Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5541Soru

Tanzimat II. Dönem sanatçıları, devrin siyasi koşullarının da etkisiyle toplumsal konulardan uzaklaşarak bireysel temalara yönelmişlerdir. Şiirde estetik kaygı ön plana çıkarken roman ve hikâyede gözlemci ve bilimci yaklaşımlar (realizm ve natüralizm) ağırlık kazanmıştır. Bu dönemde yazılan bir eser; kıskançlık temasını ele alışı, kahramanların psikolojik tahlillerine yer verişi ve nat��ralizmin determinist ilkelerini yansıtması bakımından Türk edebiyatının ilk psikolojik roman denemesi kabul edilir.

Bu parçada sözü edilen edebi özellikler ve ilk psikolojik roman denemesi niteliği aşağıdaki eserlerden hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zehra

Cevap

Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'dır.
Zehra, Tanzimat II. Dönem sanatçılarından Nabizade Nazım'ın realist ve natüralist çizgide yazdığı, kıskançlık temasını psikolojik derinlikle ele alan ve Türk edebiyatında ilk psikolojik roman denemesi kabul edilen eserdir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etme
Eserin Tanzimat II. Dönem'e ait olduğu, kıskançlık temasını işlediği, natüralist çizgide olduğu ve ilk psikolojik roman denemesi kabul edildiği belirlenir.
Soruda sorulan eserin ayırt edici niteliklerini saptamak için bu analiz gereklidir.
2
Seçeneklerdeki eserlerin dönemlerini ve tür özelliklerini değerlendirme
Zehra'nın Tanzimat II. Dönem'de Nabizade Nazım tarafından yazıldığı ve bu özelliklere sahip olduğu; Eylül'ün ise Servet-i Fünun dönemine ait olduğu tespit edilir.
Dönem ve ilk eserler arasındaki karışıklığı gidermek amacıyla bu adım uygulanır.
3
Doğru seçeneği belirleme
Tüm özellikleri karşılayan eserin Zehra olduğu sonucuna varılır.
Doğru cevaba ulaşmak için tüm eleme ve eşleştirme adımları tamamlanır.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem romanında ilkler, realizm-natüralizm ilişkisi ve Zehra romanı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5542Soru

Dede Korkut Hikâyeleri'nde yer alan aşağıdaki şahsiyetleri, karşılarında verilen en belirgin özellikleri veya olay örgüleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Deli Dumrul
Bamsı Beyrek
Dede Korkut

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Deli Dumrul karakteri 'Kuru bir çayın üzerine köprü kuran, Azrail ile mücadele ederek eşinin sevgisi sayesinde canı bağışlanan kahraman' ifadesiyle; Bamsı Beyrek 'Banu Çiçek ile olan aşkı ve esir düştüğü kaleden kurtulma mücadelesiyle tanınan, Oğuzların en sevilen alplarından biri' ifadesiyle; Dede Korkut ise 'Hikâyelerin sonunda ortaya çıkarak Oğuz beylerine dua eden, çocuklara ad koyan bilge ve efsanevi anlatıcı' ifadesiyle eşleşir.
Eşleştirmede Deli Dumrul'un köprü kurup Azrail ile can pazarlığı yapması, Bamsı Beyrek'in Banu Çiçek ile olan aşkı ve esareti, Dede Korkut'un ise olayların sonunda bilgece dua edip ad koyan anlatıcı rolü tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Deli Dumrul'a ait anlatıyı ve temel çatışmayı tespit etmek
Deli Dumrul'un kuru çay üzerine kurduğu köprü ve Azrail ile girdiği can pazarlığı olayının onun en belirgin niteliği olduğu belirlenir.
Karakteri, hikâyedeki en bilinen olay örgüsüyle ilişkilendirmek.
2
Bamsı Beyrek'in hikâyedeki rolünü ve ilişkilerini incelemek
Bamsı Beyrek'in Banu Çiçek ile olan destansı aşkının ve kaledeki esaretinin onun hikâyesini oluşturduğu saptanır.
Alplık ve aşk temasını temsil eden kahramanı doğru tanımla buluşturmak.
3
Dede Korkut'un metin genelindeki işlevini analiz etmek
Dede Korkut'un hikâyelerin sonunda ortaya çıkan, bilgece öğütler veren, ad koyan ve dua eden anlatıcı olduğu saptanır.
Eserin adını aldığı bilge şahsiyetin işlevini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'ndeki şahıs kadrosu ve anlatıcı figürün özellikleri
Soru 5543Soru

17. yüzyıl klasik Türk şiirinin önemli temsilcilerindendir. Divan edebiyatında derin anlamlar, alışılmamış bağdaştırmalar ve yoğun bir hayal gücüne dayanan Sebk-i Hindi (Hint üslubu) akımının ilk temsilcisi olarak kabul edilir. Sanatlı ve ağır bir dili tercih eden şair, gazellerindeki lirizmle öne çıkmış; ayrıca Türk edebiyatında şarkı nazım şeklinin ilk örneklerini vermiştir.

Bu parçada özellikleri belirtilen divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nailî

Cevap

Nailî
Parçada söz edilen şair Nailî'dir. Nailî, 17. yüzyıl divan şiirinin en önemli isimlerinden biri olup Türk edebiyatında Sebk-i Hindi (Hint üslubu) akımının ilk temsilcisi olarak kabul edilir. Ayrıca divan şiirinde şarkı nazım şeklinin ilk örneklerini o vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen anahtar kelimeleri ve özellikleri tespit etmek.
Şairin 17. yüzyılda yaşadığı, Sebk-i Hindi akımının ilk temsilcisi olduğu ve şarkı nazım şeklinin ilk örneklerini kaleme aldığı belirlenir.
Bu üç karakteristik özellik, sorulan şairi doğrudan bulmamızı sağlayacaktır.
2
Seçeneklerdeki şairlerin yüzyıllarını ve tarzlarını karşılaştırmak.
Nedim ve Şeyh Galip 18. yüzyıl şairleridir; Nabî ise hikemî tarzın öncüsüdür. Geriye kalan 17. yüzyıl Sebk-i Hindi şairlerinden Neşatî, şarkı türünün ilk örneklerini vermemiştir.
Uyumsuz olan şairleri eleyerek doğru bilgiye ulaşmak hedeflenir.
3
Doğru şıkkı belirlemek.
Nailî seçeneğinin parçadaki tüm özellikleri karşıladığı görülür ve doğru cevap olarak seçilir.
Nailî, divan şiirinde hem Sebk-i Hindi'yi başlatan şair hem de ilk şarkı yazarıdır.

Anahtar Kavram

17. Yüzyıl Divan Şairleri, Sebk-i Hindi Akımı ve Şarkı Nazım Şeklinin İlk Örnekleri
Soru 5544Soru

Katre idim ummana karıştım
Nokta idim deftere yazıldım
Arş-ı Alada miraca ulaştım
Böylece devredip geldim cihana

Bu dörtlüğün içerik özellikleri dikkate alındığında, dinî-tasavvufî halk edebiyatı (tekke edebiyatı) nazım türlerinden hangisine ait olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devriye

Cevap

Devriye (İnsanın varoluşunun Allah'tan gelip tekrar O'na döneceği devir kuramını anlatan nazım türü)
Verilen dörtlükte tasavvuf felsefesindeki devir kuramı (insanın ve evrenin mutlak varlıktan çıkıp tekrar ona dönmesi) işlenmektedir. Şairin 'devredip geldim cihana' dizesiyle bu döngüyü açıkça belirtmesi, şiirin devriye türüne ait olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün ana temasını ve kullanılan anahtar kavramları belirleyin.
Dörtlükteki 'katre' (damla) iken 'umman' (okyanus) olunması ve 'devredip geldim cihana' ifadesiyle ruhun evrendeki devir sürecinin anlatıldığı saptanır.
Şiirin tasavvufi içeriğini analiz ederek hangi düşünce sistemine dayandığını bulmak gerekir.
2
Belirlenen tasavvufi düşüncenin tekke edebiyatındaki nazım türü karşılığını bulun.
Ruhun Allah'tan çıkıp çeşitli aşamalardan geçerek tekrar Allah'a dönmesini anlatan nazım türünün devriye olduğu belirlenir.
Nazım türlerinin tanım ve özellikleriyle şiir içeriğini eşleştirmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Dinî-Tasavvufî Halk Edebiyatı Nazım Türleri (Devriye)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5545Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı beyitlerini, sağ sütunda yer alan nazım türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sensin ol deryâ-yı lutfun gevher-i yektâsı kim
Hâk-i pâkine sürerler enbiyâ rûy-ı niyâz
Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der
Gitti o şâh-ı cihân, kaldı cihân bî-ser ü bân
Ağlasın halk-ı cihân, yansın ana kevn ü mekân
Ey varlığı varı var eden zât
Yoktan bu cihânı kılan icâd

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci beyit Naat, ikinci beyit Hicviye, üçüncü beyit Mersiye ve dördüncü beyit Tevhit nazım türüyle eşleşmelidir.
Sol sütundaki beyitlerin tematik incelemesi yapıldığında; birinci beyit Hz. Peygamber'in yüceliğini ve diğer peygamberlerin ona hürmetini konu edindiği için naat; ikinci beyit ehliyetsiz kişilerin makam/irşat iddiasını alaya aldığı için hicviye; üçüncü beyit önemli bir şahsiyetin ölümüyle duyulan derin üzüntüyü anlattığı için mersiye; dördüncü beyit ise yaratılış gerçeğini ve Allah'ın birliğini dile getirdiği için tevhit türüyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki tasavvufi ve dinî kavramları incelemek.
Beyitte geçen 'enbiyâ' (peygamberler) ve 'rûy-ı niyâz' (yalvaran yüz) ifadeleri, peygamberlerin hürmet gösterdiği bir şahsiyetin (Hz. Peygamber) övüldüğünü gösterir.
Peygamberi öven ve onun yüceliğini anlatan bu tür şiirler naat türüne aittir.
2
İkinci beyitteki toplumsal eleştiri unsurlarını tespit etmek.
Zâhidi hedef alan 'dün mektebe vardı bugün üstad olayım der' ifadesi, bilgi ve birikimi yetersiz kişilerin rehberlik iddiasında bulunmasını eleştiren iğneleyici bir ifadedir.
Bireysel ve toplumsal aksaklıkları yeren veya alaya alan eserler hicviye özelliği taşır.
3
Üçüncü beyitteki ölüm ve yas temasını çözümlemek.
'Gitti o şâh-ı cihân', 'ağlasın halk-ı cihân' ve 'yansın kevn ü mekân' ifadeleriyle, önemli bir yöneticinin vefatı üzerine duyulan derin keder ve toplumsal yas dile getirilmiştir.
Divan edebiyatında ölen bir kişinin ardından yazılan taziye ve yas şiirleri mersiye olarak bilinir.
4
Dördüncü beyitteki tevhit inancına yönelik vurguyu analiz etmek.
'Varlığı var eden zât' ve 'yoktan bu cihânı kılan icâd' ifadeleri, evrenin yaratıcısının birliğine ve yaratma kudretine işaret eder.
Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini anlatan manzumeler tevhit nazım türünü oluşturur.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatı beyitlerindeki kelime kadrosu ve tematik özelliklerden yararlanarak nazım türlerini belirleme.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5546Soru

I. Metin
"Çocukluğumun geçtiği o eski konak, her odasında ayrı bir hatıra barındıran tarihi bir yapıydı. Dedemin o gür sesiyle sofa kısmında bizi toplayıp anlattığı eski sefer anıları, zihnimde tarihin tozlu sayfalarından çıkmış gerçek tablolar gibi duruyor. O günlerden kalan tek şey, o konağın bahçesindeki kuyu ve duvara asılı eski bir fotoğraftır. İnsanın geçmişe dönüp bakması, yitirilen zamana dair tutulmuş belgesel bir kayıt gibidir."

II. Metin
"Kona��ın merdivenlerini tırmanırken basamakların gıcırtısı ona geçmişin sesini fısıldıyordu. Dedesi sofa kısmında oturmuş, hiç var olmamış seferlerin hayali haritalarını çiziyordu duvarlara. Adam yavaşça cebinden çıkardığı fotoğrafı açtı. Solmuş yüzler ona bakıp gülümsedi. 'Zaman,' diye mırıldandı kendi kendine, 'içinde boğulduğumuz ama ıslanamadığım��z bir nehir.'"

Edebî metinlerin sınıflandırılması ilkeleri ve bu metinlerin yapısal özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, yukarıdaki metinler hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. metin, dilin göndergesel işlevinin ağırlıklı olduğu, gerçekliği doğrudan aktarmayı amaçlayan kişisel hayatı konu alan öğretici bir metin örneğiyken; II. metin, gerçekliğin estetik bir kaygıyla yeniden kurgulandığı, dilin sanatsal işlevde kullanıldığı anlatmaya bağlı sanatsal bir metindir.

Cevap

I. metnin gerçekliği doğrudan aktaran kişisel hayatı konu alan öğretici metin, II. metnin ise kurmaca gerçekliğe sahip anlatmaya bağlı edebi metin olduğunu belirten yargı doğrudur.
Doğru yargıya göre, ilk metin anı türünde yazılmış bir öğretici metindir ve bu tür metinlerde gerçeklik doğrudan aktarılarak dil göndergesel işlevde kullanılır. İkinci metin ise olay çevresinde gelişen sanatsal metinlerin anlatmaya bağlı (roman/hikaye) alt dalına aittir; burada gerçeklik kurmaca yoluyla yeniden inşa edilmiş ve dil sanatsal (şiirsel) işlevde kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin yazılış amaçlarını, gerçeklikle ilişkilerini ve dilin işlevlerini belirleme.
I. Metin'de yazar geçmişteki gerçek bir durumu (konağı ve dedesini) doğrudan aktarmayı hedeflemiş, nesnel gerçekliğe bağlı kalmıştır. II. Metin'de ise 'hiç var olmamış seferlerin hayali haritaları' ifadesinden de anlaşılacağı üzere kurmaca bir gerçeklik inşa edilmiş, dil estetik bir amaçla kullanılmıştır.
Edebi metinlerin sınıflandırılmasında temel ölçütler olan yazılış amacı, gerçeklik ve dilin işlevi kavramlarını metinler üzerinde uygulamak.
2
Metinlerin dahil olduğu üst ve alt kategorileri saptama.
I. Metin, yazarın anılarına dayandığı için 'kişisel hayatı konu alan öğretici metinler' grubundadır. II. Metin ise bir olay, kişi ve mekân etrafında kurgulandığı için 'olay çevresinde gelişen sanatsal metinlerin anlatmaya bağlı' kolundadır.
Edebi metinlerin sınıflandırma tablosundaki tam yerlerini tespit ederek seçenekleri elemek.
3
Belirlenen özellikleri seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak doğru yargıyı seçme.
I. metnin gerçekliği doğrudan aktaran kişisel hayatı konu alan öğretici metin olduğunu, II. metnin ise kurmaca gerçekliğe sahip anlatmaya bağlı edebi metin olduğunu belirten yargının doğruluğu kesinleşir.
Sınıflandırma ölçütlerini doğru şekilde eşleştiren seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

Edebi metinler ile öğretici metinlerin sınıflandırma kriterleri (gerçeklik, dilin işlevi, yazılış amacı) ve metinlerin alt dalları (anlatmaya bağlı, göstermeye bağlı vb.).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5547Soru

Mesnevi nazım şeklinin yapısal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir mesneviden alınmış olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yılda bir kez hacca varır bî-nevâlar şâd olur / Ben senin kûyunda her dem kâ'be-i dil şâdıyım

Cevap

Yılda bir kez hacca varır bî-nevâlar şâd olur / Ben senin kûyunda her dem kâ'be-i dil şâdıyım
Mesnevi nazım şeklinin en belirgin yapısal özelliği, her beytin kendi arasında kafiyeli olmasıdır (aa, bb, cc, dd...). Doğru cevapta yer alan 'Yılda bir kez hacca varır bî-nevâlar şâd olur / Ben senin kûyunda her dem kâ'be-i dil şâdıyım' beytinin mısraları kendi arasında kafiyeli değildir (olur - şâdıyım / ab). Bu beyit Fuzûlî'nin bir gazelinin ara beyitlerinden biridir ve bu kafiye yapısıyla bir mesneviye ait olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Mesnevi nazım şeklinin kafiye düzenini hatırlayınız.
Mesnevinin kafiye örgüsü aa, bb, cc, dd... şeklindedir; yani her beyit kendi içinde kafiyelidir.
Soruda mesneviye ait olamayacak beyti bulmak için seçeneklerdeki beyitlerin kendi içinde kafiyeli olup olmadığını kontrol etmemiz gerekir.
2
Seçeneklerde verilen beyitlerin mısra sonlarındaki ses benzerliklerini analiz ediniz.
Birinci seçenekte 'nizâr - zâr' (aa), ikinci seçenekte 'anası - dânesi' (aa), dördüncü seçenekte 'rüzgâr - gubâr' (aa), beşinci seçenekte 'izzet - hazret' (aa) kelimeleriyle kafiye oluşturulmuştur. Üçüncü seçenekteki beytin ilk mısrası 'olur', ikinci mısrası ise 'şâdıyım' kelimesiyle bitmektedir ve aralarında kafiye ilişkisi yoktur (ab).
Kendi içinde kafiyeli olmayan (ab) bir beyit, mesnevi nazım şeklinin yapısal özelliklerine aykırıdır.
3
Doğru seçeneği belirleyiniz.
Kafiyeli olmayan beyit üçüncü seçenekte yer alan ve Fuzûlî'nin gazeline ait olan 'Yılda bir kez hacca varır...' beytidir.
Mesnevilerde kafiyeli olmayan beyit bulunamayacağından, bu beyit bir mesneviye ait olamaz.

Anahtar Kavram

Mesnevi Nazım Şeklinin Kafiye Düzeni ve Özellikleri
Soru 5548Soru

Selim, koridorun sonundaki pencereye doğru yürürken içindeki huzursuzluğun kaynağını çok iyi biliyordu. Günlerdir zihnini meşgul eden o kararsızlık, şimdi tüm benliğini ele geçirmişti. Mektubu göndermekle hata yapıp yapmadığını düşünüyor, bir yandan da içindeki gururun onu sürüklediği bu yalnızlıktan derin bir pişmanlık duyuyordu. Kendini avutmaya çalışsa da vicdanının sesini susturamayacağının farkındaydı.

Bu parçada belirgin olarak kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç çözümleme

Cevap

İç çözümleme
Doğru yanıt iç çözümleme seçeneğidir. Parçada kahramanın iç dünyası, hissettiği huzursuzluk, kararsızlık ve pişmanlık gibi psikolojik durumlar, anlatıcı tarafından üçüncü kişi ağzından çözümlenerek ve düzenli bir dille okuyucuya aktarılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anlatıcının konumunu ve bakış açısını belirleme
Anlatıcı üçüncü kişidir ve kahramanın iç dünyasındaki huzursuzluk, kararsızlık ve pişmanlık gibi tüm duygu ve düşüncelere hakimdir (hâkim/ilahi bakış açısı).
Anlatım tekniğini belirlemek için öncelikle anlatıcının karakterin iç dünyasına ne ölçüde müdahil olduğunu saptamak gerekir.
2
Duygu ve düşüncelerin aktarılış biçimini ve dilini inceleme
Karakter kendi kendine birinci ağızdan konuşmamakta, onun iç dünyası anlatıcı tarafından mantıksal bir sırayla betimlenip açıklanmaktadır.
Bu durum, anlatıcının araya girerek kahramanın psikolojisini dışarıdan bir gözle analiz ettiği iç çözümleme tekniğine uymaktadır.

Anahtar Kavram

İç çözümleme, anlatmaya bağlı metinlerde kahramanın iç dünyasının, duygu, düşünce ve psikolojik durumlarının ilahi anlatıcı tarafından üçüncü kişi ağzıyla çözümlenerek aktarılmasıdır.
Soru 5549Soru

Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

Bu dörtlüğün biçimsel ve içeriksel özellikleri dikkate alındığında, nazım biçimi ve nazım türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazım Biçimi: Koşma, Nazım Türü: Koçaklama

Cevap

Nazım Biçimi: Koşma, Nazım Türü: Koçaklama
Verilen dörtlük on birli hece ölçüsüyle yazılmıştır ve kafiye düzeni halk şiiri geleneklerine uygundur. Bu özellikler şiirin nazım biçiminin koşma olduğunu gösterir. İçerik yönünden ise yiğitlik, mücadele, kahramanlık gibi epik unsurları barındırdığı için nazım türü koçaklamadır. Dolayısıyla doğru yanıt 'Nazım Biçimi: Koşma, Nazım Türü: Koçaklama' ifadesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün hece ölçüsünü belirlemek için dizelerdeki heceleri sayalım.
Her dizede on bir hece bulunduğu görülür (11'li hece ölçüsü).
Halk edebiyatında on birli hece ölçüsüyle yazılan yaygın nazım biçimi koşmadır.
2
Dörtlüğün konusunu ve söyleyiş tarzını inceleyelim.
Dörtlükte göç, mücadele, yiğitlik ve epik bir söyleyiş hakimdir.
Koşma nazım biçiminin yiğitlik, savaş ve kahramanlık konularını işleyen türü koçaklamadır.
3
Elde edilen nazım biçimi ve nazım türü bilgilerini birleştirerek eşleştirelim.
Nazım biçimi koşma, nazım türü ise koçaklama olarak belirlenir.
Seçenekler arasından sırasıyla bu iki kavramı içeren doğru tanımı bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Nazım Biçimi ve Nazım Türü Ayrımı
Soru 5550Soru

Tasavvufi düşüncede ruhun mutlak varlıktan, yani Allah’tan ayrılıp dünyaya gelmesini ve dünyadaki tekâmülünü tamamladıktan sonra tekrar aslına dönmesini anlatan şiirler Tekke edebiyatında özel bir tür oluşturur.

Buna göre, içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında;

*Katre idim ummanlara karıştım*
*Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir*
*Devre edip âlemleri dolaştım*
*Bir sanata kaç sarıldım kim bilir*

dörtlüğünün nazım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devriye

Cevap

Verilen dörtlük içerik özellikleri bakımından değerlendirildiğinde tasavvuftaki ruhun devir döngüsünü anlattığı için doğru cevap devriye nazım türüdür.
Doğru cevap devriye nazım türüdür. Tasavvuf inancındaki nüzul (inme) ve uruc (yükselme) kavramlarını, yani ruhun yüce bir alemden gelip dünyaya inmesini ve tekrar aslına dönerek döngüyü tamamlamasını anlatan şiirler devriye olarak adlandırılır. Verilen dörtlükte geçen 'katre (damla) iken ummana (okyanusa) karışmak', 'alemleri devre edip dolaşmak' ifadeleri ruhun bu devrini doğrudan ve açıkça tasvir etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlükte geçen anahtar kelimeleri ve temayı belirlemek
Şiirde geçen 'katre' (damla), 'umman' (okyanus), 'devre edip' ve 'âlemleri dolaştım' kavramları, insanın varoluşunun evrelerini ve evrendeki hareketini simgelemektedir.
Nazım türünü doğru belirleyebilmek için öncelikle şiirin içeriğini ve kelime kadrosunun neye işaret ettiğini anlamak gerekir.
2
Elde edilen temayı dini-tasavvufi halk edebiyatı nazım türlerinin tanımlarıyla karşılaştırmak
Ruhun mutlak varlıktan (Allah'tan) çıkıp dünyaya gelmesini ve dünyadaki tekâmülünden sonra tekrar aslına dönmesini anlatan türün 'devriye' olduğu tespit edilir.
Tasavvuftaki devir kuram�� (nüzul ve uruc) ile doğrudan ilişkili olan nazım türünün belirlenmesi hedeflenmiştir.
3
Seçeneklerdeki diğer nazım türlerini eleyerek doğru cevabı kesinleştirmek
Şiirde öğreticilik (nutuk), alaycı söyleyiş (şathiye), genel Allah övgüsü (ilahi) veya Bektaşi tarikat anlayışı (nefes) bulunmadığı için doğru nazım türünün devriye olduğu kesinleşir.
Çeldiricilerin elenmesi, ulaşılan sonucun doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Devriye
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5551Soru

Katre idik süzüldük ummana karıştık
Nokta idik harf-i hecaya eriştik
Dokuz ay on gün batn-ı maderde kalıp
Vakt-i saatte bu cihana yetiştik

Bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında bu dörtlük, mürşitlerin tarikata yeni katılan dervişlere tarikat adabını ve tasavvuf ilkelerini öğretmek amacıyla kaleme aldığı "nutuk" türünün özelliklerini yansıtmaktadır.

Cevap

İçerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında bu dörtlük, mürşitlerin tarikata yeni katılan dervişlere tarikat adabını ve tasavvuf ilkelerini öğretmek amacıyla kaleme aldığı "nutuk" türünün özelliklerini yansıtmaktadır.
Verilen dörtlük, mutlak varlıktan kopan insan ruhunun maddi aleme inişini ve tekrar aslına dönme sürecini (kavs-i nüzul ve kavs-i uruc) anlatan bir "devriye" örneğidir. Dervişlere tarikat kurallarını öğretmeyi amaçlayan didaktik nitelikli şiirlere ise "nutuk" denir. Bu nedenle, dörtlüğün nutuk türünün özelliklerini yansıttığını savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin içeriğindeki ana temayı ve tasavvufi kavramları analiz etmek.
Şiirde ruhun "katre" (damla) olarak okyanusa karışması, ana rahminde ge��irdiği süre ve dünyaya gelmesi anlatılmaktadır. Bu da insanın Allah'tan gelip tekrar Allah'a döneceğini savunan devir kuramıdır.
Şiirin hangi nazım türüne ait olduğunu belirlemek için içeriğin tespiti gereklidir.
2
Dörtlüğün biçimsel özelliklerini ve ahenk unsurlarını incelemek.
Dörtlük 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır. "karış-tık", "eriş-tik" ve "yetiş-tik" sözcüklerindeki benzer görevli ekler (-tık / -tik) rediftir.
Biçimsel ve yapısal yargıların doğruluğunu denetlemek için ölçü ve uyak analizi yapılır.
3
Nazım türü tanımlarını karşılaştırarak yanlış olan seçeneği belirlemek.
Nutuk, tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek için yazılan öğretici şiirlerdir. Bu şiir ise devriye türüne aittir. Dolayısıyla dörtlük için nutuk denmesi yanlıştır.
Nazım türlerinin içerik farklarını ortaya koyarak doğru yanıta ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5552Soru

Hakkâ ki taht-ı rif’ate lâyık idi şâhım
Buldu makâm-ı kurb-�� Hudâ’da saâdeti

Bâkî’nin ünlü bir eserinden alınan bu beyit, içerdiği bazı kavramlar sebebiyle farklı nazım türleriyle karıştırılabilmektedir. Beyitte geçen 'şâhım' ve 'taht-ı rif'at' gibi ifadeler devlet büyüğüne yönelik övgü unsurlarını barındırırken, 'kurb-ı Hudâ' (Allah'a yakınlık) ifadesi dini bir yönelime işaret etmektedir. Ancak beytin bütününde, hayatta olmayan bir hükümdarın ardından duyulan teslimiyet ve onun ahiretteki makamına yönelik temenniler dile getirilmiştir.

Buna göre, bu beyit konusu ve bu konunun işleniş biçimi dikkate alındığında aşağıdaki nazım türlerinden hangisine ��rnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersiye

Cevap

Mersiye
Doğru cevap mersiyedir. Beyit, Bâkî'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatı üzerine kaleme aldığı ünlü Kanuni Mersiyesi'nden alınmıştır. Şair, padişahın yüce tahta layık olduğunu belirttikten sonra onun vefat ederek Allah katında saadete erdiğini (kurb-ı Hudâ'da saâdeti bulduğunu) söylemektedir. Bu tematik yapı, eseri doğrudan mersiye türü içerisine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kelimelerin anlamlarını çözümlemek.
Beyitte yer alan 'şâhım' ve 'taht-ı rif'at' (yüce taht) ifadeleri bir hükümdara yönelikken, 'kurb-ı Hudâ'da saâdeti buldu' (Tanrı'ya yakınlık makamında mutluluğa ulaştı) ifadesi bu hükümdarın hayatta olmadığını, vefat ederek ahirete intikal ettiğini gösterir.
Metnin bağlamını anlamak ve tema yönelimini doğru saptamak amacıyla kelime kadrosunun taranması gerekir.
2
Elde edilen tematik verileri divan edebiyatı nazım türleriyle karşılaştırmak.
Hükümdar veya önemli bir şahsiyetin ölümü üzerine yazılan, arkasından duyulan acıyı ve onun için yapılan duaları barındıran şiirler divan edebiyatında mersiye olarak adlandırılır. Beyit bu tanıma tam olarak uymaktadır.
Ölüm konusunu işleyen divan edebiyatı nazım türünün belirlenmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında nazım türleri doğrudan işlenen konuya göre belirlenir. Hükümdar veya devlet büyüklerinin ölümü üzerine yazılan taziyeli ve övgülü manzumeler mersiye başlığı altında incelenir.
Soru 5553Soru

Geçiş Dönemi Türk edebiyatının ahlak ve öğüt kitabı olan Atabetü'l-Hakayık'ın biçimsel ve içeriksel hususiyetlerini gösteren soldaki terimleri sağdaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dörtlüklerin Kafiye Şeması
Giriş Bölümünün Nazım Şekli
Eserin Temel Öğretisi
Yazıldığı Dönemin Lehçesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dörtlüklerin Kafiye Şeması ile 'aaba' mani tarzı kafiye yapısı; Giriş Bölümünün Nazım Şekli ile kaside ve gazel tarzı beyitler; Eserin Temel Öğretisi ile ahlaki öğütler, bilginin yararı ve cömertlik; Yazıldığı Dönemin Lehçesi ile Hakanî Türkçesi eşleşmelidir.
Atabetü'l-Hakayık'ta dörtlüklerin kafiye düzeni mani tipi olan 'aaba' şemasına uygundur. Giriş bölümü ise Divan edebiyatı etkisiyle beyitler (kaside/gazel tarzı) şeklinde yazılmıştır. Eserin temel iletisi cehaletin zararları ve ahlaki erdemler etrafında şekillenirken dili Karahanlı Türkçesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin nazım birimi ve kafiye yapısını incelemek.
Asıl didaktik kısımların dörtlüklerden oluştuğu ve bunların mani tipi (aaba) kafiyelendiği belirlenir.
Atabetü'l-Hakayık'ın biçim özelliklerini saptamak amacıyla.
2
Giriş bölümündeki nazım şekillerini tespit etmek.
Giriş kısmının beyitler halinde, gazel ve kaside biçiminde yazıldığı bulunur.
Eserin geçiş dönemi özelliklerinden biri olan beyit-dörtlük karışık yapısını ayırt etmek için.
3
Eserin dil özelliklerini ve konusunu değerlendirmek.
Eserin Karahanlı (Hakanî) Türkçesiyle yazıldığı ve ahlaki erdemleri öğütleyen didaktik bir muhtevaya sahip olduğu netleştirilir.
Eserin içeriğini ve dil katmanını doğru kavramak için.

Anahtar Kavram

Atabetü'l-Hakayık'ın biçim, içerik ve dil özellikleri
Soru 5554Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen tasavvufi şiir alıntılarını, sağ sütundaki ait oldukları Tekke (din��-tasavvufî) halk edebiyatı nazım türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni"
"Güzel âşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi"
"Kıldan köprü yaratmışsın
Gelsin kullarım geçsin deyi
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç a Tanrı"
"Dokuz ay on gün batn-ı maderde
Kudret lokmasını yiyip gelirken
Dört kapı selâmın verip bu yerde
Böylece devredip geldim cihana"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Birinci dörtlük İlahi ile, ikinci dörtlük Nefes ile, üçüncü dörtlük Şathiye ile, dördüncü dörtlük ise Devriye ile eşleşmektedir.
Eşleştirme, dörtlüklerin içerdikleri tasavvufi temalar ve anahtar kavramlar dikkate alınarak yapılmıştır. 'Bana seni gerek seni' dizesi ilahi aşkı yansıttığından ilahi ile; 'rıza lokması' gibi tarikat kavramları nefes ile; Allah'la samimi ve teklifsiz bir dille konuşan üslup şathiye ile; ruhun dünyaya gelip bedenlenmesini ve devrini anlatan ifadeler ise devriye nazım türü ile doğru biçimde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'Aşkın şarabından içem' ve 'Bana seni gerek seni' ifadeleri Allah sevgisini doğrudan yansıtır. Bu tema bizi İlahi nazım türüne ulaştırır.
��lahiler, Allah aşkını ve O'na duyulan özlemi dile getiren en yaygın tasavvufi şiirlerdir.
2
İkinci dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'rıza lokması' ifadesi Bektaşi-Alevi edebiyatına özgü ritüel ve adabı yansıtır. Bu kavram bizi Nefes nazım türüne ulaştırır.
Nefesler, Bektaşi şairlerin tarikat ilkelerini ve Hz. Ali'yi öven ezgili şiirleridir.
3
Üçüncü dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'Yiğit isen geç a Tanrı' dizesi yaratıcıyla teklifsizce şakalaşır gibi bir üslup taşır. Bu üslup bizi Şathiye nazım türüne ulaştırır.
Şathiyeler, görünüşte inançlarla alay eder gibi duran ancak tasavvufi derinlik barındıran şiirlerdir.
4
Dördüncü dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'devredip geldim cihana' dizesi ruhun evrendeki devrini anlatır. Bu kavram bizi Devriye nazım türüne ulaştırır.
Devriyeler, insanın ve evrenin yaratılıştan itibaren geçirdiği aşamaları ve Allah'a dönüşünü konu alan şiirlerdir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5555Soru

Destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçişin ilk ve en önemli örneği kabul edilen Dede Korkut Hikâyeleri'nde adı geçen "Dede Korkut" şahsiyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserin bizzat yazarı olmayıp hikâyelerde Oğuzların müşküllerini çözen, onlara ad koyan ve dua eden bilge bir anlatıcıdır.

Cevap

Eserin bizzat yazarı olmayıp hikâyelerde Oğuzların müşküllerini çözen, onlara ad koyan ve dua eden bilge bir anlatıcıdır.
Dede Korkut Hikâyeleri'nde adı geçen Dede Korkut, hikâyelerin yazarı değildir. O, her hikâyenin sonunda ortaya çıkan, kopuz çalıp boy boylayan, Oğuz beylerinin sorunlarını çözen, kahramanlara ad koyan ve dua eden bilge bir anlatıcı ve akıl hocasıdır. Bu nedenle doğru yargı, onun eserin bizzat yazarı olmayıp bilge bir anlatıcı olduğunu belirten ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dede Korkut'un eserdeki rolünü belirleme
Dede Korkut hikâyelerin yazarı değil, halkın gözünde bilge, boy boylayan ve soy soylayan bir akıl hocasıdır.
Eserin yazarı anonimdir, Dede Korkut ise anlatıcı ve ortak bir bilge karakterdir.
2
Seçenekleri analiz ederek yanlış bilgileri eleme
Dede Korkut'un eseri derleyen yazar olduğu, saguları ilk söyleyen şaman olduğu, diğer geçiş dönemi eserlerinde yer aldığı veya hükümdar olduğu yönündeki bilgilerin yanlış olduğu tespit edilir.
Bu yanlış bilgiler öğrencilerin geçiş dönemi eserleri ve İslamiyet öncesi edebiyat kavramlarını karıştırmalarından kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin genel özellikleri ve Dede Korkut karakterinin rolü
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5556Soru

Aşağıda sol sütunda verilen klasik Türk edebiyatı şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan doğru nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden katı şikeste vü zâr"
"Bir vakte erdi ki bizim günümüz / Yiğit belli değil mert belli değil / Herkes yarasına derman arıyor / Deva belli değil dert belli değil"
"Gün doğdu şah-ı âlem uyanmaz mı habdan / Kılmaz mı cilve hayme-i sîmîn-tenâbdan"
"Güzel aşık cevrimizi / Çekemezsin demedim mi / Bu bir rıza lokmasıdır / Yiyemezsin demedim mi"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça Mesnevi/Hicviye, ikinci parça Koşma/Taşlama, üçüncü parça Terkibibent/Mersiye, dördüncü parça ise Semai/Nefes ile eşleşmelidir.
Verilen eşleştirmelerde şiirlerin yapısal özellikleri (nazım biçimi) ve konuları (nazım türü) doğru şekilde eşleştirilmiştir. Şeyhi'nin Harname'si mesnevi/hicviye; Ruhsati'nin şiiri koşma/taşlama; Baki'nin mersiyesi terkibibent/mersiye; Pir Sultan Abdal'ın şiiri ise semai/nefes özelliklerini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiir parçalarının yapısal özelliklerini (kafiye düzeni, hece sayısı/aruz ölçüsü, birim değeri) inceleyerek nazım biçimlerini belirlemek.
Birinci parça beyit birimli ve aa kafiyelidir (Mesnevi); ikinci parça 11'li hece ölçülüdür (Koşma); üçüncü parça aruz vezniyle yazılmış bent yapısına ait bir beyittir (Terkibibent); dördüncü parça 8'li hece ölçülüdür (Semai).
Nazım biçimleri şiirin dış yapısına (şekline) göre belirlenir.
2
Şiir parçalarının temalarını ve içeriklerini inceleyerek nazım türlerini belirlemek.
Birinci parça alegorik bir eşek hikayesi üzerinden hiciv/eleştiri içerir (Hicviye); ikinci parça toplumsal yozlaşmayı eleştirir (Taşlama); üçüncü parça cihan padişahının vefatı üzerine duyulan üzüntüyü işler (Mersiye); dördüncü parça tasavvufi felsefe ve Bektaşi inanç ilkelerini konu edinir (Nefes).
Nazım türleri şiirin konusuna ve içeriğine göre belirlenir.
3
Bulunan biçim ve tür çiftlerini doğru sağ sütun ögeleriyle birleştirmek.
Sol sütundaki şiirlerin tamamı sırasıyla ilgili nazım biçimi ve türü eşleşmesiyle hatasız şekilde birleştirilir.
Eşleştirmenin nihai kontrolünü tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Nazım Biçimi ve Nazım Türü Ayırımı
Soru 5557Soru

Divan edebiyatında felsefi ve öğretici bir nitelik taşıyan "hikemî tarz"ın (hâkimane şiir) kurucusu kabul edilir. Şiirlerinde toplumdaki aksaklıkları eleştirmiş, okura yol göstermeyi ve öğüt vermeyi amaçlamıştır. Sanatçının, oğlu Ebülhayr adına yazdığı mesnevi nazım şeklindeki didaktik eseri *Hayriyye*, bu yönünün en önemli göstergesidir.

Bu parçada söz edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nâbî

Cevap

Hikemî tarzın kurucusu olan ve oğlu için Hayriyye mesnevisini yazan şair Nâbî'dir.
Parçada sözü edilen felsefi-öğretici (hikemî) tarzın kurucusu olması ve oğlu Ebülhayr için yazdığı didaktik mesnevi niteliğindeki Hayriyye eseri, Divan şairi Nâbî'ye ait özelliklerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen anahtar ipuçlarını (hikemî tarz, öğretici şiir, Hayriyye mesnevisi) analiz etmek.
Bu özelliklerin tamamının 17. yüzyıl şairi Nâbî'ye ait olduğu belirlenir.
Şairin üslup özelliklerini ve en bilinen eserini eşleştirerek doğru seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Nâbî ve hikemî tarz
Tahmini Süre:45s
Soru 5558Soru

Aşağıda sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütunda verilen edebi yönelim ve eser özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhülislam Yahya
Neşati
Koca Ragıp Paşa
Enderunlu Fazıl

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhülislam Yahya'nın temiz Türkçeli rindane gazelleriyle, Neşati'nin Sebk-i Hindî tarzı ve Hilye-i Enbiya eseriyle, Koca Ragıp Paşa'nın hikemî tarzıyla, Enderunlu Fazıl'ın ise mahallileşme akımı doğrultusundaki Zenannâme ve Hubannâme eserleriyle eşleşmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede; Şeyhülislam Yahya temiz İstanbul Türkçeli rindane gazelleriyle birinci tanıma, Neşati Sebk-i Hindî ve Hilye-i Enbiya'sı ile ikinci tanıma, Koca Ragıp Paşa Nâbî tarzı didaktik şiirleriyle üçüncü tanıma ve Enderunlu Fazıl Zenannâme ve Hubannâme mesnevileriyle dördüncü tanıma karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
17. yüzyıl sanatçılarının üslup ve eserlerini belirleme
Şeyhülislam Yahya rindane gazellerle (sağ sütundaki birinci tanım), Neşati ise Sebk-i Hindî ve Hilye-i Enbiya eseriyle (sağ sütundaki ikinci tanım) eşleştirilir.
Bu şairlerin yaşadığı yüzyıl ve edebi kimlikleri bu özellikleri taşır.
2
18. yüzyıl sanatçılarının üslup ve eserlerini belirleme
Koca Ragıp Paşa hikemî tarzıyla (sağ sütundaki üçüncü tanım), Enderunlu Fazıl ise Zenannâme ve Hubannâme mesnevileriyle (sağ sütundaki dördüncü tanım) eşleştirilir.
Yüzyıllarına ve sanat anlayışlarına uygun eşleştirme yapılması gereklidir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Sanat Anlayışı ve Eserleri
Soru 5559Soru

Bir tiyatro oyunundan alınan aşağıdaki metni inceleyiniz:

(Sahne, eski bir konağın çalışma odası olarak düzenlenmiştir. Duvarda tozlu portreler, ortada ise üzerinde kalın ciltli kitaplar ve pirinç bir şamdan bulunan ağır bir masa yer almaktadır. Karakterlerden Kenan, odada tek başınadır. Pencereden dışarıda yağan yağmuru izler, derin bir iç çeker.)

Kenan – (Kendi kendine, kederli bir ses tonuyla) Yıllardır bu odada, geçmişin gölgeleriyle yaşıyorum. Herkes uyurken ben vicdanımla baş başa kalıyorum. (Masaya yaklaşır, şamdanı eline alır ve elindeki titremeyi gizlemeye çalışarak tahta masaya vurur.) Zaman daralıyor...

(Bu sırada kapı yavaşça aralanır. İçeri giren sadık uşak Rıza'dır. Kenan'ın şaşkınlığı, gözlerini belerterek kaşlarını yukarı kaldırmasından anlaşılır.)

Bu metin ve metindeki sahne yönlendirmeleri dikkate alındığında tiyatro terimleri ve yapı unsurlarıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kenan’ın elinin titremesi ve masaya vurması oyuncunun 'mimik' dünyasını yansıtırken; gözlerini belertip kaşlarını kaldırması 'jest' olarak tanımlanır.

Cevap

Kenan’ın elinin titremesi ve masaya vurması oyuncunun 'mimik' dünyasını yansıtırken; gözlerini belertip kaşlarını kaldırması 'jest' olarak tanımlanır seçeneği yanlış bir değerlendirmedir.
Tiyatro terimlerinde, oyuncuların el, kol ve beden hareketleri 'jest' olarak adlandırılırken; yüz, göz, kaş ve ağızla yapılan duygu bildiren hareketler 'mimik' olarak tanımlanır. Kenan'ın elinin titremesi ve masaya vurması jesttir; gözlerini belertip kaşlarını kaldırması ise mimiktir. Dolayısıyla, bu iki kavramın yerlerini değiştiren değerlendirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki jest ve mimik unsurlarını belirleme
Kenan'ın elinin titremesi ve masaya vurması el-kol hareketlerine (bedensel hareketlere) dayanır; kaş kaldırma ve göz belertme ise yüz kaslarının hareketlerine dayanır.
Jest ve mimik kavramlarının metin üzerindeki somut karşılıklarını doğru analiz etmek için.
2
Jest ve mimik tanımlarıyla karşılaştırma
Tiyatroda el, kol, ayak ve beden hareketlerine 'jest'; yüz, göz, kaş, ağız gibi kısımlarla yapılan duygu ifadelerine ise 'mimik' denir.
Kavramların teorik tanımlarının metindeki karşılıklarla uyup uymadığını kontrol etmek için.
3
Seçenekteki hata durumunu tespit etme
Metinde jest olarak kabul edilmesi gereken el titremesi ve vurma hareketleri 'mimik' olarak; mimik olarak kabul edilmesi gereken yüz ifadeleri ise 'jest' olarak adlandırılmıştır. Bu durum kavramsal bir hatadır.
Hangi ifadenin yanlış olduğunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Tiyatro Terimleri (Jest ve Mimik Farkı)
Soru 5560Soru

Yeşil başlı gövel ördek
Uçar gider göle karşı
Eğrice boyunlu yârim
Bakar gider yola karşı

Karacaoğlan'a ait bu dörtlüğün nazım biçimi ve nazım türü aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazım Biçimi: Semai / Nazım Türü: Güzelleme

Cevap

Nazım Biçimi: Semai / Nazım Türü: Güzelleme
Verilen dörtlük hece ölçüsü bakımından incelendiğinde her dizesinde 88 hece barındırdığı görülür. Halk edebiyatında 88'li hece ölçüsüyle yazılan ve lirik temaları işleyen nazım biçimi semaidir. Konu olarak sevgiliye duyulan özlem ve sevgilinin güzelliği (doğa unsurlarıyla birlikte) işlendiği için nazım türü güzellemedir. Bu doğrultuda, şiirin nazım biçimi semai, nazım türü ise güzellemedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün hece ölçüsünü belirlemek için dizelerdeki heceleri sayınız.
Dörtlüğün tüm dizeleri 88'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Hece sayısı, şiirin halk edebiyatındaki nazım biçimini (1111'li olan koşma veya 88'li olan semai/varsağı) ayırt etmede ilk adımdır.
2
Dörtlüğün dil, üslup ve hitap özelliklerini inceleyiniz.
Şiirde 'bire', 'behey' gibi yiğitçe ünlemler bulunmamaktadır; son derece lirik ve samimi bir söyleyiş hakimdir.
Bu durum, 88'li hece ��lçüsüyle yazılan ve yiğitçe bir üsluba sahip olan varsağı seçeneğini eleyerek nazım biçiminin semai olduğunu kesinleştirir.
3
Şiirin konusunu ve temasını analiz ederek nazım türünü belirleyiniz.
Şiirde tabiat unsurları eşliğinde sevgiliye duyulan özlem ve sevgilinin güzelliği işlenmiştir.
Aşk, tabiat, kadın ve güzellik konularını işleyen halk edebiyatı şiirlerinin nazım türü güzellemedir.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi ve nazım türü arasındaki farklar; semai biçimi ile güzelleme türünün özellikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 278 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin