyolojik koşullardaki karakteristik özellikleri aşağıda listelenmiştir.

Buna göre, sol sütunda verilen damarları sağ sütunda verilen doğru fizyolojik özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kapı toplardamarı
Karaciğer üstü toplardamarı
Böbrek toplardamarı
Göğüs lenf kanalı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kapı toplardamarı ile iki kılcal damar ağı arasında bulunan ve toklukta monomerce zengin olan damar özelliği; Karaciğer üstü toplardamarı ile açlıkta glikoz veren ve üre derişimi en yüksek olan damar özelliği; Böbrek toplardamarı ile üre derişimi en düşük ve karbondioksitçe zengin olan damar özelliği; Göğüs lenf kanalı ile şilomikron taşıyan ve lenfatik sistemin en büyük toplama damarı olan yapı özelliği eşleşir.
Sol sütundaki damarların işlevleri ve taşıdıkları kanın metabolik bileşenleri incelendiğinde; kapı toplardamarı iki kılcal ağ arasında yer alıp sindirim sonrası suda çözünen besinleri taşır. Karaciğer üstü toplardamarı açlıkta glikoz sağlar ve en yüksek üre derişimine sahiptir. Böbrek toplardamarı üre derişimi en düşük damardır. Göğüs lenf kanalı ise lenfatik sistemin en büyük toplama damarı olup şilomikron taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Kapı toplardamarının özelliklerini analiz etmek
Kapı toplardamarı, sindirim organlarından (mide, bağırsak, pankreas vb.) gelen kanı karaciğere taşır. Bu nedenle iki kılcal damar yatağı (sindirim organ�� kılcalları ve karaciğer kılcalları) arasındadır. Yemek sonrasında (toklukta) emilen suda çözünen besin monomerleri (glikoz, amino asit) en yüksek oranda bu damarda bulunur.
Sindirim sistemi organlarından emilen besinlerin karaciğerde işlenmeden önce buraya ulaştırılması gerekir.
2
Karaciğer üstü toplardamarının özelliklerini analiz etmek
Karaciğer üstü toplardamarı, karaciğerde üretilen ürenin kana karıştığı ilk damardır. Karaciğer amonyağı ornitin döngüsü ile üreye çevirir, bu yüzden bu damardaki üre derişimi vücuttaki en yüksek değerdedir. Ayrıca uzun süreli açlıkta karaciğer glikojen depolarını yıkarak veya diğer organik moleküllerden glikoz sentezleyerek kana verir; bu durumda karaciğer üstü toplardamarındaki glikoz seviyesi kapı toplardamarından daha yüksek olur.
Karaciğer, vücudun glikoz homeostasisini ve üre sentezini kontrol eden ana organdır.
3
Böbrek toplardamarının özelliklerini analiz etmek
Böbrek atardamarı ile böbreğe gelen ürenin yaklaşık yarısı nefronlarda süzülerek idrarla atılır. Bu nedenle böbrekten süzülmüş olarak çıkan kanı taşıyan böbrek toplardamarında üre derişimi sistemik dolaşımdaki en düşük düzeydedir. Aynı zamanda böbrek hücrelerinin hücresel solunumu nedeniyle bu damardaki karbondioksit (CO2CO_2) miktarı fazladır ve deoksijenize kan taşır.
Böbreklerin temel görevi kanı süzerek üre gibi metabolik atıkları uzaklaştırmaktır.
4
Göğüs lenf kanalının özelliklerini analiz etmek
İnce bağırsaktan emilen yağ asitleri, gliserol ve yağda çözünen vitaminler (AA, DD, EE, KK), bağırsak epitelinde şilomikronlara dönüştürülür ve lenf kılcalları (peke sarnıcı vb.) ile toplanarak göğüs lenf kanalına iletilir. Göğüs lenf kanalı, vücudun alt kısımlarından gelen lenf sıvısını taşıyan ve lenfatik sistemin en büyük kanalı olup sol köprücük altı toplardamarına dökülür.
Yağ kökenli maddelerin emilimi ve taşınması lenf sistemi üzerinden gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

İnsan dolaşım ve lenf sistemindeki ana damarların taşıdıkları maddelerin (üre, glikoz, şilomikron) metabolik durumlara göre derişim farkları ve anatomik özellikleri.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4018Soru

Aşağıda verilen alkan bileşiklerini, uygun ko��ullarda gerçekleştirdikleri serbest radikalik monoklorlama (1 mol Cl2\text{Cl}_2 ile yer değiştirme) tepkimesi sonucunda oluşturabilecekleri kararlı monoklorlu yapı izomeri sayılarına göre en az olandan en fazla olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Monoklorlu yapı izomeri sayısı en az olandan en fazla olana doğru sıralama: 2,2-dimetilpropan < nn-pentan < 2-metilbutan şeklindedir.
Doğru sıralamada en az izomer oluşturan 2,2-dimetilpropan (1 izomer), ardından nn-pentan (3 izomer) ve en çok izomer oluşturan 2-metilbutan (4 izomer) yer almalıdır. Bu durum moleküllerdeki özdeş olmayan hidrojen çevrelerinin sayısıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir alkan bileşiğinin açık veya yarı açık yapısındaki farklı kimyasal çevreye sahip (özdeş olmayan) karbon atomları belirlenir.
2,2-dimetilpropan bileşiğinde tüm karbonlar simetriktir ve hidrojen taşıyan tüm karbonlar primerdir (1 farklı çevre). nn-pentan bileşiğinde simetriden dolayı 3 farklı karbon çevresi bulunur. 2-metilbutan bileşiğinde ise simetri yoktur ve 4 farklı karbon çevresi bulunur.
Serbest radikalik yer değiştirme tepkimesinde klor atomunun bağlanacağı karbon atomunun kimyasal çevresi, oluşacak yapı izomerinin türünü belirler.
2
Belirlenen her farklı karbon atomuna bir klor atomu bağlanarak oluşabilecek monoklorlu ürünlerin yapı formülleri ve IUPAC adları yazılır.
2,2-dimetilpropan için 1-kloro-2,2-dimetilpropan (1 izomer); nn-pentan için 1-kloropentan, 2-kloropentan ve 3-kloropentan (3 izomer); 2-metilbutan için 1-kloro-2-metilbutan, 2-kloro-2-metilbutan, 2-kloro-3-metilbutan ve 1-kloro-3-metilbutan (4 izomer) elde edilir.
Oluşan ürünlerin farklı yapı izomerleri olduğunu doğrulamak amacıyla IUPAC kurallarına göre adlandırılması gerekir.
3
Elde edilen izomer sayıları karşılaştırılarak en az olandan en fazla olana doğru sıralanır.
1 izomer (2,2-dimetilpropan) < 3 izomer (nn-pentan) < 4 izomer (2-metilbutan) sıralaması elde edilir.
Soruda istenen en azdan en fazlaya doğru olan sıralama ölçütünü yerine getirmek için.

Anahtar Kavram

Alkanların halojenlerle yer değiştirme tepkimeleri ve oluşan monohalojenli türevlerin yapı izomerliği
Soru 4019Soru

Gaz fazında gerçekleşen bir kimyasal tepkimenin çarpışma teorisi esaslarına göre yürüyüşü ve aktifleşme enerjisi ile ilgili;

I. Çarpışan taneciklerin toplam kinetik enerjisi ileri aktifleşme enerjisine (EaiE_{a_i}) eşit veya bu değerden büyük olsa bile, uygun geometride gerçekleşmeyen çarpışmalar ürün oluşturamaz.
II. Reaktiflerin çarpışmasıyla oluşan aktifleşmiş kompleks, potansiyel enerjisi en yüksek olan kararsız tepe noktasıdır ve oluşan her aktifleşmiş kompleks kesinlikle ürün oluşumuyla sonuçlanır.
III. Aktifleşme enerjisinin (EaE_a) değeri daima pozitif olup tepkimeye giren maddelerin türüne bağlıdır; bu değer sıcaklık değişimiyle değişmezken katalizör ilavesiyle düşürülebilir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Doğru cevap 'I ve III' yargılarını içeren seçenektir.
Çarpışma teorisine göre bir kimyasal tepkimenin gerçekleşebilmesi için taneciklerin uygun geometride çarpışması ve yeterli kinetik enerjiye sahip olması gerekir. Kinetik enerji yeterli olsa bile uygun geometri sağlanamazsa etkin çarpışma gerçekleşmez ve ürün oluşmaz. Aktifleşmiş kompleks kararsız bir ara durum olup reaktiflere geri dönebilir veya ürünlere dönüşebilir; dolayısıyla her aktifleşmiş kompleks oluşumu kesinlikle ürünle sonuçlanmaz. Aktifleşme enerjisi daima pozitif olup tepkenlerin cinsine bağlıdır, sıcaklık ile değişmez ancak katalizör ile düşürülebilir. Bu nedenle doğru yargılar 'I ve III'tür.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu analiz etme
Doğru
Çarpışma teorisinin en temel şartlarından biri taneciklerin uygun geometride (doğrultu ve yönelimde) çarpışmasıdır. Enerji yeterli olsa bile uygun geometri sağlanamazsa etkin çarpışma gerçekleşmez.
2
İkinci öncülün doğruluğunu analiz etme
Yanlış
Aktifleşmiş kompleks yüksek enerjili ve kararsızdır. Bu yapı reaktiflere geri dönebileceği gibi ürünlere de dönüşebilir. Her aktifleşmiş kompleks kesinlikle ürün oluşturmaz.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu analiz etme
Doğru
Aktifleşme enerjisi (EaE_a) daima pozitif bir değerdir ve tepkimeye giren maddelerin türüne (bağ yapılarına) bağlıdır. Sıcaklık artışı aktifleşme enerjisini değiştirmez (sadece onu aşan tanecik sayısını artırır), eşik enerjisini değiştiren tek faktör katalizördür.

Anahtar Kavram

Çarpışma teorisi kuralları ve aktifleşme enerjisini etkileyen faktörler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4020Soru

Formaldehit (CH2OCH_2O) molekülünün Lewis elektron nokta formülü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
(1H_1H, 6C_6C, 8O_8O)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Moleküldeki ortaklanmamış (bağlayıcı olmayan) elektron sayısı 4'tür.

Cevap

Moleküldeki ortaklanmamış (bağlayıcı olmayan) elektron sayısı 4'tür.
Moleküldeki ortaklanmamış (bağlayıcı olmayan) elektron sayısı 4'tür ifadesi doğrudur. Formaldehit molekülünde sadece oksijen atomunun üzerinde bağ yapımına katılmamış 2 çift, yani toplam 4 adet elektron bulunur. Merkez atom olan karbonun ve hidrojenlerin üzerinde ortaklanmamış elektron kalmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Atomların elektron dizilimleri yazılarak değerlik elektron sayıları belirlenir.
1H:1_1H: 1 (Değerlik elektron sayısı = 1), 6C:2)4_6C: 2) 4 (Değerlik elektron sayısı = 4), 8O:2)6_8O: 2) 6 (Değerlik elektron sayısı = 6).
Lewis yapısı oluşturulurken atomların bağ yapabilecekleri değerlik elektronlarını doğru belirlemek gerekir.
2
Molekülün toplam değerlik elektron sayısı bulunur ve en çok bağ yapabilen atom merkez atom olarak seçilir.
Toplam değerlik elektron sayısı: 4+6+(2×1)=124 + 6 + (2 \times 1) = 12'dir. En fazla bağ yapma kapasitesine sahip olan karbon (CC) atomu merkez atomdur.
Merkez atom belirlendikten sonra diğer atomlar bu atoma kovalent bağlarla bağlanır.
3
Atomlar arasında kovalent bağlar kurulur ve geriye kalan elektronlar oktet/dublet kurallarına göre dağıtılır.
Karbon atomu hidrojenlerle birer tekli bağ (CHC-H), oksijenle ise bir ikili bağ (C=OC=O) yapar. Karbon ve oksijen atomları oktetini (8 elektron), hidrojenler ise dubletini (2 elektron) tamamlar. Oksijen atomu üzerinde bağa katılmayan 2 çift (4 elektron) ortaklanmamış elektron bulunur.
Lewis formülünde tüm atomların kararlı elektron düzenine ulaşması ve toplam elektron sayısının korunması sağlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Kovalent Bileşiklerin Lewis Elektron Nokta Formülleri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 201 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin