Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4021Soru

Aynı dış basınçta hazırlanan aşağıdaki sulu çözeltileri, donmaya başlama sıcaklıklarına göre en düşükten en yükseğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çözeltilerin donmaya başlama sıcaklıklarına göre en düşükten en yükseğe doğru sıralaması sırasıyla; 100 g100\text{ g} suda 0,05 mol0,05\text{ mol} CaCl2\text{CaCl}_2 içeren çözelti, 200 g200\text{ g} suda 0,2 mol0,2\text{ mol} glikoz içeren çözelti ve 250 g250\text{ g} suda 0,1 mol0,1\text{ mol} KNO3\text{KNO}_3 içeren çözelti şeklindedir.
Toplam tanecik molalitesi en yüksek olan kalsiyum klorür çözeltisi en düşük donma sıcaklığına, tanecik molalitesi en düşük olan potasyum nitrat çözeltisi ise en yüksek donma sıcaklığına sahiptir. Bu nedenle doğru sıralama kalsiyum klorür, glikoz ve potasyum nitrat içeren çözeltiler şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir çözeltideki çözünen maddelerin formül birimi veya molekül başına oluşturduğu tanecik sayısını (van 't Hoff faktörü) belirlemek.
KNO3\text{KNO}_3 için tanecik sayısı 2 (1 K+\text{K}^+ ve 1 NO3\text{NO}_3^-), glikoz (C6H12O6\text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6) için moleküler çözündüğünden 1, CaCl2\text{CaCl}_2 için tanecik sayısı 3 (1 Ca2+\text{Ca}^{2+} ve 2 Cl\text{Cl}^-) olarak bulunur.
Donma noktası alçalması çözeltideki toplam tanecik derişimi ile doğrudan ilişkilidir.
2
Her bir çözelti için toplam tanecik molalitesini (mtanecikm_{\text{tanecik}}) hesaplamak.
Birinci çözelti için: 0,1 mol×20,25 kg=0,8 m\frac{0,1\text{ mol} \times 2}{0,25\text{ kg}} = 0,8\text{ m}. İkinci çözelti için: 0,2 mol×10,2 kg=1,0 m\frac{0,2\text{ mol} \times 1}{0,2\text{ kg}} = 1,0\text{ m}. Üçüncü çözelti için: 0,05 mol×30,1 kg=1,5 m\frac{0,05\text{ mol} \times 3}{0,1\text{ kg}} = 1,5\text{ m} elde edilir.
Molalite, çözünen tanecik mol sayısının çözücü kütlesine (kg cinsinden) bölünmesiyle hesaplanır.
3
Toplam tanecik derişimleri ile donma noktası alçalması miktarını ilişkilendirerek donmaya başlama sıcaklıklarını sıralamak.
Tanecik derişimi en yüksek olan üçüncü çözeltinin (1,5 m1,5\text{ m}) donma noktası en fazla düşer (en düşük donma noktası). Tanecik derişimi en düşük olan birinci çözeltinin (0,8 m0,8\text{ m}) donma noktası ise en az düşer (en yüksek donma noktası). Bu durumda donmaya başlama sıcaklıkları en düşükten en yükseğe doğru üçüncü çözelti, ikinci çözelti ve birinci çözelti olarak sıralanır.
Toplam tanecik derişimi arttıkça çözeltinin donma noktası daha fazla düşer.

Anahtar Kavram

Donma Noktası Alçalması (Kriyoskopi)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4022Soru

Etanoik asit (CH3COOH\mathrm{CH_3COOH}) ile oksijen atomu izotopik olarak işaretlenmiş izopropil alkolün (CH3-CH(18OH)-CH3\mathrm{CH_3\text{-}CH(^{18}OH)\text{-}CH_3}) asidik ortamdaki esterleşme tepkimesi aşağıda verilmiştir:

CH3COOH+CH3-CH(18OH)-CH3H+Ester+H2O\mathrm{CH_3COOH} + \mathrm{CH_3\text{-}CH(^{18}OH)\text{-}CH_3} \xrightarrow{\mathrm{H^+}} \text{Ester} + \mathrm{H_2O}

Buna göre, gerçekleşen tepkime ve oluşan ürünler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tepkime sonucunda açığa çıkan su molekülündeki oksijen atomunun kaynağı karboksilik asittir.

Cevap

Tepkime sonucunda açığa çıkan su molekülündeki oksijen atomunun kaynağı karboksilik asittir.
Esterleşme tepkimelerinde asit ve alkol molekülleri birleşirken karboksilik asitten OH-\mathrm{OH} grubu kopar, alkolden ise H-\mathrm{H} atomu ayrılır. Bu iki parçanın birleşmesiyle su molekülü oluşur. Dolayısıyla oluşan su molekülündeki oksijen atomunun kaynağı tamamen karboksilik asittir. Alkolün yapısındaki izotopik işaretli oksijen atomu (18O^{18}O) ise oluşan ester molekülünün yapısında kalır. Bu durum, suyun oksijen kaynağının karboksilik asit olduğunu belirten ifadeyi doğru kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Esterleşme tepkimesinin gerçekleşme mekanizmasını analiz etmek.
Esterleşme tepkimelerinde karboksilik asidin karboksil grubundan OH-\mathrm{OH} grubu ayrılırken, alkolün hidroksil grubundan H-\mathrm{H} atomu ayrılır ve birleşerek H2O\mathrm{H_2O} (su) oluştururlar.
İzotop işaretleme çalışmaları, esterleşme sırasında ayrılan suyun oksijeninin karboksilik asitten geldiğini kanıtlamaktadır.
2
İşaretli oksijen izotopunun (18O^{18}O) hangi üründe kalacağını belirlemek.
Alkolün yapısındaki alkoksi grubu (18O-R-\mathrm{^{18}O\text{-}R}), karboksilik asidin karbonil karbonuna bağlanır. Böylece 18O^{18}O izotopu oluşan ester molekülünün yapısında yer alır, su molekülüne geçmez.
Su oluşumu sırasında alkolden sadece hidrojen koptuğu için alkolün oksijeni ester yapısında korunur.
3
Tepkimenin diğer yapısal ve termodinamik özelliklerini değerlendirmek.
İzopropil alkol bir sekonder alkoldür. Karbonil karbonu çift bağ içerdiği için sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır. Tepkime bir redoks reaksiyonu olmayıp kondenzasyondur. Katalizör ise entalpiyi değiştirmez.
Seçeneklerdeki diğer ifadelerin hatalı olduğunu kanıtlamak amacıyla temel organik ve fiziksel kimya kuralları uygulanmıştır.

Anahtar Kavram

Esterleşme reaksiyonunun mekanizması ve esterlerin yapısal özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4023Soru

Aşağıda yarı açık formülleri verilen alken bileşiklerini, IUPAC sistemine uygun doğru adlandırmaları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

cisCH3CH=CHCH2CH3cis-CH_3CH=CHCH_2CH_3
transCH3CH=C(CH3)CH2CH3trans-CH_3CH=C(CH_3)CH_2CH_3
CH2=C(CH3)CH2CH3CH_2=C(CH_3)CH_2CH_3
CH3CH=C(CH3)2CH_3CH=C(CH_3)_2

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bileşiklerin doğru eşleştirmeleri sırasıyla: cis-2-penten, trans-3-metil-2-penten, 2-metil-1-bütün ve 2-metil-2-bütün adlandırmalarıdır.
Bileşiklerin adları IUPAC adlandırma kurallarına göre çift bağın yeri, ana zincir uzunluğu ve dallanmalar esas alınarak belirlenmiştir. Cis-trans izomerliği gösterenler için uygun geometrik izomer ön ekleri (cis/trans) eklenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
En uzun karbon zincirlerini belirleyin.
cisCH3CH=CHCH2CH3cis-CH_3CH=CHCH_2CH_3 ve transCH3CH=C(CH3)CH2CH3trans-CH_3CH=C(CH_3)CH_2CH_3 için en uzun zincir 5 karbonlu (penten); CH2=C(CH3)CH2CH3CH_2=C(CH_3)CH_2CH_3 ve CH3CH=C(CH3)2CH_3CH=C(CH_3)_2 için 4 karbonludur (büten).
IUPAC kurallarına göre alkenler adlandırılırken çift bağı içeren en uzun karbon zinciri seçilmelidir.
2
Ana zincirleri, çift bağın en küçük numarayı alacağı uçtan başlayarak numaralandırın. Çift bağ eşit mesafedeyse dallanmanın yakın olduğu ucu seçin.
İlk iki bileşik soldan, üçüncü bileşik soldan ve dördüncü bileşik sağdan numaralandırılır. Böylece dördüncü bileşikteki metil grubu 3 yerine 2 numaralı karbona bağlı olur.
Numaralandırma kuralları dallanmaların ve çift bağın yerini en düşük sayılarla belirtmek için uygulanır.
3
Çift bağlı karbonlara bağlı grupları cis-trans izomerliği yönünden inceleyin.
Penten türevlerinde çift bağlı karbonların her birine iki farklı grup bağlı olduğundan geometrik izomeri vardır. Büten türevlerinde ise çift bağlı karbonlardan birinde aynı iki grup (iki hidrojen veya iki metil) bağlı olduğu için cis-trans izomerliği yoktur.
Cis-trans izomerliği gösteren alkenlerin adlandırılmasında geometrik izomeri ön eklerinin doğru kullanılması gerekir.

Anahtar Kavram

Alkenlerin IUPAC kurallarına göre adlandırılması ve cis-trans izomerliği koşulları
Soru 4024Soru

Asimetrik bir eter olan metil etil eter (CH3OC2H5CH_3-O-C_2H_5) bileşiği ile 1-propanol bileşiği birbirinin fonksiyonel grup izomeridir ve her iki bileşiğin de birer molekülündeki toplam sigma (σ\sigma) bağı sayısı birbirine eşittir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Aynı karbon sayılı monoalkoller ile eterler birbirinin fonksiyonel grup izomeridir ve açık zincirli doymuş yapıda olduklarından her iki bileşiğin de birer molekülündeki toplam sigma bağı sayıları eşittir.
Verilen ifade doğrudur çünkü metil etil eter ve 1-propanol bileşiklerinin kapalı formülleri aynı (C3H8OC_3H_8O) olup birbirinin fonksiyonel grup izomeridirler. Her ikisinde de toplam atom sayısı 12'dir ve açık zincirli doymuş yapıda oldukları için sigma bağı sayıları eşittir.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiklerin yapısal özelliklerini ve sınıfını belirlemek.
Metil etil eter (CH3OC2H5CH_3-O-C_2H_5) asimetrik eter sınıfında, 1-propanol (CH3CH2CH2OHCH_3-CH_2-CH_2-OH) ise primer monoalkol sınıfında yer alır.
Bileşiklerin kimyasal türlerini ve formüllerini netleştirmek için.
2
Bileşiklerin izomerlik ilişkisini sorgulamak.
Her iki bileşiğin de kapalı formülü C3H8OC_3H_8O olup, fonksiyonel grupları farklı olduğundan birbirinin fonksiyonel grup izomeridirler.
Kapalı formüllerinin aynı ve fonksiyonel gruplarının farklı olduğunu doğrulamak için.
3
Bileşiklerdeki toplam sigma (σ\sigma) bağı sayılarını karşılaştırmak.
Her iki bileşik de açık zincirli ve doymuş olduğundan, moleküldeki toplam atom sayısının bir eksiği (121=1112 - 1 = 11) kadar sigma bağı içerir. Dolayısıyla sigma bağı sayıları birbirine eşittir.
Yargıda belirtilen sigma bağı eşitliğini matematiksel olarak kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

Eterler ile monoalkollerin fonksiyonel grup izomerliği ve bağ yapıları
Soru 4025Soru

İnsan embriyonik gelişim sürecinde meydana gelen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Embriyonik gelişim süreci sırasıyla; segmentasyon (hızlı bölünmeler), morula (dut görünümü), blastula (birincil karın boşluğu oluşumu), gastrula (üç tabakalı yapı) ve organogenez (organ oluşumu) basamaklarından oluşur.
Sıralama, döllenmiş yumurta olan zigotun segmentasyon (bölünme) ile başlayıp, morula, blastula, gastrula ve nihayetinde organogenez (organ oluşumu) ile devam eden biyolojik süreci tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Segmentasyon başlangıcını belirleme
Zigotun bölünerek blastomerleri oluşturması belirlenir.
Döllenmeden sonraki ilk evre hızlı mitoz bölünmelerin (segmentasyon) başladığı evredir.
2
Hücre kümelenmesini (morula) tespit etme
Morula aşaması ikinci sıraya yerleştirilir.
Bölünmeler sonucu oluşan blastomerlerin bir arada toplandığı 'dut' görünümlü yapıdır.
3
Boşluk oluşumunu (blastula) tanımlama
Blastula evresi üçüncü sıraya yerleştirilir.
Hücrelerin dışa göç etmesiyle embriyonun ilk boşluğu olan blastosöl oluşur.
4
Tabakalanma sürecini (gastrula) analiz etme
Gastrula evresi dördüncü sıraya yerleştirilir.
Hücre göçleriyle birlikte ektoderm, mezoderm ve endoderm tabakaları belirginleşir.
5
Organ taslaklarının oluşumunu (organogenez) belirleme
Organogenez son sıraya yerleştirilir.
Hücre tabakalarından doku ve organların oluştuğu en ileri evredir.

Anahtar Kavram

İnsan embriyonik gelişim evrelerinin kronolojik sırası ve karakteristik özellikleri.
Soru 4026Soru

Bir laboratuvar çalışmasında, MgMg, ZnZn, SnSn ve CuCu metallerinin aktifliklerini (elektron verme eğilimlerini) karşılaştırmak amacıyla aşağıdaki gözlemler yapılıyor:

* ZnZn metalinden yapılmış bir kapta Sn2+Sn^{2+} iyonları içeren sulu çözelti saklanamazken, Cu2+Cu^{2+} iyonları içeren çözelti SnSn metalinden yapılmış bir kapta saklanamamaktadır.
* MgMg metali, Zn2+Zn^{2+} iyonlarını içeren çözeltiyle tepkimeye girerek Zn(k)Zn(k) açığa çıkarabilmektedir.

Buna göre; MgMg, ZnZn, SnSn ve CuCu metallerini, metalik aktiflikleri (indirgen güçleri) en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama metalik aktifliği en yüksek olandan en düşük olana doğru Mg, Zn, Sn ve Cu şeklindedir.
Doğru sıralama magnezyum, çinko, kalay ve bakır şeklinde olmalıdır. Çünkü magnezyum çinkoyu indirgeyebildiği için çinkodan aktiftir. Çinko kalayı indirgeyebildiği için kalaydan aktiftir. Kalay da bakırı indirgeyebildiği için bakırdan aktiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci gözlemi analiz etmek
ZnZn metalinden yapılan kapta Sn2+Sn^{2+} çözeltisinin saklanamaması, ZnZn metalinin Sn2+Sn^{2+} iyonları ile kendiliğinden tepkime verdiğini gösterir. Bu durumda ZnZn metali SnSn metalinden daha aktidir (Zn>SnZn > Sn). Benzer şekilde, Cu2+Cu^{2+} çözeltisinin SnSn metalinden yapılan kapta saklanamaması, SnSn metalinin Cu2+Cu^{2+} iyonları ile tepkime verdiğini ve SnSn metalinin CuCu metalinden daha aktif olduğunu gösterir (Sn>CuSn > Cu).
Bir çözeltinin metal bir kapta saklanamaması, kap ile çözelti arasında spontan bir redoks tepkimesinin gerçekleştiğini, yani kabı oluşturan metalin çözeltideki katyondan daha aktif olduğunu gösterir.
2
İkinci gözlemi analiz etmek
MgMg metalinin Zn2+Zn^{2+} iyonları içeren çözeltiyle tepkimeye girerek Zn(k)Zn(k) açığa çıkarması, MgMg metalinin ZnZn metalinden daha aktif olduğunu gösterir (Mg>ZnMg > Zn).
Aktif bir metal, kendisinden daha az aktif olan bir metalin katyonunu indirgeyerek elemental hâle getirir.
3
Tüm gözlemleri birleştirerek sıralamayı oluşturmak
Bulunan bağıl aktiflik ilişkileri (Mg>ZnMg > Zn, Zn>SnZn > Sn ve Sn>CuSn > Cu) bir araya getirildiğinde, metallerin aktiflik sıralaması Mg>Zn>Sn>CuMg > Zn > Sn > Cu şeklinde olur.
Geçişkenlik özelliği kullanılarak tüm metallerin bağıl yükseltgenme eğilimleri tek bir doğru üzerinde sıralanır.

Anahtar Kavram

Metallerde aktiflik, elektron verme (yükseltgenme) eğiliminin bir ölçüsüdür. Aktif bir metal, kendisinden daha az aktif (pasif) bir metalin katyonunu içeren çözeltiyle kendiliğinden tepkimeye girerek yükseltgenir.

Alternatif Yöntem

Metallerin yükseltgenme eğilimlerini yarı tepkimeler yazarak karşılaştırabilirsiniz. Kolayca yükseltgenen metal en aktiftir: Mg(k) -> Mg2+(suda) + 2e- tepkimesi en kolay gerçekleşirken, Cu(k) -> Cu2+(suda) + 2e- tepkimesi en zor gerçekleşendir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4027Soru

İnsan duyu fizyolojisinde, dış çevreden gelen uyarıların reseptörler tarafından algılanması ve merkezi sinir sistemine iletilmesi süreçlerinde farklı mekanizmalar işlev gösterir. Bu süreçleri araştıran bir bilim insanı aşağıdaki üç farklı durumu incelemektedir:

I. Derideki bir mekanoreseptöre (Pacini cisimciği) uygulanan basınç miktarı kademeli olarak artırılıyor.
II. Göze ulaşan ışığın şiddeti kademeli olarak artırılıyor.
III. Burun boşluğundaki kemoreseptörleri uyaran koku taneciğinin konsantrasyonu kademeli olarak artırılıyor.

Bu incelemeler doğrultusunda gerçekleşen fizyolojik olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her üç durumda da uyaranın şiddetinin ya da konsantrasyonunun artması, reseptörlerde oluşan lokal potansiyelin genliğini artırarak duyu sinirlerinde oluşan aksiyon potansiyeli frekansının artmasına neden olur.

Cevap

Her üç durumda da uyaranın şiddetinin ya da konsantrasyonunun artması, reseptörlerde oluşan lokal potansiyelin genliğini artırarak duyu sinirlerinde oluşan aksiyon potansiyeli frekansının artmasına neden olur.
Uyaranın şiddetinin ya da konsantrasyonunun artması, reseptörlerde oluşan lokal potansiyelin genliğini artırarak duyu sinirlerinde oluşan aksiyon potansiyeli frekansının artmasına neden olur ifadesi doğrudur. Duyu reseptörlerinde oluşan reseptör potansiyeli uyaran şiddetiyle doğru orantılı olarak değişen lokal bir potansiyeldir. Bu lokal potansiyelin büyümesi, bağlı olduğu duyu nöronunda daha sık (yüksek frekansta) aksiyon potansiyeli oluşturulmasını tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Uyaran şiddeti ile reseptör potansiyeli arasındaki ilişkinin belirlenmesi.
Duyu organlarındaki reseptörlerin uyarılmasıyla oluşan reseptör (lokal) potansiyelleri kademelidir. Uyaran şiddeti veya konsantrasyonu arttıkça bu lokal potansiyelin genliği (büyüklüğü) artar.
Reseptör potansiyelleri 'ya hep ya hiç' kuralına uymadığından, uyaranın gücüyle orantılı olarak büyür.
2
Reseptör potansiyelinin aksiyon potansiyeline etkisinin incelenmesi.
Reseptör potansiyelinin genliğindeki artış, duyu sinirlerinde tetiklenen aksiyon potansiyeli frekansının (saniyedeki impuls sayısının) artmasına yol açar.
Sinir sisteminde uyaranın şiddeti, impulsun frekansı (sayısı) ile kodlanır.
3
İmpuls hızı ve aksiyon potansiyeli genliği üzerindeki etkilerin değerlendirilmesi.
Sinir teli boyunca iletilen tek bir aksiyon potansiyelinin genliği ve impulsun iletim hızı sabit kalır.
İmpuls iletim hızı ve aksiyon potansiyelinin genliği uyaranın şiddetine değil; nöronun akson çapı ve miyelin kılıf varlığı gibi yapısal özelliklerine bağlıdır.

Anahtar Kavram

Duyu reseptörlerinde uyaran şiddetinin impuls frekansı ve iletim hızı üzerindeki etkileri
Soru 4028Soru

İnsan sindirim sisteminde midede oluşan asidik kimusun onikiparmak bağırsağına (duodenum) geçmesi, karmaşık bir hormonal ve enzimatik süreci başlatır. Bu süreçte ince bağırsak epitelinden salgılanan hormonlar hem mide faaliyetlerini düzenler hem de yardımcı organların salgı üretmesini sağlar.

Buna göre, mideden duodenuma asidik kimusun geçişini takip eden süreçte gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnce bağırsak boşluğunda polimerlerin monomerlere parçalanması ve zimoojen enzimlerin aktifleştirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan enerji, hücre dışına salgılanan ATP moleküllerinden karşılanır.

Cevap

Kimyasal sindirim (hidroliz) reaksiyonları ve enzim aktivasyonu süreçlerinde ATP harcanmadığına dair ifade yanlıştır.
Kimyasal sindirim olayları birer hidroliz reaksiyonudur. Hidroliz sırasında su kullanılır ancak ATP harcanmaz. Ayrıca ATP, hücre zarından geçip lümen gibi hücre dışı ortamlarda görev yapabilen bir molekül değildir. Bu nedenle, bağırsak boşluğundaki sindirim süreçlerinde ATP kullanıldığını belirten ifade bilimsel olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonal tetikleyicileri belirleme
Asidik kimus duodenuma ulaştığında S hücrelerinden sekretin, I hücrelerinden kolesistokinin salgılanır.
Sindirim sürecinin hormonal kontrolünü başlatmak için.
2
Hedef organ etkilerini analiz etme
Sekretin: Pankreas (Bikarbonat), Karaciğer (Safra üretimi). Kolesistokinin: Pankreas (Enzim), Safra Kesesi (Kasılma).
Sindirim için gerekli kimyasalların lümene taşınmasını sağlamak.
3
Biyoenerjetik kısıtlamaları değerlendirme
İnce bağırsak lümeni hücre dışıdır. Hidroliz reaksiyonları su katılarak bağ koparılmasıdır ve ATP gerektirmez.
MEB müfredatında vurgulanan 'sindirimde ATP harcanmaz' ilkesini test etmek.

Anahtar Kavram

Sindirim sisteminin hormonal düzenlenmesi ve hidroliz reaksiyonlarının biyoenerjetik özellikleri.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4029Soru

İnsan sindirim sisteminin hormonal düzenlenmesinde görev alan aşağıdaki hormonları, hedef organları üzerinde gerçekleştirdikleri temel fizyolojik etkilerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gastrin
Sekretin
Kolesistokinin
Enterogastron

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gastrin hormonu mide bezlerinden HClHCl salınımını uyarırken; Sekretin pankreastan bikarbonat iyonu ve karaciğerden safra üretimi sağlar. Kolesistokinin safra kesesinin kasılmasını ve pankreastan enzim salınımını tetikler; Enterogastron ise mideyi inhibe eder.
Gastrin, mide asidini (HClHCl) artırarak protein sindirimini başlatır. Sekretin, asidik kimusu nötralize etmek için pankreastan bikarbonat (HCO3HCO_3^-) ve karaciğerden safra üretimi sağlar. Kolesistokinin, yağların sindirimi için safra kesesini kasarak safrayı boşaltır ve pankreastan sindirim enzimlerini salgılatır. Enterogastron ise midenin aşırı çalışmasını baskılayarak sindirim hızını düzenler.

Adım Adım Çözüm

1
Midenin kendi kendini uyarma mekanizmasını belirlemek.
Gastrin hormonunun mide bezlerini uyararak asit ve özsu salgılattığı sonucuna ulaşılır.
Sindirim midede başladığında veya mide dolduğunda yerel bir uyarı gereklidir.
2
Onikiparmak bağırsağından (duodenum) salgılanan sekretin ve kolesistokinin hormonlarının rollerini ayırt etmek.
Sekretin ortam pH'ını düzenlerken (HCO3HCO_3^-), kolesistokinin kimyasal sindirimi (enzim ve safra salınımı) sağlar.
Sekretin pankreastaki kanal hücrelerini, kolesistokinin ise asinar (enzim üreten) hücreleri etkiler.
3
Sekretin ve kolesistokininin karaciğer ve safra kesesi üzerindeki farklı etkilerini analiz etmek.
Sekretin karaciğerde safra üretimini uyarır, kolesistokinin ise depolanmış safranın keseden boşaltılmasını sağlar.
Safra üretimi karaciğerde, depolanması ve salınımı ise safra kesesinde gerçekleşir; bu iki süreç farklı hormonlarla kontrol edilir.
4
Midenin durdurulma mekanizmasını (inhibisyon) tanımlamak.
Enterogastron etkisiyle midenin boşalmasının ve asit salgısının yavaşlatıldığı anlaşılır.
İnce bağırsaktaki sindirim hızının mide boşalmasıyla dengelenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Sindirim Sisteminin Hormonal Kontrolü
Soru 4030Soru

Sağlıklı bir insanda, asidik mide içeriğinin (kimus) mide kapısından geçerek onikiparmak bağırsağına (duodenum) teması, sindirim sisteminin hormonal ve sinirsel denetimi altında bir dizi karmaşık olayı başlatır.

Buna göre, onikiparmak bağırsağında gerçekleşen sindirim süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sindirim kanalı boşluğunda gerçekleşen büyük moleküllü besinlerin hidrolizi, tepkimenin gerçekleşmesi için gerekli aktivasyon enerjisini lümendeki ATP moleküllerinden karşılar.

Cevap

Sindirim boşluğundaki hidroliz tepkimelerinde ATP harcandığını belirten ifade yanlıştır.
Kimyasal sindirim (hidroliz) reaksiyonları hücre dışında veya içinde gerçekleşirken ATP gerektirmez. Bu tepkimelerin gerçekleşmesi için gereken aktivasyon enerjisi ortamın vücut ısısından karşılanır. Dolayısıyla sindirim boşluğunda ATP kullanıldığını iddia eden ifade bilimsel olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sindirim (hidroliz) reaksiyonlarının biyokimyasal doğasını incelemek
Hidroliz, su kullanılarak bağların koparılmasıdır ve bu süreçte ATP harcanmaz.
Sindirim kanalı boşluğu (lümen) hücre dışı bir ortamdır ve burada ATP bulunmaz/harcanmaz.
2
Hormonların (Sekretin ve Kolesistokinin) etkilerini ve taşınma yollarını değerlendirmek
Hormonlar kan yoluyla taşınır; sekretin bikarbonat, kolesistokinin ise enzim ve safra salgısını kontrol eder.
Hormonal düzenleme mekanizmasının doğruluğunu teyit etmek için.
3
Enzim aktivasyon basamaklarını kontrol etmek
Pankreastan gelen tripsinojen, bağırsaktaki enterokinaz ile aktifleşir.
Proteini sindiren enzimlerin neden inaktif salgılandığını ve nerede aktifleştiğini anlamak için.

Anahtar Kavram

Sindirim Sistemi Hormonları ve Hidroliz Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Karaciğerin sindirimdeki rolü ve safra tuzlarının mekanik sindirimdeki etkisini inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4031Soru
Bir miktar Zn\text{Zn} katısı, 4 L4\text{ L} hacmindeki HCl\text{HCl} sulu çözeltisi ile artansız tepkimeye girmektedir. Tepkime denklemi,
Zn(k)+2HCl(suda)ZnCl2(suda)+H2(g)\text{Zn(k)} + 2\text{HCl(suda)} \rightarrow \text{ZnCl}_2\text{(suda)} + \text{H}_2\text{(g)}
şeklindedir. Tepkime başladıktan 2020 saniye sonra normal koşullarda (N.Ş.A.) 8,96 L8,96\text{ L} H2\text{H}_2 gazının açığa çıktığı belirlenmiştir.
Buna göre, tepkimede HCl\text{HCl} maddesinin harcanma ortalama hızı kaç M/s\text{M/s}'dir?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 0.01

Cevap

Tepkimede HCl maddesinin harcanma ortalama hızı 0,01 M/s'dir.
Tepkime denklemine göre, 0,4 mol H2 gazı oluşurken 0,8 mol HCl harcanır. 4 L çözeltideki HCl derişimi 0,2 M azalır. 20 saniyede gerçekleşen bu değişim sonucunda ortalama hız 0,2 / 20 = 0,01 M/s olur.

Adım Adım Çözüm

1
Açığa çıkan H2 gazının mol sayısını hesaplama
0,4 mol H2
Normal koşullarda 1 mol gaz 22,4 L hacim kapladığından, n = V / 22,4 formülü kullanılır.
2
Harcanan HCl maddesinin mol sayısını bulma
0,8 mol HCl
Tepkime denklemindeki katsayılara göre, 1 mol H2 olu��umu için 2 mol HCl harcanması gerekir.
3
HCl çözeltisindeki derişim değişimini hesaplama
0,2 M
Molarite formülü (M = n / V) kullanılarak mol sayısı çözelti hacmine bölünür.
4
HCl maddesinin ortalama harcanma hızını hesaplama
0,01 M/s
Ortalama hız formülü (r = delta[C] / delta[t]) kullanılarak derişim değişimi geçen süreye bölünür.

Anahtar Kavram

Tepkime hızlarının stokiyometrik katsayılar ve derişim zaman ilişkisiyle hesaplanması
Soru 4032Soru

İki komşu karasal komünite ile bu komünitelerin kesişim bölgesinde yer alan ekotondaki tür dağılımı ve birey sayıları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

BölgeS1S_1 Birey SayısıS2S_2 Birey SayısıS3S_3 Birey SayısıS4S_4 Birey SayısıS5S_5 Birey SayısıS6S_6 Birey SayısıS7S_7 Birey SayısıToplam Birey SayısıTür Çeşitliliği
KK Komünitesi450450380380290290000000001120112033
LL Geçiş Bölgesi (Ekoton)121215158810101414991111797977
MM Komünitesi000000003103104204202802801010101033

Tablodaki veriler ve ekotonların genel ekolojik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçiş bölgesi olan LL'de tür çeşitliliğinin KK ve MM'ye göre yüksek olması, bu bölgedeki toplam organik madde üretiminin (biyokütlenin) ve toplam birey sayısının da komşu komünitelere göre daha fazla olmasını sağlar.

Cevap

Geçiş bölgesi olan LL'de tür çeşitliliğinin KK ve MM'ye göre yüksek olması, bu bölgedeki toplam organik madde üretiminin (biyokütlenin) ve toplam birey sayısının da komşu komünitelere göre daha fazla olmasını sağlar.
Geçiş bölgesi olan LL (ekoton), KK ve MM komünitelerinin kesişim noktasıdır. Ekotonlarda tür çeşitliliği komşu komünitelere göre daha fazladır (tabloda LL'de 77 tür varken KK ve MM'de 33 tür vardır). Ancak ekotonlar dar alanlar olup kararsız çevre koşullarına sahip olduklarından, türleri temsil eden birey sayısı ve dolayısıyla toplam birey sayısı ile biyokütle komşu komünitelere göre oldukça düşüktür (tabloda toplam birey sayısı LL'de 7979 iken, KK'de 11201120 ve MM'de 10101010'dur). Bu nedenle, tür çeşitliliğinin yüksek olmasının toplam birey sayısını ve biyokütleyi artırdığını iddia eden ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verilerden her bir bölgedeki tür çeşitliliği (tür sayısı) ve toplam birey sayıları analiz edilir.
KK ve MM komünitelerinde 33'er tür bulunurken, LL geçiş bölgesinde (ekoton) 77 farklı tür bulunduğu görülür. Ancak toplam birey sayısı KK'de 11201120, MM'de 10101010 iken LL bölgesinde sadece 7979'dur.
Ekotonların genel özelliği olan 'yüksek tür çeşitliliği ve düşük birey sayısı' kuralını doğrulamak için.
2
Ekotonların ekolojik özellikleri ile komşu komünitelerin özellikleri kıyaslanır.
Ekotonlarda tür çeşitliliği fazla olmasına rağmen, sınırlı alan ve kaynaklar nedeniyle birey sayısı ve biyokütle komşu komünitelere kıyasla daha düşüktür. Ayrıca değişen çevre koşulları nedeniyle ekolojik hoşgörüye (tolerans) sahip bireyler hayatta kalabilir ve yoğun rekabet görülür.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu test etmek için.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin bilimsel doğruluğu değerlendirilir.
LL bölgesindeki tür çeşitliliğinin yüksek olmasının toplam birey sayısı ve biyokütleyi de artırdığını belirten ifade, ekotonların düşük birey sayısı/biyokütle özelliğine tezat oluşturduğu için yanlıştır.
Hatalı olan yargıyı tespit edip doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Ekotonların genel özellikleri, tür çeşitliliği ve birey sayısı ilişkisi.
Soru 4033Soru

Kovalent bağlı bileşiklerin Lewis elektron nokta formüllerinde, atomlar arasında paylaşılarak bağ oluşumuna katılan elektron çiftlerine ortaklanmış (bağlayıcı) elektron çifti, bağ oluşumuna katılmayan değerlik elektron çiftlerine ise ortaklanmamış elektron çifti denir.

Aşağıda kimyasal formülleri verilen kovalent yapılı moleküller ile bu moleküllerin Lewis formüllerindeki ortaklanmış ve ortaklanmamış elektron çifti sayılarını içeren özellikleri doğru şekilde eşleştiriniz.
(1H_1H, 6C_6C, 7N_7N, 8O_8O, 9F_9F, 16S_{16}S)

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

OF2OF_2
NH3NH_3
CS2CS_2

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

OF2OF_2 molekülü 2 ortaklanmış ve 8 ortaklanmamış elektron çifti içeren ifadeyle; NH3NH_3 molekülü 3 ortaklanmış ve 1 ortaklanmamış elektron çifti içeren ifadeyle; CS2CS_2 molekülü ise 4 ortaklanmış ve 4 ortaklanmamış elektron çifti içeren ifadeyle eşleşir.
OF2OF_2 molekülünde 2 tekli bağ ve atomların üzerinde toplam 16 ortaklanmamış elektron (8 çift) bulunur. NH3NH_3 molekülünde 3 tekli bağ ve azot üzerinde 2 ortaklanmamış elektron (1 çift) bulunur. CS2CS_2 molekülünde karbon ile kükürt atomları arasında toplam 4 bağ (4 çift) ve kükürtler üzerinde toplam 8 ortaklanmamış elektron (4 çift) bulunur. Bu verilerle yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Elementlerin katman elektron dizilimlerini yazarak değerlik elektron sayılarını belirlemek.
H (Z=1): 1 (Değerlik elektronu: 1)
C (Z=6): 2, 4 (Değerlik elektronu: 4)
N (Z=7): 2, 5 (Değerlik elektronu: 5)
O (Z=8): 2, 6 (Değerlik elektronu: 6)
F (Z=9): 2, 7 (Değerlik elektronu: 7)
S (Z=16): 2, 8, 6 (Değerlik elektronu: 6)
Lewis yapılarını doğru çizebilmek için her elementin son katmanındaki elektron sayısını bilmemiz gerekir.
2
Her molekülün Lewis yapısını çizerek ortaklanmış ve ortaklanmamış elektron çiftlerini saymak.
- OF2OF_2 için: Toplam değerlik elektronu = 6+2(7)=206 + 2(7) = 20. Çizimde oksijen merkezdedir, florlar tekli bağla bağlıdır (FOFF-O-F). Florlarda üçer çift, oksiyende iki çift ortaklanmamış elektron vardır. Eşleşen: 2 ortaklanmış, 8 ortaklanmamış çift.
- NH3NH_3 için: Toplam değerlik elektronu = 5+3(1)=85 + 3(1) = 8. Azot merkezdedir, 3 tane NHN-H bağı vardır. Azot üzerinde 1 çift ortaklanmamış elektron vardır. Eşleşen: 3 ortaklanmış, 1 ortaklanmamış çift.
- CS2CS_2 için: Toplam değerlik elektronu = 4+2(6)=164 + 2(6) = 16. Karbon merkezdedir, kükürtlerle çift bağ yapar (S=C=SS=C=S). Kükürtlerin her birinde 2 çift ortaklanmamış elektron vardır. Eşleşen: 4 ortaklanmış, 4 ortaklanmamış çift.
Moleküllerin kovalent bağ sayılarını ve bağa katılmayan elektron sayılarını belirlemek için Lewis kuralları uygulanır.
3
Molekülleri bulgulara göre sağ sütundaki ifadelerle eşleştirmek.
OF22OF_2 \rightarrow 2 ortaklanmış, 8 ortaklanmamış elektron çifti
NH33NH_3 \rightarrow 3 ortaklanmış, 1 ortaklanmamış elektron çifti
CS24CS_2 \rightarrow 4 ortaklanmış, 4 ortaklanmamış elektron çifti
Hesaplanan değerler ile verilen seçenekleri eşleştirerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kovalent bileşiklerin Lewis elektron nokta yapılarının çizilmesi, ortaklanmış (bağlayıcı) ve ortaklanmamış (bağ yapımına katılmayan) elektron çiftlerinin belirlenmesi.
Soru 4034Soru

Sağlıklı bir insanda hemoglobinin oksijen doygunluğunun (%\%) oksijen kısmi basıncına (PO2PO_2) bağlı değişimini gösteren üç farklı eğri (X, Y ve Z) aşağıdaki grafikte verilmiştir. Y eğrisi normal fizyolojik koşulları (pH = 7,4, sıcaklık = 37C37^\circ\text{C}) temsil etmektedir. Buna göre, bu eğriler ve solunum pigmentinin özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğrinin Y konumundan Z konumuna gelmesi, metabolik olarak aktif dokulardaki kılcal damarlarda hemoglobinin oksijeni serbest bırakma eğiliminin arttığını gösterir.

Cevap

Eğrinin Y konumundan Z konumuna gelmesi, metabolik olarak aktif dokulardaki kılcal damarlarda hemoglobinin oksijeni serbest bırakma eğiliminin arttığını gösterir.
Eğrinin sağa kayması (Z konumu), hemoglobinin oksijene olan ilgisinin azaldığını ve dokularda oksijeni daha kolay bıraktığını gösterir. Bu durum aktif dokularda pH'ın düşmesi ve sıcaklığın artmasıyla gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Grafikteki eğrilerin konumlarını analiz etmek.
Y eğrisi normal durumu, X eğrisi sola kaymayı (oksijene ilginin artmasını), Z eğrisi ise sağa kaymayı (oksijene ilginin azalmasını) gösterir.
Bohr etkisinin ve hemoglobinin oksijen doygunluğunun kısmi basınca göre nasıl değiştiğinin anlaşılması gerekir.
2
Aktif dokulardaki fizyolojik koşulları değerlendirmek.
Hücresel solunum hızı arttıkça dokularda sıcaklık artar ve karbondioksit birikimine bağlı olarak pH d��şer.
Bu koşulların hemoglobinin oksijene olan ilgisini nasıl etkilediğini belirlemek için gereklidir.
3
Bohr etkisinin hemoglobinin oksijen bırakma kapasitesiyle ilişkisini kurmak.
pH düşüşü ve sıcaklık artışı hemoglobinin oksijene ilgisini azaltır (eğri sağa, yani Z konumuna kayar), böylece hemoglobin dokularda oksijeni daha kolay serbest bırakır.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Bohr Etkisi ve Hemoglobinin Oksijen Doygunluğu

Alternatif Yöntem

Grafik üzerinden yorumlama yaparken, belirli bir PO2 değerinde (örneğin 40 mmHg) dikey bir çizgi çizerek her üç eğrideki doygunluk yüzdeleri karşılaştırılabilir. Z eğrisinde doygunluğun en düşük olması, oksijenin daha fazla bırakıldığını doğrudan görmeyi sağlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4035Soru

Sağlıklı bir insanın sindirim sisteminde, protein içerikli besinlerin mideden duodenum (oniki parmak bağırsağı) boşluğuna geçişini takip eden enzimatik aktivasyon ve kimyasal sindirim sürecini göz önüne alarak, aşağıda verilen olayları gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Protein sindirimi sürecinde olaylar; önce hormonal uyarılma, ardından pasif enzimlerin pankreastan salgılanması, enterokinaz ile tripsinojenin aktivasyonu, tripsin ile kimotripsinojenin aktivasyonu ve son olarak polipeptitlerin hidrolizi şeklinde gerçekleşir.
Protein sindirimi, duodenumun hormonal uyarısıyla (sekretin/kolesistokinin) başlar. Bu uyarı ile pankreastan gelen pasif enzimlerin sindirim boşluğuna dökülmesi sağlanır. Sindirim boşluğunda ilk olarak enterokinaz tripsinojeni aktifleştirir, ardından oluşan tripsin de kimotripsinojeni aktifleştirerek hidroliz için gerekli ortamı tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonal uyarının belirlenmesi
Sekretin ve kolesistokinin salgılanması
Mideden gelen asidik kimus, duodenum hücrelerini uyararak pankreası ve karaciğeri etkileyecek hormonların kana verilmesini sağlar.
2
Ekzokrin salgıların iletimi
Pankreas öz suyunun duodenuma ulaşması
Kolesistokinin hormonu pankreas asinar hücrelerini uyararak sindirim enzimlerinin (pasif halde) kanallar yoluyla duodenuma dökülmesini sağlar.
3
İlk enzimatik aktivasyon
Tripsin oluşumu
Sindirim kanalında aktivasyonu başlatan ilk enzim duodenum kökenli enterokinazdır; bu enzim pankreatik tripsinojeni aktifleştirir.
4
Zincirleme aktivasyon süreci
Kimotripsin oluşumu
Aktifleşen tripsin, bir katalizör gibi davranarak ortamdaki diğer pasif enzim olan kimotripsinojeni kimotripsine dönüştürür.
5
Hidroliz reaksiyonu
Polipeptitlerin parçalanması
Tüm proteazlar aktif hale geldikten sonra polipeptit zincirlerindeki peptit bağlarını su kullanarak (hidroliz) koparır.

Anahtar Kavram

Protein sindiriminde enzimatik aktivasyon basamakları ve hormonal düzenleme.

Alternatif Yöntem

Aktivasyon sürecini bir domino etkisine benzetebilirsiniz: İlk taşı (tripsinojen) deviren el (enterokinaz), ikinci taşı (kimotripsinojen) devirecek olan asıl gücü (tripsin) serbest bırakır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4036Soru

Açık zincirli doymuş bir hidrokarbon olan XX bileşiğinin 0,1 molu¨0,1\text{ molü} tamamen yakıldığında 0,6 mol H2O0,6\text{ mol } H_2O buharı oluşmaktadır.

Buna göre, XX bileşiği ve izomerleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dallanmış izomerlerinden birinin IUPAC sistemine göre adı 2-etilpropan'dır.

Cevap

Dallanmış izomerlerinden birinin IUPAC sistemine göre adı 2-etilpropan'dır.
Dallanmış izomerlerden birinin adının 2-etilpropan olduğunu belirten ifade yanlıştır. IUPAC kurallarına göre en uzun karbon zinciri seçildiğinde ana zincir 4 karbonlu (bütan) olur ve 2. karbona bağlı metil grubuyla bileşik 2-metilbütan olarak adlandırılır. 2-etilpropan adlandırması en uzun zincirin yanlış belirlenmesinden kaynaklanan hatalı bir adlandırmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiğin molekül formülünün belirlenmesi
Bileşiğin 0,1 molu¨0,1\text{ molü} yakıldığında 0,6 mol H2O0,6\text{ mol } H_2O oluştuğuna göre, 1 molu¨1\text{ molü} yakıldığında 6 mol H2O6\text{ mol } H_2O oluşur. Bu durum bileşikte 12 mol H12\text{ mol } H atomu bulunduğunu gösterir. Açık zincirli alkanların genel formülü CnH2n+2C_nH_{2n+2} olduğuna göre, 2n+2=12n=52n+2 = 12 \Rightarrow n=5 olur. Bileşiğin formülü pentan (C5H12C_5H_{12}) olarak belirlenir.
Soruda verilen yakma verilerinden yola çıkarak hidrojen sayısını bulmak ve genel formül yardımıyla karbon sayısını tespit etmek gerekir.
2
Pentan (C5H12C_5H_{12}) bileşiğinin izomerlerinin yazılması ve isimlendirilmesi
Beş karbonlu alkanın 3 tane yapı izomeri vardır: düz zincirli olan n-pentan, tek dallanmaya sahip olan 2-metilbütan ve çift dallanmaya sahip olan 2,2-dimetilpropan.
Seçeneklerdeki izomer yapılarını ve isimlendirmelerini kontrol etmek amacıyla olası izomerleri belirlemek gerekir.
3
İzomerlerin IUPAC adlandırma kurallarına göre incelenmesi
'2-etilpropan' yapısı çizildiğinde, merkezdeki 2. karbona bir etil (C2H5-C_2H_5) grubu bağlanmış olur. Bu durumda en uzun sürekli karbon zinciri 3 karbonlu değil, etil grubundaki karbonların da dahil edilmesiyle 4 karbonlu olur. IUPAC kurallarına göre en uzun zincir seçilmesi zorunlu olduğundan, bu bileşiğin doğru adı 2-metilbütan'dır. Dolayısıyla '2-etilpropan' şeklinde bir IUPAC adı olamaz.
Yanlış olan seçeneği tespit etmek için IUPAC kurallarındaki en uzun zincir seçme kuralını uygulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Alkanlarda IUPAC Adlandırma Kuralları ve Yapı Izomerisi
Soru 4037Soru

Sağlıklı bir insanda kalp döngüsü (kardiyak siklus) boyunca sol kulakçık (Psol kulakc¸ıkP_{\text{sol kulakçık}}), sol karıncık (Psol karıncıkP_{\text{sol karıncık}}) ve aorta (PaortP_{\text{aort}}) ait basınç değişimleri ile sol karıncık hacmindeki değişimler belirli bir eşgüdüm içerisinde gerçekleşir.

Bu basınç ve hacim değişimleri dikkate alındığında, kalp döngüsünün evreleri ve kapakçıkların durumları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sol karıncık basıncının sol kulakçık basıncının üzerine çıktığı ilk anda biküspit (mitral) kapak kapanır.

Cevap

Sol karıncık bas��ncının sol kulakçık basıncının üzerine çıktığı ilk anda biküspit (mitral) kapak kapanır.
Sol karıncık kasılmaya başladığında karıncık içi basınç hızla yükselir. Sol karıncık basıncı sol kulakçık basıncını aştığı anda, kanın kulakçığa geri kaçmasını önlemek amacıyla biküspit (mitral) kapak kapanır. Bu olay ilk kalp sesini (S1) oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Kalp döngüsünde sol karıncık, sol kulakçık ve aort basınç ilişkilerinin analiz edilmesi.
Basınç sıralaması ve odacıklar arası farklar, kapakçıkların açılıp kapanmasını kontrol eden yegane kuvvettir.
Kapakçıklar kas gücüyle değil, tamamen iki tarafındaki sıvı basıncı farkıyla pasif olarak çalışır.
2
Karıncık sistolünün başlangıcındaki kapak hareketinin belirlenmesi.
Karıncık kasılmaya başladığı an, karıncık içi basınç kulakçık basıncını geçer ve biküspit kapak kapanarak ilk kalp sesini oluşturur.
Biküspit kapağın kapanması, kanın geriye (kulakçığa) doğru akmasını engellemek için zorunludur.
3
Diğer seçeneklerdeki hacim, EKG ve basınç durumlarının elenmesi.
Hacmin en yüksek olduğu evre ejeksiyon değil izovolumetrik kasılmadır. QRS dalgası gevşeme değil kasılma başlangıcıdır. İzovolumetrik gevşemede karıncık basıncı aorttan düşük, kulakçıktan yüksektir.
Tüm fiziksel parametrelerin doğru zaman dilimleriyle eşleştirilmesi doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Kalp döngüsü sürecindeki mekanik, elektriksel ve kapakçık hareketlerinin basınç-hacim ilişkileriyle entegrasyonu.
Soru 4038Soru

Komünite ekolojisinde türler arasındaki rekabet; kaynakların paylaşılmasını, ekolojik niş sınırlarının kaymasını ve popülasyonlar düzeyinde evrimsel morfolojik uyumları beraberinde getirir.

Aşağıdaki sol sütunda bu süreçlerle ilgili klasik ekolojik gözlem ve deneyler, sağ sütunda ise bu gözlemlerin doğrudan örneklediği ekolojik kavramlar verilmiştir. Sol sütundaki ekolojik gözlemleri sağ sütundaki en uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aynı ortamda sınırlı besin için yarışan iki paramezyum türünden birinin elenirken diğerinin popülasyonunu kararlı şekilde sürdürmesi
İki dikenli balık popülasyonu aynı gölü paylaştığında avlanma morfolojilerinin farklılaşması, farklı göllerde ise benzer olması
Benzer besinleri tüketen çalı bülbüllerinin, bir ladin ağacının farklı dikey bölgelerinde avlanarak bir arada yaşayabilmesi
Kaya midyesi Chthamalus'un rakibi Balanus ortamdan uzaklaştırıldığında fizyolojik olarak yaşayabildiği daha geniş alt gelgit alanlarına yayılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk gözlem 'Rekabette elenme ilkesi', ikinci gözlem 'Karakter kayması', üçüncü gözlem 'Kaynak paylaşımı' ve dördüncü gözlem 'Gerçekleşen niş' ile eşleşir.
Doğru eşleştirmeler ekolojideki klasik deneyler ve kavramsal tanımlarla birebir örtüşmektedir. Rekabette elenme ilkesi sınırlı kaynak durumunda türlerden birinin elenmesini; karakter kayması rekabet baskısıyla morfolojik yapıların evrimleşmesini; kaynak paylaşımı habitatın farklı bölümlerinin kullanılmasını; gerçekleşen niş ise rekabet altındaki fiili niş alanını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci gözlemin analiz edilmesi
İki paramezyum türünün sınırlı besin için rekabetinde birinin elenmesi, Gause'un ünlü rekabette elenme (dışlama) deneyidir.
Ekolojik nişleri neredeyse tamamen çakışan iki türün aynı ortamda kararlı bir şekilde bir arada yaşayamayacağını doğrulamak.
2
İkinci gözlemin analiz edilmesi
Dikenli balıkların bir arada bulunduklarında rekabeti azaltacak yönde morfolojik (fiziksel) farklılaşma göstermesi, 'Karakter kayması'nı gösterir.
Sempatrik (aynı coğrafyada) yaşayan türlerin alopatrik (farklı coğrafyalarda) yaşayanlara göre rekabet nedeniyle karakter ayrışması sergilediğini belirlemek.
3
Üçüncü gözlemin analiz edilmesi
Çalı bülbüllerinin ladin ağacının farklı dikey katmanlarında beslenerek rekabeti azaltması, 'Kaynak paylaşımı'nı gösterir.
Türlerin nişlerinde küçük değişiklikler yaparak (kaynak paylaşımı) aynı ekosistemde bir arada var olabildiklerini açıklamak.
4
Dördüncü gözlemin analiz edilmesi
Kaya midyesinin rakibi varken dar bir alanda sınırlandırılması, rakip gidince genişlemesi, rakip varken yaşadığı alanın onun gerçekleşen nişi olduğunu kanıtlar.
Biyotik faktörlerin (rekabet gibi) bir türün temel nişini sınırlandırarak gerçekleşen nişe dönüştürdüğünü kavramak.

Anahtar Kavram

Rekabet ve ekolojik niş farklılaşması mekanizmaları (rekabette elenme, karakter kayması, kaynak paylaşımı, gerçekleşen ve temel niş)
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4039Soru

Açık zincirli bir monoalken olan XX bileşiği hakkında şu bilgiler veriliyor:

* 0,1 mol0,1\text{ mol}'ünün tamamen yakılması sonucu normal koşullarda 11,2 L11,2\text{ L} hacim kaplayan CO2CO_2 gazı açığa çıkmaktadır.
* Asidik ortamda su katılması (H2O/H+H_2O/H^+) tepkimesi sonucunda Markovnikov kuralına göre oluşan ana ürün bir tersiyer alkoldür.
* Çift bağlı karbon atomlarından birine iki tane özdeş alkil grubu bağlı olduğundan cis-trans (geometrik) izomerisi gösterememektedir.

Buna göre, XX bileşiği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cis-trans izomeri gösterememe nedeni, çift bağlı karbon atomlarından birine iki tane hidrojen atomunun bağlı olmasıdır.

Cevap

Cis-trans izomeri gösterememe nedeninin çift bağlı karbonda iki hidrojen atomu bulunması olarak açıklandığı ifade yanlıştır.
Çift bağlı karbon atomlarından birine iki tane özdeş alkil grubu bağlı olması koşulunu sağlayan 5 karbonlu monoalken 2-metil-2-bütendir. Bu bileşikte cis-trans izomerisi gösterilememesinin sebebi çift bağlı karbonda iki tane metil grubunun bulunmasıdır, hidrojen bulunması değildir. Dolayısıyla bu açıklama yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiğin karbon sayısının tespit edilmesi
X bileşiğinin formülü C5H10C_5H_{10} olarak bulunur.
0,1 mol0,1\text{ mol} alken yandığında 0,5 mol0,5\text{ mol} CO2CO_2 (11,2 L11,2\text{ L} NŞA) oluştuğuna göre, alken 55 karbonludur. Açık zincirli monoalkenlerin genel formülü CnH2nC_nH_{2n} olduğundan molekül formülü C5H10C_5H_{10}'dur.
2
Cis-trans izomeri göstermeme nedenine göre yapının belirlenmesi
X bileşiğinin 2-metil-2-büten olduğu kesinleşir.
Çift bağlı karbonlardan birine iki özdeş alkil grubu (metil) bağlı olduğu verilmiştir. 5 karbonlu alken izomerlerinden 2-metil-2-büten (CH3C(CH3)=CHCH3CH_3-C(CH_3)=CH-CH_3) yapısında, C2 atomunda iki adet metil grubu bağlıdır. 2-metil-1-bütende ise çift bağlı karbonda iki hidrojen atomu bulunur (hidrojen bir alkil grubu değildir).
3
Yorumların doğruluğunun analiz edilmesi
Dördüncü ifadenin yanlış olduğu belirlenir.
2-metil-2-büten bileşiğinde cis-trans izomerliği aranmamasının sebebi çift bağlı C2 atomuna iki tane metil grubu bağlı olmasıdır. Seçenekteki iki hidrojen atomu bağlı olması açıklaması yanlıştır.

Anahtar Kavram

Alkenlerde geometrik (cis-trans) izomerlik şartları ve alkenlerin katılma tepkimeleri
Soru 4040Soru

A��ağıdaki sol sütunda verilen karbonil bileşiklerini, sağ sütunda verilen uygun kimyasal özellik veya tepkime açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Metanal (HCHOHCHO)
Propanal (CH3CH2CHOCH_3CH_2CHO)
Propanon (CH3COCH3CH_3COCH_3)
Bütanal (CH3CH2CH2CHOCH_3CH_2CH_2CHO)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metanal (HCHOHCHO) ile 'Metanol oluşturma' ifadesi, Propanal (CH3CH2CHOCH_3CH_2CHO) ile 'Propanoik asit oluşturma' ifadesi, Propanon (CH3COCH3CH_3COCH_3) ile 'İzopropil alkol oluşturma' ifadesi ve Bütanal (CH3CH2CH2CHOCH_3CH_2CH_2CHO) ile '1-bütanol oluşturma' ifadesi eşleşmelidir.
Metanal bir karbonlu aldehit olup indirgendiğinde bir karbonlu alkol olan metanolü oluşturur. Propanal üç karbonlu bir aldehit olup Tollens ayracı ile yükseltgendiğinde üç karbonlu propanoik aside dönüşür. Propanon en basit keton olup indirgendiğinde ikincil alkol olan izopropil alkolü oluşturur. Bütanal ise dört karbonlu bir aldehit olup indirgendiğinde primer alkol sınıfından 1-bütanole dönüşür. Bu nedenle sol taraftaki bileşikler sırasıyla sağ taraftaki karşılıklarıyla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Aldehit ve ketonların indirgenme ve yükseltgenme genel kurallarını hatırlayınız.
Aldehitler indirgendiğinde primer alkol, yükseltgendiğinde karboksilik asit oluşturur. Ketonlar indirgendiğinde sekonder (ikincil) alkol oluşturur, yükseltgenme tepkimesi vermezler.
Fonksiyonel grupların kimyasal davranışlarını belirlemek için genel kurallardan yararlanılır.
2
Sol sütundaki her bir bileşiğin karbon sayısını ve fonksiyonel grup türünü (aldehit/keton) belirleyin.
Metanal: 1 karbonlu aldehit; Propanal: 3 karbonlu aldehit; Propanon: 3 karbonlu keton; Bütanal: 4 karbonlu aldehit.
Bileşiklerin tepkime ürünlerindeki karbon sayısının korunacağını ve tepkime türünü belirlemek amacıyla karbon sayıları tespit edilir.
3
Belirlenen bileşikleri sağ sütundaki açıklamalarla eşleştirin.
Metanal (1C aldehit) indirgenirse metanol (1C primer alkol) oluşur (Metanal → sağ_1). Propanal (3C aldehit) Tollens ile yükseltgenirse propanoik asit (3C karboksilik asit) oluşur (Propanal → sağ_2). Propanon (3C keton) indirgenirse izopropil alkol (3C sekonder alkol) oluşur (Propanon → sağ_3). Bütanal (4C aldehit) indirgenirse 1-bütanol (4C primer alkol) oluşur (Bütanal → sağ_4).
Bileşiklerin yapısal özelliklerinin sağ sütundaki kimyasal tepkime sonuçlarıyla birebir örtüşmesini sağlamak için.

Anahtar Kavram

Aldehit ve ketonların indirgenme ve yükseltgenme tepkimeleri ile bu tepkimelerin sonucunda oluşan ürünlerin sınıfları ve adlandırılması.
ÖncekiSayfa 202 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin