Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5561Soru

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye örgüleri kendilerine has özellikler gösterir. Örneğin gazel ve kaside gibi nazım şekillerinin ilk beyiti (matla) kendi arasında kafiyeliyken (aaaa), mesnevi nazım şeklinin tüm beyitleri kendi arasında kafiyeli (aa,bb,cc...aa, bb, cc...) olarak düzenlenir.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi hem bir gazelin matla beyiti hem de bir mesnevinin herhangi bir beyiti olmaya uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Âşiyan-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır

Cevap

Âşiyan-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır / Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır beyiti hem bir gazelin matla beyiti hem de bir mesnevinin herhangi bir beyiti olmaya uygundur.
Âşiyan-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır / Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır beyiti, mısra sonlarında yer alan '-ındadır' eklerinin görevdeş olması (redif) ve '-ân' seslerinin zengin kafiye oluşturması sayesinde kendi arasında kafiyelidir (aa). Divan edebiyatında gazel ve kasidelerin ilk beyitleri (matla) ile mesnevilerin bütün beyitleri kendi arasında kafiyeli (aa) olduğundan, bu beyit hem bir gazelin matla beyiti hem de bir mesnevinin herhangi bir beyiti olmaya uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen beyitlerin mısra sonlarındaki ses benzerliklerini analiz ederek kafiye örgülerini (şemalarını) belirlemek.
Seçeneklerde yer alan beyitlerin mısra sonlarındaki kelimeler incelendiğinde; sadece 'perîşânındadır / yanındadır' kelimeleriyle biten beyitin kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu, diğer beyitlerin ise kafiyeli olmadığı (ab/xa) saptanır.
Gazelin ilk beyitinin (matla) ve mesnevinin tüm beyitlerinin kendi içinde kafiyeli (aa) olması kuralını uygulamak.
2
Kendi arasında kafiyeli olan beyitteki kafiye ve redif unsurlarını ayırt ederek yapıyı kesinleştirmek.
'perîşân-ı-ndadır' ve 'yan-ı-ndadır' kelimelerindeki '-ındadır' iyelik, hâl ve bildirme eklerinin görevdeş olduğu saptanarak redif; köklerdeki '-ân' seslerinin ise zengin kafiye olduğu doğrulanır.
Beyitin rastgele bir ses benzerliği taşımadığını, klasik şiir tekniğine uygun olarak aa şeklinde kafiyelendiğini doğrulamak.
3
Elde edilen kafiye şemasını divan edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekillerinin yapısal kurallarıyla eşleştirmek.
Kendi içinde kafiyeli (aa) olan bu beyitin hem gazelin matlası hem de mesnevinin herhangi bir beyiti olabileceği sonucuna varılır.
Soruda istenen iki yapısal özelliği aynı anda karşılayan tek doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye yapıları ve beyit özellikleri.
Soru 5562Soru

"Meded meded bu cihânın yıkıldı bir yanı
Ecel celâlîleri aldı Mustafâ Hânı"

Taşlıcalı Yahya'ya ait bu beyit, konusu ve tematik özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersiye

Cevap

Mersiye
Mersiye seçeneği doğrudur çünkü beyitte Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine duyulan derin üzüntü dile getirilmiştir. Divan edebiyatında ölen kişilerin ardından yazılan bu tür şiirlere mersiye adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
Beyitte 'ecel' (ölüm vakti) ve 'yıkıldı bir yanı' (büyük bir kayıp/yas) ifadeleri öne çıkmaktadır. Ayrıca 'Mustafa Han'ın (Kanuni Sultan Süleyman'ın o��lu Şehzade Mustafa) ölümünden bahsedilmektedir.
Şiirin konusunu ve temasını doğru belirlemek, nazım türünü tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Tespit edilen temayı divan edebiyatı nazım türlerinin konularıyla eşleştirin.
Ölüm konusunu işleyen, ölen kişinin ardından duyulan acıyı ve onun niteliklerini dile getiren nazım türünün mersiye olduğu belirlenir.
Divan edebiyatında tematik sınıflandırmalar nazım türlerini belirler.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında ölüm konusunu işleyen nazım türü mersiyedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 5563Soru

Aşağıda Bâkî'ye ait bir gazelin üç beyti karışık olarak verilmiştir. Bu beyitlerin, bir gazelin yapısal özellikleri ve kafiye örgüsü dikkate alınarak baştan sona doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru sıralaması sırasıyla matla beyti olan 'Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdımız / Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdımız', ara beyit olan 'Baş eğmeziz edânîye dünyâ-yı dûn içün / Allah'adır tevekk��lümüz i'timâdımız' ve makta beyti olan 'Minnet Hudâ'ya devlet-i dünyâ fenâ bulur / Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız' şeklindedir.
Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri gereği, kendi arasında kafiyeli olan beyit (aa) ilk sırada (matla), mahlas içermeyen ve matlaya bağlı kafiyelenen beyit (ba) ikinci sırada, şairin mahlasını (Bâkî) barındıran beyit ise son sırada (makta) yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye örgülerini belirleme
'Fermân-ı aşka...' ile başlayan beyit kendi arasında kafiyeli (aa), 'Baş eğmeziz...' ile başlayan beyit ise matla beytiyle kafiyelidir (ba).
Gazelin ilk beyti (matla) kendi arasında kafiyeli (aa) olmak zorundadır.
2
Mahlas beytini (makta) tespit etme
'Minnet Hudâ'ya...' ile başlayan beyitte şairin mahlası (Bâkî) geçmektedir.
Gazelin son beyti (makta) şairin mahlasını içerir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda beyitleri matla, ara beyit ve makta sırasına göre dizme
Matla beyti olan üçüncü beyit en başa, ara beyit olan birinci beyit ortaya ve makta beyti olan ikinci beyit en sona yerleştirilir.
Bir gazel yapısal olarak matla ile başlar, ara beyitlerle devam eder ve makta ile son bulur.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında gazel nazım şeklinin beyit özellikleri, kafiye düzeni (matla, makta, ara beyit) ve mahlas beytinin konumu.
Soru 5564Soru

Divan edebiyatının 17. ve 18. yüzyılları, klasik geleneğin güçlü bir şekilde devam ettirildiği ancak bireysel üslupların ve edebi akımların (Sebk-i Hindi, mahallileşme, hikemi tarz) belirginleştiği bir dönemdir.

Buna göre, aşağıda verilen şairler ve sanat anlayışlarına dair açıklamalardan hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koca Ragıp Paşa: 17. yüzyılda Nabi'nin öncülüğünü yaptığı hikemî (hakimane) tarzı devam ettirerek şiirlerinde ahlaki ve felsefi düşüncelere, atasözlerine yer vermiştir.

Cevap

Koca Ragıp Paşa'nın 17. yüzyılda değil, 18. yüzyılda yaşamış olduğu bilgisi yanlıştır. Doğru cevap Koca Ragıp Paşa'nın edebiyat tarihiyle ilgili yanlış yüzyılda verildiği seçenektir.
Koca Ragıp Paşa, 18. yüzyılda yaşamış devlet adamı ve şairdir. Nabi'nin 17. yüzyılda başlattığı hikemi şiir tarzını 18. yüzyılda başarıyla sürdürmüştür. Seçenekte şairin 17. yüzyılda yaşadığı belirtilerek bilgi yanlışı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki şairlerin yaşadığı yüzyılları ve edebi anlayışlarını gözden geçirmek
Nef'i, Nabi ve Nailî'nin 17. yüzyıl; Nedim, Şeyh Galip ve Koca Ragıp Paşa'nın ise 18. yüzyıl sanatçısı olduğunu belirlemek
Şairlerin kronolojik konumlarını tespit ederek yüzyıl uyuşmazlığını bulmak
2
Koca Ragıp Paşa ile ilgili verilen bilgiyi incelemek
Koca Ragıp Paşa'nın Nabi tarzında (hikemî) şiirler yazdığı doğrudur ancak kendisi 18. yüzyılda yaşamıştır.
Bilgi yanlışının kaynağını kesinleştirmek

Anahtar Kavram

17. ve 18. yüzyıl Divan şairlerinin yüzyıl, akım ve eser bağlamında ayırt edilmesi
Soru 5565Soru

Dede Korkut Hikâyeleri'nin el yazması nüshaları üzerine çalışan bir araştırmacı, eserin dünya kütüphanelerinde bulunan üç önemli el yazmasını incelemektedir. Buna göre, bu el yazması nüshaların adlarını belirtmek amacıyla aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri uygun isimlerle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Dede Korkut Hikâyeleri'nin günümüzde bilinen üç temel yazma nüshası mevcuttur. Bunlardan ilki ve en fazla hikâyeyi barındıranı Almanya'da korunan nüshasıdır. İkincisi İtalya'da yer alan nüshası iken, üçüncüsü ise 2019 yılında İran'da ortaya çıkarılan nüshasıdır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dede Korkut Hikâyeleri'nin bilinen el yazması nüshaları sırasıyla Dresden, Vatikan ve Günbet (Gonbad) nüshalarıdır.
Dede Korkut Hikâyeleri'nin bilinen üç el yazması nüshası bulunmaktadır: Dresden (Almanya), Vatikan (İtalya) ve Günbet/Gonbad (İran). Bu nedenle boşluklara sırasıyla bu isimler getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Almanya'da korunan en geniş kapsamlı nüshayı tespit etme.
Almanya'daki nüsha Dresden nüshasıdır.
Eserin 12 hikâye içeren en eski ve en detaylı nüshası Almanya'nın Dresden şehrinde yer almaktadır.
2
İtalya'da bulunan ikinci önemli nüshayı tespit etme.
İtalya'daki nüsha Vatikan nüshasıdır.
Vatikan kütüphanesinde yer alan bu nüsha 6 hikâye barındırmaktadır.
3
2019 yılında İran'da keşfedilen en son nüshayı tespit etme.
İran'daki nüsha Günbet (Gonbad) nüshasıdır.
Yakın zamanda İran'da bulunan bu nüsha Dede Korkut araştırmalarına yeni bir soluk getirmiştir.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin Yazma Nüshaları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5566Soru

Şemsi Efendi, çekmecenin dibinde bulduğu eski pirinç anahtarı avucunda sıkarken gözlerini odanın köşesindeki loşluğa dikti. Zihni birden otuz yıl öncesine, o rüzgârlı ekim sabahına gidiverdi. Henüz yirmili yaşlarındaydı; dedesinden kalan o ahşap konağın ağır kapısı önünde, elinde tahta bir bavulla bekliyordu. Dışarıda dökülen yaprakların hışırtısı duyuluyor, soğuk rüzgâr yüzünü yalıyordu. O gün babasının ona kapıyı açarken söylediği son sözler dün gibi kulaklarındaydı: "Bu kapıdan giren, arkasında ne bıraktığını unutmamalı." Kapının rüzgârla sertçe kapanma sesiyle irkilip bugüne döndü; elindeki anahtarı masanın üzerine bırakırken parmaklarının titrediğini fark etti.

Bu parçada kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geriye dönüş

Cevap

Geriye dönüş tekniği
Parçada karakterin elindeki anahtar vesilesiyle zihnen otuz yıl öncesine gitmesi, o dönemdeki hatırayı yaşayıp ardından kapının kapanma sesiyle tekrar şimdiki zamana dönmesi geriye dönüş tekniğini açıkça göstermektedir. Bu nedenle geriye dönüş tekniğini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki zaman akışını ve olay örgüsünü incelemek.
Şemsi Efendi'nin günümüzdeki anahtar bulma anından zihnen otuz yıl öncesine gittiği ve ardından bugüne döndüğü görülmektedir.
Anlatım tekniklerini belirlemek için olayların zaman sırasına ve anlatıcının yönlendirmesine bakılması gerekir.
2
Zaman kırılmasının ve geçmişe yönelmenin hangi teknikle yapıldığını belirlemek.
Kahramanın geçmişe gidip oradaki bir anıyı yaşadıktan sonra tekrar şimdiki zamana dönmesi geriye dönüş tekniğini göstermektedir.
Geriye dönüş tekniği, kronolojik zamanı kırarak geçmişe dönmeyi ve oradaki olayları aktarmayı amaçlar.

Anahtar Kavram

Anlatmaya Bağlı Metinlerde Anlatım Teknikleri (Geriye Dönüş)
Soru 5567Soru

Ne gam pür-âteş-i hevle olsa da gavgâ-yı hürriyet
Kaçar mı merd olan bir cân için meydân-ı gayretten

Tanzimat Dönemi şiir anlayışı göz önüne alındığında, Namık Kemal'in 'Hürriyet Kasidesi'nden alınan bu beyitle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanzimat II. Dönemi'nin 'sanat sanat içindir' anlayışına uygun olarak tamamen bireysel ve metafiziksel bir tema işlenmiştir.

Cevap

Beyitte Tanzimat II. Dönemi'nin bireysel ve metafiziksel temasının işlendiğini savunan yargı yanlıştır; çünkü bu beyit Tanzimat I. Dönem şairi Namık Kemal'e aittir ve toplumsal bir mücadeleyi (hürriyet) konu edinmektedir.
Doğru cevap, beyitte Tanzimat II. Dönem şiir anlayışına uygun olarak bireysel bir temanın işlendiğini belirten yargıdır. Çünkü bu beyit, Tanzimat I. Dönem'in en önemli temsilcilerinden biri olan Namık Kemal'in 'Hürriyet Kasidesi' adlı şiirinden alınmıştır. Şiirde bireysel değil, 'hürriyet mücadelesi' gibi son derece toplumsal ve siyasi bir konu işlenmiştir. Dolayısıyla bu yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kavramları tespit etme
'Gavgâ-yı hürriyet' (hürriyet mücadelesi) ve 'meydân-ı gayret' (çaba meydanı) kavramları beyitte öne çıkmaktadır.
Şiirin temasını belirlemek ve hangi dönemin zihniyetini yansıttığını anlamak için anahtar kelimeleri incelemek gerekir.
2
Dönem özellikleriyle eşleştirme yapma
Hürriyet, adalet, vatan gibi toplumsal konular Tanzimat I. Dönem şiirinin ('sanat toplum içindir' anlayışının) temel özellikleridir.
Tanzimat I. Dönem ile II. Dönem arasındaki tema ve sanat anlayışı farklarını ortaya koymak gerekir.
3
Beytin biçimsel özelliklerini inceleme
Beyit birimiyle ve aruz ölçüsüyle yazılmış olan bu şiir, biçimsel olarak Divan edebiyatı geleneğine bağlıdır.
Şiirin biçim (eski) ve içerik (yeni) ikiliğini doğrulamak için nazım birimi ve ölçüyü kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem şiirinde biçimce eski, içerikçe yeni olma durumu ve toplumsal temaların (hürriyet, vatan vb.) işlenmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5568Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralanmış metin parçalarını, sağ sütundaki harflendirilmiş metin sınıflandırması özellikleri ve tür açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

KAVUKLU: Aman birader, dur hele! Benim kafam öyle felsefeli lakırdılara basmaz. Sen bana kestirmeden söyle, bu akşamki oyunda kimin rolünü üstleneceğiz?
Gözlerimi açtığımda karşılaştığım manzara, Alp Dağları'nın beyaz zirveleriyle çevrili Cenevre Gölü'ydü. Sabahın bu erken saatinde gölün yüzeyi adeta devasa bir ayna gibi parlıyordu.
Suskunluğun koyulaştığı bu ıssız sokakta,
Zaman bir kum saati gibi sessizce erir.
Ruhum, karanlı��ın ördüğü ince ağda,
Kendi yankısını arayan bir gölgedir.
Edebiyat, insanın kendisiyle ve dünyayla hesapla��ma alanıdır. Bu hesaplaşma olmasaydı, kelimeler sadece birer iletişim aracı olarak kalır; bizi sarsan, dönüştüren o büyüleyici güçten yoksun olurdu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metin I ile göstermeye bağlı metin tanımı; Metin II ile kişisel hayatı konu alan gezi yazısı tanımı; Metin III ile coşku ve heyecanı dile getiren şiirsel metin tanımı; Metin IV ile gazete çevresinde gelişen deneme tanımı eşleşmektedir.
Tüm eşleştirmeler edebi metinlerin sınıflandırılması kurallarına uygundur. Geleneksel tiyatro diyaloğu göstermeye bağlı sanatsal metinle; gezi yazısı parçası kişisel hayatı konu alan öğretici metinle; şiir parçası coşku ve heyecanı dile getiren sanatsal metinle; edebiyat hakkındaki deneme yazısı ise gazete çevresinde gelişen öğretici metinle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metin parçası incelenir. 'KAVUKLU' ifadesi ve diyalog yapısı, metnin geleneksel Türk tiyatrosuna ait olduğunu gösterir.
Bu parça göstermeye bağlı edebi metinler kapsamındadır; dolayısıyla olayların sahnede canlandırılmasını ve kurmaca dünyayı diyaloglarla aktarmayı belirten açıklama ile eşleşir.
Tiyatro metinleri sanatsal metinlerin göstermeye bağlı alt dalını oluşturur.
2
İkinci metin parçası incelenir. Yazarın gözlemlediği Alp Dağları ve Cenevre Gölü gibi somut mekan tasvirleri tespit edilir.
Bu parça gezi yazısı türüne ait olup kişisel hayatı konu alan öğretici metinler grubundadır ve dış dünyadaki gerçekliği doğrudan aktarmayı belirten açıklama ile eşleşir.
Gezi yazısı, öğretici metinlerin kişisel hayatı konu alan alt dalında sınıflandırılır.
3
Üçüncü metin parçası incelenir. Uyak, ölçü ve imgesel ifadelerin yer aldığı şiir yapısı görülür.
Bu parça coşku ve heyecanı dile getiren metin sınıfına girmektedir ve estetik haz uyandırmayı belirten açıklama ile eşleşir.
Şiir, sanatsal metinlerin coşku ve heyecanı dile getiren alt dalını temsil eder.
4
Dördüncü metin parçası incelenir. Edebiyatın işlevi üzerine yazarın kanıtlama amacı gütmeden kaleme aldığı öznel fikir yazısı analiz edilir.
Bu parça deneme türüne aittir ve gazete çevresinde gelişen öğretici metinler sınıfındaki açıklama ile eşleşir.
Deneme, gazete çevresinde gelişen öğretici metinlerin önemli bir türüdür.

Anahtar Kavram

Edebi Metinlerin Sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5569Soru

Bâkî'ye ait aşağıdaki beyitlerin, bir gazelin yapısal özellikleri (matla, makta, kafiye düzeni) göz önünde bulundurularak baştan sona doğru anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru sıralanışı sırasıyla; kendi i��inde kafiyeli olan matla beyti (II), ara beyit (III) ve şairin mahlasının yer aldığı makta beyti (I) şeklinde olmalıdır.
Gazel nazım şeklinin yapısal kuralları uyarınca ilk beyit olan matla kendi arasında kafiyeli (aaaa) olmalıdır. Verilen beyitler incelendiğinde 'inkıyâdımız var' ve 'inâdımız var' kafiyeli olan beyit ilk sırada olmalıdır. Son beyit olan makta ise şairin mahlasını taşımalıdır. Bu kurala uygun olarak 'Bâkî' mahlasının geçtiği beyit en sonda olmalıdır. Kalan ara beyit ise bu iki beytin arasında yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye örgüsünü inceleyerek matla beytini belirlemek.
İkinci beyitteki 'inkıyâdımız var' ve 'inâdımız var' ifadeleri kendi aralarında kafiyelidir (aaaa).
Gazellerin ilk beyti (matla) kendi arasında kafiyeli olur. Bu nedenle bu beyit ilk sırada yer almalıdır.
2
Beyitlerde mahlas bulunup bulunmadığını kontrol ederek makta beytini belirlemek.
Birinci beyitte 'Bâkî' mahlası yer almaktadır.
Şairlerin takma isimlerini kullandıkları beyit gazelin son beytidir (makta). Dolayısıyla bu beyit en sonda yer almalıdır.
3
Kalan beytin konumunu belirleyerek sıralamayı tamamlamak.
Üçüncü beyit, kafiye düzeni (baba) ve mahlas içermemesi nedeniyle bir ara beyittir.
Ara beyitler matla ile makta arasında yer alır. Bu durumda sıralama matla, ara beyit ve makta şeklinde olmalıdır.

Anahtar Kavram

Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri, kafiye örgüsü (aaaa, baba, caca), matla ve makta beyitlerinin tespiti ile mahlasın beyit sıralamasındaki rolü.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5570Soru

Divan edebiyatının 17. ve 18. yüzy��llardaki gelişiminde şairlerin benimsedikleri edebî akımlar ile bu akımlar doğrultusunda ürettikleri özgün sanatsal çizgiler belirleyici olmuştur. Verilen şairler ile onların sanat anlayışlarını ve edebiyat tarihindeki yerlerini belirten ifadeleri eşleştirerek doğru çiftleri belirleyiniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nailî
Neşatî
Koca Ragıp Paşa
Enderunlu Fazıl

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşen çiftler şu şekildedir: Nailî - İlk şarkı yazarı ve Sebk-i Hindi temsilcisi; Neşatî - Mevlevi kimlikli Sebk-i Hindi şairi; Koca Ragıp Paşa - Hikemî tarzın 18. yüzyıl temsilcisi; Enderunlu Fazıl - Mahallileşme etkisinde sosyal hayatı yansıtan mesnevi yazarı.
Doğru eşleştirmede her şair kendi yüzyılına, temsil ettiği edebî akıma ve öne çıkan eser/özelliklerine göre konumlandırılmıştır. Nailî ilk şarkı örnekleriyle; Neşatî Mevlevi yönüyle; Koca Ragıp Paşa hikemî tarzı 18. yüzyıla taşımasıyla; Enderunlu Fazıl ise mahallileşme doğrultusundaki sosyal mesnevileriyle eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk şarkı örneklerini veren şairin belirlenmesi
Nailî ile ilk şarkı örnekleri ve Sebk-i Hindi öncülüğü eşleşir.
Türk edebiyatında ilk şarkı yazarı bilgisinden hareketle 17. yüzyıl şairi Nailî tespit edilir.
2
Mevlevi kimliğiyle tasavvufi ahengi birleştiren Sebk-i Hindi şairinin belirlenmesi
Neşatî ile Mevlevilik ve Sebk-i Hindi gazelleri eşleşir.
17. yüzyılda Mevlevi şeyhi olan ve pürüzsüz gazelleriyle tanınan Neşatî eşleştirilir.
3
Hikemî şiir tarzını 18. yüzyılda devam ettiren devlet adamının belirlenmesi
Koca Ragıp Paşa ile hikemî tarz ve devlet adamlığı niteliği eşleşir.
Nâbî ekolünün 18. yüzyıldaki en güçlü temsilcisi ve sadrazam olan Koca Ragıp Paşa tespit edilir.
4
Toplumsal hayatı anlatan mesnevileri yazan mahallileşme şairinin belirlenmesi
Enderunlu Fazıl ile mahallileşme ve Hubannâme/Zenannâme mesnevileri eşleşir.
18. yüzyılda kadınları ve erkekleri tasvir eden sosyal içerikli mesneviler yazan Enderunlu Fazıl eşleştirilir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Şairlerinin Edebî Akımları, Sanat Anlayışları ve Eserleri
Soru 5571Soru

Divan edebiyatında şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma ada "mahlas", mahlasın yer aldığı ve genellikle şiirin son beyti olan beyte ise "makta" adı verilir.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir gazelin makta beyti olmaya uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

Cevap

Şairin mahlasının (Fuzûlî) yer aldığı "Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır / Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı" beyti.
Doğru seçenekte yer alan beyitte "Fuzûlî" mahlası açıkça geçmektedir. Makta beyitleri, şairin imzasını (mahlasını) taşıyan son beyit olduğundan bu beyit bir gazelin makta beytidir.

Adım Adım Çözüm

1
Makta beytinin yapısal tanımı hatırlanır.
Bir gazel veya kasidenin son beyti olan makta beytinde şairin mahlasının bulunması gerektiği belirlenir.
Soruda makta beytinin tespiti için gerekli olan temel ayırt edici özellik budur.
2
Seçeneklerdeki beyitler mahlas (şair adı) tespiti amacıyla incelenir.
Beyitler tarandığında sadece bir seçenekte "Fuzûlî" mahlasının yer aldığı tespit edilir.
Diğer beyitlerde herhangi bir şair mahlası bulunmamaktadır.

Anahtar Kavram

Gazelde makta beytinin tespiti ve mahlas kullanımı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5572Soru

Aşağıda verilen roman parçalarını, metinlerde yararlanılan temel anlatım teknikleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Sokak lambasının titrek ışığı altında yürürken neden buradayım diye sordu kendine. Gitmeli miyim? Hayır, kalmak daha zor. Annemin o günkü bakışı... Hırkasının yeşili ne kadar da solmuştu. Yeşil, en sevdiğim renk. Defterimin kabı da yeşildi. Öğretmen kızmıştı ödevimi yapmadım diye. Sahi, ödev neydi?"
"Odanın kapısını kapatıp aynanın karşısına geçti. Kendine baktı uzun uzun. 'Bunu ona yapmamalıydın,' dedi içinden. 'O sana güvendi, sen ise onun bu güvenini boşa çıkardın. Şimdi gidip her şeyi olduğu gibi anlatmalısın.' Fakat içinde bir ses buna cesaret edemeyeceğini fısıldıyordu."
"Postacının getirdiği mektubu eline aldığında parmakları titredi. Zarfın üzerindeki el yazısını görür g��rmez lise yıllarına döndü. Sınıfın penceresinden yağmuru izledikleri o günü hatırladı. Arkadaşı ona ilk şiir defterini uzatmış, 'Bunu sadece sen oku,' demişti. O günkü toprak kokusunu burnunda hissetti yeniden."
"Peyami'nin içini kemiren o şüphe, günlerdir bir gölge gibi takip ediyordu onu. Karısının son zamanlardaki suskunluğunu, eve geç gelişlerini zihninde bir araya getiriyor ama bir türlü somut bir sonuca varamıyordu. İçindeki bu kuruntuyla baş edemeyeceğini anlayınca derin bir umutsuzluğa kapıldı."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk metin bilinç akışı, ikinci metin iç monolog, üçüncü metin geriye dönüş ve dördüncü metin iç çözümleme tekniğiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; çağrışımsal ve düzensiz düşünce akışına sahip ilk metin bilinç akışıyla, birinci kişi ağzından düzenli iç konuşma içeren ikinci metin iç monologla, geçmişe yönelen üçüncü metin geriye dönüşle ve üçüncü kişi anlatıcının kahramanın iç dünyasını çözümlediği dördüncü metin ise iç çözümlemeyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin dil ve anlatım özelliklerini analiz etme
Birinci metinde çağrışımsal ve düzensiz yapı (bilinç akışı), ikinci metinde kahramanın birinci kişi ağzından kendi kendine konuşması (iç monolog), üçüncü metinde şimdiki zamandan geçmişteki bir ana geçiş (geriye dönüş), dördüncü metinde ise üçüncü kişi anlatıcının kahramanın psikolojisini tahlil etmesi (iç çözümleme) belirlenir.
Metinlerde öne çıkan anlatım tekniklerinin belirleyici niteliklerini saptamak için.
2
Belirlenen teknikleri tanımlarla eşleştirme
Analiz edilen metinler, karşılarında yer alan kavramlarla doğru bir şekilde eşleştirilerek süreç tamamlanır.
Soruda istenen doğru eşleşmeyi gerçekleştirmek için.

Anahtar Kavram

Anlatmaya bağlı metinlerde bilinç akışı, iç monolog, geriye dönüş ve iç çözümleme tekniklerinin ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5573Soru

Tûtî-i mucize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem ayinesi sâf değil

Nef'î’ye ait bu beyit, içerik ve tematik özellikleri dikkate alındığ��nda aşağıdaki divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fahriye

Cevap

Fahriye (Şairin kendi şairlik yeteneğini ve söz söyleme gücünü övdüğü nazım türü)
Verilen beyitte şair Nef'î, 'Tûtî-i mucize-gûyem ne desem lâf değil' diyerek kendi şiirlerinin sıradan olmadığını, adeta mucizevi sözler söyleyen bir papağan olduğunu belirterek kendi sanatsal gücünü övmektedir. Divan edebiyatında şairlerin kendi şairlik yeteneklerini ve şiirlerini övdükleri bu tür 'fahriye' olarak adlandırıldığından doğru cevap bu seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte yer alan anahtar kavramların anlamlarını belirlemek.
Beytin ilk dizesinde geçen 'Tûtî-i mucize-gûyem' (mucizeler söyleyen papağanım) ve 'ne desem lâf değil' (söylediğim hiçbir şey sıradan/boş söz değildir) ifadeleri, şairin kendi edebi söyleşisini ve söz ustalığını olağanüstü bir seviyede gördüğünü gösterir.
Beytin hangi temayı işlediğini saptayabilmek için kelime düzeyinde anlam çözümlemesi yapmak gerekir.
2
Şairin yönelimini ve amacını analiz etmek.
Nef'î, bu beyitte başka bir kişiyi övmek ya da yermek yerine, doğrudan kendi şairlik yeteneğini ve edebi gücünü ön plana çıkararak kendisini yüceltmektedir.
Sanatçının hitap yönünü belirleyerek methiye ile fahriye arasındaki farkı ortaya koymak gerekir.
3
Elde edilen tematik bulguyu Divan edebiyatı nazım türleriyle eşleştirmek.
Divan edebiyatında şairlerin kendi şairliklerini ve sanatlarını övdükleri türe/bölüme 'fahriye' denildiğinden, beyit bu türün doğrudan bir örneğidir.
Soruda istenen doğru nazım türünü tespit etmek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında şairin kendi şairliğini ve edebi gücünü övdüğü nazım türü olan fahriye
Soru 5574Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen belirleyici özellikleri ve eserleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nef'î
Nedîm
Şeyh Gâlip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nef'î - Sihâm-ı Kazâ adlı hiciv eseriyle tanınan ve kaside türündeki ustalığıyla öne çıkan 17. yüzyıl şairidir; Nedîm - Lale Devri'nin neşesini ve İstanbul Türkçesini şiire yansıtan, şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisi olan 18. yüzyıl şairidir; Şeyh Gâlip - Sebk-i Hindî akımının en büyük temsilcilerinden olup Hüsn ü Aşk adlı tasavvufi mesneviyi yazan 18. yüzyıl şairidir.
Şairlerin yaşadıkları yüzyıllar, edebi akımları ve başyapıt niteliğindeki eserleri dikkate alındığında Nef'î'nin Sihâm-ı Kazâ eseriyle (17. yy), Nedîm'in şarkı nazım şekli ve Lale Devri neşesiyle (18. yy), Şeyh Gâlip'in ise Sebk-i Hindî akımı ve Hüsn ü Aşk mesnevisiyle (18. yy) eşleştirilmesi tarihsel ve edebi gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Nef'î'nin edebi kişiliği ve Divan edebiyatındaki yeri incelenir.
Nef'î'nin 17. yüzyılın büyük kaside ve hiciv şairi olduğu ve Sihâm-ı Kazâ adlı eseri yazdığı tespit edilir. Böylece birinci şair doğru tanımla eşleştirilir.
Eser-sanatçı ilişkisinden yola çıkarak doğru şairin belirlenmesi gerekir.
2
Nedîm'in edebi tarzı ve temsil ettiği dönem değerlendirilir.
Nedîm'in 18. yüzyıl Lale Devri şairi olduğu, şarkı nazım şeklinin öncülüğünü yaptığı ve mahallileşme akımını benimsediği belirlenir. Bu doğrultuda ikinci şair uygun tanımla eşleştirilir.
Nedîm'in Lale Devri ve şarkı türü ile olan güçlü bağı eşleştirmeyi doğrulamak için kullanılır.
3
Şeyh Gâlip'in edebi üslubu ve en bilinen eseri analiz edilir.
Şeyh Gâlip'in 18. yüzyılın son büyük Divan şairi olduğu, Sebk-i Hindî akımına bağlı kaldığı ve Hüsn ü Aşk adlı şaheser mesneviyi yazdığı saptanır. Son şair de bu doğrultuda eşleştirilir.
Şeyh Gâlip'in Hüsn ü Aşk mesnevisi ve Sebk-i Hindî akımındaki öncü rolü eşleştirmenin tamamlanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5575Soru

Aşağıda verilen Divan edebiyatı şairlerini, edebiyat tarihindeki belirgin nitelikleri ve eserleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhânî
Gülşehrî
Âşık Paşa
Ahmedî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hoca Dehhânî - Anadolu sahasında klasik edebiyatın ilk temsilcisi; Gülşehrî - Mantıku't-Tayr ve Felekname yazarı; Âşık Paşa - Garibnâme yazarı; Ahmedî - İskendername ve Cemşîd ü Hurşîd yazarı.
Şairlerin edebi kimlikleri ve en bilinen yapıtları dikkate alındığında; Hoca Dehhânî din dışı şiirleri ve Selçuklu sarayı ilişkisiyle, Gülşehrî Mantıku't-Tayr mesnevisiyle, Âşık Paşa Türkçe yazılmış Garibnâme ile ve Ahmedî de İskendername ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hoca Dehhânî'nin edebiyat tarihindeki yerini ve rolünü belirlemek.
Hoca Dehhânî, din dışı şiirler yazan ve klasik edebiyatın Anadolu'daki ilk temsilcisi kabul edilen şairdir.
Kurucu şairin edebi kimliğini doğru özellik ile eşleştirmek.
2
Gülşehrî'nin en önemli eserlerini ve tasavvufi çizgisini incelemek.
Gülşehrî, Mantıku't-Tayr ve Felekname eserleriyle tanınır.
Eser-yazar eşleştirmesini doğru şekilde tamamlamak.
3
Âşık Paşa'nın Türkçe konusundaki duyarlılığını ve ünlü mesnevisini hatırlamak.
Âşık Paşa, dil bilinciyle kaleme aldığı Garibnâme mesnevisinin sahibidir.
Tasavvufi mesnevi yazarlarını doğru nitelikle bağdaştırmak.
4
Ahmedî'nin mesnevilerini ve üretkenliğini değerlendirmek.
Ahmedî, İskendername ve Cemşîd ü Hurşîd gibi ünlü mesnevilerin yazarıdır.
Kalan son şairi doğru eseriyle eşleştirmek.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 5576Soru

Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki sanat anlayışlarının gelişimini gösteren aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi kavramlar getirilmelidir?

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Tanzimat I. Dönem şairleri şiiri toplumu eğitmek, bilinçlendirmek ve yeni değerleri halka aktarmak için bir araç olarak görmüş; bu doğrultuda anlayışını benimsemişlerdir. Tanzimat II. Dönem şairleri ise dönemin getirdiği siyasi baskıların da etkisiyle toplumsal konular yerine estetik güzelliğe ve bireysel temalara yönelerek anlayışını savunmuşlardır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tanzimat I. Dönem şiirinde 'toplum için sanat' (veya 'sanat toplum içindir') anlayışı, Tanzimat II. Dönem şiirinde ise 'sanat için sanat' (veya 'sanat sanat içindir') anlayışı benimsenmiştir.
Tanzimat I. Dönem şairleri sanatın halkı eğitmek için bir araç olduğuna inanmış ve 'toplum için sanat' görüşünü savunmuşlardır. Tanzimat II. Dönem şairleri ise siyasi koşulların etkisiyle içe kapanık, bireysel temalara yönelmiş ve sanatın amacının yine sanatın kendisi olduğunu savunarak 'sanat için sanat' görüşünü benimsemişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat Dönemi'nin birinci ve ikinci dönem şairlerinin şiire bakış açılarını ve amaçlarını incelemek.
Birinci dönem şairlerinin (Şinasi, Namık Kemal vb.) şiiri toplumu eğitme ve vatan, hürriyet gibi konuları aşılama aracı olarak gördükleri; ikinci dönem şairlerinin (Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan vb.) ise daha çok estetik ve bireysel konuları ön plana çıkardıkları tespit edilir.
Dönemler arasındaki temel anlayış farkını ortaya koymak.
2
Bu amaçlara karşılık gelen edebî ve sanatsal ilkeleri belirlemek.
Birinci dönemdeki toplumsal fayda amacının 'toplum için sanat' (sanat toplum içindir) ilkesine; ikinci dönemdeki estetik ve bireysel odaklanmanın ise 'sanat için sanat' (sanat sanat içindir) ilkesine karşılık geldiği belirlenir.
Boşluklara getirilmesi gereken doğru terimleri saptamak.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Şiirinde Sanat Anlayışı ve Dönemsel Farklar
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5577Soru

Halk hikâyeleri; Türk edebiyatında destan döneminin kapanmasından sonra ortaya çıkan, genellikle aşk ve kahramanlık konularını işleyen, sözlü gelenekte yaşayan anlatılardır.

Buna göre, halk hikâyeleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaylar tamamen hayal ürünüdür; olayların gerçekleştiği yer ve zaman masallardaki gibi tamamen belirsizdir.

Cevap

Halk hikâyelerinde olayların geçtiği yer ve zaman masallardaki gibi tamamen belirsiz değildir; Erzurum, Halep, Tiflis gibi gerçek coğrafi mekânlar kullanılır ve olaylar tamamen hayal ürünü olmayıp gerçekçi unsurlar barındırır.
Halk hikâyelerinde mekân ve zaman tamamen belirsiz değildir; hikâyelerde Erzurum, Tiflis, Halep gibi gerçek coğrafi mekânlara yer verilir. Ayrıca olaylar tamamen hayal ürünü olmayıp gerçek yaşamla bağları bulunur. Bu nedenle olayların tamamen hayal ürünü ve mekânların tamamen belirsiz olduğunu savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Halk hikâyelerinin yapısal özelliklerini incelemek.
Halk hikâyelerinin nazım-nesir karışık olduğu, olağanüstülüklerin destanlara göre azaldığı ve âşıklarca saz eşliğinde anlatıldığı bilgileri doğrulanır.
Seçeneklerdeki doğru bilgileri eleyerek yanlış olanı bulmak.
2
Halk hikâyelerindeki mekân ve gerçeklik unsurunu masal türüyle karşılaştırmak.
Masallarda mekân tamamen belirsizken halk hikâyelerinde gerçek coğrafi mekânların kullanıldığı tespit edilir.
Hikâyede yer alan olayların ve mekânın tamamen hayal ürünü ve belirsiz olduğunu iddia eden seçeneğin yanlış olduğunu kanıtlamak.

Anahtar Kavram

Halk Hikâyelerinin Yapısal ve İçerik Özellikleri
Soru 5578Soru

I. Hem beyit hem de dörtlüklerin bir arada kullanıldığı karma bir yapıya sahip olması
II. Aruz ölçüsünün yanı sıra bazı bölümlerinde hece ölçüsünün de tercih edilmiş olması
III. Bilginin faydası, cömertlik, kibir ve dilin korunması gibi ahlaki konuları didaktik bir üslupla işlemesi
IV. Karahanlı Türkçesiyle kaleme alınarak Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han’a sunulmuş olması

Yukarıda verilen özelliklerden hangileri Atabetü'l-Hakayık ile ilişkilendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

II ve IV
Atabetü'l-Hakayık bütünüyle aruz ölçüsüyle yazılmıştır, eserde hece ölçüsü kullanılmamıştır. Ayrıca bu eser, Tabgaç Buğra Han'a değil, Emir Dad Sipahsalar Muhammed Bey'e sunulmuştur. Tabgaç Buğra Han'a sunulan eser Kutadgu Bilig'dir. Bu nedenle II. ve IV. öncüllerdeki bilgiler eserle ilişkilendirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin yapısal özelliklerini incelemek
I. öncüldeki karma yapının (beyit ve dörtlüklerin bir arada kullanılması) doğru olduğu, II. öncüldeki hece ölçüsü kullanımının ise yanlış olduğu belirlenir.
Atabetü'l-Hakayık'ın giriş bölümü beyitlerle, asıl bölümü dörtlüklerle yazılmış olup eserin tamamında aruz ölçüsü tercih edilmiştir.
2
Eserin içeriğini ve temasını değerlendirmek
III. öncüde yer alan didaktik ahlak konularının işlendiği bilgisinin doğru olduğu belirlenir.
Eser, cömertlik, doğruluk, kibir ve cehaletin zararları gibi konuları öğüt vermek amacıyla işler.
3
Eserin sunulduğu kişiyi kontrol etmek
IV. öncülde belirtilen eserin Tabgaç Buğra Han'a sunulduğu bilgisinin yanlış olduğu saptanır.
Eser, Dad Sipahsalar Muhammed Bey'e sunulmuştur. Tabgaç Buğra Han'a sunulan eser Kutadgu Bilig'dir.

Anahtar Kavram

Atabetü'l-Hakayık'ın Yapısal, İçeriksel ve Tarihsel Özellikleri
Soru 5579Soru

Sabahtan uğradım dostun iline,
Çiçekler sokunmuş ince beline.
Kurban olayım ben onun geline,
Bizden selam olsun o tatlı yâre.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci, ikinci ve üçüncü dizelerdeki ahenk; zengin kafiye ve ek hâlinde redifle sağlanmıştır.

Cevap

Birinci, ikinci ve üçüncü dizelerdeki ahenk unsurları incelendiğinde ek hâlinde redif (-e yönelme eki) ve zengin kafiye (-lin sesleri) kullanılmıştır.
Dizelerin sonundaki 'iline', 'beline' ve 'geline' sözcüklerinde ortak görevde bulunan tek ek '-e' yönelme durum ekidir ve bu ek rediftir. 'Geline' sözcüğünün kökü 'gelin' olduğu için buradaki '-in' sesleri ek değildir, dolayısıyla redife dahil edilemez. Geriye kalan 'ilin', 'belin' ve 'gelin' sözcük kısımlarında ortak olan 'lin' sesleri (üç ses benzerliği) zengin kafiyeyi oluşturur. Bu nedenle zengin kafiye ve ek hâlinde redif kullanıldığı yargısı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kafiye ve redif aranacak dizelerin son kelimelerini belirleme ve ek-kök çözümlemesi yapma.
'iline' -> il-in-e (iyelik + yönelme), 'beline' -> bel-in-e (iyelik + yönelme), 'geline' -> gelin-e (yönelme).
Redif belirlenirken kelimelerin kök ve ek görevlerinin doğru ayırt edilmesi şarttır.
2
Aynı anlam ve görevdeki ortak ekleri (redifleri) tespit etme.
Üç kelimede de ortak olan ve aynı işlevi gören tek ek '-e' yönelme durum ekidir. 'Gelin' kelimesindeki '-in' köke dahil olduğundan redif olamaz. Dolayısıyla redif sadece '-e' ekidir.
Redif, dize sonlarında tekrarlanan aynı görevdeki ekler veya kelimelerdir.
3
Kelimelerden redif atıldıktan sonra kalan kısımlardaki ses benzerliklerini (kafiyeyi) belirleme.
'ilin', 'belin' ve 'gelin' kısımlarında ortak olan sesler 'l-i-n' (lin) sesleridir. Üç ses benzeştiği için zengin kafiyedir.
Üç veya daha fazla ses benzerliği zengin kafiyeyi oluşturur.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Kafiye ve Redif Ayrımı)
Soru 5580Soru

Roman ve hikâye gibi anlatmaya bağlı metinlerde olayların akışını yönlendirmek ve karakterlerin iç dünyalarını yansıtmak amacıyla çeşitli anlatım tekniklerinden yararlanılır. Buna göre, aşağıda sol sütunda verilen anlatım tekniklerini sağ sütundaki işlevsel tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilinç akışı
İç çözümleme
Özetleme
Geriye dönüş

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bilinç akışı tekniği karakterin zihnindeki düzensiz çağrışımların dil bilgisi kurallarına uymadan doğrudan kendi ağzından aktarıldığı tanımla; iç çözümleme tekniği karakterin iç dünyasının üçüncü kişi anlatıcı tarafından mantıksal bir düzenle aktarıldığı tanımla; özetleme tekniği uzun zaman dilimlerinin kısaltılarak anlatıldığı tanımla; geriye dönüş tekniği ise kronolojik zamanın kesilerek geçmişe gidildiği tanımla eşleşir.
Bilinç akışı, karakterin zihninden geçen kesik ve dağınık çağrışımların dil bilgisi kurallarına uyulmadan doğrudan verilmesi işleviyle eşleşir. İç çözümleme, karakterin zihninin anlatıcı tarafından hâkim bakış açısıyla ve dil bilgisi kurallarına uygun olarak çözümlenip aktarılmasıyla örtüşür. Özetleme, zaman dilimlerinin kısaltılıp ana hatlarıyla verilmesiyle; geriye dönüş ise kronolojik akışın kesilip geçmiş yaşantılara dönülmesiyle eşleşir. Bu durum tüm kavramların tanımlarıyla doğru ve eksiksiz eşleştiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Bilinç akışı ve iç çözümleme teknikleri arasındaki farkı belirleme
Bilinç akışı kahramanın dilinden düzensiz çağrışımları, iç çözümleme ise anlatıcının dilinden düzenli iç tahlilleri içerir. Bu doğrultuda Bilinç akışı sağdaki ikinci ifadeyle, İç çözümleme ise sağdaki birinci ifadeyle eşleştirilir.
Bu iki teknik birbiriyle sıkça karıştırıldığı için öncelikle aralarındaki anlatıcı konumu ve mantıksal tutarlılık farkından hareket edilir.
2
Özetleme tekniğinin işlevini tespit etme
Özetleme tekniğinde uzun zaman dilimlerinin anlatıcı tarafından kısaltılarak geçiştirildiği belirlenir. Bu tanım sağdaki üçüncü ifadeye karşılık gelir.
Zamanın yapısal unsurlarından biri olan özetleme tekniğinin metindeki işlevini saptamak gerekir.
3
Geriye dönüş tekniğinin işlevini tespit etme
Geriye dönüş tekniğinin kronolojik zamanın kesilip geçmişteki yaşantılara gidilmesi olduğu saptanır. Bu da sağdaki dördüncü ifadeyle eşleşir.
Anlatıda zaman kurgusunu belirleyen geriye dönüş tekniğinin işlevsel tanımını doğrulamak için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Anlatmaya Bağlı Metinlerde Anlatım Teknikleri (Bilinç Akışı, İç Çözümleme, Özetleme, Geriye Dönüş)
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 279 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin