Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4681Soru

Nemli bir toprakta yetişen karasal bir bitkinin, kökleri vasıtasıyla aldığı suyun yapraklara ulaşıp terleme ile atmosfere verilinceye kadar geçtiği bölgeler aşağıda verilmiştir.

Bu yapıları, suyun izlediği rotayı dikkate alarak dıştan içe ve aşağıdan yukarıya doğru olacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Suyun izlediği yol sırasıyla; kök emici tüyleri, kök korteksi, endodermis (Casparian şeridi), ksilem ve yaprak mezofil tabakası şeklindedir.
Su ilk olarak toprakla temas eden kök emici tüyleri tarafından alınır. Ardından kök parankiması olan korteks tabakasını geçer. Ksileme girmeden hemen önce seçici bir bariyer olan ve Casparian şeridini içeren endodermis tabakasından geçmek zorundadır. Merkezi silindire ulaştıktan sonra ksilem boruları ile yukarı taşınır ve en son yapraklardaki fotosentetik doku olan mezofil tabakasına ulaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Topraktan su alımı
Su, topraktan kök emici tüylerine geçer.
Kök emici tüylerindeki ozmotik basıncın toprak suyundan yüksek olması suyun pasif olarak içeri girmesini sağlar.
2
Kök dokularında yatay taşıma
Su, korteks tabakasını geçerek endodermise ulaşır.
Su, kortekste hücre duvarlarından (apoplast) veya sitoplazmalardan (simplast) ilerler.
3
Merkezi silindire giriş kontrolü
Su, endodermis tabakasındaki Casparian şeridini aşarak ksileme girer.
Casparian şeridi mantarlaştığı için suyun hücreler arası boşluktan ilerlemesini durdurur ve suyun hücre zarından geçerek kontrol edilmesini sağlar.
4
Dikey taşıma
Su, ksilem boruları içerisinde yapraklara yükselir.
Terleme ile oluşan çekim kuvveti (gerilim) ve su molekülleri arasındaki hidrojen bağları (kohezyon) suyun kopmayan bir sütun halinde yükselmesini sağlar.
5
Yapraktan uzaklaşma
Su, mezofil hücrelerinden terleme ile stoma boşluğuna ve atmosfere geçer.
Yaprak mezofil hücrelerindeki suyun buharlaşması, bitkinin üst kısımlarında negatif bir basınç (çekim) oluşturur.

Anahtar Kavram

Bitkilerde suyun taşınması, kökten yapraklara doğru ozmotik basınç, kök basıncı ve temel olarak terleme-kohezyon mekanizmasıyla gerçekleşen pasif bir süreçtir.
Soru 4682Soru

Bitkilerde su ve minerallerin topraktan alınarak odun boruları (ksilem) aracılığıyla bitkinin en uç kısımlarına kadar taşınması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olaylardan hangisi, bu taşımanın pasif bir mekanizmayla gerçekleştiğinin doğrudan kanıtı olamaz?

I. Kök emici tüylerindeki ozmotik basıncın toprak sıvısından yüksek olması sayesinde suyun osmozla emilmesi
II. Odun borularındaki su sütununun, su molekülleri arasındaki hidrojen bağlarından kaynaklanan kohezyon kuvvetiyle korunması
III. Ksilemdeki taşıma sırasında hücrelerin metabolik enerji harcayarak suyu aktif taşıma ile yukarı itmesi
IV. Yapraklardaki stomalar aracılığıyla gerçekleşen terleme (transpirasyon) sonucu oluşan çekim kuvvetinin suyu yukarı çekmesi

Yukarıdaki ifadelerden hangileri bitkilerde su ve mineral taşınması mekanizmalarında doğru bir şekilde gerçekleşen olaylardandır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Bitkilerde su ve minerallerin ksilemde taşınması; kök ozmotik basıncı, kohezyon-gerilim teorisi ve terleme-çekim kuvveti prensiplerine göre pasif olarak gerçekleşir (I, II ve IV).
Bitkilerde suyun topraktan alınması kökteki ozmotik basınç farkıyla, iletilmesi ise kohezyon kuvveti ve yapraklardaki terlemenin yarattığı çekim kuvveti ile gerçekleşir. Bu süreçlerin tamamı pasif olup ATP gerektirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kök basıncı mekanizmasını analiz et.
Kök emici tüylerindeki çözünmüş madde yoğunluğu topraktan fazla olduğu için ozmotik basınç farkı oluşur ve su osmozla içeri girer (I doğru).
Suyun topraktan köke geçişi ozmotik dengeye dayanır.
2
Ksilemdeki taşıma kuvvetlerini değerlendir.
Su molekülleri arasındaki hidrojen bağları kohezyon kuvvetini oluşturur; bu da suyun kopmayan bir sütun halinde kalmasını sağlar (II doğru).
Sürekli bir su sütunu, yerçekimine karşı iletim için şarttır.
3
Ksilem dokusunun canlılığını ve enerji kullanımını kontrol et.
Ksilem (odun boruları) olgunlaştığında ölü hücrelerden oluşur (trake ve trakeidler). Bu nedenle taşıma sırasında ATP harcanarak aktif taşıma yapılmaz (III yanlış).
Ölü hücrelerde metabolik enerji (ATP) üretilemez ve harcanamaz.
4
Yapraklardaki terleme etkisini belirle.
Yapraklardan su buharı atıldığında (terleme), yaprak hücrelerinin ozmotik basıncı artar ve bir çekim kuvveti oluşur (IV doğru).
Terleme-çekim kuvveti, suyun çok yükseklere taşınmasını sağlayan en güçlü faktördür.

Anahtar Kavram

Bitkilerde su taşınması pasif bir süreçtir (Kök basıncı, Kohezyon, Terleme-Çekim); odun boruları (ksilem) ölüdür ve enerji harcanmaz.
Soru 4683Soru

Bitkilerde suyun topraktan alınarak en üstteki yapraklara kadar taşınmasında görev yapan temel mekanizmalar ile bu mekanizmaların çalışma prensiplerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kök Basıncı
Kılcallık
Terleme-Kohezyon

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kök basıncı, osmotik farkla oluşan itme kuvvetiyle; kılcallık, adhezyon kuvveti ve dar boru yapısıyla; terleme-kohezyon ise terleme sonucu oluşan çekme kuvveti ve kohezyonla eşleşir.
Kök basıncı köklerdeki osmotik farktan kaynaklanan itme kuvvetidir. Kılcallık, adhezyon kuvveti ile dar borularda yükselmedir. Terleme-kohezyon ise terleme ile oluşan emme kuvvetinin su sütununu çekmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kök basıncı mekanizmasını analiz etme
Köklerdeki osmotik basıncın artması suyun içeri girmesini ve yukarı doğru itilmesini sağlar.
Kök basıncı itme (pozitif basınç) temelli bir mekanizmadır.
2
Kılcallık etkisini belirleme
Su moleküllerinin boru yüzeyine tutunarak yükselmesi.
Bu mekanizma adhezyon ve yüzey gerilimine dayanır, su taşınmasında etkisi en az olan kuvvettir.
3
Terleme-kohezyon teorisini değerlendirme
Yapraklardan su kaybının oluşturduğu çekim kuvveti suyun en tepeye ulaşmasını sağlar.
Suyun H2OH_2O molekülleri arasındaki hidrojen bağları (kohezyon) sayesinde kopmayan bir sütun halinde çekilmesi en etkili taşıma kuvvetidir.

Anahtar Kavram

Bitkilerde ksilem taşınması (Kök Basıncı, Kılcallık, Terleme-Kohezyon)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4684Soru

Bitkilerde fotosentez ürünlerinin (genellikle sükroz) kaynak hücrelerden havuz hücrelere taşınmasını açıklayan "Basınç-Akış Teorisi"ne göre, soymuk borularında gerçekleşen taşıma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soymuk borusu içindeki organik madde iletimi, turgor basıncının düşük olduğu kaynak bölgesinden turgor basıncının yüksek olduğu havuz bölgesine doğru gerçekleşir.

Cevap

Soymuk borusu içindeki organik madde iletiminin turgor basıncının düşük olduğu kaynaktan yüksek olduğu havuza doğru gerçekleştiğini belirten ifade yanlıştır; akış yüksek basınçtan düşük basınca doğrudur.
Basınç-Akış Teorisi'ne göre, soymuk borularındaki (floem) sıvı akışı, turgor basıncının yüksek olduğu 'kaynak' (source) bölgesinden, turgor basıncının düşük olduğu 'havuz' (sink) bölgesine doğru gerçekleşir. İletimin düşük basınçtan yüksek basınca doğru olduğunu savunan ifade bu nedenle hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynak bölgesindeki olayları analiz etme
Kaynakta şeker yüklenmesi ozmotik basıncı artırır, bu da ksilemden su çekerek turgor basıncını yükseltir.
Sıvı akışının itici gücü olan yüksek basınç bölgesini belirlemek için gereklidir.
2
Havuz bölgesindeki olayları analiz etme
Havuzda şeker boşaltılması ozmotik basıncı düşürür, su ksileme geri döner ve turgor basıncı azalır.
Akışın varış noktasındaki düşük basınç bölgesini belirlemek için gereklidir.
3
Basınç farkına bağlı akış yönünü belirleme
Sıvı, turgor basıncının yüksek olduğu kaynaktan, turgor basıncının düşük olduğu havuz bölgesine doğru akar.
Basınç-akış teorisinin temel çalışma prensibi budur.

Anahtar Kavram

Basınç-Akış Teorisi ve Turgor Basıncı Gradyanı
Soru 4685Soru

Bitkilerde fotosentez ürünlerinin soymuk borularında (floem) taşınmasını açıklayan 'basınç-akış teorisi'ne göre gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Basınç-akış teorisine göre sıralama; şekerin kaynak hücreden yüklenmesi, ksilemden floeme su geçişi, turgor basıncı etkisiyle kitle akımı ve şekerin havuzda boşaltılarak suyun ksileme dönmesi şeklindedir.
Basınç-akış teorisi, aktif taşıma ile floeme şeker yüklenmesi, buna bağlı ozmotik emme ile su girişi, oluşan turgor basıncıyla sıvının kitle akımı ve son olarak havuzda şekerin boşaltılmasıyla suyun ksileme dönmesi basamaklarını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yükleme evresini belirleme
Glikoz (sükroz), kaynak hücreden floemdeki kalburlu borulara aktif taşıma ile yüklenir.
Taşıma mekanizmasının başlayabilmesi için önce boru içindeki derişimin artması gerekir.
2
Ozmotik etkileri değerlendirme
Kalburlu borulardaki ozmotik basınç artar ve komşu ksilemden su, ozmosla floeme geçer.
Derişim artışı su potansiyelini düşürerek suyun geçişini zorunlu kılar.
3
Basınç farkı ve hareketi inceleme
Giren suyun yarattığı turgor basıncı, floem öz suyunu havuz hücrelerine (kök, meyve vb.) doğru iter (Kitle akımı).
Sıvılar basınç farkının olduğu sistemlerde yüksek basınçtan düşük basınca doğru akar.
4
Boşaltma ve geri dönüşü belirleme
Şeker havuz hücrelerine geçer, floemdeki su ise tekrar ksileme dönerek çevrimi tamamlar.
Şeker ayrılınca su potansiyeli yükselir ve su ksileme geri geçer.

Anahtar Kavram

Basınç-Akış Teorisi (Pressure-Flow Hypothesis)
Soru 4686Soru

Bitkilerde tohumun uyku halinde (dormansi) kalması veya uygun koşullarda çimlenmeye başlaması süreci, farklı hormonların derişimlerindeki değişimler ve bu hormonların birbirlerine olan oranları ile kontrol edilir.

Buna göre, tohum dormansisinin sürdürülmesi ve çimlenmenin başlamasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tohumun su almasıyla birlikte absisik asit seviyesinin düşmesi ve giberellin miktarının artması, nişastayı sindiren enzimlerin üretimini uyararak çimlenmeyi başlatır.

Cevap

Tohumun su almasıyla birlikte absisik asit seviyesinin düşmesi ve giberellin miktarının artması, nişastayı sindiren enzimlerin üretimini uyararak çimlenmeyi başlatır.
Tohumun çimlenmesi, dormansiyi sağlayan absisik asit (ABA) engelinin kalkması ve giberellin miktarının artmasıyla gerçekleşir. Giberellin, tohumdaki aleuron tabakasını uyararak amilaz enziminin sentezlenmesini sağlar. Bu enzim, endospermedeki nişastayı hidroliz ederek embriyonun kullanabileceği şekerleri açığa çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Tohumun uyku halini (dormansi) kontrol eden hormonu belirle.
Absisik asit (ABA) dormansiyi sağlayan hormondur.
ABA, embriyonun erken gelişmesini ve çimlenmesini engelleyerek tohumun olumsuz koşullarda hayatta kalmasını sağlar.
2
Çimlenmeyi tetikleyen antagonist (zıt etkili) hormonu belirle.
Giberellin hormonu çimlenmeyi başlatır.
Tohum su aldığında ABA derişimi düşerken giberellin derişimi artar ve metabolizma hızlanır.
3
Giberellinin etki mekanizmasını analiz et.
Giberellin, nişastayı glikoza parçalayan amilaz enziminin sentezini uyarır.
Embriyonun büyümesi için gerekli olan besin ve enerji, depolanmış nişastanın hidrolizi ile elde edilir.

Anahtar Kavram

Hormonal Antagonizma ve Tohum Çimlenmesi
Soru 4687Soru

Bitki tohumlarında çevresel şartlar (su, sıcaklık, oksijen) uygun olsa bile tohumun çimlenmemesi durumuna dormansi (uyku hali) denir. Tohumun bu durumdan çıkarak çimlenmeye başlaması, bitkisel hormonlar arasındaki dengenin değişmesine bağlıdır.

Buna göre, bir tohumun dormansi durumundan çıkarak çimlenmeye başlaması sürecinde gerçekleşen hormonal değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Absisik asit (ABA) miktarının azalması ve giberellin miktarının artması çimlenmeyi başlatır.

Cevap

Absisik asit (ABA) miktarının azalması ve giberellin miktarının artması çimlenmeyi başlatır.
Tohum dormansisi (uyku hali), tohumun olgunlaşma sürecinde artan absisik asit (ABA) miktarı ile sağlanır. Çimlenmenin başlaması için tohumun su almasıyla birlikte ABA miktarının azalması ve giberellin hormonunun sentezlenerek depo nişastayı hidroliz edecek enzimleri (örneğin α\alpha-amilaz) aktive etmesi gerekir. Bu hormonal değişim çimlenmeyi tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Tohum dormansisinin nedenini belirle.
Dormansi, tohumun elverişsiz şartlarda çimlenmesini önlemek için absisik asit (ABA) hormonu tarafından sağlanır.
ABA, tohumda metabolizmayı yavaşlatarak uyku halini sürdürür.
2
Çimlenmeyi başlatan hormonun rolünü analiz et.
Tohum su alınca (imbibisyon), giberellin hormonu sentezlenir.
Giberellin, depo besinlerin (nişasta) sindirilmesini sağlayan amilaz gibi enzimlerin sentezini uyarır.
3
Hormonlar arası dengeyi karşılaştır.
ABA seviyesi düşerken giberellin seviyesinin yükselmesi dormansiyi kırar.
Çimlenme, bu iki hormonun antagonistik (zıt) çalışması sonucunda gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Bitkisel Hormonların Antagonistik Çalışması
Soru 4688Soru

Bitkisel hormonlar, bitkilerde büyüme, gelişme ve çevresel uyarılara tepki verme gibi pek çok fizyolojik olayı düzenler.

Bitkisel hormonların görev ve özellikleriyle ilgili olarak verilen;

I. Tohumda absisik asit (ABA) miktarının azalması ve giberellin miktarının artması, tohum dormansisinin (uyku hali) kırılarak çimlenmenin başlamasını sağlar.
II. Sitokininler, temel olarak kök uçlarında sentezlenir ve ksilem (odun boruları) aracılığıyla sürgün sistemine taşınarak yanal tomurcuk gelişimini uyarır.
III. Etilen hormonu, gaz fazında etki gösterebilen bir hormon olup meyvelerin olgunlaşmasını hızlandırırken aynı zamanda yaprak dökümünü de teşvik eder.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Bitkisel hormonlarla ilgili verilen I, II ve III nolu ifadelerin tamamı doğrudur.
Verilen ifadelerin hepsi biyolojik olarak doğrudur: I. öncülde belirtilen ABA/giberellin dengesi çimlenmenin anahtarıdır; II. öncülde sitokininlerin kökten sürgüne taşınımı ve yanal büyüme etkisi doğru açıklanmıştır; III. öncülde ise etilenin gaz yapısı ve olgunlaştırma rolü tam olarak tanımlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tohum çimlenmesi mekanizmasını değerlendir.
Absisik asit tohumu uykuda tutarken, giberellin amilaz enzimini aktifleştirerek çimlenmeyi başlatır. Dolayısıyla giberellin/ABA oranının artması çimlenmeyi sağlar.
Hormonların zıt etkileşimlerinin anlaşılması gerekir.
2
Sitokinin hormonunun sentez ve taşıma özelliklerini kontrol et.
Sitokininler köklerde üretilir, ksilemle yukarı taşınır, hücre bölünmesini ve yanal büyümeyi artırır.
Hormonların sentez bölgeleri ve taşıma yönleri ayırt edicidir.
3
Etilenin fiziksel halini ve etkilerini analiz et.
Etilen gaz formunda olup meyve olgunlaşması ve apsisyon (yaprak dökümü) üzerinde temel düzenleyicidir.
Hormonun gaz halinde olması çevre bitkileri de etkileyebilmesini açıklar.

Anahtar Kavram

Bitkisel hormonların (ABA, Giberellin, Sitokinin, Etilen) antagonist ve sinerji etkileri ile sentez bölgeleri.
Soru 4689Soru

Bitkisel hormonlar, bitkilerin büyüme, gelişme ve çevresel uyarılara tepki verme süreçlerini düzenleyen organik bileşiklerdir. Bu hormonların sentezlendikleri bölgeler ve hedef dokulardaki etkileri farklılık gösterir.

Buna göre, bitkisel hormonlar ve görevleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oksin hormonu, fototropizma sırasında ışığın geldiği tarafta birikerek bu bölgedeki hücrelerin daha hızlı uzamasını sağlar.

Cevap

Oksin hormonunun fototropizma sırasında ışığın geldiği tarafta birikerek bu bölgedeki hücrelerin uzamasını sağladığını belirten ifade yanlıştır.
Bitkilerde ışığa yönelme (fototropizma) olayında oksin hormonu, ışığın doğrudan ulaştığı bölgede değil, gölgede kalan (karanlık) tarafta daha yüksek konsantrasyonda toplanır. Bu taraftaki hücreler, ışık alan taraftaki hücrelere göre daha hızlı uzadığı için bitki gövdesi ışığın geldiği yöne doğru bükülür. Dolayısıyla, oksinin ışık alan tarafta birikerek oradaki hücreleri büyüttüğü bilgisi bilimsel olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki hormon-görev eşleştirmelerini MEB müfredatındaki bilgilerle karşılaştır.
Absisik asit, giberellin, sitokinin ve etilen hormonlarının belirtilen görevleri literatürle uyumludur.
Hormonların temel fizyolojik etkilerini ayırt etmek sorunun çözümünde temel adımdır.
2
Fototropizma mekanizmasında oksin hormonunun dağılımını analiz et.
Oksin hormonu tek yönlü ışık varlığında asimetrik olarak dağılır; ışık alan taraftan karanlık tarafa doğru taşınır.
Işık, oksin taşıyıcı proteinlerin aktivitesini etkileyerek hormonun karanlık tarafta yoğunlaşmasına neden olur.
3
Karanlık taraftaki oksin birikiminin hücresel etkisini belirle.
Karanlık tarafta biriken yüksek oksin konsantrasyonu, oradaki hücrelerin asidifikasyon (hücre duvarı gevşemesi) yoluyla daha hızlı uzamasını sağlar, bu da gövdenin ışığa bükülmesine yol açar.
Asimetrik uzama, bitkinin yönelme hareketinin fiziksel temelidir.

Anahtar Kavram

Bitkisel Hormonlar ve Fototropizma Mekanizması
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4690Soru

Bitkilerde fotosentez ürünlerinin kaynak hücreden havuz hücreye taşınma sürecinde (basınç-akış teorisi) gerçekleşen aşağıdaki olayları, meydana geliş sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bitkilerde organik madde taşınması; şekerlerin kalburlu borulara yüklenmesi, ksilemden su girişiyle basıncın artması, kütle akışı ve son olarak havuz hücrede şekerin boşaltılarak suyun ksileme geri dönmesi sırasıyla gerçekleşir.
Basınç-akış teorisine göre süreç, şekerlerin aktif yüklenmesiyle (1) başlar, bunu suyun osmozla girişi (2) takip eder. Oluşan basınç farkı akışı (3) sağlar ve havuzda şekerin boşaltılmasıyla su ksileme (4) döner.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynak hücreden kalburlu boruya şeker yüklemesi yapılır.
Kalburlu boru hücrelerinin osmotik basıncı artar.
Aktif taşıma ile sükroz derişimi yükseltilerek su çekme kuvveti oluşturulur.
2
Ksilemden phloeme su girişi gerçekleşir.
Hidrostatik (turgor) basınç artışı sağlanır.
Yoğunluk farkından dolayı H2OH_2O molekülleri osmozla kalburlu boruya geçer.
3
Basınç farkı ile kütle akışı (bulk flow) tetiklenir.
Organik maddeler havuz hücreye doğru taşınır.
Kaynak ve havuz bölgeleri arasındaki basınç gradiyenti akışı sağlar.
4
Şekerler havuz hücreye boşaltılır ve su ksileme geri döner.
Soymuk borusundaki basınç düşer.
Çözünen madde miktarı azaldığı için su potansiyeli artar ve su ksileme geri verilir.

Anahtar Kavram

Basınç-Akış Teorisi (Pressure-Flow Hypothesis)
Soru 4691Soru

Bitki tohumlarının uygun olmayan çevre koşullarında çimlenmeden kalmasını sağlayan dormansi (uyku hali) süreci ile bu halin kırılarak çimlenmenin başlaması, farklı bitkisel hormonların karşılıklı etkileşimiyle kontrol edilir.

Buna göre, bir tohumun dormansi halinden çıkıp çimlenmeye başlaması sürecinde gerçekleşen hormonal değişimler ve etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tohumdaki absisik asit (ABA) miktarının azalması ve giberellin miktarının artması, endospermi sindirecek enzimlerin sentezini başlatır.

Cevap

Absisik asit miktarının azalması ve giberellin miktarının artmasıyla enzim sentezinin başlaması doğru bir ifadedir.
Tohum çimlenmesi sırasında absisik asit (inhibitör) seviyesi azalırken, giberellin (uyarıcı) seviyesi artar. Giberellin, DNA'daki genleri aktive ederek nişastayı sindiren amilaz enziminin sentezlenmesini sağlar. Bu sayede embriyo besine ulaşır ve büyüme başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dormansi sürecindeki hormonal durumun belirlenmesi.
Tohum dormansi halindeyken absisik asit (ABA) miktarı yüksektir; bu hormon metabolizmayı baskılar.
Tohumun erken veya uygunsuz zamanda çimlenmesini engellemek için ABA gereklidir.
2
Çimlenme tetikleyicilerinin analiz edilmesi.
Uygun nem ve sıcaklık koşullarında tohum su alır (imbibisyon), ABA seviyesi düşer ve giberellin hormonu sentezlenmeye başlar.
Giberellin, dormansiyi kıran temel uyarıcı hormondur.
3
Giberellinin biyokimyasal etkisinin açıklanması.
Giberellin, endospermdeki nişastayı hidroliz edecek olan amilaz enziminin sentezini uyarır.
Embriyonun büyümesi için gerekli olan enerji, bu enzim sayesinde serbest kalan glikozdan sağlanır.

Anahtar Kavram

Bitkisel hormonlar (ABA ve Giberellin) tohum dormansisi ve çimlenme üzerinde antagonist (zıt) etki gösterir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4692Soru

Bitkilerde ışık uyarısına bağlı olarak gerçekleşen yönelim (fototropizma) hareketi sırasında bitki gövdesinde meydana gelen fizyolojik olaylarla ilgili;

I. Oksin hormonu, ışığın geldiği taraftan ışık almayan (gölge) tarafa doğru taşınır.
II. Işığın ulaştığı taraftaki hücreler, yüksek oksin derişimi sayesinde gölge tarafa göre daha hızlı uzar.
III. Gövdenin iki yanındaki büyüme hızının farklı olması sonucunda uyaranın yönüne doğru bükülme gerçekleşir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Oksin hormonunun gölge tarafta birikmesi ve bu asimetrik büyüme farkının gövdenin ışığa yönelmesini sağlaması doğrudur.
Işık uyarısı alan bir bitki gövdesinde oksin hormonu asimetrik olarak dağılır ve ışık görmeyen gölge tarafta birikir (I). Bu durum gölge tarafın ışık alan tarafa göre daha hızlı uzamasını sağlar. İki taraf arasındaki bu orantısız büyüme hızı, gövdenin ışığa doğru bükülmesine neden olur (III).

Adım Adım Çözüm

1
Oksin hormonunun ışığa karşı davranışını analiz etme
Oksin hormonu fototropizma sırasında ışığın geldiği taraftan kaçarak gölge tarafta daha yoğun birikir.
Işığın asimetrik dağılımı, büyüme hormonunun gövdenin diğer yarısına taşınmasına neden olur.
2
Hücresel uzama hızlarını karşılaştırma
Gölge tarafta oksin miktarının artmasıyla bu bölgedeki hücreler daha hızlı boyca uzar; ışık alan taraftaki hücrelerin uzaması daha yavaş kalır.
Oksin hormonu gövde hücrelerinde asidik ortam yaratarak hücre duvarının esnemesini ve su alarak uzamasını tetikler.
3
Yönelim hareketinin yönünü belirleme
Gölge taraf ışık alan taraftan daha uzun olduğu için gövde fiziksel olarak ışığa doğru bükülür.
İki taraf arasındaki orantısız büyüme, esnek olan dokunun daha yavaş büyüyen tarafa doğru kıvrılmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Fototropizma Mekanizması
Soru 4693Soru

Hoca Ahmet Yesevî'nin Türk tasavvuf edebiyatının ilk özgün örneklerini barındıran Divân-ı Hikmet adlı eserinden alınan aşağıdaki beyitleri, yansıttıkları temel tasavvufi/ahlaki kavram ve işlevlerle eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. "Kayda görseŋ yetimni, kılğıl merhem yarasığa / Garîb, yetîm, fakîrni kılğıl dost u karasıga"
II. "Işkı kılgan dervişler dünyâ işin koyarlar / Riyâzetni berk tutup Hak’ka kulluk kılarlar"
III. "Tört kapugda yol tapıp Hak’ka yakın bolganlar / Ma’rifetni sırrını canda ferman kılganlar"
IV. "Sünnet ermiş kâfir hem bolsa berme zarar / Gönli katığ dil-âzârdın hudâ bîzâr"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I nolu beyit toplumsal dayanışma ve didaktik ahlak öğretisiyle, II nolu beyit zühd, takva ve riyazet anlayışıyla, III nolu beyit dört kapı vasıtasıyla Hakka yaklaşma ilkesiyle, IV nolu beyit ise Peygamber sünnetine bağlılık ve hoşgörü temasıyla eşleşmektedir.
Beyitlerde yer alan anahtar kavramlar çözümlendiğinde; yetim ve fakirlere yardım etmenin toplumsal dayanışma ve ahlaka; riyazet ve dünyadan yüz çevirmenin zühd ve takvaya; dört kapı (tört kapug) ifadesinin tasavvufi mertebelere; sünnet ve kâfir dahi olsa incitmeme tavsiyesinin ise Peygamber ahlakı ve hoşgörüye karşılık geldiği görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
Beyitte 'yetim', 'garip' ve 'fakir' kelimeleri geçmekte; onlara yardım edilmesi, yaralarına merhem olunması öğütlenmektedir. Bu durum eserin halkı eğitme ve sosyal dayanışmayı sağlama (didaktik ahlak) gayesini yansıtır.
Toplumsal duyarlılık ve ahlaki öğütlerin eşleşeceği kavramı bulmak.
2
İkinci beyitteki anahtar kavramları çözümleyin.
Beyitte 'riyâzet' (nefis terbiyesi için az yeme, az uyuma vb.) ve 'dünya işlerini koyma' (dünyevi hırsları terk etme) ifadeleri öne çıkmaktadır. Bu doğrudan zühd, takva ve riyazet ile ilgilidir.
Tasavvufi nefis terbiyesi ve dünyadan yüz çevirme kavramıyla ilişki kurmak.
3
Üçüncü beyitte tasavvuf tarihi ve terimlerine dair ipuçlarını arayın.
Beyitteki 'tört kapug' (dört kapı) ifadesi tasavvuftaki şeriat, tarikat, marifet ve hakikat aşamalarını; 'marifet sırrı' ise bu kapılardan geçerek elde edilen ilahi bilgiyi temsil eder.
Tasavvufun gelişim ve seyrindeki mertebeleri belirlemek.
4
Dördüncü beyitteki ahlaki düsturları ve sünnet kavramını değerlendirin.
Beyitte 'sünnet' gereği gayrimüslim dahi olsa kimseye zarar verilmemesi gerektiği, gönül kıran kişiden (dil-âzâr) Allah'ın hoşnut olmayacağı (hudâ bîzâr) belirtilmektedir. Bu Peygamber sünnetine bağlılığı ve hoşgörüyü gösterir.
Yesevilik düşüncesindeki şeriat-sünnet bağlılığı ve insan sevgisini açıklamak.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet'in Tasavvufi ve Ahlaki Temaları
Soru 4694Soru

Bir bitki fidesinin koleoptil ucuna tek yönlü ışık uyarısı verildiğinde meydana gelen fototropizma (ışığa yönelim) olayının aşamaları aşağıda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, bu olayların gerçekleşme sırasını mantıksal ve biyolojik bir dizide düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fototropizma süreci; ışığın algılanması, oksinin gölge tarafa göçü, gölge tarafta biriken oksinin hücre uzamasını hızlandırması ve sonuç olarak asimetrik büyüme ile ışığa yönelim şeklinde gerçekleşir.
Bitkilerde fototropizma mekanizması sırasıyla uyaranın algılanması, oksin hormonunun asimetrik dağılımı (gölgeye göç), hücrelerin asimetrik büyümesi ve görünür bükülme aşamalarından oluşur. Işık önce algılanır, ardından oksin yanal olarak gölge tarafa taşınır. Gölge taraftaki yoğun oksin buradaki hücreleri uzatır ve bitki ışığa yönelir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyaranın tespiti
Işığın koleoptil ucu tarafından algılanması
Bitkilerde yönelim hareketleri dış bir uyaranın (ışık) varlığıyla başlar.
2
Hormon iletimi
Oksinin ışık gören taraftan gölge tarafa geçişi
Oksin hormonu ışığa duyarlıdır ve ışık gören kısımlardan uzaklaşma eğilimindedir.
3
Büyüme farklılaşması
Gölge taraftaki hücrelerin daha fazla uzaması
Gövdede yüksek oksin derişimi hücre uzamasını (elongasyon) teşvik eder.
4
Yönelim
Bitkinin ışığa doğru bükülmesi
İki taraf arasındaki büyüme hızı farkı bitki organının bükülmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Fototropizma mekanizması oksinin asimetrik dağılımına dayanır.
Soru 4695Soru

Bitkilerde çevresel uyarılara karşı gerçekleştirilen hareketler, uyarana karşı gösterilen tepkinin mekanizmasına ve uyarının yönüne göre tropizma (yönelim) ve nasti (ırganım) olarak ikiye ayrılır.

Buna göre, tropizma ve nasti hareketleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tropizma hareketlerinde yön uyaranın yönüne göre belirlenirken, nasti hareketlerinde hareketin yönü uyaranın yönünden bağımsızdır.

Cevap

Tropizma hareketlerinde yönün uyarana bağlı olması, nastide ise bağımsız olması ifadesi doğrudur.
Tropizma hareketleri (fototropizma, geotropizma vb.) uyaranın geldiği yöne göre (pozitif veya negatif) şekillenirken; nasti hareketleri (sismonasti, fotonasti vb.) uyaranın yönünden bağımsız olarak, bitkinin anatomik yapısına uygun şekilde gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Tropizma hareketlerinin temel özelliğini belirle.
Tropizma, uyaranın yönüne bağlı (uyarana doğru veya ters yönde) gerçekleşen ve oksin hormonu kontrolündeki büyüme hareketidir.
Bitkinin ışık, yer çekimi gibi dış etkenlere göre konum değiştirmesi bu mekanizmayla açıklanır.
2
Nasti hareketlerinin temel özelliğini belirle.
Nasti, uyarının yönüne bağlı olmayan, genellikle turgor basıncı değişimleriyle çok hızlı gerçekleşen ırganım hareketidir.
Uyaran bitkinin hangi tarafından gelirse gelsin tepki aynı yönde (örneğin yaprak kapanması) oluşur.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru yargıyı saptaki.
Tropizmanın yönlü, nastinin yönsüz olduğunu belirten ifade bilimsel olarak doğrudur.
Tropizma ve nasti arasındaki en temel ve karakteristik fark budur.

Anahtar Kavram

Bitkilerde Hareket Mekanizmaları: Tropizma ve Nasti Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4696Soru

Bir monoalkin bileşiğinin 0,2 mol0,2\text{ mol}'üne asidik ortamda cıva(II) sülfat (HgSO4HgSO_4) katalizörlüğünde su katılması sonucu 14,4 gram14,4\text{ gram} kararlı organik bileşik elde ediliyor.

Buna göre, başlangıçtaki alkin bileşiğinin normal koşullar altında 4,48 litre4,48\text{ litre} hacim kaplayan miktarını tamamen doyurmak için en az kaç gram brom (Br2Br_2) katılmalıdır?

(H=1H = 1, C=12C = 12, O=16O = 16, Br=80Br = 80)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 64

Cevap

Başlangıçtaki alkin bileşiğinin normal koşullarda 4,48 L4,48\text{ L}'sini tamamen doyurmak için en az 64 gram64\text{ gram} brom (Br2Br_2) katılmalıdır.
Doğru yanıt olan 64 gram64\text{ gram}, 0,2 mol0,2\text{ mol} alkinin su katılması tepkimesiyle 72 g/mol72\text{ g/mol} mol kütlesine sahip C4H8OC_4H_8O (bütanon) bileşiğini oluşturmasından hareketle alkinin C4H6C_4H_6 olduğunu bulmamızı sağlar. Ardından normal koşullarda 4,48 L4,48\text{ L} (0,2 mol0,2\text{ mol}) hacim kaplayan bu alkinin yapısındaki iki adet pi bağını tamamen doyurmak için 0,4 mol0,4\text{ mol} Br2Br_2 (64 g64\text{ g}) harcanması gerektiği hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Su katılması sonucu oluşan kararlı ürün��n mol kütlesini hesaplamak
0,2 mol0,2\text{ mol} ürün 14,4 g14,4\text{ g} ise, 1 mol1\text{ mol} ürün 14,40,2=72 g/mol\frac{14,4}{0,2} = 72\text{ g/mol}'dür.
Tepkimeye giren alkinin karbon sayısını tespit edebilmek amacıyla oluşan ürünün mol kütlesine ihtiyaç duyulur.
2
Kararlı ürünün genel formül��nden faydalanarak karbon sayısını bulmak
CnH2nOC_n H_{2n} O genel formülü için; 14n+16=7214n=56n=414n + 16 = 72 \Rightarrow 14n = 56 \Rightarrow n = 4 bulunur. Alkin bileşiği 4 karbonlu C4H6C_4H_6 (bütin) bileşiğidir.
Monoalkinlere (asetilen hariç) su katıldığında keto-enol tautomerisi sonucu kararlı keton bileşikleri oluşur. Ketonların genel formülü CnH2nOC_n H_{2n} O şeklindedir.
3
Normal koşullarda doyurulacak alkinin mol sayısını bulmak
n=V22,4=4,4822,4=0,2 moln = \frac{V}{22,4} = \frac{4,48}{22,4} = 0,2\text{ mol} alkin.
Gaz fazındaki maddelerin normal koşullar altındaki hacim değerinden yararlanarak mol sayısına geçiş yapılır.
4
Doyurma işlemi için gereken bromun mol sayısını ve kütlesini belirlemek
1 mol1\text{ mol} monoalkini tamamen doyurmak için yapısındaki iki pi bağı nedeniyle 2 mol2\text{ mol} Br2Br_2 katılması gerekir. 0,2 mol0,2\text{ mol} alkin için 0,4 mol0,4\text{ mol} Br2Br_2 kullanılır. Br2Br_2 mol kütlesi 160 g/mol160\text{ g/mol} olduğuna göre; m=0,4 mol×160 g/mol=64 gm = 0,4\text{ mol} \times 160\text{ g/mol} = 64\text{ g} brom gereklidir.
Alkinlerin yapısındaki pi bağlarının sayısı kadar halojen molekülü katılarak bileşik doyurulur.

Anahtar Kavram

Alkinlere su katılması tepkimesi ve alkinlerin katılma stokiometrisi
Soru 4697Soru

Türk edebiyatında şiirlerin dış yapı özelliklerine, kafiye düzenlerine ve ölçülerine göre aldığı isme "nazım biçimi"; şiirlerin işlediği konuya ve temasına göre aldığı isme ise "nazım türü" denir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir nazım biçimi değil, nazım türüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koçaklama

Cevap

Koçaklama, şiirin konusuna (yiğitlik, kahramanlık) göre belirlendiği için bir nazım türüdür.
Koçaklama, halk edebiyatında özellikle koşma nazım biçimiyle söylenen; ancak ismi işlediği kahramanlık, savaş ve yiğitlik konusundan gelen bir 'nazım türü'dür. Diğer seçenekler ise tamamen şiirin ölçüsü, birimi ve kafiye şeması gibi dış özelliklerine göre adlandırılan 'nazım biçimleri'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Nazım biçimi ve nazım türü kavramlarını tanımla.
Nazım biçimi: Dış yapı (ölçü, kafiye). Nazım türü: İçerik (konu, tema).
Soru kökündeki temel ayrımı netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki kavramları bu tanımlara göre gruplandır.
Koşma, semai, varsağı ve mani yapısal özellikleriyle (ölçü ve birim) tanımlanırken; koçaklama temasıyla (kahramanlık) tanımlanır.
Hangi ifadenin konuya dayalı olduğunu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi dış yapıya, nazım türü ise şiirin içeriğine/konusuna dayanır.
Tahmini Süre:45s
Soru 4698Soru

Türk edebiyatında şiirler; kafiye örgüsü, ölçüsü ve birim değeri gibi dış yapı özelliklerine göre 'nazım biçimi'; işledikleri konulara göre ise 'nazım türü' olarak adlandırılır. Aşağıda verilen terimleri ait oldukları doğru tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Koşma
Taşlama
Gazel
Mersiye

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Koşma ve Gazel yapısal özellikleri temsil ettiği için nazım biçimi; Taşlama ve Mersiye ise temalarına göre adlandırıldıkları için nazım türü kategorisinde eşleşmelidir.
Koşma ve Gazel, şiirin birim sayısı ve kafiye düzeni gibi teknik yapılarını ifade ettiği için nazım biçimidir. Taşlama (yergi) ve Mersiye (ölüm acısı) ise şiirin temasını bildirdiği için nazım türüdür. Tanımlar bu ayrımı doğru şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Terimlerin dış yapıya mı yoksa konuya mı odaklandığını belirlemek.
Koşma ve Gazel dış yapıya (biçim), Taşlama ve Mersiye ise konuya (tür) odaklanır.
Nazım biçimi ve nazım türü arasındaki temel fark yapı ve içerik ayrımıdır.
2
Terimlerin ait olduğu edebî geleneği (Halk veya Divan) ayırt etmek.
Koşma ve Taşlama Halk edebiyatına; Gazel ve Mersiye Divan edebiyatına aittir.
Tanımlardaki geleneksel ayrımlar doğru eşleştirme için gereklidir.
3
Tanımlardaki anahtar kelimelerle terimleri eşleştirmek.
Eşleşme tamamlanır: Koşma-Tanım 1, Taşlama-Tanım 2, Gazel-Tanım 3, Mersiye-Tanım 4.
Belirlenen özellikler tanımlarla birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (şekil) ve nazım türü (içerik) kavramlarının ayrımı.
Soru 4699Soru

Yüce dağ başında bir kuzu meler
Kuzu sesi değil, bir gelin ağlar
Anasın babasın gurbete salar

Ayrılık ateşi bağrımı yakar
Gözlerimden her gün kanlı yaş akar

Yukarıdaki dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11'li hece ölçüsüyle kaleme alınmış olup dizelerin tamamında zengin kafiye kullanılmıştır.

Cevap

Dizelerin tamamında zengin kafiye kullanıldığı ifadesi yanlıştır; çünkü şiirde zengin kafiye bulunmamaktadır.
Verilen dizeler 11'li hece ölçüsüyle yazılmış bir türkü örneğidir. Ancak dize sonları incelendiğinde 'meler, ağlar, salar' sözcüklerindeki '-r/-ar' sesleri geniş zaman eki oldukları için redif görevindedir. 'Yakar' ve 'akar' sözcüklerinde ise '-ar' redif, 'ak' sesleri 2 ses benzerliği olduğu için tam kafiyedir. 3 veya daha fazla ses benzerliğine dayanan 'zengin kafiye' bu şiirde bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nazım biçimini ve yapısını belirleme
Bent ve kavuştak (bağlantı) bölümlerinden oluşması, şiirin 'türkü' nazım biçimiyle yazıldığını gösterir.
Türkülerin karakteristik yapısal özelliği bent ve nakarat bölümleridir.
2
Hece ölçüsünü sayma
Tüm dizeler 11 heceden oluşmaktadır (6+56+5 veya 4+4+34+4+3 duraklı olabilir).
Nazım biçiminin teknik özelliklerini doğrulamak için ölçü kontrolü yapılır.
3
Kafiye ve redif analizi yapma
Bentte 'mele-r', 'ağla-r' ve 'sal-ar' dizelerinde '-r/-ar' geniş zaman ekleri rediftir, kafiye yoktur. Kavuştakta 'yak-ar' ve 'ak-ar' dizelerinde '-ar' ekleri redif, 'ak' sesleri ise tam kafiyedir.
Seçenekteki 'zengin kafiye' iddiasının doğruluğunu test etmek gerekir.
4
Nazım türünü tespit etme
Ayrılık, gurbet ve hüzün işlendiği için türü 'ağıt'tır.
İçerik analizi ile nazım türü belirlenir.

Anahtar Kavram

Türkü Nazım Biçimi ve Yapısal Özellikleri
Soru 4700Soru

Türk edebiyatında şiirler hem dış yapılarına (ölçü, kafiye düzeni, birim sayısı) hem de işledikleri konulara göre sınıflandırılır. Şiirin dış yapısına göre aldığı isme 'nazım biçimi' (nazım şekli), işlediği konuya göre aldığı isme ise 'nazım türü' denir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir 'nazım türü'nü ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güzelleme

Cevap

Şiirin konusuna göre isimlendirilen 'güzelleme' ifadesi bir nazım türüdür.
Güzelleme; halk edebiyatında aşk, sevgi ve doğa güzellikleri gibi konuların işlendiği şiirlere verilen addır. Bu adlandırma şiirin dış yapısına (kafiye, ölçü vb.) göre değil, tamamen içeriğine yani konusuna göre yapıldığı için bir 'nazım türü'dür.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları ayrıştır.
Nazım biçimi dış yapı (şekil), nazım türü ise içerik (konu) demektir.
Soruda istenen 'nazım türü' kavramını bulmak için konuya dayalı bir terim aranmalıdır.
2
Seçenekleri yapı ve konu bakımından analiz et.
Gazel, Koşma, Mesnevi ve Varsağı terimleri şiirin birim sayısı, kafiye düzeni ve ölçüsüyle ilgilidir.
Yapısal özellikler nazım biçimini oluşturur.
3
Konuya odaklı olan seçeneği belirle.
Güzelleme, bir koşmanın temasının 'aşk' veya 'güzellik' olduğunu belirtir.
İçeriğe göre verilen isimler nazım türüdür.

Anahtar Kavram

Nazım Biçimi ve Nazım Türü Ayrımı
ÖncekiSayfa 235 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin